<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Ankara Son Dakika &amp; Gündem Haberleri &amp; : Yaşam</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/rss/category/yasam</link>
<description>Ankara Son Dakika &amp; Gündem Haberleri &amp; : Yaşam</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>2025 © MDM Medya Ürünüdür &amp; Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Türklerin yüzde kaçı tuvalete gittikten sonra ellerini yıkıyor? Çarpıcı sonuç</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/turklerin-yuzde-kaci-tuvalete-gittikten-sonra-ellerini-yikiyor-carpici-sonuc</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/turklerin-yuzde-kaci-tuvalete-gittikten-sonra-ellerini-yikiyor-carpici-sonuc</guid>
<description><![CDATA[ Tuvalete gittikten sonra el yıkama alışkanlığı, kişisel hijyenin temel unsurlarından biridir. Tuvaletlerde bulunan bakteriler ve mikroorganizmalar eller aracılığıyla vücuda geçebilir, bu durum çeşitli hastalıkların bulaşmasına zemin hazırlar. Son yapılan analize göre, Türkiye&#039;de tuvaletten sonra el yıkama alışkanlığı, oldukça yaygın. Türkiye&#039;yi de bu konuda takip eden bir başka ülke ise Bosna Hersek.Son veriler, grip salgınının Avrupa&#039;da hız kesmeden devam ettiği bir dönemde, Hollanda&#039;da el hijyenine daha fazla özen gösterilmesi gerektiğini ortaya koydu. Pazar ve tüketici verilerini inceleyen Statista, bu noktada Avrupalıların el yıkama alışkanlıklarını mercek altına aldı.El yıkama, temel bir hijyen alışkanlığı olarak kabul edilse de, Avrupa’daki farklı ülkelerde bu alışkanlıklar arasında belirgin farklar bulunuyor. Euronews&#039;in haberine göre, Hollanda&#039;da tuvalet kullandıktan sonra ellerini yıkamayanların oranı yüzde 50&#039;ye yakın. İtalya&#039;da ise bu oran yüzde 43.İspanya, tuvalet sonrası el yıkamama oranıyla üçüncü sırada yer alıyor, bu oran yüzde 39. Fransa ve Rusya ise sırasıyla yüzde 38 ve yüzde 37 ile bu listeyi takip ediyor. Avusturya ve Letonya&#039;da ise yüzde 35&#039;lik bir dilim, temel hijyen uygulamalarını ihmal ediyor.Ancak el hijyenine oldukça özen gösteren ülkeler de bulunuyor. Polonya&#039;da, nüfusun yüzde 68&#039;i tuvalet sonrası ellerini yıkadığını belirtiyor. Çekya ve Ukrayna&#039;da bu oran yüzde 71, Bulgaristan&#039;da ise yüzde 72 seviyesinde.İsviçre, yüzde 73 ile bu sıralamada önde gelirken, onu sırasıyla yüzde 74 ile İrlanda ve yüzde 75 ile Birleşik Krallık takip ediyor. İskandinav ülkeleri de el hijyenine gösterdiği özenle öne çıkıyor; Finlandiya&#039;da bu oran yüzde 76, İsveç&#039;te ise yüzde 78.Sırbistan&#039;da el yıkama oranı yüzde 83, Romanya ve Kosova&#039;da ise yüzde 84. Portekiz&#039;de de benzer şekilde bu oran yüzde 84 seviyesinde.El hijyenine en fazla özen gösteren ülkeler ise Bosna-Hersek ve Türkiye. Türkiye&#039;de tuvalet sonrası el yıkama oranı yüzde 94&#039;e ulaşırken, Bosna-Hersek&#039;te bu oran yüzde 96&#039;ya çıkıyor.Bu veriler, zamanla değişmiş olsa da, hijyen alışkanlıklarının bölgesel farklar gösterdiğini ve kişisel hijyenin toplum sağlığı için büyük önem taşıdığını gözler önüne seriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A8O8QdMfqUePs7Mhfe3FAQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türklerin, yüzde, kaçı, tuvalete, gittikten, sonra, ellerini, yıkıyor, Çarpıcı, sonuç</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A8O8QdMfqUePs7Mhfe3FAQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Türklerin yüzde kaçı tuvalete gittikten sonra ellerini yıkıyor? Çarpıcı sonuç"><p>Tuvalete gittikten sonra el yıkama alışkanlığı, kişisel hijyenin temel unsurlarından biridir. Tuvaletlerde bulunan bakteriler ve mikroorganizmalar eller aracılığıyla vücuda geçebilir, bu durum çeşitli hastalıkların bulaşmasına zemin hazırlar. Son yapılan analize göre, Türkiye'de tuvaletten sonra el yıkama alışkanlığı, oldukça yaygın. Türkiye'yi de bu konuda takip eden bir başka ülke ise Bosna Hersek.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gJU74ISfu0mur7w6YHFbRQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son veriler, grip salgınının Avrupa'da hız kesmeden devam ettiği bir dönemde, Hollanda'da el hijyenine daha fazla özen gösterilmesi gerektiğini ortaya koydu. Pazar ve tüketici verilerini inceleyen Statista, bu noktada Avrupalıların el yıkama alışkanlıklarını mercek altına aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F6diBKyS_EWZsgT3rk__aQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>El yıkama, temel bir hijyen alışkanlığı olarak kabul edilse de, Avrupa’daki farklı ülkelerde bu alışkanlıklar arasında belirgin farklar bulunuyor. Euronews'in haberine göre, Hollanda'da tuvalet kullandıktan sonra ellerini yıkamayanların oranı yüzde 50'ye yakın. İtalya'da ise bu oran yüzde 43.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PTOuZutao0mBctHeyEiQGw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İspanya, tuvalet sonrası el yıkamama oranıyla üçüncü sırada yer alıyor, bu oran yüzde 39. Fransa ve Rusya ise sırasıyla yüzde 38 ve yüzde 37 ile bu listeyi takip ediyor. Avusturya ve Letonya'da ise yüzde 35'lik bir dilim, temel hijyen uygulamalarını ihmal ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t25V77BDj028b9sqDfea3Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak el hijyenine oldukça özen gösteren ülkeler de bulunuyor. Polonya'da, nüfusun yüzde 68'i tuvalet sonrası ellerini yıkadığını belirtiyor. Çekya ve Ukrayna'da bu oran yüzde 71, Bulgaristan'da ise yüzde 72 seviyesinde.İsviçre, yüzde 73 ile bu sıralamada önde gelirken, onu sırasıyla yüzde 74 ile İrlanda ve yüzde 75 ile Birleşik Krallık takip ediyor. İskandinav ülkeleri de el hijyenine gösterdiği özenle öne çıkıyor; Finlandiya'da bu oran yüzde 76, İsveç'te ise yüzde 78.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0mySTct-TEutI97VqD90NQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sırbistan'da el yıkama oranı yüzde 83, Romanya ve Kosova'da ise yüzde 84. Portekiz'de de benzer şekilde bu oran yüzde 84 seviyesinde.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ujxjYdt3fUyWh1h81IlBqQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>El hijyenine en fazla özen gösteren ülkeler ise Bosna-Hersek ve Türkiye. Türkiye'de tuvalet sonrası el yıkama oranı yüzde 94'e ulaşırken, Bosna-Hersek'te bu oran yüzde 96'ya çıkıyor.Bu veriler, zamanla değişmiş olsa da, hijyen alışkanlıklarının bölgesel farklar gösterdiğini ve kişisel hijyenin toplum sağlığı için büyük önem taşıdığını gözler önüne seriyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gözleriniz yaşam sürenizi ele veriyor: Retina yaşlanma ve ölüm riskini ortaya koyuyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/goezleriniz-yasam-surenizi-ele-veriyor-retina-yaslanma-ve-oelum-riskini-ortaya-koyuyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/goezleriniz-yasam-surenizi-ele-veriyor-retina-yaslanma-ve-oelum-riskini-ortaya-koyuyor</guid>
<description><![CDATA[ Yaşam uzun soluklu bir yolculuk olsa da insanlar her zaman bu yolculuğun ne kadar süreceğini merak eder. British Journal of Ophthalmology’de yayınlanan yeni bir çalışma, bu konuda dikkat çekici bir gerçeği gün yüzüne çıkardı. Araştırmaya göre, ömrünüzün uzunluğuyla ilgili ipucu almak istiyorsanız gözlerinize bakmanız yeterli olabilir.Uluslararası bir ekibin yürüttüğü bu çalışma, retinanın biyolojik yaşı ve bireyin ölüm riski arasında çarpıcı bir bağlantı bulunduğunu ortaya koydu. Araştırma, toplamda 47 bin katılımcının verileriyle gerçekleştirildi.Gözümüzün arkasında yer alan ve görsel bilgileri kaydeden retina, biyolojik yaşımıza dair çeşitli ipuçları taşıyor. Retinası biyolojik yaşından daha yaşlı gözlemlenen bireylerin, önümüzdeki 10 yıl içinde daha yüksek bir ölüm riski taşıdıkları belirtildi.Araştırmacılar, bir bireyin retina yaşını belirlemek için derin öğrenme teknolojisi kullandı. Katılımcıların sağlık durumu iyi olanlarından elde edilen 19.200 fundus görüntüsü ile tarama modeli doğrulamalar yapıldı. Bu analiz sonucunda tahmini retina yaşı ile gerçek yaş arasında üc buçuk yıl içinde genel bir doğruluk ilişkisi saptandıAraştırma, retina yaşının bireylerin ‘hızlı yaşlanma’ kategorisinde yer alıp almadıklarını gösterdiğini ortaya koydu. Verilere göre katılımcıların %28’inde biyolojik yaş ve retina yaşı arasında beş yıllık bir fark tespit edilirken, %4,5’inde bu fark 10 yıldan fazla oldu.Araştırmacılar, bu farklılıkların sadece kalp rahatsızlıkları veya kanser gibi hastalıkların habercisi olmadığını, farklı ölüm riskleriyle de ilişkilendirilebileceğini belirtti.Ayrıca bu çalışmanın, yaşlanmanın biyolojik bir belirteci olarak retina yaşını ön plana çıkardığı ifade edildi.Retina yaşının ölüm riskiyle doğru orantılı olduğunu ortaya koyan bu çalışma, bireylerin yaş, tansiyon, vücut kitle indeksi, etnik köken ve yaşam tarzı gibi faktörlerinin de bu bağlantıda önemli bir rol oynadığını gösterdi.Bilim insanları bu bulguların, gelecekte bireylerin sağlık durumlarının izlenmesi ve önleyici tıpta kullanılmasına olanak sağlayabileceğini düşünüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4git7M2bPkKj9lHSaWiVew.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gözleriniz, yaşam, sürenizi, ele, veriyor:, Retina, yaşlanma, ölüm, riskini, ortaya, koyuyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4git7M2bPkKj9lHSaWiVew.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gözleriniz yaşam sürenizi ele veriyor: Retina yaşlanma ve ölüm riskini ortaya koyuyor"><p>Yaşam uzun soluklu bir yolculuk olsa da insanlar her zaman bu yolculuğun ne kadar süreceğini merak eder. British Journal of Ophthalmology’de yayınlanan yeni bir çalışma, bu konuda dikkat çekici bir gerçeği gün yüzüne çıkardı. Araştırmaya göre, ömrünüzün uzunluğuyla ilgili ipucu almak istiyorsanız gözlerinize bakmanız yeterli olabilir.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XHt7TIPUw0e5w4LOecoVKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uluslararası bir ekibin yürüttüğü bu çalışma, retinanın biyolojik yaşı ve bireyin ölüm riski arasında çarpıcı bir bağlantı bulunduğunu ortaya koydu. Araştırma, toplamda 47 bin katılımcının verileriyle gerçekleştirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/G5o16xBuuke3h3CHlZTClw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gözümüzün arkasında yer alan ve görsel bilgileri kaydeden retina, biyolojik yaşımıza dair çeşitli ipuçları taşıyor. Retinası biyolojik yaşından daha yaşlı gözlemlenen bireylerin, önümüzdeki 10 yıl içinde daha yüksek bir ölüm riski taşıdıkları belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/goMpEB2yfEyCAHcnNSX0_Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmacılar, bir bireyin retina yaşını belirlemek için derin öğrenme teknolojisi kullandı. Katılımcıların sağlık durumu iyi olanlarından elde edilen 19.200 fundus görüntüsü ile tarama modeli doğrulamalar yapıldı. Bu analiz sonucunda tahmini retina yaşı ile gerçek yaş arasında üc buçuk yıl içinde genel bir doğruluk ilişkisi saptandı</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AgF0kWFY-EaiAholrsQVBQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırma, retina yaşının bireylerin ‘hızlı yaşlanma’ kategorisinde yer alıp almadıklarını gösterdiğini ortaya koydu. Verilere göre katılımcıların %28’inde biyolojik yaş ve retina yaşı arasında beş yıllık bir fark tespit edilirken, %4,5’inde bu fark 10 yıldan fazla oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CMaAANfBqU2aeC_7LXUpyw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmacılar, bu farklılıkların sadece kalp rahatsızlıkları veya kanser gibi hastalıkların habercisi olmadığını, farklı ölüm riskleriyle de ilişkilendirilebileceğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2b9vXKn_AE2ql3YHGElHNQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ayrıca bu çalışmanın, yaşlanmanın biyolojik bir belirteci olarak retina yaşını ön plana çıkardığı ifade edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HlW9gA9a00aByhICXt2MYA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Retina yaşının ölüm riskiyle doğru orantılı olduğunu ortaya koyan bu çalışma, bireylerin yaş, tansiyon, vücut kitle indeksi, etnik köken ve yaşam tarzı gibi faktörlerinin de bu bağlantıda önemli bir rol oynadığını gösterdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QTsEI1vR_EyUTnYEvXOIxw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bilim insanları bu bulguların, gelecekte bireylerin sağlık durumlarının izlenmesi ve önleyici tıpta kullanılmasına olanak sağlayabileceğini düşünüyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yapay zekaya göre özgüvensiz insanların en çok kurduğu 10 cümle</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/yapay-zekaya-goere-oezguvensiz-insanlarin-en-cok-kurdugu-10-cumle</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/yapay-zekaya-goere-oezguvensiz-insanlarin-en-cok-kurdugu-10-cumle</guid>
<description><![CDATA[ Kişinin kendi yeteneklerine, düşüncelerine veya dış görünüşüne güvenmemesi durumu olan özgüvensizlik, genellikle geçmişteki olumsuz deneyimlerin, eleştirilerin, başarısızlıkların veya toplumun dayattığı ideal standartların bir sonucu olarak gelişir. Çoğu zaman bireylerin kişisel gelişiminin önünde bir bariyer olan bu duygu, sosyal uyumsuzluğu da beraberinde getirebilir. Yapay zeka, özgüvensiz insanların en çok kurduğu 10 cümleyi açıkladı.Özgüvensizlik, sadece duygusal değil, aynı zamanda fiziksel ve zihinsel sağlık üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilir. Kişi, kendini sürekli olarak yetersiz, eksik veya başarısız hissedebilir. Bu durum depresyon, kaygı bozuklukları, stres ve düşük motivasyon gibi sorunların ortaya çıkmasına neden olur. Özgüvensiz birey, toplum içinde daha çekingen ve utangaç tavırlar sergiler. Bu davranış, zamanla sosyal fobiye dönüşebilir.Özgüvensiz bireylerde kendini kıyaslama, özellikle başkalarının başarılarıyla karşılaştırma eğilimi sıklıkla görülür. Özgüven eksikliği yaşayan insanlar, genellikle &quot;yapamam&quot;, &quot;yetersizim&quot;, &quot;başaramam&quot; gibi olumsuz düşüncelerle kendilerini sınırlayan bir içsel konuşma tarzına sahiptirler. Ayrıca, küçük başarılara bile yeterince değer vermezler.Özgüvensizlikle başa çıkmak, zorlu bir süreç olsa da imkansız değildir. İlk adım, kişinin bu durumu fark etmesi ve kabul etmesidir. Kendi olumsuz düşünce kalıplarını tanımak, onlarla yüzleşmek ve yerine daha olumlu ve gerçekçi düşünceler koymak önemlidir.Bu süreçte bir terapist ya da danışmandan destek almak, olumsuz düşüncelerin ve davranışların daha etkin bir şekilde ele alınmasını sağlayabilir.&quot;Bunu yapabileceğimi sanmıyorum.&quot;
&quot;Başarısız olursam, herkes bana güler.&quot;
&quot;Bu konuda yeterli değilim.&#039;&#039;
&quot;Herkes benden daha başarılı.&#039;&#039;
&quot;Bunu doğru yapamazsam, kimse bana yeteri kadar değer vermez.&quot;
&quot;Belki de bu iş/eğitim benim kapasitemi aşıyordur&#039;&#039;
&quot;Beni kimse gerçekten sevemez.&quot;
&quot;Ne zaman kendimi göstermek istesem hata yapıyorum.&quot;
&quot;Benim fikirlerim o kadar önemli değil.&quot;
&quot;Çok istiyorum ama buna layık mıyım bilmiyorum.&#039;&#039;Özgüven geliştirmek zaman alabilir ancak öz-değer artırıcı aktiviteler yapmak, sağlıklı ilişkiler kurmak ve destekleyici bir çevre edinmek bu süreci kolaylaştırabilir.Özgüvensizlikle başa çıkmanın anahtarı, kişinin kendine şefkat göstermesi, güçlü yönlerine odaklanması ve sürekli olarak küçük adımlarla daha güçlü bir benlik duygusu inşa etmesidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/02UAYlk4f0ylFWVAsDjK_w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zekaya, göre, özgüvensiz, insanların, çok, kurduğu, cümle</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/02UAYlk4f0ylFWVAsDjK_w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yapay zekaya göre özgüvensiz insanların en çok kurduğu 10 cümle"><p>Kişinin kendi yeteneklerine, düşüncelerine veya dış görünüşüne güvenmemesi durumu olan özgüvensizlik, genellikle geçmişteki olumsuz deneyimlerin, eleştirilerin, başarısızlıkların veya toplumun dayattığı ideal standartların bir sonucu olarak gelişir. Çoğu zaman bireylerin kişisel gelişiminin önünde bir bariyer olan bu duygu, sosyal uyumsuzluğu da beraberinde getirebilir. Yapay zeka, özgüvensiz insanların en çok kurduğu 10 cümleyi açıkladı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xCNkyMpZSkyeuj7FXPhXuA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özgüvensizlik, sadece duygusal değil, aynı zamanda fiziksel ve zihinsel sağlık üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilir. Kişi, kendini sürekli olarak yetersiz, eksik veya başarısız hissedebilir. Bu durum depresyon, kaygı bozuklukları, stres ve düşük motivasyon gibi sorunların ortaya çıkmasına neden olur. Özgüvensiz birey, toplum içinde daha çekingen ve utangaç tavırlar sergiler. Bu davranış, zamanla sosyal fobiye dönüşebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/elIJ9h6mf0WE2pdEt4hbQA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özgüvensiz bireylerde kendini kıyaslama, özellikle başkalarının başarılarıyla karşılaştırma eğilimi sıklıkla görülür. Özgüven eksikliği yaşayan insanlar, genellikle "yapamam", "yetersizim", "başaramam" gibi olumsuz düşüncelerle kendilerini sınırlayan bir içsel konuşma tarzına sahiptirler. Ayrıca, küçük başarılara bile yeterince değer vermezler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aXv5OwKa3EWVNRJkvUd1Vw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özgüvensizlikle başa çıkmak, zorlu bir süreç olsa da imkansız değildir. İlk adım, kişinin bu durumu fark etmesi ve kabul etmesidir. Kendi olumsuz düşünce kalıplarını tanımak, onlarla yüzleşmek ve yerine daha olumlu ve gerçekçi düşünceler koymak önemlidir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pjzqsIRE_EutA-AEehkKIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu süreçte bir terapist ya da danışmandan destek almak, olumsuz düşüncelerin ve davranışların daha etkin bir şekilde ele alınmasını sağlayabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R8QMq6IzF0akMb4cY5wMXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Bunu yapabileceğimi sanmıyorum."
"Başarısız olursam, herkes bana güler."
"Bu konuda yeterli değilim.''
"Herkes benden daha başarılı.''
"Bunu doğru yapamazsam, kimse bana yeteri kadar değer vermez."
"Belki de bu iş/eğitim benim kapasitemi aşıyordur''
"Beni kimse gerçekten sevemez."
"Ne zaman kendimi göstermek istesem hata yapıyorum."
"Benim fikirlerim o kadar önemli değil."
"Çok istiyorum ama buna layık mıyım bilmiyorum.''</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iZ_VEcM-uEa3NWUtHVfZQA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özgüven geliştirmek zaman alabilir ancak öz-değer artırıcı aktiviteler yapmak, sağlıklı ilişkiler kurmak ve destekleyici bir çevre edinmek bu süreci kolaylaştırabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F0zK6emRrEef291mRqvUtw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özgüvensizlikle başa çıkmanın anahtarı, kişinin kendine şefkat göstermesi, güçlü yönlerine odaklanması ve sürekli olarak küçük adımlarla daha güçlü bir benlik duygusu inşa etmesidir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Badem, Hindistan cevizi, İnek sütü: Hangisi daha sağlıklı?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/badem-hindistan-cevizi-inek-sutu-hangisi-daha-saglikli</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/badem-hindistan-cevizi-inek-sutu-hangisi-daha-saglikli</guid>
<description><![CDATA[ Kalsiyum ve önemli besinler açısından zengin bir kaynak olan süt, bireysel diyet ihtiyaçlarına ve tercihlerine göre çeşitli seçenekler sunar. İnek sütü protein ve vitamin açısından zengindir, badem, Hindistan cevizi ve soya sütü ise laktoz intoleransı veya vegan diyeti olanlar için alternatif olarak hizmet eder. Her tür benzersiz faydalar sağlar ve belirli sağlık hedeflerine göre seçim yapmayı zorunlu hale getirir.ABD&#039;de ve Asya&#039;nın bazı bölgelerinde birçok kişi sütü popüler bir içecek olarak seçiyor. Kalsiyum açısından zengin olan süt, binlerce yıldır kullanılıyor ve önemli besinlerin ana kaynaklarından biri olduğu söyleniyor.
Çocukken hepimiz neredeyse her gün bir bardak içerdik ve özellikle kahvaltıda yer alıyorsa asla atlamazdık. Ancak yıllar geçtikçe içecek seçimimiz ve laktoz intoleransı durumlarının artmasıyla süt, ününü kafeine kaptırdı.Süt hala birçok kültürde ve gelenekte temel bir gıdadır. Batı diyetlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte artık birden fazla türü mevcuttur. Süt ineklerden elde edilir ve tüketim için pastörize edilir. Ancak laktoz intoleransı olan kişiler süt tüketemez ve süte alerjisi olanlar badem sütü, hindistan cevizi sütü ve soya sütü gibi vegan seçenekleri tercih edebilir.Market raflarınızda birden fazla seçenek bulunması, hangi sütün sizin için en sağlıklı ve en iyi olduğunu bulmanız için bir durum yarattı. Sizin için en sağlıklı seçenek beslenme ihtiyaçlarınıza ve diyet tercihlerinize dayanmaktadır.Fındıktan yapılan badem sütü şekersizdir ve kalorisi düşüktür. Bardak başına 30 - 50 kalori içerir ve süt, cilt sağlığını ve bağışıklığı desteklemeye yardımcı olan E vitamini ve antioksidanlar açısından zengindir.Paketlenmiş badem sütü, D vitamini ve kalsiyum ile güçlendirilmiştir ve bu da onu kemikler için sağlıklı bir içecek haline getirir. Ancak badem sütü, bardak başına 1 gramdan az protein içerir, düşük proteinlidir.Hindistan cevizi sütü zengin ve kremsi bir tada sahiptir ve doğal olarak tatlandırılmıştır. Hindistan cevizi sütü genellikle yemek pişirmede ve/veya kahve yapmak için kullanılır.Süt, enerji ve metabolizmayı artıran orta zincirli trigliseritler içerir. Hindistan cevizi sütü doymuş yağ içerir ve bir seferde bir fincandan fazla içmenize izin vermez. Hindistan cevizi sütü sadece taze olarak mevcut olduğundan, süt protein ve kalsiyum açısından düşüktür.İnek sütü kalsiyum ve protein açısından zengindir ve kas gelişimine yardımcı olur. İneğin ürettiği süt ayrıca kalsiyum, potasyum ve B12 ve D Vitaminleri açısından zengindir. İneğin sütü ayrıca beyin ve hormon sağlığını destekleyen sağlıklı yağ içerir. Süt, besin açısından yoğun bir seçeneğe ihtiyaç duyan kişiler için idealdir.Yulaf sütü bitki bazlı bir seçenektir ve genellikle kahve ve tahıllarda kullanılır. Süt neredeyse pastörize inek sütüne benzer ve hafif tatlı bir tada sahiptir. Yulaf sütü lif açısından zengindir ve ayrıca kalsiyum, B12 ve D Vitaminleri içerir ve kalorisi yüksektir.Soya sütü besleyicidir ve inek sütüne sağlıklı bir alternatiftir. Süt, soyanın tüm 9 temel amino asidi üretmesi nedeniyle iyi bir protein kaynağıdır. Ayrıca, kolesterol seviyelerini düşürmeye ve kardiyovasküler sorun riskini azaltmaya yardımcı olan kalsiyum, D vitamini ve düşük doymuş yağ içerir. Ancak soya sütü biraz tatsızdır ve daha çok fasulyeye benzer.Kilo Yönetimi: Badem sütü (tatlandırılmamış), düşük kalorili içeriği nedeniyle en iyi seçimdir.Protein İhtiyaçları: İnek tam yağlı sütü en protein açısından zengin olanıdır.Kalp Sağlığı: Badem sütü ve soya sütü, doymuş yağ açısından en düşük olanlardır.Laktoz İntoleransı veya Vegan Diyeti: Badem veya hindistan cevizi sütü, doğal olarak laktoz içermediklerinden daha iyidir. Farklı sütler farklı besinler sunar ve çoğunlukla hepsi kalsiyum, protein ve D vitamini açısından zengindir. Birçok kişinin belirli türdeki kuruyemişlere, laktoza veya hatta soyaya alerjisi vardır, bu nedenle vücudunuza uygun sekiz seçeneği seçtiğinizden ve sütteki yağ içeriğini kontrol ettiğinizden emin olun, ayrıca raflardan yeni çıkmış süte eklenen katkı maddeleri ve tatlandırıcılar vardır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UqsXjLBAxk-tYGyBlSQkMw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Badem, Hindistan, cevizi, İnek, sütü:, Hangisi, daha, sağlıklı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UqsXjLBAxk-tYGyBlSQkMw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Badem, Hindistan cevizi, İnek sütü: Hangisi daha sağlıklı?"><p>Kalsiyum ve önemli besinler açısından zengin bir kaynak olan süt, bireysel diyet ihtiyaçlarına ve tercihlerine göre çeşitli seçenekler sunar. İnek sütü protein ve vitamin açısından zengindir, badem, Hindistan cevizi ve soya sütü ise laktoz intoleransı veya vegan diyeti olanlar için alternatif olarak hizmet eder. Her tür benzersiz faydalar sağlar ve belirli sağlık hedeflerine göre seçim yapmayı zorunlu hale getirir.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Jn1zkQVj4kuMERl34mx6RQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de ve Asya'nın bazı bölgelerinde birçok kişi sütü popüler bir içecek olarak seçiyor. Kalsiyum açısından zengin olan süt, binlerce yıldır kullanılıyor ve önemli besinlerin ana kaynaklarından biri olduğu söyleniyor.
Çocukken hepimiz neredeyse her gün bir bardak içerdik ve özellikle kahvaltıda yer alıyorsa asla atlamazdık. Ancak yıllar geçtikçe içecek seçimimiz ve laktoz intoleransı durumlarının artmasıyla süt, ününü kafeine kaptırdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xu5XPCNRIE-9O7fkTYl2pQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Süt hala birçok kültürde ve gelenekte temel bir gıdadır. Batı diyetlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte artık birden fazla türü mevcuttur. Süt ineklerden elde edilir ve tüketim için pastörize edilir. Ancak laktoz intoleransı olan kişiler süt tüketemez ve süte alerjisi olanlar badem sütü, hindistan cevizi sütü ve soya sütü gibi vegan seçenekleri tercih edebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xqNH4OKL2Ei-iTu7esKW5g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Market raflarınızda birden fazla seçenek bulunması, hangi sütün sizin için en sağlıklı ve en iyi olduğunu bulmanız için bir durum yarattı. Sizin için en sağlıklı seçenek beslenme ihtiyaçlarınıza ve diyet tercihlerinize dayanmaktadır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xtBGs1mSX0SPVczt73tD1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fındıktan yapılan badem sütü şekersizdir ve kalorisi düşüktür. Bardak başına 30 - 50 kalori içerir ve süt, cilt sağlığını ve bağışıklığı desteklemeye yardımcı olan E vitamini ve antioksidanlar açısından zengindir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zgEVawYlkkeuj6cW1J6KWg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Paketlenmiş badem sütü, D vitamini ve kalsiyum ile güçlendirilmiştir ve bu da onu kemikler için sağlıklı bir içecek haline getirir. Ancak badem sütü, bardak başına 1 gramdan az protein içerir, düşük proteinlidir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/My7368qulkChjYBug5qG_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hindistan cevizi sütü zengin ve kremsi bir tada sahiptir ve doğal olarak tatlandırılmıştır. Hindistan cevizi sütü genellikle yemek pişirmede ve/veya kahve yapmak için kullanılır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m16LbQzh2UiimY19eiQyZQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Süt, enerji ve metabolizmayı artıran orta zincirli trigliseritler içerir. Hindistan cevizi sütü doymuş yağ içerir ve bir seferde bir fincandan fazla içmenize izin vermez. Hindistan cevizi sütü sadece taze olarak mevcut olduğundan, süt protein ve kalsiyum açısından düşüktür.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Y245h6xM8kOjeGdzQ4Qdkg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İnek sütü kalsiyum ve protein açısından zengindir ve kas gelişimine yardımcı olur. İneğin ürettiği süt ayrıca kalsiyum, potasyum ve B12 ve D Vitaminleri açısından zengindir. İneğin sütü ayrıca beyin ve hormon sağlığını destekleyen sağlıklı yağ içerir. Süt, besin açısından yoğun bir seçeneğe ihtiyaç duyan kişiler için idealdir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rMVYZXNXzEG4ZDHfA94fqQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yulaf sütü bitki bazlı bir seçenektir ve genellikle kahve ve tahıllarda kullanılır. Süt neredeyse pastörize inek sütüne benzer ve hafif tatlı bir tada sahiptir. Yulaf sütü lif açısından zengindir ve ayrıca kalsiyum, B12 ve D Vitaminleri içerir ve kalorisi yüksektir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oxurBX-l3EGkwKgO25HilA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Soya sütü besleyicidir ve inek sütüne sağlıklı bir alternatiftir. Süt, soyanın tüm 9 temel amino asidi üretmesi nedeniyle iyi bir protein kaynağıdır. Ayrıca, kolesterol seviyelerini düşürmeye ve kardiyovasküler sorun riskini azaltmaya yardımcı olan kalsiyum, D vitamini ve düşük doymuş yağ içerir. Ancak soya sütü biraz tatsızdır ve daha çok fasulyeye benzer.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CbxqC_JdKkGmpvU1PzBrAg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kilo Yönetimi: Badem sütü (tatlandırılmamış), düşük kalorili içeriği nedeniyle en iyi seçimdir.Protein İhtiyaçları: İnek tam yağlı sütü en protein açısından zengin olanıdır.Kalp Sağlığı: Badem sütü ve soya sütü, doymuş yağ açısından en düşük olanlardır.Laktoz İntoleransı veya Vegan Diyeti: Badem veya hindistan cevizi sütü, doğal olarak laktoz içermediklerinden daha iyidir. Farklı sütler farklı besinler sunar ve çoğunlukla hepsi kalsiyum, protein ve D vitamini açısından zengindir. Birçok kişinin belirli türdeki kuruyemişlere, laktoza veya hatta soyaya alerjisi vardır, bu nedenle vücudunuza uygun sekiz seçeneği seçtiğinizden ve sütteki yağ içeriğini kontrol ettiğinizden emin olun, ayrıca raflardan yeni çıkmış süte eklenen katkı maddeleri ve tatlandırıcılar vardır.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Göbek yağını yakmayı mı hedefliyorsunuz? Bu sebzeler metabolizmayı hızlandırıyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/goebek-yagini-yakmayi-mi-hedefliyorsunuz-bu-sebzeler-metabolizmayi-hizlandiriyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/goebek-yagini-yakmayi-mi-hedefliyorsunuz-bu-sebzeler-metabolizmayi-hizlandiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Diyet ve egzersiz yapsanız bile bazen göbek yağlarından kurtulmak kolay olmayabilir. Organların etrafındaki aşırı iç organ yağı diyabet ve kalp hastalığı gibi rahatsızlıklara yol açabilir. Yeşil yapraklı sebzeler, limon suyu ve zencefil gibi malzemeler içeren yeşil smoothieler metabolizmayı hızlandırabilir, sindirime yardımcı olabilir ve kilo kaybını destekleyebilir.Bol miktarda egzersiz ve uygun bir diyet içermesine rağmen, göbek yağı (iç organ yağı) arzu edilen vücuda ulaşmak için çok çabalamanızın önüne geçecek kadar inatçı olabilir.Aşırı miktarda göbek yağı sadece fit görünmeyi hedefleyen kişiler için bir endişe kaynağı olmakla kalmaz, aynı zamanda cinsiyetten bağımsız olarak daha büyük bir sağlık sorunudur.Yuvarlak bir orta bölüme veya &#039;elma şekline&#039; katkıda bulunan aşırı göbek yağı, iç organ yağı birikiminin bir işareti olabilir. Ve iç organ yağı, sağlığınız için en önemli olan göbek yağıdır. Deri altı yağ, cildinizin hemen altında bulunur ve aynada gördüğünüz şeydir. Ancak iç organ yağı daha derinlere gider.Organlarınızı çevreler ve diyabet, kalp hastalığı, polikistik over sendromu (PCOS) ve daha fazlası gibi rahatsızlıklar için risk altına sokabilir. Göbek yağını kaybetmenin faydaları, siluetinizi tanımlayan kıyafetlerinize uymanın çok ötesine geçer. Göbek yağını kaybetmek sağlığınız için önemlidir.Şimdi, uygun bir diyet, düzenli egzersiz ve belirli otlar ve baharatların yanı sıra - vücudun kendi yağ yakma yeteneklerini desteklediği bilinen temel bileşenleri seçerseniz bazı yeşil smoothieler size gizlice yağ yakma desteği sağlayabilir. Kahve ve yeşil çay gibi bileşenler, bir miktar kafein ve temel besin sağlayarak metabolizmayı artırabilir.İster lahana, ıspanak, kara lahana veya marul tercih edin, yapraklı yeşillikleri diyetinize dahil etmek kilo verme hedefinize yardımcı olacaktır. Her iki diyetisyen de lif açısından zengin ve çok yönlü oldukları için bunları öneriyor. &quot;Sotelenebilir, salata olarak yenebilir veya ekmek yerine dürüm olarak kullanılabilirler. Yeşil yapraklı sebzeler, meyveler ve diğer malzemelerle yapılan yeşil smoothieler kilo kaybına ve göbek yağının eritilmesine yardımcı olabilir.Ispanak: Lif açısından zengin ve kalorisi düşük olan ıspanak, tok hissetmenize ve kilo vermenize yardımcı olabilir.
Kara lahana ve marul: Bu yeşil yapraklı sebzeler çok yönlüdür ve birçok şekilde yenebilir.Diğer malzemeler;Limon suyu: Vücudun özellikle egzersiz sırasında yağ yakmasına yardımcı olabilen C vitamini içerir.Salatalık: Su içeriği yüksek ve kalorisi düşük olan salatalık, susuz kalmamanıza ve tok kalmanıza yardımcı olabilir.Zencefil: Metabolizmayı hızlandırmaya ve sindirime yardımcı olabilir.Yeşil smoothieler, tok hissetmenize ve vücudunuzun yağ yakmasını teşvik eden besinler sağlayarak göbek yağını eritmenize yardımcı olabilir.
Yeşil smoothielerdeki polifenoller, hücreleri oksidasyondan (veya yaşa bağlı hasardan) koruyarak süper şarjlı antioksidanlar gibi çalışır, böylece daha iyi çalışırlar, bu da tekrar çocuk gibi yağ yakmak anlamına gelir. Shake&#039;ler ayrıca açlığı kontrol eden ve kasları koruyan bitki proteinleriyle doludur.Proteinin termik etkisi sayesinde, vücudun diğer tüm makro besinlerden daha hızlı kalori yakmasına olanak tanır.Yeşil smoothieler tok hissetmenize ve açlık seviyenizi kontrol altında tutmanıza yardımcı olabilir. Vücudunuzun yağ yakmasına ve detoksifikasyonuna yardımcı olabilir ve sağlıklı bir bağırsak astarı oluşturmanıza yardımcı olabilir. Yeşillikler saçınızın, cildinizin ve tırnaklarınızın görünümünü de iyileştirir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g_MsYYUnMUeX1m-nK04pyQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Göbek, yağını, yakmayı, mı, hedefliyorsunuz, sebzeler, metabolizmayı, hızlandırıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g_MsYYUnMUeX1m-nK04pyQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Göbek yağını yakmayı mı hedefliyorsunuz? Bu sebzeler metabolizmayı hızlandırıyor"><p>Diyet ve egzersiz yapsanız bile bazen göbek yağlarından kurtulmak kolay olmayabilir. Organların etrafındaki aşırı iç organ yağı diyabet ve kalp hastalığı gibi rahatsızlıklara yol açabilir. Yeşil yapraklı sebzeler, limon suyu ve zencefil gibi malzemeler içeren yeşil smoothieler metabolizmayı hızlandırabilir, sindirime yardımcı olabilir ve kilo kaybını destekleyebilir.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Jru31ai1T0unk-3FzqUaGA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bol miktarda egzersiz ve uygun bir diyet içermesine rağmen, göbek yağı (iç organ yağı) arzu edilen vücuda ulaşmak için çok çabalamanızın önüne geçecek kadar inatçı olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BSi8wRa2nE2xTc9aaSdArw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aşırı miktarda göbek yağı sadece fit görünmeyi hedefleyen kişiler için bir endişe kaynağı olmakla kalmaz, aynı zamanda cinsiyetten bağımsız olarak daha büyük bir sağlık sorunudur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BN6cKtODj0G5M3YRDnMOlA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yuvarlak bir orta bölüme veya 'elma şekline' katkıda bulunan aşırı göbek yağı, iç organ yağı birikiminin bir işareti olabilir. Ve iç organ yağı, sağlığınız için en önemli olan göbek yağıdır. Deri altı yağ, cildinizin hemen altında bulunur ve aynada gördüğünüz şeydir. Ancak iç organ yağı daha derinlere gider.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NjuMggz2QkqUTl2nhqqaVw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Organlarınızı çevreler ve diyabet, kalp hastalığı, polikistik over sendromu (PCOS) ve daha fazlası gibi rahatsızlıklar için risk altına sokabilir. Göbek yağını kaybetmenin faydaları, siluetinizi tanımlayan kıyafetlerinize uymanın çok ötesine geçer. Göbek yağını kaybetmek sağlığınız için önemlidir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MmMjNWuzzkGbkzPrpMs4XQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şimdi, uygun bir diyet, düzenli egzersiz ve belirli otlar ve baharatların yanı sıra - vücudun kendi yağ yakma yeteneklerini desteklediği bilinen temel bileşenleri seçerseniz bazı yeşil smoothieler size gizlice yağ yakma desteği sağlayabilir. Kahve ve yeşil çay gibi bileşenler, bir miktar kafein ve temel besin sağlayarak metabolizmayı artırabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T5AJJ5mLAU6nUb3UerUUTw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İster lahana, ıspanak, kara lahana veya marul tercih edin, yapraklı yeşillikleri diyetinize dahil etmek kilo verme hedefinize yardımcı olacaktır. Her iki diyetisyen de lif açısından zengin ve çok yönlü oldukları için bunları öneriyor. "Sotelenebilir, salata olarak yenebilir veya ekmek yerine dürüm olarak kullanılabilirler. Yeşil yapraklı sebzeler, meyveler ve diğer malzemelerle yapılan yeşil smoothieler kilo kaybına ve göbek yağının eritilmesine yardımcı olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7gcVdxa_QE6TxXj0P7JJAA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ispanak: Lif açısından zengin ve kalorisi düşük olan ıspanak, tok hissetmenize ve kilo vermenize yardımcı olabilir.
Kara lahana ve marul: Bu yeşil yapraklı sebzeler çok yönlüdür ve birçok şekilde yenebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s8-VblIoPEKneEbzy8BqjQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Diğer malzemeler;Limon suyu: Vücudun özellikle egzersiz sırasında yağ yakmasına yardımcı olabilen C vitamini içerir.Salatalık: Su içeriği yüksek ve kalorisi düşük olan salatalık, susuz kalmamanıza ve tok kalmanıza yardımcı olabilir.Zencefil: Metabolizmayı hızlandırmaya ve sindirime yardımcı olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0GZ4lymTGkyIL7zYWmRxMQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeşil smoothieler, tok hissetmenize ve vücudunuzun yağ yakmasını teşvik eden besinler sağlayarak göbek yağını eritmenize yardımcı olabilir.
Yeşil smoothielerdeki polifenoller, hücreleri oksidasyondan (veya yaşa bağlı hasardan) koruyarak süper şarjlı antioksidanlar gibi çalışır, böylece daha iyi çalışırlar, bu da tekrar çocuk gibi yağ yakmak anlamına gelir. Shake'ler ayrıca açlığı kontrol eden ve kasları koruyan bitki proteinleriyle doludur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/daN_1fuauUGQw9s9HHHRpg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Proteinin termik etkisi sayesinde, vücudun diğer tüm makro besinlerden daha hızlı kalori yakmasına olanak tanır.Yeşil smoothieler tok hissetmenize ve açlık seviyenizi kontrol altında tutmanıza yardımcı olabilir. Vücudunuzun yağ yakmasına ve detoksifikasyonuna yardımcı olabilir ve sağlıklı bir bağırsak astarı oluşturmanıza yardımcı olabilir. Yeşillikler saçınızın, cildinizin ve tırnaklarınızın görünümünü de iyileştirir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çay içmek ömrü uzatır mı? Bilim insanlarından yanıt gecikmedi</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/cay-icmek-oemru-uzatir-mi-bilim-insanlarindan-yanit-gecikmedi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/cay-icmek-oemru-uzatir-mi-bilim-insanlarindan-yanit-gecikmedi</guid>
<description><![CDATA[ Türk halkının favori içeceği olan siyah çayın genel sağlık üzerindeki etkileri üzerine yürütülen birçok bilimsel araştırma mevcut. Yapılan çalışmalarda, siyah çayın erken ölüm riskini azaltmasının yanı sıra kalp hastalıklarına yakalanma olasılığını düşürdüğü de ispatlandı. Uzmanlara göre, düzenli çay tüketimi, uzun ve sağlıklı bir yaşamın kapısını aralayabilir.2022 yılında yapılan bir çalışmada, günde iki veya daha fazla fincan çay içmenin, ölüm riskini yüzde 9 ile 13 arasında azaltabileceği ortaya konmuştu. Bununla birlikte, uzmanlar çayın çeşitli sağlık yararları sunduğunu belirtiyor.Siyah çayın içeriğinde bulunan antioksidanlar; kalp hastalıkları, kanser ve tip 2 diyabet gibi hastalıkların riskini düşürmeye yardımcı olabilir. Flavonoid adı verilen bu bileşiklerin, kolesterol ve tansiyon üzerinde de olumlu etkiler yaratarak kalp sağlığını desteklediği ifade ediliyor.2017’de yapılan bir araştırma, çay içen bireylerin kalp hastalıkları ve kalp krizi risklerinin, içmeyenlere göre sırasıyla yüzde 8 ve yüzde 10 oranında daha düşük olduğunu belirledi. 
Avustralya’daki Newcastle Üniversitesi’nden beslenme uzmanı Quan Vuong, yeşil çayın yüksek kateşin içerdiğini ancak siyah çayın da antioksidan özelliklerini kaybetmediğini belirtiyor.Bağırsak sağlığı üzerinde de önemli etkileri bulunan siyah çay, polifenol bileşenleri sayesinde zararlı bakterilerin azalmasına ve faydalı bakterilerin çoğalmasına yardımcı oluyor.
2017 yılında yapılan bir başka çalışma ise siyah çayın bağırsak sağlığını iyileştirerek zayıflamaya yardımcı olabileceğini göstermişti.Çay, aynı zamanda zihinsel performansı artırma ve stresle mücadele konusunda da etkili. Siyah ve yeşil çaydaki L-theanine amino asidi ve kafein, dikkat toplama konusunda yardımcı olurken, kafein çayda daha yavaş emildiği için enerji daha uzun süre sağlanıyor. L-theanine&#039;in, odaklanmayı geliştirmesi, hafızayı desteklemesi ve stresi azaltması gibi faydaları da bulunuyor.Çay içmenin rahatlatıcı etkisi sadece kimyasal bileşenlerinden değil, aynı zamanda aromatik özelliklerinden de kaynaklanıyor.
Yapılan birçok bilimsel araştırmaya göre, düzenli çay içmek, çeşitli hastalık risklerini azaltarak, daha sağlıklı ve uzun bir ömrün kapısını açıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/prQvpU7tkUSlW7qWK7mD9w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çay, içmek, ömrü, uzatır, mı, Bilim, insanlarından, yanıt, gecikmedi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/prQvpU7tkUSlW7qWK7mD9w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çay içmek ömrü uzatır mı? Bilim insanlarından yanıt gecikmedi"><p>Türk halkının favori içeceği olan siyah çayın genel sağlık üzerindeki etkileri üzerine yürütülen birçok bilimsel araştırma mevcut. Yapılan çalışmalarda, siyah çayın erken ölüm riskini azaltmasının yanı sıra kalp hastalıklarına yakalanma olasılığını düşürdüğü de ispatlandı. Uzmanlara göre, düzenli çay tüketimi, uzun ve sağlıklı bir yaşamın kapısını aralayabilir.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Xg1pGaPhck6CC_aXahsnaw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2022 yılında yapılan bir çalışmada, günde iki veya daha fazla fincan çay içmenin, ölüm riskini yüzde 9 ile 13 arasında azaltabileceği ortaya konmuştu. Bununla birlikte, uzmanlar çayın çeşitli sağlık yararları sunduğunu belirtiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KGT7ZKKtqUSdtNAePCn8HA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Siyah çayın içeriğinde bulunan antioksidanlar; kalp hastalıkları, kanser ve tip 2 diyabet gibi hastalıkların riskini düşürmeye yardımcı olabilir. Flavonoid adı verilen bu bileşiklerin, kolesterol ve tansiyon üzerinde de olumlu etkiler yaratarak kalp sağlığını desteklediği ifade ediliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s582ByAHJkGKq4IKCfTw0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2017’de yapılan bir araştırma, çay içen bireylerin kalp hastalıkları ve kalp krizi risklerinin, içmeyenlere göre sırasıyla yüzde 8 ve yüzde 10 oranında daha düşük olduğunu belirledi. 
Avustralya’daki Newcastle Üniversitesi’nden beslenme uzmanı Quan Vuong, yeşil çayın yüksek kateşin içerdiğini ancak siyah çayın da antioksidan özelliklerini kaybetmediğini belirtiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_QTI5MnOkUSFj6knFhA15A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bağırsak sağlığı üzerinde de önemli etkileri bulunan siyah çay, polifenol bileşenleri sayesinde zararlı bakterilerin azalmasına ve faydalı bakterilerin çoğalmasına yardımcı oluyor.
2017 yılında yapılan bir başka çalışma ise siyah çayın bağırsak sağlığını iyileştirerek zayıflamaya yardımcı olabileceğini göstermişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4grcNHdOB0KrXydrUvz20Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çay, aynı zamanda zihinsel performansı artırma ve stresle mücadele konusunda da etkili. Siyah ve yeşil çaydaki L-theanine amino asidi ve kafein, dikkat toplama konusunda yardımcı olurken, kafein çayda daha yavaş emildiği için enerji daha uzun süre sağlanıyor. L-theanine'in, odaklanmayı geliştirmesi, hafızayı desteklemesi ve stresi azaltması gibi faydaları da bulunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-HA0ten5NUuzS-GIfwloAA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çay içmenin rahatlatıcı etkisi sadece kimyasal bileşenlerinden değil, aynı zamanda aromatik özelliklerinden de kaynaklanıyor.
Yapılan birçok bilimsel araştırmaya göre, düzenli çay içmek, çeşitli hastalık risklerini azaltarak, daha sağlıklı ve uzun bir ömrün kapısını açıyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>7 yaşından bu yana ata mesleğini yapıyor: Yıllardır severek bu işi yapıyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/7-yasindan-bu-yana-ata-meslegini-yapiyor-yillardir-severek-bu-isi-yapiyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/7-yasindan-bu-yana-ata-meslegini-yapiyor-yillardir-severek-bu-isi-yapiyor</guid>
<description><![CDATA[ Aydın&#039;ın Koçarlı ilçesinde yaşayan ve 7 yaşından bu yana ata mesleği koyun çobanlığı mesleğini devam ettiren 39 yaşındaki Musa Türkoğlu, çok sevdiği koyunlardan kopamazken, yıllardır mesleğini severek yapıyor.Koçarlı ilçesi Boydere Mahallesi&#039;nde yaşayan 39 yaşındaki Musa Türkoğlu, yaklaşık 32 yıldır çobanlık yaparak geçimini sağlıyor. Ömrünü hayvanlara adayan Türkoğlu, günün büyük bir kısmını koyunlar ve kuzularla geçiriyor.Çobanlık mesleğini yapanların sayısının her geçen gün azaldığına dikkat çeken Türkoğlu, birçok kişinin sığır çobanlığına döndüğünü söyledi.Çobanlık mesleğini babasından devraldığını belirten Türkoğlu; “7 yaşımdan beri çobanlık yapıyorum. Zaten ata mesleğimiz. Koyunların içinde büyüdüm. Çobanlık, güzel olduğu kadar zor bir meslek. Çünkü, koyunlar düğün, cenaze dinlemez. Gününüzün büyük bölümü onlarla geçer. İlgi ister. &#039;Koyun, arı ve kadın&#039; gezmezse olmaz derler. Koyunlar hep gezdiği için bizim de günümüz meralarda geçiyor&quot; dedi.Son günlerde haberlerde aylıkla çobanlık yapanların maaşın yanında internet taleplerini de bir çoban olarak değerlendiren Türkoğlu, çobanların bu isteğinin oldukça makul karşılanması gerektiğini belirterek, &quot;Artık hayat şartları değişti. Z kuşağı denilen yeni nesil ve 21. yüzyıla ayak uyduran çobanlar da bir sosyal hayat istiyor.Dağ bayır dolaşıp koyun güden bizlerin en önemli eğlencesi artık internet oldu. Koyun yattığı anda bizler de sosyal medyada takılıyoruz. Çeşitli platformlarda paylaşımlar yapıp sanal ortamda da olsa konuşuyoruz. Eskiden çoban çoktu. Hayvanlar yatınca biz de aramızda muhabbet ederdik. Şu anda bir dağda 2 çoban olmuyor ki kiminle hasbıhal edelim. Bu nedenle çobanların iş ararken internet talep etmesi gayet makul karşılanmalı. Haliyle günümüzde internet de gerekiyor. Çünkü vakit geçirmek gerekiyor. Artık çobanın sosyal hayatı internet oluyor&quot; dedi.Gün geçtikçe çobanların sayısının azaldığını, gençlerin bu mesleğe ilgi göstermediğini ve çobanlık mesleğinin devamlılığının tehlikede olduğunu belirten Türkoğlu; “Eskiden bu bölgede çoban çoktu. Ama artık çobanlık yapan kalmadı. Herkes sığırcılığa dönüyor. Ben oğluma &#039;gel yap&#039; desem bu işi yapmaz. Artık bu işi yapacak insan bulamıyoruz. Aslında devlet teşvik edip, sosyal güvence verse belki genç nesil yapar ama en önemlisi de bu işi sevmesi lazım&quot; diye konuştu.Mera yapısından dolayı koyun sürüsünü sakız cinsinden karya cinsine çevirdiğini ifade eden Musa Türkoğlu, &quot;Karya cinsinin bakımı merinos veya tahirovaya göre daha rahat oluyor&quot; dedi. Genç ve bekar olan çobanların en büyük sorunun evlilik olduğunu da kaydeden Türkoğlu, bir çok genç çobanın kendisine mesleğinden dolayı kız verilmediği için çobanlığı bırakıp asgari ücretle başka işlerde çalışmaya başladığını kaydetti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JeXfvuZ0KUeW5f_gqOfDPA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yaşından, yana, ata, mesleğini, yapıyor:, Yıllardır, severek, işi, yapıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JeXfvuZ0KUeW5f_gqOfDPA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="7 yaşından bu yana ata mesleğini yapıyor: Yıllardır severek bu işi yapıyor"><p>Aydın'ın Koçarlı ilçesinde yaşayan ve 7 yaşından bu yana ata mesleği koyun çobanlığı mesleğini devam ettiren 39 yaşındaki Musa Türkoğlu, çok sevdiği koyunlardan kopamazken, yıllardır mesleğini severek yapıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Sp5UDxkWEUa1G3Qm6OSmWg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Koçarlı ilçesi Boydere Mahallesi'nde yaşayan 39 yaşındaki Musa Türkoğlu, yaklaşık 32 yıldır çobanlık yaparak geçimini sağlıyor. Ömrünü hayvanlara adayan Türkoğlu, günün büyük bir kısmını koyunlar ve kuzularla geçiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Pty9wAYDSUO1Qn492MZRlw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çobanlık mesleğini yapanların sayısının her geçen gün azaldığına dikkat çeken Türkoğlu, birçok kişinin sığır çobanlığına döndüğünü söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_Girg7AbRU-Zm4W1tXkTWw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çobanlık mesleğini babasından devraldığını belirten Türkoğlu; “7 yaşımdan beri çobanlık yapıyorum. Zaten ata mesleğimiz. Koyunların içinde büyüdüm. Çobanlık, güzel olduğu kadar zor bir meslek. Çünkü, koyunlar düğün, cenaze dinlemez. Gününüzün büyük bölümü onlarla geçer. İlgi ister. 'Koyun, arı ve kadın' gezmezse olmaz derler. Koyunlar hep gezdiği için bizim de günümüz meralarda geçiyor" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Y_gYmv0mYEi1CrYflhpBQg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son günlerde haberlerde aylıkla çobanlık yapanların maaşın yanında internet taleplerini de bir çoban olarak değerlendiren Türkoğlu, çobanların bu isteğinin oldukça makul karşılanması gerektiğini belirterek, "Artık hayat şartları değişti. Z kuşağı denilen yeni nesil ve 21. yüzyıla ayak uyduran çobanlar da bir sosyal hayat istiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SL9w2WIP1kKdTSfXUmIUaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dağ bayır dolaşıp koyun güden bizlerin en önemli eğlencesi artık internet oldu. Koyun yattığı anda bizler de sosyal medyada takılıyoruz. Çeşitli platformlarda paylaşımlar yapıp sanal ortamda da olsa konuşuyoruz. Eskiden çoban çoktu. Hayvanlar yatınca biz de aramızda muhabbet ederdik. Şu anda bir dağda 2 çoban olmuyor ki kiminle hasbıhal edelim. Bu nedenle çobanların iş ararken internet talep etmesi gayet makul karşılanmalı. Haliyle günümüzde internet de gerekiyor. Çünkü vakit geçirmek gerekiyor. Artık çobanın sosyal hayatı internet oluyor" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ytc14nRIpkChISG0mVb8iw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gün geçtikçe çobanların sayısının azaldığını, gençlerin bu mesleğe ilgi göstermediğini ve çobanlık mesleğinin devamlılığının tehlikede olduğunu belirten Türkoğlu; “Eskiden bu bölgede çoban çoktu. Ama artık çobanlık yapan kalmadı. Herkes sığırcılığa dönüyor. Ben oğluma 'gel yap' desem bu işi yapmaz. Artık bu işi yapacak insan bulamıyoruz. Aslında devlet teşvik edip, sosyal güvence verse belki genç nesil yapar ama en önemlisi de bu işi sevmesi lazım" diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QGr-5uq5Vk-kG94wrBrElQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mera yapısından dolayı koyun sürüsünü sakız cinsinden karya cinsine çevirdiğini ifade eden Musa Türkoğlu, "Karya cinsinin bakımı merinos veya tahirovaya göre daha rahat oluyor" dedi. Genç ve bekar olan çobanların en büyük sorunun evlilik olduğunu da kaydeden Türkoğlu, bir çok genç çobanın kendisine mesleğinden dolayı kız verilmediği için çobanlığı bırakıp asgari ücretle başka işlerde çalışmaya başladığını kaydetti.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kışın eklem ağrısı neden olur?Uzmanların önerisi 4 yöntem kronik ağrıyı bıçak gibi kesiyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/kisin-eklem-agrisi-neden-oluruzmanlarin-oenerisi-4-yoentem-kronik-agriyi-bicak-gibi-kesiyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/kisin-eklem-agrisi-neden-oluruzmanlarin-oenerisi-4-yoentem-kronik-agriyi-bicak-gibi-kesiyor</guid>
<description><![CDATA[ Kronik eklem ağrısı çeken milyonlarca insan, soğuk havalarda semptomlarının kötüleştiğini görüyor. Araştırma, nem, yağmur ve rüzgar gibi hava koşullarını artan rahatsızlıkla ilişkilendiriyor. Soğuk hava sıcaklıkları, azalan aktivite ve düşük D vitamini seviyeleri, katkıda bulunan faktörler olarak tanımlanıyor ve uzmanlar kış eklem ağrısını yönetmek için çeşitli stratejiler öneriyor.Milyonlarca insan, genellikle soğuk hava nedeniyle kötüleşen kronik eklem ağrısı yaşıyor. Osteoartrit, romatoid artrit ve fibromiyalji gibi durumlar bu yaygın soruna katkıda bulunuyor.Araştırma, hava durumu ile ağrı seviyeleri arasında bir bağlantı olduğunu ve artan nem, yağmur ve rüzgarın olduğu günlerde daha yüksek ağrı bildirildiğini öne sürüyor. Diz osteoporozu ağrısı, sıcaklık düşüşleriyle arttı.Manchester Üniversitesi&#039;nden daha büyük bir çalışma da hava durumu ile kronik ağrı arasındaki bağlantıyı doğruladı ve 13.000&#039;den fazla katılımcıyı bir akıllı telefon uygulaması aracılığıyla takip etti.Kış yaklaşırken, artrit hastaları sıcaklığın ne zaman düşeceğini tam olarak biliyorlar çünkü elleri ve eklemleri ağrıyor.Parmaklardaki eklemler yanıyormuş gibi hissediyor ve donuk ağrı beni geceleri sık sık uyandırıyor. Daha soğuk günlerde, bazı insanlar parmaklarını o kadar sert hisseder ki kavanoz açmak veya düğme iliklemek gibi basit işler bile imkansız hale gelir.KIŞIN EKLEM AĞRISI NEDEN OLUR? Uzmanlar, soğuk havanın eklem ağrısını neden şiddetlendirdiğine dair çeşitli teoriler sunar. Düşük atmosfer basıncı eklemlerin etrafındaki doku genişlemesine neden olabilir. Soğuk sıcaklıklar ayrıca kan damarlarını daraltabilir ve kasların ve tendonların kasılmasına neden olarak sertliği artırabilir. Kışın azaltılmış fiziksel aktivite eklem sıvısını kalınlaştırarak sertliği kötüleştirebilir. Kışın düşük ruh halleri ve düşük D vitamini seviyeleri de artan ağrı algısına katkıda bulunabilir. Menopozlu kadınlar, iltihap önleyici özelliklere sahip olan östrojen seviyelerinin azalması nedeniyle artan ağrı yaşayabilir.Sağlık uzmanları kış eklem ağrısını yönetmek için çeşitli stratejiler önermektedir:KAT KAT SICAK GİYİNMEKSoğuk ve sert kış aylarında sıcak katmanlarla düzgün giyinmek esastır. Her zaman üstte ve altta bir iç katman giyin. Üstüne polar bir ceket veya yün bir kazak giymek ikinci bir katman olabilir. Vücudunuza ısırıcı soğuğun ulaşmasını önlemek için hepsini şişme bir ceketle kaplayın.Gününüze kışın yoga veya yüzme gibi düşük etkili egzersizlerle başlayın. Zaten eklem ağrısı çekiyorsanız, ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilecek düzenli esneme hareketleri yapmayı deneyin. Yemeklerden sonra her zaman kısa bir yürüyüşe çıkın. Vücudunuzu aktif tutmak kaslarınızın gevşemesine ve ağrının önlenmesine yardımcı olabilir.Spreyler ve losyonlar gibi reçetesiz satılan topikal ağrı kesici ürünler, devam eden eklem ağrısını bir miktar hafifletebilir. Isıtma yastıkları ve soğuk kompresler kullanarak sıcak veya soğuk terapiyi deneyin, bu ek rahatlama sağlayabilir.Kış aylarında güneş ışığına maruz kalmak zorunlu hale gelir, ancak hava bunu yapmamızı engeller. Sağlıklı bir kiloyu korumak ve D vitamini takviyeleri almak da eklem ağrısını tedavi etmek için önerilir.
Ağrı devam ederse, ağrı kesici ilaçlar veya tıbbi takviyeler gibi diğer seçenekler hakkında bir doktora veya eczacıya danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZMLvioL93EeQFniaUM1b3A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kışın, eklem, ağrısı, neden, olurUzmanların, önerisi, yöntem, kronik, ağrıyı, bıçak, gibi, kesiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZMLvioL93EeQFniaUM1b3A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kışın eklem ağrısı neden olur?Uzmanların önerisi 4 yöntem kronik ağrıyı bıçak gibi kesiyor"><p>Kronik eklem ağrısı çeken milyonlarca insan, soğuk havalarda semptomlarının kötüleştiğini görüyor. Araştırma, nem, yağmur ve rüzgar gibi hava koşullarını artan rahatsızlıkla ilişkilendiriyor. Soğuk hava sıcaklıkları, azalan aktivite ve düşük D vitamini seviyeleri, katkıda bulunan faktörler olarak tanımlanıyor ve uzmanlar kış eklem ağrısını yönetmek için çeşitli stratejiler öneriyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I91gyU68DUWzQZLu1ie0-A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Milyonlarca insan, genellikle soğuk hava nedeniyle kötüleşen kronik eklem ağrısı yaşıyor. Osteoartrit, romatoid artrit ve fibromiyalji gibi durumlar bu yaygın soruna katkıda bulunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dlI2QOawA0e_RcZ6dEAuOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırma, hava durumu ile ağrı seviyeleri arasında bir bağlantı olduğunu ve artan nem, yağmur ve rüzgarın olduğu günlerde daha yüksek ağrı bildirildiğini öne sürüyor. Diz osteoporozu ağrısı, sıcaklık düşüşleriyle arttı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zIx1HTyjqE2s2rem0iIOuQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Manchester Üniversitesi'nden daha büyük bir çalışma da hava durumu ile kronik ağrı arasındaki bağlantıyı doğruladı ve 13.000'den fazla katılımcıyı bir akıllı telefon uygulaması aracılığıyla takip etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GeAeT31d6U-ANwpRmTa2FQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kış yaklaşırken, artrit hastaları sıcaklığın ne zaman düşeceğini tam olarak biliyorlar çünkü elleri ve eklemleri ağrıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-m5A-a4V7kW_g203dVwCbQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Parmaklardaki eklemler yanıyormuş gibi hissediyor ve donuk ağrı beni geceleri sık sık uyandırıyor. Daha soğuk günlerde, bazı insanlar parmaklarını o kadar sert hisseder ki kavanoz açmak veya düğme iliklemek gibi basit işler bile imkansız hale gelir.KIŞIN EKLEM AĞRISI NEDEN OLUR? Uzmanlar, soğuk havanın eklem ağrısını neden şiddetlendirdiğine dair çeşitli teoriler sunar. Düşük atmosfer basıncı eklemlerin etrafındaki doku genişlemesine neden olabilir. Soğuk sıcaklıklar ayrıca kan damarlarını daraltabilir ve kasların ve tendonların kasılmasına neden olarak sertliği artırabilir. Kışın azaltılmış fiziksel aktivite eklem sıvısını kalınlaştırarak sertliği kötüleştirebilir. Kışın düşük ruh halleri ve düşük D vitamini seviyeleri de artan ağrı algısına katkıda bulunabilir. Menopozlu kadınlar, iltihap önleyici özelliklere sahip olan östrojen seviyelerinin azalması nedeniyle artan ağrı yaşayabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6UiEW2TuM0SCo3AZfxFAsA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sağlık uzmanları kış eklem ağrısını yönetmek için çeşitli stratejiler önermektedir:KAT KAT SICAK GİYİNMEKSoğuk ve sert kış aylarında sıcak katmanlarla düzgün giyinmek esastır. Her zaman üstte ve altta bir iç katman giyin. Üstüne polar bir ceket veya yün bir kazak giymek ikinci bir katman olabilir. Vücudunuza ısırıcı soğuğun ulaşmasını önlemek için hepsini şişme bir ceketle kaplayın.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-HDS73tln0yznqJBpaVSvA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gününüze kışın yoga veya yüzme gibi düşük etkili egzersizlerle başlayın. Zaten eklem ağrısı çekiyorsanız, ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilecek düzenli esneme hareketleri yapmayı deneyin. Yemeklerden sonra her zaman kısa bir yürüyüşe çıkın. Vücudunuzu aktif tutmak kaslarınızın gevşemesine ve ağrının önlenmesine yardımcı olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R2c5qbkySkOHvKVTDByN1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Spreyler ve losyonlar gibi reçetesiz satılan topikal ağrı kesici ürünler, devam eden eklem ağrısını bir miktar hafifletebilir. Isıtma yastıkları ve soğuk kompresler kullanarak sıcak veya soğuk terapiyi deneyin, bu ek rahatlama sağlayabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_g73-r78a0-okiFR6GSVZg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kış aylarında güneş ışığına maruz kalmak zorunlu hale gelir, ancak hava bunu yapmamızı engeller. Sağlıklı bir kiloyu korumak ve D vitamini takviyeleri almak da eklem ağrısını tedavi etmek için önerilir.
Ağrı devam ederse, ağrı kesici ilaçlar veya tıbbi takviyeler gibi diğer seçenekler hakkında bir doktora veya eczacıya danışın.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilimsel olarak kanıtlandı: Arta kalan kahveyi saçınız için saklayın!</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/bilimsel-olarak-kanitlandi-arta-kalan-kahveyi-saciniz-icin-saklayin</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/bilimsel-olarak-kanitlandi-arta-kalan-kahveyi-saciniz-icin-saklayin</guid>
<description><![CDATA[ Arta kalan kahveyi bir saç bakım sırrına dönüştüren kafein, saç büyümesini desteklemeye, saç incelmesini önlemeye ve doğrudan topikal uygulama yoluyla antioksidan sağlamaya yardımcı olur. Saç derisine kan akışını uyarır ve saç dökülmesiyle bağlantılı hormonları engeller, tüketimden daha etkili olduğu kanıtlanmıştır.Sürekli değişen iklim, sorunlu kirlilik, pek de sağlıklı olmayan beslenme ve sürekli saç bakım ve şekillendirme ürünleri kullanımıyla, saçlarımız genellikle tüm bunların yükünü çeker.Peki ya biraz kahveyi bir kenara koyarak saçınıza bir iyilik yapabilseydiniz? Evet, doğru duydunuz, kafeinin saç uzaması için faydalı olduğu kanıtlanmıştır.Saç incelmesi, insanların yaygın endişelerinden biridir ve yaşla birlikte hızlanır. Kafein, incelmeyi önlemeye yardımcı olabilir. Ayrıca sağlıklı bir antioksidan dozu sağlayabilir ve böylece kan akışını uyarabilir ve saç dökülmesiyle ilgili hormonlarla etkileşime girebilir.2014 yılında yapılan bir çalışma, kafeinin insan saç kökleri üzerindeki büyümeyi teşvik edici etkilerini ortaya koydu.Çalışma, hem erkeklerde hem de kadınlarda kafeinin saç şaftının uzamasını, anagen süresinin uzamasını ve saç matrisi keratinosit çoğalmasını uyardığını buldu. Kadınlar, erkeklere kıyasla kafeine karşı daha yüksek hassasiyet gösterdi.Kafein bir uyarıcı görevi görür ve kafa derisine kan akışını artırır. Bu süreç, saç köklerine oksijen gibi büyüme faktörlerinin ve besin maddelerinin alınmasını artırır ve büyüme döngüsünü harekete geçirir.Kafein, hücreleri UV radyasyonuna karşı korumaya yardımcı olan ve böylece cildin fotoyaşlanma sürecini yavaşlatan güçlü antioksidan özelliklere sahiptir.Başka bir çalışma, kafeinin, androjenik alopesiye yol açabilen saç kökü hasarıyla bağlantılı bir hormon olan testosteronun dihidrotestosterona dönüşümünü engelleme potansiyeline sahip olduğunu göstermiştir.Kahvenin topikal uygulaması, tüketimden daha iyidir. Bunun nedeni, kafein tükettiğinizde, sindirim sisteminden geçmesi ve ardından kan dolaşımına emilmesidir. Ancak, tipik olarak uyguladığınızda, doğrudan saç köklerine ulaşabilir ve size istenen sonuçları sağlayabilir.Kafeini saç bakım rejiminize dahil etmenin en iyi yolu, kafein içeren saç derisi serumları, yağları ve şampuanları bulmaktır.Kahveniz saç uzamasına yardımcı olabilir ve saç inceltme etkilerini ortadan kaldırabilir, ancak saç dökülmesi ilaçlarının yerini tutmaz. Ayrıca, kafeinin reçeteli ilaçlar kadar etkili olmadığını ve hiçbir tedavinin yerini almayacağını anlamak önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hmJqQ8OWt0yL5WStccaEWQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilimsel, olarak, kanıtlandı:, Arta, kalan, kahveyi, saçınız, için, saklayın</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hmJqQ8OWt0yL5WStccaEWQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bilimsel olarak kanıtlandı: Arta kalan kahveyi saçınız için saklayın!"><p>Arta kalan kahveyi bir saç bakım sırrına dönüştüren kafein, saç büyümesini desteklemeye, saç incelmesini önlemeye ve doğrudan topikal uygulama yoluyla antioksidan sağlamaya yardımcı olur. Saç derisine kan akışını uyarır ve saç dökülmesiyle bağlantılı hormonları engeller, tüketimden daha etkili olduğu kanıtlanmıştır.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UnisNJGh2UqadLNP1_Vk4g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sürekli değişen iklim, sorunlu kirlilik, pek de sağlıklı olmayan beslenme ve sürekli saç bakım ve şekillendirme ürünleri kullanımıyla, saçlarımız genellikle tüm bunların yükünü çeker.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SDpssOee5Ua3EpzRTmskEg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Peki ya biraz kahveyi bir kenara koyarak saçınıza bir iyilik yapabilseydiniz? Evet, doğru duydunuz, kafeinin saç uzaması için faydalı olduğu kanıtlanmıştır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0ue-9zh7XUmC6z0j8QJt4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Saç incelmesi, insanların yaygın endişelerinden biridir ve yaşla birlikte hızlanır. Kafein, incelmeyi önlemeye yardımcı olabilir. Ayrıca sağlıklı bir antioksidan dozu sağlayabilir ve böylece kan akışını uyarabilir ve saç dökülmesiyle ilgili hormonlarla etkileşime girebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hv4oZgdZEkyf08gMfcBUlg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2014 yılında yapılan bir çalışma, kafeinin insan saç kökleri üzerindeki büyümeyi teşvik edici etkilerini ortaya koydu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/w55SYo_uxk63NIOkJ2E_rw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalışma, hem erkeklerde hem de kadınlarda kafeinin saç şaftının uzamasını, anagen süresinin uzamasını ve saç matrisi keratinosit çoğalmasını uyardığını buldu. Kadınlar, erkeklere kıyasla kafeine karşı daha yüksek hassasiyet gösterdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KBpXRqEtHUGD7asa_sCbrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kafein bir uyarıcı görevi görür ve kafa derisine kan akışını artırır. Bu süreç, saç köklerine oksijen gibi büyüme faktörlerinin ve besin maddelerinin alınmasını artırır ve büyüme döngüsünü harekete geçirir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9HopFoEeEEigRNT5ACoqmw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kafein, hücreleri UV radyasyonuna karşı korumaya yardımcı olan ve böylece cildin fotoyaşlanma sürecini yavaşlatan güçlü antioksidan özelliklere sahiptir.Başka bir çalışma, kafeinin, androjenik alopesiye yol açabilen saç kökü hasarıyla bağlantılı bir hormon olan testosteronun dihidrotestosterona dönüşümünü engelleme potansiyeline sahip olduğunu göstermiştir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mhnf_t19i0C_ALXynGDmbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kahvenin topikal uygulaması, tüketimden daha iyidir. Bunun nedeni, kafein tükettiğinizde, sindirim sisteminden geçmesi ve ardından kan dolaşımına emilmesidir. Ancak, tipik olarak uyguladığınızda, doğrudan saç köklerine ulaşabilir ve size istenen sonuçları sağlayabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LaqyCpj4fEW485g60hu5qA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kafeini saç bakım rejiminize dahil etmenin en iyi yolu, kafein içeren saç derisi serumları, yağları ve şampuanları bulmaktır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QzHVpWqVIEi9afxVt8SN2Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kahveniz saç uzamasına yardımcı olabilir ve saç inceltme etkilerini ortadan kaldırabilir, ancak saç dökülmesi ilaçlarının yerini tutmaz. Ayrıca, kafeinin reçeteli ilaçlar kadar etkili olmadığını ve hiçbir tedavinin yerini almayacağını anlamak önemlidir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>40 yaşında meme kanseriyle yüzleşen doktor açıkladı: Kanserin belirtisi bile yoktu ama böyle fark ettiler</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/40-yasinda-meme-kanseriyle-yuzlesen-doktor-acikladi-kanserin-belirtisi-bile-yoktu-ama-boeyle-fark-ettiler</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/40-yasinda-meme-kanseriyle-yuzlesen-doktor-acikladi-kanserin-belirtisi-bile-yoktu-ama-boeyle-fark-ettiler</guid>
<description><![CDATA[ 40&#039;lı yaşlarının ortasındaki bir ABD&#039;li doktor, başlangıçta hiçbir belirti olmamasına rağmen meme kanseri teşhisi konma sürecini paylaştı. Hastalığın duygusal ve fiziksel zorluklarını ve normale dönmek için rutine dönmeyi vurgulayarak, iki taraflı mastektomi, kemoterapi ve ilaç tedavisi de dahil olmak üzere tedavi görüyor.Meme kanseri, dünya çapında kadınlarda en sık görülen kanserlerden biridir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından toplanan 2022 istatistikleri, kadınların yaklaşık %30&#039;unun her yıl meme kanseri teşhisi aldığını ve bugüne kadar 6.70.000&#039;den fazla ölüme neden olduğunu gösteriyor.ABD&#039;li bir doktor, meme kanserinden etkilenmenin sıkıntılarını ve ayrıca kendi kendine teşhis koyma sürecini paylaşıyor.40&#039;lı yaşlarının ortasındaki doktor, son yıllık mamografi testine kadar kendini sağlıklı ve dinç görüyordu. Hiçbir önemli belirti görmedi ve meme kanseri olma şansının çok düşük olduğunu varsaydı.Teşhis konulduğu gün testlerin ve meme radyasyon onkolojisinin yapılmasından daha çok, üç çocuk annesi olarak programının gerisinde kalmaktan endişe duyduğunu açıkladı. Doktorun, meme kanseri olamayacağına inandığı için radyoloji testi önermesine oldukça sinirlendiğini ancak radyolog sonucuyla geri döndüğünde işlerin değiştiğini belirtti.Doktora sağ göğsünde beş şüpheli kitle ve anormal görünümlü bir lenf nodu teşhisi kondu. Doktor, meme kanseri teşhisi sırasında binlerce hastaya danışmanlık yapmış ve radyolog test sonuçlarını kendisine bildirdiğinde sakin kalmaya çalışmıştı.Rutin mamogramları takip ettiği için teşhis konmuş olsaydı semptomları daha erken yakalayacağını açıkladı.Doktor, en büyük iki kitlenin ve lenf nodunun biyopsilerinin meme kanserini doğruladığını ve ardından bilateral mastektomi ve implant rekonstrüksiyonu geçirdiğini söyledi.Ameliyat öncesi testi kemoterapi veya radyoterapiye ihtiyacı olmayacağını gösterse de, yakın arkadaşı olan son patoloğu ve tıbbi onkoloğu tedavi planına kemoterapi ve CDK 4/6 inhibitörleri önerdi ve hatta östrojenini azaltmak için ilaç tedavisine başladı. Kanser riskini azaltmak için kadından yumurtalıklarını da çıkarması istendi.Kadın ayrıca yaşadığı çilede, kanseri erken evrelerde bulmanın bile travmasını azaltmadığını belirtti. Düşük riskli meme kanseri olan hastalarına, hastalıklarının onları muhtemelen öldürmeyeceğini ve şu anda radyasyon tedavisi yapmazlarsa, kanser geri gelirse bunu yapabileceklerini çünkü rutin görüntüleme ile muhtemelen erken yakalanacağını sık sık söylediğini vurguladı. Satırlarını düşününce, rutin kontroller sırasında kanserini erken evrelerde bulduğundan endişe ediyordu.Doktor, ameliyatından kısa bir süre sonra, sadece 2 hafta sonra işe geri döndü çünkü zaman üzerinde kontrol sahibi hissettiği tek zaman buydu. &quot;Bir doktor olarak, hastaları normale dönmek ve zihinlerini teşhisten uzaklaştırmak için mümkün olan en kısa sürede rutinlerine dönmeye teşvik ediyorum,&quot; dedi.Kemoterapiye başladıktan sonra doktor, iş yerinde gün boyunca meme kanseri olan insanlarla nasıl konuştuğu veya onlara nasıl baktığı konusunda endişeliydi ve geceleri kendi kanseri için endişeleniyordu.&quot;Bu süre zarfında, tek önceliklerim işe gitmek ve çocuklarım için orada olmaktı. Nadiren sosyal olarak dışarı çıktım, dışarıda çok fazla sipariş verdim ve çocuklarım kötü not aldığında üzülmedim.Kanser beni bir kez olsun kendime öncelik vermeye zorladı ve kanser öncesi önemli görünen şeyler bir kenara atıldı,&quot; dedi ve hastalığın düşüncelerini ve önceliklerini nasıl değiştirdiğini açıkladı.Doktor ayrıca radyasyonun ona nasıl kilo aldırdığını ve büyük miktarda saç döktüğünü açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OMbhjMqGFkCVNFsIP6KnJA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yaşında, meme, kanseriyle, yüzleşen, doktor, açıkladı:, Kanserin, belirtisi, bile, yoktu, ama, böyle, fark, ettiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OMbhjMqGFkCVNFsIP6KnJA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="40 yaşında meme kanseriyle yüzleşen doktor açıkladı: Kanserin belirtisi bile yoktu ama böyle fark ettiler"><p>40'lı yaşlarının ortasındaki bir ABD'li doktor, başlangıçta hiçbir belirti olmamasına rağmen meme kanseri teşhisi konma sürecini paylaştı. Hastalığın duygusal ve fiziksel zorluklarını ve normale dönmek için rutine dönmeyi vurgulayarak, iki taraflı mastektomi, kemoterapi ve ilaç tedavisi de dahil olmak üzere tedavi görüyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YLtVbYHJdka9KEKwQEs_5Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meme kanseri, dünya çapında kadınlarda en sık görülen kanserlerden biridir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından toplanan 2022 istatistikleri, kadınların yaklaşık %30'unun her yıl meme kanseri teşhisi aldığını ve bugüne kadar 6.70.000'den fazla ölüme neden olduğunu gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bxyqe_XH40-QDM1iKlupLQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'li bir doktor, meme kanserinden etkilenmenin sıkıntılarını ve ayrıca kendi kendine teşhis koyma sürecini paylaşıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/l5doAIUaEECkQw2_biuvCQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>40'lı yaşlarının ortasındaki doktor, son yıllık mamografi testine kadar kendini sağlıklı ve dinç görüyordu. Hiçbir önemli belirti görmedi ve meme kanseri olma şansının çok düşük olduğunu varsaydı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Qc69pxrFd0qfhEUMDjk6TQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Teşhis konulduğu gün testlerin ve meme radyasyon onkolojisinin yapılmasından daha çok, üç çocuk annesi olarak programının gerisinde kalmaktan endişe duyduğunu açıkladı. Doktorun, meme kanseri olamayacağına inandığı için radyoloji testi önermesine oldukça sinirlendiğini ancak radyolog sonucuyla geri döndüğünde işlerin değiştiğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/igqV8v1lq0WsIEWW6GAwkQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Doktora sağ göğsünde beş şüpheli kitle ve anormal görünümlü bir lenf nodu teşhisi kondu. Doktor, meme kanseri teşhisi sırasında binlerce hastaya danışmanlık yapmış ve radyolog test sonuçlarını kendisine bildirdiğinde sakin kalmaya çalışmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RsgSry3pe025LqDVL45D6w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rutin mamogramları takip ettiği için teşhis konmuş olsaydı semptomları daha erken yakalayacağını açıkladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S0PF9qrD7EKQ-9Dh9tiqQg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Doktor, en büyük iki kitlenin ve lenf nodunun biyopsilerinin meme kanserini doğruladığını ve ardından bilateral mastektomi ve implant rekonstrüksiyonu geçirdiğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GyE4xzTomE2bPT4hy9pNfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ameliyat öncesi testi kemoterapi veya radyoterapiye ihtiyacı olmayacağını gösterse de, yakın arkadaşı olan son patoloğu ve tıbbi onkoloğu tedavi planına kemoterapi ve CDK 4/6 inhibitörleri önerdi ve hatta östrojenini azaltmak için ilaç tedavisine başladı. Kanser riskini azaltmak için kadından yumurtalıklarını da çıkarması istendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OU66wWYuvEC5DWlAP_bMwQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kadın ayrıca yaşadığı çilede, kanseri erken evrelerde bulmanın bile travmasını azaltmadığını belirtti. Düşük riskli meme kanseri olan hastalarına, hastalıklarının onları muhtemelen öldürmeyeceğini ve şu anda radyasyon tedavisi yapmazlarsa, kanser geri gelirse bunu yapabileceklerini çünkü rutin görüntüleme ile muhtemelen erken yakalanacağını sık sık söylediğini vurguladı. Satırlarını düşününce, rutin kontroller sırasında kanserini erken evrelerde bulduğundan endişe ediyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PGlWcDqjT0SndJwKeeZ-GA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Doktor, ameliyatından kısa bir süre sonra, sadece 2 hafta sonra işe geri döndü çünkü zaman üzerinde kontrol sahibi hissettiği tek zaman buydu. "Bir doktor olarak, hastaları normale dönmek ve zihinlerini teşhisten uzaklaştırmak için mümkün olan en kısa sürede rutinlerine dönmeye teşvik ediyorum," dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R9vfkAQpv0CgdcHwVULiuw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kemoterapiye başladıktan sonra doktor, iş yerinde gün boyunca meme kanseri olan insanlarla nasıl konuştuğu veya onlara nasıl baktığı konusunda endişeliydi ve geceleri kendi kanseri için endişeleniyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uXx71dpEg0iDyPILnyh8Gg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Bu süre zarfında, tek önceliklerim işe gitmek ve çocuklarım için orada olmaktı. Nadiren sosyal olarak dışarı çıktım, dışarıda çok fazla sipariş verdim ve çocuklarım kötü not aldığında üzülmedim.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lW8CftzRaE2WhC20HXp1gQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kanser beni bir kez olsun kendime öncelik vermeye zorladı ve kanser öncesi önemli görünen şeyler bir kenara atıldı," dedi ve hastalığın düşüncelerini ve önceliklerini nasıl değiştirdiğini açıkladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SKgaVUSu5Eek_j8AsaCb7w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Doktor ayrıca radyasyonun ona nasıl kilo aldırdığını ve büyük miktarda saç döktüğünü açıkladı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ses getiren araştırma: Kırmızı üzümün yeni bir faydası keşfedildi</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/ses-getiren-arastirma-kirmizi-uzumun-yeni-bir-faydasi-kesfedildi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/ses-getiren-arastirma-kirmizi-uzumun-yeni-bir-faydasi-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Çinli bilim insanlarının yaptığı son araştırmaya göre, düzenli kırmızı üzüm tüketimi, erkek cinsel sağlığı için faydalı olabilir. Uzmanlar, kırmızı üzümde bulunan fenolik bileşiklerin, libido artırıcı etkisi olduğunu tespit etti.Bilim insanları, kırmızı üzüm suyunun, erektil disfonksiyon riskini yüzde 80&#039;e kadar azaltabileceğini keşfetti. Bu bulguyla birlikte, 40 yaş üzerindeki erkeklerin cinsel sağlıklarını desteklemek için haftada en az beş kez bir bardak kırmızı üzüm suyu içmeleri önerildi.The Ageing Male dergisinde yayımlanan araştırma; elma, portakal, ananas ya da domates suyunun düzenli tüketiminin, erkeklerin libido düşüklüğüne karşı koruma sağlamadığını gösterdi.Erektil disfonksiyon, genellikle kalp hastalıkları ve yüksek kolesterolle bağlantılı olan, penise kan taşıyan damarların daralmasından kaynaklanıyor. Diyabetli erkekler de yüksek kan şekeri nedeniyle daha büyük risk taşıyor çünkü bu durum, ereksiyon oluşturmada önemli olan damarları ve sinirleri zayıflatabiliyor.
Çeşitli araştırmalar, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin bu riskleri azaltabileceğini ortaya koymuştu ancak hangi içeceklerin yardımcı olacağına dair kesin bir bilgi yoktu.Çin&#039;in Tianjin Tıp Üniversitesi&#039;nden bilim insanları, 1.500 orta yaşlı erkeğin içki alışkanlıklarını inceleyerek, bu verileri cinsel uyarılma sorunları bildirenlerle karşılaştırdı. Araştırma, dokuz farklı içecekten yalnızca kırmızı üzüm suyunun belirgin bir fayda sağladığını gösterdi. Üstelik kırmızı üzüm suyunun etkisi, beyaz üzüm suyuna göre çok daha güçlüydü.Araştırmacılar, bunun nedeninin kırmızı üzümlerin, atardamarları sağlıklı tutarak kan akışını artırmaya yardımcı olan fenol adı verilen bitki kimyasallarını daha yüksek seviyelerde içermesi olduğunu belirtti.Çalışmanın sonuçlarına dayanarak, özellikle 40 yaş üzerindeki erkeklerin erektil disfonksiyon riskini azaltmak için haftada beş kez ve daha fazla kırmızı üzüm suyu tüketmelerinin faydalı olabileceği öne sürüldü. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jr1PokP--UGJJNW6pcxpXw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ses, getiren, araştırma:, Kırmızı, üzümün, yeni, bir, faydası, keşfedildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jr1PokP--UGJJNW6pcxpXw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ses getiren araştırma: Kırmızı üzümün yeni bir faydası keşfedildi"><p>Çinli bilim insanlarının yaptığı son araştırmaya göre, düzenli kırmızı üzüm tüketimi, erkek cinsel sağlığı için faydalı olabilir. Uzmanlar, kırmızı üzümde bulunan fenolik bileşiklerin, libido artırıcı etkisi olduğunu tespit etti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yPtlhDsenkmpERTQ_TEnaw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bilim insanları, kırmızı üzüm suyunun, erektil disfonksiyon riskini yüzde 80'e kadar azaltabileceğini keşfetti. Bu bulguyla birlikte, 40 yaş üzerindeki erkeklerin cinsel sağlıklarını desteklemek için haftada en az beş kez bir bardak kırmızı üzüm suyu içmeleri önerildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fb_rw0Mw1EySN68nWSY14A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>The Ageing Male dergisinde yayımlanan araştırma; elma, portakal, ananas ya da domates suyunun düzenli tüketiminin, erkeklerin libido düşüklüğüne karşı koruma sağlamadığını gösterdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9QFXltlcu0egdi289oRk0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Erektil disfonksiyon, genellikle kalp hastalıkları ve yüksek kolesterolle bağlantılı olan, penise kan taşıyan damarların daralmasından kaynaklanıyor. Diyabetli erkekler de yüksek kan şekeri nedeniyle daha büyük risk taşıyor çünkü bu durum, ereksiyon oluşturmada önemli olan damarları ve sinirleri zayıflatabiliyor.
Çeşitli araştırmalar, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin bu riskleri azaltabileceğini ortaya koymuştu ancak hangi içeceklerin yardımcı olacağına dair kesin bir bilgi yoktu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4bipGy0VnkWiCLJ4j6Ip2Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çin'in Tianjin Tıp Üniversitesi'nden bilim insanları, 1.500 orta yaşlı erkeğin içki alışkanlıklarını inceleyerek, bu verileri cinsel uyarılma sorunları bildirenlerle karşılaştırdı. Araştırma, dokuz farklı içecekten yalnızca kırmızı üzüm suyunun belirgin bir fayda sağladığını gösterdi. Üstelik kırmızı üzüm suyunun etkisi, beyaz üzüm suyuna göre çok daha güçlüydü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/G3qp4LgdEUmloDz00ztbiw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmacılar, bunun nedeninin kırmızı üzümlerin, atardamarları sağlıklı tutarak kan akışını artırmaya yardımcı olan fenol adı verilen bitki kimyasallarını daha yüksek seviyelerde içermesi olduğunu belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JE_O4wP_FEyKiTLnirYQQw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalışmanın sonuçlarına dayanarak, özellikle 40 yaş üzerindeki erkeklerin erektil disfonksiyon riskini azaltmak için haftada beş kez ve daha fazla kırmızı üzüm suyu tüketmelerinin faydalı olabileceği öne sürüldü.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kadın kuaförüydü, sanayide oto boyacısı oldu: Buradakiler bana &amp;quot;sanayinin ablası&amp;quot; diyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/kadin-kuafoeruydu-sanayide-oto-boyacisi-oldu-buradakiler-bana-sanayinin-ablasi-diyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/kadin-kuafoeruydu-sanayide-oto-boyacisi-oldu-buradakiler-bana-sanayinin-ablasi-diyor</guid>
<description><![CDATA[ Ordu&#039;nun Fatsa ilçesinde eğitim sonrası kadın kuaförlük belgesi alan Zehra Mutlu Zerey, mesleği yerine yardım için gittiği kuzeninin sanayideki iş yerinde oto boyacısı oldu. Araçların renk kodlarına göre özel olarak boya hazırlayan Zerey, işini sevdiğini belirtiyor.atsa ilçesinde yaşayan 3 çocuk annesi Zehra Mutlu Zerey (50), 4-5 yıllık eğitim sonrası kadın kuaförlük belgesi aldı.Bu sektörde çalışmayan Zerey, kuzenine yardım için gittiği sanayide araçlar için özel boya yapmayı öğrendi. Fatsa Büyük Sanayi Sitesi&#039;ndeki iş yerinde araçlara özel olarak boya dolumu yapan ve ‘sanayinin ablası&#039; olarak tanınan Zerey, bu mesleğin renklerle iç içe olduğu için kuaförlüğe benzediğini, mesleğini sevdiğini söyledi.Kuzenin şehir dışında olduğu bir gün telefon ile boya yapmayı öğrendiğini ve o günden bu yana merak saldığını belirten Zerey, “Patronum, aynı zamanda kuzenim. Bir süre önce çok yoğun olduğunu ve benden yardımcı olmamı istedi. Kendisine sanayide yapamayacağımı söylesem de buraya geldim. Ben burada daha çok kendisinin notlarını tutarken, insanlara araç boyaları lazım oldu. Bir gün kendisi şehir dışındayken telefonla bana tarif ederek boya yapmayı öğrendim. Şu anda kendisinden öğrendiğim gibi kaliteli boyalar yapmaya çalışıyoruz, müşteriler de beğeniyor” dedi.Belgelerini tamamlasa da hiç yapmadığı kuaförlük ile oto boyacılığı mesleğinin benzer yönlerini anlatan Zerey, “Kadın kuaförlüğünün 4-5 yıl eğitimini aldım, stajını tamamladım ancak üzerine bir şey katmadım. Bu iş bence kadın kuaförlüğüne de biraz benziyor, en azından renkler ile alakalı bir meslek. Bu nedenle işimi seviyorum. Sağ olsun buradakiler bana ‘sanayinin ablası&#039; diyor. Şu an buradaki sanayide benden başka bu işi yapan yok&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m8Uc4E6fMUSUalZwIsz9_A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kadın, kuaförüydü, sanayide, oto, boyacısı, oldu:, Buradakiler, bana, sanayinin, ablası, diyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m8Uc4E6fMUSUalZwIsz9_A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kadın kuaförüydü, sanayide oto boyacısı oldu: Buradakiler bana " sanayinin ablas diyor><p>Ordu'nun Fatsa ilçesinde eğitim sonrası kadın kuaförlük belgesi alan Zehra Mutlu Zerey, mesleği yerine yardım için gittiği kuzeninin sanayideki iş yerinde oto boyacısı oldu. Araçların renk kodlarına göre özel olarak boya hazırlayan Zerey, işini sevdiğini belirtiyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XkZVw6GKvkqGWMhhsA0zxg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>atsa ilçesinde yaşayan 3 çocuk annesi Zehra Mutlu Zerey (50), 4-5 yıllık eğitim sonrası kadın kuaförlük belgesi aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xNEVOn8eiE2ey5jhIS0YOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu sektörde çalışmayan Zerey, kuzenine yardım için gittiği sanayide araçlar için özel boya yapmayı öğrendi. Fatsa Büyük Sanayi Sitesi'ndeki iş yerinde araçlara özel olarak boya dolumu yapan ve ‘sanayinin ablası' olarak tanınan Zerey, bu mesleğin renklerle iç içe olduğu için kuaförlüğe benzediğini, mesleğini sevdiğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xymWEZ5LK0ijsF8r28LsOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuzenin şehir dışında olduğu bir gün telefon ile boya yapmayı öğrendiğini ve o günden bu yana merak saldığını belirten Zerey, “Patronum, aynı zamanda kuzenim. Bir süre önce çok yoğun olduğunu ve benden yardımcı olmamı istedi. Kendisine sanayide yapamayacağımı söylesem de buraya geldim. Ben burada daha çok kendisinin notlarını tutarken, insanlara araç boyaları lazım oldu. Bir gün kendisi şehir dışındayken telefonla bana tarif ederek boya yapmayı öğrendim. Şu anda kendisinden öğrendiğim gibi kaliteli boyalar yapmaya çalışıyoruz, müşteriler de beğeniyor” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/neJOP_HgmUm2SjS4u9ILbg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Belgelerini tamamlasa da hiç yapmadığı kuaförlük ile oto boyacılığı mesleğinin benzer yönlerini anlatan Zerey, “Kadın kuaförlüğünün 4-5 yıl eğitimini aldım, stajını tamamladım ancak üzerine bir şey katmadım. Bu iş bence kadın kuaförlüğüne de biraz benziyor, en azından renkler ile alakalı bir meslek. Bu nedenle işimi seviyorum. Sağ olsun buradakiler bana ‘sanayinin ablası' diyor. Şu an buradaki sanayide benden başka bu işi yapan yok" diye konuştu.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tavuk ve yumurtadan kuş gribi bulaşır mı?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/tavuk-ve-yumurtadan-kus-gribi-bulasir-mi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/tavuk-ve-yumurtadan-kus-gribi-bulasir-mi</guid>
<description><![CDATA[ Kuş gribi, kuşlarda görülen ve influenza A virüsünün neden olduğu bir hastalıktır. İnsanlara da bulaşabilen bu virüs, özellikle kuşlar arasında hızla yayılabilir ve ölümcül olabilir. Geçtiğimiz günlerde kuş gribinden ilk insan ölümünün gerçekleşmesi, virüsün besinler yoluyla yayılımı konusunda soru işaretleri oluşturdu.ABD, bu hafta kuş gribinden ilk insan ölümünü duyurdu ve son derece bulaşıcı olan virüsün, 50 eyalete yayıldığı tespit edildi. Şu ana kadar 130 milyonun üzerinde kuş ve yaklaşık 1.000 süt inek sürüsü bu hastalıktan etkilendi. Bu durum; kümes hayvanları, süt ürünleri ve yumurta tüketiminin güvenliği konusundaki endişelerin artmasına yol açtı.Tip A H5N1 virüsü, ilk kez 1959’da İskoçya’da tavuklar arasında görüldü. Mevcut ABD salgını ise 2022’de başladı ve 2024 Mart’ında ilk süt ineklerinde enfeksiyon vakaları bildirildi. Virüs, genellikle evcil kümes hayvanlarını ve yabani kuşları hedef alıyor. Enfekte bir kuş; tükürük, mukus ve dışkı yoluyla virüsü diğer kuşlara bulaştırabilir. Bunun dışında köpekler, kediler, tilkiler ve leoparlar gibi hayvanlar da enfekte kuşların kalıntılarıyla ya da çiğ süt içerek kuş gribine yakalanabilirler.Kuşlardan insanlara bulaşma çok nadir olmakla birlikte, doğrudan temas (enfekte kuşlar, sığırlar veya bunların vücut sıvılarıyla) yoluyla mümkün olabilir. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, 2024’ten itibaren ABD’de 66 insan vakası kaydetti ve bu vakaların çoğu Kaliforniya, Washington ve Colorado&#039;da görüldü. Kuşlar, kümes hayvanları veya ineklerle temas eden kişilerin daha yüksek risk altında olduğu gözlemlendi.Louisiana Sağlık Bakanlığı, yakın zamanda hayatını kaybeden bir kişinin, arka bahçesindeki hasta ve ölü kuşlarla temasa geçtiğini bildirdi ancak virüsün, insanlar arasında yayılmasına dair herhangi bir kanıt, henüz bulunmuyor.Geçtiğimiz yıl birçok eyalet, kuş gribinin görüldüğü bölgelerden süt sığırı ithalatını kısıtladı. ABD Tarım Bakanlığı, aktif kuş gribi vakalarının sadece Kaliforniya ve Teksas&#039;ta bulunduğunu belirtiyor.CDC, uygun şekilde işlenmiş ve pişirilmiş kümes hayvanı ürünlerinin tüketilmesinin, kuş gribi bulaşmasına yol açmadığını ifade ediyor.Dr. Roy Gulick, New York Post’a yaptığı açıklamada, &quot;Bugüne kadar tavuk veya yumurta yemekten kuş gribi bulaştığına dair bir vaka kaydedilmemiş olsa da, dikkatli olmakta fayda var&#039;&#039; dedi. Uzman isim, çiğ veya az pişmiş tavuk ve yumurta yemekten kaçınılması gerektiğini söyledi.Uzmanlar et ve tavuk tüketiminin güvenli olması için şu yöntemlerin izlenmesi gerektiğini belirtiyor:

Çiğ et ve yumurtaya dokunmadan önce ve sonra, ellerinizi 20 saniye boyunca sabun ve ılık suyla iyice yıkayın. Mümkünse eldiven kullanın.
Çiğ et ve yumurtayı diğer yiyeceklerden ayırın.
Et kesildikten sonra kesme tahtası, tabaklar, mutfak eşyaları ve tezgahı sıcak sabunlu suyla temizleyin.
Yumurtaları 4 derece veya daha düşük bir sıcaklıkta buzdolabında saklayın.


Bu basit önlemlerle kuş gribine karşı kendinizi ve ailenizi koruyabilirsiniz. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nDgW0LFRlUaFOeT2W7pxTQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tavuk, yumurtadan, kuş, gribi, bulaşır, mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nDgW0LFRlUaFOeT2W7pxTQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tavuk ve yumurtadan kuş gribi bulaşır mı?"><p>Kuş gribi, kuşlarda görülen ve influenza A virüsünün neden olduğu bir hastalıktır. İnsanlara da bulaşabilen bu virüs, özellikle kuşlar arasında hızla yayılabilir ve ölümcül olabilir. Geçtiğimiz günlerde kuş gribinden ilk insan ölümünün gerçekleşmesi, virüsün besinler yoluyla yayılımı konusunda soru işaretleri oluşturdu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7MTaiq06IUS32khc1eBBCA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD, bu hafta kuş gribinden ilk insan ölümünü duyurdu ve son derece bulaşıcı olan virüsün, 50 eyalete yayıldığı tespit edildi. Şu ana kadar 130 milyonun üzerinde kuş ve yaklaşık 1.000 süt inek sürüsü bu hastalıktan etkilendi. Bu durum; kümes hayvanları, süt ürünleri ve yumurta tüketiminin güvenliği konusundaki endişelerin artmasına yol açtı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mdOzQO3fiEexfBwOowUfAQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tip A H5N1 virüsü, ilk kez 1959’da İskoçya’da tavuklar arasında görüldü. Mevcut ABD salgını ise 2022’de başladı ve 2024 Mart’ında ilk süt ineklerinde enfeksiyon vakaları bildirildi. Virüs, genellikle evcil kümes hayvanlarını ve yabani kuşları hedef alıyor. Enfekte bir kuş; tükürük, mukus ve dışkı yoluyla virüsü diğer kuşlara bulaştırabilir. Bunun dışında köpekler, kediler, tilkiler ve leoparlar gibi hayvanlar da enfekte kuşların kalıntılarıyla ya da çiğ süt içerek kuş gribine yakalanabilirler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oI3mwfmV1UeJqbh6cM2Q5Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuşlardan insanlara bulaşma çok nadir olmakla birlikte, doğrudan temas (enfekte kuşlar, sığırlar veya bunların vücut sıvılarıyla) yoluyla mümkün olabilir. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, 2024’ten itibaren ABD’de 66 insan vakası kaydetti ve bu vakaların çoğu Kaliforniya, Washington ve Colorado'da görüldü. Kuşlar, kümes hayvanları veya ineklerle temas eden kişilerin daha yüksek risk altında olduğu gözlemlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/flqevPnQik21ddr1yNFd-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Louisiana Sağlık Bakanlığı, yakın zamanda hayatını kaybeden bir kişinin, arka bahçesindeki hasta ve ölü kuşlarla temasa geçtiğini bildirdi ancak virüsün, insanlar arasında yayılmasına dair herhangi bir kanıt, henüz bulunmuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KBxb9T6Ezkah6IBKPD1MEQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz yıl birçok eyalet, kuş gribinin görüldüğü bölgelerden süt sığırı ithalatını kısıtladı. ABD Tarım Bakanlığı, aktif kuş gribi vakalarının sadece Kaliforniya ve Teksas'ta bulunduğunu belirtiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9ilid4Av-UycEX5tGiHpZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>CDC, uygun şekilde işlenmiş ve pişirilmiş kümes hayvanı ürünlerinin tüketilmesinin, kuş gribi bulaşmasına yol açmadığını ifade ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WrlPAaHr30O5puDBG1XxzA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dr. Roy Gulick, New York Post’a yaptığı açıklamada, "Bugüne kadar tavuk veya yumurta yemekten kuş gribi bulaştığına dair bir vaka kaydedilmemiş olsa da, dikkatli olmakta fayda var'' dedi. Uzman isim, çiğ veya az pişmiş tavuk ve yumurta yemekten kaçınılması gerektiğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_zKcD7lC3kKxShniQfwB9Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlar et ve tavuk tüketiminin güvenli olması için şu yöntemlerin izlenmesi gerektiğini belirtiyor:

Çiğ et ve yumurtaya dokunmadan önce ve sonra, ellerinizi 20 saniye boyunca sabun ve ılık suyla iyice yıkayın. Mümkünse eldiven kullanın.
Çiğ et ve yumurtayı diğer yiyeceklerden ayırın.
Et kesildikten sonra kesme tahtası, tabaklar, mutfak eşyaları ve tezgahı sıcak sabunlu suyla temizleyin.
Yumurtaları 4 derece veya daha düşük bir sıcaklıkta buzdolabında saklayın.


