<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Ankara Son Dakika &amp; Gündem Haberleri &amp; : Teknoloji</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/rss/category/teknoloji</link>
<description>Ankara Son Dakika &amp; Gündem Haberleri &amp; : Teknoloji</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>2025 © MDM Medya Ürünüdür &amp; Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Drone Yapım ve Kodlama Nedir ?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/drone-yapim-ve-kodlama-nedir</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/drone-yapim-ve-kodlama-nedir</guid>
<description><![CDATA[ Drone yapım ve kodlama, kişisel olarak drone&#039;ları sıfırdan üretme ve onları istenilen görevlere göre programlama sürecidir. Drone yapımı sırasında motorlar, pervaneler, sensörler, pil sistemleri ve elektronik devreler gibi bileşenler kullanılarak fiziksel olarak drone oluşturulur. Drone kodlama aşamasında ise oluşturulan drone&#039;a özel yazılım yüklenerek, drone&#039;un hareketlerini kontrol etmek, sensör verilerini işlemek ve otomatik görevleri yerine getirmesini sağlamak amaçlanır. ]]></description>
<enclosure url="http://gundemakisi.com.tr/uploads/images/202504/image_870x_67ec45f8d6168.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 01 Apr 2025 23:12:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>drone, drone yapım ve kodlama, drone nedir?, drone yapım ve kodlama nedir?</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<h2 data-start="0" data-end="15" class="">Drone Nedir?</h2>
<p data-start="17" data-end="382" class="">Drone, uzaktan kumanda edilebilen veya otonom şekilde hareket edebilen insansız hava araçlarıdır. Drone, genel olarak kameralar ve sensörlerle donatılmış olup, fotoğrafçılık, haritalama, tarım, güvenlik, lojistik, eğlence ve daha pek çok alanda yaygın olarak kullanılır. Teknolojinin gelişmesiyle drone modelleri daha küçük, ekonomik ve ulaşılabilir hale gelmiştir.</p>
<h2 data-start="384" data-end="407" class="">Drone Kodlama Nedir?</h2>
<p data-start="409" data-end="823" class="">Drone kodlama, drone gibi insansız hava araçlarını programlayarak uçuş hareketlerini kontrol etme ve otonom görevleri yerine getirme işlemidir. Drone kodlama ile drone'un uçuş güzergâhını, havadaki hareketlerini ve sensörlerden gelen bilgileri işleyerek özel görevleri yerine getirmesini sağlamak mümkündür. Drone kodlama sayesinde kullanıcılar, drone'ları belirli senaryolara ve ihtiyaçlara göre programlayabilir.</p>
<h2 data-start="825" data-end="857" class="">Drone Yapım ve Kodlama Nedir?</h2>
<p data-start="859" data-end="1339" class="">Drone yapım ve kodlama, kişisel olarak drone'ları sıfırdan üretme ve onları istenilen görevlere göre programlama sürecidir. Drone yapımı sırasında motorlar, pervaneler, sensörler, pil sistemleri ve elektronik devreler gibi bileşenler kullanılarak fiziksel olarak drone oluşturulur. Drone kodlama aşamasında ise oluşturulan drone'a özel yazılım yüklenerek, drone'un hareketlerini kontrol etmek, sensör verilerini işlemek ve otomatik görevleri yerine getirmesini sağlamak amaçlanır.</p>
<h2 data-start="1341" data-end="1375" class="">Drone Yapımı ve Kodlama Eğitimi</h2>
<p data-start="1377" data-end="1871" class=""><a href="https://umens.com.tr/tum-kurslar/drone-yapma-ve-kodlama-egitimi/">Drone yapımı ve kodlama eğitimi</a>, katılımcıların drone'ları sıfırdan üretme ve programlama becerilerini kazanmalarını sağlayan uygulamalı eğitim programıdır. <a href="https://umens.com.tr/tum-kurslar/drone-yapma-ve-kodlama-egitimi/">Online Drone yapımı ve kodlama eğitimi</a> ile katılımcılar, temel elektronik devre kurulumunu, mekanik montajı, motor ve pervane entegrasyonunu öğrenmenin yanı sıra drone'u uçurmak için gerekli yazılım ve kodlama dillerini de öğrenirler. Bu eğitimler sayesinde öğrenciler hem drone teknolojilerini üretme hem de programlama alanında uzmanlaşırlar.</p>
<p data-start="1873" data-end="2162" class="">Drone yapımı ve kodlama eğitimi, drone yapımı ve kodlama becerilerini geliştirmek isteyen her yaş grubuna ve mesleğe uygun şekilde verilebilir. Drone yapımı ve kodlama eğitimi alanlar, teknoloji geliştirme, girişimcilik, mühendislik ve teknoloji alanlarında önemli avantajlar elde ederler.</p>
<h2 data-start="2164" data-end="2196" class="">Drone Yapımı ve Kodlama Kursu</h2>
<p data-start="2198" data-end="2685" class=""><a href="https://umens.com.tr/tum-kurslar/drone-yapma-ve-kodlama-egitimi/">Drone yapımı ve kodlama kursu</a>, drone üretimi ve programlama alanında kapsamlı bilgi ve yetkinlik kazandıran kurs programlarıdır. <a href="https://umens.com.tr/tum-kurslar/drone-yapma-ve-kodlama-egitimi/">Online Drone yapımı ve kodlama kursu</a>, teorik ve pratik içeriklerle katılımcılara drone teknolojileri hakkında temel ve ileri düzey bilgileri verir. Drone yapımı ve kodlama kursu kapsamında katılımcılar, drone tasarımını, elektronik devre kurulumunu, drone montajını, uçuş kontrol sistemlerini ve drone yazılım geliştirme süreçlerini uygulamalı olarak öğrenirler.</p>
<p data-start="2687" data-end="2998" class="">Drone yapımı ve kodlama kursları özellikle teknolojiye ilgisi olan, yenilikçi çözümler geliştirmek isteyen kişiler tarafından tercih edilir. Drone yapımı ve kodlama kurslarına katılarak, drone teknolojisinde uzmanlaşabilir, kariyer fırsatlarını artırabilir ve geleceğin teknolojilerine hakimiyet kurabilirsiniz.</p>
<p data-start="3000" data-end="3213" class="">Drone yapımı ve kodlama eğitimi ve drone yapımı ve kodlama kursu sayesinde drone teknolojilerini detaylıca öğrenebilir, pratik yaparak uzmanlık kazanabilir ve kişisel kariyer gelişiminize katkıda bulunabilirsiniz.</p>
<p data-start="3000" data-end="3213" class="">Her sabah güne <a href="https://gundemakisi.com.tr/">güncel haberler</a>le başlıyor, her saat başı ankara son dakika haber bültenlerimizle Türkiye’nin ve dünyanın nabzını tutuyoruz. İster siyaset, ister ekonomi, ister spor ya da magazin olsun; hangi alanda olursa olsun, en doğru<a href="https://istanbulungundemi.com.tr/"> istanbul haberleri</a>, en hızlı şekilde izleyiciyle buluşturmak bizim önceliğimizdir. <a href="https://www.eskisehirgundemi.com.tr/">eskişehir Son dakika haber</a> konusunda uzmanlaşmış deneyimli ekibimizle, gelişmeleri ilk biz duyuruyor, doğruluğunu teyit etmeden hiçbir <a href="https://izmiringundemi.com.tr/">izmir haber</a> ekranlara taşımıyoruz.</p>
<p data-start="3000" data-end="3213" class=""><a href="https://starmedyahaber.com.tr/">Son dakika haber</a> kuşaklarımızla, anbean gelişen olayları ekranlarınıza taşıyor, stüdyolarımızdan canlı bağlantılarla olay yerinden <a href="https://nowmedyahaber.com.tr/">sıcak haberler</a>i aktarıyoruz. <a href="https://ankarakurshaber.com.tr/">Haber</a>e ulaşmak için ekstra bir çaba harcamanıza gerek yok, çünkü biz sizin için sahadayız. Her yerdeyiz. Nerede bir haber varsa, biz oradayız. Nerede bir <a href="https://ankaraegitimhaber.com.tr/">Ankara son dakika</a> gelişmesi varsa, ilk biz bildiriyoruz.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nvidia, RTX 5000 serisini tanıttı: Türkiye fiyatı belli oldu</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/nvidia-rtx-5000-serisini-tanitti-turkiye-fiyati-belli-oldu</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/nvidia-rtx-5000-serisini-tanitti-turkiye-fiyati-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Nvidia, CES 2025 etkinliğinde Blackwell serisine ait yeni ekran kartlarını tanıttı. RTX 5070, 5070 Ti, 5080 ve amiral gemisi RTX 5090 modelleri, önceki nesillere göre performans artışı sunuyor. Ayrıca teknoloji devi, yapay zeka desteğiyle oyunlardaki FPS performansını iyileştiren DLSS özelliğini de tanıttı.Nvidia, Blackwell serisinden yeni masaüstü ekran kartlarını CES 2025’te düzenlediği sunumda resmi olarak tanıttı.Beklendiği gibi, Kaliforniyalı GPU devi bu etkinlikte yalnızca RTX 5000 serisinin dört üst modelini tanıttı.DLSS ÖZELLİĞİ TANITILDINvidia, DLSS özelliğiyle birlikte yapay zekanın yardımıyla oyunlarda FPS&#039;i artırarak görüntük kalitesini iyileştirebiliyor. DLSS 4, yeni Çoklu Kare Oluşturma, geliştirilmiş Işın Oluşturma ve Süper Çözünürlük özelliklerini sunuyor.RTX 5070 VE 5070 TI  Nvidia GeForce RTX 5070’in ABD’de Ocak ayı içinde 549 dolardan başlayan fiyatlarla satışa sunulması bekleniyor.  Modelin tavsiye edilen Türkiye fiyatının ise 23.649 TL olduğu öğrenildi.   RTX 5070; 12 GB GDDR7 VRAM, 192-bit bellek arayüzü ve 6.144 CUDA çekirdeği ile birlikte geliyor ve 250 Watt’lık bir TGP’ye sahip.  Ayrıca bu modelin RTX 4090 ile aynı performansı göstereceği kaydedildi.  Bir diğer model olan Nvidia GeForce RTX 5070 Ti da önceki nesle kıyasla daha uygun fiyatla geliyor.  Bu modelin fiyatı 749 dolar olarak belirlendi. Türkiye fiyatının ise 34.959 TL olması bekleniyor.  RTX 5070 Ti, 16 GB GDDR7 bellek, 256-bit bellek arayüzü ve 8.960 CUDA çekirdeği ile donatılmış. Bu modelin TGP değeri 300 Watt, Nvidia bu model için en az 750 Watt’lık bir güç kaynağı öneriyor.  RTX 5080&#039;İN BİR ÖNCEKİ MODELE GÖRE FİYATI DÜŞÜK  En büyük fiyat düşüşü Nvidia GeForce RTX 5080 modelinde gerçekleşti.  Bu model, 999 dolardan satışa sunulacak ve bu fiyat, Ada-Lovelace neslinin 2022’de 1.199 dolara çıkan eşdeğer modeline göre 200 dolar (yüzde 17) daha düşük.  Tavsiye edilen Türkiye fiyatı ise 46.679 TL olarak belirlendi.    RTX 5080’de de 256-bit bellek arayüzü ve 16 GB VRAM bulunuyor. Ancak bu model, 10.752 CUDA çekirdeği ve 360 Watt güç tüketimi ile biraz daha fazla enerji tüketiyor.  AMİRAL GEMİSİ RTX 5090   Blackwell serisinin amiral gemisi olan RTX 5090 ise belirgin bir fiyat artışıyla geliyor. Devasa 32 GB GDDR7 video belleği nedeniyle Nvidia GeForce RTX 5090’ın ABD fiyatı tam 1.999 dolar olarak açıklandı.  Cihazın tavsiye edilen Türkiye fiyatının ise 92.849 TL olduğu ortaya çıktı.   RTX 5090, 21.760 CUDA çekirdeği, 575 Watt TGP ve 512-bit bellek arayüzü ile performans açısından zirveyi zorlayacak.  Bu segmentte AMD veya Intel’in rakip bir ürünü bulunmuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T7aqA2PmGUuhGoBa3f3IzA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nvidia, RTX, 5000, serisini, tanıttı:, Türkiye, fiyatı, belli, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T7aqA2PmGUuhGoBa3f3IzA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Nvidia, RTX 5000 serisini tanıttı: Türkiye fiyatı belli oldu"><p>Nvidia, CES 2025 etkinliğinde Blackwell serisine ait yeni ekran kartlarını tanıttı. RTX 5070, 5070 Ti, 5080 ve amiral gemisi RTX 5090 modelleri, önceki nesillere göre performans artışı sunuyor. Ayrıca teknoloji devi, yapay zeka desteğiyle oyunlardaki FPS performansını iyileştiren DLSS özelliğini de tanıttı.</p><p>Nvidia, Blackwell serisinden yeni masaüstü ekran kartlarını CES 2025’te düzenlediği sunumda resmi olarak tanıttı.</p><p>Beklendiği gibi, Kaliforniyalı GPU devi bu etkinlikte yalnızca RTX 5000 serisinin dört üst modelini tanıttı.</p><p><strong>DLSS ÖZELLİĞİ TANITILDI</strong></p><p>Nvidia, DLSS özelliğiyle birlikte yapay zekanın yardımıyla oyunlarda FPS'i artırarak görüntük kalitesini iyileştirebiliyor. DLSS 4, yeni Çoklu Kare Oluşturma, geliştirilmiş Işın Oluşturma ve Süper Çözünürlük özelliklerini sunuyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jQOqOFr-IUKVwyXpIx-zsA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>RTX 5070 VE 5070 TI</strong>  Nvidia GeForce RTX 5070’in ABD’de Ocak ayı içinde 549 dolardan başlayan fiyatlarla satışa sunulması bekleniyor.  Modelin tavsiye edilen Türkiye fiyatının ise <strong>23.649 TL</strong> olduğu öğrenildi.   RTX 5070; 12 GB GDDR7 VRAM, 192-bit bellek arayüzü ve 6.144 CUDA çekirdeği ile birlikte geliyor ve 250 Watt’lık bir TGP’ye sahip.  Ayrıca bu modelin RTX 4090 ile aynı performansı göstereceği kaydedildi.  Bir diğer model olan Nvidia GeForce RTX 5070 Ti da önceki nesle kıyasla daha uygun fiyatla geliyor.  Bu modelin fiyatı 749 dolar olarak belirlendi. Türkiye fiyatının ise<strong> 34.959 TL</strong> olması bekleniyor.  RTX 5070 Ti, 16 GB GDDR7 bellek, 256-bit bellek arayüzü ve 8.960 CUDA çekirdeği ile donatılmış. Bu modelin TGP değeri 300 Watt, Nvidia bu model için en az 750 Watt’lık bir güç kaynağı öneriyor.  <strong>RTX 5080'İN BİR ÖNCEKİ MODELE GÖRE FİYATI DÜŞÜK</strong>  En büyük fiyat düşüşü Nvidia GeForce RTX 5080 modelinde gerçekleşti.  Bu model, 999 dolardan satışa sunulacak ve bu fiyat, Ada-Lovelace neslinin 2022’de 1.199 dolara çıkan eşdeğer modeline göre 200 dolar (yüzde 17) daha düşük.  Tavsiye edilen Türkiye fiyatı ise<strong> 46.679 TL</strong> olarak belirlendi.    RTX 5080’de de 256-bit bellek arayüzü ve 16 GB VRAM bulunuyor. Ancak bu model, 10.752 CUDA çekirdeği ve 360 Watt güç tüketimi ile biraz daha fazla enerji tüketiyor.  <strong>AMİRAL GEMİSİ RTX 5090 </strong>  Blackwell serisinin amiral gemisi olan RTX 5090 ise belirgin bir fiyat artışıyla geliyor. Devasa 32 GB GDDR7 video belleği nedeniyle Nvidia GeForce RTX 5090’ın ABD fiyatı tam 1.999 dolar olarak açıklandı.  Cihazın tavsiye edilen Türkiye fiyatının ise <strong>92.849 TL</strong> olduğu ortaya çıktı.   RTX 5090, 21.760 CUDA çekirdeği, 575 Watt TGP ve 512-bit bellek arayüzü ile performans açısından zirveyi zorlayacak.  Bu segmentte AMD veya Intel’in rakip bir ürünü bulunmuyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_QLOO6fFdEa12C-gCENCmQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Xbox&amp;apos;tan PlayStation 5 Pro&amp;apos;ya karşı hamle: Yeni konsol 2026&amp;apos;da çıkabilir</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/xboxtan-playstation-5-proya-karsi-hamle-yeni-konsol-2026da-cikabilir</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/xboxtan-playstation-5-proya-karsi-hamle-yeni-konsol-2026da-cikabilir</guid>
<description><![CDATA[ Xbox&#039;ın Sony&#039;nin PlayStation 5 Pro hamlesinin ardından &quot;Xbox Prime&quot; isminde yeni nesil bir konsol geliştirdiği ortaya çıktı. 2026 yılında piyasaya sürülmesi beklenen bu konsolla birlikte Call of Duty&#039;nin yeni serisinin de çıkış yapması bekleniyor.. Öte yandan oyun konsolu devinin taşınabilir bir oyun cihazı üretme planının da olduğu kaydedildi.Microsoft, PlayStation 5 Pro ile en güçlü konsola sahip olma unvanını alan Sony&#039;e karşı sessizliğini sürdürürken, yeni bir söylentiye göre Xbox Series X/S modellerinin yerini alacak bir sonraki Xbox konsolu gelecek yıl piyasaya çıkabilir.
Bu haber, genellikle Call of Duty ile ilgili bilgileri sızdırmasıyla tanınan TheGhostofHope adlı bir kaynaktan geliyor.Hope’un son sosyal medya paylaşımlarına göre, Microsoft bu yeni konsolu “Xbox Prime” olarak adlandırıyor.Artık Activision ve Call of Duty stüdyolarının çoğu Microsoft’un çatısı altında olduğuna göre, FPS devinin 2026 yılında piyasaya sürülecek yeni oyununun, bu yeni nesil Xbox konsolunun çıkış gününde hazır olacağı bildiriliyor.
Call of Duty&#039;nin bu yeni oyunu, serinin Modern Warfare alt serisinin yaratıcıları olan Infinity Ward tarafından geliştirilecek.Microsoft&#039;un ayrıca taşınabilir bir oyun cihazı geliştirme konusuna ilgi gösterdiği de öne sürüldü.
Xbox konsol platformunu taşınabilir hale getirecek bu oyun cihazı henüz tanıtılmadı veya açıklanmadı, ancak bu cihazın 2026 Xbox konsolundan sonra piyasaya sürüleceği kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BYku14qjOEe7LuOMS3ivQQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Xboxtan, PlayStation, Proya, karşı, hamle:, Yeni, konsol, 2026da, çıkabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BYku14qjOEe7LuOMS3ivQQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Xbox'tan PlayStation 5 Pro'ya karşı hamle: Yeni konsol 2026'da çıkabilir"><p>Xbox'ın Sony'nin PlayStation 5 Pro hamlesinin ardından "Xbox Prime" isminde yeni nesil bir konsol geliştirdiği ortaya çıktı. 2026 yılında piyasaya sürülmesi beklenen bu konsolla birlikte Call of Duty'nin yeni serisinin de çıkış yapması bekleniyor.. Öte yandan oyun konsolu devinin taşınabilir bir oyun cihazı üretme planının da olduğu kaydedildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xTN3MX1I2ky0m7Mi67mPxg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Microsoft, PlayStation 5 Pro ile en güçlü konsola sahip olma unvanını alan Sony'e karşı sessizliğini sürdürürken, yeni bir söylentiye göre Xbox Series X/S modellerinin yerini alacak bir sonraki Xbox konsolu gelecek yıl piyasaya çıkabilir.
Bu haber, genellikle Call of Duty ile ilgili bilgileri sızdırmasıyla tanınan TheGhostofHope adlı bir kaynaktan geliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/okVP-FSetEG3JgpHodqYNw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hope’un son sosyal medya paylaşımlarına göre, Microsoft bu yeni konsolu “Xbox Prime” olarak adlandırıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mB_DJohNDkGey0E8jbP-RA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Artık Activision ve Call of Duty stüdyolarının çoğu Microsoft’un çatısı altında olduğuna göre, FPS devinin 2026 yılında piyasaya sürülecek yeni oyununun, bu yeni nesil Xbox konsolunun çıkış gününde hazır olacağı bildiriliyor.
Call of Duty'nin bu yeni oyunu, serinin Modern Warfare alt serisinin yaratıcıları olan Infinity Ward tarafından geliştirilecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yzwppAIBCk-C9X4b0DJ1oA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Microsoft'un ayrıca taşınabilir bir oyun cihazı geliştirme konusuna ilgi gösterdiği de öne sürüldü.
Xbox konsol platformunu taşınabilir hale getirecek bu oyun cihazı henüz tanıtılmadı veya açıklanmadı, ancak bu cihazın 2026 Xbox konsolundan sonra piyasaya sürüleceği kaydedildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antarktika&amp;apos;da gizli tehdit simüle edildi: Volkanik patlamalara neden olabilir</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/antarktikada-gizli-tehdit-simule-edildi-volkanik-patlamalara-neden-olabilir</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/antarktikada-gizli-tehdit-simule-edildi-volkanik-patlamalara-neden-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Antarktika’nın buz tabakasının erimesiyle beraber küresel ısınmanın 100 gizli volkanik patlamayı tetikleyebileceği öne sürüldü. Bilim insanları, gerçekleştirdiği 4.000 bilgisayar simülasyonunda buzun erimesiyle magmatik baskının azaldığını ve bu durumun patlama riskini artırabileceğini ortaya koydu.Antarktika’nın devasa buz tabakasının altında yavaş işleyen bir iklim geri besleme döngüsü meydana geliyor olabilir.
Doğu ve Batı Antarktika’yı Transantarktik Dağları ayırıyor; bu kıta, ünlü lav gölüyle bilinen Erebus Dağı gibi volkanik devlere ev sahipliği yapıyor.
Ancak, Antarktika’da en az 100 gizli volkan bulunuyor ve bunların çoğu batı kıyısı boyunca yoğunlaşmış durumda.Bazı volkanlar yüzeyin üzerine çıkarken, diğerleri Antarktika Buz Tabakası’nın birkaç kilometre altında yer alıyor.
İklim değişikliği, buz tabakasının erimesine ve bu da küresel deniz seviyelerinin yükselmesine neden oluyor.
Ancak erime, sadece küresel değil, yerel düzeyde de etkiler yaratıyor.
Buz tabakasının erimesi, altındaki kayalar üzerindeki ağırlığı azaltıyor.
Bu durumun, dünyanın başka bölgelerinde buzul altı volkanik faaliyetleri artırdığı gösterilmişti.Coonin ve ekibi, Antarktika’daki gömülü volkanların buz tabakası kaybından nasıl etkilendiğini anlamak için 4.000 bilgisayar simülasyonu gerçekleştirdi.
Elde ettikleri sonuçlara göre, kademeli buz erimesinin buzul altındaki patlamaların sayısını ve boyutunu artırabileceği ortaya koyuldu.
Bunun nedeni, buz tabakasının yükünün kalkmasının, yüzeyin altındaki magma odaları üzerindeki baskıyı azaltmasıdır.
Bu baskının azalması, sıkışmış magmanın genleşmesine yol açar.
Bu genişleme ise magma odası duvarları üzerindeki baskıyı artırarak patlamalara neden olabilir.Bazı magma odaları aynı zamanda bol miktarda uçucu gaz içerir.
Bu gazlar genellikle magma içinde çözünmüş durumdadır.
Bu gazların dışarı çıkması, magma odasındaki basıncı artırır ve eriyen buz, buzul altındaki bir volkanın patlama olasılığını hızlandırabilir.
Buzul altındaki volkanların patlamaları yüzeyde görünmeyebilir, ancak buz tabakası üzerinde etkileri olabilir.Bu patlamalardan çıkan ısı, yüzeyin derinliklerinde daha fazla buz erimesine yol açabilir ve üstteki buz tabakasını zayıflatabilir.
Bu durum, yüzeyden gelen baskının daha da azalmasına ve ardından yeni volkanik patlamalara neden olabilecek bir geri besleme döngüsü oluşturabilir.
Yazarlar, bu sürecin yavaş olduğunu ve yüzlerce yıl içinde gerçekleştiğini vurguluyor.
Ancak bu, teorik geri beslemenin, insan kaynaklı ısınma durdurulsa bile devam edebileceği anlamına geliyor.
Antarktika’nın buz tabakası, son buzul çağında çok daha kalındı ve aynı buz yükünün azalması, magmanın ve gazların genişlemesi sürecinin geçmişteki patlamalara da katkıda bulunmuş olabileceği düşünülüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lvSI08vVE0q4f3pZU53k_g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Antarktikada, gizli, tehdit, simüle, edildi:, Volkanik, patlamalara, neden, olabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lvSI08vVE0q4f3pZU53k_g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Antarktika'da gizli tehdit simüle edildi: Volkanik patlamalara neden olabilir"><p>Antarktika’nın buz tabakasının erimesiyle beraber küresel ısınmanın 100 gizli volkanik patlamayı tetikleyebileceği öne sürüldü. Bilim insanları, gerçekleştirdiği 4.000 bilgisayar simülasyonunda buzun erimesiyle magmatik baskının azaldığını ve bu durumun patlama riskini artırabileceğini ortaya koydu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hq2d2jgXSES0dCRBskhVRA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Antarktika’nın devasa buz tabakasının altında yavaş işleyen bir iklim geri besleme döngüsü meydana geliyor olabilir.
Doğu ve Batı Antarktika’yı Transantarktik Dağları ayırıyor; bu kıta, ünlü lav gölüyle bilinen Erebus Dağı gibi volkanik devlere ev sahipliği yapıyor.
Ancak, Antarktika’da en az 100 gizli volkan bulunuyor ve bunların çoğu batı kıyısı boyunca yoğunlaşmış durumda.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_Xbqn55aK0SiOI6EEaoHXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bazı volkanlar yüzeyin üzerine çıkarken, diğerleri Antarktika Buz Tabakası’nın birkaç kilometre altında yer alıyor.
İklim değişikliği, buz tabakasının erimesine ve bu da küresel deniz seviyelerinin yükselmesine neden oluyor.
Ancak erime, sadece küresel değil, yerel düzeyde de etkiler yaratıyor.
Buz tabakasının erimesi, altındaki kayalar üzerindeki ağırlığı azaltıyor.
Bu durumun, dünyanın başka bölgelerinde buzul altı volkanik faaliyetleri artırdığı gösterilmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4yG5izQGNE2EuJBT58-A8g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Coonin ve ekibi, Antarktika’daki gömülü volkanların buz tabakası kaybından nasıl etkilendiğini anlamak için 4.000 bilgisayar simülasyonu gerçekleştirdi.
Elde ettikleri sonuçlara göre, kademeli buz erimesinin buzul altındaki patlamaların sayısını ve boyutunu artırabileceği ortaya koyuldu.
Bunun nedeni, buz tabakasının yükünün kalkmasının, yüzeyin altındaki magma odaları üzerindeki baskıyı azaltmasıdır.
Bu baskının azalması, sıkışmış magmanın genleşmesine yol açar.
Bu genişleme ise magma odası duvarları üzerindeki baskıyı artırarak patlamalara neden olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MNNk_bJKkUGrWpEEWSSV3Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bazı magma odaları aynı zamanda bol miktarda uçucu gaz içerir.
Bu gazlar genellikle magma içinde çözünmüş durumdadır.
Bu gazların dışarı çıkması, magma odasındaki basıncı artırır ve eriyen buz, buzul altındaki bir volkanın patlama olasılığını hızlandırabilir.
Buzul altındaki volkanların patlamaları yüzeyde görünmeyebilir, ancak buz tabakası üzerinde etkileri olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mo2T8RSPmkqJVkPc2HWZGQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu patlamalardan çıkan ısı, yüzeyin derinliklerinde daha fazla buz erimesine yol açabilir ve üstteki buz tabakasını zayıflatabilir.
Bu durum, yüzeyden gelen baskının daha da azalmasına ve ardından yeni volkanik patlamalara neden olabilecek bir geri besleme döngüsü oluşturabilir.
Yazarlar, bu sürecin yavaş olduğunu ve yüzlerce yıl içinde gerçekleştiğini vurguluyor.
Ancak bu, teorik geri beslemenin, insan kaynaklı ısınma durdurulsa bile devam edebileceği anlamına geliyor.
Antarktika’nın buz tabakası, son buzul çağında çok daha kalındı ve aynı buz yükünün azalması, magmanın ve gazların genişlemesi sürecinin geçmişteki patlamalara da katkıda bulunmuş olabileceği düşünülüyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD kuş gribine bağlı ilk insan ölümünü bildirdi</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/abd-kus-gribine-bagli-ilk-insan-oelumunu-bildirdi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/abd-kus-gribine-bagli-ilk-insan-oelumunu-bildirdi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Louisiana eyaletinde 65 yaşının üzerinde olduğu belirtilen bir hasta, H5N1 olarak da bilinen kuş gribi virüsü nedeniyle hayatını kaybetti.ABD&#039;nin Louisiana eyaletindeki bir kişi, H5N1 olarak bilinen kuş gribi virüsü nedeniyle hayatını kaybetti.Bu, ABD&#039;de kuş gribiyle bağlantılı olarak bilinen ilk ölüm olarak kayıtlara geçti.Louisiana Sağlık Bakanlığı (LDH), eyalette başka H5N1 vakalarına rastlanmadığını ve insanlara bulaşma riskine dair bir kanıt bulunmadığını belirtti. NASIL BULAŞTI?Hayatını kaybeden kişi, ölü kuşlarla temas ettikten sonra virüsü kaparak Aralık ayında hastaneye kaldırıldı.ABD&#039;deki ilk ciddi kuş gribi vakası olan bu olayda 65 yaşın üzerinde olduğu belirtilen hastanın ağır solunum yolu semptomları yaşadığı kaydedildi.66 KİŞİ POZİTİFABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri&#039;ne (CDC) göre, ABD&#039;de toplam 66 kişi H5N1 için pozitif test verdi.H5N1, dünya genelinde milyonlarca yabani ve evcil kuşun ölümüne neden oldu ve ABD&#039;de yaklaşık bir yıldır süt inekleri arasında dolaşıyor.İNSANLARDAN BULAŞABİLİR Mİ?Louisiana&#039;daki kişiden toplanan örneklerin genetik analizi, bu kişinin D1.1 genotipi ile enfekte olduğunu ortaya koydu.Bu genotip, son zamanlarda yabani kuşlarda tespit edilen virüslere benzerken, sığırlar arasında yayılan versiyondan farklı.Virüsün insanlar arasında bulaşabildiğine dair bir kanıt ise bulunmuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4sP-XgrmH02DMopPJbwmlg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, kuş, gribine, bağlı, ilk, insan, ölümünü, bildirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4sP-XgrmH02DMopPJbwmlg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD kuş gribine bağlı ilk insan ölümünü bildirdi"><p>ABD'nin Louisiana eyaletinde 65 yaşının üzerinde olduğu belirtilen bir hasta, H5N1 olarak da bilinen kuş gribi virüsü nedeniyle hayatını kaybetti.</p><p>ABD'nin Louisiana eyaletindeki bir kişi, H5N1 olarak bilinen kuş gribi virüsü nedeniyle hayatını kaybetti.</p><p>Bu, ABD'de kuş gribiyle bağlantılı olarak bilinen ilk ölüm olarak kayıtlara geçti.</p><p>Louisiana Sağlık Bakanlığı (LDH), eyalette başka H5N1 vakalarına rastlanmadığını ve insanlara bulaşma riskine dair bir kanıt bulunmadığını belirtti. </p><p><strong>NASIL BULAŞTI?</strong></p><p>Hayatını kaybeden kişi, ölü kuşlarla temas ettikten sonra virüsü kaparak Aralık ayında hastaneye kaldırıldı.</p><p>ABD'deki ilk ciddi kuş gribi vakası olan bu olayda 65 yaşın üzerinde olduğu belirtilen hastanın ağır solunum yolu semptomları yaşadığı kaydedildi.</p><p><strong>66 KİŞİ POZİTİF</strong></p><p>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'ne (CDC) göre, ABD'de toplam 66 kişi H5N1 için pozitif test verdi.</p><p>H5N1, dünya genelinde milyonlarca yabani ve evcil kuşun ölümüne neden oldu ve ABD'de yaklaşık bir yıldır süt inekleri arasında dolaşıyor.</p><p><strong>İNSANLARDAN BULAŞABİLİR Mİ?</strong></p><p>Louisiana'daki kişiden toplanan örneklerin genetik analizi, bu kişinin D1.1 genotipi ile enfekte olduğunu ortaya koydu.</p><p>Bu genotip, son zamanlarda yabani kuşlarda tespit edilen virüslere benzerken, sığırlar arasında yayılan versiyondan farklı.</p><p>Virüsün insanlar arasında bulaşabildiğine dair bir kanıt ise bulunmuyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Havacılık uzmanları değerlendirdi: Boeing&amp;apos;de sular durulacak mı?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/havacilik-uzmanlari-degerlendirdi-boeingde-sular-durulacak-mi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/havacilik-uzmanlari-degerlendirdi-boeingde-sular-durulacak-mi</guid>
<description><![CDATA[ Amerikan gazetesi Wall Street Journal, Amerikan havacılık devi Boeing&#039;in son skandalların ve kalite krizlerinin ardından kendisini toparlamak için ne yapması gerektiğini inceledi. Havada patlayan bir acil çıkış kapısı ,fabrikada yaşanan kalite kontrol krizleri, uzayda mahsur kalan astronotlar, üretimi felç eden bir grev... Son beş yılda Boeing&#039;in karşı karşıya olduğu sorunlar saymakla bitmiyor. İşte uzmanlara göre Boeing&#039;i ipin ucundan alabilecek bazı yöntemler.Havada patlayan bir acil çıkış kapısı. Fabrikada yaşanan kalite kontrol krizleri. Uzayda mahsur kalan astronotlar. Üretimi felç eden bir grev.
Boeing&#039;in karşı karşıya olduğu sorunlar saymakla bitmiyor.
2018 ve 2019&#039;da 346 kişinin ölümüne yol açan iki ölümcül kaza da denkleme dahil olduğunda, şirketin gidişatı hiç iç açıcı değil.Boeing&#039;in yeni CEO&#039;su Kelly Ortberg, kasım ayında şirket çalışanlarıyla düzenlediği toplantıda, &quot;Arkadaşlar, durum çok kötü.&quot; dedi.
Boeing, Avrupa&#039;nın Airbus&#039;ıyla birlikte ABD&#039;nin en büyük ihracatçısı ve dünyanın iki büyük ticari jet uçağı üreticisinden biri. Şirket ayrıca, ABD ordusu için jetler, bombalar ve helikopterlerle birlikte NASA için roketler ve uzay araçları üretiyor.Amerikan gazetesi Wall Street Journal, Boeing&#039;in kendisini toparlamak için ne yapması gerektiğini inceledi.
Mevcut ve eski Boeing liderleri, havayolu yöneticileri, çalışanlar ve tedarikçiler bu konuda fikirlerini paylaştı... İşte Boeing&#039;i ipin ucundan alabilecek bazı yöntemler.Boeing onlarca yıldır havacılık öncüsüydü -ancak Boeing&#039;in yeni bir uçak tanıtmasının üzerinden 20 yıl geçti. O zamandan beri, jet üreticisi mevcut modellerinde güncellemeler yaptı.
1996&#039;dan 2003&#039;e kadar Boeing&#039;in CEO&#039;su olan Phil Condit, Boeing&#039;in mümkün olan en kısa sürede yepyeni bir tasarım üzerinde çalışmaya başlaması gerektiğini söyledi.Boeing&#039;in ABD Temsilcisi Adam Smith ise, &quot;Başarılı şirketler büyük bahisler yapar. Önceden bir maliyeti var ama yapıyorlar.&quot; diye konuştu.
Washington Üniversitesi&#039;nde kariyer merkezi direktörü ve eski Boeing program yöneticisi olan Gail Cornelius, &quot;Mevcut nesil sosyal etkiyle çok ilgileniyor. Blue Origin insanları Mars&#039;a göndermek istiyor. Tesla, gazdan kurtulmak istiyor. Sosyal etki elle tutulur. Boeing&#039;in böyle bir etkisi yok.&quot; dedi.Boeing&#039;in şirket politikası zamanla yaratıcılığa ve kaliteye değer veren bir kültürden hissedar getirilerine öncelik veren bir politikaya dönüştü.
Yetkililere göre, şirketin her katmanına, fabrika zeminini süpüren kişiye kadar, herkes için en önemli odak noktası mükemmellik ve uçuş güvenliği olmalı.737 MAX kazaları halkın güvenini sarstı. Düzenleyiciler, yasa koyucuların baskısı altında, şirketi daha yakından incelemeye başladı, teslimatları ve yeni uçak modellerinin onayını yavaşlattı.
Geçtiğimiz yıl yaşanan olaylar halkın güvenini daha da aşındırdı. Boeing, temmuz ayında ölümcül MAX kazalarından önce hava güvenliği düzenleyicilerini yanılttığı yönündeki bir suçlamayı kabul etti.Boeing&#039;in Starliner uzay aracı, teknik sorunlar nedeniyle iki astronotu Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nda mahsur bıraktıktan sonra şimdi belirsiz bir gelecekle karşı karşıya.
Uzmanlar, Boeing&#039;in yeni bir uçak tasarlamak gibi büyük bir hamle yapmadan önce güvenlik sorunlarını düzene koyması gerektiğini söylüyor.
Boeing&#039;in başka bir hata daha ayapma lüksü yok.Boeing, havayolları arasında popüler hale gelen daha verimli Airbus A330 ile rekabet etmek için geniş gövdeli 787&#039;yi üretti.
787 harika bir uçaktı ancak aşırı mühendislik örnekleri içeriyordu.
Boeing jetlerinin dünyadaki en büyük sahibi olan kiracı AerCap&#039;in CEO&#039;su Aengus Kelly, &quot;Mühendislerin çılgınca hareket etmelerine izin verildi. Ay&#039;a uçabilen bu uçağı yaratma çabaları nedeniyle program maliyetin 26 milyar dolar üzerindeydi. Uçak 19 ay sonra uçmaya hazır hale geldi.&quot; dedi.Dış kaynak kullanımının artması, Boeing&#039;in tasarım ve üretim süreci üzerindeki inisiyatifini azalttı.
Son dönemdeki kalite sorunlarının birçoğu, Boeing&#039;in 2005 yılında ayırdığı bir gövde üreticisi olan Spirit AeroSystems&#039;a dayanıyor.2019&#039;da Etiyopya Havayolları&#039;nın 737 MAX uçağının düşmesi ve 157 yolcu ve mürettebatın ölmesi üzerine Etiyopya Havayolları CEO&#039;su olan Tewolde Gebremariam, mümkün olduğunca tasarım ve üretimi şirket içinde gerçekleştirin dedi. Kaza, uçakların bir yıldan uzun süre küresel olarak yere indirilmesine yol açtı.
Boeing, parçaları tasarlayan mühendisler ile bunları üretmekle görevli tedarikçiler arasında koordinasyon sağlamak için büyük ölçüde aracılara güveniyor. Bu durum, sorunlar ortaya çıktığında işleri yavaşlatıyor ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ScNHHC9p_U-MNuAwnjvJDQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Havacılık, uzmanları, değerlendirdi:, Boeingde, sular, durulacak, mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ScNHHC9p_U-MNuAwnjvJDQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20240708040728715" class="type:primaryImage" alt="Havacılık uzmanları değerlendirdi: Boeing'de sular durulacak mı?"><p>Amerikan gazetesi Wall Street Journal, Amerikan havacılık devi Boeing'in son skandalların ve kalite krizlerinin ardından kendisini toparlamak için ne yapması gerektiğini inceledi. Havada patlayan bir acil çıkış kapısı ,fabrikada yaşanan kalite kontrol krizleri, uzayda mahsur kalan astronotlar, üretimi felç eden bir grev... Son beş yılda Boeing'in karşı karşıya olduğu sorunlar saymakla bitmiyor. İşte uzmanlara göre Boeing'i ipin ucundan alabilecek bazı yöntemler.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OpI4oOg8K0ONOX1Nw2uB2w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Havada patlayan bir acil çıkış kapısı. Fabrikada yaşanan kalite kontrol krizleri. Uzayda mahsur kalan astronotlar. Üretimi felç eden bir grev.
Boeing'in karşı karşıya olduğu sorunlar saymakla bitmiyor.
2018 ve 2019'da 346 kişinin ölümüne yol açan iki ölümcül kaza da denkleme dahil olduğunda, şirketin gidişatı hiç iç açıcı değil.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XisFml0fbEeSYSbvMZKOyw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Boeing'in yeni CEO'su Kelly Ortberg, kasım ayında şirket çalışanlarıyla düzenlediği toplantıda, "Arkadaşlar, durum çok kötü." dedi.
Boeing, Avrupa'nın Airbus'ıyla birlikte ABD'nin en büyük ihracatçısı ve dünyanın iki büyük ticari jet uçağı üreticisinden biri. Şirket ayrıca, ABD ordusu için jetler, bombalar ve helikopterlerle birlikte NASA için roketler ve uzay araçları üretiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bSxwVUYzt0ihkPukdSw9yQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerikan gazetesi Wall Street Journal, Boeing'in kendisini toparlamak için ne yapması gerektiğini inceledi.
Mevcut ve eski Boeing liderleri, havayolu yöneticileri, çalışanlar ve tedarikçiler bu konuda fikirlerini paylaştı... İşte Boeing'i ipin ucundan alabilecek bazı yöntemler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3FkGc6HIt0WZX_9ELqseuA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Boeing onlarca yıldır havacılık öncüsüydü -ancak Boeing'in yeni bir uçak tanıtmasının üzerinden 20 yıl geçti. O zamandan beri, jet üreticisi mevcut modellerinde güncellemeler yaptı.
1996'dan 2003'e kadar Boeing'in CEO'su olan Phil Condit, Boeing'in mümkün olan en kısa sürede yepyeni bir tasarım üzerinde çalışmaya başlaması gerektiğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8N7x4zAI00q4F8QbjnB8MQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Boeing'in ABD Temsilcisi Adam Smith ise, "Başarılı şirketler büyük bahisler yapar. Önceden bir maliyeti var ama yapıyorlar." diye konuştu.
Washington Üniversitesi'nde kariyer merkezi direktörü ve eski Boeing program yöneticisi olan Gail Cornelius, "Mevcut nesil sosyal etkiyle çok ilgileniyor. Blue Origin insanları Mars'a göndermek istiyor. Tesla, gazdan kurtulmak istiyor. Sosyal etki elle tutulur. Boeing'in böyle bir etkisi yok." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ru7yYrYiu0eMX9nyZp__TA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Boeing'in şirket politikası zamanla yaratıcılığa ve kaliteye değer veren bir kültürden hissedar getirilerine öncelik veren bir politikaya dönüştü.
Yetkililere göre, şirketin her katmanına, fabrika zeminini süpüren kişiye kadar, herkes için en önemli odak noktası mükemmellik ve uçuş güvenliği olmalı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vH56aBGMiUW97EfJ78z6Dg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>737 MAX kazaları halkın güvenini sarstı. Düzenleyiciler, yasa koyucuların baskısı altında, şirketi daha yakından incelemeye başladı, teslimatları ve yeni uçak modellerinin onayını yavaşlattı.
Geçtiğimiz yıl yaşanan olaylar halkın güvenini daha da aşındırdı. Boeing, temmuz ayında ölümcül MAX kazalarından önce hava güvenliği düzenleyicilerini yanılttığı yönündeki bir suçlamayı kabul etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NDUjTbHUL06oqs5z7ahP_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Boeing'in Starliner uzay aracı, teknik sorunlar nedeniyle iki astronotu Uluslararası Uzay İstasyonu'nda mahsur bıraktıktan sonra şimdi belirsiz bir gelecekle karşı karşıya.
Uzmanlar, Boeing'in yeni bir uçak tasarlamak gibi büyük bir hamle yapmadan önce güvenlik sorunlarını düzene koyması gerektiğini söylüyor.
Boeing'in başka bir hata daha ayapma lüksü yok.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P_fldoX3RUOfjB4XeerRjQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Boeing, havayolları arasında popüler hale gelen daha verimli Airbus A330 ile rekabet etmek için geniş gövdeli 787'yi üretti.
787 harika bir uçaktı ancak aşırı mühendislik örnekleri içeriyordu.
Boeing jetlerinin dünyadaki en büyük sahibi olan kiracı AerCap'in CEO'su Aengus Kelly, "Mühendislerin çılgınca hareket etmelerine izin verildi. Ay'a uçabilen bu uçağı yaratma çabaları nedeniyle program maliyetin 26 milyar dolar üzerindeydi. Uçak 19 ay sonra uçmaya hazır hale geldi." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lgAqeGnNQkSzsFznsDrs8A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dış kaynak kullanımının artması, Boeing'in tasarım ve üretim süreci üzerindeki inisiyatifini azalttı.
Son dönemdeki kalite sorunlarının birçoğu, Boeing'in 2005 yılında ayırdığı bir gövde üreticisi olan Spirit AeroSystems'a dayanıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MVQyByClk0KUUNt1OGijVw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2019'da Etiyopya Havayolları'nın 737 MAX uçağının düşmesi ve 157 yolcu ve mürettebatın ölmesi üzerine Etiyopya Havayolları CEO'su olan Tewolde Gebremariam, mümkün olduğunca tasarım ve üretimi şirket içinde gerçekleştirin dedi. Kaza, uçakların bir yıldan uzun süre küresel olarak yere indirilmesine yol açtı.
Boeing, parçaları tasarlayan mühendisler ile bunları üretmekle görevli tedarikçiler arasında koordinasyon sağlamak için büyük ölçüde aracılara güveniyor. Bu durum, sorunlar ortaya çıktığında işleri yavaşlatıyor</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NASA paylaştı: Mars&amp;apos;taki toz şeytanlarının inanılmaz görüntüsü!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/nasa-paylasti-marstaki-toz-seytanlarinin-inanilmaz-goeruntusu</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/nasa-paylasti-marstaki-toz-seytanlarinin-inanilmaz-goeruntusu</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın Mars Keşif Yörünge Aracı&#039;ndaki HiRISE Kızıl Gezegen&#039;in yüzeyini sarsan toz şeytanlarının izlerini gözler önüne serdi. 2022&#039;de kaydedilen görüntülerde toz şeytanlarının örümcek ağlarına benzer izler bıraktığı Haldane Krateri yer alıyor.NASA, Mars yüzeyinde dönen toz şeytanlarını gösteren inanılmaz görüntüleri paylaştı.
Eylül 2022&#039;de NASA&#039;nın Mars Keşif Yörünge Aracı&#039;ndaki HiRISE kamerası tarafından çekilen görüntü, Mars&#039;ın Haldane Krateri&#039;nde oluşan toz şeytanlarının etkisini gösterdi. 
Hem Dünya&#039;da hem de Mars&#039;ta görülebilen ve yüzeydeki tozları birbirine katan hortumlara &#039;toz şeytanı&#039; ismi veriliyor. Bunlar diğer hortumlardan farklı olarak gökyüzünden aşağı doğru değil, yerden yukarı doğru oluşuyor.Bu doğa olayı, Mars yüzeyinde izler bırakırken, diğer toz şeytanları da yer değiştirmeden önce dağılıyor.
Bilim insanları, bu görüntüleri inceleyerek Mars&#039;ın atmosferik süreçlerini daha iyi anlamayı amaçlıyor.
Özellikle, tozun yüzeydeki birikme hızı üzerinde yapılan araştırmalar, gezegenin iklimini yönlendiren hava koşulları hakkında daha fazla bilgi sunuyor.Mars&#039;ın atmosferi, Dünya&#039;nınkinden çok daha ince ve karbondioksit yönünden zengin. Bu, gezegenin yüzeyinde soğuk ve zorlu yaşam koşullarına yol açıyor.
Mars&#039;ta bulunan volkanlar, geniş kanyonlar ve geçmişte sıvı suyun varlığına dair jeolojik kanıtlar, gezegenin bir zamanlar daha kalın bir atmosfere sahip olduğunu ve yaşam barındırabileceğini düşündürüyor.Mars&#039;taki toz şeytanları, bilim insanları için oldukça önemli bir fenomen. Bu doğa olayları, Mars yüzeyindeki tozun hareketini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda gezegenin atmosferini ve iklimini de etkileyebilir.
Toz şeytanlarının etkisi, Mars yüzeyindeki makineler için hem faydalı hem de zararlı olabilir; özellikle güneş panelleri üzerinde toz birikmesi, verimliliği düşürebilirken, güçlü rüzgarlar panelleri temizleyerek faydalı bir etki yaratabilir.NASA&#039;nın JPL ekibi tarafından yayınlanan son görüntüler, Mars yüzeyindeki toz şeytanlarının hareketini ve etkisini daha ayrıntılı bir şekilde gözler önüne seriyor.
Bilim insanları, bu fenomenin daha iyi anlaşılmasının, gelecekteki Mars görevlerinde önemli bir rol oynayacağına inanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Cj8sB09jd0W0-n91yKmCzQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>NASA, paylaştı:, Marstaki, toz, şeytanlarının, inanılmaz, görüntüsü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Cj8sB09jd0W0-n91yKmCzQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="NASA paylaştı: Mars'taki toz şeytanlarının inanılmaz görüntüsü!"><p>NASA'nın Mars Keşif Yörünge Aracı'ndaki HiRISE Kızıl Gezegen'in yüzeyini sarsan toz şeytanlarının izlerini gözler önüne serdi. 2022'de kaydedilen görüntülerde toz şeytanlarının örümcek ağlarına benzer izler bıraktığı Haldane Krateri yer alıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QaF_n6-HMUuhbS6cz2jFsw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA, Mars yüzeyinde dönen toz şeytanlarını gösteren inanılmaz görüntüleri paylaştı.
Eylül 2022'de NASA'nın Mars Keşif Yörünge Aracı'ndaki HiRISE kamerası tarafından çekilen görüntü, Mars'ın Haldane Krateri'nde oluşan toz şeytanlarının etkisini gösterdi. 
Hem Dünya'da hem de Mars'ta görülebilen ve yüzeydeki tozları birbirine katan hortumlara 'toz şeytanı' ismi veriliyor. Bunlar diğer hortumlardan farklı olarak gökyüzünden aşağı doğru değil, yerden yukarı doğru oluşuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6kD2rbmQ7E-k7YQ3IfP7LQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu doğa olayı, Mars yüzeyinde izler bırakırken, diğer toz şeytanları da yer değiştirmeden önce dağılıyor.
Bilim insanları, bu görüntüleri inceleyerek Mars'ın atmosferik süreçlerini daha iyi anlamayı amaçlıyor.
Özellikle, tozun yüzeydeki birikme hızı üzerinde yapılan araştırmalar, gezegenin iklimini yönlendiren hava koşulları hakkında daha fazla bilgi sunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MYktn08wbkiqUBVgBf09vg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mars'ın atmosferi, Dünya'nınkinden çok daha ince ve karbondioksit yönünden zengin. Bu, gezegenin yüzeyinde soğuk ve zorlu yaşam koşullarına yol açıyor.
Mars'ta bulunan volkanlar, geniş kanyonlar ve geçmişte sıvı suyun varlığına dair jeolojik kanıtlar, gezegenin bir zamanlar daha kalın bir atmosfere sahip olduğunu ve yaşam barındırabileceğini düşündürüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hQHFjwvaWU-sFTlQ8iMx_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mars'taki toz şeytanları, bilim insanları için oldukça önemli bir fenomen. Bu doğa olayları, Mars yüzeyindeki tozun hareketini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda gezegenin atmosferini ve iklimini de etkileyebilir.
Toz şeytanlarının etkisi, Mars yüzeyindeki makineler için hem faydalı hem de zararlı olabilir; özellikle güneş panelleri üzerinde toz birikmesi, verimliliği düşürebilirken, güçlü rüzgarlar panelleri temizleyerek faydalı bir etki yaratabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9HM2cDQhfECe2xEhEhr6Nw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA'nın JPL ekibi tarafından yayınlanan son görüntüler, Mars yüzeyindeki toz şeytanlarının hareketini ve etkisini daha ayrıntılı bir şekilde gözler önüne seriyor.
Bilim insanları, bu fenomenin daha iyi anlaşılmasının, gelecekteki Mars görevlerinde önemli bir rol oynayacağına inanıyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;dan uzay çağını değiştirecek keşif: Ay saatinin ayrıntıları ortaya çıktı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/nasadan-uzay-cagini-degistirecek-kesif-ay-saatinin-ayrintilari-ortaya-cikti</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/nasadan-uzay-cagini-degistirecek-kesif-ay-saatinin-ayrintilari-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın Jet İtki Laboratuvarı (JPL) araştırmacıları, Ay&#039;da zaman ölçümünü Dünya&#039;ya göre belirlemek için yeni bir sistem tasarladı. Araştırmacılar mevcut verilere dayanarak Ay zamanının Dünya zamanına göre daha hızlı ilerlediğini ortaya koydu. Buna göre kütleçekim ve göreliliğin etkileri nedeniyle Ay&#039;daki saatin Dünya saatinden farklı çalışacağı kaydedildi. &quot;Zaman genişlemesi&quot; ilkesine dayalı bu sistem, uzay misyonlarında nanosaniye hassasiyeti sağlayarak Ay görevlerini destekleyecek.NASA&#039;nın Jet İtki Laboratuvarı (JPL) araştırmacıları, Ay zamanı ölçümü için yeni bir sistem hesapladı.
Çoğu insanın günlük programları için gerekli olmasa da, Ay yüzeyindeki zamanın Dünya zamanına kıyasla belirlenmesi, Ay&#039;da kalıcı bir insan varlığı sağlamak için hayati önem taşıyor.Geçtiğimiz yılın başlarında ABD Başkanı Joe Biden, NASA&#039;yı Koordine Edilmiş Ay Zamanı (LTC) hesaplaması üzerinde çalışmaya başlaması için görevlendirdi.
Ancak, kütleçekim kuvveti ve göreliliğin karmaşıklıkları nedeniyle, Artemis Üs Kampı&#039;ndaki saatler Dünya&#039;dakilerden farklı çalışacağı belirtildi.
Bu da mümkün olduğunca doğru ve güvenilir çalışacak tamamen yeni saatlerin tasarlanmasını gerektiriyor.Physical Review D dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, yeni sistemin anahtarı “zaman genişlemesi” olarak bilinen görelilik zaman dönüşümleri.
JPL astrofizikçisi ve çalışmanın ortak yazarı Slava Turyshev, Popular Science dergisine yaptığı açıklamada, “Çalışmamız, Ay çevresi ve derin uzay ortamlarında zaman standardizasyonu için daha geniş hedeflerle kavramsal olarak uyumludur. Bu standartlar, navigasyon, iletişim ve bilimsel operasyonlar için nanosaniyenin altındaki bir eşzamanlama gerektiren gelecekteki Ay görevleri için temel teşkil ediyor.” dedi.
AY VE DÜNYA SAATİNİN FARKLILIKLARI
Bir saniyenin uzunluğu, kütleçekim kuvvetine ve göreceli hıza bağlı olarak farklı şekilde algılanır.
Örneğin, Ay&#039;daki bir astronot Dünya merkezli bir saate baktığında, saatin her bir Dünya gününde yaklaşık 56 mikrosaniye kaybettiğini görür.
Bu miktar küçük gibi görünse de zamanla birikir ve milyarlarca dolarlık Ay görevleri ve astronot hayatları söz konusu olduğunda büyük sorunlara yol açabilir.Turyshev’in ekibi, “Bu sistemler, operasyonel verimlilik, bilimsel çalışmalar ve Ay&#039;daki gelecekteki ticari faaliyetler için kritik öneme sahiptir. Mevcut Dünya merkezli çerçeveler bu gereksinimleri karşılamada yetersizdir ve bağımsız bir Ay koordinat ve zaman sistemi geliştirilmesini gerekli kılmaktadır.” ifadelerini kullandı. 
JPL araştırmacıları Dünya&#039;daki zaman ölçümünde kullanılan görelilik ilkelerini Ay ortamına uyarladı.
Bu süreçte daha zayıf Ay yerçekiminin saatlerin daha hızlı çalışmasına neden olması, Ay’ın yörüngesi sırasında meydana gelen periyodik zaman değişiklikleri ve zaman üzerinde etkili olan “kütle yoğunluğu anomalileri” gibi faktörler dikkate alındı.
Araştırmacılar, 2011 yılında fırlatılan ve on yıl süren NASA’nın Gravity Recovery and Interior Laboratory (GRAIL) görevi sırasında toplanan detaylı verilere başvurdu.GRAIL görevi, Ay’ın yüzeyini haritalandırmanın yanı sıra kütleçekim alanını ölçmek için bir çift uydu kullandı.
Ayrıca, Ay ve Dünya arasındaki yörünge mesafelerini milimetre hassasiyetinde ölçen Lunar Laser Ranging (LLR) projesinden elde edilen bilgiler de dikkate alındı.
Son derece yoğun hesaplamalar ve fizik analizlerinin ardından Turyshev ve ekibi, Ay zamanının Dünya zamanına göre günde yaklaşık 56 mikrosaniye ilerlediğini belirledi.Ay’ın yörüngesine bağlı olarak değişen bu yarı düzenli salınımlar, her 27.5 günde sadece yaklaşık 0.47 mikrosaniyelik farklar oluşturuyor.
Ancak bu küçük farklılıklar, güvenli roket inişleri ve görev programları gibi hesaplamalarda büyük fark yaratabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jPjBEPYE-U2lrPk5eF-xOA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>NASAdan, uzay, çağını, değiştirecek, keşif:, saatinin, ayrıntıları, ortaya, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jPjBEPYE-U2lrPk5eF-xOA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="NASA'dan uzay çağını değiştirecek keşif: Ay saatinin ayrıntıları ortaya çıktı"><p>NASA'nın Jet İtki Laboratuvarı (JPL) araştırmacıları, Ay'da zaman ölçümünü Dünya'ya göre belirlemek için yeni bir sistem tasarladı. Araştırmacılar mevcut verilere dayanarak Ay zamanının Dünya zamanına göre daha hızlı ilerlediğini ortaya koydu. Buna göre kütleçekim ve göreliliğin etkileri nedeniyle Ay'daki saatin Dünya saatinden farklı çalışacağı kaydedildi. "Zaman genişlemesi" ilkesine dayalı bu sistem, uzay misyonlarında nanosaniye hassasiyeti sağlayarak Ay görevlerini destekleyecek.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5lzK2cFdQUSR2bC0HMKhZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA'nın Jet İtki Laboratuvarı (JPL) araştırmacıları, Ay zamanı ölçümü için yeni bir sistem hesapladı.
Çoğu insanın günlük programları için gerekli olmasa da, Ay yüzeyindeki zamanın Dünya zamanına kıyasla belirlenmesi, Ay'da kalıcı bir insan varlığı sağlamak için hayati önem taşıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aZ9fbXJei06UzUvi4W4vYw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz yılın başlarında ABD Başkanı Joe Biden, NASA'yı Koordine Edilmiş Ay Zamanı (LTC) hesaplaması üzerinde çalışmaya başlaması için görevlendirdi.
Ancak, kütleçekim kuvveti ve göreliliğin karmaşıklıkları nedeniyle, Artemis Üs Kampı'ndaki saatler Dünya'dakilerden farklı çalışacağı belirtildi.
Bu da mümkün olduğunca doğru ve güvenilir çalışacak tamamen yeni saatlerin tasarlanmasını gerektiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PIapdKRdIkS2-UeS1NB6PQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Physical Review D dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, yeni sistemin anahtarı “zaman genişlemesi” olarak bilinen görelilik zaman dönüşümleri.
JPL astrofizikçisi ve çalışmanın ortak yazarı Slava Turyshev, Popular Science dergisine yaptığı açıklamada, “Çalışmamız, Ay çevresi ve derin uzay ortamlarında zaman standardizasyonu için daha geniş hedeflerle kavramsal olarak uyumludur. Bu standartlar, navigasyon, iletişim ve bilimsel operasyonlar için nanosaniyenin altındaki bir eşzamanlama gerektiren gelecekteki Ay görevleri için temel teşkil ediyor.” dedi.
AY VE DÜNYA SAATİNİN FARKLILIKLARI
Bir saniyenin uzunluğu, kütleçekim kuvvetine ve göreceli hıza bağlı olarak farklı şekilde algılanır.
Örneğin, Ay'daki bir astronot Dünya merkezli bir saate baktığında, saatin her bir Dünya gününde yaklaşık 56 mikrosaniye kaybettiğini görür.
Bu miktar küçük gibi görünse de zamanla birikir ve milyarlarca dolarlık Ay görevleri ve astronot hayatları söz konusu olduğunda büyük sorunlara yol açabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2tbSvN38E0aAUY5hPLHyJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Turyshev’in ekibi, “Bu sistemler, operasyonel verimlilik, bilimsel çalışmalar ve Ay'daki gelecekteki ticari faaliyetler için kritik öneme sahiptir. Mevcut Dünya merkezli çerçeveler bu gereksinimleri karşılamada yetersizdir ve bağımsız bir Ay koordinat ve zaman sistemi geliştirilmesini gerekli kılmaktadır.” ifadelerini kullandı. 
JPL araştırmacıları Dünya'daki zaman ölçümünde kullanılan görelilik ilkelerini Ay ortamına uyarladı.
Bu süreçte daha zayıf Ay yerçekiminin saatlerin daha hızlı çalışmasına neden olması, Ay’ın yörüngesi sırasında meydana gelen periyodik zaman değişiklikleri ve zaman üzerinde etkili olan “kütle yoğunluğu anomalileri” gibi faktörler dikkate alındı.
Araştırmacılar, 2011 yılında fırlatılan ve on yıl süren NASA’nın Gravity Recovery and Interior Laboratory (GRAIL) görevi sırasında toplanan detaylı verilere başvurdu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ls45noJMK0ycx3tU3a9WRA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>GRAIL görevi, Ay’ın yüzeyini haritalandırmanın yanı sıra kütleçekim alanını ölçmek için bir çift uydu kullandı.
Ayrıca, Ay ve Dünya arasındaki yörünge mesafelerini milimetre hassasiyetinde ölçen Lunar Laser Ranging (LLR) projesinden elde edilen bilgiler de dikkate alındı.
Son derece yoğun hesaplamalar ve fizik analizlerinin ardından Turyshev ve ekibi, Ay zamanının Dünya zamanına göre günde yaklaşık 56 mikrosaniye ilerlediğini belirledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SQ6NlVNb4U6x8_885nhTEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ay’ın yörüngesine bağlı olarak değişen bu yarı düzenli salınımlar, her 27.5 günde sadece yaklaşık 0.47 mikrosaniyelik farklar oluşturuyor.
Ancak bu küçük farklılıklar, güvenli roket inişleri ve görev programları gibi hesaplamalarda büyük fark yaratabilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Black Mirror gerçek oldu: Yapay zeka için 2 saat yeterli!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/black-mirror-gercek-oldu-yapay-zeka-icin-2-saat-yeterli</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/black-mirror-gercek-oldu-yapay-zeka-icin-2-saat-yeterli</guid>
<description><![CDATA[ Google ve Stanford Üniversitesi&#039;nden araştırmacılar, sadece iki saatlik bir yapay zeka görüşmesinin insan kişiliğini yüksek doğrulukla taklit edebileceğini keşfetti. Bin 52 katılımcıyla gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen verilerle, her bireyin &quot;simülasyon ajanı&quot; (YZ kopyası) oluşturuldu. Uzmanlar, insan davranışlarını modelleme konusunda yeni fırsatlar sunan çalışmanın manipülasyon ve istismar gibi amaçlarla kullanılabileceği uyarısında bulundu.Google ve Stanford Üniversitesi&#039;nden araştırmacılar tarafından yapılan, ön baskı veritabanı arXiv&#039;de 15 Kasım&#039;da yayınlanan yeni bir çalışma, insan kişiliğinin birebir kopyasını çıkarmak için yapay zeka (YZ) modeliyle iki saatlik bir sohbetin yeterli olduğunu ortaya koydu. 
Çalışma kapsamunda bin 52 katılımcıyla gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen verilerle, her bireyin &quot;simülasyon ajanı&quot; (YZ kopyası) oluşturuldu.Simülasyonların doğruluğunu test etmek için katılımcılar iki farklı zamanda kişilik testleri, sosyal anketler ve mantık oyunları tamamladı.
Aynı testler, yapay zeka simülasyonlarına da uygulandığında, insan yanıtlarıyla yüzde 85 oranında doğru şekilde eşleştiği görüldü.Çalışmada, yapay zeka simülasyonlarının halk sağlığı politikalarının etkisini değerlendirmekten ürün lansmanlarına verilen tepkileri ölçmeye kadar geniş bir kullanım alanı olduğu belirtildi.
Ayrıca, etik ya da lojistik zorluklar nedeniyle insanların katılımının mümkün olmadığı durumlarda, büyük ölçekli toplumsal olaylara verilen tepkileri modellemek için kullanılabileceği ifade edildi.Araştırmacılar tarafından &quot;İnsan tutum ve davranışlarının simülasyonu, araştırmacılara geniş bir yelpazede teoriler ve müdahalelerİ test edebilecekleri bir laboratuvar sunabilir&quot; diyerek teknolojinin potansiyelini vurguladı.Araştırmada kullanılan yöntem, katılımcıların yaşam öyküleri, değerleri ve toplumsal görüşlerini kapsayan detaylı görüşmelerle zenginleştirildi.
Yapay zekanın, standart anketlerin yakalayamayacağı nüansları algılayabildiği, ancak ekonomik karar verme gibi dinamik ve bağlamsal süreçlerde daha düşük doğruluk sergilediği belirtildi.Teknolojinin olası kötüye kullanım riskleri de vurgulandı. Deepfake ve benzeri teknolojiler, sahte kimlikler oluşturmak, manipülasyon ve istismar gibi amaçlarla kullanılabiliyor.
Araştırmacılar, yapay zeka simülasyonlarının da bu tür tehditlere açık olduğunu belirtti.Stanford Üniversitesi&#039;nden çalışmanın başyazarı Joon Sung Park, &quot;Etrafınızda sizin yerinize karar veren bir grup küçük &quot;siz&quot; olduğunu hayal edin. Bu, insan davranışını anlamada yeni bir çağın başlangıcı olabilir.&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NE3pYMVDAU2XSQIQQEInwA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Black, Mirror, gerçek, oldu:, Yapay, zeka, için, saat, yeterli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NE3pYMVDAU2XSQIQQEInwA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Black Mirror gerçek oldu: Yapay zeka için 2 saat yeterli!"><p>Google ve Stanford Üniversitesi'nden araştırmacılar, sadece iki saatlik bir yapay zeka görüşmesinin insan kişiliğini yüksek doğrulukla taklit edebileceğini keşfetti. Bin 52 katılımcıyla gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen verilerle, her bireyin "simülasyon ajanı" (YZ kopyası) oluşturuldu. Uzmanlar, insan davranışlarını modelleme konusunda yeni fırsatlar sunan çalışmanın manipülasyon ve istismar gibi amaçlarla kullanılabileceği uyarısında bulundu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xDlZIuzrtUeLPZ-E__Ux5w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Google ve Stanford Üniversitesi'nden araştırmacılar tarafından yapılan, ön baskı veritabanı arXiv'de 15 Kasım'da yayınlanan yeni bir çalışma, insan kişiliğinin birebir kopyasını çıkarmak için yapay zeka (YZ) modeliyle iki saatlik bir sohbetin yeterli olduğunu ortaya koydu. 
Çalışma kapsamunda bin 52 katılımcıyla gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen verilerle, her bireyin "simülasyon ajanı" (YZ kopyası) oluşturuldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i8vdxmLNMEGtaxDtbHgnOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Simülasyonların doğruluğunu test etmek için katılımcılar iki farklı zamanda kişilik testleri, sosyal anketler ve mantık oyunları tamamladı.
Aynı testler, yapay zeka simülasyonlarına da uygulandığında, insan yanıtlarıyla yüzde 85 oranında doğru şekilde eşleştiği görüldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GTXZZ4ndrUOwxnpRR6DYjA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalışmada, yapay zeka simülasyonlarının halk sağlığı politikalarının etkisini değerlendirmekten ürün lansmanlarına verilen tepkileri ölçmeye kadar geniş bir kullanım alanı olduğu belirtildi.
Ayrıca, etik ya da lojistik zorluklar nedeniyle insanların katılımının mümkün olmadığı durumlarda, büyük ölçekli toplumsal olaylara verilen tepkileri modellemek için kullanılabileceği ifade edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3SZ854fMfEa1PLuHGT-knA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmacılar tarafından "İnsan tutum ve davranışlarının simülasyonu, araştırmacılara geniş bir yelpazede teoriler ve müdahalelerİ test edebilecekleri bir laboratuvar sunabilir" diyerek teknolojinin potansiyelini vurguladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mVm7bGMlgUGmFliLk3PEPA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmada kullanılan yöntem, katılımcıların yaşam öyküleri, değerleri ve toplumsal görüşlerini kapsayan detaylı görüşmelerle zenginleştirildi.
Yapay zekanın, standart anketlerin yakalayamayacağı nüansları algılayabildiği, ancak ekonomik karar verme gibi dinamik ve bağlamsal süreçlerde daha düşük doğruluk sergilediği belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QfeOAjZdtEWhrvbYAYRTtg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Teknolojinin olası kötüye kullanım riskleri de vurgulandı. Deepfake ve benzeri teknolojiler, sahte kimlikler oluşturmak, manipülasyon ve istismar gibi amaçlarla kullanılabiliyor.
Araştırmacılar, yapay zeka simülasyonlarının da bu tür tehditlere açık olduğunu belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nJgpRx8bfEyuV4C3e6sFOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Stanford Üniversitesi'nden çalışmanın başyazarı Joon Sung Park, "Etrafınızda sizin yerinize karar veren bir grup küçük "siz" olduğunu hayal edin. Bu, insan davranışını anlamada yeni bir çağın başlangıcı olabilir." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;dan kritik toplantı: Mars&amp;apos;tan toplanan örneklerin geleceği belli oluyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/nasadan-kritik-toplanti-marstan-toplanan-oerneklerin-gelecegi-belli-oluyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/nasadan-kritik-toplanti-marstan-toplanan-oerneklerin-gelecegi-belli-oluyor</guid>
<description><![CDATA[ NASA’nın Perseverance gezgini tarafından toplanan Mars örnekleri için kritik karar bugün açıklanacak. NASA yöneticisi Bill Nelson ve yardımcısı Nicky Fox, TSİ 21.00’de görevle ilgili düzenlenecek toplantıda güncelleme yapacak. Mars Örneklerini Geri Getirme misyonu, ESA ile iş birliği içinde devam ederken, bütçe kesintileri ve yönetim zorlukları nedeniyle aksaklıklar yaşanıyor. NASA, örneklerin 2040’tan önce Dünya’ya ulaşması için maliyeti azaltmaya yönelik planlar üzerinde çalışıyor.NASA’nın Perseverance gezgini tarafından toplanan Mars örneklerinin kaderi belli oluyor.
NASA yöneticisi Bill Nelson ve yardımcı yönetici Nicky Fox, 7 Ocak Salı günü, TSİ 21.00&#039;de belirsizlikte kalan bu görevle ilgili bir güncelleme sağlayacak.NASA’dan Jessica Taveau, “Bugün yapılacak toplantı Mars’tan bilimsel olarak seçilmiş örnekleri Dünya’ya geri getirme hedefini tamamlama çabalarını, aynı zamanda maliyeti, riski ve görev karmaşıklığını azaltma çalışmalarını içerecek.” dedi.
BİR SÜREDİR SORUNLARLA BOĞUŞUYOR
Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ile NASA’nın ortak Mars Örneklerini Geri Getirme görevi bir süredir sıkıntılarla karşı karşıya.
Görev, Şubat 2021’de Perseverance gezgininin konuşlandırılmasıyla başladı.
Perseverance’ın devam eden misyonunun bir parçası, Mars kayalarından ilginç örnekler toplamak.
Bu örnekler şu anda Mars yüzeyinde kapalı kaplarda bulunuyor ve başka bir görev tarafından toplanıp Dünya’ya geri getirilmesi planlanıyor.2023 yılında, Mars örneklerini geri getirme misyonunun geleceği, bağımsız bir incelemenin programın gerçekçi olmayan bütçe ve zaman çizelgesi beklentileri, ağır işleyen bir yapısı olduğunu ve etkili bir şekilde yönetilecek şekilde düzenlenmediğini ortaya koymasının ardından belirsizleşti.
Temsilciler Meclisi ve Senato tahsis komiteleri, ardından, özellikle Mars Örneklerini Geri Getirme misyonundan, NASA’nın 2024 bütçesinden 454 milyon dolarlık kesinti içeren bir bütçe önerdi.NASA da misyon üzerindeki harcamalarını azalttı ve misyonu yöneten Jet Propulsion Laboratory’den (Jet İtki Laboratuvarı) çok sayıda çalışan ve yükleniciyi işten çıkardı.