Bu basit önlemlerle kuş gribine karşı kendinizi ve ailenizi koruyabilirsiniz.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Alzheimer&amp;apos;ı 10 yıl daha erken teşhis etmek mümkün mü?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/alzheimeri-10-yil-daha-erken-teshis-etmek-mumkun-mu</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/alzheimeri-10-yil-daha-erken-teshis-etmek-mumkun-mu</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, Alzheimer&#039;ın basit bir kan testi ile  erken evrelerde tespit edilebileceğini öngörüyor. 50 bin katılımcının inceleneceği çalışmada, yalnızca Alzheimer&#039;ın değil, kalp krizi ve kanser gibi ciddi sağlık sorunlarının da yıllar öncesinden belirlenebileceği ileri sürülüyor.Uzmanlar, hastalandığımızda vücutta meydana gelen binlerce proteinin artık hızlı ve ucuz bir şekilde analiz edilebileceğini belirtiyor ve bunun yeni bir tıbbi dönemi başlatacağına inanıyorlar.Bu alanda yapılacak olan en büyük çalışma, İngiltere Biyobankası’na katılan 50 bin gönüllü ile yürütülecek.Profesör Sir Rory Collin, ses getireceği tahmin edilen çalışma hakkında şunları söyledi:
&#039;&#039;Kalp krizi ve felç geçirme riski yüksek kişileri, vücutlarındaki proteinler sayesinde erken tespit edebiliriz. Bu kişiler genç yaşlarda statin gibi ilaçlarla tedavi edilebilir, böylece kalp krizi veya felç geçirmeleri engellenebilir. Eğer proteinler, bir kişide meme kanseri veya bağırsak kanseri riskinin yüksek olduğunu gösterirse, daha erken yaşlarda mamografi veya bağırsak taramaları yapılabilir ve böylece kanser daha erken teşhis edilebilir.&quot;Prof. Collins, proteinlere dayalı bir kan testinin bunama, kanser ve diğer hastalıkları erken aşamalarda tespit edebilmesine ve bu hastalıklar için daha etkili tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine olanak sağlayacağını da belirtti.Oxford Üniversitesi’nin geçtiğimiz yıl yaptığı bir araştırmada, kansere yakalanan gönüllülerin yüzde 100’ünden fazlasında hastalık belirtilerinin yedi yıldan daha önce kanda görüldüğü saptandı. Bu, kanserin vücutta çok daha erken bir aşamada tespit edilebileceği anlamına geliyor.Araştırmada, İngiltere Biyobankası’ndan alınan çeyrek milyon kan örneği ve 10-15 yıl sonra tekrar kan örneği veren 50 bin gönüllünün yer alacağı bildirildi. Bu çalışmada proteinlerin, yaşla birlikte nasıl değiştiği ve hastalık olasılıklarının ne oranda arttığı gözlemlenecek.Araştırmacılar, proteinlerin şu ana kadar incelenen hastalıkların yüzde 90’ı için erken uyarı sağlayabileceğini ve mevcut yöntemlere kıyasla daha etkili olduğunu belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qVtUaPeXtEyM6IpTAKx7Ew.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Alzheimerı, yıl, daha, erken, teşhis, etmek, mümkün, mü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qVtUaPeXtEyM6IpTAKx7Ew.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Alzheimer'ı 10 yıl daha erken teşhis etmek mümkün mü?"><p>Bilim insanları, Alzheimer'ın basit bir kan testi ile  erken evrelerde tespit edilebileceğini öngörüyor. 50 bin katılımcının inceleneceği çalışmada, yalnızca Alzheimer'ın değil, kalp krizi ve kanser gibi ciddi sağlık sorunlarının da yıllar öncesinden belirlenebileceği ileri sürülüyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KeAB6FLH_EqmiudCdv2m9Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlar, hastalandığımızda vücutta meydana gelen binlerce proteinin artık hızlı ve ucuz bir şekilde analiz edilebileceğini belirtiyor ve bunun yeni bir tıbbi dönemi başlatacağına inanıyorlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e8G2koFiQkCL0xqfxKpPNw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu alanda yapılacak olan en büyük çalışma, İngiltere Biyobankası’na katılan 50 bin gönüllü ile yürütülecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_pv1imevKEenUBFcfaI0tA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Profesör Sir Rory Collin, ses getireceği tahmin edilen çalışma hakkında şunları söyledi:
''Kalp krizi ve felç geçirme riski yüksek kişileri, vücutlarındaki proteinler sayesinde erken tespit edebiliriz. Bu kişiler genç yaşlarda statin gibi ilaçlarla tedavi edilebilir, böylece kalp krizi veya felç geçirmeleri engellenebilir. Eğer proteinler, bir kişide meme kanseri veya bağırsak kanseri riskinin yüksek olduğunu gösterirse, daha erken yaşlarda mamografi veya bağırsak taramaları yapılabilir ve böylece kanser daha erken teşhis edilebilir."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/19Bhn3JQ-EKB9pgxAIcuGQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Prof. Collins, proteinlere dayalı bir kan testinin bunama, kanser ve diğer hastalıkları erken aşamalarda tespit edebilmesine ve bu hastalıklar için daha etkili tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine olanak sağlayacağını da belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mTnkqHkfrkSAlKqH5PLMmw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oxford Üniversitesi’nin geçtiğimiz yıl yaptığı bir araştırmada, kansere yakalanan gönüllülerin yüzde 100’ünden fazlasında hastalık belirtilerinin yedi yıldan daha önce kanda görüldüğü saptandı. Bu, kanserin vücutta çok daha erken bir aşamada tespit edilebileceği anlamına geliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-f5-ZMxyvEWNmHlQBL9k8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmada, İngiltere Biyobankası’ndan alınan çeyrek milyon kan örneği ve 10-15 yıl sonra tekrar kan örneği veren 50 bin gönüllünün yer alacağı bildirildi. Bu çalışmada proteinlerin, yaşla birlikte nasıl değiştiği ve hastalık olasılıklarının ne oranda arttığı gözlemlenecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/r0_HzMiW5EaIK47ck3ZY0g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmacılar, proteinlerin şu ana kadar incelenen hastalıkların yüzde 90’ı için erken uyarı sağlayabileceğini ve mevcut yöntemlere kıyasla daha etkili olduğunu belirtiyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2025&amp;apos;te zihninizi temizleyin: 5 uygulamaya odaklanmak hayatınızı değiştirebilir</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/2025te-zihninizi-temizleyin-5-uygulamaya-odaklanmak-hayatinizi-degistirebilir</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/2025te-zihninizi-temizleyin-5-uygulamaya-odaklanmak-hayatinizi-degistirebilir</guid>
<description><![CDATA[ 2024&#039;teki yaşam sürekli bildirimler ve zihinsel karmaşa ile dolu. Bağışlama, farkındalık, meditasyon, egzersiz ve minnettarlık olmak üzere beş uygulamaya odaklanmak, köklü değişiklikler yapmadan zihinsel sağlığı önemli ölçüde iyileştirebilir. Araştırmalarla desteklenen bu basit alışkanlıklar genel sağlığı destekler ve daha mutlu bir 2025 için günlük yaşama kolayca entegre edilebilir. Peki, zihinsel sağlığınızı iyileştirmek için ne yapabilirsiniz?Zihin sağlığı, bir bireyin duygusal, psikolojik ve sosyal iyilik halini tanımlar. Bu, düşüncelerimizi, hislerimizi ve davranışlarımızı etkileyen bir durumdur ve aynı zamanda hayata karşı nasıl bir tutum sergilediğimizi, stresle nasıl başa çıktığımızı ve başkalarıyla nasıl ilişkiler kurduğumuzu içerir.Zihin sağlığı, bireyin günlük yaşamını nasıl yönettiğini ve hayatının zorluklarıyla nasıl başa çıktığını belirler.Zihin sağlığınızı iyileştirmek vücudunuzun genel sağlığı üzerinde de etkilidir. Peki, zihin sağlığını iyileştirmenin kolay yolları nelerdir?Hiç uzun süre kin beslediniz mi? Affetmek, diğer insanları rahat bırakmamaktır. Affetmek, kalbinizi duygusal karmaşadan kurtarmaktır. Harvard Tıp Fakültesi&#039;nin yaptığı araştırmalar, affetmenin kan basıncını düşürdüğünü, kaygıyı azalttığını ve hatta kalp sağlığını iyileştirdiğini göstermiştir.Bunu düşünmenin kolay bir yolu şudur: Öfkeye tutunmak, diğer kişiyi hasta etme umuduyla zehir içmeye benzer. O halde, 2025&#039;te, zihni arındıralım, özür dileyelim veya zihinsel olarak rahatlayalım. Bonus ipucu: Kendini affetmekle başlayalım. Kişi artık kendi en büyük eleştirmeni olmadığında neler olacağı oldukça mucizevidir.Şunu hayal edin: Filmleri kaydırırken aniden 40 dakika boyunca kedi dansı videoları izlediğinizi fark ediyorsunuz. Farkındalık devreye girer; beyniniz spiral çizmeye başlamadan önce duraklatma düğmesine basma sanatı.Farkındalık, yargılamadan anda olma pratiği olarak tanımlanabilir. Amerikan Psikoloji Derneği ayrıca farkındalığın düzenli uygulanmasının, odaklanmayı ve hafızayı aynı anda artırırken stres ve depresyon belirtilerini azalttığını bildiriyor.Profesyonel ipucu: Küçük başlayın. Bir dahaki sefere çay içtiğinizde, gerçekten tadına bakın. Aromasını, sıcaklığını, lezzetini kabul edin. Tebrikler, başka bir uygulama indirmeden farkındalığı uyguladınız.Farkındalık duraklamaktır; sıfırlama düğmesine basmak meditasyondur. Zihinsel bir egzersiz olarak, doğru olan süslü bir spor salonuna, bir köşeye ve aşırı yastıklı hissederseniz potansiyel olarak bir yastığa gerek yoktur.Meditasyonun, korkudan sorumlu olan beynin amigdala kısmını küçülttüğü ve rasyonel düşünceyle ilişkili olan beynin ön korteksini güçlendirdiği gösterilmiştir. Başka bir deyişle? Daha az korku, daha fazla iyi yargı.Meditasyona yeni misiniz? Günde 5 dakika deneyin. Oturun, gözlerinizi kapatın ve nefesinize odaklanın. Düşünceleriniz akşam yemeği rezervasyonlarına veya bekleyen e-postalara kaydığında, onları nazikçe tekrar doğru yola yönlendirin. Bu başarısızlık değil, başarıdır.Maratona hazırlanmak zorunda değilsiniz; tabii Instagram&#039;da paylaşmak istemiyorsanız. Tempolu bir yürüyüş, birkaç yoga pozu veya oturma odanızda &#039;Chaiyya Chaiyya&#039; eşliğinde dans etmek de sayılır.Egzersiz endorfinleri (doğanın mutlu kimyasalları) serbest bırakır, stres hormonlarını azaltır ve uykuyu iyileştirir. Amerika Kaygı ve Depresyon Derneği, 30 dakikalık orta düzeyde egzersizin bile ruh halinizi 12 saate kadar iyileştirebileceğini bildiriyor.İşin sırrı tutarlılık. Fazla düşünmeyi bırakın. Hareket edin ve zihinsel örümcek ağlarınızı hareketle temizleyin.Minnettarlık sadece konuşmalar için değildir; günlük bir ruh hali yükselticidir. Frontiers in Psychology&#039;de yayınlanan 2020 tarihli bir çalışma, düzenli olarak minnettarlık uygulayan kişilerin daha düşük seviyelerde depresyon ve daha yüksek yaşam memnuniyeti yaşadığını buldu.Gününüzü daha iyi hale getiren birine hızlı bir &quot;teşekkür ederim&quot; mesajı göndererek başlayın. Görünüşe göre, sabah çayı veya bitkilerinizi sulayan komşunuz gibi küçük şeyleri takdir etmek sadece kibarlık değil; aynı zamanda güçlüdür.Ruh sağlığınızı iyileştirmek, hayatınızı kökünden değiştirmek anlamına gelmez. Tohumlar ekmek anlamına gelir. Daha büyük bir şeye dönüşen küçük alışkanlıklar.
2025 yılına girerken, mükemmelmiş gibi davranmayalım, sadece anda olalım. Affedelim, nefes alalım, hareket edelim ve şükredelim. Ve ruh sağlığı için, bir yılı daha atlatmak değil, içinde gelişmek anlamına gelir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cSciLMZ-9UCFeBvST8a-kg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>2025te, zihninizi, temizleyin:, uygulamaya, odaklanmak, hayatınızı, değiştirebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cSciLMZ-9UCFeBvST8a-kg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="2025'te zihninizi temizleyin: 5 uygulamaya odaklanmak hayatınızı değiştirebilir"><p>2024'teki yaşam sürekli bildirimler ve zihinsel karmaşa ile dolu. Bağışlama, farkındalık, meditasyon, egzersiz ve minnettarlık olmak üzere beş uygulamaya odaklanmak, köklü değişiklikler yapmadan zihinsel sağlığı önemli ölçüde iyileştirebilir. Araştırmalarla desteklenen bu basit alışkanlıklar genel sağlığı destekler ve daha mutlu bir 2025 için günlük yaşama kolayca entegre edilebilir. Peki, zihinsel sağlığınızı iyileştirmek için ne yapabilirsiniz?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UlWceNRp0UKz4-ROWcS30g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zihin sağlığı, bir bireyin duygusal, psikolojik ve sosyal iyilik halini tanımlar. Bu, düşüncelerimizi, hislerimizi ve davranışlarımızı etkileyen bir durumdur ve aynı zamanda hayata karşı nasıl bir tutum sergilediğimizi, stresle nasıl başa çıktığımızı ve başkalarıyla nasıl ilişkiler kurduğumuzu içerir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uFjru7kxWUq8-Ecwc57KPQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zihin sağlığı, bireyin günlük yaşamını nasıl yönettiğini ve hayatının zorluklarıyla nasıl başa çıktığını belirler.Zihin sağlığınızı iyileştirmek vücudunuzun genel sağlığı üzerinde de etkilidir. Peki, zihin sağlığını iyileştirmenin kolay yolları nelerdir?</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pgZZDBM27USUKxmgnYhCRA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hiç uzun süre kin beslediniz mi? Affetmek, diğer insanları rahat bırakmamaktır. Affetmek, kalbinizi duygusal karmaşadan kurtarmaktır. Harvard Tıp Fakültesi'nin yaptığı araştırmalar, affetmenin kan basıncını düşürdüğünü, kaygıyı azalttığını ve hatta kalp sağlığını iyileştirdiğini göstermiştir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3q2bP4xHt0-nhvrhUod0cg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bunu düşünmenin kolay bir yolu şudur: Öfkeye tutunmak, diğer kişiyi hasta etme umuduyla zehir içmeye benzer. O halde, 2025'te, zihni arındıralım, özür dileyelim veya zihinsel olarak rahatlayalım. Bonus ipucu: Kendini affetmekle başlayalım. Kişi artık kendi en büyük eleştirmeni olmadığında neler olacağı oldukça mucizevidir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fTref7s6iki4q2I20fwiuw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şunu hayal edin: Filmleri kaydırırken aniden 40 dakika boyunca kedi dansı videoları izlediğinizi fark ediyorsunuz. Farkındalık devreye girer; beyniniz spiral çizmeye başlamadan önce duraklatma düğmesine basma sanatı.Farkındalık, yargılamadan anda olma pratiği olarak tanımlanabilir. Amerikan Psikoloji Derneği ayrıca farkındalığın düzenli uygulanmasının, odaklanmayı ve hafızayı aynı anda artırırken stres ve depresyon belirtilerini azalttığını bildiriyor.Profesyonel ipucu: Küçük başlayın. Bir dahaki sefere çay içtiğinizde, gerçekten tadına bakın. Aromasını, sıcaklığını, lezzetini kabul edin. Tebrikler, başka bir uygulama indirmeden farkındalığı uyguladınız.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eh7K7eHg3EexC9Yb8awvIg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Farkındalık duraklamaktır; sıfırlama düğmesine basmak meditasyondur. Zihinsel bir egzersiz olarak, doğru olan süslü bir spor salonuna, bir köşeye ve aşırı yastıklı hissederseniz potansiyel olarak bir yastığa gerek yoktur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jvL80Up0QU2T1PA2WKsGCQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meditasyonun, korkudan sorumlu olan beynin amigdala kısmını küçülttüğü ve rasyonel düşünceyle ilişkili olan beynin ön korteksini güçlendirdiği gösterilmiştir. Başka bir deyişle? Daha az korku, daha fazla iyi yargı.Meditasyona yeni misiniz? Günde 5 dakika deneyin. Oturun, gözlerinizi kapatın ve nefesinize odaklanın. Düşünceleriniz akşam yemeği rezervasyonlarına veya bekleyen e-postalara kaydığında, onları nazikçe tekrar doğru yola yönlendirin. Bu başarısızlık değil, başarıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p0iz6pTaWk6-K4mQ-n_paQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Maratona hazırlanmak zorunda değilsiniz; tabii Instagram'da paylaşmak istemiyorsanız. Tempolu bir yürüyüş, birkaç yoga pozu veya oturma odanızda 'Chaiyya Chaiyya' eşliğinde dans etmek de sayılır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EdzpOZDxskK1I_s0mcrePQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Egzersiz endorfinleri (doğanın mutlu kimyasalları) serbest bırakır, stres hormonlarını azaltır ve uykuyu iyileştirir. Amerika Kaygı ve Depresyon Derneği, 30 dakikalık orta düzeyde egzersizin bile ruh halinizi 12 saate kadar iyileştirebileceğini bildiriyor.İşin sırrı tutarlılık. Fazla düşünmeyi bırakın. Hareket edin ve zihinsel örümcek ağlarınızı hareketle temizleyin.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VqgMv_SXa0-8Aheq2lVimQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Minnettarlık sadece konuşmalar için değildir; günlük bir ruh hali yükselticidir. Frontiers in Psychology'de yayınlanan 2020 tarihli bir çalışma, düzenli olarak minnettarlık uygulayan kişilerin daha düşük seviyelerde depresyon ve daha yüksek yaşam memnuniyeti yaşadığını buldu.Gününüzü daha iyi hale getiren birine hızlı bir "teşekkür ederim" mesajı göndererek başlayın. Görünüşe göre, sabah çayı veya bitkilerinizi sulayan komşunuz gibi küçük şeyleri takdir etmek sadece kibarlık değil; aynı zamanda güçlüdür.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kYkLt-ByekOqwpAHLxX1SQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ruh sağlığınızı iyileştirmek, hayatınızı kökünden değiştirmek anlamına gelmez. Tohumlar ekmek anlamına gelir. Daha büyük bir şeye dönüşen küçük alışkanlıklar.
2025 yılına girerken, mükemmelmiş gibi davranmayalım, sadece anda olalım. Affedelim, nefes alalım, hareket edelim ve şükredelim. Ve ruh sağlığı için, bir yılı daha atlatmak değil, içinde gelişmek anlamına gelir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pelin Akil&amp;apos;den radikal değişim (Ünlülerin değişimi)</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/pelin-akilden-radikal-degisim-unlulerin-degisimi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/pelin-akilden-radikal-degisim-unlulerin-degisimi</guid>
<description><![CDATA[ Son olarak Yalı Çapkını dizisinde canlandırdığı &quot;Diyar&quot; karakteriyle adından söz ettiren ünlü oyuncu Pelin Akil imaj yeniledi. Akil, imajını tazeleyen tek isim değil. Kimi zamanı durdurmak; kimi, görsel tatmin uğruna estetik operasyon yaptırıyor, kimi, saçında küçük bir değişimle bambaşka bir görünüme bürünüyor. Bazıları ise estetik yaptırmıyor ve yılların akışına bırakıyor kendini. İşte ünlü isimlerin değişimleri...Pelin Akil ile Anıl Altan son dönemde evliliklerinde kriz yaşadıkları iddialarıyla sık sık gündeme geliyor.
Ayrılık iddialarını her seferinde yalanlayan ikilinin sosyal medya paylaşımları beğeni topluyor.Son olarak Yalı Çapkını dizisinde rol alan Pelin Akil, imaj değişikliğine gitti. 38 yaşındaki oyuncu yeni imajını takipçileriyle paylaştı.Oyuncu yeni tarzını &quot;Nasıl cesaret ettiniz sorularını duyar gibiyim kulaklarımı çok çınlatmayın direkt buraya yazın. Nasıl buldunuz?&quot; notuyla paylaştı.Ünlü şarkıcı Derya Uluğ imaj değişikliğine gitti. Kahverengi saçlarından vazgeçen Derya Uluğ yeni imajını sosyal medya hesabında takipçileriyle paylaştı.Sosyal medyayı aktif olarak kullanan sanatçının yeni tarzı beğeni topladı.
Sarı bir elbise de giyen Uluğ&#039;a takipçileri &quot;Gerçek bir Fenerbahçeli&quot;, &quot;Sarışınlar Çat&quot;, &quot;Çünkü o Fenerbahçeli&quot; ve &quot;Dişi Kanarya&quot; gibi yorumlar yapıldı.Esas Oğlan adlı dizi ile ilk oyunculuk deneyimini yaşayan Hadise, radikal bir karar alarak imaj değişikliğine gitti.Uzun süredir sarı olarak kullandığı saçlarını bakır tonlarına boyatan Hadise&#039;nin yeni halini Belçika&#039;daki kuaförü paylaştı.Son röportajında saçlarını boyatmak için Belçika&#039;ya uçtuğunu &quot;17 yaşından beri benim saçlarımı boyayan en yakın arkadaşım Sevda. Onun dışında kimseye boyatmıyorum&quot; sözleriyle açıklayan Hadise&#039;nin yeni imajı takipçilerini ikiye böldü.
Kimleri Hadise&#039;ye yeni saçlarını çok yakıştırırken; bazı hayranları da sarı renge geri dönmesi gerektiğini ifade etti.Son olarak Kızılcık Şerbeti dizisinde &quot;Alev&quot; karakterine hayat veren Müjde Uzman, yeni bir projeyle adından söz ettirmeye hazırlanıyor.Oyuncu yeni dizisinde canlandıracağı &quot;Gaye&quot; rolü için imaj değiştirdi.Modellik kariyerinde hızlı bir yükselişe geçen ve sektörün en iyi modellerinden biri olarak gösterilen Kendall Jenner, kahverengi saçlarından vazgeçti.Ünlü model saçlarını sarıya boyattı.
Daha önce saçlarını kızıla ve farklı bir sarı tonuna boyatan Jenner, sosyal medya hesabında yeni imajını paylaştı.Ünlü oyuncu Bestemsu Özdemir kahverengi saçlarından vazgeçtiOyuncu &quot;Hoş geldin Semiramis…&quot; notuyla yeni imajını paylaştı.Uzun bir aradan sonra Düğüm dizisiyle izleyici karşısından çıkan Bergüzar Korel, sarı saçlarından vazgeçmişti.Yeni projesi için imaj değiştiren ünlü oyuncu, bu kez de koyu renkli saçlarını uzattı. Korel, yeni halini &quot;Yine başardım&quot; notuyla takipçilerinin beğenisine sundu.2019 yılından bu yana Kolpa grubunun solisti Barış Yurtcu ile mutlu bir beraberliği olan oyuncu Deniz Baysal, imaj değişikliğine gitti.Ünlü oyuncu, yeni dizisi için sarışın oldu.Son olarak &quot;Gelin Takımı&quot; adlı filmde rol alan Nilperi Şahinkaya, imaj değiştirdi.Saçlarını kestiren ve rengini değiştiren ünlü oyuncu, yeni imajını &quot;Şimdi gel de gör beni bambaşka biri&quot; notuyla paylaştı.
Şahinkaya&#039;nın uzun yıllardır aşk yaşadığı Emre Yusufi de sevgilisine &quot;Hanımı yeniledik. Çok güzel oldu. Emeği geçen herkese teşekkürler&quot; yorumunu yaptı.Başrollerini Caner Cindoruk ve Serkan Altunorak ile paylaştığı Düğüm dizisiyle adından söz ettiren Bergüzar Korel saçlarını sarıya boyatmıştı.Ünlü oyuncu sarı saçlarından vazgeçti!
Korel yeni imajını  &quot;Çünkü ağustos 7’sinden başlayarak ortanca ayıdır bizim için ve evet I’m back&quot; notuyla paylaştı.Son olarak bir süredir birlikte olduğu Oğulcan Engin ile çıktığı İtalya tatiliyle gündeme gelen oyuncu İlayda Alişan imaj değiştirdi.Saçlarını kestiren oyuncu, yeni imajını &quot;Giderek kısalan saçlarımı sevdiniz mi?&quot; notuyla paylaştı.Filenin Sultanları&#039;nın Olimpiyat için hazırlıkları sürüyor. Takımın yıldız oyuncularından Melissa Vargas yeni imajıyla gündeme geldi.Vargas sosyal medya hesabından saçlarında yaptığı değişikliği paylaştı. Vargas, saçlarını tamamen sarıya boyattı.
Filenin Sultanları, Paris Yaz Olimpiyatları’nda madalya için mücadele edecek. Organizasyon 27 Temmuz- 11 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek. Paris Olimpiyat Oyunları’nda C Grubun’da mücadele eden Filenin Sultanları ilk maçını 29 Temmuz Pazartesi günü Hollanda karşısında oynayacak.Kaan Yıldırım ile aşk yaşayan ünlü oyuncu Pınar Deniz geçtiğimiz günlerde imaj değişikiğine gitmişti.Deniz &quot;Tatil kafası&quot; notuyla yeni saç stilini takipçileriyle paylaştı.Ancak oyuncu &quot;Biten sevdalar&quot; diyerek eski haline döndüğünü duyurdu.Ünlü oyuncu Özgü Namal yeni rolü için imaj değiştirdi.İlker Çatak&#039;ın yönetmenliğini yaptığı Sarı Zarflar filminde rol almaya hazırlanan oyuncu saçlarını kısacık kestirip sarıya boyattı.
Özgü Namal&#039;ı görenler tanıyamadı.İki sezon boyunca Star TV&#039;nin sevilen dizisi Ömer&#039;de Reşat Ademoğlu karakterine hayat veren Barış Falay, dizi biter bitmez imaj değiştirdi.Birsen Altuntaş&#039;ın hab ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PGPbJ6VJH0KOZ7KRoedG6Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pelin, Akilden, radikal, değişim, Ünlülerin, değişimi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PGPbJ6VJH0KOZ7KRoedG6Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Pelin Akil'den radikal değişim (Ünlülerin değişimi)"><p>Son olarak Yalı Çapkını dizisinde canlandırdığı "Diyar" karakteriyle adından söz ettiren ünlü oyuncu Pelin Akil imaj yeniledi. Akil, imajını tazeleyen tek isim değil. Kimi zamanı durdurmak; kimi, görsel tatmin uğruna estetik operasyon yaptırıyor, kimi, saçında küçük bir değişimle bambaşka bir görünüme bürünüyor. Bazıları ise estetik yaptırmıyor ve yılların akışına bırakıyor kendini. İşte ünlü isimlerin değişimleri...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mWxXZyaepE-tQ0ZKHV3jUA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pelin Akil ile Anıl Altan son dönemde evliliklerinde kriz yaşadıkları iddialarıyla sık sık gündeme geliyor.
Ayrılık iddialarını her seferinde yalanlayan ikilinin sosyal medya paylaşımları beğeni topluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hk8Jd76X_ESnlHnOoyF1RQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son olarak Yalı Çapkını dizisinde rol alan Pelin Akil, imaj değişikliğine gitti. 38 yaşındaki oyuncu yeni imajını takipçileriyle paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TxFL5o1GoEWY0y40uAB3Sw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu yeni tarzını "Nasıl cesaret ettiniz sorularını duyar gibiyim kulaklarımı çok çınlatmayın direkt buraya yazın. Nasıl buldunuz?" notuyla paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wmmxcSz960OKrC5bsVdzyA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü şarkıcı Derya Uluğ imaj değişikliğine gitti. Kahverengi saçlarından vazgeçen Derya Uluğ yeni imajını sosyal medya hesabında takipçileriyle paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CLWxoRH27kSgO4sRuOUKxA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sosyal medyayı aktif olarak kullanan sanatçının yeni tarzı beğeni topladı.
Sarı bir elbise de giyen Uluğ'a takipçileri "Gerçek bir Fenerbahçeli", "Sarışınlar Çat", "Çünkü o Fenerbahçeli" ve "Dişi Kanarya" gibi yorumlar yapıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6H1nD91fREyGFSX4j_Pxsg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Esas Oğlan adlı dizi ile ilk oyunculuk deneyimini yaşayan Hadise, radikal bir karar alarak imaj değişikliğine gitti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yiuDuLV_HUaZf3KV2RWEUA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzun süredir sarı olarak kullandığı saçlarını bakır tonlarına boyatan Hadise'nin yeni halini Belçika'daki kuaförü paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/73XFxJIOjEC4TsIVK-URgw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son röportajında saçlarını boyatmak için Belçika'ya uçtuğunu "17 yaşından beri benim saçlarımı boyayan en yakın arkadaşım Sevda. Onun dışında kimseye boyatmıyorum" sözleriyle açıklayan Hadise'nin yeni imajı takipçilerini ikiye böldü.
Kimleri Hadise'ye yeni saçlarını çok yakıştırırken; bazı hayranları da sarı renge geri dönmesi gerektiğini ifade etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wJshI1A7dEy3s2bcROgVow.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son olarak Kızılcık Şerbeti dizisinde "Alev" karakterine hayat veren Müjde Uzman, yeni bir projeyle adından söz ettirmeye hazırlanıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IiERb5l3hUi1IzrL8so5IQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu yeni dizisinde canlandıracağı "Gaye" rolü için imaj değiştirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zwmY3hWnMU6WBh6h6nBdPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Modellik kariyerinde hızlı bir yükselişe geçen ve sektörün en iyi modellerinden biri olarak gösterilen Kendall Jenner, kahverengi saçlarından vazgeçti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IsBB-KEEC06RfXNMYpvTBQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü model saçlarını sarıya boyattı.
Daha önce saçlarını kızıla ve farklı bir sarı tonuna boyatan Jenner, sosyal medya hesabında yeni imajını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mmn-DK_MXkyhjHnjpQxoYQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu Bestemsu Özdemir kahverengi saçlarından vazgeçti</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5Hy4zXTynE6AX9b0GhOssw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu "Hoş geldin Semiramis…" notuyla yeni imajını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JGpJ6y_a3UmWDrOkfgec5Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzun bir aradan sonra Düğüm dizisiyle izleyici karşısından çıkan Bergüzar Korel, sarı saçlarından vazgeçmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tIxZ5rrI8E6bl5jGJfKztA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeni projesi için imaj değiştiren ünlü oyuncu, bu kez de koyu renkli saçlarını uzattı. Korel, yeni halini "Yine başardım" notuyla takipçilerinin beğenisine sundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vAAQxgzqAkexohts4FkMJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2019 yılından bu yana Kolpa grubunun solisti Barış Yurtcu ile mutlu bir beraberliği olan oyuncu Deniz Baysal, imaj değişikliğine gitti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ECupCZLrpkGTmxtAigl5Tw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu, yeni dizisi için sarışın oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2yo6y44OoUODn3CrBA8_gw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son olarak "Gelin Takımı" adlı filmde rol alan Nilperi Şahinkaya, imaj değiştirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qaVNlEulokutw_VpJHI3qQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Saçlarını kestiren ve rengini değiştiren ünlü oyuncu, yeni imajını "Şimdi gel de gör beni bambaşka biri" notuyla paylaştı.
Şahinkaya'nın uzun yıllardır aşk yaşadığı Emre Yusufi de sevgilisine "Hanımı yeniledik. Çok güzel oldu. Emeği geçen herkese teşekkürler" yorumunu yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TUHvo-9sWEWjnW2IWTISog.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Başrollerini Caner Cindoruk ve Serkan Altunorak ile paylaştığı Düğüm dizisiyle adından söz ettiren Bergüzar Korel saçlarını sarıya boyatmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DoJp1xpt3UyXYUXxPtFH2g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu sarı saçlarından vazgeçti!
Korel yeni imajını  "Çünkü ağustos 7’sinden başlayarak ortanca ayıdır bizim için ve evet I’m back" notuyla paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8dHfaTsMk0Gl_owMw9DSVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son olarak bir süredir birlikte olduğu Oğulcan Engin ile çıktığı İtalya tatiliyle gündeme gelen oyuncu İlayda Alişan imaj değiştirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1uA3xDgxhk21Vev1i-XFWw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Saçlarını kestiren oyuncu, yeni imajını "Giderek kısalan saçlarımı sevdiniz mi?" notuyla paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4Y6606SxLUSkKnf-U3YHRA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Filenin Sultanları'nın Olimpiyat için hazırlıkları sürüyor. Takımın yıldız oyuncularından Melissa Vargas yeni imajıyla gündeme geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jfF_IH8KwUmRyTvKLQIJAQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Vargas sosyal medya hesabından saçlarında yaptığı değişikliği paylaştı. Vargas, saçlarını tamamen sarıya boyattı.
Filenin Sultanları, Paris Yaz Olimpiyatları’nda madalya için mücadele edecek. Organizasyon 27 Temmuz- 11 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek. Paris Olimpiyat Oyunları’nda C Grubun’da mücadele eden Filenin Sultanları ilk maçını 29 Temmuz Pazartesi günü Hollanda karşısında oynayacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CKS7nVKPrkmCLhFzJ8k-Uw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kaan Yıldırım ile aşk yaşayan ünlü oyuncu Pınar Deniz geçtiğimiz günlerde imaj değişikiğine gitmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YfH0xZDwUEGvZqLbk1LZRA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Deniz "Tatil kafası" notuyla yeni saç stilini takipçileriyle paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zqhOOcQkD0O5TvfqT79pnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak oyuncu "Biten sevdalar" diyerek eski haline döndüğünü duyurdu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/88ShyGsXzkaKj4N41dCx6Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu Özgü Namal yeni rolü için imaj değiştirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e_EQglO4w0GwCwhLtfgpOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlker Çatak'ın yönetmenliğini yaptığı Sarı Zarflar filminde rol almaya hazırlanan oyuncu saçlarını kısacık kestirip sarıya boyattı.
Özgü Namal'ı görenler tanıyamadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/moblgo2gg0G-FqO8xHmORQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İki sezon boyunca Star TV'nin sevilen dizisi Ömer'de Reşat Ademoğlu karakterine hayat veren Barış Falay, dizi biter bitmez imaj değiştirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j2nkf9XZx0OXR1-PwbD_AA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birsen Altuntaş'ın haberine göre; dizideki karakteri için uzattığı sakallarına veda eden ünlü oyuncu, şimdilerde ailesiyle tatilin tadını çıkarıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7lA7dYHHTUSzH0z4kNCQBw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güneşi Beklerken, Kalp Yarası, Yaşam Koçu ve Yok Artık! 2 gibi yapımlarla tanınan ünlü oyuncu Yağmur Tanrısevsin, Hollywood'un ikonik ismi Marilyn Monroe'ya dönüştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QLZaDDae1UGZ6IsjZkolvA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir proje için imaj değiştiren 33 yaşındaki yıldızın paylaşımlarına binlerce beğeni ve yorum yağdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kz9PrEpKSEiyeenwBrulrQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Yasak Elma", "Mucize Doktor" gibi projelerde rol alan son olarak "Şahane Hayatım" adlı dizide boy gösteren Onur Tuna, sosyal medya hesabından yeni tarzını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gPH1rxjTcEWEt1bjDomLFQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Saçlarını sarıya boyatan Tuna, paylaşımına "Yaz kafası" notunu düştü. Ünlü oyuncunun yeni görüntüsü takipçilerini ikiye böldü.
Bazıları yeni saç renginin Tuna'ya çok yakıştığını söylerken bazıları da doğal halinin daha iyi göründüğünü belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lXMwEi3kE0WwKR4V_A_dAw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2022'de Berkin Gökbudak ile dünyaevine giren 2023 yılında da kızı Elay'ı kucağına alan Aslı Enver, şimdilerde anne olmanın tadını çıkarıyor. Elay ile fotoğraflarıyla gündemden düşmeyen Enver, uzun saçlarına veda etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f3F99xHPRki35_-aJH8z8w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu, yeni imajını sosyal medya hesabından "Önce, sonra" notuyla paylaştı. Aslı Enver'in son hali İstanbullu Gelin'de canlandırdığı Süreyya karakterine benzetildi.
Enver'e "Süreyya Boran sen misin?", "Süreyya geri döndü", "Çok yakışmış" gibi yorumlar yapıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lL3Ckg-KWUSVJ0M-0VfsbA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özel hayatıyla olduğu kadar sahne tarzıyla da sık sık gündeme gelen ünlü şarkıcı Melek Mosso imaj değişikliğine gitti.
Saçlarını kızıla boyatan Mosso'nun yeni imajı sosyal medyada çok konuşuldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R-ZdJYKPdEia69wcXC7v0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şarkıcı, sosyal medya hesabından "Saçımı başımı beğenirken bir maşallah deyin içinizden. Dünden beri belim doğrulmuyor. Neredeyse sahneden düşecektim. Maşallah deyin" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eZIgdylM3kmMOYWN1i0Stw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mor ve Ötesi grubun solistli Harun Tekin ile birlikteliğinin yanı sıra yer aldığı projelerle de adından söz ettiren ünlü oyuncu Melisa Sözen imaj tazeledi.
Son olarak saçlarını kısacık kestiren yıldız, bu sefer saç rengini de değiştirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ui3BeHYb5UCuMRDd8wU5bg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Chaplin Dörtlüsü" adlı film için imaj değişikliğine giden yıldız saçlarını pembeye boyadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zVd-MwrreUupR7THUVYh4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zaman zaman saç rengini değiştiren ünlü oyuncu Farah Zeynep Abdullah imaj tazeledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yGHlibA4y0q8ZPCIy_bDjw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Saçlarını sarıya boyatan oyuncu sosyal medya hesabında paylaşım yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c2oLABnuRUqxkREcIdyHIg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Senelerdir saçlarını uzun olarak kullanan oyuncu Hazal Kaya, radikal bir kararla imaj tazeledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A8jlO7AklkCEWs990gTCrA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu, saçlarını kısacık kesitrdi. Yeni halini takipçileriyle paylaşan Kaya, "Saçlarımı bu video ile göstereyim. Belli ki bir süre havalı pozlar kısmet olmayacak" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ybSnB4i9p02WD5sykKPtSw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzun yıllardır saçlarını boyatmayan ve doğallığıyla gündem olan Özge Özpirinçci, imaj değiştirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uKrDWNFtV0OCDWyV8tlnsA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu, açık renge boyattığı saçlarıyla verdiği pozu takipçileriyle paylaştı. Özpirinçci, paylaşımına "Bu saça alışamadım" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MhAQ9IeTRUeq0Xey928V6A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Moda haftalarının aranan yüzü ve son dönemin en başarılı modellerinden Gigi Hadid uzun saçlarına veda etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XothCsr0dUWnD7cch-qMNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jennifer Aniston ve Claudia Schiffer gibi ünlü isimlerle çalışan Chris McMillian, Hadid'in saçlarını kesti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vq4s63igXkKEbBwGyoPxJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir süredir ekranlardan uzak olan ve sosyal medya paylaşımlarıyla adından söz ettiren Melis Sezen, yeni projesi için imaj değiştirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kaUidqAGI0ydxd8Bb9szjQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzun süredir sarı renkte kullandığı saçlarını siyaha boyatan Sezen'in yeni tarzına "Çok güzel olmuş", "Çok beğendim", "Harika olmuş" gibi yorumlar geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X6e6wYiFoUys7H9pewBQSg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sosyal medya paylaşımlarıyla sık sık gündeme gelen oyuncu Nurgül Yeşilçay tarz değişikliğine gitti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yb3GOGy7GkWA2FlUASS3Yg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu, "Kaküllerimi hala görmeyenler var inanamıyorum" diyerek yeni stilini takipçileriyle paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1KQ7mk7dVUmdcPUOkDGIjw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu Nur Fettahoğlu yeni saçlarıyla sosyal medyada gündem oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c_2hMJhOPkG0heMXnBli6g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzun süredir kızıl saçlarıyla tanınan yıldız, saçlarını sarıya boyattı. Oyuncunun yeni imajını paylaştığı gönderiye binlerce beğeni ve yorum yağdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QM8R24VdckWaTNtFjNltWg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son olarak müzik sektörüne dair açıklamalarıyla gündeme gelen ve sahneye çıkmasının, bu işten para kaznamasının engellendiğini söyleyen Aleyna Tilki, imaj değiştirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CAwF_9DmjkimEaJLfj917w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü şarkıcı, uzun sarı saçlarını kısacık kestirdi. 23 yaşındaki Aleyna Tilki, yeni imajını "Saçlarıma bakın" diyerek sosyal medya hesabından paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QBydYVTZHUaHVkgFUlqmlg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gerek oyunculuk performansı gerek Hakan Sabancı ile yaşadığı aşkla gündemden düşmeyen Hande Erçel, imaj değiştirdi. Ünlü oyuncu, saçlarını kızıla boyattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_ii3sBXJUUucqL1h5B0xJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kızıl saçlarıyla verdiği pozları takipçilerinin beğenisine sunan Hande Erçel'in yeni imajı takipçilerini ikiye böldü. Bazıları "Eski hali daha iyiydi", "Yakışmamış" derken bazıları da "Çok yakışmış", "Her hali çok güzel" gibi yorumlar yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HpZdrHjSNEucV0bp3XGNHQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu Bergüzar Korel sosyal medya hesabında yeni tarzını paylaştı. Yeni projesi için saçlarını sarıya boyatan yıldız, şimdi de saçlarını kısacık kestirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8mxX9uNqbkm2JWmzj6Y7fw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu "Sevgili Neslihan bi süre beraberiz, hoşgeldin" notuyla sarışın halini ilk kez paylaşmıştı.
Oyuncunun kısa saçlarına, takipçilerinden birçok yorum geldi.  Kimileri Korel'in yeni imajını çok beğendi, kimileri de "Eski haline dön" çağrısı yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KQpOV1JwlUCBu1rGBI1utg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu Melisa Sözen tarz değişikliğine gitti. Uzun saçlarına alışık olduğumuz oyuncu saçlarını sıcak kestirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/utKD-Q5uq0ut434fzK6fGw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sözen yeni stilini sosyal medya hesabından birçok kareyle paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HAN5BW9VmkmlRt2EaRIpQA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncunun paylaşımına binlerce yorum ve beğeni yağdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oyFv4LQI4ECu53FAInpsIw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Daha önce "Çarpışma", "Son Yaz", "Bodrum Masalı", "Çukur" gibi yapımlarda rol alan ve son olarak "Ego" dizisinde boy gösteren Alperen Duymaz, imaj değiştirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gED-JTdBmk-1c-oo--9sfA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzun yıllardır kirli sakallarıyla tanınan Duymaz, sinekkaydı traş oldu ve bıyık bıraktı. Ünlü oyuncu, yeni halini takipçilerinin beğenisine sundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NeRhByg-IkSzuOp8iEXX_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yer aldığı projelerin yanı sıra stiliyle de beğeni toplayan Hande Erçel, imaj değişikliğine gitti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fy5ycpKA6EKg6OBdPKrVKw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Based İstanbul dergisine konuk olan Erçel, kahverengi saçlarından vazgeçti. Çekime özel saç modelini yenileyen oyuncu, ilk kez farklı bir saç rengiyle görüntülendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f5Uq71xsQUySH9hm3CQctA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Üç Kuruş, Darmaduman ve Aşk Oluversin Gari gibi yapımlarla tanınan ünlü oyuncu Aslıhan Malbora tarzını yeniledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/envXeXrQPkeY8cDNxbEBig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzun saçlarıyla bilinen oyuncu şu sıralar çok popüler olan 'bob kesim' saçlarıyla poz verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PTnz3WHPEk2JN-v30_eVPQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Daha önce 'Meryem', 'Karagül', 'Arıza' ve 'Ada Masalı' gibi yapımlarda rol alan ve oyunculuğu ile olduğu kadar güzelliğiyle de adından söz ettiren Ayça Ayşin Turan, imaj tazeledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/x9cjcS0bqE29TyiJuQ8xAA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyunculuğa adım attığı ilk yıldan bu zamana kadar uzun saçlarıyla bilinen Turan, saçlarını kısacık kestirdi.
Ünlü oyuncunun yeni imajı takipçileri tarafından oldukça beğenildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d0h_zpvBUEOxScveYFSgaw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sosyal medya paylaşımlarıyla ve özel hayatıyla dikkat çeken model ve oyuncu Emily Ratajkowski, imaj değişikliğine gitti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XpFh7U94KE-w0GaZ4mXC4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sektöre adım attığı günden beri uzun saçlarıyla özdeşleşen model, saçlarını kısacık kestirdi. Model, geçmişte saçlarını platin sarısına boyatarak yepyeni birine dönüşmüştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bx0Wz7aI1EWRlueuRAOkrg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz günlerde anne olduğunu sosyal medya hesabından paylaşan ünlü realite şov yıldızı Paris Hilton, imaj değişikliğine gitti.
Ünlü moda dergisi Vogue Arabia'ya poz veren Hilton, çekim için Hollywood'un ikonik ismi Marilyn Monroe'ya dönüştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X1DLIZ8V40-hbGCewvI66g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eşi Carter Reum ile ilk kez bebek sahibi olan yıldız, yeni imajını paylaşırken "En sevdiğim ikona dönüştüm" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4gKCLM2ELkuduSV4SpQ_qQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Transformers serisiyle akıllara kazanan ünlü ABD'li oyuncu Megan Fox, imaj değişikliğine gitti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hnrx6TNyL0yYICP71_Acrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzun süredir siyah uzun saçlarından vazgeçmeyen oyuncu, saçlarını kısaltıp sarıya boyattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZcB1U4v-c0uYCbhJEl7vXA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü süper model Bella Hadid, saçlarında yaptığı değişiklikle Marilyn Monroe'nun kopyası oldu. Kahverengi saçlarıyla bilinen Filistin asıllı Amerikalı model, saçlarını platin sarısına boyatmış halini sosyal medyadan paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vmeAguuoW0qIO1lO6TqJvw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hadid, saçlarını yapan saç stilisti Sam McKnight'ı etiketleyerek yeni görünümünü hayranlarına gösterdi. Hayranlarından "Monroe'nun 2024'teki hali" şeklinde beğeni yorumları yağdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S07rBvF9BkKEKG1kVgxXvg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisindeki Cemile karakteriyle akıllara kazınan ünlü oyuncu Ayça Bingöl şu sıralar Yürek Çıkmazı dizisiyle adından söz ettiriyor. Oyuncu son paylaşımıyla imajını değiştiren ünlüler arasına girdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/22BE80A-5U-ER6xgCIqs9g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bingöl "İyi hissediyorum" notuyla yeni saçlarını takipçileriyle paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E5ybvKo9XEeDkkUl8XRxJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Margot Robbie ile başrolleri paylaştığı Babylon filmiyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Altın Küre Ödülleri’ne aday gösterilen Brad Pitt, Beverly Hills’te yapılan ödül törenine yeni imajıyla katıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QTzghmL_7EaNxIdA5VrTqQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir süredir uzun saçlı olarak kameraların karşısına çıkan Pitt, saçlarını kısa kestirmiş haliyle objektiflere poz verdi. Pitt, yeni imajıyla hayranlarından tam not aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZOjR5R99y0CmJMU5GLh3eA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pitt, 80. Altın Küre’de ödülü Everything Everywhere All at Once filmindeki rolüyle Ke Huy Quan’a kaptırdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2DSQyOttmUS-5inFAjV4PQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sosyal medya hesabını aktif olarak kullanan ünlü oyuncu Burçin Terzioğlu, yeni tarzını takipçileriyle paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VL9gqqdeaky_FZSIv30KxA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzun ve bakır tonlarındaki saçını kestiren ve sarışın olan Terzioğlu, paylaşımına "Yeni bir ben" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BKo2KpuYKUqvoUFLYltX7w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Lüks markaların kampanyalarında sık sık yer alan, moda Haftaları'nın en çok defileye çıkan modellerinin başında gelen ve toplumsal konulardaki söylemleriyle gündeme gelen Bella Hadid, yeni tarzını görücüye çıkardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BrX_czKPvku5CSyVj1EROw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>26 yaşındaki ABD’li model, saçlarını sarıya boyattı. Model, kızıl yansımalar bulunan sarı saçlarıyla sosyal medyada paylaşım yaptı. Hadid, daha önceki açıklamalarında aslında ablası Gigi Hadid gibi sarışın olduğunu ama saçını koyu tonlara boyatmayı tercih ettiğini söylemişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XcBLr05wWkmynJABZT1Zig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Burcu Esmersoy, sosyal medya hesabında yeni tarzını paylaştı. Uzun sarı saçlarını farklı modellerde kullanmayı seven Esmersoy,  tarzında yeniliğe gitti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yLU8WoJysEyFR0fJUCloHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Esmersoy, kakül modelini verdiği saçlarını ilk kez paylaştı. Yıldızın paylaşımına birçok beğeni ve yorum yağdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4WdhjhXrZUyiBZj4L4352g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ufak Tefek Cinayetler ve Mucize Doktor gibi yapımlarla tanınan ünlü oyuncu Hayal Köseoğlu, imajını yeniledi. Sosyal medya hesabında yani halini paylaşan Köseoğlu'na beğeni ve yorum yağdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ppEhKYlbmk6JUUS3X8kHJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu, "Şimdi onlar düşünsün" notuyla birlikte kızıla boyattığı saçlarını görücüye çıkardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JhpyOLatuk-6n4yNdY-E8g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz yaz uzun yıllardır birlikte olduğu nişanlısı Lior Ahituv dünyaevine giren ünlü oyuncu Ege Kökenli saçlarını yeniledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3g8JbyFq806g9Dfl15it3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kökenli, uzun zamandır kendisiyle özdeşleşen sarı saçlarından vazgeçti. Oyuncu "Aaa ahh kim bu?" notuyla kızıla boyattığı saçlarını takipçilerinin beğenisine sundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Xsusp3eFDk-ejzNdqyA6JA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son dönemde Kağıttan Hayatlar filmiyle adından söz ettiren ve bir süredir ekranlardan uzak kalan Çağatay Ulusoy, yeni imajıyla ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bie7X9M2gEecju483k_IOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu Lale Başar ile poz veren Ulusoy, Onur Bilgetay’ın yönetmenliğini üstlendiği ‘Centilmen’ dizisiyle ekranlara dönmeye hazırlanıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wD6hJKnp3E2zHZAU0slfnA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Basketbolcu Cedi Osman ile dünyaevine giren ünlü oyuncu Ebru Şahin, stiliyle de özdeşleşen kıvırcık saçlarından vazgeçti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RldSY1arREySa7r9nIes_g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şahin, perçem modelini verdiği düz saçlarını sosyal medya hesabında paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xNUyTYHEmkKnCXEo303Wjw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>First Lady olduğu dönemde düz fönlü saçlarıyla hafızalara kazınan Michelle Obama, Beyaz Saray'dan ayrıldıktan sonra yapımcı ve kitap yazarı olarak devam ettiği hayatında imajını da değiştirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/B5UdaPPPWEOQlbB9cLUOZw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Michelle Obama, 'The Light We Carry' adlı üçüncü kitabının tanıtımına Afrikalı köklerini gözler önüne seren kıvırcık saçlı görünümüyle katıldı. Uzadığı görülen saçlarında ince örgülerin de dikkat çektiği Obama, saçlarına ilginç bir topuz da yapmayı seçtiği yeni imajıyla beğeni topladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u4StVTaZskG7U5CYlLEhZQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güneşin Kızları, Afili Aşk ve Aşk Mantık İntikam gibi dizilerle adından söz ettiren Burcu Özberk, imajını yeniledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/G61ZvOczS06jcuN0jypjfg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu sosyal medya hesabında "Yenilendim" notuyla saçlarının yeni halini hayranlarıyla paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Lg2ybmYmY0elShtBOx29vg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Natural Born Killers, Sherlock Holmes, Good Night and Good Luck, Kiss Kiss Bang Bang, Zodiac ve Iron Man gibi unutulmaz filmlere imza atan Robert Downey Jr. yeni projesi için imaj değiştirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ib_GBYcVV0WDGZsws49L_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Los Angeles'taki Fairmont Century Plaza'da düzenlenen Governors Awards'a katılan aktörün yeni görüntüsü ​​hayranlarını şaşkına çevirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/stSIx7g6TUKvX2BmrF3GNw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Saçlarını tamamen kazıtan Robert Downey Jr'ın HBO yapımı olan yeni projesi The Sympathizer'daki rolü için imaj değişikliğine gittiği ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nWLcjNXrMkO5sa8p2QbGyg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu Melisa Döngel, sarı saçlarından vazgeçti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/92evbe3wOkKF12zQX_G79Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeni projesi için saçlarını kahverengiye boyatan Döngel, yeni tarzıyla takipçilerini ikiye böldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DS18cphVFUWObULmw1zxGg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncunun bazı hayranlarını Döngel’in sarışın halini beğenirken kimileri yeni saçının ona çok yakıştığını belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1z7zPUsWTU-z6eNmz8CP2w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Hadi buyur. Şimdi de kumral olduk"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EgIfwXgIiEGjm2x2ZBpVPA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Büşra Pekin</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MMAjrHyNtUu_8WlPEIFXfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pekin, verdiği kilolar ve yeni stilleriyle sık sık gündeme geliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s3Q5ylo9ykmHyNu3bwCOQw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlayda Alişan, yeni projesi için imaj değişikliğine gitti. Ünlü oyuncu, doğal saçlarını siyaha boyatması takipçilerini ikiye böldü.
Bazı sosyal medya kullanıcıları, Alişan'ın son halini çok beğenirken, kimileri de eski halinin daha iyi olduğunu vurguladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sKReeTk6K06r7P2v5AgkIg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Alişan'ın son halini beğenenler ''Kendi saç renginiz çok daha güzel ve farklıydı'', ''Eski saç rengi efsaneydi'', ''Doğallığına yazık olmuş. Bence hemen eski haline dön'' gibi yorumlar yaparken; bazıları da "Harika olmuş", "Bir insana her şey mi yakışır?", "Bayıldım" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7-R8wI7jek6XYymDfqa9wQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>90'lı yılların fenomen dizisi Kara Melek ile ünlenen Sanem Çelik, yıllar sonra yeni imajıyla ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vcM21nYSKUqg3cczdDcRow.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gözlerden uzak yaşayan Çelik, gerçek rengini görmek istediği için boyatmadığı saçlarını kendisinin kestiğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZXXwpwy26U-gmx5PzEIPaQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Bence oldu, Soner çok karizmasın"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BbcwCB5tbUS6MnZ-5waoFg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SvctqWxH-ku4lnCYDvboDA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Bazen değişiklik gerekir"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SpzZZRGIOkeUWAjNu_Punw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nwD5YPoWv0q_WH9dsTBAhQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QsjQ051wK0eT6oxf0Q4DXw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L91g0j3Rc0e0TFwHNoPGsw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g6t46P0QjESJYGTrljprwQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6t94NVJEVk63SI2tmp4u6g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption></figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pt_0X9xxdkOi2vpgtI3GvQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IBpY3rRiSUyLxVNx7ilrqQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Selçuk Yöntem, yakın arkadaşı Metin Akpınar ile 41 yıl önce verdiği pozun aynısını verip sosyal medyadan yayınladı.
Yöntem fotoğrafa, 'Alttaki fotoğraf 1978'de çekildi. Kulüp 12'de. Metin ağabey Ankara turnesinden sonra davet etmişti beni gelirsen ara demişti. Ben de turneye İstanbul'a gelince aradım ve yıllar geçmiş. Çok severim Metin ağabeyi tiyatro tarihimizdeki yeri çok önemli' notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KKf5iSNFi0u0JZT7m1jH_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AJINZJztqEOY-cs33vP1gg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UeTuAvNlxUG6GRFJvYYcvA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VTBcVOTbOUGMGRUFCGDZDA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aliye dizisiyle adını duyuran daha sonra Star TV ekranlarında yayınlanan Medcezir ve Paramparça dizileriyle yıldızı parlayan Mine Tugay'ın estetiksiz fotoğrafı ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YyBUA3I3SESOiJlbw-osjg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Pg6ywDw060ysUpPAAexihw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"2009-2019"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Xb_USyuzqUOXKQ9mqHenQQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GXzq1LUU10qgHFxry-aS3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iv9CGa8pp0SOwBXEPk59fw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xqVGKAlAjU2MrHC-OYUnfg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QhKgf-CHp0CFD0k7-oOWvA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hyvwMMm_2kKrLtsj1lNeAA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ygkghQRNaEq-aB7wkWzlzw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j3LGozypZ0yYZNQEXt_cug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BDeKEfBxYkGHtJp9WhvUIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Lch8vq0UV0ugLS4Etwom4w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KCA2LaoKzk2dS9q_9ELK7g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f9Km59c6KkWt3lyWnqTRlg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzun saçlarıyla hafızalara kazınan oyuncu daha önce bir şampuan markasının reklam yüzü olmuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dSYBGuu-Jk2DsXqK4rJbNQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jnD8hz24kUCT23lg8IDgPA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VOG9Lm-MP0eWWTY0fe8sDw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu Hakan Yılmaz 'Ayrılsak Da Beraberiz' dizisinde başrolü paylaştığı Janset Paçal ile yıllar sonra buluştu.1999-2004 yılları arasında yayınlanan ve bir döneme damga vuran dizisinin oyuncularından Yılmaz birlikte çekildikleri kareyi, "Yıllar yıllar sonra.. Canım arkadaşım" notuyla yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/grZ2k_r1tkqfr_x5OLWo0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Burcu Biricik'in başrolünü Erdal Beşikçioğlu’yla paylaştığı Çiçero filmi için imajı...</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FFC880jszUePSsXAIN_u-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Vatanım Sensin’de Leon karakterine hayat veren Boran Kuzum, dizinin final yapmasının ardından imaj değişikliğine gitti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LEOibmFzu0euYBklbQ8DcA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu, “Hemen bıyıkları kestim. O kadar alışmışım ki, ilk başlarda garipsedim” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XW9DtfNE4Ui6zv3gv6FruQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vZkpLjpSjk6nl-laYtXWHQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>'Yaşamayanlar’ adlı dizide ‘Vampir Mia’ rolünü alan imajını değiştirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vNhU6Gat00Ol4LFn80Y4mQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir dönem en çok izlenen diziler arasında yer alan 'Mahallenin Muhtarları'nda "Şirin" rolüyle akıllara kazınan ünlü oyuncu Esra Akkaya yeni imajını sosyal medyadan yayınladı. Akkaya paylaşımına, "Eveeet! Nasıl olmuş. Değişim dönüşüm" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h9UlIFb9wEKpBN2n0caNnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mahallenin Muhtarları dizisinde "Şirin" rolü ile ün kazanan ve daha sonra 'Karanlıkta Biri Var', 'Günaydın İstanbul Kardeş' filmleriyle 'Yarı Şaka Yarı Ciddi', 'Bir Dilim Aşk' ve 'Sonradan Görme' gibi birçok dizide rol alan tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Akkaya, Etiyopya'dan evlatlık aldığı çocuğu Can Alex ile birlikte Bodrum'un Bitez Mahallesine yerleşmişti. 
ESRA AKKAYA'NIN YENİ HAYATI (TIKLA OKU)</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/99wHj-b36kO2aCaPOp-SyA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2003 yılında ekranlara gelen Sihirli Annem dizinin çocuk oyuncuları büyüdü. 
(Fotoğraf soldan sağa: Michele Cedolin, Gizem Güven, Damla Ersubaşı, Buğra Özmüldür, Zeynep Özkaya)</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/odb2lJck60OW_sLXPRIQ2w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Murat Boz'un gençlik yıllarına ait fotoğrafı sosyal medyada gündeme geldi.Boz'un Megastar Tarkan ile birlikte yan yana otururken çekilmiş fotoğrafını görenler tanımakta güçlük çekti.
Yıllar öncesine ait olan fotoğrafın çekildiği  dönemlerde Boz, Tarkan'ın vokalistliğini yapıyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/puComrVNAEOHZOr6KRmewA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JRFQta2i8kG45nHj60sB_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cem Yılmaz saçlarını kazıttı. Yılmaz yeni imajı için, "Her filmden sonra illa bir saçlarımı keserim. Bilen bilir" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WyghL9vCy0Sa0SDFpF2qKQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yNC0V4fBJUKZRVMJjsMA1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sanatçı "Canım İzmir’ime yeni saçımla geldim" notuyla yeni imajını takipçilerine gösterdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zYXm7J7mVUi-tfxQUhixCw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeni imajını sosyal medya hesabından paylaşan Başak Dizer'in saç rengini açtırdığı ve perçem kestirdiği görüldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LiK87TCXF0qzPlSNKxMBZg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dizer, sırrını Instyle Dergisi'ne şöyle anlatmıştı: 10 yıldır pilates yapıyorum. Sigara hiç içmedim, içkiyle aram yok. Yeşil çay tercihim. Gece, kulübe gittiğimde elimdeki bardakta alkol yerine su vardır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hP9854qs-0O47dnbS14vuA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bgXkfMrdz0iFteWgOIyjng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mx2SSuIVNUaszOcIjITQkg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QUcCnQKnC0q1iAr4mTlthA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lQgZiRJ2wU6Iax8nnPL99g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kPgEGPy_VEmh4sQUAUHRbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8zurKOcXkk-58kjKmZ0PvQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P-WeCkr_w0yanBHwE0fJmg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mDnmMjZSdUW7bVdSHYXcNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_IPUx-FBoEK-pIw6TgBw4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3cuncUUTWUmpz6jA1Ceqvg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y9VTsw0Y1EWxnfrzVtfbGA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Kj1bUx7ntECn5JJtdXmnMA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WFsGjIeQt0iXROmTyN4--A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/psM_RJeJfUq2Hg_9onqx9Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m_cBfZgowkmPunP1xmtHpg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qbQ3bLrCFE6fs5V697j8DQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5h5SiIosu0eMBnkiWhElAg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t7gK3khXsUmEggvBb7mKDA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kaxXXdcNhEWtJlLy52N4AA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bSzPIwzBTkm1KoCsc4j3Dw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8ja41UGWB0OHJgXA68acZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KjLBvcHSXkiu5kkvrFdoTA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Pgue2_gwQkGOcnjmsNdNmQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/plunRm13GECxPFeGQIhP9Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ub0qrO47kUeFYe2DQhlzUg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K8a9toQmSEGp4T641IG2sw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DqxnxAzwFUeivYGq1wjemA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MQnXxlJGFkSgZaz2hgXsJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nXRHyxYaZ0iP9wguCpL4Wg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RUhE26XWXE-Y6PqVNTKyHA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CSYFf6z33keovATQS-q4jg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Akciğeri adeta yeniden doğmuş gibi yapan mucize meyve: Bağışıklığı da destekliyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/akcigeri-adeta-yeniden-dogmus-gibi-yapan-mucize-meyve-bagisikligi-da-destekliyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/akcigeri-adeta-yeniden-dogmus-gibi-yapan-mucize-meyve-bagisikligi-da-destekliyor</guid>
<description><![CDATA[ Bağışıklık sistemini desteklemede önemli bir rol oynayan ve lif, antioksidan ve C vitamini zengini olan ayva, özellikle akciğer sağlığı için büyük önem taşıyor. Peki, ayva akciğer sağlığını nasıl destekliyor? İşte yanıtı.Kış mevsimi geldiğinde pazar tezgahında yerini alan ayva, sağlığa olan faydalarıyla dikkat çekiyor.Sert sarı bir yapıya sahip olan ayva, içerisindeki birçok vitamin ve mineral sayesinde insan sağlığına fayda sağlar. Bunun yanında düşük bir kaloriye sahip olan ayva, besleyici yapısıyla bilinir.Antioksidanlar açısından zengin olan ayva, bakterilerle savaşma, kalp sağlığını destekleme, kabızlığı ve reflü şikayetlerini giderme, hamilelik kaynaklı bulantıyı azaltma ve karaciğerin sağlıklı çalışmasına yardım eder. Özellikle de akciğer sağlığı için çok faydalıdır.Ayva, sağlık açısından pek çok fayda sağlayan bir meyve. Eylül ayı itibarıyla pazar tezgahında yerini alan ayva özellikle akciğer sağlığını korumak için doğal ilaç görevi görüyor .Akciğer sağlığını korumak için günlük hayatınızda pek çok kurala dikkat etmeniz gerekiyor. Sağlıklı akciğerler için ve akciğer sağlığını korumak için sigara içmemeniz gerekiyor. Kirli ve tozlu ortamlarda da bulunmamanız, yaşadığınız alanı sürekli havalandırmanız gerekiyor.Solunum egzersizleri yapmak da akciğer sağlığını iyileştiriyor. Tüm bunların yanı sıra beslenmeniz ve beslenme düzeninizde akciğer sağlığınız için önemli.Bağışıklığı güçlendirmek, vücudu hastalıklara karşı korumak için sebze ve meyvelerin gücünden faydalanmanız gerekiyor. Özellikle akciğeri güçlendirmek, öksürük, balgam gibi hastalıklardan kurtulmak için bazı meyveleri beslenme listenize hemen eklemelisiniz.Kış mevsimi geldiğinde pazar tezgahında yerini alan ve sıklıkla tüketilen meyvelerden biri ayva.Güçlü bir şifa deposu olan ayva, akciğerleri temizlemesiyle de biliniyor. Özellikle öksürük, balgam, hırıltı gibi şikayeti olanlar bol bol ayva tüketiliyorAyvaları iyice yıkayıp küp küp kesin. Tencereye koyup üzerine suyu koyun kaynarken içine keçiboynuzlarını kırıp atın. Daha sonra zencefili doğrayıp ekleyin. Ardından çubuk tarçın ve karanfilleri koyun iyice kaynasın. Hoşaf kıvamına geldiğinde ocaktan alın. Bardaklara boşaltıp günde 2 defa tüketin.Ayrıca, yapılan bir çalışmada Ayva&#039;nın içerdiği flavonoidler ve tannins, akciğerlerdeki zararlı toksinlerin temizlenmesine katkıda bulunduğu gösterildi. Bu, ayva hoşafının doğal bir detoksifiye edici olarak kullanılabileceğini destekleyen önemli bir bulgu.
Bu makale sadece genel bilgi verme amacıyla yazılmıştır ve doktor tavsiyesi olarak ele alınmaması gerekir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/so966k6CHE2fM_OQzNBLBA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Akciğeri, adeta, yeniden, doğmuş, gibi, yapan, mucize, meyve:, Bağışıklığı, destekliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/so966k6CHE2fM_OQzNBLBA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Akciğeri adeta yeniden doğmuş gibi yapan mucize meyve: Bağışıklığı da destekliyor"><p>Bağışıklık sistemini desteklemede önemli bir rol oynayan ve lif, antioksidan ve C vitamini zengini olan ayva, özellikle akciğer sağlığı için büyük önem taşıyor. Peki, ayva akciğer sağlığını nasıl destekliyor? İşte yanıtı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WkuNYjyPgUCpzwxkpZ0lZQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kış mevsimi geldiğinde pazar tezgahında yerini alan ayva, sağlığa olan faydalarıyla dikkat çekiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2hBYYtfA30WLcL1AsVovsA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sert sarı bir yapıya sahip olan ayva, içerisindeki birçok vitamin ve mineral sayesinde insan sağlığına fayda sağlar. Bunun yanında düşük bir kaloriye sahip olan ayva, besleyici yapısıyla bilinir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5ZfZWrpOiE2aKvkW0LRwBw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Antioksidanlar açısından zengin olan ayva, bakterilerle savaşma, kalp sağlığını destekleme, kabızlığı ve reflü şikayetlerini giderme, hamilelik kaynaklı bulantıyı azaltma ve karaciğerin sağlıklı çalışmasına yardım eder. Özellikle de akciğer sağlığı için çok faydalıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YA2DnNtnUECOwMAGDwfouQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ayva, sağlık açısından pek çok fayda sağlayan bir meyve. Eylül ayı itibarıyla pazar tezgahında yerini alan ayva özellikle akciğer sağlığını korumak için doğal ilaç görevi görüyor .</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2UgL3OIR_UGN8eXafxoDKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Akciğer sağlığını korumak için günlük hayatınızda pek çok kurala dikkat etmeniz gerekiyor. Sağlıklı akciğerler için ve akciğer sağlığını korumak için sigara içmemeniz gerekiyor. Kirli ve tozlu ortamlarda da bulunmamanız, yaşadığınız alanı sürekli havalandırmanız gerekiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UQudVjLr1EaV3AGPqrmsJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Solunum egzersizleri yapmak da akciğer sağlığını iyileştiriyor. Tüm bunların yanı sıra beslenmeniz ve beslenme düzeninizde akciğer sağlığınız için önemli.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hlo6dJU8N0CYyZ1suC978A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bağışıklığı güçlendirmek, vücudu hastalıklara karşı korumak için sebze ve meyvelerin gücünden faydalanmanız gerekiyor. Özellikle akciğeri güçlendirmek, öksürük, balgam gibi hastalıklardan kurtulmak için bazı meyveleri beslenme listenize hemen eklemelisiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m2b2WVnh-E-5IakRPsZzig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kış mevsimi geldiğinde pazar tezgahında yerini alan ve sıklıkla tüketilen meyvelerden biri ayva.Güçlü bir şifa deposu olan ayva, akciğerleri temizlemesiyle de biliniyor. Özellikle öksürük, balgam, hırıltı gibi şikayeti olanlar bol bol ayva tüketiliyor</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/70oSuYbgjkOHKkzLKUReew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ayvaları iyice yıkayıp küp küp kesin. Tencereye koyup üzerine suyu koyun kaynarken içine keçiboynuzlarını kırıp atın. Daha sonra zencefili doğrayıp ekleyin. Ardından çubuk tarçın ve karanfilleri koyun iyice kaynasın. Hoşaf kıvamına geldiğinde ocaktan alın. Bardaklara boşaltıp günde 2 defa tüketin.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A21aPK3RaE-I-YgMb170mQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ayrıca, yapılan bir çalışmada Ayva'nın içerdiği flavonoidler ve tannins, akciğerlerdeki zararlı toksinlerin temizlenmesine katkıda bulunduğu gösterildi. Bu, ayva hoşafının doğal bir detoksifiye edici olarak kullanılabileceğini destekleyen önemli bir bulgu.
Bu makale sadece genel bilgi verme amacıyla yazılmıştır ve doktor tavsiyesi olarak ele alınmaması gerekir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir manipülatörü nasıl tanırız? Yeni araştırma ortaya koydu</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/bir-manipulatoeru-nasil-taniriz-yeni-arastirma-ortaya-koydu</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/bir-manipulatoeru-nasil-taniriz-yeni-arastirma-ortaya-koydu</guid>
<description><![CDATA[ Bir kişi ya da grup tarafından başka bir kişi veya grup üzerinde psikolojik, duygusal ya da sosyal baskı kurarak, onların düşüncelerini, davranışlarını veya kararlarını istenilen yönde şekillendirmeye çalışmak anlamına gelen manipülasyon, daha çok dolaylı yollarla ve hissettirmeden yapılır. Yeni bir araştırma, manipülatif insanları tanımaya yardımcı olabilecek basit bir ipucunu ortaya koydu.ABD&#039;li bilim insanlarının liderliğinde yürütülen analiz, bir kişinin manipülatif eğilimlerini, duruşuna bakarak anlamanın mümkün olabileceğini öne sürüyor. Özellikle dik ve geniş bir duruş sergileyen bireylerin, başkalarını manipüle etme veya domine etme eğilimlerinin daha fazla olabileceği belirtiliyor. Bu kişilerde psikopatlık riski de daha yüksek olabilir.Massachusetts Amherst Üniversitesi&#039;nde psikoloji ve beyin bilimleri profesörü olarak görev yapan Dr. Susan Krauss Whitbourne, bu konudaki bulgularını Psychology Today dergisinde paylaştı.Montreal McGill Üniversitesi&#039;nde yapılan araştırmaya göre, bir kişinin duruşu her ne kadar tüm kişiliğini yansıtmasa da, zihinsel durumu hakkında önemli ipuçları verebilir.Ses getiren çalışmaya 608 genç yetişkin katıldı. Katılımcıların doğal, baskın ve teslimiyetçi pozisyonlarda fotoğrafları çekildi. Araştırmanın diğer aşamasında ise katılımcılarla yüz yüze görüşüldü.
Araştırma sonucunda duruşu dik ve geniş olan kişilerin psikopatlık, manipülatiflik, rekabetçilik ve sosyal hiyerarşilere inanç gibi özelliklerde daha yüksek puanlar aldıkları ortaya çıktı. Uzmanlar, bu tür bir duruşa sahip kişilerin, başkalarından kendi çıkarları doğrultusunda faydalanma eğiliminde olma olasılıklarının daha yüksek olduğunu belirtti.Ancak bireylerin dik durmasının, her zaman manipülatif oldukları anlamına gelmediğini belirtmek gerek. Bilim insanları, dans veya jimnastik gibi sporlarla uğraşan kişilerin de dik durabileceğinin altını çizdi.Peki, bu bulgular gerçek dünyada nasıl bir anlam taşır? Örneğin, bir iş görüşmesinde karşınızdaki kişi sürekli olarak dik ve geniş bir duruş sergiliyorsa, bu hemen kötü bir işaret mi olmalı? Elbette hayır. Hiçbir kişilik testi veya gözlem yöntemi yüzde yüz doğru sonuç vermez. Duruş, sadece bir ipucu niteliği taşır. Bu ipucunu, kişiyi daha yakından gözlemleyerek, dil ve beden dili gibi diğer faktörlerle birleştirerek değerlendirmek önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5wANUOHJvE6pNrxpi7hAFA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bir, manipülatörü, nasıl, tanırız, Yeni, araştırma, ortaya, koydu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5wANUOHJvE6pNrxpi7hAFA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bir manipülatörü nasıl tanırız? Yeni araştırma ortaya koydu"><p>Bir kişi ya da grup tarafından başka bir kişi veya grup üzerinde psikolojik, duygusal ya da sosyal baskı kurarak, onların düşüncelerini, davranışlarını veya kararlarını istenilen yönde şekillendirmeye çalışmak anlamına gelen manipülasyon, daha çok dolaylı yollarla ve hissettirmeden yapılır. Yeni bir araştırma, manipülatif insanları tanımaya yardımcı olabilecek basit bir ipucunu ortaya koydu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8LJQsWgVlEy4cr7vP4bP9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'li bilim insanlarının liderliğinde yürütülen analiz, bir kişinin manipülatif eğilimlerini, duruşuna bakarak anlamanın mümkün olabileceğini öne sürüyor. Özellikle dik ve geniş bir duruş sergileyen bireylerin, başkalarını manipüle etme veya domine etme eğilimlerinin daha fazla olabileceği belirtiliyor. Bu kişilerde psikopatlık riski de daha yüksek olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CW_6NveaF0uPq391XqYHRw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Massachusetts Amherst Üniversitesi'nde psikoloji ve beyin bilimleri profesörü olarak görev yapan Dr. Susan Krauss Whitbourne, bu konudaki bulgularını Psychology Today dergisinde paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-iMOof3U302kwr8CB9c_5Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Montreal McGill Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre, bir kişinin duruşu her ne kadar tüm kişiliğini yansıtmasa da, zihinsel durumu hakkında önemli ipuçları verebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c4TZ3qphs0OT2_-Y5VjrVA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ses getiren çalışmaya 608 genç yetişkin katıldı. Katılımcıların doğal, baskın ve teslimiyetçi pozisyonlarda fotoğrafları çekildi. Araştırmanın diğer aşamasında ise katılımcılarla yüz yüze görüşüldü.
Araştırma sonucunda duruşu dik ve geniş olan kişilerin psikopatlık, manipülatiflik, rekabetçilik ve sosyal hiyerarşilere inanç gibi özelliklerde daha yüksek puanlar aldıkları ortaya çıktı. Uzmanlar, bu tür bir duruşa sahip kişilerin, başkalarından kendi çıkarları doğrultusunda faydalanma eğiliminde olma olasılıklarının daha yüksek olduğunu belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/l2tNdfwOz0-MgcRnpa6c1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak bireylerin dik durmasının, her zaman manipülatif oldukları anlamına gelmediğini belirtmek gerek. Bilim insanları, dans veya jimnastik gibi sporlarla uğraşan kişilerin de dik durabileceğinin altını çizdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dpCWwSrCTEuu9UGyYw43_Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Peki, bu bulgular gerçek dünyada nasıl bir anlam taşır? Örneğin, bir iş görüşmesinde karşınızdaki kişi sürekli olarak dik ve geniş bir duruş sergiliyorsa, bu hemen kötü bir işaret mi olmalı? Elbette hayır. Hiçbir kişilik testi veya gözlem yöntemi yüzde yüz doğru sonuç vermez. Duruş, sadece bir ipucu niteliği taşır. Bu ipucunu, kişiyi daha yakından gözlemleyerek, dil ve beden dili gibi diğer faktörlerle birleştirerek değerlendirmek önemlidir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Her gün 1 tatlı kaşığı zencefil tozu tüketmenin  şaşırtıcı etkisi: Araştırmalar ne söylüyor?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/her-gun-1-tatli-kasigi-zencefil-tozu-tuketmenin-sasirtici-etkisi-arastirmalar-ne-soeyluyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/her-gun-1-tatli-kasigi-zencefil-tozu-tuketmenin-sasirtici-etkisi-arastirmalar-ne-soeyluyor</guid>
<description><![CDATA[ Zencefil ve zencefil tozu, anti-inflamatuar özellikleri sayesinde sindirimi iyileştirme, bağışıklık sistemini güçlendirme ve ağrı kesici gibi çok sayıda sağlık faydası sunar. Günlük bir tatlı kaşığı zencefil tozu metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeye yardımcı olabilir. Zencefil tozu, diyetinize lezzetli ve besleyici bir katkı sağlamak için çaylara, smoothielere ve yemeklere kolayca eklenebilir.Geleneksel tıpta popüler bir bileşen ve mutfak hazırlıklarının vazgeçilmez bir parçası olan zencefil, yüzyıllardır varlığını sürdürüyor ve modern yaşam tarzımızın ayrılmaz bir parçası olmaya devam ediyor.
Hemen hemen her mutfakta bulunan zencefil, sağlığınızın birçok yönü üzerinde sessizce çalışabilir. Sindirim ilacı olmaktan kilo verme yolculuğunda bir arkadaş olmaya kadar, mütevazı zencefilin düzenli tüketiminin açığa çıkarabileceği daha az bilinen birçok faydası vardır.Taze zencefil çoğu kişi için tercih edilse de, daha uzun raf ömrü için zencefil tozuna da dönüştürülebilir. Taze zencefil doğası gereği kuru ve sıcak olduğundan uzun süreli kullanım için zencefilin kurutulmasını önerir. Bir günde ne kadar zencefil tozu tüketebilirsiniz?Kuru zencefil, taze zencefilden daha etkilidir ve yoğun miktarda besin içerir. Kökün kurutulması ve öğütülmesiyle yapılır. Her gün bir çay kaşığı toz zencefil tüketilebilir.Baharatta doğal olarak bulunan bir bileşik olan gingerol, mide bulantısı ve ağrı kesici gibi bir dizi fayda sağlayabilir. Ayrıca kan şekeri seviyelerini dengelemeye ve beyninizi beslemeye yardımcı olurTaze zencefil gibi, kurutulmuş ve toz haline getirilmiş hali de sindirime yardımcı olur ve vücudun yiyecekleri daha verimli bir şekilde işlemesine yardımcı olur.
Hazımsızlık, şişkinlik veya mide bulantısı gibi sorunlarla karşılaşan kişiler, hızlı bir rahatlama için zencefil tozu tüketebilirler. Günlük bir doz, sindirim sorunlarını uzak tutmaya yardımcı olabilir. Özellikle ağır yemeklerden sonra önerilir.Çayınıza veya diğer yiyeceklere bir çay kaşığı zencefil tozu eklemek, bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye yardımcı olabilecek cömert bir antioksidan dozu sağlayabilir. Zencefile karakteristik tadını ve kokusunu veren gingerol bileşiği, vücudun savunmasını güçlendiren iltihap önleyici ve antioksidan özelliklere sahiptir. Bu, özellikle devam eden grip mevsiminde faydalı olabilir.Zencefil doğal iltihap giderici özelliklere sahiptir. Zencefil tozu tüketmek vücuttaki iltihabı azaltmaya yardımcı olabilir, bu da artrit, kas ağrısı ve kronik ağrı gibi rahatsızlıklar için faydalıdır. Düzenli olarak tüketilmesi ağrı ve sertliği hafifletmeye yardımcı olabilir.
2009 yılında The Journal of Alternative and Complementary Medicine&#039;de yayınlanan bir çalışma, zencefil tozunun kas ağrısını ve hassasiyetini azaltmaya yardımcı olabileceğini buldu.Zencefil tozu kilo vermenin kolay bir yoludur ve fitness yolculuğunuzda değerli müttefikiniz olabilir.
Çalışmalar, zencefilin metabolizmayı artırmaya ve iştahı azaltmaya yardımcı olabileceğini, yağ kaybına yardımcı olabileceğini göstermektedir. Vücudunuzdaki termojenik etkileri artırarak yağ yakımını teşvik eder ve açlığı bastırmaya yardımcı olur. Sabahları suya veya çaya eklenen bir çay kaşığı zencefil tozu, daha aktif ve enerjik bir gün için ortamı hazırlamaya yardımcı olabilir.Bu faydalar, zencefil tozunun yağ yakma aktivitesini artırmaya ve metabolizmayı iyileştirmeye yardımcı olduğunu gösteren 2015 yılında American Journal of Clinical Nutrition&#039;da yayınlanan bir çalışma ile doğrulanmıştır.Taze zencefil suludur ve daha fazla lif içerir. Genellikle kuru zencefilden daha hafif bir tada sahiptir, bu da su içeriğini giderir ve raf ömrünü uzatır. Taze zencefil yemek pişirmede, smoothielerde veya çaylarda kullanılırken zencefil tozu daha yoğundur ve daha baharatlı, daha keskin bir tada sahiptir.İşte zencefil tozunu günlük rutininize nasıl dahil edebileceğiniz:Zencefil çayı: Bir yudum sıcak zencefil çayı sizi güne hazırlayabilir ve kış sabahında içinizi ısıtabilir. Rahatlatıcı, iltihap önleyici bir çay için sıcak suya bir çay kaşığı zencefil tozu ekleyin.
Smoothieler: Zencefil tozu ayrıca besin değerini artırmak ve benzersiz bir lezzet vermek için meyve veya yeşil smoothielerinize de eklenebilir.
Çorbalar ve soteler: Bir tutam zencefil tozu körilerinizi, çorbalarınızı ve sotelerinizi dönüştürebilir ve ona ısıtıcı ve aromatik bir lezzet katabilir.
Pişirme: Zencefil tozu ayrıca zencefilli kurabiye, kurabiye, kek ve diğer ikramların pişirilmesinde belirgin bir lezzet için kullanılır.
Takviyeler: Zencefil tozu, kapsüller de dahil olmak üzere birçok sağlık takviyesinde bulunabilir ve bu da faydalarından konsantre bir formda yararlanmayı kolaylaştırır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AgZznOrrHUqi7EIYpnCQDg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Her, gün, tatlı, kaşığı, zencefil, tozu, tüketmenin, şaşırtıcı, etkisi:, Araştırmalar, söylüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AgZznOrrHUqi7EIYpnCQDg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Her gün 1 tatlı kaşığı zencefil tozu tüketmenin  şaşırtıcı etkisi: Araştırmalar ne söylüyor?"><p>Zencefil ve zencefil tozu, anti-inflamatuar özellikleri sayesinde sindirimi iyileştirme, bağışıklık sistemini güçlendirme ve ağrı kesici gibi çok sayıda sağlık faydası sunar. Günlük bir tatlı kaşığı zencefil tozu metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeye yardımcı olabilir. Zencefil tozu, diyetinize lezzetli ve besleyici bir katkı sağlamak için çaylara, smoothielere ve yemeklere kolayca eklenebilir.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pGYnPEfHmkqj8pTV-pbP6Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geleneksel tıpta popüler bir bileşen ve mutfak hazırlıklarının vazgeçilmez bir parçası olan zencefil, yüzyıllardır varlığını sürdürüyor ve modern yaşam tarzımızın ayrılmaz bir parçası olmaya devam ediyor.
Hemen hemen her mutfakta bulunan zencefil, sağlığınızın birçok yönü üzerinde sessizce çalışabilir. Sindirim ilacı olmaktan kilo verme yolculuğunda bir arkadaş olmaya kadar, mütevazı zencefilin düzenli tüketiminin açığa çıkarabileceği daha az bilinen birçok faydası vardır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L23RcIJN90eBWDb1FJgR1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Taze zencefil çoğu kişi için tercih edilse de, daha uzun raf ömrü için zencefil tozuna da dönüştürülebilir. Taze zencefil doğası gereği kuru ve sıcak olduğundan uzun süreli kullanım için zencefilin kurutulmasını önerir. Bir günde ne kadar zencefil tozu tüketebilirsiniz?</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KGxihH9R_ke17_3V6hD3Zg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuru zencefil, taze zencefilden daha etkilidir ve yoğun miktarda besin içerir. Kökün kurutulması ve öğütülmesiyle yapılır. Her gün bir çay kaşığı toz zencefil tüketilebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QahVp2UL30SMSA3WiH2Ndg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Baharatta doğal olarak bulunan bir bileşik olan gingerol, mide bulantısı ve ağrı kesici gibi bir dizi fayda sağlayabilir. Ayrıca kan şekeri seviyelerini dengelemeye ve beyninizi beslemeye yardımcı olur</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2zEszDPCnEGjxH7bc2P3pQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Taze zencefil gibi, kurutulmuş ve toz haline getirilmiş hali de sindirime yardımcı olur ve vücudun yiyecekleri daha verimli bir şekilde işlemesine yardımcı olur.
Hazımsızlık, şişkinlik veya mide bulantısı gibi sorunlarla karşılaşan kişiler, hızlı bir rahatlama için zencefil tozu tüketebilirler. Günlük bir doz, sindirim sorunlarını uzak tutmaya yardımcı olabilir. Özellikle ağır yemeklerden sonra önerilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/v0dO8eRbSUGMnlb95gOlSw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çayınıza veya diğer yiyeceklere bir çay kaşığı zencefil tozu eklemek, bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye yardımcı olabilecek cömert bir antioksidan dozu sağlayabilir. Zencefile karakteristik tadını ve kokusunu veren gingerol bileşiği, vücudun savunmasını güçlendiren iltihap önleyici ve antioksidan özelliklere sahiptir. Bu, özellikle devam eden grip mevsiminde faydalı olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AUzYKC14c0yLXQed2c6pxw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zencefil doğal iltihap giderici özelliklere sahiptir. Zencefil tozu tüketmek vücuttaki iltihabı azaltmaya yardımcı olabilir, bu da artrit, kas ağrısı ve kronik ağrı gibi rahatsızlıklar için faydalıdır. Düzenli olarak tüketilmesi ağrı ve sertliği hafifletmeye yardımcı olabilir.
2009 yılında The Journal of Alternative and Complementary Medicine'de yayınlanan bir çalışma, zencefil tozunun kas ağrısını ve hassasiyetini azaltmaya yardımcı olabileceğini buldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Wa-mzdn7skiF0jbpbKttBg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zencefil tozu kilo vermenin kolay bir yoludur ve fitness yolculuğunuzda değerli müttefikiniz olabilir.
Çalışmalar, zencefilin metabolizmayı artırmaya ve iştahı azaltmaya yardımcı olabileceğini, yağ kaybına yardımcı olabileceğini göstermektedir. Vücudunuzdaki termojenik etkileri artırarak yağ yakımını teşvik eder ve açlığı bastırmaya yardımcı olur. Sabahları suya veya çaya eklenen bir çay kaşığı zencefil tozu, daha aktif ve enerjik bir gün için ortamı hazırlamaya yardımcı olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E0fFf35dskeKOl-QU22OCw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu faydalar, zencefil tozunun yağ yakma aktivitesini artırmaya ve metabolizmayı iyileştirmeye yardımcı olduğunu gösteren 2015 yılında American Journal of Clinical Nutrition'da yayınlanan bir çalışma ile doğrulanmıştır.Taze zencefil suludur ve daha fazla lif içerir. Genellikle kuru zencefilden daha hafif bir tada sahiptir, bu da su içeriğini giderir ve raf ömrünü uzatır. Taze zencefil yemek pişirmede, smoothielerde veya çaylarda kullanılırken zencefil tozu daha yoğundur ve daha baharatlı, daha keskin bir tada sahiptir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0EZxgdtfREuRto8JzSXalg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İşte zencefil tozunu günlük rutininize nasıl dahil edebileceğiniz:Zencefil çayı: Bir yudum sıcak zencefil çayı sizi güne hazırlayabilir ve kış sabahında içinizi ısıtabilir. Rahatlatıcı, iltihap önleyici bir çay için sıcak suya bir çay kaşığı zencefil tozu ekleyin.
Smoothieler: Zencefil tozu ayrıca besin değerini artırmak ve benzersiz bir lezzet vermek için meyve veya yeşil smoothielerinize de eklenebilir.
Çorbalar ve soteler: Bir tutam zencefil tozu körilerinizi, çorbalarınızı ve sotelerinizi dönüştürebilir ve ona ısıtıcı ve aromatik bir lezzet katabilir.
Pişirme: Zencefil tozu ayrıca zencefilli kurabiye, kurabiye, kek ve diğer ikramların pişirilmesinde belirgin bir lezzet için kullanılır.
Takviyeler: Zencefil tozu, kapsüller de dahil olmak üzere birçok sağlık takviyesinde bulunabilir ve bu da faydalarından konsantre bir formda yararlanmayı kolaylaştırır.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kışın asla tüketmemeniz gereken 7 gıda: Solunum yolu enfeksiyonuna yol açıyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/kisin-asla-tuketmemeniz-gereken-7-gida-solunum-yolu-enfeksiyonuna-yol-aciyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/kisin-asla-tuketmemeniz-gereken-7-gida-solunum-yolu-enfeksiyonuna-yol-aciyor</guid>
<description><![CDATA[ Kış, bağışıklığınızı güçlendiren ve vücudunuza enerji yükleyen besinlerin tüketimi genel sağlığınızı korumak için gereklidir. Bazı yiyeceklerden de bu mevsimde uzak durmanız gerekir. Bu 7 yiyecekten kaçınmak, mevsim boyunca iyi sağlık ve enerji seviyelerinizi korumanıza yardımcı olabilir. Unutmayın, mevsimsel beslenme sağlıklı kalmanın anahtarıdır, bu nedenle her zaman soğuk ve serinletici seçenekler yerine sıcak, taze hazırlanmış yemeklere öncelik verin.Kış, rahat battaniyelerin, sıcak içeceklerin ve doyurucu yemeklerin mevsimidir. Ancak soğuk havayı ne kadar sevsek de, bağışıklık sistemimizin darbe alabileceği zamandır.Yediğimiz yiyecekler, bu mevsimde bizi sıcak ve sağlıklı tutmada büyük rol oynar. Zararsız (veya hatta sağlıklı) görünen bazı yiyeceklerin kışın rahatsızlığa veya sağlık sorunlarına neden olabileceğini biliyor muydunuz? İşte kışın kaçınmanız gereken 7 yiyecek ve bunları atlamanın en iyi formda kalmanıza nasıl yardımcı olabileceğini anlayın.Salatalık, marul ve domates gibi çiğ sebzeler sağlıklı bir seçim gibi görünebilir, ancak kışın vücudunuzu serinletebilirler. Vücudumuz zaten soğukta ısınmak için mücadele ettiğinden, çiğ sebze tüketmek sindirimi yavaşlatabilir. Bunun yerine, mideniz için daha kolay olan ve sıcaklık sağlayan ılık çorbalar veya buharda pişirilmiş sebzeler tercih edin.Kışın soğuk süt içmek öksürük, soğuk algınlığı veya tıkanıklık gibi solunum sorunlarına yol açabilir. Süt, kalsiyum ve besin açısından zengin olsa da soğuk tüketildiğinde mukus üretimini tetikleyebilir. Sütü seviyorsanız, zerdeçal gibi harika bir bağışıklık güçlendirici olan baharatlarla ılık için.Hindistan cevizi suyu ferahlatıcı ve nemlendiricidir, ancak sıcak yazlar için daha uygundur. Kışın vücut sıcaklığınızı düşürür ve sizi üşütebilir. Nemli ve sıcak kalmak için sıcak bitki çaylarına veya zencefil çayı gibi baharatlı içeceklere bağlı kalmak daha iyidir.Tüm meyveler kışa uygun değildir. Karpuz ve kavun gibi sulu meyvelerden kaçının, çünkü vücudunuzu soğutabilir ve sindirimi bozabilirler. Bunun yerine, vitamin açısından zengin olan ve soğuk aylarda bağışıklığı güçlendirmeye yardımcı olan portakal, guava ve elma gibi mevsim meyvelerini tercih edin.Kızarmış yiyecekler kışın cazip gelebilir, ancak bunları aşırı tüketmek sindirimin yavaşlamasına ve kilo alımına yol açabilir. Yağlı yiyecekleri aşırı yemek bağışıklık sisteminizi zayıflatabilir ve sizi mevsimsel hastalıklara yatkın hale getirebilir. Yağa aşırı yüklenmeden isteklerinizi tatmin etmek için fırında pişirilmiş veya havada kızartılmış alternatiflere yönelin.Fermente yiyecekler hafiftir ve sindirimi kolaydır, ancak kışın midede asitliği artırma eğilimindedir. Soğuk hava sindirimi yavaşlatır ve çok fazla fermente yiyecek tüketmek şişkinliğe veya rahatsızlığa neden olabilir. Bunları daha sıcak aylar için saklayın ve bunun yerine taze pişmiş, sıcak yemeklere yönelin.Lor evlerde yaygın olarak bulunur, ancak soğutucu özellikleri onu kış için uygunsuz hale getirir. Lor yemek soğuk algınlığı ve öksürük semptomlarını kötüleştirebilir.Eğer yoğurdu seviyorsanız, onu ayran şeklinde, hafifçe ısıtarak tüketebilir veya soğutucu etkisini azaltmak için kimyon gibi baharatlarla karıştırabilirsiniz. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/URB79E0BgUKHjGSZZCqHxA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kışın, asla, tüketmemeniz, gereken, gıda:, Solunum, yolu, enfeksiyonuna, yol, açıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/URB79E0BgUKHjGSZZCqHxA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kışın asla tüketmemeniz gereken 7 gıda: Solunum yolu enfeksiyonuna yol açıyor"><p>Kış, bağışıklığınızı güçlendiren ve vücudunuza enerji yükleyen besinlerin tüketimi genel sağlığınızı korumak için gereklidir. Bazı yiyeceklerden de bu mevsimde uzak durmanız gerekir. Bu 7 yiyecekten kaçınmak, mevsim boyunca iyi sağlık ve enerji seviyelerinizi korumanıza yardımcı olabilir. Unutmayın, mevsimsel beslenme sağlıklı kalmanın anahtarıdır, bu nedenle her zaman soğuk ve serinletici seçenekler yerine sıcak, taze hazırlanmış yemeklere öncelik verin.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cs_E58IC1E6JYnhfWxBJlg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kış, rahat battaniyelerin, sıcak içeceklerin ve doyurucu yemeklerin mevsimidir. Ancak soğuk havayı ne kadar sevsek de, bağışıklık sistemimizin darbe alabileceği zamandır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ONzCRzTCEUubuEW8CBixfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yediğimiz yiyecekler, bu mevsimde bizi sıcak ve sağlıklı tutmada büyük rol oynar. Zararsız (veya hatta sağlıklı) görünen bazı yiyeceklerin kışın rahatsızlığa veya sağlık sorunlarına neden olabileceğini biliyor muydunuz? İşte kışın kaçınmanız gereken 7 yiyecek ve bunları atlamanın en iyi formda kalmanıza nasıl yardımcı olabileceğini anlayın.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tBLBTOqNAkSebNiYMQeAPw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Salatalık, marul ve domates gibi çiğ sebzeler sağlıklı bir seçim gibi görünebilir, ancak kışın vücudunuzu serinletebilirler. Vücudumuz zaten soğukta ısınmak için mücadele ettiğinden, çiğ sebze tüketmek sindirimi yavaşlatabilir. Bunun yerine, mideniz için daha kolay olan ve sıcaklık sağlayan ılık çorbalar veya buharda pişirilmiş sebzeler tercih edin.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4ndX3aKh4EOYiQLz31fqiA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kışın soğuk süt içmek öksürük, soğuk algınlığı veya tıkanıklık gibi solunum sorunlarına yol açabilir. Süt, kalsiyum ve besin açısından zengin olsa da soğuk tüketildiğinde mukus üretimini tetikleyebilir. Sütü seviyorsanız, zerdeçal gibi harika bir bağışıklık güçlendirici olan baharatlarla ılık için.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yBlYf1SPmU2yWfqyJF-BxA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hindistan cevizi suyu ferahlatıcı ve nemlendiricidir, ancak sıcak yazlar için daha uygundur. Kışın vücut sıcaklığınızı düşürür ve sizi üşütebilir. Nemli ve sıcak kalmak için sıcak bitki çaylarına veya zencefil çayı gibi baharatlı içeceklere bağlı kalmak daha iyidir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-cscdXCAqEe2AkXCKp522A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tüm meyveler kışa uygun değildir. Karpuz ve kavun gibi sulu meyvelerden kaçının, çünkü vücudunuzu soğutabilir ve sindirimi bozabilirler. Bunun yerine, vitamin açısından zengin olan ve soğuk aylarda bağışıklığı güçlendirmeye yardımcı olan portakal, guava ve elma gibi mevsim meyvelerini tercih edin.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LFAnM2zZQkijxq9TA180rA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kızarmış yiyecekler kışın cazip gelebilir, ancak bunları aşırı tüketmek sindirimin yavaşlamasına ve kilo alımına yol açabilir. Yağlı yiyecekleri aşırı yemek bağışıklık sisteminizi zayıflatabilir ve sizi mevsimsel hastalıklara yatkın hale getirebilir. Yağa aşırı yüklenmeden isteklerinizi tatmin etmek için fırında pişirilmiş veya havada kızartılmış alternatiflere yönelin.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JpbhGU_HSUmlOfffB1vqkA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fermente yiyecekler hafiftir ve sindirimi kolaydır, ancak kışın midede asitliği artırma eğilimindedir. Soğuk hava sindirimi yavaşlatır ve çok fazla fermente yiyecek tüketmek şişkinliğe veya rahatsızlığa neden olabilir. Bunları daha sıcak aylar için saklayın ve bunun yerine taze pişmiş, sıcak yemeklere yönelin.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dhRSlR2flUS7KpAVRD8pTA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Lor evlerde yaygın olarak bulunur, ancak soğutucu özellikleri onu kış için uygunsuz hale getirir. Lor yemek soğuk algınlığı ve öksürük semptomlarını kötüleştirebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M7cK-q-usUODMp4lp_PP-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eğer yoğurdu seviyorsanız, onu ayran şeklinde, hafifçe ısıtarak tüketebilir veya soğutucu etkisini azaltmak için kimyon gibi baharatlarla karıştırabilirsiniz.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sinir sisteminizin alarm verdiğini gösteren 9 işaret</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/sinir-sisteminizin-alarm-verdigini-goesteren-9-isaret</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/sinir-sisteminizin-alarm-verdigini-goesteren-9-isaret</guid>
<description><![CDATA[ Vücuttaki tüm organlar ve dokular arasında iletişimi sağlayan karmaşık bir ağ olan sinir sistemi, vücudun çeşitli fonksiyonlarını kontrol eder, dış çevreden gelen uyarıları algılar ve bu uyarılara uygun tepkiler verir. Sinir sistemindeki herhangi bir bozukluk, vücudun işlevlerinde aksamalara neden olabilir ve kişinin yaşam kalitesini olumsuz anlamda etkileyebilir. İşte sinir sisteminin alarm verdiğini gösteren 9 işaret:Uyuşma ve karıncalanma, genellikle periferik sinir sistemindeki hasarların belirtisi olabilir. Periferik nöropati, sinirlerin hasar görmesi sonucu ellerde, ayaklarda veya vücutta uyuşma ve karıncalanma hissine yol açar. Ayrıca, diyabet gibi metabolik hastalıklar da sinirlerin zarar görmesine yol açarak uyuşma ve karıncalanma hissi oluşturabilir.Sinir sistemi, görme duyusunu da kontrol eder. Optik nevrit, felç veya multiple skleroz gibi durumlar, görme kaybına veya çift görmeye neden olabilir. Beyin hasarı veya sinirlerin hasar görmesi de görme problemlerine zemin hazırlayabilir. Görme sorunları, beynin ve sinirlerin işlevselliğinin bozulduğuna dair uyarıcı bir işarettir.Titreme, koordinasyon kaybı ve hareket bozuklukları, merkezi sinir sistemi hastalıklarının bir belirtisi olabilir. Parkinson hastalığı, Huntington hastalığı ve serebellar dejenerasyon gibi hastalıklar, istemsiz hareketlere ve koordinasyon kaybına yol açabilir.Zihinsel bulanıklık ve hafıza sorunları, beynin sinir hücrelerinin düzgün çalışmaması sonucu gelişebilir. Beyindeki nöronların hasarı veya oksijen yetersizliği gibi durumlar, zihinsel fonksiyonlarda azalmaya neden olabilir.Baş ağrıları, sinir sistemi ile ilgili bir dizi durumun belirtisi olabilir. Migren, sinirlerin ve damarların etkileşimi sonucu ortaya çıkan baş ağrıları arasında yer alır. Gerilim tipi baş ağrıları, kas gerginliği ve sinir köklerinin uyarılması ile ilişkilidir.Otonom sinir sistemi, kalp hızını ve ritmini kontrol eder. Kalp atışlarının hızlanması veya düzensizleşmesi, genellikle otonom sinir sistemi bozukluklarının bir sonucu olabilir. Örneğin, vagal tonus bozuklukları veya sempatik sinir sisteminin aşırı aktivasyonu, kalp hızını etkileyebilir. Ayrıca, stres, panik ataklar ve bazı kardiyovasküler hastalıklar da düzensiz kalp atışlarına yol açabilir. Sinir sistemindeki dengesizlikler, bu tür durumları tetikleyebilir.Kas zayıflığı, merkezi ve periferik sinir sisteminin düzgün çalışmaması sonucu ortaya çıkabilir. Amyotrofik lateral skleroz, motor nöronların dejenerasyonu nedeniyle kaslarda güçsüzlük yaratırken, Guillain-Barré sendromu ve myastenia gravis gibi hastalıklar, kaslara giden sinir iletisini engeller ve kas zayıflığına yol açar.Sinirlerin hasar görmesi veya anormal şekilde uyarılması sonucu nöropatik ağrı meydana gelir. Nöropatik ağrı, sinirlerin yanlış uyarılması nedeniyle vücutta ağrı, yanma veya elektrik çarpması hissine yol açabilir. Ayrıca, sinir sıkışması gibi mekanik sorunlar da ağrıya sebep olabilir.Baş dönmesi, dengeyi kontrol eden sinir ağı veya merkezi sinir sisteminin bir bozukluğunun göstergesi olabilir. Vestibüler nöropati veya serebellar ataksi gibi durumlar, denge kaybı ve baş dönmesine yol açabilir. Baş dönmesi aynı zamanda postural hipotansiyon (düşük tansiyon) gibi otonom sinir sistemi bozukluklarıyla da ilişkilidir. Düşük tansiyon durumunda, vücut yeterince kan pompalayamaz ve bu da beynin düzgün çalışmasını engeller. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VFf3E_Qy90q1rcb8phjRLQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sinir, sisteminizin, alarm, verdiğini, gösteren, işaret</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VFf3E_Qy90q1rcb8phjRLQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sinir sisteminizin alarm verdiğini gösteren 9 işaret"><p>Vücuttaki tüm organlar ve dokular arasında iletişimi sağlayan karmaşık bir ağ olan sinir sistemi, vücudun çeşitli fonksiyonlarını kontrol eder, dış çevreden gelen uyarıları algılar ve bu uyarılara uygun tepkiler verir. Sinir sistemindeki herhangi bir bozukluk, vücudun işlevlerinde aksamalara neden olabilir ve kişinin yaşam kalitesini olumsuz anlamda etkileyebilir. İşte sinir sisteminin alarm verdiğini gösteren 9 işaret:</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VTfQvVBfiECM6x9JLTMv3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uyuşma ve karıncalanma, genellikle periferik sinir sistemindeki hasarların belirtisi olabilir. Periferik nöropati, sinirlerin hasar görmesi sonucu ellerde, ayaklarda veya vücutta uyuşma ve karıncalanma hissine yol açar. Ayrıca, diyabet gibi metabolik hastalıklar da sinirlerin zarar görmesine yol açarak uyuşma ve karıncalanma hissi oluşturabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5Zph2DE3G0-ComFN9u2xmQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sinir sistemi, görme duyusunu da kontrol eder. Optik nevrit, felç veya multiple skleroz gibi durumlar, görme kaybına veya çift görmeye neden olabilir. Beyin hasarı veya sinirlerin hasar görmesi de görme problemlerine zemin hazırlayabilir. Görme sorunları, beynin ve sinirlerin işlevselliğinin bozulduğuna dair uyarıcı bir işarettir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c9tMJ2vVAkC4xWNgB6nMOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Titreme, koordinasyon kaybı ve hareket bozuklukları, merkezi sinir sistemi hastalıklarının bir belirtisi olabilir. Parkinson hastalığı, Huntington hastalığı ve serebellar dejenerasyon gibi hastalıklar, istemsiz hareketlere ve koordinasyon kaybına yol açabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UfdOsy-lr0mNQ_MPNO7VoA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zihinsel bulanıklık ve hafıza sorunları, beynin sinir hücrelerinin düzgün çalışmaması sonucu gelişebilir. Beyindeki nöronların hasarı veya oksijen yetersizliği gibi durumlar, zihinsel fonksiyonlarda azalmaya neden olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pd99nVp5-k6OXwogKt1Tzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Baş ağrıları, sinir sistemi ile ilgili bir dizi durumun belirtisi olabilir. Migren, sinirlerin ve damarların etkileşimi sonucu ortaya çıkan baş ağrıları arasında yer alır. Gerilim tipi baş ağrıları, kas gerginliği ve sinir köklerinin uyarılması ile ilişkilidir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dHLUvbgFKk-P3CUlgPkK_g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Otonom sinir sistemi, kalp hızını ve ritmini kontrol eder. Kalp atışlarının hızlanması veya düzensizleşmesi, genellikle otonom sinir sistemi bozukluklarının bir sonucu olabilir. Örneğin, vagal tonus bozuklukları veya sempatik sinir sisteminin aşırı aktivasyonu, kalp hızını etkileyebilir. Ayrıca, stres, panik ataklar ve bazı kardiyovasküler hastalıklar da düzensiz kalp atışlarına yol açabilir. Sinir sistemindeki dengesizlikler, bu tür durumları tetikleyebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cWxguUW6iUC7RwUEN9lRYw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kas zayıflığı, merkezi ve periferik sinir sisteminin düzgün çalışmaması sonucu ortaya çıkabilir. Amyotrofik lateral skleroz, motor nöronların dejenerasyonu nedeniyle kaslarda güçsüzlük yaratırken, Guillain-Barré sendromu ve myastenia gravis gibi hastalıklar, kaslara giden sinir iletisini engeller ve kas zayıflığına yol açar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JThbUZm48k-AUAk_rqbFmg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sinirlerin hasar görmesi veya anormal şekilde uyarılması sonucu nöropatik ağrı meydana gelir. Nöropatik ağrı, sinirlerin yanlış uyarılması nedeniyle vücutta ağrı, yanma veya elektrik çarpması hissine yol açabilir. Ayrıca, sinir sıkışması gibi mekanik sorunlar da ağrıya sebep olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EKcRjuBXvE296K1ARyT1Lw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Baş dönmesi, dengeyi kontrol eden sinir ağı veya merkezi sinir sisteminin bir bozukluğunun göstergesi olabilir. Vestibüler nöropati veya serebellar ataksi gibi durumlar, denge kaybı ve baş dönmesine yol açabilir. Baş dönmesi aynı zamanda postural hipotansiyon (düşük tansiyon) gibi otonom sinir sistemi bozukluklarıyla da ilişkilidir. Düşük tansiyon durumunda, vücut yeterince kan pompalayamaz ve bu da beynin düzgün çalışmasını engeller.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Köy okulunun tek öğretmeni: Soba yakarak sınıfı ısıtıyor, en iyi eğitimi vermek için çabalıyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/koey-okulunun-tek-oegretmeni-soba-yakarak-sinifi-isitiyor-en-iyi-egitimi-vermek-icin-cabaliyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/koey-okulunun-tek-oegretmeni-soba-yakarak-sinifi-isitiyor-en-iyi-egitimi-vermek-icin-cabaliyor</guid>
<description><![CDATA[ Muş&#039;un Bulanık ilçesinde köy okulunun tek öğretmeni olan Burçak Ericek, soba yakarak ısıttığı sınıfta öğrencilere en iyi eğitimi vermek için çaba gösteriyor.İlçeye 23 kilometre uzaklıktaki Samanyolu köyünde bulunan okula geçen yıl atanan müdür yetkili sınıf öğretmeni Ericek, hayalindeki mesleği yapmanın mutluluğunu yaşıyor.Sabah erken saatlerde öğretmen servisiyle 23 kilometre katederek ilçeden karla kaplı köye giden Ericek, ilk iş olarak sobayı yakıyor.Ericek, daha sonra okulda eğitim gören 8 öğrencisini karşılayıp birleştirilmiş sınıfa alan, ders anlattıktan sonra onlarla oyunlar oynayıp okulu eğlenceli hale getirmeye çalışıyor.Eskişehirli olan ve alışık olmadığı köy şartlarında tüm zorluklara göğüs geren Ericek, AA muhabirine, ilk görev yerinin Samanyolu İlkokulu olduğunu söyledi.İlçe merkezinde ikamet ettiğini ve hafta içi her gün köye gidip geldiğini anlatan Ericek, şöyle konuştu:&quot;Havalar soğuk olduğu için okula geldiğimde ilk olarak sobayı yakıyorum sonra derse geçiyoruz. Buranın kış şartlar ağır. Zor bir yerde çalışıyoruz. Sürekli kar var ama çocuklarla birlikte olmak çok güzel.Çocuklarla burada eğleniyoruz, ders işliyoruz. Bu çocuklar coğrafyayı daha güzel hale getiriyor. Mesleğimi çok seviyorum. Hep öğretmen olmak istiyordum. Öğretmenliğe köyde başlamaktan dolayı mutluyum. Çok büyük tecrübeler edindim. Okulu çocuklar için daha ilgi çekici hale getirmek amacıyla duvarları boyadık. İlk geldiğimde çok zorlanmıştım, Hem dersler hem evrak işleri vardı. Araştırmalar yaparak bu zorlukları aştım.&quot;Her gün ilçe merkezinden köye geldiğini, yolda yaşadığı zorluğu çocukların gözlerindeki ışığı görünce unuttuğunu belirten Ericek, çocukların iyi bir eğitim alabilmesi için elinden geleni yaptığını dile getirdi.Ericek, birleştirilmiş sınıfta her öğrenciyle ayrı ayrı ilgilendiğini vurgulayarak, &quot;Birinci sınıftaki çocuğun okumaya geçtiği zaman yaşadığım mutluluğu tarif edemem. Çabalarımın boşa gitmediğini fark ediyorum ve bu benim için öğretmenliğin en güzel kısmı.Derslerde anlattıklarımı kalıcı hale getirmek için çocuklarla eğitici oyunlar oynuyoruz. Onlar için farklı materyaller hazırlıyorum. Kar yağdığı için çocuklar genelde karla oynamayı tercih ediyor. Zor bir coğrafya olduğu için sürekli kar var. Kardan dolayı bazen servis gelemediği için yürümek zorunda kalıyoruz.&quot; diye konuştu.İlk kez köyde soba yaktığını, bu konuda köylülerden ve öğrencilerden destek aldığını ifade eden Ericek, &quot;Depodan odun getirip sobayı yakıyorum. Bu zorlukların yanında güzellikler de var. Çocukların mutluluğu ve gülümsemesi, köylülerin desteği çok farklı hissettiriyor. Her öğretmenin köyde çalışması gerektiğini düşünüyorum. Köyde öğretmen olmak çok büyük tecrübe kazandırıyor.&quot; dedi.Öğrencilerden Hamza Akıllı da öğretmenini çok sevdiğini belirterek, &quot;Öğretmenimizle oyun oynuyoruz, ders yapıyoruz. Bizimle kartopu oynuyor. En sevdiğim ders matematik. Öğretmenimizle her gün matematik dersi yapmayı çok seviyorum. Büyüyünce doktor olmak ve hastaları iyileştirmek istiyorum.&quot; ifadelerini kullandı.Dilan Bakış ise öğretmen ve arkadaşlarıyla mendil kapmaca, yakan top, kar topu gibi oyunlar oynadıklarını ve günlerinin çok güzel geçtiğini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wqxD5oreOE-Bdf9QtiAI3A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Köy, okulunun, tek, öğretmeni:, Soba, yakarak, sınıfı, ısıtıyor, iyi, eğitimi, vermek, için, çabalıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wqxD5oreOE-Bdf9QtiAI3A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Köy okulunun tek öğretmeni: Soba yakarak sınıfı ısıtıyor, en iyi eğitimi vermek için çabalıyor"><p>Muş'un Bulanık ilçesinde köy okulunun tek öğretmeni olan Burçak Ericek, soba yakarak ısıttığı sınıfta öğrencilere en iyi eğitimi vermek için çaba gösteriyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2GVjI1oAd0iNKnHEIrzS5g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlçeye 23 kilometre uzaklıktaki Samanyolu köyünde bulunan okula geçen yıl atanan müdür yetkili sınıf öğretmeni Ericek, hayalindeki mesleği yapmanın mutluluğunu yaşıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZtgU8hxLn0madFKiqvfyNQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sabah erken saatlerde öğretmen servisiyle 23 kilometre katederek ilçeden karla kaplı köye giden Ericek, ilk iş olarak sobayı yakıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IC00AxG5h0SO1XNpaqMs2g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ericek, daha sonra okulda eğitim gören 8 öğrencisini karşılayıp birleştirilmiş sınıfa alan, ders anlattıktan sonra onlarla oyunlar oynayıp okulu eğlenceli hale getirmeye çalışıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/luYwqi9QHE6PuH9BNv2QZw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eskişehirli olan ve alışık olmadığı köy şartlarında tüm zorluklara göğüs geren Ericek, AA muhabirine, ilk görev yerinin Samanyolu İlkokulu olduğunu söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/trq8ZAEn8UiBha-VbNEvWw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlçe merkezinde ikamet ettiğini ve hafta içi her gün köye gidip geldiğini anlatan Ericek, şöyle konuştu:</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WI7Fy3GiJ0eqlXJ2SeGZrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Havalar soğuk olduğu için okula geldiğimde ilk olarak sobayı yakıyorum sonra derse geçiyoruz. Buranın kış şartlar ağır. Zor bir yerde çalışıyoruz. Sürekli kar var ama çocuklarla birlikte olmak çok güzel.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lLRKmFp6RUal0o_e08Zlog.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çocuklarla burada eğleniyoruz, ders işliyoruz. Bu çocuklar coğrafyayı daha güzel hale getiriyor. Mesleğimi çok seviyorum. Hep öğretmen olmak istiyordum. Öğretmenliğe köyde başlamaktan dolayı mutluyum. Çok büyük tecrübeler edindim. Okulu çocuklar için daha ilgi çekici hale getirmek amacıyla duvarları boyadık. İlk geldiğimde çok zorlanmıştım, Hem dersler hem evrak işleri vardı. Araştırmalar yaparak bu zorlukları aştım."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m7BI_pI7uECa8RgmrirPcA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Her gün ilçe merkezinden köye geldiğini, yolda yaşadığı zorluğu çocukların gözlerindeki ışığı görünce unuttuğunu belirten Ericek, çocukların iyi bir eğitim alabilmesi için elinden geleni yaptığını dile getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A1Xbv3W4qkytnISMADoGZQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ericek, birleştirilmiş sınıfta her öğrenciyle ayrı ayrı ilgilendiğini vurgulayarak, "Birinci sınıftaki çocuğun okumaya geçtiği zaman yaşadığım mutluluğu tarif edemem. Çabalarımın boşa gitmediğini fark ediyorum ve bu benim için öğretmenliğin en güzel kısmı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uu2Dve-FrUmlW_Q1gxjpeA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Derslerde anlattıklarımı kalıcı hale getirmek için çocuklarla eğitici oyunlar oynuyoruz. Onlar için farklı materyaller hazırlıyorum. Kar yağdığı için çocuklar genelde karla oynamayı tercih ediyor. Zor bir coğrafya olduğu için sürekli kar var. Kardan dolayı bazen servis gelemediği için yürümek zorunda kalıyoruz." diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2R1Joc4Tp02p6iv0nuDGIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlk kez köyde soba yaktığını, bu konuda köylülerden ve öğrencilerden destek aldığını ifade eden Ericek, "Depodan odun getirip sobayı yakıyorum. Bu zorlukların yanında güzellikler de var. Çocukların mutluluğu ve gülümsemesi, köylülerin desteği çok farklı hissettiriyor. Her öğretmenin köyde çalışması gerektiğini düşünüyorum. Köyde öğretmen olmak çok büyük tecrübe kazandırıyor." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FA3AYXePBkSqY0ovNQihzw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Öğrencilerden Hamza Akıllı da öğretmenini çok sevdiğini belirterek, "Öğretmenimizle oyun oynuyoruz, ders yapıyoruz. Bizimle kartopu oynuyor. En sevdiğim ders matematik. Öğretmenimizle her gün matematik dersi yapmayı çok seviyorum. Büyüyünce doktor olmak ve hastaları iyileştirmek istiyorum." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mcF1dMJ9LEmAvzhVw9G64Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dilan Bakış ise öğretmen ve arkadaşlarıyla mendil kapmaca, yakan top, kar topu gibi oyunlar oynadıklarını ve günlerinin çok güzel geçtiğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5Z9qf1AM6EyTTF4_0w-A8A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rIRdF6yfrU-6JXrROuIucw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QepHyL4W1UOXSKdmsRVMXA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jFBJA5hApkCWSpCtDeJCpw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i_QUbBaRt0iCdJ03FsMp7w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tJtXi8f0-UWADg6uFy3vMw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bVCMtQR2nkSVdz8KaT5bxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/w4_blFRk5Uuz2qu6asK6Ng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Tt92Hc2VV0u9Ysf9QkI2gQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XYZy5pMa-EOWJoLoVSGpOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KDB-zozQ50-V15QndqXRkQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ne yaptığınız değil, nasıl yaptığınız... Psikolojiye göre insanları uzaklaştıran 7 kırmızı bayrak</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/ne-yaptiginiz-degil-nasil-yaptiginiz-psikolojiye-goere-insanlari-uzaklastiran-7-kirmizi-bayrak</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/ne-yaptiginiz-degil-nasil-yaptiginiz-psikolojiye-goere-insanlari-uzaklastiran-7-kirmizi-bayrak</guid>
<description><![CDATA[ Hepimiz kendimizi biriyle konuştuğumuz ve aslında bizi dinlemediği hissine kapıldığımız bir noktada buluruz. Ya da belki bir ilişkinin kötüye gittiğini düşünürüz. Bazen ne yaptığımız değil, nasıl yaptığımız, başkalarının ilgisiz kalmasına yol açabilir. Dikkat eksikliğinden duygusal duvarlara veya sürekli olumsuzluğa kadar, bu özellikler sizinle başkaları arasında mesafe yaratabilir. Psikolojiyle desteklenen, insanları istemeden uzaklaştırabilen 7 kırmızı bayrağa daha yakından bakalım ve bunların farkında olmanın bağlarınızı güçlendirmenize nasıl yardımcı olabileceğini görelim.Birisi konuşurken dikkatli olmadığında, bu kişinin değerli olmadığını hissetmesine neden olabilir. Telefonunu kontrol ederken veya dalıp giderken sürekli bir dikkat dağıtıcı unsur, mesafeye neden olur.Diğer kişi gerçekten zihinsel olarak orada olmadığında bir bağ kurmak zor olacaktır. İnsanlar onlara tüm dikkatinizi vermenizi sever çünkü bu onlara değer verdiğinizi ve onları önemsediğinizi gösterir.Bir kişi duygularını saklarsa veya duygular hakkında konuşamazsa, bu diğer kişi için kopukluk yaratır. Duygusal açıklık yakınlık ve güven verir; tersi ise ilişkiyi sığ ve konuşmaya değmez hale getirir. Bu aşırı paylaşım sorunu değil, önemli olduğunda açılma isteğidir; aksi takdirde, sadece bir arkadaşlık bağı haline gelebilir.Biraz kıskançlık doğal olabilir, ancak aşırı olduğunda, çok kontrolcü hale gelir. Partnerinin nerede olduğunu ve kiminle vakit geçirdiğini sürekli sorgulamak boğucu hale gelir. Sağlıklı kıskançlık, ilginin bir yansımasıdır; ancak, aşırı kıskançlık, güvensizlik ve itimatsızlığın bir belirtisidir. Herhangi bir ilişkinin güven temeline ihtiyacı vardır; bu olmadan, her şey çöker.Kişi her zaman en kötüsünü beklediğinde veya her şeyi olumsuz bir duruma dönüştürdüğünde, onların etrafında olmak yorucu olur. Hiçbir şey asla yeterince iyi hissettirmez. Zor zamanlarda bile pozitif olmak, onları yakınlaştırmak, insanları uzaklaştırmamak ve zorlukları daha yönetilebilir hale getirmek pozitifliktir. İnsanlar onları daha iyi yapan insanları tercih eder, daha kötü değil.Bir kişi sohbeti sürdüremediğinde veya soru sormadığında umursamadığı görünebilir. Bir ilişki kurmak ve birbirimizi daha iyi anlamak için anlamlı bir sohbet gereklidir. İletişim kuramadan ve fikir paylaşamadan gerçek bir duygusal bağ kurmak çok zordur. İyi iletişim, diğer kişinin değerli ve görülen hissetmesini sağlar.Hırslı olmayan bir kişi, hayatta hiçbir yönü yokmuş gibi görünebileceğinden etrafta olmak gerçekten ilgi çekici olmayabilir. İnsanlar hırslı ve kişisel veya profesyonel bir şey için çabalayan insanlarla ilgilenme eğilimindedir. Bu, aralarında hiçbir şey büyümüyormuş gibi ilişkiyi bayat hissettirir. Birisiyle bir amacı paylaşmak heyecan vericidir ve bağlantıya enerji verir.Ültimatomlar birinin elini zorlamaktır ve kendi başına bir tür manipülatif gibi duyulur. Sorunlar bir ültimatoma konulduğunda sağlıklı bir tartışma ve uzlaşma için hiçbir alan yoktur. İnsanlar genellikle kendi başlarına seçim yapma konusunda güçlenmiş hissetmek yerine ültimatomlara karşı kızgınlık hissederler. Bir ilişki, tüm gücüyle, istediğiniz bir şeyi elde etmek için baskı yaratmanın bir yolu olarak değil, bir ekip olarak birlikte sorunları çözmek için kurulmalıdır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uXW-yospmE-k4r7R8XW1gw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yaptığınız, değil, nasıl, yaptığınız..., Psikolojiye, göre, insanları, uzaklaştıran, kırmızı, bayrak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uXW-yospmE-k4r7R8XW1gw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ne yaptığınız değil, nasıl yaptığınız... Psikolojiye göre insanları uzaklaştıran 7 kırmızı bayrak"><p>Hepimiz kendimizi biriyle konuştuğumuz ve aslında bizi dinlemediği hissine kapıldığımız bir noktada buluruz. Ya da belki bir ilişkinin kötüye gittiğini düşünürüz. Bazen ne yaptığımız değil, nasıl yaptığımız, başkalarının ilgisiz kalmasına yol açabilir. Dikkat eksikliğinden duygusal duvarlara veya sürekli olumsuzluğa kadar, bu özellikler sizinle başkaları arasında mesafe yaratabilir. Psikolojiyle desteklenen, insanları istemeden uzaklaştırabilen 7 kırmızı bayrağa daha yakından bakalım ve bunların farkında olmanın bağlarınızı güçlendirmenize nasıl yardımcı olabileceğini görelim.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JwHmOk9UBkuCkifK8jbexQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birisi konuşurken dikkatli olmadığında, bu kişinin değerli olmadığını hissetmesine neden olabilir. Telefonunu kontrol ederken veya dalıp giderken sürekli bir dikkat dağıtıcı unsur, mesafeye neden olur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mUm-pd0a10CNTKkerils4A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Diğer kişi gerçekten zihinsel olarak orada olmadığında bir bağ kurmak zor olacaktır. İnsanlar onlara tüm dikkatinizi vermenizi sever çünkü bu onlara değer verdiğinizi ve onları önemsediğinizi gösterir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k36FzR9fGE6qmM_t806stw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir kişi duygularını saklarsa veya duygular hakkında konuşamazsa, bu diğer kişi için kopukluk yaratır. Duygusal açıklık yakınlık ve güven verir; tersi ise ilişkiyi sığ ve konuşmaya değmez hale getirir. Bu aşırı paylaşım sorunu değil, önemli olduğunda açılma isteğidir; aksi takdirde, sadece bir arkadaşlık bağı haline gelebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IZe5UNh5xUutzLLOIMhikA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Biraz kıskançlık doğal olabilir, ancak aşırı olduğunda, çok kontrolcü hale gelir. Partnerinin nerede olduğunu ve kiminle vakit geçirdiğini sürekli sorgulamak boğucu hale gelir. Sağlıklı kıskançlık, ilginin bir yansımasıdır; ancak, aşırı kıskançlık, güvensizlik ve itimatsızlığın bir belirtisidir. Herhangi bir ilişkinin güven temeline ihtiyacı vardır; bu olmadan, her şey çöker.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6EFbERJi-Uax7KExgwYmAA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kişi her zaman en kötüsünü beklediğinde veya her şeyi olumsuz bir duruma dönüştürdüğünde, onların etrafında olmak yorucu olur. Hiçbir şey asla yeterince iyi hissettirmez. Zor zamanlarda bile pozitif olmak, onları yakınlaştırmak, insanları uzaklaştırmamak ve zorlukları daha yönetilebilir hale getirmek pozitifliktir. İnsanlar onları daha iyi yapan insanları tercih eder, daha kötü değil.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vV6l-z5qp0CUr9pOLRf6Cw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir kişi sohbeti sürdüremediğinde veya soru sormadığında umursamadığı görünebilir. Bir ilişki kurmak ve birbirimizi daha iyi anlamak için anlamlı bir sohbet gereklidir. İletişim kuramadan ve fikir paylaşamadan gerçek bir duygusal bağ kurmak çok zordur. İyi iletişim, diğer kişinin değerli ve görülen hissetmesini sağlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/egXcwDsiGU-4lk55db17QQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hırslı olmayan bir kişi, hayatta hiçbir yönü yokmuş gibi görünebileceğinden etrafta olmak gerçekten ilgi çekici olmayabilir. İnsanlar hırslı ve kişisel veya profesyonel bir şey için çabalayan insanlarla ilgilenme eğilimindedir. Bu, aralarında hiçbir şey büyümüyormuş gibi ilişkiyi bayat hissettirir. Birisiyle bir amacı paylaşmak heyecan vericidir ve bağlantıya enerji verir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z0H5wcvHjUCCriX9VYJ3Ig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ültimatomlar birinin elini zorlamaktır ve kendi başına bir tür manipülatif gibi duyulur. Sorunlar bir ültimatoma konulduğunda sağlıklı bir tartışma ve uzlaşma için hiçbir alan yoktur. İnsanlar genellikle kendi başlarına seçim yapma konusunda güçlenmiş hissetmek yerine ültimatomlara karşı kızgınlık hissederler. Bir ilişki, tüm gücüyle, istediğiniz bir şeyi elde etmek için baskı yaratmanın bir yolu olarak değil, bir ekip olarak birlikte sorunları çözmek için kurulmalıdır.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>10&amp;3&amp;2&amp;1&amp;0 kuralı: Daha iyi uykunun altın anahtarı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/10-3-2-1-0-kurali-daha-iyi-uykunun-altin-anahtari</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/10-3-2-1-0-kurali-daha-iyi-uykunun-altin-anahtari</guid>
<description><![CDATA[ 10-3-2-1-0 uyku kuralı, uykudan 10 saat önce kafein alımını durdurmayı, 3 saat önce yiyecek ve alkol alımını durdurmayı, 2 saat önce çalışmayı bırakmayı, yatmadan 1 saat önce ekranlardan uzak durmayı ve sabah uyku kalitesini artırmak için erteleme düğmesine basmamayı önerir.Daha iyi ruh hali, daha fazla üretkenlik ve azalan stresle birlikte, daha iyi uyku aynı zamanda daha yüksek bir yaşam kalitesine de dönüşür. Uykuyla ilgili gerginliği ve kaygıyı azaltmak için, yeni bir uyku programına uyum sağlamak zor olsa bile, kusursuz bir rejimden ziyade küçük, kalıcı iyileştirmelere odaklanmak daha iyidir. Bu tavsiye rahatlamanıza ve uykuya dalmanızın ve iyi bir gece uykusu çekmenizin daha kolay olmasına yardımcı olmalıdır. Yatakta dönüp durmak yerine 10-3-2-1-0 uyku rejimini denemeyi düşünün. Başlamak için bilmeniz gereken her şey şunlardır:10-3-2-1-0 kuralı adlı uyku öncesi rutin, uyku kalitesini iyileştirmeyi amaçlar. Bu uyku kuralı, yatmadan önce belirli aktiviteleri zamanlamaya odaklanarak uyku kalitesini iyileştirmek için basit bir rutin sunar.Kural, uyarıcı etkileri ve uzun yarı ömrü nedeniyle kafein alımını uykudan 10 saat önce durdurmayı önerir. Buna kahve, çay, enerji içecekleri ve çikolata (eser miktarda bile olsa kafein içeren hemen hemen her şey) dahildir. Sindirime ve uyku döngülerine yardımcı olmak için yemek ve alkol tüketimi yatmadan 3 saat önce durdurulmalıdır.Kaygıyı ve aşırı uyarılmayı azaltmak için çalışma yatmadan 2 saat önce durdurulmalıdır. Mavi ışık maruziyetini ve zihinsel uyarımı en aza indirmek için yatmadan 1 saat önce ekranlardan kaçınılmalıdır. Son olarak, sıfır, kişinin erteleme düğmesine basması gereken zaman sayısını ifade eder. Kural, REM uykusunu bozduğu için erteleme düğmesine basmayı ortadan kaldırmayı önerir.Kahve tüketimini azaltmak, akla gelen ilk uykuyla ilgili öneri olabilir. Tüketimden 30 ila 60 dakika sonra kan dolaşımınıza ulaşmaya başlar. Yarı ömrü üç ila beş saattir. Uyuşukluğa neden olan adenozin reseptörleri, yavaş dalga uykusunu da azaltan kafein tarafından bloke edilir. Ek olarak, huzursuzluğu ve kaygıyı şiddetlendirebilir. 10-3-2-1-0 kuralı, kafeinden tamamen uzak durmanızı gerektirmez. Bunun yerine, yatmadan önce sisteminizden çıkması için zaman olması için ne zaman aldığınıza dikkat edin.Yatmadan hemen önce alkol içmek rahatlatıcı hissettirse bile, sıklıkla uykuyu engeller. Gece boyunca çok sayıda uyanmaya ve daha düşük kalitede uykuya neden olur ve bu da sonunda ertesi gün kendinizi bitkin hissetmenize neden olur.
Bazı yemekler mide ekşimesine (asit reflü) neden olabileceği ve uykuyu etkileyebileceği için, yatmadan üç saat önce bunları yemekten kaçınmak da faydalı olabilir. Kızarmış, baharatlı ve yüksek yağlı yiyecekler birkaç örnektir. Ayrıca uyku kalitenizin düşmesine de neden olabileceğinden, çok fazla ilave şeker içeren şekerlemeler, kurabiyeler ve tatlılar gibi yiyeceklerden uzak durmak isteyebilirsiniz.Yatmadan hemen önce duygusal veya bilişsel olarak zorlayıcı bir şey yapmak iyi bir fikir değildir. Uyku, açıp kapatabileceğiniz bir ışık anahtarı gibi değildir. &quot;Rahatlamak için biraz zamana ihtiyacınız var.&quot; Daha sakin bir zihin durumuna ulaşmak için, bu, çalışmayı, ders çalışmayı ve hatta yatmadan iki saat önce stresli filmler, sporlar veya haberler izlemeyi bırakmayı gerektirir. Ayrıca, yatmadan hemen önce uyarıcı aktivitelerde bulunmanız önerilmez.Yatmadan bir saat önce tüm bilgisayarlarda, televizyonlarda ve telefonlarda ekran süresini ortadan kaldırmak, yatmadan önceki son adımdır. Sirkadiyen ritminiz, gece yapay ışığa maruz kalmanızdan olumsuz etkilenebilir. Beyniniz, yatmadan hemen önce melatonin hormonunu salgılayarak vücudunuza uyku zamanının geldiğini söyler. Yatmadan hemen önce akıllı telefon gibi mavi ışık yayan bir cihaz kullanırsanız doğal uyku döneminiz gecikebilir.Bu uyku kuralına göre, yatmadan önceki son saat, sizi uyandırabilecek yoğun yapay ışıktan uzak, öncelikle sessizlikte geçirilmelidir. Telefonunuzu gece moduna alın, yatak odanızı ekran içermeyen bir bölge haline getirin ve sakinleştirici bir uyku vakti rutini oluşturun.Çalar saatinizdeki erteleme düğmesine çok sık basmaktan kaçının, çünkü bu sadece uyku-uyanıklık-uyku döngünüzün daha düzensiz hale gelmesine neden olur. Uyku tam ve kesintisiz olduğunda, sağlığımız için daha canlandırıcıdır. Her sabah erteleme düğmesine uzandığınızı fark ederseniz, ilk alarm çaldıktan sonra sabah birkaç dakika daha uyumaya çalışmaktansa daha erken yatağa gitmeyi deneyin.10-3-2-1-0 uyku kuralı, vücudu ve zihni uykuya hazırlamaya yardımcı olur. 10-3-2-1-0 kuralı &quot;aslında bir kural değil, bir rutindir.&quot; Tutarlı bir uyku öncesi programı için yönergeler sunar. Bu rutin, uykuya hazırlanmak için yapılandırılmış bir yaklaşım sunarak uyku hijyeni alışkanlıklarını potansiyel olarak iyileştirebilir. Garantili bir çözüm olmasa da, tutarlı bir uyku vakti rutini oluşturmak için bir çerçeve sunuyoruz. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uBf7IVkloU-37ZnOYU0Gzw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>10-3-2-1-0, kuralı:, Daha, iyi, uykunun, altın, anahtarı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uBf7IVkloU-37ZnOYU0Gzw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="10-3-2-1-0 kuralı: Daha iyi uykunun altın anahtarı"><p>10-3-2-1-0 uyku kuralı, uykudan 10 saat önce kafein alımını durdurmayı, 3 saat önce yiyecek ve alkol alımını durdurmayı, 2 saat önce çalışmayı bırakmayı, yatmadan 1 saat önce ekranlardan uzak durmayı ve sabah uyku kalitesini artırmak için erteleme düğmesine basmamayı önerir.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bkzuzYkuwUSOcmXFXPJlCw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Daha iyi ruh hali, daha fazla üretkenlik ve azalan stresle birlikte, daha iyi uyku aynı zamanda daha yüksek bir yaşam kalitesine de dönüşür. Uykuyla ilgili gerginliği ve kaygıyı azaltmak için, yeni bir uyku programına uyum sağlamak zor olsa bile, kusursuz bir rejimden ziyade küçük, kalıcı iyileştirmelere odaklanmak daha iyidir. Bu tavsiye rahatlamanıza ve uykuya dalmanızın ve iyi bir gece uykusu çekmenizin daha kolay olmasına yardımcı olmalıdır. Yatakta dönüp durmak yerine 10-3-2-1-0 uyku rejimini denemeyi düşünün. Başlamak için bilmeniz gereken her şey şunlardır:</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L1k4wEX9Ek6napnaL_OQTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>10-3-2-1-0 kuralı adlı uyku öncesi rutin, uyku kalitesini iyileştirmeyi amaçlar. Bu uyku kuralı, yatmadan önce belirli aktiviteleri zamanlamaya odaklanarak uyku kalitesini iyileştirmek için basit bir rutin sunar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GqQLF0myWEu03CCf8_izlw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kural, uyarıcı etkileri ve uzun yarı ömrü nedeniyle kafein alımını uykudan 10 saat önce durdurmayı önerir. Buna kahve, çay, enerji içecekleri ve çikolata (eser miktarda bile olsa kafein içeren hemen hemen her şey) dahildir. Sindirime ve uyku döngülerine yardımcı olmak için yemek ve alkol tüketimi yatmadan 3 saat önce durdurulmalıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SNy1G-08KUi63mZo9Y4ImA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kaygıyı ve aşırı uyarılmayı azaltmak için çalışma yatmadan 2 saat önce durdurulmalıdır. Mavi ışık maruziyetini ve zihinsel uyarımı en aza indirmek için yatmadan 1 saat önce ekranlardan kaçınılmalıdır. Son olarak, sıfır, kişinin erteleme düğmesine basması gereken zaman sayısını ifade eder. Kural, REM uykusunu bozduğu için erteleme düğmesine basmayı ortadan kaldırmayı önerir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iV3Yn669PE2da0hHFYfEpg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kahve tüketimini azaltmak, akla gelen ilk uykuyla ilgili öneri olabilir. Tüketimden 30 ila 60 dakika sonra kan dolaşımınıza ulaşmaya başlar. Yarı ömrü üç ila beş saattir. Uyuşukluğa neden olan adenozin reseptörleri, yavaş dalga uykusunu da azaltan kafein tarafından bloke edilir. Ek olarak, huzursuzluğu ve kaygıyı şiddetlendirebilir. 10-3-2-1-0 kuralı, kafeinden tamamen uzak durmanızı gerektirmez. Bunun yerine, yatmadan önce sisteminizden çıkması için zaman olması için ne zaman aldığınıza dikkat edin.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HCTVV4W-UUuVnLbcx2MPlQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yatmadan hemen önce alkol içmek rahatlatıcı hissettirse bile, sıklıkla uykuyu engeller. Gece boyunca çok sayıda uyanmaya ve daha düşük kalitede uykuya neden olur ve bu da sonunda ertesi gün kendinizi bitkin hissetmenize neden olur.
Bazı yemekler mide ekşimesine (asit reflü) neden olabileceği ve uykuyu etkileyebileceği için, yatmadan üç saat önce bunları yemekten kaçınmak da faydalı olabilir. Kızarmış, baharatlı ve yüksek yağlı yiyecekler birkaç örnektir. Ayrıca uyku kalitenizin düşmesine de neden olabileceğinden, çok fazla ilave şeker içeren şekerlemeler, kurabiyeler ve tatlılar gibi yiyeceklerden uzak durmak isteyebilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4xA_gyb9S0G-7neyJwv_oQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yatmadan hemen önce duygusal veya bilişsel olarak zorlayıcı bir şey yapmak iyi bir fikir değildir. Uyku, açıp kapatabileceğiniz bir ışık anahtarı gibi değildir. "Rahatlamak için biraz zamana ihtiyacınız var." Daha sakin bir zihin durumuna ulaşmak için, bu, çalışmayı, ders çalışmayı ve hatta yatmadan iki saat önce stresli filmler, sporlar veya haberler izlemeyi bırakmayı gerektirir. Ayrıca, yatmadan hemen önce uyarıcı aktivitelerde bulunmanız önerilmez.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/q3XuXAzHJkqGnzcpMqKj5Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yatmadan bir saat önce tüm bilgisayarlarda, televizyonlarda ve telefonlarda ekran süresini ortadan kaldırmak, yatmadan önceki son adımdır. Sirkadiyen ritminiz, gece yapay ışığa maruz kalmanızdan olumsuz etkilenebilir. Beyniniz, yatmadan hemen önce melatonin hormonunu salgılayarak vücudunuza uyku zamanının geldiğini söyler. Yatmadan hemen önce akıllı telefon gibi mavi ışık yayan bir cihaz kullanırsanız doğal uyku döneminiz gecikebilir.Bu uyku kuralına göre, yatmadan önceki son saat, sizi uyandırabilecek yoğun yapay ışıktan uzak, öncelikle sessizlikte geçirilmelidir. Telefonunuzu gece moduna alın, yatak odanızı ekran içermeyen bir bölge haline getirin ve sakinleştirici bir uyku vakti rutini oluşturun.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VMi9OfCMlEygBnRqjjMg2Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalar saatinizdeki erteleme düğmesine çok sık basmaktan kaçının, çünkü bu sadece uyku-uyanıklık-uyku döngünüzün daha düzensiz hale gelmesine neden olur. Uyku tam ve kesintisiz olduğunda, sağlığımız için daha canlandırıcıdır. Her sabah erteleme düğmesine uzandığınızı fark ederseniz, ilk alarm çaldıktan sonra sabah birkaç dakika daha uyumaya çalışmaktansa daha erken yatağa gitmeyi deneyin.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FvYFUYtmK0Gjy5u5_JldJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>10-3-2-1-0 uyku kuralı, vücudu ve zihni uykuya hazırlamaya yardımcı olur. 10-3-2-1-0 kuralı "aslında bir kural değil, bir rutindir." Tutarlı bir uyku öncesi programı için yönergeler sunar. Bu rutin, uykuya hazırlanmak için yapılandırılmış bir yaklaşım sunarak uyku hijyeni alışkanlıklarını potansiyel olarak iyileştirebilir. Garantili bir çözüm olmasa da, tutarlı bir uyku vakti rutini oluşturmak için bir çerçeve sunuyoruz.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kalp hastalıklarının nedeni: Kan basıncını bile doğrudan etkiliyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/kalp-hastaliklarinin-nedeni-kan-basincini-bile-dogrudan-etkiliyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/kalp-hastaliklarinin-nedeni-kan-basincini-bile-dogrudan-etkiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Uyumadan önce cep telefonuzda izlediğiniz videolarla vakit geçirmek zararsız bir eğlence gibi görünse de, zihinsel ve fiziksel sağlık üzerindeki etkisi giderek daha belirgin hale geliyor. Aşırı ekran süresi ile hipertansiyon arasındaki bağlantı, bilinçli dijital tüketimin önemini vurguluyor. İşte bu alışkanlığın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği ve etkilerini azaltmak için neler yapılabileceği.Gece uyumadan önce uzanırken genellikle herkes telefonundan bir şeyler izlemeyi tercih ediyor. Oldukça yaygın olan bu alışkanlık ciddi kalp hastalıklarına yol açabilir.Kısa video platformları, içerik tüketme şeklimizi gerçekten devrim niteliğinde değiştirdi. Eğlenceli ve dikkat çekici görseller ve bitmeyen bir eğlence akışıyla, bu platformlarda gezinirken zamanın nasıl geçtiğini anlamak kolay. Ancak bu ne kadar zararsız görünse de, özellikle yatmadan önce uzun ekran süresi ile genç ve orta yaşlı yetişkinlerde hipertansiyon arasında rahatsız edici bir bağlantı olduğunu ortaya koyan bir çalışma var. İşte bu alışkanlığın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği ve etkilerini azaltmak için neler yapılabileceği.2025 yılında yayınlanan bu çalışma, tıbbi muayeneden geçen toplam 4318 genç ve orta yaşlı katılımcının sonuçlarını incelediRenkler arasında gezinmek, zihinsel uyarım ve stres döngüsüne neden olabilir. Bu tür filmlerin hızlı doğası, beyni yüksek alarma geçirir ve bu da genellikle daha yüksek kalp atış hızı ve adrenalin seviyeleriyle sonuçlanır.Bu, vücudun stres tepkisini harekete geçirebilir ve bu da devam ederse yüksek tansiyona katkıda bulunur. Yatmadan önce bir ila iki saat bile ekran kullanımı, hipertansiyon geliştirme riskini büyük ölçüde artırabilir.2024 tarihli bir çalışmaya göre, akıllı telefonlar son on yılda daha yaygın olarak bulunabildiğinden ergenlerin ve genç yetişkinlerin ekran süresi artmıştır.Gece geç saatlerde film izlemek öncelikle uyku düzenini bozar. Ekranlar, melatonin üretimini baskılayan ve uykuya dalmayı zorlaştıran mavi ışık yayar. Kötü uyku, hipertansiyon için iyi bilinen bir risk faktörüdür. Ayrıca, daha az uyku saati, kardiyovasküler sistem için daha az iyileşme süresi anlamına gelir ve bu da yüksek tansiyon riskini büyük ölçüde artırır.Bu hareketsiz yaşam tarzı, yüksek tansiyon için önemli bir risk faktörü olan obezite ile yakından bağlantılıdır. Risk, genellikle gece geç saatlerde telefondan video izlemek hareketsiz yaşamı artırır ve sağlığı ciddi anlamda tehdit eder.Olumsuz veya duygusal olarak yüklü videolara maruz kalmak, kan basıncını doğrudan etkileyen bir stres hormonu olan kortizol seviyelerini artırabilir. Zamanla tekrarlandığında bu duygusal iniş çıkışlar kronik strese ve hipertansiyona yol açabilir.Ekran sürenizi sınırlayın: Her gün bir saatten az tutmak için uygulama zamanlayıcılarını kullanın.Dijital detoks rejimi: Yatmadan önce en az bir saat bilgisayar kullanmaktan kaçının ve bunun yerine okuma veya meditasyon gibi huzurlu aktivitelerle değiştirin.Fiziksel aktivite: Hareketsiz davranışın etkileriyle mücadele etmek için rutininize düzenli egzersiz ekleyin.
Tükettiğiniz şeylere dikkat edin ve duygusal olarak yorucu filmlerden kaçının. Işıkları kısmak ve elektronik aletleri yatak odasından uzak tutmak gibi dinlendirici bir uykuyu teşvik eden bir gece rejimi oluşturun. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OMkTy4bpw02yIITE-f62Mg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kalp, hastalıklarının, nedeni:, Kan, basıncını, bile, doğrudan, etkiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OMkTy4bpw02yIITE-f62Mg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kalp hastalıklarının nedeni: Kan basıncını bile doğrudan etkiliyor"><p>Uyumadan önce cep telefonuzda izlediğiniz videolarla vakit geçirmek zararsız bir eğlence gibi görünse de, zihinsel ve fiziksel sağlık üzerindeki etkisi giderek daha belirgin hale geliyor. Aşırı ekran süresi ile hipertansiyon arasındaki bağlantı, bilinçli dijital tüketimin önemini vurguluyor. İşte bu alışkanlığın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği ve etkilerini azaltmak için neler yapılabileceği.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vuHeIANbQE26dXWaEtmEDw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gece uyumadan önce uzanırken genellikle herkes telefonundan bir şeyler izlemeyi tercih ediyor. Oldukça yaygın olan bu alışkanlık ciddi kalp hastalıklarına yol açabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WGS-piDHYE2MuZdI4Io5Dw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kısa video platformları, içerik tüketme şeklimizi gerçekten devrim niteliğinde değiştirdi. Eğlenceli ve dikkat çekici görseller ve bitmeyen bir eğlence akışıyla, bu platformlarda gezinirken zamanın nasıl geçtiğini anlamak kolay. Ancak bu ne kadar zararsız görünse de, özellikle yatmadan önce uzun ekran süresi ile genç ve orta yaşlı yetişkinlerde hipertansiyon arasında rahatsız edici bir bağlantı olduğunu ortaya koyan bir çalışma var. İşte bu alışkanlığın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği ve etkilerini azaltmak için neler yapılabileceği.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oEDBzgeEPE6KC6BabnxFGg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2025 yılında yayınlanan bu çalışma, tıbbi muayeneden geçen toplam 4318 genç ve orta yaşlı katılımcının sonuçlarını inceledi</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z8tGIaUJBE2Ii7QeByMq8g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Renkler arasında gezinmek, zihinsel uyarım ve stres döngüsüne neden olabilir. Bu tür filmlerin hızlı doğası, beyni yüksek alarma geçirir ve bu da genellikle daha yüksek kalp atış hızı ve adrenalin seviyeleriyle sonuçlanır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lqQYBUS_dEGtNT9caN-nXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu, vücudun stres tepkisini harekete geçirebilir ve bu da devam ederse yüksek tansiyona katkıda bulunur. Yatmadan önce bir ila iki saat bile ekran kullanımı, hipertansiyon geliştirme riskini büyük ölçüde artırabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HbxykmQrjke6hFmo6Vd5NQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2024 tarihli bir çalışmaya göre, akıllı telefonlar son on yılda daha yaygın olarak bulunabildiğinden ergenlerin ve genç yetişkinlerin ekran süresi artmıştır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XjgCRL5hX0qcIVCdRbHuvg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gece geç saatlerde film izlemek öncelikle uyku düzenini bozar. Ekranlar, melatonin üretimini baskılayan ve uykuya dalmayı zorlaştıran mavi ışık yayar. Kötü uyku, hipertansiyon için iyi bilinen bir risk faktörüdür. Ayrıca, daha az uyku saati, kardiyovasküler sistem için daha az iyileşme süresi anlamına gelir ve bu da yüksek tansiyon riskini büyük ölçüde artırır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BzEqhRRlU02l3GT5d9Vf5A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu hareketsiz yaşam tarzı, yüksek tansiyon için önemli bir risk faktörü olan obezite ile yakından bağlantılıdır. Risk, genellikle gece geç saatlerde telefondan video izlemek hareketsiz yaşamı artırır ve sağlığı ciddi anlamda tehdit eder.Olumsuz veya duygusal olarak yüklü videolara maruz kalmak, kan basıncını doğrudan etkileyen bir stres hormonu olan kortizol seviyelerini artırabilir. Zamanla tekrarlandığında bu duygusal iniş çıkışlar kronik strese ve hipertansiyona yol açabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E1UCf4HifUSsGCMGPBf9aw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ekran sürenizi sınırlayın: Her gün bir saatten az tutmak için uygulama zamanlayıcılarını kullanın.Dijital detoks rejimi: Yatmadan önce en az bir saat bilgisayar kullanmaktan kaçının ve bunun yerine okuma veya meditasyon gibi huzurlu aktivitelerle değiştirin.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I9_mxVjKwUaVm2oc3UtTiA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fiziksel aktivite: Hareketsiz davranışın etkileriyle mücadele etmek için rutininize düzenli egzersiz ekleyin.
Tükettiğiniz şeylere dikkat edin ve duygusal olarak yorucu filmlerden kaçının. Işıkları kısmak ve elektronik aletleri yatak odasından uzak tutmak gibi dinlendirici bir uykuyu teşvik eden bir gece rejimi oluşturun.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yüksek zekalı insanların farkında olmadan sergiledikleri 5 davranış: Psikiyatristler açıkladı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/yuksek-zekali-insanlarin-farkinda-olmadan-sergiledikleri-5-davranis-psikiyatristler-acikladi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/yuksek-zekali-insanlarin-farkinda-olmadan-sergiledikleri-5-davranis-psikiyatristler-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Genellikle kişinin hızlı öğrenme, problem çözme, soyut düşünme ve karmaşık konuları anlama kapasitesi olarak tanımlanan yüksek zeka, kendisini çoğunlukla derin düşünme ve analiz yeteneğiyle ele verir. Ancak psikologlara göre günlük hayatta yüksek zeka belirtisi olan başka davranışlar da vardır.Araştırmacı Martina Cola, Dr. Jennifer Hartstein, Psikoterapist Jonathan Alpert, Dr. Dakari Quimby ve Psikoterapist Imi Lo gibi önde gelen uzmanlar, Daily Mail&#039;e yaptıkları açıklamalarda yüksek zeka belirtisi olan 5 davranışı paylaştı.Yüksek zekalı bireyler, zihinsel aktiviteleri nedeniyle uyku konusunda diğer insanlardan daha fazla zorluk yaşayabilirler. Bir araştırma, yüksek zekaya sahip bireylerin uyku eksikliği çektiklerinde bilişsel görevlerde daha kötü performans gösterdiklerini ortaya koydu. Dr. Hartstein, &quot;Zeki bireyler, genellikle nasıl rahatlayacaklarını bilmedikleri için uyku sorunları yaşayabilirler&quot; dedi.Psikoterapist Jonathan Alpert, &quot;Zeki insanlar, entelektüel düşünceleri nedeniyle duygusal bağ kurmakta zorlanırlar, bu da onları sosyal ilişkilerden izole edebilir&quot; ifadelerini kullandı. Zeki bireyler, özellikle yoğun düşünme süreçleri nedeniyle derin ilişkiler sürdürmekte güçlük çekerler.Herkesin asansörde, iş yerinde veya sosyal etkinliklerde gerçekleştirdiği küçük sohbetler, zeki bireyler için bunaltıcı olabilir. Psikolinguistik araştırmacı Martina Cola, &quot;Yüksek zekalı kişiler, yüzeysel konuşmalarda derinlik arayışındadır. Basit bir &#039;Hava nasıl?&#039; sorusu onlar için zihinsel olarak yorucu olabilir&quot; diyor. Bu tür sohbetler, entelektüel uyarı sağlamadığı için genellikle ilgilerini çekmez&#039;&#039; şeklinde konuştu.Moda, popüler kültür ve günlük trendler, birçok insan için anlam taşısa da yüksek zekalı bireyler için genellikle önemsizdir. Psikoterapist Dr. Jennifer Hartstein, &quot;Zeki insanlar, küçük ve yüzeysel şeylere zihinsel olarak enerji harcamayı tercih etmezler&#039;&#039; dedi.Dr. Dakari Quimby, zeki insanların zihinsel çözümleme yetenekleri gelişmiş olsa da, duygusal olarak kendilerini ifade etme ve başkalarının duygusal ihtiyaçlarına cevap verme konusunda zorlanabildiklerini ifade etti. Ayrıca yüksek ses veya parlak ışık gibi uyarıcılara karşı da daha hassas olabilirler. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qDOaoh66FkSmS2795ymExg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yüksek, zekalı, insanların, farkında, olmadan, sergiledikleri, davranış:, Psikiyatristler, açıkladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qDOaoh66FkSmS2795ymExg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yüksek zekalı insanların farkında olmadan sergiledikleri 5 davranış: Psikiyatristler açıkladı"><p>Genellikle kişinin hızlı öğrenme, problem çözme, soyut düşünme ve karmaşık konuları anlama kapasitesi olarak tanımlanan yüksek zeka, kendisini çoğunlukla derin düşünme ve analiz yeteneğiyle ele verir. Ancak psikologlara göre günlük hayatta yüksek zeka belirtisi olan başka davranışlar da vardır.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MkAa6-cT50WVRSxScwEYxA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmacı Martina Cola, Dr. Jennifer Hartstein, Psikoterapist Jonathan Alpert, Dr. Dakari Quimby ve Psikoterapist Imi Lo gibi önde gelen uzmanlar, Daily Mail'e yaptıkları açıklamalarda yüksek zeka belirtisi olan 5 davranışı paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AiHA8kzzL0y0bBdW5GVS0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yüksek zekalı bireyler, zihinsel aktiviteleri nedeniyle uyku konusunda diğer insanlardan daha fazla zorluk yaşayabilirler. Bir araştırma, yüksek zekaya sahip bireylerin uyku eksikliği çektiklerinde bilişsel görevlerde daha kötü performans gösterdiklerini ortaya koydu. Dr. Hartstein, "Zeki bireyler, genellikle nasıl rahatlayacaklarını bilmedikleri için uyku sorunları yaşayabilirler" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GhkUUPlWOkWNX8fCsztyzQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Psikoterapist Jonathan Alpert, "Zeki insanlar, entelektüel düşünceleri nedeniyle duygusal bağ kurmakta zorlanırlar, bu da onları sosyal ilişkilerden izole edebilir" ifadelerini kullandı. Zeki bireyler, özellikle yoğun düşünme süreçleri nedeniyle derin ilişkiler sürdürmekte güçlük çekerler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SFUDEP5VH0ihtb_uquQ9Ug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Herkesin asansörde, iş yerinde veya sosyal etkinliklerde gerçekleştirdiği küçük sohbetler, zeki bireyler için bunaltıcı olabilir. Psikolinguistik araştırmacı Martina Cola, "Yüksek zekalı kişiler, yüzeysel konuşmalarda derinlik arayışındadır. Basit bir 'Hava nasıl?' sorusu onlar için zihinsel olarak yorucu olabilir" diyor. Bu tür sohbetler, entelektüel uyarı sağlamadığı için genellikle ilgilerini çekmez'' şeklinde konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MCA-EiHm3UaRWrVKJov8Ng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Moda, popüler kültür ve günlük trendler, birçok insan için anlam taşısa da yüksek zekalı bireyler için genellikle önemsizdir. Psikoterapist Dr. Jennifer Hartstein, "Zeki insanlar, küçük ve yüzeysel şeylere zihinsel olarak enerji harcamayı tercih etmezler'' dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IGFZ9SbWI0GaFo1BDyTgjQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dr. Dakari Quimby, zeki insanların zihinsel çözümleme yetenekleri gelişmiş olsa da, duygusal olarak kendilerini ifade etme ve başkalarının duygusal ihtiyaçlarına cevap verme konusunda zorlanabildiklerini ifade etti. Ayrıca yüksek ses veya parlak ışık gibi uyarıcılara karşı da daha hassas olabilirler.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Geçmeyen yorgunluk: Dysania olabilirsiniz</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/gecmeyen-yorgunluk-dysania-olabilirsiniz</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/gecmeyen-yorgunluk-dysania-olabilirsiniz</guid>
<description><![CDATA[ Yorgunluk genellikle dinlenme ile geçer. Ancak bazen dinlenseniz bile kendinizi yorgun ve bitkin hissedersiniz. Bu durum önemsiz olarak görülse de aslında çok ciddi bir sorunun işareti olabilir. Klinik Psikolog ve Psikoterapist Dr. Yasemin Meriç Kazdal, sürekli devam eden yorgunluğa dikkat çekti ve dysania olarak bilinen kronik yorgunluk sendromunun bilinmeyenlerini ntv.com.tr okurlarına özel yazdı.Günlük yaşamın temposunda zaman zaman yorgun hissetmek doğaldır. Bu yorgunluk, genellikle dinlenme ile geçer. Ancak dinlenmeye rağmen bitmeyen bir halsizlik hissi, altta yatan bir rahatsızlığın işareti olabilir.
Eğer sürekli devam eden, başka bir tıbbi neden ile açıklanamayan bir yorgunluk yaşıyorsanız, dysania olarak bilinen kronik yorgunluk sendromu ile karşı karşıya olabilirsiniz.Kronik yorgunluk sendromu, başka bir sağlık sorunu ile bağlantılı olmadan, altı aydan uzun süredir devam eden yoğun yorgunluk hali olarak tanımlanır. Bu durum, genellikle aşağıdaki belirtilerle kendini gösterir:•Sürekli yorgunluk hissi•Uyku problemleri•Depresyon belirtileri•Kas ve eklem ağrıları•Huzursuzluk•Tırnaklarda güçsüzlük ve saç dökülmesiEğer bu belirtiler günlük yaşamınızı, iş performansınızı veya sosyal aktivitelerinizi etkiliyorsa, kronik yorgunluk sendromu yaşıyor olabilirsiniz.TIBBİ NEDENLERKronik yorgunluk, aşağıdaki sağlık sorunlarının bir belirtisi olabilir:•Kansızlık•Tiroid hastalıkları•Kalp hastalıkları•Organ yetmezlikleri•Vitamin ve mineral eksiklikleri•Metabolik bozukluklar•Enfeksiyonlar•Kanser•Hormonal dengesizliklerBu hastalıkların tedavisiyle birlikte yorgunluk hissi genellikle ortadan kalkar.Yorgunluğun kaynağı psikolojik rahatsızlıklar da olabilir. Bunlar arasında:•Depresyon•Uzun süreli stres•Uyku bozuklukları•Yaygın kaygı bozukluğu•Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)Kronik yorgunluk hissini yenmek için öncelikle doktorunuza danışarak altta yatan nedeni belirlemeniz gerekir. Eğer yorgunluğunuz tıbbi bir rahatsızlığa bağlıysa, bu rahatsızlığın tedavisiyle birlikte belirtiler de azalacaktır.Psikolojik nedenlere bağlı bir kronik yorgunluk durumunda ise klinik bir psikologdan destek almanız önemlidir. Psikoterapi, yaşam düzenlemesi, kişiye özel egzersiz ve beslenme programları ile bu sorunun üstesinden gelmek mümkündür.•Kontrol alanınıza odaklanın: Değiştiremeyeceğiniz şeylere takılmak yerine kontrol edebileceğiniz durumlara yönelin.•Gerçekçi planlar yapın: Gözünüzü korkutmayacak, uygulanabilir hedeflerle yaşam kalitenizi artırın.•Düzenli egzersiz yapın: Hafif sporlar dahi enerji seviyenizi yükseltir.•Ekran süresini sınırlayın: Uyku öncesinde ekran ışığından uzak durarak uyku kalitesini artırabilirsiniz.•Yeterli su tüketin: Vücudunuzun ihtiyacına göre su içmeyi ihmal etmeyin.•Uyku hijyenine dikkat edin: Düzenli uyku alışkanlıkları oluşturun.•D vitamini alın: Güneş ışığından yararlanarak bağışıklık sisteminizi destekleyin.•Dengeli beslenin: Vitamin ve mineral açısından zengin, sağlıklı bir beslenme düzeni benimseyin.Kendinizi sürekli yorgun hissediyorsanız, bunu bir işaret olarak değerlendirin ve profesyonel destek almaktan çekinmeyin. Sağlıklı bir yaşam için yorgunlukla vedalaşmak mümkün! ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pvdeRcqloUqVEdnvvQQDtQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Geçmeyen, yorgunluk:, Dysania, olabilirsiniz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pvdeRcqloUqVEdnvvQQDtQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Geçmeyen yorgunluk: Dysania olabilirsiniz"><p>Yorgunluk genellikle dinlenme ile geçer. Ancak bazen dinlenseniz bile kendinizi yorgun ve bitkin hissedersiniz. Bu durum önemsiz olarak görülse de aslında çok ciddi bir sorunun işareti olabilir. Klinik Psikolog ve Psikoterapist Dr. Yasemin Meriç Kazdal, sürekli devam eden yorgunluğa dikkat çekti ve dysania olarak bilinen kronik yorgunluk sendromunun bilinmeyenlerini ntv.com.tr okurlarına özel yazdı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KJoJvg20D0mDyxwC4IBvHQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Günlük yaşamın temposunda zaman zaman yorgun hissetmek doğaldır. Bu yorgunluk, genellikle dinlenme ile geçer. Ancak dinlenmeye rağmen bitmeyen bir halsizlik hissi, altta yatan bir rahatsızlığın işareti olabilir.
Eğer sürekli devam eden, başka bir tıbbi neden ile açıklanamayan bir yorgunluk yaşıyorsanız, dysania olarak bilinen kronik yorgunluk sendromu ile karşı karşıya olabilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/l3JXIQXJPUmMjzO0RaMp_g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kronik yorgunluk sendromu, başka bir sağlık sorunu ile bağlantılı olmadan, altı aydan uzun süredir devam eden yoğun yorgunluk hali olarak tanımlanır. Bu durum, genellikle aşağıdaki belirtilerle kendini gösterir:•Sürekli yorgunluk hissi•Uyku problemleri•Depresyon belirtileri•Kas ve eklem ağrıları•Huzursuzluk•Tırnaklarda güçsüzlük ve saç dökülmesiEğer bu belirtiler günlük yaşamınızı, iş performansınızı veya sosyal aktivitelerinizi etkiliyorsa, kronik yorgunluk sendromu yaşıyor olabilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/feh0VI-_IUKFfYXn5miSzA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>TIBBİ NEDENLERKronik yorgunluk, aşağıdaki sağlık sorunlarının bir belirtisi olabilir:•Kansızlık•Tiroid hastalıkları•Kalp hastalıkları•Organ yetmezlikleri•Vitamin ve mineral eksiklikleri•Metabolik bozukluklar•Enfeksiyonlar•Kanser•Hormonal dengesizliklerBu hastalıkların tedavisiyle birlikte yorgunluk hissi genellikle ortadan kalkar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/39UQ3bqktkyLAhUWpET0Bw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yorgunluğun kaynağı psikolojik rahatsızlıklar da olabilir. Bunlar arasında:•Depresyon•Uzun süreli stres•Uyku bozuklukları•Yaygın kaygı bozukluğu•Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bn2TcCB0hEGfsZlLY5U6UQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kronik yorgunluk hissini yenmek için öncelikle doktorunuza danışarak altta yatan nedeni belirlemeniz gerekir. Eğer yorgunluğunuz tıbbi bir rahatsızlığa bağlıysa, bu rahatsızlığın tedavisiyle birlikte belirtiler de azalacaktır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AXE5sCZUu02eRM1hR5PQpg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Psikolojik nedenlere bağlı bir kronik yorgunluk durumunda ise klinik bir psikologdan destek almanız önemlidir. Psikoterapi, yaşam düzenlemesi, kişiye özel egzersiz ve beslenme programları ile bu sorunun üstesinden gelmek mümkündür.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2KSiq49LIUCynLNm7oQE-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>•Kontrol alanınıza odaklanın: Değiştiremeyeceğiniz şeylere takılmak yerine kontrol edebileceğiniz durumlara yönelin.•Gerçekçi planlar yapın: Gözünüzü korkutmayacak, uygulanabilir hedeflerle yaşam kalitenizi artırın.•Düzenli egzersiz yapın: Hafif sporlar dahi enerji seviyenizi yükseltir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Xw3D4brkR0-v7dNxSwwOGg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>•Ekran süresini sınırlayın: Uyku öncesinde ekran ışığından uzak durarak uyku kalitesini artırabilirsiniz.•Yeterli su tüketin: Vücudunuzun ihtiyacına göre su içmeyi ihmal etmeyin.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jk9SJ7f9sEezDHMv-CaMhA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>•Uyku hijyenine dikkat edin: Düzenli uyku alışkanlıkları oluşturun.•D vitamini alın: Güneş ışığından yararlanarak bağışıklık sisteminizi destekleyin.•Dengeli beslenin: Vitamin ve mineral açısından zengin, sağlıklı bir beslenme düzeni benimseyin.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wiwD3jafSEu0sEjgYyMZXA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kendinizi sürekli yorgun hissediyorsanız, bunu bir işaret olarak değerlendirin ve profesyonel destek almaktan çekinmeyin. Sağlıklı bir yaşam için yorgunlukla vedalaşmak mümkün!</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları açıkladı: Kötü anıları sildirmek mümkün</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/bilim-insanlari-acikladi-koetu-anilari-sildirmek-mumkun</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/bilim-insanlari-acikladi-koetu-anilari-sildirmek-mumkun</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, kötü anıları silerek, ruh sağlığı sorunlarını tedavi etme konusunda umut vadeden bir yaklaşım geliştirdi.Uluslararası bir araştırma ekibi, yaptıkları bir deneyde 37 katılımcıya rastgele kelimeleri olumsuz görsellerle ilişkilendirmelerini istedi. Daha sonra, bu ilişkilerin yarısını yeniden programlamayı ve kötü anılara müdahale etmeyi amaçladılar.  Katılımcılara, insan yaralanmaları ya da tehlikeli hayvanlar gibi olumsuz görseller ile sakin manzaralar veya gülen çocuklar gibi olumlu görsellerin bulunduğu tanınmış veri tabanları sunuldu.   İlk akşam, katılımcılar, olumsuz görselleri araştırma için üretilmiş anlamsız kelimelerle ilişkilendirmek için hafıza eğitimi aldı. Ertesi gün, bu anılar uyku ile pekiştirildikten sonra, kelimelerin yarısı olumlu görsellerle ilişkilendirilerek yeniden kodlanmaya çalışıldı.  İkinci akşam, katılımcıların hızlı olmayan göz hareketleri (NREM) uyku fazı sırasında, hafıza depolamada önemli olduğu bilinen bir dönemde, anlamsız kelimelerin ses kayıtları çalındı. Bu süreçte, beyin aktiviteleri elektroensefalografi (EEG) ile izlendi. Beyinde duygusal hafıza işleme ile ilişkili olan teta dalgası aktivitesinin, sesli hafıza ipuçlarına yanıt olarak arttığı ve olumlu ipuçlarında belirgin şekilde daha yüksek olduğu gözlendi.  Ertesi gün ve birkaç gün sonra yapılan anketlerde, katılımcıların, olumlu anılarla karıştırılmış kötü anıları hatırlamada daha az başarılı olduğu belirlendi. Bu kelimelerle ilişkili olumlu anılar, olumsuz olanlara göre daha fazla akıllarına gelmeye başladı ve daha olumlu bir duygusal bakış açısıyla değerlendirildi.  Uzmanlar, bu yöntemin umut vadettiğini belirterek, “Bu prosedürün olumsuz anıların hatırlanmasını zayıflattığını ve olumlu anıların istemsiz olarak zihinde canlanmasını artırdığını gördük” ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9hlYpxF02kinNxSeJLyHPQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, açıkladı:, Kötü, anıları, sildirmek, mümkün</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9hlYpxF02kinNxSeJLyHPQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bilim insanları açıkladı: Kötü anıları sildirmek mümkün"><p>Bilim insanları, kötü anıları silerek, ruh sağlığı sorunlarını tedavi etme konusunda umut vadeden bir yaklaşım geliştirdi.</p>Uluslararası bir araştırma ekibi, yaptıkları bir deneyde 37 katılımcıya rastgele kelimeleri olumsuz görsellerle ilişkilendirmelerini istedi. Daha sonra, bu ilişkilerin yarısını yeniden programlamayı ve kötü anılara müdahale etmeyi amaçladılar.  Katılımcılara, insan yaralanmaları ya da tehlikeli hayvanlar gibi olumsuz görseller ile sakin manzaralar veya gülen çocuklar gibi olumlu görsellerin bulunduğu tanınmış veri tabanları sunuldu.   İlk akşam, katılımcılar, olumsuz görselleri araştırma için üretilmiş anlamsız kelimelerle ilişkilendirmek için hafıza eğitimi aldı. Ertesi gün, bu anılar uyku ile pekiştirildikten sonra, kelimelerin yarısı olumlu görsellerle ilişkilendirilerek yeniden kodlanmaya çalışıldı.  İkinci akşam, katılımcıların hızlı olmayan göz hareketleri (NREM) uyku fazı sırasında, hafıza depolamada önemli olduğu bilinen bir dönemde, anlamsız kelimelerin ses kayıtları çalındı. Bu süreçte, beyin aktiviteleri elektroensefalografi (EEG) ile izlendi. Beyinde duygusal hafıza işleme ile ilişkili olan teta dalgası aktivitesinin, sesli hafıza ipuçlarına yanıt olarak arttığı ve olumlu ipuçlarında belirgin şekilde daha yüksek olduğu gözlendi.  Ertesi gün ve birkaç gün sonra yapılan anketlerde, katılımcıların, olumlu anılarla karıştırılmış kötü anıları hatırlamada daha az başarılı olduğu belirlendi. Bu kelimelerle ilişkili olumlu anılar, olumsuz olanlara göre daha fazla akıllarına gelmeye başladı ve daha olumlu bir duygusal bakış açısıyla değerlendirildi.  Uzmanlar, bu yöntemin umut vadettiğini belirterek, “Bu prosedürün olumsuz anıların hatırlanmasını zayıflattığını ve olumlu anıların istemsiz olarak zihinde canlanmasını artırdığını gördük” ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>En sinirli kan grubu belli oldu: Öfke kontrolünde zorlanıyorlar</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/en-sinirli-kan-grubu-belli-oldu-ofke-kontrolunde-zorlaniyorlar</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/en-sinirli-kan-grubu-belli-oldu-ofke-kontrolunde-zorlaniyorlar</guid>
<description><![CDATA[ Kan grubu kişilik testleri, 1920&#039;lerde Japonya&#039;da popüler hale geldi, ancak artık dünyada birçok insan, kişiliklerini değerlendirmek için bu olası nesnel yönteme ilgi duyuyor. Özellikle öfke düzeyleri ile kan grubu arasındaki ilişki, son yıllarda yapılan çeşitli araştırmalarla dikkat çekici bir şekilde ortaya konmuştur. Araştırmalar, bazı kan gruplarının, özellikle B kan grubu sahiplerinin, öfke ve agresyon gibi duygusal tepkilere daha yatkın olabileceğini göstermektedir.Kan grubu kişilik testleri, 1920&#039;lerde Japonya&#039;da popüler hale geldi, ancak artık dünyada birçok insan, kişiliklerini değerlendirmek için bu olası nesnel yönteme ilgi duyuyor.Kan grubunuzun belirli kişilik özellikleriyle bağlantılı olduğu inançları yeni değil. Japon kültüründe, kan grubu uzun süredir eşleştirme ve diğer tahminler için bir temel olarak kullanılıyor.1920&#039;lerin sonlarında, Tokeji Furukawa adında bir araştırma psikoloğu, &quot;Mizaç ve Kan Grupları Üzerine Bir Çalışma&quot; adlı bir makale yayınlayarak bu kültürel inançlara katkıda bulundu.Çalışmasında, Furukawa deneklerinden 11 soruluk bir anketle kendi kişiliklerini değerlendirmelerini istedi. Bu soruların cevaplarının, katılımcıların kan gruplarıyla örtüştüğünü buldu. 2013 yılı araştırmalarına göre, bazı kan grupları belirli sağlık durumlarına veya endişelere karşı daha dirençli olabilir.Bu bireyler, yoğun baskı altında kaldıklarında, öfke ve tahammülsüzlük gibi duygusal tepkiler geliştirebilirler. Ayrıca, rekabet ortamlarında, bu tepkilerin daha da yoğunlaşabileceği ve kişilerarası ilişkilerde zorluklara yol açabileceği belirtilmektedir.Yapılan araştırmalar, B kan grubuna sahip bireylerin öfkeye daha yatkın olabileceğini göstermektedir. Bu kişiler, özellikle stresli ve rekabetçi ortamlarda, daha agresif tepkiler verme eğiliminde olabilirler. Araştırmalar, B kan grubuna sahip kişilerin stres faktörlerine karşı diğer kan gruplarına kıyasla daha hassas olabileceğini ve bu durumun, onların duygusal tepkilerini etkileyebileceğini ortaya koymaktadır.B kan grubuna sahip bireylerin çevresel faktörlerden hızla etkilenebileceği ve bu etkilerle başa çıkarken duygusal olarak daha fazla zorlanabileceği vurgulanmaktadır. Bu kişiler, çevresel stres kaynaklarına karşı daha hassas olabilir ve özellikle sosyal baskılar altında duygusal dengeyi sağlamakta güçlük çekebilirler. Araştırmalar, bu bireylerin çevresel değişimlere hızlı tepki verme eğiliminde olduklarını ve bu durumun, duygusal dalgalanmalar yaşamalarına neden olabileceğini göstermektedir.Bu duyarlılık, özellikle yoğun stres veya belirsizlik dönemlerinde, B kan grubuna sahip kişilerin daha fazla içsel çatışma yaşamasına yol açabilir. Ayrıca, toplumsal yargılar ve önyargılar da bu kişilerin duygusal durumunu olumsuz etkileyebilir. B kan grubuna sahip bireylerin, bazen çevrelerindeki insanlar tarafından yanlış anlaşılabileceği veya dışlanabileceği, bunun sonucunda yalnızlık hissine kapılabilecekleri gözlemlenmiştir.B kan grubunun sahip olduğu bu özelliklerin, sadece olumsuz bir yönü olmadığını belirten uzmanlar, aynı zamanda güçlü ve olumlu yönlerinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Prglf19rNUaviLgbGLzhpQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>sinirli, kan, grubu, belli, oldu:, Öfke, kontrolünde, zorlanıyorlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Prglf19rNUaviLgbGLzhpQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="En sinirli kan grubu belli oldu: Öfke kontrolünde zorlanıyorlar"><p>Kan grubu kişilik testleri, 1920'lerde Japonya'da popüler hale geldi, ancak artık dünyada birçok insan, kişiliklerini değerlendirmek için bu olası nesnel yönteme ilgi duyuyor. Özellikle öfke düzeyleri ile kan grubu arasındaki ilişki, son yıllarda yapılan çeşitli araştırmalarla dikkat çekici bir şekilde ortaya konmuştur. Araştırmalar, bazı kan gruplarının, özellikle B kan grubu sahiplerinin, öfke ve agresyon gibi duygusal tepkilere daha yatkın olabileceğini göstermektedir.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/r44CJxzlskiEKQwCc3Ki2w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kan grubu kişilik testleri, 1920'lerde Japonya'da popüler hale geldi, ancak artık dünyada birçok insan, kişiliklerini değerlendirmek için bu olası nesnel yönteme ilgi duyuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QA1iDI_PvEe8sqlaipWhsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kan grubunuzun belirli kişilik özellikleriyle bağlantılı olduğu inançları yeni değil. Japon kültüründe, kan grubu uzun süredir eşleştirme ve diğer tahminler için bir temel olarak kullanılıyor.1920'lerin sonlarında, Tokeji Furukawa adında bir araştırma psikoloğu, "Mizaç ve Kan Grupları Üzerine Bir Çalışma" adlı bir makale yayınlayarak bu kültürel inançlara katkıda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z79LCzP1gECGzPDf5SWKhw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalışmasında, Furukawa deneklerinden 11 soruluk bir anketle kendi kişiliklerini değerlendirmelerini istedi. Bu soruların cevaplarının, katılımcıların kan gruplarıyla örtüştüğünü buldu. 2013 yılı araştırmalarına göre, bazı kan grupları belirli sağlık durumlarına veya endişelere karşı daha dirençli olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wlbn1CeSWkaS7r1-31rkPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu bireyler, yoğun baskı altında kaldıklarında, öfke ve tahammülsüzlük gibi duygusal tepkiler geliştirebilirler. Ayrıca, rekabet ortamlarında, bu tepkilerin daha da yoğunlaşabileceği ve kişilerarası ilişkilerde zorluklara yol açabileceği belirtilmektedir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KuROI7URyEKqjuGBjFGvig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yapılan araştırmalar, B kan grubuna sahip bireylerin öfkeye daha yatkın olabileceğini göstermektedir. Bu kişiler, özellikle stresli ve rekabetçi ortamlarda, daha agresif tepkiler verme eğiliminde olabilirler. Araştırmalar, B kan grubuna sahip kişilerin stres faktörlerine karşı diğer kan gruplarına kıyasla daha hassas olabileceğini ve bu durumun, onların duygusal tepkilerini etkileyebileceğini ortaya koymaktadır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5KzVjupjL0i5kuM_DceYaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>B kan grubuna sahip bireylerin çevresel faktörlerden hızla etkilenebileceği ve bu etkilerle başa çıkarken duygusal olarak daha fazla zorlanabileceği vurgulanmaktadır. Bu kişiler, çevresel stres kaynaklarına karşı daha hassas olabilir ve özellikle sosyal baskılar altında duygusal dengeyi sağlamakta güçlük çekebilirler. Araştırmalar, bu bireylerin çevresel değişimlere hızlı tepki verme eğiliminde olduklarını ve bu durumun, duygusal dalgalanmalar yaşamalarına neden olabileceğini göstermektedir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5bMq9pyTS0q4UcxtY0g1UA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu duyarlılık, özellikle yoğun stres veya belirsizlik dönemlerinde, B kan grubuna sahip kişilerin daha fazla içsel çatışma yaşamasına yol açabilir. Ayrıca, toplumsal yargılar ve önyargılar da bu kişilerin duygusal durumunu olumsuz etkileyebilir. B kan grubuna sahip bireylerin, bazen çevrelerindeki insanlar tarafından yanlış anlaşılabileceği veya dışlanabileceği, bunun sonucunda yalnızlık hissine kapılabilecekleri gözlemlenmiştir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_OP_GlnlrU-hfyZZEnlqqw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>B kan grubunun sahip olduğu bu özelliklerin, sadece olumsuz bir yönü olmadığını belirten uzmanlar, aynı zamanda güçlü ve olumlu yönlerinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade edildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kanser riskini artıran en popüler alışkanlık: Milyonlarca kişi aynı hatayı yapıyor, onkoloji diyetisyeni uyardı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/kanser-riskini-artiran-en-populer-aliskanlik-milyonlarca-kisi-ayni-hatayi-yapiyor-onkoloji-diyetisyeni-uyardi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/kanser-riskini-artiran-en-populer-aliskanlik-milyonlarca-kisi-ayni-hatayi-yapiyor-onkoloji-diyetisyeni-uyardi</guid>
<description><![CDATA[ Son yıllarda tüm dünyada kullanımı oldukça yaygınlaşan vitamin ve mineral takviyelerinin, genel sağlık üzerinde çeşitli olumsuz etkileri olduğu konuşuluyor. Onkoloji diyetisyeni Nichole Andrews, bu takviyelerin bilinçsiz kullanımının kanser riskini artırdığını öne sürerek uyarıda bulundu.Nichole Andrews, uzun süredir vitamin ve mineral takviyelerinden uzak durduğunu belirterek, bu takviyelerin kanser riskini artırabileceğini belirtti. Andrews, &quot;Doktorum önermedikçe hiçbir takviye almıyorum, tüm besinlerimi yiyeceklerden alıyorum&quot; dedi.Andrews, hangi takviyelerin kanserle ilişkili olduğuna dair bir açıklama yapmadı ancak NHS (Ulusal Sağlık Servisi) beta-karoten içeren takviyelerin, özellikle sigara içenler ve asbeste maruz kalanlar gibi kişilerde akciğer kanseri riskini artırabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.Beta-karoten, havuç ve tatlı patates gibi sarı ve turuncu meyve ve sebzelerde bulunan doğal bir pigmenttir ve vücutta A vitaminine dönüşerek bağışıklık sistemi ve cilt sağlığı için faydalar sağlar. Ancak yapılan araştırmalar, beta-karoten takviyesi alan sigara içicilerinin kansere yakalanma riskinin beşte bir oranında daha fazla olduğunu ortaya koydu. Asbeste maruz kalan kişilerde ise bu riskin yüzde 28 arttığı gözlemlendi.Beta-karoten takviyelerinin kansere neden olma mekanizması tam olarak bilinmese de, yüksek dozlarının hücrelere zarar verebileceği veya kanserojen maddelerin etkilerini artırabileceği öne sürülüyor. Kanser riskini artıran tek takviye beta-karoten değil.
E vitamini takviyelerinin de erkeklerde prostat kanseri riskini yüzde 17 artırdığı bulundu. Ayrıca, selenyum takviyelerinin prostat kanseri ölüm riskini yüzde 130 oranında artırabileceği belirtildi ancak bu bulgu yalnızca yüksek dozda selenyum alan erkeklerde tespit edildi.Bazı araştırmalar, demir takviyelerinin bağırsak kanseri riskini artırabileceğini de gösterdi. NHS, erkeklerin günde yaklaşık 8,7 mg demir, 19-49 yaş arasındaki kadınların ise 14,8 mg demir almasını öneriyor. Takviyelerle ilgili riskler hakkında yapılan araştırmalar henüz kesin sonuçlar vermese de; genel tavsiye, vitamin ve minerallerin doğal yollarla, dengeli bir beslenme yoluyla alınması üzerine oldu.Andrews, &quot;Takviyelere aşırı yüklenmeden önce iki kere düşünün. Bazı araştırmalar, vitamin ve minerallerin aşırı alımının kanser riskini artırabileceğini ve sağlıklı hücrelere zarar verebileceğini öne sürüyor&quot; dedi.Kanser riskini azaltmak için dikkat edilmesi gereken diğer faktörler ise alkol ve işlenmiş etlerden kaçınmaktır. Alkol; meme, ağız ve bağırsak kanserleri gibi birçok kanser türü için bilinen bir risk faktörüdür ve dünyadaki kanser vakalarının büyük bir kısmından sorumludur. İşlenmiş etler için de aynı şey geçerlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/njwDosuHWU6C0uPgKZqHdA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kanser, riskini, artıran, popüler, alışkanlık:, Milyonlarca, kişi, aynı, hatayı, yapıyor, onkoloji, diyetisyeni, uyardı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/njwDosuHWU6C0uPgKZqHdA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kanser riskini artıran en popüler alışkanlık: Milyonlarca kişi aynı hatayı yapıyor, onkoloji diyetisyeni uyardı"><p>Son yıllarda tüm dünyada kullanımı oldukça yaygınlaşan vitamin ve mineral takviyelerinin, genel sağlık üzerinde çeşitli olumsuz etkileri olduğu konuşuluyor. Onkoloji diyetisyeni Nichole Andrews, bu takviyelerin bilinçsiz kullanımının kanser riskini artırdığını öne sürerek uyarıda bulundu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/35HP0uebnEmElvrHaC_JVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nichole Andrews, uzun süredir vitamin ve mineral takviyelerinden uzak durduğunu belirterek, bu takviyelerin kanser riskini artırabileceğini belirtti. Andrews, "Doktorum önermedikçe hiçbir takviye almıyorum, tüm besinlerimi yiyeceklerden alıyorum" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ytmw5p-UN0CuQTYZHHqepg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Andrews, hangi takviyelerin kanserle ilişkili olduğuna dair bir açıklama yapmadı ancak NHS (Ulusal Sağlık Servisi) beta-karoten içeren takviyelerin, özellikle sigara içenler ve asbeste maruz kalanlar gibi kişilerde akciğer kanseri riskini artırabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tEhFGnXnUUSB4asoDeXBCw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Beta-karoten, havuç ve tatlı patates gibi sarı ve turuncu meyve ve sebzelerde bulunan doğal bir pigmenttir ve vücutta A vitaminine dönüşerek bağışıklık sistemi ve cilt sağlığı için faydalar sağlar. Ancak yapılan araştırmalar, beta-karoten takviyesi alan sigara içicilerinin kansere yakalanma riskinin beşte bir oranında daha fazla olduğunu ortaya koydu. Asbeste maruz kalan kişilerde ise bu riskin yüzde 28 arttığı gözlemlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DEnrBWxwAkqdhRM7woCKdA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Beta-karoten takviyelerinin kansere neden olma mekanizması tam olarak bilinmese de, yüksek dozlarının hücrelere zarar verebileceği veya kanserojen maddelerin etkilerini artırabileceği öne sürülüyor. Kanser riskini artıran tek takviye beta-karoten değil.
E vitamini takviyelerinin de erkeklerde prostat kanseri riskini yüzde 17 artırdığı bulundu. Ayrıca, selenyum takviyelerinin prostat kanseri ölüm riskini yüzde 130 oranında artırabileceği belirtildi ancak bu bulgu yalnızca yüksek dozda selenyum alan erkeklerde tespit edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wOdmq_zQA0KGGiy_pnSgPQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bazı araştırmalar, demir takviyelerinin bağırsak kanseri riskini artırabileceğini de gösterdi. NHS, erkeklerin günde yaklaşık 8,7 mg demir, 19-49 yaş arasındaki kadınların ise 14,8 mg demir almasını öneriyor. Takviyelerle ilgili riskler hakkında yapılan araştırmalar henüz kesin sonuçlar vermese de; genel tavsiye, vitamin ve minerallerin doğal yollarla, dengeli bir beslenme yoluyla alınması üzerine oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dI-pNYBZKUawT8MYCuOjCQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Andrews, "Takviyelere aşırı yüklenmeden önce iki kere düşünün. Bazı araştırmalar, vitamin ve minerallerin aşırı alımının kanser riskini artırabileceğini ve sağlıklı hücrelere zarar verebileceğini öne sürüyor" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OlMVr2_oB0mnJOHxUcaL_Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kanser riskini azaltmak için dikkat edilmesi gereken diğer faktörler ise alkol ve işlenmiş etlerden kaçınmaktır. Alkol; meme, ağız ve bağırsak kanserleri gibi birçok kanser türü için bilinen bir risk faktörüdür ve dünyadaki kanser vakalarının büyük bir kısmından sorumludur. İşlenmiş etler için de aynı şey geçerlidir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bu saatte asla uyanık olmayın: Kanserin 1 numaralı nedeni olabilir</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/bu-saatte-asla-uyanik-olmayin-kanserin-1-numarali-nedeni-olabilir</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/bu-saatte-asla-uyanik-olmayin-kanserin-1-numarali-nedeni-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Sosyal medya platformu TikTok&#039;da tıbbi bilgiler paylaşan Dr. Karan Raj, uyku alışkanlıklarının bireysel farklılıklar gösterebileceğini belirtti. Ancak uyumak için tercih edilen belirli saatlerin sağlık açısından olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekti. Dr. Raj’ın özellikle bir saat dilimine vurgu yapması, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.Dr. Raj, uyku döngülerinin yaklaşık bir buçuk saat süreyle gerçekleştiğini ve bu süre içinde beynin non-REM uykudan REM uykusuna geçtiğini ifade etti.Gece boyunca bu döngüler sürekli tekrar ederken non-REM ve REM uykusu oranlarının değiştiğini belirtti.“Gece uyurken daha derin ve onarıcı non-REM uykusu fazladır,” diyen Dr. Raj, sabaha doğru daha hafif ve rüyalarla dolu REM uykusunun öne çıktığını söyledi.Her bireyin biyolojik ritimlerinin farklı olduğunu dile getiren Dr. Raj, bazı kişilerin saat 11’de uykusuz kalırken, bazılarının ancak gece yarısından sonra uyuyabildiğine dikkat çekti. “Düzenli uyku saatlerine sadık kalındığında uyku kalitesi artar,” dedi.Dr. Raj, gece saat 10 ile sabah 4 arasında uyanık kalmanın kanser ve kardiyovasküler hastalık riskini artırabileceğini belirtti.“Hangi saatte uyuduğunuzdan çok, uyumaya başladığınız saat kritiktir,” diyen Dr. Raj, özellikle sabaha karşı saat 3 veya 4 gibi uyumaya başlamanın REM uykusunun ağırlık kazanmasına ve onarıcı non-REM uyku sürelerinin azalmasına neden olacağını ifade etti.“Bu durum, sabah kendinizi halsiz ve yorgun hissetmenize yol açabilir,” diyen Dr. Raj, düzensiz uyku saatlerine sahip olan kişilerin bu etkileri daha yoğun yaşayabileceğini belirtti.Dr. Raj, sabah saat 3-4 arası uyumaktan kaçınılmasını önerdi.Geç saatlere kadar uyanık kalma alışkanlığı olanların uyku düzeni oluşturarak sağlıklarına daha fazla dikkat etmeleri gerektiğine vurgu yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_ZAgtEx3pUOf4FnVh3icUw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>saatte, asla, uyanık, olmayın:, Kanserin, numaralı, nedeni, olabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_ZAgtEx3pUOf4FnVh3icUw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bu saatte asla uyanık olmayın: Kanserin 1 numaralı nedeni olabilir"><p>Sosyal medya platformu TikTok'da tıbbi bilgiler paylaşan Dr. Karan Raj, uyku alışkanlıklarının bireysel farklılıklar gösterebileceğini belirtti. Ancak uyumak için tercih edilen belirli saatlerin sağlık açısından olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekti. Dr. Raj’ın özellikle bir saat dilimine vurgu yapması, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y4jt8hlB-EmiFAkYggqTGQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dr. Raj, uyku döngülerinin yaklaşık bir buçuk saat süreyle gerçekleştiğini ve bu süre içinde beynin non-REM uykudan REM uykusuna geçtiğini ifade etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uCBL390_xEy0dwH-e7tuPw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gece boyunca bu döngüler sürekli tekrar ederken non-REM ve REM uykusu oranlarının değiştiğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TAuZOWvjuU2Nzl5BQ1inVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>“Gece uyurken daha derin ve onarıcı non-REM uykusu fazladır,” diyen Dr. Raj, sabaha doğru daha hafif ve rüyalarla dolu REM uykusunun öne çıktığını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZhdfIYZmCkKgWjoIX1D1vg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Her bireyin biyolojik ritimlerinin farklı olduğunu dile getiren Dr. Raj, bazı kişilerin saat 11’de uykusuz kalırken, bazılarının ancak gece yarısından sonra uyuyabildiğine dikkat çekti. “Düzenli uyku saatlerine sadık kalındığında uyku kalitesi artar,” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QWdaTUigA0SfeOp8vltwLA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dr. Raj, gece saat 10 ile sabah 4 arasında uyanık kalmanın kanser ve kardiyovasküler hastalık riskini artırabileceğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wA9G8qvgy0uITaL2iEcHtA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>“Hangi saatte uyuduğunuzdan çok, uyumaya başladığınız saat kritiktir,” diyen Dr. Raj, özellikle sabaha karşı saat 3 veya 4 gibi uyumaya başlamanın REM uykusunun ağırlık kazanmasına ve onarıcı non-REM uyku sürelerinin azalmasına neden olacağını ifade etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nGrlF-Hzmkau2CBgWosgLA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>“Bu durum, sabah kendinizi halsiz ve yorgun hissetmenize yol açabilir,” diyen Dr. Raj, düzensiz uyku saatlerine sahip olan kişilerin bu etkileri daha yoğun yaşayabileceğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Iz8ZlPML0ejTOHvk7Kt8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dr. Raj, sabah saat 3-4 arası uyumaktan kaçınılmasını önerdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Cjyyc2PX5kmgbuFaXn8veA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geç saatlere kadar uyanık kalma alışkanlığı olanların uyku düzeni oluşturarak sağlıklarına daha fazla dikkat etmeleri gerektiğine vurgu yaptı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyayı sarsan HMPV&amp;apos;de yeni gelişme: Olağan dışı belirti tespit edildi</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/dunyayi-sarsan-hmpvde-yeni-gelisme-olagan-disi-belirti-tespit-edildi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/dunyayi-sarsan-hmpvde-yeni-gelisme-olagan-disi-belirti-tespit-edildi</guid>
<description><![CDATA[ HMPV virüsü, dünya genelinde endişe yaratmaya devam ediyor. Son gelişmelere göre, Hollandalı bilim insanları, bu virüsün sadece solunum yollarını etkilemekle kalmayıp, vücudun farklı bölgelerinde de belirgin semptomlara neden olabileceğini keşfetti. Araştırmalar, HMPV&#039;nin göğüs, sırt ve pelvis bölgesinde kırmızı döküntülere yol açtığını ortaya koydu. Bu olağandışı belirtiler, sağlık uzmanlarını virüsün daha geniş kapsamlı etkileri üzerine düşünmeye sevk etti. Uzmanlar, bu semptomların, virüsün vücutta nasıl yayıldığı ve bağışıklık sistemiyle nasıl etkileşime geçtiği konusunda daha fazla araştırma yapılmasını gerektirdiğini vurguluyor.Koronavirüs salgınının ilk kez ortaya çıktığı ülke olarak bilinen Çin, şimdi de hızla artan HMPV (Human Metapneumovirus) vakalarıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Ülkede, hastanelerin dolup taştığına dair sosyal medyada paylaşılan görüntüler, sağlık sisteminin üzerindeki baskının giderek arttığını gösteriyor. Özellikle büyük şehirlerde, sağlık kuruluşlarına başvuran hasta sayısında belirgin bir artış olduğu gözlemleniyor.Çin&#039;deki bu endişe verici durumun yanı sıra, HMPV vakalarının Hindistan ve Malezya gibi diğer Asya ülkelerinde de yükselişe geçtiği bildirildi. Hindistan&#039;da yetkililer, HMPV&#039;nin yayılmasını kontrol altına almak için çeşitli önlemler almaya başladı.Sağlık bakanlığı, kamuoyunu bu yeni virüs hakkında bilgilendirmek amacıyla kampanyalar düzenlerken, hastanelerde ekstra önlemler alınması talimatını verdi.Son dönemde HMPV&#039;nin İngiltere&#039;de hızla yayılmaya başladığı belirtilirken, virüsle ilişkili yeni ve beklenmedik bir semptom tespit edildi. Hollandalı bilim insanları, HMPV enfeksiyonu geçiren hastaların göğüs, pelvis, kasık ve sırt bölgelerinde kırmızı döküntüler geliştiğini raporladı.İngiliz basını, ABD ve İtalya&#039;da da benzer cilt döküntüleri görülen hastaların aynı zamanda halsizlik ve kusma gibi şikayetlerle karşılaştığını bildiriyor.HMPV&#039;nin diğer yaygın belirtileri arasında burun akıntısı, boğaz ağrısı ve beş gün süren yüksek ateş bulunuyor. Özellikle kronik akciğer hastalıkları olanlar, bağışıklık sistemi zayıf bireyler, yaşlılar ve çocuklar, bu virüsün yarattığı sağlık riskleri açısından daha savunmasız durumda.Imperial College London’dan Profesör John Tregoning, HMPV&#039;nin öksürük, hapşırma ve havada taşınan damlacıklar yoluyla bulaştığını vurgularken, Avustralyalı Profesör Paul Griffin, bu virüsün bazı vakalarda ciddi hastalıklara yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu.İngiliz Sağlık Güvenliği Ajansı, hastanelerde tedavi gören her 10 çocuktan birinin HMPV kaynaklı solunum yolu sorunları yaşadığını açıkladı. Bu durum, virüsün toplum sağlığı üzerindeki potansiyel etkileri konusunda endişeleri artırıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lvK7DIXHbEOKcChsEJJjcg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyayı, sarsan, HMPVde, yeni, gelişme:, Olağan, dışı, belirti, tespit, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lvK7DIXHbEOKcChsEJJjcg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyayı sarsan HMPV'de yeni gelişme: Olağan dışı belirti tespit edildi"><p>HMPV virüsü, dünya genelinde endişe yaratmaya devam ediyor. Son gelişmelere göre, Hollandalı bilim insanları, bu virüsün sadece solunum yollarını etkilemekle kalmayıp, vücudun farklı bölgelerinde de belirgin semptomlara neden olabileceğini keşfetti. Araştırmalar, HMPV'nin göğüs, sırt ve pelvis bölgesinde kırmızı döküntülere yol açtığını ortaya koydu. Bu olağandışı belirtiler, sağlık uzmanlarını virüsün daha geniş kapsamlı etkileri üzerine düşünmeye sevk etti. Uzmanlar, bu semptomların, virüsün vücutta nasıl yayıldığı ve bağışıklık sistemiyle nasıl etkileşime geçtiği konusunda daha fazla araştırma yapılmasını gerektirdiğini vurguluyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eSb9Rb1B1kiiP2lHOKuW6w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Koronavirüs salgınının ilk kez ortaya çıktığı ülke olarak bilinen Çin, şimdi de hızla artan HMPV (Human Metapneumovirus) vakalarıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Ülkede, hastanelerin dolup taştığına dair sosyal medyada paylaşılan görüntüler, sağlık sisteminin üzerindeki baskının giderek arttığını gösteriyor. Özellikle büyük şehirlerde, sağlık kuruluşlarına başvuran hasta sayısında belirgin bir artış olduğu gözlemleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CcT9kxccNEKut4FPSWTIfA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çin'deki bu endişe verici durumun yanı sıra, HMPV vakalarının Hindistan ve Malezya gibi diğer Asya ülkelerinde de yükselişe geçtiği bildirildi. Hindistan'da yetkililer, HMPV'nin yayılmasını kontrol altına almak için çeşitli önlemler almaya başladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XPqBnL5X2kSNQ5QBUfuLTA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sağlık bakanlığı, kamuoyunu bu yeni virüs hakkında bilgilendirmek amacıyla kampanyalar düzenlerken, hastanelerde ekstra önlemler alınması talimatını verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XB_dFaBNM0yK1bEf5BwhEg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son dönemde HMPV'nin İngiltere'de hızla yayılmaya başladığı belirtilirken, virüsle ilişkili yeni ve beklenmedik bir semptom tespit edildi. Hollandalı bilim insanları, HMPV enfeksiyonu geçiren hastaların göğüs, pelvis, kasık ve sırt bölgelerinde kırmızı döküntüler geliştiğini raporladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E4WSojUX_U-2RVyaBUm8Pg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiliz basını, ABD ve İtalya'da da benzer cilt döküntüleri görülen hastaların aynı zamanda halsizlik ve kusma gibi şikayetlerle karşılaştığını bildiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q-UI0GtEoUCPaLiC0O2GVg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>HMPV'nin diğer yaygın belirtileri arasında burun akıntısı, boğaz ağrısı ve beş gün süren yüksek ateş bulunuyor. Özellikle kronik akciğer hastalıkları olanlar, bağışıklık sistemi zayıf bireyler, yaşlılar ve çocuklar, bu virüsün yarattığı sağlık riskleri açısından daha savunmasız durumda.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Lf-n9XnCwECC1CjrdrMS8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Imperial College London’dan Profesör John Tregoning, HMPV'nin öksürük, hapşırma ve havada taşınan damlacıklar yoluyla bulaştığını vurgularken, Avustralyalı Profesör Paul Griffin, bu virüsün bazı vakalarda ciddi hastalıklara yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cRfpKPXn0EKUUxJvxeUXjA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiliz Sağlık Güvenliği Ajansı, hastanelerde tedavi gören her 10 çocuktan birinin HMPV kaynaklı solunum yolu sorunları yaşadığını açıkladı. Bu durum, virüsün toplum sağlığı üzerindeki potansiyel etkileri konusunda endişeleri artırıyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalya&amp;apos;da 15 yıl sonra yeniden görüldü: İnsanlara herhangi bir zararı yok</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/antalyada-15-yil-sonra-yeniden-goeruldu-insanlara-herhangi-bir-zarari-yok</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/antalyada-15-yil-sonra-yeniden-goeruldu-insanlara-herhangi-bir-zarari-yok</guid>
<description><![CDATA[ Kızıldeniz&#039;den Akdeniz&#039;e geçen türlerden birisi olan deniz tavşanı Antalya&#039;nın dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili&#039;nde 15 yıl aradan sonra dalgıçların sualtı kamerasınca görüntülendi. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi&#039;nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, &quot;Bizim yaptığımız çalışmadan 15 yıl sonra görülmesi de ilginç. Denizin incileri bunlar&quot; dedi.Antalya&#039;da eğitim amaçlı dalış yapan bir grup dalgıç dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili&#039;ndeki deniz canlılığını görüntüledi.Çok sayıda türe ev sahipliği yapan Konyaaltı Sahili&#039;nde dalgıçlar tarafından kayda alınan görüntüler, izleyenleri hayran bıraktı.Görüntülerde özellikle dikkat çeken ise deniz tavşanı olarak adlandırılan canlı türü oldu.Küçük boyutu ve rengârenk yapısı ile dikkat çeken deniz tavşanının Antalya Körfezi&#039;nden en son 2010 yılında görüntülendiği öğrenildi. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi&#039;nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Kızıldeniz&#039;den Akdeniz&#039;e geçen türlerden birisi olan deniz tavşanının ilk olarak 1999 yılında İskenderun açıklarında görüldüğünü ve 2010 yılında Antalya Körfezi&#039;nde kayıtlara geçtiğini belirtti.Deniz tavşanının yosunlarla beslenen ve çok renkli bir canlı olduğunu söyleyen Gökoğlu, &quot;Bu canlı değişik noktalarda da görülmüş. Örneğin İsrail kıyılarında, Kıbrıs, Mersin, İskenderun Körfezi Yumurtalık civarında da görülmüş. 2010 yılında bizim bir çalışmamızda Antalya Körfezi&#039;nde olduğu duyuruldu. En son 2022 yılında Suriye kıyılarından bildirilmiş. Renkli çok güzel bir canlıdır. Genellikle Alglerle yani deniz yosunları ile beslenirler. Deniz tavşanı denmesinin nedeni kulaklarının çok bariz bir şekilde kulak benzeri uzantılarının olmasıdır. İnsanlara herhangi bir zararı yoktur. Çok renkli, çok güzel canlılardır. Belli dönemlerde gözüküp belli dönemlerde kayboluyorlar” dedi.Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, “Bu nadir görüler bir tür, şimdiye kadar Akdeniz&#039;de belli noktalarda görülmüş. Bu deniz tavşanı, Kızıldeniz&#039;den Akdeniz&#039;e geçen türlerden bir tanesi. Bizim yaptığımız çalışmadan 15 yıl sonra görülmesi de ilginç tabi ki ama bazen bunlar kaybolur. Bazen taşların, kayaların altlarında görürsünüz. Çok değişik türleri var bunların. Denizin incileri bunlar, denizin güzellikleri. Ama genellikle bunlar Kızıldeniz orijinli, bizim 2010 yılında bu türle ilgili yaptığımız bir makale var. O dönemde Antalya Körfezi&#039;ne girdiğini duyurmuştuk. Tabii o zamandan bu yana geçen süreçte de ilk defa görüntülendi. Körfezde ne tür değişiklikler olduğunu biz sürekli olarak izliyoruz. Gerek balıkçılardan gerekse vatandaşlardan körfezdeki biyolojik çeşitliliğin sürekli olarak değiştiğini gözlüyoruz” ifadesini kullandı.Deniz tavşanının görüntüleri kayıt altına alan Akdeniz Yunus Dalış Merkezi&#039;nde dalış eğitmeni olarak görev yapan İbrahim Sunduvaç ise, “Aslında bakmasını bildiğinizde deniz binlerce canlıyla dolu. Biraz daha yakından bakabilmek için dalış yapabilmek lazım. Yüzerken bunu fark edemiyoruz. Ama dalış yaptığımızda biraz daha çeşitlilik artıyor. Biraz daha dikkatli bakarsak deniz tavşanları var. Çok küçük canlılardır deniz tavşanları, rengarenktir, onları görüyoruz. Son dönemlerde vatoz geliyor, kırlangıç balığı gibi çeşitli balıklarla karşılaşıyoruz. Kırlangıç balığı bölgemizde bulunuyor, çok nadiren denk geliyor. Çok güzel bir canlı, kanatlarını açtığında rengarenk bir görüntü sunuyor bize. Kameramız yanımızdaysa çok rahatsız etmeden görüntüsünü çekiyoruz. Deniz tavşanının aynı şekilde yakından çekilmiş bir görüntüsü bulunuyor” şeklinde konuştu ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_EK2JzMCKEaYEeUdy2vRSg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Antalyada, yıl, sonra, yeniden, görüldü:, İnsanlara, herhangi, bir, zararı, yok</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_EK2JzMCKEaYEeUdy2vRSg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Antalya'da 15 yıl sonra yeniden görüldü: İnsanlara herhangi bir zararı yok"><p>Kızıldeniz'den Akdeniz'e geçen türlerden birisi olan deniz tavşanı Antalya'nın dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili'nde 15 yıl aradan sonra dalgıçların sualtı kamerasınca görüntülendi. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, "Bizim yaptığımız çalışmadan 15 yıl sonra görülmesi de ilginç. Denizin incileri bunlar" dedi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OQgt8A5gi02LhmX9rLuc6g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Antalya'da eğitim amaçlı dalış yapan bir grup dalgıç dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili'ndeki deniz canlılığını görüntüledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j6738nWYGkmNT0tYuL85ZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çok sayıda türe ev sahipliği yapan Konyaaltı Sahili'nde dalgıçlar tarafından kayda alınan görüntüler, izleyenleri hayran bıraktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bxXPtaqwwka8AJh454HKRg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Görüntülerde özellikle dikkat çeken ise deniz tavşanı olarak adlandırılan canlı türü oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zvO7q9nQR0qzybYKTcCQyQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Küçük boyutu ve rengârenk yapısı ile dikkat çeken deniz tavşanının Antalya Körfezi'nden en son 2010 yılında görüntülendiği öğrenildi. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Kızıldeniz'den Akdeniz'e geçen türlerden birisi olan deniz tavşanının ilk olarak 1999 yılında İskenderun açıklarında görüldüğünü ve 2010 yılında Antalya Körfezi'nde kayıtlara geçtiğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aBYioDVk00W7Fzo6UzQdlQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Deniz tavşanının yosunlarla beslenen ve çok renkli bir canlı olduğunu söyleyen Gökoğlu, "Bu canlı değişik noktalarda da görülmüş. Örneğin İsrail kıyılarında, Kıbrıs, Mersin, İskenderun Körfezi Yumurtalık civarında da görülmüş. 2010 yılında bizim bir çalışmamızda Antalya Körfezi'nde olduğu duyuruldu. En son 2022 yılında Suriye kıyılarından bildirilmiş. Renkli çok güzel bir canlıdır. Genellikle Alglerle yani deniz yosunları ile beslenirler. Deniz tavşanı denmesinin nedeni kulaklarının çok bariz bir şekilde kulak benzeri uzantılarının olmasıdır. İnsanlara herhangi bir zararı yoktur. Çok renkli, çok güzel canlılardır. Belli dönemlerde gözüküp belli dönemlerde kayboluyorlar” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VrTwUL29i02tA7H2KvjVcw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, “Bu nadir görüler bir tür, şimdiye kadar Akdeniz'de belli noktalarda görülmüş. Bu deniz tavşanı, Kızıldeniz'den Akdeniz'e geçen türlerden bir tanesi. Bizim yaptığımız çalışmadan 15 yıl sonra görülmesi de ilginç tabi ki ama bazen bunlar kaybolur. Bazen taşların, kayaların altlarında görürsünüz. Çok değişik türleri var bunların. Denizin incileri bunlar, denizin güzellikleri. Ama genellikle bunlar Kızıldeniz orijinli, bizim 2010 yılında bu türle ilgili yaptığımız bir makale var. O dönemde Antalya Körfezi'ne girdiğini duyurmuştuk. Tabii o zamandan bu yana geçen süreçte de ilk defa görüntülendi. Körfezde ne tür değişiklikler olduğunu biz sürekli olarak izliyoruz. Gerek balıkçılardan gerekse vatandaşlardan körfezdeki biyolojik çeşitliliğin sürekli olarak değiştiğini gözlüyoruz” ifadesini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/w1p8LRf9bkmOhjPhGT1kKQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Deniz tavşanının görüntüleri kayıt altına alan Akdeniz Yunus Dalış Merkezi'nde dalış eğitmeni olarak görev yapan İbrahim Sunduvaç ise, “Aslında bakmasını bildiğinizde deniz binlerce canlıyla dolu. Biraz daha yakından bakabilmek için dalış yapabilmek lazım. Yüzerken bunu fark edemiyoruz. Ama dalış yaptığımızda biraz daha çeşitlilik artıyor. Biraz daha dikkatli bakarsak deniz tavşanları var. Çok küçük canlılardır deniz tavşanları, rengarenktir, onları görüyoruz. Son dönemlerde vatoz geliyor, kırlangıç balığı gibi çeşitli balıklarla karşılaşıyoruz. Kırlangıç balığı bölgemizde bulunuyor, çok nadiren denk geliyor. Çok güzel bir canlı, kanatlarını açtığında rengarenk bir görüntü sunuyor bize. Kameramız yanımızdaysa çok rahatsız etmeden görüntüsünü çekiyoruz. Deniz tavşanının aynı şekilde yakından çekilmiş bir görüntüsü bulunuyor” şeklinde konuştu</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3uX_jNFjXUmMCoNAsbwAZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İyileşmek için içtiği antidepresanlar sonu oluyordu</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/iyilesmek-icin-ictigi-antidepresanlar-sonu-oluyordu</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/iyilesmek-icin-ictigi-antidepresanlar-sonu-oluyordu</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;de yaşayan 48 yaşındaki Lingling Wang, antidepresan tedavisine başladıktan sonra ruh sağlığının çok daha kötüye gittiğini, yatağa bağımlı hale geldiğini ve intihar düşüncelerinin arttığını öne sürdü. Tıp otoriteleri, son yıllarda kullanımı oldukça yaygınlaşan antidepresanların, ciddi yan etkilerine karşı uyarıda bulundu.İngiltere&#039;nin Surrey bölgesinde bankacılık yapan Wang, kaygı ve uykusuzluk problemleri için hastaneye gitti. Kendisine 3 farklı ilaç reçete edildiğini anlatan Çinli kadın, ilaçları kullanmaya başladıktan birkaç hafta sonra semptomlarının daha da kötüleştiğini fark etti. Yine de ilaçları kullanmaya devam eden Wang, bu defa zihnini ele geçiren intihar düşünceleriyle mücadele etmeye başladı. Aylar sonra ilacı bırakma kararı alan 48 yaşındaki kadın, &#039;&#039;Eğer antidepresan kullanımına devam etseydim, kesinlikle kendimi öldürürdüm&#039;&#039; dedi.Wang, yaşadığı deneyimi paylaşarak, geçen Ocak ayında kendisine reçete edilen ilaçların riskleri hakkında yeterince bilgilendirilmediğini iddia etti.
&quot;Hayatım bitti. İşimi kaybettim, neredeyse tüm arkadaşlarımı kaybettim, yatağa mahkum oldum, aileme bağımlı hale geldim&#039;&#039; diyen Wang, &#039;&#039;Zihnim tamamen donmuş gibi hissediyordum&#039;&#039; ifadelerini kullandı.Wang, ilaç tedavisine başladıktan sonra kaygılarının korkunç düzeyde arttığını fark edince tekrar bir psikiyatriste danıştı. Uzmanın da desteğiyle ilaçları kullanmayı bıraktı.
İngiltere’de SSRI’lar, depresyon tedavisinde tercih edilen ilaçlar arasında yer alıyor. Ancak sağlık otoritelerine göre, bu ilaçlar özellikle intihar düşüncelerine yol açabileceği için dikkatli olunması gerekiyor.Wang, yaşadığı deneyimi resmi bir şikayet olarak NHS’ye bildirdi. Yapılan incelemede, Çinli kadına sertralin hakkında yeterince bilgi verilmediği tespit edildi.
Wang’a reçete edilen sertralin ve sitalopram, Prens Michael’ın kızının eşi Thomas Kingston tarafından da kullanılmıştı ve Kingston, geçen yılın şubat ayında intihar etmişti. Kingston’a, semptomları düzelmediği için önce sertralin, sonra sitalopram verilmişti.
Kingston’ın ölümüne dair yapılan incelemede, intiharının kaygı bozukluğu ve yeni reçete edilen ilaçlarla ilişkilendirilebileceği ortaya çıktı.2023-24 yılında, yaklaşık 89 milyon antidepresan ilacı reçete edildi. İngiltere’nin ilaç düzenleyici kurumu MHRA; sitalopram, sertralin ve mirtazapin gibi ilaçların olası ölümcül yan etkilerini incelemeye aldı. 2014’ten bu yana, bu ilaçlarla bağlantılı 185 ölüm raporlandı. Ancak, uzmanlar bu ilaçların depresyon tedavisindeki etkinliğini sorgulamaya devam ediyor.Antidepresanların serotonini artırarak depresyonu tedavi ettiği düşünülse de, bazı uzmanlar bu ilaçların aşırı serotonin salgılatarak sağlık üzerinde olumsuz etkilere yol açabileceğini belirtiyor. Psikiyatristler, antidepresan kullanan hastalarına yan etkiler konusunda endişelenmemeleri için tıbbi uzmanlarıyla görüşmelerini öneriyor ve ilaç bırakılırken uzmanların gözetimi gerektiğini vurguluyorlar. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y95Qfds-K0ecji7i1YEfCA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İyileşmek, için, içtiği, antidepresanlar, sonu, oluyordu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y95Qfds-K0ecji7i1YEfCA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İyileşmek için içtiği antidepresanlar sonu oluyordu"><p>İngiltere'de yaşayan 48 yaşındaki Lingling Wang, antidepresan tedavisine başladıktan sonra ruh sağlığının çok daha kötüye gittiğini, yatağa bağımlı hale geldiğini ve intihar düşüncelerinin arttığını öne sürdü. Tıp otoriteleri, son yıllarda kullanımı oldukça yaygınlaşan antidepresanların, ciddi yan etkilerine karşı uyarıda bulundu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3CzSOHW6xUGcM6Ac9P81cw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere'nin Surrey bölgesinde bankacılık yapan Wang, kaygı ve uykusuzluk problemleri için hastaneye gitti. Kendisine 3 farklı ilaç reçete edildiğini anlatan Çinli kadın, ilaçları kullanmaya başladıktan birkaç hafta sonra semptomlarının daha da kötüleştiğini fark etti. Yine de ilaçları kullanmaya devam eden Wang, bu defa zihnini ele geçiren intihar düşünceleriyle mücadele etmeye başladı. Aylar sonra ilacı bırakma kararı alan 48 yaşındaki kadın, ''Eğer antidepresan kullanımına devam etseydim, kesinlikle kendimi öldürürdüm'' dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XgVubKLhpkagxPL-7fhSzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Wang, yaşadığı deneyimi paylaşarak, geçen Ocak ayında kendisine reçete edilen ilaçların riskleri hakkında yeterince bilgilendirilmediğini iddia etti.
"Hayatım bitti. İşimi kaybettim, neredeyse tüm arkadaşlarımı kaybettim, yatağa mahkum oldum, aileme bağımlı hale geldim'' diyen Wang, ''Zihnim tamamen donmuş gibi hissediyordum'' ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2yjo5Ar2CUabxoScH15Yvg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Wang, ilaç tedavisine başladıktan sonra kaygılarının korkunç düzeyde arttığını fark edince tekrar bir psikiyatriste danıştı. Uzmanın da desteğiyle ilaçları kullanmayı bıraktı.
İngiltere’de SSRI’lar, depresyon tedavisinde tercih edilen ilaçlar arasında yer alıyor. Ancak sağlık otoritelerine göre, bu ilaçlar özellikle intihar düşüncelerine yol açabileceği için dikkatli olunması gerekiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LHbzU7EyeUW2AimA70btng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Wang, yaşadığı deneyimi resmi bir şikayet olarak NHS’ye bildirdi. Yapılan incelemede, Çinli kadına sertralin hakkında yeterince bilgi verilmediği tespit edildi.
Wang’a reçete edilen sertralin ve sitalopram, Prens Michael’ın kızının eşi Thomas Kingston tarafından da kullanılmıştı ve Kingston, geçen yılın şubat ayında intihar etmişti. Kingston’a, semptomları düzelmediği için önce sertralin, sonra sitalopram verilmişti.
Kingston’ın ölümüne dair yapılan incelemede, intiharının kaygı bozukluğu ve yeni reçete edilen ilaçlarla ilişkilendirilebileceği ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5feOHVAo-UecI6zQS2SJ3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2023-24 yılında, yaklaşık 89 milyon antidepresan ilacı reçete edildi. İngiltere’nin ilaç düzenleyici kurumu MHRA; sitalopram, sertralin ve mirtazapin gibi ilaçların olası ölümcül yan etkilerini incelemeye aldı. 2014’ten bu yana, bu ilaçlarla bağlantılı 185 ölüm raporlandı. Ancak, uzmanlar bu ilaçların depresyon tedavisindeki etkinliğini sorgulamaya devam ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7q5HnZzlC02m7RG3L4eABA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Antidepresanların serotonini artırarak depresyonu tedavi ettiği düşünülse de, bazı uzmanlar bu ilaçların aşırı serotonin salgılatarak sağlık üzerinde olumsuz etkilere yol açabileceğini belirtiyor. Psikiyatristler, antidepresan kullanan hastalarına yan etkiler konusunda endişelenmemeleri için tıbbi uzmanlarıyla görüşmelerini öneriyor ve ilaç bırakılırken uzmanların gözetimi gerektiğini vurguluyorlar.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Partneriniz egoist mi? 5 işaret bencil biriyle birlikte olduğunuzu gösteriyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/partneriniz-egoist-mi-5-isaret-bencil-biriyle-birlikte-oldugunuzu-goesteriyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/partneriniz-egoist-mi-5-isaret-bencil-biriyle-birlikte-oldugunuzu-goesteriyor</guid>
<description><![CDATA[ Romantik ilişkilerde karşılıklı anlayış, çiftlerin daha uzun süre mutlu bir beraberlik yaşaması adına önemli bir unsurdur. Ancak bazı ilişkilerde, partnerlerden biri, kendi ihtiyaçlarını daha fazla önemseyebilir. Egoizm olarak tanımlanan bu durum, ilişkinin gidişatını olumsuz yönde etkileyebildiği gibi fedakar olan partner üzerinde psikolojik hasarlar da bırakabilir. Peki partnerinizin bencil olduğunu nasıl anlarsınız? İşte dikkat edilmesi gereken 5 işaret:Bir kişinin empati kurma yeteneği, sağlıklı bir ilişkinin temel taşlarından biridir. Ancak egoist bir partner, çoğu zaman karşısındaki kişinin duygularına kayıtsız kalabilir. Bu durum, partnerin duygusal ihtiyaçlarını anlamada ve destekleme konusunda zorluk yaşanmasına neden olabilir. Partnerinin stresini ya da üzüntüsünü görmezden gelmek, egoist bir davranışın en belirgin örneklerinden biridir.İyi bir ilişkide, her iki tarafın da ihtiyaçları ve istekleri göz önünde bulundurulur. Ancak egoist bir partner, ilişkiyi sadece kendi çıkarları etrafında şekillendirir. Yani, hep kendi zamanını, hobilerini ve duygusal ihtiyaçlarını ön plana çıkarır.Egoist bir partner, iletişimi çoğunlukla tek taraflı yürütür. Kendi düşüncelerini ve duygularını ifade etmeye odaklanırken, partnerinin söylediklerini dinlemek ya da anlamak konusunda isteksizdir. İletişim bilimcileri, etkili bir iletişimin karşılıklı dinleme ve anlamaya dayandığını vurguluyor. Bir kişi, sürekli olarak kendi görüşlerini dayatıyor ve partnerinin fikirlerine saygı göstermiyorsa, bu durum ilişkinin sağlıklı bir biçimde ilerlemesini engelleyebilir.Egoist bir partner, yaşanan sorunlarda sürekli olarak suçlu arar. Hatayı çoğu zaman karşısındaki kişide bulur ve kendi hatalarını kabul etmekten kaçınır. Bu, ilişkinin geleceğini tehdit eden bir davranış biçimidir. Psikologlar, sağlıklı bir ilişkinin temeli olarak, ortak sorunların birlikte çözülmesini ve her iki tarafın da sorumluluk almasını öneriyor. Ancak egoist bir partner, bu yaklaşım yerine sürekli olarak başkalarını suçlayarak sorunları büyütebilir.İlişkilerde karşılıklı fedakarlık ve özveri önemlidir.  Egoist bir partner, genellikle sadece kendi çıkarlarını gözetir ve partnerinin duygusal ihtiyaçlarına kayıtsız kalır. Bu tür bir yaklaşım, ilişkinin tek taraflı hale gelmesine ve partnerin zamanla duygusal olarak uzaklaşmasına yol açabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TGBPVdknKEKpkqqEJJr0Zw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Partneriniz, egoist, mi, işaret, bencil, biriyle, birlikte, olduğunuzu, gösteriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TGBPVdknKEKpkqqEJJr0Zw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Partneriniz egoist mi? 5 işaret bencil biriyle birlikte olduğunuzu gösteriyor"><p>Romantik ilişkilerde karşılıklı anlayış, çiftlerin daha uzun süre mutlu bir beraberlik yaşaması adına önemli bir unsurdur. Ancak bazı ilişkilerde, partnerlerden biri, kendi ihtiyaçlarını daha fazla önemseyebilir. Egoizm olarak tanımlanan bu durum, ilişkinin gidişatını olumsuz yönde etkileyebildiği gibi fedakar olan partner üzerinde psikolojik hasarlar da bırakabilir. Peki partnerinizin bencil olduğunu nasıl anlarsınız? İşte dikkat edilmesi gereken 5 işaret:</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2Lo4UoFn2E6247Rv3tuZoQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir kişinin empati kurma yeteneği, sağlıklı bir ilişkinin temel taşlarından biridir. Ancak egoist bir partner, çoğu zaman karşısındaki kişinin duygularına kayıtsız kalabilir. Bu durum, partnerin duygusal ihtiyaçlarını anlamada ve destekleme konusunda zorluk yaşanmasına neden olabilir. Partnerinin stresini ya da üzüntüsünü görmezden gelmek, egoist bir davranışın en belirgin örneklerinden biridir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tfxjCYyj4UKbjsoZBE-1iA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İyi bir ilişkide, her iki tarafın da ihtiyaçları ve istekleri göz önünde bulundurulur. Ancak egoist bir partner, ilişkiyi sadece kendi çıkarları etrafında şekillendirir. Yani, hep kendi zamanını, hobilerini ve duygusal ihtiyaçlarını ön plana çıkarır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f_quRmjTIEmWOYZ682rrxg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Egoist bir partner, iletişimi çoğunlukla tek taraflı yürütür. Kendi düşüncelerini ve duygularını ifade etmeye odaklanırken, partnerinin söylediklerini dinlemek ya da anlamak konusunda isteksizdir. İletişim bilimcileri, etkili bir iletişimin karşılıklı dinleme ve anlamaya dayandığını vurguluyor. Bir kişi, sürekli olarak kendi görüşlerini dayatıyor ve partnerinin fikirlerine saygı göstermiyorsa, bu durum ilişkinin sağlıklı bir biçimde ilerlemesini engelleyebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fvb2dKiXbkmFMtDxsVXGRw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Egoist bir partner, yaşanan sorunlarda sürekli olarak suçlu arar. Hatayı çoğu zaman karşısındaki kişide bulur ve kendi hatalarını kabul etmekten kaçınır. Bu, ilişkinin geleceğini tehdit eden bir davranış biçimidir. Psikologlar, sağlıklı bir ilişkinin temeli olarak, ortak sorunların birlikte çözülmesini ve her iki tarafın da sorumluluk almasını öneriyor. Ancak egoist bir partner, bu yaklaşım yerine sürekli olarak başkalarını suçlayarak sorunları büyütebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GkKMy7iAbEO8fhV3cgeImA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlişkilerde karşılıklı fedakarlık ve özveri önemlidir.  Egoist bir partner, genellikle sadece kendi çıkarlarını gözetir ve partnerinin duygusal ihtiyaçlarına kayıtsız kalır. Bu tür bir yaklaşım, ilişkinin tek taraflı hale gelmesine ve partnerin zamanla duygusal olarak uzaklaşmasına yol açabilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aç karnına tüketilmemesi gereken 8 gıda: Mide duvarına zarar veriyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/ac-karnina-tuketilmemesi-gereken-8-gida-mide-duvarina-zarar-veriyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/ac-karnina-tuketilmemesi-gereken-8-gida-mide-duvarina-zarar-veriyor</guid>
<description><![CDATA[ Uzmanlar, bazı besinlerin aç karnına tüketilmesinin, sindirim ve mide problemlerine neden olabileceğini belirterek uyarıyor. Bu besinlerin başında kahve, baharatlı besinler ve kızartmalar geliyor. Portakal ve mandalina gibi asidik gıdalar da aç karnına tüketildiğinde mide duvarını tahriş ederek, çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor.Özellikle filtre kahve veya espresso gibi sert kahveler, aç karnına içildiğinde mideyi zorlayabilir. Bunun nedeni, kahvedeki kafeinin, mide asidi salgılayan gastrin hormonunun üretimini artırmasıdır. 
Kahvenin yan etkilerinden kaçınmak için kahve içmeden önce hafif bir atıştırmalık tüketmek faydalı olabilir. Uzman diyetisyen Johanna Salazar; haşlanmış yumurta, fındık ezmesi ya da kahveye eklenen bir kaşık tam yağlı Hindistan cevizi sütünün mide için faydalı olabileceğini ifade ediyor.Gastroenterolog Dr. Michael Schopis, baharatlı yiyeceklerin içindeki kapsaisin adlı kimyasalın mide-bağırsak sistemini uyararak, vücudun sindirimi hızlandırmaya çalıştığını ve bunun mide bulantısına, ishale veya ani tuvalet ihtiyacına yol açabileceğini belirtiyor.Aç karnına şekerli yiyecekler tüketmek, insülin ve kan şekeri seviyelerini hızla yükseltir. Bu ani yükselmeyi önlemek için yüksek lifli gıdalarla başlamak daha iyi bir seçenektir. Çünkü lif, şekerin emilimini yavaşlatır. Ayrıca, şekerli yiyecekler aç karnına yendiğinde, ishale neden olabilir. Bu durum, şekerin bağırsaklarda fazla sıvı çekmesine ve sindirim sisteminin bu yüksek şeker seviyesini dengelemeye çalışmasına bağlıdır.Dr. Schopis, çayın, mideyi tahriş ederek asit üretimini artırabileceğini belirtiyor. Siyah çay, diğer çaylardan daha fazla kafein içerdiği için aç karnına tüketilmemesi gereken bir içecektir. Yeşil çay da kafein içerdiği için aç karnına içilmesi mideyi rahatsız edebilir. Ancak, kafeinsiz bitki çayları bu tür bir soruna yol açmaz.Yoğurt, yüksek probiyotik ve laktik asit içeriği ile bağırsak sağlığı için faydalıdır. Ancak bazı kişiler laktik aside karşı hassas olabilir. Aç karnına yoğurt yemek, mide asidi üretimini artırabilir. Dr. Schopis, &quot;Yoğurdu tok karnına yemek daha iyi olacaktır, böylece laktik asidin bir kısmı emilebilir ve probiyotiklerin etkisi korunur&quot; diyor.Gazlı içecekler ve maden suyu, özellikle aç karnına içildiğinde mideyi rahatsız edebilir. Dr. Chutkan, &quot;Gazlı içeceklerdeki karbondioksit kabarcıkları, mideye baskı yaparak geğirmeye ve şişkinliğe neden olabilir. Ayrıca yemek borusunun kapağını açarak reflüyü tetikleyebilir&quot; diyor.
Şekerli gazlı içecekler, kan şekerinin hızla yükselmesine ve potansiyel olarak enerji düşüklüğüne sebep olabilir.Dr. Schopis, &quot;Kızartılmış besinler, midenin sindirim sürecini uzatarak asit üretimini artırabilir&quot; diyor. Bu tür yiyecekler, yemek borusunun kapağının düzgün çalışmasını engelleyebilir ve asit reflüsüne neden olabilir.Portakal, mandalina veya greyfurt gibi turunçgiller, özellikle aç karnına sindirim sorunları yaşayan kişiler için sorun yaratabilir. Dr. Schopis, turunçgillerdeki sitrik asitin mideyi tahriş edebileceğini ve asit reflüsünü tetikleyebileceğini söylüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5tErdkEnC06GLH7qB5qIGA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Aç, karnına, tüketilmemesi, gereken, gıda:, Mide, duvarına, zarar, veriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5tErdkEnC06GLH7qB5qIGA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Aç karnına tüketilmemesi gereken 8 gıda: Mide duvarına zarar veriyor"><p>Uzmanlar, bazı besinlerin aç karnına tüketilmesinin, sindirim ve mide problemlerine neden olabileceğini belirterek uyarıyor. Bu besinlerin başında kahve, baharatlı besinler ve kızartmalar geliyor. Portakal ve mandalina gibi asidik gıdalar da aç karnına tüketildiğinde mide duvarını tahriş ederek, çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zV6tajYk8kWxCvhUgWyiQg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özellikle filtre kahve veya espresso gibi sert kahveler, aç karnına içildiğinde mideyi zorlayabilir. Bunun nedeni, kahvedeki kafeinin, mide asidi salgılayan gastrin hormonunun üretimini artırmasıdır. 
Kahvenin yan etkilerinden kaçınmak için kahve içmeden önce hafif bir atıştırmalık tüketmek faydalı olabilir. Uzman diyetisyen Johanna Salazar; haşlanmış yumurta, fındık ezmesi ya da kahveye eklenen bir kaşık tam yağlı Hindistan cevizi sütünün mide için faydalı olabileceğini ifade ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7F1qD-06HEipge1MNopiAg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gastroenterolog Dr. Michael Schopis, baharatlı yiyeceklerin içindeki kapsaisin adlı kimyasalın mide-bağırsak sistemini uyararak, vücudun sindirimi hızlandırmaya çalıştığını ve bunun mide bulantısına, ishale veya ani tuvalet ihtiyacına yol açabileceğini belirtiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tcwmogZJ9UaeLO6gNwdqjQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aç karnına şekerli yiyecekler tüketmek, insülin ve kan şekeri seviyelerini hızla yükseltir. Bu ani yükselmeyi önlemek için yüksek lifli gıdalarla başlamak daha iyi bir seçenektir. Çünkü lif, şekerin emilimini yavaşlatır. Ayrıca, şekerli yiyecekler aç karnına yendiğinde, ishale neden olabilir. Bu durum, şekerin bağırsaklarda fazla sıvı çekmesine ve sindirim sisteminin bu yüksek şeker seviyesini dengelemeye çalışmasına bağlıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1n6e_-UZIkSwPtzALpf1pA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dr. Schopis, çayın, mideyi tahriş ederek asit üretimini artırabileceğini belirtiyor. Siyah çay, diğer çaylardan daha fazla kafein içerdiği için aç karnına tüketilmemesi gereken bir içecektir. Yeşil çay da kafein içerdiği için aç karnına içilmesi mideyi rahatsız edebilir. Ancak, kafeinsiz bitki çayları bu tür bir soruna yol açmaz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/04Ov33dq2Eik-v7XhoTfAA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yoğurt, yüksek probiyotik ve laktik asit içeriği ile bağırsak sağlığı için faydalıdır. Ancak bazı kişiler laktik aside karşı hassas olabilir. Aç karnına yoğurt yemek, mide asidi üretimini artırabilir. Dr. Schopis, "Yoğurdu tok karnına yemek daha iyi olacaktır, böylece laktik asidin bir kısmı emilebilir ve probiyotiklerin etkisi korunur" diyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aQhjO19ZXkObwX8QrKdYnA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazlı içecekler ve maden suyu, özellikle aç karnına içildiğinde mideyi rahatsız edebilir. Dr. Chutkan, "Gazlı içeceklerdeki karbondioksit kabarcıkları, mideye baskı yaparak geğirmeye ve şişkinliğe neden olabilir. Ayrıca yemek borusunun kapağını açarak reflüyü tetikleyebilir" diyor.
Şekerli gazlı içecekler, kan şekerinin hızla yükselmesine ve potansiyel olarak enerji düşüklüğüne sebep olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bhVp9Vc830ycuYoysgCdpA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dr. Schopis, "Kızartılmış besinler, midenin sindirim sürecini uzatarak asit üretimini artırabilir" diyor. Bu tür yiyecekler, yemek borusunun kapağının düzgün çalışmasını engelleyebilir ve asit reflüsüne neden olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2Ptf8G2BbUa9zPH2uqRp6A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Portakal, mandalina veya greyfurt gibi turunçgiller, özellikle aç karnına sindirim sorunları yaşayan kişiler için sorun yaratabilir. Dr. Schopis, turunçgillerdeki sitrik asitin mideyi tahriş edebileceğini ve asit reflüsünü tetikleyebileceğini söylüyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kalp krizi ve felç riskini yüzde 39 azaltıyor: Faydası kanıtlandı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/kalp-krizi-ve-felc-riskini-yuzde-39-azaltiyor-faydasi-kanitlandi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/kalp-krizi-ve-felc-riskini-yuzde-39-azaltiyor-faydasi-kanitlandi</guid>
<description><![CDATA[ Kalp-damar hastalıklarından korunmak ve kalp krizi riskini azaltmanın yolları var. İngiltere&#039;deki East Anglia ve Norfolk Üniversitesi&#039;nden uzmanlar kalp krizi riskini yüzde 39 azaltan bir yöntem buldu. Düzenli olarak merdivenleri kullanmanın herhangi bir nedenden ölüm riskini yüzde 24 ve 14 yıl boyunca kalp krizi, kalp yetmezliği ve felç dahil olmak üzere kardiyovasküler hastalık riskini azalttığı ortaya çıktı.Kalp krizi, tıbbi adıyla miyokard enfarktüsü, kalp kasına kan ve oksijen taşıyan koroner arterlerin tıkanması sonucu kalp kasının bir bölümüne yeterince kan ulaşamaması durumudur. Bu durum, kalp kasının oksijensiz kalmasına ve hücrelerin ölmesine neden olur. Kalp krizinin hızlı ve doğru bir şekilde müdahale edilmesi hayati önem taşır.Göğsün orta veya sol tarafında sıkışma, basınç, dolgunluk veya ağrı hissi
Omuzlara, kola (genellikle sol kol), sırt, boyun, çene veya mideye yayılan ağrı
Nefes darlığı
Soğuk terleme
Baş dönmesi, halsizlik veya bayılma
Mide bulantısı veya kusma