Bu durum, görevin iptal edilebileceği ve Perseverance tarafından doldurulan kapların belirsiz bir süre boyunca Mars yüzeyinde kalabileceği endişelerini artırdı.
Nisan 2024’te Nelson ve Fox, görevin iptal edilmediğini ve uzay ajansının hem maliyeti düşürmek hem de örnekleri 2040’tan önce Dünya’ya getirmek için bir yol aradığını açıkladı.Ekim 2024’te NASA, Mars Örneklerini Geri Getirme misyonunun geleceğini değerlendirmek üzere yeni bir ekip oluşturduğunu ve bu ekibin tam raporunun 2024 yılı sonuna kadar beklenildiğini duyurdu.
Canlı yayında bu raporun bulgularının açıklanma olasılığı yüksek.
Bu yayın NASA’nın internet sitesinden veya resmi YouTube kanaılndan canlı yayınlanacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9nsiUdEEDkWtrERywlggcw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>NASAdan, kritik, toplantı:, Marstan, toplanan, örneklerin, geleceği, belli, oluyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9nsiUdEEDkWtrERywlggcw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="NASA'dan kritik toplantı: Mars'tan toplanan örneklerin geleceği belli oluyor"><p>NASA’nın Perseverance gezgini tarafından toplanan Mars örnekleri için kritik karar bugün açıklanacak. NASA yöneticisi Bill Nelson ve yardımcısı Nicky Fox, TSİ 21.00’de görevle ilgili düzenlenecek toplantıda güncelleme yapacak. Mars Örneklerini Geri Getirme misyonu, ESA ile iş birliği içinde devam ederken, bütçe kesintileri ve yönetim zorlukları nedeniyle aksaklıklar yaşanıyor. NASA, örneklerin 2040’tan önce Dünya’ya ulaşması için maliyeti azaltmaya yönelik planlar üzerinde çalışıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nzzFFBU-tUaIRqhxYv2I-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA’nın Perseverance gezgini tarafından toplanan Mars örneklerinin kaderi belli oluyor.
NASA yöneticisi Bill Nelson ve yardımcı yönetici Nicky Fox, 7 Ocak Salı günü, TSİ 21.00'de belirsizlikte kalan bu görevle ilgili bir güncelleme sağlayacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uLn4Ryv79UWpsGHQ8IEoXw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA’dan Jessica Taveau, “Bugün yapılacak toplantı Mars’tan bilimsel olarak seçilmiş örnekleri Dünya’ya geri getirme hedefini tamamlama çabalarını, aynı zamanda maliyeti, riski ve görev karmaşıklığını azaltma çalışmalarını içerecek.” dedi.
BİR SÜREDİR SORUNLARLA BOĞUŞUYOR
Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ile NASA’nın ortak Mars Örneklerini Geri Getirme görevi bir süredir sıkıntılarla karşı karşıya.
Görev, Şubat 2021’de Perseverance gezgininin konuşlandırılmasıyla başladı.
Perseverance’ın devam eden misyonunun bir parçası, Mars kayalarından ilginç örnekler toplamak.
Bu örnekler şu anda Mars yüzeyinde kapalı kaplarda bulunuyor ve başka bir görev tarafından toplanıp Dünya’ya geri getirilmesi planlanıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C8vNdXohwUytWLul2iIBPQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2023 yılında, Mars örneklerini geri getirme misyonunun geleceği, bağımsız bir incelemenin programın gerçekçi olmayan bütçe ve zaman çizelgesi beklentileri, ağır işleyen bir yapısı olduğunu ve etkili bir şekilde yönetilecek şekilde düzenlenmediğini ortaya koymasının ardından belirsizleşti.
Temsilciler Meclisi ve Senato tahsis komiteleri, ardından, özellikle Mars Örneklerini Geri Getirme misyonundan, NASA’nın 2024 bütçesinden 454 milyon dolarlık kesinti içeren bir bütçe önerdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sSPU1-z26Uael55L53GPvw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA da misyon üzerindeki harcamalarını azalttı ve misyonu yöneten Jet Propulsion Laboratory’den (Jet İtki Laboratuvarı) çok sayıda çalışan ve yükleniciyi işten çıkardı.
Bu durum, görevin iptal edilebileceği ve Perseverance tarafından doldurulan kapların belirsiz bir süre boyunca Mars yüzeyinde kalabileceği endişelerini artırdı.
Nisan 2024’te Nelson ve Fox, görevin iptal edilmediğini ve uzay ajansının hem maliyeti düşürmek hem de örnekleri 2040’tan önce Dünya’ya getirmek için bir yol aradığını açıkladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Uaa0SeA7SEKPFQjVuLKgKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ekim 2024’te NASA, Mars Örneklerini Geri Getirme misyonunun geleceğini değerlendirmek üzere yeni bir ekip oluşturduğunu ve bu ekibin tam raporunun 2024 yılı sonuna kadar beklenildiğini duyurdu.
Canlı yayında bu raporun bulgularının açıklanma olasılığı yüksek.
Bu yayın NASA’nın internet sitesinden veya resmi YouTube kanaılndan canlı yayınlanacak.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>780 milyon yıllık kalıntılar ortaya çıkardı: Et seven mağara adamı efsanesi çürütüldü!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/780-milyon-yillik-kalintilar-ortaya-cikardi-et-seven-magara-adami-efsanesi-curutuldu</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/780-milyon-yillik-kalintilar-ortaya-cikardi-et-seven-magara-adami-efsanesi-curutuldu</guid>
<description><![CDATA[ Yapılan son araştırmalar, ilk insanların beslenme tarzının büyük ölçüde bitki bazlı gıdalardan oluştuğunu ve et ağırlıklı beslenme klişesinin gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu.Bar-Ilan Üniversitesi&#039;nde yapılan yeni bir araştırma, ilk insanların beslenme alışkanlıklarına dair yaygın bir yanılgıyı ortaya çıkardı. 
Çalışmada, büyük ölçüde et tükettiği düşünülen  mağara adamlarının besinlerinde meşe palamudu, tahıllar, baklagiller ve su bitkileri gibi bitki bazlı yiyeceklerin merkezi bir rol oynadığını keşfetti.Antik bir yerleşim alanında bulunan 780 bin yıllık bazalt aletler üzerinde yapılan analizler, nişasta taneleri gibi mikroskobik kalıntıları gün yüzüne çıkardı.
Çalışmanın baş yazarı Dr. Hadar Ahituv, bu bulguların ilk insanların diyetinde bitkilerin önemini vurguladığını belirterek, “Bitkisel gıdalar, insan beyninin enerji ihtiyacını karşılayan karbonhidratlar açısından zengindi ve evrimsel gelişimimizde kritik bir rol oynadı” dedi.Araştırmacılar, erken insan topluluklarının yalnızca bitki tüketmekle kalmayıp, bunları işlemek için gelişmiş yöntemler kullandığını belirtti. 
Bazalt topuz ve örsler, bitkileri ezmek ve nişasta tanelerini açığa çıkarmak için kullanılıyordu. Bu bulgular, insanların karmaşık gıda hazırlama tekniklerini çok erken dönemlerde geliştirdiğini gösteriyor.Araştırma, &quot;et oburu mağara adamı&quot; klişesinin bilimsel gerçeklikten uzak olduğunu ve bitki tabanlı beslenmenin insan evrimindeki kilit rolünü doğruladığını vurguluyor.
Bulgular, modern &quot;Paleo Diyeti&quot; konseptine yeni bir perspektif kazandırarak bitkisel gıdaların önemini öne çıkarıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zDoXypLptUOxGV9UMoPDuA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>780, milyon, yıllık, kalıntılar, ortaya, çıkardı:, seven, mağara, adamı, efsanesi, çürütüldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zDoXypLptUOxGV9UMoPDuA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="780 milyon yıllık kalıntılar ortaya çıkardı: Et seven mağara adamı efsanesi çürütüldü!"><p>Yapılan son araştırmalar, ilk insanların beslenme tarzının büyük ölçüde bitki bazlı gıdalardan oluştuğunu ve et ağırlıklı beslenme klişesinin gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/omQ0j0wIIk2QOw1AJaaPRQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bar-Ilan Üniversitesi'nde yapılan yeni bir araştırma, ilk insanların beslenme alışkanlıklarına dair yaygın bir yanılgıyı ortaya çıkardı. 
Çalışmada, büyük ölçüde et tükettiği düşünülen  mağara adamlarının besinlerinde meşe palamudu, tahıllar, baklagiller ve su bitkileri gibi bitki bazlı yiyeceklerin merkezi bir rol oynadığını keşfetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dN10e0WeWkyHVNN9htwAAg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Antik bir yerleşim alanında bulunan 780 bin yıllık bazalt aletler üzerinde yapılan analizler, nişasta taneleri gibi mikroskobik kalıntıları gün yüzüne çıkardı.
Çalışmanın baş yazarı Dr. Hadar Ahituv, bu bulguların ilk insanların diyetinde bitkilerin önemini vurguladığını belirterek, “Bitkisel gıdalar, insan beyninin enerji ihtiyacını karşılayan karbonhidratlar açısından zengindi ve evrimsel gelişimimizde kritik bir rol oynadı” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/D9CV2VGJFUyS_o0rO88y5Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmacılar, erken insan topluluklarının yalnızca bitki tüketmekle kalmayıp, bunları işlemek için gelişmiş yöntemler kullandığını belirtti. 
Bazalt topuz ve örsler, bitkileri ezmek ve nişasta tanelerini açığa çıkarmak için kullanılıyordu. Bu bulgular, insanların karmaşık gıda hazırlama tekniklerini çok erken dönemlerde geliştirdiğini gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3jdLMVGlXE2ZnvEGQSUBIg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırma, "et oburu mağara adamı" klişesinin bilimsel gerçeklikten uzak olduğunu ve bitki tabanlı beslenmenin insan evrimindeki kilit rolünü doğruladığını vurguluyor.
Bulgular, modern "Paleo Diyeti" konseptine yeni bir perspektif kazandırarak bitkisel gıdaların önemini öne çıkarıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-FyTMvCaAEK9a5PIOWRbUQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzun süre telefonla oynamanın az bilinen bir zararı ortaya çıktı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/uzun-sure-telefonla-oynamanin-az-bilinen-bir-zarari-ortaya-cikti</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/uzun-sure-telefonla-oynamanin-az-bilinen-bir-zarari-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Uzun süre telefonla oynamanın kalp hastalıkları, bellek zayıflaması, kalıcı işitme bozukluklukları gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açtığı uzun zamandır bilinen bir gerçek. Ancak yeni yapılan bir araştırma, uzun saatler boyunca telefona bakmanın, migren ataklarını tetiklediğini de ortaya koydu.Çin’deki Taiyuan Merkez Hastanesi’nden araştırmacılar, uzun süre telefon kullanmanın, migreni tetikleyebilecek iki alışkanlıktan biri olduğunu belirlediler. Diğer tetikleyici faktör ise aşırı kümes hayvanı eti tüketimi olarak açıklandı.Ses getiren çalışmada; kahve içmek ve uskumru, ton balığı gibi yağlı balıklar tüketmenin, migren ağrılarını azalttığı gözlemlendi.
Migren; baş ağrısı atakları, ışığa duyarlılık, yorgunluk ve mide bulantısına yol açabilen şiddetli bir rahatsızlıktır.Türkiye’de bu yılın başlarında yayımlanan bir makalede de, akıllı telefon kullanımının migren hastalarında baş ağrısının süresini ve sıklığını artırdığı açıklanmıştı. Aşırı telefon kullanımı, migren hastalarında uyku kalitesinin düşmesine ve gündüz yorgunluk hissine neden olabiliyor.İngiltere’de yaklaşık altı milyon kişi migrenle mücadele ediyor. Birçoğu, ağrıyı hafifletmek için ağrı kesicilere veya atakların süresini kısaltan &#039;&#039;triptan&#039;&#039; adlı reçeteli ilaçlara başvuruyor.Son yıllarda İngiltere Ulusal Sağlık Servisi, kalsitonin geniyle ilişkili peptit inhibitörleri gibi devrim niteliğinde yeni migren ilaçlarını piyasaya sürmeye başladı. Bu ilaçlar, yalnızca diğer tedavilere yanıt vermeyen hastalara öneriliyor.Uzmanlar, migren hastalarına atakları tetikleyen alışkanlıkları tespit etmelerini tavsiye ediyor. Stres, düşük kan şekeri ve aşırı kafein tüketimi migren riskini artırabiliyor.The Migraine Trust’ın yöneticisi Pippa Coulter, “Bazı kişiler için ekran parlaması veya ışık, migreni tetikleyebilirken, bazıları uzun süre ekran başında kalmaktan kaynaklanan boyun ve omuz kas gerginliğinden etkileniyor. Eğer telefon kullanımı sonrasında sık sık migren atakları yaşanıyorsa; ekran parlaklığını ayarlamak, yazı boyutunu değiştirmek, duruşu gözden geçirmek veya telefon kullanım süresini azaltmak gibi kararlar almak faydalı olabilir. Düzenli aralıklarla mola vermek, atakların tetiklenmesini engellemeye yardımcı olabilir&#039;&#039; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R938ItGdL06fYa8DeFMDJA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uzun, süre, telefonla, oynamanın, bilinen, bir, zararı, ortaya, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R938ItGdL06fYa8DeFMDJA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Uzun süre telefonla oynamanın az bilinen bir zararı ortaya çıktı"><p>Uzun süre telefonla oynamanın kalp hastalıkları, bellek zayıflaması, kalıcı işitme bozukluklukları gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açtığı uzun zamandır bilinen bir gerçek. Ancak yeni yapılan bir araştırma, uzun saatler boyunca telefona bakmanın, migren ataklarını tetiklediğini de ortaya koydu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bv3cAIWlYE-XP1EL_kJ7Zw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çin’deki Taiyuan Merkez Hastanesi’nden araştırmacılar, uzun süre telefon kullanmanın, migreni tetikleyebilecek iki alışkanlıktan biri olduğunu belirlediler. Diğer tetikleyici faktör ise aşırı kümes hayvanı eti tüketimi olarak açıklandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fyxXPpA5d0GeQ7kqamOuVw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ses getiren çalışmada; kahve içmek ve uskumru, ton balığı gibi yağlı balıklar tüketmenin, migren ağrılarını azalttığı gözlemlendi.
Migren; baş ağrısı atakları, ışığa duyarlılık, yorgunluk ve mide bulantısına yol açabilen şiddetli bir rahatsızlıktır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TWtZHgcv-0SZjcddbQotuA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Türkiye’de bu yılın başlarında yayımlanan bir makalede de, akıllı telefon kullanımının migren hastalarında baş ağrısının süresini ve sıklığını artırdığı açıklanmıştı. Aşırı telefon kullanımı, migren hastalarında uyku kalitesinin düşmesine ve gündüz yorgunluk hissine neden olabiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/POT2Fzr9eU-Fp7OMgkGe-A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere’de yaklaşık altı milyon kişi migrenle mücadele ediyor. Birçoğu, ağrıyı hafifletmek için ağrı kesicilere veya atakların süresini kısaltan ''triptan'' adlı reçeteli ilaçlara başvuruyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AS6hvmo8BkeIXmXD5ycKHg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son yıllarda İngiltere Ulusal Sağlık Servisi, kalsitonin geniyle ilişkili peptit inhibitörleri gibi devrim niteliğinde yeni migren ilaçlarını piyasaya sürmeye başladı. Bu ilaçlar, yalnızca diğer tedavilere yanıt vermeyen hastalara öneriliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I4MZZUuqMUCLWU8qgeqetA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlar, migren hastalarına atakları tetikleyen alışkanlıkları tespit etmelerini tavsiye ediyor. Stres, düşük kan şekeri ve aşırı kafein tüketimi migren riskini artırabiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bTTmsNwJwkem13cUQnSplA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>The Migraine Trust’ın yöneticisi Pippa Coulter, “Bazı kişiler için ekran parlaması veya ışık, migreni tetikleyebilirken, bazıları uzun süre ekran başında kalmaktan kaynaklanan boyun ve omuz kas gerginliğinden etkileniyor. Eğer telefon kullanımı sonrasında sık sık migren atakları yaşanıyorsa; ekran parlaklığını ayarlamak, yazı boyutunu değiştirmek, duruşu gözden geçirmek veya telefon kullanım süresini azaltmak gibi kararlar almak faydalı olabilir. Düzenli aralıklarla mola vermek, atakların tetiklenmesini engellemeye yardımcı olabilir'' dedi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NASA bilim kurgu filmlerindeki yanılgıyı açıkladı: Yaşam mümkün değil!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/nasa-bilim-kurgu-filmlerindeki-yanilgiyi-acikladi-yasam-mumkun-degil</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/nasa-bilim-kurgu-filmlerindeki-yanilgiyi-acikladi-yasam-mumkun-degil</guid>
<description><![CDATA[ ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, Dune ve Star Wars gibi bilimkurgu serilerindeki büyük yanılgıyı açıklığa kavuşturdu. Son yapılan araştırmalara göre, yaşanabilir bölge olarak adlandırılan alanlarda yer alsalar bile, çöl gezegenleri zamanla su rezervlerini kaybederek yaşam için elverişsiz hale geliyor.NASA tarafından yapılan son araştırmalar, bilim kurgu dünyasında popüler olan çöl gezegenlerinin, yaşam barındırma ihtimalinin oldukça düşük olduğunu ortaya koydu.
“Dune” ve “Star Wars” gibi filmlerle tanınan bu kurak dünyalar, gerçekte yaşamın sürdürülebilmesi için gereken en temel kaynağı, yani suyu uzun vadede muhafaza edemiyor.Amerikan Jeofizik Birliği’nin 2024 yıllık konferansında sunulan ön bulgulara göre, yaşanabilir bölge olarak adlandırılan alanlarda yer alsalar bile, çöl gezegenleri zamanla su rezervlerini kaybederek yaşam için elverişsiz hale geliyor. Araştırmayı yürüten NASA ekibi, suyun bir gezegenin sıcaklığını düzenlemede kritik bir rol oynadığını ve yaşamın sürdürülebilmesi için istikrarlı bir iklimin şart olduğunu vurguluyor.Washington Üniversitesi doktora öğrencisi Haskelle Trigue White-Gianella, “Bir Dünya okyanusundan çok daha az suya sahip olan bu kurak gezegenler evrende yaygın olabilir. Ancak istikrarlı bir iklim için belirli bir su miktarına ihtiyaç var” dedi.Su Kaybı ve İklim KaosuAraştırma, az miktarda suya sahip gezegenlerin karbon döngülerinde bozulmalar yaşayabileceğini ve bu durumun iklim değişikliğini tetikleyebileceğini gösteriyor. Yüzeyinin yüzde 10’undan daha azı suyla kaplı gezegenler ise suyu koruyamadıkları için yaşanabilirliklerini hızla kaybediyor. Bu süreç, bir zamanlar yaşanabilir olduğu düşünülen Venüs’te de yaşanmış olabilir.NASA’nın Yaşanabilir Dünyalar Gözlemevi projesi, uzak güneş sistemlerinde yaşam potansiyeli olan gezegenleri incelemeyi sürdürüyor. Çalışmalar, suyun bir gezegenin yaşam barındırma olasılığında oynadığı hayati rolü daha iyi anlamayı hedefliyor.
Bu bulgular, çöl gezegenlerinde yaşam arayan bilim kurgu hayranlarını hayal kırıklığına uğratabilir, ancak aynı zamanda evrenin farklı köşelerinde yaşam arayışında yeni perspektifler sunuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nuVPIsMUdk2cMvek2mZ94w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>NASA, bilim, kurgu, filmlerindeki, yanılgıyı, açıkladı:, Yaşam, mümkün, değil</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nuVPIsMUdk2cMvek2mZ94w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="NASA bilim kurgu filmlerindeki yanılgıyı açıkladı: Yaşam mümkün değil!"><p>ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, Dune ve Star Wars gibi bilimkurgu serilerindeki büyük yanılgıyı açıklığa kavuşturdu. Son yapılan araştırmalara göre, yaşanabilir bölge olarak adlandırılan alanlarda yer alsalar bile, çöl gezegenleri zamanla su rezervlerini kaybederek yaşam için elverişsiz hale geliyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IcQ-EGv5mEGn6JDAAFGuUw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA tarafından yapılan son araştırmalar, bilim kurgu dünyasında popüler olan çöl gezegenlerinin, yaşam barındırma ihtimalinin oldukça düşük olduğunu ortaya koydu.
“Dune” ve “Star Wars” gibi filmlerle tanınan bu kurak dünyalar, gerçekte yaşamın sürdürülebilmesi için gereken en temel kaynağı, yani suyu uzun vadede muhafaza edemiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EJiKbnAsSUCppmV_sgJR0g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerikan Jeofizik Birliği’nin 2024 yıllık konferansında sunulan ön bulgulara göre, yaşanabilir bölge olarak adlandırılan alanlarda yer alsalar bile, çöl gezegenleri zamanla su rezervlerini kaybederek yaşam için elverişsiz hale geliyor. Araştırmayı yürüten NASA ekibi, suyun bir gezegenin sıcaklığını düzenlemede kritik bir rol oynadığını ve yaşamın sürdürülebilmesi için istikrarlı bir iklimin şart olduğunu vurguluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-fMw418bgUueWi6el_S5ag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Washington Üniversitesi doktora öğrencisi Haskelle Trigue White-Gianella, “Bir Dünya okyanusundan çok daha az suya sahip olan bu kurak gezegenler evrende yaygın olabilir. Ancak istikrarlı bir iklim için belirli bir su miktarına ihtiyaç var” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CNr7pX9wnk-DDyGIvuw9gw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Su Kaybı ve İklim KaosuAraştırma, az miktarda suya sahip gezegenlerin karbon döngülerinde bozulmalar yaşayabileceğini ve bu durumun iklim değişikliğini tetikleyebileceğini gösteriyor. Yüzeyinin yüzde 10’undan daha azı suyla kaplı gezegenler ise suyu koruyamadıkları için yaşanabilirliklerini hızla kaybediyor. Bu süreç, bir zamanlar yaşanabilir olduğu düşünülen Venüs’te de yaşanmış olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aI1A81C9O0qwko8eVCj1fQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA’nın Yaşanabilir Dünyalar Gözlemevi projesi, uzak güneş sistemlerinde yaşam potansiyeli olan gezegenleri incelemeyi sürdürüyor. Çalışmalar, suyun bir gezegenin yaşam barındırma olasılığında oynadığı hayati rolü daha iyi anlamayı hedefliyor.
Bu bulgular, çöl gezegenlerinde yaşam arayan bilim kurgu hayranlarını hayal kırıklığına uğratabilir, ancak aynı zamanda evrenin farklı köşelerinde yaşam arayışında yeni perspektifler sunuyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>46 milyon sterline kraliçe anıtı: Yapay zeka ve artırılmış gerçeklik içerebilir</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/46-milyon-sterline-kralice-aniti-yapay-zeka-ve-artirilmis-gerceklik-icerebilir</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/46-milyon-sterline-kralice-aniti-yapay-zeka-ve-artirilmis-gerceklik-icerebilir</guid>
<description><![CDATA[ Kraliçe II. Elizabeth’in anısını yaşatacak ulusal anıt, yapay zeka ve artırılmış gerçeklik gibi teknolojilerle donatılabilir. Organizatörler, Londra’nın St. James&#039;s Park’ında yer alacak ve maliyeti 46 milyon sterlini bulacak projenin modern unsurlarla geleceğe uygun bir şekilde tasarlanmasını hedefliyor. Anıt için tasarlanan projenin kraliçenin 100. doğum gününde açıklanması bekleniyor.Kraliçe II. Elizabeth’in anısını yaşatmak için yapılacak olan ulusal anıt,  yapay zeka, artırılmış gerçeklik ya da diğer yeni teknolojiler içerebilir.Sanatçılar, mimarlar ve mühendisler tasarım için yarışırken, komite üyeleri anıtın geleneksel tasarımların ötesine geçebileceğini vurguladı. 
Kraliçe’nin eski özel sekreteri Lord Janvrin&#039;in liderlik ettiği komite, özellikle gençlerden gelen önerilere dikkat çekerek dijital teknolojilere yönelik artan ilgiyi değerlendirmeyi amaçlıyor.Diana Ödülü Başkan Yardımcısı Alex Holmes, komitenin dijital devrimin potansiyelini incelediğini belirterek, “Hiçbir şey ihtimal dışı değil. Yapay zeka veya artırılmış gerçeklik gibi teknolojilerden gerçekten etkileniyoruz” dedi.Hükümetin projeye ayırdığı 23-46 milyon sterlinlik bütçe, kamuoyunda tartışma yaratırken, komite bütçenin verimli kullanılmasının öncelikli olduğunu ifade ediyor.Komite üyesi tarihçi Anna Keay, yüksek maliyete rağmen kaliteli bir anıt oluşturulmasının önemine dikkat çekerek, “Kimse ucuza mal edilmiş hayal kırıklığı yaratan bir projeyi takdir etmez” dedi.Komite, 2026’da Kraliçe’nin 100. doğum günü olan 21 Nisan’da nihai tasarımı duyurmayı planlıyor. Bu anıtın, geçmişe saygı duruşu niteliğinde olurken aynı zamanda geleceğe dönük bir miras bırakması hedefleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VxlRd5_Gs0i2_iawDRTaLg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>milyon, sterline, kraliçe, anıtı:, Yapay, zeka, artırılmış, gerçeklik, içerebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VxlRd5_Gs0i2_iawDRTaLg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="46 milyon sterline kraliçe anıtı: Yapay zeka ve artırılmış gerçeklik içerebilir"><p>Kraliçe II. Elizabeth’in anısını yaşatacak ulusal anıt, yapay zeka ve artırılmış gerçeklik gibi teknolojilerle donatılabilir. Organizatörler, Londra’nın St. James's Park’ında yer alacak ve maliyeti 46 milyon sterlini bulacak projenin modern unsurlarla geleceğe uygun bir şekilde tasarlanmasını hedefliyor. Anıt için tasarlanan projenin kraliçenin 100. doğum gününde açıklanması bekleniyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YMU42SuvZ0OxjDxkxjJn6g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kraliçe II. Elizabeth’in anısını yaşatmak için yapılacak olan ulusal anıt,  yapay zeka, artırılmış gerçeklik ya da diğer yeni teknolojiler içerebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rmVyYO5paEu_k5n7M2aTjQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sanatçılar, mimarlar ve mühendisler tasarım için yarışırken, komite üyeleri anıtın geleneksel tasarımların ötesine geçebileceğini vurguladı. 
Kraliçe’nin eski özel sekreteri Lord Janvrin'in liderlik ettiği komite, özellikle gençlerden gelen önerilere dikkat çekerek dijital teknolojilere yönelik artan ilgiyi değerlendirmeyi amaçlıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gmFw9Vkv10myzxXx2Dv-rw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Diana Ödülü Başkan Yardımcısı Alex Holmes, komitenin dijital devrimin potansiyelini incelediğini belirterek, “Hiçbir şey ihtimal dışı değil. Yapay zeka veya artırılmış gerçeklik gibi teknolojilerden gerçekten etkileniyoruz” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H5ZPYC4080y0S8rC6nfaWQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hükümetin projeye ayırdığı 23-46 milyon sterlinlik bütçe, kamuoyunda tartışma yaratırken, komite bütçenin verimli kullanılmasının öncelikli olduğunu ifade ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NiVL71OAMEiI8CF2Z5N6Dg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Komite üyesi tarihçi Anna Keay, yüksek maliyete rağmen kaliteli bir anıt oluşturulmasının önemine dikkat çekerek, “Kimse ucuza mal edilmiş hayal kırıklığı yaratan bir projeyi takdir etmez” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eVOOAe6_X0euHx_hqXm75Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Komite, 2026’da Kraliçe’nin 100. doğum günü olan 21 Nisan’da nihai tasarımı duyurmayı planlıyor. Bu anıtın, geçmişe saygı duruşu niteliğinde olurken aynı zamanda geleceğe dönük bir miras bırakması hedefleniyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Jeff Bezos, Elon Musk&amp;apos;a karşı: Blue Origin roketinin fırlatma tarihi belli oldu</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/jeff-bezos-elon-muska-karsi-blue-origin-roketinin-firlatma-tarihi-belli-oldu</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/jeff-bezos-elon-muska-karsi-blue-origin-roketinin-firlatma-tarihi-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Jeff Bezos&#039;ın uzay şirketi Blue Origin, New Glenn roketini fırlatmaya hazırlanıyor. 10 Ocak tarihinde fırlatılacağı açıklanan roket, SpaceX&#039;in Falcon 9 roketinde olduğu gibi denizdeki bir gemiye iniş yapacak. Milyarder Elon Musk&#039;ın uzay şirketi SpaceX&#039;e rakip olmak isteyen Bezos&#039;un roketi NG-1 olarak adlandırılan bu görevde, gelecekteki Blue Ring üretim uzay aracında kullanılacak yere dayalı radyometrik takip sistemini de test edecek.Blue Origin&#039;in güçlü New Glenn roketinin ilk görevine dair fırlatma tarihi nihayet belli oldu.
Planlar sorunsuz ilerlerse, New Glenn ilk uçuşunu 10 Ocak Cuma günü Florida&#039;daki Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonu&#039;ndan gerçekleştirecek.
Blue Origin&#039;in New Glenn Kıdemli Başkan Yardımcısı Jarrett Jones, hedef fırlatma tarihini duyurduğu açıklamada, şunları söyledi:
&quot;Bu bizim ilk uçuşumuz ve bunun için titizlikle hazırlandık. Ancak hiçbir yer testi ya da görev simülasyonu bu roketin uçuşunun yerini tutamaz. Artık uçma zamanı. Ne olursa olsun, bu süreçten öğrenip edindiğimiz bilgileri bir sonraki fırlatmamıza uygulayacağız.&quot;Amazon&#039;un kurucusu Jeff Bezos tarafından 2000 yılında kurulan Blue Origin, New Glenn roketini yaklaşık on yıldır geliştiriyor.
98 metre yüksekliğindeki bu roket, yeniden kullanılabilir bir ilk aşamaya sahip ve yaklaşık 50 tonluk yükü düşük Dünya yörüngesine (LEO) taşıyabiliyor.
Karşılaştırma yapmak gerekirse, SpaceX’in kısmen yeniden kullanılabilir Falcon Heavy roketi, düşük Dünya yörüngesine yaklaşık 70 ton yük taşıyabiliyor.Blue Origin, yaklaşan ilk görevi NG-1 olarak adlandırıyor.
New Glenn, bu uçuşta bir yük taşıyacak: şirketin &quot;Blue Ring&quot; uzay aracı platformunun test versiyonu.
Bu platform, müşteri yüklerini çeşitli yörüngelere ulaştırmak gibi görevler için tasarlandı.
Şirketin geçen ay yaptığı bir görev tanımına göre, bu test modeli Blue Ring’in iletişim yeteneklerini yörüngeden yere doğrulayacak.
Ayrıca Blue Origin şu bilgileri de ekledi:
&quot;Bu görev, uzayda kullanılan telemetri, takip ve komut donanımını, ayrıca gelecekteki Blue Ring üretim uzay aracında kullanılacak yere dayalı radyometrik takip sistemini test edecek. Pathfinder, New Glenn’in ikinci aşamasında kalacak ve altı saat sürmesi beklenen görev boyunca kullanılacak.&quot;NG-1 görevi, Blue Origin’in New Glenn roketini ABD hükümeti için ulusal güvenlik görevlerini fırlatmaya sertifikalandırma sürecine de katkı sağlayacak.
Genel olarak, yeni roketlerin bu tür görevler için onay alabilmesi adına iki başarılı uçuş gerçekleştirmesi gerekiyor.Blue Origin’in New Glenn roketi SpaceX’in Falcon 9 ve Falcon Heavy roketlerinde olduğu gibi denizdeki bir gemiye iniş yapacak.
Blue Origin, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
&quot;Temel hedefimiz, güvenli bir şekilde yörüngeye ulaşmak. İlk denememizde Atlantik Okyanusu’nda açık denizde bir itici inişi gerçekleştirmek iddialı bir hedef ancak bunu deneyeceğiz.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pNRnMCWXkEGaZHbfRcd8Dw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Jeff, Bezos, Elon, Muska, karşı:, Blue, Origin, roketinin, fırlatma, tarihi, belli, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pNRnMCWXkEGaZHbfRcd8Dw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Jeff Bezos, Elon Musk'a karşı: Blue Origin roketinin fırlatma tarihi belli oldu"><p>Jeff Bezos'ın uzay şirketi Blue Origin, New Glenn roketini fırlatmaya hazırlanıyor. 10 Ocak tarihinde fırlatılacağı açıklanan roket, SpaceX'in Falcon 9 roketinde olduğu gibi denizdeki bir gemiye iniş yapacak. Milyarder Elon Musk'ın uzay şirketi SpaceX'e rakip olmak isteyen Bezos'un roketi NG-1 olarak adlandırılan bu görevde, gelecekteki Blue Ring üretim uzay aracında kullanılacak yere dayalı radyometrik takip sistemini de test edecek.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fHUFXQV3PUOYKkzGOW6Mgg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Blue Origin'in güçlü New Glenn roketinin ilk görevine dair fırlatma tarihi nihayet belli oldu.
Planlar sorunsuz ilerlerse, New Glenn ilk uçuşunu 10 Ocak Cuma günü Florida'daki Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonu'ndan gerçekleştirecek.
Blue Origin'in New Glenn Kıdemli Başkan Yardımcısı Jarrett Jones, hedef fırlatma tarihini duyurduğu açıklamada, şunları söyledi:
"Bu bizim ilk uçuşumuz ve bunun için titizlikle hazırlandık. Ancak hiçbir yer testi ya da görev simülasyonu bu roketin uçuşunun yerini tutamaz. Artık uçma zamanı. Ne olursa olsun, bu süreçten öğrenip edindiğimiz bilgileri bir sonraki fırlatmamıza uygulayacağız."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9z1eltBT10KqMq5EArGl4g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amazon'un kurucusu Jeff Bezos tarafından 2000 yılında kurulan Blue Origin, New Glenn roketini yaklaşık on yıldır geliştiriyor.
98 metre yüksekliğindeki bu roket, yeniden kullanılabilir bir ilk aşamaya sahip ve yaklaşık 50 tonluk yükü düşük Dünya yörüngesine (LEO) taşıyabiliyor.
Karşılaştırma yapmak gerekirse, SpaceX’in kısmen yeniden kullanılabilir Falcon Heavy roketi, düşük Dünya yörüngesine yaklaşık 70 ton yük taşıyabiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dhIke_ITWEicd2ZGGEyV6Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Blue Origin, yaklaşan ilk görevi NG-1 olarak adlandırıyor.
New Glenn, bu uçuşta bir yük taşıyacak: şirketin "Blue Ring" uzay aracı platformunun test versiyonu.
Bu platform, müşteri yüklerini çeşitli yörüngelere ulaştırmak gibi görevler için tasarlandı.
Şirketin geçen ay yaptığı bir görev tanımına göre, bu test modeli Blue Ring’in iletişim yeteneklerini yörüngeden yere doğrulayacak.
Ayrıca Blue Origin şu bilgileri de ekledi:
"Bu görev, uzayda kullanılan telemetri, takip ve komut donanımını, ayrıca gelecekteki Blue Ring üretim uzay aracında kullanılacak yere dayalı radyometrik takip sistemini test edecek. Pathfinder, New Glenn’in ikinci aşamasında kalacak ve altı saat sürmesi beklenen görev boyunca kullanılacak."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6-o33X27FU-pRuzOOQkErw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NG-1 görevi, Blue Origin’in New Glenn roketini ABD hükümeti için ulusal güvenlik görevlerini fırlatmaya sertifikalandırma sürecine de katkı sağlayacak.
Genel olarak, yeni roketlerin bu tür görevler için onay alabilmesi adına iki başarılı uçuş gerçekleştirmesi gerekiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xsTtX7zQiE2dHWkV-UrYcw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Blue Origin’in New Glenn roketi SpaceX’in Falcon 9 ve Falcon Heavy roketlerinde olduğu gibi denizdeki bir gemiye iniş yapacak.
Blue Origin, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Temel hedefimiz, güvenli bir şekilde yörüngeye ulaşmak. İlk denememizde Atlantik Okyanusu’nda açık denizde bir itici inişi gerçekleştirmek iddialı bir hedef ancak bunu deneyeceğiz."</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>OpenAI CEO&amp;apos;suna kız kardeşinden cinsel istismar suçlaması: &amp;quot;Akıl sağlığı sorunları olan birinin bakımı çok zor&amp;quot;</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/openai-ceosuna-kiz-kardesinden-cinsel-istismar-suclamasi-akil-sagligi-sorunlari-olan-birinin-bakimi-cok-zor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/openai-ceosuna-kiz-kardesinden-cinsel-istismar-suclamasi-akil-sagligi-sorunlari-olan-birinin-bakimi-cok-zor</guid>
<description><![CDATA[ ABD merkezli yapay zeka araştırma şirketi OpenAI&#039;ın CEO&#039;su Sam Altman&#039;ın kız kardeşi cinsel istismar suçlaması ile abisine dava açtı. İddiaları ailesi ile yaptığı ortak açıklama ile yalanlayan Sam Altman, akıl sağlığı sorunları yaşayan bir aile üyesine bakmanın inanılmaz derecede zor olduğunu açıkladı.ChatGPT&#039;nin geliştiricisi OpenAI&#039;ın CEO&#039;su Sam Altman&#039;ın kız kardeşi Ann Altman, cinsel istismar suçlamasıyla abisine dava açtı.30 yaşındaki Ann Altman, 39 yaşındaki abisi Sam Altman’ın 1997 ile 2006 yılları arasında kendisine cinsel istismarda bulunduğunu iddia etti ve bunu mahkemeye taşıdı.6 Ocak&#039;ta Missouri&#039;nin Doğu Bölgesi&#039;ndeki bir ABD Bölge Mahkemesi&#039;ne sunulan davada, tacizin Ann Altman’ın 3 yaşında olduğu dönemde başladığı belirtildi. Öte yandan Sam Altman’ın, yetişkin olduğu dönemde de benzer istismar olaylarının yaşandığı öne sürüldü.Sam Altman, bu iddiayı X hesabından yaptığı bir paylaşımla reddetti. Ailesiyle yaptığı ortak açıklamada &quot;Tüm bu iddialar tamamen gerçek dışıdır. Ann’in tedaviyi reddetmesi ve gerçekten yardım etmeye çalışan aile üyelerine saldırması içimizi burkuyor. Ann’i elimizden gelen en iyi şekilde desteklemeye devam ederken, herkesten duruma anlayış göstermesini istiyoruz&quot; ifadelerine yer verildi.Davada, Ann Altman’ın yıllar süren istismarın yanı sıra cinsel saldırı da içerdiğini iddia ettiği belirtiliyor. Ann Altman, 75 bin dolar tazminat talep ettiği davanın jürili duruşmasını istiyor.Sam Altman, yapay zeka şirketi OpenAI’nin CEO’su olarak, teknoloji dünyasında tanınan bir isim. 2022 yılında ChatGPT yapay zeka sohbet robotunu piyasaya sürerek geniş çapta dikkat çekmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8knf1WUaBkGd59u3yvuurg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>OpenAI, CEOsuna, kız, kardeşinden, cinsel, istismar, suçlaması:, Akıl, sağlığı, sorunları, olan, birinin, bakımı, çok, zor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8knf1WUaBkGd59u3yvuurg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="OpenAI CEO'suna kız kardeşinden cinsel istismar suçlaması: " ak sa sorunlar olan birinin bak zor><p>ABD merkezli yapay zeka araştırma şirketi OpenAI'ın CEO'su Sam Altman'ın kız kardeşi cinsel istismar suçlaması ile abisine dava açtı. İddiaları ailesi ile yaptığı ortak açıklama ile yalanlayan Sam Altman, akıl sağlığı sorunları yaşayan bir aile üyesine bakmanın inanılmaz derecede zor olduğunu açıkladı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fVtwhsjyrUy2zrt36ASIOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ChatGPT'nin geliştiricisi OpenAI'ın CEO'su Sam Altman'ın kız kardeşi Ann Altman, cinsel istismar suçlamasıyla abisine dava açtı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GJR45PxpZEOvFQSt2fzmvA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>30 yaşındaki Ann Altman, 39 yaşındaki abisi Sam Altman’ın 1997 ile 2006 yılları arasında kendisine cinsel istismarda bulunduğunu iddia etti ve bunu mahkemeye taşıdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IwUn-1v2GU6V04PDXJmg3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>6 Ocak'ta Missouri'nin Doğu Bölgesi'ndeki bir ABD Bölge Mahkemesi'ne sunulan davada, tacizin Ann Altman’ın 3 yaşında olduğu dönemde başladığı belirtildi. Öte yandan Sam Altman’ın, yetişkin olduğu dönemde de benzer istismar olaylarının yaşandığı öne sürüldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E_aFhQFsV0yVBLIDD8eEag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sam Altman, bu iddiayı X hesabından yaptığı bir paylaşımla reddetti. Ailesiyle yaptığı ortak açıklamada "Tüm bu iddialar tamamen gerçek dışıdır. Ann’in tedaviyi reddetmesi ve gerçekten yardım etmeye çalışan aile üyelerine saldırması içimizi burkuyor. Ann’i elimizden gelen en iyi şekilde desteklemeye devam ederken, herkesten duruma anlayış göstermesini istiyoruz" ifadelerine yer verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7xuE3UxJtki9fKdWY-UPYQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Davada, Ann Altman’ın yıllar süren istismarın yanı sıra cinsel saldırı da içerdiğini iddia ettiği belirtiliyor. Ann Altman, 75 bin dolar tazminat talep ettiği davanın jürili duruşmasını istiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pBcREnWeI0yshv4tFlmlUA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sam Altman, yapay zeka şirketi OpenAI’nin CEO’su olarak, teknoloji dünyasında tanınan bir isim. 2022 yılında ChatGPT yapay zeka sohbet robotunu piyasaya sürerek geniş çapta dikkat çekmişti.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zuckerberg&amp;apos;den teyit uygulaması kararı: Sosyal medyada yalanlar çağı mı başlıyor?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/zuckerbergden-teyit-uygulamasi-karari-sosyal-medyada-yalanlar-cagi-mi-basliyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/zuckerbergden-teyit-uygulamasi-karari-sosyal-medyada-yalanlar-cagi-mi-basliyor</guid>
<description><![CDATA[ Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg, ifade özgürlüğünü artırmak için Instagram ve Facebook&#039;taki paylaşımların artık gerçek denetleyiciler tarafından teyitlenmeyeceğini açıkladı. Şirket, doğruluk kontrolü programını sonlandırarak, X/Twitter&#039;ın Topluluk Notları özelliğine benzer bir modeli uygulamaya koyacak. Ayrıca Meta kullanıcıların akışına daha fazla politik içerikler önermeyi hedefliyor. Zuckerberg yaptığı açıklamada, “Köklerimize dönüyoruz ve platformlarımızda ifade özgürlüğünü yeniden tesis ediyoruz” dedi. Yeni sistemin ilk olarak ABD’den başlayarak dünya çapında uygulanacağı belirtildi.Mark Zuckerberg, Facebook, Instagram ve Threads&#039;in artık gerçek denetleyiciler tarafından denetlenmeyeceğini duyurdu.
Zuckerberg, değişikliklerin politik ve sosyal ortamın değişen dinamikleri ile ifade özgürlüğünü benimseme arzusundan kaynaklandığını belirtti.Şirketin CEO&#039;su, Meta’nın güvenilir ortaklarla yürüttüğü doğruluk kontrolü programını sonlandıracağını ve bunun yerine X&#039;in Topluluk notları sistemine benzer, topluluk tarafından yönlendirilen bir sistem getireceğini açıkladı.
Şirket ayrıca politik konularla ilgili içerik moderasyon politikalarını değiştirecek ve kullanıcıların akışlarındaki politik içerik miktarını azaltmaya yönelik önceki değişiklikleri geri alacak.
Bu değişiklikler, her biri milyarlarca kullanıcıya sahip olan Facebook ve Instagram gibi dünyanın en büyük sosyal medya platformlarını etkileyecek.Zuckerberg yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Köklerimize dönüp hataları azaltmaya, politikalarımızı sadeleştirmeye ve platformlarımızda ifade özgürlüğünü yeniden tesis etmeye odaklanacağız. Daha spesifik olmak gerekirse, doğruluk kontrol sisteminden vazgeçiyoruz ve bunun yerine X’e benzer topluluk notlarını devreye sokuyoruz. İlk olarak ABD’den başlayacağız.”
Zuckerberg, bu kararın alınmasında ABD&#039;deki başkanlık seçimlerinin önemli bir etkisi olduğunu ve hükümetler ile geleneksel medyanın giderek artan şekilde sansürü teşvik ettiğini öne sürdü.Zuckerberg, şirketin içerik moderasyonu için oluşturduğu sistemlerin çok karmaşık hale geldiğini ve bu nedenle hatalar yaptığını belirtti.
CEO Mark, “Çok karmaşık sistemler kurduk, ancak karmaşık sistemlerin sorunu şu ki, hata yapıyorlar. Sadece yüzde 1’lik bir hata oranı bile milyonlarca insanı etkileyebilir ve artık bu kadar çok hata ve sansür kabul edilemez bir noktaya ulaştı.&quot; dedi.
Meta, özellikle uyuşturucu, terörizm ve çocuk istismarı ile ilgili içerikleri sert bir şekilde denetlemeye devam edeceğini belirtti.
Ancak, göçmenlik ve toplumsal cinsiyet gibi tartışmalı konularla ilgili bazı içerik politikaları kaldırılacak.
Meta, yüksek derecede ciddi ihlallere odaklanmak için otomatik moderasyon sistemlerini yeniden yapılandıracak ve diğer ihlallerin kullanıcılar tarafından rapor edilmesini isteyecek.X&#039;in Topluluk Notları sistemi, CEO Elon Musk tarafından dezenformasyonla mücadele etmek için getirilmişti.
Ancak, bu sistem doğruluk kontrolü, trolleme ve diğer topluluk temelli davranışların bir karışımını da beraberinde getirdi.Meta, kullanıcıların stresli olduğunu belirttiği politik içeriklerin akışa düşmesini ve önerilmesini durdurmuştu.
Ancak Zuckerberg, bu tür içeriklere yönelik talebin yeniden arttığını ifade ederek, bu içeriklerin Facebook, Instagram ve Threads’e kademeli olarak geri döneceğini belirtti.Multi-milyarder Zuckerberg Kasım ayında ABD&#039;deki seçimler öncesinde Trump ile Mar-a-Lago&#039;daki malikanesinde bir araya gelmiş, ardından Meta Trump&#039;ın açılış fonuna 1 milyon sterlin bağışta bulunmuştu. 
Zuckerberg, ifade özgürlüğünü dünya genelinde teşvik etmek için Trump yönetimiyle çalışacaklarını belirtti.
Meta CEO&#039;su, &quot;Amerikan şirketlerine yönelik sansür girişimlerine karşı ABD hükümetinin desteği olmadan bu küresel eğilime karşı koyamayız.” dedi.
Meta’nın hükümetle ilişkileri, son yıllarda özellikle seçim müdahalesi ve COVID-19 içerik denetimi gibi konularda yoğun bir şekilde sorgulanmıştı.
Zuckerberg, FBI ve diğer devlet kurumlarıyla yapılan görüşmeleri savunarak, bu tür kurumların “meşru” olduğunu ifade etmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Eac_-oS2yE-t5fhMwfuC6g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zuckerbergden, teyit, uygulaması, kararı:, Sosyal, medyada, yalanlar, çağı, mı, başlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Eac_-oS2yE-t5fhMwfuC6g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zuckerberg'den teyit uygulaması kararı: Sosyal medyada yalanlar çağı mı başlıyor?"><p>Meta CEO'su Mark Zuckerberg, ifade özgürlüğünü artırmak için Instagram ve Facebook'taki paylaşımların artık gerçek denetleyiciler tarafından teyitlenmeyeceğini açıkladı. Şirket, doğruluk kontrolü programını sonlandırarak, X/Twitter'ın Topluluk Notları özelliğine benzer bir modeli uygulamaya koyacak. Ayrıca Meta kullanıcıların akışına daha fazla politik içerikler önermeyi hedefliyor. Zuckerberg yaptığı açıklamada, “Köklerimize dönüyoruz ve platformlarımızda ifade özgürlüğünü yeniden tesis ediyoruz” dedi. Yeni sistemin ilk olarak ABD’den başlayarak dünya çapında uygulanacağı belirtildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/279JY6ZzlE2CEvlkRB1WiA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mark Zuckerberg, Facebook, Instagram ve Threads'in artık gerçek denetleyiciler tarafından denetlenmeyeceğini duyurdu.
Zuckerberg, değişikliklerin politik ve sosyal ortamın değişen dinamikleri ile ifade özgürlüğünü benimseme arzusundan kaynaklandığını belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mYLvu7rRiEeipC9xTWqCUg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şirketin CEO'su, Meta’nın güvenilir ortaklarla yürüttüğü doğruluk kontrolü programını sonlandıracağını ve bunun yerine X'in Topluluk notları sistemine benzer, topluluk tarafından yönlendirilen bir sistem getireceğini açıkladı.
Şirket ayrıca politik konularla ilgili içerik moderasyon politikalarını değiştirecek ve kullanıcıların akışlarındaki politik içerik miktarını azaltmaya yönelik önceki değişiklikleri geri alacak.
Bu değişiklikler, her biri milyarlarca kullanıcıya sahip olan Facebook ve Instagram gibi dünyanın en büyük sosyal medya platformlarını etkileyecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5C-qSxp5CECzL1KDH-y-Kw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zuckerberg yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Köklerimize dönüp hataları azaltmaya, politikalarımızı sadeleştirmeye ve platformlarımızda ifade özgürlüğünü yeniden tesis etmeye odaklanacağız. Daha spesifik olmak gerekirse, doğruluk kontrol sisteminden vazgeçiyoruz ve bunun yerine X’e benzer topluluk notlarını devreye sokuyoruz. İlk olarak ABD’den başlayacağız.”
Zuckerberg, bu kararın alınmasında ABD'deki başkanlık seçimlerinin önemli bir etkisi olduğunu ve hükümetler ile geleneksel medyanın giderek artan şekilde sansürü teşvik ettiğini öne sürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rXiQMrK98EKBjNmqpdaoUg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zuckerberg, şirketin içerik moderasyonu için oluşturduğu sistemlerin çok karmaşık hale geldiğini ve bu nedenle hatalar yaptığını belirtti.
CEO Mark, “Çok karmaşık sistemler kurduk, ancak karmaşık sistemlerin sorunu şu ki, hata yapıyorlar. Sadece yüzde 1’lik bir hata oranı bile milyonlarca insanı etkileyebilir ve artık bu kadar çok hata ve sansür kabul edilemez bir noktaya ulaştı." dedi.
Meta, özellikle uyuşturucu, terörizm ve çocuk istismarı ile ilgili içerikleri sert bir şekilde denetlemeye devam edeceğini belirtti.
Ancak, göçmenlik ve toplumsal cinsiyet gibi tartışmalı konularla ilgili bazı içerik politikaları kaldırılacak.
Meta, yüksek derecede ciddi ihlallere odaklanmak için otomatik moderasyon sistemlerini yeniden yapılandıracak ve diğer ihlallerin kullanıcılar tarafından rapor edilmesini isteyecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JdtVzYQGrUCNqaIXzvoFOw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>X'in Topluluk Notları sistemi, CEO Elon Musk tarafından dezenformasyonla mücadele etmek için getirilmişti.
Ancak, bu sistem doğruluk kontrolü, trolleme ve diğer topluluk temelli davranışların bir karışımını da beraberinde getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Sc5JAWv2REmd4uUpnkZ98g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meta, kullanıcıların stresli olduğunu belirttiği politik içeriklerin akışa düşmesini ve önerilmesini durdurmuştu.
Ancak Zuckerberg, bu tür içeriklere yönelik talebin yeniden arttığını ifade ederek, bu içeriklerin Facebook, Instagram ve Threads’e kademeli olarak geri döneceğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CkZzMe8hck-8FFAUdyns6w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Multi-milyarder Zuckerberg Kasım ayında ABD'deki seçimler öncesinde Trump ile Mar-a-Lago'daki malikanesinde bir araya gelmiş, ardından Meta Trump'ın açılış fonuna 1 milyon sterlin bağışta bulunmuştu. 
Zuckerberg, ifade özgürlüğünü dünya genelinde teşvik etmek için Trump yönetimiyle çalışacaklarını belirtti.
Meta CEO'su, "Amerikan şirketlerine yönelik sansür girişimlerine karşı ABD hükümetinin desteği olmadan bu küresel eğilime karşı koyamayız.” dedi.
Meta’nın hükümetle ilişkileri, son yıllarda özellikle seçim müdahalesi ve COVID-19 içerik denetimi gibi konularda yoğun bir şekilde sorgulanmıştı.
Zuckerberg, FBI ve diğer devlet kurumlarıyla yapılan görüşmeleri savunarak, bu tür kurumların “meşru” olduğunu ifade etmişti.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>En ucuz iPhone modeli geliyor! Apple&amp;apos;nin yeni telefonunun çıkış tarihi belli oldu</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/en-ucuz-iphone-modeli-geliyor-applenin-yeni-telefonunun-cikis-tarihi-belli-oldu</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/en-ucuz-iphone-modeli-geliyor-applenin-yeni-telefonunun-cikis-tarihi-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Apple, üç yıl aradan sonra iPhone SE&#039;nin yeni modelini için hazırlıklarını hızlandırdı. Yeni yılda ekonomik olarak elini güçlendirmek isteyen şirketin iPhone 14&#039;e benzer tasarımla en ucuz modelini piyasaya sunması bekleniyor. Apple&#039;ın yapay zeka özelliğini de kullanıcılara sunacağı tahmin ediliyor. Peki yeni iPhone SE 4 ne kadar olacak? iPhone SE 4&#039;ün özellikleri neler ve ne zaman çıkacak? İşte ayrıntılar...Apple, üç yıllık aradan sonra iPhone SE&#039;nin yeni modelini piyasaya sürmeye hazırlanıyor.
Cihazın, en ucuz iPhone olması bekleniyor.Popüler Apple analisti Mark Gurman tarafından yapılan paylaşımlarda öncesinde iPhone SE 4 modelinin 2025’in ilk yarısında tanıtılacağı belirtilirken bu tarihlerin ilkbahar döneminde olabileceği söyleniyordu.Şimdi yaptığı açıklamalarla birlikte ise Apple’ın yeni iPad’leri ve iPhone SE 4’ü Nisan ayına kadar tanıtacağı belli oldu.Amerikalı şirket yeni yılda ekonomik olarak elini güçlendirmek istiyor.Yeni model, iPhone 14’e benzer bir tasarımla çıkış yapabilir.
Bu da iPhone SE 4&#039;ün 6.1 inç OLED ekran, düz kenar tasarımı, Face ID ve çentiğe sahip olacağı anlamına geliyor.
Ancak, iPhone 14’ün aksine, bu modelin çift kamera yerine tek bir kamera bulunduracağı tahmin ediliyor.iPhone SE 4&#039;ün 499 dolardan satışa sunulması bekleniyor.
Yeni iPhone SE piyasaya sürüldükten sonra, Apple’ın iPhone 14’ü satıştan kaldırması bekleniyor.Mark Gurman’a göre, yeni iPhone SE’nin Apple Intelligence desteği sunması bekleniyor.
Bu da muhtemelen A18 çip ve 8 GB RAM ile sağlanacak.
Apple’ın, bu özellikleri en ucuz yeni iPhone modeline bile getirmek istemesi dikkat çekiyor.
Apple Intelligence, Yazı Araçları, Fotoğraf Temizleme, Genmoji, Görüntü Oyun Alanı, Bildirim Özetleri ve tamamen yeni bir Siri gibi birçok yeni özellik sunuyor.iPhone SE 4, Lightning bağlantısından USB-C’ye geçecek.
Bu değişikliğin, AB düzenlemelerinin tüm cihazlarda birleşik bir bağlantı noktası (USB-C) kullanılmasını şart koşması nedeniyle gerçekleşeceği belirtiliyor.
Apple, geçen yıl iPhone 15 serisiyle USB-C’ye geçmişti ve iPhone SE 4, bu geçişi tamamlayan son iPhone modeli olacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/au9NGFNvI0m3BIfHVNcQWA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ucuz, iPhone, modeli, geliyor, Applenin, yeni, telefonunun, çıkış, tarihi, belli, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/au9NGFNvI0m3BIfHVNcQWA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="En ucuz iPhone modeli geliyor! Apple'nin yeni telefonunun çıkış tarihi belli oldu"><p>Apple, üç yıl aradan sonra iPhone SE'nin yeni modelini için hazırlıklarını hızlandırdı. Yeni yılda ekonomik olarak elini güçlendirmek isteyen şirketin iPhone 14'e benzer tasarımla en ucuz modelini piyasaya sunması bekleniyor. Apple'ın yapay zeka özelliğini de kullanıcılara sunacağı tahmin ediliyor. Peki yeni iPhone SE 4 ne kadar olacak? iPhone SE 4'ün özellikleri neler ve ne zaman çıkacak? İşte ayrıntılar...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/igjmaOC1nUygiqLbab_nrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Apple, üç yıllık aradan sonra iPhone SE'nin yeni modelini piyasaya sürmeye hazırlanıyor.
Cihazın, en ucuz iPhone olması bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VCIZmVWeT0GYS-DKQX0B2w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Popüler Apple analisti Mark Gurman tarafından yapılan paylaşımlarda öncesinde iPhone SE 4 modelinin 2025’in ilk yarısında tanıtılacağı belirtilirken bu tarihlerin ilkbahar döneminde olabileceği söyleniyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rk6OmnUPJEmPMZ4izs-F3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şimdi yaptığı açıklamalarla birlikte ise Apple’ın yeni iPad’leri ve iPhone SE 4’ü Nisan ayına kadar tanıtacağı belli oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-86HHEzMokenXSEM6ARGew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerikalı şirket yeni yılda ekonomik olarak elini güçlendirmek istiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qWMIztsaO02OQt9-PSxTig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeni model, iPhone 14’e benzer bir tasarımla çıkış yapabilir.
Bu da iPhone SE 4'ün 6.1 inç OLED ekran, düz kenar tasarımı, Face ID ve çentiğe sahip olacağı anlamına geliyor.
Ancak, iPhone 14’ün aksine, bu modelin çift kamera yerine tek bir kamera bulunduracağı tahmin ediliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tMB2bIuVnUaCXRScGzZahQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>iPhone SE 4'ün 499 dolardan satışa sunulması bekleniyor.
Yeni iPhone SE piyasaya sürüldükten sonra, Apple’ın iPhone 14’ü satıştan kaldırması bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IMXxxV6ocE6oEFA0iniYcA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mark Gurman’a göre, yeni iPhone SE’nin Apple Intelligence desteği sunması bekleniyor.
Bu da muhtemelen A18 çip ve 8 GB RAM ile sağlanacak.
Apple’ın, bu özellikleri en ucuz yeni iPhone modeline bile getirmek istemesi dikkat çekiyor.
Apple Intelligence, Yazı Araçları, Fotoğraf Temizleme, Genmoji, Görüntü Oyun Alanı, Bildirim Özetleri ve tamamen yeni bir Siri gibi birçok yeni özellik sunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-YTDsOm-MUyJVGMvPxJpww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>iPhone SE 4, Lightning bağlantısından USB-C’ye geçecek.
Bu değişikliğin, AB düzenlemelerinin tüm cihazlarda birleşik bir bağlantı noktası (USB-C) kullanılmasını şart koşması nedeniyle gerçekleşeceği belirtiliyor.
Apple, geçen yıl iPhone 15 serisiyle USB-C’ye geçmişti ve iPhone SE 4, bu geçişi tamamlayan son iPhone modeli olacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1Jpe6tLJXE2rUvsleXhTeg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mısır&amp;apos;da  4 bin yıllık tarihi keşif: Saray başhekiminin &amp;quot;büyüleyici&amp;quot; mezarı!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/misirda-4-bin-yillik-tarihi-kesif-saray-bashekiminin-buyuleyici-mezari</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/misirda-4-bin-yillik-tarihi-kesif-saray-bashekiminin-buyuleyici-mezari</guid>
<description><![CDATA[ Mısır’ın Sakkara mezarlığında yapılan kazılarda, yaklaşık 4 bin yıl önce yaşamış olan Teti Neb Fu’nun mezarı ve lahdi ortaya çıkarıldı. Antik Mısır’da kraliyet doktoru, rahip ve &quot;büyücü&quot; gibi saygın unvanlara sahip olan Teti Neb Fu, dönemin tıp ve mistik uygulamalarında önemli bir figür olarak kabul ediliyor.Mısır’ın tarihi Sakkara mezarlığında yapılan kazılarda, yaklaşık 4 bin yıl önce yaşamış ünlü bir kraliyet doktorunun büyüleyici yaşamına ışık tutarak Antik Mısır’ın tıp ve inanç dünyasına dair yeni bilgiler ortaya çıkardı.Arkeologlara göre, Teti Neb Fu’nun mezarı Kral Pepi II dönemine, yani MÖ 2305-2118 yıllarına tarihleniyor.
Mezar, Antik Mısır’ın altıncı hanedanına ait kraliyet mensuplarının mezarlarıyla birlikte keşfedildi. Lahit üzerindeki yazılar, Teti Neb Fu’nun &quot;saray başhekimi&quot;, &quot;tıbbi bitkiler müdürü&quot; ve &quot;baş diş hekimi&quot; gibi unvanlara sahip olduğunu gösteriyor.Teti Neb Fu’nun mezarı, çarpıcı sanat eserleriyle süslenmiş durumda. Mezar duvarlarında çanak çömlekler, mücevherler, cenaze töreni sahneleri ve boyalı bir &quot;sahte kapı&quot; yer alıyor. Ayrıca, Eski Mısır kültürünün günlük yaşamına dair eşsiz bir bakış sunuyor.Lahitte yazılı unvanlara göre Teti Neb Fu, zehirli akrep ve yılan ısırıklarını iyileştiren tanrıça Serket’in rahibi ve &quot;büyücüsü&quot; olarak da tanınıyordu.
Bu, onun dönemin tıp uygulamalarında ileri düzeyde bir şifacı olarak görüldüğünü ve mistik yöntemlerle şifa verdiğini gösteriyor.Antik Mısırlılar, tıbbi bilgileriyle çağlarının ötesindeydi. Eski metinler, onların diş dolguları yapabildiğini, kadın hastalıklarını tedavi ettiğini ve hatta diyabet ile kanseri teşhis edebildiğini ortaya koyuyor. Yakın zamanda yapılan bir araştırmada, Mısırlıların dini ritüellerle modern cerrahiye benzeyen işlemler uyguladığına dair kanıtlar bulundu.Yaklaşık 7,3 x 1 kilometrelik bir alanı kapsayan Sakkara, Antik Mısır kraliyet ailesinin en önemli mezarlıklarından biri olarak kabul ediliyor. Dünyanın en eski piramidi olarak bilinen Djoser Basamaklı Piramidi de burada yer alıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/195b41T2l0qGrSton2Krcg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Mısırda, bin, yıllık, tarihi, keşif:, Saray, başhekiminin, büyüleyici, mezarı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/195b41T2l0qGrSton2Krcg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Mısır'da  4 bin yıllık tarihi keşif: Saray başhekiminin " b mezar><p>Mısır’ın Sakkara mezarlığında yapılan kazılarda, yaklaşık 4 bin yıl önce yaşamış olan Teti Neb Fu’nun mezarı ve lahdi ortaya çıkarıldı. Antik Mısır’da kraliyet doktoru, rahip ve "büyücü" gibi saygın unvanlara sahip olan Teti Neb Fu, dönemin tıp ve mistik uygulamalarında önemli bir figür olarak kabul ediliyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hvgmsstcv0egA8tTjKDwiw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mısır’ın tarihi Sakkara mezarlığında yapılan kazılarda, yaklaşık 4 bin yıl önce yaşamış ünlü bir kraliyet doktorunun büyüleyici yaşamına ışık tutarak Antik Mısır’ın tıp ve inanç dünyasına dair yeni bilgiler ortaya çıkardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/emQSBfq0GUal5hBbo1Z0Lw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Arkeologlara göre, Teti Neb Fu’nun mezarı Kral Pepi II dönemine, yani MÖ 2305-2118 yıllarına tarihleniyor.
Mezar, Antik Mısır’ın altıncı hanedanına ait kraliyet mensuplarının mezarlarıyla birlikte keşfedildi. Lahit üzerindeki yazılar, Teti Neb Fu’nun "saray başhekimi", "tıbbi bitkiler müdürü" ve "baş diş hekimi" gibi unvanlara sahip olduğunu gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HTSsyTojXUu21YiOo8BGsA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Teti Neb Fu’nun mezarı, çarpıcı sanat eserleriyle süslenmiş durumda. Mezar duvarlarında çanak çömlekler, mücevherler, cenaze töreni sahneleri ve boyalı bir "sahte kapı" yer alıyor. Ayrıca, Eski Mısır kültürünün günlük yaşamına dair eşsiz bir bakış sunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NGdkcYEaP0K0MuYWoI6jyA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Lahitte yazılı unvanlara göre Teti Neb Fu, zehirli akrep ve yılan ısırıklarını iyileştiren tanrıça Serket’in rahibi ve "büyücüsü" olarak da tanınıyordu.
Bu, onun dönemin tıp uygulamalarında ileri düzeyde bir şifacı olarak görüldüğünü ve mistik yöntemlerle şifa verdiğini gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Yem2GL3cU02P9NSm_dgQZQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Antik Mısırlılar, tıbbi bilgileriyle çağlarının ötesindeydi. Eski metinler, onların diş dolguları yapabildiğini, kadın hastalıklarını tedavi ettiğini ve hatta diyabet ile kanseri teşhis edebildiğini ortaya koyuyor. Yakın zamanda yapılan bir araştırmada, Mısırlıların dini ritüellerle modern cerrahiye benzeyen işlemler uyguladığına dair kanıtlar bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gJYWT9GMdU-29_nd0MM7XQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yaklaşık 7,3 x 1 kilometrelik bir alanı kapsayan Sakkara, Antik Mısır kraliyet ailesinin en önemli mezarlıklarından biri olarak kabul ediliyor. Dünyanın en eski piramidi olarak bilinen Djoser Basamaklı Piramidi de burada yer alıyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Farklılık doğuştan geliyor: Kadınlarda gri, erkeklerde beyaz madde baskın!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/farklilik-dogustan-geliyor-kadinlarda-gri-erkeklerde-beyaz-madde-baskin</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/farklilik-dogustan-geliyor-kadinlarda-gri-erkeklerde-beyaz-madde-baskin</guid>
<description><![CDATA[ Cambridge Üniversitesi liderliğinde yapılan ve 500’den fazla yenidoğanın beyin taramalarını inceleyen kapsamlı bir araştırma, erkek ve kadın beyinlerinin doğumdan itibaren farklı şekillerde programlandığını ortaya koydu.Yapılan yeni bir araştırma erkek ve kadın beyinlerinin doğumdan itibaren farklı şekilde geliştiğini ortaya koydu.
Yenidoğan beyin anatomisi üzerine yapılmış en büyük çalışmalardan biri olarak tanımlanan çalışmada bilim insanları, 500&#039;den fazla bebeğin baş taramalarını inceledi.Yapılan taramalarda kız bebeklerin beyinlerinde daha fazla gri madde, erkek bebeklerin beyinlerinde ise daha fazla beyaz madde olduğu tespit edildi.
Gri madde, hafıza, duygular ve bilgi işleme gibi zihinsel işlevlerde kritik bir rol oynadığı, beyaz maddenin ise  beyin hücreleri arasında bilgi aktarımını hızlandırarak vücudun bilgi işleme kapasitesini artırdığı belirtildi.Araştırmanın baş yazarı Yumnah Khan, &quot;Doğumda gözlemlenen cinsiyet farklılıklarının yetişkinliğe kadar uzandığı görülüyor&quot; açıklamasıyla bulguların uzun vadeli etkilerine dikkat çekti.King&#039;s College London, Imperial College London ve Oxford Üniversitesi&#039;nin ortaklığıyla yürütülen çalışma, bugüne kadar yenidoğan beyin anatomisi üzerine yapılan en geniş kapsamlı araştırma olarak tanımlanıyor. Araştırmada, 0-28 günlük 514 bebeğin (236 kız ve 278 erkek) beyin hacimleri MRI ile incelendi.Sonuçlar, erkek bebeklerin beyin hacimlerinin genel olarak kız bebeklere göre daha büyük olduğunu ortaya koyarken, cinsiyete dayalı duyusal işleme ve motor kontrol farklılıklarına da dikkat çekti.Kadınların duygusal farkındalığı ve hafıza işleme yetenekleri daha gelişmişken, erkeklerin yön bulma becerileri ve fiziksel çevre farkındalıkları öne çıkıyor.Bilim insanları, bu farklılıkların anne karnında ortaya çıkmaya başladığını ancak doğumdan sonra daha belirgin hale geldiğini düşünüyor.
Biology of Sex Differences dergisinde yayımlanan araştırma, beynin cinsiyete dayalı farklılıklarını anlamak adına yeni bir kilometre taşı olarak görülüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8wpXbqMIHUGtVdBPeVLvDA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Farklılık, doğuştan, geliyor:, Kadınlarda, gri, erkeklerde, beyaz, madde, baskın</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8wpXbqMIHUGtVdBPeVLvDA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Farklılık doğuştan geliyor: Kadınlarda gri, erkeklerde beyaz madde baskın!"><p>Cambridge Üniversitesi liderliğinde yapılan ve 500’den fazla yenidoğanın beyin taramalarını inceleyen kapsamlı bir araştırma, erkek ve kadın beyinlerinin doğumdan itibaren farklı şekillerde programlandığını ortaya koydu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3D3lWM22D0qfZjYuEy6fxg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yapılan yeni bir araştırma erkek ve kadın beyinlerinin doğumdan itibaren farklı şekilde geliştiğini ortaya koydu.
Yenidoğan beyin anatomisi üzerine yapılmış en büyük çalışmalardan biri olarak tanımlanan çalışmada bilim insanları, 500'den fazla bebeğin baş taramalarını inceledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/41eyOefNMUKGZOq5RmMLVw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yapılan taramalarda kız bebeklerin beyinlerinde daha fazla gri madde, erkek bebeklerin beyinlerinde ise daha fazla beyaz madde olduğu tespit edildi.
Gri madde, hafıza, duygular ve bilgi işleme gibi zihinsel işlevlerde kritik bir rol oynadığı, beyaz maddenin ise  beyin hücreleri arasında bilgi aktarımını hızlandırarak vücudun bilgi işleme kapasitesini artırdığı belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iwEzzyO2cUusOm2FYCWJuQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmanın baş yazarı Yumnah Khan, "Doğumda gözlemlenen cinsiyet farklılıklarının yetişkinliğe kadar uzandığı görülüyor" açıklamasıyla bulguların uzun vadeli etkilerine dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mEDRhxv_NU2kFLFeE5LuKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>King's College London, Imperial College London ve Oxford Üniversitesi'nin ortaklığıyla yürütülen çalışma, bugüne kadar yenidoğan beyin anatomisi üzerine yapılan en geniş kapsamlı araştırma olarak tanımlanıyor. Araştırmada, 0-28 günlük 514 bebeğin (236 kız ve 278 erkek) beyin hacimleri MRI ile incelendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Kgt6M1i7jUyDrT8xgruhdw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sonuçlar, erkek bebeklerin beyin hacimlerinin genel olarak kız bebeklere göre daha büyük olduğunu ortaya koyarken, cinsiyete dayalı duyusal işleme ve motor kontrol farklılıklarına da dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0GNhL7OiSEeJvDKDY3QdgA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kadınların duygusal farkındalığı ve hafıza işleme yetenekleri daha gelişmişken, erkeklerin yön bulma becerileri ve fiziksel çevre farkındalıkları öne çıkıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J7YXYw_QAUaegtewsuFMAQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bilim insanları, bu farklılıkların anne karnında ortaya çıkmaya başladığını ancak doğumdan sonra daha belirgin hale geldiğini düşünüyor.
Biology of Sex Differences dergisinde yayımlanan araştırma, beynin cinsiyete dayalı farklılıklarını anlamak adına yeni bir kilometre taşı olarak görülüyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>4 milyar ışık yılı uzakta: Evrenin en büyük yıldız topluluğu görüntülendi</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/4-milyar-isik-yili-uzakta-evrenin-en-buyuk-yildiz-toplulugu-goeruntulendi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/4-milyar-isik-yili-uzakta-evrenin-en-buyuk-yildiz-toplulugu-goeruntulendi</guid>
<description><![CDATA[ James Webb Uzay Teleskobu, gözlemlenebilir evrenin yarısındaki bir galakside 44 ayrı yıldızın görüntüsünü yakalayarak gökbilimcileri büyüledi. Arizona Eyalet Üniversitesi’nden Rogier Windhorst, &quot;Webb&#039;in onları bu kadar çok sayıda görebileceğini hiç hayal etmemiştim. Webb hepimizi şaşırtmaya devam ediyor.&quot; dedi. Ejderha adı verilen galaksiye ait bu yıldızlar, yaşamlarının son aşamalarında kırmızı süper devler olarak tanımlandı. Yaklaşık 4 milyar ışık yılı uzaklıktaki bu keşif, evrendeki en büyük yıldız topluluğu olarak kayda geçti.James Webb Uzay Teleskobu (JWST) gözlemlenebilir evrenin yarısındaki bir galakside 44 ayrı yıldızın görüntülerini yakaladı.