Not: Özellikle kadınlarda, yaşlılarda ve diyabet hastalarında belirtiler daha az tipik olabilir (örneğin, sadece yorgunluk veya hazımsızlık hissi olabilir).Sigara içmek, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, obezite, sağlıksız yaşam tarzı alışkanlıkları, stres, genetik faktörler kalp krizi riskini artırabilir.Dünya genelinde önde gelen ölüm nedenleri arasında olan kalp krizini azaltmanın yolları da var.İngiltere&#039;deki East Anglia ve Norfolk Üniversitesi&#039;nden uzmanlar, ömrü uzatmanın yollarını araştırdı.Çalışmanın sonuçları Yunanistan&#039;daki European Society of Cardiology&#039;s Preventive Cardiology Konferansı&#039;nda açıklandı. 35 ile 84 yaşları arasındaki yaklaşık 500 bin kişi üzerinde yapılan araştırmada, merdiven çıkmanın kalp-damar hastalığı ve erken ölüm riskini azaltmada rol oynadığı belirlendi.Düzenli olarak merdivenleri kullanmanın herhangi bir nedenden ölüm riskini yüzde 24 ve 14 yıl boyunca kalp krizi, kalp yetmezliği ve felç dahil olmak üzere kardiyovasküler hastalık riskini yüzde 39 azalttığını ortaya çıkardı.Merdiven çıkma, bacak ve kalça kaslarınızı güçlendirir. Bu da vücut gücünüzü artırır, dengenizi geliştirir ve günlük aktivitelerde daha fazla dayanıklılık sağlar.Merdiveni düzenli olarak çıkmak, enerji harcamanıza yardımcı olur. Bu da kilo kontrolüne ve metabolizmanın hızlanmasına katkıda bulunabilir.Bu egzersiz alışkanlığı, kemik yoğunluğunu artırabilir. Bu da osteoporoz gibi kemik hastalıklarının riskini azaltabilir.Düzenli olarak merdiven çıkmak, endorfin salınımını artırarak ruh halini iyileştirebilir ve stresi azaltabilir.Merdivenleri kullanarak günlük fiziksel aktivitenizi artırabilirsiniz. Özellikle işyerinde veya evde düzenli olarak merdiven çıkmak, günlük hareket miktarını artırmanın basit bir yoludur.Merdiven kullanımı, asansör veya araç kullanımına göre çevreye daha az karbon salınımı yapar. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XZxBeYjPmEaLg8Dsii5Ndg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kalp, krizi, felç, riskini, yüzde, azaltıyor:, Faydası, kanıtlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XZxBeYjPmEaLg8Dsii5Ndg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kalp krizi ve felç riskini yüzde 39 azaltıyor: Faydası kanıtlandı"><p>Kalp-damar hastalıklarından korunmak ve kalp krizi riskini azaltmanın yolları var. İngiltere'deki East Anglia ve Norfolk Üniversitesi'nden uzmanlar kalp krizi riskini yüzde 39 azaltan bir yöntem buldu. Düzenli olarak merdivenleri kullanmanın herhangi bir nedenden ölüm riskini yüzde 24 ve 14 yıl boyunca kalp krizi, kalp yetmezliği ve felç dahil olmak üzere kardiyovasküler hastalık riskini azalttığı ortaya çıktı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xhkMaQjo4EufyKYhTmhUvg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kalp krizi, tıbbi adıyla miyokard enfarktüsü, kalp kasına kan ve oksijen taşıyan koroner arterlerin tıkanması sonucu kalp kasının bir bölümüne yeterince kan ulaşamaması durumudur. Bu durum, kalp kasının oksijensiz kalmasına ve hücrelerin ölmesine neden olur. Kalp krizinin hızlı ve doğru bir şekilde müdahale edilmesi hayati önem taşır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JYkcQWUtv0C7VBtQN7K6tA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Göğsün orta veya sol tarafında sıkışma, basınç, dolgunluk veya ağrı hissi
Omuzlara, kola (genellikle sol kol), sırt, boyun, çene veya mideye yayılan ağrı
Nefes darlığı
Soğuk terleme
Baş dönmesi, halsizlik veya bayılma
Mide bulantısı veya kusma

Not: Özellikle kadınlarda, yaşlılarda ve diyabet hastalarında belirtiler daha az tipik olabilir (örneğin, sadece yorgunluk veya hazımsızlık hissi olabilir).</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C7gPsvEgqEaeSN2s-NZX3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sigara içmek, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, obezite, sağlıksız yaşam tarzı alışkanlıkları, stres, genetik faktörler kalp krizi riskini artırabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eSHRPDHw1EKogb3Mu5BQig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünya genelinde önde gelen ölüm nedenleri arasında olan kalp krizini azaltmanın yolları da var.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/v37sxaX0QkGjB3VSZeIzag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere'deki East Anglia ve Norfolk Üniversitesi'nden uzmanlar, ömrü uzatmanın yollarını araştırdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-E2ymy2xXEic43OLaAC-Hw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalışmanın sonuçları Yunanistan'daki European Society of Cardiology's Preventive Cardiology Konferansı'nda açıklandı. 35 ile 84 yaşları arasındaki yaklaşık 500 bin kişi üzerinde yapılan araştırmada, merdiven çıkmanın kalp-damar hastalığı ve erken ölüm riskini azaltmada rol oynadığı belirlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7Bjcqd15t0KNg5UrVDCT4w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Düzenli olarak merdivenleri kullanmanın herhangi bir nedenden ölüm riskini yüzde 24 ve 14 yıl boyunca kalp krizi, kalp yetmezliği ve felç dahil olmak üzere kardiyovasküler hastalık riskini yüzde 39 azalttığını ortaya çıkardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vB9p-JnPWEiNc1L0P3U24g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Merdiven çıkma, bacak ve kalça kaslarınızı güçlendirir. Bu da vücut gücünüzü artırır, dengenizi geliştirir ve günlük aktivitelerde daha fazla dayanıklılık sağlar.Merdiveni düzenli olarak çıkmak, enerji harcamanıza yardımcı olur. Bu da kilo kontrolüne ve metabolizmanın hızlanmasına katkıda bulunabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hTsh-1UrLkCLuNwhVK1L1Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu egzersiz alışkanlığı, kemik yoğunluğunu artırabilir. Bu da osteoporoz gibi kemik hastalıklarının riskini azaltabilir.Düzenli olarak merdiven çıkmak, endorfin salınımını artırarak ruh halini iyileştirebilir ve stresi azaltabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A9rB00wz1Eak6WzP5-QhkA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Merdivenleri kullanarak günlük fiziksel aktivitenizi artırabilirsiniz. Özellikle işyerinde veya evde düzenli olarak merdiven çıkmak, günlük hareket miktarını artırmanın basit bir yoludur.Merdiven kullanımı, asansör veya araç kullanımına göre çevreye daha az karbon salınımı yapar.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yağlı karaciğeri iyileştirmek için sabah rutini: Uyanınca 1 bardak için</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/yagli-karacigeri-iyilestirmek-icin-sabah-rutini-uyaninca-1-bardak-icin</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/yagli-karacigeri-iyilestirmek-icin-sabah-rutini-uyaninca-1-bardak-icin</guid>
<description><![CDATA[ Çoğunlukla sağlıksız yaşam tarzı seçimlerinden kaynaklanan yağlı karaciğer hastalığı, sabah alışkanlıklarıyla hafifletilebilir. Bu basit ama güçlü sabah alışkanlıklarını benimseyerek yağlı karaciğeri azaltmaya ve genel sağlığı iyileştirmeye yönelik önemli adımlar atabilirsiniz. Tutarlılık anahtardır, bu nedenle bu değişikliklerden bir veya daha fazlasını günlük rutininize dahil etmeye çalışın.Yağlı karaciğer hastalığı, karaciğerde yağ birikmesinden kaynaklanan sık görülen bir sağlık sorunudur.2022&#039;de yayınlanan bir araştırmaya göre, NAFLD&#039;nin küresel insidansının 1.000 kişide 47 vaka olması bekleniyor ve erkeklerde kadınlardan daha yüksek bir insidans var. Çoğunlukla kötü beslenme ve yaşam tarzı seçimleriyle ilişkilendirilse de, sabah rutininde küçük ama tutarlı iyileştirmeler önemli bir fark yaratabilir.Güne karaciğer dostu aktivitelerle başlamak yağ depolanmasını önlemeye, karaciğer fonksiyonunu iyileştirmeye ve genel sağlığı iyileştirmeye yardımcı olacaktır. Sabahları yapabileceğiniz beş iyileştirme şunlardır.Limon suyu, karaciğer detoksunu destekleyen C vitamini ve antioksidanlar açısından zengindir. Aç karnına bir bardak ılık limonlu su içmek safra üretimini uyarır, yağların sindirimine yardımcı olur ve karaciğerde yağ birikmesini önler.Nasıl yapılır: Yarım limonun suyunu bir bardak ılık suya sıkın ve sabahın ilk saatlerinde için.İpucu: Faydalarını en üst düzeye çıkarmak için şeker veya bal eklemekten kaçının.Yoga veya esneme gibi sabah fiziksel aktiviteleri dolaşımı artırabilir ve karaciğerin yağları metabolize etme yeteneğini geliştirebilir. Kobra Pozu (Bhujangasana) ve Spinal Twist (Ardha Matsyendrasana) gibi yoga pozları karaciğer fonksiyonunu uyarmak için özellikle faydalıdır.Nasıl yardımcı olur: Egzersiz, insülin duyarlılığını iyileştirerek ve genel metabolizmayı destekleyerek karaciğer yağını azaltır.İpucu: Gün için sağlıklı bir ton belirlemek için uyandıktan hemen sonra 10-15 dakika yoga veya esneme yapın.Kahvaltıyı atlamak metabolizmayı yavaşlatarak yağlı karaciğeri kötüleştirebilir. Lif, antioksidan ve yağsız protein açısından zengin sağlıklı bir kahvaltı, karaciğer onarımını ve yağ azaltımını destekleyebilir.
Neler eklenmeli: Chia tohumlu yulaf, bir avuç fındık, çilek ve yeşil çay mükemmel seçeneklerdir. Bu yiyecekler, karaciğer sağlığını destekleyen omega-3 yağ asitleri ve polifenoller gibi besinler içerir.
Nelerden kaçınılmalı: Karaciğere yük olabilen yüksek şekerli tahıllar ve işlenmiş gıdalar.Çiğ sebze suları, özellikle pancar, havuç veya ıspanaktan üretilenler, karaciğeri temizleyen ve yağı azaltan besinler açısından zengindir. Bu sebzeler, kan dolaşımına ve detoksifikasyona yardımcı olan betain ve nitrat açısından zengindir.2024&#039;te yapılan bir araştırmaya göre, sağlıklı bir şekilde daha fazla meyve ve sebze tüketmek, Alkol Olmayan Yağlı Karaciğer geliştirme riskini azaltabilir.
Yapmak için, ekstra anti-inflamatuar özellikler için taze sebzeleri su ve bir tutam zencefil ile karıştırın.
Maksimum emilim için bu suyu limonlu suyunuzdan 30 dakika sonra için.Karahindiba çayı, karaciğerdeki yağ kaybına yardımcı olan doğal bir detoks edicidir. Safra akışını artıran ve toksinleri temizleyen kimyasallar içerir. Kahvenin karaciğere bazı faydaları olsa da karahindiba çayı sabahlar için daha sakinleştirici, kafeinsiz bir seçenektir.Nasıl çalışır: Oksidatif stresi azaltır ve karaciğer hücrelerinin yenilenmesini destekler.
İpucu: Taze karahindiba kökü hazırlayın veya organik çay poşetleri kullanın ve kahvaltıdan önce ılık olarak tüketin.Bu makale sadece genel bilgi verme amacıyla yazılmıştır ve doktor tavsiyesi olarak ele alınmaması gerekir. Makalenin içeriğinden yola çıkarak okurun kendi başına koyduğu teşhislerden ntv.com.tr sorumlu değildir. Sağlığınızla ilgili herhangi bir endişeniz varsa doktorunuza danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0XZEaCVJG0GHBxOs1r79IA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yağlı, karaciğeri, iyileştirmek, için, sabah, rutini:, Uyanınca, bardak, için</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0XZEaCVJG0GHBxOs1r79IA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yağlı karaciğeri iyileştirmek için sabah rutini: Uyanınca 1 bardak için"><p>Çoğunlukla sağlıksız yaşam tarzı seçimlerinden kaynaklanan yağlı karaciğer hastalığı, sabah alışkanlıklarıyla hafifletilebilir. Bu basit ama güçlü sabah alışkanlıklarını benimseyerek yağlı karaciğeri azaltmaya ve genel sağlığı iyileştirmeye yönelik önemli adımlar atabilirsiniz. Tutarlılık anahtardır, bu nedenle bu değişikliklerden bir veya daha fazlasını günlük rutininize dahil etmeye çalışın.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F58UQqyhYkKqwkAyStGB9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yağlı karaciğer hastalığı, karaciğerde yağ birikmesinden kaynaklanan sık görülen bir sağlık sorunudur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/l0lrB8IHvUadxwXgwLfxow.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2022'de yayınlanan bir araştırmaya göre, NAFLD'nin küresel insidansının 1.000 kişide 47 vaka olması bekleniyor ve erkeklerde kadınlardan daha yüksek bir insidans var. Çoğunlukla kötü beslenme ve yaşam tarzı seçimleriyle ilişkilendirilse de, sabah rutininde küçük ama tutarlı iyileştirmeler önemli bir fark yaratabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d9k913dGRkaEQCvDPz7W5A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güne karaciğer dostu aktivitelerle başlamak yağ depolanmasını önlemeye, karaciğer fonksiyonunu iyileştirmeye ve genel sağlığı iyileştirmeye yardımcı olacaktır. Sabahları yapabileceğiniz beş iyileştirme şunlardır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/525j9ZzEbEKs_hskFJpWug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Limon suyu, karaciğer detoksunu destekleyen C vitamini ve antioksidanlar açısından zengindir. Aç karnına bir bardak ılık limonlu su içmek safra üretimini uyarır, yağların sindirimine yardımcı olur ve karaciğerde yağ birikmesini önler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XYbIpXK_6kGKc_brtzA1wQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nasıl yapılır: Yarım limonun suyunu bir bardak ılık suya sıkın ve sabahın ilk saatlerinde için.İpucu: Faydalarını en üst düzeye çıkarmak için şeker veya bal eklemekten kaçının.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MQi5jZ7uRES29TQ8CobPhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yoga veya esneme gibi sabah fiziksel aktiviteleri dolaşımı artırabilir ve karaciğerin yağları metabolize etme yeteneğini geliştirebilir. Kobra Pozu (Bhujangasana) ve Spinal Twist (Ardha Matsyendrasana) gibi yoga pozları karaciğer fonksiyonunu uyarmak için özellikle faydalıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g8VPcuz-IkevV-ULGrdGkQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nasıl yardımcı olur: Egzersiz, insülin duyarlılığını iyileştirerek ve genel metabolizmayı destekleyerek karaciğer yağını azaltır.İpucu: Gün için sağlıklı bir ton belirlemek için uyandıktan hemen sonra 10-15 dakika yoga veya esneme yapın.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z0yHeCOirkKhKCbRRlpHLA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kahvaltıyı atlamak metabolizmayı yavaşlatarak yağlı karaciğeri kötüleştirebilir. Lif, antioksidan ve yağsız protein açısından zengin sağlıklı bir kahvaltı, karaciğer onarımını ve yağ azaltımını destekleyebilir.
Neler eklenmeli: Chia tohumlu yulaf, bir avuç fındık, çilek ve yeşil çay mükemmel seçeneklerdir. Bu yiyecekler, karaciğer sağlığını destekleyen omega-3 yağ asitleri ve polifenoller gibi besinler içerir.
Nelerden kaçınılmalı: Karaciğere yük olabilen yüksek şekerli tahıllar ve işlenmiş gıdalar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/214l0whBV0GQfkJYg4NB0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çiğ sebze suları, özellikle pancar, havuç veya ıspanaktan üretilenler, karaciğeri temizleyen ve yağı azaltan besinler açısından zengindir. Bu sebzeler, kan dolaşımına ve detoksifikasyona yardımcı olan betain ve nitrat açısından zengindir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/n8uAnOJ4UkeDDyeGa7KkFQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2024'te yapılan bir araştırmaya göre, sağlıklı bir şekilde daha fazla meyve ve sebze tüketmek, Alkol Olmayan Yağlı Karaciğer geliştirme riskini azaltabilir.
Yapmak için, ekstra anti-inflamatuar özellikler için taze sebzeleri su ve bir tutam zencefil ile karıştırın.
Maksimum emilim için bu suyu limonlu suyunuzdan 30 dakika sonra için.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nK9ct49Mr0CvhTthsK-ndg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Karahindiba çayı, karaciğerdeki yağ kaybına yardımcı olan doğal bir detoks edicidir. Safra akışını artıran ve toksinleri temizleyen kimyasallar içerir. Kahvenin karaciğere bazı faydaları olsa da karahindiba çayı sabahlar için daha sakinleştirici, kafeinsiz bir seçenektir.Nasıl çalışır: Oksidatif stresi azaltır ve karaciğer hücrelerinin yenilenmesini destekler.
İpucu: Taze karahindiba kökü hazırlayın veya organik çay poşetleri kullanın ve kahvaltıdan önce ılık olarak tüketin.Bu makale sadece genel bilgi verme amacıyla yazılmıştır ve doktor tavsiyesi olarak ele alınmaması gerekir. Makalenin içeriğinden yola çıkarak okurun kendi başına koyduğu teşhislerden ntv.com.tr sorumlu değildir. Sağlığınızla ilgili herhangi bir endişeniz varsa doktorunuza danışın.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>1 haftada 250 bin adım atınca vücudunuza ne olur? Yaşadığı değişimi anlattı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/1-haftada-250-bin-adim-atinca-vucudunuza-ne-olur-yasadigi-degisimi-anlatti</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/1-haftada-250-bin-adim-atinca-vucudunuza-ne-olur-yasadigi-degisimi-anlatti</guid>
<description><![CDATA[ Bir haftada tam 250.000 adım atan İngiliz içerik üreticisi Jack Massey Welsh, vücudunda yaşanan değişiklikleri izleyicileriyle paylaştı. Günde ortalama 35.000 adım yani yaklaşık 27 km yol kat eden Welsh, bu deneyimi boyunca hem fiziksel hem de zihinsel sınırlarını test etti.Jack Massey Welsh’in bir haftada attığı adım sayısı, ortalama bir yetişkinin günlük attığı 3.000-4.000 adımın tam 10 katına, uzmanların önerdiği 10.000 adım hedefine ise üç buçuk katına denk geliyor. Welsh, bu zorlu girişimin etkilerini ve sonucu, 1,5 milyondan fazla izlenen bir video klipte belgeledi.250.000 adımı tamamladıktan sonra Welsh’in vücudu ciddi değişiklikler gösterdi. Siyah bir ayak tırnağı, dayanılmaz ayak ağrıları, şişmiş bilekler bu fiziksel değişimlerin başlıcalardı. Ancak bunların ötesinde, bacak kaslarında belirgin bir artış ve göbek yağında kayıplar dikkat çekti. “Bir haftada çeyrek milyon adım atmak, benim için başlı başına bir başarı duygusuydu” diyen Welsh, yaşadığı süreci anlattı.Deneye sabah saatlerinde uzun yürüyüşlerle başlayan Welsh, ilk gün 15.500 adımı iki saatte tamamladı. Akşam köpeğiyle yaptığı yürüyüşlerle günlük hedefini tutturdu. Ancak ikinci gün, yorgunluğun etkisiyle zorlu bir sınav verdi. “Bir adımı diğerinin önünü koymak kolay gelmişti, ama gerçekten bu kadar zor olabileceğini tahmin etmemiştim” dedi.Welsh, dördüncü günün sonunda kas ağrılarının azaldığını, ancak eklem ağrıları ve su toplamaların yürüyüşün en büyük zorlukları haline geldiğini söyledi. Beşinci gün, ayaklarındaki ağrı nedeniyle ağrı kesici kullanmak zorunda kaldı ve ayaklarını su toplamaya karşı koruyucu pedlerle sardı.Welsh, bu meydan okuma öncesinde vücut ölçülerini kaydetmiş, deney sonrasında ise değişimleri karşılaştırmıştı. Haftada yaklaşık 1 kilo kaybeden Welsh, göbek yağında azalma ve uyluklarında hafif çap artışı gözlemledi.“Görsel farklılıklar göreceğimi beklemiyordum, bu yüzden sonuçlar beni şaşırttı” diyen Welsh, vücudunun genel fiziğinde de olumlu değişiklikler olduğunu belirtti.Welsh, 250.000 adımlık meydan okumayı kesinlikle önermediğini vurguladı. “Eklemlerim dayanamadı. Ayak bileklerimdeki şişikliğin inmesi için iki günden fazla bekledim” dedi. Ancak insanlara daha makul bir adım sayısını denemelerini tavsiye etti: “Günlük 8.000 ila 20.000 adım arasında yürümek, genel sağlık için faydalı olabilir.”Uzmanlar, uzun zamandır bireyleri günlük 10.000 adım atmaya teşvik etse de, yeni araştırmalar bunun altındaki adım sayılarının da sağlığa fayda sağlayabileceğini ortaya koyuyor. NHS ise her gün 10 dakikalık hızlı bir yürüyüşün haftalık egzersiz hedeflerine dahil edilebileceğini hatırlatıyor.Jack Massey Welsh’in cesur deneyi, aşırı fiziksel aktivitelerin fayda ve zararlarını yeniden düşünmemiz gerektiğini gözler önüne seriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yqbMnKe8KkSk_GWi0jKZXQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>haftada, 250, bin, adım, atınca, vücudunuza, olur, Yaşadığı, değişimi, anlattı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yqbMnKe8KkSk_GWi0jKZXQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="1 haftada 250 bin adım atınca vücudunuza ne olur? Yaşadığı değişimi anlattı"><p>Bir haftada tam 250.000 adım atan İngiliz içerik üreticisi Jack Massey Welsh, vücudunda yaşanan değişiklikleri izleyicileriyle paylaştı. Günde ortalama 35.000 adım yani yaklaşık 27 km yol kat eden Welsh, bu deneyimi boyunca hem fiziksel hem de zihinsel sınırlarını test etti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QnWFSpieqEq_0cjGkQ5q4g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jack Massey Welsh’in bir haftada attığı adım sayısı, ortalama bir yetişkinin günlük attığı 3.000-4.000 adımın tam 10 katına, uzmanların önerdiği 10.000 adım hedefine ise üç buçuk katına denk geliyor. Welsh, bu zorlu girişimin etkilerini ve sonucu, 1,5 milyondan fazla izlenen bir video klipte belgeledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7YfInZ8c2U6NHN82mYWtfQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>250.000 adımı tamamladıktan sonra Welsh’in vücudu ciddi değişiklikler gösterdi. Siyah bir ayak tırnağı, dayanılmaz ayak ağrıları, şişmiş bilekler bu fiziksel değişimlerin başlıcalardı. Ancak bunların ötesinde, bacak kaslarında belirgin bir artış ve göbek yağında kayıplar dikkat çekti. “Bir haftada çeyrek milyon adım atmak, benim için başlı başına bir başarı duygusuydu” diyen Welsh, yaşadığı süreci anlattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tBbWO5acrEqIJdcIr6xpLA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Deneye sabah saatlerinde uzun yürüyüşlerle başlayan Welsh, ilk gün 15.500 adımı iki saatte tamamladı. Akşam köpeğiyle yaptığı yürüyüşlerle günlük hedefini tutturdu. Ancak ikinci gün, yorgunluğun etkisiyle zorlu bir sınav verdi. “Bir adımı diğerinin önünü koymak kolay gelmişti, ama gerçekten bu kadar zor olabileceğini tahmin etmemiştim” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FoKjo3slwUqJ6QA3tjVJDA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Welsh, dördüncü günün sonunda kas ağrılarının azaldığını, ancak eklem ağrıları ve su toplamaların yürüyüşün en büyük zorlukları haline geldiğini söyledi. Beşinci gün, ayaklarındaki ağrı nedeniyle ağrı kesici kullanmak zorunda kaldı ve ayaklarını su toplamaya karşı koruyucu pedlerle sardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2ApeBv_uTUmXmRkAMyZoKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Welsh, bu meydan okuma öncesinde vücut ölçülerini kaydetmiş, deney sonrasında ise değişimleri karşılaştırmıştı. Haftada yaklaşık 1 kilo kaybeden Welsh, göbek yağında azalma ve uyluklarında hafif çap artışı gözlemledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MaXJcnHosU-mIkBSiKfrmg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>“Görsel farklılıklar göreceğimi beklemiyordum, bu yüzden sonuçlar beni şaşırttı” diyen Welsh, vücudunun genel fiziğinde de olumlu değişiklikler olduğunu belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lbdfzMSG-UaIc1tM2zveKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Welsh, 250.000 adımlık meydan okumayı kesinlikle önermediğini vurguladı. “Eklemlerim dayanamadı. Ayak bileklerimdeki şişikliğin inmesi için iki günden fazla bekledim” dedi. Ancak insanlara daha makul bir adım sayısını denemelerini tavsiye etti: “Günlük 8.000 ila 20.000 adım arasında yürümek, genel sağlık için faydalı olabilir.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2LDS9cgUB06QbgcVn5WyHg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlar, uzun zamandır bireyleri günlük 10.000 adım atmaya teşvik etse de, yeni araştırmalar bunun altındaki adım sayılarının da sağlığa fayda sağlayabileceğini ortaya koyuyor. NHS ise her gün 10 dakikalık hızlı bir yürüyüşün haftalık egzersiz hedeflerine dahil edilebileceğini hatırlatıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PgIGDdp_MEy-FvCMj-e0yQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jack Massey Welsh’in cesur deneyi, aşırı fiziksel aktivitelerin fayda ve zararlarını yeniden düşünmemiz gerektiğini gözler önüne seriyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kan vermek orucu bozar mı? Diyanet&amp;apos;ten oruçluyken kan verilir mi hükmü nedir?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/kan-vermek-orucu-bozar-mi-diyanetten-orucluyken-kan-verilir-mi-hukmu-nedir</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/kan-vermek-orucu-bozar-mi-diyanetten-orucluyken-kan-verilir-mi-hukmu-nedir</guid>
<description><![CDATA[ Kan vermek orucu bozar mı, oruçluyken kan almanın hükmü nedir? Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuda ne diyor? Peki, hacamat yaptırmak orucu bozar mı? Tahlil için kan vermek orucu etkiler mi? Hanefi ve Şafii mezheplerine göre kan vermek ya da vücuttan kan çıkması oruca engel midir? El, parmak ya da kol kanaması gibi durumlar orucu bozar mı? Kan vermek, kan almak veya kanama durumlarının oruç üzerindeki etkilerine dair tüm merak edilenler haberin detayında...Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte, oruç ibadetini yerine getirecek Müslümanlar arasında &quot;Kan vermek orucu bozar mı?&quot; sorusu sıkça gündeme geliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı&#039;nın açıklamalarına göre, oruçlu bir kişinin kan vermesi orucu bozmuyor. Bunun temel nedeni, kan vermenin vücuda herhangi bir besin ya da enerji sağlamaması. Ancak, özellikle fazla miktarda kan vermek, kişinin halsiz düşmesine veya güç kaybına yol açabileceği için iftar sonrası yapılması tavsiye ediliyor. Kan verme işlemi, kişinin sağlığını etkilemeyecek şekilde yapılabiliyorsa, oruçlu iken de gerçekleştirilebiliyor. Özellikle tıbbi zorunluluklar söz konusuysa, bu durum oruçlu kişi için bir engel teşkil etmiyor.Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açıklamalarına göre, kan almak beslenme veya enerji sağlama amacı taşıdığı için orucu bozuyor. Özellikle kan nakli, plazma tedavisi veya serum yoluyla kan alınması gibi işlemler, vücuda besin değeri kazandırdığı kabul edildiğinden orucu geçersiz kılıyor.

Bu tür işlemlerde oruç bozulduğu için, kişinin o günkü orucunu sonradan kaza etmesi gerekiyor. Ancak, tıbbi bir zorunluluk nedeniyle kan almak gerekiyorsa, bu durumda kişi orucunu bozabilir ve sonrasında kaza edebilir. İslam âlimleri, böyle durumlarda sağlığın öncelikli olduğunu vurguluyor.Hacamat yaptırmak, yani vücuttan tedavi amacıyla kan aldırmak, İslam tarihinde tartışmalı bir konu olmuştur. Bu konuda iki farklı hadis bulunmaktadır. Hz. Peygamber (s.a.v.), “Hacamat yapanın ve yaptıranın orucu bozulur” (Ebû Dâvûd, Savm, 28) şeklinde buyurmuştur. Ancak, başka bir rivayette Hz. Muhammed’in (s.a.v.) oruçlu iken hacamat yaptırdığı da belirtilmiştir (Buhârî, Savm, 32).Bu iki hadisi bir arada değerlendiren İslam âlimleri, genellikle şu sonuca varmışlardır: Hacamat yapan kişinin orucu, kanın ağız yoluyla vücuda alınması gibi durumlar olmadığı sürece bozulmaz. Ancak, hacamat işlemi sırasında kişi yoğun kan kaybına uğrayabilir ve bu durum güçsüzlük hissine yol açabilir. Bu nedenle, hacamatın iftar sonrasında yapılması öneriliyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı da bu görüşü desteklemekte ve hacamat yaptırmanın orucu bozmadığını ifade etmektedir. Fakat bu işlemi yaptıracak kişinin fiziksel durumunu göz önünde bulundurması önemlidir. Eğer hacamat, kişinin sağlığını etkileyebilecek kadar zayıf düşmesine yol açıyorsa, oruç sonrasında yapılması daha uygun görülüyor.Tahlil amacıyla kan vermek, orucu bozmayan işlemler arasında yer alıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı&#039;nın açıklamalarına göre, laboratuvar tahlilleri için genellikle birkaç tüp kan alınıyor ve bu işlem sırasında vücuttan alınan kanın beslenme veya enerji sağlama gibi bir amacı bulunmuyor. Bu nedenle, tahlil için kan vermek orucu bozmuyor.
Ancak kişinin kan verme işlemi sonrasında kendini halsiz veya güçsüz hissetmesi ihtimali varsa, sağlık açısından bu işlemi iftar sonrasında yaptırması öneriliyor. Özellikle sürekli takip gerektiren sağlık durumlarında veya doktorun belirttiği bir zorunluluk halinde, kişinin kan vermesi oruç ibadetine engel teşkil etmiyor.Hanefi mezhebine göre, kan vermek orucu bozmuyor. Bu görüşün dayanağı, kan verme işlemi sırasında vücuda herhangi bir besin ya da enerji sağlayıcı madde girmemesidir. Ancak bu durum, kişinin sağlığını etkileyebilecek miktarda kan kaybetmediği sürece geçerli sayılıyor.
Özellikle yoğun miktarda kan vermek, kişinin zayıf düşmesine ve oruç sırasında fiziksel zorlanma yaşamasına neden olabilir. Bu nedenle, Hanefi mezhebinde âlimler, kan verme işleminin iftar sonrasında yapılmasını tavsiye ediyor. Kan bağışı veya tedavi amacıyla kan verme zorunlu bir ihtiyaç haline geldiyse, kişinin orucunu tutmaya devam etmesi ya da işlemi ertelemesi tamamen kişinin fiziksel dayanıklılığına bağlıdır.Vücuttan dışarıya çıkan kan, örneğin bir yerin kanaması, burun kanaması veya bir yaralanma sonucu oluşan kanama gibi durumlar, orucu bozmaz. Bunun temel nedeni, bu tür kanamaların vücuda herhangi bir besin veya enerji sağlamamasıdır. Ancak bu durumda dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır: Kanın ağız yoluyla vücuda alınmaması. Örneğin, ağızda oluşan bir yaradan kaynaklanan kanın yutulması, orucu bozabilir. Bu nedenle, bu tür durumlarda ağız ve çevresinin dikkatlice temizlenmesi öneriliyor.
Ayrıca yoğun kan kaybı gibi sağlık durumlarında, kişinin oruç tutmaya devam edip edemeyeceği sağlık durumu gözetilerek değerlendirilmelidir. Kan kaybı, kişinin zayıf düşmesine veya halsiz hissetmesine neden oluyorsa, orucun bozulması ve sonrasında kaza edilmesi gerekebilir.Şafii mezhebine göre, kan vermek orucu bozmaz. Bu mezhep, kan v ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/o8YJZkoL90WeI2KlYU454w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kan, vermek, orucu, bozar, mı, Diyanetten, oruçluyken, kan, verilir, hükmü, nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/o8YJZkoL90WeI2KlYU454w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kan vermek orucu bozar mı? Diyanet'ten oruçluyken kan verilir mi hükmü nedir?"><p>Kan vermek orucu bozar mı, oruçluyken kan almanın hükmü nedir? Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuda ne diyor? Peki, hacamat yaptırmak orucu bozar mı? Tahlil için kan vermek orucu etkiler mi? Hanefi ve Şafii mezheplerine göre kan vermek ya da vücuttan kan çıkması oruca engel midir? El, parmak ya da kol kanaması gibi durumlar orucu bozar mı? Kan vermek, kan almak veya kanama durumlarının oruç üzerindeki etkilerine dair tüm merak edilenler haberin detayında...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oy-wga3XTU-lFdvWh3BzBw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte, oruç ibadetini yerine getirecek Müslümanlar arasında "Kan vermek orucu bozar mı?" sorusu sıkça gündeme geliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın açıklamalarına göre, oruçlu bir kişinin kan vermesi orucu bozmuyor. Bunun temel nedeni, kan vermenin vücuda herhangi bir besin ya da enerji sağlamaması. Ancak, özellikle fazla miktarda kan vermek, kişinin halsiz düşmesine veya güç kaybına yol açabileceği için iftar sonrası yapılması tavsiye ediliyor. Kan verme işlemi, kişinin sağlığını etkilemeyecek şekilde yapılabiliyorsa, oruçlu iken de gerçekleştirilebiliyor. Özellikle tıbbi zorunluluklar söz konusuysa, bu durum oruçlu kişi için bir engel teşkil etmiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sAW-ed0VXkCCbmyg4u9e7g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açıklamalarına göre, kan almak beslenme veya enerji sağlama amacı taşıdığı için orucu bozuyor. Özellikle kan nakli, plazma tedavisi veya serum yoluyla kan alınması gibi işlemler, vücuda besin değeri kazandırdığı kabul edildiğinden orucu geçersiz kılıyor.

Bu tür işlemlerde oruç bozulduğu için, kişinin o günkü orucunu sonradan kaza etmesi gerekiyor. Ancak, tıbbi bir zorunluluk nedeniyle kan almak gerekiyorsa, bu durumda kişi orucunu bozabilir ve sonrasında kaza edebilir. İslam âlimleri, böyle durumlarda sağlığın öncelikli olduğunu vurguluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iKWNNzZsa02a1iNONsRplQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hacamat yaptırmak, yani vücuttan tedavi amacıyla kan aldırmak, İslam tarihinde tartışmalı bir konu olmuştur. Bu konuda iki farklı hadis bulunmaktadır. Hz. Peygamber (s.a.v.), “Hacamat yapanın ve yaptıranın orucu bozulur” (Ebû Dâvûd, Savm, 28) şeklinde buyurmuştur. Ancak, başka bir rivayette Hz. Muhammed’in (s.a.v.) oruçlu iken hacamat yaptırdığı da belirtilmiştir (Buhârî, Savm, 32).Bu iki hadisi bir arada değerlendiren İslam âlimleri, genellikle şu sonuca varmışlardır: Hacamat yapan kişinin orucu, kanın ağız yoluyla vücuda alınması gibi durumlar olmadığı sürece bozulmaz. Ancak, hacamat işlemi sırasında kişi yoğun kan kaybına uğrayabilir ve bu durum güçsüzlük hissine yol açabilir. Bu nedenle, hacamatın iftar sonrasında yapılması öneriliyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı da bu görüşü desteklemekte ve hacamat yaptırmanın orucu bozmadığını ifade etmektedir. Fakat bu işlemi yaptıracak kişinin fiziksel durumunu göz önünde bulundurması önemlidir. Eğer hacamat, kişinin sağlığını etkileyebilecek kadar zayıf düşmesine yol açıyorsa, oruç sonrasında yapılması daha uygun görülüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SNa6yFeK-U2xfMDgowSOkw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tahlil amacıyla kan vermek, orucu bozmayan işlemler arasında yer alıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın açıklamalarına göre, laboratuvar tahlilleri için genellikle birkaç tüp kan alınıyor ve bu işlem sırasında vücuttan alınan kanın beslenme veya enerji sağlama gibi bir amacı bulunmuyor. Bu nedenle, tahlil için kan vermek orucu bozmuyor.
Ancak kişinin kan verme işlemi sonrasında kendini halsiz veya güçsüz hissetmesi ihtimali varsa, sağlık açısından bu işlemi iftar sonrasında yaptırması öneriliyor. Özellikle sürekli takip gerektiren sağlık durumlarında veya doktorun belirttiği bir zorunluluk halinde, kişinin kan vermesi oruç ibadetine engel teşkil etmiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vIcKg699YkCFq_sPHwE7sA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hanefi mezhebine göre, kan vermek orucu bozmuyor. Bu görüşün dayanağı, kan verme işlemi sırasında vücuda herhangi bir besin ya da enerji sağlayıcı madde girmemesidir. Ancak bu durum, kişinin sağlığını etkileyebilecek miktarda kan kaybetmediği sürece geçerli sayılıyor.
Özellikle yoğun miktarda kan vermek, kişinin zayıf düşmesine ve oruç sırasında fiziksel zorlanma yaşamasına neden olabilir. Bu nedenle, Hanefi mezhebinde âlimler, kan verme işleminin iftar sonrasında yapılmasını tavsiye ediyor. Kan bağışı veya tedavi amacıyla kan verme zorunlu bir ihtiyaç haline geldiyse, kişinin orucunu tutmaya devam etmesi ya da işlemi ertelemesi tamamen kişinin fiziksel dayanıklılığına bağlıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zhSmg5Ognkywl_F_BTTi8A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Vücuttan dışarıya çıkan kan, örneğin bir yerin kanaması, burun kanaması veya bir yaralanma sonucu oluşan kanama gibi durumlar, orucu bozmaz. Bunun temel nedeni, bu tür kanamaların vücuda herhangi bir besin veya enerji sağlamamasıdır. Ancak bu durumda dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır: Kanın ağız yoluyla vücuda alınmaması. Örneğin, ağızda oluşan bir yaradan kaynaklanan kanın yutulması, orucu bozabilir. Bu nedenle, bu tür durumlarda ağız ve çevresinin dikkatlice temizlenmesi öneriliyor.
Ayrıca yoğun kan kaybı gibi sağlık durumlarında, kişinin oruç tutmaya devam edip edemeyeceği sağlık durumu gözetilerek değerlendirilmelidir. Kan kaybı, kişinin zayıf düşmesine veya halsiz hissetmesine neden oluyorsa, orucun bozulması ve sonrasında kaza edilmesi gerekebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YY9D8zt_fkO9CfXQvCCXzA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şafii mezhebine göre, kan vermek orucu bozmaz. Bu mezhep, kan verme işlemi sırasında vücuda herhangi bir besin veya enerji sağlayıcı madde girmediği sürece orucun bozulmadığı görüşüne sahiptir. Ancak Şafii âlimleri, kişinin sağlık durumunun etkilenmemesi adına, kan verme işlemini mümkünse iftar sonrasına ertelemesini tavsiye ediyor.