&quot;HEPİMİZİ ŞAŞIRTMAYA DEVAM EDİYOR&quot;
Keşif ekibinin bir parçası olan Arizona Eyalet Üniversitesi&#039;nden gökbilimci Rogier Windhorst yaptığı açıklamada, &quot;Webb&#039;in onları bu kadar çok sayıda görebileceğini hiç hayal etmemiştim ve şimdi burada, sadece bir yıl arayla çekilen görüntülerde bu yıldızların gecenin içindeki ateş böcekleri gibi bir görünüp bir kaybolduğunu gözlemliyoruz. Webb hepimizi şaşırtmaya devam ediyor.&quot; dedi.Yeni keşfedilen 44 yıldız uzak evrende şimdiye kadar gözlemlenen en büyük yıldız topluluğu.
Işığı görüntünün sol ortasında yer alan ve Ejderha olarak adlandırılan çarpıcı uzunluktaki filize dönüşmüş olan uzak, gizli bir galaksiye aittir.
Ejderha&#039;nın ana galaksisinden gelen ışık, kabaca 6,5 milyar yıl önce, evren bugünkü yaşının yarısındayken uzayda yolculuk etmeye başladı.
Araştırmacılar, Ejderha&#039;daki yeni keşfedilen yıldızların her birinin renklerini analiz ederek, Orion takımyıldızının sağ omzuna tünemiş tanıdık belki de yakında patlayacak Betelgeuse gibi yaşamlarının son aşamalarında kırmızı süper devler oldukları sonucuna vardılar.Ejderha aslında, Abell 370 galaksi kümesinin arkasında tesadüfen hizalanmasının neden olduğu çarpıcı kozmik seraplar olan tek bir arka plan spiral galaksinin birkaç kopyalanmış görüntüsünün bir karışımıdır.
Abell 370&#039;in kendisi, bizden yaklaşık 4 milyar ışık yılı uzakta, Cetus takımyıldızında yerçekimiyle birbirine bağlı birkaç yüz galaksiden oluşan şaşırtıcı bir çeşitliliğe ev sahipliği yapmaktadır.Harvard  Smithsonian Astrofizik Merkezi&#039;nde doktora sonrası araştırmacı olan ve çalışmanın ortak yazarlarından Fengwu Sun, 2022 ve 2023 yıllarında JWST tarafından çekilen Ejderha görüntülerinde arka planda yerçekimsel olarak merceklenmiş bir galaksi ararken yıldız hazinesine rastladı.
Sun açıklamasında, &quot;Verileri işlediğimizde, çok sayıda bireysel yıldız noktası gibi görünen şeylerin olduğunu fark ettik. Bu heyecan verici bir bulguydu çünkü ilk kez bu kadar çok bireysel yıldızı bu kadar uzakta görebildik.&quot; dedi.
Bu sonuçlarla ilgili bir çalışma Nature Astronomy dergisinde yayımlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3V9uBRVID0S0LHN8ly2ArQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>milyar, ışık, yılı, uzakta:, Evrenin, büyük, yıldız, topluluğu, görüntülendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3V9uBRVID0S0LHN8ly2ArQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="4 milyar ışık yılı uzakta: Evrenin en büyük yıldız topluluğu görüntülendi"><p>James Webb Uzay Teleskobu, gözlemlenebilir evrenin yarısındaki bir galakside 44 ayrı yıldızın görüntüsünü yakalayarak gökbilimcileri büyüledi. Arizona Eyalet Üniversitesi’nden Rogier Windhorst, "Webb'in onları bu kadar çok sayıda görebileceğini hiç hayal etmemiştim. Webb hepimizi şaşırtmaya devam ediyor." dedi. Ejderha adı verilen galaksiye ait bu yıldızlar, yaşamlarının son aşamalarında kırmızı süper devler olarak tanımlandı. Yaklaşık 4 milyar ışık yılı uzaklıktaki bu keşif, evrendeki en büyük yıldız topluluğu olarak kayda geçti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/53sLUo_JHkivNA3ef_cyqg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>James Webb Uzay Teleskobu (JWST) gözlemlenebilir evrenin yarısındaki bir galakside 44 ayrı yıldızın görüntülerini yakaladı.
"HEPİMİZİ ŞAŞIRTMAYA DEVAM EDİYOR"
Keşif ekibinin bir parçası olan Arizona Eyalet Üniversitesi'nden gökbilimci Rogier Windhorst yaptığı açıklamada, "Webb'in onları bu kadar çok sayıda görebileceğini hiç hayal etmemiştim ve şimdi burada, sadece bir yıl arayla çekilen görüntülerde bu yıldızların gecenin içindeki ateş böcekleri gibi bir görünüp bir kaybolduğunu gözlemliyoruz. Webb hepimizi şaşırtmaya devam ediyor." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AtPUppr2Cke4zaVjtg1iOQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeni keşfedilen 44 yıldız uzak evrende şimdiye kadar gözlemlenen en büyük yıldız topluluğu.
Işığı görüntünün sol ortasında yer alan ve Ejderha olarak adlandırılan çarpıcı uzunluktaki filize dönüşmüş olan uzak, gizli bir galaksiye aittir.
Ejderha'nın ana galaksisinden gelen ışık, kabaca 6,5 milyar yıl önce, evren bugünkü yaşının yarısındayken uzayda yolculuk etmeye başladı.
Araştırmacılar, Ejderha'daki yeni keşfedilen yıldızların her birinin renklerini analiz ederek, Orion takımyıldızının sağ omzuna tünemiş tanıdık belki de yakında patlayacak Betelgeuse gibi yaşamlarının son aşamalarında kırmızı süper devler oldukları sonucuna vardılar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xvfi9Cpj4Ue5HiDylQ3LFg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ejderha aslında, Abell 370 galaksi kümesinin arkasında tesadüfen hizalanmasının neden olduğu çarpıcı kozmik seraplar olan tek bir arka plan spiral galaksinin birkaç kopyalanmış görüntüsünün bir karışımıdır.
Abell 370'in kendisi, bizden yaklaşık 4 milyar ışık yılı uzakta, Cetus takımyıldızında yerçekimiyle birbirine bağlı birkaç yüz galaksiden oluşan şaşırtıcı bir çeşitliliğe ev sahipliği yapmaktadır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/G7zL15ToDkKibNyBbNqCwA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Harvard  Smithsonian Astrofizik Merkezi'nde doktora sonrası araştırmacı olan ve çalışmanın ortak yazarlarından Fengwu Sun, 2022 ve 2023 yıllarında JWST tarafından çekilen Ejderha görüntülerinde arka planda yerçekimsel olarak merceklenmiş bir galaksi ararken yıldız hazinesine rastladı.
Sun açıklamasında, "Verileri işlediğimizde, çok sayıda bireysel yıldız noktası gibi görünen şeylerin olduğunu fark ettik. Bu heyecan verici bir bulguydu çünkü ilk kez bu kadar çok bireysel yıldızı bu kadar uzakta görebildik." dedi.
Bu sonuçlarla ilgili bir çalışma Nature Astronomy dergisinde yayımlandı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Apollo&amp;apos;dan sonra ikinci kez: ABD Ay&amp;apos;a doğru yola çıkıyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/apollodan-sonra-ikinci-kez-abd-aya-dogru-yola-cikiyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/apollodan-sonra-ikinci-kez-abd-aya-dogru-yola-cikiyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;li Firefly Aerospace, NASA’nın Ticari Ay Yükü Hizmetleri programı kapsamında, Ay’a iniş aracı Blue Ghost’u 15 Ocak’ta SpaceX Falcon 9 roketiyle fırlatmaya hazırlanıyor. Araç, 45 günlük yolculuğun ardından Ay&#039;ın kuzeydoğusuna bilimsel ekipman taşıyacak ve 14 günlük bir operasyon gerçekleştirecek. Bu görev, Apollo döneminden sonra ABD’nin Ay yüzeyine ikinci robotik inişi olacak.ABD şirketi Firefly Aerospace, NASA&#039;nın ticari sektörü maliyetleri azaltmak için ortaklığa aldığı deneysel bir program kapsamında, önümüzdeki hafta Ay&#039;a bir iniş aracı fırlatmayı hedeflediğini duyurdu.
Başarılı olunması halinde, bu, Apollo döneminin sona ermesinden bu yana bir Amerikan robotunun Ay yüzeyine yalnızca ikinci kez iniş yapmış olması anlamına gelecek.Şirket, X üzerinden yaptığı paylaşımda &quot;Kemerlerinizi bağlayın! Ay&#039;a olan yolculuğumuz, 15 Ocak Çarşamba gü bir SpaceX Falcon 9 roketiyle başlıyor.&quot; ifadelerini kullandı.
Blue Ghost, 2 metre yüksekliğinde ve 3,5 metre genişliğinde.Araç, Ay&#039;ın kuzeydoğusundaki Mare Crisium bölgesinde yer alan volkanik bir yapı olan Mons Latreille&#039;e 10 bilimsel araştırma projesi ve teknoloji gösterimi için ekipman taşıma görevini üstlenecek.
Blue Ghost, Ay&#039;a 45 günlük bir yolculuğun ardından Ay yüzeyinde 14 gün sürecek planlı bir operasyon aşaması gerçekleştirecek.
Firefly Aerospace, 2021 yılında NASA&#039;nın Ticari Ay Yükü Hizmetleri (CLPS) girişimi kapsamında 93 milyon dolarlık bir sözleşme kazandı.Bu program, Ay&#039;a bilimsel ve teknolojik yükler taşıma görevlerini gerçekleştirmek için yeni nesil uzay şirketlerini işe alarak özel bir Ay ekonomisi oluşturmayı ve Artemis programının bir parçası olarak Ay&#039;da sürdürülebilir bir varlık kurmayı amaçlıyor.
CLPS&#039;in ilk görevi, Ocak 2024&#039;te Pennsylvania merkezli Astrobotic şirketi tarafından gerçekleştirildi ancak başarısızlıkla sonuçlandı.
Şirketin iniş aracı Peregrine, bir United Launch Alliance Vulcan roketiyle fırlatıldı ancak birkaç gün sonra bir yakıt sızıntısı nedeniyle kayboldu ve nihayetinde Dünya atmosferinde yanarak yok oldu.Bir ay sonra, Teksas merkezli Intuitive Machines şirketi kısmi bir başarı elde etti.
Şirketin iniş aracı, bir SpaceX Falcon 9 roketiyle fırlatıldı ve 22 Şubat&#039;ta Ay&#039;ın güney kutbu yakınlarına başarılı bir şekilde indi.
Ancak araç iniş sırasında bir bacağını kırdı ve eğik bir pozisyonda durdu, bu da güneş panellerinin yeterince güneş ışığı almasını ve radyonun çalışmasını engelledi.
Yine de görev sırasında birkaç test tamamlandı, fotoğraflar gönderildi ve bu, 1972&#039;deki Apollo 17 görevinden bu yana ilk Ay&#039;a iniş olarak kayıtlara geçti.
AY&#039;A UZAY ARACIYLA İNMEYİ BAŞARAN ÜLKELER
Bugüne kadar yalnızca beş ülke Ay&#039;a uzay aracıyla başarılı bir şekilde iniş yapmayı başardı: Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Hindistan ve Japonya. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vu9voAIh9UyRLhqVwmTrTg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Apollodan, sonra, ikinci, kez:, ABD, Aya, doğru, yola, çıkıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vu9voAIh9UyRLhqVwmTrTg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Apollo'dan sonra ikinci kez: ABD Ay'a doğru yola çıkıyor"><p>ABD'li Firefly Aerospace, NASA’nın Ticari Ay Yükü Hizmetleri programı kapsamında, Ay’a iniş aracı Blue Ghost’u 15 Ocak’ta SpaceX Falcon 9 roketiyle fırlatmaya hazırlanıyor. Araç, 45 günlük yolculuğun ardından Ay'ın kuzeydoğusuna bilimsel ekipman taşıyacak ve 14 günlük bir operasyon gerçekleştirecek. Bu görev, Apollo döneminden sonra ABD’nin Ay yüzeyine ikinci robotik inişi olacak.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_SBBMzlWWU28tB2FqISEMw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD şirketi Firefly Aerospace, NASA'nın ticari sektörü maliyetleri azaltmak için ortaklığa aldığı deneysel bir program kapsamında, önümüzdeki hafta Ay'a bir iniş aracı fırlatmayı hedeflediğini duyurdu.
Başarılı olunması halinde, bu, Apollo döneminin sona ermesinden bu yana bir Amerikan robotunun Ay yüzeyine yalnızca ikinci kez iniş yapmış olması anlamına gelecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/49Cmn1wKLUeFS-n0SMLo1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şirket, X üzerinden yaptığı paylaşımda "Kemerlerinizi bağlayın! Ay'a olan yolculuğumuz, 15 Ocak Çarşamba gü bir SpaceX Falcon 9 roketiyle başlıyor." ifadelerini kullandı.
Blue Ghost, 2 metre yüksekliğinde ve 3,5 metre genişliğinde.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vba6xCgZG0S4s9QGbrMAog.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araç, Ay'ın kuzeydoğusundaki Mare Crisium bölgesinde yer alan volkanik bir yapı olan Mons Latreille'e 10 bilimsel araştırma projesi ve teknoloji gösterimi için ekipman taşıma görevini üstlenecek.
Blue Ghost, Ay'a 45 günlük bir yolculuğun ardından Ay yüzeyinde 14 gün sürecek planlı bir operasyon aşaması gerçekleştirecek.
Firefly Aerospace, 2021 yılında NASA'nın Ticari Ay Yükü Hizmetleri (CLPS) girişimi kapsamında 93 milyon dolarlık bir sözleşme kazandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fTtGzbmhykCpb1KbRrV7EA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu program, Ay'a bilimsel ve teknolojik yükler taşıma görevlerini gerçekleştirmek için yeni nesil uzay şirketlerini işe alarak özel bir Ay ekonomisi oluşturmayı ve Artemis programının bir parçası olarak Ay'da sürdürülebilir bir varlık kurmayı amaçlıyor.
CLPS'in ilk görevi, Ocak 2024'te Pennsylvania merkezli Astrobotic şirketi tarafından gerçekleştirildi ancak başarısızlıkla sonuçlandı.
Şirketin iniş aracı Peregrine, bir United Launch Alliance Vulcan roketiyle fırlatıldı ancak birkaç gün sonra bir yakıt sızıntısı nedeniyle kayboldu ve nihayetinde Dünya atmosferinde yanarak yok oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VUnwJx1FkkSFq_ejkAt5ww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir ay sonra, Teksas merkezli Intuitive Machines şirketi kısmi bir başarı elde etti.
Şirketin iniş aracı, bir SpaceX Falcon 9 roketiyle fırlatıldı ve 22 Şubat'ta Ay'ın güney kutbu yakınlarına başarılı bir şekilde indi.
Ancak araç iniş sırasında bir bacağını kırdı ve eğik bir pozisyonda durdu, bu da güneş panellerinin yeterince güneş ışığı almasını ve radyonun çalışmasını engelledi.
Yine de görev sırasında birkaç test tamamlandı, fotoğraflar gönderildi ve bu, 1972'deki Apollo 17 görevinden bu yana ilk Ay'a iniş olarak kayıtlara geçti.
AY'A UZAY ARACIYLA İNMEYİ BAŞARAN ÜLKELER
Bugüne kadar yalnızca beş ülke Ay'a uzay aracıyla başarılı bir şekilde iniş yapmayı başardı: Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Hindistan ve Japonya.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NASA, Mars&amp;apos;tan topladığı örnekleri Dünya&amp;apos;ya nasıl getirecek?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/nasa-marstan-topladigi-oernekleri-dunyaya-nasil-getirecek</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/nasa-marstan-topladigi-oernekleri-dunyaya-nasil-getirecek</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Mars&#039;tan kaya örneklerini Dünya&#039;ya geri getirme maliyetlerini azaltmak için Elon Musk&#039;ın şirketi SpaceX veya Jeff Bezos&#039;ın sahibi olduğu Blue Origin ile çalışmayı düşünebileceğini açıkladı. Artan masraflar nedeniyle Mars Örnek Dönüş misyonunda yeni çözümler aranıyor.NASA, Perseverance keşif aracı tarafından toplanan Mars kaya örneklerini Dünya&#039;ya geri getirme maliyetlerini düşürmek için Elon Musk&#039;ın SpaceX&#039;i veya Jeff Bezos&#039;un Blue Origin&#039;i ile çalışmayı değerlendirebileceğini duyurdu.
2030&#039;lara kadar 30 örnek tüpünü Dünya&#039;ya getirmesi planlanan Mars Örnek Dönüş misyonu, artan masraflar ve gecikmelerle karşılaştı.
Bu durum, Amerikan uzay ajansını daha verimli çözümler aramaya yöneltti.NASA&#039;nın görevden ayrılacak yöneticisi Bill Nelson, Salı günü yaptığı açıklamada, ajansın Mars&#039;a bir robotik platform indirmek için iki olası mimariyi değerlendirdiğini ve nihai kararın 2026&#039;nın ortasında verilmesinin beklendiğini açıkladı.İlk seçenek, NASA&#039;nın güvenilir Sky Crane sistemini kullanmayı içeriyor.
Bu robotik jetpack, 2012&#039;de Curiosity&#039;yi ve 2021&#039;de Perseverance&#039;ı Mars yüzeyine indirmesiyle tanınıyor.
İkinci seçenek ise, gerekli donanımı Mars yüzeyine yerleştirmek için ticari bir ortak tarafından geliştirilen &quot;ağır yük iniş aracı&quot;nı içeriyor.
Nelson, &quot;Hepiniz biliyorsunuz ki SpaceX ve Blue Origin bu konuda zaten ilgi gösterdi, ancak başka adaylar da olabilir,&quot; dedi.Her iki senaryoda da iniş aracı, Mars yörüngesine örnekleri fırlatmak için tasarlanmış hafif bir roket olan küçültülmüş bir Mars Yükseliş Aracı taşıyacak.
Mars yörüngesinde, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından geliştirilen Dünya Dönüş Yörüngesi Aracı, örnekleri Dünya&#039;ya getirmek için yakalayacak.NASA, iniş aracı için enerji stratejisini de gözden geçiriyor. Ajans, Mars&#039;ın toz fırtınalarına karşı hassas olan güneş panelleri yerine, ısı ve enerji sağlayacak bir nükleer pil kullanmayı planlıyor.
Sky Crane seçeneğiyle NASA, harcamaların 6,6 milyar ila 7,7 milyar dolar arasında olabileceğini tahmin ediyor.
Bu, bağımsız bir denetime göre orijinal plandaki 11 milyar dolarlık tahminden oldukça düşük.
Ticari sağlayıcılarla ortaklık yapmak, maliyetleri daha da azaltarak 5,8 milyar ile 7,1 milyar dolar arasında bir seviyeye çekebilir.Bu arada, Çin&#039;in örnekleri NASA&#039;dan önce teslim edebileceği ve bunu başaran ilk ülke olabileceği belirtildi.
Perseverance, Mars&#039;ın milyarlarca yıl önce daha sıcak ve nemli olduğu dönemde eski mikrobiyal yaşamın kanıtlarını aramak amacıyla 2021&#039;de Mars&#039;a iniş yapmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TR7DZjcG7EGniR1zatUo-w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>NASA, Marstan, topladığı, örnekleri, Dünyaya, nasıl, getirecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TR7DZjcG7EGniR1zatUo-w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="NASA, Mars'tan topladığı örnekleri Dünya'ya nasıl getirecek?"><p>NASA, Mars'tan kaya örneklerini Dünya'ya geri getirme maliyetlerini azaltmak için Elon Musk'ın şirketi SpaceX veya Jeff Bezos'ın sahibi olduğu Blue Origin ile çalışmayı düşünebileceğini açıkladı. Artan masraflar nedeniyle Mars Örnek Dönüş misyonunda yeni çözümler aranıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JrmQl2a3G02UWyw8i_Rktw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA, Perseverance keşif aracı tarafından toplanan Mars kaya örneklerini Dünya'ya geri getirme maliyetlerini düşürmek için Elon Musk'ın SpaceX'i veya Jeff Bezos'un Blue Origin'i ile çalışmayı değerlendirebileceğini duyurdu.
2030'lara kadar 30 örnek tüpünü Dünya'ya getirmesi planlanan Mars Örnek Dönüş misyonu, artan masraflar ve gecikmelerle karşılaştı.
Bu durum, Amerikan uzay ajansını daha verimli çözümler aramaya yöneltti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/whkQOAKg00uAk_7WxMW9zg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA'nın görevden ayrılacak yöneticisi Bill Nelson, Salı günü yaptığı açıklamada, ajansın Mars'a bir robotik platform indirmek için iki olası mimariyi değerlendirdiğini ve nihai kararın 2026'nın ortasında verilmesinin beklendiğini açıkladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Sjx9pMASn0aQiaQw3pMwjg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlk seçenek, NASA'nın güvenilir Sky Crane sistemini kullanmayı içeriyor.
Bu robotik jetpack, 2012'de Curiosity'yi ve 2021'de Perseverance'ı Mars yüzeyine indirmesiyle tanınıyor.
İkinci seçenek ise, gerekli donanımı Mars yüzeyine yerleştirmek için ticari bir ortak tarafından geliştirilen "ağır yük iniş aracı"nı içeriyor.
Nelson, "Hepiniz biliyorsunuz ki SpaceX ve Blue Origin bu konuda zaten ilgi gösterdi, ancak başka adaylar da olabilir," dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1Z75QbaPwUy8YaiFYbSDgw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Her iki senaryoda da iniş aracı, Mars yörüngesine örnekleri fırlatmak için tasarlanmış hafif bir roket olan küçültülmüş bir Mars Yükseliş Aracı taşıyacak.
Mars yörüngesinde, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından geliştirilen Dünya Dönüş Yörüngesi Aracı, örnekleri Dünya'ya getirmek için yakalayacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iFTb65P1ikaROCyZjsioYw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA, iniş aracı için enerji stratejisini de gözden geçiriyor. Ajans, Mars'ın toz fırtınalarına karşı hassas olan güneş panelleri yerine, ısı ve enerji sağlayacak bir nükleer pil kullanmayı planlıyor.
Sky Crane seçeneğiyle NASA, harcamaların 6,6 milyar ila 7,7 milyar dolar arasında olabileceğini tahmin ediyor.
Bu, bağımsız bir denetime göre orijinal plandaki 11 milyar dolarlık tahminden oldukça düşük.
Ticari sağlayıcılarla ortaklık yapmak, maliyetleri daha da azaltarak 5,8 milyar ile 7,1 milyar dolar arasında bir seviyeye çekebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NfI4bdJhMEOacVj1UY60-Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu arada, Çin'in örnekleri NASA'dan önce teslim edebileceği ve bunu başaran ilk ülke olabileceği belirtildi.
Perseverance, Mars'ın milyarlarca yıl önce daha sıcak ve nemli olduğu dönemde eski mikrobiyal yaşamın kanıtlarını aramak amacıyla 2021'de Mars'a iniş yapmıştı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tam 20 bin yıl önce yapılmış: Bilinen en eski üç boyutlu harita keşfedildi</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/tam-20-bin-yil-oence-yapilmis-bilinen-en-eski-uc-boyutlu-harita-kesfedildi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/tam-20-bin-yil-oence-yapilmis-bilinen-en-eski-uc-boyutlu-harita-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Fransa&#039;daki Segognole 3 mağarasında, tarih öncesi insanların taş zemini oyarak oluşturduğu üç boyutlu bir harita keşfedildi. Yerbilimcilere göre, yaklaşık 20 bin yıl önce yapılan bu harita, çevredeki vadinin minyatür bir modeli olabilirken keşfedilen en eski üç boyutlu harita olma özelliğini taşıyor. Mağara tabanında kanallar ve havzalarla düzenlenen su akış sistemi, yerel coğrafi özellikleri yansıtarak avlanma, eğitim veya ritüel amaçlı kullanılmış olabilir.Bilim insanları Paris&#039;in güneyindeki küçük bir mağarada, zeminde yaptıkları inceleme sonucunda avcı-toplayıcı bir bölgenin günümüze ulaşan en eski üç boyutlu haritasını keşfettiler.
Yerbilimciler Medard Thiry ve Anthony Milnes&#039;e göre, yaklaşık 20 bin yıl önce bu mağarada barınan tarih öncesi insanlar, taş zemini oyup düzleştirerek çevredeki vadinin minyatür bir modelini oluşturmuşlar.Fransa&#039;daki Yerbilimleri Merkezi&#039;nden Thiry ve Avustralya&#039;daki Adelaide Üniversitesi&#039;nden Milnes&#039;e göre bu, dışarıdaki manzaranın kesin bir coğrafi izi değil aslında, çevredeki vadinin kenarları, muhtemelen doğal eğimle birlikte hareket etmek için mağara tabanında ters çevrilmiş gibi görünüyor.
Ancak özellikler açıkça bir kartografiyi çağrıştırıyor.Yakın zamanda Arkeologlar Segognole 3&#039;ün eğimli duvarında bir üçgenin her iki yanında kumtaşına oyulmuş iki oyma at buldular.
Üçgeni oluşturmak için oyulmuş oluklar leğen kemiğine benzemektedir ve tam ortasından geçen bir kanala taşımaktadır.
Tüm bu özelliklerin yanı sıra tekrarlanan şekil veya desenlerin olmaması, bunun yerel arazinin üç boyutlu bir haritası olduğunu düşündürüyor.
Mağaranın üst galerisindeki teras çevredeki vadinin platosunu, ortasından geçen oluklar ise Ecole Nehri ve çeşitli kollarını temsil ediyor olabilir.Havzalardan bazıları gölet olabilirken, bazı bölgelerde görülen yatay olukların vadileri veya olukları temsil ettiği tahmin ediliyor
Thiry ve Milnes, “Tarih öncesi dönemlere ait oymaların yorumlanmasında her zaman ihtiyatlı olmak gerekir” diyor.
Ancak eğer bu gerçekten yerel arazinin resimli bir haritasıysa, tarih öncesi insanların bunu avlanma, eğitim, hikaye anlatma ya da suyla ilgili ritüeller için kullanmış olabileceğini düşünüyorlar.
Çalışma Oxford Journal of Archaeology dergisinde yayımlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/huB2v1P1OkWaaCTjWIP2JQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tam, bin, yıl, önce, yapılmış:, Bilinen, eski, üç, boyutlu, harita, keşfedildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/huB2v1P1OkWaaCTjWIP2JQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tam 20 bin yıl önce yapılmış: Bilinen en eski üç boyutlu harita keşfedildi"><p>Fransa'daki Segognole 3 mağarasında, tarih öncesi insanların taş zemini oyarak oluşturduğu üç boyutlu bir harita keşfedildi. Yerbilimcilere göre, yaklaşık 20 bin yıl önce yapılan bu harita, çevredeki vadinin minyatür bir modeli olabilirken keşfedilen en eski üç boyutlu harita olma özelliğini taşıyor. Mağara tabanında kanallar ve havzalarla düzenlenen su akış sistemi, yerel coğrafi özellikleri yansıtarak avlanma, eğitim veya ritüel amaçlı kullanılmış olabilir.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fPu9o1h_kU-R5Ri5tLyJyQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bilim insanları Paris'in güneyindeki küçük bir mağarada, zeminde yaptıkları inceleme sonucunda avcı-toplayıcı bir bölgenin günümüze ulaşan en eski üç boyutlu haritasını keşfettiler.
Yerbilimciler Medard Thiry ve Anthony Milnes'e göre, yaklaşık 20 bin yıl önce bu mağarada barınan tarih öncesi insanlar, taş zemini oyup düzleştirerek çevredeki vadinin minyatür bir modelini oluşturmuşlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ogt2SpbfcUSFsGGl5ReMpA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fransa'daki Yerbilimleri Merkezi'nden Thiry ve Avustralya'daki Adelaide Üniversitesi'nden Milnes'e göre bu, dışarıdaki manzaranın kesin bir coğrafi izi değil aslında, çevredeki vadinin kenarları, muhtemelen doğal eğimle birlikte hareket etmek için mağara tabanında ters çevrilmiş gibi görünüyor.
Ancak özellikler açıkça bir kartografiyi çağrıştırıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kNn8gCyAfUGzy0qud-oxsw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yakın zamanda Arkeologlar Segognole 3'ün eğimli duvarında bir üçgenin her iki yanında kumtaşına oyulmuş iki oyma at buldular.
Üçgeni oluşturmak için oyulmuş oluklar leğen kemiğine benzemektedir ve tam ortasından geçen bir kanala taşımaktadır.
Tüm bu özelliklerin yanı sıra tekrarlanan şekil veya desenlerin olmaması, bunun yerel arazinin üç boyutlu bir haritası olduğunu düşündürüyor.
Mağaranın üst galerisindeki teras çevredeki vadinin platosunu, ortasından geçen oluklar ise Ecole Nehri ve çeşitli kollarını temsil ediyor olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Sqyh8yCTP0aWphzlv9vpIg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Havzalardan bazıları gölet olabilirken, bazı bölgelerde görülen yatay olukların vadileri veya olukları temsil ettiği tahmin ediliyor
Thiry ve Milnes, “Tarih öncesi dönemlere ait oymaların yorumlanmasında her zaman ihtiyatlı olmak gerekir” diyor.
Ancak eğer bu gerçekten yerel arazinin resimli bir haritasıysa, tarih öncesi insanların bunu avlanma, eğitim, hikaye anlatma ya da suyla ilgili ritüeller için kullanmış olabileceğini düşünüyorlar.
Çalışma Oxford Journal of Archaeology dergisinde yayımlandı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Plüton &amp;apos;dan &amp;quot;öpüp yakala&amp;quot; yöntemi: En büyük uydusunu kendisine böyle çekmiş!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/pluton-dan-oepup-yakala-yoentemi-en-buyuk-uydusunu-kendisine-boeyle-cekmis</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/pluton-dan-oepup-yakala-yoentemi-en-buyuk-uydusunu-kendisine-boeyle-cekmis</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, Plüton&#039;un en büyük uydusu Charon&#039;un yörüngesine, önceki teorilerin aksine, &quot;öpüp yakala&quot; adı verilen bir süreçle girdiğini öne sürdü. Yeni keşif, Plüton ve Charon&#039;un çarpışarak kısa süreliğine birbirine yapıştığını ve ardından kütleçekimsel bağlılıkla ayrıldığını gösteriyor. Uzmanlar bu sürecin, Plüton&#039;un jeolojik evrimini etkileyebileceğini ve yeraltı okyanuslarının oluşumuna neden olmuş olabileceğini belirtti.Bilim insanları, Plüton&#039;un en büyük uydusu Charon&#039;un yörüngesine, önceki teorilerin aksine, &quot;öpüp yakala&quot; adını verdikleri bir süreçle girdiğini iddia etti.
Önceki teoriler, Charon&#039;un büyük bir çarpışma sonucu Plüton&#039;un yörüngesine girdiğini öne sürüyordu, ancak yeni araştırmalar bu sürecin farklı işlediğini gösteriyor.Arizona Üniversitesi’nden Dr. Adeene Denton liderliğindeki ekip, iki cismin çarpışarak birbirine yapıştığını ve kütleçekimsel bağlılıkla ayrıldığını öne sürdü. Bu, daha önce keşfedilmemiş bir çarpışma süreci olup, Plüton ve Charon&#039;un geçmişini farklı bir şekilde açıklıyor.Araştırmacılar, Charon&#039;un Plüton&#039;a çarptığını ve kısa bir süre birbirine yapıştıktan sonra ayrıldığını belirtti. Bu süreç sırasında her iki cisim büyük ölçüde sağlam kaldı, ancak bir miktar madde alışverişi olmuş olabilir.Bilim insanları, bu çarpışmanın Plüton’un jeolojik evrimini etkileyebileceğini ve yeraltı okyanuslarının bu şekilde oluşmuş olabileceğini düşünüyor.
Çarpışmanın ardından gelen ısı ve gelgit kuvvetlerinin, Plüton&#039;un yüzeyindeki mevcut özellikleri şekillendirmiş olabileceği öne sürülüyor.Araştırmacılar, Plüton’un diğer küçük uydularının da bu çarpışma sırasında oluşup oluşmadığını araştırmayı planlıyor. Ayrıca Kuiper Kuşağı’ndaki benzer cisimlerin de &#039;öpüp yakala&#039; süreciyle evrimleşmiş olabileceği düşünülüyor. Bu, yeni gezegen oluşum süreçlerinin anlaşılmasında önemli bir adım olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8HEbWsOCUEOwad5_d-iJkw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Plüton, dan, öpüp, yakala, yöntemi:, büyük, uydusunu, kendisine, böyle, çekmiş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8HEbWsOCUEOwad5_d-iJkw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Plüton 'dan " yakala y en b uydusunu kendisine><p>Bilim insanları, Plüton'un en büyük uydusu Charon'un yörüngesine, önceki teorilerin aksine, "öpüp yakala" adı verilen bir süreçle girdiğini öne sürdü. Yeni keşif, Plüton ve Charon'un çarpışarak kısa süreliğine birbirine yapıştığını ve ardından kütleçekimsel bağlılıkla ayrıldığını gösteriyor. Uzmanlar bu sürecin, Plüton'un jeolojik evrimini etkileyebileceğini ve yeraltı okyanuslarının oluşumuna neden olmuş olabileceğini belirtti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qWBtvQ9wSk2zgG1reKcGNA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bilim insanları, Plüton'un en büyük uydusu Charon'un yörüngesine, önceki teorilerin aksine, "öpüp yakala" adını verdikleri bir süreçle girdiğini iddia etti.
Önceki teoriler, Charon'un büyük bir çarpışma sonucu Plüton'un yörüngesine girdiğini öne sürüyordu, ancak yeni araştırmalar bu sürecin farklı işlediğini gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xwbZEJvAsUSHfBlnJdYXhQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Arizona Üniversitesi’nden Dr. Adeene Denton liderliğindeki ekip, iki cismin çarpışarak birbirine yapıştığını ve kütleçekimsel bağlılıkla ayrıldığını öne sürdü. Bu, daha önce keşfedilmemiş bir çarpışma süreci olup, Plüton ve Charon'un geçmişini farklı bir şekilde açıklıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LjP863728kmpTz6aPtZi-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmacılar, Charon'un Plüton'a çarptığını ve kısa bir süre birbirine yapıştıktan sonra ayrıldığını belirtti. Bu süreç sırasında her iki cisim büyük ölçüde sağlam kaldı, ancak bir miktar madde alışverişi olmuş olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J1C_EsBJpUekrDfD0FTIPA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bilim insanları, bu çarpışmanın Plüton’un jeolojik evrimini etkileyebileceğini ve yeraltı okyanuslarının bu şekilde oluşmuş olabileceğini düşünüyor.
Çarpışmanın ardından gelen ısı ve gelgit kuvvetlerinin, Plüton'un yüzeyindeki mevcut özellikleri şekillendirmiş olabileceği öne sürülüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T3PCEtzn30KySyKNJDxYJA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmacılar, Plüton’un diğer küçük uydularının da bu çarpışma sırasında oluşup oluşmadığını araştırmayı planlıyor. Ayrıca Kuiper Kuşağı’ndaki benzer cisimlerin de 'öpüp yakala' süreciyle evrimleşmiş olabileceği düşünülüyor. Bu, yeni gezegen oluşum süreçlerinin anlaşılmasında önemli bir adım olabilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Alzheimer için robot köpek: Bakım gerektirmiyor, gerçeği gibi sevimli!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/alzheimer-icin-robot-koepek-bakim-gerektirmiyor-gercegi-gibi-sevimli</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/alzheimer-icin-robot-koepek-bakim-gerektirmiyor-gercegi-gibi-sevimli</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de alzheimer ve demans hastaları için robot köpek geliştirildi.Köpeklerin insanın en iyi dostu olduğu söylenir, ancak Alzheimer ve diğer bunama türleriyle yaşayan birçok insan için bir köpek veya evcil hayvana bakmanın getirdiği zorunluluklar zorlu olabilir.  ABD&#039;de Alzheimer ve demans hastaları için robot köpek geliştirildi. Robot köpek Jeanie, evcil hayvana bakacak durumda olmayan ama onların sevgisine muhtaç insanlar için geliştirildi. Üstelik Jeanie köpek gibi bakım gerektirmiyor ama neredeyse gerçekleri kadar sevimli.  Labrador cinsi köpeklerden ilham alınarak geliştirilen Jeanie, özellikle demans ve Alzheimer hastaları için tasarlandı.  Tasarımcısı Tom Stevens, 2011&#039;de annesinin Alzheimer olmasından yola çıkarak Jeanie&#039;yi geliştirdiğini söylüyor.  Jeanie isimli köpek, dokunma ve ses komutlarına yanıt verebiliyor ve kuyruğunu sallıyor.  Bu yıl içinde 2 bin 500 dolara satışa çıkarılması planlanıyor. Düşünülen seçenekler arasında huzurevlerine kiralanması da var. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cNT-nzOI2024fb3Cbul6IQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Alzheimer, için, robot, köpek:, Bakım, gerektirmiyor, gerçeği, gibi, sevimli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cNT-nzOI2024fb3Cbul6IQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Alzheimer için robot köpek: Bakım gerektirmiyor, gerçeği gibi sevimli!"><p>ABD'de alzheimer ve demans hastaları için robot köpek geliştirildi.</p>Köpeklerin insanın en iyi dostu olduğu söylenir, ancak Alzheimer ve diğer bunama türleriyle yaşayan birçok insan için bir köpek veya evcil hayvana bakmanın getirdiği zorunluluklar zorlu olabilir.  ABD'de Alzheimer ve demans hastaları için robot köpek geliştirildi. Robot köpek Jeanie, evcil hayvana bakacak durumda olmayan ama onların sevgisine muhtaç insanlar için geliştirildi. Üstelik Jeanie köpek gibi bakım gerektirmiyor ama neredeyse gerçekleri kadar sevimli.  Labrador cinsi köpeklerden ilham alınarak geliştirilen Jeanie, özellikle demans ve Alzheimer hastaları için tasarlandı.  Tasarımcısı Tom Stevens, 2011'de annesinin Alzheimer olmasından yola çıkarak Jeanie'yi geliştirdiğini söylüyor.  Jeanie isimli köpek, dokunma ve ses komutlarına yanıt verebiliyor ve kuyruğunu sallıyor.  Bu yıl içinde 2 bin 500 dolara satışa çıkarılması planlanıyor. Düşünülen seçenekler arasında huzurevlerine kiralanması da var.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NASA tarih verdi: Mars&amp;apos;ın sırları en erken 2035&amp;apos;te Dünya&amp;apos;ya taşınıyor!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/nasa-tarih-verdi-marsin-sirlari-en-erken-2035te-dunyaya-tasiniyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/nasa-tarih-verdi-marsin-sirlari-en-erken-2035te-dunyaya-tasiniyor</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Mars&#039;ta toplanan eski mikrobiyal yaşam izlerini taşıyan örneklerin Dünya&#039;ya dönüş tarihi için 2035-2039 arasını işaret etti. Görev maliyetlerini düşürmek için iki alternatif plan üzerinde çalışan ajans, kararını 2025&#039;te açıklayacağını bildirdi.Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, salı günkü açıklamasında Mars&#039;tan toplanan ve eski mikrobiyal yaşamın izlerini bulmak için yararlanılabilecek düzinelerce kaya ve tortu örneğinin, gelecek birkaç ayın gidişatına bağlı olarak en erken 2035&#039;te, en geç ise 2039&#039;da Dünya&#039;ya getirilebileceğini duyurdu.The Independent&#039;ta yer alan habere göre, ajans, Kızıl Gezegen&#039;de 30 örnek toplamış ama bunları geri getirmenin maliyeti Mars Örnek Dönüşü görevini geciktirmişti.
Başlangıçta 11 milyar dolar tutacağı tahmin edilen görevde geri dönüş tarihi 2040 olarak belirlenmişti. Başkan Bill Nelson, bu maliyeti ve zaman çizelgesini &quot;kabul edilemez&quot; diye nitelemişti.Şimdiyse ABD uzay ajansı, daha az maliyetli bir çift seçeneği araştırdığını ve hangisini seçeceğine dair nihai kararını muhtemelen gelecek yıl vereceğini söylüyor.NASA, Curiosity ve Perseverance keşif araçlarını Mars yüzeyine indirmek için daha önce test edilmiş ve başarıyla kullanılmış Sky Crane iniş sisteminden faydalanabilir. Bunun maliyeti 6,6&#039;yla 7,7 milyar dolar arasında olur.Bunun yerine mevcut ticari ortakların tasarladığı ağır bir iniş aracını da seçebilirler. Bu daha ucuza gelir ve 5,8&#039;le 7,1 milyar dolar arasında tutar.
Nelson, gazetecilere yaptığı açıklamada &quot;Her iki seçenek de ilk uçaktan çok daha basitleştirilmiş, daha hızlı ve daha ucuz bir alternatif&quot; dedi.
Geri dönüşün ne zaman gerçekleştirileceğinin yeni yönetime, ABD Kongresi&#039;ne ve ne kadar para harcamak isteyeceklerine bağlı olduğunu söyledi.NASA, geçen yıl nisanda Mars&#039;tan Dünya&#039;ya değerli örnekleri getirmek için yenilikçi tasarımlar aradığını açıklamıştı.Ajans &quot;Bu tür örnekler yalnızca Güneş Sistemi&#039;nin oluşumunu ve evrimini anlamamızı sağlamakla kalmayacak, gelecekteki insan kaşifler için hazırlık yapmak ve NASA&#039;nın eski yaşam belirtileri arayışına desteklemek üzere de kullanılabilir&quot; demişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lN87mJPCfUatJqEm4RRjUg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>NASA, tarih, verdi:, Marsın, sırları, erken, 2035te, Dünyaya, taşınıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lN87mJPCfUatJqEm4RRjUg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="NASA tarih verdi: Mars'ın sırları en erken 2035'te Dünya'ya taşınıyor!"><p>NASA, Mars'ta toplanan eski mikrobiyal yaşam izlerini taşıyan örneklerin Dünya'ya dönüş tarihi için 2035-2039 arasını işaret etti. Görev maliyetlerini düşürmek için iki alternatif plan üzerinde çalışan ajans, kararını 2025'te açıklayacağını bildirdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5yQTYYuR2ECnEDfyg0qTyQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, salı günkü açıklamasında Mars'tan toplanan ve eski mikrobiyal yaşamın izlerini bulmak için yararlanılabilecek düzinelerce kaya ve tortu örneğinin, gelecek birkaç ayın gidişatına bağlı olarak en erken 2035'te, en geç ise 2039'da Dünya'ya getirilebileceğini duyurdu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OSi5cZADbUGpXTaNDIk21w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>The Independent'ta yer alan habere göre, ajans, Kızıl Gezegen'de 30 örnek toplamış ama bunları geri getirmenin maliyeti Mars Örnek Dönüşü görevini geciktirmişti.
Başlangıçta 11 milyar dolar tutacağı tahmin edilen görevde geri dönüş tarihi 2040 olarak belirlenmişti. Başkan Bill Nelson, bu maliyeti ve zaman çizelgesini "kabul edilemez" diye nitelemişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ME_wxTOJTUSFeydbln35sw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şimdiyse ABD uzay ajansı, daha az maliyetli bir çift seçeneği araştırdığını ve hangisini seçeceğine dair nihai kararını muhtemelen gelecek yıl vereceğini söylüyor.NASA, Curiosity ve Perseverance keşif araçlarını Mars yüzeyine indirmek için daha önce test edilmiş ve başarıyla kullanılmış Sky Crane iniş sisteminden faydalanabilir. Bunun maliyeti 6,6'yla 7,7 milyar dolar arasında olur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gDbAjzQmc06VKHIIHlejDw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bunun yerine mevcut ticari ortakların tasarladığı ağır bir iniş aracını da seçebilirler. Bu daha ucuza gelir ve 5,8'le 7,1 milyar dolar arasında tutar.
Nelson, gazetecilere yaptığı açıklamada "Her iki seçenek de ilk uçaktan çok daha basitleştirilmiş, daha hızlı ve daha ucuz bir alternatif" dedi.
Geri dönüşün ne zaman gerçekleştirileceğinin yeni yönetime, ABD Kongresi'ne ve ne kadar para harcamak isteyeceklerine bağlı olduğunu söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NuZRbg7Xxkm9_xvKgHFDAQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA, geçen yıl nisanda Mars'tan Dünya'ya değerli örnekleri getirmek için yenilikçi tasarımlar aradığını açıklamıştı.Ajans "Bu tür örnekler yalnızca Güneş Sistemi'nin oluşumunu ve evrimini anlamamızı sağlamakla kalmayacak, gelecekteki insan kaşifler için hazırlık yapmak ve NASA'nın eski yaşam belirtileri arayışına desteklemek üzere de kullanılabilir" demişti.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NASA, Dünya&amp;apos;nın manyetik alanını Ay&amp;apos;dan gözlemleyecek</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/nasa-dunyanin-manyetik-alanini-aydan-goezlemleyecek</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/nasa-dunyanin-manyetik-alanini-aydan-goezlemleyecek</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın LEXI cihazı, Dünya&#039;nın manyetik alanını küresel olarak görüntülemek için Ocak ayında Ay&#039;a gönderiliyor. Ay yüzeyinden manyetosferi inceleyecek olan cihaz, Dünya’yı güneş rüzgarlarına karşı koruyan bu alanın davranışlarını ilk kez tam kapsamlı olarak gözlemleyecek.NASA&#039;nın Ay Ortamı Heliosferik X-ışını Görüntüleyicisi (LEXI), Dünya&#039;nın manyetosferinin küresel bir görünümünü elde etmek için Ay&#039;a bir yolculuk yapmaya hazırlanıyor.
Ocak ayı ortasında ya da sonrasında Kennedy Uzay Merkezi&#039;nden havalanması planlanan araç, Dünya&#039;nın etrafındaki manyetik alanın ilk tam görüntülerini çekecek ve bu da araştırmacıların alanın güneş rüzgarlarını ve hava koşullarını nasıl savuşturduğunu ortaya çıkarmasına yardımcı olacak.Dünya&#039;nın manyetik alanı, gezegenin etrafında koruyucu bir kalkan görevi görüyor ve Güneş&#039;ten gelen rüzgarları geri püskürtüp hapsediyor.Uydulardan ve diğer araçlardan yapılan çeşitli gözlemler, geçmişte manyetosferin manyetopoz olarak da adlandırılan sınırının parçalarını çeşitli bakış açılarından yakalamıştır.
Bu uydular ve diğer araçlar, güneş rüzgarlarının manyetopoza çarpmasıyla ortaya çıkan X-ışınlarını yakalayarak manyetik alanın ana hatlarını görmüşlerdir.
Ancak Dünya&#039;nın etrafındaki manyetik alanın ana hatlarını tek bir gözlemde göremediler.LEXI, manyetopozu küresel olarak görüntüleyebilmek için Ay&#039;a gidiyor.
Ocak ayı ortalarında Firefly Aerospace&#039;in Blue Ghost Lander&#039;ı ile fırlatılacak olan araç, Dünya&#039;yı çevreleyen manyetik alanı Ay&#039;ın yüzeyinden görebilecek.
NASA gökbilimcilerine göre, manyetopozun görünümü güneş havasının manyetosferi nasıl etkilediğini ortaya çıkarabilir.
Ayrıca bazı güneş rüzgârlarının manyetosferden nasıl geçerek auroralar yarattığını ve Dünya üzerindeki ve çevresindeki güç sistemleri ve uydularda parazite neden olduğunu da ortaya çıkarabilir.
NASA&#039;nın LEXI baş araştırmacısı Hyunju Connor, “Doğanın nasıl davrandığını anlamak istiyoruz. Bunu anlayarak uzaydaki altyapımızı korumaya yardımcı olabiliriz.” dedi.LEXI, Ay&#039;a inişinin ardından altı gün boyunca manyetosferi gözlemleyecek ve manyetik alanın güneş rüzgarının etkisiyle gerilmesini ve büzülmesini izleyecek.
Basın açıklamasına göre Connor, “Manyetosferin ilk kez nefes alıp verdiğini görmeyi bekliyoruz. Güneş rüzgarı çok güçlü olduğunda, manyetosfer büzüşecek ve Dünya&#039;ya doğru geriye doğru itilecek ve daha sonra güneş rüzgarı zayıfladığında genişleyecektir.” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Lzh6r1yf6kqNKcpofQnGhQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>NASA, Dünyanın, manyetik, alanını, Aydan, gözlemleyecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Lzh6r1yf6kqNKcpofQnGhQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="NASA, Dünya'nın manyetik alanını Ay'dan gözlemleyecek"><p>NASA'nın LEXI cihazı, Dünya'nın manyetik alanını küresel olarak görüntülemek için Ocak ayında Ay'a gönderiliyor. Ay yüzeyinden manyetosferi inceleyecek olan cihaz, Dünya’yı güneş rüzgarlarına karşı koruyan bu alanın davranışlarını ilk kez tam kapsamlı olarak gözlemleyecek.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LZMSqgxAPEu8ch2UYxfC8g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA'nın Ay Ortamı Heliosferik X-ışını Görüntüleyicisi (LEXI), Dünya'nın manyetosferinin küresel bir görünümünü elde etmek için Ay'a bir yolculuk yapmaya hazırlanıyor.
Ocak ayı ortasında ya da sonrasında Kennedy Uzay Merkezi'nden havalanması planlanan araç, Dünya'nın etrafındaki manyetik alanın ilk tam görüntülerini çekecek ve bu da araştırmacıların alanın güneş rüzgarlarını ve hava koşullarını nasıl savuşturduğunu ortaya çıkarmasına yardımcı olacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kWEMb6UeoU28vGmeaBspzw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünya'nın manyetik alanı, gezegenin etrafında koruyucu bir kalkan görevi görüyor ve Güneş'ten gelen rüzgarları geri püskürtüp hapsediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jA6H4x0y2UeAgGOFK9GKxw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uydulardan ve diğer araçlardan yapılan çeşitli gözlemler, geçmişte manyetosferin manyetopoz olarak da adlandırılan sınırının parçalarını çeşitli bakış açılarından yakalamıştır.
Bu uydular ve diğer araçlar, güneş rüzgarlarının manyetopoza çarpmasıyla ortaya çıkan X-ışınlarını yakalayarak manyetik alanın ana hatlarını görmüşlerdir.
Ancak Dünya'nın etrafındaki manyetik alanın ana hatlarını tek bir gözlemde göremediler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2FzYlSQMFkycG5IGHl2w-Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>LEXI, manyetopozu küresel olarak görüntüleyebilmek için Ay'a gidiyor.
Ocak ayı ortalarında Firefly Aerospace'in Blue Ghost Lander'ı ile fırlatılacak olan araç, Dünya'yı çevreleyen manyetik alanı Ay'ın yüzeyinden görebilecek.
NASA gökbilimcilerine göre, manyetopozun görünümü güneş havasının manyetosferi nasıl etkilediğini ortaya çıkarabilir.
Ayrıca bazı güneş rüzgârlarının manyetosferden nasıl geçerek auroralar yarattığını ve Dünya üzerindeki ve çevresindeki güç sistemleri ve uydularda parazite neden olduğunu da ortaya çıkarabilir.
NASA'nın LEXI baş araştırmacısı Hyunju Connor, “Doğanın nasıl davrandığını anlamak istiyoruz. Bunu anlayarak uzaydaki altyapımızı korumaya yardımcı olabiliriz.” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OwhqJGTAXESAjsiB1ji_qQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>LEXI, Ay'a inişinin ardından altı gün boyunca manyetosferi gözlemleyecek ve manyetik alanın güneş rüzgarının etkisiyle gerilmesini ve büzülmesini izleyecek.
Basın açıklamasına göre Connor, “Manyetosferin ilk kez nefes alıp verdiğini görmeyi bekliyoruz. Güneş rüzgarı çok güçlü olduğunda, manyetosfer büzüşecek ve Dünya'ya doğru geriye doğru itilecek ve daha sonra güneş rüzgarı zayıfladığında genişleyecektir.” dedi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Jüpiter ve Satürn&amp;apos;ün uydularında yaşam var mı? NASA robot ordusu gönderiyor!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/jupiter-ve-saturnun-uydularinda-yasam-var-mi-nasa-robot-ordusu-goenderiyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/jupiter-ve-saturnun-uydularinda-yasam-var-mi-nasa-robot-ordusu-goenderiyor</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Jüpiter&#039;in Europa ve Satürn&#039;ün Enceladus gibi buzlu uydularında 100 kilometre derinliğe sahip olduğu tahmin edilen okyanuslarda yaşam arayışını sürdürüyor. Jet İtki Laboratuvarı’nın SWIM projesi, avuç içi büyüklüğünde otonom su altı robotlarıyla bu okyanusları keşfetmeyi hedefliyor. Robotlar, nükleer enerjiyle çalışan &quot;cryobot&quot; cihazı sayesinde buz kabuğunun altına indirilecek. Sensörlerle donatılmış bu robotlar, suyun sıcaklık, basınç ve kimyasal bileşimini analiz edecek. Europa&#039;nın 100 kilometre derinlikteki tuzlu okyanusu, Dünya&#039;daki tüm okyanuslardan daha fazla su barındırıyor ve yaşam için umut vadediyor.Jüpiter’in Europa ve Satürn’ün Enceladus gibi buzlu uyduları, kalın buz kabuklarının altında yaşamı destekleyebilecek geniş iç okyanusların bulunduğuna inanıldığı için şu anda dünya dışı yaşam arayışının ön saflarında yer alıyor.
NASA, geçtiğimiz yıl Ekim ayında Europa’daki koşulları daha iyi anlamak için Europa Clipper adlı uzay aracını fırlattı ve şu anda bu buzlu uyduların iç okyanuslarını doğrudan keşfetmeye yönelik çeşitli Ar-Ge çalışmaları devam ediyor.
OTONOM SU ALTI ROBOTLARI GÖNDERMEYİ PLANLIYOR
Bu projelerden biri, NASA’nın Jet İtki Laboratuvarı (JPL) tarafından yürütülen SWIM (Bağımsız Mikro Yüzücülerle Algılama) adlı bir program.
Program, yaşam belirtilerini aramak için buzlu uyduların iç okyanuslarına avuç içi büyüklüğünde otonom su altı robotlarını göndermeyi planlıyor.Jüpiter ve Satürn’ün buzlu uydularının çoğunda, kalın buz kabuklarının altında geniş okyanusların bulunduğu düşünülüyor.
Bu uydular, topluca &quot;okyanus dünyaları&quot; olarak adlandırılıyor. Bunlar arasında en ünlüsü ise Europa.
Europa, yaklaşık 3 bin 120 kilometrelik bir çapa sahip, bu da Dünya’nın çapının yaklaşık dörtte biri büyüklüğünde.
Yüzeyi, 3 ila 30 kilometre kalınlığında olduğu tahmin edilen kalın bir buz kabuğu ile kaplı.Europa, eliptik bir yörüngeye sahip ve Jüpiter’in yerçekimi etkisiyle, gezegene yaklaştığında şekli değişiyor.
Bu şekil değişikliği, gelgit ısınması adı verilen bir mekanizma ile Europa’nın iç kısmında büyük miktarda ısı üretiyor, bu da buzun bir kısmını eriterek kalın buz kabuğunun altında devasa bir iç okyanus oluşmasını sağlıyor.
Europa’nın iç okyanusu tuzlu ve ortalama 100 kilometre derinliğinde olduğu tahmin ediliyor.
Bu okyanusun toplam su hacmi, Europa Dünya’dan çok daha küçük olmasına rağmen, Dünya’daki tüm okyanusların toplam hacminin iki katı kadar.Buna ek olarak, Jüpiter’in diğer uyduları Ganymede ve Callisto ile Satürn’ün Titan ve Enceladus uydularında da iç okyanusların bulunduğuna inanılıyor.
Sıvı su, bildiğimiz anlamda yaşam için hayati önem taşıyor.
Bu nedenle, okyanus dünyaları dünya dışı yaşam arayışının odak noktası konumunda.SWIM projesinde önerilen otonom su altı keşif robotları son derece küçük.
Kama şeklindeki bu robotlar yaklaşık 12 santimetre uzunluğunda.
Cryobot adı verilen bir cihaz, robotları bu uyduların kalın buz kabuklarının altına taşıyacak ve bu süreçte nükleer enerji kullanarak buzu eritecek.
Plan, kryobotun içine yaklaşık 50 robot yerleştirmek ve birkaç yıl süren bir yolculukla kalın buz kabuğunun altına nüfuz etmek.Bu kadar fazla sayıda keşif robotu göndermenin avantajları var.
Bunlardan biri, daha geniş bir alanın keşfedilebilmesi.
Bir diğeri ise robotların ekipler halinde çalışarak aynı bölgeyi farklı yönlerden taraması, böylece gözlem verilerindeki hataların azaltılması.Her robot, keşfettiği suların sıcaklık, basınç, asitlik, elektriksel iletkenlik ve kimyasal bileşimini ölçmek için sensörlerle donatılacak.
Tüm bu sensörler, sadece birkaç milimetre kare büyüklüğünde bir çip üzerine monte edilecek.
NASA’nın JPL’deki proje lideri Ethan Schaller, SWIM projesinin motivasyonunu şöyle açıklıyor:
“İnsanlar, NASA’nın neden uzay keşfi için bir su altı robotu geliştirdiğini sorabilir. Bunun sebebi, güneş sisteminde yaşam aramak istediğimiz yerlerin olması ve yaşamın sıvı su gerektirdiğini düşünmemiz.” ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TZm8lY2tDE2qWXEKH2lvtQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Jüpiter, Satürnün, uydularında, yaşam, var, mı, NASA, robot, ordusu, gönderiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TZm8lY2tDE2qWXEKH2lvtQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Jüpiter ve Satürn'ün uydularında yaşam var mı? NASA robot ordusu gönderiyor!"><p>NASA, Jüpiter'in Europa ve Satürn'ün Enceladus gibi buzlu uydularında 100 kilometre derinliğe sahip olduğu tahmin edilen okyanuslarda yaşam arayışını sürdürüyor. Jet İtki Laboratuvarı’nın SWIM projesi, avuç içi büyüklüğünde otonom su altı robotlarıyla bu okyanusları keşfetmeyi hedefliyor. Robotlar, nükleer enerjiyle çalışan "cryobot" cihazı sayesinde buz kabuğunun altına indirilecek. Sensörlerle donatılmış bu robotlar, suyun sıcaklık, basınç ve kimyasal bileşimini analiz edecek. Europa'nın 100 kilometre derinlikteki tuzlu okyanusu, Dünya'daki tüm okyanuslardan daha fazla su barındırıyor ve yaşam için umut vadediyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Iig7LIE4SkeZgVK9w_bckQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jüpiter’in Europa ve Satürn’ün Enceladus gibi buzlu uyduları, kalın buz kabuklarının altında yaşamı destekleyebilecek geniş iç okyanusların bulunduğuna inanıldığı için şu anda dünya dışı yaşam arayışının ön saflarında yer alıyor.
NASA, geçtiğimiz yıl Ekim ayında Europa’daki koşulları daha iyi anlamak için Europa Clipper adlı uzay aracını fırlattı ve şu anda bu buzlu uyduların iç okyanuslarını doğrudan keşfetmeye yönelik çeşitli Ar-Ge çalışmaları devam ediyor.
OTONOM SU ALTI ROBOTLARI GÖNDERMEYİ PLANLIYOR
Bu projelerden biri, NASA’nın Jet İtki Laboratuvarı (JPL) tarafından yürütülen SWIM (Bağımsız Mikro Yüzücülerle Algılama) adlı bir program.
Program, yaşam belirtilerini aramak için buzlu uyduların iç okyanuslarına avuç içi büyüklüğünde otonom su altı robotlarını göndermeyi planlıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/94f9z_opIUe-xByMSIzN0g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jüpiter ve Satürn’ün buzlu uydularının çoğunda, kalın buz kabuklarının altında geniş okyanusların bulunduğu düşünülüyor.
Bu uydular, topluca "okyanus dünyaları" olarak adlandırılıyor. Bunlar arasında en ünlüsü ise Europa.
Europa, yaklaşık 3 bin 120 kilometrelik bir çapa sahip, bu da Dünya’nın çapının yaklaşık dörtte biri büyüklüğünde.
Yüzeyi, 3 ila 30 kilometre kalınlığında olduğu tahmin edilen kalın bir buz kabuğu ile kaplı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hKBjKZBGdkaVMdgptQgngA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Europa, eliptik bir yörüngeye sahip ve Jüpiter’in yerçekimi etkisiyle, gezegene yaklaştığında şekli değişiyor.
Bu şekil değişikliği, gelgit ısınması adı verilen bir mekanizma ile Europa’nın iç kısmında büyük miktarda ısı üretiyor, bu da buzun bir kısmını eriterek kalın buz kabuğunun altında devasa bir iç okyanus oluşmasını sağlıyor.
Europa’nın iç okyanusu tuzlu ve ortalama 100 kilometre derinliğinde olduğu tahmin ediliyor.
Bu okyanusun toplam su hacmi, Europa Dünya’dan çok daha küçük olmasına rağmen, Dünya’daki tüm okyanusların toplam hacminin iki katı kadar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/44yLo1MQc0uIdS63fKLC1g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Buna ek olarak, Jüpiter’in diğer uyduları Ganymede ve Callisto ile Satürn’ün Titan ve Enceladus uydularında da iç okyanusların bulunduğuna inanılıyor.
Sıvı su, bildiğimiz anlamda yaşam için hayati önem taşıyor.
Bu nedenle, okyanus dünyaları dünya dışı yaşam arayışının odak noktası konumunda.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BvV7WdImp0eVrPsn_PEuzw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>SWIM projesinde önerilen otonom su altı keşif robotları son derece küçük.
Kama şeklindeki bu robotlar yaklaşık 12 santimetre uzunluğunda.
Cryobot adı verilen bir cihaz, robotları bu uyduların kalın buz kabuklarının altına taşıyacak ve bu süreçte nükleer enerji kullanarak buzu eritecek.
Plan, kryobotun içine yaklaşık 50 robot yerleştirmek ve birkaç yıl süren bir yolculukla kalın buz kabuğunun altına nüfuz etmek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uP5QKcnYhEK8Q8vq9bCkIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu kadar fazla sayıda keşif robotu göndermenin avantajları var.
Bunlardan biri, daha geniş bir alanın keşfedilebilmesi.
Bir diğeri ise robotların ekipler halinde çalışarak aynı bölgeyi farklı yönlerden taraması, böylece gözlem verilerindeki hataların azaltılması.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/w_M7NgnjNEOh7DvBRYT0KA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Her robot, keşfettiği suların sıcaklık, basınç, asitlik, elektriksel iletkenlik ve kimyasal bileşimini ölçmek için sensörlerle donatılacak.
Tüm bu sensörler, sadece birkaç milimetre kare büyüklüğünde bir çip üzerine monte edilecek.
NASA’nın JPL’deki proje lideri Ethan Schaller, SWIM projesinin motivasyonunu şöyle açıklıyor:
“İnsanlar, NASA’nın neden uzay keşfi için bir su altı robotu geliştirdiğini sorabilir. Bunun sebebi, güneş sisteminde yaşam aramak istediğimiz yerlerin olması ve yaşamın sıvı su gerektirdiğini düşünmemiz.”</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyanın ilk &amp;quot;geleceğin şehri&amp;quot; sakinlerini ağırlamaya hazırlanıyor: Yaşamak için tek şart bu!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/dunyanin-ilk-gelecegin-sehri-sakinlerini-agirlamaya-hazirlaniyor-yasamak-icin-tek-sart-bu</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/dunyanin-ilk-gelecegin-sehri-sakinlerini-agirlamaya-hazirlaniyor-yasamak-icin-tek-sart-bu</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın ilk &quot;geleceğin şehri&quot; olarak tanımlanan ve Toyota tarafından geliştirilen Woven City, Japonya’nın Fuji Dağı eteklerinde yükseliyor. Hidrojen enerjisi, yapay zeka ve ileri teknolojilerle donatılmış bu sıra dışı şehir, ilk sakinlerini ağırlamak için gün sayıyor. 10 milyar dolara inşa edilen şehirde yaşayacakların kira ödemeyeceğini ifade eden şirket, proje kapsamında yarının teknolojilerini geliştirmeyi hedeflediklerini açıkladı.Dünyaca ünlü Japon otomobil devi Toyota, eski bir otomobil fabrikasının arazisine geleceğin teknolojilerinin yaratılması amacıyla inşa ettiği Woven City&#039;nin ilk aşamasının tamamlandığını duyurdu.2020’de duyurulan ve 2021’de inşasına başlanan proje, 10 milyar dolarlık bir yatırımla hayata geçti. Hidrojen yakıt hücreleriyle çalışan, tamamen bağlantılı bu ekosistem, inovasyon ve sürdürülebilirlik hedefleriyle tasarlandı. “Dokuma Şehri”, geleceğin teknolojilerini geliştirmek için bir laboratuvar işlevi görecek.Şehir, ilk etapta 100 kişiye kapılarını açmaya hazırlanıyor. Burada ücretsiz yaşayacak olan sakinler, deneysel projelerde görev alarak geleceğin teknolojilerine katkı sunacak. İlerleyen aşamalarda, aileler ve evcil hayvanlarla birlikte bu sayı 2 bin 200 kişiye kadar genişleyecek.Las Vegas’taki CES 2025’te tanıtılan projede, sakinlerin hayatını kolaylaştıracak pek çok yenilik tanıtıldı:
Geceleri eve dönüş yolunda eşlik eden dronlar, yaşlılara destek sağlayacak yapay zeka evcil hayvanları ve günlük işleri üstlenecek yenilikçi çözümler.
Ayrıca, 300’den fazla otomatik uçuş gerçekleştiren uçan taksiler ve otonom sürüş sistemleri de şehirde test edilecek.Proje, yalnızca bir yaşam alanı değil, aynı zamanda yaratıcı fikirlerin özgürce test edilebildiği bir inovasyon merkezi olarak tanımlanıyor. Şehirde yaşayanlar, teknolojinin günlük hayatla buluştuğu benzersiz bir ekosistemin parçası olacak.Şehrin ilk sakinleri, Japon devinin tarihine gönderme yapılarak “Dokumacılar” olarak adlandırılacak. Şehrin ismi konulurken, Toyota&#039;nın geçmişte dokuma tezgahı üreten bir şirket olarak kurulmasına atıfta bulunuldu.
Toyota CEO&#039;su Akio Toyoda, şehrin meddi kâr elde etmesini beklemediğini ancak geleceğin teknolojilerinin çıkacağı kuluçka merkezi olabileceği ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fE9FCBNnIE65OKhnUiWFYA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, ilk, geleceğin, şehri, sakinlerini, ağırlamaya, hazırlanıyor:, Yaşamak, için, tek, şart, bu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fE9FCBNnIE65OKhnUiWFYA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyanın ilk " gelece sakinlerini a haz ya i tek bu><p>Dünyanın ilk "geleceğin şehri" olarak tanımlanan ve Toyota tarafından geliştirilen Woven City, Japonya’nın Fuji Dağı eteklerinde yükseliyor. Hidrojen enerjisi, yapay zeka ve ileri teknolojilerle donatılmış bu sıra dışı şehir, ilk sakinlerini ağırlamak için gün sayıyor. 10 milyar dolara inşa edilen şehirde yaşayacakların kira ödemeyeceğini ifade eden şirket, proje kapsamında yarının teknolojilerini geliştirmeyi hedeflediklerini açıkladı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uNQFKRYFU0mhOlfqwjtvkA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünyaca ünlü Japon otomobil devi Toyota, eski bir otomobil fabrikasının arazisine geleceğin teknolojilerinin yaratılması amacıyla inşa ettiği Woven City'nin ilk aşamasının tamamlandığını duyurdu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kWzvnnzVfUy612T-Dx86WQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2020’de duyurulan ve 2021’de inşasına başlanan proje, 10 milyar dolarlık bir yatırımla hayata geçti. Hidrojen yakıt hücreleriyle çalışan, tamamen bağlantılı bu ekosistem, inovasyon ve sürdürülebilirlik hedefleriyle tasarlandı. “Dokuma Şehri”, geleceğin teknolojilerini geliştirmek için bir laboratuvar işlevi görecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yOwSuQI3eEqWnhbyyMAkMA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şehir, ilk etapta 100 kişiye kapılarını açmaya hazırlanıyor. Burada ücretsiz yaşayacak olan sakinler, deneysel projelerde görev alarak geleceğin teknolojilerine katkı sunacak. İlerleyen aşamalarda, aileler ve evcil hayvanlarla birlikte bu sayı 2 bin 200 kişiye kadar genişleyecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zsYgxyquYESLiR7ccTj2Vg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Las Vegas’taki CES 2025’te tanıtılan projede, sakinlerin hayatını kolaylaştıracak pek çok yenilik tanıtıldı:
Geceleri eve dönüş yolunda eşlik eden dronlar, yaşlılara destek sağlayacak yapay zeka evcil hayvanları ve günlük işleri üstlenecek yenilikçi çözümler.
Ayrıca, 300’den fazla otomatik uçuş gerçekleştiren uçan taksiler ve otonom sürüş sistemleri de şehirde test edilecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2t4vYtiPkU-i1HbBAqYc1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Proje, yalnızca bir yaşam alanı değil, aynı zamanda yaratıcı fikirlerin özgürce test edilebildiği bir inovasyon merkezi olarak tanımlanıyor. Şehirde yaşayanlar, teknolojinin günlük hayatla buluştuğu benzersiz bir ekosistemin parçası olacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ToJECicSVkeGq6d2eUyLxA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şehrin ilk sakinleri, Japon devinin tarihine gönderme yapılarak “Dokumacılar” olarak adlandırılacak. Şehrin ismi konulurken, Toyota'nın geçmişte dokuma tezgahı üreten bir şirket olarak kurulmasına atıfta bulunuldu.
Toyota CEO'su Akio Toyoda, şehrin meddi kâr elde etmesini beklemediğini ancak geleceğin teknolojilerinin çıkacağı kuluçka merkezi olabileceği ifade etti.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;nın korktuğu kabus senaryo: Bir astronot uzayda ölürse ne olur?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/nasanin-korktugu-kabus-senaryo-bir-astronot-uzayda-oelurse-ne-olur</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/nasanin-korktugu-kabus-senaryo-bir-astronot-uzayda-oelurse-ne-olur</guid>
<description><![CDATA[ NASA, astronotların uzayda hayatını kaybetmesi ihtimaline karşı detaylı hazırlıklar yapıyor. Popüler Science’a konuşan eski Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) Komutanı Chris Hadfield, uzay yürüyüşü sırasında ölen bir astronotun öncelikle hava kilidine alınacağını, ardından ISS’teki morg gibi soğuk bir alanda saklanacağını belirtti. Cesedi uzaya fırlatmak veya Dünya atmosferinde yok etmek gibi seçeneklerin ise etik ve yasal sorunlar doğurduğu vurgulandı.NASA, astronotların uzay yürüyüşleri için her ne kadar özel kıyafetlerle önlemler alsa da, kötü senaryoyu düşündüğümüzde bir astronotun uzayda ölmesi durumunda ne olacağı merak konusu.
Bu durum bir bilim kurgu gerilim filminin senaryosu gibi görünse de, gerçeklik oldukça titiz hazırlıklarla şekillenmiştir.
Bu hazırlıklara, üzücü olasılıklar için yapılan ölüm simülasyonları da dahildir.
Astronot ve eski Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) komutanı Chris Hadfield, Popular Science’a verdiği röportajda, yıldızlar arasında bir trajedi yaşanması durumunda neler olabileceğine dair rahatsız edici bazı detayları paylaştı.Hadfield, bir astronotun uzay yürüyüşü sırasında ölürse ilk önceliğin bedeni hava kilidine geri getirmek olacağını açıkladı. 
Cesetler, sıcak ve basınçlı bir ortam olan uzay giysisinde daha hızlı bozulur ve bu durum, hayatta kalan ekip üyeleri için büyük bir tehdit oluşturabilir.
Hadfield, “Çürüyen etin ya da gaz çıkışının kokusunu istemeyiz.&quot; dedi.
Kontaminasyonu önlemek için, ölen kişi giysisinde kalır ve büyük olasılıkla ISS içinde geçici bir morg olarak kullanılan soğuk bir yere yerleştirilir.ISS’te bir mürettebat üyesinin naaşıyla başa çıkma prosedürleri, hem steril hem de rahatsız edicidir.