Özellikle yoğun kan verme işlemleri sırasında kişi güç kaybı yaşayabilir. Bu durum, oruç sırasında zayıf düşmeye ve ibadetin zorlaşmasına neden olabilir. Dolayısıyla, bu tür işlemleri iftar sonrasında gerçekleştirmek daha uygun bir tercih olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SoLFZJQMaEqpTGrqQhveeA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Elin kanaması, oruç ibadetini etkileyen bir durum olarak kabul edilmiyor. Vücuttan dışarı çıkan kanın, beslenme veya enerji sağlama gibi bir amacı olmadığı için oruca herhangi bir zarar vermiyor. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta, bu kanın ağız yoluyla vücuda alınmamasıdır. Örneğin, elden akan kanın farkında olmadan ağıza ulaşması durumunda, orucun bozulabileceği unutulmamalıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qSUAg7uUxU602vluLe_rvQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Parmak kanaması, genellikle küçük yaralanmalar nedeniyle meydana gelir ve oruç üzerinde olumsuz bir etkisi bulunmaz. Ancak kanın ağız yoluna ulaşmamasına dikkat edilmesi gerekir. Örneğin, yemek yaparken ya da yüzünüze dokunduğunuzda kanın ağıza bulaşmasını engellemek önemlidir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IsyMM0d-WEuTva5nCuHjXA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kol kanaması gibi vücuttan dışarıya çıkan kanlar orucu bozmaz. Bu tür kanamalar genellikle dışsal etkilerle ortaya çıkar ve vücuda besin ya da enerji sağlayıcı bir etkisi olmadığı için oruç üzerinde bir bozulma yaratmaz. Ancak kanama yoğun olduğunda, kişinin sağlık durumuna dikkat etmesi önem taşır.
Yoğun kan kaybı kişinin halsiz kalmasına neden olabileceğinden, böyle bir durumda tıbbi müdahale gerekebilir. Sağlık her zaman öncelikli olduğundan, yoğun kanama gibi durumlarda orucun bozulması gerekirse, bu oruç sonradan kaza edilebilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kahverengi gözlülere kötü haber! Bu konuda mavi gözlüler daha şanslı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/kahverengi-goezlulere-koetu-haber-bu-konuda-mavi-goezluler-daha-sansli</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/kahverengi-goezlulere-koetu-haber-bu-konuda-mavi-goezluler-daha-sansli</guid>
<description><![CDATA[ Dünya nüfusunun yaklaşık %10’u mavi ve tonlarında göz rengine sahiptir. Bu oran, özellikle belirli Avrupa topluluklarında çok daha yüksektir; bazı bölgelerde, mavi göz rengine sahip bireylerin oranı %75 gibi dikkat çekici bir seviyeye ulaşır. Mavi gözlerin evrimsel olarak nasıl hayatta kaldığı ve yaygınlaştığı üzerine birçok teori geliştirilmiştir. Evrimsel açıdan bakıldığında bu renk tonunun, daha koyu pigmentli yapılara göre neden hala rekabetçi olduğu ise tartışma konusu. Ancak bu tartışmalara ilginç bir yorum, İngiliz antropologlardan geldi.Liverpool John Moores Üniversitesi’nden Kyoko Yamaguchi ve öğrencisi Faith Erin Cain, göz rengi ile görsel algı arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla ilginç bir deney gerçekleştirdi.Bu çalışmada, 39 yetişkin gönüllü üzerinde yapılan basit bir görüş testi kullanıldı. Test, düşük ışık koşullarında, yani azalan ışıkta uygulandı. Katılımcılara göz renklerini kendileri bildirmeleri istendi ve ardından göz renklerinin doğruluğu, daha önce geliştirilmiş bir sınıflandırma rehberi kullanılarak kontrol edildi.Deneklerin göz renkleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, katılımcıların 25&#039;inin mavi veya mavi tonlarında göz rengine sahip olduğu, 14&#039;ünün ise kahverengi veya kahverengi tonlarında gözlere sahip olduğu belirlendi. Bu dağılım, araştırmanın amacına odaklanan önemli bir veri sundu. Yine de, bu tür bir çalışmanın en ilginç yönü, göz rengi ile görsel algı arasındaki potansiyel ilişkiyi sorgulamak oldu.Testin sonuçları, mavi gözlü bireylerin, ışığın azalmasıyla birlikte, kahverengi gözlülerden farklı bir şekilde görsel algı sergileyip sergilemediklerine dair bilgi edinmek amacıyla daha derinlemesine analizlere olanak sağladı.Deneyde ortaya çıkan bulgular, iristeki renk pigmenti kaybının, düşük ışıklı ortamlarda daha iyi görüşe sahip olmak için işe yarar bir değişim olduğu teorisini destekler nitelikte.Evrimsel süreçler, göz rengi gibi fiziksel özelliklerin hayatta kalma avantajlarını nasıl şekillendirdiğini de etkiler. Kahverengi gözler, aslında evrimsel açıdan birçok önemli avantaj sağlar. Koyu renkli gözlere sahip bireyler, özellikle güneş ışığının yoğun olduğu bölgelerde, daha fazla melanin üretme kapasitesine sahip oldukları için ultraviyole (UV) ışınlarına karşı daha fazla koruma sağlar. Bu, onları cilt kanseri gibi UV ışınlarından kaynaklanan sağlık sorunlarına karşı daha dirençli hale getirebilir.Kahverengi gözlerin bir diğer evrimsel avantajı ise, göz sağlığına olan katkılarından kaynaklanmaktadır. Özellikle yaşlılıkla ilişkili göz hastalıkları olan makula dejenerasyonu, yani sarı nokta hastalığı, kahverengi gözlü bireylerde mavi gözlü bireylere kıyasla daha düşük oranda görülmektedir. Bunun nedeni, koyu renkli gözlerde bulunan melanin pigmentinin, gözleri zararlı UV ışınlarından ve mavi ışık dalgalarından daha iyi korumasıdır.Sonuç olarak, evrimsel açıdan bakıldığında, kahverengi gözlerin sağladığı bu biyolojik koruma mekanizmaları, bireylerin hayatta kalma şansını artıran önemli bir faktör olmuştur. Bu, kahverengi gözleri, özellikle belirli çevresel koşullarda, avantajlı kılmaktadır. Ancak, her göz rengi kendi çevresel koşullarına ve biyolojik özelliklerine göre farklı avantajlar sunar; dolayısıyla her birinin eşsiz bir evrimsel rolü bulunmaktadır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dLytu4mZ3Emg6egMSJSWIQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kahverengi, gözlülere, kötü, haber, konuda, mavi, gözlüler, daha, şanslı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dLytu4mZ3Emg6egMSJSWIQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kahverengi gözlülere kötü haber! Bu konuda mavi gözlüler daha şanslı"><p>Dünya nüfusunun yaklaşık %10’u mavi ve tonlarında göz rengine sahiptir. Bu oran, özellikle belirli Avrupa topluluklarında çok daha yüksektir; bazı bölgelerde, mavi göz rengine sahip bireylerin oranı %75 gibi dikkat çekici bir seviyeye ulaşır. Mavi gözlerin evrimsel olarak nasıl hayatta kaldığı ve yaygınlaştığı üzerine birçok teori geliştirilmiştir. Evrimsel açıdan bakıldığında bu renk tonunun, daha koyu pigmentli yapılara göre neden hala rekabetçi olduğu ise tartışma konusu. Ancak bu tartışmalara ilginç bir yorum, İngiliz antropologlardan geldi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uCz1R9HItUGqLYN7pBlmqA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Liverpool John Moores Üniversitesi’nden Kyoko Yamaguchi ve öğrencisi Faith Erin Cain, göz rengi ile görsel algı arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla ilginç bir deney gerçekleştirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9zOGv0pAjkuUWuqx_yUAqg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu çalışmada, 39 yetişkin gönüllü üzerinde yapılan basit bir görüş testi kullanıldı. Test, düşük ışık koşullarında, yani azalan ışıkta uygulandı. Katılımcılara göz renklerini kendileri bildirmeleri istendi ve ardından göz renklerinin doğruluğu, daha önce geliştirilmiş bir sınıflandırma rehberi kullanılarak kontrol edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IrHhrnFRjU6sCORxyToJFg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Deneklerin göz renkleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, katılımcıların 25'inin mavi veya mavi tonlarında göz rengine sahip olduğu, 14'ünün ise kahverengi veya kahverengi tonlarında gözlere sahip olduğu belirlendi. Bu dağılım, araştırmanın amacına odaklanan önemli bir veri sundu. Yine de, bu tür bir çalışmanın en ilginç yönü, göz rengi ile görsel algı arasındaki potansiyel ilişkiyi sorgulamak oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Vqna1BVaoEqW1YgP1jquxA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Testin sonuçları, mavi gözlü bireylerin, ışığın azalmasıyla birlikte, kahverengi gözlülerden farklı bir şekilde görsel algı sergileyip sergilemediklerine dair bilgi edinmek amacıyla daha derinlemesine analizlere olanak sağladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/twildvIX00ilmGEsNdAE4w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Deneyde ortaya çıkan bulgular, iristeki renk pigmenti kaybının, düşük ışıklı ortamlarda daha iyi görüşe sahip olmak için işe yarar bir değişim olduğu teorisini destekler nitelikte.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5PzEL9z_Hk2pa2e0e_QCSw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Evrimsel süreçler, göz rengi gibi fiziksel özelliklerin hayatta kalma avantajlarını nasıl şekillendirdiğini de etkiler. Kahverengi gözler, aslında evrimsel açıdan birçok önemli avantaj sağlar. Koyu renkli gözlere sahip bireyler, özellikle güneş ışığının yoğun olduğu bölgelerde, daha fazla melanin üretme kapasitesine sahip oldukları için ultraviyole (UV) ışınlarına karşı daha fazla koruma sağlar. Bu, onları cilt kanseri gibi UV ışınlarından kaynaklanan sağlık sorunlarına karşı daha dirençli hale getirebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6cxlDd36Vk2IUDppJwXQbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kahverengi gözlerin bir diğer evrimsel avantajı ise, göz sağlığına olan katkılarından kaynaklanmaktadır. Özellikle yaşlılıkla ilişkili göz hastalıkları olan makula dejenerasyonu, yani sarı nokta hastalığı, kahverengi gözlü bireylerde mavi gözlü bireylere kıyasla daha düşük oranda görülmektedir. Bunun nedeni, koyu renkli gözlerde bulunan melanin pigmentinin, gözleri zararlı UV ışınlarından ve mavi ışık dalgalarından daha iyi korumasıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a-G_lsElOE6Y5kcI9JCFbg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sonuç olarak, evrimsel açıdan bakıldığında, kahverengi gözlerin sağladığı bu biyolojik koruma mekanizmaları, bireylerin hayatta kalma şansını artıran önemli bir faktör olmuştur. Bu, kahverengi gözleri, özellikle belirli çevresel koşullarda, avantajlı kılmaktadır. Ancak, her göz rengi kendi çevresel koşullarına ve biyolojik özelliklerine göre farklı avantajlar sunar; dolayısıyla her birinin eşsiz bir evrimsel rolü bulunmaktadır.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Diyabet hastaları havuç tüketebilir mi? Meğer yanlış biliyormuşuz</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/diyabet-hastalari-havuc-tuketebilir-mi-meger-yanlis-biliyormusuz</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/diyabet-hastalari-havuc-tuketebilir-mi-meger-yanlis-biliyormusuz</guid>
<description><![CDATA[ Havuçlar doğası gereği tatlıdır, ancak nişastalı olmayan sebzelerdir ve düşük doymuş kolesterol ve yağa sahiptir. İyi bir mineral ve vitamin kaynağı olmasının yanı sıra iyi bir diyet lifi kaynağıdır. Ancak, diyabet hastaları genellikle havuç tüketiminden kaçınmaları konusunda uyarılır, ancak tam tersine düzenli olarak tüketmek pek çok fayda sağlayabilir.Tatlı tatlarına rağmen havuçlar kan şekeri seviyelerini yönetebilir. Şeker ve karbonhidrat içerdikten sonra, daha iyi bir iş yapan ve kan şekeri seviyeleri üzerinde daha güçlü bir etki oluşturan yüksek bir glisemik indekse sahiptir. Çiğ havuçların GI&#039;si genellikle 16 iken, haşlanmış havuçların GI&#039;si 32 ila 49 arasındadır. Bu nedenle endeksi düşürmek sağlık açısından daha iyidir.Havuçlar zeaksantin ve lutein açısından zengindir ve ayrıca görme yeteneğini geliştiren beta-karotenlere sahiptir. Diyabet hastaları çoğunlukla bu sorunla uğraşır.
Havuçlar çoğunlukla göz sağlığımız için önemli olan A vitaminini dönüştüren bir madde olan beta-karoten içerir. Aşırı A vitamini eksikliği de körlüğe yol açar ve havuçlar bu sürecin oluşmasını engellerHavuçlar, vücuttaki kan glikoz seviyesini kontrol eden A vitamini açısından zengindir. Kan şekeri seviyesini korumak gerçekten önemlidir.
Havuçlar ayrıca diyabet hastaları için önemli olan antioksidanlar, lif ve diğer besinleri içerir. 100 puan, gıdanın vücut üzerinde bir şeker türü yemekle aynı etkiye sahip olduğu anlamına gelir, buna glikoz denir.
Havuçlardaki glisemik indeks doğası gereği düşük olduğundan, diyabet hastalarının havuç yemesi güvenlidir​Havuçlar bu nedenle kan şekeri seviyelerini korumaya meraklı diyabet hastaları için güvenli bir seçenek olarak kabul edilebilir. Ayrıca, özellikle keto veya ketojenik diyet uygulayanlar, az miktarda havuç yiyebilirler.Havuçlar lif, K1 vitamini, potasyum, beta karoten ve antioksidanların iyi bir kaynağıdır. Kilo vermeye yardımcı bir besindir ve vücudumuzdaki kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı olurken aynı zamanda göz sağlığı kalitesini de iyileştirir.
Aynı zamanda sağlıklı bir karbonhidrat kaynağıdır, protein, yağ ve sodyum açısından düşüktür ancak yüksek bir A vitamini, kalsiyum, magnezyum ve folat kaynağıdır.Diyabetik kişiler havuçları çiğ yiyebilir veya çok hafif pişirebilirler. ÖNEMLİ! Bu makale sadece genel bilgi verme amacıyla yazılmıştır ve doktor tavsiyesi olarak ele alınmaması gerekir ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/24fnmFa950-X87C5ujot6g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Diyabet, hastaları, havuç, tüketebilir, mi, Meğer, yanlış, biliyormuşuz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/24fnmFa950-X87C5ujot6g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Diyabet hastaları havuç tüketebilir mi? Meğer yanlış biliyormuşuz"><p>Havuçlar doğası gereği tatlıdır, ancak nişastalı olmayan sebzelerdir ve düşük doymuş kolesterol ve yağa sahiptir. İyi bir mineral ve vitamin kaynağı olmasının yanı sıra iyi bir diyet lifi kaynağıdır. Ancak, diyabet hastaları genellikle havuç tüketiminden kaçınmaları konusunda uyarılır, ancak tam tersine düzenli olarak tüketmek pek çok fayda sağlayabilir.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SNpaoMJNfkuly6LVwVgkdg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tatlı tatlarına rağmen havuçlar kan şekeri seviyelerini yönetebilir. Şeker ve karbonhidrat içerdikten sonra, daha iyi bir iş yapan ve kan şekeri seviyeleri üzerinde daha güçlü bir etki oluşturan yüksek bir glisemik indekse sahiptir. Çiğ havuçların GI'si genellikle 16 iken, haşlanmış havuçların GI'si 32 ila 49 arasındadır. Bu nedenle endeksi düşürmek sağlık açısından daha iyidir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7h-DEOiHg0-UesA4ppxorw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Havuçlar zeaksantin ve lutein açısından zengindir ve ayrıca görme yeteneğini geliştiren beta-karotenlere sahiptir. Diyabet hastaları çoğunlukla bu sorunla uğraşır.
Havuçlar çoğunlukla göz sağlığımız için önemli olan A vitaminini dönüştüren bir madde olan beta-karoten içerir. Aşırı A vitamini eksikliği de körlüğe yol açar ve havuçlar bu sürecin oluşmasını engeller</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u57zxRHkPECl2vsgInFPJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Havuçlar, vücuttaki kan glikoz seviyesini kontrol eden A vitamini açısından zengindir. Kan şekeri seviyesini korumak gerçekten önemlidir.
Havuçlar ayrıca diyabet hastaları için önemli olan antioksidanlar, lif ve diğer besinleri içerir. 100 puan, gıdanın vücut üzerinde bir şeker türü yemekle aynı etkiye sahip olduğu anlamına gelir, buna glikoz denir.
Havuçlardaki glisemik indeks doğası gereği düşük olduğundan, diyabet hastalarının havuç yemesi güvenlidir</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mmYfQqBf_E2LpvUoVrFXxg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>​Havuçlar bu nedenle kan şekeri seviyelerini korumaya meraklı diyabet hastaları için güvenli bir seçenek olarak kabul edilebilir. Ayrıca, özellikle keto veya ketojenik diyet uygulayanlar, az miktarda havuç yiyebilirler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DkUStZJ-MUGTQprO93c3cw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Havuçlar lif, K1 vitamini, potasyum, beta karoten ve antioksidanların iyi bir kaynağıdır. Kilo vermeye yardımcı bir besindir ve vücudumuzdaki kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı olurken aynı zamanda göz sağlığı kalitesini de iyileştirir.
Aynı zamanda sağlıklı bir karbonhidrat kaynağıdır, protein, yağ ve sodyum açısından düşüktür ancak yüksek bir A vitamini, kalsiyum, magnezyum ve folat kaynağıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-Y34jhDdHku7OKP8l6aV-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Diyabetik kişiler havuçları çiğ yiyebilir veya çok hafif pişirebilirler. ÖNEMLİ! Bu makale sadece genel bilgi verme amacıyla yazılmıştır ve doktor tavsiyesi olarak ele alınmaması gerekir</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şişkinlik ve ödemi unutun: 4 kalıcı yöntem şişkinlik hissini yok ediyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/siskinlik-ve-oedemi-unutun-4-kalici-yoentem-siskinlik-hissini-yok-ediyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/siskinlik-ve-oedemi-unutun-4-kalici-yoentem-siskinlik-hissini-yok-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Hiç vücudunuzda su biriktiğini hissettiniz mi? Ödem, su tutulmasının bir diğer adı, şişkin ve huzursuz hissetmenize neden olabilir. Ancak endişelenmeyin. Ödemi kalıcı olarak önlemenize ve şişkinliği yenmenize yardımcı olacak 4 kolay yöntem var.Ödem, vücutta normalden fazla sıvı birikmesi sonucu oluşan şişliktir. Genellikle cilt altında, özellikle eller, ayaklar, bacaklar, yüz veya karın bölgesinde fark edilir. Ödem, lokal (vücudun belirli bir bölgesinde) ya da genel (tüm vücutta) olabilir.Uzun süre ayakta durma veya oturma, fazla tuz tüketimi vücutta su tutulumuna neden olur. Ödemi önlemek ve şişkinliği azaltmak için bazı yöntemleri uygulayabilirsiniz.Tuzu azaltmak, su tutulmasını azaltmanız için biletiniz olabilir. Tuzda bol miktarda bulunan sodyum, vücudunuzun fazla suyu tutmasına neden olabilir.Düşük tuzlu bir diyet seçerek, vücudunuza tutması için daha az sodyum veriyorsunuz ve böylece su tutulması olasılığını azaltıyorsunuz. Bu yüzden bir dahaki sefere tuzluk elinize aldığınızda iki kere düşünün ve bunun yerine yemeklerinizi otlar ve baharatlarla tatlandırmayı düşünün!B6 vitamininin su tutulmasını hafifletmeye yardımcı olabileceğini biliyor muydunuz? Nohut ve yağlı balık gibi B6 vitamini açısından zengin yiyecekler, vücudunuzun sıvı dengesini düzenlemeye yardımcı olabilir. B6 vitamini diüretik görevi görerek vücudunuzun fazla suyu ve sodyumu atmasını teşvik eder. Bu nedenle, bu besin dolu yiyecekleri diyetinize eklemek su tutulmasını uzak tutmaya yardımcı olabilir.Karahindibaları sadece yabani otlar olarak düşünebilirsiniz, ancak aslında su tutulmasıyla mücadele için doğal bir çözüm sunarlar. Karahindibanın diüretik özellikleri vardır, yani idrar üretimini artırmaya ve vücudunuzdaki fazla suyu atmaya yardımcı olabilir.
İster çay olarak demleyin ister salatalara ekleyin, karahindibayı rutininize eklemek şişkinliği azaltmaya ve su tutulmasını kontrol altında tutmaya yardımcı olabilir.Fiziksel aktivite yalnızca genel sağlığınız için faydalı değildir; aynı zamanda su tutulmasını önlemeye de yardımcı olabilir.Egzersiz yaptığınızda kaslarınız kasılır ve bu da kan akışını ve lenf drenajını uyarmaya yardımcı olur. Bu da dokularınızdaki sıvı birikimini azaltabilir ve su tutulma olasılığını azaltabilir. Bu yüzden spor ayakkabılarınızı giyin, spor salonuna gidin veya yürüyüşe çıkın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5fh0mX_AUEC0E6UDX8cR0Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Şişkinlik, ödemi, unutun:, kalıcı, yöntem, şişkinlik, hissini, yok, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5fh0mX_AUEC0E6UDX8cR0Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Şişkinlik ve ödemi unutun: 4 kalıcı yöntem şişkinlik hissini yok ediyor"><p>Hiç vücudunuzda su biriktiğini hissettiniz mi? Ödem, su tutulmasının bir diğer adı, şişkin ve huzursuz hissetmenize neden olabilir. Ancak endişelenmeyin. Ödemi kalıcı olarak önlemenize ve şişkinliği yenmenize yardımcı olacak 4 kolay yöntem var.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fcu9_bo7M0ig5Z-EpUUY0A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ödem, vücutta normalden fazla sıvı birikmesi sonucu oluşan şişliktir. Genellikle cilt altında, özellikle eller, ayaklar, bacaklar, yüz veya karın bölgesinde fark edilir. Ödem, lokal (vücudun belirli bir bölgesinde) ya da genel (tüm vücutta) olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oav5ah3Jd025Ar0rOJ7Llw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzun süre ayakta durma veya oturma, fazla tuz tüketimi vücutta su tutulumuna neden olur. Ödemi önlemek ve şişkinliği azaltmak için bazı yöntemleri uygulayabilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/04Q0Og-Ac0GeuYDPDI3iMQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tuzu azaltmak, su tutulmasını azaltmanız için biletiniz olabilir. Tuzda bol miktarda bulunan sodyum, vücudunuzun fazla suyu tutmasına neden olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K6Iv5bO2VUqHdjIkqXOzlw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Düşük tuzlu bir diyet seçerek, vücudunuza tutması için daha az sodyum veriyorsunuz ve böylece su tutulması olasılığını azaltıyorsunuz. Bu yüzden bir dahaki sefere tuzluk elinize aldığınızda iki kere düşünün ve bunun yerine yemeklerinizi otlar ve baharatlarla tatlandırmayı düşünün!</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/erf0pYB-_kaiM2SZJPLQcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>B6 vitamininin su tutulmasını hafifletmeye yardımcı olabileceğini biliyor muydunuz? Nohut ve yağlı balık gibi B6 vitamini açısından zengin yiyecekler, vücudunuzun sıvı dengesini düzenlemeye yardımcı olabilir. B6 vitamini diüretik görevi görerek vücudunuzun fazla suyu ve sodyumu atmasını teşvik eder. Bu nedenle, bu besin dolu yiyecekleri diyetinize eklemek su tutulmasını uzak tutmaya yardımcı olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WWPhyXCsPki5VmybdA8GNw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Karahindibaları sadece yabani otlar olarak düşünebilirsiniz, ancak aslında su tutulmasıyla mücadele için doğal bir çözüm sunarlar. Karahindibanın diüretik özellikleri vardır, yani idrar üretimini artırmaya ve vücudunuzdaki fazla suyu atmaya yardımcı olabilir.
İster çay olarak demleyin ister salatalara ekleyin, karahindibayı rutininize eklemek şişkinliği azaltmaya ve su tutulmasını kontrol altında tutmaya yardımcı olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MuJPNaJDMUewWEM0SOUfIw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fiziksel aktivite yalnızca genel sağlığınız için faydalı değildir; aynı zamanda su tutulmasını önlemeye de yardımcı olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PdGtZCM28ECWYSDjM-K0-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Egzersiz yaptığınızda kaslarınız kasılır ve bu da kan akışını ve lenf drenajını uyarmaya yardımcı olur. Bu da dokularınızdaki sıvı birikimini azaltabilir ve su tutulma olasılığını azaltabilir. Bu yüzden spor ayakkabılarınızı giyin, spor salonuna gidin veya yürüyüşe çıkın.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>14 yaşında &amp;quot;Elif&amp;quot; değil, &amp;quot;Sofia Eliz Bera&amp;quot; olduğunu öğrendi: Kayseri&amp;apos;de yaşayan gencin film gibi hikayesi</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/14-yasinda-elif-degil-sofia-eliz-bera-oldugunu-oegrendi-kayseride-yasayan-gencin-film-gibi-hikayesi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/14-yasinda-elif-degil-sofia-eliz-bera-oldugunu-oegrendi-kayseride-yasayan-gencin-film-gibi-hikayesi</guid>
<description><![CDATA[ Kayseri&#039;nin İncesu ilçesinde yaşayan Sofia Eliz Bera Abacı (25), 14 yıl önce kansere yakalanan ve daha sonra hayatını kaybeden babası sandığı Hamdi Abacı&#039;dan Rus bir ailenin kızı olduğunu öğrendi. Abacı, o günden bu yana 11 yıldır Rus olan gerçek anne ve babasını arıyor. Abacı, &quot;2014 yılında üvey babam ölmeden önce vicdanen rahatlamak amacıyla &#039;kızım senin gerçek ismin Sofia Eliz Bera&#039; dedi. Ben o zamana kadar ismimi hep &quot;Elif&quot; olarak biliyordum. 2022 yılına kadar &#039;Elif&#039; ismimle yaşadım. Ardından gerçek ismimle yeniden kimlik aldım. 11 yıldır gerçek ailemi arıyorum&quot; dedi.İki Rus sevgili, kayak yapmak için 1999 yılında Kayseri&#039;de bulunan Erciyes Kayak Merkezi&#039;ne geldi. Bir süre Kayseri&#039;de kalan ve hamile olan Rus kadın, 1 Nisan 2000 yılında Kayseri Doğumevi&#039;nde kız çocuğu dünyaya getirdi. Rus anne ile hastanede aynı odayı paylaşan Zeliha Abacı&#039;nın bebeği ise ölü doğdu.Rus sevgililer evlilik dışı dünyaya getirdiği bebeklerini Abacı çiftine evlatlık olarak verdi. Zeliha Abacı ve Hamdi Abacı çifti, evlat edindikleri ve Sofia Eliz Bera Abacı adını verdikleri kıza bakmaya başladı.Abacı, 14 yaşına geldiğinde kansere yakalanan Hamdi Abacı&#039;dan evlatlık olduğunu öğrendi. Sofia&#039;ya Rus olduğunu ve evlat edinme sürecini anlatan Hamdi Abacı, bir süre sonra hayatını kaybetti. Üvey annesi Zeliha Abacı&#039;nın kendisine kötü davranması ile evi terk eden Sofia, üvey babası Hamdi Abacı&#039;nın kız kardeşinin evinde bir süre kaldı. Sonrasında ise çeşitli işlerde çalışarak ayaklarının üzerinde durmaya çalıştı. Rus Sofia, son 1 yıldır ise İncesu ilçesinde belediye işçisi olarak çalışan Ali Dilek ile Ayşenur Dilek çiftinin yanında kalıyor.Yaşadığı süreci anlatan Abacı, &quot;Üvey babam Hamdi ile üvey annem Zeliha 1999 yılında evlenip Kırşehir&#039;e taşınıyorlar. Orada üvey annem hamile kalıyor. Kırşehir&#039;den Kayseri&#039;ye gelirken sancılanıyor. Kayseri Devlet Hastanesi’nde doğum yapıyor. Doğum esnasında bebekleri ölüyor. Yerine ben konuluyorum. Adımı &#039;Elif&#039; olarak biliyorum. 7 yaşına kadar gözlerimin tanık olduğu gerçek öz ailemin üvey aileme para verdiğine tanık oluyorum. Para verdikten sonra &#039;annen sana bakıyor mu?&#039; diye soru soruyorlar. &#039;Evet&#039; diyorum. &#039;O sana ne alıyor?&#039; dediklerinde ise &#039;hiçbir şey&#039; diyorum. O zaman parayı kesiyorlar. Para kesildikten sonra üvey annemin psikolojik baskıları başlıyor. İster istemez daha çok şüphelenmeye başlıyorum&quot; diye konuştu.Üvey babası Hamdi Abacı&#039;nın vicdan azabı çekerek ölmeden önce gerçekleri anlattığını belirten Sofia Bera, &quot;2014 yılında üvey babam ölmeden önce vicdanen rahatlamak amacıyla &#039;kızım senin gerçek ismin Sofia Eliz Bera&#039; dedi. Ben o zamana kadar ismimi hep &#039;Elif&#039; olarak biliyordum. 2022 yılına kadar hep &#039;Elif&#039; ismimle yaşadım.Ardından gerçek ismimle yeniden kimlik aldım. 11 yıldır gerçek ailemi arıyorum. Devlet büyüklerimden bana yardımcı olmasını istiyorum. Kendi gücümle hiçbir şekilde bulamadım. Çok sıkıntı yaşadım. Maddi imkansızlıklardan dolayı okuyamadım. 4 üniversite kazandım. Ama okuyamadım. Şu an Ali ve Ayşenur Dilek çiftinin yanındayım. Onlar bana sahip çıktılar. Ayşenur abla önce arkadaşımdı şimdi ailem oldu&quot; ifadelerini kullandı.Sofia Eliz Bera&#039;ya evlerinin kapısını açan çiftten Ali Dilek, &quot;1 yıldır yanımızda kalıyor. Ailesini bulması için her türlü imkanı sağlıyoruz. Onu kızımız gibi görüyoruz&quot; derken, eşi Ayşenur Dilek ise &quot;Özel sektörde çalışırken tanıştık. Oturup dertleşirken kimsesiz olduğunu öğrendim. Evlatlarımın ablası olarak sahip çıktım. Elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum. Her zaman da arkasındayız. Büyüklerimizden destek olmasını istiyorum&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UUkz3Z2l9kK6ZqTL5DI1aQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yaşında, Elif, değil, Sofia, Eliz, Bera, olduğunu, öğrendi:, Kayseride, yaşayan, gencin, film, gibi, hikayesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UUkz3Z2l9kK6ZqTL5DI1aQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="14 yaşında " elif de eliz bera oldu kayseri ya gencin film gibi hikayesi><p>Kayseri'nin İncesu ilçesinde yaşayan Sofia Eliz Bera Abacı (25), 14 yıl önce kansere yakalanan ve daha sonra hayatını kaybeden babası sandığı Hamdi Abacı'dan Rus bir ailenin kızı olduğunu öğrendi. Abacı, o günden bu yana 11 yıldır Rus olan gerçek anne ve babasını arıyor. Abacı, "2014 yılında üvey babam ölmeden önce vicdanen rahatlamak amacıyla 'kızım senin gerçek ismin Sofia Eliz Bera' dedi. Ben o zamana kadar ismimi hep "Elif" olarak biliyordum. 2022 yılına kadar 'Elif' ismimle yaşadım. Ardından gerçek ismimle yeniden kimlik aldım. 11 yıldır gerçek ailemi arıyorum" dedi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ar30Ux7KpkOMRukLqcEFoA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İki Rus sevgili, kayak yapmak için 1999 yılında Kayseri'de bulunan Erciyes Kayak Merkezi'ne geldi. Bir süre Kayseri'de kalan ve hamile olan Rus kadın, 1 Nisan 2000 yılında Kayseri Doğumevi'nde kız çocuğu dünyaya getirdi. Rus anne ile hastanede aynı odayı paylaşan Zeliha Abacı'nın bebeği ise ölü doğdu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1mtmOlyKikisaZqDB1KzCQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rus sevgililer evlilik dışı dünyaya getirdiği bebeklerini Abacı çiftine evlatlık olarak verdi. Zeliha Abacı ve Hamdi Abacı çifti, evlat edindikleri ve Sofia Eliz Bera Abacı adını verdikleri kıza bakmaya başladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tf5ZmqUOMkOxwr-mcUaCdQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Abacı, 14 yaşına geldiğinde kansere yakalanan Hamdi Abacı'dan evlatlık olduğunu öğrendi. Sofia'ya Rus olduğunu ve evlat edinme sürecini anlatan Hamdi Abacı, bir süre sonra hayatını kaybetti. Üvey annesi Zeliha Abacı'nın kendisine kötü davranması ile evi terk eden Sofia, üvey babası Hamdi Abacı'nın kız kardeşinin evinde bir süre kaldı. Sonrasında ise çeşitli işlerde çalışarak ayaklarının üzerinde durmaya çalıştı. Rus Sofia, son 1 yıldır ise İncesu ilçesinde belediye işçisi olarak çalışan Ali Dilek ile Ayşenur Dilek çiftinin yanında kalıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vtXSR05wMUu2P3hHWfIrOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yaşadığı süreci anlatan Abacı, "Üvey babam Hamdi ile üvey annem Zeliha 1999 yılında evlenip Kırşehir'e taşınıyorlar. Orada üvey annem hamile kalıyor. Kırşehir'den Kayseri'ye gelirken sancılanıyor. Kayseri Devlet Hastanesi’nde doğum yapıyor. Doğum esnasında bebekleri ölüyor. Yerine ben konuluyorum. Adımı 'Elif' olarak biliyorum. 7 yaşına kadar gözlerimin tanık olduğu gerçek öz ailemin üvey aileme para verdiğine tanık oluyorum. Para verdikten sonra 'annen sana bakıyor mu?' diye soru soruyorlar. 'Evet' diyorum. 'O sana ne alıyor?' dediklerinde ise 'hiçbir şey' diyorum. O zaman parayı kesiyorlar. Para kesildikten sonra üvey annemin psikolojik baskıları başlıyor. İster istemez daha çok şüphelenmeye başlıyorum" diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T1vYdbgDCkGodn3VKA4QXw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Üvey babası Hamdi Abacı'nın vicdan azabı çekerek ölmeden önce gerçekleri anlattığını belirten Sofia Bera, "2014 yılında üvey babam ölmeden önce vicdanen rahatlamak amacıyla 'kızım senin gerçek ismin Sofia Eliz Bera' dedi. Ben o zamana kadar ismimi hep 'Elif' olarak biliyordum. 2022 yılına kadar hep 'Elif' ismimle yaşadım.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SlS8oELAtUi6FA6wXE36_Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ardından gerçek ismimle yeniden kimlik aldım. 11 yıldır gerçek ailemi arıyorum. Devlet büyüklerimden bana yardımcı olmasını istiyorum. Kendi gücümle hiçbir şekilde bulamadım. Çok sıkıntı yaşadım. Maddi imkansızlıklardan dolayı okuyamadım. 4 üniversite kazandım. Ama okuyamadım. Şu an Ali ve Ayşenur Dilek çiftinin yanındayım. Onlar bana sahip çıktılar. Ayşenur abla önce arkadaşımdı şimdi ailem oldu" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Y0elmE6pEkGXweU4ZrsrUQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sofia Eliz Bera'ya evlerinin kapısını açan çiftten Ali Dilek, "1 yıldır yanımızda kalıyor. Ailesini bulması için her türlü imkanı sağlıyoruz. Onu kızımız gibi görüyoruz" derken, eşi Ayşenur Dilek ise "Özel sektörde çalışırken tanıştık. Oturup dertleşirken kimsesiz olduğunu öğrendim. Evlatlarımın ablası olarak sahip çıktım. Elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum. Her zaman da arkasındayız. Büyüklerimizden destek olmasını istiyorum" diye konuştu.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aç karnına kuru üzüm suyu içince ne olur? Bu etkisini henüz kimse bilmiyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/ac-karnina-kuru-uzum-suyu-icince-ne-olur-bu-etkisini-henuz-kimse-bilmiyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/ac-karnina-kuru-uzum-suyu-icince-ne-olur-bu-etkisini-henuz-kimse-bilmiyor</guid>
<description><![CDATA[ Günümüze nasıl başladığımız yaşam tarzımızı ve sağlığımızı büyük ölçüde etkiler. Güne kuru üzüm suyuyla başlamak alışılmadık gelebilir, ancak bu içecek sağlığımız için harikalar yaratabilir. Kuru üzümler temel besinlerle doludur ve onları bir gece suda bekletmek faydalarını artırır. Aç karnına kuru üzüm suyu içmek vücudun bu besinleri kolayca emmesini sağlar ve sabahın erken saatlerinde bize sağlık desteği sağlar.Kuru üzüm suyu karaciğerimizi nazikçe temizler. Toksinlerin atılmasına ve vücudumuzdaki tehlikeli bileşikleri parçalamaktan sorumlu olan karaciğer enzimlerimizin düzgün çalışmasına yardımcı olur.Büyük öğünler yiyorsanız veya alkol içiyorsanız, kuru üzüm suyu karaciğerin iyileşmesine yardımcı olabilir.Birisi sık sık şişkinlik hissediyorsa veya kabızlık çekiyorsa, kuru üzüm suyu gerçekten yardımcı olabilir. Kuru üzümler diyet lifi açısından zengindir ve bunları ıslatmak lifi daha sindirilebilir hale getirir. 2019&#039;da yapılan bir araştırmaya göre, günde iki porsiyon kuru üzüm yemek kolon fonksiyonunda faydalı değişikliklere neden oluyor gibi görünüyor. Kuru üzüm suyu içmek bağırsak hareketlerini artırır, mide rahatsızlığını azaltır ve genel bağırsak sağlığını destekler.Kuru üzüm suyu, kan basıncımızı düzenlemeye yardımcı olan potasyumdan oluşur. Ayrıca kötü kolesterol seviyelerini düşürerek atardamarlarımızı temiz ve kalplerimizi mutlu tutar.2013&#039;te yapılan bir araştırmaya göre, 12 hafta boyunca kuru üzüm alımı kan basıncında önemli bir düşüşe eşlik ediyor. Zamanla, bu içecek kalp hastalığı riskini azaltabilir ve rutininize küçük ama etkili bir ek olabilir.Bir kişi sürekli yorgun hissediyorsa, vücudunda demir eksikliği olabilir. Kuru üzüm doğal bir demir kaynağıdır ve ıslatıldığında emilimi artar. Sabahları kuru üzüm suyu içmek demir seviyenizi artırabilir, kansızlığı önleyebilir ve gün boyunca enerjinizi artırabilir.Birkaç kilo vermeye mi çalışıyorsunuz? Kuru üzüm suyu yardımcı olabilir! Kalorisi düşüktür ancak istekleri azaltan besinlerle doludur. Kuru üzümdeki doğal şekerler kan şekeri seviyenizi yükseltmeden enerji sağlar.
2017&#039;de yapılan bir çalışmada, kuru üzüm tüketen kişilerin tüketmeyenlere göre daha düşük kiloya, BMI&#039;ye ve bel çevresine sahip olduğu ve kuru üzüm alımının aşırı kilolu veya obez olma ve geniş bir bel çevresine sahip olma riskinin önemli ölçüde daha düşük olmasıyla ilişkili olduğu belirtilmiştir. Kuru üzüm suyu içmek ayrıca açlık sancılarını azaltabilir ve sağlıksız atıştırmalıklardan kaçınmanıza yardımcı olabilir.Kuru üzüm suyu, erken yaşlanma ve cilt hasarından sorumlu olan serbest radikallerle savaşan antioksidanlar açısından zengindir. Ayrıca sıkı ve genç bir cilt için kolajen üretimini destekleyen C ve E vitaminleri içerir. Bu besinler saçımızı güçlendirir, saç dökülmesini azaltır ve uzamasını destekler.Gününüze kuru üzüm suyuyla başlamak sağlığımızı önemli ölçüde iyileştirebilir.
Her gün içmek inanılmaz faydalar sağlayabilir, ancak herhangi bir tıbbi rahatsızlığınız varsa önce doktorunuza danışın.
Birkaç hafta daha deneyin ve enerjinizde, sindiriminizde ve genel sağlığınızda olumlu bir fark göreceksiniz. Bu makale sadece genel bilgi verme amacıyla yazılmıştır ve doktor tavsiyesi olarak ele alınmaması gerekir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sAaQ2psVMkO73bciWDrnRQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Aç, karnına, kuru, üzüm, suyu, içince, olur, etkisini, henüz, kimse, bilmiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sAaQ2psVMkO73bciWDrnRQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Aç karnına kuru üzüm suyu içince ne olur? Bu etkisini henüz kimse bilmiyor"><p>Günümüze nasıl başladığımız yaşam tarzımızı ve sağlığımızı büyük ölçüde etkiler. Güne kuru üzüm suyuyla başlamak alışılmadık gelebilir, ancak bu içecek sağlığımız için harikalar yaratabilir. Kuru üzümler temel besinlerle doludur ve onları bir gece suda bekletmek faydalarını artırır. Aç karnına kuru üzüm suyu içmek vücudun bu besinleri kolayca emmesini sağlar ve sabahın erken saatlerinde bize sağlık desteği sağlar.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QQjAtIpaF0yLDcdgm4FNEg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuru üzüm suyu karaciğerimizi nazikçe temizler. Toksinlerin atılmasına ve vücudumuzdaki tehlikeli bileşikleri parçalamaktan sorumlu olan karaciğer enzimlerimizin düzgün çalışmasına yardımcı olur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uHHPnQ3epkW_hYDko0rZyw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Büyük öğünler yiyorsanız veya alkol içiyorsanız, kuru üzüm suyu karaciğerin iyileşmesine yardımcı olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BL8TVCEBKUiwcmKWFJ0jkw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birisi sık sık şişkinlik hissediyorsa veya kabızlık çekiyorsa, kuru üzüm suyu gerçekten yardımcı olabilir. Kuru üzümler diyet lifi açısından zengindir ve bunları ıslatmak lifi daha sindirilebilir hale getirir. 2019'da yapılan bir araştırmaya göre, günde iki porsiyon kuru üzüm yemek kolon fonksiyonunda faydalı değişikliklere neden oluyor gibi görünüyor. Kuru üzüm suyu içmek bağırsak hareketlerini artırır, mide rahatsızlığını azaltır ve genel bağırsak sağlığını destekler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c9JO9Cyc6UK6N6GlPvC79g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuru üzüm suyu, kan basıncımızı düzenlemeye yardımcı olan potasyumdan oluşur. Ayrıca kötü kolesterol seviyelerini düşürerek atardamarlarımızı temiz ve kalplerimizi mutlu tutar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ajNYuwkP5k-Q1ynmNQpULA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2013'te yapılan bir araştırmaya göre, 12 hafta boyunca kuru üzüm alımı kan basıncında önemli bir düşüşe eşlik ediyor. Zamanla, bu içecek kalp hastalığı riskini azaltabilir ve rutininize küçük ama etkili bir ek olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Fe-ScwHLek-bq3bJIiwxug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir kişi sürekli yorgun hissediyorsa, vücudunda demir eksikliği olabilir. Kuru üzüm doğal bir demir kaynağıdır ve ıslatıldığında emilimi artar. Sabahları kuru üzüm suyu içmek demir seviyenizi artırabilir, kansızlığı önleyebilir ve gün boyunca enerjinizi artırabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J5bSmNdkh0K7otHDX5uLOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birkaç kilo vermeye mi çalışıyorsunuz? Kuru üzüm suyu yardımcı olabilir! Kalorisi düşüktür ancak istekleri azaltan besinlerle doludur. Kuru üzümdeki doğal şekerler kan şekeri seviyenizi yükseltmeden enerji sağlar.
2017'de yapılan bir çalışmada, kuru üzüm tüketen kişilerin tüketmeyenlere göre daha düşük kiloya, BMI'ye ve bel çevresine sahip olduğu ve kuru üzüm alımının aşırı kilolu veya obez olma ve geniş bir bel çevresine sahip olma riskinin önemli ölçüde daha düşük olmasıyla ilişkili olduğu belirtilmiştir. Kuru üzüm suyu içmek ayrıca açlık sancılarını azaltabilir ve sağlıksız atıştırmalıklardan kaçınmanıza yardımcı olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_QbeH4RY1kiGhC5JPG_pIw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuru üzüm suyu, erken yaşlanma ve cilt hasarından sorumlu olan serbest radikallerle savaşan antioksidanlar açısından zengindir. Ayrıca sıkı ve genç bir cilt için kolajen üretimini destekleyen C ve E vitaminleri içerir. Bu besinler saçımızı güçlendirir, saç dökülmesini azaltır ve uzamasını destekler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bxGaSm1bw0eAOAwPhZ4vdQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gününüze kuru üzüm suyuyla başlamak sağlığımızı önemli ölçüde iyileştirebilir.
Her gün içmek inanılmaz faydalar sağlayabilir, ancak herhangi bir tıbbi rahatsızlığınız varsa önce doktorunuza danışın.
Birkaç hafta daha deneyin ve enerjinizde, sindiriminizde ve genel sağlığınızda olumlu bir fark göreceksiniz. Bu makale sadece genel bilgi verme amacıyla yazılmıştır ve doktor tavsiyesi olarak ele alınmaması gerekir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Washington Post yazdı: Demans riskini 15 yöntemle azaltmak mümkün</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/washington-post-yazdi-demans-riskini-15-yoentemle-azaltmak-mumkun</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/washington-post-yazdi-demans-riskini-15-yoentemle-azaltmak-mumkun</guid>
<description><![CDATA[ Demans, zihinsel yeteneklerin ilerleyici bir şekilde azalması ile karakterize edilen bir durumdur. Genellikle hafıza kaybı, düşünme, problem çözme, dil kullanımı gibi bilişsel işlevlerde bozulma ile kendini gösterir ve günlük yaşam aktivitelerini etkileyebilir. Demans riskini azaltmak için sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarını benimsemeniz gerekir. Peki, demans riski nasıl azaltılır? Washington Post demansı önlemenin bilimsel yollarını yazdı.Demans genellikle beyin hücrelerinin zarar görmesi veya ölmesi sonucunda ortaya çıkar. Beyin hücrelerinin bu kaybı, beynin normal işlevlerini yerine getirmesini zorlaştırır. Demans, genellikle yavaş ilerler, ancak bazı türlerinde belirtiler aniden ortaya çıkabilir.Demans hastalığının bilinen bir tedavisi yok ve önlenemez. Ancak demans riskini ortadan kaldırmak mümkün.Pittsburgh Üniversitesi&#039;nin geriatrik tıp bölümünde doçent olan Christine E. Kistler, Washinton Post&#039;a yaptığı açıklamada &quot;Genel olarak sağlık için iyi olduğunu bildiğimiz şeylerin hepsi demansı önlemek için de iyidir. Hangi yaşta olursanız olun sigarayı bırakmak sizin için iyidir. Herhangi bir yaşta egzersize başlamak sizin için iyidir. Beynimizi çalışır halde tutmamız gerekir ve bu da beynimizin sağlıklı kalmasına yardımcı olur&quot; dedi.1- AKDENİZ TİPİ BESLENMEBitki bazlı gıdalara ağırlık verin. Araştırmalar, yüksek oranda sebze tüketiminin yaşa bağlı bilişsel gerileme oranını yavaşlatabileceğini gösteriyor. Başka bir çalışma, düzenli egzersiz, daha az stres ve sosyalleşmeyle birlikte bitki temelli gıda tüketiminin; hafif bilişsel bozukluk ve erken Alzheimer hastalığı semptomlarını iyileştirebileceğini buldu.VA Boston Healthcare System&#039;de bilişsel ve davranışsal nöroloji şefi olan Andrew Budson, “Akdeniz tipi beslenme ve haftada beş gün en az 30 dakika düzenli aerobik egzersiz yapmak kesinlikle önemlidir. Diyet ve egzersiz, insanların sağlıklı vücut ağırlığını korumalarına yardımcı olacaktır&quot; dedi.Araştırmalar aşırı kilolu olmanın demans için bir risk faktörü olduğunu gösteriyor. UTHealth Houston&#039;da nöroloji profesörü olan Paul Schulz, “Hastalarıma dondurma, patates kızartması ve domuz pastırmasını bırakmalarını söylüyorum&quot; dedi.Egzersiz, kilo kontrolünün yanı sıra demans başta olmak üzere kalp hatalığı ve diğer sağlık sorunlarını azaltır. Schulz, &quot;Yaşlı hastalarımız genellikle yoğun aktivite yapamazlar, ancak yürümek bile Alzheimer hastalığı riskini azaltmada etkilidir&quot; dedi.Yapılan araştırmalardan elde edilen kanıtlar, rutin aşıları yaptırmanın Alzheimer ve diğer demans türlerini önlemeye yardımcı olabileceğini gösteriyor. Zona ve grip aşıları üzerine yapılan çalışmalar, aşılanmış kişilerde riskin azaldığını ortaya koydu. Uzmanlar, kesin olmamakla birlikte, yaşlılarda zonaya neden olan herpes virüsü gibi bulaşıcı ajanların hastalıkta bir rol oynadığını ve buna karşı korunmanın yardımcı olabileceğini düşünüyorlar.Bir başka teori de aşıların bağışıklık sisteminin Alzheimer hastalarında yüksek seviyelerde bulunan amiloid plağa karşı tepkisini azalttığı yönünde. Bu mantığa aykırı gelebilir, ancak bağışıklık sistemi amiloid plağa saldırdığında, kronik beyin iltihabı ve hücre ölümü olasılığını da artırır.Multivitaminlerin bilişsel faydalarını inceleyen çalışmalara göre günlük bir multivitamin 60 yaş ve üzeri kişilerde hafıza kaybını yaklaşık iki yıl yavaşlatabilir.Araştırmalar, hava kirliliğine maruz kalmanın demans riskini artırdığını, temiz hava kalitesinin ise riski düşürdüğünü gösteriyor.Yaşlı insanlar düştüklerinde genellikle başlarını çarparlar. Araştırmalar, orta dereceli bir yaralanmanın bile (gençken olsa dahi) yaşlandığınızda bunama gelişme riskini artırabileceğini gösteriyor. Schulz, &quot;Her müşterime bisiklete binerken ya da kayak yaparken kask takmalarını söylüyorum. Aynı şey futbol ve basketbol için de geçerli&quot; dedi.Kulaklarınızı işitme kaybından koruyun. Yüksek seslerden korunmak için kulak tıkacı veya ses engelleyici kulaklık kullanın. Eğer varsa işitme cihazı kullanın. İhtiyacınız varsa alın. İşitme kaybı olanlar sosyalleşmekten uzak durabilir ve bu da demans riskini artırabilir.Araştırmalar, sosyal bağlarını sürdüren kişilerin bunamaya yakalanma olasılığının, yalnız yaşayanlara kıyasla daha düşük olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, pandemi sırasında uygulanan zorunlu izolasyonun riske katkıda bulunmuş olabileceğini düşünüyor.Bir çalışma, yalnız olmaktan ziyade kendini yalnız hisseden yaşlıların demans riskinin daha yüksek olabileceğini buldu. Halihazırda sahip olduğunuz sosyal bağlantıları besleyerek, benzer düşünen insanlar bularak ve bilişsel davranışçı terapiyi deneyerek yalnızlık duygularına karşı koymayı hedefleyebilirsiniz.Hipertansiyon kalbe, kan damarları ile beyne zarar verebilir ve inme tehlikesini artırır. İnme geçirmek beyne giden kan akışını bozarak vasküler demans riskini artırır. Yüksek kan şekeri diyabete yol açar ve bu da kalp hastalığı, felç ve bilişsel bozukluk riskini artırabilir. Schulz, kolesterolünüzü düşürmenin demans riskini azaltabileceğini söyledi.Araştırmalar, uykusuzluğun A ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c-qhix9VzUyx11nsuE1Ntg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Washington, Post, yazdı:, Demans, riskini, yöntemle, azaltmak, mümkün</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c-qhix9VzUyx11nsuE1Ntg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Washington Post yazdı: Demans riskini 15 yöntemle azaltmak mümkün"><p>Demans, zihinsel yeteneklerin ilerleyici bir şekilde azalması ile karakterize edilen bir durumdur. Genellikle hafıza kaybı, düşünme, problem çözme, dil kullanımı gibi bilişsel işlevlerde bozulma ile kendini gösterir ve günlük yaşam aktivitelerini etkileyebilir. Demans riskini azaltmak için sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarını benimsemeniz gerekir. Peki, demans riski nasıl azaltılır? Washington Post demansı önlemenin bilimsel yollarını yazdı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DTxqevUtPEyItoBYeS0GYQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demans genellikle beyin hücrelerinin zarar görmesi veya ölmesi sonucunda ortaya çıkar. Beyin hücrelerinin bu kaybı, beynin normal işlevlerini yerine getirmesini zorlaştırır. Demans, genellikle yavaş ilerler, ancak bazı türlerinde belirtiler aniden ortaya çıkabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QG-Um56vxUOX0WozwhSkvw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demans hastalığının bilinen bir tedavisi yok ve önlenemez. Ancak demans riskini ortadan kaldırmak mümkün.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cWyCQkWbzk2EvIGp2wrnWA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pittsburgh Üniversitesi'nin geriatrik tıp bölümünde doçent olan Christine E. Kistler, Washinton Post'a yaptığı açıklamada "Genel olarak sağlık için iyi olduğunu bildiğimiz şeylerin hepsi demansı önlemek için de iyidir. Hangi yaşta olursanız olun sigarayı bırakmak sizin için iyidir. Herhangi bir yaşta egzersize başlamak sizin için iyidir. Beynimizi çalışır halde tutmamız gerekir ve bu da beynimizin sağlıklı kalmasına yardımcı olur" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OMf3ldLBiEuO8eSsqyz94A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>1- AKDENİZ TİPİ BESLENMEBitki bazlı gıdalara ağırlık verin. Araştırmalar, yüksek oranda sebze tüketiminin yaşa bağlı bilişsel gerileme oranını yavaşlatabileceğini gösteriyor. Başka bir çalışma, düzenli egzersiz, daha az stres ve sosyalleşmeyle birlikte bitki temelli gıda tüketiminin; hafif bilişsel bozukluk ve erken Alzheimer hastalığı semptomlarını iyileştirebileceğini buldu.VA Boston Healthcare System'de bilişsel ve davranışsal nöroloji şefi olan Andrew Budson, “Akdeniz tipi beslenme ve haftada beş gün en az 30 dakika düzenli aerobik egzersiz yapmak kesinlikle önemlidir. Diyet ve egzersiz, insanların sağlıklı vücut ağırlığını korumalarına yardımcı olacaktır" dedi.Araştırmalar aşırı kilolu olmanın demans için bir risk faktörü olduğunu gösteriyor. UTHealth Houston'da nöroloji profesörü olan Paul Schulz, “Hastalarıma dondurma, patates kızartması ve domuz pastırmasını bırakmalarını söylüyorum" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BpubmPMLUEqIUFyU8XEmrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Egzersiz, kilo kontrolünün yanı sıra demans başta olmak üzere kalp hatalığı ve diğer sağlık sorunlarını azaltır. Schulz, "Yaşlı hastalarımız genellikle yoğun aktivite yapamazlar, ancak yürümek bile Alzheimer hastalığı riskini azaltmada etkilidir" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_FZemEOXeE-bs896kSP9_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yapılan araştırmalardan elde edilen kanıtlar, rutin aşıları yaptırmanın Alzheimer ve diğer demans türlerini önlemeye yardımcı olabileceğini gösteriyor. Zona ve grip aşıları üzerine yapılan çalışmalar, aşılanmış kişilerde riskin azaldığını ortaya koydu. Uzmanlar, kesin olmamakla birlikte, yaşlılarda zonaya neden olan herpes virüsü gibi bulaşıcı ajanların hastalıkta bir rol oynadığını ve buna karşı korunmanın yardımcı olabileceğini düşünüyorlar.Bir başka teori de aşıların bağışıklık sisteminin Alzheimer hastalarında yüksek seviyelerde bulunan amiloid plağa karşı tepkisini azalttığı yönünde. Bu mantığa aykırı gelebilir, ancak bağışıklık sistemi amiloid plağa saldırdığında, kronik beyin iltihabı ve hücre ölümü olasılığını da artırır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/x8GuR4GaV02rOEJ5edmQBg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Multivitaminlerin bilişsel faydalarını inceleyen çalışmalara göre günlük bir multivitamin 60 yaş ve üzeri kişilerde hafıza kaybını yaklaşık iki yıl yavaşlatabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zFGwBo5wkkGMF-A0kE_SzA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmalar, hava kirliliğine maruz kalmanın demans riskini artırdığını, temiz hava kalitesinin ise riski düşürdüğünü gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JeyBSQiZwUGh97KqoimqFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yaşlı insanlar düştüklerinde genellikle başlarını çarparlar. Araştırmalar, orta dereceli bir yaralanmanın bile (gençken olsa dahi) yaşlandığınızda bunama gelişme riskini artırabileceğini gösteriyor. Schulz, "Her müşterime bisiklete binerken ya da kayak yaparken kask takmalarını söylüyorum. Aynı şey futbol ve basketbol için de geçerli" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cd8_IMOu_EKY_a2qhh9EwQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kulaklarınızı işitme kaybından koruyun. Yüksek seslerden korunmak için kulak tıkacı veya ses engelleyici kulaklık kullanın. Eğer varsa işitme cihazı kullanın. İhtiyacınız varsa alın. İşitme kaybı olanlar sosyalleşmekten uzak durabilir ve bu da demans riskini artırabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OMFUXE_k40uG48dI0LqA6g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmalar, sosyal bağlarını sürdüren kişilerin bunamaya yakalanma olasılığının, yalnız yaşayanlara kıyasla daha düşük olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, pandemi sırasında uygulanan zorunlu izolasyonun riske katkıda bulunmuş olabileceğini düşünüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8ur-GLIJFECSBv3gK0J_dg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir çalışma, yalnız olmaktan ziyade kendini yalnız hisseden yaşlıların demans riskinin daha yüksek olabileceğini buldu. Halihazırda sahip olduğunuz sosyal bağlantıları besleyerek, benzer düşünen insanlar bularak ve bilişsel davranışçı terapiyi deneyerek yalnızlık duygularına karşı koymayı hedefleyebilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AWsqOwxnj0SrgHvRXfZQYQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hipertansiyon kalbe, kan damarları ile beyne zarar verebilir ve inme tehlikesini artırır. İnme geçirmek beyne giden kan akışını bozarak vasküler demans riskini artırır. Yüksek kan şekeri diyabete yol açar ve bu da kalp hastalığı, felç ve bilişsel bozukluk riskini artırabilir. Schulz, kolesterolünüzü düşürmenin demans riskini azaltabileceğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rKBkX9sePkW_ZiTGCXdC1g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmalar, uykusuzluğun Alzheimer hastalığına yakalanma riskinin artmasıyla ilişkili olduğunu gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/85LLd8o5jkKMpfgKnI4tLQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Alkol, bunama riskini artıran diyabet, hipertansiyon, felç ve hafıza zayıflığı gibi sağlık bozukluklarını daha da kötüleştirebilir. Ayrıca çok fazla içki içmek düşme, araba kazası ve travmatik beyin yaralanmalarıyla sonuçlanabilecek diğer kazalar ve karaciğer hastalığı tehlikesini de artırır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VCn8dIJcBkGNQBs2glF4BA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sigara içmek, kalp hastalığı ve felç de dahil olmak üzere demans riskini artıran çok sayıda ciddi sağlık sorunuyla bağlantılıdır. Schulz, "Sigara içmenin kan akışını azaltmak da dahil olmak üzere çeşitli etkileri olabilir" dedi. Uzmanlar, sigara içmenin bunama riskiyle bağlantılı olduğuna dair sağlam kanıtlar olduğunu söylüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/smKh_1yGD0yIrSnmXkofTA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kistler, uyku ilaçlarını bunama riskiyle ilişkilendiren bazı kanıtlar olduğunu, ancak kesinliğine dair bir çalışma olmadığını söyledi. Kistler "Yine de, bu ilaçların bunama riskine yol açabileceğine dair çok fazla biyolojik neden var" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3u3cbEwf-kOOlTt9OY-z-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Beyninizi meşgul edecek aktiviteler yardımcı olabilir. Okuyun, yazın ve masa oyunları oynayın. Araştırmalar bu tür uğraşların büyük bir fark yarattığını gösteriyor. Schulz, "Artık beyni bir kas gibi düşünüyorum, yani onu çalıştırmazsak daha az performans gösteriyor" dedi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kalp Yorgunluğu: Kalbinizin dinlenmeye ihtiyacı olduğunu gösteren önemli işaretler</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/kalp-yorgunlugu-kalbinizin-dinlenmeye-ihtiyaci-oldugunu-goesteren-oenemli-isaretler</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/kalp-yorgunlugu-kalbinizin-dinlenmeye-ihtiyaci-oldugunu-goesteren-oenemli-isaretler</guid>
<description><![CDATA[ Genellikle kalp krizinden sonra yaşanan kalp yorgunluğu, nefes darlığı, göğüs rahatsızlığı ve sürekli yorgunluk gibi semptomlarla ilişkilendirilir. Aşırı efor, stres veya altta yatan kalp hastalığı ile daha da kötüleşebilir. Şiddetli semptomlar kalp yetmezliğine işaret edebilir ve acil tıbbi konsültasyon ve yaşam tarzı değişiklikleri gerektirebilir.İnsanların kalp krizinden sonra bildirdiği en yaygın semptomlardan biri akut yorgunluktur. Kalp hastalığından önce bitkin olanlara göre, sorun iyileşme sırasında çok daha büyüktür.Bazı insanlar birkaç hafta boyunca yorgunluk yaşarken, diğerleri buna bir yıl veya daha fazla dayanır. Kalp yorgunluğu, kardiyak yorgunluk veya kalp gerginliği olarak da bilinir ve aşırı efor, stres veya altta yatan kalp hastalığı gibi çeşitli durumlardan kaynaklanabilir.”İşte bazı yaygın belirti ve semptomlar:FİZİKSEL BELİRTİLER1.Nefes Darlığı: Özellikle fiziksel aktivite sırasında veya uzanırken nefes almada zorluk. 2. Göğüs Rahatsızlığı: Hafif göğüs ağrısı, sıkışma veya baskı, kalp krizi kadar şiddetli olmayabilir.3. Yorgunluk: Dinlenmeyle düzelmeyen sürekli yorgunluk veya enerji eksikliği.4. Şişlik (Ödem): Özellikle bacaklarda, ayak bileklerinde veya ayaklarda sıvı tutulması.5. Hızlı veya Düzensiz Kalp Atışı: Çarpıntı, çırpınma veya atlama.6. Baş Dönmesi veya Sersemlik: Özellikle ayağa kalkıldığında baygınlık hissi.7. Soğuk Terlemeler: Genellikle fiziksel veya duygusal stresle ilişkili olan açıklanamayan terleme.8. Azalmış Egzersiz Toleransı: Aşırı yorgun hissetmeden olağan aktiviteleri gerçekleştirmede zorluk.9. Uyuma Zorluğu: Geceleri nefes darlığıyla uyanma veya yastıklara yaslanarak uyuma ihtiyacı. Kalp yetmezliği veya ciddi sorunların uyarı işaretleri:Kalp yorgunluğu ilerlerse veya altta yatan bir rahatsızlıktan kaynaklanıyorsa, daha ciddi semptomlara yol açabilir:

Birkaç dakikadan uzun süren kalıcı göğüs ağrısı.
Bayılma veya bilinç kaybı.
Mavimsi cilt (siyanoz) veya soğuk ekstremiteler.
Sıvı tutulması nedeniyle açıklanamayan kilo alımı.Bu semptomlardan herhangi birini, özellikle şiddetli veya kalıcı olanları yaşarsanız, hemen bir sağlık uzmanına danışın.
Nedeni belirleyebilir ve uygun tedaviyi önerebilirler. Yaşam tarzı değişiklikleri, uygun dinlenme ve stresi yönetmek de kalp yorgunluğunu azaltmaya yardımcı olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pB7EvaJJBUagzsR_hlJLHA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kalp, Yorgunluğu:, Kalbinizin, dinlenmeye, ihtiyacı, olduğunu, gösteren, önemli, işaretler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pB7EvaJJBUagzsR_hlJLHA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kalp Yorgunluğu: Kalbinizin dinlenmeye ihtiyacı olduğunu gösteren önemli işaretler"><p>Genellikle kalp krizinden sonra yaşanan kalp yorgunluğu, nefes darlığı, göğüs rahatsızlığı ve sürekli yorgunluk gibi semptomlarla ilişkilendirilir. Aşırı efor, stres veya altta yatan kalp hastalığı ile daha da kötüleşebilir. Şiddetli semptomlar kalp yetmezliğine işaret edebilir ve acil tıbbi konsültasyon ve yaşam tarzı değişiklikleri gerektirebilir.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/flZX62SYxEindoN9zQKocg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İnsanların kalp krizinden sonra bildirdiği en yaygın semptomlardan biri akut yorgunluktur. Kalp hastalığından önce bitkin olanlara göre, sorun iyileşme sırasında çok daha büyüktür.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/69YUIt2mYkW53XDObCRmMg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bazı insanlar birkaç hafta boyunca yorgunluk yaşarken, diğerleri buna bir yıl veya daha fazla dayanır. Kalp yorgunluğu, kardiyak yorgunluk veya kalp gerginliği olarak da bilinir ve aşırı efor, stres veya altta yatan kalp hastalığı gibi çeşitli durumlardan kaynaklanabilir.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cr92v0x_SUOKOeayInShwA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İşte bazı yaygın belirti ve semptomlar:FİZİKSEL BELİRTİLER1.Nefes Darlığı: Özellikle fiziksel aktivite sırasında veya uzanırken nefes almada zorluk. 2. Göğüs Rahatsızlığı: Hafif göğüs ağrısı, sıkışma veya baskı, kalp krizi kadar şiddetli olmayabilir.3. Yorgunluk: Dinlenmeyle düzelmeyen sürekli yorgunluk veya enerji eksikliği.4. Şişlik (Ödem): Özellikle bacaklarda, ayak bileklerinde veya ayaklarda sıvı tutulması.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7snKA4kshUyTXBsWdulUzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>5. Hızlı veya Düzensiz Kalp Atışı: Çarpıntı, çırpınma veya atlama.6. Baş Dönmesi veya Sersemlik: Özellikle ayağa kalkıldığında baygınlık hissi.7. Soğuk Terlemeler: Genellikle fiziksel veya duygusal stresle ilişkili olan açıklanamayan terleme.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yCIourjeIUqzoDepV8A_bA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>8. Azalmış Egzersiz Toleransı: Aşırı yorgun hissetmeden olağan aktiviteleri gerçekleştirmede zorluk.9. Uyuma Zorluğu: Geceleri nefes darlığıyla uyanma veya yastıklara yaslanarak uyuma ihtiyacı. Kalp yetmezliği veya ciddi sorunların uyarı işaretleri:</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dHduL_MQoEK3vUL2XIV-xA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kalp yorgunluğu ilerlerse veya altta yatan bir rahatsızlıktan kaynaklanıyorsa, daha ciddi semptomlara yol açabilir:

Birkaç dakikadan uzun süren kalıcı göğüs ağrısı.
Bayılma veya bilinç kaybı.
Mavimsi cilt (siyanoz) veya soğuk ekstremiteler.
Sıvı tutulması nedeniyle açıklanamayan kilo alımı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QfmznIJhBEuMslrnjsO1sw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu semptomlardan herhangi birini, özellikle şiddetli veya kalıcı olanları yaşarsanız, hemen bir sağlık uzmanına danışın.
Nedeni belirleyebilir ve uygun tedaviyi önerebilirler. Yaşam tarzı değişiklikleri, uygun dinlenme ve stresi yönetmek de kalp yorgunluğunu azaltmaya yardımcı olabilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Böbrek taşları kansere yol açabilir mi? 4 belirtiyle &amp;quot;geliyorum&amp;quot; diyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/boebrek-taslari-kansere-yol-acabilir-mi-4-belirtiyle-geliyorum-diyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/boebrek-taslari-kansere-yol-acabilir-mi-4-belirtiyle-geliyorum-diyor</guid>
<description><![CDATA[ Böbrek taşları her yıl milyonlarca kişiyi etkiler ve ihmal edilirse kanser riskini artırabilir. Uzun süredir var olan taşlar idrar yollarını tahriş ederek kötü huylu tümöre yol açabilir. Belirtileri arasında karın ağrısı ve idrarda kan bulunur. Hemen tedavi, sıvı alımı ve diyet değişiklikleri şarttır. Peki, böbrek taşları kansere yol açabilir mi, belirtileri neler?Böbrek taşları her yıl milyonlarca kişiyi etkileyen yaygın bir sorundur. Bunlar karın ağrısı, mide bulantısı, idrar yapmada zorluk ve idrarda kana neden olabilir.Ancak kanser gibi daha tehlikeli bir şeye yol açabilirler mi? Böbrek taşları doğrudan kansere neden olmasa da uzun süredir ihmal edilen taşları olan kişilerde taşlarla ilişkili kanser bir gerçektir.Böbrek taşları, özellikle sık sık tekrarlarsa, zamanla idrar yollarında tahrişe ve hasara neden olabilir.Bu sürekli tahriş kanser riskini artırabilir. Bu, kesin tedavi için en erken zamanda bir üroloğa danışmanın önemini vurgular. Kanserden ne zaman şüphelenilmelidir. Uzun süredir var olan taşlarda, kilo kaybıyla ilişkili idrarda kan, malignite açısından bir endişe kaynağıdır.Uzun süredir var olan taşlar.
Hipertansiyon, obezite, kronik böbrek hastalığı gibi ilişkili durumlar.
Ailede böbrek kanseri öyküsü.
Tekrarlayan enfeksiyonlara yol açan ihmal edilmiş taşlar.
Taşlar için tedavi seçenekleri, hızlı iyileşme süresi olan, iz bırakmayan, endoskopik prosedürler olan lazer litotripsi kullanımıdır.1. Taşların derhal tedavi edilmesi, taşlarla ilişkili kanser riskini azaltmaya yardımcı olur.
2. Susuz kalmayın: Bol su içmek, idrarda taşlara neden olan maddeleri seyreltmeye yardımcı olur. Günde en az 8-10 bardak içmeyi hedefleyin.
3. Diyetinize dikkat edin: Aşırı tuzdan, şekerli içeceklerden ve oksalat açısından zengin yiyeceklerden (ıspanak, Colocasia gibi) kaçının. Portakal, limon, at mercimeği, acı kavun, muz ekleyin.4. Altta yatan rahatsızlıkları ele alın: Diyabet, kronik böbrek hastalığı, obezite veya yüksek tansiyon gibi rahatsızlıklarınız varsa, bunları yönetmek hem taş hem de kanser riskini azaltabilir.Böbrek taşı semptomlarının farkında olmak alt sırtta veya yanda keskin ağrı, idrarda kan veya sık idrara çıkma gibi  çok önemlidir.Bunları yaşarsanız, derhal bir üroloğa danışın. Erken teşhis ve uygun tedavi, uzun vadeli hasarı önleyebilir ve kanser dahil ilişkili rahatsızlıkların risklerini azaltabilir.Sonuç olarak, böbrek taşları doğrudan kanser nedeni olmasa da, göz ardı edilmemelidir.Riskleri anlayarak ve en kısa sürede bunun için bir üroloji konsültasyonu arayarak sağlığınızı ve refahınızı koruyabilirsiniz. Bilgili kalın, sağlıklı kalın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QTRtdr9N_kuJSLJ6qZcTig.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Böbrek, taşları, kansere, yol, açabilir, mi, belirtiyle, geliyorum, diyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QTRtdr9N_kuJSLJ6qZcTig.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Böbrek taşları kansere yol açabilir mi? 4 belirtiyle " geliyorum diyor><p>Böbrek taşları her yıl milyonlarca kişiyi etkiler ve ihmal edilirse kanser riskini artırabilir. Uzun süredir var olan taşlar idrar yollarını tahriş ederek kötü huylu tümöre yol açabilir. Belirtileri arasında karın ağrısı ve idrarda kan bulunur. Hemen tedavi, sıvı alımı ve diyet değişiklikleri şarttır. Peki, böbrek taşları kansere yol açabilir mi, belirtileri neler?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mkHppVpmiUqnUOXr8NU9RA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Böbrek taşları her yıl milyonlarca kişiyi etkileyen yaygın bir sorundur. Bunlar karın ağrısı, mide bulantısı, idrar yapmada zorluk ve idrarda kana neden olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PHzzbzFnokK8tF2UkFAJ6w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak kanser gibi daha tehlikeli bir şeye yol açabilirler mi? Böbrek taşları doğrudan kansere neden olmasa da uzun süredir ihmal edilen taşları olan kişilerde taşlarla ilişkili kanser bir gerçektir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fw4-PPzx50eyGmeCt29A4g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Böbrek taşları, özellikle sık sık tekrarlarsa, zamanla idrar yollarında tahrişe ve hasara neden olabilir.Bu sürekli tahriş kanser riskini artırabilir. Bu, kesin tedavi için en erken zamanda bir üroloğa danışmanın önemini vurgular. Kanserden ne zaman şüphelenilmelidir. Uzun süredir var olan taşlarda, kilo kaybıyla ilişkili idrarda kan, malignite açısından bir endişe kaynağıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0D4OXhonj0S3CbAZPdctPQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzun süredir var olan taşlar.
Hipertansiyon, obezite, kronik böbrek hastalığı gibi ilişkili durumlar.
Ailede böbrek kanseri öyküsü.
Tekrarlayan enfeksiyonlara yol açan ihmal edilmiş taşlar.
Taşlar için tedavi seçenekleri, hızlı iyileşme süresi olan, iz bırakmayan, endoskopik prosedürler olan lazer litotripsi kullanımıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EojBpWDRI029Z-N4Af34_Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>1. Taşların derhal tedavi edilmesi, taşlarla ilişkili kanser riskini azaltmaya yardımcı olur.
2. Susuz kalmayın: Bol su içmek, idrarda taşlara neden olan maddeleri seyreltmeye yardımcı olur. Günde en az 8-10 bardak içmeyi hedefleyin.
3. Diyetinize dikkat edin: Aşırı tuzdan, şekerli içeceklerden ve oksalat açısından zengin yiyeceklerden (ıspanak, Colocasia gibi) kaçının. Portakal, limon, at mercimeği, acı kavun, muz ekleyin.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7bbuBAALK0CQpj4X1Ba43w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>4. Altta yatan rahatsızlıkları ele alın: Diyabet, kronik böbrek hastalığı, obezite veya yüksek tansiyon gibi rahatsızlıklarınız varsa, bunları yönetmek hem taş hem de kanser riskini azaltabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C29S4BRUBUe8oP2DI9G5Sg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Böbrek taşı semptomlarının farkında olmak alt sırtta veya yanda keskin ağrı, idrarda kan veya sık idrara çıkma gibi  çok önemlidir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xtKuYqnJ40mMJW35OciRgA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bunları yaşarsanız, derhal bir üroloğa danışın. Erken teşhis ve uygun tedavi, uzun vadeli hasarı önleyebilir ve kanser dahil ilişkili rahatsızlıkların risklerini azaltabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qgYugWO6uU2FXvaI1D6ouQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sonuç olarak, böbrek taşları doğrudan kanser nedeni olmasa da, göz ardı edilmemelidir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/03AQE3Q5YkO3wK1QD5o8xQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Riskleri anlayarak ve en kısa sürede bunun için bir üroloji konsültasyonu arayarak sağlığınızı ve refahınızı koruyabilirsiniz. Bilgili kalın, sağlıklı kalın.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zeki bir insan olmanın 10 dezavantajı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/zeki-bir-insan-olmanin-10-dezavantaji</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/zeki-bir-insan-olmanin-10-dezavantaji</guid>
<description><![CDATA[ Son yapılan araştırmalarda, yüksek zekanın her zaman doğuştan gelmediği ve çevresel faktörlerin de bu durumda etkili olduğu ortaya çıktı. Uzmanlar, yüksek zekanın başarı ve mutluluk getirdiği konusunda büyük bir yanılgı olduğunu ve zeki insanların genellikle depresyon, anksiyete gibi ruh sağlığı sorunlarıyla baş etmek zorunda kaldığını açıkladı.Zeki insanlar, günlük hayatın akışına kapılmak yerine, daha önemli ve derin konular üzerinde düşünürler. Bu düşünceler, kişiyi depresyona meyilli hale getirebilir.Zeki insanlar, kendi zekalarının farkındadırlar. Bu nedenle ne yaparlarsa yapsınlar, gerçek potansiyellerini gerçekleştiremediklerini düşünürler. Çevrelerinin bu konuda onlara karşı büyük beklentiler taşıması da, omuzlarına ekstra yük bindirir.Zeki bireylerin hayatından yalnızlık, öfke ve depresyon gibi duygular eksik olmaz. Ünlü yazar Ernest Hemingway, bu durumu &quot;Zeki insanların mutlu olduğuna pek rastlanmaz&quot; sözleriyle özetlemiştir.Zeki insanlar, sürekli endişe halindedirler ve bu konuda sosyal çevreleri tarafından yeterince anlaşılmazlar. Bu durum, yalnız ve köşeye sıkışmış hissetmelerine yol açabilir.Kanadalı bilim insanlarının yaptığı bir araştırmada, IQ seviyesi yüksek öğrencilerin kaygı düzeylerinin daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştı.Zeki insanlar, birçok kişinin kendi duygu ve düşüncelerine kayıtsız kalmasından şikayet ederler. Onları gerçekten anlayan insanlara denk geldiklerinde ise hızlı bir yakınlık kurmaları olasıdır. Ancak bu davranışları nedeniyle sık sık hayal kırıklığına uğrarlar.Zeki insanlar, genellikle kendilerinden daha az zeki olan kişilerin mutlu bir hayat yaşadığını düşünerek, onların kaygısız yaşamına özenirler.Zeki bireylerde en sık görülen özelliklerden birisi de tembelliktir. Bir şeyler için çaba harcamaya mecalleri yoktur, bunu deneseler de çoğunlukla kafalarının içindeki kaygılı sesi susturamazlar, bu da motivasyonlarının düşmesine neden olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_3BqkfN1OEGZuVBDUNQvnw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zeki, bir, insan, olmanın, dezavantajı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_3BqkfN1OEGZuVBDUNQvnw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zeki bir insan olmanın 10 dezavantajı"><p>Son yapılan araştırmalarda, yüksek zekanın her zaman doğuştan gelmediği ve çevresel faktörlerin de bu durumda etkili olduğu ortaya çıktı. Uzmanlar, yüksek zekanın başarı ve mutluluk getirdiği konusunda büyük bir yanılgı olduğunu ve zeki insanların genellikle depresyon, anksiyete gibi ruh sağlığı sorunlarıyla baş etmek zorunda kaldığını açıkladı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/grdd78-zvUWqBMZzJayVHA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zeki insanlar, günlük hayatın akışına kapılmak yerine, daha önemli ve derin konular üzerinde düşünürler. Bu düşünceler, kişiyi depresyona meyilli hale getirebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BClLKQAIf02ThDJ9hj9dKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zeki insanlar, kendi zekalarının farkındadırlar. Bu nedenle ne yaparlarsa yapsınlar, gerçek potansiyellerini gerçekleştiremediklerini düşünürler. Çevrelerinin bu konuda onlara karşı büyük beklentiler taşıması da, omuzlarına ekstra yük bindirir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OpoKofyjzE6FrDCe-buHew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zeki bireylerin hayatından yalnızlık, öfke ve depresyon gibi duygular eksik olmaz. Ünlü yazar Ernest Hemingway, bu durumu "Zeki insanların mutlu olduğuna pek rastlanmaz" sözleriyle özetlemiştir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hvDWfpIJZUCpiY5RgMgAOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zeki insanlar, sürekli endişe halindedirler ve bu konuda sosyal çevreleri tarafından yeterince anlaşılmazlar. Bu durum, yalnız ve köşeye sıkışmış hissetmelerine yol açabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rQiAhlFMLEOjaet5FOg9-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kanadalı bilim insanlarının yaptığı bir araştırmada, IQ seviyesi yüksek öğrencilerin kaygı düzeylerinin daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xrr5PH94XU-Tt5_Oy0ucEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zeki insanlar, birçok kişinin kendi duygu ve düşüncelerine kayıtsız kalmasından şikayet ederler. Onları gerçekten anlayan insanlara denk geldiklerinde ise hızlı bir yakınlık kurmaları olasıdır. Ancak bu davranışları nedeniyle sık sık hayal kırıklığına uğrarlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lO7DCasZhEGc2UkmB9RRqA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zeki insanlar, genellikle kendilerinden daha az zeki olan kişilerin mutlu bir hayat yaşadığını düşünerek, onların kaygısız yaşamına özenirler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R8dz32CnS0WmqHTZqJC9DQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zeki bireylerde en sık görülen özelliklerden birisi de tembelliktir. Bir şeyler için çaba harcamaya mecalleri yoktur, bunu deneseler de çoğunlukla kafalarının içindeki kaygılı sesi susturamazlar, bu da motivasyonlarının düşmesine neden olabilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sivilceleriniz sağlığınız hakkında ne söylüyor? Meğer sadece bir cilt problemi değilmiş</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/sivilceleriniz-sagliginiz-hakkinda-ne-soeyluyor-meger-sadece-bir-cilt-problemi-degilmis</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/sivilceleriniz-sagliginiz-hakkinda-ne-soeyluyor-meger-sadece-bir-cilt-problemi-degilmis</guid>
<description><![CDATA[ Vücudunuzun herhangi bir bölgesinde çıkan sivilceyi basit bir cilt problemi olarak yorumlayabilirsiniz. Ancak sivilceler bazı ciddi hastalıkların da habercisi olabilir. Sivilceleriniz sağlığınız hakkında ne söylüyor?Sivilce bir cilt sorunundan daha fazlasıdır; bazı ciddi sağlık sorunlarını ifade eder. Sivilcelerin yüz veya vücuttaki yerinin solunum sorunları, hormonal dengesizlikler, sindirim sorunları ve diğer sağlık sorunlarını nasıl gösterebileceğini vurgulamaktadır. Uygun cilt sağlığı, diyet, yaşam tarzı ve profesyonel tavsiyeleri dikkate alan bütünsel bir yaklaşımı içerir.İnsanlar genellikle sivilceyi sadece bir cilt sorunu olarak düşünür; ancak gerçekte sivilce, bir insan vücudunun içinde neler olup bittiğine dair en belirgin ipucudur. Sivilce, yaygın olarak yalnızca bir cilt sorunu olarak görülen sorundur; ancak, vücudumuzun bize bir şeyler anlatmaya çalıştığının sonucu ve işaretidir. Çeşitli cilt sivilceleri ve bunların yüz veya vücutta nerede bulunduğu, kişiyi sağlık sorunları hakkında bilgili hale getirir.Sivilce haritası çizimleri fikri, farklı sivilcelerin yerlerini ve türlerini görüntülemede tamamen farklı bir yaklaşım gösterir.Sivilce sadece tıkalı bir gözenek veya bakteri ile ilgili değildir; genellikle bir kişinin genel sisteminde neler olup bittiğine dair iyi bir kanıttır. Ciltteki örtülü veya çok kaba olan işaret en belirgin olanıdır, özellikle yüzlerde bir harita gibi görünür ve her sivilce bölgesinin kendine özgü bir mesajı vardır. Doktorlar ilginç bir şekilde bir kişinin sivilcelerinin nerede ve nasıl çıktığını bazı hastalık belirtilerinin bir göstergesi olarak yorumlarlar çünkü sivilce belirli organlarda ve sistemlerde yanlış giden bir şeyi ifade eder.Yanaklarda sivilce, alerji veya astımla ilgili olsun, yetenekli bir solunum sistemini ima edebilir. Ayrıca, yüzle temas eden ve bu nedenle bakteri üreme alanı görevi gören kirli telefon ekranlarının, yastık kılıflarının ve diğer gereçlerin sık kullanımıyla da ilişkilendirilebilir. Ancak yanaklar, solunum sorunları, alerjiler veya hatta yüze çok fazla dokunma veya telefonlardan gelen bakteriler gibi yaşam tarzı sorunlarıyla en çok ilişkilendirilir.Hormonal dengesizlik, çene hattı boyunca ve çene çevresinde oluşan sivilcelerin birincil sorunudur ve sıklıkla adet dönemleri veya yüksek stres dönemlerinde görülür. Hormonal değişiklikler veya adet düzensizlikleri, kadınların donuk çene hattı sivilcelerinin daha yaygın nedenleridir.
Hormonal düzensizlikler, polikistik over sendromu (PCOS) gibi hastalıklardan veya kortizol seviyelerindeki değişikliklerin neden olduğu stresten kaynaklanabilir. Çene hattında sivilce genellikle vücutta daha derin bir hormonal değişimin veya stresle ilişkili bir dengesizliğin göstergesidir. Benzer durumlar yüzün alt kısmında da tipiktir. Bu sadece cilt bakımı değil, aynı zamanda vücudun içinden durumu ifade eder.Alnındaki sivilce, sindirim sistemi ve sinir sistemi bağlantılı olduğundan, sindirimle ilgili her türlü sorunla ilgilidir.OMUZ VE SIRT SİVİLCELERİBunun dışında, omuz ve sırt sivilceleri aşırı aktif yağ bezlerinin göstergesi veya çok dar kıyafetlere sürtünme ile ilişkilendirilir.Sonuç olarak, bir sivilce haritası vücudunuzun daha fazla denge isteyen bölgeler için ağlamasına neden olur. Cildinizin özel ihtiyaçlarını ve genel sağlığınızı destekleyecek kişisel bir tedavi planı oluşturmaya başlamak ve ayrıca o nedene ulaşmak en iyisidir: hormonal? Beslenme? çevresel? Bu nedenle, temiz ve sağlıklı bir cilde doğru bütünsel olarak çalışmak için her zaman sağlık uzmanlarından veya dermatologlardan tavsiye alın.İyi dengelenmiş bir diyet, sağlıklı uyku, yeterli sıvı alımı, stres yönetimi ve pratik bir cilt bakımı rejimi, neden olan faktörleri tedavi etmede çok önemlidir. Sivilce sadece estetikle ilgili değildir; iç sağlığımızın bir yansımasıdır. Cildinizi dinlemek ve akne haritasını okumak, hem içeriden hem dışarıdan sağlığınız ve uzun vadeli refah planlamanız hakkında kısa bir fikir verir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s3AqRpzHVEuIosEj4PHWnw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sivilceleriniz, sağlığınız, hakkında, söylüyor, Meğer, sadece, bir, cilt, problemi, değilmiş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s3AqRpzHVEuIosEj4PHWnw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sivilceleriniz sağlığınız hakkında ne söylüyor? Meğer sadece bir cilt problemi değilmiş"><p>Vücudunuzun herhangi bir bölgesinde çıkan sivilceyi basit bir cilt problemi olarak yorumlayabilirsiniz. Ancak sivilceler bazı ciddi hastalıkların da habercisi olabilir. Sivilceleriniz sağlığınız hakkında ne söylüyor?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Eg4IySGCIk6k6WdVDksL4A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sivilce bir cilt sorunundan daha fazlasıdır; bazı ciddi sağlık sorunlarını ifade eder. Sivilcelerin yüz veya vücuttaki yerinin solunum sorunları, hormonal dengesizlikler, sindirim sorunları ve diğer sağlık sorunlarını nasıl gösterebileceğini vurgulamaktadır. Uygun cilt sağlığı, diyet, yaşam tarzı ve profesyonel tavsiyeleri dikkate alan bütünsel bir yaklaşımı içerir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wpTKQvq4zkywTqp1GDTp-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İnsanlar genellikle sivilceyi sadece bir cilt sorunu olarak düşünür; ancak gerçekte sivilce, bir insan vücudunun içinde neler olup bittiğine dair en belirgin ipucudur. Sivilce, yaygın olarak yalnızca bir cilt sorunu olarak görülen sorundur; ancak, vücudumuzun bize bir şeyler anlatmaya çalıştığının sonucu ve işaretidir. Çeşitli cilt sivilceleri ve bunların yüz veya vücutta nerede bulunduğu, kişiyi sağlık sorunları hakkında bilgili hale getirir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rs6KTq68I0-riVs-mEbTcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sivilce haritası çizimleri fikri, farklı sivilcelerin yerlerini ve türlerini görüntülemede tamamen farklı bir yaklaşım gösterir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MxgMPjN-1UScPibtxX7ilg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sivilce sadece tıkalı bir gözenek veya bakteri ile ilgili değildir; genellikle bir kişinin genel sisteminde neler olup bittiğine dair iyi bir kanıttır. Ciltteki örtülü veya çok kaba olan işaret en belirgin olanıdır, özellikle yüzlerde bir harita gibi görünür ve her sivilce bölgesinin kendine özgü bir mesajı vardır. Doktorlar ilginç bir şekilde bir kişinin sivilcelerinin nerede ve nasıl çıktığını bazı hastalık belirtilerinin bir göstergesi olarak yorumlarlar çünkü sivilce belirli organlarda ve sistemlerde yanlış giden bir şeyi ifade eder.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LWnhEEhzu06_Dob0MgrdRw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yanaklarda sivilce, alerji veya astımla ilgili olsun, yetenekli bir solunum sistemini ima edebilir. Ayrıca, yüzle temas eden ve bu nedenle bakteri üreme alanı görevi gören kirli telefon ekranlarının, yastık kılıflarının ve diğer gereçlerin sık kullanımıyla da ilişkilendirilebilir. Ancak yanaklar, solunum sorunları, alerjiler veya hatta yüze çok fazla dokunma veya telefonlardan gelen bakteriler gibi yaşam tarzı sorunlarıyla en çok ilişkilendirilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wNFKvNdM-kmeZqyNZZA-4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hormonal dengesizlik, çene hattı boyunca ve çene çevresinde oluşan sivilcelerin birincil sorunudur ve sıklıkla adet dönemleri veya yüksek stres dönemlerinde görülür. Hormonal değişiklikler veya adet düzensizlikleri, kadınların donuk çene hattı sivilcelerinin daha yaygın nedenleridir.
Hormonal düzensizlikler, polikistik over sendromu (PCOS) gibi hastalıklardan veya kortizol seviyelerindeki değişikliklerin neden olduğu stresten kaynaklanabilir. Çene hattında sivilce genellikle vücutta daha derin bir hormonal değişimin veya stresle ilişkili bir dengesizliğin göstergesidir. Benzer durumlar yüzün alt kısmında da tipiktir. Bu sadece cilt bakımı değil, aynı zamanda vücudun içinden durumu ifade eder.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5kx1fKs8iUqOkwVRs_r2xA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Alnındaki sivilce, sindirim sistemi ve sinir sistemi bağlantılı olduğundan, sindirimle ilgili her türlü sorunla ilgilidir.OMUZ VE SIRT SİVİLCELERİBunun dışında, omuz ve sırt sivilceleri aşırı aktif yağ bezlerinin göstergesi veya çok dar kıyafetlere sürtünme ile ilişkilendirilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/l8ap4tn2jUmfDua5tnLqyA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sonuç olarak, bir sivilce haritası vücudunuzun daha fazla denge isteyen bölgeler için ağlamasına neden olur. Cildinizin özel ihtiyaçlarını ve genel sağlığınızı destekleyecek kişisel bir tedavi planı oluşturmaya başlamak ve ayrıca o nedene ulaşmak en iyisidir: hormonal? Beslenme? çevresel? Bu nedenle, temiz ve sağlıklı bir cilde doğru bütünsel olarak çalışmak için her zaman sağlık uzmanlarından veya dermatologlardan tavsiye alın.İyi dengelenmiş bir diyet, sağlıklı uyku, yeterli sıvı alımı, stres yönetimi ve pratik bir cilt bakımı rejimi, neden olan faktörleri tedavi etmede çok önemlidir. Sivilce sadece estetikle ilgili değildir; iç sağlığımızın bir yansımasıdır. Cildinizi dinlemek ve akne haritasını okumak, hem içeriden hem dışarıdan sağlığınız ve uzun vadeli refah planlamanız hakkında kısa bir fikir verir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yemeden önce iki kere düşünün: Bu balıkların fazla tüketimi civa zehirlenmesine yol açabiliyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/yemeden-oence-iki-kere-dusunun-bu-baliklarin-fazla-tuketimi-civa-zehirlenmesine-yol-acabiliyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/yemeden-oence-iki-kere-dusunun-bu-baliklarin-fazla-tuketimi-civa-zehirlenmesine-yol-acabiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Ünlü gurme ve yemek eleştirmeni Vedat Milor, konuk olduğu programda yaşadığı sağlık sorununu açıkladı. Vücudunda çok yüksek miktarda civa bulunduğunu belirten Milör, balık ve midyeye işaret etti. Milör&#039;ün açıklaması ardından yüksek civa içeren balıklar tekrar gündeme geldi.  Özellikle hamileler, 6 yaş altındaki çocuklar (özellikle 3 yaş altı), böbrek sorunları yaşayanlar, metallere karşı bağışıklık sisteminde hassasiyeti olanlar cıvaya karşı daha fazla risk altında. Peki, yüksek civa içeren balıklar hangileri?Son yıllarda balık tüketimi üzerine yapılan araştırmalar, bazı balıklarda yüksek civa seviyelerinin bulunduğunu ve bu durumun insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini ortaya koymuştur. Özellikle büyük ve uzun ömürlü balıklarda civa birikimi daha fazla olmaktadır.Civa, endüstriyel faaliyetler ve doğal süreçler sonucu çevreye yayılan bir ağır metaldir. Sulara karışan civa, mikroorganizmalar tarafından metilcivaya dönüştürülür ve bu form, sucul yaşamda biyolojik birikime yol açar. Küçük balıklar bu metali vücutlarında depolar ve bu balıkları yiyen daha büyük balıklar, besin zincirinin tepesine çıktıkça daha yüksek civa seviyelerine ulaşır.Civa, sinir sistemi, böbrekler ve bağışıklık sistemi üzerinde toksik etkilere sahiptir. Hamile kadınlar ve küçük çocuklar, civa maruziyetine karşı daha hassastır.Hamilelik döneminde yüksek civa maruziyeti, fetüsün beyin ve sinir sistemi gelişimini olumsuz etkileyebilir.Metil cıva kolaylıkla plasentaya geçer, kanda ve gelişen fetüsün hücrelerinde birikir. Anne sütünden bebeğe geçerek bebeğin gelişen beynine, sinir sistemine zarar verebilir. Bilişsel düşünce, hafıza, dikkat, motor becerileri ve görsel zeka gelişimini olumsuz etkiler.Kılıç balığı, iri uskumru, köpek balığı, ton balığı gibi büyük ve uzun ömürlü balık türleri, en yüksek civa seviyelerine sahip balıklar arasında yer alır. Araştırmalar konserve ton balığının taze ton balıklarından daha düşük miktarda cıva içerdiğini gösteriyor.Denizlerimizde yaşayan hamsi, sardalya, istavrit gibi balıklarda cıva yok denecek kadar azdır. il balığı, barbun, tekir, palamut, uskumru gibi orta boylu balıklarda cıva düşüktür.Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi haftada iki öğün düşük miktarca cıva içeren balık tüketiminin sağlık için risk oluşturmadığını bildirmiştir.Balık tüketimi sağlıklı bir beslenme için önemlidir, ancak civa içeriği yüksek balık türlerinin aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır. Balık seçimi yaparken civa seviyelerini göz önünde bulundurmak, sağlığınızı korumak için atılacak önemli adımlardan biridir. Sağlık otoriteleri ve uzmanlar, güvenli tüketim miktarları ve balık türleri hakkında halkı bilgilendirmeye devam etmektedir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mTSOIMxvSEee-XaWomPkmA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yemeden, önce, iki, kere, düşünün:, balıkların, fazla, tüketimi, civa, zehirlenmesine, yol, açabiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mTSOIMxvSEee-XaWomPkmA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yemeden önce iki kere düşünün: Bu balıkların fazla tüketimi civa zehirlenmesine yol açabiliyor"><p>Ünlü gurme ve yemek eleştirmeni Vedat Milor, konuk olduğu programda yaşadığı sağlık sorununu açıkladı. Vücudunda çok yüksek miktarda civa bulunduğunu belirten Milör, balık ve midyeye işaret etti. Milör'ün açıklaması ardından yüksek civa içeren balıklar tekrar gündeme geldi.  Özellikle hamileler, 6 yaş altındaki çocuklar (özellikle 3 yaş altı), böbrek sorunları yaşayanlar, metallere karşı bağışıklık sisteminde hassasiyeti olanlar cıvaya karşı daha fazla risk altında. Peki, yüksek civa içeren balıklar hangileri?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-miQDWCdvUyHdE2JNhg0og.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son yıllarda balık tüketimi üzerine yapılan araştırmalar, bazı balıklarda yüksek civa seviyelerinin bulunduğunu ve bu durumun insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini ortaya koymuştur. Özellikle büyük ve uzun ömürlü balıklarda civa birikimi daha fazla olmaktadır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/avIG94Wl4ke6-ZH5tFoBRA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Civa, endüstriyel faaliyetler ve doğal süreçler sonucu çevreye yayılan bir ağır metaldir. Sulara karışan civa, mikroorganizmalar tarafından metilcivaya dönüştürülür ve bu form, sucul yaşamda biyolojik birikime yol açar. Küçük balıklar bu metali vücutlarında depolar ve bu balıkları yiyen daha büyük balıklar, besin zincirinin tepesine çıktıkça daha yüksek civa seviyelerine ulaşır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JF1TI4hwEE-XiEAo-jUDXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Civa, sinir sistemi, böbrekler ve bağışıklık sistemi üzerinde toksik etkilere sahiptir. Hamile kadınlar ve küçük çocuklar, civa maruziyetine karşı daha hassastır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z0NdxnkGfk2Qst52JngWOw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hamilelik döneminde yüksek civa maruziyeti, fetüsün beyin ve sinir sistemi gelişimini olumsuz etkileyebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TtCLMQ1fiE-Tuy_elWQueg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Metil cıva kolaylıkla plasentaya geçer, kanda ve gelişen fetüsün hücrelerinde birikir. Anne sütünden bebeğe geçerek bebeğin gelişen beynine, sinir sistemine zarar verebilir. Bilişsel düşünce, hafıza, dikkat, motor becerileri ve görsel zeka gelişimini olumsuz etkiler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Kf4pS0sLl0qsWsHIaS64EA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kılıç balığı, iri uskumru, köpek balığı, ton balığı gibi büyük ve uzun ömürlü balık türleri, en yüksek civa seviyelerine sahip balıklar arasında yer alır. Araştırmalar konserve ton balığının taze ton balıklarından daha düşük miktarda cıva içerdiğini gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Xq2-1_ecbUi62bn-5-rI-A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Denizlerimizde yaşayan hamsi, sardalya, istavrit gibi balıklarda cıva yok denecek kadar azdır. il balığı, barbun, tekir, palamut, uskumru gibi orta boylu balıklarda cıva düşüktür.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HElA3dB9jk-DFlX4sds6hw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi haftada iki öğün düşük miktarca cıva içeren balık tüketiminin sağlık için risk oluşturmadığını bildirmiştir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zG3H-bwVCU22OfFMpmk9Vg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Balık tüketimi sağlıklı bir beslenme için önemlidir, ancak civa içeriği yüksek balık türlerinin aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır. Balık seçimi yaparken civa seviyelerini göz önünde bulundurmak, sağlığınızı korumak için atılacak önemli adımlardan biridir. Sağlık otoriteleri ve uzmanlar, güvenli tüketim miktarları ve balık türleri hakkında halkı bilgilendirmeye devam etmektedir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ne kokusundan, ne de tadından ayırt etmek mümkün: Sahte içki nasıl anlaşılır?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/ne-kokusundan-ne-de-tadindan-ayirt-etmek-mumkun-sahte-icki-nasil-anlasilir</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/ne-kokusundan-ne-de-tadindan-ayirt-etmek-mumkun-sahte-icki-nasil-anlasilir</guid>
<description><![CDATA[ Düşük maliyeti nedeniyle etil alkol yerine metil alkol kullanılarak üretilen sahte içkiler, ölüme varan sağlık sorunlarına neden oluyor.  Testler, 30 mililitre, kaçak içkinin ham maddesi, yani yarım çak bardağı dolusu saf metanolün ölüm neden olduğunu, bir kaşığının da kör bırakabileceğini gösterdi. Metil alkol yani sahte içki belirtileri 10 ile 24 saat arasında kendisini gösteriyor. Sahte içkileri ne kokusundan, ne de tadından ayırt etmek mümkün. Peki, sahte içki nasıl anlaşılır?İstanbul&#039;da, yakın zamanda,  sahte içki nedeniyle hastanelere başvuran 83 kişiden 30&#039;u hayatını kaybetti. Alınan bilgiye göre, sahte içki tüketimine bağlı nedenlerle 83 kişi kentteki çeşitli hastanelere başvurdu.  Sahte içkinin nasıl anlaşılacağı ve belirtilerin neler olduğu merak ediliyor.Sahte içki yalnızca ne kokusundan, ne de tadından anlaşılıyor. Uzmanlar açık gelen şişelerden şüphelenilmesi gerektiğinin altını çiziyor. 
Fiyat Kontrolü: Gerçek alkolün fiyatı belirli bir aralığa sahiptir. Normalden çok daha ucuz olan ürünlere şüpheyle yaklaşılmalıdır.Ambalaj ve Etiket: Sahte içkilerin ambalaj ve etiketlerinde genellikle orijinal ürünlere göre farklılıklar bulunur. Etiketin üzerindeki yazıların bulanık, eğri veya silik olması sahte olduğuna işaret edebilir.Bandrol: Türkiye&#039;de satılan alkollü içeceklerde TAPDK bandrolü bulunması zorunludur. Bandrolün olmaması veya sahte görünmesi bir uyarı işareti olabilir.Tat ve Koku: Sahte içkilerde kullanılan alkol türü farklı olduğu için tadı ve kokusu orijinal üründen farklı olabilir. Anormal bir tat veya koku fark ederseniz içmekten kaçının.Kapak ve Şişe: Şişenin kapağı gevşek ya da orijinaline göre farklı olabilir. Ayrıca, orijinal ürünlerin şişeleri genellikle daha kaliteli malzemeden üretilir.Satın Alınan Yer: Alkollü içecekleri güvenilir ve lisanslı yerlerden almak önemlidir. Sokak satıcılarından veya belirsiz kaynaklardan alınan içkiler sahte olabilir.GİB&#039;in mobil uygulaması bondrollü ürün izleme sistemi sayesinde alkolün sahte olup olmadığı anlaşılabiliyor. Tek yapılması gereken şişe üzerindeki barkodu telefona okutmak. Sahte içki; içki üretiminde etil alkol yerine metil alkol kullanılmasına verilen isim.Daha ucuz olması nedeniyle cazip gelen sahte içkinin tüketiminin faturası sonradan ağırlaşıyor. Sahte içkinin neden olduğu zararlar, metil alkolün çeşidi ve kullanım miktarına göre farklılık gösteriyor. Metil alkol yüksek toksisiteye, yani zehirleme gücüne sahip. 10 mililitre kadar küçük bir saf metanol hacmi, optik sinirlere zarar verdiği için kalıcı körlüğe sebep olur. 30 mililitre kadar bir hacim ise ölümlere neden olur.Metil alkol zehirlenmesinin ilk belirtileri bilinçsiz hareketler, baş dönmesi ve uyku hali olarak görülüyor. Sahte içki tüketenlerde göze giden beyin sinirlerinin tahribatı nedeniyle görme kaybı ortaya çıkabiliyor. Sahte içkinin belritileri 10 saat sonra kendisini gösteriyor. Yani sahte içki içen, hemen durumun farkına varmıyor varınca da geç oluyor. 30 saatten sonra da vücuda ciddi zarar vermiş oluyor. Bu nedenle içkinin hemen ardından sağlık sorunları başlamıyor.Ayrıca beyinde yol açtığı hasarlar nedeniyle yürümede zorluk, hareket kabiliyetini kaybetme ve anormal düşünce bozuklukları gibi problemler de baş gösteriyor.Tedavi edilmediğinde ya da geç kalındığında, bu tür zehirlenmeler ölüme kadar varan sonuçlarla sonlanabilir. Bu nedenle, metil alkol zehirlenmesi acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir sağlık sorunudur ve maruziyetten kaçınılması son derece önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1SThGFrWKUS54-KUpXeeAA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>kokusundan, tadından, ayırt, etmek, mümkün:, Sahte, içki, nasıl, anlaşılır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1SThGFrWKUS54-KUpXeeAA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ne kokusundan, ne de tadından ayırt etmek mümkün: Sahte içki nasıl anlaşılır?"><p>Düşük maliyeti nedeniyle etil alkol yerine metil alkol kullanılarak üretilen sahte içkiler, ölüme varan sağlık sorunlarına neden oluyor.  Testler, 30 mililitre, kaçak içkinin ham maddesi, yani yarım çak bardağı dolusu saf metanolün ölüm neden olduğunu, bir kaşığının da kör bırakabileceğini gösterdi. Metil alkol yani sahte içki belirtileri 10 ile 24 saat arasında kendisini gösteriyor. Sahte içkileri ne kokusundan, ne de tadından ayırt etmek mümkün. Peki, sahte içki nasıl anlaşılır?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0mX9tIU09E6241SRF5Z7dw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İstanbul'da, yakın zamanda,  sahte içki nedeniyle hastanelere başvuran 83 kişiden 30'u hayatını kaybetti. Alınan bilgiye göre, sahte içki tüketimine bağlı nedenlerle 83 kişi kentteki çeşitli hastanelere başvurdu.  Sahte içkinin nasıl anlaşılacağı ve belirtilerin neler olduğu merak ediliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WKpRwP04LUi7DzCsjt6-ug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sahte içki yalnızca ne kokusundan, ne de tadından anlaşılıyor. Uzmanlar açık gelen şişelerden şüphelenilmesi gerektiğinin altını çiziyor. 
Fiyat Kontrolü: Gerçek alkolün fiyatı belirli bir aralığa sahiptir. Normalden çok daha ucuz olan ürünlere şüpheyle yaklaşılmalıdır.Ambalaj ve Etiket: Sahte içkilerin ambalaj ve etiketlerinde genellikle orijinal ürünlere göre farklılıklar bulunur. Etiketin üzerindeki yazıların bulanık, eğri veya silik olması sahte olduğuna işaret edebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Xh6Fs6PbKECbLuTk7wu4gQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bandrol: Türkiye'de satılan alkollü içeceklerde TAPDK bandrolü bulunması zorunludur. Bandrolün olmaması veya sahte görünmesi bir uyarı işareti olabilir.Tat ve Koku: Sahte içkilerde kullanılan alkol türü farklı olduğu için tadı ve kokusu orijinal üründen farklı olabilir. Anormal bir tat veya koku fark ederseniz içmekten kaçının.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eSr_UmEGHkyYHU3luvACEQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kapak ve Şişe: Şişenin kapağı gevşek ya da orijinaline göre farklı olabilir. Ayrıca, orijinal ürünlerin şişeleri genellikle daha kaliteli malzemeden üretilir.Satın Alınan Yer: Alkollü içecekleri güvenilir ve lisanslı yerlerden almak önemlidir. Sokak satıcılarından veya belirsiz kaynaklardan alınan içkiler sahte olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/42RLWCUHnUuQlo8INb3glw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>GİB'in mobil uygulaması bondrollü ürün izleme sistemi sayesinde alkolün sahte olup olmadığı anlaşılabiliyor. Tek yapılması gereken şişe üzerindeki barkodu telefona okutmak. Sahte içki; içki üretiminde etil alkol yerine metil alkol kullanılmasına verilen isim.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DfdbJd5Ym0ax9XjDgFVEzA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Daha ucuz olması nedeniyle cazip gelen sahte içkinin tüketiminin faturası sonradan ağırlaşıyor. Sahte içkinin neden olduğu zararlar, metil alkolün çeşidi ve kullanım miktarına göre farklılık gösteriyor. Metil alkol yüksek toksisiteye, yani zehirleme gücüne sahip. 10 mililitre kadar küçük bir saf metanol hacmi, optik sinirlere zarar verdiği için kalıcı körlüğe sebep olur. 30 mililitre kadar bir hacim ise ölümlere neden olur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZVnn_k253Uu4lFNvKGsinQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Metil alkol zehirlenmesinin ilk belirtileri bilinçsiz hareketler, baş dönmesi ve uyku hali olarak görülüyor. Sahte içki tüketenlerde göze giden beyin sinirlerinin tahribatı nedeniyle görme kaybı ortaya çıkabiliyor. Sahte içkinin belritileri 10 saat sonra kendisini gösteriyor. Yani sahte içki içen, hemen durumun farkına varmıyor varınca da geç oluyor. 30 saatten sonra da vücuda ciddi zarar vermiş oluyor. Bu nedenle içkinin hemen ardından sağlık sorunları başlamıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5U66tUVuqkWXN2lq9GzMjA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ayrıca beyinde yol açtığı hasarlar nedeniyle yürümede zorluk, hareket kabiliyetini kaybetme ve anormal düşünce bozuklukları gibi problemler de baş gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TrwWoGskZUKH0lpmJqSdwg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tedavi edilmediğinde ya da geç kalındığında, bu tür zehirlenmeler ölüme kadar varan sonuçlarla sonlanabilir. Bu nedenle, metil alkol zehirlenmesi acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir sağlık sorunudur ve maruziyetten kaçınılması son derece önemlidir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sivilceler nasıl geçer? 8 adımda etkili bakım rutini</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/sivilceler-nasil-gecer-8-adimda-etkili-bakim-rutini</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/sivilceler-nasil-gecer-8-adimda-etkili-bakim-rutini</guid>
<description><![CDATA[ Sivilceli ciltlerle başa çıkmak, hem duygusal hem de fiziksel anlamda zorlu bir süreç olabilir. Doğru ürünler ve adımları içeren bir cilt bakım rutiniyle bu sorunı hafifletmek mümkün. Peki, etkili bir cilt bakım rutini nasıl oluşturulur? Bu 8 öneri sivilceli ciltler için altın değerinde olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/REI7H3QbOUGpWVf469NtzQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sivilceler, nasıl, geçer, adımda, etkili, bakım, rutini</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/REI7H3QbOUGpWVf469NtzQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sivilceler nasıl geçer? 8 adımda etkili bakım rutini"><p>Sivilceli ciltlerle başa çıkmak, hem duygusal hem de fiziksel anlamda zorlu bir süreç olabilir. Doğru ürünler ve adımları içeren bir cilt bakım rutiniyle bu sorunı hafifletmek mümkün. Peki, etkili bir cilt bakım rutini nasıl oluşturulur? Bu 8 öneri sivilceli ciltler için altın değerinde olabilir.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>30 gün boyunca sadece meyve yersek ne olur? İşte vücuda 6 inanılmaz etkisi</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/30-gun-boyunca-sadece-meyve-yersek-ne-olur-iste-vucuda-6-inanilmaz-etkisi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/30-gun-boyunca-sadece-meyve-yersek-ne-olur-iste-vucuda-6-inanilmaz-etkisi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin New York şehrinde yaşayan 36 yaşındaki Shade Martin, geçmeyen eklem ağrıları sonrası yalnızca meyveyle beslenmek gibi radikal bir karar aldı. 30 gün boyunca sadece ananas, çilek, muz ve mango gibi alkali meyveler tüketen Martin, kilo vermesinin yanı sıra regl ağrılarının da azaldığını öne sürdü.Diyetin ilk aşamasında yalnızca karpuz yiyen Martin, altıncı günden sonra üzüm tüketmeye başladı. Martin, bu kısıtlı diyete rağmen doğal şekerlerin sağladığı yavaş enerji salınımı sayesinde daha enerjik hissettiğini ve düşüncelerinin berraklaştığını anlattı. Harvard Tıp Fakültesi&#039;ne göre, özellikle yaban mersini ve çilek tüketimi, beyin fonksiyonlarını iyileştirebilir.Shade Martin, sıra dışı diyet sonrası adet kramplarının neredeyse tamamen ortadan kalktığını ve 10 kilo verdiğini söyledi. Ancak, bu tür bir diyeti herkese önermiyor.Georgia Üniversitesi&#039;nden diyetisyen Dr. Tracey Brigman de böylesine kısıtlayıcı bir diyeti kimsenin denememesi gerektiğini belirtiyor.Shade Martin, sadece üzümle beslendiği dönem, balgam ve mukus üretiminin arttığını ifade etti.Diyetin, sindirim sistemi üzerinde de olumlu etkileri olduğunu gözlemleyen Martin, meyvelerin yüksek lif içeriği sayesinde normalden daha fazla dışkıladığını öne sürdü.
Martin&#039;in sıra dışı beslenme rutini, cilt sağlığı üzerinde de şaşırtıcı sonuçlar verdi. ABD&#039;li kadın, başlangıçta cildinin parladığını ancak toksinlerin dışarı atılmasıyla birlikte bazı sivilcelerin çıktığını söyledi.30 gün sonunda 10 kilo veren Martin, diyete başlarken kalori saymadığını ve yalnızca vücudunun ihtiyaçlarını dinlediğini vurguladı. Amerikan Beslenme Rehberi, yetişkinlerin günde 1,5 ila 2 su bardağı meyve tüketmesini öneriyor ancak CDC verilerine göre, ABD’deki yetişkinlerin sadece yüzde 10’u bu öneriye uyuyor.
Uzmanlar, Shade Martin&#039;in ses getiren diyetini, besin değerleri açısından riskli olabileceği gerekçesiyle sakıncalı buluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Zqr3hbuSJEy-rRQmDBH4Uw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>gün, boyunca, sadece, meyve, yersek, olur, İşte, vücuda, inanılmaz, etkisi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Zqr3hbuSJEy-rRQmDBH4Uw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="30 gün boyunca sadece meyve yersek ne olur? İşte vücuda 6 inanılmaz etkisi"><p>ABD'nin New York şehrinde yaşayan 36 yaşındaki Shade Martin, geçmeyen eklem ağrıları sonrası yalnızca meyveyle beslenmek gibi radikal bir karar aldı. 30 gün boyunca sadece ananas, çilek, muz ve mango gibi alkali meyveler tüketen Martin, kilo vermesinin yanı sıra regl ağrılarının da azaldığını öne sürdü.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dBSmHf-yH0m2HTcW1hwxkA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Diyetin ilk aşamasında yalnızca karpuz yiyen Martin, altıncı günden sonra üzüm tüketmeye başladı. Martin, bu kısıtlı diyete rağmen doğal şekerlerin sağladığı yavaş enerji salınımı sayesinde daha enerjik hissettiğini ve düşüncelerinin berraklaştığını anlattı. Harvard Tıp Fakültesi'ne göre, özellikle yaban mersini ve çilek tüketimi, beyin fonksiyonlarını iyileştirebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X9KZEUAQ2E6wMG3D0ZBoOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Shade Martin, sıra dışı diyet sonrası adet kramplarının neredeyse tamamen ortadan kalktığını ve 10 kilo verdiğini söyledi. Ancak, bu tür bir diyeti herkese önermiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M9ntkWClE0aT94dTb2gAkw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Georgia Üniversitesi'nden diyetisyen Dr. Tracey Brigman de böylesine kısıtlayıcı bir diyeti kimsenin denememesi gerektiğini belirtiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xUMlP_hkUkOxF6CEaT4qxA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Shade Martin, sadece üzümle beslendiği dönem, balgam ve mukus üretiminin arttığını ifade etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/31oMTGz8JkOzV47acKq7vw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Diyetin, sindirim sistemi üzerinde de olumlu etkileri olduğunu gözlemleyen Martin, meyvelerin yüksek lif içeriği sayesinde normalden daha fazla dışkıladığını öne sürdü.
Martin'in sıra dışı beslenme rutini, cilt sağlığı üzerinde de şaşırtıcı sonuçlar verdi. ABD'li kadın, başlangıçta cildinin parladığını ancak toksinlerin dışarı atılmasıyla birlikte bazı sivilcelerin çıktığını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bQnN5WxMTU-0YPhYLrhQJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>30 gün sonunda 10 kilo veren Martin, diyete başlarken kalori saymadığını ve yalnızca vücudunun ihtiyaçlarını dinlediğini vurguladı. Amerikan Beslenme Rehberi, yetişkinlerin günde 1,5 ila 2 su bardağı meyve tüketmesini öneriyor ancak CDC verilerine göre, ABD’deki yetişkinlerin sadece yüzde 10’u bu öneriye uyuyor.
Uzmanlar, Shade Martin'in ses getiren diyetini, besin değerleri açısından riskli olabileceği gerekçesiyle sakıncalı buluyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir erkeğin sizden hoşlandığını nasıl anlarsınız?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/bir-erkegin-sizden-hoslandigini-nasil-anlarsiniz</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/bir-erkegin-sizden-hoslandigini-nasil-anlarsiniz</guid>
<description><![CDATA[ Kadınlar ve erkekler, romantik iletişimlerde duygu ve düşüncelerini daha farklı şekillerde yansıtabilirler. Kadınlar, bir erkekten hoşlandığında daha dişil ve çocuksu tavırlar sergilerken; erkeklerde bu durum değişkenlik gösterebilir. İlişki uzmanları, bir erkeğin bir kadına duyduğu ilgiyi gösteren en büyük faktörlerin başında sabır ve şefkatin geldiğini öne sürüyor.İlişki uzmanlarına göre, vücut dili bir kişinin duygusal durumunu en çok yansıtan unsurlardan biridir. 
Uzmanlar, hoşlanılan kişiyle sürekli göz teması kurmanın yaygın bir davranış olduğunu belirtiyorlar. 
Erkek, kapanık bir duruş yerine, vücudunu kadına doğru çevirebilir. Kollarını ya da bacaklarını açarak daha rahat bir şekilde durabilir. Bu, kadına ona duyduğu ilgi ve rahatlık seviyesini yansıtır.Çoğu zaman, bir kişi bilinçli olarak hislerini gizlemeye çalışsa da, vücut dilindeki ince ifadeler (örneğin, kaş kaldırma, dudaklarda hafif bir gülümseme) hoşlanma durumunu ortaya koyabilir.Hoşlanan bir erkek, kadınla ilgili küçük detaylara büyük bir dikkat gösterir. Kadının sevdiği şeyler hakkında sorular sorar ve bu konuda bilgi sahibi olmaya çalışır. Mesela favori kitapları, müzikleri ya da hobileri hakkında konuşmalar yapabilir.
Kadın bir olaydan bahsederken, erkek konuyu derinleştirip kadının hislerini anlamaya çalışır. Bu, onun dünyasına girmeye istekli olduğunu gösterir. Hoşlanan bir erkeğin, kadına zaman yaratmak için çaba harcaması da sık rastlanan bir durumdur.Erkeğin kadını sosyal medyada etkileşimde bulunarak takip etmesi, onun paylaşımlarına yorum yapması ya da özel mesajlarla sürekli irtibat kurması hoşlanmanın bir işareti olabilir. 
Erkek, mesajlaşmalarda esprili, flörtöz ya da ilginç konulara girmeye çalışabilir. Kadınla eğlenceli bir bağ kurmaya yönelik çaba harcar.Erkek, hoşlandığı kadına doğru fiziksel temasta bulunma çabası gösterir. Elini omzuna koymak ya da omzunun yanında durmak gibi küçük dokunuşlar, erkeğin ilgisine dair önemli belirtilerdendir.
Bir erkek, hoşlandığı kişiye karşı sürekli olarak vücut yönünü ona çevirir. Uzmanlar, bir erkeğin kadına karşı ilgisini gösteren davranışlardan birinin de bedenin kadına dönük olması olduğunu vurguluyor.Erkekler, hoşlandıkları kadına karşı daha nazik ve flörtöz olabilirler. Saçını düzeltmek, yavaşça gülümsemek ya da göz kırpmak gibi flörtöz bedensel hareketler de erkeğin ilgisini ortaya koyabilir.Hoşlanan erkek, kadın zor bir durumda olduğunda ona yardım etmek için gayret eder ve sorun çözülene kadar yanında durur.Bir erkeğin, hoşlandığı kadına karşı sabırlı ve anlayışlı olması da yaygın görülen bir durumdur. Uzmanlar, erkeklerin hoşlandıkları kadınlara karşı daha dikkatli ve şefkatli davrandıklarını ifade ediyorlar. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m5nD0Tx7X0mVQmiEio_pgQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bir, erkeğin, sizden, hoşlandığını, nasıl, anlarsınız</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m5nD0Tx7X0mVQmiEio_pgQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bir erkeğin sizden hoşlandığını nasıl anlarsınız?"><p>Kadınlar ve erkekler, romantik iletişimlerde duygu ve düşüncelerini daha farklı şekillerde yansıtabilirler. Kadınlar, bir erkekten hoşlandığında daha dişil ve çocuksu tavırlar sergilerken; erkeklerde bu durum değişkenlik gösterebilir. İlişki uzmanları, bir erkeğin bir kadına duyduğu ilgiyi gösteren en büyük faktörlerin başında sabır ve şefkatin geldiğini öne sürüyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gk2sUIpzJkydAQ-7BAhGrQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlişki uzmanlarına göre, vücut dili bir kişinin duygusal durumunu en çok yansıtan unsurlardan biridir. 
Uzmanlar, hoşlanılan kişiyle sürekli göz teması kurmanın yaygın bir davranış olduğunu belirtiyorlar. 
Erkek, kapanık bir duruş yerine, vücudunu kadına doğru çevirebilir. Kollarını ya da bacaklarını açarak daha rahat bir şekilde durabilir. Bu, kadına ona duyduğu ilgi ve rahatlık seviyesini yansıtır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yMcFydUisEiR3vTDI22pmg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çoğu zaman, bir kişi bilinçli olarak hislerini gizlemeye çalışsa da, vücut dilindeki ince ifadeler (örneğin, kaş kaldırma, dudaklarda hafif bir gülümseme) hoşlanma durumunu ortaya koyabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V6rEYij8o0SB3A3fCdMK5A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hoşlanan bir erkek, kadınla ilgili küçük detaylara büyük bir dikkat gösterir. Kadının sevdiği şeyler hakkında sorular sorar ve bu konuda bilgi sahibi olmaya çalışır. Mesela favori kitapları, müzikleri ya da hobileri hakkında konuşmalar yapabilir.
Kadın bir olaydan bahsederken, erkek konuyu derinleştirip kadının hislerini anlamaya çalışır. Bu, onun dünyasına girmeye istekli olduğunu gösterir. Hoşlanan bir erkeğin, kadına zaman yaratmak için çaba harcaması da sık rastlanan bir durumdur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z_HQ_pMYvU-bEchMES_Liw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Erkeğin kadını sosyal medyada etkileşimde bulunarak takip etmesi, onun paylaşımlarına yorum yapması ya da özel mesajlarla sürekli irtibat kurması hoşlanmanın bir işareti olabilir. 
Erkek, mesajlaşmalarda esprili, flörtöz ya da ilginç konulara girmeye çalışabilir. Kadınla eğlenceli bir bağ kurmaya yönelik çaba harcar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/O5mStZxtIkOTTsXtihmIhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Erkek, hoşlandığı kadına doğru fiziksel temasta bulunma çabası gösterir. Elini omzuna koymak ya da omzunun yanında durmak gibi küçük dokunuşlar, erkeğin ilgisine dair önemli belirtilerdendir.
Bir erkek, hoşlandığı kişiye karşı sürekli olarak vücut yönünü ona çevirir. Uzmanlar, bir erkeğin kadına karşı ilgisini gösteren davranışlardan birinin de bedenin kadına dönük olması olduğunu vurguluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NK5dGJV53kqK_16Tw-1LDw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Erkekler, hoşlandıkları kadına karşı daha nazik ve flörtöz olabilirler. Saçını düzeltmek, yavaşça gülümsemek ya da göz kırpmak gibi flörtöz bedensel hareketler de erkeğin ilgisini ortaya koyabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GTrlpcFg7UOwOv3rvQoz3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hoşlanan erkek, kadın zor bir durumda olduğunda ona yardım etmek için gayret eder ve sorun çözülene kadar yanında durur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/naDWFd3iLUGQJ1sizp1rWQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir erkeğin, hoşlandığı kadına karşı sabırlı ve anlayışlı olması da yaygın görülen bir durumdur. Uzmanlar, erkeklerin hoşlandıkları kadınlara karşı daha dikkatli ve şefkatli davrandıklarını ifade ediyorlar.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>5 dakikada uykuya dalmanızı sağlıyor: Bu gece deneyin ve etkisini görün</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/5-dakikada-uykuya-dalmanizi-sagliyor-bu-gece-deneyin-ve-etkisini-goerun</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/5-dakikada-uykuya-dalmanizi-sagliyor-bu-gece-deneyin-ve-etkisini-goerun</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Bilişsel Karıştırma&quot; olarak bilinen bu teknik, rastgele ve alakasız kelimelere odaklanarak zihni sakinleştiren, basit ama etkili bir yöntemdir. Kulağa inanılmaz gelebilir, ancak bu yöntem, 5 dakika gibi kısa bir sürede sizi uykuya hazırlayabilir.Bilişsel karıştırma, zihni nazikçe meşgul ederek endişe ve aşırı düşünceleri durduran bir teknik. Beyni basit bir şekilde odaklanmaya yönlendirir ve böylece doğal olarak sakinleşmesini sağlar. Bu yöntem, gece boyunca zihninizi stresle dolu düşünceler yerine, ilgisiz ve rahatlatıcı bir göreve odaklandırır.Bu tekniği denemek için şu adımları izleyebilirsiniz:Basit bir kelime seçin: Örneğin, &quot;kuş.&quot;Seçtiğiniz kelimenin harflerine odaklanarak, her harfle başlayan kelimeler düşünün.Örneğin: &quot;B&quot; harfi için balon, &quot;I&quot; harfi için ipek.Fikirleriniz tükendiğinde bir sonraki harfe geçin.Kelimenin son harfine gelene kadar devam edin. Muhtemelen bu noktaya varmadan uyumuş olacaksınız.Bu yöntem, beyninizi sakinleştirerek aşırı uyarıcı düşüncelerden uzaklaştırır. Basit ve tekrar eden bir görev sayesinde, zihniniz rahatlar ve uykuya geçiş kolaylaşır.Uykuya dalmakta zorlanan herkes.
Hafif uyuyanlar veya gece boyunca endişelenenler.
Ek bir araç ya da teknolojiye ihtiyaç duymadan doğal bir yöntem arayanlar.Basit kelimeler seçin: Kısa ve kolay kelimelerle başlayın.
Kusursuzluk beklemeyin: Bir kelime bulamazsanız, sonraki harfe geçin.Rahat bir ortam yaratın: Karanlık, sessiz ve dikkatinizi dağıtacak şeylerden uzak bir alanda olun.
Sabırlı olun: Zihniniz dağıldığında kendinizi nazikçe geri yönlendirin.Düzenli pratikle, bu yöntemin uykuya dalma sürecinizi hızlandırdığını ve sabahları daha dinlenmiş hissettiğinizi fark edeceksiniz. Bu gece deneyin ve etkisini kendiniz görün! ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MSzRG8auTUGFZadfkOm2jg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>dakikada, uykuya, dalmanızı, sağlıyor:, gece, deneyin, etkisini, görün</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MSzRG8auTUGFZadfkOm2jg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="5 dakikada uykuya dalmanızı sağlıyor: Bu gece deneyin ve etkisini görün"><p>"Bilişsel Karıştırma" olarak bilinen bu teknik, rastgele ve alakasız kelimelere odaklanarak zihni sakinleştiren, basit ama etkili bir yöntemdir. Kulağa inanılmaz gelebilir, ancak bu yöntem, 5 dakika gibi kısa bir sürede sizi uykuya hazırlayabilir.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P_PRPMFRBkSgoHDGGwjUmg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bilişsel karıştırma, zihni nazikçe meşgul ederek endişe ve aşırı düşünceleri durduran bir teknik. Beyni basit bir şekilde odaklanmaya yönlendirir ve böylece doğal olarak sakinleşmesini sağlar. Bu yöntem, gece boyunca zihninizi stresle dolu düşünceler yerine, ilgisiz ve rahatlatıcı bir göreve odaklandırır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tPN3oaT6MkCggDX157ut0A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu tekniği denemek için şu adımları izleyebilirsiniz:Basit bir kelime seçin: Örneğin, "kuş."Seçtiğiniz kelimenin harflerine odaklanarak, her harfle başlayan kelimeler düşünün.Örneğin: "B" harfi için balon, "I" harfi için ipek.Fikirleriniz tükendiğinde bir sonraki harfe geçin.Kelimenin son harfine gelene kadar devam edin. Muhtemelen bu noktaya varmadan uyumuş olacaksınız.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4F-etZHghUmMVJ2kAQ62GA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu yöntem, beyninizi sakinleştirerek aşırı uyarıcı düşüncelerden uzaklaştırır. Basit ve tekrar eden bir görev sayesinde, zihniniz rahatlar ve uykuya geçiş kolaylaşır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lZis4jdJ_0CKYtO-Arkzww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uykuya dalmakta zorlanan herkes.
Hafif uyuyanlar veya gece boyunca endişelenenler.
Ek bir araç ya da teknolojiye ihtiyaç duymadan doğal bir yöntem arayanlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m1D_qCHEDkaH_viixWwX0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Basit kelimeler seçin: Kısa ve kolay kelimelerle başlayın.
Kusursuzluk beklemeyin: Bir kelime bulamazsanız, sonraki harfe geçin.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HdzVb3jA1kKURmRDaqCIuA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rahat bir ortam yaratın: Karanlık, sessiz ve dikkatinizi dağıtacak şeylerden uzak bir alanda olun.
Sabırlı olun: Zihniniz dağıldığında kendinizi nazikçe geri yönlendirin.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p22Cr6veb0G_-QDExlfNbQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Düzenli pratikle, bu yöntemin uykuya dalma sürecinizi hızlandırdığını ve sabahları daha dinlenmiş hissettiğinizi fark edeceksiniz. Bu gece deneyin ve etkisini kendiniz görün!</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Genetikte çığır açan keşif: Geçmişten geleceğe yolculuk mümkün mü?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/genetikte-cigir-acan-kesif-gecmisten-gelecege-yolculuk-mumkun-mu</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/genetikte-cigir-acan-kesif-gecmisten-gelecege-yolculuk-mumkun-mu</guid>
<description><![CDATA[ ABD merkezli biyoteknoloji şirketi Colossal Biosciences, mamut, dodo ve Tazmanya kaplanı gibi yok olmuş türleri yeniden hayata döndürme hedefiyle yeni bir yatırım aldı.  Genetik mühendislik, yok olmuş türleri yeniden hayata döndürmeyi vaat ediyor. Ancak bu bilimsel atılım, ekosistemler ve etik açısından büyük soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Genetik mühendislik ve sentetik biyoloji alanındaki gelişmeler, nesli tükenmiş hayvanların yeniden canlandırılmasını mümkün hale getirebilir mi?Bir zamanlar doğanın sonsuz geçmişine gömülen mamutlar, dodo kuşları ve Tazmanya kaplanları, genetik mühendislik sayesinde yeniden hayat bulabilir mi?ABD merkezli biyoteknoloji şirketi Colossal Biosciences, yok olmuş türleri hayata döndürme amacıyla aldığı yeni yatırımlarla gündemde.2021 yılında girişimci Ben Lamm ve Harvard Üniversitesi Genetik Profesörü George Church tarafından kurulan şirket, son olarak 200 milyon dolarlık ek yatırımla toplam fonunu 435 milyon dolara çıkardı. Colossal Biosciences’ın hedefi, kaybolan türlerin DNA’larını kullanarak, onlara genetik olarak yakın yeni organizmalar üretmek.Bu projeler bilim dünyasında olduğu kadar kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Destekleyenler, biyoteknolojinin sınırlarını zorlayan bu çalışmaların nesli tükenme tehlikesindeki türlerin korunmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyor.
Ancak eleştirmenler, bu girişimlerin daha çok yatırımcı ilgisini çekmeyi amaçladığını ve beklenmedik ekosistem sorunlarına yol açabileceğini savunuyor.Nuffield Biyoetik Konseyi Başkan Yardımcısı Melanie Challenger, bu tür projelerin “gerçek bir yeniden diriliş” olmadığını belirterek, “Bu aslında yeni bir tür yaratmak. Genetik olarak değiştirilmiş organizmalar üzerinde etik açıdan düşünülmesi gereken çok fazla konu var” dedi.Colossal Biosciences, nesli tükenen hayvanları geri getirmek için klonlama, genetik düzenleme ve seçici çiftleştirme yöntemlerini kullanıyor. Örneğin:

Mamutlar: Asya fillerinin genetik yapısı düzenlenerek.
Dodo Kuşu: Nicobar güvercinlerinden faydalanarak.
Tazmanya Kaplanı: Yağ kuyruklu dunnart adlı keseli hayvan kullanılarak.

Ancak, bu yöntemlerin uygulanabilirliği ve sonuçları hâlâ belirsiz. Texas AM Üniversitesi Felsefe Profesörü Clare Palmer, &quot;Değişen ekosistemler nedeniyle, nesli tükenmiş hayvanların doğal ortamlara uyum sağlaması zor olabilir,&quot; diye uyarıyor.Colossal’ın projelerine yönelik bir başka eleştiri, bilimsel çalışmalarının akademik dergilerde yayımlanmaması. Bu durum, çalışmaların bilim dünyası tarafından değerlendirilmesini zorlaştırıyor. Şirket yetkilileri ise bazı çalışmalarını akademik ortamlarda paylaşmayı planladıklarını belirtti.Colossal Biosciences, soyu tükenmiş hayvanları geri getirme konusunda daha büyük projeler planlıyor. Şirket ayrıca, kuzey beyaz gergedanını kurtarma ve filler için geliştirilen aşı çalışmaları gibi güncel biyolojik çeşitlilik projelerine de yatırım yapıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OR5QeR5X1UiwIbIju4vwjA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Genetikte, çığır, açan, keşif:, Geçmişten, geleceğe, yolculuk, mümkün, mü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OR5QeR5X1UiwIbIju4vwjA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Genetikte çığır açan keşif: Geçmişten geleceğe yolculuk mümkün mü?"><p>ABD merkezli biyoteknoloji şirketi Colossal Biosciences, mamut, dodo ve Tazmanya kaplanı gibi yok olmuş türleri yeniden hayata döndürme hedefiyle yeni bir yatırım aldı.  Genetik mühendislik, yok olmuş türleri yeniden hayata döndürmeyi vaat ediyor. Ancak bu bilimsel atılım, ekosistemler ve etik açısından büyük soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Genetik mühendislik ve sentetik biyoloji alanındaki gelişmeler, nesli tükenmiş hayvanların yeniden canlandırılmasını mümkün hale getirebilir mi?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OA2GJMAVnUiEwBTjBOnWEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir zamanlar doğanın sonsuz geçmişine gömülen mamutlar, dodo kuşları ve Tazmanya kaplanları, genetik mühendislik sayesinde yeniden hayat bulabilir mi?</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hf9vIxBrHU-5xeppfWid5g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD merkezli biyoteknoloji şirketi Colossal Biosciences, yok olmuş türleri hayata döndürme amacıyla aldığı yeni yatırımlarla gündemde.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P4aU88ofJEGAKzJ7m-VxdA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2021 yılında girişimci Ben Lamm ve Harvard Üniversitesi Genetik Profesörü George Church tarafından kurulan şirket, son olarak 200 milyon dolarlık ek yatırımla toplam fonunu 435 milyon dolara çıkardı. Colossal Biosciences’ın hedefi, kaybolan türlerin DNA’larını kullanarak, onlara genetik olarak yakın yeni organizmalar üretmek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PaKMgrQMSUihK_0iXDJT0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu projeler bilim dünyasında olduğu kadar kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Destekleyenler, biyoteknolojinin sınırlarını zorlayan bu çalışmaların nesli tükenme tehlikesindeki türlerin korunmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyor.
Ancak eleştirmenler, bu girişimlerin daha çok yatırımcı ilgisini çekmeyi amaçladığını ve beklenmedik ekosistem sorunlarına yol açabileceğini savunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8o9-NGEyDEKG0GOuhd1zpA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nuffield Biyoetik Konseyi Başkan Yardımcısı Melanie Challenger, bu tür projelerin “gerçek bir yeniden diriliş” olmadığını belirterek, “Bu aslında yeni bir tür yaratmak. Genetik olarak değiştirilmiş organizmalar üzerinde etik açıdan düşünülmesi gereken çok fazla konu var” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KLq9df0uj0-aYKTs18K2Eg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Colossal Biosciences, nesli tükenen hayvanları geri getirmek için klonlama, genetik düzenleme ve seçici çiftleştirme yöntemlerini kullanıyor. Örneğin:

Mamutlar: Asya fillerinin genetik yapısı düzenlenerek.
Dodo Kuşu: Nicobar güvercinlerinden faydalanarak.
Tazmanya Kaplanı: Yağ kuyruklu dunnart adlı keseli hayvan kullanılarak.