NASA’nın “İnsan Uzay Uçuşuyla İlgili Ölümler” rehberi, cesetle ilgili üç seçenek sunar:
Cesedi Dünya’ya Geri Getirmek: Tercih edilen yöntem budur, ancak bu her zaman mümkün değildir; görevin süresi ve lojistik zorluklar bunu engelleyebilir.
Uzaya Fırlatma: Belki bu yöntem pratik görünüyor olabilir ancak cesedi uzay boşluğuna bırakmak, uzay çöplüğüyle ilgili uluslararası anlaşmaları ihlal eder ve diplomatik sorunlara yol açar.
Atmosferde Yok Olma: Cesedin Dünya atmosferinde yok edilmesi (bir tür kremasyon), ancak bu yöntem de kendi risklerini ve etik soruları beraberinde getirir.
Bu, distopik bir romanın konusu gibi görünse de, uzayda doğaçlamaya yer olmadığı acı bir gerçek.Peki ya bir astronot Ay yüzeyinde ölürse?
Dünya’nın bakterileri ve nemi olmadan çürüme gerçekleşmez, bu da cesedin ürkütücü bir şekilde korunacağı anlamına gelir. Ancak cesedi orada bırakmak bir seçenek değildir.
NASA’nın gezegen koruma taahhüdü göksel cisimlerin kontaminasyonunu önlemek cesedin geri getirilmesini gerektirir ve bu da zaten zor olan bir göreve yeni bir karmaşıklık katıyor.NASA, akla gelebilecek hemen her senaryo için protokollere sahip olsa da, simüle edemediği bir şey var: Uzayda ölümün duygusal yükü.
Astronotlar için, evden uzakta ölmek sadece bir kabus değil, aynı zamanda varoluşsal bir sorundur.
Ayrıca astronotların yakınları için de yıkıcı sonuçlar doğurabilir.
Şu an için en iyi senaryo, ölümü Dünya’da karşılamak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OZ_Nck0j0E2KXVDMKq7Svg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>NASAnın, korktuğu, kabus, senaryo:, Bir, astronot, uzayda, ölürse, olur</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OZ_Nck0j0E2KXVDMKq7Svg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="NASA'nın korktuğu kabus senaryo: Bir astronot uzayda ölürse ne olur?"><p>NASA, astronotların uzayda hayatını kaybetmesi ihtimaline karşı detaylı hazırlıklar yapıyor. Popüler Science’a konuşan eski Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) Komutanı Chris Hadfield, uzay yürüyüşü sırasında ölen bir astronotun öncelikle hava kilidine alınacağını, ardından ISS’teki morg gibi soğuk bir alanda saklanacağını belirtti. Cesedi uzaya fırlatmak veya Dünya atmosferinde yok etmek gibi seçeneklerin ise etik ve yasal sorunlar doğurduğu vurgulandı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-yU_cjF8J0mAqIRWapritw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA, astronotların uzay yürüyüşleri için her ne kadar özel kıyafetlerle önlemler alsa da, kötü senaryoyu düşündüğümüzde bir astronotun uzayda ölmesi durumunda ne olacağı merak konusu.
Bu durum bir bilim kurgu gerilim filminin senaryosu gibi görünse de, gerçeklik oldukça titiz hazırlıklarla şekillenmiştir.
Bu hazırlıklara, üzücü olasılıklar için yapılan ölüm simülasyonları da dahildir.
Astronot ve eski Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) komutanı Chris Hadfield, Popular Science’a verdiği röportajda, yıldızlar arasında bir trajedi yaşanması durumunda neler olabileceğine dair rahatsız edici bazı detayları paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TBgclpeOqUOY7eZL8oh5Kg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hadfield, bir astronotun uzay yürüyüşü sırasında ölürse ilk önceliğin bedeni hava kilidine geri getirmek olacağını açıkladı. 
Cesetler, sıcak ve basınçlı bir ortam olan uzay giysisinde daha hızlı bozulur ve bu durum, hayatta kalan ekip üyeleri için büyük bir tehdit oluşturabilir.
Hadfield, “Çürüyen etin ya da gaz çıkışının kokusunu istemeyiz." dedi.
Kontaminasyonu önlemek için, ölen kişi giysisinde kalır ve büyük olasılıkla ISS içinde geçici bir morg olarak kullanılan soğuk bir yere yerleştirilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xyISi2x6NE-BSvCH5fsMfQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ISS’te bir mürettebat üyesinin naaşıyla başa çıkma prosedürleri, hem steril hem de rahatsız edicidir.
NASA’nın “İnsan Uzay Uçuşuyla İlgili Ölümler” rehberi, cesetle ilgili üç seçenek sunar:
Cesedi Dünya’ya Geri Getirmek: Tercih edilen yöntem budur, ancak bu her zaman mümkün değildir; görevin süresi ve lojistik zorluklar bunu engelleyebilir.
Uzaya Fırlatma: Belki bu yöntem pratik görünüyor olabilir ancak cesedi uzay boşluğuna bırakmak, uzay çöplüğüyle ilgili uluslararası anlaşmaları ihlal eder ve diplomatik sorunlara yol açar.
Atmosferde Yok Olma: Cesedin Dünya atmosferinde yok edilmesi (bir tür kremasyon), ancak bu yöntem de kendi risklerini ve etik soruları beraberinde getirir.
Bu, distopik bir romanın konusu gibi görünse de, uzayda doğaçlamaya yer olmadığı acı bir gerçek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E7ZowKyuX0KZAbo6Un9gyQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Peki ya bir astronot Ay yüzeyinde ölürse?
Dünya’nın bakterileri ve nemi olmadan çürüme gerçekleşmez, bu da cesedin ürkütücü bir şekilde korunacağı anlamına gelir. Ancak cesedi orada bırakmak bir seçenek değildir.
NASA’nın gezegen koruma taahhüdü göksel cisimlerin kontaminasyonunu önlemek cesedin geri getirilmesini gerektirir ve bu da zaten zor olan bir göreve yeni bir karmaşıklık katıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S5eDiFdxsEa8eg0ZDQjU3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA, akla gelebilecek hemen her senaryo için protokollere sahip olsa da, simüle edemediği bir şey var: Uzayda ölümün duygusal yükü.
Astronotlar için, evden uzakta ölmek sadece bir kabus değil, aynı zamanda varoluşsal bir sorundur.
Ayrıca astronotların yakınları için de yıkıcı sonuçlar doğurabilir.
Şu an için en iyi senaryo, ölümü Dünya’da karşılamak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QJNUaFRRiUK53TAUEjqG8g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NASA astronotları uzayda mahsur: &amp;quot;Issız ada gibi değil&amp;quot;</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/nasa-astronotlari-uzayda-mahsur-issiz-ada-gibi-degil</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/nasa-astronotlari-uzayda-mahsur-issiz-ada-gibi-degil</guid>
<description><![CDATA[ NASA astronotları Butch Wilmore ve Suni Williams, Boeing Starliner uzay aracında yaşanan sorunlar nedeniyle Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nda (ISS) altı aydır mahsur durumdalar. Geçtiğimiz yıl Haziran ayında ilk olarak sekiz gün planlanan görevleri uzayan iki astronot, Dünya’ya dönüşleri sürekli ertelenmesine rağmen moralini yüksek tutuyor. Williams, Tom Hanks&#039;in &quot;Cast Away&quot; filmine atıfta bulunan soruya verdiği yanıtta, &quot;Burada terk edilmiş hissetmiyoruz.&quot; dedi. Öte yandan NASA, astronotların kargo destekleriyle ihtiyaçlarının karşılandığını ve iyi durumda olduğunu belirtti.NASA astronotları Butch Wilmore ve Suni Williams, Haziran 2024&#039;ten bu yana Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nda (ISS) mahsur kalmış olsalar da kendilerini ıssız adaya düşmüş gibi hissetmediklerini söyledi.
Butch Wilmore ve Suni Williams, başlangıçta yalnızca sekiz günlük bir uzay yolculuğu planlamışlardı, ancak Boeing Starliner uzay aracının yaşadığı bir dizi sorun nedeniyle ISS&#039;te mahsur kaldılar.NASA liderleriyle yapılan canlı bir video etkinliğinde konuşan ikili, diğer iki astronotla birlikte neşeli bir görüntü sergiledi.
Tom Hanks&#039;in bir adamın ıssız bir adada mahsur kalmasını anlatan &quot;Cast Away&quot; filmine atıfta bulunan bir soruya yanıt veren Suni Williams, kendisinin ve Wilmore’un terk edilmiş hissetmediklerini söyledi.Wilmore, &quot;Elbette bir gün evimize dönmek istiyoruz. Ailelerimizi bir süre önce geride bıraktık. Ama burada yapmamız gereken çok iş var ve bu işleri bitirmeden dönmemiz mümkün değil.&quot; dedi.
YANGIN BÖLGESİNİ UZAYDAN GÖRÜNTÜLEYECEK
Astronotlar ayrıca, uzay istasyonunun yörüngesi nedeniyle şu ana kadar Kaliforniya&#039;da yayılan orman yangınlarını göremediklerini belirtti.
Ancak yangın bölgesinin üzerinden geçtiklerinde Dünya&#039;daki ekipler için uzaydan fotoğraf çekeceklerini söylediler.Hem Wilmore hem de Williams&#039;ın evlerine dönüşleri sürekli olarak erteleniyor.
Geçen ay, Şubat ayında planlanan dönüşleri, kendilerini alacak olan SpaceX roketindeki sorunlar nedeniyle bir kez daha ertelenmişti.
Astronotların başka bir erteleme olmaması durumunda Mart ayının sonuna doğru Dünya&#039;ya dönüş yapmaları bekleniyor.
Yeni mürettebat geldiğinde Wilmore ve Williams, NASA astronotu Nick Hague ve Roscosmos kozmonotu Aleksandr Gorbunov ile birlikte eve dönüş roketine binecek.Neredeyse altı ay geçti ve iki astronot, ABD seçimlerini, Şükran Günü&#039;nü ve Noel&#039;i ISS&#039;te geçirdi.
Ancak Wilmore, kızının lise son yılının büyük bir kısmını kaçırıyor.
Buna rağmen, Çarşamba günü Dünya’ya yapılan bağlantıda astronotlar mutlu görünüyorlardı.
İKİ KARGO TESLİMATI YAPILDI
NASA&#039;ya göre, ISS&#039;teki astronotlar yakın zamanda kıyafet, yiyecek, su ve oksijen içeren iki kargo teslimatı aldı.
Wilmore ve Williams, ISS&#039;in düzenli ekibinin bir parçası haline geldiler ve uzay istasyonundaki sıhhi tesisat ve onarımlar gibi görevleri üstleniyorlar.
UZAY YÜRÜYÜŞÜ YAPACAK
Önümüzdeki hafta Suni Williams, uzay istasyonunun dışındaki yönelim sistemi için bir cihazı değiştirmek üzere başka bir ekip üyesiyle bir uzay yürüyüşü yapacak.
Ayrıca bir teleskop ve reflektör ile başka ekipmanları da onaracaklar.
Bu, Williams&#039;ın uzun NASA kariyerindeki sekizinci uzay yürüyüşü olacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J2Biuyg7QEm6a1r52Hmhsw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>NASA, astronotları, uzayda, mahsur:, Issız, ada, gibi, değil</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J2Biuyg7QEm6a1r52Hmhsw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="NASA astronotları uzayda mahsur: " iss ada gibi de><p>NASA astronotları Butch Wilmore ve Suni Williams, Boeing Starliner uzay aracında yaşanan sorunlar nedeniyle Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) altı aydır mahsur durumdalar. Geçtiğimiz yıl Haziran ayında ilk olarak sekiz gün planlanan görevleri uzayan iki astronot, Dünya’ya dönüşleri sürekli ertelenmesine rağmen moralini yüksek tutuyor. Williams, Tom Hanks'in "Cast Away" filmine atıfta bulunan soruya verdiği yanıtta, "Burada terk edilmiş hissetmiyoruz." dedi. Öte yandan NASA, astronotların kargo destekleriyle ihtiyaçlarının karşılandığını ve iyi durumda olduğunu belirtti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TfSYa1hGlk-pZIWmMxRulA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA astronotları Butch Wilmore ve Suni Williams, Haziran 2024'ten bu yana Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) mahsur kalmış olsalar da kendilerini ıssız adaya düşmüş gibi hissetmediklerini söyledi.
Butch Wilmore ve Suni Williams, başlangıçta yalnızca sekiz günlük bir uzay yolculuğu planlamışlardı, ancak Boeing Starliner uzay aracının yaşadığı bir dizi sorun nedeniyle ISS'te mahsur kaldılar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9rj7Pim-2UmP5xv3Y3TPlw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA liderleriyle yapılan canlı bir video etkinliğinde konuşan ikili, diğer iki astronotla birlikte neşeli bir görüntü sergiledi.
Tom Hanks'in bir adamın ıssız bir adada mahsur kalmasını anlatan "Cast Away" filmine atıfta bulunan bir soruya yanıt veren Suni Williams, kendisinin ve Wilmore’un terk edilmiş hissetmediklerini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fT8bGDou0EGp8gAs3hX7zw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Wilmore, "Elbette bir gün evimize dönmek istiyoruz. Ailelerimizi bir süre önce geride bıraktık. Ama burada yapmamız gereken çok iş var ve bu işleri bitirmeden dönmemiz mümkün değil." dedi.
YANGIN BÖLGESİNİ UZAYDAN GÖRÜNTÜLEYECEK
Astronotlar ayrıca, uzay istasyonunun yörüngesi nedeniyle şu ana kadar Kaliforniya'da yayılan orman yangınlarını göremediklerini belirtti.
Ancak yangın bölgesinin üzerinden geçtiklerinde Dünya'daki ekipler için uzaydan fotoğraf çekeceklerini söylediler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MNww1LFn7EePyRKTk_DP_Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hem Wilmore hem de Williams'ın evlerine dönüşleri sürekli olarak erteleniyor.
Geçen ay, Şubat ayında planlanan dönüşleri, kendilerini alacak olan SpaceX roketindeki sorunlar nedeniyle bir kez daha ertelenmişti.
Astronotların başka bir erteleme olmaması durumunda Mart ayının sonuna doğru Dünya'ya dönüş yapmaları bekleniyor.
Yeni mürettebat geldiğinde Wilmore ve Williams, NASA astronotu Nick Hague ve Roscosmos kozmonotu Aleksandr Gorbunov ile birlikte eve dönüş roketine binecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4O2Cir21JUe3nQ-pmHX_jg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Neredeyse altı ay geçti ve iki astronot, ABD seçimlerini, Şükran Günü'nü ve Noel'i ISS'te geçirdi.
Ancak Wilmore, kızının lise son yılının büyük bir kısmını kaçırıyor.
Buna rağmen, Çarşamba günü Dünya’ya yapılan bağlantıda astronotlar mutlu görünüyorlardı.
İKİ KARGO TESLİMATI YAPILDI
NASA'ya göre, ISS'teki astronotlar yakın zamanda kıyafet, yiyecek, su ve oksijen içeren iki kargo teslimatı aldı.
Wilmore ve Williams, ISS'in düzenli ekibinin bir parçası haline geldiler ve uzay istasyonundaki sıhhi tesisat ve onarımlar gibi görevleri üstleniyorlar.
UZAY YÜRÜYÜŞÜ YAPACAK
Önümüzdeki hafta Suni Williams, uzay istasyonunun dışındaki yönelim sistemi için bir cihazı değiştirmek üzere başka bir ekip üyesiyle bir uzay yürüyüşü yapacak.
Ayrıca bir teleskop ve reflektör ile başka ekipmanları da onaracaklar.
Bu, Williams'ın uzun NASA kariyerindeki sekizinci uzay yürüyüşü olacak.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sony&amp;apos;den devrim: PlayStation oyunlarının kokusu artık duyulacak!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/sonyden-devrim-playstation-oyunlarinin-kokusu-artik-duyulacak</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/sonyden-devrim-playstation-oyunlarinin-kokusu-artik-duyulacak</guid>
<description><![CDATA[ Sony, PlayStation oyuncularının oyunlardaki ortamı koklamalarına olanak tanıyacak devrim niteliğinde bir teknoloji üzerinde çalışıyor. Şirket, bu özelliği bazı oyuncularla beraber The Last of Us oyunu üzerinden test etti.Oyunseverler bunun nasıl mümkün olduğunu tam olarak anlayamıyor ancak Sony’nin PlayStation oyunlarındaki ortamlarda bulunan kokuları oyunculara hissettirme teknolojisi üzerinde çalıştığı bildiriliyor.CES 2025’te Sony, oyun içi ortamların kokusunu almanıza olanak tanıyan konsept teknolojiyi tanıttı.CES 2025 basın konferansında, The Last of Us oyununun bir deneme sürümü gösterildi.
Oyuncular, çevrelerindeki çürük mantar kokusunu hissedebiliyordu.Ancak Sony, bu teknolojinin ne zaman kullanılabilir hale geleceğiyle ilgili bir açıklama yapmadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PB1uCfrxzEW25kchEAE9bg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sonyden, devrim:, PlayStation, oyunlarının, kokusu, artık, duyulacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PB1uCfrxzEW25kchEAE9bg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sony'den devrim: PlayStation oyunlarının kokusu artık duyulacak!"><p>Sony, PlayStation oyuncularının oyunlardaki ortamı koklamalarına olanak tanıyacak devrim niteliğinde bir teknoloji üzerinde çalışıyor. Şirket, bu özelliği bazı oyuncularla beraber The Last of Us oyunu üzerinden test etti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y6-yqyZA-0y59NSxjKnCgA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyunseverler bunun nasıl mümkün olduğunu tam olarak anlayamıyor ancak Sony’nin PlayStation oyunlarındaki ortamlarda bulunan kokuları oyunculara hissettirme teknolojisi üzerinde çalıştığı bildiriliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yAUPzBrxRU6iVq5LxZK7mw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>CES 2025’te Sony, oyun içi ortamların kokusunu almanıza olanak tanıyan konsept teknolojiyi tanıttı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OrC1Lp-SvE6QzJqupNlX2w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>CES 2025 basın konferansında, The Last of Us oyununun bir deneme sürümü gösterildi.
Oyuncular, çevrelerindeki çürük mantar kokusunu hissedebiliyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Lz-FzPJ66EqECwq6_LqA0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak Sony, bu teknolojinin ne zaman kullanılabilir hale geleceğiyle ilgili bir açıklama yapmadı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fransa’yı sarsan dava | Organize tecavüz çetesine aracılık eden internet sitesinin kurucusu tutuklandı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/fransayi-sarsan-dava-organize-tecavuz-cetesine-aracilik-eden-internet-sitesinin-kurucusu-tutuklandi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/fransayi-sarsan-dava-organize-tecavuz-cetesine-aracilik-eden-internet-sitesinin-kurucusu-tutuklandi</guid>
<description><![CDATA[ Fransa’yı sarsan toplu tecavüz davasının yankıları devam ediyor. Coco adlı internet sitesinin sahibi 44 yaşındaki Isaac Steidl, yöneticiliğini yaptığı platformun tecavüz, cinayet ve pedofili dahil 23 binden fazla suçun işlenmesi sırasında kullanıldığı gerekçesiyle tutuklandı. Söz konusu site, 72 yaşındaki Dominique Pelicot’un eşine tecavüz etmeleri için yabancılarla iletişim kurduğu ve tüm istismar sürecini organize ettiği platform olarak dikkat çekmişti. Pelicot, eşini bayıltarak tecavüzlere zemin hazırladığı gerekçesiyle 20 yıl hapis cezası almıştı. Site, Haziran 2024’te kapatılırken, Steidl’in kara para aklama ve suç işlemek için komplo kurma suçlarından sorgulanmaya devam ettiği bildirildi.Dominique Pelicot&#039;un eşine tecavüz etmeleri için yabancılarla haberleşmek amacıyla kullandığı internet sitesinin kurucusu Isaac Steidl, Fransa&#039;da tutuklandı.
44 yaşındaki Isaac Steidl, tecavüz, cinayet ve pedofili dahil olmak üzere 23 binden fazla suçta suçlular tarafından kullanıldığı belirtilen siteyle ilgili olarak Parisli yetkililer tarafından soruşturuluyordu.
France Info radyosunun haberine göre Steidl&#039;ın yurt dışındaki evinden çağrıldıktan sonra Paris’e dönmeyi kabul ederek salı sabahı polise teslim olduğu ve 96 saate kadar gözaltında tutulacağı belirtildi.Coco adlı internet sitesi, Haziran 2024&#039;te Fransız yetkililer tarafından başlatılan bir soruşturma çerçevesinde kapatıldı.
72 yaşındaki Pelicot&#039;un &quot;A son insu&quot; (onun bilgisi olmadan) adlı bir sohbet odasını kullanarak eşine tecavüz ve cinsel tacizde bulunmaları için 80&#039;den fazla erkekle anlaştığı ortaya çıktı.
Pelicot’un, 72 yaşındaki eşi Gisele&#039;i bir dizi reçeteli ilaçla bayılttığı öğrenildi.Aralık ayında Avignon’daki bir mahkeme, Pelicot’u eşini uyuşturmak, tecavüz etmek ve yabancıları kendi evlerinde eşine tecavüz etmeleri için davet etmekten 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. Söz konusu suçlar 2011 ve 2020 yılları arasında yaklaşık 10 yıllık bir süreç boyunca işlendi.
Tecavüzcü koca Pelicot, daha önce de yerel bir süpermarkette kadınların etek altını kaydederken yakalanmıştı.Ayrıca, Pelicot&#039;un eşine yönelik taciz ve tecavüz görüntülerini içeren on binlerce video ve fotoğrafın bulunduğu sabit diskinden kimliği tespit edilen 50 erkek daha yargılandı.
Bu kişiler, 3 ile 15 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Bunlardan 17’si mahkumiyet kararlarına itiraz etti.
SİTE BAŞKA SUÇLARA DA KARIŞTI
Site başka suç soruşturmalarında da yer aldı. Geçen yıl Nisan ayında, Dunkirk yakınlarında 22 yaşındaki bir adam, sitede 18 yaş altı olduğunu düşündüğü bir kızla buluşma ayarladıktan sonra genç bir grup tarafından dövülerek öldürüldü.Fransız medyasına göre, Steidl, 2003 yılında bilgisayar mühendisliği bölümünden mezun olduktan kısa bir süre sonra ailesinin 2 bin euro yatırım desteğiyle siteyi kurdu.
İddiaya göre site, romantik buluşmalar için bir platform olarak tasarlanmıştı, ancak kısa sürede uyuşturucu satıcılarının, pedofillerin ve cinsel suçluların dikkatini çekti.
Pelicot&#039;un tutuklanmasının ardından Fransız sitesi, Manş Adaları&#039;ndaki Guernsey&#039;de kayıtlı bir URL&#039;ye taşındı.Polis, siteyle bağlantılı olarak Macaristan, Litvanya, Almanya ve Hollanda&#039;daki banka hesaplarında 5 milyon Euro&#039;luk fonun dondurulduğunu açıkladı.
Güney Fransa doğumlu Steidl&#039;in, 2023 yılında Fransız vatandaşlığından vazgeçerek İtalyan vatandaşlığına geçtiği bildirildi. Kendisi, Doğu Avrupa’da yaşıyor.Geçen yıl siteyi kapatma kararı alan Paris Savcısı Laure Beccuau, sitenin 480 kurbanı kapsayan 23 bin 51 suç dosyasına karıştığını belirtti.
Beccuau, yaptığı açıklamada, Ocak 1980 doğumlu İtalyan vatandaşlığında bir kişinin &quot;site yöneticisi olduğundan şüphelenildiğini&quot; ve Bulgaristan’da hakimler tarafından sorgulandığını ifade etti.
Le Parisien gazetesine göre, Steidl; &quot;bir suç örgütü kapsamında bir çevrimiçi platformun yasa dışı şekilde yönetilmesi, suç işlemek için komplo kurmak, ağırlaştırılmış fuhuş suçlarına, pedofili videolarının dağıtımına ve paylaşımına ortaklık yapmak ile kara para aklama&quot; suçlamalarıyla sorgulanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lxtJJoa7_UCB8bzPICpxzQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fransa’yı, sarsan, dava, Organize, tecavüz, çetesine, aracılık, eden, internet, sitesinin, kurucusu, tutuklandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lxtJJoa7_UCB8bzPICpxzQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Fransa’yı sarsan dava | Organize tecavüz çetesine aracılık eden internet sitesinin kurucusu tutuklandı"><p>Fransa’yı sarsan toplu tecavüz davasının yankıları devam ediyor. Coco adlı internet sitesinin sahibi 44 yaşındaki Isaac Steidl, yöneticiliğini yaptığı platformun tecavüz, cinayet ve pedofili dahil 23 binden fazla suçun işlenmesi sırasında kullanıldığı gerekçesiyle tutuklandı. Söz konusu site, 72 yaşındaki Dominique Pelicot’un eşine tecavüz etmeleri için yabancılarla iletişim kurduğu ve tüm istismar sürecini organize ettiği platform olarak dikkat çekmişti. Pelicot, eşini bayıltarak tecavüzlere zemin hazırladığı gerekçesiyle 20 yıl hapis cezası almıştı. Site, Haziran 2024’te kapatılırken, Steidl’in kara para aklama ve suç işlemek için komplo kurma suçlarından sorgulanmaya devam ettiği bildirildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SUk1dIrulUCZ5m4FMgIxoQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dominique Pelicot'un eşine tecavüz etmeleri için yabancılarla haberleşmek amacıyla kullandığı internet sitesinin kurucusu Isaac Steidl, Fransa'da tutuklandı.
44 yaşındaki Isaac Steidl, tecavüz, cinayet ve pedofili dahil olmak üzere 23 binden fazla suçta suçlular tarafından kullanıldığı belirtilen siteyle ilgili olarak Parisli yetkililer tarafından soruşturuluyordu.
France Info radyosunun haberine göre Steidl'ın yurt dışındaki evinden çağrıldıktan sonra Paris’e dönmeyi kabul ederek salı sabahı polise teslim olduğu ve 96 saate kadar gözaltında tutulacağı belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gTwrkRJ77k2_lhsoWr8-WQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Coco adlı internet sitesi, Haziran 2024'te Fransız yetkililer tarafından başlatılan bir soruşturma çerçevesinde kapatıldı.
72 yaşındaki Pelicot'un "A son insu" (onun bilgisi olmadan) adlı bir sohbet odasını kullanarak eşine tecavüz ve cinsel tacizde bulunmaları için 80'den fazla erkekle anlaştığı ortaya çıktı.
Pelicot’un, 72 yaşındaki eşi Gisele'i bir dizi reçeteli ilaçla bayılttığı öğrenildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jCj96z4xo06LjNVDeboZOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aralık ayında Avignon’daki bir mahkeme, Pelicot’u eşini uyuşturmak, tecavüz etmek ve yabancıları kendi evlerinde eşine tecavüz etmeleri için davet etmekten 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. Söz konusu suçlar 2011 ve 2020 yılları arasında yaklaşık 10 yıllık bir süreç boyunca işlendi.
Tecavüzcü koca Pelicot, daha önce de yerel bir süpermarkette kadınların etek altını kaydederken yakalanmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NAtyQReCc06MRku2AtnO4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ayrıca, Pelicot'un eşine yönelik taciz ve tecavüz görüntülerini içeren on binlerce video ve fotoğrafın bulunduğu sabit diskinden kimliği tespit edilen 50 erkek daha yargılandı.
Bu kişiler, 3 ile 15 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Bunlardan 17’si mahkumiyet kararlarına itiraz etti.
SİTE BAŞKA SUÇLARA DA KARIŞTI
Site başka suç soruşturmalarında da yer aldı. Geçen yıl Nisan ayında, Dunkirk yakınlarında 22 yaşındaki bir adam, sitede 18 yaş altı olduğunu düşündüğü bir kızla buluşma ayarladıktan sonra genç bir grup tarafından dövülerek öldürüldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W_dgP2Fv_UeOOXSZnXrO7w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fransız medyasına göre, Steidl, 2003 yılında bilgisayar mühendisliği bölümünden mezun olduktan kısa bir süre sonra ailesinin 2 bin euro yatırım desteğiyle siteyi kurdu.
İddiaya göre site, romantik buluşmalar için bir platform olarak tasarlanmıştı, ancak kısa sürede uyuşturucu satıcılarının, pedofillerin ve cinsel suçluların dikkatini çekti.
Pelicot'un tutuklanmasının ardından Fransız sitesi, Manş Adaları'ndaki Guernsey'de kayıtlı bir URL'ye taşındı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8l_efEsLy0mx7gLlJi73Fg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Polis, siteyle bağlantılı olarak Macaristan, Litvanya, Almanya ve Hollanda'daki banka hesaplarında 5 milyon Euro'luk fonun dondurulduğunu açıkladı.
Güney Fransa doğumlu Steidl'in, 2023 yılında Fransız vatandaşlığından vazgeçerek İtalyan vatandaşlığına geçtiği bildirildi. Kendisi, Doğu Avrupa’da yaşıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6tYKmXsKRkGH1eO94x83IA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçen yıl siteyi kapatma kararı alan Paris Savcısı Laure Beccuau, sitenin 480 kurbanı kapsayan 23 bin 51 suç dosyasına karıştığını belirtti.
Beccuau, yaptığı açıklamada, Ocak 1980 doğumlu İtalyan vatandaşlığında bir kişinin "site yöneticisi olduğundan şüphelenildiğini" ve Bulgaristan’da hakimler tarafından sorgulandığını ifade etti.
Le Parisien gazetesine göre, Steidl; "bir suç örgütü kapsamında bir çevrimiçi platformun yasa dışı şekilde yönetilmesi, suç işlemek için komplo kurmak, ağırlaştırılmış fuhuş suçlarına, pedofili videolarının dağıtımına ve paylaşımına ortaklık yapmak ile kara para aklama" suçlamalarıyla sorgulanıyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Havaalanına yakın yaşayanlar dikkat: Uçak gürültüsü kalbinizi tehdit ediyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/havaalanina-yakin-yasayanlar-dikkat-ucak-gurultusu-kalbinizi-tehdit-ediyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/havaalanina-yakin-yasayanlar-dikkat-ucak-gurultusu-kalbinizi-tehdit-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ University College London&#039;daki araştırmacılar, uçak gürültüsüne maruz kalmanın kalp krizi riskini artırabileceğini ortaya koydu. Yapılan araştırmada havaalanlarına yakın yaşayan 3 bin 635 kişinin kalp görüntüleme verileri incelendi ve uçak gürültüsünün kan pompalama işlevini düşürdüğü ortaya çıktı .Bir araştırmaya göre, uçak gürültüsüne maruz kalmak, kalp krizi geçirme olasılığını artırabilir. University College London (UCL) araştırmacıları, havaalanlarına yakın yaşayan ve uçakların kalkış ve iniş gürültüsüne maruz kalan kişilerin kalp sağlığı açısından daha büyük bir risk altında olabileceğini tespit etti.  Araştırma ekibi, bu durumun kalp krizine, yaşamı tehdit eden anormal kalp ritimlerine ve felçlere yol açabileceğini belirtti. Journal of the American College of Cardiology dergisinde yayımlanan çalışmada, Heathrow, Gatwick, Birmingham veya Manchester havaalanlarına yakın bölgelerde yaşayan 3 bin 635 kişinin kalp görüntüleme verileri incelendi.KAN POMPLAMA İŞLEVİNİN VERİMİ DÜŞÜYOR  Yüksek uçak gürültüsüne maruz kalan kişilerin kalpleri, daha düşük uçak gürültüsü alanlarında yaşayan kişilerin kalpleriyle karşılaştırıldı. Yüksek gürültüye maruz kalanların kalp kaslarının daha sert ve kalın olduğu, bu kasların daha az esneyip büzülebildiği ve vücudun kan pompalama işlevini daha az verimli gerçekleştirdiği görüldü.  Bu durum özellikle gece saatlerinde uçak gürültüsüne maruz kalan kişiler için daha belirgin oldu.Araştırmacılar bunun, uykunun bozulması ve insanların genellikle gece evde bulunması nedeniyle uçak gürültüsüne daha fazla maruz kalmalarından kaynaklanabileceğini düşünüyor.  Uçak gürültüsüne maruz kalmayan kişilerin ayrı bir analizinde, bu tür kalp anormalliklerinin, bu anormalliklere sahip olmayanlara kıyasla kalp krizi, yaşamı tehdit eden kalp ritimleri veya felç gibi olayların riskini dört katına kadar artırabileceği belirlendi.  UCL Kardiyovasküler Bilimler Enstitüsü&#039;nden ve Royal Free Hastanesi&#039;nde kardiyolog olan kıdemli yazar Dr. Gaby Captur, şunları söyledi:“Çalışmamız gözlemsel bir çalışma olduğu için uçak gürültüsü seviyelerinin yüksek olmasının kalp yapısındaki ve işlevindeki bu farklılıklara kesin olarak neden olduğunu söyleyemeyiz. Ancak bulgularımız, uçak gürültüsünün kalp sağlığını ve genel sağlığımızı olumsuz etkileyebileceğine dair artan kanıtlar arasında yer alıyor. Hükümet ve endüstrinin uçak gürültüsüne maruz kalmamızı azaltmak ve bunun havaalanlarına veya uçuş güzergahlarına yakın yaşayan milyonlarca insan üzerindeki etkisini hafifletmek için ortak çaba göstermesi gerekiyor.”  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KS2_L3MeDEOvQoUTvehF0Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Havaalanına, yakın, yaşayanlar, dikkat:, Uçak, gürültüsü, kalbinizi, tehdit, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KS2_L3MeDEOvQoUTvehF0Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Havaalanına yakın yaşayanlar dikkat: Uçak gürültüsü kalbinizi tehdit ediyor"><p>University College London'daki araştırmacılar, uçak gürültüsüne maruz kalmanın kalp krizi riskini artırabileceğini ortaya koydu. Yapılan araştırmada havaalanlarına yakın yaşayan 3 bin 635 kişinin kalp görüntüleme verileri incelendi ve uçak gürültüsünün kan pompalama işlevini düşürdüğü ortaya çıktı .</p><p>Bir araştırmaya göre, uçak gürültüsüne maruz kalmak, kalp krizi geçirme olasılığını artırabilir. </p><p>University College London (UCL) araştırmacıları, havaalanlarına yakın yaşayan ve uçakların kalkış ve iniş gürültüsüne maruz kalan kişilerin kalp sağlığı açısından daha büyük bir risk altında olabileceğini tespit etti.  Araştırma ekibi, bu durumun kalp krizine, yaşamı tehdit eden anormal kalp ritimlerine ve felçlere yol açabileceğini belirtti.</p><p><strong> Journal of the American College of Cardiology dergisinde yayımlanan çalışmada</strong>, Heathrow, Gatwick, Birmingham veya Manchester havaalanlarına yakın bölgelerde yaşayan 3 bin 635 kişinin kalp görüntüleme verileri incelendi.</p><p><strong>KAN POMPLAMA İŞLEVİNİN VERİMİ DÜŞÜYOR</strong>  Yüksek uçak gürültüsüne maruz kalan kişilerin kalpleri, daha düşük uçak gürültüsü alanlarında yaşayan kişilerin kalpleriyle karşılaştırıldı. </p><p>Yüksek gürültüye maruz kalanların kalp kaslarının daha sert ve kalın olduğu, bu kasların daha az esneyip büzülebildiği ve vücudun kan pompalama işlevini daha az verimli gerçekleştirdiği görüldü.  Bu durum özellikle gece saatlerinde uçak gürültüsüne maruz kalan kişiler için daha belirgin oldu.</p><p>Araştırmacılar bunun, uykunun bozulması ve insanların genellikle gece evde bulunması nedeniyle uçak gürültüsüne daha fazla maruz kalmalarından kaynaklanabileceğini düşünüyor.  Uçak gürültüsüne maruz kalmayan kişilerin ayrı bir analizinde, bu tür kalp anormalliklerinin, bu anormalliklere sahip olmayanlara kıyasla kalp krizi, yaşamı tehdit eden kalp ritimleri veya felç gibi olayların riskini dört katına kadar artırabileceği belirlendi.  <strong>UCL Kardiyovasküler Bilimler Enstitüsü'nden ve Royal Free Hastanesi'nde kardiyolog olan kıdemli yazar Dr. Gaby Captur, şunları söyledi:</strong></p><p>“Çalışmamız gözlemsel bir çalışma olduğu için uçak gürültüsü seviyelerinin yüksek olmasının kalp yapısındaki ve işlevindeki bu farklılıklara kesin olarak neden olduğunu söyleyemeyiz. Ancak bulgularımız, uçak gürültüsünün kalp sağlığını ve genel sağlığımızı olumsuz etkileyebileceğine dair artan kanıtlar arasında yer alıyor. Hükümet ve endüstrinin uçak gürültüsüne maruz kalmamızı azaltmak ve bunun havaalanlarına veya uçuş güzergahlarına yakın yaşayan milyonlarca insan üzerindeki etkisini hafifletmek için ortak çaba göstermesi gerekiyor.” </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;dan kritik uyarı: Dünya&amp;apos;nın dönüş hızını yavaşlatıyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/nasadan-kritik-uyari-dunyanin-doenus-hizini-yavaslatiyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/nasadan-kritik-uyari-dunyanin-doenus-hizini-yavaslatiyor</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın bilim insanları, Çin’in merkezindeki Üç Boğaz Barajı&#039;nın Dünya’nın dönüş hızını etkilediğini öne sürdü. 39 trilyon kilogramlık devasa su kütlesi, Dünya&#039;nın &quot;eylemsizlik momentini&quot; değiştirerek dönüşü yaklaşık 0.06 mikrosaniye yavaşlatıyor. Bu etkiler küçük görünse de, uzun vadede önemli sonuçlar doğurabilir.NASA bilim insanlarına göre, Çin’in merkezindeki Üç Boğaz Barajı, Dünya’nın dönüş hızını yavaşlatıyor olabilir.
Dünyanın en büyük barajı olarak kabul edilen bu yapı, Yangtze Nehri’nden gelen suyu dünyanın en büyük hidroelektrik santraline yönlendiriyor.
Ayrıca baraj, nehrin aşağı kesimlerinde yıkıcı sellere neden olan taşkınları kontrol etmek amacıyla tasarlandı.Dünya’nın dönüşü geçmişte doğal afetler ve Ay’ın etkisi gibi doğal nedenlerle zaman zaman dalgalanmalar yaşamıştı.
Ancak bu baraj, Dünya’nın dönüşünü etkileyen bilinen tek insan yapımı yapı olarak değerlendiriliyor.
Bilim insanları, barajın 39 trilyon kilogramdan fazla olduğu tahmin edilen suyu, deniz seviyesinden yaklaşık 175 metre yüksekte tuttuğunu belirtti.Bu devasa su kütlesi, Dünya’nın &quot;eylemsizlik momenti&quot; üzerinde bir etki yaratıyor.
Eylemsizlik momenti, bir cismin açısal ivmeye direnme eğilimini ifade eder ve bir cismin kütlesinin, kütlenin dönüş eksenine olan uzaklığının karesiyle çarpımından oluşan bir büyüklük olarak tanımlanır.Barajın etkisi, Dünya’nın dönüş hızını yalnızca 0.06 mikrosaniye kadar yavaşlatıyor.
Bu miktar küçük görünse de, fizikçiler bu tür bir yavaşlamanın uzun vadede önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor.NASA’ya göre, bu devasa projenin gerçekleştirilmesi, 1,2 milyon insanın yerinden edilmesini ve 13 şehrin su altında kalmasını gerektirdiği için büyük tartışmalara yol açtı.
Ayrıca, inşaat sırasında 1.300’den fazla köy, arkeolojik alan ve tehlikeli atık alanı yok edildi.
NASA bilim insanları, bu durumun deprem riski, toprak kaymaları, ekosistemlere olan etkiler, kirlilik, su kaynaklı hastalıkların artışı ve Yangtze Nehri’ndeki tuzluluk değişimleri gibi sorunlara neden olabileceğinden endişe duyuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_f64B8w11EGTcGBFLZM8Kw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>NASAdan, kritik, uyarı:, Dünyanın, dönüş, hızını, yavaşlatıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_f64B8w11EGTcGBFLZM8Kw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="NASA'dan kritik uyarı: Dünya'nın dönüş hızını yavaşlatıyor"><p>NASA'nın bilim insanları, Çin’in merkezindeki Üç Boğaz Barajı'nın Dünya’nın dönüş hızını etkilediğini öne sürdü. 39 trilyon kilogramlık devasa su kütlesi, Dünya'nın "eylemsizlik momentini" değiştirerek dönüşü yaklaşık 0.06 mikrosaniye yavaşlatıyor. Bu etkiler küçük görünse de, uzun vadede önemli sonuçlar doğurabilir.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F2FhmBeuKkyLJ3srCYOBxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA bilim insanlarına göre, Çin’in merkezindeki Üç Boğaz Barajı, Dünya’nın dönüş hızını yavaşlatıyor olabilir.
Dünyanın en büyük barajı olarak kabul edilen bu yapı, Yangtze Nehri’nden gelen suyu dünyanın en büyük hidroelektrik santraline yönlendiriyor.
Ayrıca baraj, nehrin aşağı kesimlerinde yıkıcı sellere neden olan taşkınları kontrol etmek amacıyla tasarlandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BjxOw8x920-YFMaC-P4gAQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünya’nın dönüşü geçmişte doğal afetler ve Ay’ın etkisi gibi doğal nedenlerle zaman zaman dalgalanmalar yaşamıştı.
Ancak bu baraj, Dünya’nın dönüşünü etkileyen bilinen tek insan yapımı yapı olarak değerlendiriliyor.
Bilim insanları, barajın 39 trilyon kilogramdan fazla olduğu tahmin edilen suyu, deniz seviyesinden yaklaşık 175 metre yüksekte tuttuğunu belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S4G2nW_KwESEENY6032P3Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu devasa su kütlesi, Dünya’nın "eylemsizlik momenti" üzerinde bir etki yaratıyor.
Eylemsizlik momenti, bir cismin açısal ivmeye direnme eğilimini ifade eder ve bir cismin kütlesinin, kütlenin dönüş eksenine olan uzaklığının karesiyle çarpımından oluşan bir büyüklük olarak tanımlanır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hbnv-rb7r0K9nzxUGXkedA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Barajın etkisi, Dünya’nın dönüş hızını yalnızca 0.06 mikrosaniye kadar yavaşlatıyor.
Bu miktar küçük görünse de, fizikçiler bu tür bir yavaşlamanın uzun vadede önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AcNb793vcU-MSUtwbz5myA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA’ya göre, bu devasa projenin gerçekleştirilmesi, 1,2 milyon insanın yerinden edilmesini ve 13 şehrin su altında kalmasını gerektirdiği için büyük tartışmalara yol açtı.
Ayrıca, inşaat sırasında 1.300’den fazla köy, arkeolojik alan ve tehlikeli atık alanı yok edildi.
NASA bilim insanları, bu durumun deprem riski, toprak kaymaları, ekosistemlere olan etkiler, kirlilik, su kaynaklı hastalıkların artışı ve Yangtze Nehri’ndeki tuzluluk değişimleri gibi sorunlara neden olabileceğinden endişe duyuyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>James Webb&amp;apos;den tarihi keşif: 44 yeni yıldız tespit edildi</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/james-webbden-tarihi-kesif-44-yeni-yildiz-tespit-edildi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/james-webbden-tarihi-kesif-44-yeni-yildiz-tespit-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, James Webb Uzay Teleskobu&#039;nun verileriyle 6,5 milyar ışık yılı uzaklıktaki &quot;Dragon Arc&quot; galaksisinde, evrenin en yoğun yıldız oluşum dönemine ait 44 yeni yıldız keşfetti. Keşif, evrenin sırlarına ışık tutuyorBilim insanları, ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) James Webb Uzay Teleskobu (JWST) verilerini inceleyerek &quot;kozmik öğle vakti&quot; de denen ve çok sayıda yıldızın oluştuğu döneme ait 44 yeni yıldız keşfetti.  Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezinden Fengwu Sun liderliğindeki bilim insanları, Dünya&#039;ya 6,5 milyar yıl uzaklıktaki &quot;Dragon Arc&quot; adı verilen bir galaksinin, evrenin yarı yaşında olduğu döneme ait görüntülerini inceledi.  Sun, &quot;Bu heyecan verici bir buluştu çünkü bu kadar uzaktaki böylesine çok yıldızı ilk kez görebildik.&quot; dedi.  Araştırmacılar, uzak galaksideki 44 yeni yıldızı, JWST&#039;nin hassas kameralarıyla gök cisimlerinin &quot;kütle çekimsel mercekleme&quot; etkisinden faydalanarak tespit etti.  Büyük kütleli gökcisimlerinin yoğun kütle çekim alanlarının tetiklediği doğal bir büyütme etkisi olan &quot;kütle çekimsel mercekleme&quot;, gök cisimlerinin arkasında kalan yıldızların ve galaksilerin görüntülenmesini sağlıyor.  Bu sayede, uzaktaki yıldızların ışıkları yüzlerce hatta binlerce defa büyüyerek JWST gibi hassas teleskoplar tarafından tespit edilebiliyor.  BUGÜNE KADAR EN FAZLA SAYIDAKİ YILDIZ   Araştırma, evrenin derinliklerinde bugüne kadar bulunan en fazla sayıdaki yıldızın keşfiyle başlı başına bir rekor kırdı.  Öte yandan BBC&#039;nin haberine göre, araştırmaya katılan Durham Üniversitesinden bilim insanları, söz konusu 44 yeni yıldızın, 4 milyar ışık yılı uzaklıktaki &quot;Abell 370&quot; adı verilen bir gökada kümesinin arkasında bulunan &quot;Dragon Arc&quot; galaksisine ait olduğunu kaydetti.  KIRMIZI SÜPER DEVLER VAR   Durham Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mathilde Jauzac, &quot;kozmik öğle vaktinin&quot; evrendeki yıldız oluşumlarının en fazla olduğu zaman dilimi olduğunu ancak bu gök cisimlerini gözlemlemenin zor olduğunu belirtti.  Jauzac, &quot;Dragon Arc&#039;ta tespit ettiğimiz bu çok özel yıldız türü, &quot;kırmızı süper dev&quot; olarak adlandırılıyor ve gözlemlenmeleri çok zor. Bunların çevresinde çok fazla toz bulunuyor ve bu toz onları standart aletler için görünmez kılıyor.&quot; ifadesini kullandı.  Araştırma, Nature Astronomy dergisinde yayımlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lWLuf55BDEeBa1R7jYU-SA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>James, Webbden, tarihi, keşif:, yeni, yıldız, tespit, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lWLuf55BDEeBa1R7jYU-SA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="James Webb'den tarihi keşif: 44 yeni yıldız tespit edildi"><p>Bilim insanları, James Webb Uzay Teleskobu'nun verileriyle 6,5 milyar ışık yılı uzaklıktaki "Dragon Arc" galaksisinde, evrenin en yoğun yıldız oluşum dönemine ait 44 yeni yıldız keşfetti. Keşif, evrenin sırlarına ışık tutuyor</p>Bilim insanları, ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) James Webb Uzay Teleskobu (JWST) verilerini inceleyerek "kozmik öğle vakti" de denen ve çok sayıda yıldızın oluştuğu döneme ait 44 yeni yıldız keşfetti.  Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezinden Fengwu Sun liderliğindeki bilim insanları, Dünya'ya 6,5 milyar yıl uzaklıktaki "Dragon Arc" adı verilen bir galaksinin, evrenin yarı yaşında olduğu döneme ait görüntülerini inceledi.  Sun, "Bu heyecan verici bir buluştu çünkü bu kadar uzaktaki böylesine çok yıldızı ilk kez görebildik." dedi.  Araştırmacılar, uzak galaksideki 44 yeni yıldızı, JWST'nin hassas kameralarıyla gök cisimlerinin "kütle çekimsel mercekleme" etkisinden faydalanarak tespit etti.  Büyük kütleli gökcisimlerinin yoğun kütle çekim alanlarının tetiklediği doğal bir büyütme etkisi olan "kütle çekimsel mercekleme", gök cisimlerinin arkasında kalan yıldızların ve galaksilerin görüntülenmesini sağlıyor.  Bu sayede, uzaktaki yıldızların ışıkları yüzlerce hatta binlerce defa büyüyerek JWST gibi hassas teleskoplar tarafından tespit edilebiliyor.  <strong>BUGÜNE KADAR EN FAZLA SAYIDAKİ YILDIZ </strong>  Araştırma, evrenin derinliklerinde bugüne kadar bulunan en fazla sayıdaki yıldızın keşfiyle başlı başına bir rekor kırdı.  Öte yandan BBC'nin haberine göre, araştırmaya katılan Durham Üniversitesinden bilim insanları, söz konusu 44 yeni yıldızın, 4 milyar ışık yılı uzaklıktaki "Abell 370" adı verilen bir gökada kümesinin arkasında bulunan "Dragon Arc" galaksisine ait olduğunu kaydetti.  <strong>KIRMIZI SÜPER DEVLER VAR </strong>  Durham Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mathilde Jauzac, "kozmik öğle vaktinin" evrendeki yıldız oluşumlarının en fazla olduğu zaman dilimi olduğunu ancak bu gök cisimlerini gözlemlemenin zor olduğunu belirtti.  Jauzac, "Dragon Arc'ta tespit ettiğimiz bu çok özel yıldız türü, "kırmızı süper dev" olarak adlandırılıyor ve gözlemlenmeleri çok zor. Bunların çevresinde çok fazla toz bulunuyor ve bu toz onları standart aletler için görünmez kılıyor." ifadesini kullandı.  Araştırma, Nature Astronomy dergisinde yayımlandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Apple&amp;apos;dan Siri savunması: Gizlilik ihlali davasında tazminat ödeyecek</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/appledan-siri-savunmasi-gizlilik-ihlali-davasinda-tazminat-oedeyecek</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/appledan-siri-savunmasi-gizlilik-ihlali-davasinda-tazminat-oedeyecek</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;li teknoloji devlerinden Apple, sesli asistan teknolojisi &quot;Siri&quot;nin, kullanıcıların gizliliğini ihlal ettiği iddiasıyla açılan toplu davada anlaşmaya giderek 95 milyon dolar ödemeyi kabul etmesinin ardından Siri verilerinin hiç bir zaman satılmadığını açıkladı.ABD&#039;li teknoloji devlerinden Apple, sesli asistan teknolojisi &quot;Siri&quot;nin kullanıcıların gizliliğini ihlal ettiği iddiasıyla açılan toplu davada anlaşmaya giderek 95 milyon dolar ödemeyi kabul etti.
Söz konusu dava, Siri&#039;nin istem dışı etkinleştirilebildiği ve kullanıcıların rızaları dışında kaydedilen konuşmaların üçüncü taraflarla paylaştığı iddiasıyla açılmıştı.Anlaşmanın onaylanması halinde, Siri özellikli cihazları kullananlar cihaz başına 20 dolara kadar ödeme alabilecek.Apple&#039;dan yapılan açıklamada, şirketin kullanıcı verilerini korumaya yönelik kararlılığı vurgulandı.
Açıklamada, &quot;Apple, Siri verilerini hiçbir zaman pazarlama profilleri oluşturmak için kullanmadı, reklam için kullanıma sunmadı ve hiçbir amaçla kimseye satmadı.&quot; ifadesi kullanıldı.Siri&#039;yi daha da gizli hale getirmek için sürekli olarak teknolojiler geliştirildiği belirtilen açıklamada, şirketin bunu yapmaya devam edeceği kaydedildi.Açıklamada, kullanıcı gizliliğini korumak için Siri&#039;nin mümkün olduğunca çok işlemi doğrudan kullanıcının cihazında yapmak üzere tasarlandığı, bilgilerin Apple sunucularına aktarılmadığı vurgulandı.Apple&#039;ın &quot;Siri&quot;ye ilişkin açıklaması, şirketin sesli asistan teknolojisinin kullanıcıların gizliliğini ihlal ettiği iddiasıyla açılan toplu davada anlaşmaya giderek 95 milyon dolar ödemeyi kabul etmesinin ardından geldi.
Anlaşma, 17 Eylül 2014 ile 31 Aralık 2024 tarihleri arasında Siri özellikli iPhone, iPad, Apple Watch, MacBook, iMac, HomePod, iPod touch veya Apple TV sahibi olan ABD&#039;deki kullanıcıları kapsayacak.Sesli asistan teknolojisi Siri, ilk olarak 2011&#039;de piyasaya sürülen iPhone 4S modellerinde yer almıştı.Kullanıcıların Siri&#039;yi eller serbest şekilde etkinleştirmesine olanak tanıyan &quot;Hey Siri&quot; özelliği ise 2014 yılında tanıtılmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wNrCH5dgNEGMWLlgarmqLw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Appledan, Siri, savunması:, Gizlilik, ihlali, davasında, tazminat, ödeyecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wNrCH5dgNEGMWLlgarmqLw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Apple'dan Siri savunması: Gizlilik ihlali davasında tazminat ödeyecek"><p>ABD'li teknoloji devlerinden Apple, sesli asistan teknolojisi "Siri"nin, kullanıcıların gizliliğini ihlal ettiği iddiasıyla açılan toplu davada anlaşmaya giderek 95 milyon dolar ödemeyi kabul etmesinin ardından Siri verilerinin hiç bir zaman satılmadığını açıkladı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jAqxRnGokka06BLZPcc1lw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'li teknoloji devlerinden Apple, sesli asistan teknolojisi "Siri"nin kullanıcıların gizliliğini ihlal ettiği iddiasıyla açılan toplu davada anlaşmaya giderek 95 milyon dolar ödemeyi kabul etti.
Söz konusu dava, Siri'nin istem dışı etkinleştirilebildiği ve kullanıcıların rızaları dışında kaydedilen konuşmaların üçüncü taraflarla paylaştığı iddiasıyla açılmıştı.Anlaşmanın onaylanması halinde, Siri özellikli cihazları kullananlar cihaz başına 20 dolara kadar ödeme alabilecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DJN7kIl0RkS1o5xkV4mo5Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Apple'dan yapılan açıklamada, şirketin kullanıcı verilerini korumaya yönelik kararlılığı vurgulandı.
Açıklamada, "Apple, Siri verilerini hiçbir zaman pazarlama profilleri oluşturmak için kullanmadı, reklam için kullanıma sunmadı ve hiçbir amaçla kimseye satmadı." ifadesi kullanıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wlq1OWsme0W9Z50kshU3-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Siri'yi daha da gizli hale getirmek için sürekli olarak teknolojiler geliştirildiği belirtilen açıklamada, şirketin bunu yapmaya devam edeceği kaydedildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/r9NBtk8njUylZXCsqsoeLQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Açıklamada, kullanıcı gizliliğini korumak için Siri'nin mümkün olduğunca çok işlemi doğrudan kullanıcının cihazında yapmak üzere tasarlandığı, bilgilerin Apple sunucularına aktarılmadığı vurgulandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zTNWrUt5aUekslugFC_mgA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Apple'ın "Siri"ye ilişkin açıklaması, şirketin sesli asistan teknolojisinin kullanıcıların gizliliğini ihlal ettiği iddiasıyla açılan toplu davada anlaşmaya giderek 95 milyon dolar ödemeyi kabul etmesinin ardından geldi.
Anlaşma, 17 Eylül 2014 ile 31 Aralık 2024 tarihleri arasında Siri özellikli iPhone, iPad, Apple Watch, MacBook, iMac, HomePod, iPod touch veya Apple TV sahibi olan ABD'deki kullanıcıları kapsayacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dgOXSn5h00qKWpk4SAgAnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sesli asistan teknolojisi Siri, ilk olarak 2011'de piyasaya sürülen iPhone 4S modellerinde yer almıştı.Kullanıcıların Siri'yi eller serbest şekilde etkinleştirmesine olanak tanıyan "Hey Siri" özelliği ise 2014 yılında tanıtılmıştı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NASA, Ay&amp;apos;a &amp;quot;Elektrikli süpürge&amp;quot; gönderiyor: Ay tozlarını toplayacak</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/nasa-aya-elektrikli-supurge-goenderiyor-ay-tozlarini-toplayacak</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/nasa-aya-elektrikli-supurge-goenderiyor-ay-tozlarini-toplayacak</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Blue Ghost göreviyle birlikte Ay&#039;a bir &quot;Elektrikli süpürge&quot; göndermeye hazırlanıyor. Lunar PlanetVac (LPV) olarak bilinen bu cihaz, 1 santimetreye kadar olan ay tozunu işleyip numuneleri Dünya&#039;ya geri gönderecek.NASA, gelecek hafta Ay’a iniş yapacak Blue Ghost 1 göreviyle birlikte &quot;Elektrikli süpürge&quot; gönderiyor.
Lunar PlanetVac (LPV) olarak bilinen bu cihaz, Firefly Aerospace tarafından geliştirilen Blue Ghost 1 Ay iniş aracının taşıdığı bir NASA yükü.
Bu cihaz, NASA’nın örnek toplama ve yerinde testler yapma konusunda yeni yollar keşfetmesini kolaylaştırmayı hedefliyor.LPV, Honeybee Robotics tarafından geliştirildi ve basınçlı gaz kullanarak Ay yüzeyindeki tozları dönüştürüyor.
Oluşan toz bulutu, pnömatik jetler sayesinde bir aktarım tüpüne yönlendirilerek numune kabına aktarılıyor.
Cihaz, 1 santimetreye kadar olan ay tozu parçacıklarını işleyebiliyor.
Toplanan Ay toprağı daha sonra eleniyor, numune kabında fotoğraflanıyor ve bulgular Dünya’ya iletiliyor.
Ayrıca cihaz, ay tozunun yapışkanlığını ve gaz jetlerinin temizleyici bir ajan olarak verimliliğini test edecek.Bu işlem tamamen otonom şekilde çalışıyor ancak cihaz, gelecekteki mürettebatlı Ay veya Mars görevlerinde astronot gözetimiyle de kullanılabilir.
Bu yöntem, diğer görevlerde kullanılan yüzeyi mekanik olarak kazıma yöntemine göre yenilikçi bir alternatif sunuyor.NASA&#039;nın Marshall Uzay Uçuş Merkezi&#039;ndeki Ticari Ay Yük Hizmetleri (CLPS) girişiminde LPV yükünü yöneten Dennis Harris şöyle dedi:
&quot;Bu cihaz kazı yapmıyor, servis veya değişim gerektirebilecek mekanik bir kola ihtiyaç duymuyor bir vakum temizleyici gibi çalışıyor. CLPS yükünde kullanılan bu teknoloji, su, helyum ve diğer kaynakların aranmasında fayda sağlayabilir ve NASA ile ortaklarına Ay’da habitatlar ve fırlatma rampaları inşa etmek için kullanılabilecek yerinde malzemeler hakkında daha net bir bilgi sağlayabilir. Aynı zamanda, bilimsel bilgileri genişletirken Güneş Sistemi&#039;nin pratik keşfine her adımda katkı sunabilir.&quot;Firefly Aerospace’in Blue Ghost 1 görevi, Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’ndeki Fırlatma Kompleksi 39A’dan SpaceX Falcon 9 roketiyle fırlatılacak.
Görevin Ay’a ulaşması yaklaşık 45 gün sürecek; bu sürenin 25 günü Dünya yörüngesinde geçecek ve inişin Mart ayı başlarında gerçekleşmesi planlanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7Pn1XkHZr0qncVkn_iu04A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>NASA, Aya, Elektrikli, süpürge, gönderiyor:, tozlarını, toplayacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7Pn1XkHZr0qncVkn_iu04A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="NASA, Ay'a " elektrikli s g ay tozlar toplayacak><p>NASA, Blue Ghost göreviyle birlikte Ay'a bir "Elektrikli süpürge" göndermeye hazırlanıyor. Lunar PlanetVac (LPV) olarak bilinen bu cihaz, 1 santimetreye kadar olan ay tozunu işleyip numuneleri Dünya'ya geri gönderecek.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DFu3-sWoZUmkfLAoHraaZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA, gelecek hafta Ay’a iniş yapacak Blue Ghost 1 göreviyle birlikte "Elektrikli süpürge" gönderiyor.
Lunar PlanetVac (LPV) olarak bilinen bu cihaz, Firefly Aerospace tarafından geliştirilen Blue Ghost 1 Ay iniş aracının taşıdığı bir NASA yükü.
Bu cihaz, NASA’nın örnek toplama ve yerinde testler yapma konusunda yeni yollar keşfetmesini kolaylaştırmayı hedefliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-rKpu4upe0K1ak8UKf8_4g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>LPV, Honeybee Robotics tarafından geliştirildi ve basınçlı gaz kullanarak Ay yüzeyindeki tozları dönüştürüyor.
Oluşan toz bulutu, pnömatik jetler sayesinde bir aktarım tüpüne yönlendirilerek numune kabına aktarılıyor.
Cihaz, 1 santimetreye kadar olan ay tozu parçacıklarını işleyebiliyor.
Toplanan Ay toprağı daha sonra eleniyor, numune kabında fotoğraflanıyor ve bulgular Dünya’ya iletiliyor.
Ayrıca cihaz, ay tozunun yapışkanlığını ve gaz jetlerinin temizleyici bir ajan olarak verimliliğini test edecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Aql5Dq0_fku35iu4poukcg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu işlem tamamen otonom şekilde çalışıyor ancak cihaz, gelecekteki mürettebatlı Ay veya Mars görevlerinde astronot gözetimiyle de kullanılabilir.
Bu yöntem, diğer görevlerde kullanılan yüzeyi mekanik olarak kazıma yöntemine göre yenilikçi bir alternatif sunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bySrLBzTM0Sj-QIqsLVhEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA'nın Marshall Uzay Uçuş Merkezi'ndeki Ticari Ay Yük Hizmetleri (CLPS) girişiminde LPV yükünü yöneten Dennis Harris şöyle dedi:
"Bu cihaz kazı yapmıyor, servis veya değişim gerektirebilecek mekanik bir kola ihtiyaç duymuyor bir vakum temizleyici gibi çalışıyor. CLPS yükünde kullanılan bu teknoloji, su, helyum ve diğer kaynakların aranmasında fayda sağlayabilir ve NASA ile ortaklarına Ay’da habitatlar ve fırlatma rampaları inşa etmek için kullanılabilecek yerinde malzemeler hakkında daha net bir bilgi sağlayabilir. Aynı zamanda, bilimsel bilgileri genişletirken Güneş Sistemi'nin pratik keşfine her adımda katkı sunabilir."Firefly Aerospace’in Blue Ghost 1 görevi, Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’ndeki Fırlatma Kompleksi 39A’dan SpaceX Falcon 9 roketiyle fırlatılacak.
Görevin Ay’a ulaşması yaklaşık 45 gün sürecek; bu sürenin 25 günü Dünya yörüngesinde geçecek ve inişin Mart ayı başlarında gerçekleşmesi planlanıyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en eski buz çekirdeği bulundu: Sekiz Eyfel Kulesi&amp;apos;nden büyük!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/dunyanin-en-eski-buz-cekirdegi-bulundu-sekiz-eyfel-kulesinden-buyuk</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/dunyanin-en-eski-buz-cekirdegi-bulundu-sekiz-eyfel-kulesinden-buyuk</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, Antarktika&#039;nın derinliklerinden dünyanın en eski buz çekirdeğini çıkardı. 2,8 kilometre uzunluğundaki silindir buzun sekiz Eyfel Kulesi&#039;nden bile daha büyük ve 1,2 milyon yıl öncesine ait olduğu belirtildi.Antarktika&#039;nın derinliklerinden yaklaşık 1,2 milyon yıl öncesine ait dünyanın en eski buzu çıkarıldı.
Eksi 35 derece sıcaklıkta çalışan bir bilim insanı ekibi, uzunluğu 2,8 kilometreyi bulan bir silindir şeklinde buz çekirdeği çıkardı.
Bu uzunluk, sekiz Eyfel Kulesi’nin uç uca eklenmesinden daha fazla.
Buzun içinde, bilim insanlarının gezegenimizin iklim geçmişiyle ilgili uzun süredir devam eden bir gizemi çözmesine yardımcı olacağını umduğu antik hava kabarcıkları bulunuyor.
Avrupalı bilim insanları, donmuş kıtanın altındaki kayaya ilk ulaşan olmak için yedi ulusla yarışarak dört Antarktika yazı boyunca çalıştı.Bu çalışma, gezegenimizin iklim tarihindeki en büyük gizemlerden birini çözmeye yardımcı olabilir.
&quot;BİR MİLYON YIL ÖNCESİNE AİT HAVA KABARCIKLARI VAR&quot;
Venedik’teki Ca’ Foscari Üniversitesi’nden ve araştırmayı koordine eden Prof. Carlo Barbante, “Bu inanılmaz bir başarı. Elinizde bir milyon yıl öncesine ait bir buz parçası var. Bazen volkanik patlamalardan gelen kül katmanlarını görebiliyorsunuz. İçinde, atalarımızın bir milyon yıl önce soluduğu hava kabarcıklarını görebileceğiniz küçük kabarcıklar var&quot; dedi.Ekip, İtalyan Kutup Bilimleri Enstitüsü liderliğinde ve 10 Avrupa ülkesinin katılımıyla çalıştı.
Matkap ekipmanı, laboratuvarlar ve kamp, en yakın araştırma üssünden kar motorlarıyla 40 kilometre taşındı.
Little Dome C adı verilen sondaj alanı, kıtanın doğusunda, Antarktika platosunda, yaklaşık 3000 metre rakımda yer alıyor.Buz çekirdekleri, bilim insanlarının iklimin nasıl değiştiğini anlaması için hayati öneme sahip.
Bu çekirdekler, sera gazı salınım seviyelerini ve sıcaklık değişimlerini ortaya çıkaran hava kabarcıkları ve parçacıklar içeriyor.
Bu veriler, bilim insanlarının iklim koşullarının zamanla nasıl değiştiğini haritalamasına yardımcı oluyor.Daha önce Epica adlı bir buz çekirdeğinden elde edilen veriler, sıcaklık artışlarının fosil yakıtların insanlar tarafından yakılmasıyla bağlantılı olduğunu göstermişti. Ancak bilim insanları daha eski tarihlere ulaşmayı hedefliyordu.Şimdi, Beyond Epica: Oldest Ice adlı projeyle 400 bin yıl daha geriye gitme şansı elde ettiler.Prof. Barbante, “Geleceğimizde geçmişin büyük bir kısmı var. Geçmişe bakarak iklimin nasıl işlediğini daha iyi anlıyoruz ve bunu geleceğe nasıl yansıtacağımızı öğreniyoruz.&quot; ifadelreini kullandı.
ŞİMDİ NE OLACAK?
Çekirdek şimdi birer metre uzunluğunda parçalara bölünerek, eksi 50 derece sıcaklıkta gemiyle Antarktika’dan taşınıyor. Bu parçalar nihayetinde, Cambridge’deki İngiliz Antarktika Araştırması da dahil olmak üzere birçok Avrupa kurumunun soğutucularına ulaştırılacak ve analizlere başlanacak.
Uzmanlar, 900 bin ila 1,2 milyon yıl önce, Orta Pleistosen Geçişi adı verilen dönemde neler olduğunu anlamak istiyor.
Bu dönemde, soğuk buzul ve sıcak buzul arası dönemler arasındaki döngü süresi, 41 bin yıldan 100 bin yıla geçti. Ancak bilim insanları bu değişikliğin nedenini hala anlayamıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aAmfU5q0L0GVQPJwJBDTeQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, eski, buz, çekirdeği, bulundu:, Sekiz, Eyfel, Kulesinden, büyük</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aAmfU5q0L0GVQPJwJBDTeQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyanın en eski buz çekirdeği bulundu: Sekiz Eyfel Kulesi'nden büyük!"><p>Bilim insanları, Antarktika'nın derinliklerinden dünyanın en eski buz çekirdeğini çıkardı. 2,8 kilometre uzunluğundaki silindir buzun sekiz Eyfel Kulesi'nden bile daha büyük ve 1,2 milyon yıl öncesine ait olduğu belirtildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4VJYkL7zEUiZw2XwQ4Z_zQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Antarktika'nın derinliklerinden yaklaşık 1,2 milyon yıl öncesine ait dünyanın en eski buzu çıkarıldı.
Eksi 35 derece sıcaklıkta çalışan bir bilim insanı ekibi, uzunluğu 2,8 kilometreyi bulan bir silindir şeklinde buz çekirdeği çıkardı.
Bu uzunluk, sekiz Eyfel Kulesi’nin uç uca eklenmesinden daha fazla.
Buzun içinde, bilim insanlarının gezegenimizin iklim geçmişiyle ilgili uzun süredir devam eden bir gizemi çözmesine yardımcı olacağını umduğu antik hava kabarcıkları bulunuyor.
Avrupalı bilim insanları, donmuş kıtanın altındaki kayaya ilk ulaşan olmak için yedi ulusla yarışarak dört Antarktika yazı boyunca çalıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2y98vdqdKEKI0F6yaeMDrA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu çalışma, gezegenimizin iklim tarihindeki en büyük gizemlerden birini çözmeye yardımcı olabilir.
"BİR MİLYON YIL ÖNCESİNE AİT HAVA KABARCIKLARI VAR"
Venedik’teki Ca’ Foscari Üniversitesi’nden ve araştırmayı koordine eden Prof. Carlo Barbante, “Bu inanılmaz bir başarı. Elinizde bir milyon yıl öncesine ait bir buz parçası var. Bazen volkanik patlamalardan gelen kül katmanlarını görebiliyorsunuz. İçinde, atalarımızın bir milyon yıl önce soluduğu hava kabarcıklarını görebileceğiniz küçük kabarcıklar var" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QA8rJLgg70iJHVOAr-u9Fw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ekip, İtalyan Kutup Bilimleri Enstitüsü liderliğinde ve 10 Avrupa ülkesinin katılımıyla çalıştı.
Matkap ekipmanı, laboratuvarlar ve kamp, en yakın araştırma üssünden kar motorlarıyla 40 kilometre taşındı.
Little Dome C adı verilen sondaj alanı, kıtanın doğusunda, Antarktika platosunda, yaklaşık 3000 metre rakımda yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qykpjQmLA0W-n9dS6A4cwA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Buz çekirdekleri, bilim insanlarının iklimin nasıl değiştiğini anlaması için hayati öneme sahip.
Bu çekirdekler, sera gazı salınım seviyelerini ve sıcaklık değişimlerini ortaya çıkaran hava kabarcıkları ve parçacıklar içeriyor.
Bu veriler, bilim insanlarının iklim koşullarının zamanla nasıl değiştiğini haritalamasına yardımcı oluyor.Daha önce Epica adlı bir buz çekirdeğinden elde edilen veriler, sıcaklık artışlarının fosil yakıtların insanlar tarafından yakılmasıyla bağlantılı olduğunu göstermişti. Ancak bilim insanları daha eski tarihlere ulaşmayı hedefliyordu.Şimdi, Beyond Epica: Oldest Ice adlı projeyle 400 bin yıl daha geriye gitme şansı elde ettiler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UQ0HG_FFqkCb_41TT1r5pg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Prof. Barbante, “Geleceğimizde geçmişin büyük bir kısmı var. Geçmişe bakarak iklimin nasıl işlediğini daha iyi anlıyoruz ve bunu geleceğe nasıl yansıtacağımızı öğreniyoruz." ifadelreini kullandı.
ŞİMDİ NE OLACAK?
Çekirdek şimdi birer metre uzunluğunda parçalara bölünerek, eksi 50 derece sıcaklıkta gemiyle Antarktika’dan taşınıyor. Bu parçalar nihayetinde, Cambridge’deki İngiliz Antarktika Araştırması da dahil olmak üzere birçok Avrupa kurumunun soğutucularına ulaştırılacak ve analizlere başlanacak.
Uzmanlar, 900 bin ila 1,2 milyon yıl önce, Orta Pleistosen Geçişi adı verilen dönemde neler olduğunu anlamak istiyor.
Bu dönemde, soğuk buzul ve sıcak buzul arası dönemler arasındaki döngü süresi, 41 bin yıldan 100 bin yıla geçti. Ancak bilim insanları bu değişikliğin nedenini hala anlayamıyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dev şirketlerde Trump yarışı: Milyonlar akıtıyorlar</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/dev-sirketlerde-trump-yarisi-milyonlar-akitiyorlar</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/dev-sirketlerde-trump-yarisi-milyonlar-akitiyorlar</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Trump&#039;ın göreve başlamasına kısa bir süre kaldı. Trump&#039;ın yemin töreni için dev şirketlerde bağış yarışı başladı. Listenin ön sıralarında teknoloji ve kripto şirketleri yer aldı.ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump&#039;ın ikinci dönemi 20 Ocak&#039;ta resmen başlayacak.  Trump&#039;ın göreve başlamasına kısa bir süre kala dev şirketler bağış yarışına girişti.   Bağışçılar arasında teknoloji ile kripto şirketlerinin ön sıralarda yer alması dikkat çekti.  Trump&#039;ın yemin töreni için bağış yapanlar arasında Chevron, Meta, Amazon ve Uber gibi devler bulunuyor.Son olarak listeye Boeing ile Google da dahil oldu. İki şirket 1&#039;er milyon dolarlık bağış yaptığını duyurdu.  Otomobil şirketleri Ford, General Motors ve Toyota da açılış komitesine bağış yapanlar arasında yer alıyordu.  ABD piyasa düzenleyicisi SEC ile davalık olan Ripple, tören fonuna 5 milyon dolarlık XRP token&#039;ı aktardı.   Coinbase, Kraken, Circle gibi kripto sektörünün önde gelen şirketleri 1&#039;er milyon dolarlık bağış yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j92fTmhlEU-z394yUArf3Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dev, şirketlerde, Trump, yarışı:, Milyonlar, akıtıyorlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j92fTmhlEU-z394yUArf3Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dev şirketlerde Trump yarışı: Milyonlar akıtıyorlar"><p>ABD'nin seçilmiş başkanı Trump'ın göreve başlamasına kısa bir süre kaldı. Trump'ın yemin töreni için dev şirketlerde bağış yarışı başladı. Listenin ön sıralarında teknoloji ve kripto şirketleri yer aldı.</p><p>ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump'ın ikinci dönemi 20 Ocak'ta resmen başlayacak.  Trump'ın göreve başlamasına kısa bir süre kala dev şirketler bağış yarışına girişti.   Bağışçılar arasında teknoloji ile kripto şirketlerinin ön sıralarda yer alması dikkat çekti.  Trump'ın yemin töreni için bağış yapanlar arasında Chevron, Meta, Amazon ve Uber gibi devler bulunuyor.</p><p>Son olarak listeye Boeing ile Google da dahil oldu. İki şirket 1'er milyon dolarlık bağış yaptığını duyurdu.  Otomobil şirketleri Ford, General Motors ve Toyota da açılış komitesine bağış yapanlar arasında yer alıyordu.  ABD piyasa düzenleyicisi SEC ile davalık olan Ripple, tören fonuna 5 milyon dolarlık XRP token'ı aktardı.   Coinbase, Kraken, Circle gibi kripto sektörünün önde gelen şirketleri 1'er milyon dolarlık bağış yaptı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzayda ahşap uydu çağı başlıyor: LignoSat yörüngede!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/uzayda-ahsap-uydu-cagi-basliyor-lignosat-yoerungede</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/uzayda-ahsap-uydu-cagi-basliyor-lignosat-yoerungede</guid>
<description><![CDATA[ Japon Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) tarafından yapılan Aralık 2024&#039;te SpaceX Dragon kargo kapsülüyle uzaya gönderilen ahşaptan yapılmış ilk uydu olan LignoSat, dün görevine başladı. Uzayın zorlu koşullarına karşı ahşabın dayanıklılığını test etmeyi amaçlayan bu yenilikçi proje, geleneksel uydu malzemelerine çevre dostu bir alternatif sunmayı hedefliyor. Honoki manolya ağacından üretilen uydu, sürdürülebilir uzay teknolojilerinin kapılarını aralamayı vaat ediyor.Dünyanın ilk ahşap uydusu LignoSat, uzaydaki görevine resmen başladı. Sürdürülebilir uzay teknolojileri için yeni bir dönem başlatan bu yenilikçi uydu, Kyoto Üniversitesi ve Sumitomo Forestry iş birliğiyle hayata geçirildi.Aralık 2024’te SpaceX Dragon kargo kapsülüyle uzaya gönderilen ve dün göreve başladığı açıklanan LignoSat, sürdürülebilirlik ve uzay teknolojisi arasındaki kesişim noktasında çığır açıyor. Japon geleneksel ahşap işleme teknikleriyle tasarlanan uydu, hinoki manolya ağacından yapılmış panellerden oluşuyor.900 gramlık bu yenilikçi uydu, uzayın -100 ila 100 santigrat dereceye ulaşan sıcaklık değişimlerine ve yüksek radyasyona karşı ahşabın dayanıklılığını ölçmeyi hedefliyor. Uydunun elde edeceği veriler, Ay ve Mars gibi uzak gezegenlerde ahşap malzemelerin kullanımı için umut veriyor.Geleneksel alüminyum ve titanyum gibi malzemelere çevre dostu bir alternatif sunan LignoSat, yenilikçi bir tasarımı temsil ediyor. Proje liderlerinden Profesör Koji Murata, ahşabın uzayda su ve oksijen eksikliği nedeniyle Dünya’dan daha dayanıklı olabileceğini ifade ederek, bu projenin uzun vadeli etkilerini vurguladı.Eski astronot Takao Doi, ahşabın gelecekte uzayda koloniler inşa etmede kullanılabileceğine işaret ederek, &quot;Ahşapla uzayda sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmak mümkün olabilir&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EMiPpTFlvUees4c--NvrmQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uzayda, ahşap, uydu, çağı, başlıyor:, LignoSat, yörüngede</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EMiPpTFlvUees4c--NvrmQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Uzayda ahşap uydu çağı başlıyor: LignoSat yörüngede!"><p>Japon Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) tarafından yapılan Aralık 2024'te SpaceX Dragon kargo kapsülüyle uzaya gönderilen ahşaptan yapılmış ilk uydu olan LignoSat, dün görevine başladı. Uzayın zorlu koşullarına karşı ahşabın dayanıklılığını test etmeyi amaçlayan bu yenilikçi proje, geleneksel uydu malzemelerine çevre dostu bir alternatif sunmayı hedefliyor. Honoki manolya ağacından üretilen uydu, sürdürülebilir uzay teknolojilerinin kapılarını aralamayı vaat ediyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d9IwuppykUGhFQYz39DA_g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünyanın ilk ahşap uydusu LignoSat, uzaydaki görevine resmen başladı. Sürdürülebilir uzay teknolojileri için yeni bir dönem başlatan bu yenilikçi uydu, Kyoto Üniversitesi ve Sumitomo Forestry iş birliğiyle hayata geçirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hmAPhuR1HUGo3g2lr-GpTQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aralık 2024’te SpaceX Dragon kargo kapsülüyle uzaya gönderilen ve dün göreve başladığı açıklanan LignoSat, sürdürülebilirlik ve uzay teknolojisi arasındaki kesişim noktasında çığır açıyor. Japon geleneksel ahşap işleme teknikleriyle tasarlanan uydu, hinoki manolya ağacından yapılmış panellerden oluşuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZI-cerdQjUedYBVxijcCEQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>900 gramlık bu yenilikçi uydu, uzayın -100 ila 100 santigrat dereceye ulaşan sıcaklık değişimlerine ve yüksek radyasyona karşı ahşabın dayanıklılığını ölçmeyi hedefliyor. Uydunun elde edeceği veriler, Ay ve Mars gibi uzak gezegenlerde ahşap malzemelerin kullanımı için umut veriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hb2OxyNTPUyieRU0yJZ_Ug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geleneksel alüminyum ve titanyum gibi malzemelere çevre dostu bir alternatif sunan LignoSat, yenilikçi bir tasarımı temsil ediyor. Proje liderlerinden Profesör Koji Murata, ahşabın uzayda su ve oksijen eksikliği nedeniyle Dünya’dan daha dayanıklı olabileceğini ifade ederek, bu projenin uzun vadeli etkilerini vurguladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oIfYcCGHVUeKNNhFww4rAQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eski astronot Takao Doi, ahşabın gelecekte uzayda koloniler inşa etmede kullanılabileceğine işaret ederek, "Ahşapla uzayda sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmak mümkün olabilir" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zYVJhjroDkebKCNN2mVVYg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karıncalarla ilgili ilginç araştırma: Düşmanlarını hatırlayıp daha agresif davranıyorlar!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/karincalarla-ilgili-ilginc-arastirma-dusmanlarini-hatirlayip-daha-agresif-davraniyorlar</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/karincalarla-ilgili-ilginc-arastirma-dusmanlarini-hatirlayip-daha-agresif-davraniyorlar</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, karıncaların kötü deneyimlerini hatırlayarak düşmanlarına karşı kin güdebildiğini ve bu nedenle tanıdık rakiplerine karşı daha agresif davrandıklarını keşfetti.Almanya’daki Freiburg Üniversitesi’nden bilim insanları, karıncaların kötü deneyimlerini hatırlayarak düşmanlarına karşı kin güdebildiğini keşfetti. Araştırmaya göre, karıncalar tanıdık düşmanların kokusunu ayırt ederek daha agresif davranışlar sergiliyor.Karıncalar, kokular sayesinde yuva arkadaşlarını ve yabancıları ayırt etme yeteneğiyle biliniyor. Önceki çalışmalar, karıncaların yakın yuvalardaki komşularına karşı daha saldırgan olduğunu ve ısırma ya da asit püskürtme gibi savunma mekanizmaları kullandığını ortaya koymuştu.
Yeni araştırma, bu davranışların karıncaların kokusal hafızasından kaynaklandığını ortaya koyuyor. Yani, bir karınca tanıdık bir düşmanın kokusunu alınca saldırganlaşıyor.Current Biology dergisinde yayımlanan çalışmada, bilim insanları karıncaların agresif davranışlarının öğrenmeye dayalı olup olmadığını test etmek için iki aşamalı bir deney yürüttü. 
İlk aşamada karıncalar, 5 gün boyunca belirli bir süre kendi yuvalarından veya iki farklı rakip yuvadan karıncalarla karşılaştırıldı. İkinci aşamada ise tüm karıncalar, rakip A yuvasından bireylerle yeniden bir araya getirildi.Sonuçlar, ilk aşamada A yuvasından karıncalarla etkileşimde bulunanların, diğer gruplara kıyasla bu rakiplere karşı çok daha agresif olduğunu gösterdi. Ancak daha pasif rakiplerle karşılaşan karıncaların saldırganlık seviyeleri düşüktü.Araştırmacılar, karıncaların çağrışım yoluyla öğrenme yeteneğine sahip olduğunu ve düşmanlarını kokularıyla tanıyıp hafızalarında saklayabildiğini belirtiyor. Bu bulgular, karıncaların içgüdüsel davranışlarının yanı sıra deneyimlerinden ders çıkarabildiğine dair güçlü kanıtlar sunuyor.
Çalışmanın ortak yazarı Volker Nehring, &quot;Böceklerin genelde önceden programlanmış robotlar gibi davrandığı düşünülüyor. Ancak araştırmamız, karıncaların deneyimlerden öğrenebildiğini ve hatta kin tutabildiğini gösteriyor&quot; ifadelerini kullandı.Karıncaların bu öğrenme ve hatırlama becerisi, sıkı toplumsal bağları ve organize yaşamlarıyla bilinen bu canlıların düşmanlarına karşı daha stratejik savunmalar geliştirebilmesini sağlıyor. Araştırmacılar, bu bulguların böcek davranışlarının karmaşıklığına dair önemli bir bakış açısı sunduğunu belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NZCXeQh19E6Fns7VxX3zcw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karıncalarla, ilgili, ilginç, araştırma:, Düşmanlarını, hatırlayıp, daha, agresif, davranıyorlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NZCXeQh19E6Fns7VxX3zcw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Karıncalarla ilgili ilginç araştırma: Düşmanlarını hatırlayıp daha agresif davranıyorlar!"><p>Bilim insanları, karıncaların kötü deneyimlerini hatırlayarak düşmanlarına karşı kin güdebildiğini ve bu nedenle tanıdık rakiplerine karşı daha agresif davrandıklarını keşfetti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eGwIDIQssECY_L1H1TyUMg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Almanya’daki Freiburg Üniversitesi’nden bilim insanları, karıncaların kötü deneyimlerini hatırlayarak düşmanlarına karşı kin güdebildiğini keşfetti. Araştırmaya göre, karıncalar tanıdık düşmanların kokusunu ayırt ederek daha agresif davranışlar sergiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kbBvD-zoQkCToMehmOhddg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Karıncalar, kokular sayesinde yuva arkadaşlarını ve yabancıları ayırt etme yeteneğiyle biliniyor. Önceki çalışmalar, karıncaların yakın yuvalardaki komşularına karşı daha saldırgan olduğunu ve ısırma ya da asit püskürtme gibi savunma mekanizmaları kullandığını ortaya koymuştu.
Yeni araştırma, bu davranışların karıncaların kokusal hafızasından kaynaklandığını ortaya koyuyor. Yani, bir karınca tanıdık bir düşmanın kokusunu alınca saldırganlaşıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-Xm-QrX8_U--jPzue1l2pg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Current Biology dergisinde yayımlanan çalışmada, bilim insanları karıncaların agresif davranışlarının öğrenmeye dayalı olup olmadığını test etmek için iki aşamalı bir deney yürüttü. 
İlk aşamada karıncalar, 5 gün boyunca belirli bir süre kendi yuvalarından veya iki farklı rakip yuvadan karıncalarla karşılaştırıldı. İkinci aşamada ise tüm karıncalar, rakip A yuvasından bireylerle yeniden bir araya getirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tNfXHKOrrE2Od0x0-ykrlg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sonuçlar, ilk aşamada A yuvasından karıncalarla etkileşimde bulunanların, diğer gruplara kıyasla bu rakiplere karşı çok daha agresif olduğunu gösterdi. Ancak daha pasif rakiplerle karşılaşan karıncaların saldırganlık seviyeleri düşüktü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t4-BpFYy9UOJRP5zczx24Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmacılar, karıncaların çağrışım yoluyla öğrenme yeteneğine sahip olduğunu ve düşmanlarını kokularıyla tanıyıp hafızalarında saklayabildiğini belirtiyor. Bu bulgular, karıncaların içgüdüsel davranışlarının yanı sıra deneyimlerinden ders çıkarabildiğine dair güçlü kanıtlar sunuyor.
Çalışmanın ortak yazarı Volker Nehring, "Böceklerin genelde önceden programlanmış robotlar gibi davrandığı düşünülüyor. Ancak araştırmamız, karıncaların deneyimlerden öğrenebildiğini ve hatta kin tutabildiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iQGW7GjJwUedZCOKYLnyWw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Karıncaların bu öğrenme ve hatırlama becerisi, sıkı toplumsal bağları ve organize yaşamlarıyla bilinen bu canlıların düşmanlarına karşı daha stratejik savunmalar geliştirebilmesini sağlıyor. Araştırmacılar, bu bulguların böcek davranışlarının karmaşıklığına dair önemli bir bakış açısı sunduğunu belirtiyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Los Angeles küle dönüyor: GTA 5&amp;apos;in ikonik evi yangına teslim oldu</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/los-angeles-kule-doenuyor-gta-5in-ikonik-evi-yangina-teslim-oldu</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/los-angeles-kule-doenuyor-gta-5in-ikonik-evi-yangina-teslim-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Los Angeles&#039;ta orman yangınıyla mücadele edilirken, Grand Theft Auto 5 (GTA 5) oyununda yer alan Michael karakterinin meşhur evi küle döndü. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde GTA 5&#039;e ilham veren ikonik evin yangına teslim olduğu görüldü.ABD&#039;nin Los Angeles kentinde çıkan yangınlarla günlerdir mücadele sürüyor.
Çıkan yangında 10 kişi hayatını kaybederken, 10 binden fazla yapı tamamen kullanılamaz hale geldi.Bu yapılardan biri de popüler GTA 5 oyunundaki Michael karakterinin &quot;Santa Residence&quot; malikanesiydi.GTA 5&#039;te Michael&#039;ın evine ilham kaynağı olan bu yapı, orman yangınında küle döndü. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xraLaq0QMkak5V5DbnKLuA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Los, Angeles, küle, dönüyor:, GTA, 5in, ikonik, evi, yangına, teslim, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xraLaq0QMkak5V5DbnKLuA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250111081843366" class="type:primaryImage" alt="Los Angeles küle dönüyor: GTA 5'in ikonik evi yangına teslim oldu"><p>Los Angeles'ta orman yangınıyla mücadele edilirken, Grand Theft Auto 5 (GTA 5) oyununda yer alan Michael karakterinin meşhur evi küle döndü. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde GTA 5'e ilham veren ikonik evin yangına teslim olduğu görüldü.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xDn_VcmFd0G-f3yRcGeU6Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin Los Angeles kentinde çıkan yangınlarla günlerdir mücadele sürüyor.
Çıkan yangında 10 kişi hayatını kaybederken, 10 binden fazla yapı tamamen kullanılamaz hale geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qfSOb_xH70eIveBTv_iOUQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu yapılardan biri de popüler GTA 5 oyunundaki Michael karakterinin "Santa Residence" malikanesiydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z6vMiMhVNkKrMfBD8U57dw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>GTA 5'te Michael'ın evine ilham kaynağı olan bu yapı, orman yangınında küle döndü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tHdZgYekakeDYOphw8mk4g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OEG1ypu4r068z5uFWqhyMQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>CES 2025&amp;apos;te öne çıkan otomotiv teknolojileri</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/ces-2025te-oene-cikan-otomotiv-teknolojileri</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/ces-2025te-oene-cikan-otomotiv-teknolojileri</guid>
<description><![CDATA[ Las Vegas’ta düzenlenen Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2025, bu yıl 140 bin ziyaretçi ağırladı. CES’e son yıllarda otomobil markalarının ilgisi de yoğun. Peki bu yıl fuarda otomotiv alanında hangi yenilikler öne çıktı? ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mxjm7tfnFk-hi7PiD-j1kQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>CES, 2025te, öne, çıkan, otomotiv, teknolojileri</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mxjm7tfnFk-hi7PiD-j1kQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="CES 2025'te öne çıkan otomotiv teknolojileri"><p>Las Vegas’ta düzenlenen Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2025, bu yıl 140 bin ziyaretçi ağırladı. CES’e son yıllarda otomobil markalarının ilgisi de yoğun. Peki bu yıl fuarda otomotiv alanında hangi yenilikler öne çıktı?</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Okyanusun derinliklerinde gizemli &amp;quot;kayıp dünyalar&amp;quot; keşfedildi!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/okyanusun-derinliklerinde-gizemli-kayip-dunyalar-kesfedildi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/okyanusun-derinliklerinde-gizemli-kayip-dunyalar-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, Büyük Okyanus&#039;un altında ve kıtaların içinde açıklanamayan yapılar keşfetti. Tektonik levhaların çarpıştığı ve birinin diğerinin altına girdiği bu bölgelerde, Dünya’nın mantosunda daha önce hiç gözlemlenmemiş &quot;yitim zonları&quot; bulundu. Ancak, bu yapıların tam olarak ne oldukları gizemini koruyor.Bilim insanları, Büyük Okyanus&#039;un altında ve kıtaların derinliklerinde, önceki araştırmalarda keşfedilmemiş gizemli yapılar ve yitim zonları tespit etti. 
*Yitim zonu, tektonik levhaların birbiriyle etkileşime girdiği ve bir levhanın diğerinin altına doğru sürüklendiği bölgelere verilen isimdir.Dünya&#039;nın mantosuna dair bilgilere ulaşmak için genellikle sadece deprem dalgalarının hızları kullanılıyordu. Ancak ETH Zürih ve Caltech&#039;ten araştırmacılar, tüm sismik dalgaları analiz ederek çok daha kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi.
Çalışmanın bulguları, Scientific Reports dergisinde yayımlandı.Gizemli &quot;Kayıp Dünyalar&quot;Ekip, bu yeni modelle &quot;kayıp dünyalar&quot; olarak adlandırdıkları yapıları keşfetti. İlginç bir şekilde, bu yapılar, tektonik levhaların hareket etmediği yerlerde de bulundu. Yitim zonlarının okyanus tabanlarının altında ve kıtalar içinde yer aldığı ortaya çıktı.Çalışmaya dair bir açıklama yapan ETH Zürih&#039;ten Andreas Fichtner, bulguları bir doktora benzeterek şu şekilde ifade etti: &quot;Yıllarca ultrasonla kan dolaşımını inceleyen bir doktorun, yeni bir muayene aracıyla beklemediği bir atardamarı keşfetmesi gibi bir şey.&quot; Bu benzetme, araştırmacıların karşılaştığı şaşkınlığı ve heyecanı yansıtıyor.Araştırmacılar, özellikle Büyük Okyanus&#039;un altındaki yitim zonlarını ilginç buluyor. Jeolojik açıdan, bu bölgede yitim zonlarının yakın geçmişte oluşmasının imkansız olduğu düşünülüyor. Bununla birlikte, bu anomalilerin içeriği hakkında hala net bir bilgi bulunmuyor. Yapılar, çevredeki kayalardan daha soğuk ve farklı bir bileşime sahip olabilir.Schouten, bu yapıları eski ve yeni malzemelerin birleşimi olarak açıklıyor. Bu yapılar, 4 milyar yıl önce oluşmuş silika bakımından zengin eski malzemeler veya manto hareketlerinin sonucu olarak biriken demir bakımından zengin kayalar olabilir.Araştırmacılar, sismik dalgaların daha detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiğini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sMst5UDuV06nRm_8pz-1wA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Okyanusun, derinliklerinde, gizemli, kayıp, dünyalar, keşfedildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sMst5UDuV06nRm_8pz-1wA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Okyanusun derinliklerinde gizemli " kay d ke><p>Bilim insanları, Büyük Okyanus'un altında ve kıtaların içinde açıklanamayan yapılar keşfetti. Tektonik levhaların çarpıştığı ve birinin diğerinin altına girdiği bu bölgelerde, Dünya’nın mantosunda daha önce hiç gözlemlenmemiş "yitim zonları" bulundu. Ancak, bu yapıların tam olarak ne oldukları gizemini koruyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rabdMFVdqEy4Y_3muJgrOw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bilim insanları, Büyük Okyanus'un altında ve kıtaların derinliklerinde, önceki araştırmalarda keşfedilmemiş gizemli yapılar ve yitim zonları tespit etti. 
*Yitim zonu, tektonik levhaların birbiriyle etkileşime girdiği ve bir levhanın diğerinin altına doğru sürüklendiği bölgelere verilen isimdir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5ySyP6WmIkulkCtlysEM6g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünya'nın mantosuna dair bilgilere ulaşmak için genellikle sadece deprem dalgalarının hızları kullanılıyordu. Ancak ETH Zürih ve Caltech'ten araştırmacılar, tüm sismik dalgaları analiz ederek çok daha kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi.
Çalışmanın bulguları, Scientific Reports dergisinde yayımlandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oBNP89_yYUyuovoEU0CW1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gizemli "Kayıp Dünyalar"Ekip, bu yeni modelle "kayıp dünyalar" olarak adlandırdıkları yapıları keşfetti. İlginç bir şekilde, bu yapılar, tektonik levhaların hareket etmediği yerlerde de bulundu. Yitim zonlarının okyanus tabanlarının altında ve kıtalar içinde yer aldığı ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S2PAABxLU0mse4cVn2u6dA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalışmaya dair bir açıklama yapan ETH Zürih'ten Andreas Fichtner, bulguları bir doktora benzeterek şu şekilde ifade etti: "Yıllarca ultrasonla kan dolaşımını inceleyen bir doktorun, yeni bir muayene aracıyla beklemediği bir atardamarı keşfetmesi gibi bir şey." Bu benzetme, araştırmacıların karşılaştığı şaşkınlığı ve heyecanı yansıtıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XAtPGPj6w0GHmNE5WOIF9Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmacılar, özellikle Büyük Okyanus'un altındaki yitim zonlarını ilginç buluyor. Jeolojik açıdan, bu bölgede yitim zonlarının yakın geçmişte oluşmasının imkansız olduğu düşünülüyor. Bununla birlikte, bu anomalilerin içeriği hakkında hala net bir bilgi bulunmuyor. Yapılar, çevredeki kayalardan daha soğuk ve farklı bir bileşime sahip olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZAgqKNGbEEGTKQnq3Gw7kw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Schouten, bu yapıları eski ve yeni malzemelerin birleşimi olarak açıklıyor. Bu yapılar, 4 milyar yıl önce oluşmuş silika bakımından zengin eski malzemeler veya manto hareketlerinin sonucu olarak biriken demir bakımından zengin kayalar olabilir.Araştırmacılar, sismik dalgaların daha detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiğini vurguluyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şaşırtan büyüklükte asteroit keşfedildi! &amp;quot;Yalnızca kedi boyutunda&amp;quot;</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/sasirtan-buyuklukte-asteroit-kesfedildi-yalnizca-kedi-boyutunda</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/sasirtan-buyuklukte-asteroit-kesfedildi-yalnizca-kedi-boyutunda</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir araştırma, 2022&#039;de Niagara Şelalesi üzerinde patlayarak muazzam bir ateş topuna dönüşen meteorun, şimdiye kadar tespit edilen en küçük asteroit olduğunu ortaya koydu.  Bilim insanları, asteroitin 40-60 cm genişliğinde ve kedi büyüklüğünde olduğunu tespit etti.Yeni bir araştırmaya göre, 2022 yılında Niagara Şelalesi üzerinde patlayarak muhteşem bir ateş topuna dönüşen meteorun şimdiye dek ölçülen en küçük asteroit olduğunu ortaya koydu.  Gök bilimciler tarafından Kanada üzerinde gerçekleşen çarpıcı patlamadan birkaç saat önce tespit edilen asteroitin, kedi büyüklüğünde olduğu belirtildi.   2022 WJ1 diye adlandırılan uzay kayası, 19 Kasım 2022&#039;nin erken saatlerinde Dünya&#039;nın alt atmosferine girerken sürtünme nedeniyle parçalara ayrılmıştı.   Asteroit, hızla yanarak gökyüzünden geçerken Ontario yakınlarında yeşil bir ışık şeridiyle bir sonik patlama yaratmıştı.  Gök bilimciler uzay kayasının Dünya&#039;ya doğru geldiğini tespit ettiklerinde, onu atmosferde yakından izlemek için öngörülen rota boyunca aletler yerleştirdiler.2022 WJ1 asteroitinin yörüngesinin, parçalarının çoğunun Ontario Gölü&#039;ne düşmesine, ana kütlesinin ise karaya çarpmasına neden olduğu keşfedildi.   Ancak, yapılan kapsamlı aramalara rağmen 2024 yazına kadar hiçbir meteor parçası bulunamadı. Yerel halk, toprağa gömülü olduğu düşünülen ana parçayı aramaya devam ediyor. Asteroit, atmosferde ilerlerken yaydığı yeşil ışıkla ABD&#039;nin New York ve Pensilvanya eyaletlerinde görüldü. Gökbilimciler, asteroitin yaklaşık 40-60 cm genişliğinde olduğunu ve bunun onu &quot;en küçük asteroit&quot; olarak tanımlandığını belirledi. Yeni çalışma, teleskop ve meteor kameralarından elde edilen verileri birleştirerek asteroitlerin boyut ve kimyasal yapısını daha doğru bir şekilde analiz etmeye olanak sağlıyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/alQM2Fka906wBf_x4mxDzg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Şaşırtan, büyüklükte, asteroit, keşfedildi, Yalnızca, kedi, boyutunda</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/alQM2Fka906wBf_x4mxDzg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Şaşırtan büyüklükte asteroit keşfedildi! " yaln kedi boyutunda><p>Yeni bir araştırma, 2022'de Niagara Şelalesi üzerinde patlayarak muazzam bir ateş topuna dönüşen meteorun, şimdiye kadar tespit edilen en küçük asteroit olduğunu ortaya koydu.  Bilim insanları, asteroitin 40-60 cm genişliğinde ve kedi büyüklüğünde olduğunu tespit etti.</p><p>Yeni bir araştırmaya göre, 2022 yılında Niagara Şelalesi üzerinde patlayarak muhteşem bir ateş topuna dönüşen meteorun şimdiye dek ölçülen en küçük asteroit olduğunu ortaya koydu.  Gök bilimciler tarafından Kanada üzerinde gerçekleşen çarpıcı patlamadan birkaç saat önce tespit edilen asteroitin, kedi büyüklüğünde olduğu belirtildi.   2022 WJ1 diye adlandırılan uzay kayası, 19 Kasım 2022'nin erken saatlerinde Dünya'nın alt atmosferine girerken sürtünme nedeniyle parçalara ayrılmıştı.   Asteroit, hızla yanarak gökyüzünden geçerken Ontario yakınlarında yeşil bir ışık şeridiyle bir sonik patlama yaratmıştı.  Gök bilimciler uzay kayasının Dünya'ya doğru geldiğini tespit ettiklerinde, onu atmosferde yakından izlemek için öngörülen rota boyunca aletler yerleştirdiler.</p><p>2022 WJ1 asteroitinin yörüngesinin, parçalarının çoğunun Ontario Gölü'ne düşmesine, ana kütlesinin ise karaya çarpmasına neden olduğu keşfedildi.   Ancak, yapılan kapsamlı aramalara rağmen 2024 yazına kadar hiçbir meteor parçası bulunamadı. Yerel halk, toprağa gömülü olduğu düşünülen ana parçayı aramaya devam ediyor. </p><p>Asteroit, atmosferde ilerlerken yaydığı yeşil ışıkla ABD'nin New York ve Pensilvanya eyaletlerinde görüldü. Gökbilimciler, asteroitin yaklaşık 40-60 cm genişliğinde olduğunu ve bunun onu "en küçük asteroit" olarak tanımlandığını belirledi. </p><p>Yeni çalışma, teleskop ve meteor kameralarından elde edilen verileri birleştirerek asteroitlerin boyut ve kimyasal yapısını daha doğru bir şekilde analiz etmeye olanak sağlıyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zuckerberg&amp;apos;den WhatsApp itirafı: CIA  mesajlarınızı okuyabilir!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/zuckerbergden-whatsapp-itirafi-cia-mesajlarinizi-okuyabilir</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/zuckerbergden-whatsapp-itirafi-cia-mesajlarinizi-okuyabilir</guid>
<description><![CDATA[ Son dönemlerde yaptığı açıklamalarla gündemden düşmeyen, Facebook, Instagram ve WhatsApp&#039;ın sahibi, Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg&#039;ün WhatsApp mesajlarının gizliliği ile ilgili yaptığı itiraf gündeme bomba gibi düştü. Covid döneminde aşının yan etkilerine dair olumsuz paylaşımlarının sansürlendiğini kabul eden Zuckerberg, bu kez WhatsApp mesajlarının CIA tarafından okunabileceğini söyledi.Facebook, Instagram ve WhatsApp&#039;ın sahibi, Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg&#039;ün yaptığı açıklamalar gündemden düşmüyor.Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg&#039;ün ABD istihbarat örgütü CIA&#039;in bireylerin WhatsApp mesajlarına nasıl erişebileceğine dair değerlendirmeleri medyada büyük tartışma konusu oldu.Zuckerberg, şifreleme teknolojisinin Meta&#039;nın kullanıcı mesajlarına erişmesini engellediğini ancak birinin doğrudan bir kullanıcının telefonuna erişmesi durumunda mesajların okunabileceğini söyledi.Joe Rogan Experience podcast&#039;inde konuşan Zuckerberg, CIA dahil ABD yetkililerinin, kullanıcıların cihazlarına uzaktan erişerek WhatsApp mesajlarına ulaşabileceğini kabul etti. Bu açıklamalar, dijital güvenlik ve hükümetlerin veri erişimi konularında yeni bir tartışma başlattı.Meta CEO’su Mark Zuckerberg, uçtan uca şifrelemenin dijital güvenlik sağladığını ancak fiziksel erişim durumunda yetersiz kaldığını vurguladı. “Birinin telefonunuza erişmesi durumunda, cihazda saklanan tüm mesajlar görülebilir,” diyen Zuckerberg, bu nedenle kaybolan mesajlar özelliğinin önemine dikkat çekti.Zuckerberg, geçtiğimiz günlerde, pandemi döneminde ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin sansür için kendilerine baskı yaptığını açıklamıştı. Zuckerberg, &quot;Doğru ve gerçeği yansıtan içerikleri kaldırmamız için bize yoğun baskı yaptılar. Kısaca, aşıların yan etkisi bulunduğunu ifade eden paylaşımların kaldırılmasını istediler&quot; ifadelerini kullanmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Nsj-oYo1i02DD6uk0CXl0w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zuckerbergden, WhatsApp, itirafı:, CIA, mesajlarınızı, okuyabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Nsj-oYo1i02DD6uk0CXl0w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zuckerberg'den WhatsApp itirafı: CIA  mesajlarınızı okuyabilir!"><p>Son dönemlerde yaptığı açıklamalarla gündemden düşmeyen, Facebook, Instagram ve WhatsApp'ın sahibi, Meta CEO'su Mark Zuckerberg'ün WhatsApp mesajlarının gizliliği ile ilgili yaptığı itiraf gündeme bomba gibi düştü. Covid döneminde aşının yan etkilerine dair olumsuz paylaşımlarının sansürlendiğini kabul eden Zuckerberg, bu kez WhatsApp mesajlarının CIA tarafından okunabileceğini söyledi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RIcYqSR2NkGT6nzJ74pNtA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Facebook, Instagram ve WhatsApp'ın sahibi, Meta CEO'su Mark Zuckerberg'ün yaptığı açıklamalar gündemden düşmüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mc2EHJQ-p06jeKrTXNg7WA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meta CEO'su Mark Zuckerberg'ün ABD istihbarat örgütü CIA'in bireylerin WhatsApp mesajlarına nasıl erişebileceğine dair değerlendirmeleri medyada büyük tartışma konusu oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Zlav2TaqK0KQtfZkya6FwA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zuckerberg, şifreleme teknolojisinin Meta'nın kullanıcı mesajlarına erişmesini engellediğini ancak birinin doğrudan bir kullanıcının telefonuna erişmesi durumunda mesajların okunabileceğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Yfhg9nrMo0-WRdm2Ay8djQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Joe Rogan Experience podcast'inde konuşan Zuckerberg, CIA dahil ABD yetkililerinin, kullanıcıların cihazlarına uzaktan erişerek WhatsApp mesajlarına ulaşabileceğini kabul etti. Bu açıklamalar, dijital güvenlik ve hükümetlerin veri erişimi konularında yeni bir tartışma başlattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/v3_UKGFByUKMkCmhYZOHAQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meta CEO’su Mark Zuckerberg, uçtan uca şifrelemenin dijital güvenlik sağladığını ancak fiziksel erişim durumunda yetersiz kaldığını vurguladı. “Birinin telefonunuza erişmesi durumunda, cihazda saklanan tüm mesajlar görülebilir,” diyen Zuckerberg, bu nedenle kaybolan mesajlar özelliğinin önemine dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VIu8ZvHjmUOXOfczQa14LQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zuckerberg, geçtiğimiz günlerde, pandemi döneminde ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin sansür için kendilerine baskı yaptığını açıklamıştı. Zuckerberg, "Doğru ve gerçeği yansıtan içerikleri kaldırmamız için bize yoğun baskı yaptılar. Kısaca, aşıların yan etkisi bulunduğunu ifade eden paylaşımların kaldırılmasını istediler" ifadelerini kullanmıştı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şehir büyüklüğündeki asteroit en yakın geçişini yaptı, ancak işi bitmedi! Bilim insanları anlattı Dünya&amp;apos;ya çarparsa ne olur?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/sehir-buyuklugundeki-asteroit-en-yakin-gecisini-yapti-ancak-isi-bitmedi-bilim-insanlari-anlatti-dunyaya-carparsa-ne-olur</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/sehir-buyuklugundeki-asteroit-en-yakin-gecisini-yapti-ancak-isi-bitmedi-bilim-insanlari-anlatti-dunyaya-carparsa-ne-olur</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, geçtiğimiz günlerde Dünya&#039;ya en yakın geçişini gerçekleştiren devasa asteroit Alinda&#039;nın hala Dünya&#039;yla işinin bitmediğini açıkladı. Şehir büyüklüğündeki kayalık cisim, bugün parlaklıkta zirveye ulaşacak.Bilim insanları geçtiğimiz günlerde Dünya&#039;ya en yakın geçişini gerçekleştiren asteroitin henüz dünyayla işinin bitmediğini açıkladı. Şehir büyüklüğündeki Alinda isimli asteroitin bugün parlaklıkta zirveye ulaşacağı belirtildi.Devasa asteroit Alinda 8 Ocak&#039;ta Dünya&#039;ya en yakın geçişini gerçekleştirdi. 4,2 kilometre genişliğindeki bu kayalık uzay cismi, 12,3 milyon kilometre mesafeye kadar yaklaşarak son 100 yılda ulaştığı en yakın mesafesini gerçekleştirdi.Bu büyüklükteki bir asteroitDünya ile çarpışması halinde kitlesel bir yok oluşu tetikleyebilecek olsa da, büyük boyutu onu meraklı yıldız gözlemcileri için de harika bir hedef haline getiriyor.
Alinda 12 Ocak Pazar günü 9,4 büyüklüğünde parlaklığının zirvesine ulaşacak.İtalya&#039;da Sanal Teleskop Projesi&#039;ni yürüten gökbilimci Gianluca Masi&#039;ye göre, bu çıplak gözle görülebilecek kadar parlak değil, ancak giriş seviyesi yıldız gözlem dürbünleri veya iyi bir arka bahçe teleskobuyla görülebilecek kadar parlak.
Gökyüzü gözlemcisi Jamie Carter&#039;a göre asteroit, Kuzey Yarımküre&#039;de hava karardıktan hemen sonra ortaya çıkan ve tüm gece boyunca görülebilen İkizler Takımyıldızı&#039;ndan geçerken görülebilecek.Greenwich Kraliyet Gözlemevi&#039;nde görevli bir astronom Jake Foster, Alinda&#039;nın Dünya&#039;ya çarpması durumunda etkilerinin milyonlarca nükleer bombaya eşdeğer olacağını söylüyor. Ancak Alinda, dinozorların yok olmasına neden olan asteroit kadar büyük değil.Asteroitler, güneş sistemi içinde dönen büyük kaya parçalarıdır. Alinda, her 3,89 yılda bir yörüngesini tamamlıyor ve şu an Dünya&#039;ya yaklaşan en büyük asteroitlerden biri olarak dikkat çekiyor.
Eğer Alinda Dünya&#039;ya çarparsa, şok dalgaları, depremler ve devasa gelgit dalgaları oluşacaktır. Uzmanlar, &quot;darbeli kış&quot; gibi iklimsel değişimlerin de yaşanabileceğini belirtiyor.Asteroitlerin Dünya&#039;ya çarpma olasılığı düşük olsa da, gezegen savunma sistemleri bu tür tehditleri tespit etmek ve müdahale etmek için geliştirilmekte. Vera C Rubin Gözlemevi teleskobu, bu alanda önemli bir rol üstlenecek.
Foster, Alinda&#039;nın yakın geçişinin Dünya&#039;yı tehdit etmediğini ve yakın gelecekte böyle bir çarpmanın söz konusu olmadığını vurguluyor. Ancak uzay ajansları, gezegenin güvenliğini sağlamak için bu tür risklerle ilgili çalışmalara devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/v3mjFcDtmkS2KVZ--x4JDA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Şehir, büyüklüğündeki, asteroit, yakın, geçişini, yaptı, ancak, işi, bitmedi, Bilim, insanları, anlattı, Dünyaya, çarparsa, olur</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/v3mjFcDtmkS2KVZ--x4JDA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Şehir büyüklüğündeki asteroit en yakın geçişini yaptı, ancak işi bitmedi! Bilim insanları anlattı Dünya'ya çarparsa ne olur?"><p>Bilim insanları, geçtiğimiz günlerde Dünya'ya en yakın geçişini gerçekleştiren devasa asteroit Alinda'nın hala Dünya'yla işinin bitmediğini açıkladı. Şehir büyüklüğündeki kayalık cisim, bugün parlaklıkta zirveye ulaşacak.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4vtZUkuYP0-6eUpgiuTLyA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bilim insanları geçtiğimiz günlerde Dünya'ya en yakın geçişini gerçekleştiren asteroitin henüz dünyayla işinin bitmediğini açıkladı. Şehir büyüklüğündeki Alinda isimli asteroitin bugün parlaklıkta zirveye ulaşacağı belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LYLFw-F3ekSycOfvGKBmmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Devasa asteroit Alinda 8 Ocak'ta Dünya'ya en yakın geçişini gerçekleştirdi. 4,2 kilometre genişliğindeki bu kayalık uzay cismi, 12,3 milyon kilometre mesafeye kadar yaklaşarak son 100 yılda ulaştığı en yakın mesafesini gerçekleştirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WDFYWDOgO0qlmGTOnswU2A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu büyüklükteki bir asteroitDünya ile çarpışması halinde kitlesel bir yok oluşu tetikleyebilecek olsa da, büyük boyutu onu meraklı yıldız gözlemcileri için de harika bir hedef haline getiriyor.
Alinda 12 Ocak Pazar günü 9,4 büyüklüğünde parlaklığının zirvesine ulaşacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T1na5VOYUUKbgqmU3jM_Ig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İtalya'da Sanal Teleskop Projesi'ni yürüten gökbilimci Gianluca Masi'ye göre, bu çıplak gözle görülebilecek kadar parlak değil, ancak giriş seviyesi yıldız gözlem dürbünleri veya iyi bir arka bahçe teleskobuyla görülebilecek kadar parlak.
Gökyüzü gözlemcisi Jamie Carter'a göre asteroit, Kuzey Yarımküre'de hava karardıktan hemen sonra ortaya çıkan ve tüm gece boyunca görülebilen İkizler Takımyıldızı'ndan geçerken görülebilecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kJ-EfUyQokm0HUNEfaZJaQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Greenwich Kraliyet Gözlemevi'nde görevli bir astronom Jake Foster, Alinda'nın Dünya'ya çarpması durumunda etkilerinin milyonlarca nükleer bombaya eşdeğer olacağını söylüyor. Ancak Alinda, dinozorların yok olmasına neden olan asteroit kadar büyük değil.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5T1piZqI302V86oDT1MzEA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Asteroitler, güneş sistemi içinde dönen büyük kaya parçalarıdır. Alinda, her 3,89 yılda bir yörüngesini tamamlıyor ve şu an Dünya'ya yaklaşan en büyük asteroitlerden biri olarak dikkat çekiyor.
Eğer Alinda Dünya'ya çarparsa, şok dalgaları, depremler ve devasa gelgit dalgaları oluşacaktır. Uzmanlar, "darbeli kış" gibi iklimsel değişimlerin de yaşanabileceğini belirtiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ib6xbkuaB0WPNJRrqvJ-gA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Asteroitlerin Dünya'ya çarpma olasılığı düşük olsa da, gezegen savunma sistemleri bu tür tehditleri tespit etmek ve müdahale etmek için geliştirilmekte. Vera C Rubin Gözlemevi teleskobu, bu alanda önemli bir rol üstlenecek.
Foster, Alinda'nın yakın geçişinin Dünya'yı tehdit etmediğini ve yakın gelecekte böyle bir çarpmanın söz konusu olmadığını vurguluyor. Ancak uzay ajansları, gezegenin güvenliğini sağlamak için bu tür risklerle ilgili çalışmalara devam ediyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İmkansız olarak görülüyordu: Fizikçiler üçüncü parçacık türünü kanıtladı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/imkansiz-olarak-goeruluyordu-fizikciler-ucuncu-parcacik-turunu-kanitladi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/imkansiz-olarak-goeruluyordu-fizikciler-ucuncu-parcacik-turunu-kanitladi</guid>
<description><![CDATA[ Fizikçiler, daha önce varlıkları imkansız kabul edilen bir tür parçacığın var olabileceğini gösterdi. Yeni bir araştırma, &quot;paraparçacık&quot; adı verilen bu parçacıkların, kuantum sistemlerinde gerçek anlamda bulunabileceğini ortaya koydu.Fizikçiler, yıllardır imkansız olduğu düşünülen bir tür parçacığın var olabileceğini matematiksel olarak kanıtladı.Kuantum fiziğinde parçacıklar genellikle iki grupta sınıflandırılır: Fermiyonlar ve Bozonlar. Fermiyonlar, elektronlar ve kuarklar gibi atomları oluşturan parçacıklardır. Bu parçacıklar, aynı anda aynı yeri işgal edemezler. Bozonlar ise foton gibi parçacıklardır ve sonsuz sayıda aynı alanda bir arada bulunabilirler.  Ancak 20. yüzyılın başlarında bilim insanları, bu iki gruptan başka bir tür parçacığın da var olabileceğini öne sürmüştü. Herbert Green, bu parçacıkların hem fermiyonlar gibi yalnızca bir tane olabileceğini hem de bozonlar gibi sınırsız sayıda bir arada bulunabileceğini savunmuştu. Bu tür parçacıklara paraparçacık deniliyordu.FİZİKSEL OLARAK GÖZLEMLENEBİLİR  Uzun süre yapılan araştırmalar, bu teoriyi doğrulamayı başaramamıştı. Ancak, Rice Üniversitesi&#039;nden Zhiyuan Wang ve Kaden Hazzard, 8 Ocak&#039;ta yayımladıkları makalede paraparçacıkların matematiksel olarak mümkün olduğunu kanıtladılar. Yeni tanımlanan kurallar doğrultusunda, bu parçacıkların bazı kuantum sistemlerinde titreşim şeklinde ortaya çıkabileceği ve fiziksel olarak gözlemlenebileceği gösterildi.  Fizikçiler, paraparçacıkların tam olarak nerelerde bulunabileceğini henüz bilmiyor. Ancak bu çalışma, kuantum fiziğinde ve bilim dünyasında yeni keşiflerin önünü açıyor. Wang, “Makale, fermiyon ve bozonlardan farklı bir şeyin var olduğunu kanıtlıyor” diyor. Hazzard ise, &quot;Bu keşfin bizi nereye götüreceğini bilemiyorum, ama bunun heyecan verici olacağı kesin&quot; diye ekliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AFLsSl8_W0682J-pN7Njxw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İmkansız, olarak, görülüyordu:, Fizikçiler, üçüncü, parçacık, türünü, kanıtladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AFLsSl8_W0682J-pN7Njxw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İmkansız olarak görülüyordu: Fizikçiler üçüncü parçacık türünü kanıtladı"><p>Fizikçiler, daha önce varlıkları imkansız kabul edilen bir tür parçacığın var olabileceğini gösterdi. Yeni bir araştırma, "paraparçacık" adı verilen bu parçacıkların, kuantum sistemlerinde gerçek anlamda bulunabileceğini ortaya koydu.</p><p>Fizikçiler, yıllardır imkansız olduğu düşünülen bir tür parçacığın var olabileceğini matematiksel olarak kanıtladı.</p><p>Kuantum fiziğinde parçacıklar genellikle iki grupta sınıflandırılır: Fermiyonlar ve Bozonlar. Fermiyonlar, elektronlar ve kuarklar gibi atomları oluşturan parçacıklardır. Bu parçacıklar, aynı anda aynı yeri işgal edemezler. Bozonlar ise foton gibi parçacıklardır ve sonsuz sayıda aynı alanda bir arada bulunabilirler.  Ancak 20. yüzyılın başlarında bilim insanları, bu iki gruptan başka bir tür parçacığın da var olabileceğini öne sürmüştü. Herbert Green, bu parçacıkların hem fermiyonlar gibi yalnızca bir tane olabileceğini hem de bozonlar gibi sınırsız sayıda bir arada bulunabileceğini savunmuştu. Bu tür parçacıklara paraparçacık deniliyordu.</p><p><strong>FİZİKSEL OLARAK GÖZLEMLENEBİLİR</strong>  Uzun süre yapılan araştırmalar, bu teoriyi doğrulamayı başaramamıştı. Ancak, Rice Üniversitesi'nden Zhiyuan Wang ve Kaden Hazzard, 8 Ocak'ta yayımladıkları makalede paraparçacıkların matematiksel olarak mümkün olduğunu kanıtladılar. Yeni tanımlanan kurallar doğrultusunda, bu parçacıkların bazı kuantum sistemlerinde titreşim şeklinde ortaya çıkabileceği ve fiziksel olarak gözlemlenebileceği gösterildi.  Fizikçiler, paraparçacıkların tam olarak nerelerde bulunabileceğini henüz bilmiyor. Ancak bu çalışma, kuantum fiziğinde ve bilim dünyasında yeni keşiflerin önünü açıyor. Wang, “Makale, fermiyon ve bozonlardan farklı bir şeyin var olduğunu kanıtlıyor” diyor. Hazzard ise, "Bu keşfin bizi nereye götüreceğini bilemiyorum, ama bunun heyecan verici olacağı kesin" diye ekliyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>161 yıl önce yapay zeka tehlikesini öngören çoban: &amp;quot;Her gün onlara daha fazla güç veriyoruz&amp;quot;</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/161-yil-oence-yapay-zeka-tehlikesini-oengoeren-coban-her-gun-onlara-daha-fazla-guc-veriyoruz</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/161-yil-oence-yapay-zeka-tehlikesini-oengoeren-coban-her-gun-onlara-daha-fazla-guc-veriyoruz</guid>
<description><![CDATA[ Hızla gelişen yapay zeka teknolojisi büyük bir potansiyele sahip olsa da, günümüzde beraberinde getirdiği endişeler giderek artıyor. Makinelerin bilinç kazanması ve insanları kontrol etmesi gibi senaryolar yalnızca bugün değil, geçmişte de insanlığın korkuları arasında yer alıyordu. Yeni Zelandalı bir çobanın 1863 yılında gazetede yayımlanan mektubu bu endişenin en eski örneklerinden birini içeriyor. İşte 161 yıl önce yapay zeka tehlikesini öngören çobanın yazdıkları.Günümüzde teknolojinin en hızlı ilerlediği alanlardan biri olan yapay zeka, endişeleri de beraberinde getiriyor. Giderek artan tartışmalar yalnızca modern çağda değil, geçmişte de insanlığın gündeminde yer alıyordu.161 yıl önce Yeni Zelandalı bir çobanın makine evrimleriyle ilgili korkularını yazdığı bir mektup ortaya çıktı. Mektubunda makinelerin zamanla bilinç kazanacağından endişe eden çoban, bu durumun insanları tehdit edeceğini söylüyor.13 Haziran 1863 tarihinde Christchurch&#039;teki The Press gazetesinde yayınlanan mektup, bugün popüler olan yapay zeka endişesinin 161 yıl önce bile halkın zihninde önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor.Mektubun yazarı Yeni Zelandalı çoban Samuel Butler, &quot;Cellarius&quot; takma adıyla gazete aracılığıyla halkla paylaştığı yazısında, makinelerin bilinç geliştirebileceği ve zamanla insanların yerini alabileceği endişesini dile getiriyor.
Ünlü biyolog Charles Darwin&#039;in evrim teorisiyle makinelerin hızla gelişen doğası arasında bir paralellik kuran Butler, makinelerin kontrolü ele geçirerek insanları aşağı ırk olarak konumlandırabileceği uyarısında bulunuyor.Butler, &quot;Kendi haleflerimizi kendimiz yaratıyoruz. Her gün onlara daha fazla güç veriyoruz ve her türlü yaratıcı düzenekle onlara kendi kendini düzenleme, kendi kendine hareket etme gücü sağlıyoruz ki bu insan ırkı için zeka anlamına geliyor&quot; ifadelerini kullanıyor.Mektupta, makinelerin başlangıçta insanlara yardımcı olan &quot;bakıcılar&quot; olarak sahneye çıkacakları ve insanların bu teknolojilere bağımlı hale geleceği öngörülüyor. Ancak Butler, insan-makine ilişkisini, evcil hayvanlarla olan ilişkiye benzetiyor; fakat gelecekte makinelerin bu denklemi tersine çevirip, insanları kontrol altına alacağına dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jLCcn_swY0murP-rHD1QeQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>161, yıl, önce, yapay, zeka, tehlikesini, öngören, çoban:, Her, gün, onlara, daha, fazla, güç, veriyoruz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jLCcn_swY0murP-rHD1QeQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="161 yıl önce yapay zeka tehlikesini öngören çoban: " her g onlara daha fazla veriyoruz><p>Hızla gelişen yapay zeka teknolojisi büyük bir potansiyele sahip olsa da, günümüzde beraberinde getirdiği endişeler giderek artıyor. Makinelerin bilinç kazanması ve insanları kontrol etmesi gibi senaryolar yalnızca bugün değil, geçmişte de insanlığın korkuları arasında yer alıyordu. Yeni Zelandalı bir çobanın 1863 yılında gazetede yayımlanan mektubu bu endişenin en eski örneklerinden birini içeriyor. İşte 161 yıl önce yapay zeka tehlikesini öngören çobanın yazdıkları.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FAEZnBO6GUSesC5U8wJNEQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Günümüzde teknolojinin en hızlı ilerlediği alanlardan biri olan yapay zeka, endişeleri de beraberinde getiriyor. Giderek artan tartışmalar yalnızca modern çağda değil, geçmişte de insanlığın gündeminde yer alıyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-l_wOvCLAkmQhYjsnM0Akg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>161 yıl önce Yeni Zelandalı bir çobanın makine evrimleriyle ilgili korkularını yazdığı bir mektup ortaya çıktı. Mektubunda makinelerin zamanla bilinç kazanacağından endişe eden çoban, bu durumun insanları tehdit edeceğini söylüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s5jOTWqTV0O_lnsUrKyQzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>13 Haziran 1863 tarihinde Christchurch'teki The Press gazetesinde yayınlanan mektup, bugün popüler olan yapay zeka endişesinin 161 yıl önce bile halkın zihninde önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bjNpapq3206JLHh-HuXRRA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mektubun yazarı Yeni Zelandalı çoban Samuel Butler, "Cellarius" takma adıyla gazete aracılığıyla halkla paylaştığı yazısında, makinelerin bilinç geliştirebileceği ve zamanla insanların yerini alabileceği endişesini dile getiriyor.
Ünlü biyolog Charles Darwin'in evrim teorisiyle makinelerin hızla gelişen doğası arasında bir paralellik kuran Butler, makinelerin kontrolü ele geçirerek insanları aşağı ırk olarak konumlandırabileceği uyarısında bulunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jDP2_myfKUa7CHrt56lcHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Butler, "Kendi haleflerimizi kendimiz yaratıyoruz. Her gün onlara daha fazla güç veriyoruz ve her türlü yaratıcı düzenekle onlara kendi kendini düzenleme, kendi kendine hareket etme gücü sağlıyoruz ki bu insan ırkı için zeka anlamına geliyor" ifadelerini kullanıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/urw1Ucb7KkSTf_vde2AoAA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mektupta, makinelerin başlangıçta insanlara yardımcı olan "bakıcılar" olarak sahneye çıkacakları ve insanların bu teknolojilere bağımlı hale geleceği öngörülüyor. Ancak Butler, insan-makine ilişkisini, evcil hayvanlarla olan ilişkiye benzetiyor; fakat gelecekte makinelerin bu denklemi tersine çevirip, insanları kontrol altına alacağına dikkat çekiyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Whatsapp mesajlarını istihbarat örgütleri okuyabilir: Şifreleme engel değil</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/whatsapp-mesajlarini-istihbarat-oergutleri-okuyabilir-sifreleme-engel-degil</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/whatsapp-mesajlarini-istihbarat-oergutleri-okuyabilir-sifreleme-engel-degil</guid>
<description><![CDATA[ Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg&#039;ün ABD istihbarat örgütü Amerikan Merkezi İstihbarat kuruluşunun (CIA) WhatsApp mesajlarına erişebileceğini açıklaması, teknoloji alanındaki en büyük itiraflardan birisi. MET CEO&#039;bu bu açıklamayla, bir yanılsamayı da düzeltti:  Şifrelemenin yaptığı şey, hizmeti çalıştıran şirketin bunu görmemesini sağlamaktır. Uçtan uca şifreleme gibi bazı güvenlik önlemleri alınsa da, bu tür şifrelemelerin hiçbir önemi yok.Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg&#039;ün ABD istihbarat örgütü CIA&#039;in bireylerin WhatsApp mesajlarına nasıl erişebileceğine dair değerlendirmeleri medyada büyük tartışma konusu oldu.  Cumartesi günü Joe Rogan Experience&#039;a konuşan Zuckerberg, CIA gibi istihbarat örgütlerinin bireylerin cihazlarına fiziksel olarak erişerek WhatsApp mesajlarını okuyabileceğini hatırlatmıştı.Zuckerberg, WhatsApp&#039;ın şifrelemesinin Meta sunucularının mesajların içeriğini görememesini sağlarken, bu korumanın bir kullanıcının cihazında depolanan verileri kapsamadığını dile getirdi.  &quot;Şifrelemenin yaptığı şey, hizmeti çalıştıran şirketin bunu görmemesini sağlamaktır. WhatsApp kullanıyorsanız, Meta sunucularının o mesajın içeriğini gördüğü hiçbir nokta yoktur.&quot;Euronews&#039;de yer alan habere göre, aslında şifreleme diye birşey neredeyse yok. Haberde şu bilgiler paylaşıldı. META CEO&#039;sunun sözleri &quot;Zuckerberg&#039;ün büyük itirafı&quot; iddialı gibi başlıklarla kendine yer bulurken, bazı basın kurumları WhatsApp&#039;taki uçtan uca şifrelemenin işe yaramadığı yönünde yorumlar ortaya attı.  Ancak uçtan uca şifrelemenin telefona uzaktan erişim halinde mesajları koruma gibi bir özelliği olmadığı zaten biliniyor. Siber güvenlik uzmanları, casus yazılım veya benzer araçlarla insanların telefonlarına erişilebileceğini ve mesajlarının okunabileceğini uzun süredir söylüyor.Meta, popüler mesajlaşma uygulamasına uçtan uca şifreleme özelliğini ilk olarak 2014&#039;te getirmeye başladı. Bugün kullanıcılar uygulamada başka bir kişiyle sohbet ederken bu şifreleme özelliği kullanılıyor.WHATSAPP UÇTAN UCA ŞİFRELEME NEDİR?  Uçtan uca şifreleme özelliği, gönderilen içeriklerin yalnızca gönderen ve teslim alan kişi tarafından okunabilmesini ve dinlenebilmesini, mesajların başka hiçbir sunucuda tutulmamasını sağlıyor. Böylece WhatsApp dahil olmak üzere üçüncü tarafların, mesajların içeriğine erişmesi engelleniyor.   Bu özellik kabaca şöyle işliyor: Mesajlaşan taraflar için birer çift anahtar üretiliyor. Gönderilen mesajlar şifreleniyor ve bu şifre yalnızca alıcının elindeki anahtarla açılabiliyor.Daha net anlaşılabilmesi için X ve Y adlı iki kullanıcı hayal edelim. X ve Y mesajlaşırken WhatsApp gibi uçtan uca şifrelemeli bir uygulama kullanıyor olsun. Mesajları şifreleyebilen ve şifresini çözebilen anahtarlar, iki kullanıcının da cihazında kayıtlı kalır. Uygulama X&#039;in telefonunda bir anahtar ve Y&#039;nin telefonunda bir anahtar kaydeder. X&#039;in telefonu mesajı anahtarla şifreler, ardından şifrelenmiş mesajı Y&#039;nin telefonuna iletir. Y&#039;nin telefonu anahtarı otomatik olarak devreye sokar ve mesajın şifresini çözer. Böylece Y, mesajın içeriğini görebilir.  WhatsApp&#039;ta tüm bu süreç otomatik işliyor. Yani kullanıcının mesajlarını güvenceye almak için herhangi bir ayarı etkinleştirmesine gerek kalmıyor. Böylece uçtan uca şifreleme, WhatsApp’ın elinde herhangi bir mesaj veya görüşme içeriğini tutmasına izin vermiyor.  Bu da hükümetlerin ve başkalarının, WhatsApp&#039;tan belirli kişilerin mesajlarını talep etmesini ve almasını imkansız hale getiriyor.Öte yandan CIA ve diğer istihbarat teşkilatlarının ya da hackerların telefonlara uzaktan erişim sağlama amacıyla casus yazılım kullanmasının uçtan uca şifreleme protokolüyle bir ilgisi yok.  Zira casus yazılımlarla bireylerin cihazlarına bizzat erişim sağlanıyor ve faaliyetleri bu şekilde görüntüleniyor. Bu, otobüste yanınızda giden bir yolcunun WhatsApp mesajlarını görebilmenize benzer bir süreç. Dolayısıyla uçtan uca şifreleme bu konuda koruma sağlayabilecek bir protokol değil.İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİ TELEFONA ERİŞEBİLİR  Gerçekten de CIA veya diğer istihbarat teşkilatları, hedefli ve yasal olarak onaylanmış bir operasyon kapsamında bir kişinin telefonuna uzaktan erişebilir. Ancak bu, teknik olarak oldukça karmaşık, pahalı ve genellikle yalnızca yüksek öneme sahip hedefler için uygulanan bir yöntem.  Bunun önemli bir örneği de İsrailli NSO Group firmasının geliştirdiği Pegasus Casus Yazılımı Skandalı&#039;nda görülmüştü. 2021&#039;de Pegasus casus yazılımının dünya genelinde gazeteciler, insan hakları savunucuları, muhalifler, politikacılar ve diğer kişilere karşı kullanıldığını ortaya koyan büyük bir siber güvenlik ve etik ihlal olayı ortaya çıkmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MyuO37bTkUC5NYti7h7fVA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Whatsapp, mesajlarını, istihbarat, örgütleri, okuyabilir:, Şifreleme, engel, değil</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MyuO37bTkUC5NYti7h7fVA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Whatsapp mesajlarını istihbarat örgütleri okuyabilir: Şifreleme engel değil"><p>Meta CEO'su Mark Zuckerberg'ün ABD istihbarat örgütü Amerikan Merkezi İstihbarat kuruluşunun (CIA) WhatsApp mesajlarına erişebileceğini açıklaması, teknoloji alanındaki en büyük itiraflardan birisi. MET CEO'bu bu açıklamayla, bir yanılsamayı da düzeltti:  Şifrelemenin yaptığı şey, hizmeti çalıştıran şirketin bunu görmemesini sağlamaktır. Uçtan uca şifreleme gibi bazı güvenlik önlemleri alınsa da, bu tür şifrelemelerin hiçbir önemi yok.</p><p>Meta CEO'su Mark Zuckerberg'ün ABD istihbarat örgütü CIA'in bireylerin WhatsApp mesajlarına nasıl erişebileceğine dair değerlendirmeleri medyada büyük tartışma konusu oldu.  Cumartesi günü Joe Rogan Experience'a konuşan Zuckerberg, CIA gibi istihbarat örgütlerinin bireylerin cihazlarına fiziksel olarak erişerek WhatsApp mesajlarını okuyabileceğini hatırlatmıştı.</p><p>Zuckerberg, WhatsApp'ın şifrelemesinin Meta sunucularının mesajların içeriğini görememesini sağlarken, bu korumanın bir kullanıcının cihazında depolanan verileri kapsamadığını dile getirdi.  "Şifrelemenin yaptığı şey, hizmeti çalıştıran şirketin bunu görmemesini sağlamaktır. WhatsApp kullanıyorsanız, Meta sunucularının o mesajın içeriğini gördüğü hiçbir nokta yoktur."</p><p>Euronews'de yer alan habere göre, aslında şifreleme diye birşey neredeyse yok. Haberde şu bilgiler paylaşıldı. </p><p>META CEO'sunun sözleri "Zuckerberg'ün büyük itirafı" iddialı gibi başlıklarla kendine yer bulurken, bazı basın kurumları WhatsApp'taki uçtan uca şifrelemenin işe yaramadığı yönünde yorumlar ortaya attı.  Ancak uçtan uca şifrelemenin telefona uzaktan erişim halinde mesajları koruma gibi bir özelliği olmadığı zaten biliniyor. Siber güvenlik uzmanları, casus yazılım veya benzer araçlarla insanların telefonlarına erişilebileceğini ve mesajlarının okunabileceğini uzun süredir söylüyor.</p><p>Meta, popüler mesajlaşma uygulamasına uçtan uca şifreleme özelliğini ilk olarak 2014'te getirmeye başladı. Bugün kullanıcılar uygulamada başka bir kişiyle sohbet ederken bu şifreleme özelliği kullanılıyor.</p><p><strong>WHATSAPP UÇTAN UCA ŞİFRELEME NEDİR?</strong>  Uçtan uca şifreleme özelliği, gönderilen içeriklerin yalnızca gönderen ve teslim alan kişi tarafından okunabilmesini ve dinlenebilmesini, mesajların başka hiçbir sunucuda tutulmamasını sağlıyor. Böylece WhatsApp dahil olmak üzere üçüncü tarafların, mesajların içeriğine erişmesi engelleniyor.   Bu özellik kabaca şöyle işliyor: Mesajlaşan taraflar için birer çift anahtar üretiliyor. Gönderilen mesajlar şifreleniyor ve bu şifre yalnızca alıcının elindeki anahtarla açılabiliyor.</p><p>Daha net anlaşılabilmesi için X ve Y adlı iki kullanıcı hayal edelim. X ve Y mesajlaşırken WhatsApp gibi uçtan uca şifrelemeli bir uygulama kullanıyor olsun. Mesajları şifreleyebilen ve şifresini çözebilen anahtarlar, iki kullanıcının da cihazında kayıtlı kalır. Uygulama X'in telefonunda bir anahtar ve Y'nin telefonunda bir anahtar kaydeder. X'in telefonu mesajı anahtarla şifreler, ardından şifrelenmiş mesajı Y'nin telefonuna iletir. Y'nin telefonu anahtarı otomatik olarak devreye sokar ve mesajın şifresini çözer. Böylece Y, mesajın içeriğini görebilir.  WhatsApp'ta tüm bu süreç otomatik işliyor. Yani kullanıcının mesajlarını güvenceye almak için herhangi bir ayarı etkinleştirmesine gerek kalmıyor. Böylece uçtan uca şifreleme, WhatsApp’ın elinde herhangi bir mesaj veya görüşme içeriğini tutmasına izin vermiyor.  Bu da hükümetlerin ve başkalarının, WhatsApp'tan belirli kişilerin mesajlarını talep etmesini ve almasını imkansız hale getiriyor.</p><p>Öte yandan CIA ve diğer istihbarat teşkilatlarının ya da hackerların telefonlara uzaktan erişim sağlama amacıyla casus yazılım kullanmasının uçtan uca şifreleme protokolüyle bir ilgisi yok.  Zira casus yazılımlarla bireylerin cihazlarına bizzat erişim sağlanıyor ve faaliyetleri bu şekilde görüntüleniyor. Bu, otobüste yanınızda giden bir yolcunun WhatsApp mesajlarını görebilmenize benzer bir süreç. Dolayısıyla uçtan uca şifreleme bu konuda koruma sağlayabilecek bir protokol değil.</p><p><strong>İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİ TELEFONA ERİŞEBİLİR</strong>  Gerçekten de CIA veya diğer istihbarat teşkilatları, hedefli ve yasal olarak onaylanmış bir operasyon kapsamında bir kişinin telefonuna uzaktan erişebilir. Ancak bu, teknik olarak oldukça karmaşık, pahalı ve genellikle yalnızca yüksek öneme sahip hedefler için uygulanan bir yöntem.  Bunun önemli bir örneği de İsrailli NSO Group firmasının geliştirdiği Pegasus Casus Yazılımı Skandalı'nda görülmüştü. 2021'de Pegasus casus yazılımının dünya genelinde gazeteciler, insan hakları savunucuları, muhalifler, politikacılar ve diğer kişilere karşı kullanıldığını ortaya koyan büyük bir siber güvenlik ve etik ihlal olayı ortaya çıkmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bezos, yarışa dahil olamadı: New Glenn&amp;apos;in fırlatılışı geri sayım sırasında iptal edildi!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/bezos-yarisa-dahil-olamadi-new-glennin-firlatilisi-geri-sayim-sirasinda-iptal-edildi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/bezos-yarisa-dahil-olamadi-new-glennin-firlatilisi-geri-sayim-sirasinda-iptal-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Amazon CEO&#039;su ve serveti ile dünyanın en zengin yüz insanından biri olan Jeff Bezos&#039;un sahip olduğu havacılık ve uzay araştırma merkezi Blue Origin, New Glenn adı verilen ilk roketini bugün yörüngeye yerleştirmesi planlanıyordu.  


Şirket &quot;birkaç anormallik&quot; nedeniyle geri sayım sırasında ilk fırlatılışın iptal edildiğini duyurdu.Jeff Bezos’un sahip olduğu havacılık girişimi Blue Origin, on yıldan uzun süredir devam eden çalışmalarının ardından, ilk roketini  bugün yörüngeye yerleştirmeyi planlıyordu. Ancak geri sayım sırasında fark edilen anormallikler nedeniyle  New Glenn&#039;in fırlatılışı iptal edildi.  
Bir sonraki fırlatma denemesinin ne zaman gerçekleştirileceği ise yapılacak incelemeler ardından duyurulacak.Başlangıçta 2020 yılında fırlatılması planlanan New Glenn, bir test uydusunu yörüngeye yerleştirmeyi, fırlatmadan sonra, güçlendiricinin roketin geri kalanından ayrılması ve Bezos&#039;un annesi Jacklyn&#039;in adını taşıyan Atlantik Okyanusu&#039;nda konuşlandırılan özel yapım bir gemiye inmesi planlanıyordu. Bu görev, Blue Origin için uzay keşifleri alanında kritik bir dönüm noktası olarak görülüyordu. 
Şirket, yörüngeye güvenli bir şekilde ulaşmanın &quot;ana hedef&quot; olduğunu ve güçlendiriciyi indirmede herhangi bir başarının &quot;pastanın üzerindeki krema&quot; olacağını söylemişti.Blue Origin bugüne kadar turistleri uzayın kıyısına taşıma görevleri gerçekleştirdi ancak insan ve uydu taşıyabilen bir roketi yörüngeye gönderme kapasitesine ulaşamadı.Öte yandan Bezos geçen yıl NYT Dealbook Zirvesi&#039;nde &quot;Uzaya erişim maliyetini düşürmemiz gerekiyor. Bir sonraki neslin veya ondan sonraki neslin sanayi atıklarını Dünya&#039;dan uzaklaştırabileceği ön koşulları belirleyebiliriz ve sonra bu gezegen olması gerektiği gibi korunacaktır&quot; açıklaması yapmıştı.New Glenn’in geliştirilme süreci, şirket içinde üretilen BE-4 motorlarının tamamlanmasındaki gecikmeler nedeniyle uzadı.
Blue Origin, bu süreçte daha geleneksel bir mühendislik metodu izledi ve planlanmamış patlamaları en aza indirmeyi hedefledi.Blue Origin, yaklaşan ilk görevi NG-1 olarak adlandırıyor.
New Glenn, bu uçuşta bir yük taşıyacak: şirketin &quot;Blue Ring&quot; uzay aracı platformunun test versiyonu.
Bu platform, müşteri yüklerini çeşitli yörüngelere ulaştırmak gibi görevler için tasarlandı.
Şirketin geçen ay yaptığı bir görev tanımına göre, bu test modeli Blue Ring’in iletişim yeteneklerini yörüngeden yere doğrulayacak.
NG-1 görevi, Blue Origin’in New Glenn roketini ABD hükümeti için ulusal güvenlik görevlerini fırlatmaya sertifikalandırma sürecine de katkı sağlayacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oJGAErUDz0Kg3PGksBBlkg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bezos, yarışa, dahil, olamadı:, New, Glennin, fırlatılışı, geri, sayım, sırasında, iptal, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oJGAErUDz0Kg3PGksBBlkg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bezos, yarışa dahil olamadı: New Glenn'in fırlatılışı geri sayım sırasında iptal edildi!"><p>Amazon CEO'su ve serveti ile dünyanın en zengin yüz insanından biri olan Jeff Bezos'un sahip olduğu havacılık ve uzay araştırma merkezi Blue Origin, New Glenn adı verilen ilk roketini bugün yörüngeye yerleştirmesi planlanıyordu.  


Şirket "birkaç anormallik" nedeniyle geri sayım sırasında ilk fırlatılışın iptal edildiğini duyurdu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SbvfoXL_mkeMNN3L2vwYJQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jeff Bezos’un sahip olduğu havacılık girişimi Blue Origin, on yıldan uzun süredir devam eden çalışmalarının ardından, ilk roketini  bugün yörüngeye yerleştirmeyi planlıyordu. Ancak geri sayım sırasında fark edilen anormallikler nedeniyle  New Glenn'in fırlatılışı iptal edildi.  
Bir sonraki fırlatma denemesinin ne zaman gerçekleştirileceği ise yapılacak incelemeler ardından duyurulacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Noa7WO126EOb0bYPY52g4w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Başlangıçta 2020 yılında fırlatılması planlanan New Glenn, bir test uydusunu yörüngeye yerleştirmeyi, fırlatmadan sonra, güçlendiricinin roketin geri kalanından ayrılması ve Bezos'un annesi Jacklyn'in adını taşıyan Atlantik Okyanusu'nda konuşlandırılan özel yapım bir gemiye inmesi planlanıyordu. Bu görev, Blue Origin için uzay keşifleri alanında kritik bir dönüm noktası olarak görülüyordu. 
Şirket, yörüngeye güvenli bir şekilde ulaşmanın "ana hedef" olduğunu ve güçlendiriciyi indirmede herhangi bir başarının "pastanın üzerindeki krema" olacağını söylemişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HDbM6Uah5k2FzkiiDi8Dhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Blue Origin bugüne kadar turistleri uzayın kıyısına taşıma görevleri gerçekleştirdi ancak insan ve uydu taşıyabilen bir roketi yörüngeye gönderme kapasitesine ulaşamadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hLxJKoyrUUCr53vzPHNxWQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Öte yandan Bezos geçen yıl NYT Dealbook Zirvesi'nde "Uzaya erişim maliyetini düşürmemiz gerekiyor. Bir sonraki neslin veya ondan sonraki neslin sanayi atıklarını Dünya'dan uzaklaştırabileceği ön koşulları belirleyebiliriz ve sonra bu gezegen olması gerektiği gibi korunacaktır" açıklaması yapmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F-1f0vb9SEGbYiSMCDC6Bw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>New Glenn’in geliştirilme süreci, şirket içinde üretilen BE-4 motorlarının tamamlanmasındaki gecikmeler nedeniyle uzadı.