Ancak, bu yöntemlerin uygulanabilirliği ve sonuçları hâlâ belirsiz. Texas AM Üniversitesi Felsefe Profesörü Clare Palmer, "Değişen ekosistemler nedeniyle, nesli tükenmiş hayvanların doğal ortamlara uyum sağlaması zor olabilir," diye uyarıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DdSbh1ZShE28Cnsnnj-2qA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Colossal’ın projelerine yönelik bir başka eleştiri, bilimsel çalışmalarının akademik dergilerde yayımlanmaması. Bu durum, çalışmaların bilim dünyası tarafından değerlendirilmesini zorlaştırıyor. Şirket yetkilileri ise bazı çalışmalarını akademik ortamlarda paylaşmayı planladıklarını belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T35BYx-hqUu_YFi8eCkBEg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Colossal Biosciences, soyu tükenmiş hayvanları geri getirme konusunda daha büyük projeler planlıyor. Şirket ayrıca, kuzey beyaz gergedanını kurtarma ve filler için geliştirilen aşı çalışmaları gibi güncel biyolojik çeşitlilik projelerine de yatırım yapıyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kahve falında en çok çıkan figürler ve anlamları: Türk kültürünün simgesel yorumları</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/kahve-falinda-en-cok-cikan-figurler-ve-anlamlari-turk-kulturunun-simgesel-yorumlari</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/kahve-falinda-en-cok-cikan-figurler-ve-anlamlari-turk-kulturunun-simgesel-yorumlari</guid>
<description><![CDATA[ Türk kahvesi, sadece lezzetiyle değil, aynı zamanda fal geleneğiyle de kültürümüzün vazgeçilmez parçaları arasında yer alıyor. Kahve falında görülen şekiller, çoğu zaman geçmişi aydınlatan veya geleceğe dair ipuçları veren simgeler olarak yorumlanır. İşte kahve fincanında en sık karşılaşılan figürler ve popüler anlamları:Kuş, kahve falında genellikle güzel haberlerin müjdecisi olarak görülür. Eğer kuş figürü net bir şekilde görünüyorsa, beklediğiniz bir haberi yakında alacağınız anlamına gelir.Kuş bir dala konmuşsa, bir teklif veya davet alabilirsiniz.Kalp, aşk ve duyguların sembolüdür. Yeni bir ilişki, romantik bir başlangıç veya mevcut ilişkinizde sevindirici bir gelişme yaşanabilir.
Eğer kalp çatlamış gibi görünüyorsa, duygusal bir konuda dikkatli olmanız gerekebilir.Yılan genellikle uyarıcı bir figürdür. Çevrenizde sinsi davranışlar sergileyen bir kişinin varlığına işaret edebilir
Eğer yılan, fincanın kenarında ise bir sorunu erken fark ederek çözme fırsatınız olabilir.Balık, bolluk ve bereket anlamına gelir. Maddi anlamda güzel bir gelişme ya da beklenmedik bir kazanç yaşanabilir.
Büyük bir balık görünüyorsa, bu durum hayatınızı değiştirecek büyük bir fırsata işaret edebilir.Göz, nazara ya da dikkat çeken bir durumda olduğunuzu simgeler. Çevrenizde sizi kıskanan birileri olabilir.
Göz, fincanın tabanında ise gizli bir tehdide işaret ediyor olabilir; dikkatli olun.Ay, huzurun; yıldız ise başarı ve şansın simgesidir. Bu figürleri fincanda görmek genellikle olumlu bir sürecin başlangıcına işaret eder.Ayın dolunay şeklinde olması, büyük bir dileğin gerçekleşeceğine delalet edebilir.Anahtar, yeni kapıların açılması ve önemli fırsatlara işarettir. Yakında hayatınızda önemli bir değişiklik yaşayabilirsiniz.
Eğer anahtar kapıyla birlikte görünüyorsa, bir taşınma ya da yeni bir mülk alımı gündemde olabilir.Ağaç, köklü bağlar ve büyüme anlamına gelir. Ailevi konuların ön planda olacağı, güzel gelişmeler yaşayacağınız bir dönem olabilir.
Eğer ağaç yaprak döküyorsa, geçmiş bir konuda kapanış yaşanabilir.Pozisyon: Şekillerin fincanda bulunduğu yer, yorumları etkileyebilir. Örneğin, fincanın ağzına yakın bir figür kısa süre içinde gerçekleşecek olaylara işaret eder.Netlik: Figür ne kadar belirginse, yorumu o kadar güçlüdür. Belirsiz şekiller genellikle geçmişi veya geçmişte yaşananları ifade eder.Birliktelik: Figürlerin yan yana yer alması anlamlarını güçlendirebilir. Örneğin, balık ile kalp birlikte görünüyorsa aşk hayatınızda bereketli bir gelişme yaşanabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jU91SpdKVU6XCTAcBZK5Rg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kahve, falında, çok, çıkan, figürler, anlamları:, Türk, kültürünün, simgesel, yorumları</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jU91SpdKVU6XCTAcBZK5Rg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kahve falında en çok çıkan figürler ve anlamları: Türk kültürünün simgesel yorumları"><p>Türk kahvesi, sadece lezzetiyle değil, aynı zamanda fal geleneğiyle de kültürümüzün vazgeçilmez parçaları arasında yer alıyor. Kahve falında görülen şekiller, çoğu zaman geçmişi aydınlatan veya geleceğe dair ipuçları veren simgeler olarak yorumlanır. İşte kahve fincanında en sık karşılaşılan figürler ve popüler anlamları:</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8wyx5xTeuU2ZUDkiwxsU7Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuş, kahve falında genellikle güzel haberlerin müjdecisi olarak görülür. Eğer kuş figürü net bir şekilde görünüyorsa, beklediğiniz bir haberi yakında alacağınız anlamına gelir.Kuş bir dala konmuşsa, bir teklif veya davet alabilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3Net7qKvMUuT-Q5Ddy0L0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kalp, aşk ve duyguların sembolüdür. Yeni bir ilişki, romantik bir başlangıç veya mevcut ilişkinizde sevindirici bir gelişme yaşanabilir.
Eğer kalp çatlamış gibi görünüyorsa, duygusal bir konuda dikkatli olmanız gerekebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nEZwSlzd0kiPi3l-6D_sjw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yılan genellikle uyarıcı bir figürdür. Çevrenizde sinsi davranışlar sergileyen bir kişinin varlığına işaret edebilir
Eğer yılan, fincanın kenarında ise bir sorunu erken fark ederek çözme fırsatınız olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/is6LKSsYykyCNkgas8ztag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Balık, bolluk ve bereket anlamına gelir. Maddi anlamda güzel bir gelişme ya da beklenmedik bir kazanç yaşanabilir.
Büyük bir balık görünüyorsa, bu durum hayatınızı değiştirecek büyük bir fırsata işaret edebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WMaLfrz2WkGUZ-DkiIuzIw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Göz, nazara ya da dikkat çeken bir durumda olduğunuzu simgeler. Çevrenizde sizi kıskanan birileri olabilir.
Göz, fincanın tabanında ise gizli bir tehdide işaret ediyor olabilir; dikkatli olun.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fa-DR5TraUKQg0EUmuYBuw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ay, huzurun; yıldız ise başarı ve şansın simgesidir. Bu figürleri fincanda görmek genellikle olumlu bir sürecin başlangıcına işaret eder.Ayın dolunay şeklinde olması, büyük bir dileğin gerçekleşeceğine delalet edebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5wgekUiS4EiBHnxS1qwOIg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Anahtar, yeni kapıların açılması ve önemli fırsatlara işarettir. Yakında hayatınızda önemli bir değişiklik yaşayabilirsiniz.
Eğer anahtar kapıyla birlikte görünüyorsa, bir taşınma ya da yeni bir mülk alımı gündemde olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GQLHwR1dfEelx-EWuh7qew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ağaç, köklü bağlar ve büyüme anlamına gelir. Ailevi konuların ön planda olacağı, güzel gelişmeler yaşayacağınız bir dönem olabilir.
Eğer ağaç yaprak döküyorsa, geçmiş bir konuda kapanış yaşanabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RApOHgvCz0-XwL61akQj6Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pozisyon: Şekillerin fincanda bulunduğu yer, yorumları etkileyebilir. Örneğin, fincanın ağzına yakın bir figür kısa süre içinde gerçekleşecek olaylara işaret eder.Netlik: Figür ne kadar belirginse, yorumu o kadar güçlüdür. Belirsiz şekiller genellikle geçmişi veya geçmişte yaşananları ifade eder.Birliktelik: Figürlerin yan yana yer alması anlamlarını güçlendirebilir. Örneğin, balık ile kalp birlikte görünüyorsa aşk hayatınızda bereketli bir gelişme yaşanabilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ömrü kısaltan 6 besin: Kolon kanseri, kalp krizi ve diyabete neden oluyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/omru-kisaltan-6-besin-kolon-kanseri-kalp-krizi-ve-diyabete-neden-oluyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/omru-kisaltan-6-besin-kolon-kanseri-kalp-krizi-ve-diyabete-neden-oluyor</guid>
<description><![CDATA[ Günlük tükettiğimiz yiyecekler sağlığımız, yaşam kalitemiz ve hatta ne kadar yaşadığımız üzerinde derin bir etkiye sahiptir. Bu yiyeceklerin ara sıra tadını çıkarmak sorun olmasa da, bunları diyetinizin düzenli bir parçası haline getirmek kronik hastalık riskini artırabilir ve ömrü kısaltabilir. Daha sağlıklı alternatifler seçerek ve ne yediğinize dikkat ederek daha uzun ve sağlıklı bir yaşama doğru önemli adımlar atabilirsiniz.Günlük yediğimiz yiyecekler sağlığımızı şekillendirmede önemli bir rol oynar. Bazı yiyecekler bizi besler ve güçlendirirken, diğerleri zamanla sessizce vücudumuza zarar verebilir.Kötü beslenme seçimleri kronik hastalık riskini artırabilir, hayati bedensel işlevleri bozabilir ve bazı durumlarda ömrümüzü bile kısaltabilir. İşte sağlığımızı ve uzun ömürlülüğümüzü olumsuz etkileyebilecek 6 yaygın tüketilen yiyecekDondurulmuş tavuk salamı veya sosis gibi işlenmiş etler kullanışlı ve lezzetli kabul edilir ancak büyük sağlık riskleri taşırlar.Bu etler, özellikle kolorektal kanser olmak üzere kanser riskinin artmasıyla ilişkilendirilen nitrat ve nitritlerle korunmuştur.2010 yılında yayınlanan bir araştırma, kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin ölüm oranında, kanser riskinde ve kalp hastalıkları riskinde önemli bir artışla bağlantılı olduğunu açıkça belirtmektedir. Bu etler ayrıca doymuş yağ ve sodyum açısından yüksektir ve kalp hastalığına ve hipertansiyona katkıda bulunur.Meşrubatlar, enerji içecekleri ve diğer şekerli içecekler, vücudumuz için yalnızca bir ton sorun yaratan ilave şekerlerle doludur. Aşırı şeker tüketimi kilo alımına, insülin direncine ve tip 2 diyabet, kalp hastalığı ve karaciğer sorunları riskinin artmasına yol açar.2021 yılında yayınlanan bir araştırma, şekerli içeceklerin kardiyovasküler hastalıklara, diyabet ve obeziteyle ilgili hastalıklara katkıda bulunmaları nedeniyle her yıl dünya çapında 184.000&#039;den fazla ölümden sorumlu olduğunu bulmuştur. Bunun yerine, vücudunuzu nemli ve sağlıklı tutmak için su, bitki çayları veya şekersiz içecekleri tercih edin.Beyaz ekmek, beyaz pirinç ve makarna gibi rafine tahıllar birçok evde temel gıda maddeleridir. Ancak, bunlar aşırı işlenmiş ve lif, vitamin ve mineraller gibi temel besin maddelerinden arındırılmıştır. Bu besin eksikliği, kan şekerinin hızla yükselmesine ve düşmesine neden olarak zamanla tip 2 diyabet ve obezite riskini artırır.Kahverengi pirinç, kinoa ve tam buğday ekmeği gibi tam tahılları tercih etmek, uzun vadeli sağlık için daha sağlıklı bir seçimdir.Patates kızartması, kızarmış tavuk ve donut gibi kızarmış yiyecekler, bağırsak bariyer fonksiyonunu bozabilen ve sindirim sisteminde iltihaplanmaya neden olabilen sağlıksız yağlar açısından zengindir.Patates kızartması, kızarmış tavuk ve soğan halkaları lezzetli olabilir, ancak sağlığınız için en zararlı yiyeceklerden bazılarıdır. Kızarmış yiyecekler genellikle kötü kolesterol (LDL) seviyelerini yükselttiği ve iyi kolesterolü (HDL) düşürdüğü bilinen trans yağ oranı yüksek yağlarda pişirilir. Bu, kalp hastalığı ve felç riskini artırır.Bir çalışma, kızarmış yiyeceklerin düzenli tüketiminin, özellikle kadınlarda erken ölüm riskinin artmasıyla bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Kızarmış yiyecekler kalori açısından yoğun olup kilo alımına ve kronik iltihaplanmaya yol açabilir.Cipsler, krakerler ve diğer paketlenmiş atıştırmalıklar aşırı işlenmiş olup sağlıksız katkı maddeleri, koruyucu maddeler ve tuzla doludur. Çok fazla sodyum tüketmek yüksek tansiyona, böbrek sorunlarına ve felç riskinin artmasına yol açabilir.Bu atıştırmalıklara uzanmak yerine, kuruyemiş, tohum veya taze meyve gibi daha sağlıklı alternatifleri düşününŞekere &quot;daha sağlıklı&quot; bir alternatif olarak pazarlansa da, yapay tatlandırıcıların kendi riskleri olabilir. Bu tatlandırıcılar bağırsak sağlığını bozabilir, metabolik dengesizliklere ve şekerli yiyeceklere olan isteklerin artmasına yol açabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zEvddj5lykWtd0Rrl05NyQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ömrü, kısaltan, besin:, Kolon, kanseri, kalp, krizi, diyabete, neden, oluyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zEvddj5lykWtd0Rrl05NyQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ömrü kısaltan 6 besin: Kolon kanseri, kalp krizi ve diyabete neden oluyor"><p>Günlük tükettiğimiz yiyecekler sağlığımız, yaşam kalitemiz ve hatta ne kadar yaşadığımız üzerinde derin bir etkiye sahiptir. Bu yiyeceklerin ara sıra tadını çıkarmak sorun olmasa da, bunları diyetinizin düzenli bir parçası haline getirmek kronik hastalık riskini artırabilir ve ömrü kısaltabilir. Daha sağlıklı alternatifler seçerek ve ne yediğinize dikkat ederek daha uzun ve sağlıklı bir yaşama doğru önemli adımlar atabilirsiniz.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bHteQrlKMEu0Ec7IQ6tgRA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Günlük yediğimiz yiyecekler sağlığımızı şekillendirmede önemli bir rol oynar. Bazı yiyecekler bizi besler ve güçlendirirken, diğerleri zamanla sessizce vücudumuza zarar verebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ivla-G46_k2pMQlARXoDXQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kötü beslenme seçimleri kronik hastalık riskini artırabilir, hayati bedensel işlevleri bozabilir ve bazı durumlarda ömrümüzü bile kısaltabilir. İşte sağlığımızı ve uzun ömürlülüğümüzü olumsuz etkileyebilecek 6 yaygın tüketilen yiyecek</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a2WtRZ1yDkeIh61Xfgn1qw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dondurulmuş tavuk salamı veya sosis gibi işlenmiş etler kullanışlı ve lezzetli kabul edilir ancak büyük sağlık riskleri taşırlar.Bu etler, özellikle kolorektal kanser olmak üzere kanser riskinin artmasıyla ilişkilendirilen nitrat ve nitritlerle korunmuştur.2010 yılında yayınlanan bir araştırma, kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin ölüm oranında, kanser riskinde ve kalp hastalıkları riskinde önemli bir artışla bağlantılı olduğunu açıkça belirtmektedir. Bu etler ayrıca doymuş yağ ve sodyum açısından yüksektir ve kalp hastalığına ve hipertansiyona katkıda bulunur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RzjJ5uxEGE2d9DB8Uy7m2w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meşrubatlar, enerji içecekleri ve diğer şekerli içecekler, vücudumuz için yalnızca bir ton sorun yaratan ilave şekerlerle doludur. Aşırı şeker tüketimi kilo alımına, insülin direncine ve tip 2 diyabet, kalp hastalığı ve karaciğer sorunları riskinin artmasına yol açar.2021 yılında yayınlanan bir araştırma, şekerli içeceklerin kardiyovasküler hastalıklara, diyabet ve obeziteyle ilgili hastalıklara katkıda bulunmaları nedeniyle her yıl dünya çapında 184.000'den fazla ölümden sorumlu olduğunu bulmuştur. Bunun yerine, vücudunuzu nemli ve sağlıklı tutmak için su, bitki çayları veya şekersiz içecekleri tercih edin.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hEsOLcAcYE6r0fPgoytfBQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Beyaz ekmek, beyaz pirinç ve makarna gibi rafine tahıllar birçok evde temel gıda maddeleridir. Ancak, bunlar aşırı işlenmiş ve lif, vitamin ve mineraller gibi temel besin maddelerinden arındırılmıştır. Bu besin eksikliği, kan şekerinin hızla yükselmesine ve düşmesine neden olarak zamanla tip 2 diyabet ve obezite riskini artırır.Kahverengi pirinç, kinoa ve tam buğday ekmeği gibi tam tahılları tercih etmek, uzun vadeli sağlık için daha sağlıklı bir seçimdir.Patates kızartması, kızarmış tavuk ve donut gibi kızarmış yiyecekler, bağırsak bariyer fonksiyonunu bozabilen ve sindirim sisteminde iltihaplanmaya neden olabilen sağlıksız yağlar açısından zengindir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EH866nOGcUiHCJYoiaOc9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Patates kızartması, kızarmış tavuk ve soğan halkaları lezzetli olabilir, ancak sağlığınız için en zararlı yiyeceklerden bazılarıdır. Kızarmış yiyecekler genellikle kötü kolesterol (LDL) seviyelerini yükselttiği ve iyi kolesterolü (HDL) düşürdüğü bilinen trans yağ oranı yüksek yağlarda pişirilir. Bu, kalp hastalığı ve felç riskini artırır.Bir çalışma, kızarmış yiyeceklerin düzenli tüketiminin, özellikle kadınlarda erken ölüm riskinin artmasıyla bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Kızarmış yiyecekler kalori açısından yoğun olup kilo alımına ve kronik iltihaplanmaya yol açabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Q0CbucnsEOxHCqUkf1Vug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cipsler, krakerler ve diğer paketlenmiş atıştırmalıklar aşırı işlenmiş olup sağlıksız katkı maddeleri, koruyucu maddeler ve tuzla doludur. Çok fazla sodyum tüketmek yüksek tansiyona, böbrek sorunlarına ve felç riskinin artmasına yol açabilir.Bu atıştırmalıklara uzanmak yerine, kuruyemiş, tohum veya taze meyve gibi daha sağlıklı alternatifleri düşünün</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XlIci39mEEWvbnnaucvq1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şekere "daha sağlıklı" bir alternatif olarak pazarlansa da, yapay tatlandırıcıların kendi riskleri olabilir. Bu tatlandırıcılar bağırsak sağlığını bozabilir, metabolik dengesizliklere ve şekerli yiyeceklere olan isteklerin artmasına yol açabilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>7 yıllık tedaviyle meme kanserini yendi: Doktoru &amp;quot;stresten uzak dur&amp;quot; dedi, 50 ülke gezdi</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/7-yillik-tedaviyle-meme-kanserini-yendi-doktoru-stresten-uzak-dur-dedi-50-ulke-gezdi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/7-yillik-tedaviyle-meme-kanserini-yendi-doktoru-stresten-uzak-dur-dedi-50-ulke-gezdi</guid>
<description><![CDATA[ Ankara&#039;da 2013 yılında 3&#039;üncü evre meme kanseri olduğunu öğrenen Esin Yıldırım (62), sağ memesini kaybederken, 7 yıllık tedaviyle hastalığı yendi. Hastalığın tekrar nüksetme riskine karşı doktorunun yönlendirmesiyle dünya turuna çıkan Yıldırım, 50 ülke gezdi.Pilates eğitmeni, 2 çocuk annesi Esin Yıldırım, 2013 yılında meme kanseri olduğunu öğrendi. Hastalığın 3&#039;üncü evresinde tanı alan Yıldırım, uzun süre kemoterapi tedavisi gördü. Ardından ameliyat olan ve sağ memesini kaybeden Yıldırım, bir süre daha kemoterapi aldıktan sonra hastalığı yendi. Yıldırım, 7 yıl süren tedavinin son aşamasında, doktorunun stresten uzak hayat sürmesine yönelik tavsiyesi ve yönlendirmesiyle dünya turuna çıkmaya karar verdi. Esin Yıldırım, 2017&#039;den itibaren bugüne kadar da 50 ülke gezdi.Esin Yıldırım, 2011 yılına kadar düzenli meme kontrolüne gittiğini, kontrollere ara verdiği 2 yılda kansere yakalandığını belirtti. Yıldırım, &quot;Aslında, acil durum ve afet yönetim uzmanıyım. Okudum ama herhangi bir işte çalışmadım. Daha sonra eğitimler alarak pilates eğitmenliği sertifikaları aldım. Pilates, yoga üzerinde uzmanlaşarak iş yeri açıp hayatımı devam ettirdim. Her şey gayet güzel devam ediyordu. Rutinim vardı, güzel rutinim vardı.Daha sonra hastalıkla beraber o da yıkıldı. 2 sene içerisinde nasıl büyüdü, nasıl oldu, 3&#039;üncü evreye nasıl geldi, 3&#039;ü bile aşmak üzereyken bana belirti verdi. 2000 yılında eşimi trafik kazasında kaybettim. Çok acı geldi bana, aşırı. Onu kaldıramadım, herhalde onun üzüntüsü, onun stresi; 2 çocuğum var. Onların geleceği, okumaları, bunlar hep etken diye düşünüyorum&quot; diye konuştu.Yıldırım, tanı konulduktan sonra acil tedaviye başlandığını söyleyerek, &quot;Kaşıntı, portakal kabuğu görünümü, delik delik oldu. Daha sonra da şişti, kızardı. Ondan sonra doktora gittim. Çok üzüldüm, dünyam başıma yıkıldı. Acil tedavilere başlandı, hem de çok acil. Kemoterapi aldım, ameliyat olmadan 4 kemoterapi aldım. Ameliyat olduktan sonra 4 kemoterapi daha aldım. Çok uzun ışın tedavileri gördüm. Ondan sonra ilaç tedavisi oldu ve bunların hepsi toplam 7 senemi aldı. Sağ mememi kaybettim. Bir uzvunuz yok, artık engelli gözüyle bakılıyor size. Bu çok ağır geldi bana, onun üzüntüsü de bambaşka&quot; ifadelerini kullandı.Doktorlarının stresten uzak yaşaması gerektiğini söylediğini aktaran Yıldırım, &quot;İlk biletimi Gürcistan&#039;a alarak, dünya turuna başladım. 2017 yılından bu yana 50 ülke gezdim. Avrupa&#039;yı komple bitirdim. Asya, bitmek üzere. Orta Doğu, Afrika, Moğolistan. Biletlerimi aldım, önümde yeni bir liste var. Çin, Japonya, Rusya ve Etiyopya var. En çok istediğim yer Etiyopya. Planı yaparken benim bir grubum var, arkadaşlarım var. Onlarla karar veriyoruz, onlarla gidiyoruz. Bayağı böyle biraz tehlikeli olan yerlere de tabii ki yardım alıyoruz. Bir turdan yardım aldığımız da oluyor. O şekilde gidiyoruz. Kendimi çok iyi hissediyorum. İmkanım el verdiği sürece gezmeye devam edeceğim&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8DDU1JRpGkOhVvo9J7mHBg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yıllık, tedaviyle, meme, kanserini, yendi:, Doktoru, stresten, uzak, dur, dedi, ülke, gezdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8DDU1JRpGkOhVvo9J7mHBg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="7 yıllık tedaviyle meme kanserini yendi: Doktoru " stresten uzak dur dedi gezdi><p>Ankara'da 2013 yılında 3'üncü evre meme kanseri olduğunu öğrenen Esin Yıldırım (62), sağ memesini kaybederken, 7 yıllık tedaviyle hastalığı yendi. Hastalığın tekrar nüksetme riskine karşı doktorunun yönlendirmesiyle dünya turuna çıkan Yıldırım, 50 ülke gezdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V7T1si_ImUCimZOuI0pagA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pilates eğitmeni, 2 çocuk annesi Esin Yıldırım, 2013 yılında meme kanseri olduğunu öğrendi. Hastalığın 3'üncü evresinde tanı alan Yıldırım, uzun süre kemoterapi tedavisi gördü. Ardından ameliyat olan ve sağ memesini kaybeden Yıldırım, bir süre daha kemoterapi aldıktan sonra hastalığı yendi. Yıldırım, 7 yıl süren tedavinin son aşamasında, doktorunun stresten uzak hayat sürmesine yönelik tavsiyesi ve yönlendirmesiyle dünya turuna çıkmaya karar verdi. Esin Yıldırım, 2017'den itibaren bugüne kadar da 50 ülke gezdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DO_5ziGuzE6iCYuVQvUTwQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Esin Yıldırım, 2011 yılına kadar düzenli meme kontrolüne gittiğini, kontrollere ara verdiği 2 yılda kansere yakalandığını belirtti. Yıldırım, "Aslında, acil durum ve afet yönetim uzmanıyım. Okudum ama herhangi bir işte çalışmadım. Daha sonra eğitimler alarak pilates eğitmenliği sertifikaları aldım. Pilates, yoga üzerinde uzmanlaşarak iş yeri açıp hayatımı devam ettirdim. Her şey gayet güzel devam ediyordu. Rutinim vardı, güzel rutinim vardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HwQ1Fkl-uE2543_JupO0fA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Daha sonra hastalıkla beraber o da yıkıldı. 2 sene içerisinde nasıl büyüdü, nasıl oldu, 3'üncü evreye nasıl geldi, 3'ü bile aşmak üzereyken bana belirti verdi. 2000 yılında eşimi trafik kazasında kaybettim. Çok acı geldi bana, aşırı. Onu kaldıramadım, herhalde onun üzüntüsü, onun stresi; 2 çocuğum var. Onların geleceği, okumaları, bunlar hep etken diye düşünüyorum" diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SVmcTMW0U0ikrBALgIzxnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yıldırım, tanı konulduktan sonra acil tedaviye başlandığını söyleyerek, "Kaşıntı, portakal kabuğu görünümü, delik delik oldu. Daha sonra da şişti, kızardı. Ondan sonra doktora gittim. Çok üzüldüm, dünyam başıma yıkıldı. Acil tedavilere başlandı, hem de çok acil. Kemoterapi aldım, ameliyat olmadan 4 kemoterapi aldım. Ameliyat olduktan sonra 4 kemoterapi daha aldım. Çok uzun ışın tedavileri gördüm. Ondan sonra ilaç tedavisi oldu ve bunların hepsi toplam 7 senemi aldı. Sağ mememi kaybettim. Bir uzvunuz yok, artık engelli gözüyle bakılıyor size. Bu çok ağır geldi bana, onun üzüntüsü de bambaşka" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/THsq1tlvikeHfrDXgGH_Lg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Doktorlarının stresten uzak yaşaması gerektiğini söylediğini aktaran Yıldırım, "İlk biletimi Gürcistan'a alarak, dünya turuna başladım. 2017 yılından bu yana 50 ülke gezdim. Avrupa'yı komple bitirdim. Asya, bitmek üzere. Orta Doğu, Afrika, Moğolistan. Biletlerimi aldım, önümde yeni bir liste var. Çin, Japonya, Rusya ve Etiyopya var. En çok istediğim yer Etiyopya. Planı yaparken benim bir grubum var, arkadaşlarım var. Onlarla karar veriyoruz, onlarla gidiyoruz. Bayağı böyle biraz tehlikeli olan yerlere de tabii ki yardım alıyoruz. Bir turdan yardım aldığımız da oluyor. O şekilde gidiyoruz. Kendimi çok iyi hissediyorum. İmkanım el verdiği sürece gezmeye devam edeceğim" dedi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kadınlar arasında kanser oranları neden arttı? İşte en çok yapılan 5 hata</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/kadinlar-arasinda-kanser-oranlari-neden-artti-iste-en-cok-yapilan-5-hata</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/kadinlar-arasinda-kanser-oranlari-neden-artti-iste-en-cok-yapilan-5-hata</guid>
<description><![CDATA[ Hücrelerin kontrolsüz şekilde büyüyüp bölünmesiyle ortaya çıkan bir hastalık olan kanser, her yıl dünyada milyonlarca can alıyor. Son dönemlerde kadınların erkeklerden daha çok kansere yakalandığını belirten uzmanlar, bu artışta meme kanserinin payının büyük olduğunu ifade etti.Amerikan Kanser Derneği, kadınlar ve gençler arasında artış gösteren kanser vakalarının tehlikeli boyutlara ulaştığı konusunda uyarıda bulunuyor.Yapılan araştırmalar, 50 yaş altındaki kadınların kanser teşhisi alma olasılığının, erkeklere kıyasla yüzde 82 daha fazla olduğunu ortaya koydu. Bu değişimin, meme ve tiroid kanserlerinin yaygınlaşmasıyla bağlantılı olduğu ve 50 yaş altındaki bireylerdeki tüm kanser vakalarının neredeyse yarısını oluşturduğu belirtiliyor. Üstelik, bu kanser türleri çoğunlukla kadınları etkiliyor. Peki, bu rahatsız edici eğilime ne neden oluyor? Northwell Health Kanser Enstitüsü&#039;nden Dr. Richard Barakat&#039;a göre, yaşam tarzı değişiklikleri en önemli faktörlerden biri.ABD&#039;deki kadınlar artık daha geç yaşta çocuk sahibi oluyor ya da hiç çocuk sahibi olmuyor. Bu durum, hamilelik ve emzirmenin meme kanserine karşı sağladığı koruyucu faydaları kaybetmelerine neden olabiliyor. Yoğun alkol tüketimi de meme kanseri riskini artıran önemli bir etken olarak kabul ediliyor.2012 ile 2021 yılları arasında akciğer kanseri vakalarında genel bir azalma olsa da, 65 yaş altı kadınlarda yeni vaka sayısı erkekleri geçti. Dr. Barakat, kadınların sigaraya erkeklerden daha geç başladıklarını ve sigara bırakmada biraz daha geride kaldıklarını belirtiyor. 1965&#039;ten bu yana, kadınlar arasındaki sigara içme oranı erkeklere kıyasla yüzde 59 azalmışken, erkeklerde bu oran yüzde 66&#039;ya düşmüş durumda.Kanser vakalarında rahim ağzı kanserindeki artış oranları da dikkat çekiyor. HPV aşısının yaygınlaşmasıyla yıllarca süren bir düşüş yaşanmış olsa da, 2013 ile 2021 yılları arasında 30-44 yaş arasındaki kadınlarda rahim ağzı kanseri vakaları yüzde 11 oranında arttı. Dr. Barakat, bunun bazı kadınların aşıyı ihmal etmelerinin ve jinekolojik taramaları ertelemelerinin bir sonucu olabileceğini belirtiyor.Öte yandan kanser tarama kılavuzlarındaki değişiklikler de özellikle gençlerdeki kanser oranlarının artmasına yol açabilir. Örneğin mamografi için önerilen yaş, geçtiğimiz yıl 50&#039;den 40&#039;a düşürülmüştü. Dr. Barakat, &quot;Şu anda daha erken evredeki meme kanserlerini ve tiroid kanserlerini tespit edebiliyoruz&#039;&#039; ifadelerini kullandı.Bu gelişme, daha iyi görüntüleme teknolojileri ve erken teşhis araçlarının yaygınlaşmasının bir sonucu olarak, doktorların küçük ve yavaş büyüyen tümörleri daha erken aşamalarda fark etmelerini sağlayabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HzH-FXTStUSZ2fi_nGM9VQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kadınlar, arasında, kanser, oranları, neden, arttı, İşte, çok, yapılan, hata</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HzH-FXTStUSZ2fi_nGM9VQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kadınlar arasında kanser oranları neden arttı? İşte en çok yapılan 5 hata"><p>Hücrelerin kontrolsüz şekilde büyüyüp bölünmesiyle ortaya çıkan bir hastalık olan kanser, her yıl dünyada milyonlarca can alıyor. Son dönemlerde kadınların erkeklerden daha çok kansere yakalandığını belirten uzmanlar, bu artışta meme kanserinin payının büyük olduğunu ifade etti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Nm-x_oRWJkea6kV8d94PbA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerikan Kanser Derneği, kadınlar ve gençler arasında artış gösteren kanser vakalarının tehlikeli boyutlara ulaştığı konusunda uyarıda bulunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HfOf10t-ak2eAAiUydkTOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yapılan araştırmalar, 50 yaş altındaki kadınların kanser teşhisi alma olasılığının, erkeklere kıyasla yüzde 82 daha fazla olduğunu ortaya koydu. Bu değişimin, meme ve tiroid kanserlerinin yaygınlaşmasıyla bağlantılı olduğu ve 50 yaş altındaki bireylerdeki tüm kanser vakalarının neredeyse yarısını oluşturduğu belirtiliyor. Üstelik, bu kanser türleri çoğunlukla kadınları etkiliyor. Peki, bu rahatsız edici eğilime ne neden oluyor? Northwell Health Kanser Enstitüsü'nden Dr. Richard Barakat'a göre, yaşam tarzı değişiklikleri en önemli faktörlerden biri.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eWSEcUCCskiVfpFgoCdTog.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'deki kadınlar artık daha geç yaşta çocuk sahibi oluyor ya da hiç çocuk sahibi olmuyor. Bu durum, hamilelik ve emzirmenin meme kanserine karşı sağladığı koruyucu faydaları kaybetmelerine neden olabiliyor. Yoğun alkol tüketimi de meme kanseri riskini artıran önemli bir etken olarak kabul ediliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/n6FqfQWQPkGxTGZDJkcNSg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2012 ile 2021 yılları arasında akciğer kanseri vakalarında genel bir azalma olsa da, 65 yaş altı kadınlarda yeni vaka sayısı erkekleri geçti. Dr. Barakat, kadınların sigaraya erkeklerden daha geç başladıklarını ve sigara bırakmada biraz daha geride kaldıklarını belirtiyor. 1965'ten bu yana, kadınlar arasındaki sigara içme oranı erkeklere kıyasla yüzde 59 azalmışken, erkeklerde bu oran yüzde 66'ya düşmüş durumda.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-X5MiI11R0W0IEIsv2Y99Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kanser vakalarında rahim ağzı kanserindeki artış oranları da dikkat çekiyor. HPV aşısının yaygınlaşmasıyla yıllarca süren bir düşüş yaşanmış olsa da, 2013 ile 2021 yılları arasında 30-44 yaş arasındaki kadınlarda rahim ağzı kanseri vakaları yüzde 11 oranında arttı. Dr. Barakat, bunun bazı kadınların aşıyı ihmal etmelerinin ve jinekolojik taramaları ertelemelerinin bir sonucu olabileceğini belirtiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pFpqb9sbgE-UeZxO1lLjxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Öte yandan kanser tarama kılavuzlarındaki değişiklikler de özellikle gençlerdeki kanser oranlarının artmasına yol açabilir. Örneğin mamografi için önerilen yaş, geçtiğimiz yıl 50'den 40'a düşürülmüştü. Dr. Barakat, "Şu anda daha erken evredeki meme kanserlerini ve tiroid kanserlerini tespit edebiliyoruz'' ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4GiL5RIVdEOQej9P7wLdlg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu gelişme, daha iyi görüntüleme teknolojileri ve erken teşhis araçlarının yaygınlaşmasının bir sonucu olarak, doktorların küçük ve yavaş büyüyen tümörleri daha erken aşamalarda fark etmelerini sağlayabilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzun gelincik sendromu nedir? En çok kadınlar maruz kalıyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/uzun-gelincik-sendromu-nedir-en-cok-kadinlar-maruz-kaliyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/uzun-gelincik-sendromu-nedir-en-cok-kadinlar-maruz-kaliyor</guid>
<description><![CDATA[ İlk olarak Yeni Zelanda ve Avustralya gibi ülkelerde ortaya çıktığı tahmin edilen uzun gelincik sendromu, kurumsal hayatta daha çok çalışan kişilerin hem ekip arkadaşları hem de yöneticileri tarafından görmezden gelinmesi durumu olarak açıklanıyor. Uzmanlar, iş hayatında kadınların erkeklere oranla daha fazla uzun gelincik sendromu yaşadığını öne sürüyor.İş yerinde hedeflerinizi daha yükseğe taşımaya çalıştığınızda engelleniyorsanız ya da yenilikçi fikirleriniz sürekli olarak eleştiriliyorsa, uzun gelincik sendromuyla karşı karşıya kalmış olabilirsiniz.“Uzun gelincik sendromu” terimi, tarladaki en uzun gelinciklerin diğerleriyle eşit seviyeye gelmesi için kesilmesi metaforundan gelir. Bu benzetme, toplumsal düzeyde başarılarıyla öne çıkanları &quot;aşağı çekme&quot; ve herkesi &quot;eşitleme&quot; dürtüsünü sembolize eder. Hikayeye göre, Kral Tarquin&#039;in oğlu Sextus, düşman şehri nasıl fethedeceğine dair babasından bir tavsiye ister. Tarquin, hiçbir şey söylemeden bahçesindeki en uzun gelinciklerin başlarını keser. Sextus bu sessiz eylemi, fethetmek istedikleri şehirdeki aristokratları ortadan kaldırma mesajı olarak alır ve başarılı olur.
Uzun gelincik sendromu, köklerini antik tarihe dayandırsa da, etkileri günümüzde hala devam ediyor.Alçakgönüllülüğe ve eşitliğe değer veren toplumlar, başarılı bireyleri &quot;çok hırslı&quot; veya &quot;fazla iddialı&quot; olarak damgalayabilir. Bu tür toplumlarda, bireylerin başarıları, toplumsal uyum için tehdit olarak algılanabilir.Özellikle bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi alanlarda başarılı olan kadınlar, UGS&#039;ye daha fazla maruz kalabilir.Tarihte grup uyumu, insan topluluklarının hayatta kalabilmesi için önemli bir unsurdu. Bu uyumu bozan ya da normlara uymayan bireyler, dışlanma veya cezalandırılma riskiyle yaşardı. Bu içgüdü, günümüzde de UGS&#039;nin devam etmesine zemin hazırlıyor.Bazı iş yerlerinde yüksek performans gösteren çalışanlar, kıdemli meslektaşları veya yöneticileri tarafından dışlanabilirler. Bu tür bir dışlanma; kızgınlık, küskünlük, öfke gibi duyguları doğurabilir ve yüksek performanslı kişilerin kendilerine olan güvenlerini sarsabilir.
Bunun yanı sıra, &quot;sahte mütevazılık&quot; da bu sendromun bir yansıması olabilir. Başarılarını gizlemeye çalışan kişiler, olumsuz tepkilerden kaçınmaya çalışırken, iş yerinde kendilerini mutsuz ve değersiz hissedebilirler. Bu da potansiyellerini tam olarak ortaya koymalarına engel olur.Başarıyı kutlayan ve takdir eden insanlarla çevrelenmek, size moral verecek ve UGS&#039;nin olumsuz etkilerinden korunmanıza yardımcı olacaktır. Dışsal onaylardan bağımsız olarak, kendi içsel motivasyonunuzu yüksek tutmak sizi daha dirençli hale getirir. Kendinize değer verin ve stresli durumlarla başa çıkmak için destekleyici bir ağ oluşturun.
Başkalarının başarılarını kutlayarak ve onlardan ilham alarak bu durumu tersine çevirebilirsiniz. Başarıyı hep birlikte elde edilen bir kazanım olarak görmek, hepimizin başarısına katkı sağlar. Eğer bulunduğunuz ortam sürekli olarak sizi engelliyorsa, başarıyı takdir eden ve sizi destekleyen başka fırsatlar aramaktan çekinmeyin. Potansiyelinizi en iyi şekilde ortaya koyabileceğiniz bir çevre, başarıya giden yolu açacaktır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Zcri8Uf2eUOKiUd57GtdDw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uzun, gelincik, sendromu, nedir, çok, kadınlar, maruz, kalıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Zcri8Uf2eUOKiUd57GtdDw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Uzun gelincik sendromu nedir? En çok kadınlar maruz kalıyor"><p>İlk olarak Yeni Zelanda ve Avustralya gibi ülkelerde ortaya çıktığı tahmin edilen uzun gelincik sendromu, kurumsal hayatta daha çok çalışan kişilerin hem ekip arkadaşları hem de yöneticileri tarafından görmezden gelinmesi durumu olarak açıklanıyor. Uzmanlar, iş hayatında kadınların erkeklere oranla daha fazla uzun gelincik sendromu yaşadığını öne sürüyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7QCI3TalHkukER3J4UjpKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İş yerinde hedeflerinizi daha yükseğe taşımaya çalıştığınızda engelleniyorsanız ya da yenilikçi fikirleriniz sürekli olarak eleştiriliyorsa, uzun gelincik sendromuyla karşı karşıya kalmış olabilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/STtjOPzUK0uKjEgQIi2WJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>“Uzun gelincik sendromu” terimi, tarladaki en uzun gelinciklerin diğerleriyle eşit seviyeye gelmesi için kesilmesi metaforundan gelir. Bu benzetme, toplumsal düzeyde başarılarıyla öne çıkanları "aşağı çekme" ve herkesi "eşitleme" dürtüsünü sembolize eder. Hikayeye göre, Kral Tarquin'in oğlu Sextus, düşman şehri nasıl fethedeceğine dair babasından bir tavsiye ister. Tarquin, hiçbir şey söylemeden bahçesindeki en uzun gelinciklerin başlarını keser. Sextus bu sessiz eylemi, fethetmek istedikleri şehirdeki aristokratları ortadan kaldırma mesajı olarak alır ve başarılı olur.
Uzun gelincik sendromu, köklerini antik tarihe dayandırsa da, etkileri günümüzde hala devam ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Vk-OEaP0H0-Zb-a2IV7xAA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Alçakgönüllülüğe ve eşitliğe değer veren toplumlar, başarılı bireyleri "çok hırslı" veya "fazla iddialı" olarak damgalayabilir. Bu tür toplumlarda, bireylerin başarıları, toplumsal uyum için tehdit olarak algılanabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/esQe12UFw0GHmqSDnW1XJQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özellikle bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi alanlarda başarılı olan kadınlar, UGS'ye daha fazla maruz kalabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6ehpAW5sR0-subWH03258w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tarihte grup uyumu, insan topluluklarının hayatta kalabilmesi için önemli bir unsurdu. Bu uyumu bozan ya da normlara uymayan bireyler, dışlanma veya cezalandırılma riskiyle yaşardı. Bu içgüdü, günümüzde de UGS'nin devam etmesine zemin hazırlıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xattcEGoqUSmjOoLzsJDOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bazı iş yerlerinde yüksek performans gösteren çalışanlar, kıdemli meslektaşları veya yöneticileri tarafından dışlanabilirler. Bu tür bir dışlanma; kızgınlık, küskünlük, öfke gibi duyguları doğurabilir ve yüksek performanslı kişilerin kendilerine olan güvenlerini sarsabilir.
Bunun yanı sıra, "sahte mütevazılık" da bu sendromun bir yansıması olabilir. Başarılarını gizlemeye çalışan kişiler, olumsuz tepkilerden kaçınmaya çalışırken, iş yerinde kendilerini mutsuz ve değersiz hissedebilirler. Bu da potansiyellerini tam olarak ortaya koymalarına engel olur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ULxd3ZwLtEO28sSAI0d6Ig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Başarıyı kutlayan ve takdir eden insanlarla çevrelenmek, size moral verecek ve UGS'nin olumsuz etkilerinden korunmanıza yardımcı olacaktır. Dışsal onaylardan bağımsız olarak, kendi içsel motivasyonunuzu yüksek tutmak sizi daha dirençli hale getirir. Kendinize değer verin ve stresli durumlarla başa çıkmak için destekleyici bir ağ oluşturun.
Başkalarının başarılarını kutlayarak ve onlardan ilham alarak bu durumu tersine çevirebilirsiniz. Başarıyı hep birlikte elde edilen bir kazanım olarak görmek, hepimizin başarısına katkı sağlar. Eğer bulunduğunuz ortam sürekli olarak sizi engelliyorsa, başarıyı takdir eden ve sizi destekleyen başka fırsatlar aramaktan çekinmeyin. Potansiyelinizi en iyi şekilde ortaya koyabileceğiniz bir çevre, başarıya giden yolu açacaktır.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aşk acısı öldürür mü? Kırık kalp sendromunun yıkıcı etkilerine dikkat</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/ask-acisi-oeldurur-mu-kirik-kalp-sendromunun-yikici-etkilerine-dikkat</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/ask-acisi-oeldurur-mu-kirik-kalp-sendromunun-yikici-etkilerine-dikkat</guid>
<description><![CDATA[ Romantik bir ilişkinin sona ermesi, ruhta sevilen birinin ölümü kadar büyük bir ızdırap yaratabilir. Ancak uzmanlar, yalnızca psikolojik olduğu tahmin edilen bu durumun, fiziksel sağlık üzerinde de ciddi etkileri olabileceğini savunuyor. İlk olarak Japon bilim insanları tarafından ortaya atılan kırık kalp sendromunda, kalp normal işlevlerini yerine getirmekte zorlanabiliyor.Tıbbi olarak &quot;takotsubo kardiyomiyopatisi&#039;&#039; adıyla bilinen kırık kalp sendromu, ani duygusal veya fiziksel stresin ardından kalp kasının geçici bir şekilde zayıflamasıyla ortaya çıkıyor. Genellikle  sevilen birinin kaybı, büyük bir korku, ani bir tartışma veya ağır bir hastalık sonucu gelişen kırık kalp sendromunu tetikleyen etkenler arasında aşk acısı da bulunuyor.Kırık kalp sendromu, kalbin sağ ventrikülünün şişmesi ve sol ventrikülün hareketinin zayıflaması ile kendini gösterir. Bu durum, genellikle kalp krizine benzer semptomlara yol açabilir ancak kalp damarlarında herhangi bir tıkanıklık yaratmaz. Kalp, geçici bir süreliğine normal işlevini sürdürmekte zorlanabilir.Kırık kalp sendromunun tam nedeni henüz bilinmemekle birlikte, uzmanlar stres hormonlarının kalp üzerinde yarattığı olumsuz etkinin bu duruma neden olabileceğini düşünüyor.1990&#039;ların başında Japonya&#039;da keşfedilen kırık kalp sendromunun kadınlarda, erkeklere kıyasla 5-9 kat daha fazla görüldüğü tespit edilmişti.Araştırmalar, stresin kalp kasındaki hücrelerin fonksiyonunu geçici olarak bozan bir dizi biyokimyasal reaksiyon başlattığını ve bu durumun, kalbin kasılma yeteneğini zayıflatabildiğini ortaya koydu.
Uzmanlar, stres yönetimi ve psikolojik desteğin, hastaların iyileşme sürecinde önemli bir rol oynadığının altını çiziyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C9S3qGgJBEamC_PK013yRA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Aşk, acısı, öldürür, mü, Kırık, kalp, sendromunun, yıkıcı, etkilerine, dikkat</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C9S3qGgJBEamC_PK013yRA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Aşk acısı öldürür mü? Kırık kalp sendromunun yıkıcı etkilerine dikkat"><p>Romantik bir ilişkinin sona ermesi, ruhta sevilen birinin ölümü kadar büyük bir ızdırap yaratabilir. Ancak uzmanlar, yalnızca psikolojik olduğu tahmin edilen bu durumun, fiziksel sağlık üzerinde de ciddi etkileri olabileceğini savunuyor. İlk olarak Japon bilim insanları tarafından ortaya atılan kırık kalp sendromunda, kalp normal işlevlerini yerine getirmekte zorlanabiliyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I6mZ5aRdwEiDJODNqeWPzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tıbbi olarak "takotsubo kardiyomiyopatisi'' adıyla bilinen kırık kalp sendromu, ani duygusal veya fiziksel stresin ardından kalp kasının geçici bir şekilde zayıflamasıyla ortaya çıkıyor. Genellikle  sevilen birinin kaybı, büyük bir korku, ani bir tartışma veya ağır bir hastalık sonucu gelişen kırık kalp sendromunu tetikleyen etkenler arasında aşk acısı da bulunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rijddGJ8Q0KLb4aF5p1wqQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kırık kalp sendromu, kalbin sağ ventrikülünün şişmesi ve sol ventrikülün hareketinin zayıflaması ile kendini gösterir. Bu durum, genellikle kalp krizine benzer semptomlara yol açabilir ancak kalp damarlarında herhangi bir tıkanıklık yaratmaz. Kalp, geçici bir süreliğine normal işlevini sürdürmekte zorlanabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KyHCNEiwf0Oc17DTrMi2QQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kırık kalp sendromunun tam nedeni henüz bilinmemekle birlikte, uzmanlar stres hormonlarının kalp üzerinde yarattığı olumsuz etkinin bu duruma neden olabileceğini düşünüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3D4FwWMqVk6fGiaUIz3yqg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>1990'ların başında Japonya'da keşfedilen kırık kalp sendromunun kadınlarda, erkeklere kıyasla 5-9 kat daha fazla görüldüğü tespit edilmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ta97apQoqk6oOjwFYF7mGw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmalar, stresin kalp kasındaki hücrelerin fonksiyonunu geçici olarak bozan bir dizi biyokimyasal reaksiyon başlattığını ve bu durumun, kalbin kasılma yeteneğini zayıflatabildiğini ortaya koydu.
Uzmanlar, stres yönetimi ve psikolojik desteğin, hastaların iyileşme sürecinde önemli bir rol oynadığının altını çiziyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>En çok aldatan ülkeler belli oldu: Türkiye kaçıncı sırada?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/en-cok-aldatan-ulkeler-belli-oldu-turkiye-kacinci-sirada</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/en-cok-aldatan-ulkeler-belli-oldu-turkiye-kacinci-sirada</guid>
<description><![CDATA[ Romantik ilişkilerde yaygın bir problem olan aldatma, genellikle güvensizlik, iletişimsizlik, tatminsizlik veya macera arayışı gibi etkenler nedeniyle ortaya çıkar. Aldatmanın en belirgin sonuçları arasında ilişkide güvenin zedelenmesi ve duygusal hasarlara yol açması yer alır. Smith Investigation Services, World Population Review ve The Tech Report&#039;un dijital platformları aracılığıyla gerçekleştirilen son araştırma, partnerlerini veya eşlerini en çok aldatan ülkeleri belirledi. Listede Türkiye&#039;nin sıralaması dikkat çekti.Dünyadaki en sadakatsiz ülkeleri belirlemek için yapılan çalışmada, zirveye ABD yerleşti.ABD&#039;yi ise Almanya, Birleşik Krallık ve Tayland takip etti. Araştırmaya katılan Amerikalıların yüzde 71&#039;i bir kez bile olsa partnerlerini aldattığını söyledi.Almanya&#039;da bu oran yüzde 68, Birleşik Krallık&#039;ta yüzde 66 ve Tayland&#039;da ise yüzde 61 olarak kaydedildi.Türkiye ise bu listede 10. sırada yer alıyor. Sıralamada Brezilya ve Fransa, yüzde 57&#039;lik oranla 5. sırayı paylaşırken, Rusya ise yüzde 53 ile 6. sırada yer aldı.Japonya, yüzde 49&#039;luk oranla 7. sırada bulunurken, ardından yüzde 46 ile Romanya ve yüzde 44 ile Avustralya geldi.Türkiye ve Kanada ise yüzde 27&#039;lik aldatma oranıyla 10. sırayı paylaşıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g-4qP64bx0-93SARkJ6EcQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>çok, aldatan, ülkeler, belli, oldu:, Türkiye, kaçıncı, sırada</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g-4qP64bx0-93SARkJ6EcQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="En çok aldatan ülkeler belli oldu: Türkiye kaçıncı sırada?"><p>Romantik ilişkilerde yaygın bir problem olan aldatma, genellikle güvensizlik, iletişimsizlik, tatminsizlik veya macera arayışı gibi etkenler nedeniyle ortaya çıkar. Aldatmanın en belirgin sonuçları arasında ilişkide güvenin zedelenmesi ve duygusal hasarlara yol açması yer alır. Smith Investigation Services, World Population Review ve The Tech Report'un dijital platformları aracılığıyla gerçekleştirilen son araştırma, partnerlerini veya eşlerini en çok aldatan ülkeleri belirledi. Listede Türkiye'nin sıralaması dikkat çekti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zu3kWZhdFUKZv8pP3wWI6A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünyadaki en sadakatsiz ülkeleri belirlemek için yapılan çalışmada, zirveye ABD yerleşti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1oZhNHcnAkCq2c2EEd_OMw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'yi ise Almanya, Birleşik Krallık ve Tayland takip etti. Araştırmaya katılan Amerikalıların yüzde 71'i bir kez bile olsa partnerlerini aldattığını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IsNf7cLpo0eLwIUZnVK7MQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Almanya'da bu oran yüzde 68, Birleşik Krallık'ta yüzde 66 ve Tayland'da ise yüzde 61 olarak kaydedildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b_vu781J8kqXmfNOWunjxw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Türkiye ise bu listede 10. sırada yer alıyor. Sıralamada Brezilya ve Fransa, yüzde 57'lik oranla 5. sırayı paylaşırken, Rusya ise yüzde 53 ile 6. sırada yer aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OS4zDOdRIECvW5rdbgYBqA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Japonya, yüzde 49'luk oranla 7. sırada bulunurken, ardından yüzde 46 ile Romanya ve yüzde 44 ile Avustralya geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BKHcI3kwIE6rNp293nIMlw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Türkiye ve Kanada ise yüzde 27'lik aldatma oranıyla 10. sırayı paylaşıyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Annesinin reddettiği engelli kuzuya evde bebek gibi bakıyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/annesinin-reddettigi-engelli-kuzuya-evde-bebek-gibi-bakiyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/annesinin-reddettigi-engelli-kuzuya-evde-bebek-gibi-bakiyor</guid>
<description><![CDATA[ Erzincan’ın Başpınar köyünde engelli doğan ve annesi tarafından reddedilen kuzu, biberonla soba kenarında büyütülüyor.Başpınar köyünde küçükbaş hayvan üreticiliği yapan Erkan Çimtay, annesi tarafından reddedilen engelli kuzusuna bebek gibi bakıyor. Doğum sırasında fiziksel engellerle dünyaya gelen minik kuzu, Erkan Çimtay’ın sevgi dolu yaklaşımıyla hayata tutunuyor.Köy evinin sıcak ortamında soba kenarında özenle bakılan kuzu, biberonla beslenerek büyütülüyor. Henüz ota ve yeme alışamayan kuzunun günlük beslenmesi, büyük bir titizlikle sağlanıyor.Erkan Çimtay, minik kuzunun ota ve yeme alışacağı zamana kadar evde bakılmaya devam edileceği belirtti.Çimtay, “Kuzu annesinden doğduğunda annesi reddetti, kendisi de engelli şu an. Gittiğimizde annesi yanından ayrılmıştı, annesini arıyordu ama annesi gelmiyordu. Biz de hemen aldık getirdik sobanın önüne ısınması için. Annesinden sağdığımız sütü biberona koyarak getirip kuzuyu doyurmaya çalışıyoruz. Bir şekilde bunu böyle büyüteceğiz, büyüyüp yem yiyene kadar. Kendisi engelli bacaklarından, annesi de reddetmiş başka çaremiz yok sadece emzireceğiz” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XlTQGb_u9Eyd_MfgI_pQIg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Annesinin, reddettiği, engelli, kuzuya, evde, bebek, gibi, bakıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XlTQGb_u9Eyd_MfgI_pQIg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Annesinin reddettiği engelli kuzuya evde bebek gibi bakıyor"><p>Erzincan’ın Başpınar köyünde engelli doğan ve annesi tarafından reddedilen kuzu, biberonla soba kenarında büyütülüyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/honjJWZjjku4ilLX5gjpvQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Başpınar köyünde küçükbaş hayvan üreticiliği yapan Erkan Çimtay, annesi tarafından reddedilen engelli kuzusuna bebek gibi bakıyor. Doğum sırasında fiziksel engellerle dünyaya gelen minik kuzu, Erkan Çimtay’ın sevgi dolu yaklaşımıyla hayata tutunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/POM5AVs-10G941TyhuTagg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Köy evinin sıcak ortamında soba kenarında özenle bakılan kuzu, biberonla beslenerek büyütülüyor. Henüz ota ve yeme alışamayan kuzunun günlük beslenmesi, büyük bir titizlikle sağlanıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wuR9ihjiyUuj6DijqICjJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Erkan Çimtay, minik kuzunun ota ve yeme alışacağı zamana kadar evde bakılmaya devam edileceği belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PUK1R9EPDU-qru7R1sX5bA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çimtay, “Kuzu annesinden doğduğunda annesi reddetti, kendisi de engelli şu an. Gittiğimizde annesi yanından ayrılmıştı, annesini arıyordu ama annesi gelmiyordu. Biz de hemen aldık getirdik sobanın önüne ısınması için. Annesinden sağdığımız sütü biberona koyarak getirip kuzuyu doyurmaya çalışıyoruz. Bir şekilde bunu böyle büyüteceğiz, büyüyüp yem yiyene kadar. Kendisi engelli bacaklarından, annesi de reddetmiş başka çaremiz yok sadece emzireceğiz” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qfT7mutmaU2GoT0tSK7e7Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2hDNDgaCSE6kRCBkUMxqaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sosyal yıkıcılar: Psikopati, Sosyopati, Antisosyal</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/sosyal-yikicilar-psikopati-sosyopati-antisosyal</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/sosyal-yikicilar-psikopati-sosyopati-antisosyal</guid>
<description><![CDATA[ Yaşam boyunca elbette sorun yaşadığımız insanlar karşımıza çıkabilir, bize zarar ilişkiler ve hayal kırıklıkları yaşayabiliriz. Fakat bazı kişiler vardır ki temel özellikleri ilişki içinde oldukları kişiye ve çevrelerine hem duygusal, hem maddi hem de fiziksel zarar vermek onların temel özelliğidir. Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hakan Türkçapar, Sosyal yıkıcılar: Psikopati, Sosyopati, Antisosyal terimlerini açıkladı.Romantik ilişkilerinizde şiddet gördüğünüz oldu mu?  Eşinizin/ sevgilinizin şiddete eğilimli olduğunu düşündünüz mü?   Dolandırıcılık haberlerine şaşırıp bu kişi bunu nasıl yapmış der misiniz?   İyi niyetinizin başka biri tarafından kullanıldığı oldu mu?   Hapishanelerdeki çoğu insanın neden orada olduğunu merak ettiğiniz oldu mu?  Bazı kişilerin soğukkanlı şekilde nasıl suç işleyebildiğini anlayamadığınız?   Yaşam boyunca elbette sorun yaşadığımız insanlar karşımıza çıkabilir, bize zarar ilişkiler ve hayal kırıklıkları yaşayabiliriz. Fakat bazı kişiler vardır ki temel özellikleri ilişki içinde oldukları kişiye ve çevrelerine hem duygusal, hem maddi hem de fiziksel zarar vermek onların temel özelliğidir. Hatta bu kişiler sadece yakın çevrelerine değil genel toplumsal huzur, düzen, yaşam açısından çok önemli zararlara yol açıp, zaman, enerji kaynak tüketirler. Antisosyal, psikopati, sosyopati: İşte bu üç terim, kendimiz, ailemiz, çocuklarımız, sevdiklerimiz ve toplum için tehdit oluşturabilecek bir kişilik yapısıyla ilgili birbirine benzeyen ama farklılaşan 3 farklı adlandırma. Bu 3 grup kişi, toplumsal kurallara uymamaları, çevreye ilişki içinde oldukları insanlara zarar vermeleri, onları sömürmeleri, kullanmaları açısından birbirine çok benzerdir ve bu grupta yer alan çoğu kişi bu alt gruplardan ikisinin veya üçünün özelliklerini bir arada gösterebilirler. Peki, bu terimler arasındaki farklar nelerdir ve neden hala bu nedenle bu üç farklı adlandırmada hala yaşamaktadır? Gelin buna yakından bakalım:  ANTİSOSYAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU: DOĞUŞTAN SUÇLULAR  Antisosyal kişilik bozukluğu, temel özelliği yasalara uymama, suç işleme olan bir kişilik bozukluğu tanısına verilen addır. Amerikan Psikiyatri Birliği’nin Tanı Sistemi DSM-5’de antisosyal (topluma karşı) kişilik bozukluğu olarak adlandırılırken; Dünya Sağlık Örgütü Ruhsal sınıflandırma sistemi olan ICD’de aynı tanı için “dissosyal (toplum karşıtı) kişilik bozukluğu” terimini kullanılır. Bu tanı sistemlerine göre, antisosyal kişilik bozukluğu, bireyin sürekli olarak başkalarının haklarını çiğnediği, toplumsal kurallara ve yasalara uymadığı, kolaylıkla yalan söylediği ve manipülatif davrandığı, aklına eseni sorumsuzca yapan, yaptığı olumsuz davranışlardan dolayı vicdan azabı veya suçluluk hissetmeyen ve ağırlıklı olarak saldırgan ve şiddet içeren davranışlar gösteren bir kişilik yapısıdır. Bu özellikleriyle çoğu antisosyal kişilik bozukluğu olan birey suçla ilişkilidir. Peki ya psikopati?  PSİKOPATİ: SOĞUKKANLI VE HESAPÇI KÖTÜLER  “Psikopati” terimi resmi bir psikolojik bozukluk tanısı olmaktan çok bir kişilik yapısını tanımlayan ve kişiliğin biyolojik boyutu olan huy veya mizaç özellikleriyle ilişkili çok boyutlu bir klinik kavramdır. Bu kişiler aldatma, manipülasyon, sorumsuzluk, dürtüsellik, empati eksikliği, suçluluk veya pişmanlık hissetmeme gibi bir dizi etik olmayan davranış gösterirler. Psikopatinin en yıkıcı özellikleri arasında, başkalarının haklarına en ufak bir suçluluk veya pişmanlık duygusu olmadan çiğneyebilme ve onlara zarar verici davranışlar yer alır. Psikopat bireylerin bir kısmı, antisosyal kişilik bozukluğu tanısını alabilir ama bir kısmı dışarıdan bakıldığında kontrollü, soğukkanlılıkla hareket eden ve hatta karizmatik kişiler olarak görülebilirler. İçsel olarak ise derin bir empati yoksunluğu ve duygusal soğukluk barındırırlar. Bu bireyler, başkalarının duygularını manipüle etmekte ustadır. Planlı ve stratejik davranışlar sergilerler; bu nedenle suç işlediklerinde yakalanma olasılıkları düşüktür. Örneğin, psikopat bir birey bir dolandırıcılık suçu işlerken, detaylı bir plan yapar ve bu plana titizlikle uyar.   SOSYALLEŞME SORUNLARININ ÜRÜNÜ: SOSYOPATİ  “Sosyopati” ise psikopatiye benzemekle beraber aslında yapı, yani mizaç veya huy olarak psikopatik özellikleri çok ön planda olmayan ama olumsuz çocukluk yaşantılarıyla, kötü örneklerin olduğu sosyal çevrenin etkisiyle antisosyal davranışlar gösteren kişilerin durumunu tanımlayan bir ifadedir. Bazı sosyopatların psikopatlardan farklı olarak empati, suçluluk ve sadakat duyguları olabilir. Bu nedenle sosyopatların, psikopatlara göre başkalarıyla bağ kurma olasılığı daha yüksektir; ancak bu bağlar çoğu zaman sağlıksız ve dengesizdir. İlişkide oldukları kişiye rahatlıkla zarar verebilirler. Sosyopati, antisosyal kişilik bozukluğunun, yetersiz ebeveyn tutumları nedeniyle sosyalleşme eksikliğinin ürünü olan bir alt tipi olarak düşünebiliriz.   Antisosyal kişilik bozukluğu, sosyopati ve psikopati, sadece bireysel hayatları değil, toplumsal huzuru da etkileyen bozukluklardır. Bu kişilerin da ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6DH-Je2_VUKQIMsE4SVAZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sosyal, yıkıcılar:, Psikopati, Sosyopati, Antisosyal</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6DH-Je2_VUKQIMsE4SVAZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sosyal yıkıcılar: Psikopati, Sosyopati, Antisosyal"><p>Yaşam boyunca elbette sorun yaşadığımız insanlar karşımıza çıkabilir, bize zarar ilişkiler ve hayal kırıklıkları yaşayabiliriz. Fakat bazı kişiler vardır ki temel özellikleri ilişki içinde oldukları kişiye ve çevrelerine hem duygusal, hem maddi hem de fiziksel zarar vermek onların temel özelliğidir. Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hakan Türkçapar, Sosyal yıkıcılar: Psikopati, Sosyopati, Antisosyal terimlerini açıkladı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dkX_JcPSZUuM5UTuGGPyRQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hakan Türkçapar">Romantik ilişkilerinizde şiddet gördüğünüz oldu mu?  Eşinizin/ sevgilinizin şiddete eğilimli olduğunu düşündünüz mü?   Dolandırıcılık haberlerine şaşırıp bu kişi bunu nasıl yapmış der misiniz?   İyi niyetinizin başka biri tarafından kullanıldığı oldu mu?   Hapishanelerdeki çoğu insanın neden orada olduğunu merak ettiğiniz oldu mu?  Bazı kişilerin soğukkanlı şekilde nasıl suç işleyebildiğini anlayamadığınız?   Yaşam boyunca elbette sorun yaşadığımız insanlar karşımıza çıkabilir, bize zarar ilişkiler ve hayal kırıklıkları yaşayabiliriz. Fakat bazı kişiler vardır ki temel özellikleri ilişki içinde oldukları kişiye ve çevrelerine hem duygusal, hem maddi hem de fiziksel zarar vermek onların temel özelliğidir. Hatta bu kişiler sadece yakın çevrelerine değil genel toplumsal huzur, düzen, yaşam açısından çok önemli zararlara yol açıp, zaman, enerji kaynak tüketirler. Antisosyal, psikopati, sosyopati: İşte bu üç terim, kendimiz, ailemiz, çocuklarımız, sevdiklerimiz ve toplum için tehdit oluşturabilecek bir kişilik yapısıyla ilgili birbirine benzeyen ama farklılaşan 3 farklı adlandırma. Bu 3 grup kişi, toplumsal kurallara uymamaları, çevreye ilişki içinde oldukları insanlara zarar vermeleri, onları sömürmeleri, kullanmaları açısından birbirine çok benzerdir ve bu grupta yer alan çoğu kişi bu alt gruplardan ikisinin veya üçünün özelliklerini bir arada gösterebilirler. Peki, bu terimler arasındaki farklar nelerdir ve neden hala bu nedenle bu üç farklı adlandırmada hala yaşamaktadır? Gelin buna yakından bakalım:  <strong>ANTİSOSYAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU: DOĞUŞTAN SUÇLULAR</strong>  <strong>Antisosyal kişilik bozukluğu</strong>, temel özelliği yasalara uymama, suç işleme olan bir kişilik bozukluğu tanısına verilen addır. Amerikan Psikiyatri Birliği’nin Tanı Sistemi DSM-5’de antisosyal (topluma karşı) kişilik bozukluğu olarak adlandırılırken; Dünya Sağlık Örgütü Ruhsal sınıflandırma sistemi olan ICD’de aynı tanı için “dissosyal (toplum karşıtı) kişilik bozukluğu” terimini kullanılır. Bu tanı sistemlerine göre, antisosyal kişilik bozukluğu, bireyin sürekli olarak başkalarının haklarını çiğnediği, toplumsal kurallara ve yasalara uymadığı, kolaylıkla yalan söylediği ve manipülatif davrandığı, aklına eseni sorumsuzca yapan, yaptığı olumsuz davranışlardan dolayı vicdan azabı veya suçluluk hissetmeyen ve ağırlıklı olarak saldırgan ve şiddet içeren davranışlar gösteren bir kişilik yapısıdır. Bu özellikleriyle çoğu antisosyal kişilik bozukluğu olan birey suçla ilişkilidir. Peki ya psikopati?  <strong>PSİKOPATİ: SOĞUKKANLI VE HESAPÇI KÖTÜLER</strong>  <strong>“Psikopati” terimi</strong> resmi bir psikolojik bozukluk tanısı olmaktan çok bir kişilik yapısını tanımlayan ve kişiliğin biyolojik boyutu olan huy veya mizaç özellikleriyle ilişkili çok boyutlu bir klinik kavramdır. Bu kişiler aldatma, manipülasyon, sorumsuzluk, dürtüsellik, empati eksikliği, suçluluk veya pişmanlık hissetmeme gibi bir dizi etik olmayan davranış gösterirler. Psikopatinin en yıkıcı özellikleri arasında, başkalarının haklarına en ufak bir suçluluk veya pişmanlık duygusu olmadan çiğneyebilme ve onlara zarar verici davranışlar yer alır. Psikopat bireylerin bir kısmı, antisosyal kişilik bozukluğu tanısını alabilir ama bir kısmı dışarıdan bakıldığında kontrollü, soğukkanlılıkla hareket eden ve hatta karizmatik kişiler olarak görülebilirler. İçsel olarak ise derin bir empati yoksunluğu ve duygusal soğukluk barındırırlar. Bu bireyler, başkalarının duygularını manipüle etmekte ustadır. Planlı ve stratejik davranışlar sergilerler; bu nedenle suç işlediklerinde yakalanma olasılıkları düşüktür. Örneğin, psikopat bir birey bir dolandırıcılık suçu işlerken, detaylı bir plan yapar ve bu plana titizlikle uyar.   <strong>SOSYALLEŞME SORUNLARININ ÜRÜNÜ: SOSYOPATİ</strong>  <strong>“Sosyopati”</strong> ise psikopatiye benzemekle beraber aslında yapı, yani mizaç veya huy olarak psikopatik özellikleri çok ön planda olmayan ama olumsuz çocukluk yaşantılarıyla, kötü örneklerin olduğu sosyal çevrenin etkisiyle antisosyal davranışlar gösteren kişilerin durumunu tanımlayan bir ifadedir. Bazı sosyopatların psikopatlardan farklı olarak empati, suçluluk ve sadakat duyguları olabilir. Bu nedenle sosyopatların, psikopatlara göre başkalarıyla bağ kurma olasılığı daha yüksektir; ancak bu bağlar çoğu zaman sağlıksız ve dengesizdir. İlişkide oldukları kişiye rahatlıkla zarar verebilirler. Sosyopati, antisosyal kişilik bozukluğunun, yetersiz ebeveyn tutumları nedeniyle sosyalleşme eksikliğinin ürünü olan bir alt tipi olarak düşünebiliriz.   Antisosyal kişilik bozukluğu, sosyopati ve psikopati, sadece bireysel hayatları değil, toplumsal huzuru da etkileyen bozukluklardır. Bu kişilerin davranışları anlaşılmalı ve doğru bir şekilde ele alınmalıdır. Ancak en önemlisi, bu rahatsızlıkların sadece bir "kötülük göstergesi" olarak görülmek yerine, tanınması, anlaşılması, idare edilmesi ve baş edilmesi gereken bir kişilik sorunu olmasıdır..]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>En zararlı kahve türü hangisi? Canan Karatay açıkladı: Anksiyete ve yorgunluğa yol açıyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/en-zararli-kahve-turu-hangisi-canan-karatay-acikladi-anksiyete-ve-yorgunluga-yol-aciyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/en-zararli-kahve-turu-hangisi-canan-karatay-acikladi-anksiyete-ve-yorgunluga-yol-aciyor</guid>
<description><![CDATA[ Düzenli kahve tüketiminin genel sağlık üzerindeki etkileri, günümüzde birçok bilimsel araştırmaya konu oluyor. Bazı uzmanlar, kahvenin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini öne sürerken, bazıları ise yaygın olarak tüketilen bu içeceğin çeşitli kalp rahatsızlıklarına zemin hazırlayabileceğini savunuyor. Ezber bozan açıklamalarıyla gündemden düşmeyen Prof. Dr. Canan Karatay, tartışmaların odağında yer alan kahve tüketimi hakkında dikkat çeken bir yorumda bulundu.Beslenme alanındaki çıkışlarıyla adından söz ettiren Canan Karatay, kahve tüketiminin Alzheimer hastalığını önlediğini söyledi. Kahve tüketiminin zihin sağlığı üzerinde de olumlu etkileri olduğunu ifade eden uzman isim, en zararlı kahve türünün granül kahve olduğunu belirtti.Granül kahvenin kafein içeriği, diğer kahve türlerine göre yüksektir. Kafein, merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı bir etki yaparak uyanıklığı artırır ancak fazla miktarda alındığında bazı olumsuz etkiler yaratabilir.Aşırı kafein tüketimi kalp çarpıntısı, anksiyete, baş ağrıları ve uyku problemleri gibi sorunlara yol açabilir. Kafein, günde 400 mg&#039;dan fazla alındığında (yaklaşık 4-5 fincan granül kahve), mide problemleri ve sindirim sistemi rahatsızlıklarını da tetikleyebilir.Granül kahve, doğal kahve çekirdeklerinden üretilmesine rağmen, genellikle daha fazla işlenir. Bu işleme sırasında kahvenin asidik yapısı da artabilir. Yüksek asidite, mide asidinin artmasına ve reflü (gastroözofageal reflü hastalığı) gibi sindirim sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabilir.Bazı markalar, granül kahvenin lezzetini ve aromasını arttırmak amacıyla kimyasal bileşikler eklerler. Ayrıca, granül kahve üretiminde kullanılan bazı çözücüler (örneğin, aseton) kahvenin içinde iz miktarda kalabilir.Granül kahve, içeriğindeki kafein nedeniyle bağımlılık yapıcı özelliklere sahip olabilir. Düzenli ve yüksek miktarda kahve tüketimi, vücutta kafeine karşı tolerans gelişmesine ve sonrasında kafeinsiz kalma durumunda baş ağrısı, yorgunluk ve depresyon gibi semptomların yaşanmasına zemin hazırlayabilir.
Granül kahve, asidik yapısı nedeniyle diş minesine zarar verebilir. Düzenli olarak kahve içmek, dişlerde lekelenmelere ve aşınmalara yol açabilir. Bu nedenle granül kahve tüketimini sınırlamak önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jzmSNNlFpUawsqrMjIJtSg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>zararlı, kahve, türü, hangisi, Canan, Karatay, açıkladı:, Anksiyete, yorgunluğa, yol, açıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jzmSNNlFpUawsqrMjIJtSg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="En zararlı kahve türü hangisi? Canan Karatay açıkladı: Anksiyete ve yorgunluğa yol açıyor"><p>Düzenli kahve tüketiminin genel sağlık üzerindeki etkileri, günümüzde birçok bilimsel araştırmaya konu oluyor. Bazı uzmanlar, kahvenin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini öne sürerken, bazıları ise yaygın olarak tüketilen bu içeceğin çeşitli kalp rahatsızlıklarına zemin hazırlayabileceğini savunuyor. Ezber bozan açıklamalarıyla gündemden düşmeyen Prof. Dr. Canan Karatay, tartışmaların odağında yer alan kahve tüketimi hakkında dikkat çeken bir yorumda bulundu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J4WRMKCVjUqeNRKO2rBWdQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Beslenme alanındaki çıkışlarıyla adından söz ettiren Canan Karatay, kahve tüketiminin Alzheimer hastalığını önlediğini söyledi. Kahve tüketiminin zihin sağlığı üzerinde de olumlu etkileri olduğunu ifade eden uzman isim, en zararlı kahve türünün granül kahve olduğunu belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/30IhRnn9Y0WvfvNNnkDCxg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Granül kahvenin kafein içeriği, diğer kahve türlerine göre yüksektir. Kafein, merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı bir etki yaparak uyanıklığı artırır ancak fazla miktarda alındığında bazı olumsuz etkiler yaratabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fCQSdtGjj0mD0Mzjxiiy8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aşırı kafein tüketimi kalp çarpıntısı, anksiyete, baş ağrıları ve uyku problemleri gibi sorunlara yol açabilir. Kafein, günde 400 mg'dan fazla alındığında (yaklaşık 4-5 fincan granül kahve), mide problemleri ve sindirim sistemi rahatsızlıklarını da tetikleyebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2fzKqJLWjU2ncMtm4baiSQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Granül kahve, doğal kahve çekirdeklerinden üretilmesine rağmen, genellikle daha fazla işlenir. Bu işleme sırasında kahvenin asidik yapısı da artabilir. Yüksek asidite, mide asidinin artmasına ve reflü (gastroözofageal reflü hastalığı) gibi sindirim sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t86vMEX5b06D3YUGlrimMQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bazı markalar, granül kahvenin lezzetini ve aromasını arttırmak amacıyla kimyasal bileşikler eklerler. Ayrıca, granül kahve üretiminde kullanılan bazı çözücüler (örneğin, aseton) kahvenin içinde iz miktarda kalabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/892shk-HSUCU5EgK1HB7ag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Granül kahve, içeriğindeki kafein nedeniyle bağımlılık yapıcı özelliklere sahip olabilir. Düzenli ve yüksek miktarda kahve tüketimi, vücutta kafeine karşı tolerans gelişmesine ve sonrasında kafeinsiz kalma durumunda baş ağrısı, yorgunluk ve depresyon gibi semptomların yaşanmasına zemin hazırlayabilir.
Granül kahve, asidik yapısı nedeniyle diş minesine zarar verebilir. Düzenli olarak kahve içmek, dişlerde lekelenmelere ve aşınmalara yol açabilir. Bu nedenle granül kahve tüketimini sınırlamak önemlidir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pandemi döneminde hobi olarak başlamıştı şimdi müzeye dönüştürdü: Çoğunu sokaktan bulduğu malzemelerle yapıyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/pandemi-doeneminde-hobi-olarak-baslamisti-simdi-muzeye-doenusturdu-cogunu-sokaktan-buldugu-malzemelerle-yapiyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/pandemi-doeneminde-hobi-olarak-baslamisti-simdi-muzeye-doenusturdu-cogunu-sokaktan-buldugu-malzemelerle-yapiyor</guid>
<description><![CDATA[ Isparta&#039;da 60 yaşındaki emekli esnaf Rıfat Küçükşahin, pandemi döneminde hobi olarak başladığı atıl malzemelerle sanat yapma merakı sayesinde evini adeta bir müzeye dönüştürdü. Trakya Üniversitesi restorasyon bölümü mezunu olan Küçükşahin, mezatlardan ve sokaktan bulduğu malzemeleri sanata dönüştürerek tablolar, figürler ve ev eşyaları üretmeye başladı.Çoğunu sokaktan bulduğu ahşap, metal ve teneke malzemelerden yaptığı tablolar, figürler ve ev eşyalarını, evinin içinde ve bahçesinde sergiliyor.Emekli olduktan sonra ahşap ve atıl malzemelerden sanat yapma düşüncesinin olduğunu belirten Küçükşahin, “Mezatlardan aldığım ve sokaktan bulduğum malzemeleri değerlendirmeye başladım. Hediye gelen ürünler de oldu.İlk başta, böyle bir kulübe yapmayı düşünmüştüm, malzemelerimi buraya aktararak arkadaşlarım geldiğinde burada vakit geçirmelerini istedim. Ancak zamanla evim ve kulübe malzemelerle doldu.Genellikle ahşap malzemelerden, şişelerden, tenekelerden, ne bulursam kullanarak bir şeyler yapıyorum. Kullanabileceğim atıl malzemeleri değerlendirmeye çalışıyorum. Daha önce de sanata ilgim vardı, resim ve karikatür çiziyorum” ifadelerini kullandı.Sanat, Küçükşahin için bir hobi haline geldi. Pandemi döneminde evde daha fazla vakit geçirme fırsatı olduğunu ve bunu değerlendirmek istediğini söyleyen Küçükşahin, “Pandemi döneminde evde daha fazla vakit geçirme fırsatım olunca, bu işe yöneldim.Hazırda aletlerim de vardı ve sosyal medyadan izleyerek çoğu şeyi öğrendim. Eşim de çok yardımcı oldu. Biz bu merakla böyle başladık. Birinci pandemi döneminde çok ürün çıkardım, ikinci dönemde ise bu sayı daha da arttı.Üçüncü dönemde, kapanmanın etkisiyle daha fazla ürün yapmaya başladım ve eve sığmaz olunca bu kulübeyi inşa ettim” şeklinde konuştu.Küçükşahin, yaptığı sanat eserlerini evinin içinde ve bahçesinde sergilediğini belirterek, ”İnsanların çoğu ilgi gösteriyor.Evime gelip görüntü çekmek isteyenler oluyor, merak edip kendilerinin yapıp yapamayacaklarını soruyorlar. Ben de onlara elimden geldiğince yardımcı oluyorum.Aslında evimi bir müze gibi tasarladım, ancak hiçbir ticari amaç gütmüyorum. Merak eden vatandaşlar gelsin, görsünler istedim” dedi.Küçükşahin, özellikle çocukların sanatla tanışmalarını ve bu alanda kendilerini geliştirmelerini arzuladığını belirtiyor.Ayrıca Küçükşahin, gelecekte bu alandaki birikimlerini çocuklarına miras bırakmayı hedefliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KBK_KeKM5k2Zo0AhSnER0Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pandemi, döneminde, hobi, olarak, başlamıştı, şimdi, müzeye, dönüştürdü:, Çoğunu, sokaktan, bulduğu, malzemelerle, yapıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KBK_KeKM5k2Zo0AhSnER0Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Pandemi döneminde hobi olarak başlamıştı şimdi müzeye dönüştürdü: Çoğunu sokaktan bulduğu malzemelerle yapıyor"><p>Isparta'da 60 yaşındaki emekli esnaf Rıfat Küçükşahin, pandemi döneminde hobi olarak başladığı atıl malzemelerle sanat yapma merakı sayesinde evini adeta bir müzeye dönüştürdü. Trakya Üniversitesi restorasyon bölümü mezunu olan Küçükşahin, mezatlardan ve sokaktan bulduğu malzemeleri sanata dönüştürerek tablolar, figürler ve ev eşyaları üretmeye başladı.Çoğunu sokaktan bulduğu ahşap, metal ve teneke malzemelerden yaptığı tablolar, figürler ve ev eşyalarını, evinin içinde ve bahçesinde sergiliyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TRZNDRfHa0eaurjZJwXZpA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Emekli olduktan sonra ahşap ve atıl malzemelerden sanat yapma düşüncesinin olduğunu belirten Küçükşahin, “Mezatlardan aldığım ve sokaktan bulduğum malzemeleri değerlendirmeye başladım. Hediye gelen ürünler de oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wXc82ynXy0iuCT_9RLR7pg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlk başta, böyle bir kulübe yapmayı düşünmüştüm, malzemelerimi buraya aktararak arkadaşlarım geldiğinde burada vakit geçirmelerini istedim. Ancak zamanla evim ve kulübe malzemelerle doldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p-yab_yOUUW2OpYCHA9Mxg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Genellikle ahşap malzemelerden, şişelerden, tenekelerden, ne bulursam kullanarak bir şeyler yapıyorum. Kullanabileceğim atıl malzemeleri değerlendirmeye çalışıyorum. Daha önce de sanata ilgim vardı, resim ve karikatür çiziyorum” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eTw_WsEB50etQihwt6UimQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sanat, Küçükşahin için bir hobi haline geldi. Pandemi döneminde evde daha fazla vakit geçirme fırsatı olduğunu ve bunu değerlendirmek istediğini söyleyen Küçükşahin, “Pandemi döneminde evde daha fazla vakit geçirme fırsatım olunca, bu işe yöneldim.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8_jCJndlE0Gp94p47LxuQA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hazırda aletlerim de vardı ve sosyal medyadan izleyerek çoğu şeyi öğrendim. Eşim de çok yardımcı oldu. Biz bu merakla böyle başladık. Birinci pandemi döneminde çok ürün çıkardım, ikinci dönemde ise bu sayı daha da arttı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KcO5MsTM6E2EadHKlmRwww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Üçüncü dönemde, kapanmanın etkisiyle daha fazla ürün yapmaya başladım ve eve sığmaz olunca bu kulübeyi inşa ettim” şeklinde konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iySkFqs5r0Cj2CQ-FAXXJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Küçükşahin, yaptığı sanat eserlerini evinin içinde ve bahçesinde sergilediğini belirterek, ”İnsanların çoğu ilgi gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OKk2eBq5cUykqPRx6ki78w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Evime gelip görüntü çekmek isteyenler oluyor, merak edip kendilerinin yapıp yapamayacaklarını soruyorlar. Ben de onlara elimden geldiğince yardımcı oluyorum.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7ka2p3llsEq3K2jq0-mbgg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aslında evimi bir müze gibi tasarladım, ancak hiçbir ticari amaç gütmüyorum. Merak eden vatandaşlar gelsin, görsünler istedim” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/04MYzpijsUi0jYmCXEON9g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Küçükşahin, özellikle çocukların sanatla tanışmalarını ve bu alanda kendilerini geliştirmelerini arzuladığını belirtiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AY_fLzYOd0qR9oEg3eCGjA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ayrıca Küçükşahin, gelecekte bu alandaki birikimlerini çocuklarına miras bırakmayı hedefliyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Öğle yemeği ile akşam yemeği arasındaki ideal aralık ne kadar olmalıdır?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/ogle-yemegi-ile-aksam-yemegi-arasindaki-ideal-aralik-ne-kadar-olmalidir</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/ogle-yemegi-ile-aksam-yemegi-arasindaki-ideal-aralik-ne-kadar-olmalidir</guid>
<description><![CDATA[ Öğle yemeği ile akşam yemeği arasındaki zamanlama metabolizmayı, enerji seviyelerini ve genel sağlığı büyük ölçüde etkiler. 4-6 saatlik bir aralık uygun sindirimi sağlar, aşırı yemeyi önler ve gün boyunca tutarlı enerji seviyelerini korur. Çalışma programları, aktivite seviyeleri ve diyet gibi faktörler önemli bir rol oynar. Dengeli beslenme alışkanlıkları ve tutarlı bir rutin, iyileştirilmiş metabolik sağlığa ve daha iyi uykuya katkıda bulunur.Sağlıklı bir yaşam tarzının sürdürülmesinde öğünlerin zamanlaması çok önemlidir. Öğle yemeği ile akşam yemeği arasındaki aralık da dikkate alınması gereken önemli bir faktördür ve metabolizmayı, enerji seviyelerini, sindirimi ve genel olarak sağlığı etkileyebilir.Bireysel ihtiyaçlar ve yaşam tarzları farklı olacaktır, ancak genel olarak öğle yemeği ile akşam yemeği arasındaki ideal aralık günlük rutininize, beslenme alışkanlıklarınıza ve metabolizma hızınıza bağlı olarak yaklaşık 4 ila 6 saat olmalıdır.Yemekten sonra vücudunuzun yiyecekleri sindirmesi ve besinleri iyi emmesi için biraz zamana ihtiyacı vardır. Bu nedenle öğünler arasındaki aralık 4 ila 6 saattir ve midenizin bir sonraki öğünü sunmadan önce önceki öğünü sindirmesine olanak tanır.Bu, aşırı yemeye yol açmaz çünkü son öğünden gelen tokluk hissi bu süre içinde doğal olarak azalır. Öğle yemeğine çok yakın bir zamanda yemek yemek hazımsızlığa, şişkinliğe veya hatta kilo alımına neden olurken, çok geç yemek yemek akşam yemeğinde aşırı yemenize neden olacak aşırı açlığa neden olur.Vücudunuz öğle yemeği besinlerini öğleden sonranın sonuna kadar taşımak için kullanır. Akşam yemeği vakti öğle yemeğinden çok kısa bir süre sonraysa, vücudunuza bu besinleri kullanması için yeterli zaman vermeyebilir ve bu nedenle gereksiz yere kalori tüketebilirsiniz. Öte yandan, çok uzunsa, kan şekeriniz düştüğü için yorgun, sinirli veya zihinsel olarak odaklanamaz hissedersiniz. Mükemmel zamanlanmış bir öğün aralığı tutarlı bir enerji seviyesi ve üretkenlik sağlar.Düzenli bir yeme programı, vücudunuzun yiyeceği enerjiye dönüştürdüğü süreç olan metabolizmanızı düzenler. Öğünler uygun şekilde aralandığında, vücudunuz kan şekerindeki ani yükselmeleri veya düşüşleri önleyen öngörülebilir bir ritim geliştirir. Öğle yemeğinden hemen sonra akşam yemeği yemek aşırı kalori depolamasına neden olabilirken, özellikle yatmadan hemen önce yenildiğinde, akşam yemeğini geciktirerek metabolizmayı yavaşlatabilir ve sindirimi bozabilir.Akşam yemeğini yediğiniz saat uykunuzu da belirler. Uzun bir mola verip sonra akşam yemeğini geç yemek, vücudunuzun uyurken yiyecekleri sindirmesi nedeniyle rahatsız olmanıza, asit reflüsü yaşamanıza veya huzursuz olmanıza neden olabilir. Öğle yemeği ile akşam yemeği arasında 4 ila 6 saatlik bir boşluktan kaçınarak bile, yatmadan önce çok aç veya çok tok olmaktan kaçınırsınız ve bu da uyumanıza yardımcı olur.Geleneksel 9-5 işlerine sahip kişiler için öğle yemeği genellikle 12:00 ile 13:00 arasındadır, bu da akşam yemeğinin 18:00 veya 19:00 civarı ideal olduğu anlamına gelir. Düzensiz çalışma saatlerine sahip olanlar, aralığın rutinlerine uymasını sağlayarak buna göre ayarlamalar yapabilir.Aktif kişiler veya sporcular, vücutları kalorileri daha hızlı yaktığı ve bu nedenle besinleri daha sık yenilemeleri gerektiği için öğünler arasında daha küçük boşluklara ihtiyaç duyabilirler. Hareketsiz kişiler öğünler arasında daha uzun aralıklara katlanabilirler. Diyabet veya asit reflü gibi bazı tıbbi durumlar daha sık ve daha küçük öğünler yemeyi gerektirebilir. Bu hastalıklarla teşhis edilen hastalar, öğün zamanlamasıyla ilgili özel tavsiyeler için bir sağlık uzmanına danışmalıdır.Öğle yemeğinde yediğiniz yiyecek türü, akşam yemeğini ne kadar erken yiyeceğinizi belirler. Öğle yemeğindeki protein, lif ve sağlıklı yağ içerikleri uzun süreli enerji ve tatmin sağlarken, karbonhidrat diyeti sizi daha da erken açlığa sürükleyebilir.Açlık sinyallerinize dikkat edin. Akşam yemeğinden önce aşırı acıkırsanız, dengeli ve kalorisi yüksek bir öğle yemeği yiyip yemediğinizi düşünün.Yoğunluk nedeniyle öğle yemeği ile akşam yemeği arasında 6 saatten fazla zaman varsa, saatleri &quot;köprülemek&quot; ve enerjinizi korumak için öğleden sonra fındık, meyve veya yoğurttan oluşan sağlıklı bir atıştırmalık yiyin.Rutininizle uyumlu tutarlı bir yeme programı belirleyin. Bu, vücudunuzun iç saatini düzenlemenize ve sindirimi iyileştirmenize yardımcı olabilir.
Bazen susuzluk açlıkla karıştırılabilir. Su veya bitki çayı içmek, öğünler arasında gereksiz atıştırmayı kontrol etmeye yardımcı olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bBb4leyIBUe7p-xJZ4yTPA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Öğle, yemeği, ile, akşam, yemeği, arasındaki, ideal, aralık, kadar, olmalıdır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bBb4leyIBUe7p-xJZ4yTPA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Öğle yemeği ile akşam yemeği arasındaki ideal aralık ne kadar olmalıdır?"><p>Öğle yemeği ile akşam yemeği arasındaki zamanlama metabolizmayı, enerji seviyelerini ve genel sağlığı büyük ölçüde etkiler. 4-6 saatlik bir aralık uygun sindirimi sağlar, aşırı yemeyi önler ve gün boyunca tutarlı enerji seviyelerini korur. Çalışma programları, aktivite seviyeleri ve diyet gibi faktörler önemli bir rol oynar. Dengeli beslenme alışkanlıkları ve tutarlı bir rutin, iyileştirilmiş metabolik sağlığa ve daha iyi uykuya katkıda bulunur.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vjXIgdoWZE2n6A9pFVnM0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sağlıklı bir yaşam tarzının sürdürülmesinde öğünlerin zamanlaması çok önemlidir. Öğle yemeği ile akşam yemeği arasındaki aralık da dikkate alınması gereken önemli bir faktördür ve metabolizmayı, enerji seviyelerini, sindirimi ve genel olarak sağlığı etkileyebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Tq3VfszEHEi9erO73XbpVA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bireysel ihtiyaçlar ve yaşam tarzları farklı olacaktır, ancak genel olarak öğle yemeği ile akşam yemeği arasındaki ideal aralık günlük rutininize, beslenme alışkanlıklarınıza ve metabolizma hızınıza bağlı olarak yaklaşık 4 ila 6 saat olmalıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/upIvMlQi1062nzMIFyCGLA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yemekten sonra vücudunuzun yiyecekleri sindirmesi ve besinleri iyi emmesi için biraz zamana ihtiyacı vardır. Bu nedenle öğünler arasındaki aralık 4 ila 6 saattir ve midenizin bir sonraki öğünü sunmadan önce önceki öğünü sindirmesine olanak tanır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9YX7BHX11UyhdbANnkiMfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu, aşırı yemeye yol açmaz çünkü son öğünden gelen tokluk hissi bu süre içinde doğal olarak azalır. Öğle yemeğine çok yakın bir zamanda yemek yemek hazımsızlığa, şişkinliğe veya hatta kilo alımına neden olurken, çok geç yemek yemek akşam yemeğinde aşırı yemenize neden olacak aşırı açlığa neden olur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N6aIsu9klU6VWd6Bn30ArA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Vücudunuz öğle yemeği besinlerini öğleden sonranın sonuna kadar taşımak için kullanır. Akşam yemeği vakti öğle yemeğinden çok kısa bir süre sonraysa, vücudunuza bu besinleri kullanması için yeterli zaman vermeyebilir ve bu nedenle gereksiz yere kalori tüketebilirsiniz. Öte yandan, çok uzunsa, kan şekeriniz düştüğü için yorgun, sinirli veya zihinsel olarak odaklanamaz hissedersiniz. Mükemmel zamanlanmış bir öğün aralığı tutarlı bir enerji seviyesi ve üretkenlik sağlar.Düzenli bir yeme programı, vücudunuzun yiyeceği enerjiye dönüştürdüğü süreç olan metabolizmanızı düzenler. Öğünler uygun şekilde aralandığında, vücudunuz kan şekerindeki ani yükselmeleri veya düşüşleri önleyen öngörülebilir bir ritim geliştirir. Öğle yemeğinden hemen sonra akşam yemeği yemek aşırı kalori depolamasına neden olabilirken, özellikle yatmadan hemen önce yenildiğinde, akşam yemeğini geciktirerek metabolizmayı yavaşlatabilir ve sindirimi bozabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BIVmjI73zkG0XjFf0YSy_Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Akşam yemeğini yediğiniz saat uykunuzu da belirler. Uzun bir mola verip sonra akşam yemeğini geç yemek, vücudunuzun uyurken yiyecekleri sindirmesi nedeniyle rahatsız olmanıza, asit reflüsü yaşamanıza veya huzursuz olmanıza neden olabilir. Öğle yemeği ile akşam yemeği arasında 4 ila 6 saatlik bir boşluktan kaçınarak bile, yatmadan önce çok aç veya çok tok olmaktan kaçınırsınız ve bu da uyumanıza yardımcı olur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KnIrG05X4UmS6baQbjdH1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geleneksel 9-5 işlerine sahip kişiler için öğle yemeği genellikle 12:00 ile 13:00 arasındadır, bu da akşam yemeğinin 18:00 veya 19:00 civarı ideal olduğu anlamına gelir. Düzensiz çalışma saatlerine sahip olanlar, aralığın rutinlerine uymasını sağlayarak buna göre ayarlamalar yapabilir.Aktif kişiler veya sporcular, vücutları kalorileri daha hızlı yaktığı ve bu nedenle besinleri daha sık yenilemeleri gerektiği için öğünler arasında daha küçük boşluklara ihtiyaç duyabilirler. Hareketsiz kişiler öğünler arasında daha uzun aralıklara katlanabilirler. Diyabet veya asit reflü gibi bazı tıbbi durumlar daha sık ve daha küçük öğünler yemeyi gerektirebilir. Bu hastalıklarla teşhis edilen hastalar, öğün zamanlamasıyla ilgili özel tavsiyeler için bir sağlık uzmanına danışmalıdır.Öğle yemeğinde yediğiniz yiyecek türü, akşam yemeğini ne kadar erken yiyeceğinizi belirler. Öğle yemeğindeki protein, lif ve sağlıklı yağ içerikleri uzun süreli enerji ve tatmin sağlarken, karbonhidrat diyeti sizi daha da erken açlığa sürükleyebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/B1IDfQkA70SqZwcT-hPwoQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Açlık sinyallerinize dikkat edin. Akşam yemeğinden önce aşırı acıkırsanız, dengeli ve kalorisi yüksek bir öğle yemeği yiyip yemediğinizi düşünün.Yoğunluk nedeniyle öğle yemeği ile akşam yemeği arasında 6 saatten fazla zaman varsa, saatleri "köprülemek" ve enerjinizi korumak için öğleden sonra fındık, meyve veya yoğurttan oluşan sağlıklı bir atıştırmalık yiyin.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hmxlFuofPka0W3FL6mDtlg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rutininizle uyumlu tutarlı bir yeme programı belirleyin. Bu, vücudunuzun iç saatini düzenlemenize ve sindirimi iyileştirmenize yardımcı olabilir.
Bazen susuzluk açlıkla karıştırılabilir. Su veya bitki çayı içmek, öğünler arasında gereksiz atıştırmayı kontrol etmeye yardımcı olabilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Demans riskini yüzde 76 oranında azaltan alışkanlık: Bristol Üniversitesi açıkladı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/demans-riskini-yuzde-76-oraninda-azaltan-aliskanlik-bristol-universitesi-acikladi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/demans-riskini-yuzde-76-oraninda-azaltan-aliskanlik-bristol-universitesi-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Bristol Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, aerobik egzersizlerin Alzheimer riskini azalttığını ortaya koydu. Uzmanlar, düzenli yapılan erobik egzersizlerin, bilişsel gerileme olasılığını düşürdüğünü ifade etti.Fareler üzerinde yapılan ses getiren çalışmaya göre, kardiyovasküler egzersizler beyindeki zararlı plakların oluşumunu azaltabilir.Alzheimer’s Research UK verilerine göre, Alzheimer vakalarının yüzde 40’ı sigara kullanımı, obezite ve fiziksel hareketsizlik gibi önlenebilir faktörler nedeniyle ortaya çıkıyor.Bristol Üniversitesi&#039;nde öğretim görevlisi olan Augusto Coppi, &quot;Fiziksel egzersizin, bilişsel gerilemeyi azalttığı zaten biliniyordu ancak bunun altında yatan hücresel mekanizmalar, şimdiye kadar belirsizdi. Bu araştırma, aerobik egzersizin Alzheimer&#039;a karşı önleyici bir yöntem olduğunu ortaya koydu&#039;&#039; ifadelerini kullandı.
Alzheimer hastalığı, beyin hücreleri arasında amiloid plakları ve tau protein düğümlerinin birikerek iletişimi bozması sonucu meydana gelir. Henüz bir tedavisi bulunmayan bu hastalık için çeşitli araştırmalar, hız kesmeden devam ediyor.Kolombiyalı bilim insanları, haftada bir veya iki kez egzersiz yapan kişilerin bilişsel gerileme riskinin yüzde 15, daha sık egzersiz yapan kişilerin ise yüzde 10 oranında azaldığını buldular.
ABD&#039;li bilim insanları, Alzheimer riskini azaltan diğer 5 alışkanlığı ise şu şekilde sıralıyor:Mass General Brigham Hastanesi&#039;nde yapılan bir araştırmada, her gün multivitamin kullanan kişilerin beyinlerinin daha yavaş yaşlandığı ve hafıza kaybının daha az olduğu tespit edildi.Her gün bir porsiyon çilek tüketen orta yaşlı ve fazla kilolu bireylerin, hafıza kaybı riskinin daha az olduğu keşfedildi. Çileklerin içeriğindeki antosiyaninlerin bu etkiyi yarattığı tahmin ediliyor.Dans etmek, hafıza kaybını önleyebilen eğlenceli ve etkili bir egzersiz olarak öne çıkıyor. Hem fiziksel hareket hem de sosyal etkileşim, beynin uyarılmasına ve bilişsel sağlığın korunmasına katkı sağlıyor.Uzmanlara göre kahve, Alzheimer&#039;a yol açan proteinlerin beyin hücrelerine zarar vermesini engelleyebilir. Özellikle espresso, beyin hücrelerine zarar veren protein kümelerinin oluşumunu önleyerek, Alzheimer riskini azaltabilir.62-74 yaş arasındaki bireylerde cinsellik ve orgazm kalitesinin, zihinsel sağlık ile güçlü bir bağlantısı olduğu tespit edildi. Uzmanlar, düzenli cinsel hayatın, tıpkı fiziksel egzersiz gibi beyin sağlığını destekleyen bir aktivite olduğunu belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2q-7RpiuD0G1F9btR2DhJg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Demans, riskini, yüzde, oranında, azaltan, alışkanlık:, Bristol, Üniversitesi, açıkladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2q-7RpiuD0G1F9btR2DhJg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Demans riskini yüzde 76 oranında azaltan alışkanlık: Bristol Üniversitesi açıkladı"><p>Bristol Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, aerobik egzersizlerin Alzheimer riskini azalttığını ortaya koydu. Uzmanlar, düzenli yapılan erobik egzersizlerin, bilişsel gerileme olasılığını düşürdüğünü ifade etti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/r1CPaF7NvEy9cPzZDnTAcg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fareler üzerinde yapılan ses getiren çalışmaya göre, kardiyovasküler egzersizler beyindeki zararlı plakların oluşumunu azaltabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WUPD9pu5F0uGLcd02yaTtg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Alzheimer’s Research UK verilerine göre, Alzheimer vakalarının yüzde 40’ı sigara kullanımı, obezite ve fiziksel hareketsizlik gibi önlenebilir faktörler nedeniyle ortaya çıkıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/czOWIfXRPUqB5pHDtP8sMw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bristol Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olan Augusto Coppi, "Fiziksel egzersizin, bilişsel gerilemeyi azalttığı zaten biliniyordu ancak bunun altında yatan hücresel mekanizmalar, şimdiye kadar belirsizdi. Bu araştırma, aerobik egzersizin Alzheimer'a karşı önleyici bir yöntem olduğunu ortaya koydu'' ifadelerini kullandı.
Alzheimer hastalığı, beyin hücreleri arasında amiloid plakları ve tau protein düğümlerinin birikerek iletişimi bozması sonucu meydana gelir. Henüz bir tedavisi bulunmayan bu hastalık için çeşitli araştırmalar, hız kesmeden devam ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mWeOL0hX3keiDTLhV1DDhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kolombiyalı bilim insanları, haftada bir veya iki kez egzersiz yapan kişilerin bilişsel gerileme riskinin yüzde 15, daha sık egzersiz yapan kişilerin ise yüzde 10 oranında azaldığını buldular.
ABD'li bilim insanları, Alzheimer riskini azaltan diğer 5 alışkanlığı ise şu şekilde sıralıyor:</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rGTFsRMFyk-4KHGxf8DXzw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mass General Brigham Hastanesi'nde yapılan bir araştırmada, her gün multivitamin kullanan kişilerin beyinlerinin daha yavaş yaşlandığı ve hafıza kaybının daha az olduğu tespit edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9m00aacvEEmOy1od7xBUaw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Her gün bir porsiyon çilek tüketen orta yaşlı ve fazla kilolu bireylerin, hafıza kaybı riskinin daha az olduğu keşfedildi. Çileklerin içeriğindeki antosiyaninlerin bu etkiyi yarattığı tahmin ediliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Io-vyUfuQkea9EE_rpCMjg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dans etmek, hafıza kaybını önleyebilen eğlenceli ve etkili bir egzersiz olarak öne çıkıyor. Hem fiziksel hareket hem de sosyal etkileşim, beynin uyarılmasına ve bilişsel sağlığın korunmasına katkı sağlıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UCfd0gxrL0GxwW-bUfpVqg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlara göre kahve, Alzheimer'a yol açan proteinlerin beyin hücrelerine zarar vermesini engelleyebilir. Özellikle espresso, beyin hücrelerine zarar veren protein kümelerinin oluşumunu önleyerek, Alzheimer riskini azaltabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P2JfOhs_40ORskiJeOKVRA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>62-74 yaş arasındaki bireylerde cinsellik ve orgazm kalitesinin, zihinsel sağlık ile güçlü bir bağlantısı olduğu tespit edildi. Uzmanlar, düzenli cinsel hayatın, tıpkı fiziksel egzersiz gibi beyin sağlığını destekleyen bir aktivite olduğunu belirtiyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Stres nedeniyle yüksek kortizolünüz olduğunu gösteren 9 işaret</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/stres-nedeniyle-yuksek-kortizolunuz-oldugunu-goesteren-9-isaret</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/stres-nedeniyle-yuksek-kortizolunuz-oldugunu-goesteren-9-isaret</guid>
<description><![CDATA[ Stres anında yükselen kortizol hormonu; kan şekeri, kan basıncı ve bağışıklık sistemini düzenlemeye yardımcı olur. Ancak kortizol seviyelerinin uzun süreli artışı, çeşitli sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir. Fitness eğitmeni Liz Tenuto, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yüksek kortizol seviyelerinin vücuda 9 etkisini sıraladı.Sürekli stres, kortizolün doğal ritmini bozar ve enerji seviyelerinin düştüğü durumlarda bile yüksek olmasına neden olabilir. Bu durum, zihinsel ve fiziksel yorgunluğa yol açabilir. Liz Tenuto, öğleden sonra oluşan yorgunluğun, kortizol seviyelerinin yüksek olmasıyla bağlantılı olabileceğini ifade ediyor.Halk arasında kulak çınlaması olarak bilinen &#039;&#039;Tinnitus&#039;&#039;, stresin bir başka göstergesi olabilir. Yüksek kortizol, işitme sistemini etkileyerek çınlama, vızıltı veya tıslama gibi seslerin duyulmasına neden olabilir.Konsantrasyon güçlüğü, yüksek kortizol seviyelerinin bir sonucu olabilir. Stres, beyin fonksiyonlarını etkileyerek hafıza, odaklanma ve karar verme süreçlerini olumsuz yönde etkileyebilir. Dopamin ve serotonin gibi nörotransmitterlerin dengesizliği de, zihinsel bulanıklık hissini arttırabilir.Yüksek kortizol, gözden beyne giden kan akışını bozabileceği için çeşitli görme sorunlarına yol açabilir. Göz içi basıncın artması, glokom gibi ciddi göz rahatsızlıklarını tetikleyebilir.Kronik stresin en büyük belirtilerinden biri de saç dökülmesidir. Araştırmalar, yüksek kortizolün saç foliküllerini uzun süreli dinlenme evresine sokarak yeni saç oluşumunu engellediğini ve dökülmeye yol açtığını gösteriyor.Yüksek kortizol, cilt yapısının daha ince ve kırılgan hale gelmesine neden olabilir. Bu durum, küçük travmaların bile morarmalara yol açmasına zemin hazırlar.Yüksek kortizol, vücudun su ve tuz dengesini bozarak şişkinlik yaratabilir. Sindirim sistemi üzerinde de etkili olan yüksek kortizol, bağırsak fonksiyonunu bozarak gaz ve şişkinliğe yol açabilir.Yüksek kortizol, kan basıncını yükselterek açıklanamayan göğüs ağrılarına neden olabilir.Ateş basmaları ve üşüme hissi, yüksek kortizol seviyelerinin yaygın belirtileri arasındadır. Kortizol, östrojenin etkilerini bozarak ateş basmalarını tetikleyebilir. Kan akışının hayati organlara yönlendirilmesiyle soğuk basmalarına da zemin hazırlayabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7K5FQW1p5EKrv3B40760SQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Stres, nedeniyle, yüksek, kortizolünüz, olduğunu, gösteren, işaret</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7K5FQW1p5EKrv3B40760SQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Stres nedeniyle yüksek kortizolünüz olduğunu gösteren 9 işaret"><p>Stres anında yükselen kortizol hormonu; kan şekeri, kan basıncı ve bağışıklık sistemini düzenlemeye yardımcı olur. Ancak kortizol seviyelerinin uzun süreli artışı, çeşitli sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir. Fitness eğitmeni Liz Tenuto, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yüksek kortizol seviyelerinin vücuda 9 etkisini sıraladı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jd2ebSFas0mlb3uld4vqtA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sürekli stres, kortizolün doğal ritmini bozar ve enerji seviyelerinin düştüğü durumlarda bile yüksek olmasına neden olabilir. Bu durum, zihinsel ve fiziksel yorgunluğa yol açabilir. Liz Tenuto, öğleden sonra oluşan yorgunluğun, kortizol seviyelerinin yüksek olmasıyla bağlantılı olabileceğini ifade ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_Wsb9rDtT0-eC9tdLzAnhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Halk arasında kulak çınlaması olarak bilinen ''Tinnitus'', stresin bir başka göstergesi olabilir. Yüksek kortizol, işitme sistemini etkileyerek çınlama, vızıltı veya tıslama gibi seslerin duyulmasına neden olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P4s4VaCXiUCGYfqHRStyqg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Konsantrasyon güçlüğü, yüksek kortizol seviyelerinin bir sonucu olabilir. Stres, beyin fonksiyonlarını etkileyerek hafıza, odaklanma ve karar verme süreçlerini olumsuz yönde etkileyebilir. Dopamin ve serotonin gibi nörotransmitterlerin dengesizliği de, zihinsel bulanıklık hissini arttırabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YwMDZteSjEuM5M2G0N9a0A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yüksek kortizol, gözden beyne giden kan akışını bozabileceği için çeşitli görme sorunlarına yol açabilir. Göz içi basıncın artması, glokom gibi ciddi göz rahatsızlıklarını tetikleyebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BSwP2B9QsUq-31PeFFay1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kronik stresin en büyük belirtilerinden biri de saç dökülmesidir. Araştırmalar, yüksek kortizolün saç foliküllerini uzun süreli dinlenme evresine sokarak yeni saç oluşumunu engellediğini ve dökülmeye yol açtığını gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CwETXxA580OprgAPOThaCw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yüksek kortizol, cilt yapısının daha ince ve kırılgan hale gelmesine neden olabilir. Bu durum, küçük travmaların bile morarmalara yol açmasına zemin hazırlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AUjkXJgvdEa4k0bcH7V64A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yüksek kortizol, vücudun su ve tuz dengesini bozarak şişkinlik yaratabilir. Sindirim sistemi üzerinde de etkili olan yüksek kortizol, bağırsak fonksiyonunu bozarak gaz ve şişkinliğe yol açabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eenjogQCd0GWQBBiuQ5nlw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yüksek kortizol, kan basıncını yükselterek açıklanamayan göğüs ağrılarına neden olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J3bqnoyFFkeudd8Ef_cm8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ateş basmaları ve üşüme hissi, yüksek kortizol seviyelerinin yaygın belirtileri arasındadır. Kortizol, östrojenin etkilerini bozarak ateş basmalarını tetikleyebilir. Kan akışının hayati organlara yönlendirilmesiyle soğuk basmalarına da zemin hazırlayabilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Demansı önlemek mümkün! İşte risk faktörlerini azaltmanın yolları</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/demansi-oenlemek-mumkun-iste-risk-faktoerlerini-azaltmanin-yollari</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/demansi-oenlemek-mumkun-iste-risk-faktoerlerini-azaltmanin-yollari</guid>
<description><![CDATA[ Dünya çapında 55 milyondan fazla insanı etkileyen demans, 2050&#039;ye kadar üç katına çıkması beklenen artan bir eğilim gösteriyor. Hafıza kaybı ve kafa karışıklığı gibi semptomları olan bu ilerleyici nörolojik rahatsızlık, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, zihinsel olarak aktif kalma, stresi yönetme ve iyi uyku sağlama ile yönetilebilir.Demans, beyni etkileyen yaygın ve sakatlayıcı bir hastalıktır. Demanslı insan sayısı dünya çapında artmaktadır ve 2050&#039;ye kadar üç katına çıkması beklenmektedir.Şu anda dünya çapında 55 milyondan fazla demanslı insan bulunmaktadır ve her yıl yaklaşık 10 milyon yeni demans vakası gelişmektedir.Özellikle 65 yaş üstü kişilerde görülme olasılığı yüksek olan demans; unutma, endişeli hissetme, karar vermede zorluk çekme ve daha fazlası şeklinde ortaya çıkabilen ilerleyici bir nörolojik hastalıktır. Demans, kişinin günlük aktivitelerinde tam yardıma ihtiyaç duyabileceği hafiften şiddetliye kadar değişen bir şiddette olabilir. Belirtileri fark etmek korkutucu olabilir ve sürekli tetikte olmak, ruh sağlığınızı ve duygusal refahınızı korumak için en iyi yol olmayabilir. Aynı zamanda, hangi belirtileri fark edeceğinizi bilmek yardımcı olabilir.Demans, günlük yaşamı etkileyen düşünme, hatırlama ve muhakeme gibi bilişsel yeteneklerde düşüşe neden olan bir sendromdur. Sinir hücrelerine zarar veren çeşitli hastalıklardan kaynaklanabilen bir beyin fonksiyonu kaybıdır. Demans, insanlar yaşlandıkça daha yaygın hale gelir, ancak yaşlanmanın normal bir parçası değildir.Demans, hastalığı olan kişiler, aileleri, bakıcıları ve toplum üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir. Genellikle demans konusunda farkındalık ve anlayış eksikliği vardır ve bu da damgalanmaya ve teşhis ve bakıma yönelik engellere yol açabilir.Demans, bozuk düşünme ve hafıza gibi bir dizi semptom için kullanılan genel terimdir ve genellikle yaşlanmanın bilişsel düşüşüyle ​​ilişkilendirilir. Alzheimer hastalığı, beynin düşünce, hafıza ve dili kontrol eden kısımlarını özel olarak etkileyen bir bunama türüdür. Huntington Hastalığı, Parkinson Hastalığı ve Creutzfeldt-Jakob hastalığı gibi diğer hastalıklar bunamaya ilerleyebilir.Bunama, beyin hücrelerinin birbirleriyle iletişim kurma yeteneğini etkileyen beyin hücrelerine verilen hasardan kaynaklanır. Yaş ve genetik dışında, rol oynayan başka risk faktörleri de vardır. Ancak, bazı basit alışkanlıklar bunamadan uzak durmanıza yardımcı olabilir.Bunlardan bazıları şunlardır:Düzenli egzersiz: Fiziksel olarak aktif olun. Bu, haftada yaklaşık 150 dakika orta yoğunlukta hem aerobik hem de direnç aktivitelerini içermelidir. Düzenli fiziksel egzersiz, bunama geliştirme riskinizi %50&#039;ye kadar azaltabilir. Egzersiz, bilişsel sorunlar geliştirmeye başlamış olanlarda daha fazla bozulmayı da yavaşlatabilir.Haftada en az 5 kez 30 dakika egzersiz yapın. İster yürüyüş, ister koşu, ister bisiklet, ister yüzme veya bir dans grubuna katılmak olsun. Haftalık rutininize güç veya ağırlık antrenmanı seansları eklemeyi düşünün. Bu egzersizler sadece kas inşa etmekle kalmaz, beyin sağlığınızı korumanıza da yardımcı olur.Zihinsel olarak aktif kalın: Çalışmak, yeni bir dil öğrenmek, bulmaca çözmek, masa oyunları oynamak, kitap okumak veya yazmak ve sosyal olarak aktif olmak gibi kendinizi zihinsel olarak zorlayan aktiviteler yaparak zihninizi çalıştırın.Zihinsel zorluklar beyni güçlendirmeye yardımcı olur ve Alzheimer hastalığına neden olabilecek lezyonları geliştirmeye karşı daha az savunmasız hale getirir. Zihinsel uyarım ayrıca hastalığı olan kişilerde beyin bozulmasını yavaşlatmaya yardımcı olabilir.Bir müzik aleti çalın, yabancı bir dil öğrenin, iyi bir kitap okuyun ve yeni bir hobi edinin. Yenilik ve zorluk ne kadar büyükse, fayda da o kadar büyük olur. Strateji oyunları ve bulmacalar oynayın. Zeka oyunları ve bilmeceler size zihinsel bir egzersiz sağlayabilir ve beyninizi bilişsel çağrışımlar oluşturması ve sürdürmesi için eğitebilir. Bulmaca, masa oyunları, kartlar, Scrabble ve Sudoku hepsi harika seçeneklerdir.Sağlıklı beslenin: Günde en az 5 porsiyon meyve ve sebze ve haftada en az iki kez protein tüketerek sağlıklı beslenin. Şeker, tuz ve doymuş yağ alımını sınırlayın. Nişastalı yiyecekleri orta düzeyde yiyin ve günde 6-8 bardak su için.Araştırmalar, doğru yiyecek seçimleri yapmanın beyin fonksiyonunuzu koruyabileceğini ve bunama olma olasılığınızı azaltabileceğini gösteriyor. Ek olarak, bunama hastası bir kişi için uygun beslenme vücudu güçlü tutabilir ve davranışsal semptomları hafifletebilir.Şekerli yiyecekler, rafine karbonhidratlar ve yağlı yiyecekler kilo alımına yol açarak diyabet gibi daha fazla sağlık sorunu riskine sokabilir. Diyabet Alzheimer ile yakından bağlantılıdır. Bu türlerden her ne pahasına olursa olsun kaçının ve daha sağlıklı seçenekleri tercih edin.Tam tahıllar, sebzeler, kuruyemişler, baklagiller, baharatlar, yağlı balıklar, zeytinyağı ve omega yağları açısından zengin diğer yiyeceklerden zengin, kırmızı et, rafine yiyecekler ve şeker açısından düşük bir Akdeniz diyeti uygula ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UIJIfZFxwEu2YeL6RoW3VQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Demansı, önlemek, mümkün, İşte, risk, faktörlerini, azaltmanın, yolları</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UIJIfZFxwEu2YeL6RoW3VQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Demansı önlemek mümkün! İşte risk faktörlerini azaltmanın yolları"><p>Dünya çapında 55 milyondan fazla insanı etkileyen demans, 2050'ye kadar üç katına çıkması beklenen artan bir eğilim gösteriyor. Hafıza kaybı ve kafa karışıklığı gibi semptomları olan bu ilerleyici nörolojik rahatsızlık, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, zihinsel olarak aktif kalma, stresi yönetme ve iyi uyku sağlama ile yönetilebilir.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EcmcoF_ws0u2nEVH_NQxYw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demans, beyni etkileyen yaygın ve sakatlayıcı bir hastalıktır. Demanslı insan sayısı dünya çapında artmaktadır ve 2050'ye kadar üç katına çıkması beklenmektedir.Şu anda dünya çapında 55 milyondan fazla demanslı insan bulunmaktadır ve her yıl yaklaşık 10 milyon yeni demans vakası gelişmektedir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1y5lyh0f3UW04PvFcuYFvA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özellikle 65 yaş üstü kişilerde görülme olasılığı yüksek olan demans; unutma, endişeli hissetme, karar vermede zorluk çekme ve daha fazlası şeklinde ortaya çıkabilen ilerleyici bir nörolojik hastalıktır. Demans, kişinin günlük aktivitelerinde tam yardıma ihtiyaç duyabileceği hafiften şiddetliye kadar değişen bir şiddette olabilir. Belirtileri fark etmek korkutucu olabilir ve sürekli tetikte olmak, ruh sağlığınızı ve duygusal refahınızı korumak için en iyi yol olmayabilir. Aynı zamanda, hangi belirtileri fark edeceğinizi bilmek yardımcı olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XTL-PfJO50KzZy19n1LGmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demans, günlük yaşamı etkileyen düşünme, hatırlama ve muhakeme gibi bilişsel yeteneklerde düşüşe neden olan bir sendromdur. Sinir hücrelerine zarar veren çeşitli hastalıklardan kaynaklanabilen bir beyin fonksiyonu kaybıdır. Demans, insanlar yaşlandıkça daha yaygın hale gelir, ancak yaşlanmanın normal bir parçası değildir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/l_BDVwK_5Eijhhcde-Icmw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demans, hastalığı olan kişiler, aileleri, bakıcıları ve toplum üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir. Genellikle demans konusunda farkındalık ve anlayış eksikliği vardır ve bu da damgalanmaya ve teşhis ve bakıma yönelik engellere yol açabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P9GBi-nhf0unlZCybrqJoA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demans, bozuk düşünme ve hafıza gibi bir dizi semptom için kullanılan genel terimdir ve genellikle yaşlanmanın bilişsel düşüşüyle ​​ilişkilendirilir. Alzheimer hastalığı, beynin düşünce, hafıza ve dili kontrol eden kısımlarını özel olarak etkileyen bir bunama türüdür. Huntington Hastalığı, Parkinson Hastalığı ve Creutzfeldt-Jakob hastalığı gibi diğer hastalıklar bunamaya ilerleyebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P0L2PWRPHEqOby6xfyvoAA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bunama, beyin hücrelerinin birbirleriyle iletişim kurma yeteneğini etkileyen beyin hücrelerine verilen hasardan kaynaklanır. Yaş ve genetik dışında, rol oynayan başka risk faktörleri de vardır. Ancak, bazı basit alışkanlıklar bunamadan uzak durmanıza yardımcı olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aLFp8Xe1WUiE53vha6v9jg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bunlardan bazıları şunlardır:Düzenli egzersiz: Fiziksel olarak aktif olun. Bu, haftada yaklaşık 150 dakika orta yoğunlukta hem aerobik hem de direnç aktivitelerini içermelidir. Düzenli fiziksel egzersiz, bunama geliştirme riskinizi %50'ye kadar azaltabilir. Egzersiz, bilişsel sorunlar geliştirmeye başlamış olanlarda daha fazla bozulmayı da yavaşlatabilir.Haftada en az 5 kez 30 dakika egzersiz yapın. İster yürüyüş, ister koşu, ister bisiklet, ister yüzme veya bir dans grubuna katılmak olsun. Haftalık rutininize güç veya ağırlık antrenmanı seansları eklemeyi düşünün. Bu egzersizler sadece kas inşa etmekle kalmaz, beyin sağlığınızı korumanıza da yardımcı olur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/250369dqC0Or9lgMqoldJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zihinsel olarak aktif kalın: Çalışmak, yeni bir dil öğrenmek, bulmaca çözmek, masa oyunları oynamak, kitap okumak veya yazmak ve sosyal olarak aktif olmak gibi kendinizi zihinsel olarak zorlayan aktiviteler yaparak zihninizi çalıştırın.Zihinsel zorluklar beyni güçlendirmeye yardımcı olur ve Alzheimer hastalığına neden olabilecek lezyonları geliştirmeye karşı daha az savunmasız hale getirir. Zihinsel uyarım ayrıca hastalığı olan kişilerde beyin bozulmasını yavaşlatmaya yardımcı olabilir.Bir müzik aleti çalın, yabancı bir dil öğrenin, iyi bir kitap okuyun ve yeni bir hobi edinin. Yenilik ve zorluk ne kadar büyükse, fayda da o kadar büyük olur. Strateji oyunları ve bulmacalar oynayın. Zeka oyunları ve bilmeceler size zihinsel bir egzersiz sağlayabilir ve beyninizi bilişsel çağrışımlar oluşturması ve sürdürmesi için eğitebilir. Bulmaca, masa oyunları, kartlar, Scrabble ve Sudoku hepsi harika seçeneklerdir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ixhcw265JkWQkKMUjfefgQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sağlıklı beslenin: Günde en az 5 porsiyon meyve ve sebze ve haftada en az iki kez protein tüketerek sağlıklı beslenin. Şeker, tuz ve doymuş yağ alımını sınırlayın. Nişastalı yiyecekleri orta düzeyde yiyin ve günde 6-8 bardak su için.Araştırmalar, doğru yiyecek seçimleri yapmanın beyin fonksiyonunuzu koruyabileceğini ve bunama olma olasılığınızı azaltabileceğini gösteriyor. Ek olarak, bunama hastası bir kişi için uygun beslenme vücudu güçlü tutabilir ve davranışsal semptomları hafifletebilir.Şekerli yiyecekler, rafine karbonhidratlar ve yağlı yiyecekler kilo alımına yol açarak diyabet gibi daha fazla sağlık sorunu riskine sokabilir. Diyabet Alzheimer ile yakından bağlantılıdır. Bu türlerden her ne pahasına olursa olsun kaçının ve daha sağlıklı seçenekleri tercih edin.Tam tahıllar, sebzeler, kuruyemişler, baklagiller, baharatlar, yağlı balıklar, zeytinyağı ve omega yağları açısından zengin diğer yiyeceklerden zengin, kırmızı et, rafine yiyecekler ve şeker açısından düşük bir Akdeniz diyeti uygulayın. Artan araştırmalar, bu sağlıklı yağlarda bulunan DHA'nın Alzheimer hastalığını önlemeye yardımcı olabileceğini gösteriyor Gıda kaynakları arasında somon, ton balığı, alabalık, uskumru, deniz yosunu ve sardalya gibi soğuk su balıkları bulunur. Balık yağı takviyesi de yapabilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jLt3vHiGBkKn2Fx_08Lscg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Stresi yönetin: Sürekli stres beyne zarar vererek bunama riskini artırır. Birçok çalışma, özellikle hastalık riski altında olan kişilerde kaygıyı Alzheimer'ın gelişimiyle ilişkilendirmiştir.Stresi yönetmek için her gün rahatlayın ve eğlenin. Stresi kontrol altında tutmak için bilerek rahatlamaya zaman ayırın. Sizi rahatlatacak boş zaman aktiviteleri bulun ve bunları yapın - ister örgü örmek, ister parkta yürüyüş yapmak, ister yoga yapmak veya köpeğinizle oyun oynamak olsun.Meditasyon yapın. Meditasyon beyindeki koruyucu dokuyu artırabilir ve bunama geliştirme riskini artırdığı bilinen kortizol hormonunu azaltabilir.Daha fazla gülün. Gülme eylemi vücudunuzun stresle savaşmasına yardımcı olabilir. Sosyalleşmek, gülmek, oynamak ve aktif olmak beyni meşgul etmeye ve bunamayı önlemeye yardımcı olur. İyi uyuyun: Alzheimer hastalığı olan kişilerde uykusuzluk ve diğer uyku sorunlarının görülmesi yaygındır. Araştırmalar, kötü uykunun sadece Alzheimer'ın bir belirtisi olmadığını, aynı zamanda olası bir risk faktörü olduğunu göstermektedir.Araştırmacılar, kötü ve kesintiye uğramış uykunun beyinde hafıza bozukluğuna ve Alzheimer'a yol açabilen belirli bir proteinin birikmesini teşvik ettiğini buldular. Daha derin bir uyku almak, beyindeki protein yükünü temizleyebilir. Düzenli bir uyku programı oluşturarak uykuyu bir öncelik haline getirin. Uykusuzluk bir sorunsa, egzersiz yapmayı, rahatlatıcı bir uyku vakti ritüeli oluşturmayı veya bir doktora danışmayı deneyin.Demans belirtileri:</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_PE6durA6EuT-9sil534ag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demans insanları farklı şekilde etkiler ve belirtiler zamanla değişebilir. Bazı belirtiler hafıza sorunlarından önce ortaya çıkabilir ve diğerleri yalnızca sonraki aşamalarda ortaya çıkabilir. Demansın bazı belirtileri şunlardır:Hafıza kaybı: Şeyleri, yakın zamandaki olayları veya eski anıları unutmak</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KaOQi6vxTUyok2bTFo_TqA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kafa karışıklığı: Tanıdık yerlerde kaybolmak veya zaman veya mekan konusunda kafa karışıklığı, demans gelişiminin göstergesi olabilir. Dilde zorluk: Kelime bulma, konuşma veya anlamada zorluk çekmek, bunamanın erken evrelerinin bir belirtisi olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GC_Mn-m2g0a9L2p9NuotQw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Görevlerde zorluk: Eğer kişi genel görevlerde veya para ve faturalarla başa çıkmada zorluk çekiyorsa, büyük ihtimalle bunamadan muzdariptir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p7W7Q7gPf0Ob1bWs-io8ew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ruh hali ve davranışta değişiklikler: Kaygılı, üzgün veya öfkeli hissetmek veya kişilik değişiklikleri yaşamak bunamanın geliştiğini gösterir.Soyut düşünmede sorunlar: Yönlerle, sayıları veya zaman akışını anlamada zorluk çekmek de bunamanın belirtileridir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Klinik Psikolog Yasemin Meriç Kazdal: &amp;quot;Yeni bir ben mi, yoksa daha iyi bir ben mi?&amp;quot;</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/klinik-psikolog-yasemin-meric-kazdal-yeni-bir-ben-mi-yoksa-daha-iyi-bir-ben-mi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/klinik-psikolog-yasemin-meric-kazdal-yeni-bir-ben-mi-yoksa-daha-iyi-bir-ben-mi</guid>
<description><![CDATA[ Yeni yıl, yeni başlangıçlar ve yeni umutlar demek. Birçok kişi yeni yılı doğum günü gibi dönüm noktalarından biri olarak düşünüyor. Peki, &quot;Yeni bir ben mi, yoksa daha iyi bir ben mi?&quot; Klinik Psikolog, Psikoterapist Dr. Yasemin Meriç Kazdal ntv.com.tr okurlarına özel yazdı.Yeni yıl, doğum günü gibi dönüm noktalarında birçok kişi, &quot;yeni bir hayata&quot; veya &quot;yeni bir ben&quot; olmaya yönelik bir motivasyon hisseder. Araştırmalar da bu başlangıç noktalarının insanları harekete geçirme konusunda etkili olduğunu göstermektedir. Ancak bu motivasyon genellikle birkaç ay içinde yerini yetersizlik hissine bırakır.  Bu durumun temelinde, geçmişi tamamen silme isteği ve aniden büyük bir değişim beklentisi yatar. Ancak bu, gerçekçi bir yaklaşım değildir. Sürekli yenilik ve değişim arayışı, bireylerin tatmin ve şükür duygularında azalmaya yol açar. Sonuçta kişi, sahip olduğu şeylerden keyif almayı bırakır ve duygusal tükenmişlik yaşayabilir. Doyumsuzluk, birçok psikolojik problemin altında yatan önemli bir etkendir ve bireyi zamanla tüketir.  Elbette bu, yeniliklerden uzak durmamız veya hedef koymamamız gerektiği anlamına gelmez. Yenilikler, beynimizi esnek ve canlı tutar. Ancak bu süreçte önemli olan, insan olduğumuzu, duygularımızı ve hayatta planların bazen istediğimiz gibi gitmeyebileceğini unutmamaktır. Anın tadını çıkarmayı öğrenmek, daha sürdürülebilir bir gelişim için anahtardır. Bu yaklaşım, hedeflere daha sağlam ve uzun vadeli adımlarla ulaşmamıza yardımcı olur.  GELİŞİM VE DÖNÜŞÜM SÜRECİNE ADIM ATMAK  1.Hayatınızdaki yerinizi değerlendirin.Şu an nerede olduğunuzu fark etmek, dönüşümün ilk adımıdır.2.Geçmişe dürüstçe bakın.Bugüne kadar yaptıklarınızı gözden geçirin. Size keyif veren şeyler neler? Hangi konularda iyisiniz? Hangi alanlarda gelişime ihtiyacınız var? Değerleriniz nelerdir?3.Artık sizi beslemeyen şeyleri bırakın.Size iyi gelmeyen veya süresini doldurmuş alışkanlıklar ve durumları geride bırakın.4.Uzun vadeli hedefler belirleyin. Büyük hedeflerinizi, ulaşılabilir küçük hedeflere bölün. 5.Hedeflerinizi sıralayın. Önceliklerinizi netleştirerek küçük hedeflerinize odaklanmaya başlayın.  SÜREÇTE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER  •Kendinizi ve deneyimlerinizi üçüncü bir gözle, mümkün olduğunca objektif olarak değerlendirin. •Kendi değer ve duygularınıza uygun hedefler oluşturun. •Hedefler belirlerken gerçekçi faktörleri göz önünde bulundurun. •Kendinizden yapabileceğinizin çok üstünde beklentilere girmeyin •Kararlı ve tutarlı bir şekilde ilerlemeye özen gösterin. •Kendinize karşı anlayışlı ve şefkatli olun •Küçük başarıları kutlamayı unutmayın; bu, büyük hedeflere giden yolda sizi motive eder.  PROFESYONEL DESTEK ALMAYI DÜŞÜNÜN  Kendi başınıza bu süreci yürütmekte zorlanıyorsanız, bir uzmandan destek almak iyi bir fikir olabilir. Bir klinik psikolog, gelişim ve dönüşüm yolculuğunuzda size rehberlik edebilir.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xOjjZHxH5U-8EN35K0oKAQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Klinik, Psikolog, Yasemin, Meriç, Kazdal:, Yeni, bir, ben, mi, yoksa, daha, iyi, bir, ben, mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xOjjZHxH5U-8EN35K0oKAQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Klinik Psikolog Yasemin Meriç Kazdal: " yeni bir ben mi yoksa daha iyi><p>Yeni yıl, yeni başlangıçlar ve yeni umutlar demek. Birçok kişi yeni yılı doğum günü gibi dönüm noktalarından biri olarak düşünüyor. Peki, "Yeni bir ben mi, yoksa daha iyi bir ben mi?" Klinik Psikolog, Psikoterapist Dr. Yasemin Meriç Kazdal ntv.com.tr okurlarına özel yazdı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WsE1-0FjFkeFOQhk_S2CkA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Yeni yıl, doğum günü gibi dönüm noktalarında birçok kişi, "yeni bir hayata" veya "yeni bir ben" olmaya yönelik bir motivasyon hisseder. Araştırmalar da bu başlangıç noktalarının insanları harekete geçirme konusunda etkili olduğunu göstermektedir. Ancak bu motivasyon genellikle birkaç ay içinde yerini yetersizlik hissine bırakır.  Bu durumun temelinde, geçmişi tamamen silme isteği ve aniden büyük bir değişim beklentisi yatar. Ancak bu, gerçekçi bir yaklaşım değildir. Sürekli yenilik ve değişim arayışı, bireylerin tatmin ve şükür duygularında azalmaya yol açar. Sonuçta kişi, sahip olduğu şeylerden keyif almayı bırakır ve duygusal tükenmişlik yaşayabilir. Doyumsuzluk, birçok psikolojik problemin altında yatan önemli bir etkendir ve bireyi zamanla tüketir.  Elbette bu, yeniliklerden uzak durmamız veya hedef koymamamız gerektiği anlamına gelmez. Yenilikler, beynimizi esnek ve canlı tutar. Ancak bu süreçte önemli olan, insan olduğumuzu, duygularımızı ve hayatta planların bazen istediğimiz gibi gitmeyebileceğini unutmamaktır. Anın tadını çıkarmayı öğrenmek, daha sürdürülebilir bir gelişim için anahtardır. Bu yaklaşım, hedeflere daha sağlam ve uzun vadeli adımlarla ulaşmamıza yardımcı olur.  <strong>GELİŞİM VE DÖNÜŞÜM SÜRECİNE ADIM ATMAK</strong>  1.Hayatınızdaki yerinizi değerlendirin.</p><p>Şu an nerede olduğunuzu fark etmek, dönüşümün ilk adımıdır.</p><p>2.Geçmişe dürüstçe bakın.</p><p>Bugüne kadar yaptıklarınızı gözden geçirin. Size keyif veren şeyler neler? Hangi konularda iyisiniz? Hangi alanlarda gelişime ihtiyacınız var? Değerleriniz nelerdir?</p><p>3.Artık sizi beslemeyen şeyleri bırakın.</p><p>Size iyi gelmeyen veya süresini doldurmuş alışkanlıklar ve durumları geride bırakın.</p><p>4.Uzun vadeli hedefler belirleyin. Büyük hedeflerinizi, ulaşılabilir küçük hedeflere bölün. 5.Hedeflerinizi sıralayın. Önceliklerinizi netleştirerek küçük hedeflerinize odaklanmaya başlayın.  <strong>SÜREÇTE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER</strong>  •Kendinizi ve deneyimlerinizi üçüncü bir gözle, mümkün olduğunca objektif olarak değerlendirin. •Kendi değer ve duygularınıza uygun hedefler oluşturun. •Hedefler belirlerken gerçekçi faktörleri göz önünde bulundurun. •Kendinizden yapabileceğinizin çok üstünde beklentilere girmeyin •Kararlı ve tutarlı bir şekilde ilerlemeye özen gösterin. •Kendinize karşı anlayışlı ve şefkatli olun •Küçük başarıları kutlamayı unutmayın; bu, büyük hedeflere giden yolda sizi motive eder.  <strong>PROFESYONEL DESTEK ALMAYI DÜŞÜNÜN</strong>  Kendi başınıza bu süreci yürütmekte zorlanıyorsanız, bir uzmandan destek almak iyi bir fikir olabilir. Bir klinik psikolog, gelişim ve dönüşüm yolculuğunuzda size rehberlik edebilir. </p><p><br data-mce-bogus="1"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>“Gassal” dizisi sonrası mesleğe yoğun ilgi: Katılım her geçen gün artıyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/gassal-dizisi-sonrasi-meslege-yogun-ilgi-katilim-her-gecen-gun-artiyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/gassal-dizisi-sonrasi-meslege-yogun-ilgi-katilim-her-gecen-gun-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ Son dönemde popüler olan “Gassal” dizisi, Elazığ’da bu mesleğe yönelimi arttırdı. Açılan gassallık kursları yoğun ilgi görürken, kursiyerler hem teorik bilgi hem de pratik deneyim kazanıyor.Son dönemde ekranlara gelen Gassal dizisi, gassallık mesleğine yönelimi artırdı. Elazığ Belediyesi ve Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle düzenlenen gassallık kursu yoğun ilgi görüyor.Elazığ Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler ile Mezarlıklar Müdürlüklerinin katkılarıyla şu ana kadar 32 kişinin katıldığı kurs, mesleğe ilgi duyanlara önemli bir eğitim fırsatı sunuyor.Elazığ Belediyesi Ekonomi Geliştirme Merkezi&#039;nde (EBEGEM) usta öğreticilerden teorik bilgi alan kursiyerler, daha sonra Mezarlıklar Müdürlüğü bünyesinde çalışan kadın ve erkek gassallar ile birlikte pratik deneyim elde etme şansı buluyor.Kursiyerlerden Melike Ülkü Yıldırım, gassallık mesleğini tercih etme nedenlerini şu sözlerle anlattı:
&#039;&#039;Gassallığı tercih etmemdeki en önemli nedenlerden biri, manevi yönlerinin daha fazla olduğunu düşünüyorum. Ne yazık ki ülkemiz bir deprem bölgesi olduğu için bu mesleği, bu görevi herkesin üstlenebilmesini istiyorum.İnsanları son görevlerinde en güzel şekilde sonsuzluğa yolcu etmeyi istiyorum. Arkadaşlarımız da gerçekten çok güzel bir meslek ediniyorlar, onlara da teşekkür ediyorum. Bu kursu bize sağlayan Elazığ Belediyesine, Halk Eğitim Merkezine ve hocamıza çok teşekkür ediyorum.”Kursiyerlerle görüşen Elazığ Belediye Başkan Yardımcısı Nazif Bilginoğlu, &#039;&#039;Elazığ Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü ve Mezarlıklar Müdürlüğümüzün birlikte oluşturmuş olduğu güzel bir kadroyla Halk Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki usta öğreticilerden aldığımız destekle böylesine bir kursla İslami usullere göre kefenleme öncesinde yıkama ve kefenleme işlemleri yapılması pratiği çalışmaları devam ediyor.Bu kurslara katılan kardeşlerimiz, kurs neticesinde sertifika da almış olacaklar” şeklinde konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sME_dieEaE2ouTPY3UXhkw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>“Gassal”, dizisi, sonrası, mesleğe, yoğun, ilgi:, Katılım, her, geçen, gün, artıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sME_dieEaE2ouTPY3UXhkw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="“Gassal” dizisi sonrası mesleğe yoğun ilgi: Katılım her geçen gün artıyor"><p>Son dönemde popüler olan “Gassal” dizisi, Elazığ’da bu mesleğe yönelimi arttırdı. Açılan gassallık kursları yoğun ilgi görürken, kursiyerler hem teorik bilgi hem de pratik deneyim kazanıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kdIWU_fxW0GJ05BHngi4Ig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son dönemde ekranlara gelen Gassal dizisi, gassallık mesleğine yönelimi artırdı. Elazığ Belediyesi ve Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle düzenlenen gassallık kursu yoğun ilgi görüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/runRcYf_zkGvXH4qcLMg5Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Elazığ Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler ile Mezarlıklar Müdürlüklerinin katkılarıyla şu ana kadar 32 kişinin katıldığı kurs, mesleğe ilgi duyanlara önemli bir eğitim fırsatı sunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eI0dAecB3UCUs7kMhyb37Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Elazığ Belediyesi Ekonomi Geliştirme Merkezi'nde (EBEGEM) usta öğreticilerden teorik bilgi alan kursiyerler, daha sonra Mezarlıklar Müdürlüğü bünyesinde çalışan kadın ve erkek gassallar ile birlikte pratik deneyim elde etme şansı buluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wXSPEjL2Yk6LWuh43ATkkA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kursiyerlerden Melike Ülkü Yıldırım, gassallık mesleğini tercih etme nedenlerini şu sözlerle anlattı:
''Gassallığı tercih etmemdeki en önemli nedenlerden biri, manevi yönlerinin daha fazla olduğunu düşünüyorum. Ne yazık ki ülkemiz bir deprem bölgesi olduğu için bu mesleği, bu görevi herkesin üstlenebilmesini istiyorum.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M2EjpyOEfUubesosCzlR-Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İnsanları son görevlerinde en güzel şekilde sonsuzluğa yolcu etmeyi istiyorum. Arkadaşlarımız da gerçekten çok güzel bir meslek ediniyorlar, onlara da teşekkür ediyorum. Bu kursu bize sağlayan Elazığ Belediyesine, Halk Eğitim Merkezine ve hocamıza çok teşekkür ediyorum.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YerX1QgB4kmCya6FNNJPRw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kursiyerlerle görüşen Elazığ Belediye Başkan Yardımcısı Nazif Bilginoğlu, ''Elazığ Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü ve Mezarlıklar Müdürlüğümüzün birlikte oluşturmuş olduğu güzel bir kadroyla Halk Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki usta öğreticilerden aldığımız destekle böylesine bir kursla İslami usullere göre kefenleme öncesinde yıkama ve kefenleme işlemleri yapılması pratiği çalışmaları devam ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rQJChpRbr0G-dPG1_IqBWw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu kurslara katılan kardeşlerimiz, kurs neticesinde sertifika da almış olacaklar” şeklinde konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5gKz2FaPy0K42o3uGo_y7Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AYsASHJfTEC_VFqmTcMHRg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Giydiği kıyafeti çizme, yüzük, kılıç kınıyla tamamlıyor: 33 yaşındaki Gezer alp kıyafetliyle ilgi çekiyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/giydigi-kiyafeti-cizme-yuzuk-kilic-kiniyla-tamamliyor-33-yasindaki-gezer-alp-kiyafetliyle-ilgi-cekiyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/giydigi-kiyafeti-cizme-yuzuk-kilic-kiniyla-tamamliyor-33-yasindaki-gezer-alp-kiyafetliyle-ilgi-cekiyor</guid>
<description><![CDATA[ Kayseri&#039;nin işlek cadde ve sokaklarında Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait alp kıyafetiyle dolaşan inşaat şantiye şefi Orhan Gezer, kostümüyle görenlerin dikkatini çekiyor.Kocasinan ilçesinde yaşayan 33 yaşındaki Gezer, yurt dışındaki bazı kişilerin farklı kıyafetler giyip kültürlerini tanıtmalarına ilişkin görüntüleri bir süre önce sosyal medyada gördü.Videodan etkilenen Gezer, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait alp kıyafeti giymeye karar verdi.Kentteki ustaya deriden özel zırh, börk (başlık), kaftan, kemer ile kolçak diktiren Gezer, giydiği kıyafeti çizme, yüzük, kılıç kınıyla tamamlıyor.Haftanın belirli günleri alp kostümüyle kentin işlek cadde ve sokaklarında gezen Gezer, ilgi gösteren vatandaşlarla sohbet edip fotoğraf çektiriyor.Kayseri&#039;nin renkli siması Orhan Gezer, AA muhabirine, Türkiye&#039;nin çok köklü ve şanlı bir geçmişe sahip olduğunu, ecdadı rahmet ve minnetle yad ettiğini söyledi.Alp kıyafetinin geçmişten bir miras olduğunu ifade eden Gezer, alplerin geçmişte cesur ve korkusuz savaşçılar olduğuna dikkati çekti.İnternette zaman geçirdiği sırada yurt dışında bazı kişilerin kendi tarihi değerlerini yansıtan kıyafetler giyerek sosyal medya hesaplarında paylaştıkları görüntülerin dikkatini çektiğini belirten Gezer, şöyle konuştu:&quot;İnternette gezerken Viking ve farklı geleneksel kıyafetlerle gezen, kendi örf ve adetlerini tanıtan insanlara denk geldim. &#039;Biz bunu neden yapmıyoruz?Bizim çok büyük bir geçmişimiz var, ben de bu geçmişi bir şekilde tanıtmalıyım&#039; dedim. Bu süreç bayağı meşakkatli oldu.Kostüm 8 ayda dikildi. Kafamda bir şeylerin canlanması gerekiyordu, canlandı. Bu kostümü giyip gezmek gurur verici bir şey ama tepkilerin ne olacağını bilmediğin için öz güveni kendime aşılamak da zaman aldı.&quot;Kıyafetin büyük özenle hazırlandığını belirten Gezer, kostümle kentin çeşitli bölgelerinde dolaşırken birçok duyguyu bir arada yaşadığını söyledi.Kent meydanı ve ana caddelerde gezerken insanların farklı tepkiler verdiğini ifade eden Gezer, &quot;Genellikle gençler hoşuna giden ve ilgisini çeken karakterle özdeşleştiriyor.Gençlerin verdiği tepkiler beni farklı gururlandırıyor. &#039;Çok güzel olmuş, çok gösterişli olmuş, kıyafeti güzel taşıyorsun&#039; gibi cümleler duydum.Vatandaşların gururlu ve şaşkın bakışları arasında Kayseri sokaklarında geziyorum.&quot; diye konuştu.Kostümü giyince hem kendisinin hem de görenlerin geçmişe yolculuğa çıktığını anlatan Gezer, şunları kaydetti:&quot;Kostümün verdiği ağırlık zihnime de yansıyor. Gururla gezdiğim için kostümün verdiği ayrı bir gurur da var. Genel anlamda Kayseri&#039;de kostümüme güzel bir yaklaşım var, bu çok hoşuma gidiyor.Bu işe 1 saat gezersem hem tanıtım yaparım hem sosyal medyada adımı duyururum hem de gençlere giydiğim kostümleri gösteririm düşüncesiyle yola çıktım.Bir saat gezerim dedim ama ilgi çok. Fotoğraf çektirmek ve muhabbet etmek isteyen insanlar çok olduğu için hoşuma gidiyor.Gezmek 4-5 saati buluyor. Üzüldüğüm sadece bir nokta var, sosyal medyada bazı kişiler yorum yapıyor ama ben boş insan değilim, işim var.Yüzme, atla gezme, ok atma bir sporsa veya hobiyse bu da aynı şekilde bir hobi. Buna saygı duyulması en çok istediğim şeylerden biri. Saygı duyulmasını istiyorum.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qlj4FXX2JkmDTFdC5-qFJg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Giydiği, kıyafeti, çizme, yüzük, kılıç, kınıyla, tamamlıyor:, yaşındaki, Gezer, alp, kıyafetliyle, ilgi, çekiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qlj4FXX2JkmDTFdC5-qFJg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Giydiği kıyafeti çizme, yüzük, kılıç kınıyla tamamlıyor: 33 yaşındaki Gezer alp kıyafetliyle ilgi çekiyor"><p>Kayseri'nin işlek cadde ve sokaklarında Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait alp kıyafetiyle dolaşan inşaat şantiye şefi Orhan Gezer, kostümüyle görenlerin dikkatini çekiyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9bXWK3sPKkiHurnEOVJwmQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kocasinan ilçesinde yaşayan 33 yaşındaki Gezer, yurt dışındaki bazı kişilerin farklı kıyafetler giyip kültürlerini tanıtmalarına ilişkin görüntüleri bir süre önce sosyal medyada gördü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XnYvzlzGPUarvCcDmo0WUg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Videodan etkilenen Gezer, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait alp kıyafeti giymeye karar verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PK5odrl4G0-da7qWOyQOVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kentteki ustaya deriden özel zırh, börk (başlık), kaftan, kemer ile kolçak diktiren Gezer, giydiği kıyafeti çizme, yüzük, kılıç kınıyla tamamlıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tSLTMp2Ij0Gg9A81Gm_Mwg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Haftanın belirli günleri alp kostümüyle kentin işlek cadde ve sokaklarında gezen Gezer, ilgi gösteren vatandaşlarla sohbet edip fotoğraf çektiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K-_zAhr4N0mDtwhqnVYbYg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kayseri'nin renkli siması Orhan Gezer, AA muhabirine, Türkiye'nin çok köklü ve şanlı bir geçmişe sahip olduğunu, ecdadı rahmet ve minnetle yad ettiğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S6IhUDHpMkuiA2ztgJzZZw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Alp kıyafetinin geçmişten bir miras olduğunu ifade eden Gezer, alplerin geçmişte cesur ve korkusuz savaşçılar olduğuna dikkati çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fKgkNjGz40mqx7yDaLZkGQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İnternette zaman geçirdiği sırada yurt dışında bazı kişilerin kendi tarihi değerlerini yansıtan kıyafetler giyerek sosyal medya hesaplarında paylaştıkları görüntülerin dikkatini çektiğini belirten Gezer, şöyle konuştu:</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4certqfBXUC-YbA7xaRhqg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"İnternette gezerken Viking ve farklı geleneksel kıyafetlerle gezen, kendi örf ve adetlerini tanıtan insanlara denk geldim. 'Biz bunu neden yapmıyoruz?</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J8c26qupg0Wd1eMuEfqOGQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bizim çok büyük bir geçmişimiz var, ben de bu geçmişi bir şekilde tanıtmalıyım' dedim. Bu süreç bayağı meşakkatli oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_b5FMLwON0eh70tpv9hXmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kostüm 8 ayda dikildi. Kafamda bir şeylerin canlanması gerekiyordu, canlandı. Bu kostümü giyip gezmek gurur verici bir şey ama tepkilerin ne olacağını bilmediğin için öz güveni kendime aşılamak da zaman aldı."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q88vPWtzEEOMTYNcln4oUQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kıyafetin büyük özenle hazırlandığını belirten Gezer, kostümle kentin çeşitli bölgelerinde dolaşırken birçok duyguyu bir arada yaşadığını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ShuNz8dv4EatIp1g56t0Nw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kent meydanı ve ana caddelerde gezerken insanların farklı tepkiler verdiğini ifade eden Gezer, "Genellikle gençler hoşuna giden ve ilgisini çeken karakterle özdeşleştiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HoCdk-XaL0G2eCnPIgG4pg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gençlerin verdiği tepkiler beni farklı gururlandırıyor. 'Çok güzel olmuş, çok gösterişli olmuş, kıyafeti güzel taşıyorsun' gibi cümleler duydum.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C1aGUq-Zy0OfTbyPuVHzfA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Vatandaşların gururlu ve şaşkın bakışları arasında Kayseri sokaklarında geziyorum." diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EhbActzdQ0WJc6tGedRCXQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kostümü giyince hem kendisinin hem de görenlerin geçmişe yolculuğa çıktığını anlatan Gezer, şunları kaydetti:</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LAe6InvEpUGRLf97S1HiFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Kostümün verdiği ağırlık zihnime de yansıyor. Gururla gezdiğim için kostümün verdiği ayrı bir gurur da var. Genel anlamda Kayseri'de kostümüme güzel bir yaklaşım var, bu çok hoşuma gidiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5Uy5PvOuMEOOlv1l9GomsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu işe 1 saat gezersem hem tanıtım yaparım hem sosyal medyada adımı duyururum hem de gençlere giydiğim kostümleri gösteririm düşüncesiyle yola çıktım.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s4rE-J6eUEivNH17w9GIJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir saat gezerim dedim ama ilgi çok. Fotoğraf çektirmek ve muhabbet etmek isteyen insanlar çok olduğu için hoşuma gidiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/l9I1j1zFbUKJRnO4urzPSQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gezmek 4-5 saati buluyor. Üzüldüğüm sadece bir nokta var, sosyal medyada bazı kişiler yorum yapıyor ama ben boş insan değilim, işim var.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CQQHyqrD80mGAeW0vErCKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yüzme, atla gezme, ok atma bir sporsa veya hobiyse bu da aynı şekilde bir hobi. Buna saygı duyulması en çok istediğim şeylerden biri. Saygı duyulmasını istiyorum."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nIQ-7Ktr_k-ur9BzBvb_Ww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g5P5pFQs5kWHyvxKjrbuKw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aWyQ7kQ2EE661udu3QMnwQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LzRcvatAkEqeNTk658eiTQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T6LHce1Pn0adNqheKO4fOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iYyQXZUeN0OEzAHY71PT9g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UnP2LaploUCIJ38jPxQVSA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A14RF3E-qkKLJTSQUHfM-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AGJSLCRvlEeEznGUxwCS6g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Guava ve Amla: Hangisi daha fazla C vitamini içerir?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/guava-ve-amla-hangisi-daha-fazla-c-vitamini-icerir</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/guava-ve-amla-hangisi-daha-fazla-c-vitamini-icerir</guid>
<description><![CDATA[ Guava ve amla, özellikle C vitamini açısından ve  besin açısından zengin süper besinlerdir. İster taze guava dilimleri atıştırın ister Hint Bektaşi Üzümü (amla) suyu yudumlayın, bu meyveler genel sağlığınızı iyileştirebilecek doğanın armağanlarıdır. Zevkinize ve sağlık hedeflerinize uygun olanı seçin ve besinsel iyiliklerinin sizin için harikalar yaratmasına izin verin.Kış mevsiminde süper besinler söz konusu olduğunda, guava ve amla ilgi odağı olur. Her ikisi de besin açısından zengindir ve yüzyıllardır geleneksel tedavilerin bir parçasıdır.Ancak biri birini seçmek zorunda kalsaydı, hangisi daha sağlıklı olurdu? İşte bu iki meyve arasındaki farklar, besin değerleri, vücut üzerindeki etkileri ve hangisinin tacı hak ettiğini görün.Guava, C vitamini, lif ve antioksidanlar açısından zengindir. Tek bir guava günlük C vitamini ihtiyacınızın %200&#039;ünden fazlasını sağlayabilir! Ayrıca sağlıklı bir kalbi korumaya yardımcı olan potasyumla doludur.Öte yandan Amla da bir C vitaminidir; 100 gram amla size 600-700 mg C vitamini verebilir, ancak bir kerede 100 gram Amla yemeniz gerekmez. Ayrıca amla, vücudunuzu detoksifiye etmek için harika olan demir, kalsiyum ve tanenler ve flavonoidler gibi güçlü antioksidanlar içerir.Her iki meyve de C vitamini içeriği bakımından öne çıkar, ancak amla daha yüksek antioksidan seviyeleri nedeniyle guavayı biraz geride bırakır.Hem guava hem de amla bağışıklık sisteminiz için harikalar yaratır. Guavanın yüksek C vitamini içeriği bağışıklığınızı artırır, hücrelerinizi hasardan korur ve sağlıklı bir cilt için kolajen üretimini teşvik eder.Amla sadece bağışıklığı güçlendirmekle kalmaz, aynı zamanda doğal bir detoks görevi görür. Toksinleri temizlemeye yardımcı olur, karaciğer fonksiyonunu destekler ve sindirimi iyileştirdiği bilinmektedir. Ayrıca amlanın iltihap önleyici özellikleri, artrit ve diyabet gibi kronik rahatsızlıkların yönetimi için faydalı hale getirir. Amla&#039;nın detoks ve iltihap giderici özellikleri, genel sağlık yararları açısından ona hafif bir avantaj sağlar.Guava, sağlıklı sindirimi destekleyen ve kabızlığı önleyen lif açısından zengin bir meyvedir. Özellikle sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomunu korumak için iyidir. Guava tohumları tüketildiğinde hafif bir müshil görevi de görür.Öte yandan amla, sindirim sistemini rahatlatmasıyla ünlüdür. Asitliğe yardımcı olur, bağırsak hareketlerini düzenler ve sindirim enzimlerinin üretimini teşvik eder. Amla ayrıca hazımsızlık ve şişkinliği tedavi etmek için Ayurvedik ilaçlarda yaygın olarak kullanılır.Guava, lifle bağırsak sağlığını iyileştirirken, amla sindirim sistemini rahatlatma ve düzenleme yeteneğiyle öne çıkar. Kan şekeri ve kalp sağlığı üzerindeki etkisi
Guava, düşük glisemik indekse sahip olması ve kandaki şeker emilimini yavaşlatan yüksek lif içeriği nedeniyle diyabet dostu bir meyvedir. Ayrıca potasyum ve magnezyum içeriği sayesinde kalp sağlığı için de mükemmeldir.2016 yılında yapılan bir araştırmaya göre, kabuğu soyulmamış guava meyvesi kan şekerini düşürmede daha etkilidirAmla, kan şekerini yönetmek için harika bir meyvedir. İnsülin duyarlılığını iyileştirmeye yardımcı olur ve kan şekeri yükselmelerini azaltır. Ayrıca, antioksidanları ve C vitamini içeriği kan damarlarını güçlendirir ve kolesterol seviyelerini iyileştirir.Her iki meyve de kalp sağlığına uygundur ve diyabet dostudur, ancak amla&#039;nın kolesterol yönetimi için ek faydaları vardır.Bu makale sadece genel bilgi verme amacıyla yazılmıştır ve doktor tavsiyesi olarak ele alınmaması gerekir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Xulydl6irE60BoZS-SZjWg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Guava, Amla:, Hangisi, daha, fazla, vitamini, içerir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Xulydl6irE60BoZS-SZjWg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Guava ve Amla: Hangisi daha fazla C vitamini içerir?"><p>Guava ve amla, özellikle C vitamini açısından ve  besin açısından zengin süper besinlerdir. İster taze guava dilimleri atıştırın ister Hint Bektaşi Üzümü (amla) suyu yudumlayın, bu meyveler genel sağlığınızı iyileştirebilecek doğanın armağanlarıdır. Zevkinize ve sağlık hedeflerinize uygun olanı seçin ve besinsel iyiliklerinin sizin için harikalar yaratmasına izin verin.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H04E_hKG90as5ExrL3ULTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kış mevsiminde süper besinler söz konusu olduğunda, guava ve amla ilgi odağı olur. Her ikisi de besin açısından zengindir ve yüzyıllardır geleneksel tedavilerin bir parçasıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Jb65EvwBEkyrAoKvhffQmQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak biri birini seçmek zorunda kalsaydı, hangisi daha sağlıklı olurdu? İşte bu iki meyve arasındaki farklar, besin değerleri, vücut üzerindeki etkileri ve hangisinin tacı hak ettiğini görün.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wRrLI4pvpk6Q5KYelC5Kvg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Guava, C vitamini, lif ve antioksidanlar açısından zengindir. Tek bir guava günlük C vitamini ihtiyacınızın %200'ünden fazlasını sağlayabilir! Ayrıca sağlıklı bir kalbi korumaya yardımcı olan potasyumla doludur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6ijNo2iE0kKJqt6wNM3n2g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Öte yandan Amla da bir C vitaminidir; 100 gram amla size 600-700 mg C vitamini verebilir, ancak bir kerede 100 gram Amla yemeniz gerekmez. Ayrıca amla, vücudunuzu detoksifiye etmek için harika olan demir, kalsiyum ve tanenler ve flavonoidler gibi güçlü antioksidanlar içerir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HeGb3j-37E2-iVX_15NSgg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Her iki meyve de C vitamini içeriği bakımından öne çıkar, ancak amla daha yüksek antioksidan seviyeleri nedeniyle guavayı biraz geride bırakır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RGV6eRQ67UCv1MvkpXTiHg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hem guava hem de amla bağışıklık sisteminiz için harikalar yaratır. Guavanın yüksek C vitamini içeriği bağışıklığınızı artırır, hücrelerinizi hasardan korur ve sağlıklı bir cilt için kolajen üretimini teşvik eder.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zN0UZh_VYUeE1hgx6KMdFw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amla sadece bağışıklığı güçlendirmekle kalmaz, aynı zamanda doğal bir detoks görevi görür. Toksinleri temizlemeye yardımcı olur, karaciğer fonksiyonunu destekler ve sindirimi iyileştirdiği bilinmektedir. Ayrıca amlanın iltihap önleyici özellikleri, artrit ve diyabet gibi kronik rahatsızlıkların yönetimi için faydalı hale getirir. Amla'nın detoks ve iltihap giderici özellikleri, genel sağlık yararları açısından ona hafif bir avantaj sağlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/stCJeWnQakSjJl9WEF-o6g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Guava, sağlıklı sindirimi destekleyen ve kabızlığı önleyen lif açısından zengin bir meyvedir. Özellikle sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomunu korumak için iyidir. Guava tohumları tüketildiğinde hafif bir müshil görevi de görür.Öte yandan amla, sindirim sistemini rahatlatmasıyla ünlüdür. Asitliğe yardımcı olur, bağırsak hareketlerini düzenler ve sindirim enzimlerinin üretimini teşvik eder. Amla ayrıca hazımsızlık ve şişkinliği tedavi etmek için Ayurvedik ilaçlarda yaygın olarak kullanılır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gGboIPTSfk6BM_e5k7yyQA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Guava, lifle bağırsak sağlığını iyileştirirken, amla sindirim sistemini rahatlatma ve düzenleme yeteneğiyle öne çıkar. Kan şekeri ve kalp sağlığı üzerindeki etkisi
Guava, düşük glisemik indekse sahip olması ve kandaki şeker emilimini yavaşlatan yüksek lif içeriği nedeniyle diyabet dostu bir meyvedir. Ayrıca potasyum ve magnezyum içeriği sayesinde kalp sağlığı için de mükemmeldir.2016 yılında yapılan bir araştırmaya göre, kabuğu soyulmamış guava meyvesi kan şekerini düşürmede daha etkilidir</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/r0_V7GqXJ0GVO16RfNepAA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amla, kan şekerini yönetmek için harika bir meyvedir. İnsülin duyarlılığını iyileştirmeye yardımcı olur ve kan şekeri yükselmelerini azaltır. Ayrıca, antioksidanları ve C vitamini içeriği kan damarlarını güçlendirir ve kolesterol seviyelerini iyileştirir.Her iki meyve de kalp sağlığına uygundur ve diyabet dostudur, ancak amla'nın kolesterol yönetimi için ek faydaları vardır.Bu makale sadece genel bilgi verme amacıyla yazılmıştır ve doktor tavsiyesi olarak ele alınmaması gerekir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kalp krizi ve kanserin sessiz tehlikesi: Vücut tipiniz ölümcül hastalıkları mı tetikliyor?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/kalp-krizi-ve-kanserin-sessiz-tehlikesi-vucut-tipiniz-oelumcul-hastaliklari-mi-tetikliyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/kalp-krizi-ve-kanserin-sessiz-tehlikesi-vucut-tipiniz-oelumcul-hastaliklari-mi-tetikliyor</guid>
<description><![CDATA[ Karın çevresinde aşırı yağ ile karakterize elma tipi vücut, kalp hastalığı, tip 2 diyabet, kolorektal kanser ve alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı gibi ciddi sağlık sorunları riskini artırır. Bunun nedeni, iç organları çevreleyen tehlikeli iç organ yağıdır ve genel sağlığı büyük ölçüde etkiler.Vücut yağınızı nerede depoladığınız, kanser ve kalp hastalığı dahil olmak üzere ölümcül hastalıklara yakalanma şansınızı etkileyebilir.Çalışmalar, belirli vücut tiplerinin diğerlerinden daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini gösteriyor.Araştırmalar, daha geniş bir orta bölüm ve daha geniş bir bel anlamına gelen elma tipi bir vücudunuz varsa, armut tipi insanlara kıyasla kolorektal kanser dahil olmak üzere ciddi sağlık sorunları riskine sokabileceğini gösteriyor.Daha geniş bir orta bölüm, karaciğer, böbrek veya hatta kalp gibi iç organlarınızı saran tehlikeli karın yağı veya iç organ yağının birikmesini gösterir. Bu, cildin hemen altında bulunan olağan yağ değildir, bu gizli tabaka kalbinize zarar verebilir ve sizi kanser, kalp hastalığı, yüksek tansiyon, diyabet ve uyku apnesi gibi diğer sorunlar riskine sokabilir.Bu durumda da benzer risklerle karşı karşıya kalırsınız çünkü elma tipi vücut, viseral yağın varlığını gösterir ve sağlıklı bir BMI bile sizi kalp sorunları ve tip 2 diyabet gibi zararlı kronik hastalıklardan kurtaramaz.Elma tipi vücut erkeklerde daha yaygındır ve daha yüksek viseral yağ konsantrasyonu ve artmış kalp hastalığı riski ile ilişkilidir. Armut tipi obezite kadınlarda daha yaygındır ve daha yüksek deri altı yağ dokusu konsantrasyonu nedeniyle metabolik olarak sağlıklı kabul edilir.Bir çalışma, elma tipi vücut yapısına sahip kişilerin armut tipi vücuda sahip kişilere göre her türlü nedenden dolayı önemli ölçüde daha yüksek ölüm riskine sahip olduğunu bulmuştur.Science Advances&#039;ta yayınlanan bir çalışmada, &quot;genel olarak obez&quot; olan veya vücut kitle indeksi (VKİ) 30&#039;un üzerinde olan kişilerin sağlıklı kilodaki kişilere kıyasla kolon kanseri geliştirme riskinin %10 daha yüksek olduğu bulundu.Ancak, obez olmayan ancak göbek çevresinde fazla kilo taşıyan veya elma tipi vücuda sahip kişilerin, daha küçük bel ölçüsüne sahip kişilere kıyasla kolon kanseri geliştirme olasılığının %12 daha fazla olduğu da gösterildi.British Journal of Nutrition&#039;da yayınlanan bir incelemeye göre, daha geniş bir göbek kısmının doğrudan daha yüksek kalp hastalığı riskiyle bağlantılı olduğu bulundu. Bel çevresinde her 3,9 inçlik artış için, kalp hastalığı riski kadınlarda %3, erkeklerde ise %4 artıyor.Erkeklerin elma tipi olma olasılığı daha yüksek ancak kadınların vücutları yaşlandıkça elma tipi olabilir. Bu, menopoz sonrası gerçekleşir ve bu tür kişiler normal ve sağlıklı VKİ&#039;ye sahip olsalar bile kalp ve kan damarı sorunları açısından daha yüksek risk altındadır. Birkaç çalışmaya göre daha geniş bir orta bölüm, tip 2 diyabet riskinin artmasıyla da ilişkilidir.Artan kalp hastalığı riski: Karın çevresinde aşırı yağ olması, yüksek kolesterol seviyeleri, yüksek tansiyon ve kalp krizi ve felç dahil olmak üzere kalp hastalığı olasılığının artmasıyla güçlü bir şekilde bağlantılıdır.Tip 2 diyabet geliştirme olasılığının daha yüksek olması: Karın bölgesinde depolanan yağ, insülin direncine katkıda bulunarak vücudun kan şekeri seviyelerini düzenlemesini zorlaştırır ve tip 2 diyabet riskini artırır.Kolorektal kanser riskinin daha yüksek olması: Araştırmalar, yağın bel çevresinde yoğunlaştığı elma tipi bir vücuda sahip bireylerin, viseral yağın neden olduğu kronik iltihaplanma nedeniyle kolorektal kanser geliştirme riskinin daha yüksek olduğunu göstermiştir.Yağlı karaciğer hastalığı: Karın yağı, karaciğerde yağ birikmesiyle oluşan ve tedavi edilmezse karaciğer hasarına veya siroza yol açabilen bir durum olan alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD) riskini artırır.Hormonal dengesizlikler ve metabolik sendrom: Visseral yağ, kortizol ve insülin gibi hormonların üretimini ve dengesini bozarak metabolik sendroma katkıda bulunabilir. Bu durum, yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri ve anormal kolesterol seviyeleri gibi ciddi sağlık sorunları riskini önemli ölçüde artıran bir dizi rahatsızlıktır.
Bu makale sadece genel bilgi verme amacıyla yazılmıştır ve doktor tavsiyesi olarak ele alınmaması gerekir. Makalenin içeriğinden yola çıkarak okurun kendi başına koyduğu teşhislerden ntv.com.tr sorumlu değildir. Sağlığınızla ilgili herhangi bir endişeniz varsa doktorunuza danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W5xLOGcw1EKsk0C3Kv9uNQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kalp, krizi, kanserin, sessiz, tehlikesi:, Vücut, tipiniz, ölümcül, hastalıkları, mı, tetikliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W5xLOGcw1EKsk0C3Kv9uNQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kalp krizi ve kanserin sessiz tehlikesi: Vücut tipiniz ölümcül hastalıkları mı tetikliyor?"><p>Karın çevresinde aşırı yağ ile karakterize elma tipi vücut, kalp hastalığı, tip 2 diyabet, kolorektal kanser ve alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı gibi ciddi sağlık sorunları riskini artırır. Bunun nedeni, iç organları çevreleyen tehlikeli iç organ yağıdır ve genel sağlığı büyük ölçüde etkiler.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zFwdby6Te0WJrin2b5EprQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Vücut yağınızı nerede depoladığınız, kanser ve kalp hastalığı dahil olmak üzere ölümcül hastalıklara yakalanma şansınızı etkileyebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P6gd7Y3XBUuto74GODgSbQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalışmalar, belirli vücut tiplerinin diğerlerinden daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mZvfmCWiiUG3--VrJwud0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmalar, daha geniş bir orta bölüm ve daha geniş bir bel anlamına gelen elma tipi bir vücudunuz varsa, armut tipi insanlara kıyasla kolorektal kanser dahil olmak üzere ciddi sağlık sorunları riskine sokabileceğini gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0Ch9vxeQsUCvaTLUm-iKcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Daha geniş bir orta bölüm, karaciğer, böbrek veya hatta kalp gibi iç organlarınızı saran tehlikeli karın yağı veya iç organ yağının birikmesini gösterir. Bu, cildin hemen altında bulunan olağan yağ değildir, bu gizli tabaka kalbinize zarar verebilir ve sizi kanser, kalp hastalığı, yüksek tansiyon, diyabet ve uyku apnesi gibi diğer sorunlar riskine sokabilir.Bu durumda da benzer risklerle karşı karşıya kalırsınız çünkü elma tipi vücut, viseral yağın varlığını gösterir ve sağlıklı bir BMI bile sizi kalp sorunları ve tip 2 diyabet gibi zararlı kronik hastalıklardan kurtaramaz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q-6MQb3zU0--DaRfe57T9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Elma tipi vücut erkeklerde daha yaygındır ve daha yüksek viseral yağ konsantrasyonu ve artmış kalp hastalığı riski ile ilişkilidir. Armut tipi obezite kadınlarda daha yaygındır ve daha yüksek deri altı yağ dokusu konsantrasyonu nedeniyle metabolik olarak sağlıklı kabul edilir.Bir çalışma, elma tipi vücut yapısına sahip kişilerin armut tipi vücuda sahip kişilere göre her türlü nedenden dolayı önemli ölçüde daha yüksek ölüm riskine sahip olduğunu bulmuştur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GFXtL-eJBkeyFPN5xNccRQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Science Advances'ta yayınlanan bir çalışmada, "genel olarak obez" olan veya vücut kitle indeksi (VKİ) 30'un üzerinde olan kişilerin sağlıklı kilodaki kişilere kıyasla kolon kanseri geliştirme riskinin %10 daha yüksek olduğu bulundu.Ancak, obez olmayan ancak göbek çevresinde fazla kilo taşıyan veya elma tipi vücuda sahip kişilerin, daha küçük bel ölçüsüne sahip kişilere kıyasla kolon kanseri geliştirme olasılığının %12 daha fazla olduğu da gösterildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EPou-lyGW0qR3-SpoQjXxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>British Journal of Nutrition'da yayınlanan bir incelemeye göre, daha geniş bir göbek kısmının doğrudan daha yüksek kalp hastalığı riskiyle bağlantılı olduğu bulundu. Bel çevresinde her 3,9 inçlik artış için, kalp hastalığı riski kadınlarda %3, erkeklerde ise %4 artıyor.Erkeklerin elma tipi olma olasılığı daha yüksek ancak kadınların vücutları yaşlandıkça elma tipi olabilir. Bu, menopoz sonrası gerçekleşir ve bu tür kişiler normal ve sağlıklı VKİ'ye sahip olsalar bile kalp ve kan damarı sorunları açısından daha yüksek risk altındadır. Birkaç çalışmaya göre daha geniş bir orta bölüm, tip 2 diyabet riskinin artmasıyla da ilişkilidir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zsv55uJ43U-c08DpJPqC0g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Artan kalp hastalığı riski: Karın çevresinde aşırı yağ olması, yüksek kolesterol seviyeleri, yüksek tansiyon ve kalp krizi ve felç dahil olmak üzere kalp hastalığı olasılığının artmasıyla güçlü bir şekilde bağlantılıdır.Tip 2 diyabet geliştirme olasılığının daha yüksek olması: Karın bölgesinde depolanan yağ, insülin direncine katkıda bulunarak vücudun kan şekeri seviyelerini düzenlemesini zorlaştırır ve tip 2 diyabet riskini artırır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/v2JqazvXsEqvQElFgovOoA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kolorektal kanser riskinin daha yüksek olması: Araştırmalar, yağın bel çevresinde yoğunlaştığı elma tipi bir vücuda sahip bireylerin, viseral yağın neden olduğu kronik iltihaplanma nedeniyle kolorektal kanser geliştirme riskinin daha yüksek olduğunu göstermiştir.Yağlı karaciğer hastalığı: Karın yağı, karaciğerde yağ birikmesiyle oluşan ve tedavi edilmezse karaciğer hasarına veya siroza yol açabilen bir durum olan alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD) riskini artırır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mHbKnVodoEegwNoIeLl0pA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hormonal dengesizlikler ve metabolik sendrom: Visseral yağ, kortizol ve insülin gibi hormonların üretimini ve dengesini bozarak metabolik sendroma katkıda bulunabilir. Bu durum, yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri ve anormal kolesterol seviyeleri gibi ciddi sağlık sorunları riskini önemli ölçüde artıran bir dizi rahatsızlıktır.
Bu makale sadece genel bilgi verme amacıyla yazılmıştır ve doktor tavsiyesi olarak ele alınmaması gerekir. Makalenin içeriğinden yola çıkarak okurun kendi başına koyduğu teşhislerden ntv.com.tr sorumlu değildir. Sağlığınızla ilgili herhangi bir endişeniz varsa doktorunuza danışın.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Demans vakalarında korkunç artış: Doktorlar riski azaltmak için 3 yöntem öneriyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/demans-vakalarinda-korkunc-artis-doktorlar-riski-azaltmak-icin-3-yoentem-oeneriyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/demans-vakalarinda-korkunc-artis-doktorlar-riski-azaltmak-icin-3-yoentem-oeneriyor</guid>
<description><![CDATA[ Son yıllarda demans vakalarında yaşanan artış, bilim dünyasında da endişe yaratıyor. Kadınların erkeklerden daha fazla risk altında olduğunu belirten uzmanlar, demansa neden olan etkenlerin başında tansiyon, diyabet, obezite ve hareketsiz yaşam biçimi gibi faktörlerin geldiğini ifade ediyor. ABD&#039;li bilim insanlarına göre demansa yakalanma olasılığını azaltmak için edinilmesi gereken 3 alışkanlık mevcut.New York Üniversitesi tarafından yapılan son araştırmaya göre, ABD&#039;de erkeklerin yüzde 14&#039;ü, kadınların ise yüzde 23&#039;ü hayatlarının bir döneminde bunama riskiyle karşı karşıya kalacak.
Ses getiren çalışmada, 55 yaş ve üzeri erkeklerde bunama riskinin yüzde 35, kadınlarda ise yüzde 48 olduğu; ortalama risk oranının ise yüzde 42’ye yükseldiği görüldü.ABD&#039;li bilim insanları, bunama gelişme olasılığının tahmin edilenden çok daha yüksek olduğunu belirterek uyarıda bulundu.Araştırmada, bunama vakalarının 2060 yılına kadar iki kat artabileceği vurgulandı. Optimal Yaşlanma Enstitüsü&#039;nün kurucu müdürü ve çalışmanın kıdemli araştırmacısı Dr. Josef Coresh, &quot;Çalışma bulgularımız, önümüzdeki yıllarda Amerika Birleşik Devletleri&#039;nde bunama vakalarının önemli bir artış göstereceğini öngörüyor. 55 yaşından sonra her iki Amerikalıdan birinin bilişsel zorluklar yaşayacağı bekleniyor&quot; dedi.Bu artışın nedenleri arasında yüksek tansiyon, diyabet, obezite, sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam tarzı gibi faktörler yer alıyor.Nature Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı için bunamaya yakalanma riskinin de daha yüksek olduğu belirlendi.Dr. Coresh ve ekibi, bulguların 16.000 katılımcıdan elde edildiğini ve çalışmanın 30 yılı aşkın süredir devam ettiğini ifade etti.Her ne kadar demansı önlemenin kesin bir yolu olmasa da, uzmanlar riskleri azaltmaya yönelik bazı yaşam tarzı değişiklikleri öneriyor. Dr. Coresh, bunama olasılığının düşmesi için kan basıncının kontrol altında tutulması, düzenli egzersiz yapılması ve yeterli uyku alınması gerektiğini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/09VJkYvgm0qyZxvoJ9a8QQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Demans, vakalarında, korkunç, artış:, Doktorlar, riski, azaltmak, için, yöntem, öneriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/09VJkYvgm0qyZxvoJ9a8QQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Demans vakalarında korkunç artış: Doktorlar riski azaltmak için 3 yöntem öneriyor"><p>Son yıllarda demans vakalarında yaşanan artış, bilim dünyasında da endişe yaratıyor. Kadınların erkeklerden daha fazla risk altında olduğunu belirten uzmanlar, demansa neden olan etkenlerin başında tansiyon, diyabet, obezite ve hareketsiz yaşam biçimi gibi faktörlerin geldiğini ifade ediyor. ABD'li bilim insanlarına göre demansa yakalanma olasılığını azaltmak için edinilmesi gereken 3 alışkanlık mevcut.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ruudvh0NdU2L4Abq6dbkig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>New York Üniversitesi tarafından yapılan son araştırmaya göre, ABD'de erkeklerin yüzde 14'ü, kadınların ise yüzde 23'ü hayatlarının bir döneminde bunama riskiyle karşı karşıya kalacak.
Ses getiren çalışmada, 55 yaş ve üzeri erkeklerde bunama riskinin yüzde 35, kadınlarda ise yüzde 48 olduğu; ortalama risk oranının ise yüzde 42’ye yükseldiği görüldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9MRi4xcpn0232e9D0oQW_Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'li bilim insanları, bunama gelişme olasılığının tahmin edilenden çok daha yüksek olduğunu belirterek uyarıda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TfovPZjhPUmk954bj7XQBg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmada, bunama vakalarının 2060 yılına kadar iki kat artabileceği vurgulandı. Optimal Yaşlanma Enstitüsü'nün kurucu müdürü ve çalışmanın kıdemli araştırmacısı Dr. Josef Coresh, "Çalışma bulgularımız, önümüzdeki yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nde bunama vakalarının önemli bir artış göstereceğini öngörüyor. 55 yaşından sonra her iki Amerikalıdan birinin bilişsel zorluklar yaşayacağı bekleniyor" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tE4-4f6yAUelqNoxXV7rrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu artışın nedenleri arasında yüksek tansiyon, diyabet, obezite, sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam tarzı gibi faktörler yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C98CKNo-okGI4Mi_3wej_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nature Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı için bunamaya yakalanma riskinin de daha yüksek olduğu belirlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t8CtJOPr4ked1oc_42hDOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dr. Coresh ve ekibi, bulguların 16.000 katılımcıdan elde edildiğini ve çalışmanın 30 yılı aşkın süredir devam ettiğini ifade etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vIL8tQpHiUu-SDBs1Y_vXw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Her ne kadar demansı önlemenin kesin bir yolu olmasa da, uzmanlar riskleri azaltmaya yönelik bazı yaşam tarzı değişiklikleri öneriyor. Dr. Coresh, bunama olasılığının düşmesi için kan basıncının kontrol altında tutulması, düzenli egzersiz yapılması ve yeterli uyku alınması gerektiğini belirtti.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en &amp;quot;romantik&amp;quot; şehirleri açıklandı! Listede Türkiye&amp;apos;den 4 şehir yer alıyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/dunyanin-en-romantik-sehirleri-aciklandi-listede-turkiyeden-4-sehir-yer-aliyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/dunyanin-en-romantik-sehirleri-aciklandi-listede-turkiyeden-4-sehir-yer-aliyor</guid>
<description><![CDATA[ Uplifers isimli web sitesinin yaptığı bir araştırmaya göre, dünyanın en romantik şehirleri listesinde Türkiye&#039;den dört şehir yer aldı. 
Listenin ilk üç sırasında Türkiye&#039;den şehirler bulunuyor.Dünya çapında her yıl yapılan anketler ve araştırmalar, romantizmi simgeleyen şehirlerin sıralamasını belirlemeye devam ediyor. Bu anketlerden sonuncusu, Uplifers isimli web sitesi tarafından gerçekleştirildi ve dünyanın en romantik 10 şehri açıklandı. Bu liste, romantik atmosferleri, eşsiz manzaraları ve tarihsel dokularıyla öne çıkan şehirleri kapsıyor.Uplifers&#039;in anketine göre, listenin ilk sırasında Türkiye&#039;nin büyüleyici güzellikleriyle tanınan Nevşehir&#039;in Kapadokya Bölgesi yer aldı. Listenin diğer şehirleri de romantizmin farklı tonlarını ve renklerini yansıtıyor. Avrupa&#039;dan Asya&#039;ya uzanan bu geniş yelpazede, her bir şehir, ziyaretçilerine kendi benzersiz hikayesini sunuyor. Romantik gezginler için adeta birer cazibe merkezi olan bu şehirler, tarihi ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra doğal güzellikleriyle de çiftlere hitap ediyor.KAPADOKYAKapadokya, peri bacaları, yer altı şehirleri ve sıcak hava balonlarıyla yalnızca Türkiye&#039;nin değil, dünyanın en romantik destinasyonlarından biri olarak kabul ediliyor. Burada gün doğumunda balon turu yapmak, dar ve kıvrımlı sokaklarında yürüyüşe çıkmak, tarihi mağara otellerinde konaklamak, çiftler için unutulmaz deneyimler sunuyor.Kış turizminin önemli merkezlerinden biri olan Uludağ, çiftler için romantik bir kaçamak noktasıdır.Tarihi dokusu, şarap bağları ve sakin plajlarıyla Bozcaada, huzurlu ve romantik bir tatil için idealdir.Paris, &quot;Aşk Şehri&quot; olarak bilinir ve romantizm denildiğinde dünya çapında ilk akla gelen yerlerden biridir. Seine Nehri&#039;nin kıyısında yer alan bu büyüleyici şehir, çiftler için birçok romantik deneyim sunar. Eiffel Kulesi&#039;nin tepesinde gün batımını izlemek, Montmartre&#039;da dar sokaklarda el ele yürümek, Louvre Müzesi&#039;nde sanatın büyüsüne kapılmak ya da Seine Nehri&#039;nde bir tekne turuna çıkmak, Paris&#039;i romantik bir kaçamak için ideal kılar.Roma, tarih ve romantizmin iç içe geçtiği, dünyanın en büyüleyici şehirlerinden biridir. İtalya&#039;nın başkenti olan Roma, &quot;Aşk Çeşmesi&quot; olarak bilinen Trevi Çeşmesi&#039;nde dilek dilemeyi, Piazza Navona&#039;da el ele yürümeyi ve Villa Borghese bahçelerinde romantik bir gezinti yapmayı seven çiftler için adeta bir aşk merkezi haline gelmiştir.Venedik, kanalları, gondolları ve tarihi mimarisiyle dünyanın en romantik şehirlerinden biri olarak bilinir. Kuzey İtalya&#039;da, Adriyatik Denizi&#039;ne uzanan bu büyüleyici şehir, su yolları üzerinde inşa edilmiş olmasıyla eşsiz bir atmosfere sahiptir.Brugge, Belçika&#039;nın en iyi korunmuş ortaçağ şehirlerinden biri olarak romantizmi simgeler. &quot;Kuzey&#039;in Venedik&#039;i&quot; olarak da adlandırılan Brugge, kanalları, taş sokakları ve tarihi binalarıyla masalsı bir atmosfere sahiptir. Şehir, çiftler için huzurlu ve romantik bir kaçamak sunar.Prag, Orta Avrupa&#039;nın incisi olarak bilinen ve romantizmi yüzyıllardır simgeleyen bir şehirdir. Çek Cumhuriyeti&#039;nin başkenti olan Prag, Gotik ve Barok mimarinin büyüleyici bir birleşimini sunar, bu da onu çiftler için vazgeçilmez bir romantik destinasyon haline getirir.Santorini, Yunanistan&#039;ın Ege Denizi&#039;ndeki en romantik adalarından biri olarak bilinir ve çiftler için adeta bir aşk cennetidir. Mavi kubbeli kiliseleri, beyaz badanalı evleri ve uçsuz bucaksız deniz manzaralarıyla Santorini, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilere büyüleyici bir atmosfer sunar.İstanbul, hem Asya hem de Avrupa kıtalarına yayılan eşsiz konumuyla dünyanın en romantik şehirlerinden biridir. Tarihi, kültürel zenginlikleri ve muhteşem boğaz manzaralarıyla çiftler için sonsuz romantik olanaklar sunar.Ayrıca, boğazda bir tekne turu, İstanbul&#039;un büyüleyici manzaralarını keşfetmek için ideal bir yoldur. Galata Kulesi&#039;ne çıkıp şehri kuş bakışı izlemek ya da Pierre Loti Tepesi&#039;nden Haliç&#039;in eşsiz manzarasını seyretmek, çiftler için unutulmaz anlar sunar. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gquCr3gCn0OIH3pHUoXQuQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, romantik, şehirleri, açıklandı, Listede, Türkiyeden, şehir, yer, alıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gquCr3gCn0OIH3pHUoXQuQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyanın en " romantik a listede t yer al><p>Uplifers isimli web sitesinin yaptığı bir araştırmaya göre, dünyanın en romantik şehirleri listesinde Türkiye'den dört şehir yer aldı. 
Listenin ilk üç sırasında Türkiye'den şehirler bulunuyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qCoddx3gXU2BUQ0R1f962A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünya çapında her yıl yapılan anketler ve araştırmalar, romantizmi simgeleyen şehirlerin sıralamasını belirlemeye devam ediyor. Bu anketlerden sonuncusu, Uplifers isimli web sitesi tarafından gerçekleştirildi ve dünyanın en romantik 10 şehri açıklandı. Bu liste, romantik atmosferleri, eşsiz manzaraları ve tarihsel dokularıyla öne çıkan şehirleri kapsıyor.Uplifers'in anketine göre, listenin ilk sırasında Türkiye'nin büyüleyici güzellikleriyle tanınan Nevşehir'in Kapadokya Bölgesi yer aldı. Listenin diğer şehirleri de romantizmin farklı tonlarını ve renklerini yansıtıyor. Avrupa'dan Asya'ya uzanan bu geniş yelpazede, her bir şehir, ziyaretçilerine kendi benzersiz hikayesini sunuyor. Romantik gezginler için adeta birer cazibe merkezi olan bu şehirler, tarihi ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra doğal güzellikleriyle de çiftlere hitap ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vPzO8bXC7keNv1VS0ESfCQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>KAPADOKYAKapadokya, peri bacaları, yer altı şehirleri ve sıcak hava balonlarıyla yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın en romantik destinasyonlarından biri olarak kabul ediliyor. Burada gün doğumunda balon turu yapmak, dar ve kıvrımlı sokaklarında yürüyüşe çıkmak, tarihi mağara otellerinde konaklamak, çiftler için unutulmaz deneyimler sunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fXAXesZmuEm4hyAQHY0NWg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kış turizminin önemli merkezlerinden biri olan Uludağ, çiftler için romantik bir kaçamak noktasıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UErEzo1G8k6T7CbkQYjJZQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tarihi dokusu, şarap bağları ve sakin plajlarıyla Bozcaada, huzurlu ve romantik bir tatil için idealdir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_B8QXq33B0SpZ1Ep68XBtA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Paris, "Aşk Şehri" olarak bilinir ve romantizm denildiğinde dünya çapında ilk akla gelen yerlerden biridir. Seine Nehri'nin kıyısında yer alan bu büyüleyici şehir, çiftler için birçok romantik deneyim sunar. Eiffel Kulesi'nin tepesinde gün batımını izlemek, Montmartre'da dar sokaklarda el ele yürümek, Louvre Müzesi'nde sanatın büyüsüne kapılmak ya da Seine Nehri'nde bir tekne turuna çıkmak, Paris'i romantik bir kaçamak için ideal kılar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oVmSw42AEkGHcQG7xP1QMg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Roma, tarih ve romantizmin iç içe geçtiği, dünyanın en büyüleyici şehirlerinden biridir. İtalya'nın başkenti olan Roma, "Aşk Çeşmesi" olarak bilinen Trevi Çeşmesi'nde dilek dilemeyi, Piazza Navona'da el ele yürümeyi ve Villa Borghese bahçelerinde romantik bir gezinti yapmayı seven çiftler için adeta bir aşk merkezi haline gelmiştir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0Eq2Rtk-RUKtIUwNdWiV0A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Venedik, kanalları, gondolları ve tarihi mimarisiyle dünyanın en romantik şehirlerinden biri olarak bilinir. Kuzey İtalya'da, Adriyatik Denizi'ne uzanan bu büyüleyici şehir, su yolları üzerinde inşa edilmiş olmasıyla eşsiz bir atmosfere sahiptir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-mT_vjL1FEOmzjCozotKxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Brugge, Belçika'nın en iyi korunmuş ortaçağ şehirlerinden biri olarak romantizmi simgeler. "Kuzey'in Venedik'i" olarak da adlandırılan Brugge, kanalları, taş sokakları ve tarihi binalarıyla masalsı bir atmosfere sahiptir. Şehir, çiftler için huzurlu ve romantik bir kaçamak sunar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EijJYdOhtEinTCt1V-HFdQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Prag, Orta Avrupa'nın incisi olarak bilinen ve romantizmi yüzyıllardır simgeleyen bir şehirdir. Çek Cumhuriyeti'nin başkenti olan Prag, Gotik ve Barok mimarinin büyüleyici bir birleşimini sunar, bu da onu çiftler için vazgeçilmez bir romantik destinasyon haline getirir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8YK_y7Mjt06He3IAJU5XLw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Santorini, Yunanistan'ın Ege Denizi'ndeki en romantik adalarından biri olarak bilinir ve çiftler için adeta bir aşk cennetidir. Mavi kubbeli kiliseleri, beyaz badanalı evleri ve uçsuz bucaksız deniz manzaralarıyla Santorini, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilere büyüleyici bir atmosfer sunar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TaVL2XS0w0SvLc6hbSquLQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İstanbul, hem Asya hem de Avrupa kıtalarına yayılan eşsiz konumuyla dünyanın en romantik şehirlerinden biridir. Tarihi, kültürel zenginlikleri ve muhteşem boğaz manzaralarıyla çiftler için sonsuz romantik olanaklar sunar.Ayrıca, boğazda bir tekne turu, İstanbul'un büyüleyici manzaralarını keşfetmek için ideal bir yoldur. Galata Kulesi'ne çıkıp şehri kuş bakışı izlemek ya da Pierre Loti Tepesi'nden Haliç'in eşsiz manzarasını seyretmek, çiftler için unutulmaz anlar sunar.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kahveyi şekersiz içince ne olur? Faydası araştırmalar sonucu kanıtlandı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/kahveyi-sekersiz-icince-ne-olur-faydasi-arastirmalar-sonucu-kanitlandi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/kahveyi-sekersiz-icince-ne-olur-faydasi-arastirmalar-sonucu-kanitlandi</guid>
<description><![CDATA[ Kahveyi şekerli mi yoksa şekersiz mi içmeyi seviyorsunuz. Kahveyle ilgili yapılan araştırmalarda, kahveyi şekersiz olarak tüketmenin sağlığa daha faydalı olduğu ortaya çıktı. Şekersiz kahve antioksidanlar, riboflavin (B2 vitamini), niasin (B3 vitamini), magnezyum, potasyum ve çeşitli fenolik bileşiklerle doludur. Beyin sağlığının gelişmesine ve keskin bir hafızaya sahip olmanıza yardımcı olur.Kahveden şekeri çıkarmak beyin sağlığı için Alzheimer, bunama ve Parkinson hastalıkları riskinin azalması gibi önemli faydalar sağlayabilir. Çalışmalar, şekersiz kahve içenlerin bu rahatsızlıklara yakalanma ve ilgili ölüm risklerinin, şekerli veya yapay olarak tatlandırılmış kahve içenlere kıyasla daha düşük olduğunu göstermektedir.Kahvenizi bol şekerle içmeyi sever misiniz? Birkaç çalışmaya göre, en sevdiğiniz içecekten şekeri çıkarmak beyin sağlığınız için çok sayıda fayda sağlayabilir.American Journal of Clinical Nutrition tarafından yakın zamanda yapılan bir araştırma, şekersiz kahve tüketen yaşlı insanların Alzheimer hastalığı, bunama ve Parkinson hastalığı riskinin daha düşük olduğunu bulmuştur. Ancak, bu faydalar kahvelerini şeker veya yapay tatlandırıcılarla tatlandıran kişilerde gözlemlenmemiştir.Çalışma, %55&#039;i kadın olmak üzere 40-69 yaş aralığındaki 204.847 katılımcının verilerini analiz etmiştir. Katılımcılara, son 24 saatte tükettikleri yiyecek ve içeceklerin türlerini ve miktarlarını belirtmeleri istenen bir anket verildi. Bir yıl boyunca katılımcılar, araştırmacılara yiyecek ve içecek alımındaki değişiklikleri incelemek için içgörü sağlayan bu anketi beş ayrı vesileyle doldurdular.24 saat içindeki kahve tüketimlerine göre, kişiler dört gruba ayrıldı: kahve içmeyenler, şekersiz kahve tüketenler, şekerle tatlandırılmış kahve tüketenler ve yapay olarak tatlandırılmış kahve tüketenler.Analizde, katılımcıların %54&#039;ü şekersiz kahve içiyordu. %24&#039;ü kahve içmiyordu. Katılımcıların %16&#039;sının kahvesinde şeker vardı ve %7&#039;si kahvelerine yapay tatlandırıcılar ekledi. Kahve içmeyen katılımcılar genellikle çayı tercih ediyordu.Tatlandırılmamış kahveyi tercih eden kişilerin, kahve içmeyenlere kıyasla Alzheimer hastalığı, ilgili bunamalar ve Parkinson hastalığı açısından %29-30 daha az risk altında olduğu, ayrıca bu hastalıklardan ölme riskinin %43 daha düşük olduğu bulundu. Tatlandırılmış veya yapay olarak tatlandırılmış kahve tüketen kişiler yukarıda belirtilen hastalıklara veya ölüm riskine yakalanma riskini azaltmamıştır.Şekersiz kahve içenler arasında, kafeinsiz versiyonunu tercih edenlerin Alzheimer ve Parkinson hastalığına yakalanma riski %34-37 daha düşük ve ilgili ölüm riski ise kahve içmeyenlere göre %47 daha düşüktü.Şekersiz kahve antioksidanlar, riboflavin (B2 vitamini), niasin (B3 vitamini), magnezyum, potasyum ve çeşitli fenolik bileşiklerle doludur. Özellikle beyin sağlığı ve kilo yönetimi için bir dizi fayda sunar. Eklenen şekerlerin olmaması, tatlandırılmış içecekleri sıklıkla takip eden kan şekeri yükselmeleri ve düşüşleri olmadan daha istikrarlı bir enerji artışı sağlar.Şekersiz kahvedeki antioksidanlar beyin hücrelerini korumaya, odaklanmayı iyileştirmeye ve potansiyel olarak nörodejeneratif hastalık riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Öte yandan, bazıları için daha lezzetli olsa da tatlandırılmış kahve aşırı şeker alımına yol açabilir, kilo alımına, insülin direncine ve metabolik bozukluk riskinin artmasına neden olabilir. Şeker yüklü kahvenin düzenli tüketimi zamanla bilişsel performansta düşüşle ilişkilendirilmiştir.Hafızayı iyileştirir: Kafein, beyni uyarabilen ve kan-beyin bariyerini dengelemeye yardımcı olabilen nörotransmitter serotonin ve asetilkolini artırır. Kas hareketinde, hafızada ve öğrenmede önemli bir rol oynarlar.
Azaltılmış beyin hastalığı riski: Kafein tüketimi, Alzheimer, Parkinson ve diğer beyin hastalıkları riskini düşürmenin yanı sıra beyin kimyasallarını etkileyerek depresyon riskini de azaltabilir. 200.000&#039;den fazla kişi üzerinde yapılan bir araştırma, günde iki ila üç fincan kahve içenlerin kahve içmeyenlere kıyasla %45 daha düşük intihar riski taşıdığını bulmuştur.Depresyon riskini azaltmaya yardımcı olur: Bir araştırma, günde dört ila altı fincan kahve içmenin felç ve bunama insidansının daha düşük olmasıyla bağlantılı olduğunu bulmuştur. Kahve ayrıca, kafein dopamini uyararak ruh halini iyileştirebilir, bu da zevk ve motivasyonda rol oynayan bir beyin kimyasalıdır ve depresyona yardımcı olabilir.Kilo yönetimi: Eklenmiş şeker içermeyen, tatlandırılmamış kahve çok az kaloriye sahiptir ve metabolizmayı hızlandırarak kilo kontrolüne yardımcı olabilir. Ayrıca açlığı düzenleyen hormonların salınımını uyararak iştahı bastırır.
Diyabet riskini azaltır: Tatlandırılmamış kahve içmek, insülin duyarlılığını iyileştirme yeteneği nedeniyle tip 2 diyabet geliştirme riskinin azalmasıyla ilişkilendirilmiştir.Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), sağlıklı yetişkinlerin günde 400 miligramdan (mg) fazla kafein tüketmemesi gerektiğini söylüyor. Bu yaklaşık dört fincan kahvedir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NfBOhlNKMk6Fw38qVmMoCw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kahveyi, şekersiz, içince, olur, Faydası, araştırmalar, sonucu, kanıtlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NfBOhlNKMk6Fw38qVmMoCw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kahveyi şekersiz içince ne olur? Faydası araştırmalar sonucu kanıtlandı"><p>Kahveyi şekerli mi yoksa şekersiz mi içmeyi seviyorsunuz. Kahveyle ilgili yapılan araştırmalarda, kahveyi şekersiz olarak tüketmenin sağlığa daha faydalı olduğu ortaya çıktı. Şekersiz kahve antioksidanlar, riboflavin (B2 vitamini), niasin (B3 vitamini), magnezyum, potasyum ve çeşitli fenolik bileşiklerle doludur. Beyin sağlığının gelişmesine ve keskin bir hafızaya sahip olmanıza yardımcı olur.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I98-z5pzUUmPwi7T9iHKMg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kahveden şekeri çıkarmak beyin sağlığı için Alzheimer, bunama ve Parkinson hastalıkları riskinin azalması gibi önemli faydalar sağlayabilir. Çalışmalar, şekersiz kahve içenlerin bu rahatsızlıklara yakalanma ve ilgili ölüm risklerinin, şekerli veya yapay olarak tatlandırılmış kahve içenlere kıyasla daha düşük olduğunu göstermektedir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cL1MU7lmiUKmq5xg58Siiw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kahvenizi bol şekerle içmeyi sever misiniz? Birkaç çalışmaya göre, en sevdiğiniz içecekten şekeri çıkarmak beyin sağlığınız için çok sayıda fayda sağlayabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z_375jAkn0mU7dlxPCvBTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>American Journal of Clinical Nutrition tarafından yakın zamanda yapılan bir araştırma, şekersiz kahve tüketen yaşlı insanların Alzheimer hastalığı, bunama ve Parkinson hastalığı riskinin daha düşük olduğunu bulmuştur. Ancak, bu faydalar kahvelerini şeker veya yapay tatlandırıcılarla tatlandıran kişilerde gözlemlenmemiştir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MwEInjOf9U6yd1m5cXjxkw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalışma, %55'i kadın olmak üzere 40-69 yaş aralığındaki 204.847 katılımcının verilerini analiz etmiştir. Katılımcılara, son 24 saatte tükettikleri yiyecek ve içeceklerin türlerini ve miktarlarını belirtmeleri istenen bir anket verildi. Bir yıl boyunca katılımcılar, araştırmacılara yiyecek ve içecek alımındaki değişiklikleri incelemek için içgörü sağlayan bu anketi beş ayrı vesileyle doldurdular.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JeG4ho_wKUiHL59t2Li95A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>24 saat içindeki kahve tüketimlerine göre, kişiler dört gruba ayrıldı: kahve içmeyenler, şekersiz kahve tüketenler, şekerle tatlandırılmış kahve tüketenler ve yapay olarak tatlandırılmış kahve tüketenler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cxWE7wFVFEmqBH7o4TscLg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Analizde, katılımcıların %54'ü şekersiz kahve içiyordu. %24'ü kahve içmiyordu. Katılımcıların %16'sının kahvesinde şeker vardı ve %7'si kahvelerine yapay tatlandırıcılar ekledi. Kahve içmeyen katılımcılar genellikle çayı tercih ediyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Cjs5GoJna0Gd3h9lzRZhLw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tatlandırılmamış kahveyi tercih eden kişilerin, kahve içmeyenlere kıyasla Alzheimer hastalığı, ilgili bunamalar ve Parkinson hastalığı açısından %29-30 daha az risk altında olduğu, ayrıca bu hastalıklardan ölme riskinin %43 daha düşük olduğu bulundu. Tatlandırılmış veya yapay olarak tatlandırılmış kahve tüketen kişiler yukarıda belirtilen hastalıklara veya ölüm riskine yakalanma riskini azaltmamıştır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DjdQ3XLQCEmrF5-vAF2zOQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şekersiz kahve içenler arasında, kafeinsiz versiyonunu tercih edenlerin Alzheimer ve Parkinson hastalığına yakalanma riski %34-37 daha düşük ve ilgili ölüm riski ise kahve içmeyenlere göre %47 daha düşüktü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0NTvZO02KU2cQ1GJSi6jhA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şekersiz kahve antioksidanlar, riboflavin (B2 vitamini), niasin (B3 vitamini), magnezyum, potasyum ve çeşitli fenolik bileşiklerle doludur. Özellikle beyin sağlığı ve kilo yönetimi için bir dizi fayda sunar. Eklenen şekerlerin olmaması, tatlandırılmış içecekleri sıklıkla takip eden kan şekeri yükselmeleri ve düşüşleri olmadan daha istikrarlı bir enerji artışı sağlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZN7c6Ft6g0-t8fr9tuVs4g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şekersiz kahvedeki antioksidanlar beyin hücrelerini korumaya, odaklanmayı iyileştirmeye ve potansiyel olarak nörodejeneratif hastalık riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Öte yandan, bazıları için daha lezzetli olsa da tatlandırılmış kahve aşırı şeker alımına yol açabilir, kilo alımına, insülin direncine ve metabolik bozukluk riskinin artmasına neden olabilir. Şeker yüklü kahvenin düzenli tüketimi zamanla bilişsel performansta düşüşle ilişkilendirilmiştir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2VfyLnAy0EqJGfTRVTrqnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hafızayı iyileştirir: Kafein, beyni uyarabilen ve kan-beyin bariyerini dengelemeye yardımcı olabilen nörotransmitter serotonin ve asetilkolini artırır. Kas hareketinde, hafızada ve öğrenmede önemli bir rol oynarlar.
Azaltılmış beyin hastalığı riski: Kafein tüketimi, Alzheimer, Parkinson ve diğer beyin hastalıkları riskini düşürmenin yanı sıra beyin kimyasallarını etkileyerek depresyon riskini de azaltabilir. 200.000'den fazla kişi üzerinde yapılan bir araştırma, günde iki ila üç fincan kahve içenlerin kahve içmeyenlere kıyasla %45 daha düşük intihar riski taşıdığını bulmuştur.Depresyon riskini azaltmaya yardımcı olur: Bir araştırma, günde dört ila altı fincan kahve içmenin felç ve bunama insidansının daha düşük olmasıyla bağlantılı olduğunu bulmuştur. Kahve ayrıca, kafein dopamini uyararak ruh halini iyileştirebilir, bu da zevk ve motivasyonda rol oynayan bir beyin kimyasalıdır ve depresyona yardımcı olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iC1xos9NGEuOglMiocUz9g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kilo yönetimi: Eklenmiş şeker içermeyen, tatlandırılmamış kahve çok az kaloriye sahiptir ve metabolizmayı hızlandırarak kilo kontrolüne yardımcı olabilir. Ayrıca açlığı düzenleyen hormonların salınımını uyararak iştahı bastırır.
Diyabet riskini azaltır: Tatlandırılmamış kahve içmek, insülin duyarlılığını iyileştirme yeteneği nedeniyle tip 2 diyabet geliştirme riskinin azalmasıyla ilişkilendirilmiştir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DniniUEAkUSJBpAmpzlQKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), sağlıklı yetişkinlerin günde 400 miligramdan (mg) fazla kafein tüketmemesi gerektiğini söylüyor. Bu yaklaşık dört fincan kahvedir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>E vitamini fazlalığının bilinmeyen zararı: Beyin felci, kanama, inme</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/e-vitamini-fazlaliginin-bilinmeyen-zarari-beyin-felci-kanama-inme</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/e-vitamini-fazlaliginin-bilinmeyen-zarari-beyin-felci-kanama-inme</guid>
<description><![CDATA[ E vitamini sağlık için çok önemlidir, kan pıhtılarının önlenmesine, hücre korumasına ve bağışıklık desteğine yardımcı olur. Badem ve ıspanak gibi yiyeceklerden elde edilen aşırı takviye alımı, mide bulantısından şiddetli kanamaya kadar değişen semptomlarla toksisiteye yol açabilir. E vitamini takviyelerine başlamadan önce her zaman bir doktora danışın. Peki, çok fazla E vitamini alımının zararı var mı? İşte yanıtı.E vitamini, kan pıhtılarının önlenmesinde, hücrelerinizi oksidatif hasardan korumada ve bağışıklık fonksiyonunu desteklemede önemli bir rol oynayan vücut için değerli bir besindir. Ayrıca cildiniz için de oldukça faydalıdır ve harika antioksidan özellikleriyle hasar görmesini önler. E vitamini, tohumlar, kuruyemişler, sebzeler ve güçlendirilmiş gıdalar yiyerek diyete eklenebilir, ancak eksiklik durumunda takviyeler önerilir.E vitamini, akciğer fonksiyonunu, beyin sağlığını, karaciğer sağlığını iyileştirmeye yardımcı olabilir ve ayrıca çeşitli çalışmalara göre adet ağrısını hafifletebilir. Ancak, kişi bu besini badem, ayçiçeği çekirdeği, ıspanak, kivi, domates gibi doğal kaynaklardan almaya çalışmalıdır. E vitamini takviyeleri, bir uzmana danışmadan başlanmamalıdır çünkü çok fazlası tehlikeli semptomlara yol açabilen E vitamini toksisitesine neden olabilir.Genellikle insanlara günde yaklaşık 15 mg E vitamini tüketmeleri tavsiye edilir ve güvenli kabul edilen en büyük günlük alım miktarı günde 1.100 mg&#039;dır.E vitamini yağda çözünen bir vitamindir ve karaciğerde ve yağlı dokularda uzun süre depolanır. Bu, vücudun büyük miktarda E vitamininden kurtulmasını zorlaştırabilir ve bu da toksisite riskini artırabilir.Bu, bir kişinin E vitamininin güvenli alımını aşması, yani günde 1100 mg&#039;dan fazla tüketmesi durumunda olur.Bunu yapmak, mide bulantısı, yorgunluktan beyin felci, kanama ve kas güçsüzlüğüne kadar değişen hem hafif hem de ölümcül semptomlara yol açabilir. E vitamini toksisitesi yalnızca takviyelerini aşırı dozda kullanan kişilerde olabilir ve normalde E vitamini açısından zengin yiyecekleri aşırı tüketerek elde etmek mümkün değildir. E vitamini toksisitesi, halihazırda antikoagülan veya antiplatelet kullanan kişilerde daha ciddi olabilir.Yüksek dozda E vitamini alımının, gastrointestinal kanama ve intrakraniyal kanama gibi ciddi kanama olaylarına neden olabilen K vitamini türevi pıhtılaşma faktörü sentezini engellediği bilinmektedir.Aşırı miktarda E vitamini takviyesi, kan sulandırıcı aspirin ve varfarin gibi bazı ilaçlarla etkileşime girebilir. Ayrıca meme kanserini tedavi etmek için kullanılan bir ilaç olan tamoksifen ve organ nakli hastaları tarafından kullanılan bir bağışıklık baskılayıcı olan siklosporin ile etkileşime girebilirler.Bulantı, baş ağrısı, ishal, karın krampları ve yorgunluk, önerilen miktardan fazlasını alan kişilerin yaşayabileceği hafif belirtilerden bazılarıdır. E Vitamini toksisitesinin ciddi belirtileriAşırı kanama, hemorajik inme ve prostat kanseri, çok fazla E Vitamini almanın ciddi etkilerinden bazıları olabilir.Hafif bir E vitamini toksisitesi, takviyenin kullanımının kesilmesiyle çözülebilir. Daha ciddi komplikasyonlar tıbbi müdahale gerektirebilir.Bu makale sadece genel bilgi verme amacıyla yazılmıştır ve doktor tavsiyesi olarak ele alınmaması gerekir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zGweDZdRKk-O-vLmBbuWEQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>vitamini, fazlalığının, bilinmeyen, zararı:, Beyin, felci, kanama, inme</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zGweDZdRKk-O-vLmBbuWEQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="E vitamini fazlalığının bilinmeyen zararı: Beyin felci, kanama, inme"><p>E vitamini sağlık için çok önemlidir, kan pıhtılarının önlenmesine, hücre korumasına ve bağışıklık desteğine yardımcı olur. Badem ve ıspanak gibi yiyeceklerden elde edilen aşırı takviye alımı, mide bulantısından şiddetli kanamaya kadar değişen semptomlarla toksisiteye yol açabilir. E vitamini takviyelerine başlamadan önce her zaman bir doktora danışın. Peki, çok fazla E vitamini alımının zararı var mı? İşte yanıtı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dwsfQ-gBzk2EETCVtX2V8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>E vitamini, kan pıhtılarının önlenmesinde, hücrelerinizi oksidatif hasardan korumada ve bağışıklık fonksiyonunu desteklemede önemli bir rol oynayan vücut için değerli bir besindir. Ayrıca cildiniz için de oldukça faydalıdır ve harika antioksidan özellikleriyle hasar görmesini önler. E vitamini, tohumlar, kuruyemişler, sebzeler ve güçlendirilmiş gıdalar yiyerek diyete eklenebilir, ancak eksiklik durumunda takviyeler önerilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/96MaEDo9EEi_pckgAQdvgQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>E vitamini, akciğer fonksiyonunu, beyin sağlığını, karaciğer sağlığını iyileştirmeye yardımcı olabilir ve ayrıca çeşitli çalışmalara göre adet ağrısını hafifletebilir. Ancak, kişi bu besini badem, ayçiçeği çekirdeği, ıspanak, kivi, domates gibi doğal kaynaklardan almaya çalışmalıdır. E vitamini takviyeleri, bir uzmana danışmadan başlanmamalıdır çünkü çok fazlası tehlikeli semptomlara yol açabilen E vitamini toksisitesine neden olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bRg_11Px1UuAZgBA6HHlew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Genellikle insanlara günde yaklaşık 15 mg E vitamini tüketmeleri tavsiye edilir ve güvenli kabul edilen en büyük günlük alım miktarı günde 1.100 mg'dır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pTALbqHfykKWT4B0fx6LTA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>E vitamini yağda çözünen bir vitamindir ve karaciğerde ve yağlı dokularda uzun süre depolanır. Bu, vücudun büyük miktarda E vitamininden kurtulmasını zorlaştırabilir ve bu da toksisite riskini artırabilir.Bu, bir kişinin E vitamininin güvenli alımını aşması, yani günde 1100 mg'dan fazla tüketmesi durumunda olur.Bunu yapmak, mide bulantısı, yorgunluktan beyin felci, kanama ve kas güçsüzlüğüne kadar değişen hem hafif hem de ölümcül semptomlara yol açabilir. E vitamini toksisitesi yalnızca takviyelerini aşırı dozda kullanan kişilerde olabilir ve normalde E vitamini açısından zengin yiyecekleri aşırı tüketerek elde etmek mümkün değildir. E vitamini toksisitesi, halihazırda antikoagülan veya antiplatelet kullanan kişilerde daha ciddi olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sDNBgzSaLka0KIjxPYOpRw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yüksek dozda E vitamini alımının, gastrointestinal kanama ve intrakraniyal kanama gibi ciddi kanama olaylarına neden olabilen K vitamini türevi pıhtılaşma faktörü sentezini engellediği bilinmektedir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y7efgvBDgEGE2r-tJeaPPQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aşırı miktarda E vitamini takviyesi, kan sulandırıcı aspirin ve varfarin gibi bazı ilaçlarla etkileşime girebilir. Ayrıca meme kanserini tedavi etmek için kullanılan bir ilaç olan tamoksifen ve organ nakli hastaları tarafından kullanılan bir bağışıklık baskılayıcı olan siklosporin ile etkileşime girebilirler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hXxmV5uQKkeMCgAj9Knfbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bulantı, baş ağrısı, ishal, karın krampları ve yorgunluk, önerilen miktardan fazlasını alan kişilerin yaşayabileceği hafif belirtilerden bazılarıdır. E Vitamini toksisitesinin ciddi belirtileriAşırı kanama, hemorajik inme ve prostat kanseri, çok fazla E Vitamini almanın ciddi etkilerinden bazıları olabilir.Hafif bir E vitamini toksisitesi, takviyenin kullanımının kesilmesiyle çözülebilir. Daha ciddi komplikasyonlar tıbbi müdahale gerektirebilir.Bu makale sadece genel bilgi verme amacıyla yazılmıştır ve doktor tavsiyesi olarak ele alınmaması gerekir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları kronik yorgunluğun nedenini buldu: Hastaların yüzde 75&amp;apos;i çalışamaz hale geliyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/bilim-insanlari-kronik-yorgunlugun-nedenini-buldu-hastalarin-yuzde-75i-calisamaz-hale-geliyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/bilim-insanlari-kronik-yorgunlugun-nedenini-buldu-hastalarin-yuzde-75i-calisamaz-hale-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ İyi bir gece uykusundan sonra bile yeterince zinde hissedemiyorsanız, bunun sebebi Covid-19 olabilir. Ulusal Sağlık Enstitüleri öncülüğünde yürütülen bir çalışmada, daha önce virüse yakalanan her 20 kişiden 1&#039;inin bitkinlik ve bilişsel bozukluk gibi sağlık problemleri yaşadığı ortaya çıktı.Journal of General Internal Medicine dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, kronik yorgunluk sendromu, Covid-19’a yakalanan bireylerde yedi buçuk kat daha yaygın.Virüse yakalanan her 20 Amerikalıdan biri, basit işler yaptıktan sonra aşırı yorgunluk, ortostatik intolerans (ayakta dururken baş dönmesi), dinlendirici olmayan uyku, bilişsel bozukluk ve genel yorgunluk gibi semptomlarla karşılaşıyor.Kronik yorgunluk sendromu, diğer adıyla miyaljik ensefalomiyelit, altı ay veya daha uzun süre boyunca bitkinlik, beyin sisi ve ağrıya neden olan kalıcı bir rahatsızlık olarak tanımlanıyor.Kronik yorgunluğun, vücudun enfeksiyona karşı aşırı bir şekilde savaşması sonucu bağışıklık sisteminin aşırı çalışması ve bu durumu sürdürmesi ile geliştiği düşünülüyor.Çalışmaya dahil edilen yaklaşık 11.800 kişinin Covid-19’a yakalandığı, 1.400’ün ise hastalığı geçirmediği belirtiliyor. Araştırma, Ekim 2021 ile Eylül 2024 arasında her üç ayda bir yapılan anketlere dayanıyor.Araştırmacılar, kronik yorgunluk sendromunun yaygınlığının pandemi ile birlikte artabileceğine dikkat çekiyor. Pandemiden önce Amerikalıların yaklaşık yüzde 0,2 ila yüzde 1’i kronik yorgunluk sendromu ile yaşıyordu. 2021 yılına ait bir anket ise Amerikalı yetişkinlerin yüzde 1,3’ünün doktorlar tarafından kronik yorgunluk sendromu teşhisi aldığı sonucuna varıldı. Bu da Covid sonrası kronik yorgunluk sendromu vakalarının ülke çapında artabileceği ihtimalini güçlendiriyor.Uzun süreli Covid; beyin sisi, yorgunluk, kalp iltihabı ve eklem ağrısı gibi birçok semptomu da beraberinde getirebilir. Uzmanlar, bu hastalığa sahip olanların yaklaşık yüzde 75’inin çalışamaz hale geldiğini öne sürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0oCDE21Yz0q3LlIWL7Nf0w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, kronik, yorgunluğun, nedenini, buldu:, Hastaların, yüzde, 75i, çalışamaz, hale, geliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0oCDE21Yz0q3LlIWL7Nf0w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bilim insanları kronik yorgunluğun nedenini buldu: Hastaların yüzde 75'i çalışamaz hale geliyor"><p>İyi bir gece uykusundan sonra bile yeterince zinde hissedemiyorsanız, bunun sebebi Covid-19 olabilir. Ulusal Sağlık Enstitüleri öncülüğünde yürütülen bir çalışmada, daha önce virüse yakalanan her 20 kişiden 1'inin bitkinlik ve bilişsel bozukluk gibi sağlık problemleri yaşadığı ortaya çıktı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a4fSlGArTUucCi9-4J1mQw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Journal of General Internal Medicine dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, kronik yorgunluk sendromu, Covid-19’a yakalanan bireylerde yedi buçuk kat daha yaygın.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8uVg6HhZZ0KS8uaIJ1vKxw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Virüse yakalanan her 20 Amerikalıdan biri, basit işler yaptıktan sonra aşırı yorgunluk, ortostatik intolerans (ayakta dururken baş dönmesi), dinlendirici olmayan uyku, bilişsel bozukluk ve genel yorgunluk gibi semptomlarla karşılaşıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0IdtsFWrykq99gZ5d0gHBw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kronik yorgunluk sendromu, diğer adıyla miyaljik ensefalomiyelit, altı ay veya daha uzun süre boyunca bitkinlik, beyin sisi ve ağrıya neden olan kalıcı bir rahatsızlık olarak tanımlanıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cXzTkILko0mtPqglVhh3gA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kronik yorgunluğun, vücudun enfeksiyona karşı aşırı bir şekilde savaşması sonucu bağışıklık sisteminin aşırı çalışması ve bu durumu sürdürmesi ile geliştiği düşünülüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TwmONnrnc06t3wKstKMrRQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalışmaya dahil edilen yaklaşık 11.800 kişinin Covid-19’a yakalandığı, 1.400’ün ise hastalığı geçirmediği belirtiliyor. Araştırma, Ekim 2021 ile Eylül 2024 arasında her üç ayda bir yapılan anketlere dayanıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EyUK1EKlsk-4X2cpioCDsA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmacılar, kronik yorgunluk sendromunun yaygınlığının pandemi ile birlikte artabileceğine dikkat çekiyor. Pandemiden önce Amerikalıların yaklaşık yüzde 0,2 ila yüzde 1’i kronik yorgunluk sendromu ile yaşıyordu. 2021 yılına ait bir anket ise Amerikalı yetişkinlerin yüzde 1,3’ünün doktorlar tarafından kronik yorgunluk sendromu teşhisi aldığı sonucuna varıldı. Bu da Covid sonrası kronik yorgunluk sendromu vakalarının ülke çapında artabileceği ihtimalini güçlendiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NNZRJQVyXEeyeW1XgbzpVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzun süreli Covid; beyin sisi, yorgunluk, kalp iltihabı ve eklem ağrısı gibi birçok semptomu da beraberinde getirebilir. Uzmanlar, bu hastalığa sahip olanların yaklaşık yüzde 75’inin çalışamaz hale geldiğini öne sürüyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Depresyon, bipolar bozukluk, şizofreni... Hangi meslek hangi ruh hastalıklarını tetikliyor?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/depresyon-bipolar-bozukluk-sizofreni-hangi-meslek-hangi-ruh-hastaliklarini-tetikliyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/depresyon-bipolar-bozukluk-sizofreni-hangi-meslek-hangi-ruh-hastaliklarini-tetikliyor</guid>
<description><![CDATA[ Nature Human Behaviour dergisinde yayımlanan bir araştırma, meslek seçimlerinin ruhsal rahatsızlıklarla bağlantılı olabileceğini ortaya koydu. 400 binden fazla İngiliz ve ABD&#039;linin incelendiği çalışmada kariyer tercihlerinin; bipolar bozukluk, otizm, depresyon ve şizofreni gibi rahatsızlıkların riskini artırdığı gözlemlendi.Araştırmaya göre sanat ve tasarım alanında çalışanlar; anoreksiya, bipolar bozukluk, otizm, şizofreni ve depresyon gibi ruhsal hastalıklara genetik yatkınlık gösterme olasılığı en yüksek grup.Bilgisayar mühendisliği gibi teknoloji ağırlıklı mesleklerle uğraşanların ise genetik olarak otizme daha yatkın oldukları gözlemlendi.Öğretmenlerin, incelenen diğer 21 meslek kategorisine kıyasla anoreksiya ve DEHB belirtileri gösterme olasılığının daha yüksek olduğu belirlendi.Sosyal hizmet sektöründeki çalışanların depresyona genetik yatkınlıkları daha fazla iken; çiftçiler, balıkçılar ve oduncularda DEHB görülme olasılığı daha yüksekti.
Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun en fazla görüldüğü meslekler ise temizlikçiler, aşçılar, garsonlar, fabrika işçileri, inşaatçılar, polisler, otobüs şoförleri ve kuaförler oldu.Ancak araştırmacılar, bu genetik yatkınlıkların kişinin kariyer seçimindeki etkisinin küçük olduğunu belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wur180SxLki3Hq4Jxk7B2A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Depresyon, bipolar, bozukluk, şizofreni..., Hangi, meslek, hangi, ruh, hastalıklarını, tetikliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wur180SxLki3Hq4Jxk7B2A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Depresyon, bipolar bozukluk, şizofreni... Hangi meslek hangi ruh hastalıklarını tetikliyor?"><p>Nature Human Behaviour dergisinde yayımlanan bir araştırma, meslek seçimlerinin ruhsal rahatsızlıklarla bağlantılı olabileceğini ortaya koydu. 400 binden fazla İngiliz ve ABD'linin incelendiği çalışmada kariyer tercihlerinin; bipolar bozukluk, otizm, depresyon ve şizofreni gibi rahatsızlıkların riskini artırdığı gözlemlendi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fGtblYJc8EmXjyUhrxnlYA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmaya göre sanat ve tasarım alanında çalışanlar; anoreksiya, bipolar bozukluk, otizm, şizofreni ve depresyon gibi ruhsal hastalıklara genetik yatkınlık gösterme olasılığı en yüksek grup.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/diE7f-aBb06SGJ-fcfsdrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bilgisayar mühendisliği gibi teknoloji ağırlıklı mesleklerle uğraşanların ise genetik olarak otizme daha yatkın oldukları gözlemlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BegSxmHTAEKLNW_QrcRvbA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Öğretmenlerin, incelenen diğer 21 meslek kategorisine kıyasla anoreksiya ve DEHB belirtileri gösterme olasılığının daha yüksek olduğu belirlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lX0m2Bx6TkmnPjGs-Ie6PA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sosyal hizmet sektöründeki çalışanların depresyona genetik yatkınlıkları daha fazla iken; çiftçiler, balıkçılar ve oduncularda DEHB görülme olasılığı daha yüksekti.
Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun en fazla görüldüğü meslekler ise temizlikçiler, aşçılar, garsonlar, fabrika işçileri, inşaatçılar, polisler, otobüs şoförleri ve kuaförler oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rPyC1Bt1K0OiRcOwDJzz4A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak araştırmacılar, bu genetik yatkınlıkların kişinin kariyer seçimindeki etkisinin küçük olduğunu belirtiyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>80 yaşındaki 2 çocuk babası ekmeğini 39 yıldır çaydanlıktan kazanıyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/80-yasindaki-2-cocuk-babasi-ekmegini-39-yildir-caydanliktan-kazaniyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/80-yasindaki-2-cocuk-babasi-ekmegini-39-yildir-caydanliktan-kazaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Samsun&#039;da 80 yaşındaki Zeki Yılmaz, 39 yıldır geçimini &quot;çaydanlık tamiri&quot; işinden sağlıyor. Yılmaz, çocuklarının mesleği bırakmasını istemesine rağmen hala bu işine devam ediyor.İlkadım ilçesindeki 20 metrekarelik dükkanda çaydanlık tamiri yapan 2 çocuk babası Zeki Yılmaz, çocuklarının mesleği bırakmasını istemesine rağmen hala bu işine devam ediyor.Günlük ortalama 5-6 çaydanlık tamir eden Yılmaz, aynı zamanda yanında çalışacak kimse bulamamaktan şikayetçi.Zeki Yılmaz, &quot;39 yıldır bu işle uğraşıyorum. Yanımda çalışacak bir adam bile yok. Demliklerin yanmış, yıkılmış yerlerini sıfır yaparak veriyorum. Köyümden çalışacak bir adam bile gelmiyor.39 yıldır bu dükkanın içindeyim. Tek başınayım. Hurdadan aldıklarımız da var. Onları da yaparak satıyoruz. Samsun’da bu işi yapanlar var fakat 39 sene önce ilk ben başlattım.Samsun’da benim gibi yapan yok. Ölsem burada çocuklarım bir günde hepsini hurdacıya verecekler. Çocuklarım bile &#039;bırak baba&#039; diyorlar&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hrBAeAJsEk-0za9m7-FdQw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yaşındaki, çocuk, babası, ekmeğini, yıldır, çaydanlıktan, kazanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hrBAeAJsEk-0za9m7-FdQw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="80 yaşındaki 2 çocuk babası ekmeğini 39 yıldır çaydanlıktan kazanıyor"><p>Samsun'da 80 yaşındaki Zeki Yılmaz, 39 yıldır geçimini "çaydanlık tamiri" işinden sağlıyor. Yılmaz, çocuklarının mesleği bırakmasını istemesine rağmen hala bu işine devam ediyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AaofFaLDBUy6F5_adXeTPw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlkadım ilçesindeki 20 metrekarelik dükkanda çaydanlık tamiri yapan 2 çocuk babası Zeki Yılmaz, çocuklarının mesleği bırakmasını istemesine rağmen hala bu işine devam ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2YmBtlqDLEiM65q2wtVmdQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Günlük ortalama 5-6 çaydanlık tamir eden Yılmaz, aynı zamanda yanında çalışacak kimse bulamamaktan şikayetçi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MXHmCwhXbUCiUCLO6T8ZEg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zeki Yılmaz, "39 yıldır bu işle uğraşıyorum. Yanımda çalışacak bir adam bile yok. Demliklerin yanmış, yıkılmış yerlerini sıfır yaparak veriyorum. Köyümden çalışacak bir adam bile gelmiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DkyKU-kNLUKoCwBRaO7JZw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>39 yıldır bu dükkanın içindeyim. Tek başınayım. Hurdadan aldıklarımız da var. Onları da yaparak satıyoruz. Samsun’da bu işi yapanlar var fakat 39 sene önce ilk ben başlattım.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nDCJJwSJx023J9uiHBIsxg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Samsun’da benim gibi yapan yok. Ölsem burada çocuklarım bir günde hepsini hurdacıya verecekler. Çocuklarım bile 'bırak baba' diyorlar" dedi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mutluluğu yakalamak için 10 dakika rutini: Vücudunuzdaki gerginlik hissinden kurtulmak çok kolay</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/mutlulugu-yakalamak-icin-10-dakika-rutini-vucudunuzdaki-gerginlik-hissinden-kurtulmak-cok-kolay</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/mutlulugu-yakalamak-icin-10-dakika-rutini-vucudunuzdaki-gerginlik-hissinden-kurtulmak-cok-kolay</guid>
<description><![CDATA[ Güne 10 dakikalık bir sabah meditasyonuyla başlamak sakinliği ve mutluluğu yakalamanıza yardımcı olur. Bu rutin derin nefes alma, minnettarlık hissi, olumlu onaylamalar ve bilinçli farkındalık içerir. Sabahlarınıza bu basit ama etkili rutinle başlayın ve gününüzü nasıl dönüştürdüğünü, her seferinde bir nefesle izleyin.Güne olumlu bir notla başladığımızda, önümüzdeki saatler için tonu belirleyebilir. Her sabah hızlı bir 10 dakikalık meditasyon daha sakin, daha merkezlenmiş ve hatta daha mutlu hissetmenize yardımcı olabilir. İşte huzurlu ve neşeli hissetmemize yardımcı olmak için tasarlanmış 10 dakikalık bir sabah meditasyon uygulaması.Başlamadan önce evinizde sessiz, rahat bir yer bulun. Yatak odanızın, balkonunuzun veya hatta oturma odanızın bir köşesi olabilir. Sırtınız düz ama rahat bir şekilde bir sandalyeye, mindere veya yoga matına rahatça oturun. Mümkünse, sakin bir atmosfer yaratmak için ışıkları kısın veya doğal güneş ışığının içeri girmesine izin verin. Telefon gibi dikkat dağıtıcı şeyleri uzak tutmak daha iyi odaklanmanıza yardımcı olacaktır.Sakinleştirici seslerden hoşlanıyorsanız, deneyiminizi geliştirmek için yumuşak enstrümantal müzik veya doğa sesleri çalabilirsiniz.Meditasyonunuza nefesinize odaklanarak başlayın. Gözlerinizi kapatın ve burnunuzdan dört sayım boyunca yavaş, derin bir nefes alın. Bir an tutun ve ardından altı sayım boyunca ağzınızdan yavaşça nefes verin. Bunu iki dakika boyunca tekrarlayın.Bu derin nefes alma tekniği stres seviyenizi düşürmeye, zihninizi temizlemeye ve vücudunuzu meditasyona hazırlamaya yardımcı olur. Her nefes verişte gerginliğin vücudunuzdan ayrıldığını hissedin.Neden işe yarıyor: Derin nefes almak, kaygıyı azaltan ve sakinlik hissi veren parasempatik sinir sistemini harekete geçirir.Nefesinizi sakinleştirdikten sonra odağınızı minnettarlığa kaydırın. Minnettar olduğunuz üç şeyi düşünün. Bu, iyi bir gece uykusu, sevdikleriniz veya daha sonra tadını çıkaracağınız bir fincan çay kadar basit bir şey olabilir. Bunları zihninizde canlandırın ve size getirdikleri neşe ve sıcaklığı hissetmenize izin verin. Bunu yaparken nazikçe gülümseyin; bu, ruh halinizi anında iyileştirebilecek küçük bir jesttir.Neden işe yarıyor: Minnettarlık, odak noktanızı eksik olan şeylerden halihazırda sahip olduğunuz şeylere kaydırmanıza yardımcı olarak mutluluk ve memnuniyeti teşvik eder.Sonraki üç dakikayı olumlu bir olumlamayı sessizce veya yüksek sesle tekrarlayarak geçirin. Sizinle yankılanan bir şey seçin, örneğin:
&quot;Bugün karşıma ne çıkarsa çıksın üstesinden gelebilirim.&quot;
&quot;Mutluluğu ve huzuru hak ediyorum.&quot;
&quot;Bugün harika bir gün olacak.&quot;
Olumlamanızı yavaşça ve niyetle söyleyin. Kelimelerin içinize işlemesine izin verin ve onlara inanın. Bu uygulama beyninizi pozitifliğe yeniden yönlendirir ve kendinizden şüphe duymanızı azaltmaya yardımcı olur.
Profesyonel ipucu: Olumlamanızı bir yapışkan kağıda yazın ve gün boyunca sık sık göreceğiniz bir yere koyun.Son iki dakika için farkındalığınızı şimdiki ana getirin. Çevrenize dikkat edin; seslere, kokulara veya nefesinizin hissine. Zihniniz dağılırsa, yargılamadan nazikçe onu şimdiye geri getirin.Zihinsel iyiliğinize özen göstermek için harcadığınız zamana minnettar hissetmek için bir an ayırın.Gözlerinizi yavaşça açın ve vücudunuzu nazikçe esneterek gününüze rahatlayın.
Neden işe yarıyor: Farkındalıklı farkındalık, aşırı düşünmeyi ve stresi azaltarak şimdiki zamanda demir atmanıza yardımcı olur.Bu meditasyon rutini, farkındalığı, minnettarlığı ve olumlu olumlamaları bir araya getiriyor; mutluluğu artırdığı kanıtlanmış üç güçlü uygulama.
Meditasyona alışkın olmasanız bile, her sabah sadece 10 dakikanızı bu uygulamaya ayırmak ruh halinizde ve hayata bakış açınızda fark edilir bir fark yaratabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AzUEEsK5n0q3AUZ53sij4A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Mutluluğu, yakalamak, için, dakika, rutini:, Vücudunuzdaki, gerginlik, hissinden, kurtulmak, çok, kolay</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AzUEEsK5n0q3AUZ53sij4A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Mutluluğu yakalamak için 10 dakika rutini: Vücudunuzdaki gerginlik hissinden kurtulmak çok kolay"><p>Güne 10 dakikalık bir sabah meditasyonuyla başlamak sakinliği ve mutluluğu yakalamanıza yardımcı olur. Bu rutin derin nefes alma, minnettarlık hissi, olumlu onaylamalar ve bilinçli farkındalık içerir. Sabahlarınıza bu basit ama etkili rutinle başlayın ve gününüzü nasıl dönüştürdüğünü, her seferinde bir nefesle izleyin.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bfFoRyy7EE-vqQ8lXcu1nw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güne olumlu bir notla başladığımızda, önümüzdeki saatler için tonu belirleyebilir. Her sabah hızlı bir 10 dakikalık meditasyon daha sakin, daha merkezlenmiş ve hatta daha mutlu hissetmenize yardımcı olabilir. İşte huzurlu ve neşeli hissetmemize yardımcı olmak için tasarlanmış 10 dakikalık bir sabah meditasyon uygulaması.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wXzmdt56yESaymu2ujlI5w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Başlamadan önce evinizde sessiz, rahat bir yer bulun. Yatak odanızın, balkonunuzun veya hatta oturma odanızın bir köşesi olabilir. Sırtınız düz ama rahat bir şekilde bir sandalyeye, mindere veya yoga matına rahatça oturun. Mümkünse, sakin bir atmosfer yaratmak için ışıkları kısın veya doğal güneş ışığının içeri girmesine izin verin. Telefon gibi dikkat dağıtıcı şeyleri uzak tutmak daha iyi odaklanmanıza yardımcı olacaktır.Sakinleştirici seslerden hoşlanıyorsanız, deneyiminizi geliştirmek için yumuşak enstrümantal müzik veya doğa sesleri çalabilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OIaGYx2kCESuDGmgu9JqYg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meditasyonunuza nefesinize odaklanarak başlayın. Gözlerinizi kapatın ve burnunuzdan dört sayım boyunca yavaş, derin bir nefes alın. Bir an tutun ve ardından altı sayım boyunca ağzınızdan yavaşça nefes verin. Bunu iki dakika boyunca tekrarlayın.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HFEgkWerwE-rUxy-4g_akA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu derin nefes alma tekniği stres seviyenizi düşürmeye, zihninizi temizlemeye ve vücudunuzu meditasyona hazırlamaya yardımcı olur. Her nefes verişte gerginliğin vücudunuzdan ayrıldığını hissedin.Neden işe yarıyor: Derin nefes almak, kaygıyı azaltan ve sakinlik hissi veren parasempatik sinir sistemini harekete geçirir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dpnAdC_5zU6WAPwsPmX2MA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nefesinizi sakinleştirdikten sonra odağınızı minnettarlığa kaydırın. Minnettar olduğunuz üç şeyi düşünün. Bu, iyi bir gece uykusu, sevdikleriniz veya daha sonra tadını çıkaracağınız bir fincan çay kadar basit bir şey olabilir. Bunları zihninizde canlandırın ve size getirdikleri neşe ve sıcaklığı hissetmenize izin verin. Bunu yaparken nazikçe gülümseyin; bu, ruh halinizi anında iyileştirebilecek küçük bir jesttir.Neden işe yarıyor: Minnettarlık, odak noktanızı eksik olan şeylerden halihazırda sahip olduğunuz şeylere kaydırmanıza yardımcı olarak mutluluk ve memnuniyeti teşvik eder.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h5G_X6LbPUeM4s9x5vAyrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sonraki üç dakikayı olumlu bir olumlamayı sessizce veya yüksek sesle tekrarlayarak geçirin. Sizinle yankılanan bir şey seçin, örneğin:
"Bugün karşıma ne çıkarsa çıksın üstesinden gelebilirim."
"Mutluluğu ve huzuru hak ediyorum."
"Bugün harika bir gün olacak."
Olumlamanızı yavaşça ve niyetle söyleyin. Kelimelerin içinize işlemesine izin verin ve onlara inanın. Bu uygulama beyninizi pozitifliğe yeniden yönlendirir ve kendinizden şüphe duymanızı azaltmaya yardımcı olur.
Profesyonel ipucu: Olumlamanızı bir yapışkan kağıda yazın ve gün boyunca sık sık göreceğiniz bir yere koyun.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xWdlcwL21EuTSgwk09DUKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son iki dakika için farkındalığınızı şimdiki ana getirin. Çevrenize dikkat edin; seslere, kokulara veya nefesinizin hissine. Zihniniz dağılırsa, yargılamadan nazikçe onu şimdiye geri getirin.Zihinsel iyiliğinize özen göstermek için harcadığınız zamana minnettar hissetmek için bir an ayırın.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M-h_L0xiJ0GtL8r4dlPnjQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gözlerinizi yavaşça açın ve vücudunuzu nazikçe esneterek gününüze rahatlayın.
Neden işe yarıyor: Farkındalıklı farkındalık, aşırı düşünmeyi ve stresi azaltarak şimdiki zamanda demir atmanıza yardımcı olur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y3VtqUdvTkOa52tXKXQ7cQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu meditasyon rutini, farkındalığı, minnettarlığı ve olumlu olumlamaları bir araya getiriyor; mutluluğu artırdığı kanıtlanmış üç güçlü uygulama.
Meditasyona alışkın olmasanız bile, her sabah sadece 10 dakikanızı bu uygulamaya ayırmak ruh halinizde ve hayata bakış açınızda fark edilir bir fark yaratabilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Empati duygusu nasıl gelişir. Başarı için gizli bileşen</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/empati-duygusu-nasil-gelisir-basari-icin-gizli-bilesen</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/empati-duygusu-nasil-gelisir-basari-icin-gizli-bilesen</guid>
<description><![CDATA[ Empati, başkalarının duygularını anlamamıza yardımcı olur. Daha güçlü ilişkiler kurar ve ekip çalışmasını geliştirir. Empati, daha iyi iletişime yol açar ve çatışmaları çözer. Dinlemek, soru sormak ve özen göstermek, empatinin anahtarıdır. Öz şefkat uygulamak, daha empatik olmamıza yardımcı olur. Empati, başkaları üzerinde olumlu bir etki yaratır.İnsanların birbirlerini daha iyi anlayabilmesini hiç istediniz mi? Empati tam da bunu yapar; bir süper güç gibidir. Sadece birinin morali bozuk olduğunda üzülmekle ilgili değildir. Empati, onların yerine geçmek ve duygularını gerçekten anlamakla ilgilidir. Ayrıca, daha güçlü ilişkilerin, daha iyi ekip çalışmasının ve genel olarak hayatı kolaylaştırmanın anahtarıdır.Empati, bir başkasının nasıl hissettiğini anlamakla ilgilidir. Zor bir gün geçiren bir arkadaş veya yaklaşan bir toplantı için endişelenen bir iş arkadaşı olsun, empati bizi birbirimize daha da yakınlaştırır. Basittir, ancak gerçekten önemlidir!Empati sadece nazik olmakla ilgili değildir; nasıl bağlantı kurduğumuz ve iletişim kurduğumuz konusunda gerçek bir fark yaratabilecek bir beceridir:Daha güçlü ilişkiler: Empati gösterdiğinizde, insanlar kendilerini duyulmuş, değerli ve takdir edilmiş hissederler. Güven oluşturur ve daha derin bir bağ yaratır, başkalarının size güvenebileceklerini hissetmelerini sağlar. Nasıl hissettiklerini ve nereden geldiklerini anlayarak, dürüst iletişimi ve karşılıklı saygıyı teşvik eden bir bağ yaratırsınız.Daha iyi ekip çalışması: Empati, iletişimi ve anlayışı geliştirerek ekiplerin sorunsuz bir şekilde çalışmasına yardımcı olur. İnsanlar duyulduklarını ve desteklendiklerini hissettiklerinde, etkili bir şekilde işbirliği yapma ve sorunları birlikte çözme olasılıkları daha yüksektir. Ayrıca yanlış anlamaları azaltır, çatışmaları daha hızlı çözer ve herkesin moralini yükselterek olumlu ve üretken bir çalışma ortamı yaratır.Daha iyi iletişim: Duygularını dinleyerek ve kabul ederek, dürüst konuşmalar için güvenli bir alan yaratırsınız. Ayrıca yanlış anlamaları önlemeye, güven oluşturmaya ve başkalarıyla olan bağlantınızı derinleştiren şekillerde yanıt vermenize yardımcı olur. Ayrıca, gerçekten önemsediğinizi gösterir ve sohbeti daha anlamlı hale getirir.Empati sadece doğuştan gelen bir şey değildir; geliştirebileceğiniz bir beceridir.BİR PROFESYONEL GİBİ DİNLEYİNTelefonunuzu bırakın ve diğer kişiye tüm dikkatinizi verin. Cevap vermek için değil, anlamak için dinleyin. Profesyonel ipucu: Başınızı sallamak ve &quot;Anlıyorum&quot; demek çok işe yarar.Sonuçlara varmak yerine sorular sorun. &quot;Nasıl hissediyorsun?&quot; veya &quot;Aklından neler geçiyor?&quot; onların bakış açısını önemsediğinizi gösterir.BAĞLANTI KURUNZihin okuyucusu olmanıza gerek yok ancak onların ne hissediyor olabileceğini hayal etmeye çalışın. İçinizdeki oyuncuyu ortaya çıkarın ve kendinizi onların yerine koyun.Biraz nezaket çok işe yarar. Bazen, bir kucaklama, düşünceli bir mesaj veya &quot;Bana ihtiyacın olursa buradayım&quot; demek kadar basittir.NAZİK OLUNEmpati, kendinize karşı nazik olmakla başlar. İyi bir duygusal durumda olduğunuzda, başkaları için ortaya çıkmanız daha kolaydır.İşte harika olan kısım: Empati gösterdiğinizde, başkalarını da aynısını yapmaya teşvik edersiniz. Arkadaşlıklarınıza, işinize ve ötesine yayılan bir pozitiflik dalgası yaratır. İnsanlar daha anlaşılmış ve değerli hissetmeye başlar ve bu iyi enerji büyümeye devam eder. Bu bir nezaket zincirleme reaksiyonu gibidir.Empati sadece nazik olmakla ilgili değildir; gerçek bağlantılar kurmakla ilgilidir. İlişkilerinizi güçlendirmenize, zorluklarla daha kolay başa çıkmanıza ve dünyayı biraz daha şefkatli hale getirmenize yardımcı olur. Bu yüzden, gittiğiniz her yere biraz empati yayın; ne kadar uzağa ulaşabileceğine şaşıracaksınız. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pX1qE6zHek66Bb-3jecJfw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Empati, duygusu, nasıl, gelişir., Başarı, için, gizli, bileşen</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pX1qE6zHek66Bb-3jecJfw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Empati duygusu nasıl gelişir. Başarı için gizli bileşen"><p>Empati, başkalarının duygularını anlamamıza yardımcı olur. Daha güçlü ilişkiler kurar ve ekip çalışmasını geliştirir. Empati, daha iyi iletişime yol açar ve çatışmaları çözer. Dinlemek, soru sormak ve özen göstermek, empatinin anahtarıdır. Öz şefkat uygulamak, daha empatik olmamıza yardımcı olur. Empati, başkaları üzerinde olumlu bir etki yaratır.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y0e99jnHrEWyvi0DKtIA6A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İnsanların birbirlerini daha iyi anlayabilmesini hiç istediniz mi? Empati tam da bunu yapar; bir süper güç gibidir. Sadece birinin morali bozuk olduğunda üzülmekle ilgili değildir. Empati, onların yerine geçmek ve duygularını gerçekten anlamakla ilgilidir. Ayrıca, daha güçlü ilişkilerin, daha iyi ekip çalışmasının ve genel olarak hayatı kolaylaştırmanın anahtarıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-NQelJEdKU66aO2V2XwTOw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Empati, bir başkasının nasıl hissettiğini anlamakla ilgilidir. Zor bir gün geçiren bir arkadaş veya yaklaşan bir toplantı için endişelenen bir iş arkadaşı olsun, empati bizi birbirimize daha da yakınlaştırır. Basittir, ancak gerçekten önemlidir!</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/seORSxTAVUCJluO3c9zuXw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Empati sadece nazik olmakla ilgili değildir; nasıl bağlantı kurduğumuz ve iletişim kurduğumuz konusunda gerçek bir fark yaratabilecek bir beceridir:Daha güçlü ilişkiler: Empati gösterdiğinizde, insanlar kendilerini duyulmuş, değerli ve takdir edilmiş hissederler. Güven oluşturur ve daha derin bir bağ yaratır, başkalarının size güvenebileceklerini hissetmelerini sağlar. Nasıl hissettiklerini ve nereden geldiklerini anlayarak, dürüst iletişimi ve karşılıklı saygıyı teşvik eden bir bağ yaratırsınız.Daha iyi ekip çalışması: Empati, iletişimi ve anlayışı geliştirerek ekiplerin sorunsuz bir şekilde çalışmasına yardımcı olur. İnsanlar duyulduklarını ve desteklendiklerini hissettiklerinde, etkili bir şekilde işbirliği yapma ve sorunları birlikte çözme olasılıkları daha yüksektir. Ayrıca yanlış anlamaları azaltır, çatışmaları daha hızlı çözer ve herkesin moralini yükselterek olumlu ve üretken bir çalışma ortamı yaratır.Daha iyi iletişim: Duygularını dinleyerek ve kabul ederek, dürüst konuşmalar için güvenli bir alan yaratırsınız. Ayrıca yanlış anlamaları önlemeye, güven oluşturmaya ve başkalarıyla olan bağlantınızı derinleştiren şekillerde yanıt vermenize yardımcı olur. Ayrıca, gerçekten önemsediğinizi gösterir ve sohbeti daha anlamlı hale getirir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8aGOGNRetkexrICV4db-OQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Empati sadece doğuştan gelen bir şey değildir; geliştirebileceğiniz bir beceridir.BİR PROFESYONEL GİBİ DİNLEYİNTelefonunuzu bırakın ve diğer kişiye tüm dikkatinizi verin. Cevap vermek için değil, anlamak için dinleyin. Profesyonel ipucu: Başınızı sallamak ve "Anlıyorum" demek çok işe yarar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pX_jVCprvk-yJdb81QEK3Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sonuçlara varmak yerine sorular sorun. "Nasıl hissediyorsun?" veya "Aklından neler geçiyor?" onların bakış açısını önemsediğinizi gösterir.BAĞLANTI KURUNZihin okuyucusu olmanıza gerek yok ancak onların ne hissediyor olabileceğini hayal etmeye çalışın. İçinizdeki oyuncuyu ortaya çıkarın ve kendinizi onların yerine koyun.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DonCrB1dREuBGxhtepTGdQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Biraz nezaket çok işe yarar. Bazen, bir kucaklama, düşünceli bir mesaj veya "Bana ihtiyacın olursa buradayım" demek kadar basittir.NAZİK OLUNEmpati, kendinize karşı nazik olmakla başlar. İyi bir duygusal durumda olduğunuzda, başkaları için ortaya çıkmanız daha kolaydır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E4WquYjVtU2Jn_7uJz6z2w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İşte harika olan kısım: Empati gösterdiğinizde, başkalarını da aynısını yapmaya teşvik edersiniz. Arkadaşlıklarınıza, işinize ve ötesine yayılan bir pozitiflik dalgası yaratır. İnsanlar daha anlaşılmış ve değerli hissetmeye başlar ve bu iyi enerji büyümeye devam eder. Bu bir nezaket zincirleme reaksiyonu gibidir.Empati sadece nazik olmakla ilgili değildir; gerçek bağlantılar kurmakla ilgilidir. İlişkilerinizi güçlendirmenize, zorluklarla daha kolay başa çıkmanıza ve dünyayı biraz daha şefkatli hale getirmenize yardımcı olur. Bu yüzden, gittiğiniz her yere biraz empati yayın; ne kadar uzağa ulaşabileceğine şaşıracaksınız.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyada yalnızca 43 kişide bulunan kan grubu: Altın kan kimlerde bulunuyor?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/dunyada-yalnizca-43-kiside-bulunan-kan-grubu-altin-kan-kimlerde-bulunuyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/dunyada-yalnizca-43-kiside-bulunan-kan-grubu-altin-kan-kimlerde-bulunuyor</guid>
<description><![CDATA[ Altın (Rh null), Rh antijenlerinin tümünden yoksun olan, bilinen en nadir kan grubudur. Bu antijenlerin eksikliği, kanın başka hiçbir kan grubuyla kolayca eşleşmemesine neden olur, bu da Rhnull sahiplerinin kan ihtiyacı olduğunda ciddi zorluklar yaşamasına yol açar. Ancak, aynı zamanda Rhnull kan grubu, diğer nadir kan grupları için de evrensel bir bağışçı olma özelliğine sahiptir, bu da onu tıbbi alanda son derece değerli kılar.Kırmızı kan hücrelerimiz, yüzey zarlarında antijen adı verilen şekerler ve proteinler içerir. Mevcut antijen karışımına bağlı olarak, kan farklı kan gruplarına ayrılır ve A, B, O veya AB kan gruplarımız vardır. ABO sistemi, hücrelerdeki &quot;Rh-D&quot; faktörünün varlığına veya yokluğuna bağlı olarak Rh-pozitif veya Rh-negatif olarak daha fazla ayrım yapar.Altın kan grubuna yani Rh null kan grubuna sahip bir kişide tüm Rh antijenleri eksikken, Rh negatif kan grubuna sahip bir kişide sadece Rh-D antijeni eksiktir.Dünyada yalnızca 43 kişide bulunan ve oldukça nadir görülen bir kan grubu, &quot;Altın Kan&quot; olarak bilinen Rhnull&#039;dur. Bu eşsiz kan grubu, 8 milyarlık dünya nüfusunda yalnızca 43 kişide tespit edilmiştir. Yaklaşık 6 milyonda 1 oranında görülen Rhnull, sahip olduğu benzersiz özellikler nedeniyle &quot;altın kan&quot; olarak adlandırılmaktadır.Altın kan grubuyla ilgili endişe, Rh null kan grubu bağışlarının inanılmaz derecede nadir ve elde edilmesinin zor olmasıdır. Rh null bir kişi, kana ihtiyaç duyduğunda dünyanın dört bir yanındaki düzenli Rh null bağışçılarından oluşan küçük bir ağın iş birliğine güvenmek zorundadır.Dünya genelinde, bu kan grubu için yalnızca dokuz aktif bağışçı vardır. Bu, onu dünyanın en değerli kan grubu yapar, dolayısıyla &quot;altın&quot; kan adıdır.Altın kan grubuna sahip olduğu bulunan ilk kişi Avustralyalı bir Aborijin kadınıydı. O zamandan beri, Rh null kan grubuna sahip 50&#039;den az kişi bulundu. Bu kişiler dünyanın dört bir yanından, tüm etnik kökenlerden, Amerika, Avrupa, Afrika, Asya ve Avustralya&#039;dan geliyor.Etnik kökenin altın kan grubu üzerinde bir etkisi yok gibi görünüyor. Altın kan grubu örnekleri, Güney Amerika&#039;nın bazı bölgelerinde dünyanın diğer bölgelerine göre nispeten biraz daha yüksek bildirilmiştir. Nadir olsa da, altın kan grubu dünyanın her köşesinden bildirilmiştir.Bu nadirlik, Rhnull kan grubuna sahip kişilerin dünya çapında özel bir dikkatle izlenmesini ve kan bağışlarının sıkı bir şekilde kontrol edilmesini gerektirir. Bu bireylerin kan bağışları, genellikle yalnızca acil durumlar için saklanır ve diğer Rhnull taşıyıcıları için bir hayat kurtarıcı olarak kullanılabilir.Rhnull kan grubu, tıbbi literatürde ve kan bankacılığı alanında büyük bir merak konusu olmaya devam etmekte ve bu tür kanı daha iyi anlamak için sürekli araştırmalar yapılmaktadır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/abkRW8Vo1EaC8zEFYYX3mQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyada, yalnızca, kişide, bulunan, kan, grubu:, Altın, kan, kimlerde, bulunuyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/abkRW8Vo1EaC8zEFYYX3mQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyada yalnızca 43 kişide bulunan kan grubu: Altın kan kimlerde bulunuyor?"><p>Altın (Rh null), Rh antijenlerinin tümünden yoksun olan, bilinen en nadir kan grubudur. Bu antijenlerin eksikliği, kanın başka hiçbir kan grubuyla kolayca eşleşmemesine neden olur, bu da Rhnull sahiplerinin kan ihtiyacı olduğunda ciddi zorluklar yaşamasına yol açar. Ancak, aynı zamanda Rhnull kan grubu, diğer nadir kan grupları için de evrensel bir bağışçı olma özelliğine sahiptir, bu da onu tıbbi alanda son derece değerli kılar.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yyYa-PzZVkiTk4H_ZAZcZg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kırmızı kan hücrelerimiz, yüzey zarlarında antijen adı verilen şekerler ve proteinler içerir. Mevcut antijen karışımına bağlı olarak, kan farklı kan gruplarına ayrılır ve A, B, O veya AB kan gruplarımız vardır. ABO sistemi, hücrelerdeki "Rh-D" faktörünün varlığına veya yokluğuna bağlı olarak Rh-pozitif veya Rh-negatif olarak daha fazla ayrım yapar.Altın kan grubuna yani Rh null kan grubuna sahip bir kişide tüm Rh antijenleri eksikken, Rh negatif kan grubuna sahip bir kişide sadece Rh-D antijeni eksiktir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/62tp9Xc8O0CVOQZBmB4QUA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünyada yalnızca 43 kişide bulunan ve oldukça nadir görülen bir kan grubu, "Altın Kan" olarak bilinen Rhnull'dur. Bu eşsiz kan grubu, 8 milyarlık dünya nüfusunda yalnızca 43 kişide tespit edilmiştir. Yaklaşık 6 milyonda 1 oranında görülen Rhnull, sahip olduğu benzersiz özellikler nedeniyle "altın kan" olarak adlandırılmaktadır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bUX6iQiDSkKdWD_J9L5bMg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Altın kan grubuyla ilgili endişe, Rh null kan grubu bağışlarının inanılmaz derecede nadir ve elde edilmesinin zor olmasıdır. Rh null bir kişi, kana ihtiyaç duyduğunda dünyanın dört bir yanındaki düzenli Rh null bağışçılarından oluşan küçük bir ağın iş birliğine güvenmek zorundadır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GSoivn4C_0GAPjJbxPDfPw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünya genelinde, bu kan grubu için yalnızca dokuz aktif bağışçı vardır. Bu, onu dünyanın en değerli kan grubu yapar, dolayısıyla "altın" kan adıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u6EzHV7_r0yY8y3XlDjq2Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Altın kan grubuna sahip olduğu bulunan ilk kişi Avustralyalı bir Aborijin kadınıydı. O zamandan beri, Rh null kan grubuna sahip 50'den az kişi bulundu. Bu kişiler dünyanın dört bir yanından, tüm etnik kökenlerden, Amerika, Avrupa, Afrika, Asya ve Avustralya'dan geliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/B4LEa1q7_k-nkjNooRdiVg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Etnik kökenin altın kan grubu üzerinde bir etkisi yok gibi görünüyor. Altın kan grubu örnekleri, Güney Amerika'nın bazı bölgelerinde dünyanın diğer bölgelerine göre nispeten biraz daha yüksek bildirilmiştir. Nadir olsa da, altın kan grubu dünyanın her köşesinden bildirilmiştir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PfHc1D4v2kC63nMMwB5cdw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu nadirlik, Rhnull kan grubuna sahip kişilerin dünya çapında özel bir dikkatle izlenmesini ve kan bağışlarının sıkı bir şekilde kontrol edilmesini gerektirir. Bu bireylerin kan bağışları, genellikle yalnızca acil durumlar için saklanır ve diğer Rhnull taşıyıcıları için bir hayat kurtarıcı olarak kullanılabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EG2FmJAZQ0CL93ypKNKUuA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rhnull kan grubu, tıbbi literatürde ve kan bankacılığı alanında büyük bir merak konusu olmaya devam etmekte ve bu tür kanı daha iyi anlamak için sürekli araştırmalar yapılmaktadır.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Askerlerin sakinleşmek için kullandığı nefes tekniği: 4 saniyede stresi azaltıyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/askerlerin-sakinlesmek-icin-kullandigi-nefes-teknigi-4-saniyede-stresi-azaltiyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/askerlerin-sakinlesmek-icin-kullandigi-nefes-teknigi-4-saniyede-stresi-azaltiyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD halkının yüzde 46&#039;sının stres bozukluğuyla mücadele ettiği biliniyor. Bu nedenle ABD askerleri sayesinde popüler hale geldiği tahmin edilen 4 saniyelik nefes kuralı, yüzyıllardır halk arasında da yaygın olarak başvurulan yöntemler arasında yer alıyor. Uzmanlar, basit adımlar içeren bu tekniğin, stresi büyük oranda azaltabileceğini öne sürüyor.Kolluk kuvvetleri, yüksek stresli durumlarla başa çıkabilmek ve zinde kalabilmek için çeşitli nefes tekniklerine ihtiyaç duyabilir. Daha çok ABD askerleri arasında yaygın olan taktiksel nefes alma tekniği, dünyada yüzyıllardır başka ülkelerin orduları tarafından da kullanılıyor.