Blue Origin, bu süreçte daha geleneksel bir mühendislik metodu izledi ve planlanmamış patlamaları en aza indirmeyi hedefledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GfnnSlNndE606SHmdOYwNw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Blue Origin, yaklaşan ilk görevi NG-1 olarak adlandırıyor.
New Glenn, bu uçuşta bir yük taşıyacak: şirketin "Blue Ring" uzay aracı platformunun test versiyonu.
Bu platform, müşteri yüklerini çeşitli yörüngelere ulaştırmak gibi görevler için tasarlandı.
Şirketin geçen ay yaptığı bir görev tanımına göre, bu test modeli Blue Ring’in iletişim yeteneklerini yörüngeden yere doğrulayacak.
NG-1 görevi, Blue Origin’in New Glenn roketini ABD hükümeti için ulusal güvenlik görevlerini fırlatmaya sertifikalandırma sürecine de katkı sağlayacak.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>0850’li numaralara dikkat! Dolandırıcılardan 5G tuzağı: “Almazsanız internetiniz kesilir”</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/0850li-numaralara-dikkat-dolandiricilardan-5g-tuzagi-almazsaniz-internetiniz-kesilir</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/0850li-numaralara-dikkat-dolandiricilardan-5g-tuzagi-almazsaniz-internetiniz-kesilir</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye’de 5G teknolojisinin gelecek yıl devreye alınması bekleniyor. 5G için henüz ihale yapılmadı ama dolandırıcılar vatandaşları yeni teknolojiyi kullanarak mağdur etmeye başladı. 0850’li numaralardan arayıp, 5G destekli olduğunu söyledikleri modemleri satmaya çalışan dolandırıcılar, en az 3 bin liraya satmaya çalıştıkları modemin satın alınmaması durumunda mevcut modemin devre dışı kalacağı yalanıyla korkutuyor.Telefon dolandırıcılarının son yöntemi daha hizmete bile alınmayan 5G teknolojisi oldu.Vatandaşları arayarak semtte 5G altyapı çalışması olduğunu söyleyen dolandırıcılar, “Modeminiz 5G teknolojisiyle uyumlu değil.” yalanıyla tüketiciyi tuzağa çekmeye çalışıyor.
“Yeni bir modem almazsanız mevcut modeminiz devre dışı kalacak” diyerek vatandaşların gözünü korkutan dolandırıcılar, fiyatının en az 3 bin lira olduğunu söyledikleri hayali modemleri satmaya çalışıyor.Dolandırıcıların mağduru olan Sevilay isimli bir vatandaş, Hürriyet’e yaptığı açıklamada, kendisine bu dolandırıcılık yöntemiyle 2 bin 900 TL’ye yeni modem satışı dayatıldığını; satın almaması durumunda da internetinin kesilmesiyle korkutulduğunu söyledi.
Bir başka vatandaş ise söz konusu modemi satın almazsa internet hızının büyük ölçüde düşmesiyle korkutulduğunu anlattı.
“CAYMA BEDELİ” YALANI
Dolandırıcılar, vatandaşları “cayma bedeli” yalanıyla da kandırıyor. Mağdurlardan biri, anlaşmasının iptal edileceğini, bu yüzden de cayma bedeli ödemesi gerektiğinin söylendiğini bildirdi.
Dolandırıcılara inanıp, 2 bin liralık ödeme yapan bir vatandaş ise herhangi bir modem gönderimi olmayınca dolandırıldığını anladığını aktardı.Tüketici Hakları Derneği Başkanı Ergün Kılıç ise vatandaşları, dolandırıcılara karşı uyardı.
Dolandırıcıların bilişim alanındaki kabiliyetleri nedeniyle numaraları kopyalayabildiklerine, bu nedenle 444 ya da 0850 ile başlayan numaralarla arayabildiklerine dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1X8eTQtV8E2elGttApdJNQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>0850’li, numaralara, dikkat, Dolandırıcılardan, tuzağı:, “Almazsanız, internetiniz, kesilir”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1X8eTQtV8E2elGttApdJNQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="0850’li numaralara dikkat! Dolandırıcılardan 5G tuzağı: “Almazsanız internetiniz kesilir”"><p>Türkiye’de 5G teknolojisinin gelecek yıl devreye alınması bekleniyor. 5G için henüz ihale yapılmadı ama dolandırıcılar vatandaşları yeni teknolojiyi kullanarak mağdur etmeye başladı. 0850’li numaralardan arayıp, 5G destekli olduğunu söyledikleri modemleri satmaya çalışan dolandırıcılar, en az 3 bin liraya satmaya çalıştıkları modemin satın alınmaması durumunda mevcut modemin devre dışı kalacağı yalanıyla korkutuyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mx7q-Oooak6diGU4grK0AQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Telefon dolandırıcılarının son yöntemi daha hizmete bile alınmayan 5G teknolojisi oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/irTCBBYYmEG6PIHeMjNJKQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Vatandaşları arayarak semtte 5G altyapı çalışması olduğunu söyleyen dolandırıcılar, “Modeminiz 5G teknolojisiyle uyumlu değil.” yalanıyla tüketiciyi tuzağa çekmeye çalışıyor.
“Yeni bir modem almazsanız mevcut modeminiz devre dışı kalacak” diyerek vatandaşların gözünü korkutan dolandırıcılar, fiyatının en az 3 bin lira olduğunu söyledikleri hayali modemleri satmaya çalışıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hdBbtIImDkC69yqbkqiWow.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dolandırıcıların mağduru olan Sevilay isimli bir vatandaş, Hürriyet’e yaptığı açıklamada, kendisine bu dolandırıcılık yöntemiyle 2 bin 900 TL’ye yeni modem satışı dayatıldığını; satın almaması durumunda da internetinin kesilmesiyle korkutulduğunu söyledi.
Bir başka vatandaş ise söz konusu modemi satın almazsa internet hızının büyük ölçüde düşmesiyle korkutulduğunu anlattı.
“CAYMA BEDELİ” YALANI
Dolandırıcılar, vatandaşları “cayma bedeli” yalanıyla da kandırıyor. Mağdurlardan biri, anlaşmasının iptal edileceğini, bu yüzden de cayma bedeli ödemesi gerektiğinin söylendiğini bildirdi.
Dolandırıcılara inanıp, 2 bin liralık ödeme yapan bir vatandaş ise herhangi bir modem gönderimi olmayınca dolandırıldığını anladığını aktardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Nla3qGNtP0qq0E3JDuDrxw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tüketici Hakları Derneği Başkanı Ergün Kılıç ise vatandaşları, dolandırıcılara karşı uyardı.
Dolandırıcıların bilişim alanındaki kabiliyetleri nedeniyle numaraları kopyalayabildiklerine, bu nedenle 444 ya da 0850 ile başlayan numaralarla arayabildiklerine dikkat çekti.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yapay zekaya karşı ayakta kalacak 3 meslek: Bill Gates açıkladı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/yapay-zekaya-karsi-ayakta-kalacak-3-meslek-bill-gates-acikladi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/yapay-zekaya-karsi-ayakta-kalacak-3-meslek-bill-gates-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte, yapay zekanın bazı meslek gruplarının sonunu getireceği tahmin ediliyor. Ancak Bill Gates, yalnızca üç meslek dalının, yapay zekanın getirdiği dönüşüme ayak uydurabileceğini açıkladı.Bir teknoloji konferansında konuşan Bill Gates, &quot;Yapay zekanın, çalışma saatlerimizi kısaltarak daha yaratıcı ve eleştirel düşünme gerektiren işlere yönelmemizi sağlayacağına inanıyorum&quot; ifadelerini kullandı.Bu dönüşüm, insanların yenilikçi çözümler üretme ve karmaşık problemleri çözme kabiliyetlerini artırarak, daha tatmin edici ve anlamlı bir iş ortamına yol açabilir. Gates, yapay zekanın iş gücünü dönüştürmesinin, insanların işlerine daha fazla değer katmalarını sağlarken verimlilikte de büyük bir artış yaratabileceğini belirtti.Gates, yalnızca üç sektörün yapay zekanın getirdiği değişimlere dayanabileceğini öne sürdü. Bu sektörler; enerji, biyoloji ve yapay zeka sistem programlama olarak sıralanıyor.Gates&#039;e göre bu alanlar, yapay zekanın kolayca taklit edemeyeceği uzmanlık gereksinimlerine sahip. Enerji sektörü, insan müdahalesi ve karmaşık problem çözme becerileri gerektirirken; biyolojik bilimler, özellikle sağlık hizmetleri ve biyoteknoloji, derinlemesine bilgi ve empati gerektiriyor.Birçok okul, müfredatlarına kodlama ve dijital beceriler ekleyerek öğrencileri geleceğin iş gücüne hazırlıyor. Silikon Vadisi&#039;nden gelen örnekler, STEM (bilim, teknoloji, mühendislik, matematik) eğitimine olan ilginin arttığını gösteriyor.Gates, yapay zekanın sadece iş gücünü değil, aynı zamanda eğitimi de köklü bir şekilde dönüştürme potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. 
Yapay zeka destekli öğretim araçlarının, her öğrencinin ilerlemesine göre uyarlanması, tıpkı Khan Academy gibi platformlarda olduğu gibi eğitimde büyük bir devrim yaratabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qrs5ymxhN0O0CwsjKe4VtA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zekaya, karşı, ayakta, kalacak, meslek:, Bill, Gates, açıkladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qrs5ymxhN0O0CwsjKe4VtA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yapay zekaya karşı ayakta kalacak 3 meslek: Bill Gates açıkladı"><p>Teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte, yapay zekanın bazı meslek gruplarının sonunu getireceği tahmin ediliyor. Ancak Bill Gates, yalnızca üç meslek dalının, yapay zekanın getirdiği dönüşüme ayak uydurabileceğini açıkladı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Zv1pV-8bJUqAxi5YuTQB0A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir teknoloji konferansında konuşan Bill Gates, "Yapay zekanın, çalışma saatlerimizi kısaltarak daha yaratıcı ve eleştirel düşünme gerektiren işlere yönelmemizi sağlayacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7G1AM0j7DUSdsvDvFOoVrQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu dönüşüm, insanların yenilikçi çözümler üretme ve karmaşık problemleri çözme kabiliyetlerini artırarak, daha tatmin edici ve anlamlı bir iş ortamına yol açabilir. Gates, yapay zekanın iş gücünü dönüştürmesinin, insanların işlerine daha fazla değer katmalarını sağlarken verimlilikte de büyük bir artış yaratabileceğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Qljzakd20USTC65y-ScewA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gates, yalnızca üç sektörün yapay zekanın getirdiği değişimlere dayanabileceğini öne sürdü. Bu sektörler; enerji, biyoloji ve yapay zeka sistem programlama olarak sıralanıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QkLzo_El0EembuVyPmPKcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gates'e göre bu alanlar, yapay zekanın kolayca taklit edemeyeceği uzmanlık gereksinimlerine sahip. Enerji sektörü, insan müdahalesi ve karmaşık problem çözme becerileri gerektirirken; biyolojik bilimler, özellikle sağlık hizmetleri ve biyoteknoloji, derinlemesine bilgi ve empati gerektiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nSHuO_0LOUq3uyGWLcsQmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birçok okul, müfredatlarına kodlama ve dijital beceriler ekleyerek öğrencileri geleceğin iş gücüne hazırlıyor. Silikon Vadisi'nden gelen örnekler, STEM (bilim, teknoloji, mühendislik, matematik) eğitimine olan ilginin arttığını gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H65Zwi1ZsEOlflWCtJb1Eg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gates, yapay zekanın sadece iş gücünü değil, aynı zamanda eğitimi de köklü bir şekilde dönüştürme potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. 
Yapay zeka destekli öğretim araçlarının, her öğrencinin ilerlemesine göre uyarlanması, tıpkı Khan Academy gibi platformlarda olduğu gibi eğitimde büyük bir devrim yaratabilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gökyüzünün nadir ziyaretçisi: 160 bin yıl sonra ilk kez bu gece görülecek!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/goekyuzunun-nadir-ziyaretcisi-160-bin-yil-sonra-ilk-kez-bu-gece-goerulecek</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/goekyuzunun-nadir-ziyaretcisi-160-bin-yil-sonra-ilk-kez-bu-gece-goerulecek</guid>
<description><![CDATA[ 13 Ocak 2025’te gökyüzünde nadir bir doğa olayı yaşanacak. C/2024 G3 (ATLAS) adı verilen kuyruklu yıldız, hem Güneş’e en yakın konumu olan günberisine ulaşacak hem de Dünya’ya en yakın mesafesinden geçecek. Bu tarihi geçiş, gökyüzü meraklıları için unutulmaz bir fırsat sunuyor. Kuyruklu yıldız, Türkiye dahil birçok ülkede gözlemlenebilecek.C/2024 G3 (ATLAS) adı verilen kuyruklu yıldız 13 Ocak 2025’te hem Güneş’e en yakın konumu olan günberisine ulaşacak hem de Dünya’ya en yakın mesafesinden geçecek.C/2024 G3 Kuyruklu Yıldızı, 5 Nisan 2024’te Şili’deki bir teleskopla keşfedildi. Kuyruklu yıldızın, Güneş Sistemi’nin dış bölgelerindeki Oort Bulutu’ndan geldiği ve daha önce de Güneş’e yaklaştığı anlaşıldı.
Kuyruklu yıldızlar, Güneş Sistemi’nin ilk dönemlerinden kalan kaya ve buz parçalarıdır. Güneş’e yaklaştıkça ısınır ve parlayan bir koma ile milyonlarca kilometre uzanan bir kuyruk oluştururlar.2 Ocak 2025’te kuyruklu yıldız bir parlaklık patlaması yaşadı ve çıplak gözle görülebilecek seviyeye ulaştı. 13 Ocak’ta ise Güneş’e 13 milyon 991 bin 200 kilometre, Dünya’ya ise 140 milyon 173 bin kilometre mesafede olacak. Bazı tahminlere göre, kuyruklu yıldızın parlaklığı -4 kadire kadar yükselebilir ve bu da gökyüzünde eşsiz bir görüntü sunabilir.Kuyruklu yıldız, özellikle Güney Yarımküre’de gün batımından hemen sonra batı ufkunda gözlemlenebilecek.
Kuzey Yarımküre’de ise izleme koşulları daha zor olacak. Türkiye, kuyruklu yıldızın gözlemlenebileceği ülkeler arasında yer alıyor. Ancak, ışık kirliliği ve hava koşulları gözlem açısından belirleyici faktörler olacak.Ocak ayının sonuna kadar, Güney Yarımküre’de gözlem yapmak için koşullar daha da iyileşecek.
Bu tarihi olayı kaçırmayın; çünkü C/2024 G3 Kuyruklu Yıldızı’nın bir sonraki geçişi binlerce yıl sürebilir! ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sa9ZmallrE-xgnx2XoF7uA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gökyüzünün, nadir, ziyaretçisi:, 160, bin, yıl, sonra, ilk, kez, gece, görülecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sa9ZmallrE-xgnx2XoF7uA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gökyüzünün nadir ziyaretçisi: 160 bin yıl sonra ilk kez bu gece görülecek!"><p>13 Ocak 2025’te gökyüzünde nadir bir doğa olayı yaşanacak. C/2024 G3 (ATLAS) adı verilen kuyruklu yıldız, hem Güneş’e en yakın konumu olan günberisine ulaşacak hem de Dünya’ya en yakın mesafesinden geçecek. Bu tarihi geçiş, gökyüzü meraklıları için unutulmaz bir fırsat sunuyor. Kuyruklu yıldız, Türkiye dahil birçok ülkede gözlemlenebilecek.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TqIAwBpc6E62xIWsByOh1Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>C/2024 G3 (ATLAS) adı verilen kuyruklu yıldız 13 Ocak 2025’te hem Güneş’e en yakın konumu olan günberisine ulaşacak hem de Dünya’ya en yakın mesafesinden geçecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3NDPdOCMlEec88cyv43PSA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>C/2024 G3 Kuyruklu Yıldızı, 5 Nisan 2024’te Şili’deki bir teleskopla keşfedildi. Kuyruklu yıldızın, Güneş Sistemi’nin dış bölgelerindeki Oort Bulutu’ndan geldiği ve daha önce de Güneş’e yaklaştığı anlaşıldı.
Kuyruklu yıldızlar, Güneş Sistemi’nin ilk dönemlerinden kalan kaya ve buz parçalarıdır. Güneş’e yaklaştıkça ısınır ve parlayan bir koma ile milyonlarca kilometre uzanan bir kuyruk oluştururlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yNmrrQHd3U2hyMQNpFxPIg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2 Ocak 2025’te kuyruklu yıldız bir parlaklık patlaması yaşadı ve çıplak gözle görülebilecek seviyeye ulaştı. 13 Ocak’ta ise Güneş’e 13 milyon 991 bin 200 kilometre, Dünya’ya ise 140 milyon 173 bin kilometre mesafede olacak. Bazı tahminlere göre, kuyruklu yıldızın parlaklığı -4 kadire kadar yükselebilir ve bu da gökyüzünde eşsiz bir görüntü sunabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aKqWP7QguEyfhFuNyCRk9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuyruklu yıldız, özellikle Güney Yarımküre’de gün batımından hemen sonra batı ufkunda gözlemlenebilecek.
Kuzey Yarımküre’de ise izleme koşulları daha zor olacak. Türkiye, kuyruklu yıldızın gözlemlenebileceği ülkeler arasında yer alıyor. Ancak, ışık kirliliği ve hava koşulları gözlem açısından belirleyici faktörler olacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SzBpxtvPsU2i9I1QnpTUJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ocak ayının sonuna kadar, Güney Yarımküre’de gözlem yapmak için koşullar daha da iyileşecek.
Bu tarihi olayı kaçırmayın; çünkü C/2024 G3 Kuyruklu Yıldızı’nın bir sonraki geçişi binlerce yıl sürebilir!</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zaman yolculuğunun kapısını aralayan gizemli kara delikler: Geçmişe gitmek mümkün mü?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/zaman-yolculugunun-kapisini-aralayan-gizemli-kara-delikler-gecmise-gitmek-mumkun-mu</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/zaman-yolculugunun-kapisini-aralayan-gizemli-kara-delikler-gecmise-gitmek-mumkun-mu</guid>
<description><![CDATA[ Kara delikler, sadece evrenin en gizemli cisimleri olmakla kalmayıp, teorik olarak zaman yolculuğu yapabilme potansiyeline de sahip. Peki, kara delikler gerçekten zaman makinesi gibi çalışabilir mi?Evrenin en güçlü ve gizemli cisimlerinden biri olan kara delikler, devasa kütleçekim güçleriyle ışığın bile kaçmasını engelliyor. Ancak, kara deliklerin en dikkat çekici özelliği, teorik olarak zaman makinesi işlevi görebilme potansiyeline sahip olmaları.Albert Einstein&#039;in görelilik teorisine göre, büyük kütleli cisimler uzay-zaman dokusunu büker ve bu bükülme, çevresindeki her şeyi etkiler. Kara delikler, bu bükülmeyi en uç noktalarda gösteren örneklerdir, yaratıkları derin &quot;vadiler&quot; nedeniyle hiçbir şeyin kaçamadığı bir noktaya ulaşılır: Olay ufku.Kara deliklerin yarattığı kütleçekimsel bükülme, zamanın dışarıdan bakıldığında yavaşlamış gibi görünmesine neden olur. Ancak, kara deliğe yaklaşan bir kişi zamanın normal hızda aktığını hisseder. Dışarıdan bakıldığında ise olay ufkuna yaklaşan cisimlerin zamanının giderek yavaşladığı gözlemlenir.Teorik olarak, bir kara deliğe yaklaşarak zaman yolculuğu yapmak mümkündür. Kara deliğin uzay-zamanı bükmesi, zamanın döngüye girmesine yol açabilir, ancak bu durumda yalnızca kara deliğin var olduğu bir döneme seyahat edilebilir. Geçmişe gitmek, kara delik henüz oluşmadığı bir dönemi ziyaret etmek ise mümkün değildir.Kara deliğe yaklaşmak, evrende bilinen en ekstrem koşullarla karşılaşmayı gerektirir. Olay ufkuna yaklaşan bir cisim, spagettileşme denilen bir etkiyle uzar ve parçalanma riskiyle karşı karşıya kalır. Kara deliğin içine düşen bir cismin başına tam olarak ne geleceği ise hala büyük bir bilinmezlik. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QyuocLlabUmiw1sJGHeFnA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:13:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zaman, yolculuğunun, kapısını, aralayan, gizemli, kara, delikler:, Geçmişe, gitmek, mümkün, mü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QyuocLlabUmiw1sJGHeFnA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zaman yolculuğunun kapısını aralayan gizemli kara delikler: Geçmişe gitmek mümkün mü?"><p>Kara delikler, sadece evrenin en gizemli cisimleri olmakla kalmayıp, teorik olarak zaman yolculuğu yapabilme potansiyeline de sahip. Peki, kara delikler gerçekten zaman makinesi gibi çalışabilir mi?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6SVM61uZhUaexR0WyCD4wg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Evrenin en güçlü ve gizemli cisimlerinden biri olan kara delikler, devasa kütleçekim güçleriyle ışığın bile kaçmasını engelliyor. Ancak, kara deliklerin en dikkat çekici özelliği, teorik olarak zaman makinesi işlevi görebilme potansiyeline sahip olmaları.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zA3Uf0YQ1EyNE1W0YuZDmQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Albert Einstein'in görelilik teorisine göre, büyük kütleli cisimler uzay-zaman dokusunu büker ve bu bükülme, çevresindeki her şeyi etkiler. Kara delikler, bu bükülmeyi en uç noktalarda gösteren örneklerdir, yaratıkları derin "vadiler" nedeniyle hiçbir şeyin kaçamadığı bir noktaya ulaşılır: Olay ufku.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C1tCGMc3g02-rl2DoBAOTw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kara deliklerin yarattığı kütleçekimsel bükülme, zamanın dışarıdan bakıldığında yavaşlamış gibi görünmesine neden olur. Ancak, kara deliğe yaklaşan bir kişi zamanın normal hızda aktığını hisseder. Dışarıdan bakıldığında ise olay ufkuna yaklaşan cisimlerin zamanının giderek yavaşladığı gözlemlenir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lQaMO1Psi0GcvCKHYLtA9g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Teorik olarak, bir kara deliğe yaklaşarak zaman yolculuğu yapmak mümkündür. Kara deliğin uzay-zamanı bükmesi, zamanın döngüye girmesine yol açabilir, ancak bu durumda yalnızca kara deliğin var olduğu bir döneme seyahat edilebilir. Geçmişe gitmek, kara delik henüz oluşmadığı bir dönemi ziyaret etmek ise mümkün değildir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LRncdIUGAkeq8z6W2-K9dA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kara deliğe yaklaşmak, evrende bilinen en ekstrem koşullarla karşılaşmayı gerektirir. Olay ufkuna yaklaşan bir cisim, spagettileşme denilen bir etkiyle uzar ve parçalanma riskiyle karşı karşıya kalır. Kara deliğin içine düşen bir cismin başına tam olarak ne geleceği ise hala büyük bir bilinmezlik.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya&amp;apos;dan Google&amp;apos;a 8 milyar ruble ceza</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/rusyadan-googlea-8-milyar-ruble-ceza</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/rusyadan-googlea-8-milyar-ruble-ceza</guid>
<description><![CDATA[ Rusya, daha önce verilen cezaları ödemediği gerekçesiyle Google&#039;a 8 milyar ruble ceza kesti.Rusya&#039;dan Google&#039;a 8 milyar ruble (yaklaşık 78 milyon dolar) ceza verildi. Teknoloji devi Google aleyhine açılan dava, başkent Moskova&#039;da görüldü.Platformun daha önce verilen para cezalarını ödemediği için yasalara uyulmadığına kanaat getiren mahkeme, Google&#039;ın 8 milyar ruble para cezası ödemesine hükmetti.  Ülkede Google&#039;ın yanı sıra Apple, X, Instagram ve Facebook gibi çeşitli yabancı platformlara da bazı içeriklere erişimi engellemediği gerekçesiyle para cezaları verilmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DKi8fZ9k9kiq9oFJzFextA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusyadan, Googlea, milyar, ruble, ceza</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DKi8fZ9k9kiq9oFJzFextA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya'dan Google'a 8 milyar ruble ceza"><p>Rusya, daha önce verilen cezaları ödemediği gerekçesiyle Google'a 8 milyar ruble ceza kesti.</p><p>Rusya'dan Google'a 8 milyar ruble (yaklaşık 78 milyon dolar) ceza verildi. </p><p>Teknoloji devi Google aleyhine açılan dava, başkent Moskova'da görüldü.</p><p>Platformun daha önce verilen para cezalarını ödemediği için yasalara uyulmadığına kanaat getiren mahkeme, Google'ın 8 milyar ruble para cezası ödemesine hükmetti.  Ülkede Google'ın yanı sıra Apple, X, Instagram ve Facebook gibi çeşitli yabancı platformlara da bazı içeriklere erişimi engellemediği gerekçesiyle para cezaları verilmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TEKNOFEST KKTC ne zaman yapılacak?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/teknofest-kktc-ne-zaman-yapilacak</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/teknofest-kktc-ne-zaman-yapilacak</guid>
<description><![CDATA[ TEKNOFEST, 2025 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde teknoloji tutkunlarını bir araya getirecek. TEKNOFEST&#039;ten yapılan açıklamaya göre, bu yıl teknoloji ve inovasyonda çığır açacak yeni yarışmaların düzenleneceği etkinlik, Ercan Havalimanı Eski Terminal Binası’nda gerçekleştirilecek. Peki, TEKNOFEST KKTC ne zaman yapılacak?KKTC’de 7 ana kategori ve 14 alt kategoride düzenlenecek yarışmalar Ercan Havalimanı Eski Terminal Binası’nda düzenlenecek. Sosyal İnovasyon Yarışması ile toplumsal faydayı artırmayı hedefleyen gençler, sosyal sorumluluk bilinciyle yenilikçi çözümler üretecek.  TEKNOFEST KKTC NE ZAMAN YAPILACAK?  TEKNOFEST KKTC, 1-4 Mayıs&#039;ta Ercan Havalimanı’nda yapılacak.  5 MİLYON TL&#039;NİN ÜZERİNDE ÖDÜL VE MADDİ DESTEK  KKTC Teknoloji Yarışmalarında katılımcılara toplam 5 milyon TL&#039;nin üzerinde ödül ve maddi destek sağlanacak  TEKNOFEST KKTC Teknoloji Yarışmaları kapsamında katılımcılar, projelerini sergileme ve geliştirme imkanına sahip olurken, takımlara toplamda 2 buçuk milyon TL ödül ve 3 milyon TL maddi destek sağlanacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZNbTIPw7Dky3smt9YUEMCA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TEKNOFEST, KKTC, zaman, yapılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZNbTIPw7Dky3smt9YUEMCA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="TEKNOFEST KKTC ne zaman yapılacak?"><p>TEKNOFEST, 2025 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde teknoloji tutkunlarını bir araya getirecek. TEKNOFEST'ten yapılan açıklamaya göre, bu yıl teknoloji ve inovasyonda çığır açacak yeni yarışmaların düzenleneceği etkinlik, Ercan Havalimanı Eski Terminal Binası’nda gerçekleştirilecek. Peki, TEKNOFEST KKTC ne zaman yapılacak?</p>KKTC’de 7 ana kategori ve 14 alt kategoride düzenlenecek yarışmalar Ercan Havalimanı Eski Terminal Binası’nda düzenlenecek. Sosyal İnovasyon Yarışması ile toplumsal faydayı artırmayı hedefleyen gençler, sosyal sorumluluk bilinciyle yenilikçi çözümler üretecek.  <strong>TEKNOFEST KKTC NE ZAMAN YAPILACAK?</strong>  TEKNOFEST KKTC, 1-4 Mayıs'ta Ercan Havalimanı’nda yapılacak.  <strong>5 MİLYON TL'NİN ÜZERİNDE ÖDÜL VE MADDİ DESTEK</strong>  KKTC Teknoloji Yarışmalarında katılımcılara toplam 5 milyon TL'nin üzerinde ödül ve maddi destek sağlanacak  TEKNOFEST KKTC Teknoloji Yarışmaları kapsamında katılımcılar, projelerini sergileme ve geliştirme imkanına sahip olurken, takımlara toplamda 2 buçuk milyon TL ödül ve 3 milyon TL maddi destek sağlanacak.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de uzay yarışı: Bezos, Musk&amp;apos;a güveniyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/abdde-uzay-yarisi-bezos-muska-guveniyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/abdde-uzay-yarisi-bezos-muska-guveniyor</guid>
<description><![CDATA[ Uzay şirketi Blue Origin&#039;in sahibi Bezos, rakibi Elon Musk&#039;a güvendiğini açıkladı. Bezos, &quot;Trump yönetiminin uzay gündemi konusunda iyimserim.&quot; dedi.Dünyanın en zengin ikinci ismi Jeff Bezos, listenin zirvesinde yer alan Elon Musk ile ilgili açıklamalarda bulundu.  Uzay şirketi Blue Origin&#039;in sahibi Bezos, Musk&#039;ın uzay yarışında şirketin altını oymak için Trump ile olan yakın ilişkisini kullanmayacağını söyledi.  Musk&#039;ı ciddiye aldığını belirten Bezos, &quot;Trump yönetiminin uzay gündemi konusunda iyimserim&quot; dedi.  SpaceX&#039;in sahibi Musk, geçen ay Ay&#039;a gitmek yerine Mars&#039;a misyon gönderilmesi gerektiğini savundu. Musk&#039;ın açıklamaları NASA&#039;nın uzay keşif programlarına yönelik endişeyi artırdı.   Bezos ise iki misyonun da birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti.  Diğer taraftan Blue Origin&#039;in New Glenn roketinin Florida&#039;da uzaya fırlatılacağı bildirildi. Bu görev, Bezos&#039;un şirketi Blue Origin için uzay keşifleri alanında kritik bir dönüm noktası olarak görülüyordu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2RfNCTBSqkGoEcjWYboAfg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, uzay, yarışı:, Bezos, Muska, güveniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2RfNCTBSqkGoEcjWYboAfg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de uzay yarışı: Bezos, Musk'a güveniyor"><p>Uzay şirketi Blue Origin'in sahibi Bezos, rakibi Elon Musk'a güvendiğini açıkladı. Bezos, "Trump yönetiminin uzay gündemi konusunda iyimserim." dedi.</p>Dünyanın en zengin ikinci ismi Jeff Bezos, listenin zirvesinde yer alan Elon Musk ile ilgili açıklamalarda bulundu.  Uzay şirketi Blue Origin'in sahibi Bezos, Musk'ın uzay yarışında şirketin altını oymak için Trump ile olan yakın ilişkisini kullanmayacağını söyledi.  Musk'ı ciddiye aldığını belirten Bezos, "Trump yönetiminin uzay gündemi konusunda iyimserim" dedi.  SpaceX'in sahibi Musk, geçen ay Ay'a gitmek yerine Mars'a misyon gönderilmesi gerektiğini savundu. Musk'ın açıklamaları NASA'nın uzay keşif programlarına yönelik endişeyi artırdı.   Bezos ise iki misyonun da birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti.  Diğer taraftan Blue Origin'in New Glenn roketinin Florida'da uzaya fırlatılacağı bildirildi. Bu görev, Bezos'un şirketi Blue Origin için uzay keşifleri alanında kritik bir dönüm noktası olarak görülüyordu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de yasaklanabilir: TikTok, Elon Musk&amp;apos;a satılacak mı?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/abdde-yasaklanabilir-tiktok-elon-muska-satilacak-mi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/abdde-yasaklanabilir-tiktok-elon-muska-satilacak-mi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de yasaklanması gündemde olan sosyal medya platformu TikTok&#039;un, dünyanın en zengin insanı Elon Musk tarafından satın alınacağına ilişkin iddialar gündeme geldi. Platformdan konuya ilişkin yapılan açıklamada haberler &quot;tamamen kurgu&quot; olarak tanımladı ve iddialar reddedildi. TikTok sözcüsü BBC News&#039;e yaptığı açıklamada, &quot;Tamamen kurgu olan şeyler hakkında yorum yapmamız beklenemez.&quot; dedi. Biden yönetimi, TikTok&#039;un Çin tarafından casusluk ve siyasi manipülasyon aracı olarak kullanılabileceğini savunuyor.Sosyal medya platformu TikTok, Çin&#039;in sosyal medya şirketinin ABD operasyonlarının Elon Musk&#039;a satılmasına izin vermeyi düşündüğüne dair iddialara yanıt verdi.
Platform, haberleri &quot;tamamen kurgu&quot; olarak nitelendirdi.Yüksek Mahkeme, TikTok&#039;un ABD operasyonlarını satması veya ülkede yasaklanması için 19 Ocak tarihine kadar süre veren yasa hakkında karar verecek.
TikTok, ABD operasyonunu satmayacağını defalarca dile getirdi.TikTok sözcüsü BBC News&#039;e yaptığı açıklamada, &quot;Tamamen kurgu olan şeyler hakkında yorum yapmamız beklenemez.&quot; dedi.Bloomberg&#039;in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, Çinli yetkililerin değerlendirdiği olası senaryolardan birine yer verilmişti.
Haberde, bu senaryonun Musk&#039;ın geçtiğimiz aylarda satın aldığı X sosyal medya platformunun, TikTok&#039;un ABD operasyonlarını kontrol etmesi olduğu vurgulanmıştı.Musk, 20 Ocak&#039;ta Beyaz Saray&#039;a dönmesi beklenen seçilmiş ABD başkanı Donald Trump&#039;ın yakın müttefiki.
Avukatı, Trump&#039;ın &quot;TikTok&#039;un yasaklanmasına karşı çıktığını&quot; ve &quot;görev başına geçtikten sonra sorunları siyasi yollarla çözme yetkisi aradığını&quot; belirten bir hukuki dilekçeyi mahkemeye sundu.
Bu görüşme, Trump&#039;ın TikTok&#039;un CEO&#039;su Shou Zi Chew ile Florida&#039;daki Mar-a-Lago malikanesinde görüşmesinden bir hafta sonra gerçekleşti.Geçtiğimiz hafta Yüksek Mahkeme&#039;de yapılan duruşmada, yargıçlar yasayı destekleme ve son tarihe uyma eğiliminde göründüler.
Yaklaşık üç saat süren savunmalar sırasında dokuz yargıç, ulusal güvenlik endişelerine tekrar tekrar değindi.Biden yönetimi, satış gerçekleşmediği takdirde TikTok&#039;un Çin tarafından casusluk ve siyasi manipülasyon aracı olarak kullanılabileceğini savunuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/seet-iVW8kWyesfKx4kBmw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, yasaklanabilir:, TikTok, Elon, Muska, satılacak, mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/seet-iVW8kWyesfKx4kBmw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de yasaklanabilir: TikTok, Elon Musk'a satılacak mı?"><p>ABD'de yasaklanması gündemde olan sosyal medya platformu TikTok'un, dünyanın en zengin insanı Elon Musk tarafından satın alınacağına ilişkin iddialar gündeme geldi. Platformdan konuya ilişkin yapılan açıklamada haberler "tamamen kurgu" olarak tanımladı ve iddialar reddedildi. TikTok sözcüsü BBC News'e yaptığı açıklamada, "Tamamen kurgu olan şeyler hakkında yorum yapmamız beklenemez." dedi. Biden yönetimi, TikTok'un Çin tarafından casusluk ve siyasi manipülasyon aracı olarak kullanılabileceğini savunuyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_YaKKZOiDU2EmoV0lJHTMA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sosyal medya platformu TikTok, Çin'in sosyal medya şirketinin ABD operasyonlarının Elon Musk'a satılmasına izin vermeyi düşündüğüne dair iddialara yanıt verdi.
Platform, haberleri "tamamen kurgu" olarak nitelendirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CxA6Qi_uUEWSL2HgoyrsHg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yüksek Mahkeme, TikTok'un ABD operasyonlarını satması veya ülkede yasaklanması için 19 Ocak tarihine kadar süre veren yasa hakkında karar verecek.
TikTok, ABD operasyonunu satmayacağını defalarca dile getirdi.TikTok sözcüsü BBC News'e yaptığı açıklamada, "Tamamen kurgu olan şeyler hakkında yorum yapmamız beklenemez." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EXyYUKnMCkCrh3oUv68n6Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bloomberg'in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, Çinli yetkililerin değerlendirdiği olası senaryolardan birine yer verilmişti.
Haberde, bu senaryonun Musk'ın geçtiğimiz aylarda satın aldığı X sosyal medya platformunun, TikTok'un ABD operasyonlarını kontrol etmesi olduğu vurgulanmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Fd3kOw-kLk6WX8f-kq0iUg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Musk, 20 Ocak'ta Beyaz Saray'a dönmesi beklenen seçilmiş ABD başkanı Donald Trump'ın yakın müttefiki.
Avukatı, Trump'ın "TikTok'un yasaklanmasına karşı çıktığını" ve "görev başına geçtikten sonra sorunları siyasi yollarla çözme yetkisi aradığını" belirten bir hukuki dilekçeyi mahkemeye sundu.
Bu görüşme, Trump'ın TikTok'un CEO'su Shou Zi Chew ile Florida'daki Mar-a-Lago malikanesinde görüşmesinden bir hafta sonra gerçekleşti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GyoF9GT8c0K1kgkT-7xwJA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz hafta Yüksek Mahkeme'de yapılan duruşmada, yargıçlar yasayı destekleme ve son tarihe uyma eğiliminde göründüler.
Yaklaşık üç saat süren savunmalar sırasında dokuz yargıç, ulusal güvenlik endişelerine tekrar tekrar değindi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7x4iKEf0ZUyX_K4PIdNs7g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Biden yönetimi, satış gerçekleşmediği takdirde TikTok'un Çin tarafından casusluk ve siyasi manipülasyon aracı olarak kullanılabileceğini savunuyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Milli uyduya adını veren Fergani kimdir? (Ferga&amp;apos;nin hayat hikayesi)</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/milli-uyduya-adini-veren-fergani-kimdir-ferganin-hayat-hikayesi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/milli-uyduya-adini-veren-fergani-kimdir-ferganin-hayat-hikayesi</guid>
<description><![CDATA[ Fergani Uzay tarafından milli olarak geliştirilen ve özel bir firma tarafından üretilen Türkiye&#039;nin en büyük uydusu FGN-100-d1, uzaya fırlatılmasının ardından yörüngesine başarıyla yerleşti. Haberler ardından Fergani ile ilgili araştırmalar başladı. Peki, milli uyduya adını veren Fergani kimdir?Ferghani veya Fergani, tam adıyla Ahmed el-Fergani, 9. yüzyılda yaşamış olan önemli bir Orta Çağ İslam astronomu, matematikçi ve coğrafyacıdır. Batı&#039;da Alfraganus olarak da bilinir. Fergana Vadisi&#039;nde doğduğu düşünülen Fergani, Abbasi Halifesi Memun döneminde Bağdat&#039;ta önemli çalışmalar yapmıştır.  İlim tahsilini zamanın kültür merkezi olan Fergana&#039;da yaptı. Sonra, Bağdat&#039;a gitti. Kısa sürede kendisini tanıtan Fergani, astronomi ve matematik alanında kendisini kabul ettirdi. Abbasi halifeleri Memun, Mutasım, el-Vasık ve el-Mütevekkil devirlerinde önemli ilmi araştırmalar yaptı ve birçok eser yazdı. Halife Mütevekkil, konusunda söz sahibi olan Fergani&#039;yi 861 yılında Nil kıyısındaki ölçümleri yapabilmek için, Ravda adasında bulunan nilometrenin inşasını yönetmesi ve yapılan ölçüm işlerine nezaret etmesi için Mısır&#039;a gönderdi.  Fergani, fizik ve mekanik alanlarında da çalışmalarda bulunmuştur. Çizimini kendi hazırladığı ve yapımına nezaret ettiği Nil nehri sularının hızını ve seviyesini ölçen Mikyas ül-Cedid adında bir alet yapmıştır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W6p4OGhz6EqWXsZjr76ipw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Milli, uyduya, adını, veren, Fergani, kimdir, Ferganin, hayat, hikayesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W6p4OGhz6EqWXsZjr76ipw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Milli uyduya adını veren Fergani kimdir? (Ferga'nin hayat hikayesi)"><p>Fergani Uzay tarafından milli olarak geliştirilen ve özel bir firma tarafından üretilen Türkiye'nin en büyük uydusu FGN-100-d1, uzaya fırlatılmasının ardından yörüngesine başarıyla yerleşti. Haberler ardından Fergani ile ilgili araştırmalar başladı. Peki, milli uyduya adını veren Fergani kimdir?</p>Ferghani veya Fergani, tam adıyla Ahmed el-Fergani, 9. yüzyılda yaşamış olan önemli bir Orta Çağ İslam astronomu, matematikçi ve coğrafyacıdır. Batı'da Alfraganus olarak da bilinir. Fergana Vadisi'nde doğduğu düşünülen Fergani, Abbasi Halifesi Memun döneminde Bağdat'ta önemli çalışmalar yapmıştır.  İlim tahsilini zamanın kültür merkezi olan Fergana'da yaptı. Sonra, Bağdat'a gitti. Kısa sürede kendisini tanıtan Fergani, astronomi ve matematik alanında kendisini kabul ettirdi. Abbasi halifeleri Memun, Mutasım, el-Vasık ve el-Mütevekkil devirlerinde önemli ilmi araştırmalar yaptı ve birçok eser yazdı. Halife Mütevekkil, konusunda söz sahibi olan Fergani'yi 861 yılında Nil kıyısındaki ölçümleri yapabilmek için, Ravda adasında bulunan nilometrenin inşasını yönetmesi ve yapılan ölçüm işlerine nezaret etmesi için Mısır'a gönderdi.  Fergani, fizik ve mekanik alanlarında da çalışmalarda bulunmuştur. Çizimini kendi hazırladığı ve yapımına nezaret ettiği Nil nehri sularının hızını ve seviyesini ölçen Mikyas ül-Cedid adında bir alet yapmıştır.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>17 yaşındaki gençten satrançta devrim: Geliştirdiği gözlük kusursuz hamleleri gösteriyor!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/17-yasindaki-gencten-satrancta-devrim-gelistirdigi-goezluk-kusursuz-hamleleri-goesteriyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/17-yasindaki-gencten-satrancta-devrim-gelistirdigi-goezluk-kusursuz-hamleleri-goesteriyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin New York kentinde yaşayan 17 yaşındaki Columbia Üniversitesi öğrencisi Eddy Xu, geliştirdiği teknolojiyle satranç dünyasında büyük bir tartışma başlattı. Xu, Meta x Ray-Ban Akıllı Gözlüklerini modifiye ederek, satranç oyununda her zaman en iyi hamleyi gösterebilen bir cihaz ortaya çıkardı.17 yaşındaki Eddy Xu, Meta x Ray-Ban Akıllı Gözlüklerini hackleyerek satranç oynarken en iyi hamleleri gösteren bir cihaz geliştirdi. Bu yenilik, satranç dünyasında büyük tartışmalara yol açtı.Xu, geliştirdiği bu yenilikçi cihazın bir görüntüsünü sosyal medya platformu X&#039;te (eski adıyla Twitter) paylaşarak dikkatleri üzerine çekti.
Chess.com’un resmi hesabı bu paylaşıma önce “Uh oh” (Eyvah) diyerek ardından “Bu inanılmaz derecede havalı, müthiş bir iş.” yorumuyla karşılık verdi.
Xu, bu modifiye edilmiş yapay zeka destekli gözlükleri, bir diğer öğrenci Caden Li ile birlikte &quot;Teen Hacks LI&quot; etkinliğinde geliştirdiğini açıkladı.Xu, cihazın çalışma prensibiyle ilgili gelen bir soruya yanıt vererek, gerçek hayattaki satranç tahtasının dijital bir forma dönüştürülmesi için &quot;önce köşe noktalarını tespit ettiklerini ve görüntüleri normalleştirdiklerini, ardından standart bir nesne algılama modeli kullandıklarını&quot; belirtti.Akıllı gözlüklerin işleyişine dair yapılan yanlış değerlendirmelere de açıklık getiren Xu, bu gözlüklerin şu anki modellerinde lens üzerinde ekran olmadığını ifade etti.
Gözlüklerin gördüğü bilgiyi bir telefona ya da harici bir ekrana aktardığını, ardından hoparlörler aracılığıyla kullanıcıya ilettiğini söyledi.
Ancak, Meta’nın gelecekteki gözlük modellerinde dahili ekran teknolojisinin entegre edilebileceği yönünde söylentiler mevcut.Satranç topluluğunda tartışmalara yol açtıBazı kişiler bu yeniliği bir teknolojik başarı olarak övgüyle karşılarken, diğerleri satrancın dürüstlük ilkelerine zarar verebileceği gerekçesiyle endişelerini dile getirdi.Washington Square Park’taki satranç oyuncularının bu tür bir teknolojiyi kullanıp kullanmayacağı da tartışılan konular arasında. Bölge sakinleri, bu tür yüksek teknolojili cihazların parkın alışılmış atmosferine uymayacağını düşünüyor.
Ancak teknolojinin hızla geliştiği bir dünyada, daha önce görülmemiş şeylerin gerçekleşmesi pek de şaşırtıcı değil. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eL_pSRyda0G9_imDI3UchQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yaşındaki, gençten, satrançta, devrim:, Geliştirdiği, gözlük, kusursuz, hamleleri, gösteriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eL_pSRyda0G9_imDI3UchQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="17 yaşındaki gençten satrançta devrim: Geliştirdiği gözlük kusursuz hamleleri gösteriyor!"><p>ABD'nin New York kentinde yaşayan 17 yaşındaki Columbia Üniversitesi öğrencisi Eddy Xu, geliştirdiği teknolojiyle satranç dünyasında büyük bir tartışma başlattı. Xu, Meta x Ray-Ban Akıllı Gözlüklerini modifiye ederek, satranç oyununda her zaman en iyi hamleyi gösterebilen bir cihaz ortaya çıkardı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t6yMo95dlE6jRhhzBbexng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>17 yaşındaki Eddy Xu, Meta x Ray-Ban Akıllı Gözlüklerini hackleyerek satranç oynarken en iyi hamleleri gösteren bir cihaz geliştirdi. Bu yenilik, satranç dünyasında büyük tartışmalara yol açtı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y9XXaN2BUEevGl_x_ufj6A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Xu, geliştirdiği bu yenilikçi cihazın bir görüntüsünü sosyal medya platformu X'te (eski adıyla Twitter) paylaşarak dikkatleri üzerine çekti.
Chess.com’un resmi hesabı bu paylaşıma önce “Uh oh” (Eyvah) diyerek ardından “Bu inanılmaz derecede havalı, müthiş bir iş.” yorumuyla karşılık verdi.
Xu, bu modifiye edilmiş yapay zeka destekli gözlükleri, bir diğer öğrenci Caden Li ile birlikte "Teen Hacks LI" etkinliğinde geliştirdiğini açıkladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Pq8h5imdIE-fzosf1Fp1KQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Xu, cihazın çalışma prensibiyle ilgili gelen bir soruya yanıt vererek, gerçek hayattaki satranç tahtasının dijital bir forma dönüştürülmesi için "önce köşe noktalarını tespit ettiklerini ve görüntüleri normalleştirdiklerini, ardından standart bir nesne algılama modeli kullandıklarını" belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0DRJWM_mD0eqHStFUzVWSA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Akıllı gözlüklerin işleyişine dair yapılan yanlış değerlendirmelere de açıklık getiren Xu, bu gözlüklerin şu anki modellerinde lens üzerinde ekran olmadığını ifade etti.
Gözlüklerin gördüğü bilgiyi bir telefona ya da harici bir ekrana aktardığını, ardından hoparlörler aracılığıyla kullanıcıya ilettiğini söyledi.
Ancak, Meta’nın gelecekteki gözlük modellerinde dahili ekran teknolojisinin entegre edilebileceği yönünde söylentiler mevcut.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0FYhNfYOkk-n_5xWAgnsjw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Satranç topluluğunda tartışmalara yol açtıBazı kişiler bu yeniliği bir teknolojik başarı olarak övgüyle karşılarken, diğerleri satrancın dürüstlük ilkelerine zarar verebileceği gerekçesiyle endişelerini dile getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FQ3nOq6BaECf8Kwty3oe5g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Washington Square Park’taki satranç oyuncularının bu tür bir teknolojiyi kullanıp kullanmayacağı da tartışılan konular arasında. Bölge sakinleri, bu tür yüksek teknolojili cihazların parkın alışılmış atmosferine uymayacağını düşünüyor.
Ancak teknolojinin hızla geliştiği bir dünyada, daha önce görülmemiş şeylerin gerçekleşmesi pek de şaşırtıcı değil.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim dünyasını şaşkına çevirdi: Gizemli kara delik hareket ediyor!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/bilim-dunyasini-saskina-cevirdi-gizemli-kara-delik-hareket-ediyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/bilim-dunyasini-saskina-cevirdi-gizemli-kara-delik-hareket-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, gizemli bir kara deliğin daha da tuhaf davranmaya başladığını söyledi. MIT araştırmacıları, 1ES 1927+654 adlı süper kütleli kara delikten gelen X-ışını flaşlarının sıklığının son iki yılda keskin bir şekilde arttığını açıkladı.   Bilim dünyasını şaşkına çeviren bu keşifle ilgili araştırmalar sürüyor.Süper kütleli kara delikler, evrenin en gizemli ve güçlü nesnelerinden biri olarak biliniyor. Ancak, 1ES 1927+654 adlı kara delik, son dönemde olağandışı bir davranış sergileyerek bilim dünyasını şaşkına çevirdi.MIT fizik doçentlerinden Erin Kara, araştırmalarında kara deliğin davranışındaki garipliği vurguladı. Kara, daha önce çok güzel olduğu için bu kara deliği izlediklerini, ancak sonradan çok daha tuhaf bir şey fark ettiklerini söyledi.Kara deliğin X-ışını flaşlarının sıklığının son iki yılda arttığı kaydedildi. Daha önce her 18 dakikada bir meydana gelen bu flaşlar, artık her 7 dakikada bir gerçekleşiyor.
Bu durum, gökbilimcilerin daha önce hiç gözlemediği bir olay olarak kayda geçti. MIT fizik bölümünün yüksek lisans öğrencisi Megan Masterson, &quot;Yanıp sönme hızındaki bu kadar büyük bir değişim, normal bir kara deliğe kesinlikle benzemiyor&quot; ifadelerini kullandı.Araştırmacılar, bu olağan dışı artışın nedeni olarak kara deliğin etrafında dönen bir beyaz cüceyi işaret ediyor. Beyaz cüce, kara deliğin kenarına doğru hareket ediyor olabilir ve bu durum, kara deliğin etrafındaki olayları etkileyen büyük bir faktör olabilir.Masterson, &quot;Beyaz cüceler gibi nesnelerin kara deliğe bu kadar yakın yaşaması, çok uzun süre boyunca bir olay ufkuna yakın kalması mümkün&quot; diyerek bu teorinin doğruluğunu gelecekte yapılacak gözlemlerle sınayabileceklerini belirtti.Keşif, kara deliklerin davranışları ve evrendeki fiziksel süreçler hakkında yeni bilgiler sunuyor. Bulgular, Nature dergisinde yayımlanan &quot;Bir Aşırı Süper Kütleli Kara Deliğin En Yakın Yörüngesine Yakın Mili-Hertz Salınımları&quot; başlıklı makalede yer aldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LHtsTlSev0inCo2wCJ6_lg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, dünyasını, şaşkına, çevirdi:, Gizemli, kara, delik, hareket, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LHtsTlSev0inCo2wCJ6_lg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bilim dünyasını şaşkına çevirdi: Gizemli kara delik hareket ediyor!"><p>Bilim insanları, gizemli bir kara deliğin daha da tuhaf davranmaya başladığını söyledi. MIT araştırmacıları, 1ES 1927+654 adlı süper kütleli kara delikten gelen X-ışını flaşlarının sıklığının son iki yılda keskin bir şekilde arttığını açıkladı.   Bilim dünyasını şaşkına çeviren bu keşifle ilgili araştırmalar sürüyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qYDmBHewTk-2k2QAgYCyrg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Süper kütleli kara delikler, evrenin en gizemli ve güçlü nesnelerinden biri olarak biliniyor. Ancak, 1ES 1927+654 adlı kara delik, son dönemde olağandışı bir davranış sergileyerek bilim dünyasını şaşkına çevirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XmUf-3JwWkO0TRWI9YUTug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>MIT fizik doçentlerinden Erin Kara, araştırmalarında kara deliğin davranışındaki garipliği vurguladı. Kara, daha önce çok güzel olduğu için bu kara deliği izlediklerini, ancak sonradan çok daha tuhaf bir şey fark ettiklerini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g_RecR5wy027b1nIzEA-Ew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kara deliğin X-ışını flaşlarının sıklığının son iki yılda arttığı kaydedildi. Daha önce her 18 dakikada bir meydana gelen bu flaşlar, artık her 7 dakikada bir gerçekleşiyor.
Bu durum, gökbilimcilerin daha önce hiç gözlemediği bir olay olarak kayda geçti. MIT fizik bölümünün yüksek lisans öğrencisi Megan Masterson, "Yanıp sönme hızındaki bu kadar büyük bir değişim, normal bir kara deliğe kesinlikle benzemiyor" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dmE7AjWOV0-waGZGmhJO4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmacılar, bu olağan dışı artışın nedeni olarak kara deliğin etrafında dönen bir beyaz cüceyi işaret ediyor. Beyaz cüce, kara deliğin kenarına doğru hareket ediyor olabilir ve bu durum, kara deliğin etrafındaki olayları etkileyen büyük bir faktör olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LjAZ0BtA1kOm7Sh7Ny0-nw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Masterson, "Beyaz cüceler gibi nesnelerin kara deliğe bu kadar yakın yaşaması, çok uzun süre boyunca bir olay ufkuna yakın kalması mümkün" diyerek bu teorinin doğruluğunu gelecekte yapılacak gözlemlerle sınayabileceklerini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DxtlNklFr0es128IC-oFDA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Keşif, kara deliklerin davranışları ve evrendeki fiziksel süreçler hakkında yeni bilgiler sunuyor. Bulgular, Nature dergisinde yayımlanan "Bir Aşırı Süper Kütleli Kara Deliğin En Yakın Yörüngesine Yakın Mili-Hertz Salınımları" başlıklı makalede yer aldı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fergani Uzay&amp;apos;ın ilk uydusu uzaya fırlatıldı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/fergani-uzayin-ilk-uydusu-uzaya-firlatildi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/fergani-uzayin-ilk-uydusu-uzaya-firlatildi</guid>
<description><![CDATA[ Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar&#039;ın CEO&#039;su olduğu Fergani Uzay&#039;ın ilk uydusu SpaceX aracılığı ile uzaya fırlatıldı. Falcon 9 roketi başarılı şekilde yörüngeye yerleşti. Fırlatma görüntülerini paylaşan Bayraktar, &quot;20 yıllık hedefimiz Kızıl Elma&#039;dan sonra uzaya ilk adımımız.&quot; dedi.Üst yöneticiliğini (CEO) Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar&#039;ın yaptığı Fergani Uzay&#039;ın ilk uydusu FGN-100-d1, SpaceX&#039;in Falcon 9 roketiyle ABD&#039;deki Vandenberg üssünden uzaya gönderildi.  FGN-100-d1, SpaceX’e ait Falcon 9&#039;un Transporter-12 göreviyle uzaya fırlatıldı.  ABD&#039;deki Vandenberg üssünden gerçekleştirilen Transporter-12 görevinde küp uydular, mikro uydular ve yörünge transfer araçları da dahil olmak üzere 131 yük yer aldı. Bu yükler arasında Fergani Uzay&#039;ın ilk uydusu FGN-100-d1 ile birlikte Türkiye&#039;nin uzay teknolojileri alanındaki şirketlerinden Plan-S&#039;in uyduları da yer aldı.  GÖRÜNTÜLER CANLI YAYINLANDIBaşarıyla gerçekleştirilen Transporter-12 görevine ilişkin görüntüler SpaceX&#039;in X hesabından canlı yayınlandı.  Fergani uydusunun hidrojen peroksit uzay motorunun ateşleme testi geçen yıl mayıs ayında başarıyla gerçekleştirilmişti. Selçuk Bayraktar, Fergani&#039;yi takım uydulardan oluşan küresel konumlama sistemini inşa etmek üzere kurduklarını belirtmişti.  Fergani Uzay, geliştirdiği yenilikçi ve özgün teknolojilerle, uzay taşımacılığı ve alçak yörünge uydu servislerinde sürdürülebilir ve maliyet etkin çözümler üreterek dünyada öne çıkmayı hedefliyor. KACIR: UZAY EKOSİSTEMİMİZ GÜÇLENECEK  Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, &quot;Uzay ekosistemimiz, Milli Uzay Programı hedeflerimiz doğrultusunda her geçen gün daha da güçlenecek.&quot; açıklamasını yaptı.  TUA: GELECEĞİN TEKNOLOJİLERİNE ÖNCÜLÜK EDECEK  Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ise Türkiye&#039;nin uzay ekosisteminin büyümeye devam ettiğini belirterek şu paylaşımı yaptı:  &quot;Fergani Uzay, ilk uydusu FGN-100-d1&#039;i SpaceX&#039;in Falcon 9 roketiyle uzaya göndererek Small-GEO kategorisinde yeni bir dönemi başlattı. Haberleşme ve coğrafi konumlandırma alanında küresel kapsama sunacak uydu, geleceğin teknolojilerine öncülük edecek. Plan-S, yeni ticari uydularıyla IoT ve 6G NTN haberleşme teknolojilerinde global çözümler geliştirmeye devam ediyor. Şirket, bugüne kadar 9 uyduyu başarıyla uzaya gönderdi ve IoT uydu ağı hedefini büyütmeye devam ediyor. Ülkemizin öncü uzay şirketleri Fergani Uzay ve Plan-S Uydu ve Uzay Teknolojilerini bu önemli başarıları için tebrik ediyoruz. Türkiye&#039;nin uzay alanındaki bu değerli adımları, Milli Teknoloji Hamlesi&#039;nin gücünü bir kez daha gösteriyor.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yz32yd1FyEqFbj-zziTTdg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fergani, Uzayın, ilk, uydusu, uzaya, fırlatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yz32yd1FyEqFbj-zziTTdg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Fergani Uzay'ın ilk uydusu uzaya fırlatıldı"><p>Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar'ın CEO'su olduğu Fergani Uzay'ın ilk uydusu SpaceX aracılığı ile uzaya fırlatıldı. Falcon 9 roketi başarılı şekilde yörüngeye yerleşti. Fırlatma görüntülerini paylaşan Bayraktar, "20 yıllık hedefimiz Kızıl Elma'dan sonra uzaya ilk adımımız." dedi.</p><p>Üst yöneticiliğini (CEO) Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar'ın yaptığı Fergani Uzay'ın ilk uydusu FGN-100-d1, SpaceX'in Falcon 9 roketiyle ABD'deki Vandenberg üssünden uzaya gönderildi.  FGN-100-d1, SpaceX’e ait Falcon 9'un Transporter-12 göreviyle uzaya fırlatıldı.  ABD'deki Vandenberg üssünden gerçekleştirilen Transporter-12 görevinde küp uydular, mikro uydular ve yörünge transfer araçları da dahil olmak üzere 131 yük yer aldı. Bu yükler arasında Fergani Uzay'ın ilk uydusu FGN-100-d1 ile birlikte Türkiye'nin uzay teknolojileri alanındaki şirketlerinden Plan-S'in uyduları da yer aldı.  <strong>GÖRÜNTÜLER CANLI YAYINLANDI</strong></p><p>Başarıyla gerçekleştirilen Transporter-12 görevine ilişkin görüntüler SpaceX'in X hesabından canlı yayınlandı.  Fergani uydusunun hidrojen peroksit uzay motorunun ateşleme testi geçen yıl mayıs ayında başarıyla gerçekleştirilmişti. Selçuk Bayraktar, Fergani'yi takım uydulardan oluşan küresel konumlama sistemini inşa etmek üzere kurduklarını belirtmişti.  Fergani Uzay, geliştirdiği yenilikçi ve özgün teknolojilerle, uzay taşımacılığı ve alçak yörünge uydu servislerinde sürdürülebilir ve maliyet etkin çözümler üreterek dünyada öne çıkmayı hedefliyor. </p><strong>KACIR: UZAY EKOSİSTEMİMİZ GÜÇLENECEK</strong>  Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Uzay ekosistemimiz, Milli Uzay Programı hedeflerimiz doğrultusunda her geçen gün daha da güçlenecek." açıklamasını yaptı.  <strong>TUA: GELECEĞİN TEKNOLOJİLERİNE ÖNCÜLÜK EDECEK</strong>  Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ise Türkiye'nin uzay ekosisteminin büyümeye devam ettiğini belirterek şu paylaşımı yaptı:  "Fergani Uzay, ilk uydusu FGN-100-d1'i SpaceX'in Falcon 9 roketiyle uzaya göndererek Small-GEO kategorisinde yeni bir dönemi başlattı. Haberleşme ve coğrafi konumlandırma alanında küresel kapsama sunacak uydu, geleceğin teknolojilerine öncülük edecek. Plan-S, yeni ticari uydularıyla IoT ve 6G NTN haberleşme teknolojilerinde global çözümler geliştirmeye devam ediyor. Şirket, bugüne kadar 9 uyduyu başarıyla uzaya gönderdi ve IoT uydu ağı hedefini büyütmeye devam ediyor. Ülkemizin öncü uzay şirketleri Fergani Uzay ve Plan-S Uydu ve Uzay Teknolojilerini bu önemli başarıları için tebrik ediyoruz. Türkiye'nin uzay alanındaki bu değerli adımları, Milli Teknoloji Hamlesi'nin gücünü bir kez daha gösteriyor."]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TikTok yerine Rednote: ABD&amp;apos;de yasak öncesi ilk sıraya yerleşti!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/tiktok-yerine-rednote-abdde-yasak-oencesi-ilk-siraya-yerlesti</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/tiktok-yerine-rednote-abdde-yasak-oencesi-ilk-siraya-yerlesti</guid>
<description><![CDATA[ Amerika Birleşik Devletleri TikTok&#039;u yasaklamaya hazırlanıyor. TikTok, Amerikalı alıcı bulamazsa, 19 Ocak&#039;ta kapanacak.Yasak öncesi, kullanıcılar Rednote adlı başka bir uygulamayı indiriyor.Amerikan basınına göre, TikTok yasağı öncesi, kullanıcılar Rednote adlı başka bir uygulamayı indiriyor. Rednote çevrimiçi mağazalarda indirme sıralamasında ilk sıraya yerleşti.   Bu uygulama, İnstagram, TikTok ve Pinterest karışımı bir işlev sunuyor. Bu uygulamanın geliştirici şirketi de Çinli bir firma.   Uygulamanın şu an aylık 300 milyondan fazla aktif kullanıcısı bulunuyor. Yine de bu sayı TikTok&#039;un kullanıcı sayısının epey altında kalıyor.   Amerika Birleşik Devletleri&#039;nde TikTok kullanımı bu pazar günü yasaklanacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LvMsYGUUuUq_UrnpCVB3tQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TikTok, yerine, Rednote:, ABDde, yasak, öncesi, ilk, sıraya, yerleşti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LvMsYGUUuUq_UrnpCVB3tQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="TikTok yerine Rednote: ABD'de yasak öncesi ilk sıraya yerleşti!"><p>Amerika Birleşik Devletleri TikTok'u yasaklamaya hazırlanıyor. TikTok, Amerikalı alıcı bulamazsa, 19 Ocak'ta kapanacak.Yasak öncesi, kullanıcılar Rednote adlı başka bir uygulamayı indiriyor.</p>Amerikan basınına göre, TikTok yasağı öncesi, kullanıcılar Rednote adlı başka bir uygulamayı indiriyor. Rednote çevrimiçi mağazalarda indirme sıralamasında ilk sıraya yerleşti.   Bu uygulama, İnstagram, TikTok ve Pinterest karışımı bir işlev sunuyor. Bu uygulamanın geliştirici şirketi de Çinli bir firma.   Uygulamanın şu an aylık 300 milyondan fazla aktif kullanıcısı bulunuyor. Yine de bu sayı TikTok'un kullanıcı sayısının epey altında kalıyor.   Amerika Birleşik Devletleri'nde TikTok kullanımı bu pazar günü yasaklanacak.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Blue Origin ilk roketini fırlattı: SpaceX ile rekabette önemli adım</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/blue-origin-ilk-roketini-firlatti-spacex-ile-rekabette-oenemli-adim</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/blue-origin-ilk-roketini-firlatti-spacex-ile-rekabette-oenemli-adim</guid>
<description><![CDATA[ Amazon CEO&#039;su ve serveti ile dünyanın en zengin yüz insanından biri olan Jeff Bezos&#039;un sahip olduğu havacılık ve uzay araştırma merkezi Blue Origin, New Glenn adı verilen roketini ilk denemenin iptal edilmesinin ardından bugün fırlattı. New Glenn&#039;in fırlatılması, Elon Musk&#039;ın sahip olduğu havacılık şirketi SpaceX ile rekabette ve uzay yarışında önemli bir adım olarak görülüyor.Amazon CEO’su  Jeff Bezos’un uzay ve havacılık şirketi Blue Origin, New Glenn adlı roketini başarılı bir şekilde fırlattı.
Bu, şirketin daha önce iptal edilen ilk denemesinin ardından elde edilen büyük bir başarı olarak kaydedildi.New Glenn roketi, adını dünyanın yörüngesinde dolaşan ilk Amerikalı astronot, eski denizci ve senatör John Glenn’den alıyor.
Florida&#039;dan fırlatılan roket, NASA’nın Mariner ve Pioneer uzay araçlarını fırlatmak için kullanılan aynı platformdan yükseldi.
Bu fırlatış, Blue Origin’in SpaceX ile rekabet açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.Perşembe sabahı, ABD&#039;nin çoğu bölgesinde insanlar uyurken, Jeff Bezos&#039;un uzay şirketi ilk roketini yörüngeye göndermeyi başardı. Bu başarı, Blue Origin&#039;in özel uzay yarışına daha ciddi bir şekilde girmeye karar verdiği bir dönüm noktası olarak dikkat çekiyor.New Glenn’in başarılı bir uçuş gerçekleştirmesi, onu büyük uydular ve uzay araçları fırlatmak isteyen devlet kurumları ve şirketler için yeni bir seçenek haline getiriyor. Bu, Bezos’un şirketinin SpaceX’e karşı güçlü bir rakip olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.Yıllardır Blue Origin’i eleştirenler, şirketin SpaceX&#039;ten iki yıl önce kurulmuş olmasına rağmen yörüngeye hiçbir şey göndermediğini vurgulamışlardı. Ancak New Glenn&#039;in başarılı fırlatışı, bu eleştirileri geçersiz kılarak, Blue Origin’in artık rekabet edebilecek seviyeye geldiğini gösteriyor.SpaceX&#039;in sahibi Elon Musk, X hesabından Blue Origin gönderisine yorum yaptı. Musk &quot;İlk denemede yörüngeye ulaştığınız için tebrikler!&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AfRPsiwQrkOjmbf3xFPVIQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Blue, Origin, ilk, roketini, fırlattı:, SpaceX, ile, rekabette, önemli, adım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AfRPsiwQrkOjmbf3xFPVIQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Blue Origin ilk roketini fırlattı: SpaceX ile rekabette önemli adım"><p>Amazon CEO'su ve serveti ile dünyanın en zengin yüz insanından biri olan Jeff Bezos'un sahip olduğu havacılık ve uzay araştırma merkezi Blue Origin, New Glenn adı verilen roketini ilk denemenin iptal edilmesinin ardından bugün fırlattı. New Glenn'in fırlatılması, Elon Musk'ın sahip olduğu havacılık şirketi SpaceX ile rekabette ve uzay yarışında önemli bir adım olarak görülüyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/09UmHX7kd025-Y2_KbuJHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amazon CEO’su  Jeff Bezos’un uzay ve havacılık şirketi Blue Origin, New Glenn adlı roketini başarılı bir şekilde fırlattı.
Bu, şirketin daha önce iptal edilen ilk denemesinin ardından elde edilen büyük bir başarı olarak kaydedildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_T5lRjXdb0iW_Oq4_m9aTA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>New Glenn roketi, adını dünyanın yörüngesinde dolaşan ilk Amerikalı astronot, eski denizci ve senatör John Glenn’den alıyor.
Florida'dan fırlatılan roket, NASA’nın Mariner ve Pioneer uzay araçlarını fırlatmak için kullanılan aynı platformdan yükseldi.
Bu fırlatış, Blue Origin’in SpaceX ile rekabet açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a1uPjzmG_0Kiph1wK54xcw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Perşembe sabahı, ABD'nin çoğu bölgesinde insanlar uyurken, Jeff Bezos'un uzay şirketi ilk roketini yörüngeye göndermeyi başardı. Bu başarı, Blue Origin'in özel uzay yarışına daha ciddi bir şekilde girmeye karar verdiği bir dönüm noktası olarak dikkat çekiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bcTJTYhXl0uFZ_KGrL-OAw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>New Glenn’in başarılı bir uçuş gerçekleştirmesi, onu büyük uydular ve uzay araçları fırlatmak isteyen devlet kurumları ve şirketler için yeni bir seçenek haline getiriyor. Bu, Bezos’un şirketinin SpaceX’e karşı güçlü bir rakip olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dv366zwdtEirsoX7-5yo2g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yıllardır Blue Origin’i eleştirenler, şirketin SpaceX'ten iki yıl önce kurulmuş olmasına rağmen yörüngeye hiçbir şey göndermediğini vurgulamışlardı. Ancak New Glenn'in başarılı fırlatışı, bu eleştirileri geçersiz kılarak, Blue Origin’in artık rekabet edebilecek seviyeye geldiğini gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K13UjUWYOUe1drRwGBItzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>SpaceX'in sahibi Elon Musk, X hesabından Blue Origin gönderisine yorum yaptı. Musk "İlk denemede yörüngeye ulaştığınız için tebrikler!" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>25 yıllık hayal gerçek oluyor: Ay’ın ilk evi yola çıktı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/25-yillik-hayal-gercek-oluyor-ayin-ilk-evi-yola-cikti</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/25-yillik-hayal-gercek-oluyor-ayin-ilk-evi-yola-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Uzayın derinliklerine sanatsal bir dokunuş eklemek isteyen İsveçli sanatçı Mikael Genberg, 25 yıllık hayalini sonunda gerçeğe dönüştürdü. Bugün, Ay’a gönderilmek üzere tasarlanan minik bir ev, SpaceX’in Falcon 9 roketiyle NASA’nın Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden yola çıktı.Ay&#039;ın yüzeyine konması planlanan ilk ev bugün  yola çıktı. Minik evin arkasındaki sanatçı, 25 yıldır bu hayalini gerçekleştirmeye çalışıyor.“Moonhouse” (Ay Evi) adı verilen bu minyatür yapı, klasik İsveç evlerinden ilham alıyor. 12 cm uzunluğunda, 8 cm genişliğinde ve 10 cm yüksekliğindeki ev, Ay yüzeyine beyaz köşeleri olan kırmızı bir İsveç evi eklemek gibi şiirsel bir fikri temsil ediyor.Genberg, “Bu fikir, çılgınca ve belki de aptalca ama aynı zamanda zihnimde gerçekten şiirsel bir düşünceydi” diyerek projenin anlamını dile getirdi.Moonhouse, Japonya merkezli ispace’in Resilience aracı tarafından Ay’ın Mare Frigoris bölgesine bırakılacak. İsveçli mühendis Emil Vinterhav liderliğindeki ekip, minyatür evin Ay yolculuğu sırasında karşılaşacağı zorluklara dayanıklı olması için iki yıl boyunca tasarım ve test çalışmaları yürüttü.Moonhouse, Genberg’ün uzaya taşıdığı ilk sanat eseri değil. Projenin daha önceki bir modeli, İsveç’in ilk astronotu Christer Fuglesang tarafından Uluslararası Uzay İstasyonu’na çıkarılmıştı. Ancak bu kez ev, Dünya’yı aşarak Ay yüzeyinde kalıcı bir iz bırakacak.Resilience’ın, 4 ay içinde Ay yüzeyine iniş yapması planlanıyor. Evin bırakılmasının ardından keşif aracı Tenacious, bu sanatsal projeyi görüntülemek için fotoğraflar çekecek.Mikael Genberg ve ekibi, bu minik evin Ay’da büyük bir sembol haline gelmesini umuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hJ2kCW0-ykWwPAkxncrQEw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yıllık, hayal, gerçek, oluyor:, Ay’ın, ilk, evi, yola, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hJ2kCW0-ykWwPAkxncrQEw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="25 yıllık hayal gerçek oluyor: Ay’ın ilk evi yola çıktı"><p>Uzayın derinliklerine sanatsal bir dokunuş eklemek isteyen İsveçli sanatçı Mikael Genberg, 25 yıllık hayalini sonunda gerçeğe dönüştürdü. Bugün, Ay’a gönderilmek üzere tasarlanan minik bir ev, SpaceX’in Falcon 9 roketiyle NASA’nın Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden yola çıktı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/znHZs9zgqU2SkuRi3aX9PQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ay'ın yüzeyine konması planlanan ilk ev bugün  yola çıktı. Minik evin arkasındaki sanatçı, 25 yıldır bu hayalini gerçekleştirmeye çalışıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1KmEmztphEWE5UL12L6tAQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>“Moonhouse” (Ay Evi) adı verilen bu minyatür yapı, klasik İsveç evlerinden ilham alıyor. 12 cm uzunluğunda, 8 cm genişliğinde ve 10 cm yüksekliğindeki ev, Ay yüzeyine beyaz köşeleri olan kırmızı bir İsveç evi eklemek gibi şiirsel bir fikri temsil ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-j-2Ixilj02WmxTJoKtZig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Genberg, “Bu fikir, çılgınca ve belki de aptalca ama aynı zamanda zihnimde gerçekten şiirsel bir düşünceydi” diyerek projenin anlamını dile getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XQLQCctPJU67sKd4BOMmXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Moonhouse, Japonya merkezli ispace’in Resilience aracı tarafından Ay’ın Mare Frigoris bölgesine bırakılacak. İsveçli mühendis Emil Vinterhav liderliğindeki ekip, minyatür evin Ay yolculuğu sırasında karşılaşacağı zorluklara dayanıklı olması için iki yıl boyunca tasarım ve test çalışmaları yürüttü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YVqpnKIX-0mv7I6F9YJo7Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Moonhouse, Genberg’ün uzaya taşıdığı ilk sanat eseri değil. Projenin daha önceki bir modeli, İsveç’in ilk astronotu Christer Fuglesang tarafından Uluslararası Uzay İstasyonu’na çıkarılmıştı. Ancak bu kez ev, Dünya’yı aşarak Ay yüzeyinde kalıcı bir iz bırakacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NvfNa-pnBUCmHkCox5337A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Resilience’ın, 4 ay içinde Ay yüzeyine iniş yapması planlanıyor. Evin bırakılmasının ardından keşif aracı Tenacious, bu sanatsal projeyi görüntülemek için fotoğraflar çekecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eoLiOezM-0211jhTVvf92Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mikael Genberg ve ekibi, bu minik evin Ay’da büyük bir sembol haline gelmesini umuyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, TikTok&amp;apos;u kurtaracak mı?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/trump-tiktoku-kurtaracak-mi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/trump-tiktoku-kurtaracak-mi</guid>
<description><![CDATA[ Sosyal medya devi TikTok, ABD&#039;ye veda etmeye hazırlanıyor. Amerikalı alıcı bulamaması halinde uygulama, 19 Ocak&#039;ta kapanacak. ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump&#039;ın TikTok için farklı seçenekleri araştırdığı belirtildi.ABD&#039;de sosyal medya platformu TikTok&#039;un yasaklanması için geri sayım başladı. Amerikalı alıcı bulamaması halinde TikTok, 19 Ocak&#039;ta kapanacak.  Görevi devralmaya hazırlanan başkan Donal Trump&#039;ın TikTok için farklı seçenekleri araştırdığı belirtildi.  Trump&#039;ın ulusal güvenlik danışmanlığına aday gösterdiği Mike Waltz, 20 Ocak&#039;taki yemin töreni sonrası Trump&#039;ın TikTok&#039;u kurtarmak için seçenekleri araştırdığını açıkladı.  Washington Post&#039;un haberine göre Trump, TikTok yasaklama veya satış yasasının uygulanmasını 60 ila 90 gün askıya alacak bir yürütme emri çıkarabilir.  Çin merkezli teknolji devi ByteDance&#039;in uygulamayı 19 Ocak&#039;a kadar satması gerekiyor.  Waltz, TikTok&#039;un Amerikalının kullandığı ve başkanın kampanyasını iletmek için harika bir ugulama olduğunu dile getirdi. Verilerin korunması gerektiğine de vurgu yapan Waltz, &quot; Başkan Trump harika bir arabulucu, alan yaratacağız&quot; dedi.  Trump, başkanlık kampanyasında genç seçmenleri etkilemek için TikTok&#039;u aktif bir şekilde kullanmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fX5ck4X9mkeT2zJ3qLNsUQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, TikToku, kurtaracak, mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fX5ck4X9mkeT2zJ3qLNsUQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump, TikTok'u kurtaracak mı?"><p>Sosyal medya devi TikTok, ABD'ye veda etmeye hazırlanıyor. Amerikalı alıcı bulamaması halinde uygulama, 19 Ocak'ta kapanacak. ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump'ın TikTok için farklı seçenekleri araştırdığı belirtildi.</p>ABD'de sosyal medya platformu TikTok'un yasaklanması için geri sayım başladı. Amerikalı alıcı bulamaması halinde TikTok, 19 Ocak'ta kapanacak.  Görevi devralmaya hazırlanan başkan Donal Trump'ın TikTok için farklı seçenekleri araştırdığı belirtildi.  Trump'ın ulusal güvenlik danışmanlığına aday gösterdiği Mike Waltz, 20 Ocak'taki yemin töreni sonrası Trump'ın TikTok'u kurtarmak için seçenekleri araştırdığını açıkladı.  Washington Post'un haberine göre Trump, TikTok yasaklama veya satış yasasının uygulanmasını 60 ila 90 gün askıya alacak bir yürütme emri çıkarabilir.  Çin merkezli teknolji devi ByteDance'in uygulamayı 19 Ocak'a kadar satması gerekiyor.  Waltz, TikTok'un Amerikalının kullandığı ve başkanın kampanyasını iletmek için harika bir ugulama olduğunu dile getirdi. Verilerin korunması gerektiğine de vurgu yapan Waltz, " Başkan Trump harika bir arabulucu, alan yaratacağız" dedi.  Trump, başkanlık kampanyasında genç seçmenleri etkilemek için TikTok'u aktif bir şekilde kullanmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çinli hackerlardan ABD Hazinesi&amp;apos;ne saldırı: 400&amp;apos;den fazla bilgisayar hedefte</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/cinli-hackerlardan-abd-hazinesine-saldiri-400den-fazla-bilgisayar-hedefte</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/cinli-hackerlardan-abd-hazinesine-saldiri-400den-fazla-bilgisayar-hedefte</guid>
<description><![CDATA[ Çin destekli hackerlar, ABD Hazine Bakanlığı&#039;na büyük bir siber saldırı düzenleyerek 3 binden fazla dosyaya erişim sağladı. Kritik birimlere odaklanan saldırının veri hırsızlığı amacı taşıdığı düşünülüyor.Bloomberg&#039;in haberine göre, Çin destekli bilgisayar korsanları, ABD Hazine Bakanlığı&#039;na büyük bir siber saldırı düzenleyerek 400&#039;den fazla bilgisayara sızdı. Elde edilen rapora göre, saldırıda 3 binden fazla dosyaya erişim sağlandı.  Sızılan bilgiler arasında, politika ve seyahat belgelerinden yaptırımlara ve yabancı yatırımlarla ilgili materyallere kadar kritik içerikler bulunuyor. Hackerların özellikle Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi, Uluslararası İlişkiler Ofisi ve İstihbarat ve Analiz Ofisi gibi stratejik birimlere odaklandığı belirtiliyor. 2 AY SÜREN SİBER SALDIRI Eylül sonundan Kasım ortasına kadar devam eden saldırıda, toplam 419 bilgisayara yetkisiz erişim sağlandığı tespit edildi. Ancak raporda, hackerların Hazine’nin gizli sistemlerine veya e-posta altyapısına ulaşamadığı vurgulandı.  VERİ ÇALINMA İHTİMALİ Uzmanlar, saldırının büyük olasılıkla veri hırsızlığı amacı taşıdığını belirtiyor. İstihbarat yetkilileri ise olayın kapsamlı bir hasar değerlendirmesini yapmak için çalışmalarını sürdürüyor.  Bu tür siber saldırılar, ulusal güvenlik ve ekonomi üzerinde ciddi etkiler yaratma potansiyeline sahip olduğundan, ABD yetkililerinin konuyu uluslararası düzeyde ele alması bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wlaEE_NNekGJ0j82K1UVhA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çinli, hackerlardan, ABD, Hazinesine, saldırı:, 400den, fazla, bilgisayar, hedefte</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wlaEE_NNekGJ0j82K1UVhA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çinli hackerlardan ABD Hazinesi'ne saldırı: 400'den fazla bilgisayar hedefte"><p>Çin destekli hackerlar, ABD Hazine Bakanlığı'na büyük bir siber saldırı düzenleyerek 3 binden fazla dosyaya erişim sağladı. Kritik birimlere odaklanan saldırının veri hırsızlığı amacı taşıdığı düşünülüyor.</p><p>Bloomberg'in haberine göre, Çin destekli bilgisayar korsanları, ABD Hazine Bakanlığı'na büyük bir siber saldırı düzenleyerek 400'den fazla bilgisayara sızdı. Elde edilen rapora göre, saldırıda 3 binden fazla dosyaya erişim sağlandı.  Sızılan bilgiler arasında, politika ve seyahat belgelerinden yaptırımlara ve yabancı yatırımlarla ilgili materyallere kadar kritik içerikler bulunuyor. Hackerların özellikle Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi, Uluslararası İlişkiler Ofisi ve İstihbarat ve Analiz Ofisi gibi stratejik birimlere odaklandığı belirtiliyor. </p><p><strong>2 AY SÜREN SİBER SALDIRI </strong></p><p>Eylül sonundan Kasım ortasına kadar devam eden saldırıda, toplam 419 bilgisayara yetkisiz erişim sağlandığı tespit edildi. Ancak raporda, hackerların Hazine’nin gizli sistemlerine veya e-posta altyapısına ulaşamadığı vurgulandı.  <strong>VERİ ÇALINMA İHTİMALİ </strong></p><p>Uzmanlar, saldırının büyük olasılıkla veri hırsızlığı amacı taşıdığını belirtiyor. İstihbarat yetkilileri ise olayın kapsamlı bir hasar değerlendirmesini yapmak için çalışmalarını sürdürüyor.  Bu tür siber saldırılar, ulusal güvenlik ve ekonomi üzerinde ciddi etkiler yaratma potansiyeline sahip olduğundan, ABD yetkililerinin konuyu uluslararası düzeyde ele alması bekleniyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Meghan Markle ve Prens Harry&amp;apos;den Zuckerberg&amp;apos;e tepki: İfade özgürlüğünü baltalıyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/meghan-markle-ve-prens-harryden-zuckerberge-tepki-ifade-oezgurlugunu-baltaliyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/meghan-markle-ve-prens-harryden-zuckerberge-tepki-ifade-oezgurlugunu-baltaliyor</guid>
<description><![CDATA[ Son dönemlerde yaptığı açıklamalarla gündemden düşmeyen, Facebook, Instagram ve WhatsApp&#039;ın sahibi, Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg&#039;e bir tepki de Sussex Dükü ve Düşesi&#039;nden geldi. Prens Harry ve Meghan Markle Zuckerberg&#039;ün teyit politikalarında yaptığı değişiklikleri geri çekmesini istedi.Sussex Dükü ve Düşesi, sosyal medya devleri Facebook ve Instagram’ın ana şirketi Meta&#039;nın doğruluk teyit politikalarını kaldırmasına sert tepki gösterdi. Çift, Mark Zuckerberg&#039;ün bu kararı geri alması çağrısında bulunarak, &quot;Bu, ifade özgürlüğünü baltalayan bir adım&quot; açıklamasını yaptı.Geçtiğimiz hafta Zuckerberg, Meta’nın uzun süredir uyguladığı doğruluk teyit sistemini kaldırarak, Elon Musk&#039;ın X platformunda kullandığı &quot;topluluk notları&quot; modeline geçileceğini duyurdu.
Ancak bu karar, birçok kesimden tepki topladı. Özellikle LGBTQ+ topluluğu, bu değişikliklerin nefret söylemini artırabileceği endişesiyle tepki gösteriyor.
Yeni politikalarla birlikte, LGBTQ+ bireylerin “akıl hastası” olarak tanımlanmasına bile izin verileceği öne sürüldü.Prens Harry ve Meghan Markle, resmi internet sitelerinde yayımladıkları açıklamada, Meta&#039;nın değişikliklerinin &quot;herkesi derinden endişelendirmesi gerektiğini&quot; vurguladı. Çift, şu ifadelere yer verdi:&quot;Görüşlerinizin sol, sağ ya da başka bir yerde olması fark etmez. Meta&#039;nın bu kararı, doğrudan ifade özgürlüğünü baltalıyor. Daha fazla istismara izin vermek ve nefret söylemini normalleştirmek, söylem özgürlüğünü desteklemek yerine kısıtlayacaktır.&quot;
Çift, Meta’nın “insani bağ kurma” misyonuna aykırı bir yol izlediğini ve bu politikaların toplumsal ayrışmayı derinleştireceğini belirtti.Mark Zuckerberg, yaptığı  değişikliği savundu. 
&quot;Hataları azaltmaya, politikalarımızı basitleştirmeye ve platformlarımıza ifade özgürlüğünü yeniden kazandırmaya odaklanıyoruz.&quot;dedi.
Bu süreçte yanlış bilgilere daha az müdahale edeceklerini söyleyen Zuckerberg &quot;Masum kullanıcıların paylaşımlarını haksız yere kaldırmaktan da kaçınacağız.&quot; ifadelerini kullandı.Meta’nın bu değişiklikleri, sadece kendi platformlarını değil, Threads gibi yeni sosyal medya uygulamalarını da etkileyecek. Eleştirmenler, bu kararın nefret söylemi ve yanlış bilginin daha fazla yayılmasına yol açacağını savunuyor.Prens Harry ve Meghan Markle, Meta’yı politikalarını yeniden gözden geçirmeye çağırırken, &quot;Dürüstlük ve kamu güvenliği sözünü tutan liderlere ihtiyaç var&quot; mesajı verdi. Çift, ayrıca bu tür politikaların sağlıklı bir demokrasiyi tehdit ettiğini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y-dZlqu16UGN4NQ2mIs7Jw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Meghan, Markle, Prens, Harryden, Zuckerberge, tepki:, İfade, özgürlüğünü, baltalıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y-dZlqu16UGN4NQ2mIs7Jw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Meghan Markle ve Prens Harry'den Zuckerberg'e tepki: İfade özgürlüğünü baltalıyor"><p>Son dönemlerde yaptığı açıklamalarla gündemden düşmeyen, Facebook, Instagram ve WhatsApp'ın sahibi, Meta CEO'su Mark Zuckerberg'e bir tepki de Sussex Dükü ve Düşesi'nden geldi. Prens Harry ve Meghan Markle Zuckerberg'ün teyit politikalarında yaptığı değişiklikleri geri çekmesini istedi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BGg7c09vok2JYHJFXkFOIg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sussex Dükü ve Düşesi, sosyal medya devleri Facebook ve Instagram’ın ana şirketi Meta'nın doğruluk teyit politikalarını kaldırmasına sert tepki gösterdi. Çift, Mark Zuckerberg'ün bu kararı geri alması çağrısında bulunarak, "Bu, ifade özgürlüğünü baltalayan bir adım" açıklamasını yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h7OLMSTCrUqkdhJQ0IGxIA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz hafta Zuckerberg, Meta’nın uzun süredir uyguladığı doğruluk teyit sistemini kaldırarak, Elon Musk'ın X platformunda kullandığı "topluluk notları" modeline geçileceğini duyurdu.
Ancak bu karar, birçok kesimden tepki topladı. Özellikle LGBTQ+ topluluğu, bu değişikliklerin nefret söylemini artırabileceği endişesiyle tepki gösteriyor.
Yeni politikalarla birlikte, LGBTQ+ bireylerin “akıl hastası” olarak tanımlanmasına bile izin verileceği öne sürüldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jxIgrrmmO02HClaRKErozg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Prens Harry ve Meghan Markle, resmi internet sitelerinde yayımladıkları açıklamada, Meta'nın değişikliklerinin "herkesi derinden endişelendirmesi gerektiğini" vurguladı. Çift, şu ifadelere yer verdi:"Görüşlerinizin sol, sağ ya da başka bir yerde olması fark etmez. Meta'nın bu kararı, doğrudan ifade özgürlüğünü baltalıyor. Daha fazla istismara izin vermek ve nefret söylemini normalleştirmek, söylem özgürlüğünü desteklemek yerine kısıtlayacaktır."
Çift, Meta’nın “insani bağ kurma” misyonuna aykırı bir yol izlediğini ve bu politikaların toplumsal ayrışmayı derinleştireceğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HulqQwQ86kCNKKgn3hGNng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mark Zuckerberg, yaptığı  değişikliği savundu. 
"Hataları azaltmaya, politikalarımızı basitleştirmeye ve platformlarımıza ifade özgürlüğünü yeniden kazandırmaya odaklanıyoruz."dedi.
Bu süreçte yanlış bilgilere daha az müdahale edeceklerini söyleyen Zuckerberg "Masum kullanıcıların paylaşımlarını haksız yere kaldırmaktan da kaçınacağız." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KGYN1S4hoEiMWT4Mwe4c5Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meta’nın bu değişiklikleri, sadece kendi platformlarını değil, Threads gibi yeni sosyal medya uygulamalarını da etkileyecek. Eleştirmenler, bu kararın nefret söylemi ve yanlış bilginin daha fazla yayılmasına yol açacağını savunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1iKTAdaEG0SVKQh4Hb7X3Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Prens Harry ve Meghan Markle, Meta’yı politikalarını yeniden gözden geçirmeye çağırırken, "Dürüstlük ve kamu güvenliği sözünü tutan liderlere ihtiyaç var" mesajı verdi. Çift, ayrıca bu tür politikaların sağlıklı bir demokrasiyi tehdit ettiğini belirtti.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Apple iOS 18.2’yi duyurdu: Tarihin en büyük güncellemesi geliyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/apple-ios-182yi-duyurdu-tarihin-en-buyuk-guncellemesi-geliyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/apple-ios-182yi-duyurdu-tarihin-en-buyuk-guncellemesi-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Apple, iOS 18.2 güncellemesiyle kullanıcı deneyimini yeniden tanımlıyor. Dünyanın en popüler teknoloji firmaları arasında yer alan Apple, bu sürümün iOS tarihindeki en büyük güncelleme olduğunu iddia ediyor. ChatGPT, görsel zeka, Apple Cash gibi kolaylıkları kullanıcılarına sunacak olan şirketin, İOS 18.2 güncellemesinde getireceği başka farklı özelliklerde yer alıyor. İşte herkesin merakla beklediği güncellemenin sunduğu 7 devrim niteliğindeki özellik.Apple, iOS 18.2 güncellemesini resmen duyurdu. iOS tarihinin en büyük güncellemesi olarak tanıtılan bu sürüm, devrim niteliğindeki 7 yenilikçi özelliğiyle kullanıcı deneyimini farklı boyutlara taşımayı planlıyor. Apple, bu güncellemeyle kullanıcılarını hem şaşırtmayı hem de hayatlarını kolaylaştırmayı hedefliyor.İşte İOS 18.2 ile gelmesi beklenen 7 özellik;Artık ChatGPT&#039;yi doğrudan Siri ile kullanabilirsiniz! Siri&#039;ye herhangi bir soru sormanız yeterli; o, fotoğraflar veya belgelerle ilgili soruları da yanıtlayabilir.Çevrenizdeki her şey hakkında anında bilgi alıp, metni yüksek sesle okuyabilir, telefon numaralarını veya adresleri Rehber&#039;e kaydedebilir, metni kopyalayabilir ve hatta saniyeler içinde bilgileri özetleyebilirsiniz.Fikirlerinizi etkileyici görsellere dönüştürebilirsiniz. Basit talimatlarla temalar, mekanlar ve kostümler seçerek hayal gücünüzden harika görseller oluşturabilirsiniz.Uygulamalarınızı güvende tutmak için belirli uygulamaları kilitleyerek, bunlara sadece sizin erişebilmenizi sağlayabilirsiniz. Face ID&#039;yi kendinizi yapılandırabilirsiniz.Apple Cash göndermek veya almak artık çok kolay hale getiriliyor. İki iPhone’u yaklaştırmanızla ödeme anında basit, hızlı ve güvenli şekilde gerçekleşiyor.Gizliliği korumak yalnızca birkaç dokunuşla olabiliyor. Fotoğraflardaki yüzleri bulanıklaştırın veya karartın.İOS 18.2&#039;de Genmoji, özel emojiler tasarlamanıza olanak tanır! Yaratıcılığınızın uçmasına izin verin ve daha önce hiç olmadığı gibi benzersiz emojilerle kendinizi ifade edin. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pvmCqKkSHkK3WcET3ZD9BA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Apple, iOS, 18.2’yi, duyurdu:, Tarihin, büyük, güncellemesi, geliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pvmCqKkSHkK3WcET3ZD9BA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Apple iOS 18.2’yi duyurdu: Tarihin en büyük güncellemesi geliyor"><p>Apple, iOS 18.2 güncellemesiyle kullanıcı deneyimini yeniden tanımlıyor. Dünyanın en popüler teknoloji firmaları arasında yer alan Apple, bu sürümün iOS tarihindeki en büyük güncelleme olduğunu iddia ediyor. ChatGPT, görsel zeka, Apple Cash gibi kolaylıkları kullanıcılarına sunacak olan şirketin, İOS 18.2 güncellemesinde getireceği başka farklı özelliklerde yer alıyor. İşte herkesin merakla beklediği güncellemenin sunduğu 7 devrim niteliğindeki özellik.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ctzcpiGHvkeBLjhA5jKY7g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Apple, iOS 18.2 güncellemesini resmen duyurdu. iOS tarihinin en büyük güncellemesi olarak tanıtılan bu sürüm, devrim niteliğindeki 7 yenilikçi özelliğiyle kullanıcı deneyimini farklı boyutlara taşımayı planlıyor. Apple, bu güncellemeyle kullanıcılarını hem şaşırtmayı hem de hayatlarını kolaylaştırmayı hedefliyor.İşte İOS 18.2 ile gelmesi beklenen 7 özellik;</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t-7fRaQ7iU-LqmrL8T7-qg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Artık ChatGPT'yi doğrudan Siri ile kullanabilirsiniz! Siri'ye herhangi bir soru sormanız yeterli; o, fotoğraflar veya belgelerle ilgili soruları da yanıtlayabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OHsVMBua6EO-GmN93toSUg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çevrenizdeki her şey hakkında anında bilgi alıp, metni yüksek sesle okuyabilir, telefon numaralarını veya adresleri Rehber'e kaydedebilir, metni kopyalayabilir ve hatta saniyeler içinde bilgileri özetleyebilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cF68URAR8ECEgjlv0rvEug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fikirlerinizi etkileyici görsellere dönüştürebilirsiniz. Basit talimatlarla temalar, mekanlar ve kostümler seçerek hayal gücünüzden harika görseller oluşturabilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cYY0gJiD9kmvWvTrzRDO2A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uygulamalarınızı güvende tutmak için belirli uygulamaları kilitleyerek, bunlara sadece sizin erişebilmenizi sağlayabilirsiniz. Face ID'yi kendinizi yapılandırabilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C4eiFbVFOkm25ZWt5HWq6Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Apple Cash göndermek veya almak artık çok kolay hale getiriliyor. İki iPhone’u yaklaştırmanızla ödeme anında basit, hızlı ve güvenli şekilde gerçekleşiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bKd7JpWbFk2c4MAh-ueqBQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gizliliği korumak yalnızca birkaç dokunuşla olabiliyor. Fotoğraflardaki yüzleri bulanıklaştırın veya karartın.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uI9yvZ6fcUuYwo3PE2J69Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İOS 18.2'de Genmoji, özel emojiler tasarlamanıza olanak tanır! Yaratıcılığınızın uçmasına izin verin ve daha önce hiç olmadığı gibi benzersiz emojilerle kendinizi ifade edin.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>James Webb Teleskobu&amp;apos;ndan yeni keşif: 350 yıl önce patlayan süpernova</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/james-webb-teleskobundan-yeni-kesif-350-yil-oence-patlayan-supernova</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/james-webb-teleskobundan-yeni-kesif-350-yil-oence-patlayan-supernova</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın James Webb Uzay Teleskobu, 350 yıl önce meydana gelen bir süpernovanın ışık yankısını görüntüleyerek uzaydaki gaz ve toz bulutlarının detaylı üç boyutlu haritasını çıkardı. Bu yeni gözlemler, bilim insanlarının yıldızlararası ortamın yapısını daha iyi anlamayı hedeflemesine olanak tanıdı.NASA&#039;nın James Webb Uzay Teleskobu, 350 yıl önce gerçekleşen bir süpernovanın ışık yankısını inceleyerek, uzaydaki gaz ve toz bulutlarının üç boyutlu yapısını ortaya koydu ve yıldızlararası ortamın daha önce keşfedilmeyen detaylarını gün yüzüne çıkardı.Cassiopeia Takımyıldızı&#039;nda bulunan süpernova kalıntısı, patlama sırasında yayılan güçlü X-ışınları ve morötesi ışık sayesinde uzaydaki gaz ve toz bulutlarını ısıtarak parlamalarına neden olmuştu.
Webb Teleskobu, bu ışık yankısını detaylı bir şekilde inceleyerek daha önce bilinmeyen düğüm, katman ve bulut yapılarının ortaya çıkmasını sağladı.Araştırma ekibinden Dr. Jacob Jencson, &quot;Bu kadar detaylı bir görüntü beklemiyorduk. Ortaya çıkan katmanlar tıpkı bir soğanın halkaları gibi&quot; dedi. Uzmanlar, elde edilen görüntülerin yıldızlararası ortamın gerçek yapısına dair önemli ipuçları sunduğunu belirtiyor.Webb Teleskobu&#039;nun NIRCam (Yakın Kızılötesi Kamera) ile çekilen görüntüler, toz ve gaz bulutlarının daha önce bilinmeyen karmaşık yapısını gözler önüne serdi. Bilim insanları, bu verilerin yıldızlararası manyetik alanlar ve galaksilerdeki toz dinamikleri hakkında yeni bilgiler sağlayacağını düşünüyor.
Araştırmaya katılan Dr. Armin Rest, &quot;Bu çalışma, tıpkı bir tıbbi tomografi taraması gibi, uzaydaki yapıları üç boyutlu olarak anlamamıza yardımcı olacak&quot; şeklinde açıklama yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1eC4zoHGk0ipDIy-SsnjgA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>James, Webb, Teleskobundan, yeni, keşif:, 350, yıl, önce, patlayan, süpernova</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1eC4zoHGk0ipDIy-SsnjgA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="James Webb Teleskobu'ndan yeni keşif: 350 yıl önce patlayan süpernova"><p>NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu, 350 yıl önce meydana gelen bir süpernovanın ışık yankısını görüntüleyerek uzaydaki gaz ve toz bulutlarının detaylı üç boyutlu haritasını çıkardı. Bu yeni gözlemler, bilim insanlarının yıldızlararası ortamın yapısını daha iyi anlamayı hedeflemesine olanak tanıdı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ytwdwI2J0kiflH-zjmWYag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu, 350 yıl önce gerçekleşen bir süpernovanın ışık yankısını inceleyerek, uzaydaki gaz ve toz bulutlarının üç boyutlu yapısını ortaya koydu ve yıldızlararası ortamın daha önce keşfedilmeyen detaylarını gün yüzüne çıkardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sXQbUofKukmHMUhbqSCFBA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cassiopeia Takımyıldızı'nda bulunan süpernova kalıntısı, patlama sırasında yayılan güçlü X-ışınları ve morötesi ışık sayesinde uzaydaki gaz ve toz bulutlarını ısıtarak parlamalarına neden olmuştu.
Webb Teleskobu, bu ışık yankısını detaylı bir şekilde inceleyerek daha önce bilinmeyen düğüm, katman ve bulut yapılarının ortaya çıkmasını sağladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ehy4O2i0Q0Cud0biWJbbzQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırma ekibinden Dr. Jacob Jencson, "Bu kadar detaylı bir görüntü beklemiyorduk. Ortaya çıkan katmanlar tıpkı bir soğanın halkaları gibi" dedi. Uzmanlar, elde edilen görüntülerin yıldızlararası ortamın gerçek yapısına dair önemli ipuçları sunduğunu belirtiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pnybSeokvk2IAknBuHhnkA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Webb Teleskobu'nun NIRCam (Yakın Kızılötesi Kamera) ile çekilen görüntüler, toz ve gaz bulutlarının daha önce bilinmeyen karmaşık yapısını gözler önüne serdi. Bilim insanları, bu verilerin yıldızlararası manyetik alanlar ve galaksilerdeki toz dinamikleri hakkında yeni bilgiler sağlayacağını düşünüyor.
Araştırmaya katılan Dr. Armin Rest, "Bu çalışma, tıpkı bir tıbbi tomografi taraması gibi, uzaydaki yapıları üç boyutlu olarak anlamamıza yardımcı olacak" şeklinde açıklama yaptı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzayda hayatta kalma mücadelesi: 7 ay sonra ilk adım</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/uzayda-hayatta-kalma-mucadelesi-7-ay-sonra-ilk-adim</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/uzayda-hayatta-kalma-mucadelesi-7-ay-sonra-ilk-adim</guid>
<description><![CDATA[ Uluslararası Uzay İstasyonu’nda mahsur kalan astronotlardan Suni Williams, 7 aylık bekleyişin ardından uzay yürüyüşü yaptı. NASA&#039;nın Boeing&#039;in arızalı kapsülüyle Dünya&#039;ya geri getirmenin çok riskli olduğuna karar vermesinin ardından iki astronotun dönüşü aylardır gecikiyor.Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nda (ISS) yedi aydır mahsur durumdaki iki astronottan biri olan Suni Williams, Perşembe günü istasyona vardığından bu yana ilk kez uzay yürüyüşüne çıktı.NASA TV’nin canlı yayınladığı görüntülerde, Williams ve Butch Wilmore&#039;un uzay yürüyüşü sırasında iş birliği yaptığı anlar yer aldı. Williams’ın telsizden duyulan, “Dışarı çıkıyorum” sözleri, uzaydaki uzun bekleyişlerine bir hareketlilik kazandırdı. Uzay yürüyüşü sırasında ISS, Türkmenistan&#039;ın 420 kilometre üzerindeki yörüngede ilerliyordu.Williams ve Wilmore, 5 Haziran 2024’te Boeing’in yeni Starliner kapsülüyle bir haftalık test uçuşu için ISS’ye gönderilmişti. Ancak Starliner kapsülünde çıkan teknik sorunlar nedeniyle iki astronotun dönüşü ertelendi ve kapsülün boş olarak Dünya’ya dönmesi kararlaştırıldı.Sorunlar bununla sınırlı kalmadı. NASA’nın astronot kıyafetindeki soğutma döngüsünden kaynaklanan su sızıntısı nedeniyle uzay yürüyüşleri geçici olarak askıya alınmıştı. Ancak sorunun çözülmesiyle birlikte astronotlar yeniden harekete geçti.Görevi devralması planlanan SpaceX’in yedek kapsülünün fırlatılış tarihi de ertelendi. NASA’dan yapılan açıklamaya göre, astronotların Dünya’ya dönüşü mart sonu ya da nisan başına kadar gerçekleşemeyecek. İstasyonda geçen süre, toplamda yaklaşık 10 ayı bulacak.
Haziran ayından beri uzayda yaşayan astronotların uzun süreli kalışı, radyasyona maruz kalma risklerini de artırdı. Bu durumun kanser ve diğer sağlık sorunlarına yol açabileceği kaydedildi.Bu zorlu bekleyiş, sadece teknik arızaların değil, aynı zamanda astronotların dayanıklılık ve problem çözme kabiliyetlerinin de sınandığı bir süreç olarak tarihe geçiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F3sn4EZ0cEitISBSXjg03Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uzayda, hayatta, kalma, mücadelesi:, sonra, ilk, adım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F3sn4EZ0cEitISBSXjg03Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Uzayda hayatta kalma mücadelesi: 7 ay sonra ilk adım"><p>Uluslararası Uzay İstasyonu’nda mahsur kalan astronotlardan Suni Williams, 7 aylık bekleyişin ardından uzay yürüyüşü yaptı. NASA'nın Boeing'in arızalı kapsülüyle Dünya'ya geri getirmenin çok riskli olduğuna karar vermesinin ardından iki astronotun dönüşü aylardır gecikiyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6FOYn9dbjUSoN8uaO5o20g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) yedi aydır mahsur durumdaki iki astronottan biri olan Suni Williams, Perşembe günü istasyona vardığından bu yana ilk kez uzay yürüyüşüne çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fhP1PmC2FESk9XglIM7YHA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA TV’nin canlı yayınladığı görüntülerde, Williams ve Butch Wilmore'un uzay yürüyüşü sırasında iş birliği yaptığı anlar yer aldı. Williams’ın telsizden duyulan, “Dışarı çıkıyorum” sözleri, uzaydaki uzun bekleyişlerine bir hareketlilik kazandırdı. Uzay yürüyüşü sırasında ISS, Türkmenistan'ın 420 kilometre üzerindeki yörüngede ilerliyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MQy9rNzrZEuwwdo25d4Vyg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Williams ve Wilmore, 5 Haziran 2024’te Boeing’in yeni Starliner kapsülüyle bir haftalık test uçuşu için ISS’ye gönderilmişti. Ancak Starliner kapsülünde çıkan teknik sorunlar nedeniyle iki astronotun dönüşü ertelendi ve kapsülün boş olarak Dünya’ya dönmesi kararlaştırıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d07by7laWUq8PYQybSnbkw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sorunlar bununla sınırlı kalmadı. NASA’nın astronot kıyafetindeki soğutma döngüsünden kaynaklanan su sızıntısı nedeniyle uzay yürüyüşleri geçici olarak askıya alınmıştı. Ancak sorunun çözülmesiyle birlikte astronotlar yeniden harekete geçti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qs698gUvDUiA5f8OvGj3WQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Görevi devralması planlanan SpaceX’in yedek kapsülünün fırlatılış tarihi de ertelendi. NASA’dan yapılan açıklamaya göre, astronotların Dünya’ya dönüşü mart sonu ya da nisan başına kadar gerçekleşemeyecek. İstasyonda geçen süre, toplamda yaklaşık 10 ayı bulacak.
Haziran ayından beri uzayda yaşayan astronotların uzun süreli kalışı, radyasyona maruz kalma risklerini de artırdı. Bu durumun kanser ve diğer sağlık sorunlarına yol açabileceği kaydedildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Djo4FrMjYk2b42tEbz42NQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu zorlu bekleyiş, sadece teknik arızaların değil, aynı zamanda astronotların dayanıklılık ve problem çözme kabiliyetlerinin de sınandığı bir süreç olarak tarihe geçiyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hafıza gücünü artıran 9 basit alışkanlık: Bilgiyi depolama ve hatırlama yeteneğini geliştiriyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/hafiza-gucunu-artiran-9-basit-aliskanlik-bilgiyi-depolama-ve-hatirlama-yetenegini-gelistiriyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/hafiza-gucunu-artiran-9-basit-aliskanlik-bilgiyi-depolama-ve-hatirlama-yetenegini-gelistiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Hafızamız ve bildiklerimizi zihnimizde tutma gücümüz günlük hayatımızda önemli bir rol oynar. Hafızanızı güçlü tutmak sağlıklı bir beyne sahip olmak için önemlidir. Küçük alışkanlıkların beynimizin bilgiyi depolama ve hatırlama yeteneğini büyük ölçüde geliştirebileceğini biliyor muydunuz? Bu küçük değişiklikler çok fazla çaba gerektirmez ancak zamanla büyük sonuçlar verebilir. İşte beynimize hafıza desteği sağlayabilecek ve bilgileri daha iyi tutmamıza yardımcı olabilecek 9 basit alışkanlık.Güne bir bardak suyla başlamak beynimiz için harikalar yaratabilir. Saatlerce uykudan sonra vücudumuz susuz kalır ve bu da beyin performansını düşürebilir.Su içmek konsantrasyonu, hafızayı ve genel bilişsel işlevi iyileştirir. Hatırlatıcı olarak yatağımızın yanında bir bardak su bulundurun!Sağlıklı bir beyin için kaliteli uyku vazgeçilmezdir. Beyninizin anıları pekiştirdiği ve gün boyunca edindiği bilgileri işlediği yer uykudur. Yatmadan bir saat önce ekran kullanmaktan kaçının ve hafızanızı geliştirmek için tutarlı bir uyku programına bağlı kalın.Bir şeyleri yazmak sadece hatırlamanıza yardımcı olmaz; aynı zamanda düşüncelerinizi de düzenler. Görevleri, fikirleri veya hatta rastgele düşünceleri not ettiğinizde, beyniniz bilgileri önemli olarak ele alır ve daha iyi hatırlamanıza yardımcı olur. Bonus ipucu: Daha ilgi çekici hale getirmek için renkli kalemler veya yapışkan notlar kullanın!Meyveler, ıspanak, kuruyemişler ve bitter çikolata gibi hafızayı güçlendiren yiyecekleri beslenmenize dahil edin. Bunlar beyin hücrelerini hasardan koruyan ve bilişsel işlevleri geliştiren antioksidanlarla doludur. Bir avuç ceviz veya badem sizin için vazgeçilmez beyin atıştırmalığı olabilir.Sohbetlere katılırken, tamamen diğer kişiye odaklanın. Telefonunuzu kontrol etmek veya dalıp gitmek gibi dikkat dağıtıcı şeylerden kaçının. Aktif dinleme, beyninizin bilgiyi işleme ve saklama yeteneğini güçlendirir ve daha sonra ayrıntıları hatırlamanızı kolaylaştırır.Tempolu bir yürüyüş kadar basit bir fiziksel aktivite bile beyne giden kan akışını artırarak hafızayı ve dikkati geliştirir. Her gün en az 20 dakika yürümeyi hedefleyin; bu, zihninizi keskinleştirirken formda kalmanın kolay bir yoludur.Bulmacalar, bulmacalar, hafıza oyunları veya hatta beyin eğitimi için tasarlanmış uygulamalar hafızanızı geliştirebilir. Bu aktiviteler beyninizi zorlar, yeni sinirsel bağlantılar oluşturmasını ve bilişsel esnekliğini geliştirmesini teşvik eder.Stres hafızanızı bulandırabilir ve odaklanmanızı azaltabilir. Derin nefes alma gibi basit bir alışkanlık zihninizi sakinleştirebilir ve beyninizin bilgi depolama yeteneğini geliştirebilir. Zihninizi temizlemek için her gün 5 dakika yavaş, derin nefesler alarak pratik yapın.Bilgiyi saklamanın en iyi yollarından biri onu başkasına öğretmektir. Bir şeyi açıkladığınızda, beyniniz bilgiyi daha derinden işler ve hatırlamayı kolaylaştırır. İster bir arkadaşınız, ister aile üyeniz, hatta aynadaki kendiniz olsun, bilgi paylaşımı hafızayı güçlendirir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3p691nO1cUaXq1u8T-v8JA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hafıza, gücünü, artıran, basit, alışkanlık:, Bilgiyi, depolama, hatırlama, yeteneğini, geliştiriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3p691nO1cUaXq1u8T-v8JA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hafıza gücünü artıran 9 basit alışkanlık: Bilgiyi depolama ve hatırlama yeteneğini geliştiriyor"><p>Hafızamız ve bildiklerimizi zihnimizde tutma gücümüz günlük hayatımızda önemli bir rol oynar. Hafızanızı güçlü tutmak sağlıklı bir beyne sahip olmak için önemlidir. Küçük alışkanlıkların beynimizin bilgiyi depolama ve hatırlama yeteneğini büyük ölçüde geliştirebileceğini biliyor muydunuz? Bu küçük değişiklikler çok fazla çaba gerektirmez ancak zamanla büyük sonuçlar verebilir. İşte beynimize hafıza desteği sağlayabilecek ve bilgileri daha iyi tutmamıza yardımcı olabilecek 9 basit alışkanlık.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UYPgocv8K0uXhYn9jiIvVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güne bir bardak suyla başlamak beynimiz için harikalar yaratabilir. Saatlerce uykudan sonra vücudumuz susuz kalır ve bu da beyin performansını düşürebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oMp79fpzIUuWQqfVe8l3zA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Su içmek konsantrasyonu, hafızayı ve genel bilişsel işlevi iyileştirir. Hatırlatıcı olarak yatağımızın yanında bir bardak su bulundurun!</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SZ1vJpzykkWX-BuHrQENuA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sağlıklı bir beyin için kaliteli uyku vazgeçilmezdir. Beyninizin anıları pekiştirdiği ve gün boyunca edindiği bilgileri işlediği yer uykudur. Yatmadan bir saat önce ekran kullanmaktan kaçının ve hafızanızı geliştirmek için tutarlı bir uyku programına bağlı kalın.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/STvvmRPSok6GZyWT_8f75w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir şeyleri yazmak sadece hatırlamanıza yardımcı olmaz; aynı zamanda düşüncelerinizi de düzenler. Görevleri, fikirleri veya hatta rastgele düşünceleri not ettiğinizde, beyniniz bilgileri önemli olarak ele alır ve daha iyi hatırlamanıza yardımcı olur. Bonus ipucu: Daha ilgi çekici hale getirmek için renkli kalemler veya yapışkan notlar kullanın!</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/v713ayJ860WRqXsFTgSoRA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meyveler, ıspanak, kuruyemişler ve bitter çikolata gibi hafızayı güçlendiren yiyecekleri beslenmenize dahil edin. Bunlar beyin hücrelerini hasardan koruyan ve bilişsel işlevleri geliştiren antioksidanlarla doludur. Bir avuç ceviz veya badem sizin için vazgeçilmez beyin atıştırmalığı olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/G2sLmM8VTk2izNFhEf6B8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sohbetlere katılırken, tamamen diğer kişiye odaklanın. Telefonunuzu kontrol etmek veya dalıp gitmek gibi dikkat dağıtıcı şeylerden kaçının. Aktif dinleme, beyninizin bilgiyi işleme ve saklama yeteneğini güçlendirir ve daha sonra ayrıntıları hatırlamanızı kolaylaştırır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3YqGsZtnF0iFGuJI_Sxjfg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tempolu bir yürüyüş kadar basit bir fiziksel aktivite bile beyne giden kan akışını artırarak hafızayı ve dikkati geliştirir. Her gün en az 20 dakika yürümeyi hedefleyin; bu, zihninizi keskinleştirirken formda kalmanın kolay bir yoludur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eamIMn0nrkG5-qiMxR242Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bulmacalar, bulmacalar, hafıza oyunları veya hatta beyin eğitimi için tasarlanmış uygulamalar hafızanızı geliştirebilir. Bu aktiviteler beyninizi zorlar, yeni sinirsel bağlantılar oluşturmasını ve bilişsel esnekliğini geliştirmesini teşvik eder.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zS8R4wEVHEa8yNDRrf9ynQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Stres hafızanızı bulandırabilir ve odaklanmanızı azaltabilir. Derin nefes alma gibi basit bir alışkanlık zihninizi sakinleştirebilir ve beyninizin bilgi depolama yeteneğini geliştirebilir. Zihninizi temizlemek için her gün 5 dakika yavaş, derin nefesler alarak pratik yapın.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0HwG4kHbsk6Qe2aVSO87bw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bilgiyi saklamanın en iyi yollarından biri onu başkasına öğretmektir. Bir şeyi açıkladığınızda, beyniniz bilgiyi daha derinden işler ve hatırlamayı kolaylaştırır. İster bir arkadaşınız, ister aile üyeniz, hatta aynadaki kendiniz olsun, bilgi paylaşımı hafızayı güçlendirir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Musk&amp;apos;ın hayal kırıklığı: Starship test uçuşunda parçalandı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/muskin-hayal-kirikligi-starship-test-ucusunda-parcalandi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/muskin-hayal-kirikligi-starship-test-ucusunda-parcalandi</guid>
<description><![CDATA[ SPACEX, Starship&#039;in gerçekleştirdiği test uçuşu sırasında parçalandığını duyurdu. Sosyal medyada paylaşılan videolarda, gökyüzünde enkaz parçaları görüldü. Şirketin CEO&#039;su Elon Musk, olayın ardından “Başarı garantili değil, ancak eğlence kesin” ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5euYafi8Z0C0Lb1VXgf7Iw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Muskın, hayal, kırıklığı:, Starship, test, uçuşunda, parçalandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5euYafi8Z0C0Lb1VXgf7Iw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Musk'ın hayal kırıklığı: Starship test uçuşunda parçalandı"><p>SPACEX, Starship'in gerçekleştirdiği test uçuşu sırasında parçalandığını duyurdu. Sosyal medyada paylaşılan videolarda, gökyüzünde enkaz parçaları görüldü. Şirketin CEO'su Elon Musk, olayın ardından “Başarı garantili değil, ancak eğlence kesin” ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avrupa Birliği&amp;apos;nin X davası: Yeni önlemler alındığı açıklandı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/avrupa-birliginin-x-davasi-yeni-oenlemler-alindigi-aciklandi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/avrupa-birliginin-x-davasi-yeni-oenlemler-alindigi-aciklandi</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Birliği (AB), X sosyal medya platformuna yönelik soruşturmasının kapsamını genişletti ve algoritmalarına ilişkin daha fazla bilgi talep etti. AB, Dijital Hizmetler Yasası&#039;nı ihlal edip etmediğini değerlendirmek üzere X&#039;e resmi soruşturma başlatmıştı.AB Komisyonu, Dijital Hizmetler Yasası kapsamında X&#039;e yönelik devam eden soruşturmada yeni önlemler alındığını açıkladı.  Açıklamada, X platformundan tavsiye sistemlerine ilişkin ek taleplerde bulunulduğu belirtilerek, &quot;Komisyon, şirketten 15 Şubat 2025&#039;e kadar tavsiye sistemleri ve bunlarda yapılan son değişiklikler hakkında dahili dokümanlar sunmasını talep ediyor.&quot; ifadesi kullanıldı.  Soruşturma kapsamında X&#039;e, 31 Aralık tarihine kadar tavsiye algoritmalarının tasarımında ve işleyişinde yapılacak gelecekteki değişikliklere ilişkin dahili dokümanları ve bilgileri saklama emri gönderildiği ifade edilen açıklamada, X&#039;ten içeriğine yönelik teknik arayüzlere erişim talebinde de bulunulduğu kaydedildi.  AB Komisyonunun Teknolojiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen de konuyla ilgili açıklamasında, &quot;Bugün, X&#039;in tavsiye sistemlerinin Dijital Hizmetler Yasası kapsamındaki yükümlülüklere uyumuna ışık tutmak için daha fazla adım atıyoruz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.  Virkkunen, AB&#039;de faaliyet gösteren her platformun, adil, güvenli ve demokratik olmasını amaçladıklarını belirtti.  AB, 2023 Aralık ayında X&#039;in risk yönetimi, içerik denetimi, modelleri, reklam şeffaflığı ve araştırmacıların veri erişimi gibi alanlarda Dijital Hizmetler Yasası&#039;nı ihlal edip etmediğini değerlendirmek üzere resmi soruşturma başlatmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nRNeEpfAOEChqjgpMvJStQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Avrupa, Birliğinin, davası:, Yeni, önlemler, alındığı, açıklandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nRNeEpfAOEChqjgpMvJStQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Avrupa Birliği'nin X davası: Yeni önlemler alındığı açıklandı"><p>Avrupa Birliği (AB), X sosyal medya platformuna yönelik soruşturmasının kapsamını genişletti ve algoritmalarına ilişkin daha fazla bilgi talep etti. AB, Dijital Hizmetler Yasası'nı ihlal edip etmediğini değerlendirmek üzere X'e resmi soruşturma başlatmıştı.</p>AB Komisyonu, Dijital Hizmetler Yasası kapsamında X'e yönelik devam eden soruşturmada yeni önlemler alındığını açıkladı.  Açıklamada, X platformundan tavsiye sistemlerine ilişkin ek taleplerde bulunulduğu belirtilerek, "Komisyon, şirketten 15 Şubat 2025'e kadar tavsiye sistemleri ve bunlarda yapılan son değişiklikler hakkında dahili dokümanlar sunmasını talep ediyor." ifadesi kullanıldı.  Soruşturma kapsamında X'e, 31 Aralık tarihine kadar tavsiye algoritmalarının tasarımında ve işleyişinde yapılacak gelecekteki değişikliklere ilişkin dahili dokümanları ve bilgileri saklama emri gönderildiği ifade edilen açıklamada, X'ten içeriğine yönelik teknik arayüzlere erişim talebinde de bulunulduğu kaydedildi.  AB Komisyonunun Teknolojiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen de konuyla ilgili açıklamasında, "Bugün, X'in tavsiye sistemlerinin Dijital Hizmetler Yasası kapsamındaki yükümlülüklere uyumuna ışık tutmak için daha fazla adım atıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.  Virkkunen, AB'de faaliyet gösteren her platformun, adil, güvenli ve demokratik olmasını amaçladıklarını belirtti.  AB, 2023 Aralık ayında X'in risk yönetimi, içerik denetimi, modelleri, reklam şeffaflığı ve araştırmacıların veri erişimi gibi alanlarda Dijital Hizmetler Yasası'nı ihlal edip etmediğini değerlendirmek üzere resmi soruşturma başlatmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyin cerrahisinde çığır açıcı keşif: Pirinç tanesi boyutunda &amp;quot;Mikro Robotlar&amp;quot;</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/beyin-cerrahisinde-cigir-acici-kesif-pirinc-tanesi-boyutunda-mikro-robotlar</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/beyin-cerrahisinde-cigir-acici-kesif-pirinc-tanesi-boyutunda-mikro-robotlar</guid>
<description><![CDATA[ Fransa merkezli Robeauté şirketi, beyin cerrahisinde devrim yaratacak mikro robotlarını tanıttı. Pirinç tanesi boyutundaki bu robotlar, nörolojik rahatsızlıkların teşhis ve tedavisi için geliştirildi.Fransa merkezli Robeauté şirketi, beyin cerrahisinde devrim yaratacak pirinç tanesi boyutunda mikro robotlar geliştirdi.Sadece birkaç milimetre boyutunda olan robotlar, kafatasında açılan 3 milimetrelik küçük bir delikten beyne yerleştiriliyor. Beyindeki hücrelerarası maddede ilerleyerek erişilmesi zor bölgelere ulaşabilen bu robotlar, cerrahide yeni bir dönemin habercisi olabilir.Fransız mühendisler, bu mikro robotların beyin dokusuna, geleneksel iğne veya elektrot tekniklerinden çok daha az zarar verdiğini vurguluyor. Otonom şekilde hareket edebilen robotlar, beyin cerrahlarının belirlediği rotaları takip etmek üzere tasarlandı ve hareketleri gerçek zamanlı olarak izlenebiliyor.Mikroskobik robotlar, hayvanlarda yapılan deneylerde tümör biyopsisi uygulamalarında başarı gösterdi. Ayrıca beyne ilaç iletimi, elektrot yerleştirme ve veri toplama gibi işlemlerde de kullanılabilecek.Şirket, insan deneylerinin başarılı geçmesi durumunda, bu yenilikçi teknolojiyi 2030 yılına kadar ilaç iletiminde kullanmak üzere ruhsatlandırmayı hedefliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a0QRSoMjH0unclm0XYHJRA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Beyin, cerrahisinde, çığır, açıcı, keşif:, Pirinç, tanesi, boyutunda, Mikro, Robotlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a0QRSoMjH0unclm0XYHJRA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Beyin cerrahisinde çığır açıcı keşif: Pirinç tanesi boyutunda " mikro robotlar><p>Fransa merkezli Robeauté şirketi, beyin cerrahisinde devrim yaratacak mikro robotlarını tanıttı. Pirinç tanesi boyutundaki bu robotlar, nörolojik rahatsızlıkların teşhis ve tedavisi için geliştirildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zeFntf2YU0Sg_ZLZ_VkTYQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fransa merkezli Robeauté şirketi, beyin cerrahisinde devrim yaratacak pirinç tanesi boyutunda mikro robotlar geliştirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1hVaQlMKQkWX1DQ1ubkyww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sadece birkaç milimetre boyutunda olan robotlar, kafatasında açılan 3 milimetrelik küçük bir delikten beyne yerleştiriliyor. Beyindeki hücrelerarası maddede ilerleyerek erişilmesi zor bölgelere ulaşabilen bu robotlar, cerrahide yeni bir dönemin habercisi olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FnZcaSpFWEmnUFsWOuOH7g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fransız mühendisler, bu mikro robotların beyin dokusuna, geleneksel iğne veya elektrot tekniklerinden çok daha az zarar verdiğini vurguluyor. Otonom şekilde hareket edebilen robotlar, beyin cerrahlarının belirlediği rotaları takip etmek üzere tasarlandı ve hareketleri gerçek zamanlı olarak izlenebiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RJ_EFGsIBEanftfpiP-5DQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mikroskobik robotlar, hayvanlarda yapılan deneylerde tümör biyopsisi uygulamalarında başarı gösterdi. Ayrıca beyne ilaç iletimi, elektrot yerleştirme ve veri toplama gibi işlemlerde de kullanılabilecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/77EYQZDP10yVKh_SPK0s2Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şirket, insan deneylerinin başarılı geçmesi durumunda, bu yenilikçi teknolojiyi 2030 yılına kadar ilaç iletiminde kullanmak üzere ruhsatlandırmayı hedefliyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HİSAR&amp;O hedefi tam isabetle vurdu</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/hisar-o-hedefi-tam-isabetle-vurdu</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/hisar-o-hedefi-tam-isabetle-vurdu</guid>
<description><![CDATA[ HİSAR-O orta irtifa hava savunma füze sistemi, atışlı test faaliyetinde hedefini tam isabetle vurdu.Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, HİSAR-O&#039;nun atışlı test faaliyetinde hedefi tam isabetle vurduğunu duyurdu.   Test atışına ilişkin görüntüleri de paylaşan Görgün, &quot;Türk savunma sanayinin göz bebeği HİSAR-O hava ve füze savunma sistemi, seri üretim atışlı testlerinden bir tanesini daha başarıyla tamamladı. Bu başarı, savunma sanayimizin seri üretim kabiliyetlerini ve teknolojik üstünlüğünü bir kez daha kanıtladı. Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine teslim etmeye devam ettiğimiz bu yeni nesil sistem, uzak menzil ve yüksek irtifadaki hedefleri tam isabetle vurdu.&quot; dedi.Görgün, &quot;Bu gurur verici başarıda emeği geçen başta ASELSAN, Roketsan ve başkanlığımız personeli olmak üzere, tüm alt yüklenicilerimize teşekkür ederiz. Ülkemizin savunma teknolojilerindeki yükselişi, her geçen gün daha da güçlenerek devam ediyor&quot; ifadelerini de kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DZUnZ2ymk0KMj_rD9Vmebw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>HİSAR-O, hedefi, tam, isabetle, vurdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DZUnZ2ymk0KMj_rD9Vmebw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="HİSAR-O hedefi tam isabetle vurdu"><p>HİSAR-O orta irtifa hava savunma füze sistemi, atışlı test faaliyetinde hedefini tam isabetle vurdu.</p><p><strong>Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün</strong>, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, HİSAR-O'nun atışlı test faaliyetinde hedefi tam isabetle vurduğunu duyurdu.   Test atışına ilişkin görüntüleri de paylaşan Görgün, "Türk savunma sanayinin göz bebeği <strong>HİSAR-O hava ve füze savunma sistemi</strong>, seri üretim atışlı testlerinden bir tanesini daha başarıyla tamamladı. Bu başarı, savunma sanayimizin seri üretim kabiliyetlerini ve teknolojik üstünlüğünü bir kez daha kanıtladı. Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine teslim etmeye devam ettiğimiz bu yeni nesil sistem, uzak menzil ve yüksek irtifadaki hedefleri tam isabetle vurdu." dedi.</p><p>Görgün, "Bu gurur verici başarıda emeği geçen başta ASELSAN, Roketsan ve başkanlığımız personeli olmak üzere, tüm alt yüklenicilerimize teşekkür ederiz. Ülkemizin savunma teknolojilerindeki yükselişi, her geçen gün daha da güçlenerek devam ediyor" ifadelerini de kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır: Ay&amp;apos;a erişmeye hedefliyoruz</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-fatih-kacir-aya-erismeye-hedefliyoruz</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-fatih-kacir-aya-erismeye-hedefliyoruz</guid>
<description><![CDATA[ Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Ay&#039;a erişmeye hedefliyoruz. Bu yönelik bir proje yürütüyoruz. Ay 380 bin kilometre &#039;de bunu da Türkiye kendi insan kaynağıyla kendi mühendisleriyle başaracağız” dedi.Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Türkiye&#039;nin Türkiye Yüz yılına hazırlanma sürecinin en önemli, en kıymetli unsuru olarak gördüğümüz Milli Teknoloji Hamlesinin yolculuğunun öznesi, sahibi Türk gençleri, Teknofest kuşağı. Türk gençleri ile yapılan her iş bizim için çok kıymetli. Ümit ediyorum ki sizlerin arasından Türkiye&#039;nin geleceğine ışık tutacak, geleceğe taşıyacak, dünyada süper lige çıkaracak nice işlere imza atan bilim insanlarımız araştırmacılarımız, mühendislerimiz yetişecek. Sizlerin arasında Aziz Sancarlar geleceğin Selçuk Bayraktarları gelişecek.” şeklinde konuştu.  “AY&#039;A ERİŞMEYİ HEDELİYORUZ&quot;  Konuşmasının devamında Türkiye&#039;nin teknoloji sistemleri ürünleri geliştiren bir ülke olduğuna vurgu yapan Bakan Kacır, &quot;Türkiye artık bazı alanlarda başkalarında çok nitelikli yüksek teknoloji sistemleri ürünleri geliştiren üreten bir ülke haline geldi. Daha da öteye geçeceğiz, Ay&#039;a erişmeye hedefliyoruz. Bu yönelik bir proje yürütüyoruz. Bunu da Türkiye kendi insan kaynağıyla kendi mühendisleriyle başaracağız. Geçen sene ilk astronotumuzu uzaya gönderdik. Alper Gezeravcı Uluslararası Uzay İstasyonuna gitti. Bilim insanların hazırladığı 13 bilimsel deneyi orada 14 gün aşan sürede bir görev kapsamında gerçekleştirdi” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b0ctntHd60yDs1CeU_Hhsw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sanayi, Teknoloji, Bakanı, Fatih, Kacır:, Aya, erişmeye, hedefliyoruz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b0ctntHd60yDs1CeU_Hhsw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır: Ay'a erişmeye hedefliyoruz"><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Ay'a erişmeye hedefliyoruz. Bu yönelik bir proje yürütüyoruz. Ay 380 bin kilometre 'de bunu da Türkiye kendi insan kaynağıyla kendi mühendisleriyle başaracağız” dedi.</p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Türkiye'nin Türkiye Yüz yılına hazırlanma sürecinin en önemli, en kıymetli unsuru olarak gördüğümüz Milli Teknoloji Hamlesinin yolculuğunun öznesi, sahibi Türk gençleri, Teknofest kuşağı. Türk gençleri ile yapılan her iş bizim için çok kıymetli. Ümit ediyorum ki sizlerin arasından Türkiye'nin geleceğine ışık tutacak, geleceğe taşıyacak, dünyada süper lige çıkaracak nice işlere imza atan bilim insanlarımız araştırmacılarımız, mühendislerimiz yetişecek. Sizlerin arasında Aziz Sancarlar geleceğin Selçuk Bayraktarları gelişecek.” şeklinde konuştu.  <strong>“AY'A ERİŞMEYİ HEDELİYORUZ"</strong>  Konuşmasının devamında Türkiye'nin teknoloji sistemleri ürünleri geliştiren bir ülke olduğuna vurgu yapan Bakan Kacır, "Türkiye artık bazı alanlarda başkalarında çok nitelikli yüksek teknoloji sistemleri ürünleri geliştiren üreten bir ülke haline geldi. Daha da öteye geçeceğiz, Ay'a erişmeye hedefliyoruz. Bu yönelik bir proje yürütüyoruz. Bunu da Türkiye kendi insan kaynağıyla kendi mühendisleriyle başaracağız. Geçen sene ilk astronotumuzu uzaya gönderdik. Alper Gezeravcı Uluslararası Uzay İstasyonuna gitti. Bilim insanların hazırladığı 13 bilimsel deneyi orada 14 gün aşan sürede bir görev kapsamında gerçekleştirdi” dedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Karanlık Oksijen&amp;quot; görevi: Okyanusun derinliklerinde yaşam aranacak!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/karanlik-oksijen-goerevi-okyanusun-derinliklerinde-yasam-aranacak</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/karanlik-oksijen-goerevi-okyanusun-derinliklerinde-yasam-aranacak</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, güneş ışığı ulaşmayan deniz tabanındaki metal yığınlarının oksijen üretebildiğini keşfetti. Bu ilginç olayı anlamak isteyen araştırmacılar, Dünya okyanuslarının en derinlerine dalacak. Bilim insanları, bu görevin &quot;diğer gezegenlerde yaşam olasılığına bakışı da değiştirebileceğini&quot; söylüyor. Keşif aynı zamanda, dünya çapında bilimsel bir tartışmaya da yol açtı. Deniz tabanındaki değerli metalleri çıkarmayı planlayan derin deniz madenciliği şirketleri, durumdan şikayetçi. Deniz tabanında gelişmiş bir yaşam formu bulunması ihtimali, şirketlere milyarlar kazandıran madencilik faaliyetlerini sekteye uğratabilir...Bilim insanları yakın zamanda karanlık deniz tabanındaki metal yığınlarının oksijen ürettiğini keşfetti.
Araştırmacılar, bu garip olayı anlamak amacıyla Dünya okyanuslarının en derin kısımlarını incelemeyi planladıklarını duyurdu.
Bilim insanları, bu görevin &quot;diğer gezegenlerde yaşam olasılığına bakış açımızı da değiştirebileceğini&quot; söylüyor.İlk keşif deniz bilimcilerini şaşırttı. Daha önce oksijenin yalnızca bitkiler tarafından güneş ışığında -fotosentez ile- üretilebileceği kabul ediliyordu.
Yaşamın hayati bir bileşeni olan oksijenin karanlıkta metal yığınları tarafından üretiliyor olması, bu sürecin başka gezegenlerde de gerçekleşebileceği ihtimalini getirdi.Araştırmanın başındaki Prof. Andrew Sweetman, &quot;NASA&#039;daki uzmanlarla görüşüyoruz. Onlar, karanlık oksijenin, doğrudan güneş ışığı olmayan diğer gezegenlerde yaşamın nasıl sürdürülebileceğine dair anlayışımızı yeniden şekillendirebileceğine inanıyorlar. Dünya&#039;dan dışarı çıkıp tam olarak neler olup bittiğini anlamak istiyoruz.&quot; diye konuştu.İlk keşif, dünya çapında bilimsel bir tartışmaya yol açtı; bazı bilim insanları ve deniz tabanındaki nodüllerdeki değerli metalleri çıkarmayı planlayan derin deniz madenciliği şirketleri, bulguları eleştirdi.
Eğer oksijen bu aşırı derinliklerde, tamamen karanlıkta üretiliyorsa, bu durum deniz tabanında hangi canlı formlarının yaşayabileceği ve madencilik faaliyetlerinin deniz yaşamı üzerinde nasıl bir etkisi olabileceği sorusunu gündeme getiriyor.Bu, deniz tabanı madenciliği şirketleri ve çevre örgütlerinin bu yeni araştırmayı yakından takip edeceği anlamına geliyor. Bazıları bulguların deniz tabanı madenciliği planlarının durdurulması gerektiğine dair kanıt sağladığını iddia etti.
Uzaktan kumandalı su altı ekipmanları kullanılarak deniz tabanının 10 kilometreden daha derin olduğu yerlerde çalışma yapılması planlanıyor.
Prof. Sweetman, &quot;Eğer oksijen varsa. Bundan faydalanan mikrobiyal yaşam olabilir.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_MnTycf8Yk-irp1ElS9hUw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karanlık, Oksijen, görevi:, Okyanusun, derinliklerinde, yaşam, aranacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_MnTycf8Yk-irp1ElS9hUw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" karanl oksijen g okyanusun derinliklerinde ya aranacak><p>Bilim insanları, güneş ışığı ulaşmayan deniz tabanındaki metal yığınlarının oksijen üretebildiğini keşfetti. Bu ilginç olayı anlamak isteyen araştırmacılar, Dünya okyanuslarının en derinlerine dalacak. Bilim insanları, bu görevin "diğer gezegenlerde yaşam olasılığına bakışı da değiştirebileceğini" söylüyor. Keşif aynı zamanda, dünya çapında bilimsel bir tartışmaya da yol açtı. Deniz tabanındaki değerli metalleri çıkarmayı planlayan derin deniz madenciliği şirketleri, durumdan şikayetçi. Deniz tabanında gelişmiş bir yaşam formu bulunması ihtimali, şirketlere milyarlar kazandıran madencilik faaliyetlerini sekteye uğratabilir...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tmeBX1jaR0WgkuBLhNAzMg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bilim insanları yakın zamanda karanlık deniz tabanındaki metal yığınlarının oksijen ürettiğini keşfetti.
Araştırmacılar, bu garip olayı anlamak amacıyla Dünya okyanuslarının en derin kısımlarını incelemeyi planladıklarını duyurdu.
Bilim insanları, bu görevin "diğer gezegenlerde yaşam olasılığına bakış açımızı da değiştirebileceğini" söylüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ERB6jOrpdUKRPX3yjsegfA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlk keşif deniz bilimcilerini şaşırttı. Daha önce oksijenin yalnızca bitkiler tarafından güneş ışığında -fotosentez ile- üretilebileceği kabul ediliyordu.
Yaşamın hayati bir bileşeni olan oksijenin karanlıkta metal yığınları tarafından üretiliyor olması, bu sürecin başka gezegenlerde de gerçekleşebileceği ihtimalini getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_ac_7v36OECnhvHK-n2G7Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmanın başındaki Prof. Andrew Sweetman, "NASA'daki uzmanlarla görüşüyoruz. Onlar, karanlık oksijenin, doğrudan güneş ışığı olmayan diğer gezegenlerde yaşamın nasıl sürdürülebileceğine dair anlayışımızı yeniden şekillendirebileceğine inanıyorlar. Dünya'dan dışarı çıkıp tam olarak neler olup bittiğini anlamak istiyoruz." diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2YR5quRHcEeRveShOlT2jw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlk keşif, dünya çapında bilimsel bir tartışmaya yol açtı; bazı bilim insanları ve deniz tabanındaki nodüllerdeki değerli metalleri çıkarmayı planlayan derin deniz madenciliği şirketleri, bulguları eleştirdi.
Eğer oksijen bu aşırı derinliklerde, tamamen karanlıkta üretiliyorsa, bu durum deniz tabanında hangi canlı formlarının yaşayabileceği ve madencilik faaliyetlerinin deniz yaşamı üzerinde nasıl bir etkisi olabileceği sorusunu gündeme getiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pNcf85JNlUaES67-Xh7wdA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu, deniz tabanı madenciliği şirketleri ve çevre örgütlerinin bu yeni araştırmayı yakından takip edeceği anlamına geliyor. Bazıları bulguların deniz tabanı madenciliği planlarının durdurulması gerektiğine dair kanıt sağladığını iddia etti.
Uzaktan kumandalı su altı ekipmanları kullanılarak deniz tabanının 10 kilometreden daha derin olduğu yerlerde çalışma yapılması planlanıyor.
Prof. Sweetman, "Eğer oksijen varsa. Bundan faydalanan mikrobiyal yaşam olabilir." dedi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Instagram&amp;apos;ın yeni güncellemesi tepki çekti! Şirket nedenini açıklad</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/instagramin-yeni-guncellemesi-tepki-cekti-sirket-nedenini-aciklad</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/instagramin-yeni-guncellemesi-tepki-cekti-sirket-nedenini-aciklad</guid>
<description><![CDATA[ Instagram, uzun zamandır kullandığı profil formatını değiştirdi.Bir zamanlar kusursuzca düzenlenmiş kare ızgaralar artık geçmişte kaldı ve yerine dikey profiller yerleşti. Sosyal medya kullanıcılarının dikkatinden kaçmayan yeni özellik tepkilere neden oldu.Instagram kullanıcıları, profil düzenlerinde önemli bir değişiklik fark etti. Artık kare ızgaralar yerini dikey profillere bırakıyor. Peki, Instagram’ın bu radikal güncellemesinin arkasındaki nedenler neler?Instagram, Ağustos 2024&#039;te belirli kullanıcılar üzerinde dikdörtgen  ızgarayı test etmeye başlamıştı. Ancak, bu değişikliğin temelleri çok daha önce atıldı. Üç yıl önce X platformunda haberi duyuran Alessandro Paluzzi’ye göre, bu yenilik 2022’den beri gündemdeydi.Instagram Başkanı Adam Mosseri, değişikliğin nedenini şu sözlerle açıkladı:
&quot;Kare, Instagram’a sadece kare fotoğraflar yükleyebildiğimiz günlerden kalma bir özellikti. Bugün Instagram’a yüklenenlerin büyük çoğunluğu dikey. Bunları kare olarak kırpmak oldukça zorlayıcı. &quot; dedi.
Değişikliğin ilk aşamada can sıkıcı olabileceğini kabul eden Instagram patronu, bunun uzun vadede daha iyi olacağını belirtti.Instagram’ın bu güncellemesi, sosyal medya kullanıcıları tarafından tepki çekti. 
Birçok kullanıcı, yeni düzenlemeye alışmaya çalışırken zorluk yaşarken dijital grafik tasarımcısı olan bir kullanıcı  &quot;Dijital grafik tasarımcısı olarak, ızgara yönelimini bozan Instagram güncellemesi kadar rahatsız olduğum bir şey olmamıştı. Yıllarımı, Instagram için mükemmel şekilde sığacak 1080×1080 grafikler yapmaya harcadım,&quot; şeklinde bir paylaşımda bulundu.Ayrıca takipçi ve takip edilen sayılarının gösterildiği bölüm de biraz daha sola dayalı yerleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BBOPzxRDlU6P0FfWR2bZ2Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Instagramın, yeni, güncellemesi, tepki, çekti, Şirket, nedenini, açıklad</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BBOPzxRDlU6P0FfWR2bZ2Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Instagram'ın yeni güncellemesi tepki çekti! Şirket nedenini açıklad"><p>Instagram, uzun zamandır kullandığı profil formatını değiştirdi.Bir zamanlar kusursuzca düzenlenmiş kare ızgaralar artık geçmişte kaldı ve yerine dikey profiller yerleşti. Sosyal medya kullanıcılarının dikkatinden kaçmayan yeni özellik tepkilere neden oldu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T7PeUwXgjEyZ8cMe_XNYTQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Instagram kullanıcıları, profil düzenlerinde önemli bir değişiklik fark etti. Artık kare ızgaralar yerini dikey profillere bırakıyor. Peki, Instagram’ın bu radikal güncellemesinin arkasındaki nedenler neler?</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3afI1bQV-EuaxAIkNXAK1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Instagram, Ağustos 2024'te belirli kullanıcılar üzerinde dikdörtgen  ızgarayı test etmeye başlamıştı. Ancak, bu değişikliğin temelleri çok daha önce atıldı. Üç yıl önce X platformunda haberi duyuran Alessandro Paluzzi’ye göre, bu yenilik 2022’den beri gündemdeydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kaw15qdSmkCT8yyLTnZ7dQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Instagram Başkanı Adam Mosseri, değişikliğin nedenini şu sözlerle açıkladı:
"Kare, Instagram’a sadece kare fotoğraflar yükleyebildiğimiz günlerden kalma bir özellikti. Bugün Instagram’a yüklenenlerin büyük çoğunluğu dikey. Bunları kare olarak kırpmak oldukça zorlayıcı. " dedi.
Değişikliğin ilk aşamada can sıkıcı olabileceğini kabul eden Instagram patronu, bunun uzun vadede daha iyi olacağını belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7OqBr1PwoUaK1tpUhLoTig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Instagram’ın bu güncellemesi, sosyal medya kullanıcıları tarafından tepki çekti. 