Eski ABD Donanması SEAL Komutanı Mark Divine, Forbes’a yaptığı açıklamada, “Kriz anlarında hayatımı kurtarmada çok etkili oldu” diyerek bu yöntemin gerçekten faydalı olduğunu vurgulamıştı.Öncelikle gözlerinizi kapatın ve burnunuzdan yavaşça nefes alın.
1-2-3-4 şeklinde sayarak her sayıyı zihninizde canlandırın. Ardından nefesinizi 1-2-3-4&#039;e kadar sayarak tutun.
Son olarak, aynı sayımla (1-2-3-4) ağzınızdan yavaşça nefes verin.
Daha etkili sonuç alabilmek için bu döngüyü 3 ila 5 kez tekrarlayabilirsiniz.Kronik stres, uzun vadede vücuda ve zihne büyük zararlar verebilir. Stres anında vücut, &quot;savaş ya da kaç&quot; tepkisini başlatmak için kortizol ve diğer hormonları salgılar. Normalde tehdit ortadan kalktığında bu seviyeler düşer ancak stres, sürekli hale geldiğinde kortizol seviyesi yüksek kalır ve vücudun temel işlevleri bozulmaya başlar.Kronik stres; kilo alımı, yüksek tansiyon, kas zayıflığı, kalp hastalıkları ve zayıflamış bağışıklık sistemi gibi pek çok sağlık sorununa yol açabilir. Ayrıca kaygı, depresyon, ruh hali değişimleri gibi psikolojik sorunları artırabilir ve uyku düzeninizi bozabilir.Nefes alma tekniklerinin stresi azaltmada büyük etkisi olduğunu belirten sinirbilimci Ian Robertson, BBC’ye yaptığı açıklamada, &quot;Nefesinizi kontrol altına almak, mini sakinleştirici almak gibidir&#039;&#039; ifadelerini kullandı.Askerlerin taktiksel nefes alma tekniği, vücudun rahatlamasına yardımcı olan parasempatik sinir sistemini uyarır. Bu yöntem sayesinde daha yavaş bir kalp atış hızı, düşük kan basıncı, azalmış kas gerginliği ve daha sakin bir ruh haline sahip olmak mümkündür.
Tal Rabinowitz, bu tekniğin kökeninin Hindistan’a ait eski bir Ayurvedik nefes tekniği olan pranayama’ya dayandığını belirtiyor. Rabinowitz, genelde bu tür nefes tekniklerinin eski topluluklara ait olduğunu ancak zaman içinde ordu sayesinde daha popüler hale geldiğini anlattı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZSFBnNrLVUWFkKl7RqoY-w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Askerlerin, sakinleşmek, için, kullandığı, nefes, tekniği:, saniyede, stresi, azaltıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZSFBnNrLVUWFkKl7RqoY-w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Askerlerin sakinleşmek için kullandığı nefes tekniği: 4 saniyede stresi azaltıyor"><p>ABD halkının yüzde 46'sının stres bozukluğuyla mücadele ettiği biliniyor. Bu nedenle ABD askerleri sayesinde popüler hale geldiği tahmin edilen 4 saniyelik nefes kuralı, yüzyıllardır halk arasında da yaygın olarak başvurulan yöntemler arasında yer alıyor. Uzmanlar, basit adımlar içeren bu tekniğin, stresi büyük oranda azaltabileceğini öne sürüyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H7WAc_mBnESDhz7F1UArmg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kolluk kuvvetleri, yüksek stresli durumlarla başa çıkabilmek ve zinde kalabilmek için çeşitli nefes tekniklerine ihtiyaç duyabilir. Daha çok ABD askerleri arasında yaygın olan taktiksel nefes alma tekniği, dünyada yüzyıllardır başka ülkelerin orduları tarafından da kullanılıyor.
Eski ABD Donanması SEAL Komutanı Mark Divine, Forbes’a yaptığı açıklamada, “Kriz anlarında hayatımı kurtarmada çok etkili oldu” diyerek bu yöntemin gerçekten faydalı olduğunu vurgulamıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Gv8a-N0vgU2jjVmsqlmYWw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Öncelikle gözlerinizi kapatın ve burnunuzdan yavaşça nefes alın.
1-2-3-4 şeklinde sayarak her sayıyı zihninizde canlandırın. Ardından nefesinizi 1-2-3-4'e kadar sayarak tutun.
Son olarak, aynı sayımla (1-2-3-4) ağzınızdan yavaşça nefes verin.
Daha etkili sonuç alabilmek için bu döngüyü 3 ila 5 kez tekrarlayabilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QLTyOne-wEKQ_Sy2KajK2Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kronik stres, uzun vadede vücuda ve zihne büyük zararlar verebilir. Stres anında vücut, "savaş ya da kaç" tepkisini başlatmak için kortizol ve diğer hormonları salgılar. Normalde tehdit ortadan kalktığında bu seviyeler düşer ancak stres, sürekli hale geldiğinde kortizol seviyesi yüksek kalır ve vücudun temel işlevleri bozulmaya başlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_JiSALg44EWMTn2Z9QOvNQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kronik stres; kilo alımı, yüksek tansiyon, kas zayıflığı, kalp hastalıkları ve zayıflamış bağışıklık sistemi gibi pek çok sağlık sorununa yol açabilir. Ayrıca kaygı, depresyon, ruh hali değişimleri gibi psikolojik sorunları artırabilir ve uyku düzeninizi bozabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YvkuyZc6W0O35JUk3mIafw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nefes alma tekniklerinin stresi azaltmada büyük etkisi olduğunu belirten sinirbilimci Ian Robertson, BBC’ye yaptığı açıklamada, "Nefesinizi kontrol altına almak, mini sakinleştirici almak gibidir'' ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uzSBeLXfC0-eguffGNyKVg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Askerlerin taktiksel nefes alma tekniği, vücudun rahatlamasına yardımcı olan parasempatik sinir sistemini uyarır. Bu yöntem sayesinde daha yavaş bir kalp atış hızı, düşük kan basıncı, azalmış kas gerginliği ve daha sakin bir ruh haline sahip olmak mümkündür.
Tal Rabinowitz, bu tekniğin kökeninin Hindistan’a ait eski bir Ayurvedik nefes tekniği olan pranayama’ya dayandığını belirtiyor. Rabinowitz, genelde bu tür nefes tekniklerinin eski topluluklara ait olduğunu ancak zaman içinde ordu sayesinde daha popüler hale geldiğini anlattı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Huzurevi hemşiresi anlattı: Ölüm döşeğindeki  hastaların en çok pişman olduğu 3 şey</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/huzurevi-hemsiresi-anlatti-olum-doesegindeki-hastalarin-en-cok-pisman-oldugu-3-sey</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/huzurevi-hemsiresi-anlatti-olum-doesegindeki-hastalarin-en-cok-pisman-oldugu-3-sey</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;li huzurevi hemşiresi Julie McFadden, ölüm döşeğindeki hastaların en çok iki konuda pişmanlık yaşadığını dile getirdi. 16 yıldır sağlık sektöründe çalışan McFadden, &#039;&#039;Kariyerim boyunca tanıdığım yüzlerce yaşlı hasta sayesinde, nefes almak ve yürümek gibi küçük görünen eylemlerin bile değerini anladım&#039;&#039; dedi.Julie McFadden, ölüm döşeğindeki hastaların en çok pişmanlık duyduğu şeylerin başında aşırı çalışmak ve dünyayı yeterince görememenin geldiğini söyledi. Amerikalı hemşire, ölümcül hastalıklarla mücadele eden yaşlıların sık sık &#039;&#039;Keşke sağlığımın değerini bilseydim&#039;&#039; serzenişinde bulunduğunu da ifade etti.Çalışma süresi boyunca yüzlerce hasta tanıdığını söyleyen McFadden, bu durumla başa çıkabilmek için kendisine bir &#039;&#039;minnettarlık listesi&#039;&#039; oluşturduğunu ve bu listeyi her gece doldurmaya özen gösterdiğini anlattı.
Genç hemşire, &quot;Nefes alabilmeyi, yürüyebilmeyi, güneş ışığını hissetmeyi seviyorum&#039;&#039; dedi.McFadden, ölümün doğal bir süreç olduğunu ve korkulacak bir şey olmadığını söylese de, palyatif bakım hizmetlerine yeterli fon ayrılmamasını eleştirdi. &quot;Düzgün bir şekilde ölmeniz için paranızın olması gerekiyor. Bu gerçekten talihsiz bir durum&#039;&#039; diyen 16 yıllık hemşire, yoksul ailelerin sevdiklerinin bakım sürecinde maddi zorluklarla karşılaştıklarını belirtti.Bir podcast yayınında konuşan hemşire, &quot;İşçi sınıfındansanız ve sadece hayatta kalmaya yetecek kadar para kazanıyorsanız, ölüm döşeğindeki bir yakınınıza bakabilmeniz oldukça zor&#039;&#039; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CkANkAMDnUSbHfuoRQFD6Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Huzurevi, hemşiresi, anlattı:, Ölüm, döşeğindeki, hastaların, çok, pişman, olduğu, şey</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CkANkAMDnUSbHfuoRQFD6Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Huzurevi hemşiresi anlattı: Ölüm döşeğindeki  hastaların en çok pişman olduğu 3 şey"><p>ABD'li huzurevi hemşiresi Julie McFadden, ölüm döşeğindeki hastaların en çok iki konuda pişmanlık yaşadığını dile getirdi. 16 yıldır sağlık sektöründe çalışan McFadden, ''Kariyerim boyunca tanıdığım yüzlerce yaşlı hasta sayesinde, nefes almak ve yürümek gibi küçük görünen eylemlerin bile değerini anladım'' dedi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XFORJwSAU0WF7A7S6MvZEQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Julie McFadden, ölüm döşeğindeki hastaların en çok pişmanlık duyduğu şeylerin başında aşırı çalışmak ve dünyayı yeterince görememenin geldiğini söyledi. Amerikalı hemşire, ölümcül hastalıklarla mücadele eden yaşlıların sık sık ''Keşke sağlığımın değerini bilseydim'' serzenişinde bulunduğunu da ifade etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ePwhGGAKx0a5US3rhf5zZg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalışma süresi boyunca yüzlerce hasta tanıdığını söyleyen McFadden, bu durumla başa çıkabilmek için kendisine bir ''minnettarlık listesi'' oluşturduğunu ve bu listeyi her gece doldurmaya özen gösterdiğini anlattı.
Genç hemşire, "Nefes alabilmeyi, yürüyebilmeyi, güneş ışığını hissetmeyi seviyorum'' dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eYYdh3B-dUqtbMVCX8AmPQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>McFadden, ölümün doğal bir süreç olduğunu ve korkulacak bir şey olmadığını söylese de, palyatif bakım hizmetlerine yeterli fon ayrılmamasını eleştirdi. "Düzgün bir şekilde ölmeniz için paranızın olması gerekiyor. Bu gerçekten talihsiz bir durum'' diyen 16 yıllık hemşire, yoksul ailelerin sevdiklerinin bakım sürecinde maddi zorluklarla karşılaştıklarını belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dzu2GKkq-EeLB9inwr8lDw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir podcast yayınında konuşan hemşire, "İşçi sınıfındansanız ve sadece hayatta kalmaya yetecek kadar para kazanıyorsanız, ölüm döşeğindeki bir yakınınıza bakabilmeniz oldukça zor'' dedi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>62 yaşında ama soğuk, kar, yağmur demeden sanatını icra ediyor: 3 çocuk babası müzisyenlik yaparak geçimini sağlıyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/62-yasinda-ama-soguk-kar-yagmur-demeden-sanatini-icra-ediyor-3-cocuk-babasi-muzisyenlik-yaparak-gecimini-sagliyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/62-yasinda-ama-soguk-kar-yagmur-demeden-sanatini-icra-ediyor-3-cocuk-babasi-muzisyenlik-yaparak-gecimini-sagliyor</guid>
<description><![CDATA[ Eskişehir&#039;de, soğuk, kar, yağmur demeden sokakta sanatını icra eden ve çocukluğundan beri müzisyenlik yaparak geçimini sağlayan 3 çocuk babası Sezai Azman (62), maddi imkansızlıklar nedeniyle bir türlü emekli olamadığını söyledi.Adalar Bulvarı&#039;nın tanınan yüzlerinden birisi olan Sezai Azman, yaklaşık 15 yaşından bu yana müzisyenlik yaparak geçimini sağlıyor. Pandeminin ardından sokak müzisyenliğine başlayan Azman, dışarıdaki zorlu hava şartlarına aldırış etmeden ekmek parası kazanmak için gayret sarf ediyor.Bacağında platin bulunması, şeker ve tansiyon hastası olmasına rağmen çalışmaktan vazgeçmeyen emektar sanatçı, maddi imkansızlıklar nedeniyle emekli olamıyor. İlgili kurumlara yatırması gereken para miktarını bir araya getiremediğini ifade eden Azman, konuyla ilgili yetkililerin kendisine yardımcı olmasını bekliyor.Müzisyenliğin kendisi için bir baba mesleği olduğunu aktaran Sezai Azman, &quot;Bu işe çocukluktan başladım. Daha 10 yaşında babamla birlikte düğünlere gidiyorduk, darbuka çalıyordum. Sonra 15 yaşında klarnet çalmaya başladım. O zamandan bu zamana da hala klarnet çalıyorum. Daha önce mekânlarda çalıştım, düğünlere gittim. Pandemide gelir kaynağımız olmadığı için işlere güçlere gidemedik.Sonra sokak müzisyenliği serbest olunca sokak müzisyenliğine başladım, hala bu işi yapıyorum. Soğuk, kar, yağmur demeden burada klarnet çalıyorum. Gerekirse şemsiyemi açıyorum, dizliklerimi örtüyorum. Bacağımda platin takılı, şeker ve tansiyon hastasıyım. Bu hastalığa çok genç yaşta yakalandım. 37 yaşından beri haplarla yaşamımı sürdürüyorum&quot; dedi.Genellikle soğuk havada çalışmak zorunda kaldığından bahseden Azman, sözlerine şöyle devam etti:
&quot;Buradan bir yere kıpırdayamıyorsun. Mesela ellerim üşüyünce biraz ısıtıp çalmaya devam ediyorum. Eskişehirliler sağ olsunlar, beni seviyor. Büyük de olsa küçük de olsa selamsız sabahsız geçmiyorlar, hal hatır soruyorlar. Az çok demeden ellerinden gelen yardımı da yapıyorlar. Bazen şarkı istiyorlar, çalıyorum. Dinliyorlar, gönülleri hoş oluyor. Benim başka bir gelirim yok. Emeklilik için bayağı bir günüm var, pandemiden beri ödeyemedim, öyle de kaldı. Ödeme yapmam gerekiyor, nasıl yapayım? Durumum yok. Eğer yetkililer bana yardımcı olabilirlerse Allah onlardan razı olsun. Beni erken emekli edebilirlerse ve bu soğukta dışarıda çalışmaktan beni kurtarırlarsa onlara minnettar kalırım.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dfQc-jKFCk2MWa76LOnMQA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yaşında, ama, soğuk, kar, yağmur, demeden, sanatını, icra, ediyor:, çocuk, babası, müzisyenlik, yaparak, geçimini, sağlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dfQc-jKFCk2MWa76LOnMQA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="62 yaşında ama soğuk, kar, yağmur demeden sanatını icra ediyor: 3 çocuk babası müzisyenlik yaparak geçimini sağlıyor"><p>Eskişehir'de, soğuk, kar, yağmur demeden sokakta sanatını icra eden ve çocukluğundan beri müzisyenlik yaparak geçimini sağlayan 3 çocuk babası Sezai Azman (62), maddi imkansızlıklar nedeniyle bir türlü emekli olamadığını söyledi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rmKcmVin-keC4u0VHq914w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Adalar Bulvarı'nın tanınan yüzlerinden birisi olan Sezai Azman, yaklaşık 15 yaşından bu yana müzisyenlik yaparak geçimini sağlıyor. Pandeminin ardından sokak müzisyenliğine başlayan Azman, dışarıdaki zorlu hava şartlarına aldırış etmeden ekmek parası kazanmak için gayret sarf ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XUw0IlTHNE26s2d1aqRC5g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bacağında platin bulunması, şeker ve tansiyon hastası olmasına rağmen çalışmaktan vazgeçmeyen emektar sanatçı, maddi imkansızlıklar nedeniyle emekli olamıyor. İlgili kurumlara yatırması gereken para miktarını bir araya getiremediğini ifade eden Azman, konuyla ilgili yetkililerin kendisine yardımcı olmasını bekliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Y6dIqIUByUym_7BmmH6czg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Müzisyenliğin kendisi için bir baba mesleği olduğunu aktaran Sezai Azman, "Bu işe çocukluktan başladım. Daha 10 yaşında babamla birlikte düğünlere gidiyorduk, darbuka çalıyordum. Sonra 15 yaşında klarnet çalmaya başladım. O zamandan bu zamana da hala klarnet çalıyorum. Daha önce mekânlarda çalıştım, düğünlere gittim. Pandemide gelir kaynağımız olmadığı için işlere güçlere gidemedik.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/70bNjOHUJEyt4YdrJDmbHg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sonra sokak müzisyenliği serbest olunca sokak müzisyenliğine başladım, hala bu işi yapıyorum. Soğuk, kar, yağmur demeden burada klarnet çalıyorum. Gerekirse şemsiyemi açıyorum, dizliklerimi örtüyorum. Bacağımda platin takılı, şeker ve tansiyon hastasıyım. Bu hastalığa çok genç yaşta yakalandım. 37 yaşından beri haplarla yaşamımı sürdürüyorum" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eupiziSwhUOTu4mU2VsqUA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Genellikle soğuk havada çalışmak zorunda kaldığından bahseden Azman, sözlerine şöyle devam etti:
"Buradan bir yere kıpırdayamıyorsun. Mesela ellerim üşüyünce biraz ısıtıp çalmaya devam ediyorum. Eskişehirliler sağ olsunlar, beni seviyor. Büyük de olsa küçük de olsa selamsız sabahsız geçmiyorlar, hal hatır soruyorlar. Az çok demeden ellerinden gelen yardımı da yapıyorlar. Bazen şarkı istiyorlar, çalıyorum. Dinliyorlar, gönülleri hoş oluyor. Benim başka bir gelirim yok. Emeklilik için bayağı bir günüm var, pandemiden beri ödeyemedim, öyle de kaldı. Ödeme yapmam gerekiyor, nasıl yapayım? Durumum yok. Eğer yetkililer bana yardımcı olabilirlerse Allah onlardan razı olsun. Beni erken emekli edebilirlerse ve bu soğukta dışarıda çalışmaktan beni kurtarırlarsa onlara minnettar kalırım."</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Toksik bir arkadaşa sahip olduğunuzu gösteren 8 ipucu</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/toksik-bir-arkadasa-sahip-oldugunuzu-goesteren-8-ipucu</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/toksik-bir-arkadasa-sahip-oldugunuzu-goesteren-8-ipucu</guid>
<description><![CDATA[ Toksik insan, sosyal ilişkilerde kendisini; manipülasyon, aşırı eleştiri, egoizm veya duygusal istismar gibi özelliklerle ele verir. Uzmanlar, toksik insanlarla kurulan arkadaşlık ilişkilerinin, ruh sağlığını bozabileceğini belirterek uyarıyor.Drama yaratmak, toksik kişilerin en belirgin özelliklerinden biridir. Toksik kişi, sürekli tartışma çıkartır ve olayların başrolünde olmak ister.
Psikiyatrist Perpetua Neo, &quot;Toksik arkadaşlar, sizi de kendi kaoslu dünyalarına çekmeye çalışırlar&#039;&#039; diyor.Toksik bir arkadaş, sizi asla gerçekten dinlemez. Her konuşmayı kendisiyle ilgili bir meseleye çekmeye çalışır. Neo, &#039;&#039;Bir insanı anladığınızı göstermek için &#039;benim de başıma geldi&#039; demeniz normaldir. Bu, o kişiyle empati kurduğunuzu gösterir ancak toksik insanlar, sadece kendilerini anlatmak isterler&#039;&#039; şeklinde konuştu.
Psikologlara göre, bunu anlamanın en kolay yolu, ikinizle ilgisi olmayan rastgele konular gündeme getirmektir. Toksik bir kişi, her durumda konuşmayı kendisine çekebilir.İster işte terfi edin ister yeni bir aşka başlamak üzere olun, toksik arkadaşınız sürekli sizinle rekabet edecektir. Amber Lee &quot;Sağlıklı bir rekabet, arkadaşlığı motive edebilir ancak tek taraflı rekabet zehirlidir&#039;&#039; diyor.Rekabet, bazen taklit etmeye dönüşebilir. Toksik arkadaşınız, birkaç gün önce aldığınız çantayı alabilir veya sizin kullandığınız kelimeleri benimseyebilir. Hatta bazen sosyal medya üzerinden fotoğraflarınızı izinsiz kullanabilirler.Toksik kişiler, sizin sınırlarınızı önemsemezler. İletişim kanallarınıza erişebilir ve sizinle uygunsuz bir şekilde iletişime geçebilirler. Rahatsız olduğunuzu söylediğinizde ise sizi suçlarlar.
Perpetua Neo, bu kişilerin partnerinizle olan ilişkinize de saygısızca yaklaşabileceklerini belirtiyor.Toksik bir arkadaş, sürekli olarak sizi arar ve mesaj atar. Zamanınızın tamamına taliptirler ve meşgul olduğunuzda bunu sorun yapabilirler.Toksik bir kişi, diğer arkadaşlarınızı kıskanabilir ve onlara karşı olumsuz yorumlar yaparak sizi onlardan uzaklaştırmaya çalışabilir.Toksik bir arkadaş, başarılarınıza iltifat etmez ve yerinizde saymanızı ister. Zayıf yönlerinizi öne çıkararak sizi küçük düşürmeye çalışırlar. De Los Santos, toksik bir kişinin eleştirisinin sevgi ve endişe değil, kıskanma ve küçümseme kaynaklı olduğunu belirtiyor.Toksik bir arkadaşla vakit geçirmek sizi geriyorsa, bu sağlıksız bir ilişkinin göstergesidir. Kelsey Latimer, &quot;Sağlıklı arkadaşlıklar, birbirlerinin en iyi yanlarını ortaya çıkarır. Eğer biriyle olmak sizi strese sokuyorsa, o ilişki sizin için uygun değildir&quot; diyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iZNwOzdi9kyPfiooH9qNPw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Toksik, bir, arkadaşa, sahip, olduğunuzu, gösteren, ipucu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iZNwOzdi9kyPfiooH9qNPw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Toksik bir arkadaşa sahip olduğunuzu gösteren 8 ipucu"><p>Toksik insan, sosyal ilişkilerde kendisini; manipülasyon, aşırı eleştiri, egoizm veya duygusal istismar gibi özelliklerle ele verir. Uzmanlar, toksik insanlarla kurulan arkadaşlık ilişkilerinin, ruh sağlığını bozabileceğini belirterek uyarıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2YjSk1EQwUqO2uOMgqWNDw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Drama yaratmak, toksik kişilerin en belirgin özelliklerinden biridir. Toksik kişi, sürekli tartışma çıkartır ve olayların başrolünde olmak ister.
Psikiyatrist Perpetua Neo, "Toksik arkadaşlar, sizi de kendi kaoslu dünyalarına çekmeye çalışırlar'' diyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/G53lQta5JECAY9ffMlIhxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Toksik bir arkadaş, sizi asla gerçekten dinlemez. Her konuşmayı kendisiyle ilgili bir meseleye çekmeye çalışır. Neo, ''Bir insanı anladığınızı göstermek için 'benim de başıma geldi' demeniz normaldir. Bu, o kişiyle empati kurduğunuzu gösterir ancak toksik insanlar, sadece kendilerini anlatmak isterler'' şeklinde konuştu.
Psikologlara göre, bunu anlamanın en kolay yolu, ikinizle ilgisi olmayan rastgele konular gündeme getirmektir. Toksik bir kişi, her durumda konuşmayı kendisine çekebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HoHzdESPU0i6EFwZW-h0Ng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İster işte terfi edin ister yeni bir aşka başlamak üzere olun, toksik arkadaşınız sürekli sizinle rekabet edecektir. Amber Lee "Sağlıklı bir rekabet, arkadaşlığı motive edebilir ancak tek taraflı rekabet zehirlidir'' diyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jaDSU5KQVkW2bpa3Y-w77Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rekabet, bazen taklit etmeye dönüşebilir. Toksik arkadaşınız, birkaç gün önce aldığınız çantayı alabilir veya sizin kullandığınız kelimeleri benimseyebilir. Hatta bazen sosyal medya üzerinden fotoğraflarınızı izinsiz kullanabilirler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5c-meMxRVkmz-MPbe20T2A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Toksik kişiler, sizin sınırlarınızı önemsemezler. İletişim kanallarınıza erişebilir ve sizinle uygunsuz bir şekilde iletişime geçebilirler. Rahatsız olduğunuzu söylediğinizde ise sizi suçlarlar.
Perpetua Neo, bu kişilerin partnerinizle olan ilişkinize de saygısızca yaklaşabileceklerini belirtiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oGaWN8gkH0aroZaHF6KC4A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Toksik bir arkadaş, sürekli olarak sizi arar ve mesaj atar. Zamanınızın tamamına taliptirler ve meşgul olduğunuzda bunu sorun yapabilirler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N0rFCvboWUyuoRUhq1pciA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Toksik bir kişi, diğer arkadaşlarınızı kıskanabilir ve onlara karşı olumsuz yorumlar yaparak sizi onlardan uzaklaştırmaya çalışabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/98KFeu13wU2QRgDgqvJPtA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Toksik bir arkadaş, başarılarınıza iltifat etmez ve yerinizde saymanızı ister. Zayıf yönlerinizi öne çıkararak sizi küçük düşürmeye çalışırlar. De Los Santos, toksik bir kişinin eleştirisinin sevgi ve endişe değil, kıskanma ve küçümseme kaynaklı olduğunu belirtiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mfzKLUl1R0KExZdtmuM7yg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Toksik bir arkadaşla vakit geçirmek sizi geriyorsa, bu sağlıksız bir ilişkinin göstergesidir. Kelsey Latimer, "Sağlıklı arkadaşlıklar, birbirlerinin en iyi yanlarını ortaya çıkarır. Eğer biriyle olmak sizi strese sokuyorsa, o ilişki sizin için uygun değildir" diyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Partnerinizin sizi aldattığını gösteren 4 işaret</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/partnerinizin-sizi-aldattigini-goesteren-4-isaret</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/partnerinizin-sizi-aldattigini-goesteren-4-isaret</guid>
<description><![CDATA[ Aldatma, günümüz  romantik ilişkilerinin en yaygın problemlerinin başında geliyor. New York Post&#039;a konuşan cinsellik uzmanı Amy Williams, partnerinizin sizi aldattığını gösteren 4 işareti paylaştı. Williams&#039;a göre sadakatsiz bir partner, kendisini değişen yatak odası alışkanlıklarıyla ele veriyor.Amy Williams, &quot;Partnerinizin sürekli olarak yorgun veya stresli olduğunu belirterek cinsellikten kaçınması, bir uyarı işareti olabilir&#039;&#039; dedi.Bu davranış, partnerinizin suçluluk duygusu taşıdığını veya size olan ilgisini kaybetmiş olduğunu gösterebilir. Ancak bu, her aldatan partnerin aynı tavrı sergileyeceği anlamına gelmez. Wiliams, bazı sadakatsiz bireylerin, hatalarını örtbas etmek için cinsel ilişkiye daha istekli olabildiklerini ifade ediyor.Uzman isim, partnerin cinsel isteğinin artması durumunda dikkat edilmesi gereken bazı noktalar olduğunu belirtti. Williams&#039;a göre eğer cinsel ilişki sırasında yalnızca fiziksel bir birliktelik yaşanıyorsa, tehlike çanları çalıyor olabilir. Williams, &#039;&#039;Seks, sadece bedensel değil, duygusal dokunuşlar da taşımalıdır. Eğer sadece hazza odaklı bir cinsellik söz konusuysa, aldatılıyor olma ihtimaliniz yüksektir&#039;&#039; şeklinde konuştu.Romantizmden arınmış bir cinsel birliktelik, kopmuş ruh bağının belirgin bir yansıması olabilir.Amy Williams, partnerin yatak odasında yeni davranışlar sergilemesinin de şüphe uyandırıcı olduğunu söyledi. Williams, &quot;Seks sırasında yeni şeyler deneyen partner, bu davranışı bir başkasından öğrenmiş olabilir. Böyle bir durumda ona bunu nereden öğrendiğini sorun&#039;&#039; dedi.Bu tür işaretlerin sadakatsizlik belirtisi olabileceğini belirten uzman isim, yine de emin olmak için şeffaf bir konuşma yapılması gerektiğini ifade ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CCtgEgoHKkyaDS0aKLAWZw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Partnerinizin, sizi, aldattığını, gösteren, işaret</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CCtgEgoHKkyaDS0aKLAWZw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Partnerinizin sizi aldattığını gösteren 4 işaret"><p>Aldatma, günümüz  romantik ilişkilerinin en yaygın problemlerinin başında geliyor. New York Post'a konuşan cinsellik uzmanı Amy Williams, partnerinizin sizi aldattığını gösteren 4 işareti paylaştı. Williams'a göre sadakatsiz bir partner, kendisini değişen yatak odası alışkanlıklarıyla ele veriyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iHTc-_k0ckWSfZ2VDAM7YQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amy Williams, "Partnerinizin sürekli olarak yorgun veya stresli olduğunu belirterek cinsellikten kaçınması, bir uyarı işareti olabilir'' dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2cgXACGcyECTebsU6NIqxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu davranış, partnerinizin suçluluk duygusu taşıdığını veya size olan ilgisini kaybetmiş olduğunu gösterebilir. Ancak bu, her aldatan partnerin aynı tavrı sergileyeceği anlamına gelmez. Wiliams, bazı sadakatsiz bireylerin, hatalarını örtbas etmek için cinsel ilişkiye daha istekli olabildiklerini ifade ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/otL1R6mafEOmURt_xdZ4PA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzman isim, partnerin cinsel isteğinin artması durumunda dikkat edilmesi gereken bazı noktalar olduğunu belirtti. Williams'a göre eğer cinsel ilişki sırasında yalnızca fiziksel bir birliktelik yaşanıyorsa, tehlike çanları çalıyor olabilir. Williams, ''Seks, sadece bedensel değil, duygusal dokunuşlar da taşımalıdır. Eğer sadece hazza odaklı bir cinsellik söz konusuysa, aldatılıyor olma ihtimaliniz yüksektir'' şeklinde konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t--SdkbjmEGhFIrbLaFk3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Romantizmden arınmış bir cinsel birliktelik, kopmuş ruh bağının belirgin bir yansıması olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IOB66xlie06utgtIe54u3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amy Williams, partnerin yatak odasında yeni davranışlar sergilemesinin de şüphe uyandırıcı olduğunu söyledi. Williams, "Seks sırasında yeni şeyler deneyen partner, bu davranışı bir başkasından öğrenmiş olabilir. Böyle bir durumda ona bunu nereden öğrendiğini sorun'' dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xHh7xOugpkSRCphEVKp92Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu tür işaretlerin sadakatsizlik belirtisi olabileceğini belirten uzman isim, yine de emin olmak için şeffaf bir konuşma yapılması gerektiğini ifade ediyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir haftada 10 can aldı: Ölümcül kanamalı ateşe yol açıyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/bir-haftada-10-can-aldi-olumcul-kanamali-atese-yol-aciyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/bir-haftada-10-can-aldi-olumcul-kanamali-atese-yol-aciyor</guid>
<description><![CDATA[ Batı Afrika ülkelerinden Nijerya&#039;da &quot;Lassa ateşi&quot; salgını yayılmaya devam ediyor. Hayvandan insana geçen ve hızla yayılmaya devam eden &quot;Lassa ateşi&quot; Nijerya&#039;da son bir haftada 10 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Peki, Lassa ateşi nedir, belirtileri neler?Batı Afrika’da görülen akut viral bir hastalıktır. İlk vakalar Nijerya’nın Lassa bölgesinde görüldüğü için bu isim verilmiştir. Etken Arenaviridae ailesine mensup, tek iplikli bir RNA virüsüdür.Lassa Ateşi hayvan kaynaklı bir hastalıktır. Vektörü çok memeli sıçan “Multimammate rat” olarak bilinen Mastomys natalensis’tir. Bu kemirgen bir kez enfekte olduktan sonra uzun bir sure virüsü idrarıyla çıkarır. Mastomys kemirgenleri Batı, Doğu ve Merkez Afrika’da ki savanalarda ve ormanlarda yaygın olarak bulunurlar. Evlerde ve gıda saklanan bodrumlarda kolayca yerleşirler.Lassa virüsünün insanlara bulaşması en çok gıdalarla ve solunum yoluyla meydana gelir. Mastomys kemirgenlerinin çıkartılarıyla (idrar, dışkı) doğrudan temas, çıkartılarla kirlenmiş objelere dokunmak, kontamine gıdaları yemek veya açık yara ve kesiklerin maruziyetiyle enfeksiyon gelişebilir. Kemirgenlerin yaşadığı ortamların süpürülmesi esnasında havaya karışan enfekte küçük partiküllerin solunum yoluyla alınmasıyla ve ilave olarak kemirgenler yiyecek olarak tüketilmek amacıyla yakalanırken ve hazırlanırken de bulaşabilmektedir. Kişiden kişiye (hasta kişinin kan, doku, sekresyon ve çıkartılarıyla temasla) bulaş söz konusudur.Özellikle sağlık bakım ünitelerinde, yeterli kişisel koruyucu önlemler alınmamışsa kişiden kişiye geçiş sıktır(nozokomiyal enfeksiyon). Lassa virüsü tekrar tekrar kullanılan iğne ve enjektörler gibi kontamine olmuş tıbbi malzemelerle de yayılabilir.Lassa Ateşi’nin belirti ve bulguları tipik olarak virüsle temastan 1-3 hafta sonra ortaya çıkar. Yaklaşık %80 hastada semptomlar hafif ve tanı konulamaz düzeydedir. Hafif semptomlar hafif ateş, başağrısı, genel kırıklık ve halsizlik şeklindedir. Enfekte kişilerin %20’sinde semptomlar ciddileşebilir. Kanamalar( dişetleri, gözler veya burun kanamaları gibi), solunum sıkıntısı, tekrarlayan kusmalar, yüzde ödem, göğüs, sırt, karın ağrısı ve şok gelişebilir. Ensefalit, tremorlar ve işitme kaybı gibi nörolojik problemler de tariflenmiştir.İlk semptomların ortaya çıkmasından sonra iki hafta içinde çoklu organ yetmezliğine bağlı ölüm görülebilir (hastaneye yatırılan vakaların %15-20’si). Ölüm oranı hastalığa yakalanan, özellikle 3. trimestirde ki hamile kadınlarda daha yüksektir. Spontan düşük; enfekte annelerin fetuslarının %95’nin ölümüyle sonuçlanan ciddi bir komplikasyondur.Lassa Ateşi’nin en sık komplikasyonu sağırlıktır. Vakaların yaklaşık 1/3’ünde değişik derecelerde sağırlık oluşur ve çoğunda da kalıcıdır. Bilindiği kadarıyla hastalığın şiddeti bu komplikasyonu etkilemez, ciddi vakalar kadar hafif vakalarda da sağırlık gelişebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bhf-6Nmx5k6UUTXQr4_K7A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bir, haftada, can, aldı:, Ölümcül, kanamalı, ateşe, yol, açıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bhf-6Nmx5k6UUTXQr4_K7A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bir haftada 10 can aldı: Ölümcül kanamalı ateşe yol açıyor"><p>Batı Afrika ülkelerinden Nijerya'da "Lassa ateşi" salgını yayılmaya devam ediyor. Hayvandan insana geçen ve hızla yayılmaya devam eden "Lassa ateşi" Nijerya'da son bir haftada 10 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Peki, Lassa ateşi nedir, belirtileri neler?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iFOilfM7C0eumbvkabwyWg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Batı Afrika’da görülen akut viral bir hastalıktır. İlk vakalar Nijerya’nın Lassa bölgesinde görüldüğü için bu isim verilmiştir. Etken Arenaviridae ailesine mensup, tek iplikli bir RNA virüsüdür.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Zl5S2l0s5UOqTrcBaVSmFQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Lassa Ateşi hayvan kaynaklı bir hastalıktır. Vektörü çok memeli sıçan “Multimammate rat” olarak bilinen Mastomys natalensis’tir. Bu kemirgen bir kez enfekte olduktan sonra uzun bir sure virüsü idrarıyla çıkarır. Mastomys kemirgenleri Batı, Doğu ve Merkez Afrika’da ki savanalarda ve ormanlarda yaygın olarak bulunurlar. Evlerde ve gıda saklanan bodrumlarda kolayca yerleşirler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/suJHgAkUAEC49O4lyJ4nHg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Lassa virüsünün insanlara bulaşması en çok gıdalarla ve solunum yoluyla meydana gelir. Mastomys kemirgenlerinin çıkartılarıyla (idrar, dışkı) doğrudan temas, çıkartılarla kirlenmiş objelere dokunmak, kontamine gıdaları yemek veya açık yara ve kesiklerin maruziyetiyle enfeksiyon gelişebilir. Kemirgenlerin yaşadığı ortamların süpürülmesi esnasında havaya karışan enfekte küçük partiküllerin solunum yoluyla alınmasıyla ve ilave olarak kemirgenler yiyecek olarak tüketilmek amacıyla yakalanırken ve hazırlanırken de bulaşabilmektedir. Kişiden kişiye (hasta kişinin kan, doku, sekresyon ve çıkartılarıyla temasla) bulaş söz konusudur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ehclcMjZjkqNTysQLemudA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özellikle sağlık bakım ünitelerinde, yeterli kişisel koruyucu önlemler alınmamışsa kişiden kişiye geçiş sıktır(nozokomiyal enfeksiyon). Lassa virüsü tekrar tekrar kullanılan iğne ve enjektörler gibi kontamine olmuş tıbbi malzemelerle de yayılabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R5nb6XKU20eAeufTs6XylA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Lassa Ateşi’nin belirti ve bulguları tipik olarak virüsle temastan 1-3 hafta sonra ortaya çıkar. Yaklaşık %80 hastada semptomlar hafif ve tanı konulamaz düzeydedir. Hafif semptomlar hafif ateş, başağrısı, genel kırıklık ve halsizlik şeklindedir. Enfekte kişilerin %20’sinde semptomlar ciddileşebilir. Kanamalar( dişetleri, gözler veya burun kanamaları gibi), solunum sıkıntısı, tekrarlayan kusmalar, yüzde ödem, göğüs, sırt, karın ağrısı ve şok gelişebilir. Ensefalit, tremorlar ve işitme kaybı gibi nörolojik problemler de tariflenmiştir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/16mQmwd7kkSuKVqZbjfvQA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlk semptomların ortaya çıkmasından sonra iki hafta içinde çoklu organ yetmezliğine bağlı ölüm görülebilir (hastaneye yatırılan vakaların %15-20’si). Ölüm oranı hastalığa yakalanan, özellikle 3. trimestirde ki hamile kadınlarda daha yüksektir. Spontan düşük; enfekte annelerin fetuslarının %95’nin ölümüyle sonuçlanan ciddi bir komplikasyondur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M_VOalcBokuV6LSIxMooKw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Lassa Ateşi’nin en sık komplikasyonu sağırlıktır. Vakaların yaklaşık 1/3’ünde değişik derecelerde sağırlık oluşur ve çoğunda da kalıcıdır. Bilindiği kadarıyla hastalığın şiddeti bu komplikasyonu etkilemez, ciddi vakalar kadar hafif vakalarda da sağırlık gelişebilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yeni yıl hedefi: Bu yıl ertelemeyi bırakmaya var mısınız?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/yeni-yil-hedefi-bu-yil-ertelemeyi-birakmaya-var-misiniz</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/yeni-yil-hedefi-bu-yil-ertelemeyi-birakmaya-var-misiniz</guid>
<description><![CDATA[ Yeni yılda yeni başlangıçlar yapmak ve fırsatları değerlendirmek için ertelemeyi bir kenara bırakın. Klinik Psikolog, Psikoterapist Dr. Yasemin Meriç Kazdal, ertelemenin başlıca nedenlerini ntv.com.tr okurlarına özel yazdı.Yeni bir yıl demek, taze başlangıçlar ve yeni hedefler için yepyeni bir fırsat demek! Bu enerjiyle sene başında harika planlar yaparız, ama yıl sonuna geldiğimizde bir bakarız ki birçok hedef hâlâ “yapılacaklar” listemizde bekliyor. Peki neden? İşte yanıt basit: Ertelemek.Ertelemek, bir işi yapmayı ya da bitirmeyi sürekli olarak geciktirme halidir. Araştırmalar, bu alışkanlığın yalnızca davranışlarımızla değil, duygusal ve bilişsel faktörlerle de ilişkili olduğunu gösteriyor. Yani ertelemek, sadece &quot;tembellik&quot; değil, derinlerde başka nedenler de var.Hedeflerin Zorluklarını Hafife Almak: Başlangıçta kolay gibi görünen işler zorlaşınca motivasyon çabuk kaybolabilir.
Motivasyon Eksikliği: Kendinizi o işe hazır hissetmiyorsanız ya da yeterince istekli değilseniz, erteleme davranışı kaçınılmazdır.
Depresyon ve Stres: Ruh haliniz düşükken işler gözünüzde daha da büyüyebilir.Mükemmeliyetçilik: &quot;Ya tam yaparım ya hiç yapmam!&quot; mottosuyla hareket edenler, işler kusursuz olmayacaksa başlamayı bile erteleyebilir.
Başarısızlık Korkusu: &quot;Ya başarısız olursam?&quot; korkusuyla sorumluluklardan kaçmak da oldukça yaygındır.
Sosyal Kaygı: Onaylanma ihtiyacı hissettiğinizde, yanlış yapma korkusuyla işleri erteleyebilirsiniz.Kendine Fazla Eleştirel Yaklaşmak: Sürekli kendi hatalarını aramak, harekete geçmeyi zorlaştırır.Dikkat Eksikliği ve Gerçekçi Olmayan Hedefler: Planlarınız hayatın gerçekleriyle uyumlu değilse, ertelemek kaçınılmaz olur.Ertelemenin kısa vadede rahatlama sağladığı doğru, ama uzun vadede bizi şu sorunlarla yüz yüze bırakıyor:•Performans düşüşü,•Sürekli stres•İş ve sosyal hayatın aksaması,•Uykusuzluk, pişmanlık ve kaygı,•Negatif sonuçlardan kaçınmak yerine daha fazla birikmesi,•&quot;Keşke daha önce başlasaydım!&quot; cümleleriyle dolu bir zihin.Ertelemeyi bırakmanın ilk adımı, sorunun neden kaynaklandığını fark etmek. Kendinize karşı dürüst olun ve hedeflerinizi küçük, ulaşılabilir parçalara ayırarak ilerlemeye çalışın.
Eğer tek başınıza bu döngüyü kırmakta zorlanıyorsanız, bir uzmandan destek almak, hayatınızı kolaylaştırabilir. Ertelemenin altında yatan sebebi bulmak davranışınızı değiştirmenizin ilk adımı olacaktır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/79cvV43ltUOp7VHjOE9x8g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yeni, yıl, hedefi:, yıl, ertelemeyi, bırakmaya, var, mısınız</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/79cvV43ltUOp7VHjOE9x8g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yeni yıl hedefi: Bu yıl ertelemeyi bırakmaya var mısınız?"><p>Yeni yılda yeni başlangıçlar yapmak ve fırsatları değerlendirmek için ertelemeyi bir kenara bırakın. Klinik Psikolog, Psikoterapist Dr. Yasemin Meriç Kazdal, ertelemenin başlıca nedenlerini ntv.com.tr okurlarına özel yazdı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mijfCW_fDkKvtwy5shpnbA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeni bir yıl demek, taze başlangıçlar ve yeni hedefler için yepyeni bir fırsat demek! Bu enerjiyle sene başında harika planlar yaparız, ama yıl sonuna geldiğimizde bir bakarız ki birçok hedef hâlâ “yapılacaklar” listemizde bekliyor. Peki neden? İşte yanıt basit: Ertelemek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/B7dtgiDGKkGI98eO2Ut13g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ertelemek, bir işi yapmayı ya da bitirmeyi sürekli olarak geciktirme halidir. Araştırmalar, bu alışkanlığın yalnızca davranışlarımızla değil, duygusal ve bilişsel faktörlerle de ilişkili olduğunu gösteriyor. Yani ertelemek, sadece "tembellik" değil, derinlerde başka nedenler de var.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/l9A9BdxJhUeIXfDZBmkZBg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hedeflerin Zorluklarını Hafife Almak: Başlangıçta kolay gibi görünen işler zorlaşınca motivasyon çabuk kaybolabilir.
Motivasyon Eksikliği: Kendinizi o işe hazır hissetmiyorsanız ya da yeterince istekli değilseniz, erteleme davranışı kaçınılmazdır.
Depresyon ve Stres: Ruh haliniz düşükken işler gözünüzde daha da büyüyebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/r8jO03PIdESwS0Loiy4SnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mükemmeliyetçilik: "Ya tam yaparım ya hiç yapmam!" mottosuyla hareket edenler, işler kusursuz olmayacaksa başlamayı bile erteleyebilir.
Başarısızlık Korkusu: "Ya başarısız olursam?" korkusuyla sorumluluklardan kaçmak da oldukça yaygındır.
Sosyal Kaygı: Onaylanma ihtiyacı hissettiğinizde, yanlış yapma korkusuyla işleri erteleyebilirsiniz.Kendine Fazla Eleştirel Yaklaşmak: Sürekli kendi hatalarını aramak, harekete geçmeyi zorlaştırır.Dikkat Eksikliği ve Gerçekçi Olmayan Hedefler: Planlarınız hayatın gerçekleriyle uyumlu değilse, ertelemek kaçınılmaz olur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LfO5h0c48EGdn2G-OIzy6A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ertelemenin kısa vadede rahatlama sağladığı doğru, ama uzun vadede bizi şu sorunlarla yüz yüze bırakıyor:•Performans düşüşü,•Sürekli stres•İş ve sosyal hayatın aksaması,•Uykusuzluk, pişmanlık ve kaygı,•Negatif sonuçlardan kaçınmak yerine daha fazla birikmesi,•"Keşke daha önce başlasaydım!" cümleleriyle dolu bir zihin.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ektOv9QjHEOs5wUOrZ10-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ertelemeyi bırakmanın ilk adımı, sorunun neden kaynaklandığını fark etmek. Kendinize karşı dürüst olun ve hedeflerinizi küçük, ulaşılabilir parçalara ayırarak ilerlemeye çalışın.
Eğer tek başınıza bu döngüyü kırmakta zorlanıyorsanız, bir uzmandan destek almak, hayatınızı kolaylaştırabilir. Ertelemenin altında yatan sebebi bulmak davranışınızı değiştirmenizin ilk adımı olacaktır.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pınar Altuğ&amp;apos;dan duygulandıran paylaşım: Çok özlüyorum babam (Ünlülerin çocukluk ve gençlik halleri)</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/pinar-altugdan-duygulandiran-paylasim-cok-oezluyorum-babam-unlulerin-cocukluk-ve-genclik-halleri</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/pinar-altugdan-duygulandiran-paylasim-cok-oezluyorum-babam-unlulerin-cocukluk-ve-genclik-halleri</guid>
<description><![CDATA[ Oyuncu Pınar Altuğ, babası Niyazi Üçer Altuğ&#039;u 34. ölüm yıl dönümünde de unutmadı. Ünlü isim, babasına özlemini sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla ifade etti. İşte ünlü ismin nostaljik paylaşımı ile diğer ünlülerin çocukluk ve gençlik fotoğrafları...Babasını henüz 16 yaşındayken kaybeden ünlü oyuncu ve sunucu Pınar Altuğ, babasının 34. ölüm yıl dönümünde yaptığı duygusal paylaşımla özlemini dile getirdi.1991 yılında kaybettiği babası Niyazi Üçer Altuğ ile birlikte yer aldığı bir kareyi takipçilerinin beğenisine sunan Pınar Altuğ, &#039;&#039;Çok özlüyorum Babam. 34 yıl&quot; ifadelerini kullandı.Sosyal medya hesabını aktif olarak kullanan ünlü isimler arasında yer alan oyuncu Nilgün Belgün, son paylaşımıyla takipçilerini 80&#039;li yıllara götürdü.Merhum sanatçı Ferhan Şensoy ile eski bir fotoğrafını paylaşan Belgün, &quot;80&#039;ler... Siyah beyaz filim gibi biraz. Bir televizyon çekimindeyiz. Arkamda duran yakışıklı canım arkadaşımFerhan Şensoy. Onun hem yazdığı hem oynadığı bir televizyon dizisi. Sanırım adı Bizim Sınıf&#039;tı. İkimizin de sanat yolculuğuna yeni başladığı yıllardayız. Heyecanlı mutlu ve umutluyuz. Hiç unutmadığım bir sözü vardı bana söylediği, &quot;Hiç mütevazı olma iyi oyuncusun” demişti&quot; ifadelerini kullandı.Uzun süredir ekranlardan uzak olan oyuncu Demet Özdemir, sosyal medya hesabını aktif olarak kullanan ünlüler arasında yer alıyor.Zaman zaman çocukluk fotoğraflarını paylaşarak takipçilerini geçmişe götüren Demet Özdemir, bu kez ağabeyi Volkan Özdemir ile yıllar öncesinde çekilen bir fotoğrafını paylaştı.
Ünlü oyuncunun ağabeyi ile pozu büyük ilgi gördü.Gerek özel hayatıyla gerek açıklamalarıyla gündemden düşmeyen Seda Sayan, 62 yaşına bastı.
Oğulcan Engin de annesinin doğum gününü nostaljik bir kare ile kutladı.Annesiyle yıllar önce çekilen fotoğrafını paylaşan Engin, &quot;İy ki doğdun kraliçem&quot; ifadelerini kullandı.Usta oyuncu Hamdi Alkan sosyal medya hesabında takipçilerine geçmişe götürdü.57 yaşındaki oyuncu, &quot;Yıldız Teknik Üniversitesi yıllarım... (1988-89) Elektrik Mühendisliği son sınıftayım&quot; notuyla paylaşım yaptı.Sahne şovlarıyla adından sıkça söz ettiren ünlü şarkıcı Zeynep Bastık sosyal medyada yapılan anket çalışmasında &quot;En seksi Türk kadını&quot; ünvanının sahibi olmuştu.
&quot;En güzel, en seksi kavramları bana garip geliyor. Bunlar boş şeyler&quot; diyen Bastık yaptığı paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü.Bir takipçisinin &quot;18 yaşına dönsen neyi değiştirmek isterdin?&#039; sorusuna Bastık, &quot;Saç rengimi&quot; yanıtını verdi ve 18 yaşındaki halini paylaştı.Canım Ailem, Mucize Aynalar, Gelin Takımı ve Hayatımın Neşesi gibi yapımlarla tanınan oyuncu Şebnem Bozoklu yaptığı nostaljik paylaşımla gündem oldu.Bozoklu, Engin Altan Düzyatan, Rıza Kocaoğlu, Arda Öziri, Serhat Güzel, Senan Kara, Burak Altay gibi isimlerle 28 yıl önce çekilen bir kareyi takipçileriyle paylaştı.
Oyuncu fotoğrafı &quot;Sınıfımızın güzelliğine bakın&quot; notuyla paylaştı.&quot;Özledim Her Şeyini&quot;, &quot;Dostlarım&quot;, &quot;Ödüm Kopuyor&quot;, &quot;Benim İçin Öldün Artık&quot;, &quot;Seninle Başım Dertte&quot;, &quot;Sokakların Dili&quot; ve &quot;Sen Mevsimler Gibisin&quot;in de aralarında bulunduğu çok sayıda esere imza atan Selami Şahin, yıllar sonra eski dostlarıyla bir araya geldi.Ünlü sanatçı; 41 yıl önce dostlarıyla verdiği pozu, güncel bir kareyi kolajladı ve şu notu düştü:
&quot;Eskimeyen dostlarım; Ümit Besen, Ahmet Selçuk İlkan, Hayri Şahin, Selahattin Cesur, Haluk Öztürk yıllar sonra bir araya geldik, yeniden aynı masada buluşmanın mutluluğunu yaşadık. Müzik, dostluk ve anılarla dolu bu özel buluşma, her birimizin kalbinde derin izler bırakan bir geçmişi yeniden hatırlattı. Zaman ne kadar geçerse geçsin, müziğimiz gibi dostluğumuzun da eskimeyeceğini tekrar anladım. 2024 / 1983.&quot;Uzun süredir ekranlardan uzak bir yaşam süren oyuncu Belma Canciğer 52 yaşına girdi.
Ünlü senarist Gani Müjde de eşi Canciğer&#039;in doğum gününü sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla kutladı.Belma Canciğer&#039;in çocukluk yıllarına ait bir fotoğrafını paylaşan Gani Müjde, şu ifadeleri kullandı:
&quot;Kod adı: Belmoş… Ailemizin hiç büyümeyen çocuğu, canım karım, sevgili eşim, çocuklarımın ve benim yoldaşımız bugün bir yaş daha aldı. Enerjisi ile, süprizleri ile olağanüstü titizliği ile beni ve çocuklarımızı büyüttü ama ama o içindeki çocuk hepimizin yaşama heyecanı ve sevinci oldu. Dilerim uzun yıllarımız ve yollarımız olsun. Çocuklarımız büyüdü ama içindeki ve içimizdeki o merhametli, öğrenmeye ve eğlenmeye aç küçük çocuk hiç büyümesin. Yeni yaşın sana ve ailemize huzur ve mutluluk getirsin. Seni seviyorum (z)...&quot;Yalan Dünya dizisinde canlandırdığı Tülay karakteriyle yıldızı parlayan ünlü oyuncu İrem Sak’ın babası Dr. Şemsettin Sak, eylül ayında yaşamını yitirdi.
Dr. Şemsettin Sak’ın cenaze töreni, Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde düzenlendi.Oyuncu babasını sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğrafla andı.Sosyal medya hesabını aktif olarak kullanan ünlü oyuncular arasında yer alan Esra Dermancıoğlu, bu kez takipçilerini geçmişe götürdü.2003 yılında kızı Refia&#039;ya hamile olduğu dönemde verdiği bir pozu yayınlayan Dermancıoğlu, paylaşımına &quot;Her ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hlCfawY6k0-Ypi12l6VfkA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:09:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pınar, Altuğdan, duygulandıran, paylaşım:, Çok, özlüyorum, babam, Ünlülerin, çocukluk, gençlik, halleri</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hlCfawY6k0-Ypi12l6VfkA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Pınar Altuğ'dan duygulandıran paylaşım: Çok özlüyorum babam (Ünlülerin çocukluk ve gençlik halleri)"><p>Oyuncu Pınar Altuğ, babası Niyazi Üçer Altuğ'u 34. ölüm yıl dönümünde de unutmadı. Ünlü isim, babasına özlemini sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla ifade etti. İşte ünlü ismin nostaljik paylaşımı ile diğer ünlülerin çocukluk ve gençlik fotoğrafları...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aUg5mYqbY0-xMhZT4OQDLw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Babasını henüz 16 yaşındayken kaybeden ünlü oyuncu ve sunucu Pınar Altuğ, babasının 34. ölüm yıl dönümünde yaptığı duygusal paylaşımla özlemini dile getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M_gl7nyimEGIU3xFJcLvrg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>1991 yılında kaybettiği babası Niyazi Üçer Altuğ ile birlikte yer aldığı bir kareyi takipçilerinin beğenisine sunan Pınar Altuğ, ''Çok özlüyorum Babam. 34 yıl" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jVNNnKjb7kipZdpbRapAiA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sosyal medya hesabını aktif olarak kullanan ünlü isimler arasında yer alan oyuncu Nilgün Belgün, son paylaşımıyla takipçilerini 80'li yıllara götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R7M_UHx4tkWhZV_wv2LGMg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Merhum sanatçı Ferhan Şensoy ile eski bir fotoğrafını paylaşan Belgün, "80'ler... Siyah beyaz filim gibi biraz. Bir televizyon çekimindeyiz. Arkamda duran yakışıklı canım arkadaşımFerhan Şensoy. Onun hem yazdığı hem oynadığı bir televizyon dizisi. Sanırım adı Bizim Sınıf'tı. İkimizin de sanat yolculuğuna yeni başladığı yıllardayız. Heyecanlı mutlu ve umutluyuz. Hiç unutmadığım bir sözü vardı bana söylediği, "Hiç mütevazı olma iyi oyuncusun” demişti" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nx1MrbBk8ketSTLQqmNCHg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzun süredir ekranlardan uzak olan oyuncu Demet Özdemir, sosyal medya hesabını aktif olarak kullanan ünlüler arasında yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3-P98VgCB0eZH31guupMfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zaman zaman çocukluk fotoğraflarını paylaşarak takipçilerini geçmişe götüren Demet Özdemir, bu kez ağabeyi Volkan Özdemir ile yıllar öncesinde çekilen bir fotoğrafını paylaştı.
Ünlü oyuncunun ağabeyi ile pozu büyük ilgi gördü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WnrkgDvlXE2UIxiswBL-Nw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gerek özel hayatıyla gerek açıklamalarıyla gündemden düşmeyen Seda Sayan, 62 yaşına bastı.
Oğulcan Engin de annesinin doğum gününü nostaljik bir kare ile kutladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aQvlyvsvL0y45DtWc9jHxg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Annesiyle yıllar önce çekilen fotoğrafını paylaşan Engin, "İy ki doğdun kraliçem" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F0AZszTWW06HZaIvj53EVA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Usta oyuncu Hamdi Alkan sosyal medya hesabında takipçilerine geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tIrNvOo5KUCHtHkR9tcKbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>57 yaşındaki oyuncu, "Yıldız Teknik Üniversitesi yıllarım... (1988-89) Elektrik Mühendisliği son sınıftayım" notuyla paylaşım yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_a4PIKbeB0irVP0aAbt6ZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sahne şovlarıyla adından sıkça söz ettiren ünlü şarkıcı Zeynep Bastık sosyal medyada yapılan anket çalışmasında "En seksi Türk kadını" ünvanının sahibi olmuştu.
"En güzel, en seksi kavramları bana garip geliyor. Bunlar boş şeyler" diyen Bastık yaptığı paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ipY5kyqhSkyeCfnScLQLSA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir takipçisinin "18 yaşına dönsen neyi değiştirmek isterdin?' sorusuna Bastık, "Saç rengimi" yanıtını verdi ve 18 yaşındaki halini paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FQyhPEZDl0aaBQ93iamE7Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Canım Ailem, Mucize Aynalar, Gelin Takımı ve Hayatımın Neşesi gibi yapımlarla tanınan oyuncu Şebnem Bozoklu yaptığı nostaljik paylaşımla gündem oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1ItX64a6i0-0W880kIIKDg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bozoklu, Engin Altan Düzyatan, Rıza Kocaoğlu, Arda Öziri, Serhat Güzel, Senan Kara, Burak Altay gibi isimlerle 28 yıl önce çekilen bir kareyi takipçileriyle paylaştı.
Oyuncu fotoğrafı "Sınıfımızın güzelliğine bakın" notuyla paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2GiBo3lGxEGtI37XnykA7w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Özledim Her Şeyini", "Dostlarım", "Ödüm Kopuyor", "Benim İçin Öldün Artık", "Seninle Başım Dertte", "Sokakların Dili" ve "Sen Mevsimler Gibisin"in de aralarında bulunduğu çok sayıda esere imza atan Selami Şahin, yıllar sonra eski dostlarıyla bir araya geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/no-6yvmv_Eq4gl-13Drjkw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü sanatçı; 41 yıl önce dostlarıyla verdiği pozu, güncel bir kareyi kolajladı ve şu notu düştü:
"Eskimeyen dostlarım; Ümit Besen, Ahmet Selçuk İlkan, Hayri Şahin, Selahattin Cesur, Haluk Öztürk yıllar sonra bir araya geldik, yeniden aynı masada buluşmanın mutluluğunu yaşadık. Müzik, dostluk ve anılarla dolu bu özel buluşma, her birimizin kalbinde derin izler bırakan bir geçmişi yeniden hatırlattı. Zaman ne kadar geçerse geçsin, müziğimiz gibi dostluğumuzun da eskimeyeceğini tekrar anladım. 2024 / 1983."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FWcPgXRx00C5q-d1nZcJfg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzun süredir ekranlardan uzak bir yaşam süren oyuncu Belma Canciğer 52 yaşına girdi.
Ünlü senarist Gani Müjde de eşi Canciğer'in doğum gününü sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla kutladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Gxs6hToxU0296bYKlKMAsg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Belma Canciğer'in çocukluk yıllarına ait bir fotoğrafını paylaşan Gani Müjde, şu ifadeleri kullandı:
"Kod adı: Belmoş… Ailemizin hiç büyümeyen çocuğu, canım karım, sevgili eşim, çocuklarımın ve benim yoldaşımız bugün bir yaş daha aldı. Enerjisi ile, süprizleri ile olağanüstü titizliği ile beni ve çocuklarımızı büyüttü ama ama o içindeki çocuk hepimizin yaşama heyecanı ve sevinci oldu. Dilerim uzun yıllarımız ve yollarımız olsun. Çocuklarımız büyüdü ama içindeki ve içimizdeki o merhametli, öğrenmeye ve eğlenmeye aç küçük çocuk hiç büyümesin. Yeni yaşın sana ve ailemize huzur ve mutluluk getirsin. Seni seviyorum (z)..."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RwdNVOICv0uyDEy3hPh0zg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yalan Dünya dizisinde canlandırdığı Tülay karakteriyle yıldızı parlayan ünlü oyuncu İrem Sak’ın babası Dr. Şemsettin Sak, eylül ayında yaşamını yitirdi.
Dr. Şemsettin Sak’ın cenaze töreni, Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde düzenlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wWowIU7WyE6ostYuYR7Svg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu babasını sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğrafla andı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZDwgmefhyU-eQb9yBrJ3Gg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sosyal medya hesabını aktif olarak kullanan ünlü oyuncular arasında yer alan Esra Dermancıoğlu, bu kez takipçilerini geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W1gWFeenUE69TyTa5-v4Zw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2003 yılında kızı Refia'ya hamile olduğu dönemde verdiği bir pozu yayınlayan Dermancıoğlu, paylaşımına "Herkesin havalı hamilelik fotoğrafları varsa bu da benimki herkes ayağa kalksın" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WZLz3tZKIkS0hj93XcORbA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Esra Dermancıoğlu, eski eşi Mehmet Esen ile evliliğinden dünyaya gelen kızı Refia, şimdilerde 21 yaşında...</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fgSE5eziTES4VwBXcGd14Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şarkıları ve sahne performansıyla adından söz ettiren Soner Sarıkabadayı, 49 yaşına girdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ww9hQ7BrF0qSLQPH76J_9g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sosyal medya hesabından bebeklik fotoğrafını paylaşan Sarıkabadayı, doğum gününü şu sözlerle kutladı:
"İyi ki doğdum iyi ki varım. Aileme ve sevdiklerime beni ve benliğimi oluşturdukları için çok teşekkür ederim. Dinleyenlerimin de aramızdaki bu yıkılmaz bağı kuran kalplerinden öpüyorum."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qdSc_u9Vtke-djJhtmsZyA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son dönemin popüler isimlerinden İpek Filiz Yazıcı, şarkıcı Ufuk Beydemir ile 2022 yılının ekim ayında tatile gittiği Roma'da nikah masasına oturmuştu. Sosyal medya paylaşımlarıyla sık sık gündem olan oyuncu, Tarkan ile karesini paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gpfzo8yrRky-lYMAQEK3dQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu, daha önce katıldığı bir programda Tarkan ile reklam filminde oynadığını söylemişti.
10-11 yaşlarında Tarkan ile birlikte bir reklam filminde rol aldığını belirten oyuncu, "O reklam filmi Rusya'da yayınlanmıştı, o zamanlar Tarkan ile reklam filminde rol almanın havasını da okulda arkadaşlarıma atmışlığım da oldu ama kötücül bir yerden değil elbette daha sempatik bir yerden diyebiliriz bu hava atmaya" ifadelerini kullanmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VxvQ3cn7lUW6r8Muh_us6w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu Reha Özcan paylaşımıyla takipçilerini geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eR38DVK_PUGy2UD2peLU7g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mucize Doktor, Bizim Hikaye ve Üç Kız Kardeş gibi yapımlarla tanınan 59 yaşındaki oyuncu, kendisi gibi oyuncu olan ağabeyi ile paylaştığı fotoğrafa şu notu düştü:
"İlk ustam... Vardı, güzel hayallerimiz. Mutlu, adil ve huzurlu günler... Hepsi içindeymiş kişinin.. Tek başına değil, hep birlikte. Olsun güzeldik hala güzeliz..."
63 yaşındaki Serhat Özcan, Çoban Yıldızı, Sırrını Biliyorum, Ailecek Şaşkınız, Cennet Mahallesi, Zümrüdüanka gibi yapımlarla tanınıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yCsLtYIeY0iqDMNKr9jm7A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tatlı Küçük Yalancılar, Çukur, Yarına Tek Bilet ve Aşk Mevsimi gibi yapımlarla tanınan ünlü oyuncu Dilan Çiçek Deniz, sosyal medya hesabında nostaljik bir paylaşımda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Qy7aqdYYUOk6qzsr4lZSw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>29 yaşındaki oyuncu, sosyal medya akımına uyarak çocukluk karesini takipçileriyle paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5GLbksfCD0iuMY4MPYvdjQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Sen Ağlama İstanbul" ile izleyici karşısına çıkmaya hazırlanan usta oyuncu Tamer Levent, lise yıllarında çekilen siyah beyaz fotoğrafını takipçileriyle paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s2X6WpGk50esTjmrwE7_0g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tamer Levent, paylaşımına "Lise yıllarımda, sevgili arkadaşım Kemal Kutucuoğlu ile....Okulun bahçesinde tören öncesi... O yolculuğa başlanmış ama henüz hedefe dair hiçbir şey belli değil dönemi... İçimde bir şeyler var ama sanat evet henüz aklımdan bile geçmiyor..." notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BmuoT6R5bkSNVoHrRfTNdA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Alişan, meslektaşı ve yakın arkadaşı İsmail Özkan'ın doğum gününü sosyal medya hesabında kutladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cSsq6ZcNEkCTJgTngaa3MQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Alişan paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"Yıl 1994... İkimiz de 18 yaşında İTÜ Devlet Konservatuvarı öğrencileriyiz. Hayallerimiz var hem de ne hayaller... Kaset çıkaracağız, konserler vereceğiz, para kazanacağız sonra evlenip çoluk çocuğa kavuşacağız... Hepsi oldu mu? Çok şükür hepsi oldu. Yaş ne oldu? 48 bitiyor, 49'a doğru gidiyoruz. Sağdıcım, sağlıkla huzurla nice güzel yıllarımız olsun inşallah. Ailemizle, sevdiklerimizle hep birlikte..."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H8P0NJYZZki4vw7YfFlPvw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü sanatçı Yıldız Tilbe, X hesabında yaptığı paylaşımlarla gündeme geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MJX4ZP1xwEaYfhXjSs65Xw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>58 yaşındaki sanatçı, 18 yaşındaki fotoğrafını takipçileriyle paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Iuxfeiytx0ae2xn4oxqdpQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tilbe ardından da "58" notuyla başka bir fotoğrafını paylaştı.
Sanatçının gençlik fotoğrafı sosyal medyada büyük ilgi gördü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4Kf6JepyEkSP5RyXjuiauA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Usta şarkıcı Ayşegül Aldinç, 24 Kasım Öğretmenler Günü paylaşımıyla adından söz ettirdi.
Öğrencilik yıllarından bir kare paylaşan sanatçı "Başta Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e minnetle rahmet diler; uzun yıllar öğretmen olarak hizmet vermiş ilk öğretmenim canım anneciğime, ilkokul öğretmenim Vesile Bekyel olmak üzere bana kattıkları her şey için gelmiş geçmiş tüm öğretmenlerime üzerimdeki emekleri için teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rsv4Ltp84UqMwmXiJpbhJQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aldinç sözlerine "Kaybettiklerimizin ruhları şad olsun. Tüm öğretmenlerin (Ben de kısa bir süre Anafartalar Orta Okulu’nda öğretmenlik yaptığım için benimki de kutlu olsun) Öğretmenler Günü’nü kutlar atanamayanlara da, mutlu haberler dilerim" diye devam etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jSR4IwfSSkSLe1RZjrjKdw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son dönemde yasadışı bahis operasyonları nedeniyle zor günler geçiren Serdar Ortaç, son paylaşımıyla adından söz ettirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/olOFZVaaSk6xh7l6cU06VQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>18 yaşında çekilen bir fotoğrafını takipçileriyle paylaşan ünlü isim, "Şimdi bu fotoğraftaki Serdar'a birkaç şey söylemek istiyorum. Burada 18 yaşındayım. Bilkent Üniversitesi'ni kazandım oraya gittim, üniversiteyi bitirmedim, döndüm. Sonra şarkıcı oldum. Herkesin bildiği gibi yaşadım. Eğer üniversiteyi bitirip meslek sahibi olup İngilizce öğretmeni olsaydım, şöhret olmasaydım bunlar başıma gelmeyecekti. Ne kumarı bilecektim ne başka bir şey. Zaten başka bir şeyim yok. İçkiyi de sigarayı da bıraktım. Fark etmez, bunların hiçbiri olmayacaktı. Huzurlu, güzel bir evlilik yapıp çocuklarıma bakacaktım. Emekli olup Allah katına çıkacaktım. Ama kadere bak beni Serdar Ortaç yaptı. Başım hiç beladan kurtulmadı. Bunların hepsinde hata benim tabi. Ama böyle yazılmış, Rabbim böyle karar vermiş. Öbür türlü 3000 tane şarkı da olmayacaktı..." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/76tSWpH2mUGNfr6llwXs4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü şarkıcıya, hayranlarından "İyi ki Serdar Ortaç oldun. Yoksa seni ve şarkılarını nasıl dinleyecektik?", "İyi ki girmişsin hayatımıza", "Bir Serdar Ortaç daha gelmez dünyaya", "Seni seviyoruz" gibi mesajlar geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UZwZtQ81zE2EucS3JhAzmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü şarkıcı ve oyuncu Özcan Deniz, Mert Yazıcıoğlu ile yıllar önce verdiği bir pozu takipçileriyle paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gCNYYlk58ECZoi_bioCPvA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şimdiler aynı dizide başrolü paylaşan Özcan ile Yazıcıoğlu, 2013 - 2016 yılları arasında ekrana gelen Karagül dizisinde beraber rol almıştı.
52 yaşındaki Deniz ve 31 yaşındaki Yazıcıoğlu'nun değişimi sosyal medyada gündem oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hEOC7_hUWU-vkqzOwf32mQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son dönemde yasadışı bahis operasyonları nedeniyle zor günler geçiren Serdar Ortaç, kapattığı sosyal medya hesaplarını yeniden açtı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N-hQ9CJ0SUKMQoL0LFi4BQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü şarkıcı, ilk otomobilinin fotoğrafını paylaştı. 
Ortaç, paylaşımına "İlk arabam, Büyükçekmece 1989" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7UEcQm0ILU6ozeWgPg1Bkw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir döneme damga vuran “Sihirli Annem” ve “Selena” dizilerindeki rolleri ile tanınan Gizem Güven, şimdilerde ekranlardan uzak olsa da sosyal medya paylaşımlarıyla gündeme geliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NSlItmAEu0CD2NNU1URpIw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gizem Güven, sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımlarda çocukluk fotoğraflarına yer verdi.
Ünlü isim, bu kareyi "Bir ara saçlarımı böyle yapmak isterdim ama işte" notuyla paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qfo8vV8gMUCoLINeTultVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gizem Güven, bir başka çocukluk fotoğrafında ise "Bu ise favori modum her daim" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wj5iepkOfUqKCvl5k9K3dA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu Perihan Savaş sosyal medya hesabında yaptığı duygusal paylaşımla gündeme geldi. Savaş, eşi Yılmaz Zafer'in 29'uncu ölüm yıl dönümünde birçok nostaljik kare paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9Njw0UzvwECAuVJHCvmMjg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Perihan Savaş paylaşımına "Sözün bittiği bir gündeyiz yine. Seni kalbime sakladım. Hep oradasın, sonsuza kadar" notunu düştü.
Yılmaz Zafer, 38 yaşındayken 9 Kasım 1995'te hayatını kaybetti</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ONhxEGSm1UaNGXiHiquAOQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu Ezgi Mola, yaklaşık dört yıldır aşk yaşadığı işletmeci Mustafa Aksallı ile 8 Mayıs'ta sade bir törenle dünyaevine girmişti. Ünlü oyuncu, 23 Kasım 2023 tarihinde de oğluna kavuşmuştu.
İlk kez anne baba olmanın mutluluğunu yaşayan çift, çocuklarına Can adını verdi. Şimdilerde anneliğin tadını çıkaran Ezgi Mola, çocukluk fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eBYJa7KGDk6kjrRbpweUbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mola paylaşımına "Mutlu musunuz saçlarım uzadı. İlk fotoğraf şimdi. Son fotoğraf kardeşimin saçlarını bile kıskanıp aynısını yapın dediğim yaşım... Kesilen iki örgümü hala saklıyor annem" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wz5jkYEw-kStmTh0QrjnmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Elveda Rumeli, Aile Arasında, Yabancı Damat ve Sevdaluk gibi yapımlarla adından söz ettiren usta oyuncu Erdal Özyağcılar sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımla gündeme geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1HhrOUngNU2-LpyYoDm5XQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu, yer alacağı bir dizi için kendisinden gençlik fotoğrafının istendiğini belirtti ve şu açıklamayı yaptı:
"Albümlerin arasından İstanbul Belediye Konservatuarı tiyatro bölümü öğrenci hüviyet kartım çıkıverdi karşıma. Resmime baktım üzmedi beni şimdiki halim. Konservatuar yıllarım hepsi buram buram hala yüreğimde hüzünlenmedim. Sadece yıllar önce bu mesleğe gönül verip adım attığım için binlerce kez şükürler olsun dedim."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b87c7KIpXkGg72NgbAjDDw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu Sevinç Erbulak, kızı Kavin'in yeni yaşını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla kutladı. Kızını kucağına aldığı ilk gün çekilen fotoğrafları paylaşan Erbulak, "Sana bir şey anlatmak istiyorum Kavin'im. Seni kucağıma verdikleri andan itibaren hayatım çok net bir şekilde (o andan itibaren) değişti, bunu biliyorsun. Bak şu bulduğum fotoğraf, işte o ilk anımız bu, ilk fotoğrafımız" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V6AmwSLZwUWcprkhORBxlg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Erbulak, sözlerine "Uyuyan pembe bir kedi yavrusu gibi gelmiştin odaya, ben de ne yapacağını bilmeyen bir anneydim en fazla, çok mutlu, çok şaşkın biraz da endişeli bir anne, böyle bir his kalmış aklımda. Sonra bir ara seni koluma yatırmışım, birlikte ilk uykumuza dalmışız sanki. O gece çok güzel uyumuştuk. Sonra o kadar çok uyuduk ki birlikte, birkaç sene sonra anne terletme beni odana git artık dediğinde kalbime ağrı girmişti ama haklıydın kızım. Kız çocukları genellikle hep haklıdır, dünyanın en tatlı kanunlarından biri bu. Sana anlatacağım şey bu değildi, buraya nereden nasıl geldim bilmiyorum. 
Üçüncü fotoğraf herhangi bir gün metroda çekilmiş. O anı, o günü hatırlamamız için özel bir nedenimiz yok. Buna rağmen o fotoğrafı gördüğüm an vagondaki aşırı gürültü, metronun kokusu ve rayların aşırı yüksek sesi doldurdu odayı. Önündeki şahane hayatını hep böyle geçirmeni istiyorum bir tanem, mutlu olduğun anların farkına varmadan, mutluluğunu hep sonradan hatırlayarak yaşa lütfen, böyle yaşa ki o sırada ne kadar mutlu olduğunu düşünmeye vaktin olmasın. Sen, sadece yaşa. Bütün güzellikler gelsin bulsun seni. Sonra bu geceki ben gibi, alelade günlerden birinde çekilmiş tamamen unuttuğun bir fotoğrafa bakarken o günün ne kadar güzel bir gün olduğunu 'dan' diye hatırla. Yaşam tam da böyle içinden geçmemiz gereken, hafif, inceliklerle dolu, kabalıkları asla görmezden gelemeyeceğimiz ama onlarla baş edebileceğimiz bir masal. Sadece sonu değil çevirdiğin her sayfanın sonu iyi bitsin. 18’ine 5 kala, böyleyim işte.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ki4a7iYx6US4MlEmC8PmKw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz aylarda beyin kanaması geçirdiği ortaya çıkan oyuncu Peker Açıkalın, 39 yıl önce çekilen askerlik fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JrwMCu5xtk6p_Tnvc2UEZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Takipçilerini geçmişe götüren Açıkalın, paylaşımına "Canım Atatürk, biz Foça Dağ Komando 85/1 özel eğitim ekibiyiz… Yıl 1985, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda Foça sokaklarında yürüyüş yaparken, ellerinde Ay yıldızlı bayrağı sallayan halk ağlıyordu ve tabii ki bizimde gözlerimiz dolu doluyken, yürüyüşümüzden, evlerin camları zangır zangır sallanıyordu… Tıpkı bugün sana saygısızlık yapanlar gibi…" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eRklQjMUbEqQdYw1u0oglg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son dönemin popüler oyuncularındanolan Melis Sezen, kardeşi Polat Sezen'in doğum gününü sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımla kutladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N8nlUeZEP0--3ILFUpCetQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kerem Bürsin ile "Son of a Rich" filminde buluşmaya hazırlanan ünlü oyuncu paylaşımına şu notu düştü:
"Canım kardeşim, karındaşım, yoldaşım, her şeyim! Sonsuz şükürler olsun varlığına iyi ki benim kardeşimsin varlığın kutlu olsun hep çok mutlu ol yüreğin ışıl ışıl parlasın melekler yanı başında olsun hep. Seni çok seviyorum, sağlıkla mutlulukla birlikte şahane yaşlara."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rwhPtYI8Vku2g-MA1vrq7w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeşilçam'ın usta oyuncularından Tarık Tarcan, seneler önce rol arkadaşlarıyla birlikte çektirdiği fotoğrafı takipçilerinin beğenisine sundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zGWWXj5b3Eur3wrervyyiA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tarcan, 1986 yapımı "Akrep" filminin setinde çekilen fotoğrafa; "Dünyanın en tatlı insanı Öztürk Serengil... Bilinenin aksine üç kızının harika babası Coşkun Göğen... Ahmet Tarık Tekçe'nin biricik kızı ve dört film çektiğimiz harika mert kadın Ahu Tuğba... Öztürk abim ve sevgili Ahu nurlar içinde yatın. Çok değerli bir anı... Fotoğraf 'Akrep' filminden..." notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OLwOj97JkESQV03_9yjwtQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü şarkıcı Safiye Soyman, 13 yaşında Ziya Akaröz ile evlendirilmişti. Şarkıcı, düğününden bir kareyi sosyal medya hesabından paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xMpaugz-Kk-JHmmjlE7g6g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>1974 yılında evlenen Soyman paylaşımına "İşte ben Safiye gelin" notunu düştü.
Uzun yıllardır Faik Öztürk ile birlikte olan Soyman, 13 yaşında babasının kendini evlendirmesiyle ilgili "Annem ve babam önce 'O çok küçük, olmaz' dediler. Babam sordu bana, daha çocuğum anlamıyorum ki... Babam beni verdi" demişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z6swsgqBnkqQF4EknhjEpw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Usta oyuncu Erdal Özyağcılar, sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımla adından söz ettirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/09Y9ZyoqGUWssqX3yScrMw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü isim, mesleki hayatının farklı dönemlerini gözler önüne seren fotoğrafları yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pgWm47Hkl0eUGjp2QzRtwg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Erdal Özyağcılar, paylaşımına "Burnumun direği sızladı. Siz takipçilerimle bu yolculuğu paylaşmak istedim" ifadelerini not düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/px-58zv0-UaWw6hp52YbnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özyağcılar'ın paylaşımına binlerce beğeni ve "Her karesi o kadar kıymetli ki", "Muhteşem bir sinema yolculuğu", "İyi ki varsınız" gibi yorumlar geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k1O35_8cL0i6cL0LnaXH4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kariyeri boyunca birçok sinema filmi ve televizyon dizisinde rol alan Erdal Özyağcılar, son olarak "Gaddar" adlı dizide boy gösterdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a_97C6nnB0SibbaWNTSSTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir süredir meslektaşı Hakan Kurtaş ile aşk yaşayan ünlü oyuncu Birce Akalay, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımla gündeme geldi.
40 yaşındaki Akalay, önce 2017 yılından bir karesini paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mMSHGhRhPUC5KEXZ1feGrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Daha sonra çocukluk fotoğrafını paylaşan yıldız, "1987 - Stüdyo Yüksel" notunu düştü.
Akalay'ın paylaşımına binlerce beğeni yağdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1JTTYP1P1UKb11qJMtcNgQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir süredir ekranlardan uzak olan Demet Özdemir, sosyal medya paylaşımlarıyla adından söz ettiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ulcgXMMoC0uwVZvM_YysmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son olarak bebekken babasının kucağında çekilen fotoğrafını paylaşan Özdemir, "Yakışıklılığından asla ödün vermeyen babam. Bana bakın ama. Coşkulu bir sabah" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fYH6BUJg1EymR5t_pFSLlA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İclal Aydın, Budapeşte'de okuyan kızı Zeynep Lal Başbuğ hakkında duygusal bir paylaşım yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M7decDp1ZEW19AHdjnM1nQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eğitim hayatını Budapeşte'de sürdüren kızını uğurlayan Aydın, paylaştığı nostaljik fotoğrafa şu notu düştü:"Uçuverdi haftalar, aylar. Tatil bitti. Şimdi uçağa bindi, Budapeşte’ye gitti. Okuluna, kendi küçük evine döndü. Birkaç hafta sonra tam 22 yaşında olacak. Şu fotoğrafta bir yaşında bile değildi. Yedi sekiz aylık olsa gerek… Göğsümde uyuturdum. Bu gece de öyle uyuduk. Ergenliğe geçişiyle kesintiye uğrayan sokulmalar, sarılmalar gurbete gidişle geri döndü. Üstelik büyüdükçe daha sıkı sarılır oldu. Öğrettiğimiz endişelere kendi özel kaygıları da eklendi zira. Anlar, anılar daha da anlamlı geliyor şimdi ona da… Güle güle canım kızım. Harika bir yıl olsun."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UXSYl8QUPEeJ9SIS0AeaDA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Caner Erdeniz ile 2019 yılından bu yana mutlu bir evliliği ve Vina adında bir kızı olan Müge Boz, 1 Haziran 2024'te ikinci kez anne oldu</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CW2GIXMyHk2AvS2O1KJP9Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Rika" adında bir erkek çocuk sahibi olan 40 yaşındaki oyuncu, sosyal medya hesabında çocukluk karelerini paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PFOZqTrNcUiaS8DJO1c35Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir süredir ekranlardan uzak olan ve kızı Elay ile ilgilenen Aslı Enver, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/U4N0NechXkaMk7OuQvisWQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>40 yaşındaki oyuncu, çocukluk yıllarında çekilen fotoğrafına "Mini me" (Minik ben) notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C7HAyD1TY0WNemke3dxRKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü şarkıcı Ayşegül Aldinç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wnkbgTPT4kSdhPYv2prywQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aldinç, 90'lı yıllarda çekilen fotoğrafına "Perşembe günleri geçmiş yıllardan fotoğraf paylaşıyoruz ya. Bir gün önce davrandım" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EMDnHM_DVUCUoG6pSzX43w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çelik, sosyal medyasında lise yıllarına ait bir fotoğrafını paylaştı. 
Şarkıcı paylaşımına "Bugün az önce hayatımın en güzel hediyelerinden birini aldım. Sonsuz ve tarifsizce mutluyum, neşe ile doluyum. Pendik Lisesi'nde okurken matematik hocam olan Nesrin hanım bu fotoğrafı göndermiş" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eh9IUib4VEOVl_mhUnl-vg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü müzisyen sözlerine "Bu vesile ile Nesrin hocamın şahsında bana bugünkü halime gelmeme emek veren bütün hocalarıma minnetle teşekkürler ediyorum" diye devam etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YwwfIf97oUaPwWYN9ddjwA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü şarkıcı Ayşegül Aldinç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JFOh2gzYIUepTcZlmZO8ZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aldinç, yıllar önce çekilen siyah beyaz fotoğrafına "Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nu ( şimdiki adıyla Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ) bitirdikten sonra 4 yıl Yıldız Parkı içinde bulunan Yıldız Porselen’de ( ki Sümerbank’a bağlıydı o zaman) önce stajyer öğrenci sonra da desinatör olarak devlet memuru statüsünde çalışmıştım. Fotoğrafta kıvançla eserimin önünde görülüyorum. Böyle lenger tabak denir kocca tabaklara, vazo ve çeşitli porselen objelere serbest çalışmalar yapardık. Şablonlu klasik çalışmalar da olurdu arada. Eurovision’da yarışıp ayağımın tozuyla işe döndüğüm yıl. Yarışma konusunda müdüriyetten izinliyim tabii.Hiç unutmam askere gider gibi uğurlanmıştım. Saçlarım kısa o vakit. Cesaret edip kestirmişim. O yıllar “Aslan Başı” moda. Niye bu isim konmuş belli değil! Ensede de bi parça saç olduğundan yele sayılıyorsa demek.Sonra onu da kestirmişim. Lafı da kısa kesiim o zaman ben. Kimi uzun yazıyorsun diyor kimi 'Sen yaz biz okuyalım' şeklinde hoş bir yaklaşım içersinde. Ben ikinciyi yeğliyorum tabiyatıyla..." notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Fd0xcP0q8E2nkVL6gBmWXw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü şarkıcı Fedon, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xcUfq7OutUm6Egeho_iGug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gençlik fotoğrafını paylaşan 77 yaşındaki yıldız şu ifadeleri kullandı:
"Birçoğunuzun beni böyle görmediği... Sakalsız Fedon"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HiALHcYgW06YfaNBTZ907w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şu sıralar "Zeytin Ağacı" dizisiyle adından söz ettiren ünlü şarkıcı ve oyuncu Murat Boz, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mnGWAeqSXkOn6tYEusV2eA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>44 yaşındaki Boz paylaşımına "80’li çocuk... Bir elinde yarın öbür elinde dün" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JRaSxvjj10i00pjYy_ydlg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Metin Arolat, çocukluk fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaştı. Geçmişi yad eden ünlü isim, içini döktü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SL4cmrNOcESlxuhDcqvBOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Paylaşımına duygusal bir not düşen Arolat, "Bu gün anneciğim, babamın ve abimin yanına göçeli tam 4 yıl oldu. Şimdi üçü yan yana yatıyorlar. Oysa bu fotoğraf çekilirken böyle bir şey gelebilir miydi ki aklımıza? Benim için en mutlu günlerin fotoğrafıdır bu. Hepimiz bir aradayken, henüz hiç kimse ölmemişken, dinmeyen acıyı, bitmeyen özlemi, sonsuz ayrılığı, sonsuz yalnızlığı henüz öğrenmemişken. Hepimizin bütün kaybettiklerimize dualarımı yolluyorum" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oS3jYJe-6kWy_JpjpE8Y8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu Meltem Cumbul, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xc8YEIMIp0-FT9wANWyc3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Lise yıllığından kalma fotoğrafını takipçileriyle paylaşan Meltem Cumbul, "Bugün size 17 yaşımdan günaydın" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/U3s0FUNpSEGeST02n3Hf1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü şarkıcı Fedon sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımla takipçilerini 58 yıl öncesine götürdü!</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZGvZSXi9_0maSzSeUctEoQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Askerlik fotoğrafını takipçileriyle paylaşan 77 yaşındaki yıldız şu ifadeleri kullandı:
"1966 Amasya Carcurum'da askerim. Radyomla baş başa. Kim bilebilirdi bir gün Fedon olarak şarkıcı olacağımı... Ben bile bilmiyordum."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GiZTRHR360uN8MwoRSl9kg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gülpembe, Dağlar Dağlar, Unutamadım, Arkadaşım Eşek gibi şarkılarıyla hafızalara kazınan usta sanatçı Barış Manço'nun oğlu Doğukan Manço sosyal medya hesabında takipçilerini geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y6Qy76mgEUuJup2OvbG5Bg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Annesi Lale Manço Ahıskalı ile fotoğrafını paylaşan 43 yaşındaki Manço "1980'ler" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3lqb9IG2H06SZGUmXBCphQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu Zeynep Çamcı sosyal medya hesabında çocukluk yıllarından bir kare paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zBnRnr6SWUajbfKdGP1YbQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>37 yaşındaki oyuncu paylaşımına "Bebe Zeynep" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N-YVNbXM8EqZJWWZr3m_Xg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Esat Yontuç, Acun ılıcalı'nın 55. yaşını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla kutladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/w47ts9lABUSpA5ZzyrcLBA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yontunç paylaşımına  "Evet o uzun 24 gün geçti ve eşitlendik. İyi ki doğdun iyi ki varsın. Nice beraber mutlu yıllara inşallah" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cpcknj6bvE6oPu0LLeqbXQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü şarkıcı Levent Yüksek sosyal medya hesabındaki paylaşımıyla adından söz ettirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vS1YjhhLYkmnhZ115hkHKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>45 yıl önce çekilen bir karesini paylaşan şarkıcı, "Bu fotoğraf 15 yaşında Antalya Lisesi’nde okuyan ve sahneye çıkıp bas çalan Levent. Videoda ise Levent’in 45 sene sonra doğduğu yerde sahnesine davet ettiği ilkokul öğrencisi koro arkadaşları var. Çocukluğum, ilk gençliğim Antalya’ya selam olsun. Videonun sonundaki küçük arkadaşıma sesleniyorum; O gurur bana ait" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pTmI4J1mnk2dPoXFcdXxpQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bahar dizisinin yıldızı Demet Evgar sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü.
Dün doğum gününü kutlayan yıldız, çocukluk fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_2h6Mmzp2U-a9VdAqHLN4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Evgar paylaşımına şu notu düştü:
"Çok fazla çocukluk fotoğrafı olan biriyim. Ama bu fotoğrafımı ben de ilk defa gördüm. Amcamın albümündeymiş. Bi tuhaf oldum. Kızımı gördüm kendimde. Ve sanki kendime daha çok yaklaştım bu görüşle. Tüm çocukluğum boyunca “hayal dünyama” alan tutan aileme binlerce kere şükrediyorum. Kendime de teşekkür ediyorum. Kendimi hiç bırakmadığım için, elimden tuttuğum için ve bir can sevinciyle kendimi sevdiğim için. (Demkoo seni o kalkan kaşından öperim) Elimdeki bebeğimi Mavi de çok seviyor. İkimize de korkunç gelmemesi tuhaf biraz."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ayz1a70A2Uiu9qMj18wX6A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son dönemde gerek açıklamaları gerek sosyal medya paylaşımlarıyla gündemden düşmeyen Cem Yılmaz, takipçilerini geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3GHKCZeDDU-ASaWuZoQ4bg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>19 yaşında çektirdiği bir fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşan Yılmaz, fotoğrafa uyguladığı netleştirme işleminden esprili bir şekilde bahsetti.
Ünlü komedyen, "Yüzüme küçük dokunuşlar yaptırdım. Ama 1992'de..." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ts6ynzbJqEGS7b3S8HKFow.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Doğu Demirkol sosyal medya hesabında çocukluk yıllarına dair fotoğraflarını paylaştı. Çocukluk fotoğraflarını taklit eden Demirkol'un paylaşımı büyük ilgi gördü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dbboMhk6oEKqqmKckYLqxg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demirkol'un paylaşımına sevgilisi Ayşe Kırca kayıtsız kalmadı.
Oya Başar ve ile Levent Kırca'nın kızı olan Ayşe Kırca, Demirkol'un paylaşımına "Aşkım, bebeğim" yorumunu yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rn09nBxMv0y-SEZNuFFnng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Burak Dakak ile dünyaevine girmek için gün sayan ünlü oyuncu Leyla Tanlar, ağabeyi Levin Tanlar'ın doğum gününü sosyal medya hesabında kutladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_ivXw_cMcUmlRO_crgy6Jw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çocukluk fotoğraflarını paylaşan oyuncu, paylaşımına "Levom" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jMw99BC_e0-sHZhPYuMO5A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Boş Bardak", "Bu Aşkın Katili Sensin" ve "Sana Affetmek Yakışır" gibi şarkılarla tanınan ünlü müzisyen Fettah Can, paylaşımıyla takipçilerini geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Jd1PSs_J0SgyXI4pe-5cw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Can paylaşımına "Babam şarkı söylüyor yanında da bilin bakalım kim var? Arkamdaki ufaklıklar da kuzenim ve kız kardeşim" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Xna72cHhjUGb7hLfX-e8yw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rock müziğin ünlü ismi Teoman, sosyal medya hesabını aktif olarak kullanan ünlüler arasında yer alıyor. Zaman zaman çocukluk ve gençlik yıllarına ait kareleri takipçileriyle paylaşan Teoman, nostaljik paylaşımlarına bir yenisini ekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bbRrqq2TO02Sk7CsuX-icg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Teoman, annesiyle sünnet düğününde çekilen fotoğrafına "Annem bana eli öpülecekler listesi veriyor. 'Anneannen ve babaannen. Başka kimsenin elini öpmeyeceksin. Diğer insanların sadece elini sık" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yjuZLJ_Y9ESe3bGbk_K3-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bizim Hikaye, Üç Kız Kardeş ve Mucize Doktor gibi yapımlarla tanınan ünlü oyuncu Reha Özcan takipçilerini geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kQKachE2vEG5FVQWT6lNkA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özcan paylaşımına "Hani benim gençliğim nerede dedim, ablam yolladı..." notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jUeoa6a_Ske5NUpUBUdJyQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü şarkıcı Demet Akalın, 1990 yılında Miss Globe'a katıldı.
Akalın, yarışmanın birincisi Gülay Pınarbaşı ile fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nxuj3ZcnlkGc-sfpuoU5hg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Akalın paylaşımına "Bazen kaçıncı olduğunun bir önemi yoktur" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SnSN7-jNn0ykM5TUgUBiYQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kariyerinde 37. yılı geride bırakan usta oyuncu Levent Can, çocukluk yıllarına ait bir fotoğrafı paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DKikaSEswkeUtiCjumt8mg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu olma hikayesini anlatan Can, “İşte bu kadar küçük çocuklardık tiyatroya gönlümüzü verdiğimizde sene 1986. Ustam Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu'nun kapısından çevrilmiş, kabul edilmemiştim kurslara. Ama ben ne yaptım ettim o kurslara gittim. Yüz vermediler, ders vermediler, sahneye çıkarmadılar başlarına bela olmamayım diye. Haklılardı 15 yaşında ufacık bir çocuktum daha, okulu bırakmıştım tiyatro sevdasıyla 'git önce okulunu bitir' dediler. Sonra ben okulumu da bitirdim, mesleği de söke söke aldım. Azmettim inat ettim ve hiç vazgeçmedim bu sevdadan. Ve 3 Nisan 1987 senesinde Kadıköy Halk Eğitim Merkezi sahnesinde profesyonel olarak ilk kez sahneye seyirci karşısına çıktım, çok heyecanlıydım, bugün 37. yılım ve halâ aynı heyecan içindeyim söz konusu tiyatro olduğunda. Yanımdaki dünyalar güzeli arkadaşımı bilir tanırsınız. Pelinsu Pir; can yoldaşım, yol arkadaşım, çocukluk arkadaşım. O dönemki kurstan bir o, bir ben, bir de Nur Gürkan mesleğe devam edenler olduk oysa çok daha kalabalıktık kursta. Zaman içinde bırakanlar vazgeçenler oldu, biz hiç vaz geçmedik hep 'tiyatro' dedik. Bugün ısrarla inatla yine 'tiyatro' demeye devam.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BPSkjuASr0CeOqQC1RQXIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İş insanı Murat Özdemir Dubai'de evlenen ünlü şarkıcı Ebru Gündeş sosyal medya hesabında çocukluk yıllarından bir kare paylaştı.
Gündeş paylaşımına "Hiç değişmediğim doğrudur 3" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YUEEUv3e3EGmI2xRQzjjLw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>76. Cannes Film Festivali'nde Nuri Bilge Ceylan'ın yönetmenliğini yaptığı "Kuru Otlar Üstüne" filmindeki rolüyle "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü kazanan Merve Dizdar sosyal medya hesabında takipçilerini geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_3meibWCmUC-sDfYlVINAw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Star TV'de yayınlanan Ömer dizisinde Ömer'in ablası Nisa karakterine de hayat veren Merve Dizdar paylaşımına "27 Mart 2004… 17 yaşındayım. Okulun ilk yılı. 27 Mart hazırlık telaşı kuliste. Akşam gösterimiz oluyor. Ben 'Nina'yı oynuyorum." notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yJzQ1g5a7U2VO7sba-2yrA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu sözlerine "Tüm replikleri unuttuğumu düşünüyorum korkudan. 'Profesyonel hayata ilk geçiş, aman diyim kızım kendine gel' gibi asla işime yaramayacak motivasyon konuşmaları yapıyorum. Oyun bittiğinde, sınıf arkadaşlarımla sarılıyoruz. Kutlamalar başlıyor. Kendime diyorum. 'İyi başlangıç Merve…' Hepimizin Tiyatro günü kutlu olsun" diye devam etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uFp0mmGqT0-f_Lbgo5myPQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu Dolunay Soysert, 25 Mart'ta 51 yaşına bastı. Ünlü isim, doğum gününü bebeklik fotoğrafıyla kutladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h9l-1dVETkGnwuaoe0vd2A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Yıllara teşekkür; Ne güzel ki çok sevdim ve çok sevildim bu hayatta, gülerek uyandım çoğu sabah yatağımda" diyen Soysert, paylaşımında "Anamla babamın civcivi, iki erkek kardeşimin belalısı, yeğenimin deli halasıyım. Dostlarım şansımdır. Evcilik oyunundan kopamadığımdan oyuncu oldum ve hep çok sevdim işimi. Doyamadığım kitaplarım, sayısız çocuğum, iki köpek yavrum, asla sonu gelmeyen ezberim, hep yetişmem gereken randevularım, ileri derece gözlüklerim var. Çiçeklere, yaprak sarmasına, gülmeye bir de bebek kokusuna bayılırım. Yapmak istediklerim hiç bitmez, hayallerime renk yetmez. Hayatların pamuk ipliğine bağlı olduğu şu topraklarda bunca zaman yaşıyor oluşuma şükreder dururum. Tıpkı fotoğraftaki gibi hâlâ şaşırarak bakarım Dünya’nın büyüklüğüne ve kendi küçüklüğüme. 1,5 yaşımda ya var ya yokum burada. 'Doğduğunda 1 yaşında mıydın?' tartışmalarından uzak bir noktadayım daha ama yaşamak adına aynı bitmeyen heyecana sahibim hâlâ. Sadece daha bilinçli bir yerden tanıyorum artık bu hissi ve sarılıyorum her anına. İyi ki geldik bu güzel yaşa. Yağmur yağıyor şu anda İstanbul’da, kabul olurmuş doğum günü çocuğunun duası; kirlenmiş her halleri yıkansın yağmur sularıyla insanların, yollardaki ızgaralardan toplaşıp aksın kanalizasyonlara… Güneş parladığında sadece baharı görelim artık ama sadece baharı" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IggsR2-e90WeWbeqRDcz8w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şarkıcı Hayko Cepkin sosyal medya paylaşımıyla takipçilerini geçmişe götürdü.
Cepkin'in yaklaşık 30 sene önce Beşiktaş - Kocaelispor karşılaşmasını tribünde seyrettiği anları arkadaşı buldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GnzOU203-kCCfvSnlWha0g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Beşitaş taraftarı olan Cepkin "Yeni açıkta maçın başlamasını bekliyoruz muhtemelen. Klasik şapkam ve delik deşik montum. @amirnecim arkadaşım 93-94 sezonu Kocaeli ile kupa maçının özetini denk gelip seyrederken beni farketmiş. İşin tuhafı biz daha arkadaş değilken o da aynı maçta tribündeymiş. Elimdeki tek arşiv olacak tribündeki tek görüntümü bulduğu için çok teşekkürler valla çok mutlu oldum" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lFh5uHCAt0iXMmk-1bZNXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rıza Kocaoğlu'nun kendisi gibi oyuncu olan kardeşi Gözde Kocaoğlu, ağabeyinin 45. yaşını sosyal medya hesabından kutladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dYtSabyLY0iTUDTFu03JCg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gözde Kocaoğlu, paylaşımında "Abicim, ciğerimin köşesi, büyürken bana şefkati, sevmeyi, ilgilenmeyi, görmeyi öğrettiğin için; daha sonraları da kapsamayı, yaşamayı, gülmeyi unutmamayı her şeyden önce ‘biz varız’ demeyi ve hissettirmeyi unutturmadığın için sana binlerce teşekkür ederim. Daha dün yine “Sahnede nasıl da devleşiyor bu adam?” dedim seni izlerken. E ben seni izlerken hayran bakan küçük kardeşim hep işte. İlk kucağına aldığın gün gibi. ‘İşte bu benim oyun arkadaşım’ dediğin an gibi. Sen de karanlıklarda elimi tutan güzel yürekli abim. Şimdi bir de Mercan’ın dayişkosu... İyi ki varsın, hep ışığınla parla. İyi ki doğdun. Seni çok seviyorum canım kardeşim" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KrtM31K6S0-BnX_IlpGuvQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu Açelya Akkoyun, sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü. Akkoyun, ağabeyi Demokan Akkoyun'un doğum gününü kutladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E-HcPU1tqUGyj8Z9BKPpPA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Akkoyun, çocukluk yıllarında ağabeyi ile çekilen fotoğrafına şu notu düştü:
"Bu hayattaki ilk aşkım, ilk adımımın şahidi, hep ve daimi destekçim. Anne-babamız çalıştığı için beni okuldan alıp, evde envai çeşit tostlarla karnımı doyuruverdiğin günlerden bir gün çekilmişti bu fotoğraf hatırladın mı? Konuşmayı öğrendiğimde bizimkiler, 'abi de' demiş, ben de onu 'abido' diye çevirmişim. Abido’m benim. Varlığının kıymetini anlatacak kelimeleri bulamıyorum. Işık saçan zihnin, engin gönlün, iyi kalbin. Çok kıymetlisin bunu biliyorsun. Abido’m yeni yaşın, seni çok... dolayısıyla bizi de çok çok mutlu etsin. Dün, bugün olduğu gibi yarın da seni hep seveceğim. İyi ki doğdun, iyi ki bizimlesin. Daha nice güzel günlere hep beraber erelim. Canımın ta içi."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YLAv96GxVkuNRtp1mpB6Bg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yönetmen Fırat Parlak ile mutlu bir evlilik sürdüren oyuncu Burcu Kara bugün 44 yaşına girdi.
Ünlü oyuncu bebekliğinden bir kareyi takipçileriyle paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1XAG34hfH0uZZ4bLNwURbQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu paylaşımına "Mutlu yıllar küçük kız" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_n16yW-YmEqh1y3niWUjrA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Usta sanatçı Erol Evgin sosyal medya hesabında yaptığı nostaljik paylaşımlarıyla takipçilerini geçmişe götürmeye devam ediyor.
Sanatçı, Nükhet Duru, Bedia Muvahhit ve Adile Naşit ile birlikte olduğu bir kareyi paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5hFGPy-vUk20nt3iBgOgNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Evgin "Bir albüm tanıtım kokteylimden… Nükhet Duru, Bedia Muvahhit ve Adile Naşit ile birlikte…Hey gidi günler!" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V_hYbkTVIEq66KizpO2M8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nilgün Belgün, sosyal medya hesabındaki paylaşımıyla takipçilerini geçmişe götürdü.
Belgün, usta oyuncu Halit Akçatepe ile birlikte olduğu bir kareyi paylaştı</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jMVkn_ad1k6m1C6dq5MJAw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Belgün paylaşımına "Tbt gününe gelsin. Fotoğrafların siyah beyaz olduğu yıllardan… Bu fotoğrafta 25 yaşındayım. Sevgili Halit Akçatepe ile İzmir turnesindeyiz ve oyundan sonra o yılların eğlence kulübü MOGAMBO'da eğleniyoruz. Halit de gezmeyi, eğlenmeyi çok severdi ve beni her gece oyundan sonra bir yere götürürdü. Bana 'sen iyi bir oyuncusun sakın tiyatroyu bırakma' derdi. Yolun başındaydım o yıllarda… Sözünü fazlasıyla tuttum… Halit Akçatepe... Siyah beyaz film gibi biraz... 70'li yıllar..." notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a1fMZdMoxEKQ4f8hJCkOHQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yer aldığı projelerle adından söz ettiren iki çocuk annesi yaptığı son paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü. Paylaştığı şiirle çocukluğuna seslenen güzel oyuncunun nostaljik karesine beğeni yağdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RSWF08hdwUyHQv3LOUdZUw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İşte Düvenci'nin paylaşımı;
"Meraklanma,Yolunda her şeyBüyümek bu işteVe dönüşmekKendini korumakKalabalıkta kaybolmakÜstesinde gelmekKullanılmış hissetmekİlgi görmemekUmudu kaybetmekYanıp kül olmakKorkmak bu işteDeğişmek bu işteHayatta kalmakYaşamak bu işte-yolculuk…RUPİ KAUREn sevdiğim şairlerden…Hayatın acılı tarafından büyümeyi ne de güzel ifade etmiş…Çocukluğuma gelsin ve tüm çocuklara…"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8o_w0TuFh0uPMaDoxdR6Ow.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Türk sinemasının unutulmaz ismi Öztürk Serengil'in kızı Seren Serengil, babasını ölüm yıl dönümünde andı. Babasına olan özlemini ve hayranlığını dile getiren Serengil, yıllar önce çekilen fotoğrafı paylaştı.​</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lClexM2mA0q95jeeSS3aiw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"O kadar uzaktan çekilmiş bir fotoğraf ki ama en sevdiklerimden... Babamın sahnesine zorla çıkmak istediğim, Ajda şarkılarını söylediğim, bale müsamereden kalma İspanyol kıyafetimle çıkmak için kuliste ciyak ciyak ağladığım günlerden biri... 'Armut böyle dibine düştü' derdin. Canım babacığım bugün seni kaybettiğimiz gün... Ama senin evladın olmanın ayrıcalığını, gururunu, mutluluğunu yaşayarak bir ömür geçirttin bize. Mekanın cennettir. Ne kadar sevilen, ne kadar anılan, ne kadar taklit ve takip edilen bir adammışsın. Ne çok insana iyiliklerin dokunmuş, hala insanlar bana ulaşıp 'baban bana bu vermişti, bana bunu almıştı' diyor. Ne kadar eli açık, ne kadar yardımsever, ne kadar iyi bir kalp atmış sende... Gurur duyuyorum senin kızın olduğum için ama çok özlüyorum çok... Eksiğim sensiz bilesin. Yani ne yapsam yerine koyamadım, eksikliğini dolduramadım. Yarım kalmış sana doymamış kızın seni bugün yine özlemle anıyor çok öpaj öpaj öpaj"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XlocE5ogoke3W-PB4wlkyQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çağla Şıkel, okuldan arkadaşlarıyla bir araya geldiği anları sosyal medya hesabından paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yBL-pzrgU0OpKAiCLZSDUg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bale eğitimi alan Şıkel, "Bu kızlar yine buluştu. 35 yılımız var" notuyla bu kareyi paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hAUMnDYhMUGs8kK6LaLUrQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şarkıcı Levent Yüksel, yaptığı nostaljik paylaşımla takipçilerini 54 yıl öncesine götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yg2-EhvLpE6mQtx08AyXlQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yüksel paylaşımına "Yer Antalya, yıl 1969… Biri beni dünyaya getiren, diğeri yetişmemde büyük emeği olan dünya güzeli iki kadın. Anneannem Hayriye Hanım ve annem Hülya… Ortadaki ufaklığın kim olduğunu söylememe gerek yok sanırım" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qsbz_ZHbFE-DEVpyAVOBoQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Erol Evgin'in oğlu Murat Evgin, Sezen Aksu ile yıllar önce çekilen karesini paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YPUXyt-ZzkyrYNBlDaHHjA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü müzisyen paylaşımına "80’lerin sonunda Bostancı Gösteri Merkezi’ndeki Sezen Aksu konserindeki bu çocuk büyüdü de konserinde 'Sezen Aksu Şarkıları' mı söylüyor?" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wwOWwsUjoEysXQ84u4l8rQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlker Ayrık sosyal medya hesabındaki paylaşımıyla takipçilerini geçmişe götürdü. Ablası İlknur Sönmez'in doğum gününü kutlayan yıldız, okul yıllarından bir kare paylaştı.
Ayrık paylaşımına "Ablam… Herkesin bir ablası olmalı gibi. Çünkü insanın ablasının olması çok tatlı, çok yakışıklı… Fotoğraftaki de benim ablam İlknur. Fotoğraf da bizim çocukluğumuz. Saç kesimim, ablamın kurdelesi, önlüklerimiz, çantam, şortum ve altındaki muhteşem bacaklarım. Ve çok şükür ki bu fotoğrafta görülmeyen ayakkabılarım. Püsküllü müsküllü Allah korusun… Stüdyodaki fonu saymadım bile…" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lJHFUb-IkUa98lQs9vSSUA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ayrık sözlerine "Bugün ablamın doğum günü. İyi ki doğmuş, iyi ki ablam olmuş, annem Mukaddes Hanım bizi iyi ki doğurmuş… Canım Annem… Bir de ağabeyim var. Vehbi. Ona bambaşka bir zaman değineceğim. Bu paylaşım yetmez. O tam bir efsane çünkü… Canım ablam; Senin, Alpan Ağabeyim’in, Haktan ve Selim’in şapşahane bir ömrü olsun. Mutlu ve her zaman bana verdiğin gibi huzurlu bir ömür… Seni çok seviyorum…
Not: Biliyorum ki bunu görünce duygulanıp ağlayacaksın. Ağlama sakın. Hep gül. Sana gülmek yakışıyor…" diyerek devam etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lmwsy0EbhE6WrposPk5Dfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü televizyon sunucusu Beyazıt Öztürk sosyal medya hesabında takipçilerini geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bebxjKkyVESRhJ-85bL_nQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Öztürk paylaşımına "1980, Ankara Yenimahalle" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pm4ZlDpLZkmJsqym6KWxMw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu, arkadaşı Meriç Hasgül Aydın'ın yeni yaşını yıllar önce çekilen fotoğrafla kutladı. Ünlü isim, Aydın ile birlikte yer aldıkları kareye "İyi ki doğmuşsun zekim" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ODWchJXkIk-laNMgTy2f2A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu Bülent Şakrak, arkadaşı Emre Altuğ ile birlikte yer aldığı bir kareyi paylaştı.
Altuğ'un doğum gününü kutlayan Şakrak, mesajına "Güüüümmm... Al sana...'Doğum günün kutlu olsun ihtiyar' dersin ha? İfşalarım sürecek..." notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zA0sVpQrmESt3WhxahPlNA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Emre Altuğ, 26 Ağustos'ta Bülent Şakrak'ın doğum gününü kutlarken "Doğum günün kutlu olsun ihtiyar" demişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-6ID_XtcOEmj3yF_VFILaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Erol Evgin sosyal medya hesabında gençlik fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NU9l_ltrHkCiK9g--cR_iw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü sanatçı paylaşımına "Giysilerden yılları tahmin etmeye devam. Jean’ın geniş paçaları ve ayakkabının topukları 70’ler diyor. Yeri hatırlamıyorum. Kim bilir nerenin kıyısı…" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vjl-U7hf006iTWzjJvZOMg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rock müziğin sevilen ismi Teoman, Ramazan bayramına özel çocukluk fotoğrafını paylaştı. 
Şarkıcı paylaşımına "Pazar günleri, Sahaflar’ın orada, Beyazıt’ta sokak pazarları kuruluyor, oralarda sinema makinelerini seyredip, para biriktiriyorum; Bayram harçlıklarımı, amcalarımın verdiği harçlıkları. Sonunda annemle gidiyoruz Beyazıt’a, küçücük, çok hafif, kırmızı, gri plastik bir sinema makinem var artık. Süper 8. Eve zor varıyorum, hemen tornavidayla aletin içini açıp dişlilere yağları sürüyorum. Şarlo filmini takıyorum, o da ne! Makinem çalışmıyor. Daha doğrusu çalışıyor da, iki saniye çalışıp bir dakika tutukluk yapıyor. Ölmek istiyorum! Ne yapsam olmuyor" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JGmNOwIq50iHLmarpTHtoQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şarkıcı sözlerine "Diğer hafta makineyi geri götürüyoruz, adam içini açıyor, 'Buna yağ mı koydunuz?' diyor. Meğer bütün dişlileri plastikmiş, mahvetmişim makineyi yağ koyarak. Kalbim parçalanıyor, vıcık vıcık yağ var. Adam bir bezle ince ince siliyor yağları. Evde takılıyor hâlâ makinem. Hiçbir işe yaramıyor. Sürekli yağlarını siliyorum dişlilerin, hâlâ parlak parlak her yeri makinenin, arınmıyor yağ bir türlü. Şarlo gözüküyor ama iki saniye hareket edip duruyor. Mutsuzluktan öleceğim! Tekrar bir para biriktirme olayına giriyorum, önümde uzun bir zaman var sinema makinesine sahip olabilmem için..." diyerek devam etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qBg6cGNX5EuVQk5or-9ZeA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu Berna Laçin, sosyal medya hesabında nostaljik bir sahur paylaşımı yaptı.
Takipçileriyle çocukluk hallerini paylaşan Laçin, "An itibari ile #kadirgecesi için tek başıma sahur yaparken ne çok andım dedemi ve bunun üzerine bilinmeyen bir fotoğrafımızı paylaşasım geldi. Dedemin sahur muhabbeti çocukluğumun en tatlı anılarındandır" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0f98Pf7D9UKPJ-Kena7Nng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu sözlerine "Tıpkı onun gibi pilav hoşaf var benim de soframda şimdi. Çayı da demledim onun gibi üşenmeyip ama bende ramazan pidesi ve kahvaltılıklar da üzerine ek. Dedemle benzer bir sahur ama küçük bir farkla, o kuş kadar yerdi ben maşallah..." diyerek devam etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wXhNdokjQUS_aEYUEeuSBQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Usta oyuncu Nilgün Belgün ilk evliliğini 19 yaşındayken, tiyatrocu ve komedyen Abdullah Şahin ile yaptı. Çift kısa süre sonra da kızları Oylum Şahin'i kucağına aldı. 
Daha sonra anlaşmalı olarak boşanan Belgün ikinci evliliğini usta müzisyen İlham Gencer'in oğlu İlhan Gencer'le yapmıştı. Merve Gencer adında bir kızı olan çift yollarını ayırmıştı.
Nilgün Belgün,sosyal medya paylaşımıyla Gencer Ailesi'yle birlikte geçirdiği günleri andı. Ünlü oyuncu bu fotoğrafın altına şu notu düştü: "Tbt gününü Gencer Ailesi'ne ayırdım bugün... Eşim İlhan Gencer piyano çalar biz de Ayten ablayla gelin-kaynana olarak oynarız. Ayten Abla'yı zorla oynamaya razı etmiştim. Bir daha da böyle bir fotoğrafı kimse görmedi. Hiç hoşlanmazdı böyle şeylerden...”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3py1J7nHvUyIyW5yWDuPaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bora Gencer'in paylaştığı bir fotoğrafı da alıntı yapan Belgün altına, "Eski kayınbiraderim Bora Gencer paylaşmış... 25 yaşındayım ve Ayten Alpman'la İlham Gencer’in geliniyim ama gelin maaşım yok! İlham abi yanındaki küçük çocuk Bora... Benim yanımda oturan görümcem Ayşe Gencer. Karşımda oturan güzel kadın Bora'nın annesi Necla hanımdı. Galiba hayatın en güzel yanı yaşanmış güzel günlerin fotoğrafları" diye yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XeDhqpla2UWPOgOGF1j_vQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aoFuixTsVk2Gh2nFimDn9Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sosyal medyayı aktif bir şekilde kullanan usta şarkıcı Nükhet Duru, Yeşilçam'ın ünlü oyuncuları Zeki Alasya ve Metin Akpınar ile olduğu bir kareyi paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4ZCqVos7F0eHGgmPmU1vrQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Duru paylaşımına "Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer. Buymuş meğer!" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/D7-9gbHs4USjz01cDxKbOQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu Hakan Bilgin, 55'inci yaşını Instagram sayfasında paylaştığı fotoğrafla kutladı.
Bilgin, ablasıyla birlikte yer aldığı siyah beyaz fotoğrafın altına şu notu düştü:</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OjLhWFxebEGykGug0zAkCA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Yıllar yıllar önce ablamla yine 23 Nisan'a hazırlanmıştık, hayata o zaman da hep heyecanla, umutla bağlıydım… Dünya, ülkem bana ne yaşatırsa yaşatsın, şikayet etmeden, tutunmaya, ayakta kalmaya çalıştım. Böyle olmaz dediler, kavga et, savaş, severek nereye kadar ayakta durabilirsin? Ben de dedim ki 'Buraya kadar geldim sadece severek, fena da değil, sevmeye devam.' 55'i bitirdim, devamında görüşmek dileğiyle..."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LAU8UmrQmESL13qEcXPObg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>MasterChef programı jüri üyesi şef Mehmet Yalçınkaya, sosyal medyada takipçilerini zaman yolculuğuna çıkardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rIXtso-Cu0m5384LGdMH8A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü şef, çocukluk ve gençlik yıllarının yer aldığı kolajı paylaşırken "Yıllar" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LRrh-QIot0uVO8TTOfwPcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İş insanı Selim Sarı ile 2012'de evlendikten sonra oyunculuk kariyerine ara verip yaşamını ABD'nin Miami şehrinde sürdüren ardından pandemi nedeniyle Türkiye'ye geri dönen Didem Uzel,  24 yıl önce çekilen eski bir fotoğrafını sosyal medya hesabından yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YmI6rQ81tkSZK7f4xk0nzA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzel, gönderisine, "30'lar... O zaman elimizde akıllı telefonlar yok ki selfie'ler çekelim, her anımızı kaydedelim, gösterelim. Anca işte böyle gazetelerden saklanan fotoğraflar elimizde. 1999... Tbt... Hafta içi canlı yayın yapıyordum. O dönemin fotoğrafları... Yani ben burada 28 yaşındayım büyük olasılıkla. 30’lar derken, o yaşların tümünü kastetmiştim" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wUJKY4sapkSfnu27XACp0g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu Cem Davran, 59'uncu yaşına girdi. Ünlü isim, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/awZV9XONFUS8Ulr6eJTzww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cem Davran, çocukluk fotoğrafına "Bugün benim doğum günüm. Elli dokuz yıllık hikâyemde çok şeye tanıklık ettim ama bu başka; hüzünlü ve sisli. Canım ülkem bir yandan acılarla boğuşuyor, bir yandan karanlığa direniyor. Beni var eden anneciğim babacığım yok artık ama bıraktıkları aydınlık, bana her şeye rağmen umut veriyor. Doğum günümde hepinize öfkesiz, huzurlu, vicdanlı, çağdaş, ulu önder Atatürk’ün ışığıyla dolu zamanlar diliyorum. Çocukluğumdan çocukluğunuza sonsuz saygı ve sevgilerimle" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sMRXiBe5ekG5tT_2UcIZHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gülseren Budayıcıoğlu'nun hikayesinden esinlenilerek oluşturulan Star TV dizisi Çöp Adam'da rol alan Engin Altan Düzyatan, başarılı performansının yanı sıra sosyal medya paylaşımlarıyla da adından söz ettiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-yTd2fkDNkm-IBkrKN1U2w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dizide Tamer karakterine hayat veren Düzyatan, hesabında gençlik yıllarına dair bir kare paylaştı. Ünlü oyuncu paylaşımına "Tiyatroya başladığım yıl, Karşıyaka Lisesi, 1994… Yaş 15…" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eC2jzbbNO02bC80WiKvzrQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cici, Martıların Efendisi, Sen Çal Kapımı ve Hakan: Muhafız gibi yapımlarla tanınan ünlü oyuncu Bige Önal, takipçilerini zaman yolculuğuna çıkardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3qNQcXoRKESMPgD_FJVvnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>33. yaşını kutlayan oyuncu "Hayatın değerini bilmek için an’larda kalmaya çabalamayla geçen bir sene oldu. Zamanın nasıl sürprizler yapabileceğine defalarca şaşırarak; yeniliklerin de zamanla, doğru zamanda, olması gerektiği an’da geldiğini öğrenerek… Tam olarak böyle bir sene geçti. Zamanın ve doğru zamanın değerini bilerek giriyorum bu yaşıma. "Aynı doğru zamanın hepimiz, ülkemiz için de geldiğini ümit ederek; hepimize sağlık, huzur ve ferahlık diliyorum bu yıl" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FJuYkWwpnEycresu3ZQGWg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu Nurgül Yeşilçay, sosyal medya paylaşımıyla takipçilerini zaman yolculuğuna çıkardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/twXqdPUyW0a3ckRqk_67lg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eski fotoğraflarını art arda paylaşan ünlü oyuncu, Star TV'nin sevilen dizisi Çöp Adam'da Tamer karakterini canlandıran Engin Altan Düzyatan ile bir karesini paylaştı.
Yeşilçay paylaşımına "Ama Engin Altan Düzyatan'a bakın çabuk, bebe" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/re2LOsaL3UCBa_sEzQ1Jow.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Türk seyircisinin 80'li ve 90'lı yıllar boyunca yayınlanan Bizimkiler dizisindeki Nazan olarak tanıyıp sevdiği, genç neslin de Kardeş Payı dizisiyle tanıdığı Ayşe Kökçü, nostaljik paylaşımıyla geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8_EHzvSDcU2Xt3KXKJJn2w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu, üniversite yıllarında çekilen fotoğrafını “Edebiyat fakültesi Türkoloji bölümü 1972 -73 dönemi” notuyla yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_OtWPH6C10-EbAoTlgnaYg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu Nilgün Belgün, sosyal medya paylaşımıyla takipçilerini zaman yolculuğuna çıkardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XU_iWa011E2RZ3UH_ZasCw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeşilçam'ın usta oyuncusu Ayşen Gruda'yı ölüm yıl dönümünde anan Belgün, gittikleri turnelerden fotoğraflar paylaştı.
Oyuncu, paylaşımına "Canım arkadaşım, sırdaşım Ayşen’im sen gideli 4 yıl oldu… Bu fotoğrafları albümden buldum. İlk fotoğraf İzmir'de Dormen Tiyatrosu'yla turnedeyken çekilmişti. İkincisi de Adoş ve Duygu Ankara'yla sahne showu yaparken… Ne çok anı, ne çok yıl, ne çok sahne, ne çok kabare show'u, ne çok sır, ne çok mazi paylaştık seninle" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N1Te8qLxxEyt8pN-qTvHlg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Belgün sözlerine, "Tiyatro sahnesinde oynadığım en şahane arkadaşımdın. Ne çok güldük, ne çok da üzüldük zaman zaman… Hayat da böyle değil midir? Hüzünler neşeler mutluluklar acılar sevinçler iç içe yaşanır. Nurlar içinde uyu biriciğim…" diyerek devam etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rXSrcjaKMEiM_fJDHLHqGQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>'Maskeli Beşler' serisiyle şöhreti yakalayan Peker Açıkalın, paylaşımlarına bir yenisini daha ekledi. Birçok projede rol alan ünlü isim, okul yıllarına ait bir fotoğrafını sosyal medya hesabından yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mDFmYZunxEqQd5Z1RqmLhA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü isim, paylaşımına "Ortaokula başladığım ilk gün… Farkındaysanız; sağ kulağımın büyük olmasının nedeni de tüm can öğretmenlerimin eseridir. Çok çektiler sağ kulağımı, çok... Özellikle ilk 5 sene. Kulak hâla büyük! Ciddiyim. Onun için saçlarım hep uzundur. (Bu özelimi paylaşmak istedim. Benim sağ kulak büyüktür) Suçum ise; derslerde her daim, yaramazlık ve espri yapıp, arkadaşlarımı güldürmekti. Meğer mesleğimin provalarını yapıyormuşum" ifadelerini not düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/al-0dRGzv0aMTTnRVFwLlA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sosyal medya hesabını aktif olarak kullanan ünlü oyuncu Pınar Altuğ, sosyal medya hesabında babasıyla çekilen bir karesini paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3f4A2VEd2kGNJo3AjYNvzw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>1991 yılında babası Niyazi Üçer Altuğ'ı kaybeden Altuğ, ölüm yıl dönümünde paylaştığı fotoğrafa "BABAM... Çok özlüyorum 20.01.1991. Sensiz 32 Sene... İyi ki senin kızınım" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S1KxiVYJh0G2oJ8MNcyLsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kara Para Aşk, Gönülçelen ve Zeytin Ağacı gibi yapımlarla tanınan ünlü oyuncu Tuba Büyüküstün, sosyal medya hesabından takipçilerini zaman yolculuğuna çıkardı.
2005 yılında yayınlanan Çağan Irmak imzalı Çemberimde Gül Oya dizisindeki hallerini paylaşan oyuncu, paylaşımına "Yaş 22" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mO88AJhubUCiyDDN0hkypw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dizide 'Zarife' karakterini canlandıran 40 yaşındaki oyuncunun paylaşımı sosyal medya kullanıcıları tarafından oldukça ilgi gördü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H7RUPgFWbk6lAGyQ2azKVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yabancı Gelin dizisiyle yıldızı parlayan oyuncu Jessica May, üç yaşındayken babaannesi ve dedesi ile çekilen eski bir fotoğrafını takipçileriyle paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2g7b-mecC0ONpciTx9-fzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>May paylaşımına "Hadi sizi 26 yıl önceki Jessica ile tanıştırayım. O gün benim doğum günümdü. Yanımdakiler babaannem ve dedem. İkisi de melek oldu" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GGhEAO9QF0iwb_SXuL1bVA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü sunucu Burcu Esmersoy, sosyal medya paylaşımlarıyla gündeme gelmeye devam ediyor. Hesabında gençlik fotoğrafını paylaşan Esmersoy, kendisini hem Brad Pitt'e hem de Leonardo DiCaprio'ya benzetti</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GKHi8Pyw1UeiEmxSC71wBg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>4 milyona yakın takipçisi bulunan ünlü sunucu, "Yanaklar bak etli maşallah. Kaşlar bir daha çıkmayacaklarından habersiz ve masum suratımda asılı kalmışlar" yorumunda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T5XUoMasjkeJXctk3IRaMA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Başrollerini Afra Saraçoğlu ve Mert Ramazan Demir'in paylaştığı, Star TV'nin reyting rekortmeni dizisi Yalı Çapkını hikayesiyle olduğu kadar oyuncu kadrosuyla da adından söz ettiriyor. Dizide Ferit'in babası 'Orhan Korhan' karakterine hayat veren Emre Altuğ, gençlik hallerini paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VeZPxsxQFkmrCgcOTk4B5g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu ve şarkıcı paylaşımına "Buraya bıyıkları yeni terlemiş bir Emre bırakıyorum 86 ya da 87 yılında şimdi avm olan okulumda #şişliterakkilisesi Nasıl?" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s14xJdUXmk-M88uCThFeNQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Emily Ratajkowski
Ünlü süper model Emily Ratajkowski, gençlik yıllarından fotoğrafları sosyal medyada paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8YZUj5uHuUu7Le31EeLPfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2000'li yıllarda arkadaşlarıyla çekilen çılgın fotoğraflarını, 'Teenage Dirtbag' adlı şarkının sözleriyle yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nn0Ji5iyAEKaDq0mFfqU2A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ratajkowski, şarkının "Çünkü ben genç bir pislik torbasıyım bebeğim" sözlerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CYzivzGn5U-bV3VpM9GnFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özge Ulusoy
Trafik kazasında kaybettiği babasının ani ölümüyle yıkılan ünlü model ve oyuncu Özge Ulusoy, sosyal medya hesabından duygusal bir paylaşım yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SYAWWp_It0anoQ8lKLldsg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü model paylaşımına "Kalbim. Seni bu evrendeki tüm sevgilerden daha çok seviyorum…Benimlesin biliyorum hissediyorum… Hoşçakal demiyorum elbet kavuşacağız… Kusursuz bir baba harika bir eş mükemmel bir insan olduğun için teşekkür ederim… Senin kızın olmak bir gurur. Sana tüm hakkım helal babacığım umarım sen de bizleri izleyip gururlanıyorsundur hep yaptığın gibi… Annem bize emanet sen de oradan bizleri koru olur mu? Mekanın cennet olsun Allah rahmet eylesin. Kızın Fındıka hanım…" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zWpyX3HHj063k5B_Ku0CxA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Haluk Bilginer - Cem Uslu
Son olarak Baba dizisinde 'Ceyhun Kömürcü' karakterini canlandıran ünlü oyuncu Cem Uslu, aynı dizide rol aldığı Haluk Bilginer ile 17 yıl önce birlikte çekilen bir fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MEkgw2vsDk2Z6RmY4NWdCw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uslu paylaşımına "17 yıl önce, Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?' de figüranlık yaparak kamerayla tanışmıştım. İlk sahnem Haluk abiyleydi. 17 yıl geçmiş... Boşa geçmemiş" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lXb233xvJE2S0xqf19qyfA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nusret Gökçe
Salt bae (tuz serpme) hareketiyle dünya çapında ünü olan şef ve işletmeci Nusret Gökçe, çocukluk fotoğrafını sosyal medya hesabından yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hMlbxwdI9kaopwqH76UDSw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Paylaşımına İngilizce "Tuz yoksa hayat da yok" yazan Gökçe, meşhur tuz serpme hareketine gönderme yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R_l_NmUJpk678iFofRi0FQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Binnur Kaya
Ünlü oyuncu Binnur Kaya, sosyal medya hesabında zaman yolculuğuna çıktı. Yeşilçam'ın duayen oyuncusu Filiz Akın ile çocukken çekilen fotoğrafını paylaşan Kaya, "Çocukluğumun en değerli hazinelerinden bu fotoğraf... Hayallerimi hayranlıkla seyre daldığım zamanlardan... Gönülden sevdiğin her insanla, her şehirle yolun kesişir, bundan eminim..." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lIHkmlqq6k-rLpiYdW-KGw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kaya paylaşımına "Çocukluğumun hazineleri, bugünümün kıymetlileri...Güzel çocuklardık, güzel hayaller kuran... Çocukluğumuza, bugünümüze, hayallerimize selam olsun..." notuyla devam etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ie0SGOwCyEmLjW1800yUWg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yağmur Ünal
Türkan Şoray-Cihan Ünal çiftinin kızları Yağmur Ünal, anne ve babasının kendisini basınla tanıştırdığı kareyi takipçileriyle paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/q0hE2v94nk208t8ZLHBT-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünal, paylaşımına anne ve babasını etiketleyerek "Saçlı bebek" notunu düştü. Ünlü ismin paylaşımı büyük ilgi gördü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ogRa_w_UQUKOm7DE1dGH_g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zeyno Günenç
'Çocuklar Duymasın' dizisinde 'Gönül' karakterine hayat veren Zeyno Günenç, birkaç ay önce kaybettiği babasıyla tam 38 yıl önce verdiği pozu paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DCZNRq72v0uWAg5OGLwfrQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zeyno Günenç, paylaşımına "Canım babam. Lise mezuniyet yemeğinden" mesajını yazdı. Ünlü ismin yayınladığı kareye binlerce beğeni ve yorum geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/o_VGr9ovE02Gtffn7YAB8g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İpek Erdem
Hayat Bilgisi dizisindeki Barbie karakteriyle akıllara kazınan ünlü oyuncu İpek Erdem, içinde pek çok ünlü ismin bulunduğu nostaljik bir kare paylaştı.
Erdem paylaşımına "2003, Taksim’de bir restorant... Pamela Spence, Cem Davran, Beyazıt Öztürk, Güven Kıraç, Gökhan Kıraç... Gecenin ortasında karşımdaki sandalye boşalmış sonra Şener Şen gelmiş oturmuştu... İlk karşılaşmamdı... 19 yaşındaydım... Gökhan ile gözlerimizin içi parlıyordu heyecandan ona bakarken “Bize hayat ile ilgili tek bir şey söyler misiniz?” diye sordum. O da 'Vallahi ne diyim... İçinizdeki çocuğu kaybetmeyin' demişti" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/r5v8xXszL0a3L-jgBWxKEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu, paylaşımına "Ve bu fotoğrafı bu sene bir arkadaşım ulaştırdı bana. O gece orada olan bir arkadaşında varmış ve bana iletti" sözleriyle devam etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lF7weJD01E-L6mSC_bkcyQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ebrar Karakurt
Başarılı voleybolcu Ebrar Karakurt, Instagram hesabından yıllar önceki görüntüsünü paylaştı. Ünlü ismin çocukluk halini görenler tanıyamadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-ICRL7IHckidJ-6UkDaKQA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ebrar Karakurt, Instagram hesabından yayınladığı çocukluk paylaşımına ''E ben güzelmişim'' notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3dUssOOofkCc8gLaTVp3aw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nez
'Sakın ha' albümü ile 2000'li yıllara damga vuran şarkıcı Nez, çocukluk fotoğrafını Instagram hesabından takipçileriyle paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F08umRp-nEmWcrySnu3DsA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nez, fotoğrafın altına "Minik Nezihe... Seni muhteşem bir hayat bekliyor acısıyla tatlısıyla. Canım annem ve babama çok teşekkür ederim"notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DOyMR6dwQk23rwH8qnOWog.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Merve Boluğur: Benim küçük kızım</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1iUMUCAJoUC9Jx6OjTlaEg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Boluğur daha önce de bir çocukluk karesini paylaşmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3AXrj3uRvEaB75vgxIpUKQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Merve Boluğur</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1TVO5h4xIE29_FFcMZ_oxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Murat Kekilli
'Kara Gözlüm', 'Çılgın' ve 'Bu Akşam Ölürüm' şarkılarıyla tanınan Murat Kekilli, lise yıllarına ait bir fotoğrafını paylaştı. Adana Erkek Lisesi mezunu olan ünlü isim, yayınladığı fotoğrafla hayranlarını geçmişe götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Cgv_8fVkg0SwWXHL3gge1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Okul arkadaşlarıyla poz veren Murat Kekilli paylaştığı karenin altına "Adana Erkek Lisesi yıllarımı merak edeniniz var mı? Bu tipten bir Anadolu Rock temsilcisinin çıkması sizce de ironik değil mi?" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SR6dSi_YeUmi5Bx1ca-YtQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jennifer Aniston
Hollywood’un gözde oyuncularından Jennifer Aniston, sosyal medya hesabından duygusal bir paylaşımda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SqGOdD6VJki55i3JfxE5ew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son dönemde özel hayatına dair yaptığı çarpıcı açıklamalarla gündeme gelen oyuncu, yakın zamanda kaybettiği babası John Anthony Aniston ile ilgili bir paylaşım yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eb4B_iWeIk-d9X6n4kKmYg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Babasıyla çekilen çocukluk fotoğraflarını paylaşan yıldız “Sen tanıdığım en iyi insanlardan biriydin. 11.11. Zamanlaman her zamanki gibi harikaydı. Şimdi bu tarih benim için daha büyük bir anlam taşıyacak. Seni sonsuza dek seveceğim” notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OumXDex2QEGYeU8GMeOFzA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pınar Altuğ
Oyuncu Pınar Altuğ sosyal medya hesabından bebeklik fotoğrafını paylaştı. Takipçilerini nostaljik bir fotoğrafla geçmişe götüren yıldız, annesine duyduğu özlemi dile getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jDB6VXWlhkCOLCCSiK3ObQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Altuğ paylaşımına "Çok özlüyorum" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hK9S7WEp306n8vFlB7Ffxw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Doğa Rutkay
Ünlü oyuncu Doğa Rutkay, çocukluk fotoğrafıyla doğum gününü kutladı. 44 yaşına giren oyuncu, "Burada 4, şimdi 44 yaşındasın Doğa ! Şimdi çok uzun yollar gitmiş olmanın tuhaf yorgunluğunun dışında, hayallerini gerçekleştirmiş olmanın mutluluğu var. Çok şey değişti, o deniz kenarında, mor denizkabuklu elbisen uçuşurken rüzgar karşısında, kahküllerin ve çekik yavru gözlerinin hüznü arasında…" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WweqwYFIg0S3Ft5iDwNFgQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rutkay paylaşıma şu sözlerle devam etti:
"Ama hiç değişmemiş olan şeyler de var.-Kafası hala karışık bir tipsin mesela-Hep neşelisin ama bi şekil; için içine sığmıyor..-Onca telaşe ve üzücü durumlar da bile bir yolunu bulup, parmağını aydınlıktan uzatıyorsun.-İlk günün heyecanıyla seviyorsun herkesi, yarınlar yokmuşcasına anlatışların ve kendi sesinden aşırı yoruluşların hala bitmedi-İşe güce koşturuyorsun!“Çok yoruldum artık yeter” dediğin an çoktan trafikte çoşa çoşa başka bir işine gidiyorsun.-Söylenme huyun var ama bir kaç saniye sürüyor.-Hayatı saçlarından çekip yaşamayı başardın????????-İki tane mis gibi yavrun var.-Oğlun; aynısı tıpkısı sen!-Bam bam, totosuyla dağları deviriyor.-Kızın; çok şükür babasına çekti…-Sana nazaran daha zarif ve sakince yaklaşıyor mevzularaYavrularında şimdi bu fotoğraftaki sen gibi 4 yaşında! Birlikte sevgiyle yoğrulup büyüyorsunuz.İçinde meğer ne çok şefkat, sevgi, sabır, azim, mücadele yetileri varmış ha Doğa? Ne işe yarayacak der dururdun zaman zaman.. Şimdi hepsini birer süper güç olarak kullanıyorsun. Kirlenmemiş, masum kalabilmiş , yüreğinin her köşesi yavruların için liman oldu! İyi ki doğmuşsun ! Sana çok kızıyorum bazen, çok hırpalıyorum biliyorum. Ama affet ! Böyle gelişiyor insan, kendinin farkına varıp, kurcaladıkça, şüphelendikçe, meraklandıkça çalışıyor kafa. Ve bizim bu sağlıklı kafaya ihtiyacımız var! İyi ki doğmuşsun! İyi ki başardıklarının yanında bir o kadar da başaramadıkların var. Kendini sevmeye, sevdiklerini daha da çok sevmeye, karşılığında da her yeni günüme,her sabah ömrüme açan çiçeklerime şükürler olsun! Hoş geldin 44 ! Hoş geldin Doğa!"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N1Z8rC4okUa0u7ydl6n4Pg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İclal Aydın
Oyuncu ve yazar İclal Aydın, 2020 yılında kaybettiği annesi Yücel Aydın'ın doğum gününü sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğrafla kutladı. Aydın, siyah beyaz fotoğrafın altına duygusal bir de not düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jS0pnubV90G3mJ3sFgoZwQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Annesine benzerliğiyle dikkat çeken Aydın, şunları yazdı:
"Bugün doğum günün ve sen bu fotoğrafta galiba 32 yaşındasın. Bugün diğer günlerden biraz daha ağır… İyi ki doğdun annem… Ve bana kardeşimi verdin."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TuHK7kvT7E6YESNT7xhiuQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hira-Okan Kurt
Demet Akalın kızının babası Okan Kurt'un çocukluk fotoğrafını paylaştı. Ünlü şarkıcı fotoğrafın altına, "Hira kime benziyor tartışması bitmiştir" notunu yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/77hondWugEqKMUhmxVIkSg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demet Akalın-Okan Kurt
Demet Akalın ve iş insanı Okan Kurt 2012 yılında nikah masasına oturmuş, 2014 yılında da kızları Hira dünyaya gelmişti. Akalın böylece Hayranlarının "Kızınız size çok benziyor", "Hira annesinin kopyası" yorumlarını bitirecek bir paylaşıma imza attı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/znaT3Cg_CEuqEV0mVVKl9g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ece Gürsel
Model Ece Gürsel, çocukluk yıllarına ait bir aile fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşıp babasını andı. Gürsel'in annesine benzerliği dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ObGj0-9OE0CxgPC6COilDA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ece Gürsel
Babası, annesi ve ablasının yer aldığı bir kareyi paylaşan Gürsel, "Canım babamın aramızdan ayrılışının 7. yılı… Sevgi ve rahmetle… Yalnız ablam nasıl da Bella, ben nasıl da Sera... Annem de şimdiki ben" notunu yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z0HF57WhmUe39QZEi0cMrg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Melek Mosso"Arkadaşlar umudunuzu kaybetmeyin!Şaka bir yana artık bizler ana baba oluyoruz. Çocuk zorbalığı diye bir şey var ve çok gerçek. Ben buna yıllarca maruz kaldım. Çocuklarınıza farklılıkları sevmeyi, arkadaşlarına kötü davranmamayı ve sevmeyi öğretin. Öptüm.Düzeltme not: Estetik ameliyat yok, bazıları para var çare var hödö hödö yazmış. Büyüdükçe düzeldi. O yüzden diyorum umudunuzu kaybetmeyin diye"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aQcbTbhfk0OrRKFnxgMm-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Melek Mosso</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M9n94nrLXUS4mDXL73Gmnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ege ve Cem Yılmaz
Şarkıcı Ege'nin, askerliğini ünlü komedyen Cem Yılmaz ile 2001'de Mamak Muhabere Bilgi Sistemler Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı'nda yaptığı ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eJUZQGQoF0qNg4fY5ipkSA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>21 yıl önce Yılmaz ile çekilen fotoğrafını Instagram hesabından yayınlayan şarkıcı, paylaşımına "Cem Yılmaz ile askerlik hatırası. Kazak babamındı" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FtacHvmMLke0xi-P6OO-Gg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ege ve Cem Yılmaz'ın aynı karede yer aldığı fotoğraf, kısa sürede hayranlarından yoğun ilgi gördü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TV6eAEh8zUWGd8F9TITA-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özge Borak
Ünlü oyuncu Özge Borak sosyal medya hesabından çocukluk halini paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YO1eew_C7EilqrM0XzZBrA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu, "Melek gibi bir kadındı halam. Bu dünyadan göçeli 13 sene olmuş. Özlüyorum" notunu düşerek halasıyla olan fotoğrafını yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yLLqfyVDcEmkl6Ngbvh5FQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Murat ArkınYakın zamanda babası Cüneyt Arkın'ı kaybeden Murat Arkın, sosyal medya hesabından babasına dair bir anısını şu sözlerle paylaştı:"Ne muhteşem bir geceydi. Daha dün salıncakta otururken diyordum "babam çıkıp şimdi gelse, yanından kimse ayıramaz beni" diye.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OGkapHqESUm9COWTD0ioYA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Tüm gece beraberdik. Kucağındaydım. O koca vücuduyla sarmıştı beni. Yatarken kas ağrıları ve hafif ateşli yatmıştım. Elleri yüzümdeydi. Sarı kazak vardı üstünde. Dudağıyla ateşimi ölçtü. Dudakları hiç ayrılmak istemezmişcesine alnıma yapıştı kaldı. Ben yan yattığım için belimin ağrıdığını hissediyordum ama sanki rüya olduğunu biliyormuşcasına kıpırdarsam sihir bozulacak diye yerimden kımıldamıyordum. Öyle yattım kucağında, dudakları alnımda."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kBjLuTaG30edIQO3-XtgNA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Melek Baykal
Oyuncu Melek Baykal, gençlik yıllarına ait bir fotoğrafını sosyal medya hesabından yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Vn3ivZLvfUW8YSC_v97MBQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü oyuncu, gönderisine "Yaş 19 sanırım... Kardeşim Samim'le dans ediyoruz" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GT15a4bmeEup3JsYi2-E5A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlber Ortaylı
Prof. Dr. İlber Ortaylı, 2020 yılında 102 yaşındayken kaybettiği, Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nin Rus Dili/Edebiyatı hocası olan annesi Şefika Ortaylı ile nostaljik fotoğrafını paylaştı. Anneler Günü kutlaması için Instagram'dan paylaştığı fotoğrafın altına, "Validem ihtilal yılında doğdu. Uzun, hadiseli bir ömür geçirdi. İkinci Cihan Harbi’ni yaşadı. Memleketine, diline, teşhir etmemekle birlikte dini kurallara çok bağlı olarak yaşadı" diye yazdı.
Ortaylı annesi için ayrıca şu ifadeleri kullandı:
"Çok tuhaf, mutlu zamanı Avrupa’da hemen harbin sonrasıdır. Memlekete çok çabuk intibak etti; Türk edebiyatını ve tarihini iyi okumaya dikkat ederdi. Gramer bilgisi çok derindi; bizim üzerimizde etkili oldu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde hocalık yaptı. Ondan öğrendiğim bir şey var: Önünüze gelen öğrenci ana babanın seçemediği evlat gibidir. Suret-i katiyede sadece dinlerine, milliyetlerine göre değil, siyasi düşüncelerine göre de ayrım yapamazsınız.
Solcu değildi ama solcu talebelerini de çok severdi, onlar da onu severdi. Hayatında en takdir ettiği öğrencilerinden biri Ataol Behramoğlu’ydu. Ataol’un da onu sevdiğini biliyorum. Öğretmenler Günü'nde yazılar yazardı. Ondan öğrendiğim bu sistemi, öğretim hayatım boyunca hep uyguladım."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qsr2K4SJ0kuZnq8VCQIdAw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Yer yer bize karşı çok sert, yer yer de çok yumuşak ama prensip olarak ayakta durmamıza dikkat eden bir eğitimi vardı. Hiç şımartmazdı. Beni şımartması ancak çok ihtiyarladığı benim de artık olgunluk çağına dayandığım sıradaydı.Kendisini bir gün derse de çağırdım. Bu dersler ikiye üçe de çıktı. Siyasal Bilgiler Fakültesi’ndeyken Rus Edebiyatı Tarihi anlattı. Salon doldu. Hatta rahmetli Muhibbe Darga bile oradaydı. Bu konferansların sonunda Mete Tunçay kendine has tatlı muzipliklerden birini yaptı. 'Şefika Hanım Ankara Üniversitesi’nde üye değil mi?' 'Evet.' 'O zaman bir dilekçe yazalım; İlber’i atsınlar annesi gelip ders versin' dedi.Sohbeti yerindeydi, şiir kültürü çok zengindi; Puşkin’den bir eseri okur anında tercümesini yapardı. Hiç şüphesiz ki onu öyle hatırlamak istiyoruz. Her şeyi bir arada yapabilen ve çocukları yetiştirebilen biriydi. O kuşakta böyleleri vardı, annem tek değildi. Bugünün annelerine de aynı sabır ve dayanıklılığı tavsiye ediyoruz, lazımdır."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ArIALlK5Nk-AhYZVzqzCjg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gülse Birsel
Ünlü senarist ve oyuncu Gülse Birsel, arşivinden Cem Yılmaz'lı fotoğrafı çıkararak Instagram sayfasında paylaştı. Birsel, "Boğaziçi Üniversitesi mezuniyet töreninde o yıl bilmeden mizah paneli yaşanmış. Cem’le okuldan hiç tanışmadan tesadüfen yan yana düşmüşüz. Zaman yolcusuyum ve Cem Yılmaz'la selfie çektiriyorum gibi görünse de sadece genç irisiyim ve elimdeki galiba maytap. Vay be" notunu yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3352jEGxWkSLLjRiK_hnvg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Okul yılların birbirini tanımayan Birsel ve Yılmaz, şimdi komedide Türkiye'nin en iyi isimleri arasında.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iCMfqHqUNEOEyCf_0D63CA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nil Karaibrahimgil
Ünlü şarkıcı Nil Karaibrahimgil, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımıyla takipçilerini zamanda yolculuğa çıkardı. 
Karaibrahimgil, kendisi gibi ünlü olan ve oyunculuk yapan kız kardeşi Işıl Mete ile çocukluk fotoğrafını yayınladı. Nil Karaibrahimgil, gönderisine, "Yol üstünde bir ara birbirimizi kaybettik, geçen doğum günümde yine elimi yakaladı. Kızıldı yine, güzellikti, çocukluktu, gençlikti, saflıktı ve hayallerdi... Belki de bir yerlerde biz hala devam ediyoruz benim odamda konuşmaya" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jfe21E3Dkk-J-EDXEdQY7w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Karaibrahimgil'in kardeşi, aynı kareyi sosyal medya hesabından yayınlayarak, "Hiç bitmez ki!" sözleriyle karşılık verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L7aiBpaLuk2vhJcm7oLVYA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Işıl Mete
Kariyerine oyuncu olarak devam eden Işıl Mete, 'Hile' ve 'Gölgedekiler' isimli dizilerin yanı sıra birçok reklam filminde oynadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qgma2nJxRk6sepWldEj6JQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mabel Matiz
Memleketi Mersin'e giden Mabel Matiz, paylaşımlarında üzerinden yıllar geçmiş bu aile fotoğrafına da yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KpZh3Dhlv0eVjE8zupOEiQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Matiz annesiyle çekilen yer aldığı karelere, "Ana yurdum ekspres" mesajını yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RfghXWS3OkeMfNmNiclOrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tarkan
'Megastar' Tarkan, çocukluk fotoğrafını sosyal medya takipçileriyle paylaştı. 48 yaşındaki sanatçı, fotoğrafının altına, "Madem doğum günüm yaklaşıyor, bugünün tbt’si çocukluğumdan bir doğum günü fotoğrafı olsun o zaman" mesajını yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MBOG54N0nkGkGrD6lFj8AA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pop müziğin güçlü ismi, 17 Ekim 1972 doğumlu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AY3A1fmsOUeSgz0lA1LsYg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Acun IlıcalıAcun Ilıcalı yıllar önce çekilen fotoğrafı sosyal medya hesabında takipçileri ile paylaştı. Ilıcalı, Kadıköy Anadolu Lisesi'nden arkadaşı Turgay Ozaner ile fotoğrafının altına "Eskilere dayanan dostluğun ispatı" yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GuVyOq8Lw0ONcyP-l5kcbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ilıcalı daha önce ise çocukken çekilmiş bir fotoğrafını Instagram hesabından paylaşmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ac3cQBjfvUKj4RtxdCBheg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ilıcalı fotoğrafın altına  "Geçenlerde Hülya teyzemle çektirdiğim bir foto" notunu düşmüştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IG8dRhWro0aZnaTG2F6ZNQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü şarkıcı Teoman, annesi Şaziment Yakupoğlu ile yer aldığı çocukluk yıllarına ait bir fotoğrafını sosyal medyada paylaştı. İçine kapanık ve kitaplara düşkün bir çocuk olduğunu söyleyen sanatçı, çocukluğunu şöyle anlattı:
"Ben topraklarımın değil, odamın insanıyım. Çocukken arkadaşlarımla futbol, misket oynamak yerine odama kapanıp kitaplarla vakit geçirirdim. Annemse küçükken yaşıtlarımla kaynaşayım isterdi. İnsanlarla konuşmaktan utandığım için evde tek başıma oturuyorum diye endişelenirdi. Gerçi değişen bir şey yok, hala öyle... O yıllarda kitaplara fazlaca düşkündüm ve kitap bizde pek de matah bir şey sayılmıyordu. Hele kuzenim sürmenaj olunca, annem korktu. Çok okuyanların kafayı yediğini düşünüyordu. Okurken çok heyecanlanır, adeta kitabın içine girerdim. Annem, 'Açma öyle gözlerini' derdi."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WQ9qygtYq06P-U5IpPNA0g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Teoman</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3I0e8GAxiUyDk0soPXgY5A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Serenay Sarıkaya
"Küçük ben!"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Qwxg6_axYEmYXIOL4kEKFw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Serenay Sarıkaya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s14zpflWJkKZ5Lu_mZW60w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Onur Buldu 
'Güldür Güldür Show'un oyuncusu Onur Buldu, yıllar önce meslektaşı Sarp Apak ve yakın arkadaşı Mehmet Demiralp ile birlikte çekilen fotoğrafını yayınladı.
Buldu, Instagram hesabından paylaştığı gönderiye, "Sarp Apak ve dünyanın en yetenekli adamı Mehmet Demiralp... Salihli'de yumurta gibi kokan otele giderken..." notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4gGzqGcu_ke0YB60QV14dg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Onur Buldu
39 yaşındaki oyuncunun nostaljik fotoğrafına binlerce beğeni ve yorum yağdı. Ünlü isimler de fotoğrafa kayıtsız kalamadı. Hasibe Eren, "Sarp’ın o yaştaki yaşam sevinci?" notunu düşerken, Aylin Kontante ve Uğur Bilgin ise fotoğrafa kalp emojisi bıraktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WjtAf9cq7Uyz6ARHiKcqcw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Menderes Samancılar
Adanalı ünlü oyuncu Menderes Samancılar'ın Adana sokaklarında çocukken ayakkabı boyacılığı yaparken çektirdiği fotoğrafı ortaya çıktı.Birçok filmde başrol oynayan Samancılar’ın ayakkabı boyacılığı yaptığı fotoğrafı bir kebapçının duvarını süslüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/058o1uQ2SE-OwehiiNkAqg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Menderes Samancılar
Samancılar’ın hem günümüzde çektirdiği hem de çocukken ayakkabı boyacılığı yaparken çektirdiği fotoğrafı iş yerine gelenlerin ilgisini çekiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pr4MlJ3rHUOUvr_bTStSoA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fazıl Say"Ankara 1975"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zx8PF2LGREqY9ZQBrj45Ww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fazıl Say</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/olhvv2-46kCIAbdXLz6pig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hüsnü Şenlendirici"35 Yıl sonra aynı yerde... Ayazköy-Bergama! Klarnetçiler: Ustam dayım Mansur Köfeci ve rahmetli dayım Üstat Kel Mesut... Davulcuda büyük ihtimalle Çilli Şerif amca"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qnniv3KhDU-wvh94rQkzhA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hüsnü Şenlendirici</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zmdlPeS870OqsRejIU5DLA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Behzat Uygur"Yıl 1970 Şehzadebaşı Gündeş tiyatrosu… Annem ve babam beni sahneye hazırlıyor…"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TFsCBHFa00aF0dTxOSp7lg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Behzat Uygur</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-Z9-WJlNok6GAouiAgatYQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cüneyt Arkın"İstanbul Bebek Koyu 1960’lı yıllar"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qZwyphDczUaB_xlG8-0zpg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cüneyt Arkın</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/B6fcxaTu4EWVcndiC0Fwiw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bige ÖnalOyuncu Bige Önal, Türk futbolunun unutulmaz futbolcularından Erhan Önal'ın vefatının ardından sosyal medyadan babasıyla çocukluk yıllarında çekilen bir karesini daha yayınladı. Önal, babasıyla çekilmiş çocukluk fotoğrafına, "Rüyalarda buluşalım" mesajını yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pzPxbBmlZ0C3DNH3_6nXWw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bige Önal</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mAKfIVThdkuZIDvsj4w3dA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nesrin Cavadzade</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N7zJjzXYYEuirEns6bsf3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nesrin Cavadzade</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XZC4t8V-I0CjvkIVXAI-rw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fazıl Say: 1970, Ankara, ilk vesikalık</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J9YVHt9Nsk2UQ6v8FyKAtw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fazıl Say</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fABrWyKCIk6-sAdaxveu7g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Merve Çağıra: (sağdaki ben) ve kuzenim Zeynep</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K0cgVIAqXkSGMXv8JEXqOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Merve Çağıran</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0OpBELXnuE2ususgvzAp6Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jennifer Garner
Şimdi 48 yaşında olan ünlü oyuncu, çocukluk fotoğrafını paylaşarak, saç modelinin kötü olduğuna vurgu yaptı ve şimdiki kuaförüne minnettar olduğunu dile getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cCsHLMymWkudWfRd1C1CpA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jennifer Garner
Garner, "Bazen 8 dolarlık saç kesimi işe yarıyordu, ama bazen de hiç iyi olmuyordu" şeklinde esprili bir çocukluk paylaşımı yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YyUfNnFB5UqeISHY-_-x6g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jennifer Aniston</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M5xCkdhEsEOATeOUCYHvCg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jennifer Aniston</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lxcatFWkaEaTz9j9cdV8Ag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gigi Hadid</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/url0h_-qL0--5dbpDcOmNA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gigi Hadid</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ahUh-L2X2U-2Aehqjc8TxA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Miranda Kerr</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rr1SGf-uUUW8Ve6-lDWPFg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Miranda Kerr</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iH3uSyKnREqxY2KN6SLBDg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kariyerine 7 yaşında başlayan ve şimdi 27 yaşında olan Amerikalı oyuncu ve şarkıcı Selena Gomez 10 yaş halini sosyal medyada paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JtGzyrgUV0CZ-y9harl7Pg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Selena Gomez</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xtx9UlGouEqNfkTY3b7cVw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dua Lipa</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e38gumHXdEiT6YxXFTiBRQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dua Lipa</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/41ZB-QBpnUO6NYybBFfKcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Josephine Skriver</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jHJ7VaWlfk6ndyvb7SPjog.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Josephine Skriver</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CG3M1OYPB0aIPwDXebWLWg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cara Delevingne</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Nbn6vu3meUCbY_4d-WVZjA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cara Delevingne</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sZJdtVdGPUOHRkISBshJzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Miguel Herran</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mQuj1MoBtkSh0l9zd0rMDw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Miguel Herran</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KdYlqamV3EqhH7OQagOOMA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yılmaz Erdoğan, küçük kardeşi Deniz Erdoğan ile çocukken çekilmiş fotoğrafını Instagram hesabından paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fClNe73PHkOtlvGXU7fjnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yılmaz Erdoğan ve küçük kardeşi Deniz Erdoğan</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/x8RTLOJAp0qIbsCODBYpng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çukur dizisinde Cumali Koçavalı karakterine hayat veren Necip Memili çocukluk fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TwYiQTUGu0StHbDJkaXC9g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Memili fotoğrafın altına "Yıllar yıllar önce, kuzenler. Beni bul" notu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FhXgipS740exL-wgsheYLQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü şarkıcı Göksel, okul yıllarına ait yıllık fotoğrafı sosyal medyadan yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UZs3WSV7wUuWFX-0qLyXrA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Göksel"Çocukluk fotoğraflarım hep kısa saçlı... O sıralar en sevmediğim soru; kız mısın, oğlan mısın?"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2us-SyFiT0u-U8aS6cHwTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ebru Gündeş</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JY6pz9HGJU2Y8ynTs_iqvw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ebru Gündeş</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ozHBqrYfekiE-L-HG2iLlA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şu sıralar Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisinde rol alan Mustafa Üstündağ çocukluk fotoğrafını sosyal medyadan yayınladı. Ünlü oyuncu fotoğrafa, "Çocukken iki kere kaçmıştım da ben evden; ilkinde dünyada oynarken bulmuşlardı, ikincisinde ise hala aramaktalar" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pGqcuRzXTkCEVj1tLSnYnA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mustafa Üstündağ</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WT9wV8A8sU2QYMTtOIY50w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Daha önce okul yıllığı da ortaya çıkan Göksel Göksel şöyle anlatılmıştı:"Sınıfımızın assolisti Göksel, Ebru ile ön sıraların tek hakimidir. Bu arada en önde Amerikan yardımı alamamaktan oldukça fazla yakınmaktadır. En belirgin özelliği Toronaga stili saçlarıdır. Sıkıldığı zaman kendini yemeğe veren arkadaşımız, özel rejim programları uygular. Bu programda pastalar, börekler, makarnalar geniş bir yer tutar. Midesinin genişliği henüz bilim tarafından araştırılıp bulunamamamıştır. Arkadaşımız 16 köşe japon jetonu kullandığından, yapılan esprilere sınıfta en son tepki gösteren kişidir."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/43aedWaeEk-vuWjp53BtKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mazhar Alanson</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vZ6-lxUgkkScQM4YsEZvEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mazhar Alanson</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MR6q8FxcJ0qGQ6h-_pgz6w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ezgi Mola
Son olarak Maide'nin Altın Günü adlı filmiyle beyazperde de boy gösteren Mola, daha önce de çocukluk fotoğrafını sosyal medyadan yayınlamıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A_r-NW65Hk2B7HjFzLO4zw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>34 yaşındaki Mola, çocukluk karesine "Korkma Ezgi’ciğim, her şey geçiyor. Kalbi kötü olanlar da bi şekilde gidiyor..." mesajını yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i64wSnf-oUGZ-Mkg5hrEtQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mola daha önce ise 1984'te çekilmiş bir karesini ve paylaşarak altına şu notu düşmüştü: "Olm bi çay simit getirin da, diş çıkaracaz Allah'ın izninyle !" Dönemimin Ramazan abisiymişim"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ecGyPwUF70OZKoh3MY-MUQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eda Ece 
"Annemin evinde ilkokul fotoğrafımı buldum"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N36gzrzsr0GdLUPcQkKYPQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eda Ece</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8O6JOcOcUkO7pTMtQkNmyw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BÜLENT İNALPayitaht Abdülhamid'in başrolü Bülent İnal, okul yıllarında çekilen bir fotoğrafı Instagram hesabına yükledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cHJmC4ZLtEWHPB7nFML4DA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İnal fotoğrafa şu mesajı yazdı: Yıl galiba 1984-85 Üsküdar Örnek Mahallesi Örnek İlkokulu. Ayakta sağdan ikinci. Vay be. Tüm arkadaşlara selamlar. Sevgiyle anmak isteyeceğim bir öğretmenim olmasını çok isterdim. Fakat olmadı. Bütün ilkokul hayatım boyunca neredeyse her gün bizi dövdü. Kafamızı tahtaya vurarak tokat atarak cetvelle sopayla. Bir bahane arardı hep dövmek için. Bazen sorular sorardı tek tek döverdi bazen de bütün sınıfı bir bahaneyle sıra dayağından geçirirdi. İlkokul bitince ailelerimize haber yollamıştı okutmanıza gerek yok bişey olmaz bunlardan diye. Dışarıda onu görünce arabaların altına saklanan arkadaşlarım vardı. Adı bizde kalsın. Torunları vardır ailesi vardır onları üzmeyelim. Neyse. Çocukluğum güzel bir mahallede güzel insanlarla geçti. Örnek mahallesine selam olsun.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1O7-lIzdZEKCQlSmqF91NA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İnal, daha önce ise kardeşleriyle çocukluk yıllarına ait çekilmiş bir kareyi Instagram hesabına yükleyerek, "Abim, ablam, ben..." yazmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7XYStun9hEmUXohLI5JjqA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Deniz Çakır
"Seni çok özledim"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jN_KCpoYaESAUeyIx59WUQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Deniz Çakır</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UMLdlWMnLEW7xxk3qvA0wQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ezgi Mola
"Bu yıl da bol bol kokoreç yedim. Şimdi yine tutuşup dikkat etmeye başladım (Belim ağrımaya başladı)Olayın temeline indiğimde acı gerçekle karşılaştım, meğer ben zaten 3 aylıkken 1 yaşında görünen bir yağ hücresiymişim"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Eyn5zeTQW0-tBHFXcmLLUw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hayko Cepkin
Hayko Cepkin, yeni projelerinden 'Dans Et'in klibini sevenleriyle buluşturdu. Klipte, sanatçının ailesine ve çocukluğuna ait görüntüler yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pR9YNCGpTUC2-OCpnA3-pQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hayko Cepkin’in geçtiğimiz Ocak ayında yayınlanan yeni projesi ‘Kabul Olur’ ve ‘Dans Et’, listelerde en üst sıralarda yer alırken, projenin ilk klibi ‘Kabul Olur’ şarkısına çekilmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZNSR48HdWUiokiQB6-cpGA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ahu Yağtu 
""O yasta kiz kiza dans vardi. Stilimden tabi ki de odun vermedigim yillar... Ha o zamanlarin bir ritueli olarak o sac ortadan cat diye kesilmis ve delik kalmis"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mSaum1jyQEyAeFSFu2meQA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Projenin ikinci klibi ise ‘Dans Et’ şarkısına çekilirken, yarın ilk kez yayınlanacak klipte sanatçının ailesine ve çocukluk yıllarına ait enstantanelerin yanı sıra 70’li yılların İstanbul’unun nostaljik görüntülerine yer verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lFuSPCHdfEqqKmjxmXxhDA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hayko Cepkin'in aile kavramını, iyi bir aile olabilmenin yükünü kendi penceresinden anlattığı şarkıda, bir annenin ve bir babanın, evladına duyduğu sonsuz sevgisi, fedakârlığı ve karşılıklı minneti müziğin güçlü dili kullanılarak ifade ediliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Nu7_xOyd-UGyyam_wZ90JA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Klipte, Cepkin'in annesiyle birlikte çekilmiş çocukluk fotoğrafları yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gg6pbFi4ZU2_Iih9yR36Fw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Russell Crowe</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GMw0v7xVv0yX1KWKBv-C7g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Russell Crowe</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mTw3vkcpWEe03h8Xak-vJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cenk Tosun</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/D31KTICZNEWtTqiaxseZIA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cenk Tosun ve ablası</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-ycTy9c3jU20h4pGGioMrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Serel Yereli</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QpenVN0frUGxi3TU-yhJTQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Serel Yereli</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1QKD0H6XIE-XUf62weKYUQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Beste Kökdemir</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Big21JFIB0KvBn-iqcJgkA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Beste Kökdemir</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LtPA4ytU70u0L6p1AEOsXw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Candan Erçetin
Candan Erçetin, Kıbrıs'ta 2 konser verdi. Ünlü sanatçıya konserde üzerinde çocukluk fotoğrafının bulunduğu bir pasta ile sürpriz yapıldı. Üzerinde 3 yaşındaki siyah beyaz çocukluk fotoğrafının olduğu pastaya hem de üzerindeki fotoğrafa çok şaşıran Erçetin “Bu benim için büyük bir sürpriz. Hayatımda ilk kez bir 23 Nisan sürprizi yaşıyorum şu anda. Bu fotoğrafı nereden buldunuz? Bu benim üç yaş doğum günümde Kırklareli’nde çekilmiş fotoğrafım. Beni çocukluk yıllarıma götürdünüz" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X0jlk5G6MESVtKblawN7Eg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Candan Erçetin</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yFGL46kMN0O_cCDXCUApWw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Seda Bakan"Sadece büyük bir lider geleceği küçük kalplere emanet eder... 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun. 1990 Gebze"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nMn2JOWJREyS8V-ljx2tIg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Seda Bakan</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8mFMcuef60iFAkEH3KVqlg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Muazzez Ersoy
Çocukluğu ve gençlik yılları Beyoğlu'nda geçen Muazzez Ersoy sosyal medyadan nostaljik bir paylaşımda bulundu. 60 yaşındaki sanatçı paylaştığı fotoğrafı "Kasımpaşa" notuyla yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nIH8JCHqd0KhcQ-y14oYZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Muazzez Ersoy</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zPVHATNrvUyyhC36VVrRFw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meryem Uzerli
Oyuncu Meryem Uzerli, Instagram hesabında  çocukluk fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PifIy7TZ-EadXsRl7i5qYw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzerli daha önce ise ablası ile birlikte çekilen fotoğrafını yayınlamıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KBF6te1GnEOCv3KCCexgeA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meryem Uzerli ve Canan Uzerli'nin ikiz kardeş gibi benzerliği dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LFaEM1gjLUakos8qktGkMA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mazhar Alanson
Usta sanatçı Mazhar Alanson, henüz 21 yaşındayken Almanya çekilmiş fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yFBpUxf6Q0y2Gkupd8pMkA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mazhar Alanson</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/plZ5kzlD8UyaHxoEWJJ0Sg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gülse Birsel 
"Yaş 17. Beyoğlu Anadolu-Nişantaşı Anadolu liseleri ortak Pygmalion oynuyoruz. Ben Eliza, yanımdaki arkadaşım Tamer Çavuşoğlu da Profesör Higgins. Birinin abisiydi sanırım, fotoğrafçımız özellikle siyah beyaz fotolar çekti ki eski tiyatro fotoğraflarına benzesin. Zira o aralar benim (ki hala, hepimizin) oyunculuk hedefi Yıldız Kenter olmak. Bu oyunun yönetmeni o zaman sanırım 20’li yaşlarda heyecanlı ve fedakar bir oyuncu. Bir sürü de ödül almıştık Hürriyet Liselerarası Tiyatro Şenliği’nde."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RB6TJHKLG0KCTvILKYG2aQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Büşra Develi</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xf42aZ_VJkiu7G7kRUimtg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Büşra Develi</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3TqAoR744UaYEf_K9mkWLw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dilan Çiçek Deniz</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Zbe8O23Kwk2DbApVHRpk9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dilan Çiçek Deniz 
Çukur dizisinde Sena karakterine hayat veren Dilan Çiçek Deniz, çocukluk fotoğrafını, "Anneannem ve dedemin evinde, Nevşehir’de çekildi. Televizyona bakıp hayaller kurarken.. Büyüyorum. Her gün bir şey öğreniyorum. Mutlu oluyorum, ağlıyorum... Öğreniyorum. Büyüdükçe mi öğreniyorum, öğrendikçe mi büyüyorum paradoksunda kalsam da ne olursa olsun öğreniyorum. Seneca belirsizlikle ilgili 'Yağmuru bekler gibi bekleyin her şeyi' demiş. Bazı şeyleri kabul etmeye çalışıyorum. İyi ki deneyimliyorum,iyi ki... Ailem, kan bağı olmayan kız kardeşlerim, erkek kardeşlerim iyi ki var. İyi ki varsınız. Destekleriniz benim için çok önemli. Hepinize çok teşekkür ederim. İyi ki beraber büyüyoruz" notuyla yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/52_4SU_2G0irNaa_wSBi1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gigi Hadid</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4ze0bITZXESNZfFvCLj55g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gigi Hadid</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j7GfJaJk60Sy1fbHGOm8ag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Penelope Cruz
Hollywood'un İspanyol yıldızı Penelope Cruz, kız kardeşi Monica Cruz'un doğum gününü, birlikte çekilmil çocukluk fotoğraflarını paylaşarak kutladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/miCZaj6szUmMN8-ofhK9wQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>44 yaşındaki Penelope Cruz, kendinden iki yaş küçük kardeşine, "Seni seviyorum, doğum günün kutlu olsun kardeşim" notuyla kutlama yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sfK0J3TGN0OFIJLGJ_Nlsw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü modeller Bella ve Gigi Hadid'in erkek kardeşleri Anwar Hadid'in çocukluk yıllarına ait bir kareyle nostalji yaşattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OwAeWbhMqUGP6icceG7uqg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Solda sağa: Bella Hadid, Anwar Hadid, Olivia Perez, Gigi Hadid</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N-LsZF0pdkyopbPwB-OtDA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kourtney Kardashian ve Kim Kardashian
Kourtney Kardashian, kız kardeşi Kim Kardashian ile çocukluk fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GXs2iX9J1ke2LzU8k8AsFw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>39 yaşındaki Kourtney, 38 yaşındaki kardeşi Kim’le fotoğrafına, “Daima en iyi arkadaşlar” notunu yazdı. Reality şov yıldızı olan Kardashian Kardeşler, şimdilerde dünyanın en ünlü ve en zengin kardeşleri arasında.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kxPG9PsLIUewmZyndrtfJA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Burak Kut 
"Çocuk yıldız döneminde, bu çocuktan artist olur galiba diye rahmetli babam tarafından çektirilen fotoğraf"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4cAOHXAm2UW-NTNjTkBP-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Burak Kut</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5WioQU19dkiZysKt3JqjVg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demet Şener</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-2C3vRHN30e-1gUXQ9pjkg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demet Şener</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pZDa5W-bb0Cu8XMmeTe7Qg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Perran Kutman
"Ilk fotoğraf yaş 22"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/97BwnUX2SkyNzbUI484ugg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meryem Uzerli
Meryem Uzerli, takipçilerini geçmişe götürerek bebeklik fotoğrafını yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ShUTqRZD4ki2oU9NiSBP-Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meryem Uzerli
35 yaşındaki oyuncu daha önce de nostaljik bir paylaşımda bulunmuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Aoi-xwZ8WEy4Ur68JibV3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meryem Uzerli</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Gg7QaNh37k2kR3atGNSenw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nusret Gökçe"Gözümü açtığımdan beri çalışıyorum"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s8Ebt1bPMUmket2PJYs0xw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Lady Gaga
Dünyaca ünlü bir şarkıcı olan ve en son başrolde yer aldığı A Star Is Born filmiyle oyunculukta da başarısını kanıtlayan Lady Gaga’nın okul dönemi fotoğrafları ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xn-WyEiPS0yS_YocP4vYdA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Lady Gaga’nın okul arkadaşlarının yayınladığı fotoğraflarda, şimdi 32 yaşında olan ünlü sanatçının 13 yaşındaki halleri görülüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NpHLtzeD00yrFRdLE26pYA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Platin sarısı saçlarıyla tanınan Lady Gaga’nın okul yıllarında koyu renk saçlı hali, şimdiki görünümünden oldukça farklı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k7koj0JyG0uYptnyEhdUDA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gerçek adı Stefani Joanne Germanotta olan Lady Gaga, okul üniformasıyla, okul arkadaşlarıyla birlikte çekilen fotoğraflarında muzip bir öğrenci profili çiziyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W-OxupDHi0yC7XDgwEt1Ow.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gizem Karaca "İyi ki doğmuş benim güzel Annem iyi ki benim annem olmuş. Doğum günün kutlu olsun annem nice mutlu, huzurlu, sağlıklı yaşlara"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zxqcOua-vEi4ib2k8KarYw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gizem Karaca</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mFJcvLJBB0a9AVempFggnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Alvaro Morata
Chelsea takımı oyuncusuyken Atletico Madrid’e transfer olan Alvaro Morata, yeni transferini çocukluk fotoğrafını paylaşarak kutladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dfmS8mAf7ky7tnBaSxtX5Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>26 yaşındaki İspanyol futbolcu, çocukluk fotoğrafında Atletico Madrid formasıyla görülüyor. Morata, transferiyle çocukluk hayalini gerçekleştirmiş oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rUX9ZFXqZ0m1-XqJtAyzsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nicolas Sarkozy
Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin müzisyen eşi Carla Bruni, sosyal medyadan eşinin yıllar önce çekilmiş fotoğrafını paylaşarak 64. yaş gününü kutladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qTi50HTEVkCY01y87l9PIg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz yıl İstanbul’da da konser veren Bruni, 2008 yılında evlendiği Sarkozy için, “Beni alkolik olmaktan o kurtardı. Hiç alkol kullanmıyor. Buna inanabiliyor musunuz?” ifadelerini kullanmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dmXNLl_o_E-g-DHCFvcd_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Farah Zeynep Abdullah</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X-gc8B2mE0-2X-tftj15SA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Farah Zeynep Abdullah</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/otFZlNiwE0i8rjmBnFjpaw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Saadet Işıl Aksoy: 'Küçükken sarışındım' desem!?</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WZ2kWhyZl0WlQLfp7lroOw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Saadet Işıl Aksoy</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uZlceW2sNEmfwQmFh6beug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>CİVAN CANOVA
Ünlü oyuncu Civan Canova, okul yıllarına ait bir fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AtkWBYm7jUCVi8ENGtjiGQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Instagram'da perşembe gününe özel 'tbt' (geçmişe ait fotoğraf paylaşma) yapan Civan Canova, 'TED Ankara Koleji' notuyla bu fotoğrafı yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SfQvQMANg0WgEgHIuNVI-Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>KIM KARDASHIAN
Kim Kardashian ve Kourtney Kardashian</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i7rlZ7RdXEecO5QAKFM8lQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DZdcRKFp3Emn5d8j80jWsA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kim Kardashian West ve Kourtney Kardashian</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kCBGTVxpgU-YVpbp2Zi6cw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Winnie Harlow</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kNEm4N26LUaR3y9ut7wyjg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Winnie Harlow</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rnpK_Z4x4kGrxEio-e-PrA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>PARIS HILTON
Paris Hilton kardeşi Nicky Hilton ile birlikte çocukken çekilmiş fotoğrafını Instagram hesabından paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-lJbdWZppU26igsgFTLCUw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Paris Hilton ve kardeşi Nicky Hilton</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JrVqmLpupUKV9QfDoIrNvA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Azra Akın</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xtiRcgXyBUaZeFJIMS4cAA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Azra Akın: Son günlerde rastladığım babamın çektiği bir karem</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E1HhJ3lZ2UeQg5DhAWtJDQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kit Harington</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N6QF4_6J2UCASAA6k5GZfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kit Harington</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5_eE08Ay90at_W6Ryl1P7g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BEYONCE
Dünyaca ünlü yıldız şarkıcı Beyonce, Instagram hesabından çocukluk yıllarına ait bira kareyi sosyal medya hesabından yayınladı. Instagram'dan 120 milyon takipçisi olan ünlü yıldız kısa sürede 3.5 milyon beğeni aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YnQg8jYEk0W0ELxjoaCqwg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bağdat şarkısıyla adını geniş kitlelere duyuran Ayla Çelik, Instagram hesabından okul yıllarına ait nostaljik bir fotoğraf yayınladı. Çelik'in fotoğrafına, "Çoraplardan belli", "Çoraba bakmadan yanağındaki elinden farkettim çünkü hala zaman zaman aynı duruş var", "Hayatta bulamam dedim ama hemen tanıdım demekki insanlar değişmiyor", "Çoraplara ve bakışa bakarak buldum", "Çorap mı onlar ben tayt gibi gördüm buldum, o zaman da tayt varmıydı diye düşündüm" gibi dikkat çeken yorumlar yapıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HnBHs15nJ0SfpRxP6WAYJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Teoman "Büyüyünce Elvis olacağım" notuyla 13 yaşında çekilmiş bir fotoğrafını Instagram hesabından paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wqx06thl80-2sf8bb3PVZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Teoman</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/886mMnNcMk-MjblsJAT3ZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çağla Şıkel Instagram hesabından 'Bu Çağla da burada dursun' notuyla çocukluk fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gsmp8fSdE0-xialEgCTF9A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çağla Şıkel</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wqf-ZWZU7kSIe1nFtGGEsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>AMİNE GÜLŞE</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7Y9M4PK8N02lgIy7l08wuA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demet Şener: 6 yaşındaki ben</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wASXJYGl_EGX85e013B7EA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demet Şener</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ja05JfsyWEOVJaBG0BzkqQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aslı Enver
İstanbullu Gelin'in yıldızı Aslı Enver, sosyal medyadan 19 yıl öncesine ait bir kareyi "2000... Pilav günü" notuyla yayınladı. Bu paylaşımla birlikte Pera Güzel Sanatlar Lisesi mezunu Enver ve meslektaşı Melisa Sözen'in aynı lisede okuduğu ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d4bemj2wf0O6Cx9K2BqSew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü müzisyen İskender Paydaş, henüz 9 yaşındayken kız kardeşiyle birlikte çekilen fotoğrafını sosyal medya hesabında paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EXCMajrxJUuRARibyqqm0g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Paydaş, fotoğrafın altına "Abi  kardeş... Sene 1976 sanırım" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-kjli_4cWkW3mA3yT-oz2Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İLBER ORTAYLI
Ünlü tarihçi, akademisyen ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, 1979 yılında, 32 yaşındayken çekilen bir fotoğrafını Insagram hesabından paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sZjlx_5A9kCfePIYAs6Z4g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ortaylı’nın, "Gençlik, Ankara, 1979" notunu düştüğü fotoğrafı, binlerce beğeni, yüzlerce de yorum aldı.
Ortaylı’nın takipçileri, ünlü tarihçi için, “karizmatik”, “yakışıklı” gibi beğeni ifadeleri kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1n6H0YNQ_UGivRVGZRr5_g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>MIRANDA KERR
Snapchat'in kurucusu Evan Spiegel ile evlenip ikinci oğlu Hart'ı dünyaya getiren Miranda Kerr çocukluk fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/149BNQlT30SD8CQmH8YSTA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Miranda Kerr</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hLpFqLr6wEKPd9IG_MPKAg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ÇAĞATAY ULUSOY
Netflix'in Protector dizisinde başrolde yer alan Çağatay Ulusoy, "23.09.1990" tarihini not düşerek hayranlarına doğum günü mesajı yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2mm17Dd8B0ueR8SQVoVwvA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ulusoy mesajında, "İyi dileklerinizle ,güzel sözlerinizle ,bana göndermiş olduğunuz hediyelerle ve benim adıma yapmış olduğunuz yardımlarla ,bana hissettirdiğiniz bu güzel duygular için çok teşekkür eder,hepinizin hayallerinin gerçekleşmesini dilerim" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aQdtbbNULEOkQ6qcaOPwAw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NUSRET GÖKÇE</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YQ7AzFotM0iEPq87sZNe5Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>TARKAN
Megastar Tarkan Instagram hesabından çocukluk fotoğrafını paylaşarak, "Çok erken tanıdımÇok erken tattım cilvesini kaderinZamansız büyüdümŞimdi kayıp çocukluk günlerim" notunu yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m8WjpoPPdkCFc0Ce0uDHgg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İREM DERİCİ"Çünkü ben de küçüktüm..."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OJSDzGNr8ki1xOvXM5SVLw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İREM DERİCİ
Derici daha önce yaptığı çocukluk paylaşımını ise, "Dün bu manyak kadın bana “Ben hiç sevmiyorum, paylaşma benle fotoğraf doğum günüm diye” dedi. Peki anne, 39547 yıl önceki fotoğrafımızı paylaşıyorum, ne kadar hoşlaşmasan da yeni dünya böyle. Nüfus kağıdın olmasın lakin instagram şart. Kusura bakma da ben buradan bağırmak durumundayım Jale! Seni öküz gibi seviyorum! Bana kattığın her şey için sana minnettarım. O kadar güzel ve güçlü bi’ kadınsın ki sen... Neyse işte iyi ki sen doğurdun, iyi ki doğdun anam!" mesajıyla yayınlamıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H6yrt0qNQkCroJtXVJzPFg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>GONCA VUSLATERİ</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lHLfMArAo0Svjrw5J88Ldw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NUSRET GÖKÇE</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NQI0Ko8EMEeijzeuTqZ3jw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ÇAĞLA ŞIKEL
"En küçük yol arkadaşlarım, dansa aşık yürekler... Pointin üzerinde geçen gençliğim... Tütüyü kafama geçirmişim, ağzımda sakız, nasıl mutlu nasıl güzel yıllar... Sizi çok seviyorum kızlar" (Fotoğraf: Şıkel sol başta)</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LI0pIYevKkC6G82R5giA3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ECE DİZDAR
Son olarak Fi ile Siyah Beyaz Aşk dizilerinde rol alan ve şu sıralar Yutmak isimli oyunla seyirci karşısına çıkan Ece Dizdar, sosyal medyadan çocukluk yıllarına ait bir kareyi görücüye çıkardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lQ_DtNSOLE63MLkwKTUo7Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>37 yaşındaki oyuncu paylaşımına şu notu düştü: "Babamın işyerinde sıradan bir gün. Sene 88, liman K.d.z Ereğli, denizaltı da 1. inönü olmalı. Satıhda olduğumuza, babam sivil olduğuna ve ben etek giydiğime göre bu bir haftasonu olmalı."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RLiHDG0Wu0SYEzdGJ_NfyQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ŞAHAN GÖKBAKAR
22 Ekim'de 38 yaşına giren oyuncu Şahan Gökbakar, sosyal medya hesabından 20 yıl önceki fotoğrafı paylaştı. Altına, "20 yıl önce, 20 yıl sonra" notunu yazdığı fotoğrafına, "Hiç değişmemişsin" benzeri yorumlar yapıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-o__-nGSDUGTvaUszcgKLA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BEYAZIT ÖZTÜRK
O Ses Türkiye jürisi Beyazıt Öztürk, yıllar önce çekilen fotoğrafını Instagram'da takipçileri ile paylaştı.Öztürk, sosyal medyadan paylaştığı fotoğrafın altına şu notu düştü: "Üniversite yılları. Eskişehire selamlar"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/q4S-ze2iUEmggsM2SqQeOQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BEGÜM KÜTÜK YAŞAROĞLU
Kurtlar Vadisi, Çalıkuşu, Gönülçelen, Kaderimin Yazdıldığı Gün ve Sevda'nın Bahçesi gibi dizilerde rol alan oyuncu Begüm Kütük Yaşaroğlu, ilkokul yıllarına ait bir fotoğrafını paylaştı.
Annesi ile okul önünde çekilmiş bir fotoğrafını paylaşan 38 yaşındaki oyuncu altına "Anneciğimle 1990 falan olmalı" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PRoedw9PKUqaIx-D4dC1NQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NEBAHAT ÇEHRE
74 yaşındaki oyuncu Nebahat Çehre, Instagram hesabından 17 yaşındaki fotoğrafını #TBT (geçmişten fotoğraf paylaşma) etiketiyle yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HRW3zkrxyU2hJWMbcyvxQA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Usta oyuncunun 57 yıl önce çekilen pozuna beğeni yağdı. Fotoğrafı gören takipçilerden, “Güzelliğinizden hiçbir şey kaybetmemişsiniz” yorumları geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I3gBJ4td3E-3mTKC62rWOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>RODA IRMAK KALKAN
Miss Turkey 2018 güzellik yarışmasında üçüncü olarak Miss Turkey Supranational seçilen Roda Irmak Kalkan Instagram hesabından çocukluk fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/de2ZIN8-60eaKvxKCIoREg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yarışmayla birlikte tüm dikkatleri üzerine çeken Irmak fotoğrafın altına Her zaman çok ciddi, 2003 (Always so serious, 2003) notu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pqwMetTdT0axaeJwKw6Udg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>RYAN REYNOLDS
Son olarak Deadpool 2 filmiyle beyazperde de boy gösteren dünyaca ünlü oyuncu Ryan Reynolds 42. yaşını kutluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8owAL3UMnE-NmdDqdqhtVA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Blake Lively ile evli olan Reynolds sosyal medyadan çocukluk yıllarına ait bir kare yayınladı. Babasıyla birlikte pasta üflerken çekilen karesini paylaşarak nostaljik bir paylaşıma imza attı. Ünlü yıldızın yaklaşık 25 milyon takipçisi bulunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j_8d_lxldUaodmKV8dkCiQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ADELE
90'lı yılların ünlü pop grubu Spice Girls (Baharat Kızlar) hayranı olan İngiliz şarkıcı Adele, grubun yıllar sonra tekrar bir araya gelmesini çocukluk fotoğrafıyla kutladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8TkQ3DsACUKbZu8e8uG0Vw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şimdilerde dünya çapında hayranları nolan ve İngiltere'nin gelmiş geçmiş en zengin kadın şarkıcısı olan Adele, duvarlarında Spice Girls posterleri olan odasında çekilen çocukluk fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J3efOLHn5kyoZDIt_B2gAw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BÜŞRA DEVELİ
Fi dizisindeki rolüyle büyük beğeni toplayan geçtiğimiz sezon ise Mehmed: Bir Cihan Fatihi'nde rol alan Büşra Develi sosyal medyadan çocukluk fotoğrafını görücüye çıkardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mXB_VPOU9EKr0Aoe7VROFg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BÜŞRA DEVELİ
Meslektaşı Burak Deniz'le bir süre birliktelik yaşayan 25 yaşındaki Develi geçtiğimiz aylarda ilişkisini noktalamıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0riISWXMJUmOs_To66QlVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Murat Boz
Murat Boz da Türk Eğitim Vakfı'nın öğrencilere burs kampanyasına destek olmak için sosyal medyadan çocukluk karesini yayınlayan ünlü isimler arasına katıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IS83U2naKUq8G2Y1XbUHhQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>38 yaşındaki Boz'dan önce Hadise, Ebru Gündeş, Ezgi Mola gibi isimlerde kampanyaya destek olmuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zrwL2-jvqUKTZDIOrEfrKw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hadise
Geçtiğimiz günlerde Türk Eğitim Vakfı'nın öğrencilere burs kampanyasına destek olan Hadise, çocukluk yıllarına ait bir kareyi sosyal medyadan yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qWVPI-jZQU2QLdCHAPhfMw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hadise fotoğrafa, "Gençlerimizin eğitimine destek olabilirsiniz. Canım arkadaşım Ebru Gündeş'e kampanyaya destek olması için meydan okuyorum" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lgBmT8oUQUe2h7vJrjOqXQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ezgi Mola
Oyuncu Ezgi Mola çocukken çekilmiş fotoğrafını Instagram hesabından paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XE2AvPKdKk6PVSicO8MUHQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ezgi Mola</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aZRin4taYkyug3bqHOi-9g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demet Özdemir
Erkenci Kuş'ta başrolde olan Demet Özdemir, geçmiş yıllardan yaptığı bir paylaşıma, "Bir kız vardı. Ufacık, tefecik bir kız" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xghqxDDmc0KQjJ5qGcyV8A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>26 yaşındaki Özdemir, Star TV ekranlarında yayınlanan Erkenci Kuş'ta Sanem karakterine hayat veriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QNcNUbB0GkitEnmZGXLYTQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tam adı Beyonce Giselle Knowles-Carter olan dünyaca ünlü Amerikalı şarkıcı Beyonce, dün 37’inci yaşına girdi. Tüm hayranlarının yanı sıra bir numaralı hayranı olan annesi Tina Knowles Lawson da Beyonce’nin doğum gününü kutladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dVG8v2A__EOYytwBjFvtHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Lawson, kızının doğum günü şerefine, henüz dört aylıkken çekilmiş fotoğrafını Instagram hesabından paylaştı. “Sana karşı olan heyecanımı ve kapsayıcı sevgimi hiçbir zaman kontrol altına alamadım, ilk göz ağrım. Bazen dünyadaki bunca insan arasından Tanrı tarafından senin annen olarak seçildiğime inanamıyorum” notunu yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VrxlmTHMx0CyOh45sGUJqg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ufak Tefek Cinayetler'de Serhan karakterini canlandıran Mert Fırat'ın Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nde okurken çekilmiş fotoğrafı ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-gMn_Mwp4Ueqqy_d6KDzOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Öğretmeni tarafından paylaşılan fotoğrafta, kep takan Mert Fırat'ın uzun sakalı ve uzun saçlı hali gözlerden kaçmadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8M0np8lTBkOqNjj-nrCozg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şarkıcı Dua Lipa çocukluk yıllarına ait bir kareyi Instagram sayfasına taşıdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/firDedZpJky7-l_44sxaNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>22 yaşındaki dünyaca ünlü yıldız fotoğrafta çocukluk arkadaşı Nita Riza ile birlikte görülüyor. 
(Fotoğraf: Lipa en sağda)</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OCaNlh9oDUuKdpfTehSp5A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünyaca ünlü ABD’li şarkıcı Fergie,  sosyal medyadan eski bir fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5xB9S0RTPEOtUIM4hUvO3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fotoğraf, 43 yaşındaki Fergie'nin 15 yaşındaki halini yansıtıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/o-VrotN4Zk-UhQDMUTRb_g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Türkiye ve tüm dünyada ilgiyle izlenen La Casa De Papel dizisindeki Tokyo karakteriyle yıldızı parlayan Ursula Corbero sosyal medyadan çocukluk fotoğrafını yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1IkJJaPclkWQKHr8lqeRJQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>28 yaşındaki oyuncu daha önce ise yayınladığı bebeklik karesini "Seni seviyorum anne"notuyla paylaşmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M3I7-8VovUCGryDdaQK72Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İspanyol soygun hikayesinin birinci ve ikinci kısımların dünya çapındaki başarısının ardından La Casa De Papel'in 3. sezonunun 2019’da seyirciyle buluşacağı açıklanmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dZOxY0ixuEC085lBvMy0-A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oyuncu Bülent Şakrak ile mutlu bir evlilikleri olan Ceyda Düvenci, geçen sene dünyaya gelen oğulları Ali'nin fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zooNM8CbJka1-ydty47-rg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ceyda Düvenci oğlu Ali ile kendi bebeklik fotoğrafını paylaşarak aradaki benzerliği gözler önüne serdi. Bazı takipçileri Ali bebeği annesi Ceyda Düvenci'ye benzetirken, bazıları ise baba Bülent Şakrak'a benzediği yorumlarını yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qqNhaYFHUE2ak56GSyOM3Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çocuklar Duymasın dizisiyle yıldızı parlayan Pınar Altuğ çocukluk fotoğrafını "Babam ve ben" notuyla Instagram'dan görücüye çıkardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a2r4BfxCXEecpzTDRGA4vQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XiErbhpqYE-vOuTYzVft6w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gençlik yıllarına ait bir kareyi sosyal medyadan yayınlanan Oktay Kaynarca, "Yer İstanbul Fiat kamyon fabrikası, 50 NC midibüs elektrik montaj hattı....Hayatın o yıllarda da BANA GÜZEL olduğu daha GÜZEL olacağına inandığım yıllar...Ne kadar kalbi güzel sevenlerim varmış kendimle gurur duydum.Her insana nasip olmaz bunca yıl gerçekte yüzünü bile görmedikleri ama hep sevdikleri inandıkları arkasında durdukları bir adam olmak.. Tek tek hepinize sarıldığımı kucakladığımı varsayın benim güzel memleketimin güzel yürekli insanları..." mesajıyla paylaşımda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q4qVByjLokmTqofzSAOIHg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kaynarca, daha önce de 17 yaşındayken çekilmiş bir fotoğrafını Nazım Hikmet Ran’a ait ‘Yaşamaya dair’ şiiriyle hesabına yüklemişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/al7R6rJOREqRLZcN2rbpwg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kaynarca, Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisinde Hızır Çakırbeyli karakterine hayat veriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/715lEOEhPEqfhHRJoPEi3Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çağla Şıkel Instagram hesabından "Küçük çağla’nın en büyük hayali balerin olabilmekti ama hayallerinden de güzel bi hayatı olabileceğini nerden bilebilirdi ?... Şükürler olsun dünüme bugünüme yarınıma ...Çocukluğumun geçtiği yıkılan Atatürk kültür merkezindeki mutlu günlerimden" notuyla çocukluk fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1I5F8NjmAUKlu3x85VjA1g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7B0Qp1OpHUq18wFEco0Vng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Star TV'de yayınlanan Ufak Tefek Cinayetler'in Serhan'ı Mert Fırat Instagram hesabından çocukluk fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b8glj7HQC0yJ4oq43mQ-qQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fırat fotoğrafın altına 'Kadıköy 1988' notunu düştü</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/anNRp4v9wkmBuV4ztxprKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özge Borak</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LRd29JdGqEGXHcyK96hxmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Star TV ekranlarında yayınlanan İstanbullu Gelin'de rol alan Özge Borak, çocukluk karesini, ""Güzel çocuklardık... Sokakta oynayan, oyuncakla, birbirimizle oyunlar oynayan.. Öyle kolay kolay sıkılmazdık, fikrimiz vardı oyunlar üretecek... Bağıra çağıra, coşkuyla oynardık ki “Hadi gidin evinizin önünde oynayın” denirdi bize. Güzeldik. O zaman geçmişe dönmenin benim için harikası gelsin... İtinayla anne gözlüğü takılıp, poz verilir... Not: Evet kulaklar kepçe, ameliyat olmadan, büyüdükçe kendiliğinden düzelen nadir şanslılardanım. Anne n’aptın üstüne mi yatırdın beni söyle de bilsinler" mesajıyla paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jaAQctNJaU-bMuHDad3O-A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hülya Avşar</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ztUz8FXIn0mntcAGbgezsw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hülya Avşar Instagram hesabından paylaştığı çocukluk fotoğrafıyla takipçilerini yıllar öncesine götürdü. Avşar kareye, "Tombik Hülya" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EAR-pfaEGkS9-eUQuLbcDw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yetenek Sizsiniz Türkiye'de şampiyon olarak adını geniş kitleleren duyuran ve son dönem yaptığı Canan Karatay taklitleriyle gündemde olan Sefa Doğanay sosyal medyadan çocukluk yıllarına ait bir kareyi paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J3j0ttoW5U2Uk0E9pWARgQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kendisini ünlü manken Didem Soydan'a benzeten Doğanay, paylaşımına "Küçükken Didem Soydan'mışım" yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6_wFuKPq4UWfranAeJ35Vg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son olarak İstanbullu Gelin'de rol alan Özge Borak sosyal medyadan ailesiyle birlikte geçmiş yıllarda çekilen bir karesini yayınladı. Borak fotoğrafa, "İyi ki evlenmişsiniz. İyi ki benim ve ağabeyimin Selim Borak anne-babamız siz olmuşsunuz. Çok şanslıyız. Sizi seviyoruz. Allah nazarlardan korusun sizi. Evlilik yıldönümünüz kutlu olsun. Mutlu yıllar, sağlıkla nicelerine." mesajını yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hxkH5CgfAU2l6zk0QmPOHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Saltbae hareketiyle tüm dünyaya tanınır hale gelen ve son olarak ABD-Miami'de restoran açarak dünyaca ünlü ismi ağırlayan Nusret Gökçe sosyal medyadan çocukluk fotoğrafını yayınladı. 
Takipçilerine nostalji yaşatan Nusret, fotoğrafını "Hayat Üniversitesi yaş 15" notuyla paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A40NGyIdjUOi6UThsMvo4g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HBgUNmuFe06G60MSEkD8jA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/93HfMbLvMkuVsxipchEW3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IL18hOUYlEKd364l0sUWGA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD’li oyuncu Kirsten Dunst’ın 1995 yılında Ron Davis tarafından çekilen fotoğrafları ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lYt8iFcyKEi4jTWrkHuYCg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çocuk oyuncu olarak ünlenen Dunst, 1995 yılında People dergisi tarafından dünyanın 50 güzel insanı sıralamasında sekizinci sırada yer aldı. 1994 yılında henüz 12 yaşında Interview with the Vampirela yakaladığı başarıya, aynı yıl rol aldığı Little Women filmindeki uçarı Amy rolündeki başarısı da eklenince henüz bir çocukken ünlendi. Bir yıl sonra Robin Williams’la birlikte çocuk macera filmi Jumanji’de rol aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Sk-uxXvNg0e023gkGdpZpA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünyanın en güzel kadınları arasında gösterilen Rus modey Irına Shayk'ın (32) 2002 yılına ait bir fotoğrafı ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8p1OIODGQEOPNIDCgzFREg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Henüz 16 yaşındayken çekilmiş fotoğrafı sosyal medyaya düşen Shayk değişimi ile şaşırttı. Modelin yıllar içinde hiç estetik yaptırmamış olması da dikkatlerden kaçmadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NKNTJYbMqkeHGuTdVVzzew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RGAmVBsPAEaSLXmQPHY1WQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Barbados'lu şarkıcı Rihanna geçtiğimiz günlerde 30 yaşına girdi. Ri-Ri sosyal medya hesabında takipçilerini geçmiş yıllara götürerek çocukluk yıllarına ait bir kareyi yayınladı. 
30 YAŞINDA 30 FOTOĞRAFLA RIHANNA</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1AcdN2ux6USWg_DTAaePZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Britney Spears</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5Ylo9lVjyUe78u2uTREecA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Britney Spears</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4K1P5i-qeUa1d1asbIEHJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eminem</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rqLaaJOckkW5GfmdjYHbMw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eminem</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dlQwYKetK0i0vNQ1Pk8auA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S1AsG-Z0YEOtnZQ2g1L_lQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZYiKZhsm-E6nAxVfRTuChQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gülse Birsel"Annem ve ben, Beşiktaş’ta Serencebey Parkı’nda. Doğduğum semt Beşiktaş ve hala hastasıyım..."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ueGaabvAn0CarFQIHdfBQg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gülse Birsel</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1c5PEX0UUkiWp5Ofh2DPxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rıza Kocaoğlu
Çukur dizisinde hayat verdiği Aliço karakteriyle yıldızı parlayan Rıza Kocaoğlu, sosyal medyadan yaptığı paylaşımla takipçilerine nostalji yaşattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/51eJOyoB_k2BsQw1dlhuVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Annesi ve kardeşiyle çekilmiş bir karesini yayınlayan 39 yaşındaki Kocaoğlu, fotoğrafa "Anneler Günün kutlu olsun canım Anam" notunu yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RBFeYYVmUE2ZRPmebYi12Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Levent Özdilek
Oyuncu Levent Özdilek 1967 yılında rol aldığı 'Benim Adım Kerim' filminden bir karesini sosyal medyada paylaştı. Henüz 12 yaşındayken başrollerini Yılmaz Güney ve Birsen Menekşeli'nin paylaştığı 'Benim Adım Kerim' filminde rol alan usta oyuncu Levent Özdilek paylaşımıyla takipçilerine nostalji yaşattı. Filmde Yılmaz Güney'in oğlunu canlandıran Özdilek, bu fotoğrafın altına; 'Geçmiş kattıkları ile güzeldir... 'Benim Adım Kerim' yıl 1967. Bir Yılmaz Güney filmi' mesajını yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6TZ4zAkjkEO1GOkMAg1-YA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özdilek, son olarak 'Eşkıya Dünyaya Hükmdar Olmaz' dizisinde 'Hakkı' karakterine hayat verdi.
(Fotoğraf soldan sağa: Ozan Akbaba, Levent Özdilek,  Yunus Emre Yıldırımer)</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RxKT5vAvMU2WYhS1RHwF6A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Doğa Rutkay KamalOyuncu Doğa Rutkay Kamal, sosyal medya hesabından çocukluk dönemine ait oyuncak ayısı Mişa'yı ve onun hikayesini anlattı. Doğa Rutkay paylaştığı çocukluk yıllarına ait fotoğrafla anılarını canlandırdı.Ailecek çekildikleri bir kareyi paylaşan ünlü oyuncu fotoğrafın altına şu mesajı yazdı: Annem babam ben ve ayım Mişa... Ayım Mişa yegane oyuncağımdı. Babam Rusya'ya tiyatro turnesine gittiğinde almıştı. Sanki bütün çocukluğum, Mişa’nın gözlerinden bana bakar... Şimdilerde Mişa bebek odasında yerini alan tek oyuncak. Geleceklerime beni anlatmayı bekliyor. Günaydın çocukluğumuz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JFgTDgpm-0SrI_K8-xRUjw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Doğa Rutkay Kamal</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Nsfns5BfjUS5fRPjoSwaPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tolga Çevik
Tolgshow gösterilerine devam eden Tolga Çevik, takipçilerini çocukluk yıllarına götürdü. Çevik paylaşımının altına, "1975 Yaz Kreasyonu... Hep Sanat hep Feşınnn..." mesajını yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j5PXl7YYtUqP8f8kWZ_Xiw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tolga Çevik</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_qZnC1rNKkGP3i-XXk7dww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Prens Harry (33) ile evlilik hazırlığında olan ABD’li oyuncu Meghan Markle’ın (36) 11 yaşındayken çekilen görüntüleri ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_wO7dGYOJEWUc-TvsQ2k4w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çocukluk videolarında topluluk önünde şarkı söyleyip dans ederken görülen Markle için İngiliz basınında, “Oyunculuk potansiyelini daha o zamandan göstermiş” yorumu yapıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/17bt62aU10ikzd0Z7e-zZg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>19 Mayıs’ta gerçekleşecek olan düğünle kraliyet ailesinin gelini haline gelecek olan Markle’ın 1993 yılına ait görüntüsünde bir yaz okulundayken yaptığı sahne şovları yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UCpU-ZR_rkCGvb0uJmWK_g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Markle'ın mikrofon karşısındaki rahat tavırları dikkat çekiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UXsgStgJbEyoit2cEOD1-Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Videoda ayrıca Markle’ın arkadaşlarıyla birlikte, en sevdikleri öğretmenlerine teşekkür plaketi verdikleri de görülüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vArNpvtoSkOk5JZztWuRGQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiliz basının sıkı takip altında tuttuğu Markle'ın hayatını anlatan belgeselin yanı sıra Prens Harry ile aşkını konu alan  ‘Harry  Meghan: The Royal Love Story’ adında bir de film çekildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-cCduc4PxUev9NgtNa2x2w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ata Demirer
45 yaşındaki komedyen Ata Demirer, 1991 yılına ait fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jnWzZyARNkeK2VMNSh5PgA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ata Demirer
Ata Demirer'in 26 yıl önce zayıf olması dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1dulz26SWkuPbEjEpd3j7Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İrem Derici 
25 Mart Pazar akşamı Star TV'nin Jet Sosyete dizisine konuk oyuncu olarak katılacak olan ünlü şarkıcı İrem Derici, takipçilerini geçmiş yıllara yıllarına götürdü. Derici, yayınladığı çocukluk karesine,  "Çok değişmiş miyim?"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gpy6RAF1tEyNLMpgX9nvcA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>30 yaşındaki Derici, daha önce ise kardeşi Cemre Derici ile çocukken çekildikleri fotoğraflarını paylaşmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PSAPdAjUcUSfO5Nu_T4cJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Derici, kardeşini kucağına aldığı fotoğrafın altına 'İyi ki doğdun KARDEŞİM' notunu düşmüştü..</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/js3MVNquR0qv1mVX8xTAxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Blake Lively
TV ve sinema dünyasının en çok konuşulan isimlerinden Blake Lively'nin 15 yıl önce lisede çekilmiş fotoğrafları ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pgXxvfCml0yxS_XO1t09zw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2002-2003 Burbank Lisesi yıllığında yer alan fotoğraflarda; Lively'nin 30 yaşına kadar fiziksel olarak pek değişmediği görülüyor. Uzun sarı saçlarından o yıllarda da vazgeçmeyen ünlü oyuncunun, burnunun estetiksiz hali de dikkat çekiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qR749HQgKUaU4vrfpssYjA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amigo kız takımı ve öğrenci birliğinde görev yapan liseli Blake'in çok sosyal bir öğrenci olduğu görülüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cVw15dYWdkmEAi3ULs8XpA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>DERYA ŞENSOYDerya Baykal, 28 yaşına giren kızı Derya Şensoy'un doğum gününü sosyal medyadan yayınladığı çocukluk fotoğrafıyla kutladı. Baykal, "Küçüğüm İyi ki doğdun... mutlu sağlıklı başarılı yılların olsun... Seni çoookkk seviyorummmm" notuyla Şensoy'un yıllar önce çekilmiş karesini paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sJBseIRCpEeH4-lj1tfBog.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>DERYA ŞENSOY</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DUWuE4s6-kq7AqhaGD6EPw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>SAADET IŞIL AKSOY
Son olarak Vatanım Sensin dizisinde Lucy karakterine hayat veren Saadet Işıl Aksoy sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımla takipçilerini çocukluk yıllarına götürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JBEYrssfq0OX9SCYdc6ErA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>34 yaşındaki oyuncu çocukluk yıllarına ait bir kareyi Instagram hesabından, "Kırmızı ayakkabılarım, cicili elbisem ve teyze oturuşumla çiçeklerin önünde poz veren ince ruhlu ve utangaç bir Çaki'ydim.." mesajıyla yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AWRAnhTcnEOncFbREu5n0A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BURAK SEVİNÇ
Söz dizisinde 'Avcı' lakabıyla Fethi karakterine hayat veren Burak Sevinç takipçilerini 25 yıl öncesine götürerek çocukluk fotoğrafını yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KHNWcde2n06hoGOlghB7eQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>30 yaşındaki oyuncu yaklaşık 5 yaşlarındaki halini paylaşarak, "Evet gülmeye başlamışım... Sonunda. Bizim de güler yüzümüz varmış yani!" notunu yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CjF5fkweHUmXRBrgHJX5tg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>KENAN DOĞULU-OZAN DOĞULU
Şarkıcı Kenan Doğulu, DJ kardeşi Ozan Doğulu'nun doğum gününü sosyal medyadan birlikte çekildikleri çocukluk karesini paylaşarak kutladı. Kenan Doğulu kardeşi için şu ifadeleri kullandı: "Ömür boyu dostluk, hayat boyu güven, sonsuz bir sevgi... İyi ki doğmuşsun, iyi ki varsın aslanların aslanı canım ağabeyim. Mutlu, sağlıklı, başarılı bir yaşın olsun."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RQG38r5qVk-2qy3ZZSOnyA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>KENAN DOĞULU-OZAN DOĞULU</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/D0A5s2As4USs7kRx4-jyyA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BARIŞ MANÇO
19 yıl önce kaybettiğimiz, usta sanatçı, çocukların 'Barış Ağabeyi' Barış Manço 75'inci yaş gününde anılıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vZnZ-QfKg0y0glHcDhsQig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BARIŞ MANÇO
Usta sanatçının birçok hayranı sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla Manço'nun çocukluk fotoğraflarını doğum gününde yeniden gündeme getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0QkapcQWXE6gGsCyVrbSPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BARIŞ MANÇO</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TC2P-3LFMka9jrVXp6R4LA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NUR FETTAHOĞLU
Son olarak Çi dizisine konuk oyuncu olarak katılan Nur Fettahoğlu, Instagram hesabından çocuklu fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LvJvnV6MbE-qWkNbRXYqKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nur Fettahoğlu yıllar önce çekilmiş fotoğrafın altına 'Bir zamanlar sevimliymişim' notu yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LOQHG5SDMEuIluXHyFQ16Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>CEM YILMAZ
Cem Yılmaz, Twitter'da takipçilerinden gelen sorulara içtenlikle cevap verdi. Yılmaz  araya bir de eskilerden bir fotoğraf sıkıştırdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dri9H-Qp8ka8bZZb2ESjKw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cem Yılmaz bu fotoğrafı “Cem abin de liseliydi…1987 Airport disco galiba. Kazakların kotun içine sokulduğu dönem” notuyla paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/thyBUDS6DEy9SWPJjimUnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ENGİN ALTAN DÜZYATANDiriliş Ertuğrul'un Ertuğrul Gazi'si Engin Altan Düzyatan, geçtiğimiz günlerde sipariş ettiği lüks saat ve Afrika'da çektiği vahşi doğa fotoğraflarından oluşan sergisiyle gündeme gelmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7266-9LmPEOYQOk0hx4zkA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ENGİN ALTAN DÜZYATAN
Ertuğrul Gazi karakteriyle büyük bir hayran kitlesi oluşturan 38 yaşındaki Düzyatan'ın merak edilen çocukluk fotoğrafı hayranları tarafından sosyal medyada yeniden gündeme geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/x6Ap-wMCrE-XYhge0--vng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>OLCAY ŞAHAN Almanya'nın Düsseldorf şehrinde dünyaya gelen futbolcu Olcay Şahan, doğduğu yerin takımının alt yapısında forma giydiği dönemden bir fotoğrafı yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BBxTqi4MqUG7aKdSdn5ZZg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Milli forma için Türkiye'yi tercih eden ve Beşiktaş'tan sonra Trabzonspor'da futbol kariyerine devam eden 30 yaşındaki Şahan, Instagram hesabından paylaştığı çocukluk karesine, "Ben çocukken" notunu yazdı. 
Öte yandan Şahan'ın arkasından kulak işareti yapan çocukluk arkadaşı ise Almanya bölgesel lig takımlarından Uerdingen'de futbol hayatına devam ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_pfO3-XK7EyxUvxHvkcTmg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İstanbullu  Gelin'in Fikret Boran' Salih Bademci okul yıllarından bir kare paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W0uDrz8FBUGYsGy8qu_Kug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bademci paylaşımın altına şu notu düştü: Uzun, uzun zaman önce... Müziğin beni nasıl gülümsettiğini hatırladığım yıllardan</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ReJunrsE_0-IOu0chKl4ag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sıla Gençoğlu 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle öğrencilik yıllarından bir fotoğraf paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aCIsWpEAFk2hpLdBIfiHvQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sıla fotoğrafın altına şu notu düştü: Eğitim, kişisel gelişimin en mühim mihenk taşlarındandır. Öğretmek için ömürlerini adayan tüm öğretmenlerimizin güzel gününü kutluyorum. ( Tavşan olduğumu iddia ettiğim yıllar. Çemberin yine dışındayım.)</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GcLAxm6U3kGBu1fFFsAOuw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tamer Karadağlı 
Çocuklar Duymasın'ın Haluk'u Tamer Karadağlı çocukluk fotoğrafını, "Tamer 10 yaşında.." mesajıyla yayınlayarak takipçilerine nostalji yaşattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yc2GDJIp2U2pX1ajDHiXcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tamer Karadağlı</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jv24aQcDf0GObDK6jakCgA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nusret Gökçe 
Dünyada saltbae hastagi ve lakabı ile sosyal medya fenomeni haline gelen Nusr-Et Steakhouse’un patronu Nusret Gökçe Amerika’daki ilk şubesini açtığı Miami’den 13 yaşındaki fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/U_WOqvjkQkCnefzqQ5ZiPA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nusret paylaşımın altına şu notu düştü:"1994-1995 yaş 13 ilk okuldan mezun olduktan sonra maddi imkansızlıklardan dolayı okul hayatımı bitirip kasap çırağı olarak işe başladım. Hergün 18-20 saat çalışıp babadan 1 tl istemedim. İstesem de yoktu. 2009 -2010 sadece 12 masa 10 çalışan. Sene 2017 - 12 restoran 1000 çalışan ... Ve karşınızda bir dünya markası ..Hepimizin markası hepimizin başarısı...????</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2gLcT036FEOLg-HJcFTwNQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Serenay Sarıkaya
Fi dizisinde Duru karakterine hayat veren Serenay Sarıkaya'nın çocukluk hali dizinin yeni sezonu Çi'nin başlmasıyla gündeme geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Av0AHPz-okS47VkOF2KYAg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Serenay Sarıkaya 26 yaşındaki oyuncunun çocukken çekilen karesinde bir balkonda masanın üzerinde oturarak poz verdiği görülüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KkEMR5MEokiI78_LTnVmGA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demet Akbağ
Usta sanatçı Demet Akbağ sosyal medya hesabından nostalji yaptı. Çocukluk yıllarına ait kareyi paylaşan Akbağ, o fotoğrafa şu mesajı yazdı: "Pastayı kesen sedef olduğuna göre onun doğum günü demek ki. Ben araya sıkışmış annemin bana vereceği koca dilimi bekliyorum. Babaannemin pandispanyası, annemin süslediği çocukluğumun geleneksel pastası. En solda da halamın kucağından bakan kuzenim"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NMC6LlbzC0amjzT-gV-nWw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demet Akbağ</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1RziZQ5NukCAHhb13XEzfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rıza Kocaoğlu
Rıza Kocaoğlu, 18 yıl önce çektirdiği bir fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaştı. Sarı saçlarıyla objektif karşısına geçen Kocaoğlu bu kareye; “Saç… Sene 98 mi 99 mu falan filan…” notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i8ShK1bAAkWNR2A8_5s4Bg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rıza Kocaoğlu</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C9bqW5Q6M06bCJjUp-A4dw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ata Demirer
Sosyal medya hesabından paylaştığı mizah içerikli fotoğraflarla dikkat çeken Ata Demirer, bu defa takipçisi tarafından gönderilen bir kareyi yayımladı.Demirer, 80’li yıllarda çocukken yaşadığı Bursa’da çekilmiş fotoğrafta, arka tarafta şortlu bir şekilde görülüyor.45 yaşındaki oyuncu, bu kareye, "Bir genconun albümünden çıkmış benimle de paylaştı, sağolsun. 80’ler Bursa’sı. Akbıyık mahallesi. Cami duvarına yaslanıp sırıtan çocuk tanıdık geldi mi?" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_NzHHdYahkKQCwSzzQDMGg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ata Demirer</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3ZJJQS2Uo0ORHyt5buFPYg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Behzat Uygur 
Instagram'dan çocukluk yıllarına ait bir kareyi paylaşan usta aktör Nejat Uygur'un oğlu Behzat Uygur, "İzmir Atatürk stadı 1974 Zafer kupası.. babamın oyunu olduğu için yerine gol kralı kupasını Cemil Tura'na ben vermiştim..Dönemin Efsane İzmir büyükşehir bel başkanı İhsan Alyanak,ben,Cemil abi.." mesajını yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A-bE8egSTEKMvIYaLJzTBw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Behzat Uygur</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kzIDLuRO8kW5tQprFakb_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zeynep Kankonde
Oyuncu Zeynep Kankonde, bir süre önce Instagram'da paylaştığı bu fotoğrafının kendisine ait olduğuna inanmayanlara ilginç bir kanıt sundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ez7Gjl4lm0uc2Hw3KZ_90Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zeynep Kankonde
Çocukluk yıllarında çekilen fotoğrafını Hababam Sınıfı serisindeki Bacaksız karakterini canlandıran Tuncay Akça'ya benzetenler de çıkınca Kankonde karşılaştırmalı bir fotoğraf yayınlayarak şu notu düştü: 
"Niye yapıyorsunuz bunu? TUNCAY AKÇA tatlılığı.İnanamayanlar için kendimi etiketledim ya."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kymzerZucEiIJWfVgkVwGg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zeynep Kankonde</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Y7cCxYzx8kOdxMnkH0NdhA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Metin Hara
Dünyaca ünlü Brezilyalı top model Adriana Lima ve yazar Metin Hara geçtiğimiz temmuz ayında ilk kez el ele Bodrum Havalimanı'nda görüntülenmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UQbpAIg-IE6oIny2VeIfEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Metin Hara
Lima ile yaşadığı ilişkiyle gündeme gelen 35 yaşındaki Hara'nın fotoğrafı sosyal medyada ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Zco-5ElNKU2hvNDwUaaFdg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meryem Uzerli
Son olarak Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisinde rol alan ve şu sıralar Cingöz Recai filminin heyecanını yaşayan Meryem Uzerli, takipçileriyle küçüklük fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SlIqnFTQ1kOwZF9Aziu4EA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meryem Uzerli</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m5k5iZzNyUSc_XPHRow-Kw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Beste Kökdemir
Oyuncu Beste Kökdemir, Instagram hesabından ortaokul yıllarına ait bir fotoğrafını paylaştı. 24 yaşındaki oyuncu, fotoğrafını, "Ozaman biraz gülelim... Orta 2'deyim. Saçlarımı kendim kesmiştim. Bence hiç fena değil!" notuyla yayınladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wsC3KXtJmUSf4iPIFF4StA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Beste Kökdemir</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fSwFnvwGJ0q-XNYv3mZ0ww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ezgi Mola
Son olarak 'Kocan Kadar Konuş: Diriliş' filminde rol alan Ezgi Mola, Instagram hesabından küçükken kardeşiyle birlikte çekilen bir karesini paylaştı. 34 yaşındaki Mola altına ise, "Sanırım kardeşime "sus ve gül yoksa seni yine cimciklemek zorunda kalırım" demişim.. Kuzuummm benim" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sUPpogY06Ey39FvSBUMssw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ezgi Mola</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yTHYXXKJkECOET-U8JBPTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birce Akalay
Son olarak Star TV ekranlarında yayınlanan Hayat Bazen Tatlıdır dizisinde rol alan Birce Akalay, Instagram sayfafından çocukluk fotoğrafını paylaştı. Akalay altına ise "Bu kızın saçlarına n'oldu yaaa böyle diye ısrarla soran olursa; O doğuştan kırpıktı dersiniz" yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h_d9_tz81ki32FzDLJ3f7A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birce Akalay
Ocak ayında Sarp Levendoğlu'ndan boşanan 33 yaşındaki Akalay, şu sıralar Can Tunalı ile birliktelik yaşıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dXgiDuD7CUCYgLfZMLqb5A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Miley Cyrus
ABD’li pop şarkıcısı Miley Cyrus, yeni bir single hazırlığında. 24 yaşındaki şarkıcı, ‘Younger Now’ adlı single’ının kapağında kendi çocukluk fotoğrafını kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XwVnz385hkmqtJBstavTIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Miley Cyrus</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UbaMK7fhqUehdpcggrmSAw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kraliçe II. Elizabeth</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wTueDdnikEmKg9zRGr6vSQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kraliçe II. Elizabeth</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aB5oQlv3FUSoRfYzigArmw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>John Kennedy</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q6NZcO9HL0O-8ljrr2OCHg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>John Kennedy</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p-EcOsx6OEqITuv_UKqYmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Angela Merkel</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dfh_hqgcO0WG0LVDCY6z8w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Angela Merkel</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gCABVT1HMUioi_8qtWq27Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Vladimir Putin</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VbLn1vQnOEyoi-N7TbfgTA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Vladimir Putin</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qh0E9O_8CkSxVLtQuhQVWw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Papa Francis</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e7W0i9zJVEGdayBUAubeeg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Papa Francis</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SRll58ycjECaN71lgEuUeg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hillary Clinton</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EpN4VNw5S0-BRakgKt37tQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hillary Clinton</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JloK5eB_Lkafeie32e4Dmg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>George Bush Jr.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yfSIxBLvvkmaGYx-fnABGg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>George Bush Jr.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zoYktRjgBkWP-wgsWrfM9g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Prens Charles</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qsgruQQbZ0qvDUNm7JOPvw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Prens Charles</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hcbyr3DOzUWFrkm4sFYElA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Barack Obama</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R4aMZ6ICF0OxHxI1gO6v4A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Barack Obama</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ND-a2z0v4kCDMoXGaYI2uw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Acun Ilıcalı
Acun Ilıcalı, Instagram hesabından çocukluk fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iWnTCV9kGk6kqWfPqd0Cqw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ünlü yapımcı, yıllar önce ağabeyi Ömer Cenker Ilıcalı ile çekilmiş bir fotoğrafına yer verdi. Ilıcalı, ağabeyi ile birlikte görüldüğü bu fotoğrafa, "Sol taraftaki ağabeyim, sağ taraftaki ben. #tbt'nin dibi" notunu yazdı.
1967 yılında Erzurum'da doğan Ömer Cenker Ilıcalı, kulak burun boğaz uzmanı bir doktor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/w8HohKuLE0uu6tsyGAVIYw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bensu Soral'ın ablası oyuncu Hande Soral (sağda), Instagram hesabından çocukluk fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/enBeZ0tg30-woUHpg_E3gg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>30 yaşındaki oyuncu fotoğrafın altına "Bazı şeyler hiç değişmez notunu düştü"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s7JREXW3Zk2kyg90I-AOFg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sezen Aksu
Sanatçı ve söz yazarı Sezen Aksu bugün 63’üncü yaşını kutladı. Sosyal medyada bazı kullanılar Aksu'nun çocukluk fotoğrafını paylaşarak doğum günü dileklerini iletti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vS4LfkCCo0uIgk4FBHyIUQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sezen Aksu</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j5TJcwo-rEuGBe71p9cOnA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Türkan Şoray
Yeşilçam'ın 'Sultan' lakaplı usta oyuncusu Türkan Şoray Instagram hesabından çocukluk fotoğrafını paylaştı. 72 yaşındaki Şoray altına ise "Türkan bir yaşında..." notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M3Nb6P-M-E2xOM0gG_SYyw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Türkan Şoray</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hI1HkdF6E0CBL_keUhmiig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çağla Şıkel (solda)</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MLwdu3h2t0qjGO1HEi8_yw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çağla Şıkel</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V9mOuIz8O0y_QPD6BdQTZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kenan İmirzalıoğlu
1997 yılında Best Model of Turkey ve daha sonra Best Model of The World seçilerek kariyerine başlayan Kenan İmirzalıoğlu'nun yıllar önce ortaokul sıralarında çekilen bir pozu hayranları tarafından açılan sosyal medya hesabında paylaşıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/caW5UVna9UypfK9vgqOysw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kenan İmirzalıoğlu</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s7WeKz4oAkS2tDtPTUAZwg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mehmet Günsür</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/O1CFYWaj8EuBE_BsAaPJEA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mehmet Günsür</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FFrDOKgZ4EufWiQs4nTCIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özge Özpirinçi
puhutv'den yayınlanan Fi dizisinde rol alan Sıla karakterine hayat veren Özge Özpirinçi ilkokul yıllarına ait fotoğrafı Instagram'da takipçileriyle paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UFdATMTQ00OtDvl2lnUghw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>31 yaşındaki oyuncu paylaşımının altına ise şu notu düştü: "İlkokul 1'in ilk gunu! Akademik hayata karsi tavrim o gunden itibaren cok netti! Stresten yanagimda cikan ucugun izi durur hala! Hey gidi gunler... Saclarimi o kadar kisa kestirmisler ki (kesin bitlenmisimdir) ilkokul formami almaya gittigimde satis elemani hanfendi babama ve bana bakip erkek uniformalarina yonlendirmisti bizi. Cok uzulmustum ama simdi guluyorum tabi. Anlatacak hikayelerden biri iste..."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/08zS9IAtdU6-yE7FTw9JlQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oğuzhan Koç
Çok Güzel Hareketler Bunlar'daki oyunculuğuyla adını geniş kitlelere duyuran ve son olarak çıkardığı 'Küsme Aşka' şarkısıyla şu sıralar müzik listelerinde ilk sırada yer alan Oğuzhan Koç 23 Nisan dolayısıyla sosyal medyadan çocukluk fotoğrafını paylaştı. 31 yaşındaki Koç, altına ise, "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'mız kutlu olsun. Aha bu da çocuk ben..! Ve künyem" notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/U9VNo8PlMU-OB4kedG8QUw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oğuzhan Koç</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Nw-hEgfE2EeMCWeOQDcrDQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nusret Gökçe
Saltbae hareketi ve sosyal medya paylaşımlarıyla Türkiye'nin hatta dünyanın dikkatini çeken restoranlar zincirinin sahibi Nusret Gökçe çocukluk fotoğrafı ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MJ2mjRqqrUOJ_VqOEAEsmg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son olarak Dubai'deki restoranında Oscar ödüllü oyuncu Leonardo DiCaprio'yu ağırlayan Nusret sosyal medyada kısa sürede 5,5 milyon takipçiye ulaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H05jf7jxI0KzdwymFEjc-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlber Ortaylı
Tarih Profesörü İlber Ortaylı, Twitter hesabından gençlik fotoğrafını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gcAy6I6QAkW-QqwjNAc4Jw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun olan İlber Ortaylı, 21 yaşındaki halini gösteren fotoğrafı, "Gençlik. 1968. SBF" notuyla paylaştı. Bu kareye 5 bin beğeni geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lyjf90BypUC2z1UpW5oc3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BengüŞarkıcı Bengü, 38'inci yaş gününde sosyal medya hesabından çocukluk fotoğrafını paylaştı.Instagram hesabından kardeşi Banu ile çekilmiş çocukluk fotoğrafını paylaşan Bengü, "İyi ki doğmuşum ben, iyi ki böyle güzel ailem var" notunu yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CzfyXb9DkU6QGZvm8HqqBA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bengü</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0icQIurJK0ubEyf_v6flnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aleyna Tilki
Bir Hülya Avşar Sohbeti'nde Hülya Avşar'a "Annem, beni star gibi giydirirdi. Hep öyle baktı bana ben de kendimi star zannettim küçüklüğümden beri" diyen Aleyna Tilki'nin o günlerdeki fotoğrafı ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vz86-CC3H0u0BrAg6tcttA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aleyna Tilki
Aleyna Tilki Bir Hülya Avşar Sohbeti'nde çocukluğunu şu sözlerle anlatmıştı: "Üç yaşındayken şarkı söylüyormuşum, ellerimi kanepenin üzerinde aşağı boşluğa uzatmışım. Annem de, "ne yapıyorsun" Aleyna demiş. Ben ise "anne onlar benim seyircilerim onlara elimi uzatıyorum" demişim. Sonra kendimi halının üzerine atmışım. Annemin tüyler diken diken olmuş"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u77V2n8ZN0Klscap1XF10A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şebnem Ferah
Rock şarkıcısı Şebnem Ferah'ın ilkokul fotoğrafları sosyal medyadan paylaşıldı.Şarkıları ile milyonların gönlünde taht kuran Şebnem Ferah, ilkokulu Yalova Öğretmen Yusuf Ziya İlkokulu'nda okudu. Bu yıllarda çekilen bir fotoğraf ise yıllar sonra sosyal paylaşım sitesine düştü. Sanatçının doğum yılının 1972 olduğu belirtilen fotoğrafında okul numarasının ise 59 olduğu görülüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iehN_8n1GEC2mokeIvx5Xg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şebnem Ferah</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5_aAuaQp9EymOMVaa3D5_Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tarkan
Sosyal medyada perşembe günleri yapılan “TBT” (eski fotoğrafların paylaşılması) akımına megastar Tarkan da uydu.
Tarkan, Instagram hesabından çocukluk fotoğrafını paylaşarak, "Şu havalara, bakışlara bakın. Artist yaa" notunu yazdı.
Tarkan'ın paylaşımı kısa sürede 30 binden fazla beğeni aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JjIWfowqKEiMNJxldGWI5w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tarkan</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f5zWicTD8UmtFE031_QaVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fazıl Say

Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, Adana konserinde bir sürpriz ile karşılaştı. İlkokul arkadaşı Zeynep, ünlü sanatçının ilkokul birinci sınıftaki günlüğünü yolladı. Say, bu fotoğrafı sosyal medya hesabından;"Adana konserime gelen ilkokul arkadaşım Zeynep bakın ne yollamış Bu fotoğraf ilkokul1; 40 yıl önce" notuyla paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_VYxh_ECw0mM54pVcsnPgQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fazıl Say</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4_ca4Ho-dUCRuKEgWvkaTw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Caner Erkin

Futbolcu Caner Erkin ile dümyaevine giren oyuncu Şükran Ovalı, eşinin çocukluk fotoğrafını takipçileriyle paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DRruv2_IU024QRoZESYXyA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son olarak rol aldığı Familya dizisi final yapan 31 yaşındaki Ovalı, paylaşımın altına ise altına 'Minnak' notunu düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t_21krLJjkWiK3Sl_vNGug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Justin Bieber
Dünyaca ünlü şarkıcı Justin Bieber, 13 yaşındayken YouTube’da Scooter Braun tarafından keşfedildi. Şimdi 23 yaşında olan Kanadalı şarkıcı, Instagram’dan paylaştığı fotoğrafta o zamanlar nasıl göründüğünü hayranlarıyla paylaştı. Bieber’ın annesiyle olan siyah-beyaz fotoğrafı, henüz müzik kariyerine başlamadan kısa süre önce çekilmiş.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vbLRtSPO3kqPGnS6aCx3IQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Justin Bieber</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xFRGBNy4FUecCwsGDHLPKw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Haley Joel Osment