Birçok kullanıcı, yeni düzenlemeye alışmaya çalışırken zorluk yaşarken dijital grafik tasarımcısı olan bir kullanıcı  "Dijital grafik tasarımcısı olarak, ızgara yönelimini bozan Instagram güncellemesi kadar rahatsız olduğum bir şey olmamıştı. Yıllarımı, Instagram için mükemmel şekilde sığacak 1080×1080 grafikler yapmaya harcadım," şeklinde bir paylaşımda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VUp8Vxqy-U6MECB7DsIvWA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ayrıca takipçi ve takip edilen sayılarının gösterildiği bölüm de biraz daha sola dayalı yerleştirildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TikTok kapandı mı? TikTok erişim sıkıntısı haberleriyle gündemde</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/tiktok-kapandi-mi-tiktok-erisim-sikintisi-haberleriyle-gundemde</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/tiktok-kapandi-mi-tiktok-erisim-sikintisi-haberleriyle-gundemde</guid>
<description><![CDATA[ TikTok erişim sıkıntısı haberleriyle gündemde. ABD&#039;de Çinli sosyal paylaşım uygulaması TikTok, Yüksek Mahkeme&#039;nin kararıyla birlikte faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı. Amerikalı kullanıcılar platforma erişmeye çalıştığında &quot;Üzgünüz, TikTok şu anda kullanılamıyor.&quot; uyarısıyla karşılaşıyor. Peki, TikTok kapandı mı?Yüksek Mahkeme, TikTok&#039;un 19 Ocak&#039;a kadar ABD merkezli bir şirkete satılmaması durumunda yasaklanmasını öngören yasayı onaylamıştı. Verilen bu süre dolarken, TikTok&#039;un ABD&#039;deki geleceği belirsizliğini koruyordu. Ancak, gece yarısına sadece birkaç saat kala, ABD&#039;de yaklaşık 170 milyon kişinin aktif olarak kullandığı popüler sosyal medya platformu TikTok&#039;un erişimi kapatıldı.Oy birliğiyle onanan karara göre, sosyal medya uygulaması, kararın yürürlüğe gireceği 19 Ocak&#039;a kadar satılmaması durumunda, Google ve Apple gibi platformlardan silinecek ve uygulamanın söz konusu tarihten sonra telefon, tablet gibi cihazlara indirilmesi engellenmiş olacak.Bu karar, milyonlarca kullanıcıyı doğrudan etkileyerek, hem bireysel kullanıcılar hem de içerik üreticileri için büyük bir şok yarattı. Özellikle TikTok’u gelir kaynağı olarak kullanan içerik üreticileri, platformun kapanmasıyla ciddi bir gelir kaybıyla karşı karşıya kaldılar.Kullanıcılar; “ABD&#039;de TikTok&#039;u yasaklayan bir yasa yürürlüğe girdi. Maalesef bu, TikTok&#039;u şimdilik kullanamayacağınız anlamına geliyor. Şanslıyız ki Başkan Trump göreve gelir gelmez TikTok&#039;u eski haline getirecek bir çözüm üzerinde bizimle birlikte çalışacağını belirtti.&quot; mesajıyla bilgilendirildi.20 Ocak&#039;ta mevcut Başkan Joe Biden yönetimi devir alacak olan Donald Trump, konuyla ilgili açıklamasında, TikTok&#039;un ilgili yasaya uyup yasaktan kurtulabilmesi için şirkete 90 günlük ilave süre tanımayı düşündüğünü açıklamıştı.ABD’nin kararının, diğer ülkelerde de benzer adımların tartışılmasına yol açabileceği değerlendiriliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BMbB2jfBLkuhPviJwGezcQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TikTok, kapandı, mı, TikTok, erişim, sıkıntısı, haberleriyle, gündemde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BMbB2jfBLkuhPviJwGezcQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="TikTok kapandı mı? TikTok erişim sıkıntısı haberleriyle gündemde"><p>TikTok erişim sıkıntısı haberleriyle gündemde. ABD'de Çinli sosyal paylaşım uygulaması TikTok, Yüksek Mahkeme'nin kararıyla birlikte faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı. Amerikalı kullanıcılar platforma erişmeye çalıştığında "Üzgünüz, TikTok şu anda kullanılamıyor." uyarısıyla karşılaşıyor. Peki, TikTok kapandı mı?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kwLJRaH4q0CWG40nYD7CeQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yüksek Mahkeme, TikTok'un 19 Ocak'a kadar ABD merkezli bir şirkete satılmaması durumunda yasaklanmasını öngören yasayı onaylamıştı. Verilen bu süre dolarken, TikTok'un ABD'deki geleceği belirsizliğini koruyordu. Ancak, gece yarısına sadece birkaç saat kala, ABD'de yaklaşık 170 milyon kişinin aktif olarak kullandığı popüler sosyal medya platformu TikTok'un erişimi kapatıldı.Oy birliğiyle onanan karara göre, sosyal medya uygulaması, kararın yürürlüğe gireceği 19 Ocak'a kadar satılmaması durumunda, Google ve Apple gibi platformlardan silinecek ve uygulamanın söz konusu tarihten sonra telefon, tablet gibi cihazlara indirilmesi engellenmiş olacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/q4xoTmZMf0mcQaLZYh_8ug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu karar, milyonlarca kullanıcıyı doğrudan etkileyerek, hem bireysel kullanıcılar hem de içerik üreticileri için büyük bir şok yarattı. Özellikle TikTok’u gelir kaynağı olarak kullanan içerik üreticileri, platformun kapanmasıyla ciddi bir gelir kaybıyla karşı karşıya kaldılar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dMi4sF2_xUujjjl-rPb_vA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kullanıcılar; “ABD'de TikTok'u yasaklayan bir yasa yürürlüğe girdi. Maalesef bu, TikTok'u şimdilik kullanamayacağınız anlamına geliyor. Şanslıyız ki Başkan Trump göreve gelir gelmez TikTok'u eski haline getirecek bir çözüm üzerinde bizimle birlikte çalışacağını belirtti." mesajıyla bilgilendirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zz1soo2Nik6KYFpCEnRFEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>20 Ocak'ta mevcut Başkan Joe Biden yönetimi devir alacak olan Donald Trump, konuyla ilgili açıklamasında, TikTok'un ilgili yasaya uyup yasaktan kurtulabilmesi için şirkete 90 günlük ilave süre tanımayı düşündüğünü açıklamıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/agQxTAehYk6BF7F63WGz5w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD’nin kararının, diğer ülkelerde de benzer adımların tartışılmasına yol açabileceği değerlendiriliyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>10 soruda 5G teknolojisi: Vatandaş ne zaman kullanabilecek?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/10-soruda-5g-teknolojisi-vatandas-ne-zaman-kullanabilecek</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/10-soruda-5g-teknolojisi-vatandas-ne-zaman-kullanabilecek</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye, iletişim hizmetlerinde yeni bir döneme hazırlanıyor. Yüksek veri hızına geçilmesi planlanan 5G için bu yıl ihaleye çıkılacak. Peki, yeni nesil teknoloji ne zaman kullanılabilir hale gelecek? İşte 5G&#039;ye ilişkin merak edilen sorular ve yanıtları...Türkiye, iletişim hizmetlerinde son 20 yılda önemli ivme yakalarken, bu yıl ihalesi yapılıp 2026&#039;da kullanılma sunulması planlanan 5G ile yeni bir döneme girilecek.1991&#039;de araç telefonları aracılığıyla 1G teknolojisiyle tanışan Türkiye&#039;de, internet kullanımı 1993&#039;te, cep telefonuyla görüşme, veri aktarımı ve SMS gönderimine olanak sağlayan 2G teknolojisi de 1994&#039;te kullanılmaya başlandı.Sesin yanında datanın da önem kazanmasıyla 2009 itibarıyla 3G&#039;ye geçen Türkiye, 1 Nisan 2016&#039;da mobil cihazlarda internet hızını 10 kat artıran 4,5G teknolojisi sayesinde yeni imkanlara kavuştu.Türkiye ile birlikte dünyanın bu dönemde kullanmaya başladığı her yere kesintisiz iletişim sağlamak için geliştirilen bu teknolojide hız ön plana çıkarken farklı hizmetler de önem kazandı.Yüksek veri hızı, yüksek sistem kapasitesi ve düşük gecikme süresiyle dikkati çeken 5G&#039;ye ilişkin merak edilen 10 soru ve cevabı şöyle:5G nedir?Yeni nesil kablosuz telefon teknolojisidir.
5G ihalesini kim yapacak, ihaleye kimler katılabilecek?Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 5G için ihale yapılacak. Türkiye&#039;yi yeni teknolojiyle tanıştırmaya hazırlanan BTK, 5G için teknik ve yetkilendirme çalışmalarını yıl sonuna kadar tamamlayacak.BTK tarafından yapılacak ihaleye ülkede hizmet veren tüm operatörler katılabilecek.5G için hangi frekanslar ihale edilecek?Bu amaçla 700 MHz, 3,5 GHz, 26 GHz’deki frekansları hazır hale getirildi.5G ne getirecek?5G, sadece daha hızlı bir bağlantı değil, aynı zamanda daha akıllı, daha güvenilir ve daha kapsayıcı bir dijital ekosistemin temel taşı olacak.İndirme hızlarını saniyede 10 gigabit hıza çıkaracak 5G, 4G&#039;ye kıyasla daha yüksek radyo frekanslarını kullanacak.5G Türkiye&#039;de kullanılıyor mu?5G teknolojisi, Türkiye&#039;de de başta İstanbul Havalimanı olmak üzere 34 noktada test amaçlı kullanılıyor.5G&#039;nin 4,5G&#039;den farkı nedir?5G teknolojisiyle gerçek şebekelerde saniyede 4,7 gigabit hıza, laboratuvar ortamında ise saniyede 7,5 gigabit hıza ulaşıldı. Yani 5G, 4,5G&#039;den yaklaşık 10 kat daha hızlı olacak.5G teknolojisinde yerli ürünler kullanılacak mı?5G mobil haberleşme teknolojisi kapsamındaki ekipman ve teçhizatın yerli tasarımcılar, mühendisler ve işçiler tarafından üretilmesi için çalışmalar yapılıyor.5G nasıl aktif edilir?Öncelikle 5G uyumlu cihaz ve 4,5G/5G uyumlu SIM karta sahip olunması, ardından 5G&#039;ye kayıt olunması gerekiyor.5G&#039;ye geçince telefonların ekranlarında hangi ifade yer alacak?Telefon ekranlarında LTE yerine 5G ifadesi kullanılacak.5G ne zaman kullanıma sunulacak?Bu yıl ihalesi yapılacak 5G, 2026&#039;da hem vatandaşların hem de sanayinin hizmetine sunulacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lrQhc9ppiUur-A1aFaNy7A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>soruda, teknolojisi:, Vatandaş, zaman, kullanabilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lrQhc9ppiUur-A1aFaNy7A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="10 soruda 5G teknolojisi: Vatandaş ne zaman kullanabilecek?"><p>Türkiye, iletişim hizmetlerinde yeni bir döneme hazırlanıyor. Yüksek veri hızına geçilmesi planlanan 5G için bu yıl ihaleye çıkılacak. Peki, yeni nesil teknoloji ne zaman kullanılabilir hale gelecek? İşte 5G'ye ilişkin merak edilen sorular ve yanıtları...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tl2m_lRQ1EKGdSnVC1nejg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Türkiye, iletişim hizmetlerinde son 20 yılda önemli ivme yakalarken, bu yıl ihalesi yapılıp 2026'da kullanılma sunulması planlanan 5G ile yeni bir döneme girilecek.1991'de araç telefonları aracılığıyla 1G teknolojisiyle tanışan Türkiye'de, internet kullanımı 1993'te, cep telefonuyla görüşme, veri aktarımı ve SMS gönderimine olanak sağlayan 2G teknolojisi de 1994'te kullanılmaya başlandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WZTRUXiGmkuvLiaLItFbbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sesin yanında datanın da önem kazanmasıyla 2009 itibarıyla 3G'ye geçen Türkiye, 1 Nisan 2016'da mobil cihazlarda internet hızını 10 kat artıran 4,5G teknolojisi sayesinde yeni imkanlara kavuştu.Türkiye ile birlikte dünyanın bu dönemde kullanmaya başladığı her yere kesintisiz iletişim sağlamak için geliştirilen bu teknolojide hız ön plana çıkarken farklı hizmetler de önem kazandı.Yüksek veri hızı, yüksek sistem kapasitesi ve düşük gecikme süresiyle dikkati çeken 5G'ye ilişkin merak edilen 10 soru ve cevabı şöyle:</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gEWubro5u0yST4EVSEMYrQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>5G nedir?Yeni nesil kablosuz telefon teknolojisidir.
5G ihalesini kim yapacak, ihaleye kimler katılabilecek?Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 5G için ihale yapılacak. Türkiye'yi yeni teknolojiyle tanıştırmaya hazırlanan BTK, 5G için teknik ve yetkilendirme çalışmalarını yıl sonuna kadar tamamlayacak.BTK tarafından yapılacak ihaleye ülkede hizmet veren tüm operatörler katılabilecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Wfjxuc9uAkOzwJBxgzVlyA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>5G için hangi frekanslar ihale edilecek?Bu amaçla 700 MHz, 3,5 GHz, 26 GHz’deki frekansları hazır hale getirildi.5G ne getirecek?5G, sadece daha hızlı bir bağlantı değil, aynı zamanda daha akıllı, daha güvenilir ve daha kapsayıcı bir dijital ekosistemin temel taşı olacak.İndirme hızlarını saniyede 10 gigabit hıza çıkaracak 5G, 4G'ye kıyasla daha yüksek radyo frekanslarını kullanacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Iv1TdHXL30ulwYaIDKenQQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>5G Türkiye'de kullanılıyor mu?5G teknolojisi, Türkiye'de de başta İstanbul Havalimanı olmak üzere 34 noktada test amaçlı kullanılıyor.5G'nin 4,5G'den farkı nedir?5G teknolojisiyle gerçek şebekelerde saniyede 4,7 gigabit hıza, laboratuvar ortamında ise saniyede 7,5 gigabit hıza ulaşıldı. Yani 5G, 4,5G'den yaklaşık 10 kat daha hızlı olacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vF23nRNRA0Wut0sbCdnVXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>5G teknolojisinde yerli ürünler kullanılacak mı?5G mobil haberleşme teknolojisi kapsamındaki ekipman ve teçhizatın yerli tasarımcılar, mühendisler ve işçiler tarafından üretilmesi için çalışmalar yapılıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RfMCSLePKEGhaOCja3gHsw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>5G nasıl aktif edilir?Öncelikle 5G uyumlu cihaz ve 4,5G/5G uyumlu SIM karta sahip olunması, ardından 5G'ye kayıt olunması gerekiyor.5G'ye geçince telefonların ekranlarında hangi ifade yer alacak?Telefon ekranlarında LTE yerine 5G ifadesi kullanılacak.5G ne zaman kullanıma sunulacak?Bu yıl ihalesi yapılacak 5G, 2026'da hem vatandaşların hem de sanayinin hizmetine sunulacak.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TikTok ABD&amp;apos;de erişime kapatıldı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/tiktok-abdde-erisime-kapatildi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/tiktok-abdde-erisime-kapatildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de Çinli sosyal paylaşım uygulaması TikTok, Yüksek Mahkeme&#039;nin kararıyla birlikte faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı. Uygulamaya herhangi bir şekilde erişim sağlanamıyor. Diğer yandan ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump, firmanın  ilgili yasaya uyması için TikTok’a muhtemelen 90 günlük bir ek süre vereceğini söyledi.ABD&#039;de Çinli firma Bytedance&#039;in sahip olduğu iki uygulamanın da erişimi kısıtlandı.TikTok kullanıcılarına gönderdiği mesajda “ABD&#039;de TikTok&#039;u yasaklayan bir yasa yürürlüğe girdi. Maalesef bu, TikTok&#039;u şimdilik kullanamayacağınız anlamına geliyor. Şanslıyız ki Başkan Trump göreve gelir gelmez TikTok&#039;u eski haline getirecek bir çözüm üzerinde bizimle birlikte çalışacağını belirtti.&quot; ifadelerini kullandı.TRUMP, 90 GÜN EK SÜRE VEREBİLİRABD&#039;nin seçilmiş başkanı Trump, NBC News kanalında telefonla katıldığı bir programda TikTok yasağına ilişkin açıklamalarda bulundu.  Trump, Çin merkezli ana şirketi tarafından bir ABD firmasına satılmadıkça sosyal medya uygulamasının ABD’de kapatılmasını gerektiren ilgili yasaya uyması için TikTok’a muhtemelen 90 günlük bir uzatma vereceğini söyledi.  &quot;90 günlük uzatma muhtemelen olacak, bunun uygun bir adım olduğunu düşünüyorum.&quot; diyen Trump, söz konusu kararını muhtemelen 20 Ocak&#039;ta göreve başladığı gün duyurabileceğini de sözlerine ekledi.NE OLMUŞTU?ABD Yüksek Mahkemesi, Çinli sosyal paylaşım platformu TikTok&#039;un ABD&#039;de yasaklanmasını ya da bir Amerikan şirketine satılmasını öngören yasal düzenlemeyle ilgili davada kararını vermişti.Mahkeme yasak kararının ifade özgürlüğüne aykırı olmadığına hükmetmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BMbB2jfBLkuhPviJwGezcQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TikTok, ABDde, erişime, kapatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BMbB2jfBLkuhPviJwGezcQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="TikTok ABD'de erişime kapatıldı"><p>ABD'de Çinli sosyal paylaşım uygulaması TikTok, Yüksek Mahkeme'nin kararıyla birlikte faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı. Uygulamaya herhangi bir şekilde erişim sağlanamıyor. Diğer yandan ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump, firmanın  ilgili yasaya uyması için TikTok’a muhtemelen 90 günlük bir ek süre vereceğini söyledi.</p><p>ABD'de Çinli firma Bytedance'in sahip olduğu iki uygulamanın da erişimi kısıtlandı.</p><p>TikTok kullanıcılarına gönderdiği mesajda “ABD'de TikTok'u yasaklayan bir yasa yürürlüğe girdi. Maalesef bu, TikTok'u şimdilik kullanamayacağınız anlamına geliyor. Şanslıyız ki Başkan Trump göreve gelir gelmez TikTok'u eski haline getirecek bir çözüm üzerinde bizimle birlikte çalışacağını belirtti." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>TRUMP, 90 GÜN EK SÜRE VEREBİLİR</strong></p><p>ABD'nin seçilmiş başkanı Trump, NBC News kanalında telefonla katıldığı bir programda TikTok yasağına ilişkin açıklamalarda bulundu.  Trump, Çin merkezli ana şirketi tarafından bir ABD firmasına satılmadıkça sosyal medya uygulamasının ABD’de kapatılmasını gerektiren ilgili yasaya uyması için TikTok’a muhtemelen 90 günlük bir uzatma vereceğini söyledi.  "90 günlük uzatma muhtemelen olacak, bunun uygun bir adım olduğunu düşünüyorum." diyen Trump, söz konusu kararını muhtemelen 20 Ocak'ta göreve başladığı gün duyurabileceğini de sözlerine ekledi.</p><p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p><p>ABD Yüksek Mahkemesi, Çinli sosyal paylaşım platformu TikTok'un ABD'de yasaklanmasını ya da bir Amerikan şirketine satılmasını öngören yasal düzenlemeyle ilgili davada kararını vermişti.</p><p>Mahkeme yasak kararının ifade özgürlüğüne aykırı olmadığına hükmetmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zenginler ve fakirler arasında gelir uçurumu büyüyecek mi? &amp;apos;&amp;apos;Yapay zekanın atası&amp;apos;&amp;apos; cevapladı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/zenginler-ve-fakirler-arasinda-gelir-ucurumu-buyuyecek-mi-yapay-zekanin-atasi-cevapladi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/zenginler-ve-fakirler-arasinda-gelir-ucurumu-buyuyecek-mi-yapay-zekanin-atasi-cevapladi</guid>
<description><![CDATA[ &#039;&#039;Yapay zekanın atası&#039;&#039; olarak tanınan Geoffrey Hinton, zenginler ve fakirler arasındaki gelir uçurumu hakkında dikkat çekici tahminlerde bulundu. Hinton, yapay zekanın ekonomi alanında yol açtığı problemlerin, toplumsal çatışmalara dönüşebileceğini belirterek uyardı.Yapay sinir ağlarının bugünlere gelmesinde önemli katkıları olan bir isim olan Geoffrey Hinton, son zamanlarda yapay zekânın hızlı gelişimiyle birlikte ortaya çıkacak olumsuz sonuçlar hakkında yaptığı uyarılarla dikkat çekiyor.Hinton, yakın zamanda yaptığı bir açıklamada, yapay zekânın aşırı zenginlerle fakirler arasındaki uçurumu daha da derinleştireceğini belirtti. Uzman isim, yapay zeka teknolojisinin gelişmesiyle birlikte verimliliğin büyük oranda artacağını ancak bu durumun, zenginlerin lehine olacağını öne sürdü.
Hinton, kapitalist bir toplumda, büyük şirketlerin artan verimlilikten daha fazla kazanç elde edeceğini, bunun ise işlerini kaybeden bireylerin daha da yoksullaşmasına yol açacağını söyledi.Günümüzde teknolojinin bazı iş kollarını ortadan kaldırması tahmin edilemez bir gelişme değil ancak Hinton&#039;a göre, yapay zekâ bu sürecin son halkası olacak ve toplumsal ayrışmayı derinleştirecek.Daha önce Google&#039;ın araştırma ekibinde de görev alan Hinton, “Verimlilik artışı herkes için daha fazla mal ve hizmet anlamına gelir ancak kapitalist bir sistemde bu, zenginlerin daha fazla kazanç sağlamasına neden olacak. İşlerini kaybedenlerin gelirleri azalacak ve aradaki uçurum büyüyecek” ifadelerini kullandı.Hinton gelir uçurumunun artmasının faşizmin gelişimine zemin hazırlayabileceğini de iddia etti. Zenginlerin daha fazla güç kazanması, toplumsal dengeyi bozacak ve bu da büyük sosyolojik çatışmalara  yol açacak.Hinton’ın endişeleri yalnızca gelir eşitsizliğiyle sınırlı değil. 2023 yılında Kanada’nın CBC News kanalına yaptığı açıklamada, büyük şirketlerin yapay zekâ yatırımlarının gelecekteki potansiyel tehlikelerinden bahsetti.Hinton, &quot;Bizden daha zeki yapay zekâ sistemleri üretirsek, onları kontrol edebileceğimizden nasıl emin olabiliriz?&quot; şeklinde bir soru sorarak, bu alandaki belirsizliklere dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lj79Q4J18UCusuaFmFbZZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zenginler, fakirler, arasında, gelir, uçurumu, büyüyecek, mi, Yapay, zekanın, atası, cevapladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lj79Q4J18UCusuaFmFbZZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zenginler ve fakirler arasında gelir uçurumu büyüyecek mi? ''Yapay zekanın atası'' cevapladı"><p>''Yapay zekanın atası'' olarak tanınan Geoffrey Hinton, zenginler ve fakirler arasındaki gelir uçurumu hakkında dikkat çekici tahminlerde bulundu. Hinton, yapay zekanın ekonomi alanında yol açtığı problemlerin, toplumsal çatışmalara dönüşebileceğini belirterek uyardı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wkmFOHIu9EqVS8jUMiAXTw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yapay sinir ağlarının bugünlere gelmesinde önemli katkıları olan bir isim olan Geoffrey Hinton, son zamanlarda yapay zekânın hızlı gelişimiyle birlikte ortaya çıkacak olumsuz sonuçlar hakkında yaptığı uyarılarla dikkat çekiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tGyS7kJ2qEGIB8uiqEiWcg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hinton, yakın zamanda yaptığı bir açıklamada, yapay zekânın aşırı zenginlerle fakirler arasındaki uçurumu daha da derinleştireceğini belirtti. Uzman isim, yapay zeka teknolojisinin gelişmesiyle birlikte verimliliğin büyük oranda artacağını ancak bu durumun, zenginlerin lehine olacağını öne sürdü.
Hinton, kapitalist bir toplumda, büyük şirketlerin artan verimlilikten daha fazla kazanç elde edeceğini, bunun ise işlerini kaybeden bireylerin daha da yoksullaşmasına yol açacağını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JdYNVac_-U-N5SK3JyvBbg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Günümüzde teknolojinin bazı iş kollarını ortadan kaldırması tahmin edilemez bir gelişme değil ancak Hinton'a göre, yapay zekâ bu sürecin son halkası olacak ve toplumsal ayrışmayı derinleştirecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/afEhLEI-WUSTIXegDkmr6Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Daha önce Google'ın araştırma ekibinde de görev alan Hinton, “Verimlilik artışı herkes için daha fazla mal ve hizmet anlamına gelir ancak kapitalist bir sistemde bu, zenginlerin daha fazla kazanç sağlamasına neden olacak. İşlerini kaybedenlerin gelirleri azalacak ve aradaki uçurum büyüyecek” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nAHcV3Q3206D6meyzNuwVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hinton gelir uçurumunun artmasının faşizmin gelişimine zemin hazırlayabileceğini de iddia etti. Zenginlerin daha fazla güç kazanması, toplumsal dengeyi bozacak ve bu da büyük sosyolojik çatışmalara  yol açacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hYQ39sn-QkOw_6BpRx6S2w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hinton’ın endişeleri yalnızca gelir eşitsizliğiyle sınırlı değil. 2023 yılında Kanada’nın CBC News kanalına yaptığı açıklamada, büyük şirketlerin yapay zekâ yatırımlarının gelecekteki potansiyel tehlikelerinden bahsetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1k5ZYZwxKEGr_zsdQBzVTQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hinton, "Bizden daha zeki yapay zekâ sistemleri üretirsek, onları kontrol edebileceğimizden nasıl emin olabiliriz?" şeklinde bir soru sorarak, bu alandaki belirsizliklere dikkat çekti.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Instagram&amp;apos;dan TikTok ve CapCut&amp;apos;a rakip uygulama: Video oluşturma uygulaması Edits tanıtıldı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/instagramdan-tiktok-ve-capcuta-rakip-uygulama-video-olusturma-uygulamasi-edits-tanitildi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/instagramdan-tiktok-ve-capcuta-rakip-uygulama-video-olusturma-uygulamasi-edits-tanitildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de TikTok ile CapCut&#039;ın yasal mücadeleleri sürerken Instagram, yeni uygulaması Edits&#039;i tanıttı. Edits, cep telefonları üzerinden video oluşturulmasını sağlıyor.Meta çatısı altındaki sosyal medya platformu Instagram, yeni video oluşturma uygulaması &quot;Edits&#039;i&quot; duyurdu.  Çinli çatı şirketi ByteDance bünyesindeki sosyal paylaşım uygulaması TikTok ile mobil video düzenleme uygulaması CapCut&#039;ın ABD&#039;de karşılaştığı yasal mücadeleler sürerken, Instagram Başkanı Adam Mosseri, sosyal medya hesabı üzerinden yayınladığı videoda, geliştirilen yeni uygulamayı tanıttı.  Mosseri, paylaşımında, &quot;Şu anda dünyada pek çok şey oluyor ama ne olursa olsun, sadece Instagram değil, tüm platformlar için video hazırlayan sizlere en ilgi çekici araçları yaratmanın görevimiz olduğunu düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.  Edits&#039;in sadece bir video düzenleme aracı olmadığını vurgulayan Mosseri, uygulamanın cep telefonları üzerinden video oluşturulmasını sağlayan &quot;eksiksiz bir yaratıcı araçlar paketi&quot; olmasının amaçlandığını belirtti.  Mosseri, halihazırda sadece ücretsiz ön siparişle indirilebilen Edits&#039;in şubatta piyasaya sürülmesinin planlandığını kaydetti.App Store&#039;da ise uygulamanın kullanıma sunulma tarihi 13 Mart olarak belirtiliyor.  TikTok, bir Amerikan firmasına satılmaması halinde ABD&#039;de yasaklanmasını öngören yasa uyarınca dün ABD&#039;de kullanıma kapatılmıştı. TikTok&#039;un yanı sıra CapCut da ülkede erişime engellenmişti.  ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformundan TikTok yasağına ilişkin yaptığı açıklamada, &quot;Pazartesi günü, yasanın hükümlerinin yürürlüğe girme süresini uzatacak bir kararname yayımlayacağım, böylece ulusal güvenliğimizi korumak için bir anlaşma yapabiliriz.&quot; ifadelerini kullanmıştı.  Söz konusu kararnameyle TikTok&#039;un yasaklı kalmasını önlemek için destek veren şirketlerin yasal sorumluluğunun olmayacağını da belirten Trump, ancak TikTok&#039;un yarısının ABD&#039;lilere ait olmasını istediğini aktarmıştı.  Daha sonra TikTok, ülkede yeniden hizmet sağlamaya başlamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nmioCGbIPkGaC-LdCOVzIQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Instagramdan, TikTok, CapCuta, rakip, uygulama:, Video, oluşturma, uygulaması, Edits, tanıtıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nmioCGbIPkGaC-LdCOVzIQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Instagram'dan TikTok ve CapCut'a rakip uygulama: Video oluşturma uygulaması Edits tanıtıldı"><p>ABD'de TikTok ile CapCut'ın yasal mücadeleleri sürerken Instagram, yeni uygulaması Edits'i tanıttı. Edits, cep telefonları üzerinden video oluşturulmasını sağlıyor.</p>Meta çatısı altındaki sosyal medya platformu Instagram, yeni video oluşturma uygulaması "Edits'i" duyurdu.  Çinli çatı şirketi ByteDance bünyesindeki sosyal paylaşım uygulaması TikTok ile mobil video düzenleme uygulaması CapCut'ın ABD'de karşılaştığı yasal mücadeleler sürerken, Instagram Başkanı Adam Mosseri, sosyal medya hesabı üzerinden yayınladığı videoda, geliştirilen yeni uygulamayı tanıttı.  Mosseri, paylaşımında, "Şu anda dünyada pek çok şey oluyor ama ne olursa olsun, sadece Instagram değil, tüm platformlar için video hazırlayan sizlere en ilgi çekici araçları yaratmanın görevimiz olduğunu düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.  Edits'in sadece bir video düzenleme aracı olmadığını vurgulayan Mosseri, uygulamanın cep telefonları üzerinden video oluşturulmasını sağlayan "eksiksiz bir yaratıcı araçlar paketi" olmasının amaçlandığını belirtti.  Mosseri, halihazırda sadece ücretsiz ön siparişle indirilebilen Edits'in şubatta piyasaya sürülmesinin planlandığını kaydetti.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C5_wNmY5WEeAwL_bNU0RSQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">App Store'da ise uygulamanın kullanıma sunulma tarihi 13 Mart olarak belirtiliyor.  TikTok, bir Amerikan firmasına satılmaması halinde ABD'de yasaklanmasını öngören yasa uyarınca dün ABD'de kullanıma kapatılmıştı. TikTok'un yanı sıra CapCut da ülkede erişime engellenmişti.  ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformundan TikTok yasağına ilişkin yaptığı açıklamada, "Pazartesi günü, yasanın hükümlerinin yürürlüğe girme süresini uzatacak bir kararname yayımlayacağım, böylece ulusal güvenliğimizi korumak için bir anlaşma yapabiliriz." ifadelerini kullanmıştı.  Söz konusu kararnameyle TikTok'un yasaklı kalmasını önlemek için destek veren şirketlerin yasal sorumluluğunun olmayacağını da belirten Trump, ancak TikTok'un yarısının ABD'lilere ait olmasını istediğini aktarmıştı.  Daha sonra TikTok, ülkede yeniden hizmet sağlamaya başlamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tiktok ABD&amp;apos;de geri döndü.Yasak sadece12 saat sürdü</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/tiktok-abdde-geri-doenduyasak-sadece12-saat-surdu</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/tiktok-abdde-geri-doenduyasak-sadece12-saat-surdu</guid>
<description><![CDATA[ Ulusal güvenlik gerekçesiyle kapatılmasını öngören yasanın yürürlüğe girmesinin ardından ABD&#039;de erişimi engellenen Tiktok, 12 saat sonra geri döndü. Ülkedeki bazı kullanıcılar uygulamaya erişmeye başladı. ABD&#039;nin Seçilmiş Başkanı Başkan Donald Trump, pazartesi günü göreve başlamasının ardından, yasağın uygulamaya giriş süresini uzatan bir emir yayınlayacağını söylemişti.ABD&#039;de kapatılan TikTok, yaklaşık 12 saat sonra geri döndü. Cumartesi günü, TikTok kullanıcılarına gönderdiği mesajda “ABD&#039;de TikTok&#039;u yasaklayan bir yasa yürürlüğe girdi. Maalesef bu, TikTok&#039;u şimdilik kullanamayacağınız anlamına geliyor. Şanslıyız ki Başkan Trump göreve gelir gelmez TikTok&#039;u eski haline getirecek bir çözüm üzerinde bizimle birlikte çalışacağını belirtti.&quot; ifadelerini kullandı.170 milyon kullanıcı uygulamaya erişemedi. ABD&#039;nin Seçilmiş BaşkanıTrump, NBC News kanalında telefonla katıldığı bir programda TikTok yasağına ilişkin açıklamalarda bulunmuştu.   Trump, Çin merkezli ana şirketi tarafından bir ABD firmasına satılmadıkça sosyal medya uygulamasının ABD’de kapatılmasını gerektiren ilgili yasaya uyması için TikTok’a muhtemelen 90 günlük bir uzatma vereceğini söylemişti.  &quot;90 günlük uzatma muhtemelen olacak, bunun uygun bir adım olduğunu düşünüyorum.&quot; diyen Trump, söz konusu kararını muhtemelen 20 Ocak&#039;ta göreve başladığı gün duyurabileceğini de sözlerine ekledi.Turmp&#039;ın bu açıklamasının ardından pazar günü Tiktok&#039;a bazı ABD&#039;li kullanıcılar erişmeye başladı. TİKTOK TRUMP&#039;A TEŞEKKÜR ETTİ Tiktok bir açıklama ile Turmp&#039;a teşekkür etti. Açıklamada, &quot;Hizmet sağlayıcılarımızla anlaşarak, TikTok hizmeti geri yükleme sürecindedir. Başkan Trump&#039;a, hizmet sağlayıcılarımıza TikTok&#039;u 170 milyondan fazla Amerikalıya sunmaları ve 7 milyondan fazla küçük işletmenin gelişmesine izin vermeleri nedeniyle hiçbir ceza ile karşılaşmayacakları konusunda gerekli netliği ve güvenceyi sağladığı için teşekkür ediyoruz&quot; denildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BMbB2jfBLkuhPviJwGezcQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tiktok, ABDde, geri, döndü.Yasak, sadece12, saat, sürdü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BMbB2jfBLkuhPviJwGezcQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tiktok ABD'de geri döndü.Yasak sadece12 saat sürdü"><p>Ulusal güvenlik gerekçesiyle kapatılmasını öngören yasanın yürürlüğe girmesinin ardından ABD'de erişimi engellenen Tiktok, 12 saat sonra geri döndü. Ülkedeki bazı kullanıcılar uygulamaya erişmeye başladı. ABD'nin Seçilmiş Başkanı Başkan Donald Trump, pazartesi günü göreve başlamasının ardından, yasağın uygulamaya giriş süresini uzatan bir emir yayınlayacağını söylemişti.</p><p>ABD'de kapatılan TikTok, yaklaşık 12 saat sonra geri döndü. Cumartesi günü, TikTok kullanıcılarına gönderdiği mesajda “ABD'de TikTok'u yasaklayan bir yasa yürürlüğe girdi. Maalesef bu, TikTok'u şimdilik kullanamayacağınız anlamına geliyor. Şanslıyız ki Başkan Trump göreve gelir gelmez TikTok'u eski haline getirecek bir çözüm üzerinde bizimle birlikte çalışacağını belirtti." ifadelerini kullandı.</p><p>170 milyon kullanıcı uygulamaya erişemedi. </p><p>ABD'nin Seçilmiş BaşkanıTrump, NBC News kanalında telefonla katıldığı bir programda TikTok yasağına ilişkin açıklamalarda bulunmuştu.   Trump, Çin merkezli ana şirketi tarafından bir ABD firmasına satılmadıkça sosyal medya uygulamasının ABD’de kapatılmasını gerektiren ilgili yasaya uyması için TikTok’a muhtemelen 90 günlük bir uzatma vereceğini söylemişti.  "90 günlük uzatma muhtemelen olacak, bunun uygun bir adım olduğunu düşünüyorum." diyen Trump, söz konusu kararını muhtemelen 20 Ocak'ta göreve başladığı gün duyurabileceğini de sözlerine ekledi.</p><p>Turmp'ın bu açıklamasının ardından pazar günü Tiktok'a bazı ABD'li kullanıcılar erişmeye başladı. </p><p><strong>TİKTOK TRUMP'A TEŞEKKÜR ETTİ </strong></p><p>Tiktok bir açıklama ile Turmp'a teşekkür etti. Açıklamada, "Hizmet sağlayıcılarımızla anlaşarak, TikTok hizmeti geri yükleme sürecindedir. Başkan Trump'a, hizmet sağlayıcılarımıza TikTok'u 170 milyondan fazla Amerikalıya sunmaları ve 7 milyondan fazla küçük işletmenin gelişmesine izin vermeleri nedeniyle hiçbir ceza ile karşılaşmayacakları konusunda gerekli netliği ve güvenceyi sağladığı için teşekkür ediyoruz" denildi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Apple&amp;apos;den TikTok hamlesi: İşte kaldırılan uygulamaların listesi</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/appleden-tiktok-hamlesi-iste-kaldirilan-uygulamalarin-listesi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/appleden-tiktok-hamlesi-iste-kaldirilan-uygulamalarin-listesi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de TikTok ve birçok uygulama kullanıma kapatıldı. Apple, erişim yasağı getirilen uygulamaların listesini yayınladı. CapCut, Lemon8, Marvel Snap gibi popüler uygulamalar da listede yer aldı.Çinli sosyal paylaşım uygulaması TikTok, bir Amerikan firmasına satılmaması halinde ABD&#039;de yasaklanmasını öngören yasa uyarınca ülkede kullanıma kapatıldı.  ABD&#039;de 170 milyondan fazla kullanıcısı olan TikTok&#039;a giriş yapmak isteyen kullanıcılar, &quot;Üzgünüz, TikTok şu anda kullanılamıyor. ABD&#039;de TikTok&#039;u yasaklayan bir yasa yürürlüğe girdi. Maalesef, şu anda TikTok&#039;u kullanamazsınız.&quot; şeklinde bir mesajla karşılaştı.İŞTE YASAKLANAN UYGULAMALAR  Karar nedeniyle Apple ve Google&#039;ın TikTok ve diğer uygulamaları mağazalarından kaldırmaya başladı. Yasaya uymayan şirketlere para cezası ile karşı karşıya kalacak.  Apple, erişim yasağından etkilenen uygulamaların listesini yayınladı. Listede Tiktok&#039;un ana şirketi ByteDance ile ilişkili diğer uygulamaların yer alması dikkat çekti.ABD&#039;YE GİREN KULLANAMAYACAK  Apple&#039;dan yapılan açıklamada, söz konusu uygulamaların Amerika Birleşik Devletleri&#039;ndeki tarafından App Store&#039;dan indirilemeyeceği ya da güncellenemeyeceği belirtildi.  Ayrıca ABD&#039;yi ziyaret eden veya App Store&#039;u ABD dışı bir bölgeye ayarlayan kişilere de erişim yasağı getirildiği belirtildi.  İşte Apple&#039;ın kaldırdığı uygulamaların listesi:  TikTokTikTok StudioTikTok Shop Seller CenterCapCutLemon8HypicLark – Team CollaborationLark – Rooms DisplayLark Rooms ControllerGauth: AI Study CompanionMARVEL SNAP ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1N6Zh5CackiPI_MADAUTOQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Appleden, TikTok, hamlesi:, İşte, kaldırılan, uygulamaların, listesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1N6Zh5CackiPI_MADAUTOQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Apple'den TikTok hamlesi: İşte kaldırılan uygulamaların listesi"><p>ABD'de TikTok ve birçok uygulama kullanıma kapatıldı. Apple, erişim yasağı getirilen uygulamaların listesini yayınladı. CapCut, Lemon8, Marvel Snap gibi popüler uygulamalar da listede yer aldı.</p><p>Çinli sosyal paylaşım uygulaması TikTok, bir Amerikan firmasına satılmaması halinde ABD'de yasaklanmasını öngören yasa uyarınca ülkede kullanıma kapatıldı.  ABD'de 170 milyondan fazla kullanıcısı olan TikTok'a giriş yapmak isteyen kullanıcılar, "Üzgünüz, TikTok şu anda kullanılamıyor. ABD'de TikTok'u yasaklayan bir yasa yürürlüğe girdi. Maalesef, şu anda TikTok'u kullanamazsınız." şeklinde bir mesajla karşılaştı.</p><p><strong>İŞTE YASAKLANAN UYGULAMALAR</strong>  Karar nedeniyle Apple ve Google'ın TikTok ve diğer uygulamaları mağazalarından kaldırmaya başladı. Yasaya uymayan şirketlere para cezası ile karşı karşıya kalacak.  Apple, erişim yasağından etkilenen uygulamaların listesini yayınladı. Listede Tiktok'un ana şirketi ByteDance ile ilişkili diğer uygulamaların yer alması dikkat çekti.</p><p><strong>ABD'YE GİREN KULLANAMAYACAK</strong>  Apple'dan yapılan açıklamada, söz konusu uygulamaların Amerika Birleşik Devletleri'ndeki tarafından App Store'dan indirilemeyeceği ya da güncellenemeyeceği belirtildi.  Ayrıca ABD'yi ziyaret eden veya App Store'u ABD dışı bir bölgeye ayarlayan kişilere de erişim yasağı getirildiği belirtildi.  İşte Apple'ın kaldırdığı uygulamaların listesi:  </p><ul><li>TikTok</li><li>TikTok Studio</li><li>TikTok Shop Seller Center</li><li>CapCut</li><li>Lemon8</li><li>Hypic</li><li>Lark – Team Collaboration</li><li>Lark – Rooms Display</li><li>Lark Rooms Controller</li><li>Gauth: AI Study Companion</li><li>MARVEL SNAP</li></ul>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump Stargate&amp;apos;i duyurdu: 500 milyar dolarlık yapay zeka projesi</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/trump-stargatei-duyurdu-500-milyar-dolarlik-yapay-zeka-projesi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/trump-stargatei-duyurdu-500-milyar-dolarlik-yapay-zeka-projesi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Stargate adında 500 milyar dolarlık yapay zeka projesini duyurdu.ABD Başkanı Trump, OpenAI Üst Yöneticisi Sam Altman, SoftBank Üst Yöneticisi Masayoshi Son ve Oracle Yönetim Kurulu Başkanı Larry Ellison&#039;un katılımıyla konuya ilişkin basın toplantısı düzenledi.  OpenAI, Oracle ve SoftBank&#039;ın Stargate adlı ortak bir girişim oluşturacağını duyuran Trump, söz konusu ortak girişimle ABD&#039;nin yapay zeka altyapısına en az 500 milyar dolar yatırım yapılacağını aktardı.  Trump, söz konusu yatırımı &quot;tarihteki en büyük yapay zeka altyapı projesi&quot; olarak nitelendirerek 100 binden fazla Amerikalıya istihdam yaratılmasının öngörüldüğünü kaydetti.  Acil durum kararlarıyla yatırımın gerçekleşmesine yardımcı olacağını belirten Trump, &quot;Çok fazla elektrik üretmeleri gerekiyor ve bu üretimi kendi tesislerinde çok kolay bir şekilde yapmalarını mümkün kılacağız.&quot; dedi.  Trump, &quot;Stargate, yapay zeka alanındaki yeni nesil gelişmeleri desteklemek için fiziksel ve sanal altyapıyı inşa edecek ve buna devasa veri merkezlerinin inşası da dahil olacak.&quot; diye konuştu.  Trump&#039;ın söz hakkı verdiği Oracle Yönetim Kurulu Başkanı Ellison da grubun veri merkezlerinin ilkinin Texas&#039;ta yapım aşamasında olduğunun bilgisini paylaştı.ÇİN&#039;E YÜZDE 10 GÜMRÜK VERGİSİ  Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Trump, tarifeleri ABD-Meksika-Kanada Anlaşması (USMCA) müzakerelerini erkene almak için mi uygulamayı planladığına dair soruya &quot;Bununla hiçbir ilgisi yok.&quot; yanıtını verdi.  Trump, Meksika ve Kanada&#039;nın bunu durdurabilecekleri halde ABD&#039;de olmaması gereken çok sayıda insanın sınırdan geçmesine izin verdiklerini öne sürerek bu ülkelerden çok büyük oranda fentanilin de ABD&#039;ye girdiğini kaydetti.  ABD Başkanı Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmesinde de bu &quot;saçmalığı&quot; (fentanil) ülkede görmek istemediğini söylediğini aktardı.  Çin&#039;e de Meksika ve Kanada&#039;ya gönderdikleri fentanil nedeniyle yüzde 10 gümrük vergisi uygulamayı değerlendirdiklerini yineleyen Trump, tarifeler için 1 Şubat tarihini düşündüklerini dile getirdi. ELON MUSK&#039;IN TİKTOK&#039;U SATIN ALMASINA SICAK BAKIYORÖte yandan Trump, Elon Musk&#039;ın TikTok&#039;u satın almasına sıcak bakıp bakmadığının sorulması üzerine, Musk ya da Oracle Yönetim Kurulu Başkanı Larry Ellison&#039;ın şirketi satın alma fikrine açık olduğunu ifade etti.  Toplantının sonunda, TikTok&#039;u telefonuna indirebileceğini de belirten Trump, &quot;Gençlerin oylarını kazandık. Sanırım Tiktok sayesinde kazandım, bu yüzden Tiktok&#039;un kalbimde özel bir yeri var.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OePmrxq0xkejEPQeAQxcmg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, Stargatei, duyurdu:, 500, milyar, dolarlık, yapay, zeka, projesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OePmrxq0xkejEPQeAQxcmg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump Stargate'i duyurdu: 500 milyar dolarlık yapay zeka projesi"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Stargate adında 500 milyar dolarlık yapay zeka projesini duyurdu.</p><p>ABD Başkanı Trump, OpenAI Üst Yöneticisi Sam Altman, SoftBank Üst Yöneticisi Masayoshi Son ve Oracle Yönetim Kurulu Başkanı Larry Ellison'un katılımıyla konuya ilişkin basın toplantısı düzenledi.  OpenAI, Oracle ve SoftBank'ın Stargate adlı ortak bir girişim oluşturacağını duyuran Trump, söz konusu ortak girişimle ABD'nin yapay zeka altyapısına en az 500 milyar dolar yatırım yapılacağını aktardı.  Trump, söz konusu yatırımı "tarihteki en büyük yapay zeka altyapı projesi" olarak nitelendirerek 100 binden fazla Amerikalıya istihdam yaratılmasının öngörüldüğünü kaydetti.  Acil durum kararlarıyla yatırımın gerçekleşmesine yardımcı olacağını belirten Trump, "Çok fazla elektrik üretmeleri gerekiyor ve bu üretimi kendi tesislerinde çok kolay bir şekilde yapmalarını mümkün kılacağız." dedi.  Trump, "Stargate, yapay zeka alanındaki yeni nesil gelişmeleri desteklemek için fiziksel ve sanal altyapıyı inşa edecek ve buna devasa veri merkezlerinin inşası da dahil olacak." diye konuştu.  Trump'ın söz hakkı verdiği Oracle Yönetim Kurulu Başkanı Ellison da grubun veri merkezlerinin ilkinin Texas'ta yapım aşamasında olduğunun bilgisini paylaştı.</p><p><strong>ÇİN'E YÜZDE 10 GÜMRÜK VERGİSİ</strong>  Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Trump, tarifeleri ABD-Meksika-Kanada Anlaşması (USMCA) müzakerelerini erkene almak için mi uygulamayı planladığına dair soruya "Bununla hiçbir ilgisi yok." yanıtını verdi.  Trump, Meksika ve Kanada'nın bunu durdurabilecekleri halde ABD'de olmaması gereken çok sayıda insanın sınırdan geçmesine izin verdiklerini öne sürerek bu ülkelerden çok büyük oranda fentanilin de ABD'ye girdiğini kaydetti.  ABD Başkanı Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmesinde de bu "saçmalığı" (fentanil) ülkede görmek istemediğini söylediğini aktardı.  Çin'e de Meksika ve Kanada'ya gönderdikleri fentanil nedeniyle yüzde 10 gümrük vergisi uygulamayı değerlendirdiklerini yineleyen Trump, tarifeler için 1 Şubat tarihini düşündüklerini dile getirdi. </p><p><strong>ELON MUSK'IN TİKTOK'U SATIN ALMASINA SICAK BAKIYOR</strong></p><p>Öte yandan Trump, Elon Musk'ın TikTok'u satın almasına sıcak bakıp bakmadığının sorulması üzerine, Musk ya da Oracle Yönetim Kurulu Başkanı Larry Ellison'ın şirketi satın alma fikrine açık olduğunu ifade etti.  Toplantının sonunda, TikTok'u telefonuna indirebileceğini de belirten Trump, "Gençlerin oylarını kazandık. Sanırım Tiktok sayesinde kazandım, bu yüzden Tiktok'un kalbimde özel bir yeri var." dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>iPhone&amp;apos;un aşırı ısınma sorununa yeni çözüm: Buhar odası soğutma sistemi mi geliyor?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/iphoneun-asiri-isinma-sorununa-yeni-coezum-buhar-odasi-sogutma-sistemi-mi-geliyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/iphoneun-asiri-isinma-sorununa-yeni-coezum-buhar-odasi-sogutma-sistemi-mi-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Özellikle iPhone 15 modellerinde meydana gelen aşırı ısınma, birçok Apple kullanıcısının ortak problemlerinden biri. MyDrivers&#039;ta yer alan habere göre, bu yılın sonunda tanıtılması beklenen iPhone 17&#039;de aynı sorununun yaşanmaması için &#039;buhar odası soğutma sistemi&#039; kullanılacak.Apple, daha önceki modellerinde oluşan aşırı ısınma problemine karşı &#039;buhar odası soğutma&#039; teknolojisinden yararlanmayı hedefliyor.Buhar odası soğutma sistemi, özellikle Samsung Galaxy ve Google Pixel gibi Android telefonlarda yaygın olarak tercih ediliyor ancak Apple, bu teknolojiyi daha önce iPhone modellerinde hiç kullanmamıştı. Bu sistem, buharlaşan sıvının telefon içinde bir odadan geçmesini sağlayarak soğutma işlevi görüyor.Apple’ın bu çözümü iPhone&#039;larda kullanmama sebebinin, geleneksel soğutma sistemlerine göre daha fazla alan kaplaması olduğu düşünülüyor.Buhar odası soğutma sistemi, yüksek performans gerektiren oyunlar gibi işlemler sırasında cihazın verimli bir şekilde çalışmasını sağlayarak ısınma sorununu engelliyor.Apple, özellikle iPhone 15&#039;lerde yaşanan aşırı ısınma sorununu çözmek için bir yazılım güncellemesi yayınlamıştı. İlk başta bu güncellemenin cihazın performansını yavaşlatacağı düşünülse de, yapılan testlerde herhangi bir performans kaybı yaşanmadığı ortaya çıktı.Eylül ayında tanıtılması beklenen iPhone 17 serisi hakkında birçok farklı iddia gündeme geliyor. Apple&#039;ın iPhone 17 Pro modelinde A19 işlemciyi kullanabileceği öne sürülürken; iPhone 17 serisinin kamerasının, diğer bütün serilerin kameralarından daha güçlü olacağı da tahmin ediliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IfFyAly6e0qSbcZImwpnzA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>iPhoneun, aşırı, ısınma, sorununa, yeni, çözüm:, Buhar, odası, soğutma, sistemi, geliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IfFyAly6e0qSbcZImwpnzA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="iPhone'un aşırı ısınma sorununa yeni çözüm: Buhar odası soğutma sistemi mi geliyor?"><p>Özellikle iPhone 15 modellerinde meydana gelen aşırı ısınma, birçok Apple kullanıcısının ortak problemlerinden biri. MyDrivers'ta yer alan habere göre, bu yılın sonunda tanıtılması beklenen iPhone 17'de aynı sorununun yaşanmaması için 'buhar odası soğutma sistemi' kullanılacak.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WJzAfpp6EEGiXO8eTacbNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Apple, daha önceki modellerinde oluşan aşırı ısınma problemine karşı 'buhar odası soğutma' teknolojisinden yararlanmayı hedefliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HBTOGjhaTEOks_evh0h5Lw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Buhar odası soğutma sistemi, özellikle Samsung Galaxy ve Google Pixel gibi Android telefonlarda yaygın olarak tercih ediliyor ancak Apple, bu teknolojiyi daha önce iPhone modellerinde hiç kullanmamıştı. Bu sistem, buharlaşan sıvının telefon içinde bir odadan geçmesini sağlayarak soğutma işlevi görüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/518WT06YtEKVDaOwYcOeLA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Apple’ın bu çözümü iPhone'larda kullanmama sebebinin, geleneksel soğutma sistemlerine göre daha fazla alan kaplaması olduğu düşünülüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VtEOJm0bM0mQfAQYae16jA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Buhar odası soğutma sistemi, yüksek performans gerektiren oyunlar gibi işlemler sırasında cihazın verimli bir şekilde çalışmasını sağlayarak ısınma sorununu engelliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BSC4kMyjbEG1aG25zxOqXw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Apple, özellikle iPhone 15'lerde yaşanan aşırı ısınma sorununu çözmek için bir yazılım güncellemesi yayınlamıştı. İlk başta bu güncellemenin cihazın performansını yavaşlatacağı düşünülse de, yapılan testlerde herhangi bir performans kaybı yaşanmadığı ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NWuhqfvamESeX3jJVc42cQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eylül ayında tanıtılması beklenen iPhone 17 serisi hakkında birçok farklı iddia gündeme geliyor. Apple'ın iPhone 17 Pro modelinde A19 işlemciyi kullanabileceği öne sürülürken; iPhone 17 serisinin kamerasının, diğer bütün serilerin kameralarından daha güçlü olacağı da tahmin ediliyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan TikTok kararı: 75 gün erteledi</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/trumptan-tiktok-karari-75-gun-erteledi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/trumptan-tiktok-karari-75-gun-erteledi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump, TikTok&#039;u yasaklayan kararnameyi 75 gün erteledi. Trump, ABD&#039;nin TikTok&#039;un yarısını alma hakkının olması gerektiğini savundu.ABD Başkanı Donald Trump, Adalet Bakanlığına TikTok&#039;u ülke çapında yasaklayan yasanın 75 günlüğüne uygulanmaması talimatını verdi.  ABD Başkanı Trump, Oval Ofis&#039;teki ilk imza töreninde çok sayıda başkanlık kararnamesine imza attı. Bu kararnamelerden biri de TikTok yasağının ertelenmesine yönelik oldu.  Beyaz Saray&#039;ın internet sitesinde yayımlanan kararnameye göre Trump, Adalet Bakanlığından TikTok yasağının 75 günlüğüne uygulanmamasını istedi.  Kararnamede bunun milyonlarca Amerikalı tarafından kullanılan bir iletişim platformunun aniden kapatılmasını önleyeceği ve ulusal güvenliği koruyan ileriye dönük uygun rotayı belirleme fırsatı vereceği aktarıldı.  Trump, imza törenindeki konuşmasında da onaylamazsa TikTok&#039;un değersiz olduğunu ve kapanmak zorunda kalacağını söyledi.  TikTok&#039;un 1 trilyon dolar edeceğini düşündüğünü belirten Trump, ABD&#039;nin TikTok&#039;un yarısını alma hakkının olması gerektiğini savundu.  TİKTOK NEDEN YASAKLANDI?  TikTok, bir Amerikan firmasına satılmaması halinde ABD&#039;de yasaklanmasını öngören yasa uyarınca hafta sonu ABD&#039;de kullanıma kapatılmıştı.  Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformundan TikTok yasağına ilişkin yaptığı açıklamada, &quot;Pazartesi günü, yasanın hükümlerinin yürürlüğe girme süresini uzatacak bir kararname yayımlayacağım, böylece ulusal güvenliğimizi korumak için bir anlaşma yapabiliriz.&quot; ifadelerini kullanmıştı.  Söz konusu kararnameyle TikTok&#039;un yasaklı kalmasını önlemek için destek veren şirketlerin yasal sorumluluğunun olmayacağını da belirten Trump, ancak TikTok&#039;un yarısının ABD&#039;lilere ait olmasını istediğini aktarmıştı.  Daha sonra TikTok, ülkede yeniden hizmet sağlamaya başlamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1N6Zh5CackiPI_MADAUTOQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, TikTok, kararı:, gün, erteledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1N6Zh5CackiPI_MADAUTOQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan TikTok kararı: 75 gün erteledi"><p>ABD Başkanı Trump, TikTok'u yasaklayan kararnameyi 75 gün erteledi. Trump, ABD'nin TikTok'un yarısını alma hakkının olması gerektiğini savundu.</p>ABD Başkanı Donald Trump, Adalet Bakanlığına TikTok'u ülke çapında yasaklayan yasanın 75 günlüğüne uygulanmaması talimatını verdi.  ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'teki ilk imza töreninde çok sayıda başkanlık kararnamesine imza attı. Bu kararnamelerden biri de TikTok yasağının ertelenmesine yönelik oldu.  Beyaz Saray'ın internet sitesinde yayımlanan kararnameye göre Trump, Adalet Bakanlığından TikTok yasağının 75 günlüğüne uygulanmamasını istedi.  Kararnamede bunun milyonlarca Amerikalı tarafından kullanılan bir iletişim platformunun aniden kapatılmasını önleyeceği ve ulusal güvenliği koruyan ileriye dönük uygun rotayı belirleme fırsatı vereceği aktarıldı.  Trump, imza törenindeki konuşmasında da onaylamazsa TikTok'un değersiz olduğunu ve kapanmak zorunda kalacağını söyledi.  TikTok'un 1 trilyon dolar edeceğini düşündüğünü belirten Trump, ABD'nin TikTok'un yarısını alma hakkının olması gerektiğini savundu.  <strong>TİKTOK NEDEN YASAKLANDI?</strong>  TikTok, bir Amerikan firmasına satılmaması halinde ABD'de yasaklanmasını öngören yasa uyarınca hafta sonu ABD'de kullanıma kapatılmıştı.  Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformundan TikTok yasağına ilişkin yaptığı açıklamada, "Pazartesi günü, yasanın hükümlerinin yürürlüğe girme süresini uzatacak bir kararname yayımlayacağım, böylece ulusal güvenliğimizi korumak için bir anlaşma yapabiliriz." ifadelerini kullanmıştı.  Söz konusu kararnameyle TikTok'un yasaklı kalmasını önlemek için destek veren şirketlerin yasal sorumluluğunun olmayacağını da belirten Trump, ancak TikTok'un yarısının ABD'lilere ait olmasını istediğini aktarmıştı.  Daha sonra TikTok, ülkede yeniden hizmet sağlamaya başlamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ünlü YouTuber&amp;apos;dan TikTok’u satın alma hamlesi</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/unlu-youtuberdan-tiktoku-satin-alma-hamlesi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/unlu-youtuberdan-tiktoku-satin-alma-hamlesi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de TikTok&#039;un geleceğine ilişkin belirsizlik devam ederken, ilk resmi teklifin yapıldığı bildirildi. Teklif verenler arasında ünlü YouTuber MrBeast&#039;in de olduğu öğrenildi.Sosyal medya platformu TikTok&#039;un ABD&#039;deki geleceği belirsizliğini koruyor.  Haftasonu kapatılan TikTok, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın kararı ile yeniden açılmıştı.  Trump, Adalet Bakanlığı&#039;na TikTok&#039;u ülke çapında yasaklayan yasanın 75 günlüğüne uygulanmaması talimatını vermişti.  TikTok&#039;un bu süre içerisinde bir Amerikan şirketine satılması gerekirken, ilk teklif YouTuber MrBeast&#039;den geldi.  Dünyaca ünlü YouTuber MrBeast, TikTok&#039;u satın almak için resmi bir teklif sunduğunu açıkladı.  MrBeast, şirketin yeni CEO&#039;su olma ihtimalini dile getirdi. Ancak teklifin rakamsal ayrıntılarına ilişkin bilgi verilmedi.  Teklif, MrBeast, işgücü yönetim platformu Employer.com CEO&#039;su Jesse Tinsley ve bir grup yatırımcı tarafından yapıldı. Grubun hukuk danışmanları arasında Trump&#039;ın başsavcı adayı Pam Bondi&#039;nin kardeşi Brad Bondi de yer alıyor.  Bloomberg&#039;in haberine göre TikTok&#039;un sahibi ByteDance&#039;in teklifi ciddi olarak değerlendirip değerlendirmediği henüz bilinmiyor.  Trump, Elon Musk ya da Oracle Yönetim Kurulu Başkanı Larry Ellison&#039;ın TikTok&#039;u satın alma fikrine açık olduğunu ifade etmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2DeHLCVkDkK6wAf7zp6EkA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ünlü, YouTuberdan, TikTok’u, satın, alma, hamlesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2DeHLCVkDkK6wAf7zp6EkA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ünlü YouTuber'dan TikTok’u satın alma hamlesi"><p>ABD'de TikTok'un geleceğine ilişkin belirsizlik devam ederken, ilk resmi teklifin yapıldığı bildirildi. Teklif verenler arasında ünlü YouTuber MrBeast'in de olduğu öğrenildi.</p>Sosyal medya platformu TikTok'un ABD'deki geleceği belirsizliğini koruyor.  Haftasonu kapatılan TikTok, ABD Başkanı Donald Trump'ın kararı ile yeniden açılmıştı.  Trump, Adalet Bakanlığı'na TikTok'u ülke çapında yasaklayan yasanın 75 günlüğüne uygulanmaması talimatını vermişti.  TikTok'un bu süre içerisinde bir Amerikan şirketine satılması gerekirken, ilk teklif YouTuber MrBeast'den geldi.  Dünyaca ünlü YouTuber MrBeast, TikTok'u satın almak için resmi bir teklif sunduğunu açıkladı.  MrBeast, şirketin yeni CEO'su olma ihtimalini dile getirdi. Ancak teklifin rakamsal ayrıntılarına ilişkin bilgi verilmedi.  Teklif, MrBeast, işgücü yönetim platformu Employer.com CEO'su Jesse Tinsley ve bir grup yatırımcı tarafından yapıldı. Grubun hukuk danışmanları arasında Trump'ın başsavcı adayı Pam Bondi'nin kardeşi Brad Bondi de yer alıyor.  Bloomberg'in haberine göre TikTok'un sahibi ByteDance'in teklifi ciddi olarak değerlendirip değerlendirmediği henüz bilinmiyor.  Trump, Elon Musk ya da Oracle Yönetim Kurulu Başkanı Larry Ellison'ın TikTok'u satın alma fikrine açık olduğunu ifade etmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Elon Musk, TikTok&amp;apos;u satın alacak mı? Trump&amp;apos;tan açıklama</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/elon-musk-tiktoku-satin-alacak-mi-trumptan-aciklama</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/elon-musk-tiktoku-satin-alacak-mi-trumptan-aciklama</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, TikTok&#039;un Elon Musk tarafından satın alınması fikrine sıcak baktığını ifade etti.ABD Başkanı Donald Trump, Tiktok&#039;u satışına ilişkin bir açıklama yaptı.  500 milyar dolarlık Stargate isimli yapay zeka projesi ile ilgili basın toplantısında Trump&#039;a Elon Musk&#039;ın TikTok&#039;u satın almasına sıcak bakıp bakmadığı soruldu.  Trump, Musk ya da Oracle Yönetim Kurulu Başkanı Larry Ellison&#039;ın şirketi satın alma fikrine açık olduğunu ifade etti.  Toplantının sonunda, TikTok&#039;u telefonuna indirebileceğini de belirten Trump, &quot;Gençlerin oylarını kazandık. Sanırım Tiktok sayesinde kazandım, bu yüzden Tiktok&#039;un kalbimde özel bir yeri var.&quot; dedi.  YASAĞA 75 GÜN ERTELEME  TikTok, bir Amerikan firmasına satılmaması halinde ABD&#039;de yasaklanmasını öngören yasa uyarınca hafta sonu ABD&#039;de kullanıma kapatılmıştı.  Başkan Trump, Adalet Bakanlığı&#039;na TikTok&#039;u ülke çapında yasaklayan yasanın 75 günlüğüne uygulanmaması talimatını verdi.  TikTok&#039;un 1 trilyon dolar edeceğini düşündüğünü belirten Trump, ABD&#039;nin TikTok&#039;un yarısını alma hakkının olması gerektiğini savundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CawBI2TxBUKfbYxqIRt6dg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Elon, Musk, TikToku, satın, alacak, mı, Trumptan, açıklama</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CawBI2TxBUKfbYxqIRt6dg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Elon Musk, TikTok'u satın alacak mı? Trump'tan açıklama"><p>ABD Başkanı Donald Trump, TikTok'un Elon Musk tarafından satın alınması fikrine sıcak baktığını ifade etti.</p>ABD Başkanı Donald Trump, Tiktok'u satışına ilişkin bir açıklama yaptı.  500 milyar dolarlık Stargate isimli yapay zeka projesi ile ilgili basın toplantısında Trump'a Elon Musk'ın TikTok'u satın almasına sıcak bakıp bakmadığı soruldu.  Trump, Musk ya da Oracle Yönetim Kurulu Başkanı Larry Ellison'ın şirketi satın alma fikrine açık olduğunu ifade etti.  Toplantının sonunda, TikTok'u telefonuna indirebileceğini de belirten Trump, "Gençlerin oylarını kazandık. Sanırım Tiktok sayesinde kazandım, bu yüzden Tiktok'un kalbimde özel bir yeri var." dedi.  <strong>YASAĞA 75 GÜN ERTELEME</strong>  TikTok, bir Amerikan firmasına satılmaması halinde ABD'de yasaklanmasını öngören yasa uyarınca hafta sonu ABD'de kullanıma kapatılmıştı.  Başkan Trump, Adalet Bakanlığı'na TikTok'u ülke çapında yasaklayan yasanın 75 günlüğüne uygulanmaması talimatını verdi.  TikTok'un 1 trilyon dolar edeceğini düşündüğünü belirten Trump, ABD'nin TikTok'un yarısını alma hakkının olması gerektiğini savundu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mars’ta 3,7 milyar yıllık dalga izleri: Yaşam barındırmış olabilir</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/marsta-37-milyar-yillik-dalga-izleri-yasam-barindirmis-olabilir</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/marsta-37-milyar-yillik-dalga-izleri-yasam-barindirmis-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın Curiosity keşif aracı, Mars yüzeyinde 3,7 milyar yıl öncesine ait olduğu düşünülen antik dalga izlerini ortaya çıkardı. Bu izler, gezegende bir zamanlar açıkta duran sıvı su kütlelerinin varlığına işaret ediyor. Bilim insanlarına göre bu bulgu, Mars&#039;ın geçmişte daha sıcak ve yoğun bir atmosfere sahip olduğunun kanıtı.NASA’nın Curiosity keşif aracı, Mars yüzeyinde çığır açan bir keşfe imza attı. Yaklaşık 3,7 milyar yıl öncesine ait olduğu düşünülen antik dalga izleri, gezegende bir zamanlar açık yüzeyli sıvı su kütlelerinin bulunduğuna işaret ediyor.Curiosity’nin bulduğu izler, Dünya’daki göl yataklarında görülen küçük dalgalanmalara benziyor. Araştırmacılar, bu dalgalanmaların, rüzgarın suyu yüzeyde ileri geri hareket ettirmesiyle oluştuğunu belirtiyor. Bunun anlamı, bu suyun buzla kaplı değil, açık bir yüzeye sahip olduğudur.Dalga izleri, Gale Krateri&#039;nde bulundu ve analizler, bu dalgaların yaklaşık 3,7 milyar yıl önce oluştuğunu gösteriyor. Jeolojik incelemelere göre, bu su kütlesi sığ bir gölet olmalıydı ve derinliği yaklaşık 2 metreydi.Mars, günümüzde soğuk ve kuru bir yüzeye sahip olsa da, antik izler, gezegenin bir dönem yaşamı destekleyebilecek koşullara sahip olduğunu gösteriyor. Curiosity&#039;nin bu keşfi, Mars atmosferinin zamanla incelmeden önce daha yoğun olduğunu ve yüzeyde sıvı suyun yaygın olabileceğini düşündürüyor.Caltech’ten John Grotzinger ve Michael Lamb’in Science Advances dergisinde yayımladığı çalışmaya göre, keşfedilen dalga izleri, sığ su kütlelerinde oluşan dalgalanmalarla birebir benzerlik gösteriyor. Araştırmacılar, “Prow” adı verilen bölgedeki bu izlerin yanı sıra sülfat açısından zengin “Amapari Marker Band” adlı kayalarda da benzer oluşumlar buldu.2011 yılında NASA tarafından fırlatılan Curiosity, 2012’den bu yana Gale Krateri çevresinde araştırmalar yürütüyor. Görevin temel amacı, Mars’ın geçmişte ilkel yaşamı destekleyip desteklemediğini anlamak. Keşif aracı, yüzeyde sondaj yapmaktan atmosferik analizlere kadar çeşitli teknolojilerle donatılmış durumda.Curiosity’nin bulguları, Mars’ın erken dönem iklimine dair yeni bilgiler sunarken, gezegenin sıvı suya ev sahipliği yaptığı dönemlere daha yakından bakma fırsatı sağlıyor. NASA&#039;nın Opportunity aracı geçmişte benzer dalga izleri keşfetmiş olsa da, bu izlerin ne tür su kütlelerine ait olduğu belirsizdi. Yeni keşif, Mars’ın eski atmosfer koşullarını daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/biY6Bu-cNEOJ89DUw26ZtA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:12:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Mars’ta, 3, 7, milyar, yıllık, dalga, izleri:, Yaşam, barındırmış, olabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/biY6Bu-cNEOJ89DUw26ZtA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Mars’ta 3,7 milyar yıllık dalga izleri: Yaşam barındırmış olabilir"><p>NASA'nın Curiosity keşif aracı, Mars yüzeyinde 3,7 milyar yıl öncesine ait olduğu düşünülen antik dalga izlerini ortaya çıkardı. Bu izler, gezegende bir zamanlar açıkta duran sıvı su kütlelerinin varlığına işaret ediyor. Bilim insanlarına göre bu bulgu, Mars'ın geçmişte daha sıcak ve yoğun bir atmosfere sahip olduğunun kanıtı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g1rPm7K7l0mQ-oXa5Dqieg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA’nın Curiosity keşif aracı, Mars yüzeyinde çığır açan bir keşfe imza attı. Yaklaşık 3,7 milyar yıl öncesine ait olduğu düşünülen antik dalga izleri, gezegende bir zamanlar açık yüzeyli sıvı su kütlelerinin bulunduğuna işaret ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rhQr1yfiUUWF9wjaKpCOSw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Curiosity’nin bulduğu izler, Dünya’daki göl yataklarında görülen küçük dalgalanmalara benziyor. Araştırmacılar, bu dalgalanmaların, rüzgarın suyu yüzeyde ileri geri hareket ettirmesiyle oluştuğunu belirtiyor. Bunun anlamı, bu suyun buzla kaplı değil, açık bir yüzeye sahip olduğudur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZSYUpMiUBUy4nhcUe8J-1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dalga izleri, Gale Krateri'nde bulundu ve analizler, bu dalgaların yaklaşık 3,7 milyar yıl önce oluştuğunu gösteriyor. Jeolojik incelemelere göre, bu su kütlesi sığ bir gölet olmalıydı ve derinliği yaklaşık 2 metreydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/deIM3S8xMkCEEiMvHpDBcA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mars, günümüzde soğuk ve kuru bir yüzeye sahip olsa da, antik izler, gezegenin bir dönem yaşamı destekleyebilecek koşullara sahip olduğunu gösteriyor. Curiosity'nin bu keşfi, Mars atmosferinin zamanla incelmeden önce daha yoğun olduğunu ve yüzeyde sıvı suyun yaygın olabileceğini düşündürüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3F5u46RjcEq80doimJ6qIg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Caltech’ten John Grotzinger ve Michael Lamb’in Science Advances dergisinde yayımladığı çalışmaya göre, keşfedilen dalga izleri, sığ su kütlelerinde oluşan dalgalanmalarla birebir benzerlik gösteriyor. Araştırmacılar, “Prow” adı verilen bölgedeki bu izlerin yanı sıra sülfat açısından zengin “Amapari Marker Band” adlı kayalarda da benzer oluşumlar buldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/803PPj7dWUCwXrvnOZQ2Nw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2011 yılında NASA tarafından fırlatılan Curiosity, 2012’den bu yana Gale Krateri çevresinde araştırmalar yürütüyor. Görevin temel amacı, Mars’ın geçmişte ilkel yaşamı destekleyip desteklemediğini anlamak. Keşif aracı, yüzeyde sondaj yapmaktan atmosferik analizlere kadar çeşitli teknolojilerle donatılmış durumda.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/l2FHpqRsr0msI74TpzIh6g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Curiosity’nin bulguları, Mars’ın erken dönem iklimine dair yeni bilgiler sunarken, gezegenin sıvı suya ev sahipliği yaptığı dönemlere daha yakından bakma fırsatı sağlıyor. NASA'nın Opportunity aracı geçmişte benzer dalga izleri keşfetmiş olsa da, bu izlerin ne tür su kütlelerine ait olduğu belirsizdi. Yeni keşif, Mars’ın eski atmosfer koşullarını daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>