1999 yılında vizyona girdiğinde tüm dünyada ilgiyle izlenen 'Altıncı His (The Sixth Sense)' filminde dünyaca ünlü oyuncu Bruce Willis ile başrol oynayan küçük yıldız çok değişti. 28 yaşındaki Amerikalı Haley Joel Osment'ın son halini görenler tanıyamadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AGftnmsH3UauDWDirnyCdQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Haley Joel Osment

Filmin yayınlandığı dönemde 12 yaşında olan Haley Joel Osment 'Altıncı His' filminde 'Cole Sear' karakterini canlandırıyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tVYuiPo7hUaT5u8usRp9Eg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ajda Pekkan</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SwgGkdVkhUSWGI7NqIsyow.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ajda Pekkan</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hToQa9TmYkaIHPyzuuMS5Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Arda Turan</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PeUnFtuFU0KPKXviR9tWew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Arda Turan</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AoX524cKd0mmq0YWW-E4GQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Angelina Jolie</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RbrYAi6joEGvZyc-cJn9RQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Angelina Jolie</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8N8-L-qB-E-x-APTv3QWhw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bengü</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BasCQarF_0CB9Q8MRr_pbQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bengü</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GhMn6nG6kUOTfqyyGbiiFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bruce Willis</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iQ6QNUYQC0656jMjo1GpRw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bruce Willis</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i6TgHOtbNUGJhfRng66Elw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Beren Saat</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AHpDnVKZUkuAvG7cdaeAJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Beren Saat</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tgXsEgehfkucT_EZAn3TBg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bergüzar Korel</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3t09MpDtk0WbbDtopIj47g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bergüzar Korel</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f7NXZvJK5ESreNs7INqKMA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Deniz Akkaya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/l3aOs8KnskKk0KL_nm2Y-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Deniz Akkaya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iY8zWznQAkCAZqYeMEnqpA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Elçin Sangu</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K7LewjHye0yLYK0v3_1lLA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Elçin Sangu</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JaF4xAGszk-8uO8gN2P_Ag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Emre Aydın</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F3hx0HCrQ0aOnlLEO4c0YQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Emre Aydın</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/v4oA0OPftE-c-GVyYjS9Wg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eser Yenerler</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SwcBe7iocU69jrYgntwRvQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eser Yenerler</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UdB_5awHi0C5i_0jx4iHjg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jennifer Aniston</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CxHQoXexLUSKbAZfa3zYew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jennifer Aniston</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K6BV8suiTkaSO5355D9Hlg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hazal Kaya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JgtRFLMADEOpaN0wQWfrdQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hazal Kaya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aSLbIri7c0S4f_5QVYZ8ZQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kenan İmirzalıoğlu</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JWN8FOA6J02rUo1M_bFzIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kenan İmirzalıoğlu</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JsAjK_eurk2MRgVLU6QTgA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Lady Gaga</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/o2aEtS2Gokar5dqUUOc45w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Lady Gaga</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RcqrBa9aIEmneMs2C_okvA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mehmet Ali Erbil</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PmkkFs9luUqzPjZqhmPjyA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mehmet Ali Erbil</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/29FWpzO2QEG2zICfy4oEiA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Merve Sevi</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8GX14upJKUKHaJAatD4E6w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Merve Sevi</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tovsYgucyUGUflrcXJu_Yg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özge Özpirinçci</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NIQR26oOI0ytsdfIcb9nYQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özge Özpirinçci</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K-184lO04kiUu_8iJr9nMQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pelin Karahan</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PU3oY4b7nEKq9jpf1V2EdQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pelin Karahan</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aWDg5abYVUmR8FResc5ZRg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şener Şen</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Zb-ZFVEc1kuH1jjsNGQzcA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şener Şen</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Pcmd1gmAokemuEZrHTDXtw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tarkan</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zqAxNXI_A0-h-Mb4utIXlg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tarkan</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8yR1Xkth-EyC2UPG5TESTA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Teoman</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c9CHycgnqkKzR8PZDopG6w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Teoman</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>4. evre kolon kanseri hastası görmezden geldiği 5 belirtiyi paylaştı: Kanser karaciğere kadar sıçramış</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/4-evre-kolon-kanseri-hastasi-goermezden-geldigi-5-belirtiyi-paylasti-kanser-karacigere-kadar-sicramis</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/4-evre-kolon-kanseri-hastasi-goermezden-geldigi-5-belirtiyi-paylasti-kanser-karacigere-kadar-sicramis</guid>
<description><![CDATA[ Sigara, alkol, obezite, kırmızı et ağırlıklı beslenme ve genetik faktörler, kolon kanseri riskini artırabilir. Son yıllarda gençler arasında da yayılım gösteren kolon kanseri vakaları, tıp otoritelerini endişelendirdi. 4. evre kolon kanseri teşhisi konan Teksaslı Radwah Oda, TikTok hesabından paylaştığı bir videoda, görmezden geldiği 5 belirtiyi paylaştı.Teksas’ın Houston şehrinde yaşayan Radwah Oda, bir süredir 4. evre kolon kanseriyle mücadele ediyor. Sancılı hastalık süreci hakkında sosyal medyada paylaşımlar yapan Oda, göz ardı ettiği bazı semptomları paylaştı.
Oda, TikTok&#039;ta 2 milyondan fazla izlenen videosunda &quot;Eğer bu belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız, mutlaka bir doktora başvurun&#039;&#039; önerisinde bulundu.Oda, ilk uyarı işaretlerinden birinin bağırsak hareketlerinde yaşanan değişiklikler olduğunu söyledi. Tuvaleti kullandığında dışkısının ince olduğunu fark eden ABD&#039;li kadın, başlangıçta bunu kabızlık olarak değerlendirdi. Uzmanlar, dışkı şeklinin ara sıra değişmesinin genellikle sorun olmadığını belirtse de, sürekli değişiklikler kolonda daralma ya da tıkanıklık olabileceğini ve bunun kolorektal kanserle ilişkili olabileceğini söylüyor.Oda’nın görmezden geldiği bir diğer semptom da  dışkıda görülen kandı. Oda, ilk etapta bu durumun hemoroidlerle ilgili olduğunu düşündü ancak bu durum, kolon kanseri belirtisiydi.
Araştırmalar, dışkıda görülen kanın, özellikle genç hastalarda, erken başlangıçlı kolon kanserinin önemli işaretlerinden biri olduğunu vurguluyor.Oda, sık sık tuvalete gitmesine rağmen idrar kesesinin tam anlamıyla boşalmadığını hissediyordu. &quot;Tenesmus&quot; adı verilen bu durum, kolorektal kanserin yaygın bir semtomu olarak biliniyor. Bağırsakların tam olarak boşalmaması hissi, rektum veya alt kolon bölgesindeki tümörlerden kaynaklanabiliyor.Oda, bir diğer belirtinin ise açıklanamayan göğüs ağrısı olduğunu söyledi. Genç kadın, göğsünün sağ alt tarafında ani bir ağrı hissetti ancak bunu sütyeninin sıkı olmasına bağladı. Oysa bu ağrı, kanserin karaciğere sıçradığının işaretiydi.Kronik yorgunluk da Oda’nın yaşadığı semptomlar arasındaydı. Gece ne kadar uyursa uyusun, gün boyunca sürekli yorgun hissediyordu. Bu yorgunluk, kanser hücrelerinin vücudunun enerjisini tüketmesinden kaynaklanıyordu. Uzmanlar, kanserin neden olduğu kan kaybının da yorgunluğu neden olabileceğini ifade ediyor.Kolon kanseri, kalın bağırsağın (kolon) iç yüzeyinde gelişen kanser türüdür. Genellikle kolonda bulunan poliplerin zamanla kanserleşmesiyle ortaya çıkar. Bu kanser türü, dünyada en yaygın görülen kanserlerden biridir ve genellikle 50 yaşın üzerindeki bireylerde daha sık görülür. Ancak, genetik yatkınlık ve yaşam tarzı faktörleri gibi etmenler de kolon kanserinin gelişimine katkıda bulunabilir.Kolon kanserinin semptomları, erken evrelerde belirgin olmayabilir. Ancak, hastalık ilerledikçe bazı yaygın semptomlar görülebilir. Bunlar arasında karın ağrısı, şişkinlik, düzensiz dışkılama, özellikle ishal veya kabızlık, dışkı kanaması, yorgunluk, kilo kaybı ve anemi yer alır. Bu belirtiler başka hastalıklarla da ilişkilendirilebileceği için doğru tanı için tıbbi bir değerlendirme gereklidir.Kolon kanserinin tedavisi, hastalığın evresine ve genel sağlık durumuna göre değişir. Erken evrelerde, kanserli bölge cerrahi olarak çıkarılabilir. Eğer kanser daha ileri evrelerde ise, cerrahi müdahale yanında kemoterapi ve/veya radyoterapi de uygulanabilir.
Son yıllarda immünoterapiler gibi yenilikçi tedavi yöntemleri de kolon kanseri tedavisinde kullanılmaktadır. Tedaviye yönelik seçeneklerin belirlenmesinde doktorun önerisi ve hastanın genel durumu önemli rol oynar. Erken tanı ve düzenli tarama testleri, kolon kanserinin tedavi edilme şansını artırmak için büyük önem taşır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YgtrS537FUGTEi6U4rf_NQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>evre, kolon, kanseri, hastası, görmezden, geldiği, belirtiyi, paylaştı:, Kanser, karaciğere, kadar, sıçramış</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YgtrS537FUGTEi6U4rf_NQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="4. evre kolon kanseri hastası görmezden geldiği 5 belirtiyi paylaştı: Kanser karaciğere kadar sıçramış"><p>Sigara, alkol, obezite, kırmızı et ağırlıklı beslenme ve genetik faktörler, kolon kanseri riskini artırabilir. Son yıllarda gençler arasında da yayılım gösteren kolon kanseri vakaları, tıp otoritelerini endişelendirdi. 4. evre kolon kanseri teşhisi konan Teksaslı Radwah Oda, TikTok hesabından paylaştığı bir videoda, görmezden geldiği 5 belirtiyi paylaştı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z1q6lgmmcE6CbBHjsnYPyA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Teksas’ın Houston şehrinde yaşayan Radwah Oda, bir süredir 4. evre kolon kanseriyle mücadele ediyor. Sancılı hastalık süreci hakkında sosyal medyada paylaşımlar yapan Oda, göz ardı ettiği bazı semptomları paylaştı.
Oda, TikTok'ta 2 milyondan fazla izlenen videosunda "Eğer bu belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız, mutlaka bir doktora başvurun'' önerisinde bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dVVVHBcyu0WFieDbKSCynA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oda, ilk uyarı işaretlerinden birinin bağırsak hareketlerinde yaşanan değişiklikler olduğunu söyledi. Tuvaleti kullandığında dışkısının ince olduğunu fark eden ABD'li kadın, başlangıçta bunu kabızlık olarak değerlendirdi. Uzmanlar, dışkı şeklinin ara sıra değişmesinin genellikle sorun olmadığını belirtse de, sürekli değişiklikler kolonda daralma ya da tıkanıklık olabileceğini ve bunun kolorektal kanserle ilişkili olabileceğini söylüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BGuKYASHl0ydL49EVdko4A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oda’nın görmezden geldiği bir diğer semptom da  dışkıda görülen kandı. Oda, ilk etapta bu durumun hemoroidlerle ilgili olduğunu düşündü ancak bu durum, kolon kanseri belirtisiydi.
Araştırmalar, dışkıda görülen kanın, özellikle genç hastalarda, erken başlangıçlı kolon kanserinin önemli işaretlerinden biri olduğunu vurguluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KPB1qku_2Uqz4JAxOyTVyA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oda, sık sık tuvalete gitmesine rağmen idrar kesesinin tam anlamıyla boşalmadığını hissediyordu. "Tenesmus" adı verilen bu durum, kolorektal kanserin yaygın bir semtomu olarak biliniyor. Bağırsakların tam olarak boşalmaması hissi, rektum veya alt kolon bölgesindeki tümörlerden kaynaklanabiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/byfKYFMC-0ShQLwAZII9mA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oda, bir diğer belirtinin ise açıklanamayan göğüs ağrısı olduğunu söyledi. Genç kadın, göğsünün sağ alt tarafında ani bir ağrı hissetti ancak bunu sütyeninin sıkı olmasına bağladı. Oysa bu ağrı, kanserin karaciğere sıçradığının işaretiydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nwtMx6o8S0iHv-M8poaZ4A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kronik yorgunluk da Oda’nın yaşadığı semptomlar arasındaydı. Gece ne kadar uyursa uyusun, gün boyunca sürekli yorgun hissediyordu. Bu yorgunluk, kanser hücrelerinin vücudunun enerjisini tüketmesinden kaynaklanıyordu. Uzmanlar, kanserin neden olduğu kan kaybının da yorgunluğu neden olabileceğini ifade ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BkOGnUI0C0-DPYmBmzL-7g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kolon kanseri, kalın bağırsağın (kolon) iç yüzeyinde gelişen kanser türüdür. Genellikle kolonda bulunan poliplerin zamanla kanserleşmesiyle ortaya çıkar. Bu kanser türü, dünyada en yaygın görülen kanserlerden biridir ve genellikle 50 yaşın üzerindeki bireylerde daha sık görülür. Ancak, genetik yatkınlık ve yaşam tarzı faktörleri gibi etmenler de kolon kanserinin gelişimine katkıda bulunabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dCirsqtbu0q5AjT4x6ennA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kolon kanserinin semptomları, erken evrelerde belirgin olmayabilir. Ancak, hastalık ilerledikçe bazı yaygın semptomlar görülebilir. Bunlar arasında karın ağrısı, şişkinlik, düzensiz dışkılama, özellikle ishal veya kabızlık, dışkı kanaması, yorgunluk, kilo kaybı ve anemi yer alır. Bu belirtiler başka hastalıklarla da ilişkilendirilebileceği için doğru tanı için tıbbi bir değerlendirme gereklidir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FxAN--azU0S87ve-5OXwfA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kolon kanserinin tedavisi, hastalığın evresine ve genel sağlık durumuna göre değişir. Erken evrelerde, kanserli bölge cerrahi olarak çıkarılabilir. Eğer kanser daha ileri evrelerde ise, cerrahi müdahale yanında kemoterapi ve/veya radyoterapi de uygulanabilir.
Son yıllarda immünoterapiler gibi yenilikçi tedavi yöntemleri de kolon kanseri tedavisinde kullanılmaktadır. Tedaviye yönelik seçeneklerin belirlenmesinde doktorun önerisi ve hastanın genel durumu önemli rol oynar. Erken tanı ve düzenli tarama testleri, kolon kanserinin tedavi edilme şansını artırmak için büyük önem taşır.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir parça ekmek migrene nasıl sebep olur? Uzman isim açıkladı</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/bir-parca-ekmek-migrene-nasil-sebep-olur-uzman-isim-acikladi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/bir-parca-ekmek-migrene-nasil-sebep-olur-uzman-isim-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Migren, dünyadaki en yaygın üçüncü hastalıktır ve on milyonlarca insana acı çektirir. ABD&#039;deki her 4 haneden yaklaşık 1&#039;inde migreni olan biri vardır. Son yıllarda bilim insanları migrenlerin nasıl ve neden meydana geldiğine dair daha iyi bir anlayış kazandı.Migren sadece bir baş ağrısı değildir, aynı zamanda zayıflatıcı olabilen bir dizi ilişkili semptomu da içerir. Bunlara mide bulantısı, kusma, ışığa karşı hassasiyet ve baş dönmesi dahildir. İnsanlar genellikle migrenlerini neyin tetiklediğini belirlemekte zorlanırlar. Migren, çevresel, hormonal, genetik faktörler veya yiyecekler tarafından tetiklenebilir. Son yıllarda çok fazla ilgi gören bir yiyecek de buğday, çavdar ve arpada bulunan bir protein olan glütendir.Baş ağrısı yönetimi konusunda uzmanlaşmış kayıtlı bir diyetisyen ve kurul onaylı nörolog olan Lauren Green, hastalarına sıklıkla glutensiz bir diyet denemelerini öneriyor.Çölyak hastalığı, bağışıklık sisteminin gluten karşısında otomatik olarak tepki vererek sindirim sistemi bozukluğuna yol açtığı bir durumdur. Bu durum, migren baş ağrıları ile gluten arasında net bir ilişki olduğunu gösterir. Gluten, bağışıklık hücrelerini, vücutta yabancı bir madde olarak gördüğü şeylere saldırmak için antikorlar üretmeye teşvik eder.Çölyak hastalığı olmayan bir kişi gluten yediğinde, bu madde gastrointestinal kanala girer ve besinler sindirilip emilir. Ancak çölyak hastalığı olan bir kişide, bağışıklık sistemi gluteni yabancı bir madde (örneğin bir virüs ya da bakteri gibi) olarak görür ve onu yok etmek için özel bir antikor üretir.Sorun, kişinin sağlıklı dokularının bu süreçte yok olmasıdır. Diğer bir deyişle, glutene duyarlı olan kişiler gluten tükettiklerinde, bağışıklık sistemi bu proteini bir istilacı olarak görür ve proteini yakalayıp yok etmek için antikorlar üretir. Bu protein gastrointestinal kanalda ya da diğer organlara emildiyse, antikorlar onu bulmak için aramaya başlar ve gluten proteininin bulunduğu herhangi bir dokuya saldırır.Bu, vücudu yüksek alarm durumuna sokarak iltihaplanma reaksiyonlarını tetikler ve çeşitli sağlıklı organlara zarar verir. Bu, sadece beyni değil, tüm vücudu etkileyen bir iltihaplanma yanıtıdır. Baş ağrılarının yanı sıra, sindirim problemleri, yorgunluk ve öğrenme güçlükleri gibi daha geniş semptomlara da yol açabilir.Son yıllarda bilim insanları migrenlerin nasıl ve neden meydana geldiğine dair daha iyi bir anlayış kazandı. Migren artık ailelerde yaygın olarak görülen genetik bir rahatsızlık olarak kabul ediliyor. Ancak sadece glutene tahammülü olmayan bir kişinin inflamatuar tepkisine bakmak, glutenin migrenle olan bağlantısına dair bütün resmi ortaya koymuyor.İlk teoriler migrenlerin kan damarlarının genişlemesi veya genişlemesi nedeniyle meydana geldiğini ileri sürmüştür. Ancak şimdi nörologlar bunun tüm hikaye olmadığını fark ediyor. Artık migrene yol açan kaskadın trigeminovasküler yoldaki (TVP) sinirleri içerdiği biliniyor.Örneğin, TVP glütenin varlığıyla aktive olduğunda, bağışıklık hücrelerinin yaralanmaya veya alerjik ve inflamatuar olaylara yanıt verirken ürettiği bir madde olan histamin de dahil olmak üzere birçok kimyasalın salınmasına neden olur. TVP sinirleri ayrıca migrenler için yakın zamanda keşfedilen bir tetikleyici üretir; kalsitonin gen ilişkili peptit (CGRP) adı verilen bir protein.CGRP salındığında, beyni koruyan doku tabakası olan menenjlerdeki kan damarlarının genişlemesine neden olur. Kan damarları genişledikçe, menenjlere su ve protein sızdırırlar, bu da tahrişe neden olur. Şişme, talamus da dahil olmak üzere beynin diğer bölgelerine mesajlar ileten trigenimial sinirleri harekete geçirir ve bu da migrenle ilişkili olan ağrı algısını yaratır.Genellikle bir gıda tetikleyicisi, o maddeye maruz kaldıktan sonraki 15 dakika içinde migrenin başlamasına neden olur.Birisi çölyak veya buğday alerjisi için pozitif test sonucu verirse, cevap basittir: Diyetten glüteni çıkarın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Fapa3TBvf0Of0mRvkxNGhQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bir, parça, ekmek, migrene, nasıl, sebep, olur, Uzman, isim, açıkladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Fapa3TBvf0Of0mRvkxNGhQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bir parça ekmek migrene nasıl sebep olur? Uzman isim açıkladı"><p>Migren, dünyadaki en yaygın üçüncü hastalıktır ve on milyonlarca insana acı çektirir. ABD'deki her 4 haneden yaklaşık 1'inde migreni olan biri vardır. Son yıllarda bilim insanları migrenlerin nasıl ve neden meydana geldiğine dair daha iyi bir anlayış kazandı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Sk1lbrVSAEqwQTioOq75fQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Migren sadece bir baş ağrısı değildir, aynı zamanda zayıflatıcı olabilen bir dizi ilişkili semptomu da içerir. Bunlara mide bulantısı, kusma, ışığa karşı hassasiyet ve baş dönmesi dahildir. İnsanlar genellikle migrenlerini neyin tetiklediğini belirlemekte zorlanırlar. Migren, çevresel, hormonal, genetik faktörler veya yiyecekler tarafından tetiklenebilir. Son yıllarda çok fazla ilgi gören bir yiyecek de buğday, çavdar ve arpada bulunan bir protein olan glütendir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jM7QTnVqLkC7bdpDyLY9Mg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Baş ağrısı yönetimi konusunda uzmanlaşmış kayıtlı bir diyetisyen ve kurul onaylı nörolog olan Lauren Green, hastalarına sıklıkla glutensiz bir diyet denemelerini öneriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bIBjQVh2MEOBtKtWLS7vXw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çölyak hastalığı, bağışıklık sisteminin gluten karşısında otomatik olarak tepki vererek sindirim sistemi bozukluğuna yol açtığı bir durumdur. Bu durum, migren baş ağrıları ile gluten arasında net bir ilişki olduğunu gösterir. Gluten, bağışıklık hücrelerini, vücutta yabancı bir madde olarak gördüğü şeylere saldırmak için antikorlar üretmeye teşvik eder.Çölyak hastalığı olmayan bir kişi gluten yediğinde, bu madde gastrointestinal kanala girer ve besinler sindirilip emilir. Ancak çölyak hastalığı olan bir kişide, bağışıklık sistemi gluteni yabancı bir madde (örneğin bir virüs ya da bakteri gibi) olarak görür ve onu yok etmek için özel bir antikor üretir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xTLlsm1_ikmmCgkf2bo4Qg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sorun, kişinin sağlıklı dokularının bu süreçte yok olmasıdır. Diğer bir deyişle, glutene duyarlı olan kişiler gluten tükettiklerinde, bağışıklık sistemi bu proteini bir istilacı olarak görür ve proteini yakalayıp yok etmek için antikorlar üretir. Bu protein gastrointestinal kanalda ya da diğer organlara emildiyse, antikorlar onu bulmak için aramaya başlar ve gluten proteininin bulunduğu herhangi bir dokuya saldırır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ENvZsvCNHk2sSL18Y5BJOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu, vücudu yüksek alarm durumuna sokarak iltihaplanma reaksiyonlarını tetikler ve çeşitli sağlıklı organlara zarar verir. Bu, sadece beyni değil, tüm vücudu etkileyen bir iltihaplanma yanıtıdır. Baş ağrılarının yanı sıra, sindirim problemleri, yorgunluk ve öğrenme güçlükleri gibi daha geniş semptomlara da yol açabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Or6EAhuwd0O0EKn-FKndcA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son yıllarda bilim insanları migrenlerin nasıl ve neden meydana geldiğine dair daha iyi bir anlayış kazandı. Migren artık ailelerde yaygın olarak görülen genetik bir rahatsızlık olarak kabul ediliyor. Ancak sadece glutene tahammülü olmayan bir kişinin inflamatuar tepkisine bakmak, glutenin migrenle olan bağlantısına dair bütün resmi ortaya koymuyor.İlk teoriler migrenlerin kan damarlarının genişlemesi veya genişlemesi nedeniyle meydana geldiğini ileri sürmüştür. Ancak şimdi nörologlar bunun tüm hikaye olmadığını fark ediyor. Artık migrene yol açan kaskadın trigeminovasküler yoldaki (TVP) sinirleri içerdiği biliniyor.Örneğin, TVP glütenin varlığıyla aktive olduğunda, bağışıklık hücrelerinin yaralanmaya veya alerjik ve inflamatuar olaylara yanıt verirken ürettiği bir madde olan histamin de dahil olmak üzere birçok kimyasalın salınmasına neden olur. TVP sinirleri ayrıca migrenler için yakın zamanda keşfedilen bir tetikleyici üretir; kalsitonin gen ilişkili peptit (CGRP) adı verilen bir protein.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nyC4yv_1NUuDAug0To3J3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>CGRP salındığında, beyni koruyan doku tabakası olan menenjlerdeki kan damarlarının genişlemesine neden olur. Kan damarları genişledikçe, menenjlere su ve protein sızdırırlar, bu da tahrişe neden olur. Şişme, talamus da dahil olmak üzere beynin diğer bölgelerine mesajlar ileten trigenimial sinirleri harekete geçirir ve bu da migrenle ilişkili olan ağrı algısını yaratır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wJsukjWuW0WwD8oDZRY5fA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Genellikle bir gıda tetikleyicisi, o maddeye maruz kaldıktan sonraki 15 dakika içinde migrenin başlamasına neden olur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-atkIUFQY0KVcgxZXbR9Ew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birisi çölyak veya buğday alerjisi için pozitif test sonucu verirse, cevap basittir: Diyetten glüteni çıkarın.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İnsanlar kış uykusuna yatabilir mi?</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/insanlar-kis-uykusuna-yatabilir-mi</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/insanlar-kis-uykusuna-yatabilir-mi</guid>
<description><![CDATA[ Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, kış uykusuna yatan ayıların düşen vücut ısısının, insanlar tarafından taklit edilebileceğini ortaya çıkardı. Current Biology dergisinde yayımlanan çalışmada, bu süreç &quot;termoregülatör inversiyon&quot; (TI) olarak adlandırıldı.Bilim insanları, kalp krizi veya felç gibi ciddi sağlık problemlerinde doktorların hastaların vücut ısısını düşürmelerine olanak tanıyacak bir yöntem geliştirdi. Bu teknik, insanların kış uykusuna yatamasa da, bazı hayvanların bu dönemde vücut sıcaklıklarını düşürme yeteneklerini taklit edebilmesini sağlayabilir.OHSU Tıp Fakültesi&#039;nden araştırmacı Domenico Tupone, çalışmanın amacına dair şu ifadeleri kullandı:
&quot;Vücut sıcaklığını düşürmeyi hedefliyoruz, böylece beyin ve kalp gibi organlar daha az oksijenle çalışabilir. Bu sayede, oksijen eksikliği (iskemi) durumunda bile organlar daha uzun süre dayanabilir ve felç veya kalp krizinin etkileri azaltılabilir.&#039;&#039;Memeliler, üşüdüklerinde genellikle titreyerek veya kahverengi yağlarını yakarak ısınmaya çalışırlar. Bu süreç, beynin vücut sıcaklığını sabit tutan normal sıcaklık düzenleme sistemi (termoregülasyon) tarafından kontrol edilir. Ancak, ayılar ve kuzey kutbu sincapları gibi kış uykusuna yatan hayvanlarda bu sistem kış aylarında değişir ve vücut sıcaklıklarını düşürüp soğukta uzun süre hayatta kalabilirler.Kış uykusu ya da &quot;torpor&quot; sırasında, vücut soğuğa karşı verdiği tepkiyi tersine çevirir. Soğuk ortamlar vücut ısısını düşürürken, sıcak ortamlar ısı üretimini artırır. Son araştırmada, beynin bu sıcaklık düzenlemesini nasıl kontrol ettiğini keşfedildi. Bu süreç, &quot;termoregülatör inversiyon&quot; (TI) olarak adlandırılıyor.Araştırmacılar, beyindeki &quot;ventromedial periventriküler alan&quot; (VMPeA) adı verilen bir bölgeyi engelleyerek, kış uykusuna yatamayan sıçanlarda TI durumunu tetiklemeyi başardılar. TI sırasında, soğuk ortamların vücudun ısı üretimini durdururken, sıcak ortamların ise ısı üretimini artırdığı gözlemlendi.Bu keşif, VMPeA bölgesinin vücutta kış uykusunun anahtarı gibi davrandığını gösteriyor. Bu bölge aktif olduğunda, vücut sıcaklık değişimlerine normal şekilde tepki verir. Ancak, bu bölgedeki aktivite azaldığında, vücut termoregülatör inversiyon durumuna geçer ve soğukta bile ısı üretimini düşürür. Bu buluş, insanlarda kontrollü hipotermi uygulanmasına olanak tanıyabilir.Araştırmalar, sıçanlarda TI durumunu tetikleyerek, normalde kış uykusuna yatamayan hayvanlarda kontrollü hipotermi yaratmanın mümkün olduğunu kanıtladı.Bu yöntem, insanlar için özellikle uzun süreli ameliyatlar veya beyin hasarlarının tedavisinde faydalı olabilir. Vücut ısısının düşürülmesi, doku hasarını azaltabilir ve iyileşmeyi hızlandırabilir. Ayrıca, uzun süreli ameliyatlar veya uzay görevleri sırasında oksijen yetersizliği (iskemi) durumunda hastaların hayatta kalma şansını artırmak için terapötik hipotermi sağlanabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/D27yjWamTk63X4ErUwS_7A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İnsanlar, kış, uykusuna, yatabilir, mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/D27yjWamTk63X4ErUwS_7A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İnsanlar kış uykusuna yatabilir mi?"><p>Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, kış uykusuna yatan ayıların düşen vücut ısısının, insanlar tarafından taklit edilebileceğini ortaya çıkardı. Current Biology dergisinde yayımlanan çalışmada, bu süreç "termoregülatör inversiyon" (TI) olarak adlandırıldı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mg7Z88WWdUSWjwHdX6wS4A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bilim insanları, kalp krizi veya felç gibi ciddi sağlık problemlerinde doktorların hastaların vücut ısısını düşürmelerine olanak tanıyacak bir yöntem geliştirdi. Bu teknik, insanların kış uykusuna yatamasa da, bazı hayvanların bu dönemde vücut sıcaklıklarını düşürme yeteneklerini taklit edebilmesini sağlayabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1AjxejPmJ0GrF7rNfPuUyw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>OHSU Tıp Fakültesi'nden araştırmacı Domenico Tupone, çalışmanın amacına dair şu ifadeleri kullandı:
"Vücut sıcaklığını düşürmeyi hedefliyoruz, böylece beyin ve kalp gibi organlar daha az oksijenle çalışabilir. Bu sayede, oksijen eksikliği (iskemi) durumunda bile organlar daha uzun süre dayanabilir ve felç veya kalp krizinin etkileri azaltılabilir.''</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hWeuEiY2NE-yn1UQ8oGSUw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Memeliler, üşüdüklerinde genellikle titreyerek veya kahverengi yağlarını yakarak ısınmaya çalışırlar. Bu süreç, beynin vücut sıcaklığını sabit tutan normal sıcaklık düzenleme sistemi (termoregülasyon) tarafından kontrol edilir. Ancak, ayılar ve kuzey kutbu sincapları gibi kış uykusuna yatan hayvanlarda bu sistem kış aylarında değişir ve vücut sıcaklıklarını düşürüp soğukta uzun süre hayatta kalabilirler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0OoQwS6NNUWFB4EcMk1bbA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kış uykusu ya da "torpor" sırasında, vücut soğuğa karşı verdiği tepkiyi tersine çevirir. Soğuk ortamlar vücut ısısını düşürürken, sıcak ortamlar ısı üretimini artırır. Son araştırmada, beynin bu sıcaklık düzenlemesini nasıl kontrol ettiğini keşfedildi. Bu süreç, "termoregülatör inversiyon" (TI) olarak adlandırılıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LKddWm18DEW9jYtFI4PqYQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmacılar, beyindeki "ventromedial periventriküler alan" (VMPeA) adı verilen bir bölgeyi engelleyerek, kış uykusuna yatamayan sıçanlarda TI durumunu tetiklemeyi başardılar. TI sırasında, soğuk ortamların vücudun ısı üretimini durdururken, sıcak ortamların ise ısı üretimini artırdığı gözlemlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dczrhI9780y_a8qJfcNG8g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu keşif, VMPeA bölgesinin vücutta kış uykusunun anahtarı gibi davrandığını gösteriyor. Bu bölge aktif olduğunda, vücut sıcaklık değişimlerine normal şekilde tepki verir. Ancak, bu bölgedeki aktivite azaldığında, vücut termoregülatör inversiyon durumuna geçer ve soğukta bile ısı üretimini düşürür. Bu buluş, insanlarda kontrollü hipotermi uygulanmasına olanak tanıyabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7pgbWRhk9k-JtybNyZcLGg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmalar, sıçanlarda TI durumunu tetikleyerek, normalde kış uykusuna yatamayan hayvanlarda kontrollü hipotermi yaratmanın mümkün olduğunu kanıtladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/15zXgB7RfkikHM7Jb_6feg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu yöntem, insanlar için özellikle uzun süreli ameliyatlar veya beyin hasarlarının tedavisinde faydalı olabilir. Vücut ısısının düşürülmesi, doku hasarını azaltabilir ve iyileşmeyi hızlandırabilir. Ayrıca, uzun süreli ameliyatlar veya uzay görevleri sırasında oksijen yetersizliği (iskemi) durumunda hastaların hayatta kalma şansını artırmak için terapötik hipotermi sağlanabilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aşağılık kompleksinin 7 belirtisi: Psikolojik bulgularla destekleniyor</title>
<link>https://ankarakurshaber.com.tr/asagilik-kompleksinin-7-belirtisi-psikolojik-bulgularla-destekleniyor</link>
<guid>https://ankarakurshaber.com.tr/asagilik-kompleksinin-7-belirtisi-psikolojik-bulgularla-destekleniyor</guid>
<description><![CDATA[ Psikolojide &quot;inferiority complex&quot; olarak bilinen aşağılık kompleksi, kişilerde özgüven eksikliği ve düşük benlik algısına neden olabiliyor. Avusturyalı psikoterapist Alfred Adler tarafından ortaya atılan aşağılık kompleksi, bireylerin kendi iç dünyalarında başkalarıyla sürekli bir yarış halinde olmalarını ifade ediyor. Bu kıyaslama, aşağılık kompleksine sahip bireylerin sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebileceği gibi, uzun vadede yalnızlaşmalarına da zemin hazırlıyor.Aşağılık kompleksi, kişilerde genellikle 7 belirtiyle kendisini gösterir.
Kendine güvensizlik ve yetersizlik hissi: Kişi, başarılarını ve yeteneklerini küçümseme eğilimindedir. Sürekli olarak başkalarının başarılarıyla kıyaslama yaparak, kendisini yetersiz hisseder.Sürekli onay arayışı: Kişi, başkalarından sürekli onay ve takdir bekler. Onaylanmadığında, kendisini değersiz ve başarısız hissedebilir.Aşağılık hissi ve içe dönüklük: Kişi, başkalarıyla etkileşimde bulunmaktan kaçınabilir, sosyal ortamlarda rahat hissetmeyebilir ve toplumdan uzak durma eğiliminde olabilir. Bu durum, zamanla sosyal fobiye dönüşebilir.Başarı hedeflerinde aşırı baskı: Aşağılık kompleksi olan bir kişi, sürekli olarak &quot;daha iyi&quot; olmak için aşırı bir baskı altında hissedebilir. Ancak bu baskı onları tükenmişlik noktasına getirebilir çünkü başarıları kendi içsel tatmininden ziyade, başkalarına kendini ispatlamaya yöneliktir.Savunmacı tutum ve agresif tepkiler: Kişi, kendisini savunmak için agresif tepkiler verebilir. Özellikle, eleştiriler karşısında aşırı savunmacı tutum sergileyebilir ve bu da daha fazla yalnız kalmasına neden olabilir.
Başkalarına karşı üstünlük hissi: İlginç bir şekilde, bazı durumlarda aşağılık kompleksi yaşayan bireyler, başkalarına karşı üstünlük taslama eğiliminde olabilirler. Bu, aslında kendilerini gizli bir şekilde koruma ve başkalarını küçümseme çabalarından kaynaklanır.
Kötümserlik ve olumsuz düşünceler: Kişi, genellikle olumsuz düşüncelerle dolu bir iç dünyaya sahiptir. &quot;Başaramam&quot;, &quot;Yetersizim&quot;, &quot;Kimse beni sevmez&quot; gibi düşünceler, kişinin zihninde sürekli yer edebilir.Aşağılık kompleksinin gelişiminde genetik faktörler, erken yaş dönemi deneyimleri, çevresel koşullar ve kişisel yaşantılar önemli rol oynar.
Alfred Adler&#039;a göre, aşağılık kompleksi çocukluk döneminde yaşanan duygusal zorluklar veya aşırı eleştiriler nedeniyle ortaya çıkabiliyor. Özellikle ebeveynlerin çocuğa aşırı eleştirel ve kontrolcü bir tutum sergilemesi ya da çocuklukta yaşanan travmatik deneyimler, aşağılık kompleksinin gelişimine zemin hazırlayabilir.Aşağılık kompleksi, tedavi edilebilir bir durumdur. Psikoterapi, özellikle bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi yaklaşımlar, bu konuda etkili olabilir. Terapist, kişiye kendisinin değerini ve gücünü fark etmesine yardımcı olabilir, ayrıca özgüven kazandırmak ve olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmek üzerine çalışmalar yapar. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_obWJV_bHk6lWkgkJCPMOQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Aşağılık, kompleksinin, belirtisi:, Psikolojik, bulgularla, destekleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_obWJV_bHk6lWkgkJCPMOQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Aşağılık kompleksinin 7 belirtisi: Psikolojik bulgularla destekleniyor"><p>Psikolojide "inferiority complex" olarak bilinen aşağılık kompleksi, kişilerde özgüven eksikliği ve düşük benlik algısına neden olabiliyor. Avusturyalı psikoterapist Alfred Adler tarafından ortaya atılan aşağılık kompleksi, bireylerin kendi iç dünyalarında başkalarıyla sürekli bir yarış halinde olmalarını ifade ediyor. Bu kıyaslama, aşağılık kompleksine sahip bireylerin sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebileceği gibi, uzun vadede yalnızlaşmalarına da zemin hazırlıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aDS8IvV3OEaoH5AmfbvaeQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aşağılık kompleksi, kişilerde genellikle 7 belirtiyle kendisini gösterir.
Kendine güvensizlik ve yetersizlik hissi: Kişi, başarılarını ve yeteneklerini küçümseme eğilimindedir. Sürekli olarak başkalarının başarılarıyla kıyaslama yaparak, kendisini yetersiz hisseder.Sürekli onay arayışı: Kişi, başkalarından sürekli onay ve takdir bekler. Onaylanmadığında, kendisini değersiz ve başarısız hissedebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-jswp_Rz4Uyd4AElUh1IEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aşağılık hissi ve içe dönüklük: Kişi, başkalarıyla etkileşimde bulunmaktan kaçınabilir, sosyal ortamlarda rahat hissetmeyebilir ve toplumdan uzak durma eğiliminde olabilir. Bu durum, zamanla sosyal fobiye dönüşebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zSe8CwY_xEavrAiqPdwQOw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Başarı hedeflerinde aşırı baskı: Aşağılık kompleksi olan bir kişi, sürekli olarak "daha iyi" olmak için aşırı bir baskı altında hissedebilir. Ancak bu baskı onları tükenmişlik noktasına getirebilir çünkü başarıları kendi içsel tatmininden ziyade, başkalarına kendini ispatlamaya yöneliktir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I3AQOUNEhkqk72uPddRCbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Savunmacı tutum ve agresif tepkiler: Kişi, kendisini savunmak için agresif tepkiler verebilir. Özellikle, eleştiriler karşısında aşırı savunmacı tutum sergileyebilir ve bu da daha fazla yalnız kalmasına neden olabilir.
Başkalarına karşı üstünlük hissi: İlginç bir şekilde, bazı durumlarda aşağılık kompleksi yaşayan bireyler, başkalarına karşı üstünlük taslama eğiliminde olabilirler. Bu, aslında kendilerini gizli bir şekilde koruma ve başkalarını küçümseme çabalarından kaynaklanır.
Kötümserlik ve olumsuz düşünceler: Kişi, genellikle olumsuz düşüncelerle dolu bir iç dünyaya sahiptir. "Başaramam", "Yetersizim", "Kimse beni sevmez" gibi düşünceler, kişinin zihninde sürekli yer edebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sJGG129lo0uL6ZzoRUx9oA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aşağılık kompleksinin gelişiminde genetik faktörler, erken yaş dönemi deneyimleri, çevresel koşullar ve kişisel yaşantılar önemli rol oynar.
Alfred Adler'a göre, aşağılık kompleksi çocukluk döneminde yaşanan duygusal zorluklar veya aşırı eleştiriler nedeniyle ortaya çıkabiliyor. Özellikle ebeveynlerin çocuğa aşırı eleştirel ve kontrolcü bir tutum sergilemesi ya da çocuklukta yaşanan travmatik deneyimler, aşağılık kompleksinin gelişimine zemin hazırlayabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Lag9gc0ZhEOq35Pt-QES9A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aşağılık kompleksi, tedavi edilebilir bir durumdur. Psikoterapi, özellikle bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi yaklaşımlar, bu konuda etkili olabilir. Terapist, kişiye kendisinin değerini ve gücünü fark etmesine yardımcı olabilir, ayrıca özgüven kazandırmak ve olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmek üzerine çalışmalar yapar.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>